- Bir derste kullanılacak araç seçiminde
aşağıdakilerden hangisi dikkate alınmaz? (2002 KPSS-13)
- öğrencilere kazandırılması gereken davranışlar
- Öğrencilerin ilgi, ihtiyaç ve beklentileri
- Sınıfın fıziki özellikleri ve yapısı
- öğretim aracının temel özellikleri
- E) Okulun bulunduğu çevrenin sosyo-ekonomik
düzeyi
- Bir ders planının esnek ve işlevsel olmasının en önemli yararı aşağıdakilerden hangisidir? (2002 KPSS-4)
- Öğrencileri bireysel çalışma yöneltme
- öğrencilerin ilgi, ihtiyaç ve beklentilerini
karşılama - öğretmenin beklentilerini karşılama
- Öğretim etkinliklerine süreklilik sağlama
- E) öğretmenlere, bireysel çalışmaları için zaman
kalmasını sağlama
- Aşağıdakilerden hangisi öğrenme üzerinde en çok etkili olması beklenen öğretmen davranışıdır? (2002 KPSS-16)
- Konuyla ilgili araç gereç kullanma
- Konuyu farklı örneklerle sunma
- Öğrencileri kontrol altına tutma
- Uygun pekiştirme işlemlerinden yararlanma
- E) Konuyu ayrıntılı bir biçimde ele alma
- Eğitim programını “eğitilecek bireylere, öğrenme yaşantıları kazandırma planı” olarak tanımlanabilir.
Bu tanıma göre eğitim programında hangi boyut ağırhk kazanmaktadır? (2002 KPSS-111)
- Hedefvedavranışlar
- Konular
- ölçme değerlendirme
- öğrenme ürünleri
- E) Öğrenme-öğretme süreçleri
- Ders programı hazırlamanın temel amacı aşağıdakilerden hangisidir? (2002 KPSS-2)
- Anlatılacak konulan belirleme
- öğretme-öğrenme süreçlerini etkili ve verimli
kullanma - Ders saatlerine göre davranma
- Öğrenci özelliklerine göre hareket etme
- E) Farklı ders kitaplarını birleştirme
- Bir öğretmen öğrenme-öğretme sürecini planlama aşamasında aşağıdakilerden hangisine öncelik verirse öğretim sürecinde karşılaşabileceği sorunları en asgari düzeye indirmiş olur? (2003 KPSS-118)
- Değerlendirme ölçütlerini (inceden belirleyerek
- Dersin saatlerini önceden belirleyip hu plana
düzenli olarak uyarak - Ünitelerin aşamalılık ilişkisi gösterip
göstermediğini saptayarak - Kullanmayı planladığı yöntem ve tekniklerin
konu ve öğrenci için uygunluğunu belirleyerek - E) Öğrenciler in ihtiyaç, duyduğu konuları
belirleyip bunlara ağırlık vererek
289.
- Derse karşı tutum
- Derse ilgi
- Derse özgüven
Yukarıda verilenlerin öğrenmedeki değişkenliği açıklama gücü bakımından en az olandan en fazla olana doğru sıralanışı hangi seçenekte doğru verilmiştir? (2002 KPSS-5)
- II ve III
- II, i ve III
- III ve I
- II, III ve I
- E) llvel
Program Geliştirme
133
- Aynı sınıfta bulunan değişik bilgi ve
davranışlara sahip öğrencilerin öğrenme güçlüklerini aşmada aşağıdakilerden hangisi daha çok önem kazanır? (2002 KPSS-7)
- öğrencileri hazır bulunuşluk düzeylerine uygun
etkinliklere sokmak - Sınıftaki öğrenciler arasındaki etkileşimi
sınıflandırmak - Sınıftaki ortalama öğrenciye uygun bir öğretim
yaklaşımını sürdürmek - Her öğrenci için ayrı bir program uygulamak
- E) öğretfnen ve konu merkezli bir yaklaşımı
sürdürmek - Eğitim programlarının hedefı eğitim durumlarında işe koşula öğretme öğrenme yaklaşımlarına ışık tutar.
Bu bağlamda, aşağıda veri|en hedef düzeyi öğretim yaklaşımı eşleştirmelerinden hangisi yanlıştır? (2004 KPSS-80)
- Bilgi – Bireyselleştirilmiş öğretim
- Kavrama – Bilgisayar destekli öğretim
- Uygulama – Proje tabanlı öğretim
- Analiz – Araştırma yoluyla öğretim
- E) Sentez – Sunuş yoluyla öğretim
- Aşağıdakilerden hangisi, öğretme öğrenme sürecindeki yaşantıların sahip olması gereken özelliklerden biri değildir? (2004 KPSS-95)
- Öğrencinin ihtiyaçlarını karşılama
- Öğrencinin öğrenmelerini üst düzeye taşıma
- Hedefle ilgili davranışı kazandırma
- Öğrencinin diğer yaşantılarından bağımsız
olma - E) Öğrencinin yaş ve olgunluğuyla tutarlı olma
- ÖGRENME YAŞANTILARI
öğrenme yaşantıları başlığı altında bireyin öğrenme sırasında kullandığı yöntem, teknik ve stratejileri incelenecektir.
Öğrenme Stratejileri
Öğrenme stratejüeri kısa süreli bellekten bilgilerin uzun süreli belleğe aktarılması sürecinde kullanılan stratejilerdir.
- Anlamlandırma
- Örgütleme
- Tekrar
Öğrenme Modelleri
Bireyin öğrenmesinin hangi koşullarda nasıl gerçekleştiğini açıklamaya
- Buluş Yoluyla Öğrenme Modeli
Bu modele göre öğrenme bir keşfetme işidir. Bu modelde, öğrencinin öğrenme hazır oluşunu yükseltecek bireysel yaşantıların sağlanması, içeriğin temel kavram ve ilkelere dayandırılarak anlamlı ve somuttan soyuta bir bütünlük gösterecek şekilde yapılandırılması, yaparak-yaşayarak öğrenilenlerin pekiştirilmesi ve karmaşıklık düzeyi, öğrencinin zihinsel gelişim durumuna uygun olarak düzenlendiğinde aynı konunun her yaş düzeyinde öğretilebileceği önemle vurgulanır.
- Programlı Öğrenme
Pekiştirme ilkeleri temele alınarak geliştirilmiş bu modelde, öğretimin bireyselleştirilmesi ve hatanın en aza indirilmesi iki önemli yeniliktir. Bilgi ünitelerinin adım adım öğrenciyi ilerlemeye yöneltecek şekilde düzenlenmesini öngören “küçük adımlar”, öğrenme işinin öğrencinin kendisi tarafından yapılması gerektiğini vurgulayan “etkin katılım”, öğrencilerin başarmak zorunda olduğu güdülenmeyi arttırıcı soruların öğrencilerin başarabileceği güçlükte olmasını öngören “başan”, öğrenilenlerin kontrol edilmesi gerektiğine ilişkin “anında düzeltme”, öğrenmede ilerlemenin basitten karmaşığa, bilinenden bilinmeyene ve kolaydan zora doğru olması gerektiğine ilişkin “kademeli ilerleme” ve öğrencinin öğrenme zamanını kendi ilerlememesine uygun olarak ayarlaması gerektiğine ilişkin olarak da “bireysel hız” ilkeleri programlı öğrenmenin temelini oluşturmaktadır.
- Bireyselleştirilmiş Öğretim Sistemi (Keller
Planı)
Her öğrenicinin kendi yetenek düzeyine uygun bir biçimde yönlendirilmesi, kendi düzeylerine uygun öğrenme tekniklerinin uygulanması ve sonuçta her bireyin kendine özgü düzeylerde davranması
134
Program Geliştirme
temeline dayanır. Bireyselleştirilmiş öğretimin temele alındığı bir dersin
düzenlenmesinde öncelikle materyal ya da konu beJirlenir. Daha sonra belirlenen materyal ya da konu kendi içinde bütünlüğü olan birimlere ayrılır. Üçüncü aşamada, öğrencini her birimi başarma derecesini belirlemek üzere değerlendirme yöntemleri belirlenir. Son olarak da bir öğrenme biriminden diğerine öğrenicinin kendi hızıyla ilerlemesine olanak tanınır.
- Bloom’un Tam Öğrenme Modeli
Başarı, öğrencilerin yetenek düzeylerine değil, öğretimin niteliğine ve öğrencilere yeteri kadar zaman tanınmasına bağlıdır. Bir derste öğrencilerin başarıları geniş bir dağılım gösterebilir, ancak tam öğrenme modeli uygulandığında başarıya ilişkin puan dağılımı daralarak öğrenci davranışları öğretimin hedefleri doğrultusunda birbirine yaklaşır ve tüm öğrenciler başarılı olabilir sayıtlısına dayanan tam öğrenme modelinin:
- öğrenci nitelikleri,
- öğretim hizmetinin niteliği,
- öğrenme ürünleri ana değişkenleridir.
öğrenci nitelikleri, öğrencilerin bir dizi öğrenme ünitesini öğrenebilmeleri için gerekli olan bilgi, beceri ve yeterliklerini kapsayan bütün bilişsel giriş özellikleri ile öğrencilerin bir dersle ilgili duyuşsal giriş özellikleri, okula karşı tutum, kişinin kendine yönelik tutumu (akademik benlik tasarımı) sevgi, ilgi, tutum, güdülenmişlik, nefret vb. kapsayan duyuşsal özelliklerini içermektedir. öğretim hizmetinin niteliği, öğrencilerin neyi öğreneceğini açıklayıcı ipuçları, bir davranışı gösterme eğiliminin güçlendirilmesi süreci olan pekiştirme
Tam öğrenme modeline göre okulda öğretilenleri tüm bireyler öğrenebilir. Ancak bunun için öğretim hizmetinin niteliği, öğrenci nitelikleri ve öğrenme ürünleri değişkenlerinin düzenlenmesi gerekir. öğretim hizmetinin niteliğini belirleyen ögeler;
s İpuçları
s Pekiştirme
- Katıhm
S Dönüt
s Düzeltmedir.
öğrenci nitelikleri ve öğretim hizmetinin niteliği gereken düzeye ulaşınca tam öğrenme gerçekleşmekte, öğrenme ürünlerinin düzeyi ve niteliği artmakta, öğrenciler arasındaki başarı farkları en aza inmektedir.
- Aşağıdakilerden hangisi ilgi, tutum gibi
özelliklerin öğrenmeye etkisini anlatır? (2002
KPSS-3) - Duyuşsal giriş özellikleri
- Bilişsel giriş davranışları
- Öğretim yönetiminin amaca uygunluğu
- öğretim araç gereçlerinin yeterliliği
- E) öğretim hizmetinin etkililiği
- Aşağıdakilerden hangisi tam öğrenme modeline
göre öğretim hizmetlerinin niteliğini belirleyen
ögelerden biri değildir? (2002 KPSS-110) - Katılım
- Pekiştirme
- Dönüt-düzeltme
- İpuçları
- E) Giriş davranışları
- Gagne’nin Öğretim etkinlikleri modeli
Gagne’ye göre öğrenme, gözlenebilen davranışlardan dolaylı olarak anlaşılır ve öğrenme beyinde gerçekleşir.
Gagne modelini bilgi işlem kuramına uygun olarak geliştirmiştir. Etkili bir ders için öğrenme aşamalarını belirlemiştir. Öğrenme süreçlerini sağlayacak öğretim etkinliklerini belirlemiştir.
İçsel öğrenme süreçleri ile bunu destekleyen dışsal öğretim etkinlikleri aşağıda verilmiştir;
| İÇSEL ÖĞRENME SÜREÇLERİ | DIŞSAL ÖĞRETİM ETKİNLİKLERİ |
| Dikkat | Dikkati çekme |
| Beklenti | öğrenciyi hedeften haberdar etme |
| Kısa süreli belleğe geri getirme | Önkoşul öğrenmeleri hatırlatma (ön bilgi) |
| Seçici algı | Yeni uyarıcıları sunma |
| Kodlama | Öğrenme rehberi sağlama |
| Tepkide bulunma | öğrencinin davranışı göstermesini sağlama |
| Tepkiyi güçlendirme | Dönüt / değerlendirme sağlama |
| ipuçlarıyla geri getirme | Hatırlama ve transferi güçlendirme |
öğrenmeyi destekleyici etkinliklerin planlanması, sürdürülmesi, değerlendirilmesine ÖGRETİM denir Öğretimin yöneticisi ÖĞRETMENDİR.
Kodlama, öğrenme rehberi sağlamaya örnek: J7(pi) sayısını öğretirken çevreden konserve kutuları,
Program Geliştirme
135
kavanoz kapağı getihlir. Bunların çevreleri ve çapları ölçtürülür. Daha sonra çevrelerini çaplarına böldürülür. Büyüklüğü ne olursa olsun 2.14 sayısını buldurur. Böylece anlamlı öğrenme ve hatırlama için ipuçları sağlanmış olur. Bunu sağlayan öğrenme rehberidir.
Bu sürecin sonunda edinilecek öğrenme ürünleri vardır.Öğrenmenin farklı seviyeleri veya tipleri vardır. Yani her farklı birey (ve bilgi) tipi, farklı öğretim tipleri gerektirir. Gagne, beş ana öğrenme ürünü belirlemiştir: sözel bilgiler, zihinsel beceriler, bilişsel stratejiler, motor beceriler ve tutumlar.
Gagne’ye göre öğrenme ürünleri Entelektüel Becerileri (Basitten karmaşığa)
1 – İşaret öğrenme. Öğrenme işarete verilen tepkidir. Örneğin yılan görünce korku tepkisinin verilmesi. Şartlı refleks, korkular.
- Uyaran-davramm arasında bağ kurma. Belli bir
uyarıcıya tepki vermedir. Örneğin otur
komutuna öğrencinin uyarak uyması. Operant
koşullanma
- Basit zincirleme. Uyarıcılara arda ardına tepki
örneğin araba kullanmak, Yazı yazma
basketbol oynamak. Uyaran-tepki bağlantısını
otomatikleştirme - SÖzel bağ kurma, İki yada daha fazla sözlü
uyaran tepki birimini birleştirmektir.
örneğin yabancı dilde birkaç kelime öğrenme konuşma, şiir ezberleme
- Ayırt etmeyi öğrenme. Belli bir gruptaki farklı
maddeleri öğrenme örneğin ağaçlar
içerisinde çam ağacını ayırt etmeyi öğrenme
Farklı anahtarlar, farklı trafik ışıkları, farklı tepkiler - Kavram öğrenme, Uyarıcıya soyut bir karşılık
örneğin soğuk, sıcak, ada, insan
sınıflama yapabilme - İlke ve ilişkileri öğrenme İki yada daha fazla
kavramı ilişkilendirme. Örneğin İnsanın yavruları
Yazın hava ısınır. - Problem çözme, Bildiği kural ve ilkeleri
kullanarak yeni bir problemi çözmeyi öğrenme
Sözel bilgiler
İsimler, kavramlar, özellikler, fonksiyonlar vs. Öğrenci, öğrenme alanının genel bilgi ve kavramlarını önceden bilmelidir. Konu ile ilgili gerekli yeni kelimeleri öğrenmelidir. Açık-seçik ve bütün halinde bir öğrenme ve anlatma olmalıdır.
Tutumlar
Olaylara, kişilere, nesnelere karşı vaziyet alış. Öğrenilecek konuya, anlatan kişiye, sınıfa karşı olumlu bir vaziyet alış en başta şarttır.
Psiko motor beceriler
Ayakkabı bağlama, bisiklete binme, araba kullanma, ev aletlerini kullanma. Gerekli bilgi ve bedensel olgunluk şarttır. Her doğru öğrenme pekiştireçlerle desteklenmelidir.
Bilişsel stratejiler: Her bireyin öğrenirken, hatırlarken, problem çözerken kullandığı kendine has yöntemler. Bir bilgiye nasıl yaklaşıyor, anlamaya mı çalışıyor, yoksa ezberlemeye mi? Değişik yaklaşım ve yorumları var mı? Analiz ve sentez gücü, çözüm geliştirme yolları vs. (“Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır”)
- Anlamlı Öğrenme
Bilişsel yaklaşıma dayalı olarak geliştirilen ve Sunuş yoluyla öğretimin etkili olduğu temel sayıtlısına dayanan anlamlı öğrenme, Ausebel tarafından geliştirilmiştir, içerik, örgütleyiciler yardımıyla basitten karmaşığa doğru düzenlendiğinde ön öğrenmeler ile öğrenilecek malzeme arasında bağ kurulacağı, benzerlik ve farklılıkların daha iyi kavranacağı ve anlamlı öğrenmenin gerçekleşeceği vurgulanmaktadır. Bu öğrenme modelinde, yeni bilginin, insanlann bilgi birikimleri ve kendi bilgi sistemleri içine yerleştirerek öğrenildiği savunulur.
- Carroll’un Okulda Öğrenme Modeli
Sistem yaklaşımına dayalı olarak geliştirilen Bu modele göre öğrenme düzeyi: etkin olarak öğrenmede geçen zamanın öğrenme için gerekli zamana oranının bir fonksiyonudur. Bu modelin beş öğesi bulunmaktadır. Bu öğelerden üçü öğrenci niteliklerine, ikisi de öğretme sürecine ilişkindir: 1) Yetenek: bir öğrenme birimini en iyi koşullarda öğrenmek için gereken zaman, 2) Öğretimden yararlanma yeteneği: öğrencinin belli bir öğrenme birimini öğrenebilmesi için hazır oluşu, 3) Sebat: Öğrencinin gönüllü olarak öğrenmeye harcadığı zaman, 4) Fırsat: Öğrenme için verilen zaman, 5) Öğretimin Niteliği: Yeteneğe bağlı olan sürenin dışında ek zaman gerektirmeyecek öğretme hizmetidir.
Carroll’a göre öğretmenler bir ünitenin öğretilmesi için belli birzaman ayırırlar. Bu sure öğrenme için harcanan süredir. Ancak bu sure bazı öğrenciler için az, bazıları için ise çok uzun olabilir. Diğer bir deyişle her öğrencinin bir üniteyi öğrenebilmek için ihtiyaç duyduğu sure birbirinden farklıdır. Buna, öğrenme için gerekli süre denir. Eğer öğrencinin öğrenmesi-
136
Program Geliştirme
için gerekli olan sure harcanan sureden fazlaysa, tam öğrenme gerçekleşemez.
öğretmenin öğrenme için harcadığı sürenin yanı sıra, Öğrencilerin öğretim ortamına istekle, aktif olarak katıldığı sure çok önemlidir. Öğrencinin öğrenme için ayrılan zaman tam olarak kullanması, bu zaman ötesinde çalışmayı isteyip istememesi; çalışma koşullarındaki zorluk, sıkıntı, engellemelere direnme gücü ve başarısızlık karsısında yılgınlık göstermemesi, öğrenmeyi etkileyen güdülenme ile ilgili durum ve etkendir 8u nedenle öğrencinin öğrenmeye karsı güdülenmesi .tam öğrenmede önemli rol oynar.
Öğrenme için gerekli olan süre, öğrencinin, sözel, bellek ve özel yeteneğine, kendisine sağlanan öğretimin niteliğine ve öğretimi anlama becerisine bağlıdır. Carroll’a göre, öğretimin niteliği, öğretim materyallerinin basitten karmaşığa doğru sunulma sırasına, öğrencilerin hedeften haberdar edilmesine, öğretim materyallerinin niteliğine, öğrenme güçlük-lerinin teşhis edilerek eksikliklerin tamamlanmasına bağlıdır.
Carroll’un modelinde tam öğrenmeyi etkileyen faktörlerden öğrencilerin yetenekleri, güdülenme ve öğretimi anlama düzeyleri, öğrencilerin bireysel özellikleridir. Diğer bir deyişle öğrenciler bu özellikler açısından birbirlerinden oldukça farklıdırlar. Bu nedenle, öğrenciler arasında daha. öğrenme işinin başında bu özellikler açısından farklılıklar olduğu söylenebilir.
Geleneksel öğretimde genellikle bu farklılıklar göz önünde bulunmaksızın tüm öğrencilere aynı öğretim fırsatı sağlanmaktadır. Böylece öğrenciler arasındaki yeteneklerin normal dağılım gösterdiği okul öğrenmelerinin sonucunda eğitimin bitiminde gerçekleşen öğrenmeler de öğrenciler arasında norrmal dağılım göstermektedir. Ancak öğrenciler, yine yetenek bakımından normal dağılım gösterir fakat öğretimin çeşidi, niteliği ve öğrenme için verilen zaman her öğrencinin ihtiyacına uygun olursa, yukarıdaki durumun aksine, öğrencilerin büyük bir çoğunluğu tam öğrenme düzeyine erişebilirler.
- Glaser’in Temel Öğretme Modeli
Bu modelde öğretme süreci dört aşamadan oluşur. Bunlar: öğretme hedefleri, giriş davranışları, öğretme yolları ve değerlendirmedir.
- Farklı öğrenme yaklaşımları dikkate alındığında aşağıdakilerden hangisi öğretimle ilgili bir ilke değildir? (2003 KPSS-116)
- Verilen ödüllün birey için önemli olması
öğrenme isteğini artırır - Belli koşullar sağlanırsa birey herşeyi
öğrenebilir - Aralıklarla yapılan tekrarlar kalıcılığı artırır
- öğrenciler işbirliği içerisinde çalışırlarsa
öğrenme kolayladır - E) öğrenme olgunlaşmanın, olgunlaşma ise
gelişmenin ön koşuludur
296.
öğrenme üniteleri küçük birimlere ayrılmalı ir bir ünite tam öğrenilmeden bir diğerine geçilmemelidir.
- öğretmenin temel görevi öğrencinin bilgiye
ulaşması ve elde ettiği bilgiler ışığında
karşılaştığı problemleri çözebilmesi için una
rehberlik esmektir.
- öğrenme süreci, öğrencilerin küçük gruplar
halinde ortak bir amaç doğrultusunda
çalışabilecekleri bir yapıda organize edilmiştir.
Yukarıdaki açıklamalar dikkate alındığında hangi seçenekte verilen açıklama ile öğrenme-öğretme yaklaşımları doğru olarak eşleştirilmiştir? (2003 KPSS-117)
- Işbirliğine Dayalı öğrenme – Tam Öğrenme –
Buluş Yoluyla Öğrenme - Tam öğrenme – Buluş Yoluyla Öğrenme –
İşbirliğine Dayalı öğrenme - Programlı öğretim -Araştırma incelemeye
Dayalı öğrenme – işbirliğine Dayalı öğrenme - Tam Öğrenme – Araştırma incelemeye Dayalı
öğrenme -• işbirliğine Dayalı öğrenme - E) Sunuş Yoluyia Öğrenme – Bulus Yoluyla
öğrenme – Tam Öğrenme
Eğitim Durumunun Özelfikleri
“Belli bir zaman süresi içerisinde bireyi etkileme gücünde olan dış şartlar” olarak tanımlanan eğitim durumları hedefe görelik, öğrenene görelik ve ekonomiklik olmak üzere üç temel özelliğe sahip olmalıdır.
Program Geliştirme
137
- Hedefe Görelik; Eğitim durumu, öncelikle işe
koşulduğu hedefe hizmet edici nitelikte olmalıdır. - öğrenene Görelik; Belirlenen davranışları
kazandırmak için düzenlenen eğitim durumları
öğrencinin ihtiyaçlarını giderici nitelikte olmalıdır.
Öğrenen geçirdiği eğitimsel yaşantıdan haz
duymalıdır. - Ekonomiklik; Yaşantı, araç-gereç ve öğretme
zamanı açısından ucuza mal edilmelidir.
ÖĞRETME MODELLERİ
- Sunuş yoluyla öğretim (Gelişme)
Ne öğrenileceği, nasıl öğrenileceği konusunda öğrenciye anlatma söz konusudur. Anlatım ve gösteri yöntemi benimsenmelidir.
- Buluş yoluyla öğretim (Giriş)
Tartışma ve soru cevap etkinliklerine yer verilmelidir.
- Araştırma inceleme yoluyla öğretim (Sonuç)
Bireysel, grup projeleri verilmeli, benzetim tekniğinden yararlanılabilir. Böylece gerçek ortamın benzeri bir ortam oluşturulabilir. Drama, doğaçlama, problem çözme gibi yöntem ve tekniklerden yararlanılmalıdır.
- F) SINAMA DURUMLARI (DEĞERLENDİRME)
Sınama durumları, öğrencilerde geliştirmeyi hedeflediğimiz davranışların kazanılıp kazanılmadığımn kontrol edilmesidir. Bu aşama ölçme ve değerlendirme iştemlerini içerir. Öğretim programı hazırlanırken ölçme ve değerlendirme işlemleri ile ilgili bilgiler de yer almalıdır. Bunların nasıl yapılacağı açıklanmalıdır. Sınama durumlan ile ilgili olarak aşağıda verilen işlemlere yer verilmelidir;1
- ölçme ve değerlendirme amacı belirlenmelidir
- Belirtke tablosu hazırlanmalıdır
- Davranış alanlarına uygun ölçme araçları
belirlenmelidir - Soru tiplerinin davranış alanlarına (bilişsel,
duyuşsal, psikomotor) uygun olup olmadığının - Ölçme ortamı uygun şartları taşımalıdır
- Değerlendirme işlemi ölçme sonuçlarına dayalı
olarak ve amaca uygun olmalıdır - Temele alınan ölçüt uygun olmalıdır
- Güvenilir ölçme sonuçlarına ulaşılabilir
olmalıdır - Geçerli ölçme sonuçlarına ulaşılabilir olmalıdır
- Davranışlara ulaşma düzeyini belirlemede en
uygun yolun seçilip seçilmediği belirlenmelidir
Belirtke tablosunu hazırlama
Davranışları bilişsel, duyuşsal ve devinimsel
(psikomotor) olarak gruplama
Her gruptaki davranışları düzeylerine göre
sıralama
öğrenme düzeylerini ortaya koyacak araçları
hazırlama
- Aşağıdaki süreçlerin hangisinde bu
uygulamalar söz konusudur? (2004 KPSS-85) - Sınama durumlarının hazırlanmasında
- Yöntem ve tekniklerin uygulanmasında
- İhtiyaç analizinde
- Hedeflerin belirlenmesinde
- E) Içeriğin belirlenmesinde
- Aşağıdakilerden hangisi program geliştirme
sürecinde ölçme yöntemi değerlendirilirken
yanıtlanması gereken öncelikli sorulardan biri
değildir? (2004 KPSS-96) - Temele alınan ölçüt uygun mu?
- Güvenilir Ölçme sonuçlarma ulaşılabilir mi?
- Geçerli ölçme sonuçlarına ulaşılabiür mi?
- Uygulanan ölçme yöntemi yeni mi?
- E) Davranışlara ulaşma düzeyini beliriemede
en uygun yol seçilmiş mi? - PROGRAMIN DENEME UYGULAMASI VE DEĞERLENDİRME
Programın değerlendirilmesi;
- Hedefler
- İçerik
- Öğretimin niteliği
- Ölçme ve değerlendirme ögelerine
bakılarak yapılmalıdır.
Ömeğin;İ Hedef ögesi değerlendirilirken şu sorular sorulmalıdır;
s Hedefler öğrenci ihtiyaçlarına uygun
mu?
s Hedef ifadeleri yeterince açık mı? s Hedefler konu alanının özelliklerine
uygun mu?
s Hedefler toplumun beklentilerine uygun mu?
Program değerlendirme çalışmalarının amaçları;
s Program geliştirmeye dayanak sağlama s Öğretimin niteliğine ilişkin veri sağlama
138
Program Geliştirme
s Programın işlemeyen ögelerini belirleme ■/ öğretim etkinliklerini geliştirici veri sağlama
Bu aşamaya kadar hazırlanan öğretim programı asıl uygulamadan önce mutlaka deneme uygulaması yapılmalıdır. Yapılan bu deneme uygulaması sonuçlarına göre asıl uygulamaya geçilir ya da değerlendirmeye alınarak program geliştirme süreçlerine geri dönülür.
Deneme uygulaması aşamaları aşağıdaki sırayı takip etmelidir;1
- Uygulama planının yapılması
- Deneme okulunun belirlenmesi
- Deneme okulu yönetici ve
öğretmenlerinin belirlenmesi - Denemede görev alacak personele
eğitici kursların verilmesi - Programın uygulanması
- Uygulamanın değeriendirilmesi
- Asıl uygulama ile ilgili karar verilmesi
Değerlendirme işlemleri hem deneme uygulamasında hem de asıl uygulamaya geçildikten sonra yapılabilir.
Program Değerlendirme Yaklaşımları
Değerlendirme program geliştirme sürecinin son basamağıdır. İki tür değerlendirme vardır: Süreci değerlendirme ve ürünü değerlendirme.
Süreç değerlendirmesi, geliştirilen programın uygulama öncesinde aksayan yönlerini tespit etmek için yapılır. Bu amaçla tasarımın her bir basamağı değerlendirilir. Süreç değerlendirilmesiyle birlikte program uygulamaya hazır hale gelir.
Ürün değerlendirmesi; Uygulamada olan programın değerlendirilmesidir. Programın etkililiğini ve maliyet/fayda ilişkisini ortaya koymak ve programın daha etkili hale getirilmesi için gerekli verileri elde etmek için yapılır. Ürün değerlendirmesi ile programın zayıf ve üstün yanları tespit edilir
Eğitim programlarının değerlendirilmesinde çeşitli modeller uygulanmaktadır.1
- Hedefe Dayalı değerlendirme
Tyler tarafından geliştirilmiştir. Program geliştirme modeline dayanır. Programın hedefler, öğrenme yaşantıları ve değerlendirme olmak üzere üç temel ögesi vardır. Bu yaklaşımda önce hangi hedefe ulaşıldığına bakılır. Ulaşılamayan hedeflerin nedenleri araştırılır.
- Hedefleri belirleme,
- sınıflama,
- davranış olarak ifade etme,
- hedefe ulaşılıp ulaşılmadığının
göstergesini belirleme, - ölçme tekniklerini geliştirme ve seçme,
- veri toplama,
- verilerle hedefleri karşılaştırma
- Stufflebeam’ın Bağlam, Girdi, Süreç ve Ürün
Modeii
Dört alanda kararlar verilmelidir; planlama, yapılaştırma, uygulama ve yeniden düzenlemedir. Bunlara göre değerlendirme yapılmalıdır.
- Metfessel-Michael Değerlendirme Modeli
öğrenciler, öğretmenler, yöneticiler ve sıradan vatandaşlar değerlendirmede yer almalı, hedefler uygulanabilir biçime dönüştürülmeli, ölçme araçları geliştirilmeli, uygulama süreci test edilmeli, bilgilerin analizi, değerlendirme standartlan ve değerleri belirlenmeli, uygulanabilirliği konusunda öneriler geliştirilmelidir
- Provus Farklar Yaklaşımı ve Değerlendirme
Modeli
Değerlendirmenin bileşenleri, program standartları ve edinimini belirleme, edimle standardı karşılaştırma, farkhlığı belirlemedir. Tasarım, oluşturma, süreçler, ürün-sonuç ve çıktıların benzer program çıktılarıyla karşıtaştırılması evreleri vardır.
- Stake’in Uygunluk-Olasılık Modeli
Girdi, süreç ve çıktı göz önünde bulundurularak
değerlendirme yapılır. Yere! birimlerin görüşleri
alınmalıdır. - Eisner’in Eğitsel Eleştiri Değerlendirme
Modeli
Niteliksel incelemeye ağırlık verilir. ÜÇ temel boyutu vardır. Betimleme, yorumlama ve değerlendirmedir. Bu işlemleri yapmak uzmanlık gerektirir.
- Eğitimin programlarının değerlendirme öğesi, aynı zamanda tüm öğelerin kontrol, (geribildirim) mekanizmasıdır.
Bu ilkeden hareketle eğitim programlarının değerlendirme ve geliştirme süreciyle ilgili Öncelikle aşağıdakilerden hangisi söylenebilir? (2004 KPSS-97)
- Sürekli ve dirik olduğu
- Çok yönlü ve çok amaçlı olduğu
- Nesnel ve bilimset olduğu
- Belli ilkelere ve sayıtlara dayandığı
- E) Fırsat eşitliğini ve eğitim hakkını ön plana
çıkarttığı
Program Geliştirme
139
- Program değerlendirme çalışmalarında hedef ögesi değerlendirilirken aşağıdakilerden hangisi sorulması gereken bir soru değildir?(2002 KPSS-119)
- Hedefler ölçme ilkelerine uygun mu?
- Hedefler öğrenci ihtiyaçlarına uygun mu?
- Hedef ifadeleri yeterince açık mı?
- Hedefier konu alanının özelliklerine uygun mu?
- E) Hedefler toplumun beklentilerine uygun mu?
- Aşağıdakilerden hangisi program
değerlendirme çalışmalarının amaçlarından değildir?(2002 KPSS-120)
- Program geliştirmeye dayanak sağlama
- öğretmenin sınıf yönetiminde etkisini artırma
- Öğretimin niteliğine ilişkin veri sağlama
- Programın işlemeyen ögelerini belirleme
- E) öğretim etkinliklerini geliştirici veri sağlama
- Program geliştirme çalışmalarında “hazırlanan programın ve öğretim materyalinin işe koşulmasından sonra hangi aşama gelmektedir? (2003 KPSS-111)
- Deneme yapılacak okulun ve sınıfların
seçilmesi - Okul yöneticisi ve öğretmenlerin seçilmesi
- Programın oku! yöneticisi ve öğretmenlere
tanıtılması - Programın uygulamasının planlanması
- E) Deneme programının ve öğretim materyalinin
değerlendirilmesi
303.
- ölçme tekniklerini ve araçlarını belirie
- Hedeflere ulaşılıp ulaşılmadığını gösterecek
durumlan sapla
- Programın hedefierini belirle
- Hedefleri sınıfla ve davranış olarak ifade et
- öğrencilerin davranış yeterlilikleriyle ilgili verileri
topla - Elde edilen verilerle hedefleri karşılaştır
Hedefe dayalı değerlendirme modeli dikkate
alındığında, aşağıdaki seçeneklerden
hangisinde süreç doğru olarak sıralanmıştır? (2003KPSS-120)
- III, IV, II, I, V, VI
- II, IV, III, V, I, V!
- E) V, I, II, III, IV, VI
YARARLANILAN KAYNAKLAR
1 Tan, Şeref. KPSS Eğitim Bilimleri Ankara: Empati Yayınevi, 2004
2Öğretmen Adayları İçin Konu Anlatımlı KPSS Ankara: Pegem A Yayınlan 2004
3 Demirel, Özcan. Eğitimde Program Geliştirme. Ankara, Pegem A
yayıncılık 2004
4 Şener, Emine, Tezi
5 Sönmez.Veysel. Öğretmen El Kitabı. Ankara, Anı Yayıncılık, 1999
6Oktaylar, Hasan Can. Öğretmen Adayları İçin Konu Anlatımlı, Örnek Çözümlü KPSS. Ankara; Yargı Yayınevi, 2004
7 Sönmez, Veysel. Program Geliştirmede Öğretmen El Kftabı.
Ankara. Pegem Yayınları, 1994
8 Fidan, N. Okulda Öğrenme ve Öğretme. İstanbul: Alkım Yayınevi,
1985
9 Taşpınar, Mehmet. Kuramdan Uygulamaya Öğretim Yöntemleri.
Elazığ: Üniversite Kitabevi, 2004
140 ____ Program Geliştirme
ölçme ve Değerlendirme
141
Eğitim-öğretim sürecinde çeşitli sorulara cevap
aranır.
Niçin öğretelim? Amaç ve hedefler belirlenir. Ne öğretelim? öğretilecek içerik belirlenir. Nasıl öğretelim? Eğitim durumları (strateji, yöntem, teknik, araç-gereç, zaman, ortam) Ne öğrettik? ölçme ve değerlendirme ile belirlenir.
Ölçme ve değerlendirmenin eğitimdeki fonksiyonları
- Amaçlara ne kadar ulaşıldığını belirler
- Öğrencilere ne kadar öğrendikleri hakkında bilgi
verir - Öğretmenin ne kadar öğrettiği hakkında bilgi verir
- Programın etkililiği hakkında bilgi verir
- Öğrenciyi motive eder
- öğrenci hakkında verilecek kararlara yardımcı
olur - Yöneticilere eğitim-öğretimin sonuçları hakkında
bilgi verir.
Eğitimle ilgili olarak uygulanan programlarda çeşitli
kararlar veritmesi gerekmektedir. Bunlar;
-Öğrenci başarısı
-öğrenci akışı
-yerleştirme
-sistemden çıkarma gibi olabilir.
Eğitimde gerek başarı gerekse başka alanlardaki alınan kararlarının hatadan mümkün olduğunca arınık olması gerekir.
Temel kavramlar
Ölçme: Bir niteliğin (değişkenin) gözlenip, gözlem sonucunun sayı veya sembollerle gösterilmesidir.
-Hava sıcaklığı 25 derece -120 km hızla gidiyordu -Ahmet daha başarılıdır -Bu dağ daha yüksektir -Sınıfta 25 öğrenci vardır -Hastanın tansiyonu 6-12’dir Bunların hepsi birer ölçmedir.
Ölçmenin üç aşaması vardır
- ölçülecek bir niteliğin olması,
- Niteliğin gözlenebilmesi,
- Amaca uygun sayı ve sembollerle gösterilmesi
Nitelik: Ölçmeye konu olan özelliktir.
Ölçme Kurah: ölçme işini yaparken niteliğin hangi miktarına ne değerverileceğinin belirlenmesidir. Yazılı yoklama yapan bir öğretmenin “4. soruya tam olarak
cevap verenlerin o sorudan alacakları 10 puandır” demesi ölçme kuralı belirlemesidir.
Ölçüm: ölçme işlemi sonunda elde edilen sayı veya semboldür. ölçme sonucudur. örnek; Ayşe fızik sınavından 60 puan aldı. Burada 60 puan ölçümdür.
Ölçüt: ölçme sonuçlarından hareket edilerek ölçümlerin yeterliliği hakkında bir karara varırken kullanılan kritere denir. Önceden kesin olarak belirlenmiş ya da gruba bağlı olarak çıkarılmış tipik bir puandır, normdur, standarttır. Örnek; “60 puan alanlar geçer” ifadesi bir ölçüttür. Ölçütler kendi içinde iki gruba ayrılır;
- Mutlak ölçüt
- Bağıl ölçüt
Mutlak Ölçüt: Önceden belirlenmiş olan sabit kritere denir. Örnek; “50 alanlar bu dersten başarılı sayılırlar” ifadesinde kullanılan ölçüt mutlak ölçüttür.
Bağıl Ölçüt: Önceden belli olmayan gruba bağlı olarak ortaya çıkan, gruba göre değişen kritere denir. örnek; “Bu dersten başarılı sayılmak için grubun ortalaması ya da ortalamanın üstünde puan almak gerekir” ifadesinde kullanılan ölçüt bağıl ölçüttür.
- Ölçme kuralı ile ölçüt arasındaki fark; ölçme kuralının ölçme için, ölçütün ise değerlendirme için belirlenmiş olmalarıdır.
Ölçme türleri:
1- Doğrudan ölçme
2- Dolaylı ölçme
Doğrudan ölçme; Kullanılan ölçme aracıyla ölçülen özelliğin birbirine benzemesi durumunda yapılan ölçmeye denir. Uzunluk ve ağırlıkların ölçülmesi doğrudan ölçmedir. Metre ile odanın boyunun ölçülmesi. Sınıftaki öğrencilerin sayısı vb.
Dolaylı ölçme; Ölçülecek değişkenin dolaysız bir şekilde gözlenemediği durumlarda o değişkenin göstergesi olduğu düşünülen başka bir değişkenle ölçülmesine denir. Eğitimde başarının ölçülmesi ile ilgili yapılan ölçümler dolaylı ölçmedir. Yaylı kanfarla ağırlığı ölçmek, yetenek testleri vb.
- Ölçme araçları iki grupta incelenir;
1- Standart olanlar: (m, kg, standart testler) herkes tarafından kabul edilmiş, stadardize edilmiş ölçme araçlarıdır.
142
ölçme ve Değerlendirme
2- Standart olmayanlar: (adım, karış, öğretmen yapısı testler) Kişiden kişiye değişiklik gösteren belli bir standardı olmayan ölçme araçlarıdır.
ll.Ölçmede Birim
ölçme araçları birimlerden oluşur. Sonuçları sayılarla ifadelendirirken çoğu halde bu birimler kullanılır. m, kilovat, öğrenci sayısı, lira, saat gibi.
ölçme sonuçlarını anlaşılır bir birimle ifade etmek ölçümlerin taşıdığı anlamı daha iyi bir şekilde kavramamıza yardımcı olur. Örneğin “bir miktar tuz” ifadesi yerine “2 kg tuz” ifadesi daha anlaşılır ve herkes tarafından aynı boyutta algılanan bir anlam ifade etmektedir. Birimler hem ölçme işlemini kolaylaştırır hem de ölçümlerin neyi ifade ettiğini daha net bir şekilde ifade eder.
Doğal birim: Birimlerde doğallık vardır. Bir değişkenin hangi miktarına ya da niteliğine bir (1) birim denileceği uzmanlar tarafından belirlenmemiş birimlerdir. Örneğin; beden eğitimi dersinde öğrenci sayısının sayılmasında doğal birim kullanılır. Her bir öğrenci bir birimdir. Aynı şekilde sınıftaki sıra sayısı, dakikada yazıîan kelime sayısı gibi ölçmelerde kullanılan birim doğaldır.
Tanımlanmış birim: Bir değişkenin ne kadarlık miktarına bir (1) birim denileceği uzmanlar tarafından tanımlanmış birimlerdir. Burada doğallık yoktur. Örneğin; saat, kilo, metre gibi. Dikkat edilirse burada ölçülecek özellik ile ilgili bir miktar belirlenmiş ve bu miktar birim olarak kabul edilmiştir.
Ölçmede kullanılacak birimlerde üç özellik olmalıdır;
- Birimlerin eşitliği: Bir ölçme aracında ölçülen
değişken açısından her bir (1) birim denilen
miktarın birbirinin aynı olmasını ifade eder.
örneğin: metre dediğimiz zaman uzunluğu
ölçerken kullanılan birimin (metre) birbirine eşit
olmasını ifade eder. Bir karış dediğimiz zaman
kullanılan birim eşit olmamakta, herkes tarafından
farklı uzunluklar algılanmaktadır. - Birimlerin genelliği: Birçok kişi tarafından ilinmesi,
kabul edilmesi, yaygın olmasıdır. Ülkemizde
ağırlık için kg yaygın bir birimdir. - Birimlerin amaca uygunluğu: Ölçme işlemine
uygun birim kullanmayı ifade eder. Markette un
ölçmek için “ton” biriminin kullanılması amaca
uygun değildir.
- Bir ölçme sonucundaki hata miktarı o ölçme işleminde kullanılan birimin yarısı kadardır. Birim ne kadar küçülürse hata miktarı o kadar azalır.
Ölçme hatası: ölçülen özelliğin gerçek değeri ölçme sonuçlarından hesaplanan değeri arasındaki farktır.
ölçme hatası = Gerçek değer – ölçülen değer
Her ölçme sonucunda ölçmenin amacı neyse onunla ilgili bir karara varılır. Kararın isabetli olabilmesi için ölçmenin hatasız olması gerekir. bir başka deyişle kararın isabet derecesi, yapılacak ölçmenin hatasız olma derecesine bağlıdır. ölçmelere bir miktar hata karışmaktadır. Ölçme yollarına çeşitli yollardan hata karışır. En duyarlı araçlarla yapılan ölçmelerde bile bir miktar hata payı vardır.
Ömek; Gerçek uzunluğu 105,40 cm olduğu bilinen bir masanın boyu aynı koşullarda birbirinden bağımsız tekrarlanan ölçme sonuçlarının ortalaması alınarak 105,0 cm bulunmuş ise bu ölçüme 0,40 cm hata karışmıştır.
Gerçek durumlarda, ölçmek istediğimiz bir özelliğin gerçek değerini bilemeyiz. Bu nedenle onun ne kadar olduğunu ölçmeye çalışırız. Gerçek değeri bilmediğimiz için de ne kadar hata karıştığını bilemeyiz.
Doğa bilimlerindeki uzunluk, ağırlık ve sıcaklık gibi ölçümler için gerçekleştirilen ölçeklerin neyi ölçtüğü açıktır. Bu gibi özellikler üzerindeki ölçümlere karışmış olabilecek hatanm en çok ne kadar olabileceği, yani hata sımrı belirlenebilmektedir.
Davranışsal özellikler söz konusu olunca ölçme işleminin, aynı kişi üzerinde, aynı koşullarda ve birbirinden bağımsız olarak tekrarlanması olanaksız gibidir. Bu nedenle ya aynı kişi üzerinde ölçme işleminin olanaklar ölçüsünde birbirine benzşr koşullar altında tekrarlanması ve hem kişinin özelliğinde meydana gelmiş olabilecek değişmenin hem de koşulların değişmiş olmasından gelebilecek etkilerin dikkate alınması ya da bu amaçla değişik kişilerden yaralanılması ve bu son halde söz konusu olabilecek başka etki kaynaklarının dikkate alınması yoluna gitmek gerekmektedir.
Eğitimde yapılan ölçümlere değişik kaynaklardan hata karışmaktadır. Bu nedenle hata kaynakları ve özellikle bu kaynaklann ölçme sonuçlarını nasıl etkilediği bilinmelidir.
ölçme ve Değeıiendirme
143
Ölçmede Hata kaynakları
ölçmeyi yapan kişiden kaynaklanan hatalar;
öğrenim, sağlık, o andaki ruh hali)
ölçülen özellikten kaynaklanan hatalar; (özelliği
tam olarak belirleyememe, ölçememe)
ölçme aracından kaynaklanan hatalar (basım
hataları)
III. Ölçmede Hata türleri
- Sabit hata: Bir ölçmeden diğerine miktarı değişmeyen hatalara denir. Hata miktarı her ölçmede aynıdır. örnek; bir cetvel yanlışlıkla 0-30 cm yerine 1-30 cm olarak bölmelenmiş olsun. Bu durumda araç 1 cm kısadır. Ölçmeyi yapan kişi
| ölçme | Değerlendirme |
| Özelliğin miktarını gösterir | Miktarın yeterli olup olmadığı ile ilgilidir |
| Değerlendirmenin alt başlığıdır | Ölçmeyi de içine alır |
| Değerlendirmeden öncedir | ölçmeden sonra gelir |
| Daha çok gözleme dayanır | Daha çok karşılaştırma, yorum ve yargıya dayanır |
| Daha objektiftir | Daha çok kişisel kanılara dayanır |
her ölçmede 1 cm kısa ölçecektir. öğretmen sınavda 100 puanlık soru sorar. 20 puanlık soruyu kimse cevaplandıramamış. Bu durumda öğretmen 80 üzerinden bir değerlendirme yapmış olacaktır.
- Sistematik hata: Ölçülen büyüklüğe, ölçmeyi
yapan kişiye ve ölçme koşullarına bağlı olarak
değişen ölçümden ölçüme belli oranda artan ya
da azalan hatalara denir. Yanlış bölmelenmiş bir
cetvelle birkaç defa ölçme yapıldığında aynı
hatayı ölçme sayısı kadar tekrarlamış oluyoruz.
Yani hatalı ölçme aracıyla birden çok ölçme
yapılırsa bu sistematik hatadır. aynı şekilde bir
öğretmen yazılı yoklama cevaplarını puanlarken
kız öğrencilere erkeklerden daha fazla puan
verirse, öğrencinin cinsiyetine bağlı bir sistematik
hata yapmış olur - Tesadüfi (rasgele) hata : Genellikle kaynakları iyi
bilinmeyen, ölçme sonuçlarına gelişigüzel karışan
Kuralsız olarak artan ya da azalan hatalara denir.
Bizim asıl üzerinde durmamız gereken budur.
ölçmeyi yapan kişi dikkatsiz bir şekilde ölçüm
yapmışsa, tesadüfi hata ortaya çıkar. Ölçme
sonuçlarının gerçek değerinden büyük veya
küçük olduğunu bilemeyiz.
Sonuç;
ölçmenin amacı hatasız ölçümdür. Bu mümkün değildir. Masanın uzunluğu, eşyanın ağırlığı, odanın sıcaklığı, hücrenin boyu bile hatalı ölçülmektedir. En hassas ölçmelere bile istenmeden bir miktar hata karışmaktadır. O halde burada önemli olan ölçmelere karışan hatayı en aza indirmektir. ölçme işlemi sonucunda gerçeğe en yakın değeri elde etmeye yönelik çaba göstermektir.
- Değerlendirme: ölçme sonuçlarının bir ölçütle
karşılaştırılarak karar verilmesi, yorum yapılmasıdır. Ölçme sonuçlarna bir anlam yüklemektir.
- Öğrencinin bir sınavdan 70 puan alması bir
ölçmedir. Öğrencinin geçip geçmeyeceğine
karar vermek değerlendirmedir. Bununa karar
verebilmek için bir ölçüte ihtiyaç vardır.
Özellik – Ölçme kuralı – Ölçüm – Ölçüt – Değeriendiıme
Değerlendirme kullanılan ölçüte bağlı olarak;
- Mutlak değerlendirme
- Bağıl değerlendirme
olmak üzere ikiye ayrılır.
Ölçmede sıfır noktası
- Doğal sıfır: Ölçülen özelliğin 0 (sıfır) noktasmda
yokluğu anlamına geldiği durumda kullanılan sıfır
gerçek sıfırdır. Örnek; “şu anda sınıftaki öğrenci
sayısı sıfırdır.” Dediğimizde o anda öğrencinin
yokluğu anlamına gelmektedir. - Tammlanmış sıfır: Ölçülecek özelliğin 0 (sıfır)
noktasında yokluğu anlamına gelmediği durumda
kullanılan sıfıra denir. Bazı durumlarda pratik
amaçlar için uzmanlar tarafından ölçülen özelliğin
belü bir durumu ya da miktarında sıfır noktası
kullanılmaktadır. Örnek: sınavda boş kağıt veren
ya da kopya çekerken yakalanan öğrenciye sıfır
verildiğinde verilen sıfır öğrencinin o konu ile ilgili
olarak hiçbir bilgisinin olmadığı anlamına
Termometre için de aynı şey
geçerlidir. Sıfır (0) derecede ısı yok demek
değildir.
Ölçek: Nesnelere verilen sayıların anlamlarını, nesnelere sayılar vermede uyulmasf gereken kuralları ve kısaltmaları belirtmek için kullanılan kavramdır. Diğer bir anlamı da ölçme araçları üzerindeki bölmeleri ya da belli bir başlangıç noktasından itibaren değişmez bir birimle bölmelenmiş ölçme aracını ifade eder.
ölçmede kullanılan ölçek ya da birimlerin 4 çeşidi vardır:
144
Ölçme ve Değerlendirme
- Sınıflama (Adlandırma) ölçekleri
- Sıralama ölçekleri
- Eşit aralıklı ölçekler
- Oranlı ölçekler
Bazı ölçümlere bütün matematiksel işlemler yapılabilirken bazılarına yapılamaz. Eğitim ve psikolojideki ölçmelerde en çok kullanılan ölçekler sıralama ve eşit aralıklı ölçeklerdir. Sınıflama ve oranlı ölçekler çok ender kuüanılır.
- Sınıflama (Adlandırma) ölçekleri: Nesneleri
belli yönlerinden benzeyip benzemediklerine göre
sınıflandırmadır. Nesnelerin farklılık ve
benzerlileri belirlenir. Bu tür ölçeklerde sınıflar
oluşturulduğu için bu sınıfa giren tüm elemanlar
eşit kabul edilirler. Aynı sınıfa giren elemanlar
aynı sembolle ifade eldirler. Örnek: kız, erkek,
boyu uzun olanlar, boyu kısa olanlar. Sonuç
olarak bu tür ölçeklerdeki değişkenlere ilişkin
frekanslar dışında sayısal veri yoktur. Dolayısıyla
frekanslara dayalı analizler dışında işlem
yapılamaz. - Sıralama ölçekleri: Nesneleri belli özelliğe sahip
oma miktarı bakımından sıraya dizme işlemidir.
Sıralar sayı ile veya sıfatla ifade edilebilir.
Örnek;ÖğrenciIeri boy sırasına, aldıkları nota
göre, pekiyi-iyi-orta-geçer gibi. Dikkat edilirse
öğrencinin grup içindeki yeri hakkında bilgi verir.
Elde edilen sayısal sonuçlarla ilgili olarak ortanca
ve yüzdelik belirlenir. - Eşit aralıklı ölçekler: Ölçek birimlerinde eşitliğin
sağlandığı ve sıfırın tanımlanmış olduğu ölçek
türüdür. ölçme aracını kullanan kişilerin ortaklaşa
kabul ettikleri bir başlangıç noktasından başlar ve
birimler eşit olarak bölmelenmiştir. Örnek; takvim,
termometre, sınavlar, zeka testleri. Birimler arası
fark yan iki ölçüm arasındaki fark anlamlıdır.
Buna karşın zeka bölümü 110 olan birinin zeka
bölümü 55 olan birinden iki kat zeki olduğu
söylenemez. Elde edilen ölçümlerle ilgili olarak
oranlama işlemleri yapılamaz. - Oranlı ölçekler: Eşit oranlı ölçek birimlerinde
eşitliğin sağlandığı ve sıfırın gerçek sıfır olduğu,
sıfır noktasında ölçülen özelliğin yokluğu
anlamına geldiği ölçek türleridir. Eşit aralıklı
ölçeklerle yapılan ölçmelerle ilgili sonuçlarda tüm
matematiksel işlemler (4 işlem) yapılabilmektedir.
Bir Ölçme Aracında Bulunması Gereken Özellikler
ölçme ve değerlendirmede verilen kararların doğruluğu ve yerindeliği, kararın dayandığı ölçümlerin
hatasız ve ölçütün uygun olmasına bağlıdır. Bu nedenle ölçme araçlarında bazı özelliklerin aranması gerekmektedir.
- Güvenirlik,
- Geçerlik
- Kullanışlılık
GÜVENİRLİK
Güvenirlik; Ölçme aracının ölçtüğü özelliği ne derece hatalardan arınık olarak ölçtüğüdür. ölçme aracının ölçtüğü özelliği ne derce duyarlı ve tutarlı (kararlı) ölçtüğünü iie ilgilidir.
Duyarlık; ölçme aracının ölçülen özelliği gerçek değerine en yakın biçimde yansıtma biçimine denir. Buradaki duyarlık ölçme aracının hassas ölçmesidir.
Tutarlılık; Tekrarlanan ölçümlerde sonuçların birbirine uymasıdır. Ölçme aracmın kararlı bir yapıya sahip ve grubun ölçülen özelliğinin de değişmediği sonucuna varılır.
örneğin; bir öğretmenin üç öğrenciye laboratuarda bir metal çubuğun boyunu ölçtürdüğünü düşünelim. Üç öğrenci aynı çubuğu beşer defa ölçerek şu sonuçlan bulmuş olsunlar;
| ||
| 12,2 cm | 12,5 cm | 120,1 mm |
| 12,1 cm | 12,0 cm | 120,2 mm |
| 12,2 cm | 12,3 cm | 120,3 mm |
| 12,3 cm | 12,1 cm | 120,2 mm |
| 12,2 cm | 12,6 cm | 120,2 mm |
- ve 2. öğrenciler milimetrik bir cetvel kullanmış, 3. öğrenci ise milimetrenin onda birini ölçen bir kumpas kullanmıştır. Çubuğun boyu hiç değişmediğine göre ölçmelerdeki değişkenliğin ölçme hatalarından doğduğunu söyleyebiliriz. Daha hassas bir ölçüm yapan 3. öğrenci bile beş ölçmede aynı sonucu bulamamıştır. Onun ölçmelerinde de hata vardır.
Buradan hareketle konuyu biraz daha irdelersek 1. ve 2. öğrencilerin ikisi de hata yapmışlardır. Fakat hataları aynı değildir. ölçrhelerde ne kadar hata olduğu bilinse hangisinin daha fazla hata yaptığı bilinebilir. Bunun için metal çubuğun gerçek boyunun ne olduğu bilinmelidir. Çubuğun gerçek boyunun bilmeye imkan yoktur. 3. öğrencinin ölçmeleri gerçeğe daha yakın ama gerçeğin kendisi değildir. Bu nedenle bir ölçmeci tarafından elde edilen ölçmelerin ortalamasının gerçek değere, ölçmelerin birbirinden daha yakın olması beklenir.
Buna göre 1. öğrencinin ortalaması 12,2 cm, 2. öğrencinin ortalaması 12,3 cm’ dir. ölçmelerin
ölçme ve Değerlendirme
145
ortalaması gerçek değer olarak kabul edilirse o halde ölçmelerin ortalamadan farkları hata sayılır. Bu durumda en az hata yapan öğrenci 3. öğrencidir. O halde buradaki hata nasıl bir hatadır? Bu sorunun yanıtı tesadüfı hatadır.. İşte ölçmelerin güvenirliği burada söz konusudur. Daha öncede belirtildiği gibi bir ölçme sonucu, içindeki tesadüfi hataların azlığı oranında güvenilir sayılır.
Birölçme aracının güvenirliğini etkileyen başlıca hata kaynakları:
- ölçmeyi yapan kişiden kaynaklanan hatalar;
Ölçmecinin yanlı davranması, puanlama
yaparken dikkatsiz olması. Sevdiği öğrencilere
fazla puan, sevmediği öğrencilere az puan
vermesi, - ölçme aracından kaynaklanan hatalar; Açık
seçik, anlaşılır sorular olmaması, ölçme aracının
düzensiz hazırlanmış olması, yazıların
okunamaması. - öiçmenin yapıldığı ortamdan kaynaklanan
hatalar; Sınavın yapıldığı ortamın sınav için
uygun olmaması. Isı, ışık, gürültü vb. - ölçülen kişiden kaynaklanan hatalar; Öğrencinin
sınav için güdülenmemesi, ilgisizüği, isteksizliği,
yorgun ya da hasta olması. - ölçme aracının özelliğinden kaynaklanan hatalar;
yazılı sınavyerine sözlü sınavın kullanılması.
Yukarıdaki örnekte ölçme hatasının kestirilmesi ölçmelerin tekrarı sayesinde olmuştur. Eğitim ve psikoloji gibi alanlarda ölçmelerin tekrarı çoğu zaman mümkün değildir. Bu nedenle bir sınavdan alınan puanların güvenirliğini kestirmek amacıyla çeşitli güvenirlik yöntemleri bulunmuştur;
- Test-tekrar test yöntemi
- Paralel testler (eşdeğer formlar) yöntemi
- Testi yarılama (iki yarıya bölme) yöntemi
1- Test-tekrar test yöntemi (Kararlılık katsayısı): Bir testi aynı öğrenci grubuna birkaç gün arayla iki defa uygulama yöntemidir. İki uygulama arasında ölçülen yetenekler bakımından değişme olmamışsa güvenilir olduğu söylenebilir.
Tutariılık, tekrarlanan ölçümlerde sonuçların birbirine uymasıydı. Burada aynı araçla yapılan iki ölçme arasındaki tutarlılık güvenirliği gösterir. İki puan birbirini tutmuyorsa ölçme araç ve işlemlerinde hata bulunduğu kanısına varılır. Uygulama koşullarından şüpheleniyorsak bu yöntemi kullanabiliriz. Eğer yüksek bir güvenirlik bulunmuşsa ölçme sonuçları uygulama koşullarından gelebilecek tesadüfi hatalardan arınık demektir.
Eğer iki ölçme arasında uzun bir zaman geçmişse ve güvenirük katsayısı yüksek bulunmuşsa testin kararlı olduğu (testte ölçülen özelliklerin) ve bu yargının doğruiuğu oranında ölçülen özelliğin değişmediği söylenebilir.
Bunu bir örnekle açıklarsak; 1. ölçüme (X), 2. ölçüme (Y) diyelim. Şimdi bu X ve Y ölçümler arasındaki tutarlılığı ölçersek yani iki uygulamadan elde edilen puanlar arasındaki güvenirlik katsayısını (r) bulmaya çalışırsak; bunun için Pearson çarpım moment korelasyon katsayısı formülünü (rxy) kullanabiliriz.
| Y |
| N |
| X |
IXY
| 1 | 10 | 10 | 20 |
| 2 | 8 | 10 | 18 |
| 3 | 10 | 8 | 18 |
| 4 | 9 | 8 | 17 |
| 5 | 9 | 7 | 16 |
| 6 | 7 | 6 | 13 |
| 7 | 3 | 5 | 8 |
| 8 | 4 | 2 | 6 |
| 9 | 4 | 2 | 6 |
| 10 | 1 | 4 | 5 |
| IX = | 65 IY = | 62 Z XY = | 127 |
(I*)
rxy =
| N |
N
Yukarıdaki formülü uyguladığımızda korelasyon katsayısının r = 0,81 olduğunu görürüz. Şimdi bunun anlamı nedir? Güvenirlik katsayısı – 1,00 ile + 1.00 arasında değişir. ölçme sonuçları tesadüfi hatalardan ne derece arınık ise güvenirlik katsayısında o derece üst sınıra yakındır. Yukarıdaki ölçmelerin (0,81) üst sınıra yakın yani güvenirlik katsayısının yüksek olduğunu söyleyebiliriz.
Test-tekrar test yöntemiyle elde edilen puanların güvenirliği ile ilgili yorum yaparken iki temel sayıtlıdan hareket etmemiz gerekmektedir;
- iki uygulama arasında geçen süre içinde
öğrencilerin ölçülen değişkene ait gerçek
puanlarında değişme olmadığı - Birinci uygulamanın ikinci uygulamadan elde
edilecek puanı etkilemediği
Çoğu durumda bu mümkün değildir. Sınavların uygulama ortamları, öğrencilerin yaptıkları hatalar, şans başarısı gibi etkenler iki uygulama arasındaki puanların değişmesine neden olabilir.
146
ölçme ve Değerlendirme
2- Paralel testler (eşdeğer formlar)
yöntemi: (Eşdeğerlilik katsayısı) Birbiriyle eşdeğer
iki formun hazırlanarak bu iki formun anı zamanda
aynı gruba uygulanması sonucu elde edilen
sonuçların korelasyonuna bakma yöntemidir.
Bu formlar biri diğerinin yerine kullanılabilecek ölçüde aynı davranışları ölçen formlar olmalıdır. Iki testin maddelerinin kapsamı, ve niteliği bakımından denk olmalıdır. Böyle hesaplanan ölçme güvenirliği bir testin iki eşdeğer formu arasındaki tutarlılık anlamına gelir.
3- Testi yarıtama (iki yarıya bölme)
yöntemi: (İç tutarlılık katsayısı) Testin maddelerini
görünüşte eşdeğer iki yarıya ayırarak, iki yarı
puanları arasındaki tutarlılığa bakma yöntemine
denir. iki eşdeğer araç hazırlamanın veya bir aracı iki
defa uygulamanın mümkün olmadığı hallerde
uygulanan bir yöntemdir.
Bütün soruları gruba uygular maddeleri tek numaralı sorular, çift numaralı sorular olarak ikiye ayırırız. Seçmeli testlerde uygulanır. Bu iki eşdeğer yarıdan elde edilmiş puanlar takımı, ayrı ayrı testlerden elde edilmiş gibi işlem görürler. Bu yöntem aslında bir iç tutarlılık katsayısı verir. Test gelişigüzel cevaplanmışsa ve testin iki yarısı farklı davranışlan ölçüyorsa (sayısal, sözel gibi) düşük çıkabilir.
Testi yarılama yöntemiyle elde edilen güvenirlik katsayısı genelde testin tekrarı yöntemiyle elde edilen güvenirlik katsayısından yüksek olur. Testin yalnızca bir kez uygulanmasına dayalı olduğu için bu yöntem diğerlerine göre daha avantajlıdır ve yaygın kullanılır.
Ölçmenin Standart Hatası
Pratikteki ölçme durumlarının çoğunda gözlenmiş tek bir puan, ölçmenin hatası hakkında hiçbir şey söylemez. Hataların büyüklüğünü araştırmak için aynı kişi ile ilgili daha çok gözleme sahip olmalıyız. Eğer aynı ölçme aracı ile bir birey için sonsuz sayıda ölçme yapılsa, bir bireyin aldığı puanlar belli bir dağılım gösterecektir. Bu dağılımın ortalaması, kişinin evren puanının iyi bir tahminidir. Böyle bir dağılımın standart kayması ölçmenin standart hatası olarak adlandırılır. Bir testi birçok kez aynı kişilere uygulamak hem güç hem de uygulama sonuçları yanıltıcı olabilir. Eğitim ve Psikolojideki ölçmelerde ölçmenin standart hatasını hesaplamak için başka yöntemlerle dolaylı bir biçimde tahmin edilmelidir.
Test puanlarının standart kayması ve güvenirlik katsayısı biliniyorsa bu istatistik (Se = ölçmenin
Standart Hatası) kolayca hesaplanabilir. Formülü ise şöyledir;
Se = ölçmenin Standart Hatası
Sx = Standart Kayma,
rx = Güvenirlik Katsayısı’ dır.
- Güvenirliği Etkileyen Faktörler
- Testin uzun olması: Bir sınavda kullanılan
soru sayısı artıkça, çoğu zaman o sınavdan elde
edilen toplam puanın güvenirliği de artar. - Şans başarısı: Öğrencinin cevabını hiç
bilmediği bir soruyu şans yardımıyla cevaplayabilmesi
puanını artırır, buna karşın testin güvenirliğini azaltır. - Testin uygulama koşulları: Sınavda
kullanılan soruların açıkça anlaşılır ve kesinlikle
cevaplanabilir olması, o sınavdan elde edilen puanm
güvenirliği arttırır. öğrencinin sınav ortamma ilişkin
rahatsızlıkları, hızlı okuma ve anlama becerilerinin
düşük olması, sınav günü hasta ya da yorgun oluşu,
smavla iigili açıklamaları anlayamaması güvenirliğr
olumsuz etkiler. - Güdüleme: Sınavda cevaplayıcılar her
soruyu dikkatle ve hızla cevaplanmaya teşvik
öğrencilerin yeterince güdülenmediği
sınavlarda cevaplar tesadüfi kalacağı, ya da birçok
soru cevapsız kalacağr için sınav puanfarının
güvenirliği düşer. - Zaman: Sınav süresi öğrencilerin hemen
hepsinin bütün soruları cevaplandırmalarına yetecek
uzunlukta olmalıdır. - Güçlük düzeyi: Bir sınavda kullanılacak
sorular o smavı cevaplandıracak bireylerin yaklaşık
olarak yarısı tarafından doğru cevaplandırılabilecek
güçlükte olmalıdır. Çok kolay sorulardan oluşan bir
sınav, yoklanan grubun öğrencilerini birbirinden
yeterince ayıramaz. Çok güç sorulardan oluşan bir
sınavda aynı sakıncayı ortaya çıkarır. - Kopya çekme davranışı: Sınavda kopya
çekilerek elde edilen puan öğrencinin gerçek bilgisini
göstermekten uzaktır. - Test maddeierinin homojenliği: Testte
yer alan maddeler ölçtükleri özellik bakımmdan
birbirine ne kadar benzer olursa testin güvenirliği o
kadar yüksek olur. Aynı testte birden fazla özellik
(Edebiyat, Tarih, Fizik, Biyoloji) ölçülüyorsa o testin
güvenirliği düşer.
ölçme ve Değerlendirme
147
- Puanlama: Her sınav objektif yollarla
puanlandırılabilir. Bunun için öyle bir puanlama
yöntemi bulunmalıdır ki, bütün puanlayıcılar aynı
cevaba aynı puanı verebilmelidir. Sonuç olarak testin
puanlamasının yansız olması güvenirliğini artırır. - Uygulama hataları: ölçme işleminin
herhangi bir basamağında yapılan dikkatsizlik
hataları, tıpkı puanlama hatalarında olduğu gibi çoğu
halde tesadüfi hata türündedir. - Duyarlılık: Duyarlığı yüksek bir araç veya
yöntem daima güvenirliği yüksek sonuçlar verir.
Kullanılacak araç bu duyarlı olmalıdır.
GEÇERLİK
Bir ölçme aracının ölçmek istediği özelliği başka özelliklerle karıştırmadan ölçebilme derecesidir. Bir anlamda testin uygunluğudur.
Bir ölçme aracının veya yönteminin onunla ölçülmek istenen değişkeni ölçüp ölçmediği; ölçebiliyorsa, onu başka değişkenlerden ne derece arınık olarak ölçtüğüdür. (Turgut.1993)
Ölçme araç ve yöntemlerinin nitelikleri arasında en önemlisi geçerliktir. Geçerlik, ölçme aracının amaca hizmet etme derecesidir. Bir ölçme aracının geçerli olabilmesi için onun sadece ölçmek için düzönlendiği özelliği ölçmesi, yani onu başka özelliklerle kanştırmadan ölçmesi gerekir.
Eğitimde kullanılan araç ve yöntemlerle ölçülmek istenen değişkenler bireylerin yeteneği, başarısı gibi deyimlerle tanımlanmaya çalışılan değişkenlerdir. Aracın veya yöntemin ölçülmek istenen değişkenin ölçüsü olabüecek bir puan vermesi, bu ölçüyü başka değişkenlerle karıştırmaması beklenir. Bir araç veya yöntem, bu niteliği sağlayabileceği derecede geçerli puanlar verir. Bir testin geçerliği bir derece sorunudur. Bir test hepten geçerli veya hepten geçersiz olmaktan öte daha çok veya daha az geçerli olabilir.
Örn; bir “okuduğunu anlama testi” okuduğunu anlama yeteneğini ölçmede yüksek bir geçerliğe sahip olabilir. Fakat aynı test matematikte “problem çözme yeteneğini” ölçmede geçerliğe sahip değildir. Eğitimde çok kullanılan yazılı sınavlar, sözlü sınavlar, kısa cevap gerektiren testler ve çoktan seçmeli testler gibi araç ve yöntemler çoğu zaman bir derste o dersin programına uygun olarak geliştirilmesi hedef alınan davranışları ölçmek için uygulanır. Söz konusu davranışlara (bilgi, beceri, tutum, duyuşsal davranışlar vb.) hedef davranışlar denir. O halde bir
test bir programdaki başarıyı ölçmek için hazırlanmışsa, o test o programın hedef davranışlarını yeterince temsil edebilmeli, onları başka davranışlarla karıştırmamalı yeterince duyarlıkla ölçmelidir.
Geçerlik ve güvenirlik arasındaki ilişki
ıçın
- Bir ölçme aracının geçerli olabilmesi
öncelikle güvenilir olması gerekir. - Güvenilir bir ölçme aracı her zaman geçerli
Örneğin bir metre eksik imal
edilmişse masanın boyunu her ölçmede aynı
sonuç elde ederiz. Bu sonuç güvenilir bir
sonuçtur. Buna karşın söz konusu metre
masanın boyunu ölçmek için geçeıü değildir.
Özellikle eğitimde kullanılan başlıca geçerlik türleri şöyledir;
- Kapsam geçerliği
- Yordama geçerliği
- Yapı geçerliği
- Görünüş geçerliği
- Kapsam geçerliği: Ölçme araç ve yöntemlerinin kapsamlarına ve içeriklerine bakılarak varılan geçerlik yargılarına kapsam geçerliği denir. Bir bütün olarak testin ve testteki her bir maddenin amaca ne derece hizmet ettiğidir. Bir testin kapsam geçerliği;
- O testteki toplam maddelerin ölçülecek
davranışları ve konu içeriğini ömekleme
derecesine, - Testteki sorulan soruların ilgili davranışları
ölçmede uygun olup olmadığına bağlıdir.
Kapsam geçerliğinden söz edebilmemiz için bu iki koşulun yerine gelmesi gerekir. bunun için belirtke tablosuna uygun ölçüm yapılmalıdır. Böylece ölçülmesi gereken kritik özellik dışarıda kalmamalıdır.
Öğrenci başarısmı ölçmede kullanılan başarı testlerinin geçerliğini bulmada kullanılan en uygun yöntem kapsam geçeıiiğidir. Bunun için en uygun yol uzman görüşlerine başvurmaktır.
Kapsam geçerliliğinde testi oluşturan maddelerin (gerçekte) ölçülen davranışlar evrenini temsil etme düzeyi hakkında bir karara varma işlemidir. Bir ölçme aracının hem konu ve davranış boyutuna bakılarak hem de test maddelerinin ölçülmek istenen davranışları ölçmede uygun olup olmadığına bakilarak karar verilen bir geçerlilik yargısıdır.
148
Ölçme ve Değerlendirme
Bir ölçme aracı belirtke tablosundaki hedef davranışlar yerine yazım güzelliği, kişilik gibi ölçme amacının dışında olan davranışları ölçüyorsa ve buna dayalı değerlendirme yapılmışsa o testin geçerliği düşüktür.
Kapsam geçerliği iki biçimde ölçülebilir;
- Mantıksal yol: Konu alanı uzmanlarının
görüşlerinin alınması yöntemidir. Hazırlanan
ölçme aracı uzmanlara gösterilerek ölçülecek
konu alanını yeterince temsil edrp etmediğinin
sorulmasıdır. - istatistiksel yol: Aynı alanda daha önce
geliştirilmiş, aynı davranışları ölçen ve geçerliği
yüksek bir test ile yeni hazırladığımız iki testin
aynı gruba uygulayıp öğrencilerin bu testlerden
elde ettikleri puanları arasındaki korelasyona
bakma yöntemidir. - Ölçüt (Yordama, Uygunluk) geçerliği:
Yordama: İstatistiksel teknikler kullanılarak ve bilinenlerden yaralanılarak bilinmeyen durumlar hakkında yapılan geleceğe yönelik tahminlerde bulunma işlemidir. Birtahmin işidir.
Testten elde edilen puanlarla testin yordamak için düzenlendiği değişkenin doğrudan ölçüsü olan ve daha sonra elde edilen ölçüt arasındaki korelasyon da yordama geçerliğidir. Korelasyon katsayısının büyüklüğü yüksek yordama geçerliğine işarettir.
Eğitimde bir öğrencinin ya da grubun gelecekteki başarı durumunun nasıl olacağını tahmin etmek için kullanılır. Örneğin; ÖYS sınavları, uygulanan testlerden elde edilen puanlar, adayların üniversitedeki ve gelecekteki başarılarının yordayıcısı olarak kullanılmaktadır. Bu amaçla kullanılan testlerin amaca hizmet etme derecesi yani yordama geçerliğinin olması gerekmektedir.
Ölçüt geçerliğinin hangi anlamda tanımlandığı kriter ya da ölçülen değişkene ait ölçümlerin elde edilme zamanları arasındaki farka bağlı olarak iki grupta incelenebilir;
- Yordama geçerliği: Yordama geçerliği aranan test uygulanır, o testin yordayacağı özellik ya da puan elde ediünceye kadar beklenir. Bir okulun giriş sınavında kullanılan testin o okuldaki başanyı yordama derecesine bakmak istediğimizde testi uyguladıktan sonra o öğrencilerin o okulda ders notları ortalamalarını beklememiz gerekmektedir. Söz konusu puanlar
geldikten sonra iki puan grubu arasındaki korelasyona bakılır. Elde edilen korelasyon değeri giriş sınavında kullanılan testin girilen okuldaki başarıyı yordama derecesi olarak kabul edilir. öğrencilerin giriş testi puanları yordayıcı, öğrencilerin başarıları ise ölçüttür.
- Uygunluk geçerliği (mevcut hal geçerliği): Bu durumda geçerliği aranılan testin ölçütü olan puanları beklemeye gerek yoktur. Puanlar elimizde hazır durumdadır. Örneğin bir dershanenin KPSS sınavından birkaç gün önce yaptıkları deneme sınavı testi puanları ile ölçüt olan KPSS sınavı puanları zaman bakımmdan hemen hemen aynı zamana denk gelmektedir.
- Yapı geçerliği: ölçme işleminin teorik bir
yapıyı (özelliği) ölçüp ölçmediğinin belirlenmesidir.
Buna ilişkin bir geçerlik seviyesi aramaktır. Birbiri ile
ilgili olduğu düşünülen belli öğelerin yada öğeler
arasındaki ilişkilerin oluşturduğu bir örüntüye yapı
denir.
Bu bir ölçüde bilimsel kuram geliştirme süreciyle aynıdır. Psikolojide yapı sözcüğü atılganlık, güvensizlik, içe dönüklük, dışa dönüklük, zeka gibi tanımlanabilir belli kişilik özellikleri için kullanılır. Eğitimde ölçmeye çalışılan bazı özellik yada değişkenler birer kuramsal yapıdır. Bu özeliiklerin ölçülmesi için araç geliştirmede izlenen yol, önce söz konusu özellik yada özellikleri belirlemek yani yapıyı tanımlamak, sonra da tanımlanmış yapıdan sınanabilir denenceler çıkarmak ve çıkarılan denenceleri sınamak için deneysel ve istatistiksel çalışmalar yapmaktır.
Yapı geçerliği çalışmasında ölçmeye çalıştığımız özelliği nasıl tanımladıysak testin de bize bu tanıma uygun veri sağlamasını bekleriz. Çoğu zaman yapı geçerliği için faktör analizi tekniği ile kanıt aranır.
Eğitimde ölçülmek istenen özellikleri ölçmeye yarayan testlerin geliştirilmesinde önce zekanın yada kritik düşünmenin ne olduğunun tanımı yapılır. Daha sonra bu soyutlanmış yapılardan ölçülebilir davranışlar çıkarılır. Daha sonra bu davranışları ölçecek test maddeleri geliştirilir. Kişinin verdiği cevaplara bakarak o kişi hakkında yorumda bulunulur. Yorumun geçerliği buraya kadar oian aşamaların geçerliliğine bağlıdır.
- Görünüş geçerliği: Birtestin gerçekten
ne ölçtüğüyle değil, onun ne ölçüyor göründüğü ile
ilgilidir. Bir testin görünüş geçerliği, o testin ölçmek
istediği şeyi ölçüyor görünmesidir. Görünüş geçerliği
olan birtest kapağında ne yazılıysa onu ölçüyor
görünür. Örneğin; kapağında “Fizik testi” yazılı olan
Ölçme ve Değerlendirme
149
bir testin içinde fizikle ilgili sorular varsa söz konusu testin geçerliği vardır denilir. Bunun için konu alanı uzmanlarının görüşü yeterlidir.
Geçerliği Artırıcı Önlemler
- Ölçme yöntemi: Bir testte kullanılan yöntem
(yazlı, yoklama, sözlü yoklama, testler) öğrencinin
alacağı puanı (hata miktarını) etkileyebilir. - İstenmeyen özelliklerin ölçülmesî: Her soru, o
araçla ölçülmek istenen davranışlardan en az bir
tanesini yoklamalı, başka özellikleri ölçmemelidir.
Örneğin; matematik bilgisini ölçerken yazı güzelliği,
tertip düzen gibi özelliklerin ölçülmesi geçerliği
düşürür. - Ölçülecek özelliği tam olarak ölçen sorular:
Her soru, o soruyla ölçülmek istenen bilgi ve becerilere sahip öğrencilerin tereddütsüz doğru cevaplandırılabileceği ve bu bilgi, beceri ve yeteneklere sahip olmayanların doğru cevaplandırılamayacağı nitelikte olmalıdır.
- Kapsamlı ve dengeli dağılım: Sınav belli bir
sürede okutulan konular ve o konulara dayanılarak
geliştirilmesi beklenen bilgi, beceri ve yetenekler
bakımından hem kapsayıcı hem de dengeli ohnalıdır. - Güvenirlik: Herhangi bir puanın geçerliği için ön
şart, onun güvenirliğidir. Güvenirlikten yoksun bir
puan sadece tesadüfı hataları gösterir. Hatada geçerli
ölçü olamaz. Her ölçme sonucu güvenirliği oranında
geçerîik kazanır. Fakat güvenirliğin sağlanmış olması
geçerliğinde mutlaka sağlanacağı anlamına gelmez. - Sınavın güçlük derecesi: Sınavın ve ölçme
araçlarının güçlüğü de geçerliğe etki eder. Güçlük
derecesi o sınavdan elde edilecek puanların
kullanılacağı amaca göre ayarlanmalıdır. - Aynı sınavların her yıl kullanılması, kopya, sınav
süresinin yetersizliğinden boş bırakma, soruları
sınavdan önce açıklama, derslerde sınav sorularının
çözülmesi, öğrencilerin çeşitli nedenlerle sınavı yanda
bırakması, gürültü, hastalık gibi nedenlerle sağlıklı bir
cevaplandırmanın yapılmayışı gibi etkenler güvenirliği
ve geçerliği düşürür. - Hedeflere uygun soru hazırlamak, etkili bir sınav
planı geçerliği artırır.
Kullanışlılık
Araç ve yöntemin uygulanabileceği eğitim seviyesi, uygulama süresi, ölçmeden istediği beceriler, maliyet ve ekonomi gibi etkenlerin o araç ve yöntemin kullanılmasına etkileri kullanışlılık olarak ifade edilmektedir. Kullanışlığı artıran önlemler güvenirliği ve geçerliği de dolaylı olarak artırır.
ölçme araç ve yöntemlerinin kullanışlılığı hakkında bir yargıya varırken göz önünde bulundurulması gereken noktalar şöyledir;
- Ekonomi; Araç ve yöntem maliyet yönünden
ekonomik olmalı, öğretmene, öğrenciye, yöneticiye
ağır mali yük getirmemelidir. - Hazırlama süresi; Her araç ve yöntem bir
hazırlık gerektirir. Testlerde bu süre daha uzun, yazılı
yoklamada daha kısadır. Hazırlama süresi kısa olan
bir sınav tercih edilmelidir. Yalnız kalabalık gruplarda
yazılı yoklamaların cevaplarının puanlanması zorluğu
da göz önünde bulundurulmalıdır. - Uygulama süresi; Bir yöntemin kullanılışlığı,
verdiği puanın önemine oranla, uygulamada
gerektirdiği zaman azaldıkça artar. - Hazırlayıcı ve uygulayıcıların nitelikleri; Bir
aracın uygulanması ne kadar özel beceriler gerektirirse, kullanışlığı da o oranda sınırlanır.
- Cevapların Nitelikleri; Öğrenciler cevaplama
yönergesini kolayca anlayabilir ve cevaplarını kolayca
kaydedebilirlerse, o araç kullanışlıdır. - Uygulama kolaylıkları; Testlerde sayfa düzeni,
baskı mükemmelliği, cevap kağıdmm düzeni, yazılı
yoklamada soruların yazılı verilmesi gibi konular
uygulama kolaylığı o araçlann kullanılışlığını artırır. - Puanlama kolaylıkları; Testlerde cevap
kağıdının ayrı olması, iyi düzenlenmesi, cevapların
optik okuyucu ile puanlanabilmesi, puanlama
anahtarının olması kullanılışlığı artırır. - Puanları yorumlama kolaylıkları; Bir araç
yorumlamaya yardımcı, yorumlamayı kolaylaştırıcı ve
yorumda hatayı azaltıcı araçlarla beslenirse daha
kullanışlı olur.
SINAVPLANI
Öğretmenlerin bir sınav öncesinde uyması gereken kuralları içeren sınav planı aşağıdaki konuları kapsamalıdır;
- Sınavın amacının belirlenmesi; Sınavlar çeşitli
amaçlar için yapılmaktadır. Öğrenci başarısını
(öğrenme düzeylerini) belirleme, seçme yapma,
tanıma ve yerleştirmeye yönelik, öğrenme
eksikliklerini belirleme amaçlarına yönelik sınavlar
yapılmaktadır. - Ölçülecek davranışların belirlenmesi:
Öğrencilerin hangi davranışlarının ölçüleceği
150
ölçme ve Değerlendirme
belirlenmelidir. Fizik dersi için Fizik ile ilgili davranışlar ölçülmelidir.
- Belirtke tablosunu hazırlama: Belirtke tablosu
seçilecek soruların evreni yeterince temsil edip
etmedikleri, öğrencilerde geliştirmeyi
amaçladığımız hedef davranışların sınav
kapsamına alınıp alınmadığı, bu hedef
davranışlara ilişkin kritik (olmazsa olmaz)
davranışların göz önüne alınıp alınmadığı
konularında öğretmene bilgi sağlar. - Soru sayısının belirlenmesi: Kaç soru
sorulacağının tespit edilmesi aşamasıdır. Soru
sayısını belirlemede dikkate alınması gereken
noktalar vardır; Sınav süresi, soru tipi, soruların
güçlük derecesi, smavın amacı. - Soru tipini belirleme: Soru tipinin
belirlenmesinde hedef davranışlar (bilişsel,
duyuşsal, psikomotor) ve konunun özelliği dikkate
alınmalıdır. - Sınavın güçlük derecesini belirleme: Öğrenme
düzeyi ve başarının ölçülmesinde sorular orta
güçlükte olmalıdır. Sınav ne çok zor ne çok kolay
olmalıdır. Bunun için sınava giren öğrencilerin
sayısı soruyu doğru cevap verenlerin sayısına
bölünerek bulunur. Sonuç (0.50) civarında
olmalıdır. Güçlük düzeyi (0.00) ile (1.00) arasında
değişir. - Sınavın süresini belirleme: Birçok değişken göz
önüne alınmalıdır. Smavın amacı, soru sayısı,
sınavın zorluk düzeyi, soru tipi ve sınava giren en
zayıf öğrencinin durumu göz önüne alınmalıdır. - Soruların yazımı: Öğretmen soruları yazarken
yazım hataları yapmamaya, eksik ve anlaşılmaz
cümleler yazmamaya dikkat etmelidir. Çoğaltma
aşamasında öğrencilerin eline geçmesini
sağlayan dikkatsizlikler yapmamalıdır. - Puanlamanın nasıl olacağını belirleme: Her
sorunun önem derecesine göre puan ağırlığının belirlenmesi, puanlama hatalarının nasıl önleneceği ile ilgili konuları içerir.
VII. VIII.
- TEST VE TEST GELİŞTİRME SÜRECİ
Birey ya da bireyler hakkında bilgi toplama yolları, test dışı teknikler ve testler olmak üzere başlıca iki türlüdür.
- 1. Test dışı teknikler;
- Gözlem: Bireyi gerçek yaşamda gözlemek
(Vaka kayıtları, kontrol listeleri, dereceleme
ölçekleri) - Soruşturma: Bireyi tanıyanların bireyi
anlatmasını istemek (Biyografi)
- Otobiyografi: Bireyin kendisini anlatmasını
istemek
- Testler, Bireyi yeri ve zamanı önceden belli
test durumları içine sokmak
Test: Bireylerin belli özelliklerini ölçmek için düzenlenen ve onu alan herkes için aynı olan sorular ya da işlerden oluşan bir ölçme aracıdır.
- Tipik davranış testleri
- Kişilik testleri
- İlgi ölçekleri
- Tutum ölçekleri
- Maksimum yeterlik testleri
- Yetenek testleri
- Genel yetenek testleri ii. Özel yetenek testleri
- Başarı testleri
- Standart testler
- Öğretmen yapımı testler
Testierin sınıflandırılması
- Öğretmen Yapımı Testler: Öğretmenlerin
kendileri tarafından hazırlanan ve uygulanan
başarı testlerine denir. - Standart Testler: Bir grup uzman tarafından
standart koşullarda ve normlara göre hazırlanmış
ve kitapçık haline getirilmiş testlere denir. Örnek;
ÖSS, Anadolu Lisesi Sınavlar, dershaneîerin
geliştirdiği sınavlar. Bu tür testler güvenirliği ve
geçerliği istatistiki yöntemlerle belirlenip uygulanır
ve objektif sonuçlar verir. - Kağıt Kalem Testleri: Sınava giren öğrencilerin basılı durumdaki sorulann cevaplarını yazılı olarak ifade ettiği testlerdir. Yazlı yokîama buna ömektir. Bu tür testlerin geçerliği, güvenirliği düşük testlerdir.
Ölçme ve Değerlendirme
151
- Seçmeli Testler: Öğrencinin verilen bir grup
seçenekten doğru olanı seçtiği ve işaretlediği
Bu tür testler geçerliği ve güvenirliği ve
objektifliği yüksek olan testlerdir. - Hız Testi: Belirli bir süre içerisinde öğrencinin kaç
doğru cevabı verebileceğinin ölçüldüğü testlerdir.
Bu tür testlerde hiçbir öğrenci soruların tamamını - Güç Testi: Öğrenciye yeterli zaman verilerek belli
güçlük düzeyine sahip sorular sorularak
performansının ölçüldüğü testlerdir. Örneğin 50
maddelik çoktan seçmeli başarı testi bir güç - Objektif Testler: Puanlamasının, puanlayıcıya
göre değişmediği, puanlayıcının görüş ve
duygulannm puanlamayı etkilemediği testlerdir.
Örnek; Çoktan seçmeli ve D-Y testleri - Subjektîf Testler: Puanlamasının, puanlamacıya
göre değiştiği, puanlayıcının görüş ve
duygularının puanlamaya etkilediği testlerdir.
örnek; Sözlü yoklama, yazılı yoklama - ÖĞRENCİNİN ÖZELLİKLERİNİ DEĞERLENDİRME YAKLAŞIMLARI
- Psikometrikyaklaşım: Öğrencinin özelliklere
sahip olma dereceleri sayılarla ifade edilir,
yapılandırılmış (standart) testler kullanılır,
değerlendirme objektiftir. Bilme, kavrama,
uygulama, analiz, sentez gibi bilişsel becerilerin
ölçülmesinde kullanılır. Sonuçağırlıklıdır. - İzlenimci yaklaşım: Öğrencilerin özelliklere
sahip olma dereceleri belirlenerek ifade edilir. Kötü,
orta, iyi, çok iyi gibi. Yarı yapılandırılmış (gözlem
gibi) ölçme araçları kullanılır. Değerlendirme
Üst düzey zihinsel becerilerin (sentez,
değerlendirme) ölçülmesinde kullanılır. Süreç
ağırlıklıdır. - Uzlaştırıcı (Eklektik) yaklaşım: Klasik ölçme
değerlendirme yaklaşımlarına alternatif olarak
geliştirilmiştir. Bu yaklaşım hem üst düzey zihinsel
becerilerin ölçülmesi hem de hem de bunların
objektif olarak puanlanmasını sağlayan çağdaş bir
ölçme yaklaşımı olarak görülmektedir. Öğrencilerin
yıl içerisinde gerçekleştirdiği etkinliklere göre
ölçüldüğü Portfolyo (öğrenci gelişim dosyası)
uygulamaları bu yaklaşımın en önemli tekniğidir.
- ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME SÜRECİNDE YENİ YAKLAŞIMLAR
Son yıllarda eğitim bilimlerinde meydana gelen hızlı gelişmelerin sonucunda eğitimde ölçme ve değerlendirme sürecini yakından etkileyen aşağıdaki yenilikler ortaya çıkmıştır.
- Öğrenme-öğretme sürecinde öğrenme’nin yeri
ve önemi giderek ön plana çıkmaktadır. Buna
göre öğrenci bilginin pasif alıcısı değil, bilginin
aktif düzenleyicisi ve davranışa
dönüştürücüsüdür. Bilginin doğasına ilişkin
tartışmalar, bilginin öğrenci tarafından zihinde
yapılandırılan bir değer olduğu sonucuna
ulaşmıştır. - Okullarımızda hala uygulanmakta olan, bireylere
hazır alıp bilgilerin aktarıldığı öğretim modelleri ve
buna bağlı ölçme uygulamaları ile 21. yüzyıl bilgi
toplumu bireyinin, bilgiyi üreten problem çözme
gücü yüksek, iletişim becerilerine sahip ekip
halinde çalışabilen, ikinci bir dili kullanabilme gibi
özelliklerini öğrencilere öğrencilere kazandırmak
mümkün görülmemektedir. Bu nedenle öğretim
stratejileri ve yöntemleri ile ölçme yaklaşımları da
değişmektedir. - Bütün bu gelişmelerin sonucunda öğrencilerdeki
bilgi düzeyini ölçmeyi amaçlayan standart
testlerin yerini, öğrencinin bilgiye ulaştığı ve
gerçekçi koşullarda uygulamaya çalıştığı
performans testleri almaya başlamıştır.
Öğrencinin yeterliliğini ölçmeye çalışan ve
alternatif ölçme uygulaması olarak kabul edilen
Portfolyo (öğrenci gelişim dosyası) uygulamaları
da günümüzde en önemli öğretim ve ölçme
uygulaması olarak kabul edilmektedir.
Portfolyo Değerlendirme: Öğrencinin öğrenme sürecindeki performansının ve başarısının kaydedildiği, öğrencinin yıl içerisinde yaptığı tüm ödev ve çalışmalarının ömeklerinin bulunduğu böylece gelişiminin izlendiği bir değerlendirme biçimidir.
Eğitim-öğretim sürecinde portfolyoların kullanılma amacı ve teme! ilkeleri
- Öğrencilerin gelişim sürecini izlemek
- Öğrencileri ilgili alanları ve yetenekleri
açısından tanımak, öğrencinin etkinlikte
bulunmalarını sağlamak - Öğrencinin öğretim programı dışındaki
faaliyetlerini de kapsayan çok yönlü gelişimi
hakkında bilgi vermek
152
ölçme ve Değerlendirme
- öğrenciyi öğrenme sürecinde aktif kılmak ve
özgüvenini artırmak - Gelecek eğitim kurumlarındaki
öğretmenlerine öğrenciyi tanıtmak - öğrencilerin ekiple çalışma yeteneklerini
geliştirmek - Öğrencinin gerçek öğrenme düzeyini
belirlemek - Klasik ölçme araçlarının dışında ölçme
sürecine yenilik getirmek - Değerlendirme sürecine öğrenciyi ve
öğretmeni de katmak Öğrenci ölçütleri
öğretmenle birlikte belirler. - öğrencilerin bilişsel, psikomotor ve duyusal
davranışlarının birlikte gelişmesini sağlar.
Öğretimi öğrenci merkezli duruma getirir. - öğrencide sorumluluk geliştirir
- Sınırlığı; öğrencilerin aralarındaki rekabeti
kaldırdığı için birbirlerinin çalışmalarını kopya
Objektif değerlendirme
yapılmasındaki zorluklar bir diğer sınırlıktır.
KLASİK (GELENEKSEL) VE ÇAĞDAŞ (ALTERNATİF) DEĞERLENDİRME YÖNTEMLERİ
XII. Klasik değerlendirme yöntemleri
- Değerlendirme sürecinde yalnızca öğretmen
- öğretmen merkezli eğitim uygulamaları
değerlendirilir. - Ürün (sonuçodaklıdır).
- Ezber ve bellemeye dayalıdır.
- Kağıt-kalem ya da standart testler kullanılır.
- Geribildirim ve sonuç not olarak verilir.
- Ölçüt önceden konulmuştur ve rekabet söz
- Puanlama sayısal sembollerle ifade edilir.
Öğrenci düzeyini gösteren esas sembol nottur.
XIII. Çağdaş değerlendirme yöntemieri
- Değerlendirme sürecinde öğretmen ve öğrenci
birlikte aktiftir. - Ailesi de değerlendirme sürecine katılır.
- Öğrenci merkezli eğitim uygulamaları
değerlendirilir. - Süreç odaklıdır.
- Düşüme ve değerlendirmeye dayalıdır.
- Çok boyutlu ve değişik tipte ödev, ürün ya da
performans örnekleri kullanılır. - Geribildirim süreç içerisinde öğrenciye ulaştırılır.
- Ölçüt, öğrencüerle belirlenir ve grubun başarısı
bireyin başarısını da etkiler. - Puanlama, belirli betimsel değerlere göre
(Rubrik puanlama). Puanlar
sayılarla değil, bir metin, bir cümle ya da bir paragrafla açıklanmaktadır.
XIV. EĞİTİMDE KULLANILAN ÖLÇME ARAÇLARI XV. YAZILI YOKLAMALAR
Hazsrlanmasının kolay olması, uzun zaman almaması, ve öğretmenlerce iyi biliniyor olmasından dolayı sık tercih edilen bir sınav türüdür. En önemli avantajı, uygulama, analiz, sentez gibi üst düzey zihinsel işlemler gerektiren hedefleri yoklayabilmesidir.
Yazılı Yoklamaların Özellikleri
- Az sayıda soru sorulur
- Öğrenciye cevap özgürlüğü tanır
- Şans başarısı yoktur
- Yazılı yoklamada cevaplayıcı, cevabını kendi
düşünüp bulmak zorundadır. Buna karşın objektif
testlerin bazılarında verilen cevapların arasından
doğru olanı seçmek, bazılannda ise verilen
cevabın doğru yada yanlış olduğuna karar
vermek söz konusudur. - Yazılı yoklamada cevaplayıcı, cevabını yazılı
olarak ifade etmek zorundadır. - Yazılı yoklamada cevaplar çoğu durumda sınırlı
değildir. Her cevaplayıcı, cevaplarını dilediği gibi
ifade etme bağımsızlığına sahiptir. Şişirme söz
konusu olabilir. - Genellikle, bir yazılı yoklama sorusuna verilen
cevapları tamamen yanlış veya doğru olarak iki
sınıfa ayırmak mümkün değildir. Çoğu zaman
cevaplar tam doğru, kısmen doğru, tamamen
yanlış gruplarından birindedir. - Yazılı yoklamada cevapların doğruluk derecesini
tayin etmek puanlayıcıya düşer. - Cevaplama işlemi, cevaplayıcının çok zamanını
alır. Bu durum soru sayısını kısıtlar. Dolayısıyla
objektif testlere göre daha dar alan yoklanmış - Yazılı yoklamaların puanlanması güçtür.
Puanlanması subjektiftir. (puanlayıcı yanlılığını
katabilir) - Bir yazılı yoklamanın hazırlanması için gerekli
zaman, genellikle diğer ölçme araçlarına oranla
Ölçme ve Değerlendirme
153
kısa, uygulamadan sonra yapılan puanlama işlemleri için gerekli zaman ise oldukça uzundur.
- Yazılı yoklama sorularının güçlük derecesini
objektif yöntemlerle kestirmek zordur. - Yazılı Yoklamaların Kullanılmasının Gerekli
Olduğu Durumlar - Kişileri geleceğini etkileyen önemli kararlar,
mümkün olduğunca güvenilir test puanlarına
dayanmalıdır. Böyle durumlarda yazılı
yoklamalar kullanılmamalıdır. - Sınava girecek öğrenci grubu küçükse ve testin
ileride tekrar kullanılması düşünülmüyorsa, - Kompozisyon becerilerinin ölçülmesinde yazılı
yoklama daha uygundur. Amaç bu olduğu
zaman, yazı ve kompozisyon hem bir iletişim
aracı hem de sınavın ölçmek istediği özelliktir.
Bu durumda puanlanacak olan şeyler; ifade
özelliği, kompozisyon mükemmelliği, orijinalliği,
imla kurallarına uymadır. - Sentez ve değerlendirme düzeyindeki daha
karmaşık ve önemti davranışlar ölçülmek
isteniyorsa, - Öğretmenin, sınav öncesinde test hazırlamak
için fazla zamanı yok ve sınav sonunda okumak
için yeterli zamanının olduğu durumlarda, - İyi nitelikte seçmeli test maddesi yazmada
becerisi az olan buna karşın eleştiri ve dikkatli bir
okuyucu olan öğretmenlerin yazılı yoklama tercih
etmeleri daha uygundur. Çoktan seçmeli testler
gibi testleri geliştirmede yeterli değilse tercih
- Yazılı Yoklamalarda Güvenirliği Etkileyen
Etmenler - Sorulabilecek soru sayısının sınırlı oluşu
güvenirliği sınırlar. - Soruların belirsizliği yani açıkça anlaşılmayan
sorular güvenirliği önemli derecede etkiler. Ne
istendiğini anlamayan bir öğrenci istenen cevabı
değil, farklı bir cevap yazar. Bunun yanında
cevabı bilmeyen bir öğrenci kasıtlı olarak sorulan
soruyu başka yana çeker ve cevaplandırır. - Dikkatsiz okunmuş ve gelişigüzel puanlanmış
yazılı yoklamalardan alınan sonuçların güvenirliği
de düşük olur. Puanların, bir puanlamadan
diğerine veya bir puanlayıcıdan diğerine hiç değişmemesi halinde puanlama güvenirliği yüksektir.
- Soru güçlüğünün sınavın amacına göre ayarlanamaması durumunda güvenirlik düşer. Bir sınavın güvenirliği, bütün diğer etkenler sabit kalmak şartıyla, ancak her soru sınıfın %50’si tarafından cevaplandırılabileceği zaman en yüksek değerini bulur.
Yazılı Yoklamalarda Geçerliği Etkileyen Etmenler
Sınıflarda kullanılan ölçme araçlarının geçerliği hiçbir zaman tam değildir. Çünkü herhangi bir derste kazandırılması amaç edilen bilgi, beceri vb. ancak bir kısmı sınavlarda yoklanabilir.
- Derste işlenen birçok konunun yazılı yoklamaya
alınamaması geçerliği düşürür. - Sınav süresinin sınırlı olması nedeniyle sınavda
sorulan soruların derste işlenen konuları temsil
etme oranı küçüldükçe puanların geçerliği düşer. - Yazılı yoklama sorularının belirsizleşmesi ve
cevapların sınırlanmaması geçerliği düşürür. - Yazılı yokiama amacmın dışında kalan
becerilerin puanlamaya etki etmesi geçerliği
düşürür. Bunlar; okunaklı yazmak, iyi kompoze
edebilmek, kısa ve kesin yazabilmek, çabuk
yazabilmek gibi becerilerdir. Eğer bunlar
puanlamayı etkiliyorsa ölçme amacının dışında
olduğu için geçerliği düşürür. - Puanlamadaki yanlı davranışlarda geçerliği
düşürür. Cevaplayıcılara olumlu ve olumsuz
bakış veya bazı cevaplara çok, bazı cevaplara az
puan verilmesi gibi etkenler.
Yazılı Yoklamaların Kullanışlılığı
Yazılı Yoklamalar, sınavdan önceki hazırlık zamanı dar olan durumlarda kullanışlıdır. Soru hazırlamanın nispeten kolay oluşu da kullanışlılığı artırır. Buna karşın yazılı yoklama hazırlamadaki kurallara ciddi biçimde uyulmaması durumunda ve okunacak cevap kağıtlarının çok olması durumunda kullanışlılığı azalır.
Yazılı yoklamalar bilgi yoklamak amacıyla kullanıldığı zaman yazı ve kompozisyon sınavda sadece bir iletişim aracıdır. Bu ayırıma dikkat etmek gerekmektedir.
154
ölçme ve Değerlendirme
Puanlama: Yazılı yoklamaların puanlanmasında kullanılabilecek 4 yöntem vardır. Bunlar;
- Genel izlenimle puanlama
- Sınıflama
- Sıralama
- Anahtar ile Puanlama
- Yazılı yoklamaların puanlamasında dikkat
edilecek noktalar; - Cevap anahtarı kullanılmalıdır
- Bütün sınav kağıtlarındaki sorular sıra ile
okunmalıdır. Önce tüm birinci sorular, sonra tüm
ikinci sorular şeklinde okunmalıdır. - Puanlayıcı, okuduğu kağıdın kime ait olduğunu
- Yazı güzelliğinin veya okunaksızlığının, ifade
düzgünlüğünün vb. yanıltıcı etkilerin hatalara
sebep olduğu bilinmelidir. - özellikle anahtarla puanlama yapılmayan
durumlarda iyi bir kağıttan sonra okunan orta bir
kağıt zayıf görünür. Bunun terside olabilir. Bunu
önlemek için kağıtlar değişik sıra ile iki defa
okunmalıdır. - Mümkünse sınav kağıdı birden fazla puanlayıcı
tarafından okunmalıdır (puanlama güvenirliği)
Yazılı yoklamalarda dikkat edilecek noktalar
- lyi bir sınav planı yapılmahdır
- Uzun cevap gerektiren az sayıdaki sorular
yerine (geçerliği ve güvenirliği düşürdüğü için)
kısa cevaplı çok sayıda soru kullanılmalıdır - Sorular açık, net ve anlaşılır olmalıdır.
- Seçimlik soru mümkün olduğu kadar
sorulmamalıdır. Bu durumda öğrenci önemli
davranışları ölçen sorular üzerinde durmayı
tercih etmekte ve sorular arasındaki puan eşitliği
olumsuz etkilenmektedir. - Açık kitap sınavından kaçınmak gerekir.
SÖZLÜ SINAVLAR
Sözlü sınav: Soruların genellikle sözlü olarak sorulduğu ve cevapların sözlü olarak verildiği sınav türüne denir. Birkaç üyeden oluşan bir komisyonun bir
cevaplayıcıya sorular sorması ve sözlü cevaplara hemen not vermesi biçiminde yapılan sınav, sözlü sınavların en çok başvurulan türlerinden biridir. Öğretmenin sınıftaki öğrencilerden birini yazı tahtası önüne çağırıp birkaç soru sorması ve genellikle sözlü olarak verilen cevaplara not vermesi de okullarımızda çok kullanılan bir sözlü sınav türüdür. Ülkemizde sözlü sınavlar bütün sakıncalarına rağmen hala kullanılmaktadır.
Sözlü Sınavların Özellikleri
- Cevaplar sözlü olarak verilir. Bazı sözlü sınav
çeşitlerinde cevabın yazı tahtasına yazdırıldığı
görülse de sözlü sınavların çoğunda cevapların
sözlü olarak verilmesi zorunludur. - Sınavı yapan kişi ile sınava tabi tutulan kişi
arasında karşılıklı ve devamlı bir etkileşim
vardır. Bu etkileşim sınavın niteliklerini etkiler. - Sözlü sınavlarda bir defada ancak bir tek
cevaplayıcı dinlenebilir. Bu nedenle, sözlü
sınavların bireysel olarak uygulanması
Sınav bireysel olarak uygulandığı
zaman bir sınıf kalabalığındaki gruplarda bile,
uygulama çok zaman alır. - Sınav bireysel olarak uygulandığından ve sınavı
tamamlamış bireylerle henüz sınava alınmamış
bireyleri birbirinden ayrı tutmak zor olduğundan
her bireye ayrı sorular sorma zorunluluğu doğar. - Sorular, genellikle sözlü sorulur. Böyle olunca
cevaplayıcının soruları tekrar gözden geçirme
imkanı kalmaz. Gerçekte bu sınav türünün
esasında soruların yazılı verilmesini
engelleyecek bir neden yoktur. Fakat soruların
sözlü sorulması gelenekselleşmiştir. - Cevaplama çoğu zaman üzerinde iyice
düşünülüp tasarlanmadan yapılır. Bunun nedeni,
sınavın cevaplayıcı ile sınavı yapan kişilerin yüz
yüze karşılıklı konuşmalarına olanak veren bir
yapıda yapılmasıdır. istenirse, sözlü sınavlarda
da cevaplayıcılara düşünme zamanı, hatta
cevaplarını tasarlayabilmeleri için kağıt bile - Cevaplar kaydedilmediği için puanlama ya
cevaplar dinlenirken yada cevaplama
tamamlandıktan sonra yapılır. Bu durum sözlü
sınavlarda puanlamanın sadece genel izlenimle
yapılmasına yol açmıştır. Böyle yapıldığı için
puanların güvenilirliği genellikle çok düşük olur.
ölçme^ ve Değerlendirme
155
Sözü Sınavların Kullanılacağı Durumlar
Sözü sınavların kullanılmasını savunanlar aşağıdaki nedenleri belirtirler. Bunlar başka bir deyişle sözlü sınavların yararları veya üstünlükleri de denebilir.
A.
Sözlü sınavlar, Ingilizce, Türkçe gibi sözlü ifade becerisini geliştirmeyi ve ölçmeyi amaçlayan derslerde kullanılabilir.
| B. |
Sözlü sınav öğretmen ile öğrenci arasında karşılıklı etkileşim içinde olur. öğrenciyi sınav heyecanı ve korkusundan kurtarmak kolay olur.
| C. |
Sözlü sınavda ayırtman, bir cevabın açıklanmasını, genişletilmesini, cevapta ileri sürülen bir düşüncenin gerçeklerle savunulmasını isteyebilir. Daha tam bir cevap almış olur.
- Yazılı sınavlarda görüien kopya, cevabı
gereksiz şişirme ve başka yana çekme
olayları sözlü sınavlarda kolayca önlenebilir. - Sözlü sınav öğretmen ve öğrenci arasında
karşılıklı etkileşim yarattığı için sınav
tecrübeleriyle öğrenmeye daha fazla imkan
verir. - Sözfü sınav sırasında öğrencinin yazılı
smavlarda ölçülemeyen genel görünüş,
sözlü ifade yeteneği, konuşma etkililiği vb.
gibi kişisel nitelikleri de gözlenip ölçülebilir.
Sonuç olarak;
- Uygulaması çok zaman alır
- Farklı soruların hazırlanması gerekmektedir
- Her sorunun güçlük düzeyi farklı olabilir
- Öğretmenin yaklaşımından, soruların güçlük
düzeyinden ve sınavın yapıldığı ortamdan
(öğrencilerin huzurunda) kaynaklanan
nedenlerden dolayı psikolojik faktörler yeterli
olabilir - Puanlama güvenirliği düşüktür.
- öğrencilerin kişilik özellikleri puanı etkiler
- Sözlü ifade yeteneği, etkili konuşabilme gibi
özellikler öğretmeni etkileyebilir. - Puanlara hata karıştığı için geçerlik ve
güvenirliği düşüktür.
KISA CEVAP GEREKTİREN (BOŞLUK DOLDURMALI) TESTLER
Cevaplayıcının bir kelime, bir sayı, bir ibare veya en çok bir cümle ile cevaplayabileceği maddelerden meydana gelmiş test tipine kısa cevaplı test denir.
Bu tür testlerle bilgi, kavrama düzeyindeki davranışlar ölçülebilir.
Bu test çeşidi ayrıntılı cevap veya kompozisyon gerektiren yazılı yoklamalardan cevapların kısalığı ile, seçme veya sınıflama gerektiren testlerden ise, cevapların verilenler arasından seçilmeyip cevaplayıcı tarafından bulunması ve yazılması özelliği ile ayrılır.
Kısa cevaplı test maddeleri yapı bakımından şöyle gruplanır;
- Soru yapısından madde,
- Eksik cümle yapısında madde,
Soru yapısına örnek; Bir ölçme aracının, ölçmek
istediğimiz özelliği başka özelliklerle karıştırılmadan
ölçülmesine ne denir?………………….
Eksik cümle yapısına örnek; Bir ölçme aracının
tesadüfi hatalardan arınık derecesi o aracın
…………………. ile ilgilidir.
Kısa cevap Gerektiren Testlerin Özellikleri
- Cevaplayıcı, cevapları düşünüp bulmak ve
yazmak zorundadır. Bu yapıdaki test maddeleri
cevapîayıcınm sorulan bilgiyi hatırlama veya
bulma yeteneğini yoklar. - Cevaplayıcı, istediği cevabı verme
bağımsızlığına sahiptir. Bu özelliği ile kısa cevap
gerektiren testler, yazılı yoklamalara yaklaşır.
Kısa olmakla birlikte her cevap, nihayet,
cevaplayıcının düşünebileceği ve doğru bildiği
cevaptır. - Cevaplar kısadır. Bu özelîiği ile seçmeli testlere
yaklaşır. Cevabı kompoze etme külfeti hemen
hemen önemsiz dereceye iner. - Puanlama işlemi nispeten kolaydır. Puanlama
objektifliği yüksektir. - Kısa cevap gerektiren testlerin hazırlanması,
diğer yapılardaki testlere göre daha kolaydır.
156
Ölçme ve Değerlendirme
Testin Düzenlenmesi
Testin başında bir yönerge bulunması zorunludur. Yönergede; cevaplama süresi, cevaplama sırasında öğrencilerin sorularının cevaplandırılmayacağı, puanlama yöntemi gibi genel açıklamaların yanında, cevaplamanın nasıl yapılacağı, cevapların kaydedileceği de belirtilmelidir.
Her testte maddeler kullanışlı, bir sayfa düzeninde verilmelidir. Bu düzenlemede, okuma ve algılama kolaylığı, cevapları kaydetme kolaylığı, puanlama kolaylığı, okuma ve çoğaltmada ekonomi gibi ölçütler dikkate alınır.
Doğru-Yanlış Testlerinin Özellikleri
- Hazırlanması ve cevaplanması kolaydır
- Puanlaması kolay ve objektiftir
- Şans başarısı yüksektir. Bu oran % 50 ‘dir.
Doğru-Yanlış Testlerinde şans başarısını ortadan kaldırmada üç yol bulunur;
- Cümle yanlış ise yanlış kısımların altını
çizdirmek - Cümle yanlış ise yanlış kısımlarını çizerek
doğruyu yazmalarını istemek - Düzeltme formülünü kullanarak (bir yanlış
cevap, bir doğruyu götürür)
Puanlama
önce bir puanlama anahtarı hazırlanmalıdır. Anahtar, her maddeye verilmesi beklenen doğru cevaba bir puan verilmesi yeterlidir. Her doğru cevaba bir puan verilmesi yeterlidir. Soruların güçlük derecesi farklı ise maddelere ayrı puan verilebilir.
Beklenen cevaptan çok farklı veya yanlış bir cevaba negatif puan verilmesini savunanlar da vardır. Fakat yanlış bilginin diğer doğru bilgileri yok etmesi akla yakın değildir.
Doğru-Yanlış Maddelerinin Yazılmasında Dikkat Edilecek Noktalar
- Her maddede sadece bir ana fıkir bulunmalıdır.
- Her madde kesinlikle doğru yada kesinlikle
yanlış olmahdır. - Bir maddenin yanlışhğı, önemsiz veya aldatıcı
bir noktada olmamalıdır. - Her madde kısa ve açık yazıîmalıdır. Madde,
gereksiz ayrmtılarla şişirilmemeli, açıklığr
kaydedilmeden mümkün olduğu kadar kısa
yazılmalıdır.
DOĞRU-YANLIŞ TESTLERİ
Bazıları yanlış bazıları doğru önermeler şeklinde verilen maddelerden oluşur. Cevaplayıcıdan her maddeyi okuması, madde kapsamındaki fikre göre onu ya doğru yada yanlış olarak sınıflaması istenir. ilkelerin ve genellemelerin yoklanması ve belli bir konuda seçme yapılması istenildiğinde kullanılabilir.
örnek; Aşağıdaki cümlelerden doğru olanların başına “D”, yanlış olanların başına ise “Y” koyunuz.
( ) Bir dik üçgenin alanı dik kenar uzunlukları çarpımının yarısına eşittir.
( ) Bir eşkenar dörtgenin alanı, köşegenlerinin çarpımına eşittir.
Bu yapıdaki testler, eğitimde testlerin kullanılmaya başladığı yıllarda çok tutuluyordu. Sonraları teknik özellikleri daha üstün maddelerin bulunmasıyla, doğru-yanlış testleri daha seyrek kullanılıroldu.
ÇOKTAN SEÇMELİ TESTLER
Çoktan seçmeli Testler: Sorulan bir testin cevabını verilen cevaplar arasından seçtiren maddelerden oluşan testlere denir.
- Bilgi, kavrama, uygulama, analiz ve kısmen de
olsa değerlendirme düzeyindeki davranışlan
ölçmede etkilidir. - Yapılacak sınavın sonuçları öğrenci için çok
önemli kararları gerektiriyorsa kullanılır. (bunun
nedeni geçerliğin, güvenirliğin ve puanlama
güvenirliğinin yüksek olmasıdır) - Sınavla geniş öğrenme konuları ölçmek
isteniyorsa kullanılır. Yani çok sayıda soru
sorularak kapsam geçerliği sağlanır.
ölçme ve Değerlendirme
157
Çoktan seçmeli testlerin özelliklerî:
- Doğru cevap verilerek bulunması istenmektedir.
- Çok sayıda soru kullanılarak ve farklı hedef
alanlarına ilişkin ölçme yapılabilir. - Geçerliği ve güvenirliği en yüksek sınav türüdür.
- Hazırlanması uzun zaman alır, puanlaması az
zaman alır. - Hazırlanması ve test maddelerinin ifadesi
uzmanlık gerektirir. - Şans başarısı vardır. Konuyu hiç bilmeyen
öğrenci sırf şansla cevabı bulabilir. Bu durumda
şans faktörünü ortadan kaldırmak için düzeltme
formülü kullanılır. Düzeltme formülünün
uygulanması için geçerli olan kural şudur;
“Seçenek sayısı -1 yanlış bir doğruyu götürür”
- Seçenekler öğrenci seviyesine uygun olarak
- İlköğretim 1.2.3.4. smıflar için 3 seçenek,
6.7.8. smıflar için 4 seçenek, daha üst
seviyeleri için 5 seçenekli sorular kullanılır. - Elde edilen puanlar üzerinde istatistiki işlemler
ve madde analizi yapılabilir.
Bir çoktan seçmeli test maddesi aşağıdaki bölümlerden oluşur;
- Test formu
- Madde takımı
- Test maddesi
- Madde kökü
- Seçenekler
- Çeldiriciler
- Doğru cevap
Test Maddesi: Bir testte, bağımsız olarak kendi başına puanlanabilen en küçük birimdir.
Madde Kökü: Madde ile ne sorulduğunu ifade veya ima eden ve sorunun çözümü için gerekli bilgileri veren kısımdır.
Seçenekler (Şıklar): Madde kökündeki soruya olası doğru cevap olarak verilen ifadelerdir.
Doğru Cevap: Madde yazarını doğru cevap olarak belirttiği seçenektir.
Test Formu: Bir test maddesinin cevaplama yönergesi de dahil olmak üzere, yazıldığı zaman aldığı şekildir.
Çeldiriciler: Bir maddenin doğru yada en doğru en doğru cevabı dışında kalan seçeneklere denir. Diğer bir deyişle anahtara göre yanlış seçeneklerdir.
Madde Takımı: Bir paragraf, bir şekil, tablo, grafık gibi ortak bir materyal üzerinde temellenmiş olan iki yada daha çok maddedir.
Seçmeli Testlerin Başlıca Çeşitleri
Seçmeli testlerde kullanılan maddelerin, yapı bakımından birbirinden farklı bir çok çeşidi vardır. Bu bölümde madde yapısının belirgin özelliklerini esas alan bir sınıflamaya gidilmiştir. Böylece doğru cevaba, madde köküne ve maddelerin gruplanışına göre meydana getirilen üç sınıf aşağıda tartışılmaktadır. Bunları şöyle gruplandırabiliriz.
Çoktan seçmeli Test Maddelerinin Başlıca Çeşitleri
1) Doğru Cevaba Göre Sınıflama
- Doğru cevabı kesin ve biricik olan maddeler,
- Anahtarlanmış, cevabı en doğru olan
maddeler, - Anahtarlanmış, cevapları birden fazla olan
maddeler, - Bileşik cevap gerektiren maddeler,
- Doğru cevabı gizli maddeler.
2) Madde Köküne Göre Smıflama
- Kökü soru kipinde olan maddeler,
- Kökü eksik cümle olan maddeler,
- Kökü olumsuz maddeler
3) Maddelerin gruplanışına göre sınıflama
- Ortak köklü maddeler,
- Ortak seçenekü maddeler.
EŞLEŞTİRMELİ TESTLERİ
Test maddeleri iki sütun halinde sıralanır. Sol tarafta ifadeler, sağ tarafta cevaplar bulunur. Öğrenci, ifadelerle cevapları eşleştirmelidir.
158
Ölçme ve Değerlendirme
Ifadelerin başına cevaplardaki harfleri getirerek veya bazen çizgilerle birleştirerek de yapılmaktadır.
İfadeler biraz uzun cümlelerle yazılabilir, ama cevaplar kısa olmalıdır.
Cevaplar ifadelerden biraz fazla olmalıdır, yoksa sondaki cevaplar kendiliğinden ortaya çıkar.
Eşleştirmeli soru mümkün olduğunca aynı konuda sorulardan oluşmalıdır.
Madde kökleri ile seçeneklerinin uzunlukları ve anlatım biçimleri benzer olmalıdır.
Seçenekler, belli bir sıraya veya düzene göre verilmelidir.
özellikteki gruba uygulanır. Süre, anlaşılırlık gibi noktalara dikkat edilir.
- Deneme uygulaması, madde analizi ve madde
seçimi. Deneme uygulamasından sonra herhengi
bir soruya verilen doğru ya da yanlış cevaplar ile
boş bırakılma durumuna göre testin madde
istatistikleri yapılır. Madde analizi sonuçlarına
uygun olan sorular belirlenir. Gerekli düzeltmeier
yapılır. Zayıf maddeler çıkartılır. - Teste son şeklinin verilmesi
İŞ-PERFORMANS TESTLERİ
Özellikle psiko-motor düzeyindeki hedeflerin (becerileri) ölçülmesinde kullanılan bir test türüdür.
öğrencilerin ürün ya da performans ortaya koyabilme güçleri, değişik formatlara göre geliştirilen bu tür testlerle ölçülebilir.
İş-performans testleri üç bölümden oluşur
- işin (becerinin) yapılmasında izlenen yol
- işin (becerinin) yapılma hızı
- İşin (becerinin) kalitesi
BİR ÖLÇME ARACININ GELİŞTİRİLME AŞAMALARI
- Testin amacının belirlenmesi
- Testte ölçülecek niteliklerin (hedeflerin)
Belirtke tablosu yardımıyla yapılır. - Belirtke tablosunun hazırlanması
- Maddelerin (soruların) belirlenmesi ve yazımı
(soru tipi, güçlüğü). - Maddelerin (soruların) gözden geçirilmesi
(redaksiyon). - Model testin (deneme formunun) hazırlanması.
Çok sayıda soru yer alır. Deneme sonunda
çalışmayan sorular elenerek asıl test ortaya
çıkar. Pilot uygulama (deneme uygulaması)
Sınavın uygulanacağı gerçek gruba benzer
ölçme ve Değerlendirme
159
KPSS SINAVLARINDA ÇIKMIŞ SORULAR
2001 KMS SINAVINDA ÇIKAN SORULAR
- Aşağıdaki testlerden hangisinin temel amacı, dersteki öğretme eksikliklerini belirleyerek bunların giderilmesine olanak sağlamaktadır?
- Tanıma ve yerleştirme testleri
- Kişilik testleri
- Zeka testleri
- izleme testleri
- E) Başarı testleri
- Sınav planının ilk aşamasında aşağıdakilerden hangisi belirlenir?
- Soru türü
- Sınav kapsamı
- Soru yazma
- Sınavın amacı
- E) öğrenme hedefleri
- Aşağıdakilerden hangisi , testin güvenirliğini artırıcı bir etkendir?
- Soruların güçlük düzeyinin yüksek olması
- Cevaplama süresinin kısa olması
- Sorularda yoruma açık ifadeler kullanılması
- Puanların bir puanlayıcıdan diğerine değişmesi
- E) Soruların bilen ve bilmeyeni ayırıcı nitelikte
olması - Bir öğretmen sınav sorularına verilen yanıtları dört beş gün arayla iki kez puanlamış; bu iki puanlamadan elde ettiği sonuçları karşılaştırarak aralarındaki tutarlılığa bakmıştır.
Öğretmen bu çabasıyla aşağıdakilerden hangisini belirlemeye çalışmaktadır?
- Puanlama güvenirliğini
- Soruların doğruluğunu
- Soruların güçlük derecesini
- Puanlama anahtarının tutarlılığını
- E) Sınavın geçerliliğini
- Bir okulda aynı dersi veren iki öğretmenin, aynı konularda yaptıkları sınavlardaki soru sayıları ve yanıtları planlama biçimleri şöyledir:
- öğretmen: 20 soru sormuş ve her soruya 5
puan vermiştir. - öğretmen: 50 soru sormuş ve her soruya 1
puan vermiştir.
“İkinci öğretmenin elde ettiği puanların
güvenirliği daha yüksektir” diyen bir kişi bu
iddiasını aşağıdakilerden hangisiyle
desteklenebilir?
- Testteki soru sayısı arttıkça test puanlarının
güvenirliği artar - Puanlamanın nesnelliği ölçme sonuçlarına
karşılaşabilecek hatayı azaltır. - Bir sınavdaki yanıtların nasıl puanlanacağı,
kullanılan soru tipine göre değişir - Bir ölçme aracının güvenirliği araçta yer alan
soruların güçlüğünden etkilenir - E) öznel puanlama yöntemleri puanların
güvenirliğini düşürür
| geçerliliğini |
- Aşağıdakilerden hangisi sınavın artırıcı etkenlerden biri değildir?
- Yanıtların puanlamasında yanlış davranılması
- Sınav sorularının güçlük indeksi
- Soruların tek bir üniteden hazırlaması
- Çeldiricilerin uzun cümlelerden oluşması
- E) Sınavda her hedef-davranışla ilgili sorular
sorulması - Bir matematik öğretmeni derste problem çözme
becerilerine yönelik etkinliklere ağrılık verdiği halde uyguladığı sınavı daha çok dört işlem yapabilme becerisini ölçen sorulardan oluşmuştur.
Öğretmen bu yaklaşımıyla aşağıdakilerden hangisini tehlikeye atmıştır?
- Puanlayıcı güvenirliğini
- Testin objektifliğini
- Sınavın kullanışlılığını
- Testin kapsam geçerliliğini
- E) Soruların ayırt etme gücünü
160
Ölçme ve Değerlendirme
- Bir Türkçe öğretmeni öğrencilerin yazı yazarken yazım kurallarına ne derece uyduklarını saptamak istemektedir.
Öğretmenin, bu amaçla yapacağı sınavda aşağıdaki soru tiplerinin hangisinden yararlanması en uygun olur?
|
Tamamlama Doğru-yanlış Yazılı yoklama Çoktan seçmeli Kısa-cevap
- Bir öğretmen çoktan seçmeli bir test için soru yazarken; öğrencilerin sıklıkla düştükleri hataları çeldirici olarak kullanmaktadır.
Bu durum, öğretmene en çok hangi konuda yardımcı olur?
- Testin kullanışlığını artırmak
- Puanların güvenirliğini yükseltmek
- Sorunun anlaşılmasını kolaylaştırmak
- Puanlamayı kolaylaştırmak
- E) Yanlış öğrenmeleri belirlemek
31-32-33. soruları aşağıdaki tabloya göre cevaplayınız.
- Boşluk doldurmalı sınav türünün kullanılmasının en önemli sakıncası aşağıdakilerden hangisidir?
- öğrencilerin hatırlama düzeyinde öğrenmelerle
yetiştirmeye yöneltmesi - Öğrencilerin öğrenme güdülerini zayıflatması
- Puanlamadan kaynaklanabilecek hataları
artırması - Sınavın kapsam geçerliliğini düşürmesi
- E) Sınavların tahminle cevaplandırılma olasılığını
artırması
Bir sınıftaki öğrencilerin beş farklı testteki yanıtları 80 üzerinden puanlanmış ve bu puanlardan aşağıdaki tabloda gösterilen istatistikler hesaplanmıştır.
| Testler | Aritmetik Ortalama | Mod | Ortanca | Standart Kayma |
| 65 | 75 | 70 | 7 |
| II.Test | 35 | 55 | 40 | 6 |
| III.Test | 40 | 40 | 40 | 8 |
| IV.Test | 40 | 25 | 30 | 9 |
| V.Test | 60 | 40 | 45 | 16 |
- Bu bilgilere göre hangi testten elde edilen puanların dağılımı simetriktir?
A)
- B) II
C)
D)IV
E)V
- Yapılan bir sınavda yüksek puan alanların, iyi öğrenmeden çok, iyi ezberleyenler olduğunu belirten bir kişinin aşağıdakilerden hangisi kanıtlaması bu görüş için güçlü bir destek oluşturur?
- öğretimin, öğrenci merkezli değil; öğretmen
merkezli olduğunu - Sınavlarda daha çok hatırlama düzeyinde
sorular sorulduğunu - Eğitimde başarıya ilişkin kararlann çoktan
seçmeli testlere dayandırıldığını - öğrenci noktalarının öğretmenin kanılarından
etkilendiğini - E) Ders konularının öğrenci düzeyinin üzerinde
olduğunu
- En yüksek ve en düşük ortalama öğrenme düzeyleri hangi testlerde olmuştur?
| En Yüksek | En Düşük | |
| A) |
| |
| B) |
| |
| C) | II.Test | V.Test |
| D) | III.Test | IV.Test |
| E) | V.Test | II.Test |
- Öğrenciler arasındaki farklılaşma en çok hangi testtedir?
| E)V |
| C) |
| B) |
D)IV
Ölçme ve Değerlendirme
161
2002 KPSS SINAVINDA ÇIKAN SORULAR
- Aşağıdaki durumların hangisi bir ölçme işlemidir?
- Bir sınavda başarılı sayılabilmek için gerekli
olan en küçük puanının belirlenmesi - Bir yazılı yoklamadaki cevaplar için puanlama
anahtarının hazırlanması - Sözlü yoklamada bir öğrencinin verdiği
cevapların doğruluk derecesinin bir puanla
belirtilmesi - Sınıfın bir sınavdaki başarı ortalamasının
bulunması - E) Öğrencinin bir dersten başarılı sayılıp
sayılmayacağına karar verilmesi
- Aşağıdakilerden hangisi birden fazla ölçme sonucuna bakılarak yapılacak bir de-ğerlendirmede. kararın doğruluğunu artırıcı tedbirler arasında yer almaz?
| nitelikli bir ölçütten |
- A) Amaca uygun yararlanılması
- Niteliksel gözlem sonuçlarına daha büyük bir
ağırlık verilmesi - Ağırlıklandırmada, araçların güvenirliğin dikkate
alınması - Ağırlıklandırmada. araçların geçerliğinin dikkate
alınması - E) Karar vermede kullanılacak ölçülün eldeki
ölçme sonuçları cinsinden ifade edilmesi
- Aşağıdaki özeliklerden hangisi dolaylı yoldan ölçülebilir?
- Boy uzunluğu
- Akademik başarı
- Kitap sayısı
- Devam edilen ders sayısı
- E) Arkadaş sayısı
- Seçme sınavı testinin kullanılması aşağıdakilerden hangisinde zorunludur?
- Bir programda hedeflerin ne kadarına
ulaşıldığının belirlenmesi - Öğrencilerin bir konudaki güçlü ve zayıf
yönlerinin ortaya çıkarılması - Sıklıkla karşılaşılan yanlış öğrenmelerin
belirlenmesi - Ingilizcisi en ileri düzeyde olan üç kişinin
belirlenmesi - E) Bir ünite işlendikten sonra, hedeflere ulaşılma
derecesinin belirlenmesi
- Öğrencilerin kompozisyon yazma becerilerini ölçmeyi amaçlayan bir öğretmenin aşağıdaki sınav türlerinden hangisini seçmesi en uygun olur?
- D-Ytestleri
- Çoktan seçmeli testler
- Yazılı yoklama
- Eşleştirmeli testler
- E) Kısa cevaplı testler
- Aşağıda verilenlerden hangisi ders dışı etkinliklerin hedefîeriyle doğrudan ilgili değildir?
- Bu etkinlikler, öğrencilerin ve çevrenin belirli
gereksinimlerini karşılar nitelikte olmalıdır - Bu etkinliklere ilgi duyan öğrenciler katılmalıdır
- Bu etkinlikler, ders saatleri dışında kalan
sürelerde düzenlenmelidir - Bu etkinlikler, okulun ve çevrenin bütün
olanaklarından yararlanılarak yapılmalıdır - E) Bu etkinlikler, öğretici nitelikte olmalıdır
162
ölçmeve Değerlendirme
- Aşağıda verilen üç amaç için hangi değer-lendirme türleri kullanılmalıdır?
- öğrencilerin birbirlerine göre başarı düzeylerini
belirlemeyerek ileri ve geri öğrencileri için ek
önlemler alma - Ders süresince öğrencilerin öğrenme
eksikliklerini belirleyerek bunlan tamamlayıcı
etkinliklerle giderme
- Dönem sonunda öğrencilerin bu dersten
alacakları notu belirlerken sınıf ortalamasını
dikkate alma
|
| A) | Bağıl | Mutlak | Bağıl |
| B) | Mutlak | Mutlak | Bağıl |
| C) | Bağıl | Mutlak | Mutlak |
| D) | Mutlak | Bağıl | Bağıl |
| E) | Bağıl | Bağıl | Mutlak |
- Yapılan bir sınavdan öğrencilerin aldıkları puanlara ilişkin değişkenliğin az olduğu görülmüştür. Bu durum için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
- Öğrencilerin testle ölçülen özellik bakımından
birbirlerine benzer olduğunu - Test puanları ranjının (en büyük ve en küçük
puan arasındaki farkın) büyük olduğunu - Test için verilen cevaplama süresinin yeterli
olduğunu - Test puanlarının “normal dağılım”a benzer bir
dağılım gösterdiğini - E) öğrencilerin testle başarılı olduklarını
- Aşağıdaki öğrenci sayıların verilen beş ayrı sınıfa 100 soruluk bir test uygulanmış ve öğrencilerin testten aldıkları puanların dağılımına ilişkin grafikler, aritmetik ortalamaları ve standart sapmaları aşagıda gösterilmiştir?
| X = 60 s = 6 |
| X = 60 |
- Bir öğrencinin özgün bir öykü yazması, aşağıdaki davranış düzeylerinin hangisine ulaştığını gösterir?
- A) Kavrama
- B) Uygulama
- C) Analiz
- D) Sentez
- E) E) Değerlendirme
| 1 | \ | / | rv | \ | |
| /1 | X | ||||
| X | = 60 | Y | = 80 | = 40 | |
| s | = 7 | s | = 9 | s = | = 15 |
D)IV
E)V
- Duyuşsal alan hedefleri içerisinde yer alan davranış aşağıdakilerden hangisidir?
- Fen bilgisine yönelik tutum
- Bir müzik aleti çalma
- Toplama işlemi beceresi
- Bilgisayarda “kelime işlem” programını
kullanma - E) Topluluk karşısında konuşma
- Aşağıdaki ifadelerden hangisi ölçme aracı veya yönteminin objektif olduğunu gösterir?
- Testin puanlanmasında bağımsız puanlayıcılar
kullanıldığında aynı sonuca ulaşılması - Testin bilen öğrenciler ile bilmeyen öğrencileri
ayırabilmesi - Testi oluşturan maddelerin açık ve anlaşılır
yazılması - Sınav ortamının öğrencileri olumsuz
etkilemeyecek şekilde düzenlemesi - E) Testin puanlaması için ayrılacak sürenin çok
uzun olmaması
ölçme ve Değerlendirme
163
- Aşağıdakilerden hangisi “anlatım becerisi”ni ölçen bir yazılı sınavdan elde edilen puanların güvenirliğini ve geçerliğini artırmaz?
- Objektif tipte olmayan sorular için ayrıntılı
puanlama anahtarının hazırlanması - Öğrencinin sadece cevaplarının değil, aynı
zamanda sınıftaki genel durumunun da dikkate
alınarak puan verilmesi - Sınav kağıtlarının birden fazla puanlayıcı
tarafından puanlanarak puanlann ortalamasının
alınması - Cevapların aynı puanlayıcı tarafından, sıraları
değiştirilerek ikinci kez puanlaması ve puanlar
arasında fark varsa bir daha puanlama
yapılması - E) Çabuk cevaplanabilen türden, çok sayıda soru
sorulması - Bir “testin güvenirliği yüksek olduğu halde
geçerliğrn düşük olması” durumunu aşağı-
dakilerden hangisi açıklar? - Testin hazırlanması güç ve zaman alıcı olduğu
halde puanlaması kolay olmaktadır - Soru sayısı ve soruların güçlük düzeyi uygun
olduğu halde programdaki tüm konuları
kapsamamaktadır - Test programındaki konuların tümünü
kapsadığı halde bilen öğrenciyle bilmeyeni
ayıramamaktadır - Test puanlarının kararlılığı yüksek olmasına
rağmen, sınav sırasında kopya çekilmesi
engellenememiştir - E) Testteki maddelerin güçlük derecesi yüksek
olmasına rağmen puanlamaya hata
karışmam.aktadır
2003 KPSS SINAVINDA ÇIKAN SORULAR
- Sınıflama ölçeğinden elde edilen veriler için en
uygun istatistik aşağıdakilerden hangisidir? - Ortanca
- Ortalama
- Yüzdelikler
- Mod
- E) Korelasyon hesaplamaları
- Aşağıdakilerden hangisinde bağılı değer-lendirme yapılmıştır?
- 60 soruluk bir sınavda 35 soruyu doğru
cevaplayan öğrencileri başarılı saymak - Ünite için belirlenen davranışların % 70 ‘ine
sahip olanları bir sonraki programa kabul etmek - Yabancı dil yeterlik sınavından 30 ile 40 puan
aralığında puan alanları C kuruna kabul etmek - Sınıf ortalamasının üstünde puan alan
öğrencileri başarılı saymak - E) Final sınavında 65 puanın altında kalan
öğrencileri başarısız saymak - I. 3En başarılı 5 öğrenciye ödül verilmesi
- Ayşe ÖSS’den 150 puan aldı
- Masanın uzunluğu 90 cm’dir.
- 100 metreyi 10 saniyenin altında koşanlar
finale kaldı.
Yukarıdakilerden hangisi ya da hangilerinde değerlendirme yapılmıştır?
|
335.Aşağıda test planının basamakları sırası ile verilmektedir.
- Sınavın amacının belirlenmesi
2……………………………….. - Belirtke tablosunun hazırlanması
- Kullanılacak soru türlerinin belirlenmesi
5
6.Sorulann test düzenine konulması
Boş bırakılan 2. ve 5. basamakları verilenler arasından seçiniz.
- Test yönergesinin hazırlanması
5. Cevaplama süresinin saptanması - ölçülecek davranışlann belirlenmesi
5. Soruların yazılması - Soruların yazılması
- Puanlama kuralının belirlenmesi
- D) Cevaplamanın nasıl yapılacağının
belirlenmesi - Soru düzeltme çalışmalarının yapılması
- E) Ölçülecek davranışların belirlenmesi
- Cevaplamanın nasıl yapılacağının belirlenmesi
164
Ölçme ve Değerlendirme
- Doğru-Yanlış seçme gerektiren soru türünün kullanılmasının en önemli sakıncası aşağıdakilerden hangisidir?
- Öğrencileri ezbere yöneltmesi
- Cevabın kişiye göre değişmesi’
- Şans başarısının çok yüksek olması
- Sadece hatırlama davranışı gerektirmesi
- E) Hazırlanmasının zor olması
- Doğru-Yanlış testleri yerine çoktan seçmeli testteri tercih eden bir öğretmenin en önemli gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?
- Soru sayısını azaltmak
- Şansla doğru cevabı bulma olasılığını azaltmak
- Puanlama güvenirliğini artırmak
- Daha ekonomik bir test formu oluşturmak
- E) Testin uygulanma süresini azaltmak
- İzleme testleri kullanılmasının sağladığı en önemlî avantaj aşağıdakilerden hangisidir?
- Öğrencilerin derse karşı ilgilerini diri tutmak
- Öğrenme eksiklerini belirlemek için bilgi
sağlamak - öğrencilere sınav deneyimi kazandırmak
- öğrencilerde sürekli kontrol edildikleri
duygusunu yaratmak - E) Öğrenme düzeyi açısından bireysel farkhlıkları
belirlemek
- Bir öğretmenin cevap kağıtlarını aynı dersi veren diğer öğretmenlere de puanlattırmasının gerekçesi aşağıdakilerden hangisi olabilir?
- Değerlendirme için ölçüt belirleme
- lyi bir cevap anahtarı oluşturma
- Puanlama güvenirliğini artırma «-
- Puanların geçerliğini sağlama
- E) Puanlamayı kolaylaştırma
- I. Biçimlendirme – yetiştirme
- Tanıma – yerleştirme
- Değer biçme
Bir öğretim programının başında, uygulama aşamasında ve sonunda yukarıda verilen değerlendirme türleri için aşağıdaki sıralamalardan hangisi doğrudur?
- I, II, III
- II, I, III
- III, II, I
- II, III, I
- E) I, III, II
- l.öğretmenin her öğrencinin puanına 5 puan faziadan eklemesi
- Başlangıç noktası 1 olan 30 cm lik bir cetvel ile 3 metrelik bir uzunluğu n ölçülmesi
III. Her defasında 2 kg eksik ölçüm yapan bir baskül ile öğrencilerin ağırlıklarının beürlenmesi
Yukarıda verilen ölçme işlemlerinin hangisi ya da hangilerinde sistematik hata yapılmaktadır?
- I ve II
- Yalnız II
- II ve III
- Yalnız III
- E) I ve III
| geçerliğini |
- Aşağıdakilerden hangisi test düşüren faktörlerden biri değildir?
- Testteki maddelerin ayırt edici oiması
- Soruların güçlük düzeyleri
- Sınav süresinin yetersizliği
- Aynı soruların sınavdan önce çözülmüş olması
- E) Kopya yapılmış olması
- “Test puanının yüksek olması kazandırılmak istenilen bilgi ve beceriler açısından bireyin ileri düzeyde olduğunu gösterir.”
Bu varsayımı kanıtlamaya yönelik çalışmatar testin hangi niteliği hakkında bilgi sağlar?
- Kullanışlılığı
- Güvenirliği
- Geçerliği
- Objektifliği
- E) Tutarlılığı
ölçme ve Değerlendirme
165
KAVRAMLAR
|
Her puanın aritmetik ortalamadan sapması-nın karelerinin topla-mının puan sayısına oranı
- Büyüklük sırasına konulmuş puanlardan
Sapma tam ortadaki fark
- Dağılımının maksimum ve minimum değerleri
arasındaki fark
- Dağılımda frekansı en çok olan değer
| A) |
| D) |
Yukarıda verilen tanımlar ile istatistiksel kavramlar arasında bir eşleme yapıldığında doğru eşlemenin yapıldığı seçenek aşağıdakilerden hangisidir?
| I=E | B) | I=A |
|
| II=F | II=D | II=E | |
| III=B | III=E | III=C | |
| IV=A | IV=B | IV=B | |
| I=C | E) | I=F | |
| II=E | M=B | ||
| III=A | III=C | ||
| IV=D | IV=D |
345, 346, 347. SORULARı AŞAĞIDAKi BiLGiLERE GÖRE CEVAPLAYINIZ
- 4. madde için aşağıda verilenlerin hangisi en doğru seçenektir?
- Kolay ve ayırt edici bir maddedir.
- Genel olarak orta güçlükte bir maddedir.
- Başarısız öğrencilerin doğru cevapladığı bir
- Zor ve ayırt edici bir maddedir.
- E) Başarılı öğrencilerin doğru cevaplayamadığı bir
- Aşağıdakilerden hangisi eğitim sürecinde portfolyo kullanmamn yararlarından biri değildir?
- Öğrencilerin zaman içerisindeki gelişimlerinin
birkaydını sağlar. - Öğrencilerin kendi öğrenmelerini
değerlendirmelerine olanak tanır. - Özgün olarak öğrencilerin yetenek ve
başanlannı yansıtır. - Öğrencilerin bilgi ve becerilerini birleştirmesinin
bir göstergesidir. - E) Öğrencilerin somut ve tek tip hedeflere
ulaşmasını sağlar.
| Madde No | Madde Güçlüğü Pj | Madde Ayırıcılığı |
| 1 | 0,56 | 0,33 |
| 2 | 0,47 | 0,55 |
| 3 | 0,32 | -0,18 |
| 4 | 0,27 | 0,62 |
| 5 | 0,85 | 0,50 |
- Yukarıdaki maddelerden hangisi kolay ve ayırt edici nitelikte bir sorudur?
- A) 1 B) 2 C) 3 D) 4 E) 5
- Yukarıdaki maddelerden hangisinin mutlaka testten çıkarılması gerekir?
- A) 1 B) 2 C) 3 D) 4 E) 5
2004 KPSS SINAVINDA ÇIKAN SORULAR
- I. Elif “pekiyi’ ile sınıfını geçti,
- Başak, sınavdan 10 üzerinden 7 puan aldı.
- Ekrem sınavda en yüksek puanı aldı.
- Didem 185’in üzerinde puan aldığı için sınavı
kazandı.
ifadeleri, “ölçme” ve “değerlendirme” kavramlarını örneklendirme bakımından, aşağıdakilerin hangisinde doğru olarak gruplanmıştr?
Ûlçme
| A)l, III B) I, II C)ll, III D) II, IV |
Değerlendirme II,IV III, IV
I, III, IV
166
Ölçme ve Değerlendirme
- Bir ölçme işleminde elde edilen ölçülerden biri 80, diğeri 40’tır.
Bu ölçülerden 80 ile ifade edilen büyüklük gerçekten de 40 ile ifade edilenin iki katı ise bu ölçme işleminde aşağıdaki ölçek türlerinden hangisi kullanılmış olabilir?
- Sınıflama türü
- Sıralama türü
- Adlandırma
- Eşit aralıklı tür
- E) Eşit oranlı tür
- VE 48. SORULARI AŞAĞIDAKİ BİLGİLERE GÖRE CEVAPLAYINIZ
- Bir öğretmen, Türkçe kelime bilgisini yoklayan bir test hazırlamıştır. Bu testi birkaç hafta arayla öğrencilere iki kez uygulamış ve bu iki uygulamadan elde edilen puanlar arasındaki korelasyonu 0.80 olarak hesaplamıştır.
Hesaplanan bu değer testin aşağıda verilen hangi Özelliği hakkında bilgi verir?
- KR20 güvenirliği
- Testtekrar test güvenirliği
- Kullanışhlığı
- Yapı geçerliği
- E) Kapsam geçerliği
- Bir öğrencinin başarısını değerlendirmede aşağıdakilerden hangisinin ölçüt alınması, bağıl değerlendirmeye örnek oluşturamaz?
| hedefleriyle |
| tutarlı |
- A) Programın öğrenmelerinin
- Standartlaştırılmış bir testin normlannın
- Yetenek düzeylerine dayalı beklentilerin
- öntest ve sontest puanlan arasındaki farkın
- E) Sınav puanlarının dağılımının
- Bu korelasyon değerine dayanarak aşağıdaki yorumlardan hangisi yapılabilir?
- Sınıfın yüzde 20’si başarısızdır.
- Sınıfın yüzde 20’si ortalamanın altında
puan almıştır. - Öğrenciler testten yüksek puan almışlardır.
- Test puanlarının tutarlılığı yüksektir.
- E) E Bu testte 0.80 öğrenme
- Aşağıdaki sorulardan hangisinin, bilişsel atan sınıflamasına göre diğerlerinden daha yüksek düzeydeki bir hedef davranışı ölçmeye yönelik olduğu söylenebilir?
- ATP ne demektir?
- Kök hücre çalışmaları neler getirebilir?
- Doku çeşitleri nelerdir?
- Biyoloji biliminin konulan nelerdir?
- E) Biyoloji hangi alt alanlarla ilgilenir?
- İki değişkenden birisinin değerleri artarken diğerinin düşmesi değişken arasında negatif korelasyon olduğunu gösterir.
Buna göre, aşağıdakilerin hangisinde verilen iki değişken arasında hesaplanacak korelasyon negatif olması beklenir?
- Çalışma saati başarı düzeyi
- Gelir düzeyi satın alma gücü
- İlgi olumlu tutum
- Zeka yaratıcılık
- E) Yorulma öğrenme hızı
ölçme ve Değerlendirme
167
- Aşağıda standart sapması ve güvenirlik katsayısı verilen testlerden hangisinin standart hatası en küçüktür?
- VE 54. SORULARI AŞAĞIDAKİ BİLGİLERE GÖRE CEVAPLAYINIZ
| Standart Sapma | Güvenirlik Katsavısı | |
| A) | 3 | 0,50 |
| B) | 4 | 0,60 |
| C) | 2 | 0,30 |
| D) | 3 | 0,80 |
| E) | 2 | 0,90 |
- Bir ölçme aracının yordama geçerliligini belirleyebilmek için aşağıdaki uygulamalardan hangisi yapıtmalıdır?
- Bir ölçme aracından elde edilen aritmetik
ortalamayla aynı amaçla hazırlanmış faklı
bir ölçme aracından elde edilen aritmetik
ortalama arasında anlamlı fark olup
olmadığını belirleme - Bir grubun belirli bir testten elde ettiği
puanlarla, geçeriiği daha önceden
belirlenmiş başka bir testten elde ettiği
puantar arasındaki korelasyonu hesaplama - Öğrencilerin belirli bir öğretim programı
sonundaki başarılarıyla bu öğretim
programına seçme amacıyla kullanılan ölç-
me aracından elde ettikleri puanlar
arasındaki korelasyonu hesaplamak - Aynı davranışları ölçtüğü düşünülen iki
ölçme aracını aynı gruba aynı koşullarda
uygulayıp bu uygulama sonunda elde edilen
puanlar arasındaki korelasyonu hesaplama - E) E) Bir testi, ölçülmek istenen özelliğe sahip
oluş dereceleri farklı iki gruba uygulama ve
bu uygulama sonucunda elde edilen
puanların gruplar arasındaki farkı yansıtıp
yansıtmadığın belirleme - Aşağıdaki davranışlardan hangisi , diğer sınav tiplerine göre “öğrencilerin yanıtlarını düşünüp bularak yazdıkları” yazılı yoklama türü sınavlarla daha geçerli bir biçimde ölçülebilir?
- Görüşünü, nedenleriyle birlikte açıklama
- Bir kavramı veya ilkeyi tanımlama
- Bir bütünü oluşturan Öğeler arasındaki
ilişkiyi belirtme - Bilgilerinden yararlanarak yeni bir problemi
çözme - E) Olgu ve olayları, verilen bir ölçüte göre
gruplama
- Sentez ve değerlendirme basamaklarındaki
davranışların yoklanmasına elverişli olması - Daha çok objektif puanlanması
- Kapsam geçerliğinin daha yüksek olması
- öğrencinin islediği cevabı yazma olanağına
sahip olması - Alt eğitim düzeyindeki öğrencilere daha
uygun olması. - Yukarıdakilerden hangileri çoktan seçmeli sorulardan oluşan testlerin yazılı yoklamalara olan üstünlüklerindendir?
- B) II ve III E) IV ve V
- C) II ve IV
- A) I ve II D) III ve IV
- Yukarıdakilerden hangileri kısa cevaplı yazılı yoklamaların uzun cevaplı yazılı yoklamalara olan üstünlükler indendir?
- A) I, II ve III D)ll, IVveV
| C)ll, IHveV |
- B) I, II ve V E)lll, IVveV
- öğrencilerin aktif olduğu öğretme öğrenme
yöntemlerinde, öğretmen, öğrencileri
değerlendirirken, sınav sonuçlarıyla birlikte öğrencilerin sınıf içi etkinliklere katılma düzeylerini; bilimsel tutum ve davranışlarını; gözlem, araştırma ve inceleme yapabilme becerilerini; sahip oldukları ve sergiledikleri fikir zenginliklerini;sorumluluk alma düzeylerini; ekiple çalışabilmelerini; edindikleri bilgi ve bulguları paylaşabilme vb. Özelliklerini de dikkate alarak başarıları hakkında karar verir.
Aşağıdakilerden hangisi, öğretmenin bu bilgileri elde etmesinde önemli rol oynar?
- Kağıt kalem testleri
- Performans testleri
- Günlükler
- Gözlem formları
- E) Portfolyolar
168
Ölçme ve Değerlendirme
360.
- öğrencilerin bazı becerileri, nin ölçülmesinde
diğer ölçıme araçlarından daha güvenilir geçerli
ve objektif ölçüler sağlar. - Becerilerin çeşitliliği bakımından öğrencinin ne
derece yeterli olduğunun ölçülmesini ve analizini
sağlar. - özellikle eksiklikleri teşhis etme, tekrar öğretme,
yanlışları düzeltme yönünden önemlidir. - Öğrencinin kendi öğrenmeleriyle ilgili olarak
güçlü, ve zayıf yönlerini analiz etmesini sağlar.. - Öğretim sonuçlarını, çalışma veya uygulama
sırasında doğrudan doğruya ölçmeye yarar.
Bu açıklamalar, aşağıda verilen hangi ölçme aracıyla ilgilidir?
- Performans testi
- Gözlem formu
- Görüşme formu
- Portfolyo
- E) Standart test
- VE 364. SORULARI AŞAĞIDAKİ BİLGİLERE GÖRE CEVAPLAYINIZ.
Farklı dersler için hazırlanan ve soru sayılan
aşağıdaki tabloda parantez içinde verilen beş test bir
gruba uygulanmış ve ham puanlar üzerinden elde
edilen
aritmetik ortalamalar, (X) tabloda gösterilmiştir.
| Test | Soru Sayısı | (X) |
| Biyoloji | 10 | 4,2 |
| Matematik | 45 | 39,3 |
| Fizik | 19 | 11,4 |
| Kimya | 12 | 7,2 |
| Tarih | 14 | 11,8 |
- Sınıfın hangi testteki mutlak başarı düzeyi en yüksektir?
361.
- A) Biyoloji D) Kimya
- B) Matematik E) Tarih
- C) Fizik
| Frekans |
| 10 |
5 30 55 60 Puan
Yukarıda verilen dağılımın modu kaçtır?
- Bu beş testteki puanlar üzerinden bu testlerin hangisi için hesaplanacak ortalama madde güçlüğü en küçüktür?
- A) Biyoloji D) Kimya
- C) Fizik
- B) Matematik E) Tarih
A)10
B)28
C)30
D)55
E)60
- Aşağıdakilerden hangisi medde analizi ile elde edilecek bilgilerden yararlanılarak elde edilemez?
- Testin zorluk derecesinin belirlenmesi
- Testteki maddelerin ölçülmek istenilen
davranışlarla tutarlılığının incelenmesi
C)
Testteki maddelerin çeldiricilerinin beklenene yakın biçimde çalışılıp çalışılmadığına bakılması
- D) Testin ölçülmek istenen nitelikleri ne derece
bir tutarlılıkta ölçtüğünün araştırılması - E) Testin başarılı ve başarısız öğrencileri
birbirinden ayırabilme derecesine bakılması
Rehberlik
169
Toplumda değişmeler ve toplumu oluşturan bireylerin görüşleri rehberliğe olan ihtiyacı artırmıştır. Bunları kısaca özetlersek;
- Bireysel farklılıklara verilen önemin artması
- Karmaşıklaşan toplum yapısı
- Özgürlükçü ve modern eğitim sistemlerinin
gelişmesi - İş yaşamında mesleklerin çeşitlenmesi
- İnsana verilen değerin artması
- Zamanı ve kaynakları verimli kullanma
ihtiyacının ortaya çıkması
Öğrenci Kişilik Hizmetleri
Öğrenci Kişilik Hizmetleri; Beslenme, barınma, kurslar, sosyal etkinlikler, eğitsel kollar, rehberlik, sağlık vb hizmetleri içerir. Amacı, bireyin okulda verilen eğitim öğretim hizmetlerinden etkili bir şekilde yararlanmasını sağlamaktır. Eğitim sürecini etkileyen faktörlerin olumlu yönlerini artırmak, olumsuz yönlerini azaltmaktır.
Öğrenci kişilik hizmetleri okullarda öğretim ve yönetim hizmetlerinin yanında yer alan ve amacı öğretim ve yönetim hizmetleriyle karşılanamayan gereksinimlerin giderilmesi olan profesyonel hizmetler grubudur.
Öğrenci kişilik hizmetleri okulda, öğretim faaliyetlerinin dışında kalan öğrencinin kişiliğinin duygusal ve sosyal yanlarının da gelişrnesine yardım etkinliklerini içerir.
Bu hizmetlerin amacı, bireylerin bütünüyle gelişebilmelerini, eğitimden en iyi şekilde yararlanmalarını, verimli ve çevresine sağlıklı uyum yapabilen bireyler olmalannı sağlamaktır.
Öğrenci kişilik hizmetlerinin kapsamında şu hizmetler yer alır;
- Sağlık hizmetleri (sağlık eğitimi, sağlık
kontrolleri vb.) - Sosyal yardım hizmetleri (burs, kredi,
bannma, beslenme hizmetleri) - Psikolojik Danışma ve Rehberlik hizmetleri
- Özel yetiştirme hizmetleri (özel kurslar)
- Sosyal ve kültürel hizmetler (boş zaman
eğitimi, spor, sanat, kültürel etkinliler vb.)
REHBERLIGIN TANIMI
Kendini anlaması, problemlerini çözmesi, gerçekçi kararlar alması, kapasitelerini geliştirmesi, çevresine dengeli ve sağlıklı uyum yapması ve böylece kendini gerçekleştirmesi için uzman kişilerce bireye verilen psikolojik yardımdır
Rehberliğin tanımında vurgulanan önemli noktalar
l.Rehberlik bireye vardım etme sürecidir.
Rehberlik yardımı psikolojik bir yardımdır.
Rehberliğin psikolojik bir yardım olma özelliği
onu başka yardım hizmetlerinden belirgin bir
şekilde ayırır. c
l.Rehberllk bir süreçtir. Rehberlik bir anda olup biten bir iş değildir. Rehberlik çalışmalarının etkili sonuç vermesi belli bir süre gerektirir.
3.Rehberlik hizmetlerinin merkezînde birey vardır. Okul ortamında rehberliğin ilgilendiği esas grup öğrencilerdir, öğrenci türlü kişilik özellikleri bulunan ve gelişmekte olan bireydir. Her öğrenci geliştirilebilecek bir kapasiteye sahiptir. Bunun için, günümüzde psikolojik danışma ve rehberlik hizmetleri eğitim sürecinin ayrılmaz ve tamamlayıcı bir yanını oluşturur.
A.Rehberlik bilimsel ve profesyonel bir
yardımdır. Rehberlik bilimsel çalışmalann
uygulamalara yansımasıdır. Rehberlik
yardımının dayandığı bilimsel ilke ve yöntemler
bulunmaktadır. Bu bilimsel ilke ve
yöntemlere uygun olarak rehberlik yardımı belirli bir plân, program ve sistem içinde sunulabilir.
S.Rehberliğin esası bireyin kendini gerçekleştirmesine yardım etmektir. Kendini gerçekleştirme psikolojik danışma ve rehberlik yardımının bütün boyutlarını içine alan bir kavramdır.
Rehberlik yardımı ile kendi kişiliğini anlayan birey bu hizmetin sonucunda;
- Kendi dünyasını daha gerçekçi bir gözle
. : - Çevresine daha sağlıklı ve dengeli bir uyum
gösterebilir.
170
Rehberlik
II.Toplumsal temeller
III.Felsefi Temeller (Toplumun insana bakış açısı) |
| Öğretim ile Rehberlik Faaliyetlerinin Karşılaştırılması___________________________ |
- Bütiin kapasite ve yeteneklerini en uygun düzeyde geliştirecek fırsat, olanak vs ortamı seçebilir.
Özellikle bireyin kendini anlaması, problemlerini çözebilmesi, kendine en uygun seçimleri yaparak gerçekçi kararlar alabilmesi, kendi kapasitelerini en uygun düzeyde geliştirebilmesi, çevresine dengeli ve sağlıklı uyum yapabilmesi psikolojik danışma ve rehberlik yardımının esasını oluşturan ve bireyin kendini gerçekleştirme düzeyini geliştiren belirgin sonuçlardandır.
REHBERLİĞİN KONUSU
Rehberliğin konusu bireydir. Örneğin okulda verilen rehberlik hizmetlerinin konusu öğrenci ve öğretmendir.
REHBERLİĞİN AMACI
Rehberliğin en genel amacı bireyin kendini gerçekleştirmesine, uyum sağlamasına ve karar vermesine yardım etmektir.
Kendini gerceklestiren birevler, psikolojik sağlığı yerinde olan çağdaş insanda bulunması gereken özelliklere sahiptir. Yeterli bir kişiliğe sahip, verimli, gerçekçi bir ben kavramına sahip, kim olacağı konusunda tutarlı, kendi ve başkaları hakkında iyi düşüncelere sahip, insan değerlerine saygılı, onları benimseyici ve geliştirici, zamanı iyi kullanıp, geçmişten çok geieceğe yönelik, yaratıcı, kendine saygılı, kendini kabul eden, duygularını açıklayan, değişmeye ve yeni yaşantılara açık, değişmekte olan bir dünyanın değişmekte olan bir parçasıdır.
Aşağıdakilerden hangisi rehberliğin temel amacını ortaya koyar? (2001 KPSS-110)
- Bireyin çeşitli özellikleri hakkında bilgi toplamak
- Bireyin ihtiyaçlarını belirleyip okulun yakın
çevresini buna göre düzenlemek - Bireye, ne yapması gerektiğini söylemek
- Bireyin kendisini tanımasına ve çevresindeki
olanakları fark etmesine yardımcı olmak - E) Bireyin sorunlarını belirlemek
REHBERLİĞİN TEMELLERİ
- Psikolojik temeller
- bireysel aynlıklar
- duyguların yaşamdaki önemi
Öğretim okullarda
yapılan planlı, kontrollü ve örgütlenmiş öğretme faaliyetleridir
Oğretim sınıf içi etkinliklerle yürütülür
Öğretimde bireye bilgi aktanlır
kullanılan yöntemler, verilen hizmetler ve hizmeti verenler farklıdır
Gruplara yapılır
Ölçme ve değerlendirme vardır
Disiplin sorunu vardır
Bireyin nesnel
dünyasına yöneliktir
Kültür mirasını bireye aktarır
Toplumun değer
yargıları aktarılır. (Ayıp, günah, yasak)
| programı |
Yetişme farklıdır
Öğretmen tek başına
yürütebilir_________
Rehberlik hizmetleri
zorunlu değildir
Sınıf içi ve özel ortamlardaki etkinliklerle yürütülür
bireyin kendini ve
başkalarmı anlama
potansiyelini kullanması ve sağlıklı kararlar almasmı sağlamaktır
kullanılan yöntemler, verilen hizmetler ve hizmeti verenler farklıdır
Küçük gruplara yapılsa
da daha çok bireylere
yapılır ___
Kendini anlama ve değerlendirme vardır
Özdisiplin vardır
Bireyin iç dünyasına,
öznel dünyasrha
yöneliktir.
Bilgilerin
bütünselleştirilmesi ve
yaşam amaçları
açısından değerlendirilmesi vardır
| yerıne |
Yargılama algılama vardır
| programı |
Yetişme farklıdır
İlgili herkesin katkısı
gerekir
Rehberlik
171
Rehberlik Hizmetlerinin Gelişimi
İlk rehberlik uygulamaları mesleki rehberliğe yönelik olarak başlamıştır. 1908’de Boston’da F. Parsons iş arayanlara yardım hizmetleri verdiği bir büro açmıştır. Bu büroya “Boston Meslek Bürosu” adını vermiş ve kendisine başvuranların ilgi ve yeteneklerini saptayıp kendilerine uygun işlere yerieşmelerine yardımcı olmuştur. Bu hizmetlerin başarıya ulaşması sonucu bir yıl sonra “Meslek Seçimi” adında bir kitap yazan Parsons bu çalışmalarıyla rehberlik hareketinin başlatıcısı olmuştur.
Ülkemizde rehberlik çalışmaları 1950’li yıllarda başlamıştır. Bu yıllarda Amerikalı uzmanlar eğitim sistemimizde incelemeler yapmak üzere Türkiye’ye davet edilmiş, yaptıkları incelemeler sonucu raporlar hazırlayarak yeni uygulamalann başlatılmasını sağlamışlardır. Bu uzmanlar Türk Milli Eğitim sistemini bireysel farklılıkiara önem verilmediği, birey ve toplumun ihtiyaçlarını dikkate almayan tek tip programların uygulandığı yönünde eleştirmişlerdir. Bu eleştirilerle ilgili olarak okullarda rehberlik uygulamalarının başlatılması gerektiğini vurgulamışlar, bu konu ile ilgili çeşitli seminer ve konferanslar düzenlemişlerdir.
Bu gelişmeler sonucunda Milli Eğitim Bakanlığı gerekli çalışmaları gerçekleştirmiş ve 1953 yılında Talim ve Terbiye Dairesine bağlı olmak üzere Test ve Araştırıma Bürosu kurulmuştur. 1955 de Ankara Demirlibahçe ilkokulunda ilk rehberlik merkezi açılmıştır.
1953-1954 öğretim yılında Gazi Eğitim Enstitüsünde Pedagoji ve Eğitim bölümlerinin öğretim programında ilk kez Rehberlik dersi açılmıştır Bu yıllarda rehberlik konusunda yayınların artmaya başladığı görülmüştür. 1954 yılında altı ilde “Rehberlik ve Araştırma Merkezi” kurulmuştur. 1960 yılından sonra kalkınma planlarında ve Milli Eğitim Şuralarında rehberlik anlayışına ve hizmetlerine yer verilmeye başlandığı görülmektedir. Milli Eğitim Bakanlığı 1970-1971 öğretim yılında 24 okulda rehberlik çalışmalarını resmen başlatmıştır. 1974-1975 öğretim yılında bütün orta dereceli okullarda “yaygın” olarak rehberlik hizmetleri başlamıştır.
Günümüzde Rehberlik hizmetleri, 1983 yılına kadar daire başkanlığı olan ve daha genel müdürlük olan Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim Rehberlik ve Danışma Hizmetleri
Genel Müdürlüğü’nün sorumluluğunda yürütül- mektedir. Genel müdürlükten daha önce açılmış olan Rehberlik ve Araştırma Merkezleri ise sonradan genel müdürlüğe bağlanmıştır.
PSİKOLOJİK DANIŞMA VE REHBERLİK HİZMETLERİNİN İLKELERİ
Psikolojik danışma ve rehberlik hizmetlerinin uygulanmasında alandaki kişilerce kabul edilen ve uyulan temel ilkeler bulunmaktadır. Bu ilkeler aşağıdaki gibi özetlenebilir:
- Rehberliğin temelinde insan hak ve sorumlulukları ile yakından ilgili demokratik ve insancıl bir anlayış vardır
Bu ifadeyle demokratik toplumlarda özgür bir bireyin kendi gereksinimleri doğrultusunda seçim yapabilme, karar verebilme ve toplumsa! yaşamda özerk bir birey olarak davranabilme hakkına sahip olduğu anlatılmak istenmektedir.
Bu durum günümüzde eğitim kurumlanna bu özelliklere sahip bireyler yetiştirme sorumluluğunu yüklemektedir. Dolayısıyla eğitimin tamamlayıcı bir yanını oluşturan psikolojik danışma ve rehberlik hizmetlerinin insanın biriciküğini kabul eden, demokratik toplumun özerk bireyi olabilmesi doğrultusunda bireyin gelişimini dikkate alan bir anlayışa dayalı olması gerekir.
Psikolojik danışma ve rehberliğin demokratik ve insancı bir anlayışa dayalı olması, rehberlik yardımı sunan görevlilerin danışanlarla olan ilişkilerinde otoriter, buyurgan, eleştirici ve yönlendirici tutum ve davranışlardan kaçınmalarını ve danışanlara insancı bir anlayışla yaklaşmalarını vurgular.
İster psikolojik danışman ister öğretmen olsun rehberlik hizmeti sunan her birey, rehberlik yardımından yararlanan her danışanı salt insan olduğu için değerli bir varlık olarak görebilmeli ve onu hiçbir koşula bağlı olmaksızın olduğu gibi kabul etmelidir. Zira psikolojik danışma yardımının etkili olabilmesi, bu yardımın gerçekleştiği ortam içinde danışanın kendini hiçbir kaygı ve kuşkuya kapılmaksızın rahat hissetmesine bağh bulunmaktadır. Danışan ancak saygı gördüğü, değerli ve önemli
172
Rehberlik
bulunduğu, eleştirilmediği ve nihayet kendini özgür hissettiği bir ortamda kendini olduğu gibi ortaya koyabilecek ve hiç kaygıya kapılmadan kişiliğini araştırmaya yönelebilecektir.
Bu nedenle rehberlik hizmeti sunan her görevlinin danışana koşulsuz kabul göstermesi, kendini danışanın yerine koyarak onun duygulanna nüfuz edebilmesi (empatik anlayış içinde olması) ve danışanla olan ilişkilerinde içten ve dürüst davranabilmesi gerekir.
- Rehberlik uygulamalarında öğrenci ile yakından ilgili olan herkesin anlayış ve işbirliği içinde çalışması gerekir;
Bu ilkeye göre rehberlik görevi sadece bu alanda profesyonel eğitim almış olan rehber öğretmenlerin ya da psikolojik danışmanların yerine getirmesi gereken bir görev değildir. Rehberlik, bir okulda öğrenci ile yakından ilişkili olan müdür, müdür yardımcılan, branş öğretmenleri, sınıf rehberlik öğretmenleri ve hatta veliler gibi bir çok bireyi yakından ilgilendirmekte ve her birine kendilerine özgü görevler yüklemektedir.
Rehberlik hizmetlerini yerine getirmekte yükümlü olan tüm bu görevlilerin vermiş oldukları hizmetlerin etkili olabilmesi, öncelikle rehberliğin ne olduğu, ve nasıl verilmesi gerektiğinde ortak bir anlayış içinde buluşmalarını gerektirmektedir. Rehberlik anlayışı adı verilen bu ortak anlayış ise bütün bu rehberlik görevlilerinin rehberliğin ilkelerini ve kavramlarını doğru olarak anlayabilmiş olmalannı gerektirmektedir.
Örneğin bir okuldaki rehberlik görevlilerinden kimilerinin rehberliğin problemli öğrenciler için gerekli bir hizmet olduğuna dair yanlış bir rehberlik anlayışı içinde olduklarını düşünelim. Okuldaki kimi rehberlik görevlileri ise rehberliğin sadece problemli öğrencilere yönelik bir hizmet olmadığını fakat tüm öğrencilere yönelik olması gerektiğini biliyor olsun. Rehberliğin kimlere yönelik bir hizmet olduğu konusunda, bu örnekte olduğu gibi bir anlayış birliğinin olmaması, bu okuldaki rehberlik görevlilerinin ortak bir rehberlik anlayışına sahip olmadıklarının belirtisidir. Böyle bir durum ise ancak bir çok rehberlik görevlisinin işbirliği ile üstesinden gelebilecekleri bu hizmetin verimli olabilmesi için önemli bir engel oluşturacaktır.
Zira rehberliğin ne olduğunda aynı görüşte olmayan bireylerin, işbirliği yapabilmeleri hiç mümkün olamayacaktır.
- Rehberlik anlayışı, her türlü
çalışması ile öğrenciyi merkez alan
bir eğitim sistemini öngörür
Bu rehberiik ilkesi, eğitim sistemlerinin programı merkeze alan geleneksel anlayıştan uzaklaşarak, öğrenciyi merkeze alan bir eğitim anlayışından hareket etmeleri gereğini vurgulamaktadır. Çünkü öğrenciler arasındaki bireysel ayrılıklan dikkate almayan ve eğitim öğretim etkinliklerini öğrencilerin ihtiyaçlan, ilgileri, yetenekleri ve bireysel özelliklerine uygun olacak bir biçimde düzenlemeyen geleneksel eğitim anlayışına dayalı, programı merkeze alan eğitim sistemleri, bireyin kendi ilgi, yetenek ve ihtiyaçları doğrultusunda gelişebilmesine olanak tanımamaktadır.
Böyle bir durum ise rehberliğin bir gelişim düzeyine ulaşabilmesine yardım etme hizmeti olduğu biçimindeki bir anlayışla çelişir. Bunun yanı sıra öğrenciyi merkeze almayan eğitim sistemleri, deyim yerindeyse herkesi a’ynı doğrultuda aynı bilgiler ile donatmayı hedefler ki böyle bir eğitim anlayışı içinde bireyin özgürce yaratıcılığını ortaya koyabilmesi ve kendini gerçekleştirebilmesi tehlikeye düşer.
Öğrenciye merkeze alan eğitim yaklaşımlarında ise, öğretim programları öğrencilerin yeteneklerin, ilgileri ve ihtiyaçlarını karşılayabilecek biçimde düzenlenir ve Tıer bireye kendi potansiyeli doğrultusunda gelişebilme fırsatı tanınır. Esasen rehberliğin bir önemli amacı da kısaca bundan ibarettir.
- Rehberlik yardımımn esası,
öğrencilerin kendi kişiliklerini daha iyi
anlamalarım, problemlerine çözüm
yolları bulmada onların kendi
kendilerine yeterli bir durufaa
gelmelerini sağlamaktır
Rehberliğin bu ilkesi, rehberlik yardımından yararlanan bir öğrencinin bu yardım sonucunda artık kendini her yönü ile daha iyi tanıyabilir bir duruma ulaşabilmiş olması gereğini vurgulamaktadır. Bu ilkeye göre rehberlik ayrıca bir öğrencinin bundan böyle karşı karşıya geldiği bir problemin üstesinden kendi başına gelebilmesi gerektiğine de işaret etmektedir.
Rehberlik
173
Bu ilkeye göre rehberlik, her başı sıkıştığında bireyin bir profesyonele başvurarak kendi sorunlannın çözümünü başkasından beklemek anlamına gelmemektedir. Esasen psikolojik yardım ilişkisi içinde danışmanın görevi, bireyin kendi sorunlarının kaynağına inerek bu sorunlarının çözüm yollarını görebilmesine ve kendi seçimleri ve kararları doğrultusunda bunlarla başa çıkabilir hale gelmesine yardım etmektedir.
- Rehberlik bedensel, zihinsel, sosyal
ve duygusal olan bütün kapasitelerini
kendi ilgi ve yetenekleri
doğrultusunda en uygun bir düzeyde geliştirmesi için öğrencilere yardım etmelidir
Bu ilkeye göre rehberlik hizmeti öğrencilerin bütüncül bir kişilik geliştirebilmelerine yönelik biryardım hizmeti olarak sunulmalıdır.
Rehberliği sadece duygusal sorunlan olan öğrencilere yönelik bir hizmet olarak görmek, duygusal sorunları olmayan geniş bir öğrenci kitlesinin kişiliklerinin diğer boyutlarını geliştirmeye yönelik yardımlardan mahrum bırakılmalarma neden olabilir.
Öte yandan kişiliğin bedensel, zihinsel, sosyal,
ve psikolojik olan her yönü ile geliştirilmesi
gereği, rehberliğin bireyin bütün yönleri ile gizil
güçleri elverdiğince geliştirebilmesi ve kendisini
tam anlamıyla gerçekleştirebilmesi yolunda
ilerleyerek, bireysel ve toplumsal
sommluluklarını üstlenebilmesi için
vazgeçilmezdir.
Bireyin tam anlamı ile kendini
gerçekleştirebilmesi ve yaşamını mutlu bir
biçimde sürdürebilmesi, kendine ve topluma
yararlı bir birey olabilmesi, ancak bütün bu
yönlerini gerektiği ölçüde
gerçekleştirebilmesiyle olanaklıdır.
Bireyin bütün yönlerini gerektiği ölçüde
gerçekleştirebilmesiyle kastedilen, her
öğrencinin kendi kapasitesi ölçüsünde gelişebileceğidir. Çünkü kişisel kapasiteleri açısından diğerlerinden farklı olan bir öğrenci, ancak kendi kapasitesi ölçüsünde bir gelişim gösterebilecektir.
- Öğrencilere rehberlik yardımı
verirken onları türlü yönleri ile
tanımak gerekir.
Bir öğrenciye rehberlik yardımı verirken, onu yetenekleri, ilgileri, tutumları, değerleri, psikolojik özellikleri gibi bir çok yönüyle tanımak gerekir. Aslında her türlü özelliği ile öğrenciyi tanımanın amacı onu kendisine tanıtmak içindir. Kendini her yönü ile tanıyan bir öğrenci ise bu özelliklerine uygun düşen seçimlere yönelebilme olanağı elde eder. Kendi özellikleriyle uyuşan kararlar alabilir.
Öğrenciyi tanıyarak, onun kendisini tanımasını sağlamak, hangi yönlerini ne ölçüde geliştirebileceği konusunda bir anlayış geliştirebilmesi için gerekli olmaktadır.
- Rehberlik uygulamaları her okulun
amaç ve ihtiyaçlarına uygun olan
alanlarda yoğunlaştırmalıdır
Rehberlik, okulöncesi kurumlardan üniversiteye
kadar her kademedeki okullarda verilen bir
yardım hizmetidir. Farklı öğretim
kademelerindeki öğrencilerin rehberlik
ihtiyaçlarının da farkiılaşması, bu okulların rehberlik programları ile bu programlar doğrultusundaki rehberlik uygulamalarının farkh olmasını gerektirmektedir.
Öte yandan aynı kademelerdeki okullara devam eden öğrencilerin gelişim gereksinimleri aynı değildir. Okulların yapıları, sahip olduklan olanaklar, amaçlan, öğrencilerin nitelikleri, ailelerinin sahip olduğu olanaklar, aynı kademede olsalar bile okuldan okula farklılaşabilmektedir. Bu nedenle kimi okulla’rda bazı rehberlik hizmetlerini; kimi okullarda da bunlardan farklı rehberlik hizmetlerini ön plana almak gerekir.
- Rehberlik hizmetleri plânlı, programlı,
örgütlenmiş bir biçimde ve
profesyonel bir düzeyde sunulmalıdır
Psikolojik danışma ve rehberlik hizmetlennin programlı ve planlı bir biçimde verilmesi, bu hizmetlerin etkililiği için gerekli bir koşuldur. Psikolojik danışma ve rehberlik hizmetleri gelişigüzel, el yordamıyla verilebilecek bir hizmet olarak görülmemeli, aksine belli bir plan ve program içinde yürütülmelidir. Belli bir programa dayalı olmayan psikolojik danışma ve rehberlik etkinlikleriyle, ögrencilerin her türden
174
Rehberlik
rehberlik gereksinimlerinin karşılanabileceği düşünülemez.
Öte yandan bir okuldaki rehberlik çalışmalarının hangi düzeyde etkili olduğu, rehberlik programında nelerin, niçin gerçekleştirilemediği ve gelecekte rehberlik programının nasıl daha işlevsel bir hale getirilebileceğine ilişkin sorunlara, ancak belli bir plan ve program içinde yürütülen rehberlik çalışmalarıyla gerçekçi cevaplar verilebilir.
- Uygun bir okul rehberlik programı,
çevre koşulları ve özellikleri ile öğrenci
nitelikleri ve ihtiyaçlarının düzenli ve
sistemli olarak değerlendiril- mesi
temeline dayandırıl- malıdır.
Okul rehberlik programlan dinamik bir özellik taşımalıdır. Okul rehberlik programlarını bir kez geliştirdikten sonra, hiçbir değişiklik yapmadan her yıl aynen uygulamak doğru değildir. Okuldaki öğrencilerin nitelikleri ve gereksinimleri değiştikçe sistemli olarak rehberlik programlarının da buna göre düzenlenmesi gerekir. Öte yandan öğrencilerin çevrelerinde kendilerine açık olan fırsat ve olanaklar da zaman içinde farklılaşabilir. Rehberlik programlarının yenilenmesi ve giderek geliştirilmesinde okulun bu durumu da dikkate alması gerekir.
- Okulda etkili bir öğretim programı
için, etkili bir rehberlik programına
gerek vardır. Öğretim ve rehberlik
hizmetleri karşılıklı olarak birbirine
bağımlıdır.
Psikolojik danışma ve rehberlik uygulamalarını dışlayan okullann işlevlerini tam olarak yerine getiremeyecekleri anlatılmak istenmektedir. Gerçektende rehberlik uygulamalanna yer verilmeyen okullarda gerçekleştirilen öğrenme-öğretme etkinlikleri büyük ölçüde öğrencilerin zihinsel gelişimleri üzerinde odaklaşmakta, rehberlik etkinliklerinin gözardı edilmesi nedeniyle bu okullardaki öğrencilerin duyuşsal, sosyal ve bedensel gelişimleri ihmal edilebilmektedir.
Çağdaş eğitim anlayışında okulun görevi, öğrencilerin zihinsel, bedensel, sosyal ve psikolojik olan tüm yönleriyle en uygun bir biçimde gelişmeleri hedeflenmiştir. Sadece öğretim hizmeti ile bu amaca ulaşılması
mümkün değildir. Öğrencilerin her yönü ile
gelişmelerine yardım edilmesi de
gerekmektedir. Bu gereklilik ise her okulda örgütlü ve planlı bir biçimde rehberlik hizmetlerinin işe koşulmasını zorunlu kılar. Rehberlik hizmetlerine etkili bir biçimde yer veren okullarda, öğretim hizmetlerinin öğrenciyi merkeze alan bir anlayış içinde, rehberlik ilkelerine uygun öğretim etkinlikleri biçiminde gerçekleştirilebilmesi daha da kolaylaşabilir.
- Rehberlik hizmetlerinde bireysel
farklara saygı esastır.
İlgileri, yetenek düzeyleri ve kapasiteleri ne olursa olsun bireyler salt insan oldukları için saygıya değerdir. Bir bireyin diğerine göre üstün yönleri olması, daha değerli ve önemli biri olduğunu göstermez. Rehberlik hizmetlerini sunarken kapasiteleri, yapabildikleri ve sahip oldukları ne olursa olsun, bunları dikkate almaksızın, tüm bireylere sadece insan oldukları için saygı göstermek gerekir.
- Rehberlik hizmetlerinde süreklilik,
gönüllülük ve psikolojik danışma
ilişkisinde gizlilik esastır.
Rehberlik yardımı anlık bir olay değildir. Öğrencinin ihtiyacının niteliğine göre belirli bir süre gerektirir. Dahası rehberliği gelişim süresi boyunca öğrencilerin farklı dönemlerdeki gelişim gereksinimlerini karşılamaya yönelik bir yardım hizmeti olarak düşündüğümüzde sürekli bir yardım hizmeti olduğunu ve bireyin rehberlik yardımına ihtiyacı olduğu sürece bu yardımdan yararlanması gerektiğini kabul etmek gerekir. Bunun yanı sıra rehberlik yardımı, hem yardım alan bireyin hem de bu yardımı sunan bireyin gönüllülüğüne bağlı bir hizmettir. Rehberlikten yararlanmak istemeyen bireye zorla rehberlik yardımı vermek doğru olmadığı gibi yararlı da değildir. Rehberlik hizmetlerinde bir diğer önemli ilke ise, psikolojik danışma ilişkisinde danışanın mahremiyetine saygı göstermektir. Psikolojik danışma ilişkisinde danışandan elde edilen bilgilerin danışanın izni olmadan başkalan ile paylaşılmaması gerekir. Özellikle başkalarınca bilinmesinden danışanın rahatsız olacağı özel bilgileri başkalarına aktarmamak, danışmanlann mutlaka uymaları gereken önemli bir etik ilkedir.
- Psikolojîk danışma ve rehberlîk
tüm öğrencilere yönelik bir yardım
hizmetidir.
Rehberlik
175
Psikolojik danışma ve rehberliğin bütün öğrencilere yönelik olmasıyla da psikolojik danışma ve rehberlik hizmetlerinin kimilerinin sandığı gibi sadece problemli olarak nitelenen öğrencilerin problemleriyle başa çıkmaları için yapılan bir yardım olmadığı anlatılmaya çalışılmaktadır. Problemli olsun olmasın okuldaki her öğrencinin kişiliğinin doyurulması ve potansiyellerinin geliştirilmesi rehberlikte vazgeçilmez bir ilke olmaktadır.
- Aşağıdakilerden hangisi rehberliğin ilkele-rinden biri değildir? (2001 KPSS-89)
- Tüm bireylere açık olması
- Öğüt vererek gerçekleştirilmesi
- Eğitimin ayrılmaz bir parçası olması
- Her bireyin değerli olduğuna inanılması
- E) Hizmetlerin bir bütün olması
- Aşağıdakilerden hangisi arkadaşları tara-fından fazla sevilmediğini düşünen ergenlik dönemindeki bir gence en etkili yardımdır? (2002 KPSS-65)
- Yeni insanlarla tanışmak
- Yalnız hareket etmeye alıştırmak
- Sosyal becerilerini geliştirmek
- Öğütler vermek
- E) Yalnızlığını teselliyle gidermek
- Farklı öğretim kademelerindeki rehberlik uygulamalarında aynen geçerliğini koruyan hangisidir? (2003 KPSS- 91)
- Yararlanılacak teknikler
- izlenecek programlar
- Rehberliğin temei ilkeleri
- Öğrencilerin gereksinimleri
- E) Gerçekleştirilecek uygulamalar
Psikolojik Danışma ve Rehberlikte Yanlış Anlayışlar
Psikolojik Danışma ve Rehberlikte yaygın olan yanlış anlayışlardan bazıları aşağıda verilmiştir;
l.Psikolojik Danışma ve Rehberlik yardımı bireye tek yönlü olarak doğrudan doğruya yapılan bir yardım değildir: Psikolojik Danışma ve Rehberlik yardımı ancak karşılıklı bir etkileşim sonucu gerçekleştirilebilir. Psikolojik Danışma ve Rehberlik yardımında hem yardımı veren, hem de yardımı alan önemlidir. Bunlar arasındaki etkileşim karşılıklıdır. Bu bakımdan, Psikolojik Danışma ve Rehberlik yardımını tek yönlü olarak yardım edenin karşı tarafa bazı şeyler aktarması biçiminde anlamak çok yanlıştır.
2.Psikolojik Danışma ve rehberliğin temelinde bireye acımak, onu kayırmak, her sıkıntıya düştüğünde bireye kol kanat germek gibi bir anlayış yoktur: Rehberlik anlayışında birey güçlü ve değerli bir varlıktır. Psikolojik Danışma ve Rehberlik yardımı ile birey sahip bulunduğu gücü kullanma ve daha da geliştirme olanağına kavuşur.
Psikolojik Danışma ve Rehberlik yardımı ile birey karşılaştığı sorunları çözmede kendi kendine yeterli bir düzeye erişebilir. Bunun için, Psikolojik Danışma ve Rehberlik yardımı bütün bireylere dönüktür ve her bireyin kendini gerçekleştirme yolunda bu yardımdan kazanacağı şeyler vardır.
3.Psikolojik Danışma ve Rehberlik bireyin sadece duygusal yanı ile ilgilenmez. Psikolojik Danışma ve Rehberlik yardımında, kuşkusuz duygusal süreçler esastır. Duyguların açıklanması ve anlaşılması bu yardımın özünü oluşturur. Ancak, sürecin özelliğine işaret eden bu durumu, bireyin sadece duygusal yanı ile ilgilenme anlamında almamak gerekir.
Psikolojik Danışma ve Rehberlik, bir bütün olarak bireyin tüm gelişimiyle yakından ilgilenir. Buna göre, sosyal, duygusal, zihinsel ve hatta fiziksei nitelik gösteren her türlü gelişim sorunu, meslekî ve eğitsel sorunlar ve tüm kişisel sorunlar Psikolojik Danışma ve rehbeıiiğin yakınılan ilgilendiği konulardır.
4.Psikolojik Danışma ve Rehberlikte kullanılan bütün yöntemler ve teknikler amaç değil, sadece araçtırlar: Psikolojik Danışma ve Rehberlikte belirli amaçlar için türlü testler, envanterler, anketler ve bilgi fişleri kullanılabilir. Bunlardan elde edilen bilgiler
176
Rehberlik
sistematik bir biçimde gruplandırılı yapılabilir.
Ancak, bu bilgilerin bireye dönük olarak etkili bir biçimde kullanılması gerekir. Çünkü, Psikolojik Danışma ve Rehberlikte, bireyin kendini tanımasına yardım esastır. Psikolojik Danışma ve Rehberlik yardımında bu amaçla kullanılmayan ve sonuçları öğrencilere yansımayan tüm bilgiler, dosyalar dolusu kadar da çok olsa, gösterişin ötesine geçemezler.
5.Psikolojik Danışma ve Rehberfik bu yardımı alan birey bakımmdan akademik bir öğrenme konusu ya da ders değildir: Psikolojik Danışma ve rehberliği öğretim çalışmalanna eklenmiş ve bu çalışmaların uzantısı gibi görmek yanlıştır. Genel bir kural olarak, rehberlik yardımında gerektiğinde bireye verilecek bilgi, sorunun çözülmesinde yardımcı olacak bir kaynağa işaret etmekten öteye geçmemelidir.
Rehberlik yardımının merkezi bireyin kendisidir. Yardım konusu olan sorunla ilgili daha çok bilinçlenmek ve gerekli kararı almak üzere bireye yardım esastır. Bunun için de yardım eden tarafın bilgi aktarmak gibi bir görevi yoktur. Özellikle öğretmenler rehberlik yardımı verme işi ile baş başa kaldıklannda bu noktaya dikkat etmek zorundadırlar.
6.Rehberlik bir disiplin görevi değildir: rehberlik yargılamaz ve ceza vermez. Okullarda Psikolojik Danışma ve rehberliği bir disiplin ve kontrol aracı olarak görmek kesinlikle yanlıştır. Psikolojik Danışma ve Rehberlik yardımı ile öğrenci davranışlannın değişebileceği ve böylece öğrencilerin çevresine daha sağlıklı ve dengeli bir uyum yapabilecekleri açısından Psikolojik Danışma ve Rehberlik ile okul disiplini arasında ancak dolaylı bir bağlantı kurulabilir. Disiplinde irdeleme, eleştirme, yargılama ve gerekirse ceza verme vardır.
Bütün bunlar rehberlik anlayışında yeri olmayan unsurlardır. Ancak, disiplin anlayışı ile rehberlik anlayışının birbiri ile bağdaşmaması okullarda disiplin işlemlerinin gereksiz olduğu anlamına alınmamalıdır. Burada sadece, disiplin işlemleri ile Psikolojik Danışma ve Rehbertiği birbirinden ayrı tutma gereği vurgulanmak istenmektedir.
Buna göre, uygulamalarda Psikolojik Danışma ve Rehberlik yardımı vermekle yükümlü personelin ve özellikle uzmanların okul disiplin işlemlerinde etkin rol almaktan ve disiplin kurulu üyeliğine seçilmekten kaçınmaları gerekir.
- Psikolojik Danışma ve Rehberlik her türlü problemi hemen çözebilecek sihirli bir güce sahip değildir: Psikolojik Danışma ve Rehberlik yardımında yardımı alan bireyin bu yardımı almaya hazır ve istekli oluşu önemli bir noktadır.
REHBERLİK MODELLERİ
Rehberlik alanında ortaya çıkan modeller şunlardır.
- Mesleki yardım süreci olarak rehberlik
- Eğitimle kaynaştırılmış rehberlik
- Klinik yaklaşım olarak ele alınan rehberlik
- Rehbeıiiği karar verme sürecine yardım
olarak ele alan model - Gelişimsel rehberlik model
- Mesleki yardım süreci olarak rehberlik
(Parsons)
Bu model rehberlik hizmetlerini, meslek seçimine yardım süreci olarak görmektedir. Bu modele göre bireylerin özellikleri ile mesleğin gerektirdiği nitelikler araştırılır, bu iki alandaki özellikler incelenir, bireylerin kendilerine uygun mesleklere yönlendirilmeleri sağlanır.
- Eğitimde kaynaştırılmış rehberlik (Bruner)
Bu görüşün savunucusu Bruner’e göre eğitim ve rehberliğin amaçları aynıdır. Her ikisi de bireylerin gelişmesini ve uyumlu olmalannı sağlamaya çalışmaktadır.
- Klinik yaklaşım olarak ele alınan rehberlik
Rehberliğin bu modelinde bireyin tüm yönleri ile ayrıntılı bir şekilde incelenmesiyle özelliklerinin belirlenmesine ve böylece kendisine uygun kararlar vermesine yardım edilmektedir. Klinik modelde bireyin kişilik özelliklerinin tanınması önemlidir. Geliştirilen birçok testin ortaya çıkmasına neden olmuştur. Bireyin problemini ortaya çıkarmak önemlidir.
- Karar verme sürecine yardım olarak rehberlik
Rehberlik
177
Rehberliği karar verme sürecine yardım olarak tanımlayanlara göre rehberlik, iş ve meslek seçimi gibi kararlar verme sürecindeyken bireye yapılan yardımlardır.
Karar vermede bireyin değerleri önemli bir role sahip olduğundan bu yaklaşımda bireyin değerler sistemini incelemek önemlidir.
- Gelişimsel Rehberlik
Günümüzde en çok kabul gören ve en kapsamlı modeldir. Gelişimsel rehberlik yaklaşımı rehberlik hizmetlerinin yaşamın tüm dönemlerinde sürekli olarak verilmesi gerektiğini savunur.
Gelişimsel rehberlik modelinde bireyin tek bir yönüyle değil, bir bütün olarak gelişmesi, bireyin kendisini ve çevresini tanıyan, kendisine uygun seçimler yapabilen bir duruma gelmesi amaçlanmaktadır. Diğer modeller bireyin bir bütün olarak gelişimine önem vermemişlerdir. Sadece tek bir problemle ilgilenmişlerdir.
Dolayısıyla bu modelde bireyin benlik gelişimi
önemlidir. Kendi benliğini doğru
tanımlayabilen, çevresini tanıyan ve bu çevrede denge kurarak doğru seçimler yapabilen kişi kendini gerçekleştirebilir.
REHBERLİK TÜRLERİ
Rehberlik hizmetlerinin sınıflandırılması bu hizmetlerle erişilmesi hedeflenen temel amaçlar ve hizmetin sunulmasında uyulması gereken temel ilkeler değişmemektedir. Sınıflamalarda amaç, rehberlik hizmetlerinin daha ayrıntılı anlaşılması içindir. Rehberlik hizmetleri bir bütünlük içinde planlanan, yürütülen ve değerlendirilen hizmetlerdir. Rehberlik türleri incelenirken bunların birbirinden kopuk olduğu düşünülmemelidir.
Rehberlik çeşitleri 5 grupta incelenmiştir;
- Hizmetin Verildiği Kişi Sayısına Göre
- Bireysel rehberlik- grup rehberliği
- Bireysel psikolojik danışma-grupla
psikolojik danışma - Hizmetin Verildiği Öğretim Kademesine
Göre - Okul öncesi eğitimde rehberlik
- İlköğretimde rehberlik
- Orta öğretimde rehberlik
- Yüksek öğretimde rehberlik
- Verilen Hizmetin İşlevine Göre
- Uyum sağlayıcı rehberlik
- Yöneltici rehberlik
- Ayarlayıcı rehberlik
- Önleyici rehberlik
- Tamamlayıcı rehberlik
- Geliştirici rehberlik
- Hizmetin Yoğunlaştığı Problem Alanına Göre
- Eğitsel rehberlik
- Mesleki rehberlik
- Kişisel rehberlik
- Hizmetin Verildiği Hizmet alanlarına Göre
Rehberlik - Eğitim alanında rehberlik
- Sağlık alanında rehberlik
- Sosyal yardım alanında rehberlik
- Endüstri alanında rehberlik :
- Hizmetin Verildiği Kişi Sayısına Göre Rehberlik
Rehberlik ve psikolojik danışma hizmetinin belirli bir anda yöneldiği kişi sayısı ölçüt alındığında rehberlik hizmetlerini;
- Bireysel rehberlik
- Grup rehberliği
Psikolojik danışmayı da; - Bireysel psikolojik danışma
- Grupla psikolojik danışma olarak ayırmak
mümkündür.
Bireyin uygun seçimler yapabilmesi, kararlar ala-
bilmesi ve çevresine uyum sağlayabilmesi için
kimi bilgilere gereksinimi vardır. Tek tek
bireylere ya da gruplara sunulabilecek olan bu
tür bilgilendirmede, danışmanla danışan
arasındaki ilişkinin niteliği, psikolojik danışma
İlişkisinde olduğu gibi özel bir etkileşim
gerektirmemektedir.Grup rehberliğini
ilgilendiren bilgi verme hizmetleri, danışanların psikolojik gelişimlerinden Öle, bilişsel süreçleri üzerinde odaklanmaktadırlar
Oysa psikolojik danışmada danışanın daha çok duyuşsal Özelliklerine yoğunlaşılmaktadır. Psikolojik danışma ilişkisi bu âlânda yetişmiş gerekil bilgi ve beceri donanımına sahip kişilerce profesyonel olarak verilmesi gereken hizmetlerdir.
- Bireysel psikolojik danışma, bir danışan vebir
psikolojik danışman arasında kurulan psikolojik
yardım ilişkisidir.
178
Rehberlik
- Grupla psikolojik danışmada ise bir psikolojik danışman ile birden çok danışanın bulunduğu bir grupla terapötik ilişki kurma şeklidir.
- Hizmetin Verildiği Öğretim Kademesine Göre Rehberlik
- Okul öncesi eğitimde rehberlik
- İlköğretimde rehberlik
- Orta öğretimde rehberlik
- Yüksek öğretimde rehberlik
Okulların yapı ve işlevlerinin, amaçlarının ve okullardaki öğrencilerin gelişim gereksinimlerinin birbirinden farklı olması, farklı öğretim kademelerinde verilen rehberlik hizmetlerinin de farklılaşmasına neden olmaktadır.
Genel olarak hangi eğitim basamağında verilirse verilsin rehberlik hizmetlerinin amacı ve genel ilkeleri değişmez. Ancak bu genel amaç içinde yer alan daha alt ve özel amaçlar ve bunları gerçekleştirmede uygulanacak programiar, seçilen teknikler, kullanılacak teknik ve yöntemler değişebilir.
- Okul öncesi eğitimde rehberlik:
3-6 yaş arası zorunlu eğitim çağına gelmemiş çocukların sosyal, bilişsel zihinsel ve psikomotor gelişimini, programlanmış bir eğitim ortamında gerçekleştiren bir eğitim kademesidir. Resmi ve özel anaokulu ve ana sınıfı adıyla çocukları aynı zamanda ilköğretime hazırlayan okul öncesi eğitim kurumları önemli işlevleri yerine getirmektedir.
Okul öncesi eğitim döneminde çocuklann her yönüyle sağlıklı gelişmeleri, okul ortamına uyum sağlamaları ve kapasitelerini ortaya koyabilmeleri için eğitim çalışmalan rehberlik hizmetleriyle birlikte yürütülmelidir. Okul öncesi eğitim kurumları, oyun oynama, bedenini kullanma, merakını giderme, hayal ve istekleri açığa vurma, bağımsızlığını kazanma gibi ihtiyaçları karşılarlar. Rehberlik hizmetleri sunularak bu ihtiyaçların yeterli düzeyde yerine getirilmesiyle sağlıklı ve uyumlu bireylerin yetiştirilmesi beklenebilir.
Bu dönemde çocuğun ilgilerini, yetenek ve becerilerini geliştirmek için çeşitli etkinlikler düzenlemek, çocuğa kendini sınama ve tanıma olanaklan sunmak, çocuğun yaptıklarını izlemek, ona dönüt vermek ve doğru davranışları pekiştirmek gerekir.
Bu dönemde rehberlik hizmetleri kişisel açıdan, çocuğun kendini kabul özgüvenini geliştirme, benlik kavramım oluşturma, sosyalleşmeyi sağlama hedeflerine yönelik etkinlikleri kapsar. Eğitsel açıdan okula uyum ve ilköğretime hazır olma hedefleri esastır. Bu anlamda çocuğun okulu sevmesi, okumaya-eğitime karşı güdülenmesi ve bazı temel becerileri kazanması amaçlanır. Mesleki rehberlik alanında ise bu dönem mesleki gelişim sürecinin başlangıcı kabul edildiğinden çocuğun bu döneme özgü mesleki gelişim görevlerini gerçekleştirmesine yönelik etkinlikler planlanır.
Sonuç; Bu yaş döneminin özelliklerini dikkate alarak, çocuğun bilişsel, dil, duyuşsal, sosyal ve uyum sorunlarını çözmesine yardım edilmelidir.
- İlköğretimde Rehberlik:
Okul öncesi dönemde olduğu gibi bireyin
gelişimine elverişli ortam hazırlanması önemini
korumaktadır. Bu dönemin sonlannda erinliğin
yaşanması özellikle rehberlik hizmetlerini gerekli
kılmaktadır. İlköğretimde rehberliğin
amaçlarından biri bireyin her yönü ile tanınmasıdır. Rehberlik hizmetleri yoluyla kazandınlacak niteliklerin önemli bir bölümü için kritik dönemler ilköğretim çağı içerisindedir. İlköğretim düzeyinde rehberlik hizmetlerinin verilmesi, daha üst öğretim basamaklarında sunulacak olan rehberlik hizmetlerinin verimliliğini artıracaktır.
Gerek yönlendirmenin isabetli olması gerekse
bireyin tüm olarak gelişimine yardım için
ilköğretim süresince öğrencinin tanınması ve
onun kendini tanıyıp kabul etmesi gereklidir. Bir
bakıma ilköğretim süresince verilecek olan
rehberliğin amacı öğrencilerin kendilerini
tanımalannı sağlamaktır. Rehberlik eğitimi
kapsamında çocuklarda eğitim isteği
uyandıracak bir sınıf ortamı oluşturulmasına yönelik etkinlikler geniş bir yer tutar. Öğrencilerin kişisel gelişimi ile ilgili olarak çocuğun özgüven kazanmasında olumlu bir benlik kavramı geliştirmesinde ve başkalanyla dengeli ilişkiler içinde birlikte yaşamayı öğrenmesinde böyle bir ortamın önemi büyüktür.
İlköğretim rehberlik programında bilgi servisi, bireyi tanımak ve bireyin kendini gerçekçi bir şekilde anlamasına yardım etmek için ona
Rehberlik
179
kendisi hakkında toplanmış objektif bilgiler verme üzerinde odaklanmaktadır. Eğitsel ve mesleksel rehberlik etkinlikleri ilköğretimde de rehberlik programının ağırlıklı alanlarıdır. Öğrencilerin öğrenme güçlüklerinin belirlenmesi ve giderilmesi eğitsel planlamalann yapılması ve yürütülmesi, verimli çalışma yollarının tanıtılması, okula uyum, eğitim olanakları konusunda bilgilendirme, eğitsel kararlar almasına tercihler yapmasına yönelik hizmetler ilköğretimde sunulacak belli başlı eğitsel rehberlik hizmetleri kapsamındadır. Öte yandan mesleksel rehberlik kapsamında meslekleri tanıma, seçenekleri inceleme, mesleksel kararlaralma ve uygulama, mesleksel yönelimin sağlıklı olmasına yardım gibi hizmetler, ilköğretimin son yıllarında önem kazanmaktadır. Velilerle işbirliği yapmak bu dönem rehberlik hizmetlerinin üzerinde önemle durması gereken bir konudur.
Sonuç; Bireyi tanımak ve bireyin kendini gerçekçi bir şeklide anlamasını sağlamaya yönelik hizmettir. Bu yaşta öğrenci, özellikle okula uyum problemleri ve sınıf içindeki tutumu açısmdan rehberliğe ihtiyacı vardır.
- Aşağıdakilerden hangisi İlköğretim öğrencilerine yönelik rehberlik hizmetleri için “olmazsa olmaz” bir gereklilik değildir? (2003 KPSS- 92)
- Velilerle işbirliği yapmak
- Gelişimsel rehberliğe ağırlık vermek
- Grup rehberliğine öncelik vermek
- Meslekler hakkında olumlu tutumlar
kazandırmak - E) Hizmetin profesyoneller tarafından yerine
getirilmesine ağırlık vermek - İlköğretim öğrencisinin sosyalleşerek başarılı bir kişilik geliştirebilmesinde ağırlıklı bir öneme sahip olan kişi kimdir? (2004 KPSS-117 )
- Rehber öğretmen
- Sınıf öğretmeni
- Müdür
- Müdür Baş Yardımcısı
- E) Eğitsel Kol öğretmeni
- Orta Öğretimde Rehberlik:
Rehberlik hizmetlerine en çok ihtiyaç duyulan dönemdir. Orta öğretim, 15-18 yaş grubunu
kapsar. Bireylere bir meslek kazandırmayı, onları yüksek öğretime ve hayata hazırlamayı amaçlayan eğitim basamağıdır.
Orta ögretim basamağına rastlayan ve ergenlik olarak adlandırılan dönem insan hayatının en fırtınalı dönemidir. Bu dönemde ergenlerin kişisel, mesleksel ve eğitimsel problemlerinin yoğunlaştığı bilinmektedir. Bu dönemde bireyin bedensel açıdan değişmesi, değer sistemlerini oluşturmaya başlaması , mesleğe yönelmesi, yaşam felsefesi oluşturması ve kimliğini belirlemesi gibi önemli süreçleri yaşaması, rehberlik hizmetlerine duyulan ihtiyacı da artırmaktadır.
Rehberlik hizmetlerinin örgütlü ve programlı olarak yürütülmesiyle ergenin, zararlı alışkanlık ve arkadaşlıklarla şiddet ve teröre yönelik gruplara katılması önlenmeye çalışılırken, düzenli çalışma alışkanlığı edinmesi, sağlıklı hedefler belirlemesi, gerçekçi planlamalar yapıp doğru kararlar almasına yardım edebilir. . Bu anlayışla ergenlerin kendilerini rahatça ifade edebilecekleri, sağlıklı ilişkiler kurabilecekleri demokratik bir ortam sağlanabilir.
Bireye toplumda açık gelişme olanakları, farklı eğitim ve meslek seçenekleri sosyal gelişime yardımcı olacak olanak ve fırsatlar hakkında bilgi vermek yine rehberliğin amaç ve işlevleri içinde yer alır. Bu hizmetler, “bilgi verme, yöneltme, yerleştirme” hizmetlerinin kapsamına girer. Ayrıca öğrenciye yeni başladığı kurumu ve çevresini tanıtma ve onun bu yeni ortama alışmasına yönelik yardım etkinlikleri “oryantasyon, (duruma alıştırma)” hizmetlerini oluşturur.
Sonuç; Bireyin kimlik bütünlüğünü kazanması, , meslek seçimi, özel yeteneklerinin gelişimi, sanat, spor, kültür faaliyetlerine katılması ve ergenlik gibi önemli bir kritik evrenin sağlıklı bir şekilde atlatılması için rehberliğe ihtiyaç vardır. Bu nedenle eğitim alanında rehberlik hizmetleri ilk olarak orta öğretim kurumlannda başlamıştır.
- Yüksek Öğretimde Rehberlik:
Yüksek öğretimdeki öğrencilerin ergenlik döneminin sonlarında olmaları, onlara sunulacak rehberlik hizmetlerini farkhlaştırmaktadır. Yüksek öğretimdeki öğrenciler, ev ve aile ortamından ayrılmakta, kendi başına karar verme ve bunların sorumluluğunu yüklenme durumundadır. Barınma, beslenme, akademik
180
Rehberlik
başarı, kız-erkek ve arkadaş ilişkileri, flört ve aile kurma, mali destek, sağlık gibi birçok sorunu halletme, kişilik bütünlüğü ve kimlik kazanma, kendini, seçtiği bir meslek için hazırlama gibi sorunlara en uygun çözümü bulmak durumundadır. Toplumun sorunları ile daha yakından ilgilenmektedirler.
Örf, adet, değerler, inançlar, tavırlar, davranışlar üzerinde daha bilinçli bir şekilde kafa yormaktadır. Kimliğini bulmaya çalışmaktadır.
Yukarıda bahsedilen konulara çözüm bulmak görevi gencin kendisine aittir. Rehberlik ise gence bu konuda gereken desteği vermelidir.
Sonuç; Bu yaş dönemi öğrencileri daha çok kişisel rehberlik hizmetleri ve psikolojik danışma hizmetleri isterler. Yurt, burs ve yeni şehre ya da okula uyum sağlamak için de rehberliğe ihtiyaç vardır.
- Verilen Hizmetin İşlevine Göre Rehberlik
- Uyum sağlayıcı rehberlik
- Yöneltici rehberlik
- Ayarlayıcı rehberlik
- Önleyici rehberlik
- Tamamlayıcı rehberlik
- Geliştirici rehberlik
- Uyum sağlayıcı rehberlik
Okullarda uyum sorunu gösteren öğrencilere yardım eden etkinlikleri kapsar. Uyum sorunu gösteren öğrenciye; bireysel veya grupla psikolojik danışma yardımı vehlebilir. Uyum sağlayıcı rehberlikte amaç uyum sorunu gösteren bireyin yaşadığı problemlerin nedenini ortaya koymak ve çözüm yolları bulmasına yardımcı olmaktır. Okullarda en çok karşılaşılan sorunlardan biri uyumsuzluklardır.
- Yöneltici rehberlik
Bîreyin ilgi ve yeteneklerine alan, ders, okul ve meslek seçmesine yardım etkinliklerin/ içermektedir.
Günümüzde okulların programları, okul türleri ve meslek sayısı arttığından rehberliğin bu yönü öze! bir önem kazanmıştır. Bireyler kendi özeüiklerine uygun alan ve mesleklerde daha verimli ve rnutlu olacaklarından, öğrencinin doğru
seçimler yapmasını sağlamak son derece önemlidir.
- Ayarlayıcı rehberlik
Eğitim planlayıcı ve programlayıcılanna yönelik verilen ve bireysel farklılıklara uygun programlar geliştirmeleri konusunda yol göstermektir.
Çağdaş eğitim anlayışı bireysel farklılıklara uygun programlar geliştirmeyi gerekli kıldığından, eğitim anlayışının değişmesiyle birlikte rehberliğin ayarlayıcı yönünün önemi de artmıştır.
- Önleyici rehberlik
Problem ortaya çıkmadan problem olabilecek durumları tahmin etmek ve onları durdurmaya çalışmaktır. “Neler problem olabilir?” sorusuna cevap bulmak önemlidir. Öğrencilerin gelişim özellikleri çok iyi belirlenmeli, müdahale stratejileri ve eğitim programları geliştirilmelidir. Örnek; batıdaki ergen hamileliği problemini önlemeye yönelik cinsel eğitim programı, madde bağımlılığını önlemek için çalışmalar, bedenle ilgili meydana gelecek değişim-gelişimlere öğrencileri hazırlamak için yapılan çalışmalar.
- Geliştirici rehberlik
Gelişimsel rehberlik anlayışının ortaya çıkışıyla rehberliğin geliştirici işlevi de önem kazanmıştır. Bu görüşe göre bir önceki gelişim dönemini başarıyla geçenlerin bir sonraki gelişim dönemini başarıyla atlatacaklandır. Okul rehberlik programlarında öğrencilerin gelişim dönemleri dikkate alınarak bedensel, zihinsel, duygusal ve psiko-sosyal yönlerden sağlıklı bir biçimde gelişmelerini sağlayacak etkinliklere yer verilmesidir. Yani eğitim programlarının gelişimsel rehberlik anlayışına uygun olarak düzenlenmesi üzerinde durur.
- Tamamlayıcı Rehberlik
Rehberliğin bir diğer işlevi de ögretim etkinliklerini tamamlayıcı etkinliklerdir. Örgün eğitim kurumlarında gerçekleştirilen öğretim etkinlikleri, rehberlik hizmetleri ile birükte sürdürüldüğünde, eğitimde istenilen kaliteye ve verimliliğe ulaşılabilmektedir. Bu yüzden öğretimi planlayan, yürüten ve değerlendiren görevliler olarak öğretmenlerin rehberlik konusunda bilgilendirilmeleri ve gelişimsel rehberlik anlayışını benimsemeieri önem taşımaktadır.
Rehberlik
181
- Hizmetin Yoğunlaştığı Problem Alanına Göre rehberlik
- Eğitsel rehberlik
- Mesleki rehberlik
- Kişisel rehberlik
- Eğitsel Rehberlik
Eğitim kurumlarında yürütülen rehberlik
etkinlikleri büyük ölçüde eğitsel ağırlıklı rehberlik
hizmetleridir. Eğitsel rehberlik, öğrencilere okul
seçme, okula ve okulun bulunduğu çevreye
uyum sağlama, alan ve ders konusunda sağlıklı
eğitsel tercihler yapma, verimli çalışma
alışkanlıkları kazandırma, öğrenme
güçlüklerinden kurtularak okulda başarılı olma, yeteneklerini geliştirme ve zamanı iyi kullanma gibi yardımlan içermektedir.
- Mesleki Rehberlik
Bireylerin çeşitli meslekleri tanımaları, kendi niteliklerine uygun meslekleri seçmeleri, seçtikleri mesleğe hazırlanmaları ve mesleki yönden gelişmeleri konusunda yapılan yardımlara mesleki rehberlik denir. Mesleki rehberlik hizmetleri bireyin özelliklerinin tanınması, toplumda bireye açık olan mesleklerin gerektirdiği niteliklerin belirlenmesi ve bu iki kaynaktan elde edilen bilgiler ışığında bireyin nitelikleri ile mesleklerin gerektirdiği nitelikler arasında bağlantılar kurarak bireyin kendine uygun bir mesleki tercih yapması üzerinde odaklaşmaktadır.
- Kişisel Rehberlik
Öğrencilerin “kişisel-sosyal” gelişim ihtiyaçlarını karşılamak ve böylece onların kişisel gelişim ve uyumlarına yardımcı olmak amacıyla yürütülen rehberlik hizmetlerine denir. Bireyin çocukluktan yetişkinliğe eğitimin çeşitli kademelerinde “kendini ve başkalarını anlaması ve kabul etmesi, günlük yaşam becerilerini kazanması, aile ve toplum olgusunu kavrayarak bu ortamlarda sağlıklı ilişkiler geliştirebilmesi” gibi alanlarda yeterlik kazanması, kişisel ve sosyal gelişimini sağlıklı sürdürebilmesi için verilen rehberlik hizmetleridir.
- Öğrencilerin kişiliklerinin zihinsel, bedensel, sosyal ve duygusal olan bütün yönleriyle dengeli ve sağlıklı biçimde gelişerek, yapıcı, yaratıcı ve üretken bireyler olabilmelerine yardım etme amacı, hangi rehberlik anlayışı ile ilişkili bir hedeftir? (2003 KPSS- 95)
- Edimsel
- iyileştirici
- önleyici
- Ayarlayıcı
- E) Bilgi sağlayıcı
- Hizmetin Verildiği Hizmet alanlarına Göre Rehberlik
- Eğitim alanında rehberlik
- Sağlık alanında rehberlik
- Sosyal yardım alanında rehberlik
- Endüstri alanında rehberlik
Rehberlik hizmetleri ilk olarak eğitim kurumlarında bir ihtiyaç olarak belirmiş ye yapılanarak hızlı bir gelişme göstermiştir. Bu nedenle rehberlik hizmetlerine eğitim kurumlannda daha yaygın olarak rastlanmaktadır. Bireylerin kendi yeteneklerini, ilgi ve ihtiyaçlarını, çevresindeki olanakları görerek sağlıklı kararlar almalarına yönelik olarak sürdürülen hizmetler eğitimin ayrılmaz bir parçasıdır.
Okullarda öğrencilerin bedeni, zihni, ahlaki ve sosyal yollardan Milli Eğitimin amaçlarına uygun bir şekilde gelişebilmeleri, kendi problemlerini çözebilmeleri, çeşitli alanlarda beklenen uyumları sağlayabilmeleri, ilgi ve yetenekleri yönünde bir öğrenim görebilmeleri, bir mesleğe ve işe yönelebilmeleri hususlarında kendilerine sistemli ve sürekli bir yardım sağlamak amacıyla rehberlik çalışmaları düzenlenmesi gerekmektedir.
İnsanın olduğu her yerde fıziksel sağlığa olduğu kadar psikolojik sağlığa da destek olmak gerektiği anlayışının yaygınlaşmasıyla birlikte rehberlik hizmetleri diğer kurumlarda da yerini almaya bağlamıştır.
Sağlık kurumlannda rehberlik hizmetlerinin koruyucu mh sağlığı işlevini üstlenmektedir. Huzurevleri ve Çocuk Esirgeme Kurumu gibi sosyal yardım kurum-lannda ve bazı sanayi kuruluşlarında bireylerin uyum sorunlarının çözümüne yardımcı olmak amacıyla rehberlik hizmetlerine yer verilmeye başlanmıştır.
Endüstri alanlarındaki sanayi kuruluşlan, işçi sendikaları, işçi bulma kurumu gibi kurumlarda da
182
Rehberlik
son yıllarda rehberlik hizmetlerine yer verilmeye
başlandığı görülmektedir. Sanayi kuruluşlannda
otomasyon yanında işlerin çeşitlenerek daha
karmaşık hale gelmesi çalışanlarda birtakım
uyumsuzluklara yol açmaktadır. Bu
uyumsuzlukların doğurduğu problemlerle başa çıkma konusunda rehberlik yardımının işgörenler açısından önemi anlaşılmıştır. İş ve işçi bulma kurumu mesleki rehberlik alanında önemli bir işlevi yerine getirmektedir. İş arayanlara meslekler konusunda bilgi vermek, mesleklere yatkınlık ve uygunluklarını saptamak, mesleğe yöneltme, meslekte yetiştirme gibi rehberlik hizmetlerini yürütmekle, bu kurumun önemli bir boşluğu doldurduğu söylenebilir.
- Herkes gibi kendisinin de hata yapabileceğini kabul eden bir öğretmen için en uygun olan davranış biçimi hangisidir? (2003 KPSS-99 )
- Kurallara sıkı sıkıya bağlı kalmak
- Yeniliklere açık davranışla! sergilemek
- Mükemmelliyetçiliğe önem vermek
- Öğrenci karşısında açık vermekten kaçınmak
- E) Uzman olmadığı konularda suskun kalmayı
benimsemek
BİR OKULDAKİ REHBERLİK SERVİSİNİN
VERDİĞİ HİZMETLER (REHBERLİK
HİZMET ALANLARI)
- Plan-program hazırlama hizmetleri
- Yeni duruma-ortama alıştırma (oryantasyon)
hizmetleri - Öğrenciyi tanıma hizmetleri
- Bilgi verme hizmetleri
- Psikolojik danışma hizmetleri
- Grup rehberliği hizmetleri
- Yöneltme ve yerleştirme hizmetleri
- Sevk (yardım almaya yönlendirme) hizmetleri
- İzleme hizmetleri
- Konsültasyon (müşavirlik) hizmetleri
- Çevre ve aile ilişkiler
- Araştırma ve değerlendirme hizmetleri
Bunları kısaca açıklamak gerekirse; 1. Plan-program hazırlama hizmetleri
Okul rehberlik hizmetleri belirli bir program ve plan içinde yürütülür. Program ve plan hazırlama, diğer hizmet alanlarının içeriğini ve hizmetlerin hangi öğrenci grubuna nasıl bir sıra ile hangi personel tarafından verileceğini açıklığa kavuşturur.
Rehberlik etkinlikleri programı hazırlanırken okulda bulunan öğrencilerin gelişim düzeyleri (ilk veya orta), okulun türü, okulun bulunduğu sosyo-kültürel çevre, okulun personel ve fiziksel olanakları ve öğrencilerin ihtiyaçlarının dikkate alınması gerekir.
Hazırlanacak kapsamlı rehberlik programı modelinin aşağıdaki özelliklere sahip olması gerekir,
- Öğrenci gelişimine yönelik olması
- Zamanı etkin bir şekilde kullanan bir
program olması - Okulun açıldığı ilk günden başlayarak
okulun kapandığı son güne kadar sürmesi - Klinik (sorun çözücü) odaklı değil, eğitim
temelli olması
Okul rehberlik programı okuldaki rehberlik ve psikolojik danışma servisinde görevli psikolojik danışman tarafından öğretim yılı başında hazırlanır.
Hazırlanan program işlevsel ve sürekli geliştirilebilir bir özelliğe sahip olmalıdır. Hazırlanan program Okul Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetleri Yürütme Kurulu tarafmdan incelenir. Hazırlanan program doğrultusunda rehberlik hizmetleri sunulur. Ancak bir yıl için hazırlanan program mutlak değişmez bir program değildir. Her sınıfın sınıf rehber öğretmenleri de okul için hazırlanan yıllık rehberlik programı doğrultusunda sorumlu oldukları sınıftaki öğrenciler için yıllık rehberlik hizmetleri çalışma planı hazırlarlar.
- Okul rehberlik programları ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur? (2004 KPSS-103)
- Her yıl aynı program uygulanmalıdır
- Programlar problemli ve engelli öğrencilere
yönelik olmalıdır - Aynı ildeki tüm okullar aynı programı
uygulamalıdır - Her okul türü aynı programı uygulamalıdır
- E) Programlar öğrenci ihtiyaçlarına göre her yıl
yenilenmelidir - Yeni duruma-ortama alıştırma (oryantasyon) hizmetleri
Bu hizmet alanı öğrencilerin okulu ve okulun
olanaklannı tanımaları amacıyla sunulan
hizmetleri kapsar. Bu hizmetler öğrencilerin okula
uyumunu kolaylaştırdığı gibi okulun
Rehberlik
183
olanaklarından yüksek düzeyde yarar sağlamasını ve problemlerle karşılaşmasını önleyen hizmetlerdir.
Hizmetlerin sunumunda okuldaki tüm personel görev almalıdır. Ancak uygulama aşamasındaki görevlerin önemli bir kısmı sınıf rehber öğretmenleri tarafından yürütülür. Hizmetler daha çok toplu biçimde ve bilgi verme şeklinde sunulur. Bu hizmetler genellikle eğitim-öğretim yılının başladığı ilk günlerde verilir. Okula yeni kayıt yaptıran öğrencilerin bu tür hizmetlere daha çok gereksinimleri vardır. Bu kapsamda verilecek hizmetler özetle aşağıdaki gibidir;
- Okulun tarihçesi, öğretmen ve öğrenci
durumu, uygulanan programlar hakkında
bilgi verme - Okulun fıziksel durumu hakkında bilgi
verme - Okulun eğitim programı hakkında bilgi
verme - Ders dışı etkinlikler hakkında bilgi verme
- Okul kuralan hakkında bilgi verme
- Okuldaki psikolojik danışma ve rehberlik
hizmetleri hakkında bilgi verme - Okul çevresi hakkında bilgi verme
- İlgiler
- Kişilik özellikleri, değerler ve benlik
tasarımı - Akademik durum
- Öğrencinin yaşadığı çevre
Öğrencilere ait toplanan bu bilgiler sistemli ve düzenli bir şekilde dosyaya kaydedilir. Bu bilgilerin çoğu gizlilik derecesi yüksek olan bilgilerdir. Bu bilgiler ancak öğrencilerin bilgisi ve izni ile öğrencilerin yararına olmak koşulu ile üçüncü kişilere verilebilir. Okul psikolojik danışmanı, sınıf rehber öğretmeni ve okul yönetimi bu bilgilerin gizliliğini sağlamakla yükümlüdürler.
Öğrencileri tanımada kullanılan çeşitli teknikler vardır. Bunlardan bir kısmı dışandan bilgi toplamaya dayalı olan test, gözlem, dereceleme ölçekleri, olay (vak’a) kaydı gibi tekniklerdir. Bir kısmı da öğrencinin kendisini ve çevresini nasıl algılayıp, yorumladığını anlamamıza yardımcı olan görüşme, otobiyografi, sosyometri, kimdir bu tekniği, çeşitli envanterler ve soru listeleri gibi tekniklerdir.
- Aşağıdakilerden hangisi okulun ilk günle-rinde’ öğrencilere sunulması gereken reh-berlik hizmetlerindendir? (2002 KPSS- 54)
- Öğrencinin kendi yeteneklerini tanimasını
sağlama’ - Öğrencilerin sosyalleşmeleri için etkinlikler
düzenleme - Öğrencilerin psikolojik problemlerini belirleme
- Öğrencilerin çalışma yollarını ve stratejilerini
belirleme - E) Öğrencilere okulu ve okul kurallarını tanıtma
Öğrenciyi tanıma hizmetleri
Öğrenciyi tanıma etkinliklerinden elde edilen bilgiler diğer rehberlik etkinliklerine yön verir. Aşağıda öğrencilerle ilgili farklı alanlarda toplanacak bilgi alanlarına yer verilmiştir;
- Kişisel bilgiler
- Aile ve ev durumu
- Sağlık ve fiziksel durumu
- Yetenekler
- Bilgi verme hizmetleri
Öğrencilerin ihtiyaç duydukları bilgiler; eğitsel, mesleki ve kişisel sosyal alanlarla ilgili bilgilerdir. Bunlar daha sonra ayrıntılı bir biçimde ele alınacaktır.
Eğitsel bilgi, öğrencilerin bulundukları eğitim programı ve gidebilecekleri üst eğitim kurumları hakkındaki bilgilerden oluşur. Eğitsel bilgileri vermenin amacı, öğrencilerin ilgi ve yetenekleri doğrultusunda bir eğitim programına yönelmeleri ve bunda başarılı olmalarıdır.
Mesleki bilgi, öğrencilerin kendi ilgi, yetenek ve kişilik özelliklerine uygun bir mesleği seçmelerine yardım etmektir. Öğrencilerin yönelmeyi düşündükleri meslekler hakkında ayrıntılı bilgilere gereksinimleri vardır.
Kişisel, sosyal bilgi, öğrenciler okul döneminde kritik gelişim döneminde olmaları nedeniyle onlara, sosyal gelişim ve uyumlarını kolaylaştıracak aile, arkadaş ve diğer sosyal
184
Rehberlik
çevreleriyle ilişkilerini zenginleştirecek
kişilerarası ilişkilere yönelik bilgiler verilebilir.
- Psikolojik danışma hizmetleri
Psikolojik danışma bireylerin kendilerini tanımalarını, güçlü ve zayıf yönlerini fark ederek yaşadıkları problemleri etkili biçimde çözmek amacıyla yüz yüze bir ilişki süreci içinde sunulan ve duyuşsal yönü ön planda olan profesyonel bir yardım hizmetidir. Nihai amacı da bireyin karar verme ve problem çözme becerilerini geliştirerek kişisel gelişimini sağlamaktır. Psikolojik danışmanın kendlne özgü çeşitli kuram, teknik ve ilkeleri vardır. Psikolojik danışma hizmeti ancak bu alanda yetişmiş ve yeterliliği olan uzman kişiler tarafından sunulur.
Psikolojik danışma süreci içinde yardım alan kişiye “danışan”, yardım veren uzmana da “danışman” denilmektedir. Bu hizmet bir danışan ile danışman arasında kurulan ilişki ise buna “bireysel psikolojik danışma” denilmektedir. Eğer bu ilişki bir danışman ve birden çok (genellikle 8-12) danışan arasında kurulmuşsa buna “grupla psikolojik danışma” denilmektedir. Öğrencilerin ihtiyaçlarma göre bu sayı değişmekle birlikte genellikle görüşme sayısı 8-10 arasındadır.
Eğer bilgi toplamak amacıyla görüşme yapılıyorsa öğrenciyle kurulan ilişki psikolojik danışma değildir.
Psikolojik Danışma Kuramları
Psikolojik Danışma Kuramları genel olarak 4 başlık altında toplanabilir.
- Psikanalitik Yaklaşım
- İnsan davranışlan kişinin biyolojik ihtiyaçları
ve cinsel güdülerinin etkisiyle oluşur - İnsan davranışları bilinçaltı süreçlerle
bağlantılıdır - Kişilik id, ego ve süperego’dan oluşur
- Tedavi yöntemi: rüya analizi ve serbest
çağrışımdır - Sorunların kaynağını 0-6 yaş çocukluk
döneminde aramak gerekir
- Davranışçı Yakiaşım
- Kişilik doğumdan sonraki olumlu ve
olumsuz öğrenmeler üzerine kurulur - Uyumsuzluklann nedeni olumsuz
öğrenmelerdir
- Olumsuz davranışın öğrenilmesi yoluyla
olumlu davranış da öğretilebilir - Tedavi: Sistematik duyarsızlaştırma,
yeniden biçimlendirme, atılganlık eğitimi,
model alma (taklit)
- İnsancı Varoluşçu Yaklaşım
- Birey değerlidir, özgürdür. Bu nedenle
kendini yönetme, yönlendirme, denetleme
gücü kendindedir - Ruhsal sorunlann kaynağı, toplumsal
kurallarla bireyin doğal gelişimi engellendiği
zaman ortaya çıkar - Birey doğuştan iyidir. Kendini geliştirme
gücüne sahiptir. - Birey güçlü bir benlik algısı sayesinde
kendini gerçekleştirebilir. - Tedavi: Danışana saygı duyma, değer
verme, koşulsuz kabul, empati
- Bilişsel Yaklaşım
- Bireyin gelişimi akılcı, tutarlı, gerçekçi,
düşünerek olaylara yaklaşması sayesinde - Akıl ve davranış duyguları yönetir
- Tedavi: Bireyin mantıksız, yanhş, yıkıcı
düşüncelerini değiştirme, başarısız kimlik
örüntüsünden kurtarma yoluyla olur.
- Bireysel ve grupla psikolojik danışma karşılaştırıldığında, aşağıdakilerden hangisi grupla psikolojik danışmanın dezavan-tajlarından biridir? (2004 KPSS-109 )
- Gruba ait olma ve başkalarınca kabul
edilip benimsenme duygusunu yaşama - Benzer sorunlara sahip olan insanlarla,
benzer sorunlar üzerinde konuşabilme - Belirli sorunların çözümünde başkalarının
deneyimlerinden yararlanma - Köklü sorunların çözümünde yeterince
etkili olamama - E) Başkalarının da sorunları olabildiğini
görerek teselli olma
Rehberlik
185
- Yalnızlık, değersizlik ve başarısızlık duyguları
yaşayan ve uyumsuzluk sergileyen bireylere
sorunları ile başa çıkabilmeleri için Öncelikle
verilmesi gereken rehberlik hizmeti hangisidir?
(2004KPSS-111) - Bireyi tanıma
- Psikolojik danışma
- Yöneltme
- izleme
- E) Bilgilendirme
- Rogers’in insancı yaklaşımında en fazla
vurgulanan, aşağıdakilerden hangisidir? (2004
KPSS-114) - Öğrenciyi merkeze alan eğitim anlayışı
- Programı merkeze alan eğitim anlayışı
- Bilinçaltı
- Mantık dışı düşünceler
- E) Kişiliğin aşırı uçlarını birleştirme
- Grup rehberliği hizmetleri
Grup rehberliği hizmetleri 10-15 kişilik gruplarla ya da sınıftaki tüm öğrencilerle yürütülen hizmetlerdir. Bu tür çalışmalarda daha çok öğrencilerin kendileriyle ilgili veya olgusal konularda (karar verme, meslekleri tanıma, sosyal ilişkiler, etkili ders çalışma gibi) bilgilenmelerini sağlayarak gelişimlerine yardımcı olmak hedeflenir.
- Yöneltme ve yerleştirme hizmetleri
Öğrenciyi tanıma hizmetlerinden öğrenci hakkında elde edilen bilgiler ışığında onun yönelebileceği okullar veya programların neler olduğunu bilmesi ve kendisi için en uygun olanını seçmesi sürecinde sunulan hizmetler yöneltme ve yerleştirme hizmetleri olarak adlandınlmaktadır.
Öğrencilerin okuldaki bir programa veya bir üst eğitim kurumuna yöneltilip yerleşmesine yardım edilebildiği gibi bir mesleğe veya bir işe yöneltilip yerleştirilmesi de bu hizmetler içinde yer alır.
- Sevk (Yardım almaya yön!endirme) hizmetleri
Öğretmen, öğrencinin dile getirdiği sorunun niteliğine göre kendi yeterliliği dışında ise öğrenciyi mutlaka yardım almak üzere psikolojik danışmaya yönlendirmelidir. Okulda psikolojik danışman yok ise öğrencinin ilgili rehberlik ve
araştırma merkezine başvurması sağlanmalıdır. Gerek okuldaki psikolojik danışmana sevk, gerekse okul dışındaki bir kuruma-uzmana sevk çalışmalarında öğretmen hassas davranmalıdır.
Öğrencilerin yaşadıklan ruh sağlığı ile ilgili problemlere yardımcı olabilecek meslek grupları içinde Psikiyatrist, psikolog, psikolojik danışman, sosyal çalışmacı (sosyal hizmet uzmanı) özel eğitim uzmanı bunlann başltcalandır.
- İzleme hizmetleri
İzleme çalışmaları, hem öğrencinin değişim ve gelişimini takip etmek amacıyla, hem de sunulan rehberlik çalışmalarının etkililiğini öğrenmede ihtiyaç duyulan bilgileri sağlar.
Örneğin bir okuldaki 9. sınıf öğrencilerine alan seçiminde rehberlik hizmeti sunduğumuzu düşünelim. Alanlarını seçen bu öğrencilerin yerleştikleri alanların kendilerine uygun olup olmadığını, verdikleri kararların isabettiliğini ve alanlannda başarılı ve mutlu olup olmadıklarmı izleme çalışmalarıyla takip edilmesi gerekir.
- Mezunların sonraki yıllarda öğrenime devam edip etmediklerine, ettilerse başarı durumlarına; etmedilerse iş durumlarına, ilişkin bilgileri toplayarak ilgililere duyurmak, rehberlik servisinin hangi faaliyetleri kapsamında yer alır? (2001 KPSS-97)
- A) B) C) D) E)
Konsültasyon Bilgi toplama Alıştırma Bilgi verme İzleme
- Aşağıdakilerden hangisi okullarımızda gözlenen en yaygın rehberlik hizmetlerindendîr? (2003 KPSS- 93)
- Müşavirlik
- Araştırma ve değerlendirme
- İzleme
- Yöneltme
- E) Değerlendirme
186
Rehberlik
- Bireyi tüm kişilik özelliklerinin toplamından farklı bir bütün olarak ele alan psikolojik danışma kuramının adı nedir? (2003 KPSS-101 )
- Psikoanalitik yaklaşım
- Geştalt
- Davranışçı
- Varoluşçu
- E) Gerçekçi
- Konsültasyon (müşavirlik) hizmetleri
Doğrudan öğrencilere dönük olmayan, öğürencilere sunulan psikolojik danışma ve rehberlik hizmetlerinin etkililiğini artırmaya yönelik olan hizmetlerdir. Bu çalışmaların amacı, okuldaki yönetici ve öğretmenlerin daha uygun ve ortak bir rehberlik anlayışına sahip olmasını, çalışmalarda bu anlayışın esas alınmasını ve okuldaki tüm olanakların bu anlayışa uygun bir biçimde kullanılmasını sağlamaktır. Böyle bir çalışma velilere de yapılabilir. Konsültasyon çalışmalarını planlama ve yürütme sorumluluğu psikolojik danışmanlardadır.
Konsültasyon çalışmaları kapsamında
yapılabilecek işler aşağıda özetlenmiştir;
- Velilere okulun amacını, program ve
politikasını tanıtma - Öğrencilerin okulda öğrendiklerinin evde
pekiştirilmesini sağlama - Evde öğrenciyi olumsuz etkileyen
koşulları olumluya çevirme - Okulda daha etkin bir öğrenme ortamı
oluşturma - Okulda almacak kararlara katılımı
sağlama - Bazı öğrenciler için alınan özel
önlemlere herkesin katılımını sağlama - Olumsuz öğretmen davranışlannı
değiştirme - Öğrenme ve çalışma güçlüğü çeken
öğrencileri tanıma ve bunlarla ilgili olan
öğretmenlerle işbirliği yapma - Öğretmenin bir öğrencinin sorunuyla
çalışırken bunu başarması için gerekli
desteği sağlama
- Çevre ve aile ile ilişkiler
Öğrencilerin çevredeki olanaklardan
yararlanmalann! sağlamak önemlidir. Bu olanaklar, psikolojik yardım ve sağlık hizmeti sunan, sosyal, kültürel ve sportif etkinliklerin
yapılabildiği kuruluşlar ve çevredeki diğer okullar gibi kurumlan kapsar. Çevre ile ilişkilerin etkili biçimde kurulması, okul yönetiminin ve okul psikolojik danışmanının sorumluluğundadır. Ayrıca okul aile birlikleri ve okul koruma dernekleri de çevre ve aile ile ilişkilerin geliştirilmesinde önemli olan birimlerdir.
Aile ile ilişkileri geliştirmek, okuldaki rehberlik
ve psikolojik danışma hizmetlerinin tanıtılması,
okul amaç ve vizyonunun anlaşılması ve
öğrencilerde hedeflenen zihinsel, duygusal ve
sosyal davranışlann kazanılmasını
desteklemektir.
- Araştırma ve değerlendirme hizmetleri
Uygulanan bir programın sonuçları hakkından bilgiler edinmek, öğrencilerin, öğretmenlerin ve velilerin özellik, ihtiyaç ve beklentileri hakkında ayrıntılı bilgi sahibi olmanın yanında yaşanan bir sorunun çözümü için yol gösterici bilgiler edinmek için araştırma ve değerlendirme çalışmaları yapmak gerekir. Bu çalışmalardan elde edilen bilgiler ve kanıtlar doğrultusunda bir okulda uygulanan rehberlik ve psikolojik danışma programı geliştirlerek yenilenmelidir.
KİŞİSEL REHBERLİK
Ders notlarının ilk başlarmda belirtitdiği gibi gelişimsel rehberlik modeli anlayışı günümüzde en çok kabul gören ve en yaygın rehberlik anlayışlıdır. Gelişimsel rehberlik anlayışı, öğrencini büyüme, gelişme süreci içinde;
- Kişisel-sosyal
- Eğitsel
- Mesleki
Gelişim alanlannda temel ihtiyaçlarını karşılama ve bu alanlarda döneme özgü gelişim görevlerini yerine getirmede gerekli yeterlilikleri kazandırmayı amaçlar.
Kişisel rehberlik, öğrencinin kendini tanıması, anlaması, üstün ve sınırlı yönleri ile kendini kabul etmesi ve geliştirmesini amaçlar. Kendine güvenen, kişiler arası ilişkilerde becerili, kişisel ve sosyal yönden dengeli ve uyumlu bir birey olarak yetişmesine yardım hizmetlerini kapsar.
Bu hizmetler yürütülürken bireyin bir gelişme süreci içinde olduğu, gözlenen davranışların
Rehberlik
187
kalıcı olmadığı, içinde bulunulan gelişim basamağına özgü olup değişebileceği unutulmamalıdır.
Günümüzde üzerinde çok konuşulan kavramlardan biri olan “duygusal zeka” kavramı ve eğitim sürecinde duygusal zekanın nasıl geliştirilebileceği tartışmaları da kişisel rehberlik hizmetlerine farklı bir bakış açısı getirmiştir.
Duygusal Zeka
Bu kavram aşağıdaki özellikleri yetenekleri kapsamaktadır;
- Özbilinç: Kendini tanıma, bir duyguyu
oluşurken fark edebilme - Duyguları idare edebilme: Duyguları
uygun biçimde idare edebilme - Kendini harekete geçirebilme:
Duyguları bir amaç doğrultusunda harekete geçirmek
4) Başkalarının duygularını
anlayabilme: empatı, kendini
başkalarınm yerine koyabilme
5} îlişkileri yürütebilme: Etkili
kişilerarası ilişki kurabilme, sosyal beceriler.
Kişisef rehberliğin hedefleri aynı zamanda duygusal zekanın gelişimine yöneliktir. İnsancıl yaklaşımdaki bir öğretmenin oluşturacağı olumlu stnıf ortamı kişisel rehberliğin birinci koşuludur. Bu nedenle insancıl yaklaşımın eğitim ilkeleri üzerinde durmak gerekmektedir;
Hümanistik (insancıl) yaklaşımın eğitim ilkeleri
- İnsanın tek ve temel güdüsü
“kendini gerçekleştirme”
ihtiyacından kaynaklanır. Bu güdü
bireyi tüm yaşam sürecinde daha iyiyi
yapmak, daha mükemmeli elde etmeye
yöneliktir. - Davranış bozuklukları, güvensizliğin
veya engellenmenin sonucudur.
Gerçekte birey doğası gereği iyidir.
Normal koşullar altında benliği geliştirici
davranışlar ortaya koyar. Ancak bir
tehdit veya güvensizlik karşısında
kalırsa, benliği savunucu davranışlar
ortaya çıkabilmekte, bazen
saldırganlaşmakta, çaresiz kaldığı
durumlarda gerçekleri yok sayma ve çarpıtma gibi davranış bozuklukları görülebilir.
- Davranışları yönlendirmede dışsal
koşulların yanında içsel koşullar da
İnsan hem kendi yaradılışının
hem de çevresinin sayısız olanakları
içinde gelişimini sürdüren, oluşum
halinde olan bir varlıktır. - İnsan davranışlarını, onun öznel
gerçeği tayin eder. Kişi herhangi bir
durumda, içten ve dıştan gelen
uyarıcılara, kendi verdiği anlama göre
tepkide bulunur. Aynı durumda aynı
uyarıcıları alan farklı kişiler farklı
tepkide bulunurlar. Burada önemli olan
bireyin uyarıcıları nasıl algıladığıdır.
Herkesin kendine özgü ve farklı bir
gerçeği vardır. (fenomenoloji) - İnsanın davranışlarını tayin eden en
önemli gerçek onun kendini
algılayış biçîmidir. Öznel gerçeğin
merkezi benlik ve ona iüşkin olan
tasanmlar bütünüdür. Dış dünyadaki
nesnel gerçeklere verilen tüm anlam,
kişinin kendi ihtiyaç ve beklentilerine
göre biçimlenir. Kişi kendini nasıl
algılıyorsa öyle davranır. Bir kimsenin
davranışlannın nedenini anlayabilmek
veya yordayabilmek için onun benlik
tasarımını bilmek ve olaylara onun algı
çerçevesinden bakabilmek gerekir. - İnsan davranışlarını değiştirebilmek
içîn önce onun öznel gerçeğini
değiştirmek gerekir. Sadece bizim
ihtiyaç ve inançlanmızla tutarlı olan
yaşantılar bir anlam kazanır ve algılanır.
Eğer ihtiyaç ve inançlarımız tehdit
altındaysa gerçekieri algılama zorlaşır
ve gerçeklere uygun davranış
değişmeleri de güçleşir.
İnsancıl eğitim ve öğretmen
Rogers’a göre eğitimde geleneksel olarak vurgulanan zihinsel bilgi ve becerilerin yanı sıra kişiler arası değerler ve duygular gibi duyuşsal davranışların bir arada kazandırılması önemlidir. Bunun için de öğrenmede aşağıdaki ilkelere uyulması gerekmektedir.
- Her bireyde doğal bir öğrenme isteği vardır
188
Rehberlik
- Anlamlı öğrenme; öğrenilen konu
bireyin kendi amaç ve ihtiyaçları ile
ilişkili olarak algılandığında gerçekleşir - Öğrenme, korku ve tehdidin olmadığı
özgür bir ortamda gerçekleşir - Öğrenme, öğrencinin kendisi tarafından
başlatıldığı zaman etkin ve anlamlıdır. - Öğrenme, bireyi değişen dünyada
gereksinimlerini karşılamaya yeterli hale
getirmeli, yeni koşullara uyum
sağlamada yardımcı olmalıdır.
Öğretmen insan ilişkilerinin temeline alınması gereken,
- Saygı (koşulsuz kabul)
- İçtenlik (dürüstlük ve içtenlik)
- Empati
Gibi çok önemli ilkeleri sınıf koşullarında uygulanmasına önem vermelidir.
Bireyin Uyumuna Yönelik Problem Alaniarı
Gelişen büyüyen çocuğun sürekli olarak arkadaş veya akranlarıyla sağlıklı ilişkiler kurabilme ve geliştirebilme becerileriyle donatılması gerekmektedir. Gelişimsel özellikleri, aile, çevre çocuğun akranlarıyla sağlıklı ilişkiler geliştirebilmesini olumlu yada olumsuz yönde etkileyebilmektedir.
Özgüven: Kişinin kendine yönelik olumlu yargılarının olması, kendini ve durumu kontrol edebileceği inancı, kendini sevmesi ve kendiyle barışık olması ve kendini tanıması gibi durumlarla ilişkili bir kavramdır. Kendine güveni eksik olan kişi, akademik, sosyal ve diğer konularda sorun yaşayacaktır. En küçük başarısızlıklar, reddedilme, performans eksikliği ve fiziksel eksiklikler kolayca özgüvenin olumsuzlaşmasına neden olabilmektedir. Çocuk ve ergenlerde kendilerinin başkalarıyla karşılaştınlması veya kendi kendilerini karşılaştırmaları da özgüven üzerinde zedeleyici olabilmektedir.
Benlik Saygısı (Özsaygı): Kişinin kendi fiziksel ve zihinsel özelliklerine yönelik değer atfetmesidir. Bu kavramla ilişkili kavramlar;
- Benlik
- Benlik tasarımı
- İdeal benliktir.
Benlik: kişinin kendine yönelik yapılan tüm değerlendirmelerin algısıdır. Olumlu ve olumsuz olabilir. Algılama ve anlamlaştırma sorunudur
Benlik tasarımı: Kişinin sahip olduğu tüm
özelliklerin olumlu veya olumsuz farkına
varmasıdır.
İdeal Benlik: Kişinin kendisi veya sosyal olarak
empoze edilen, sahip olunması gereken
özelliklere ilişkin algılamasıdır.
Demokratik olmayan aile ortamlan, çocuğun sürekli başarısızlıklarıyla yüzleştirilmesi, belirli zihinsel ve fiziksel yetersizliklere sahip olması düşük benlik saygısı ile yakından ilgilidir.
- Aşağıda öğretmen davranışlarından hangisi öğrencilerin güven duygularını olumsuz vönde etkiler? (2001 KPSS-74)
- Yanlış öğrenci cevaplarına hoşgörüsüz
davranmak - Sınıf içinde gerginlik yaratmaktan kaçınmak
- İlkeli ve kararlı davranmak
- öğrencilerin kişiliğine saydı göstermek
- E) öğrenciler arasında ayrım yapmamak
- Anne babalara, çocukların sorularında onlara yardımcı olmak için neler yapabilecekler konusunda bilgi veren bir öğretmen, aşağıdakilerden hangisini önermemelidir? (2001 KPSS-75)
- Çocuklara anlayışla yaklaşmaiarını
- Çocukların motivasyonlarını desteklemelerini
- Çocukların öz bakımını üstlenmelerini
- Çocukların sabırla dinlenmesini
- E) Çocuklarına, enerjilerini boşaltma fırsatı
vermelerini - Deneyimleri üzerinde düşünme (reflettive thinking) yoluyla kendini geliştirebilen kişinin, aşağıdaki özeltiklerden hanginse sahip olması beklenemez? (2001 KPSS-77)
- Eleştirileri hoşgörü ile karşılama
- Sabit fikirli olmama
- lleri görüşlü olma
- Değişimi savunma
- E) Kendi görüşlerini ön planda tutma
Rehberlik
189
- Öğretmenin öğrencinin söylediklerini adeta onunla birlikte yaşayarak hissetmesi şeklinde tanımlanabilecek olan kavram aşağıdakilerden hangisidir? (2001 KPSS-91)
- Antipati
- Koşulsuz kabul
- Saydamlık
- E) Saygı
- “Sosyal ve psikolojik durumu ne olursa olsun her birey önemlidir” anlayışı aşağıdaki psikolojik danışma ve rehberlik kavramlarından hangisini açıklamaktadır? (2002 KPSS-55 )
- Koşulsuz kabul
- Empati
- Özerkfik
- Değerlilik
- E) Özdeşim
- Aşağıdakilerden hangisi, kendini gerçekleştirmiş bir bireyin özelliği degildir? 2001 KPSS-98)
- Sadece yetişkin ve kültürlü kişilerin doğru karar
verebileceklerini düşünmek - Dış dünyayı ve diğer insanlan oldukları gibi
kabullenmek - Bir konunun farkh biçimlerde ele almabileceği
görüşünde olmak - Tüm insanların eşit değerde olduğuna inandığmı
ortaya koymak - E) Sorunları kişiselleştirmeden, nesnel bir biçimde
ele alabilmek
- Aşağıdakilerden hangisi “keıslini
gerçekleştirme” kavramı ile örtüşmez? (2002 KPSS-56)
- Birey yeterli bir kişiliğe sahiptir
- Kendine karşı yargılayıcı tutumlara sahiptir
- Kendisi ve başkaları hakkında olumlu
düşünceleri vardır - Kim olduğunu gerçekçi bir gözle algılar
- E) Kendine saygı duyar ve olduğu gibi kabul eder
- Bir sınıf öğretmeni yakın arkadaş olan iki öğrencisinin birbirine darıldıklarını fark etmiştir.
Bu öğretmenin izleyeceği en uygun yol aşağı dakilerden hangisidir? (2001 KPSS-118 )
- Öğrencilerin, darılmalarına yol açan olayla ilgili
duygularını uygun bir dille ifade etmelerine
yardımcı olmak - öğrencileri derhal rehberlik servisine
göndererek sorunun çözülmesini istemek - Bu öğrencilerin .ikisine de yakın olan başka bir
öğrenciden onları barıştırmasını istemek - Öğrencilere, barışmazlarsa bu durumu disiplin
kuruluna bildireceğini söylemek - E) Durumu okul idaresine bildirmek
- Aşağıdaki yaklaşımlardan hangisi “insanı yalnızca dıştan görülen belirtilere bakarak anlamak mümkün değildir.
Bireyin iç dünyasım da anlamak gerekir” görüşünü savunur? (2002 KPSS-57)
- Fenomonolojik yaklaşım
- Bilişsel yaklaşım
- Akılcı-duygusal yaklaşım
- Sosyal öğrenme yaklaşımı
- E) Davranışçı yaklaşım
190
Rehberlik
- Aşağıdakilerden hangisinin öğrenci öğretmen ilişkilerinin sağlıklı olabilmesi için gerekli değildir? (2002 KPSS-58)
- öğretmenin öğrenme-öğretme etkinliklerinde
öğrenci ihtiyaçlarını temele alması - öğretmenin olayları değerlendirirken kendini
öğrencinin yerine koyabilmesi - öğretmenin sınıf içinde her zaman içten ve.
dürüst davranması - öğretmenin tüm öğrencilerine eşit ölçüde değer
ve önem vermesi - E) öğretmen ile ailelerin sosyo-kültürel düzeylerinin
denk olması
- Annesi ile sürekli çatışma yaşadıklarını belirterek danışma almak isteyen bireye verilecek danışmanlık hizmetlerinden hangisi “hümanist yaklaşımın bireye saygı ilkesi” ile bağdaşmaz? (2002 KPSS-62 )
- Annene karşı olan duygularını, onu kırmadan
ifade etmeye çalışmalısın - Annenin davranışlarını doğru değerlendirip
değerlendirmediğini tekrar düşünmelisin - Annenle ilgili yaşantılarını, bütün olarak ele alıp
etraflıca değerlendirmelisin - Annenin senin için yaptığı fedakarlıkları tahmin
etmen imkansız, ona her koşulda itaat etmelisin - E) Annene kırgın olduğunu belli etmenin farklı
yollannı araştırmalısın
- Aşağıdakilerden hangisi, karşımızdaki kişiye “şişkolaşmışsın” yerine “bîraz kilo almış görünüyorsun”. “sıskalaşmışsın” yerine incelmişsin” dediğimizde kullanmış olduğumuz iletişim dilidir? (2002 KPSS-59)
- Sen dili
- Öz saygı geliştirici dil
- Ben dili
- Biz dili
- E) öz saygı zedeleyici dil
- Başkalan ile göz teması kurmaktan çekinen bır öğrencinin durumuna aşağıdakilerden hangisi bir açıklama getiremez? (2002 KPSS-63)
- Farklı görünme çabası
- Sosyal ilişkilerde kaygı
- Çekingen yapıda olması
- Kendine güven eksikliği
- E) İletişim kurmakta çekingenlik
- Aşağıda verilen çocuğun hatalı davranışlarını değiştirmede kullanılabilecek yaklaşımlardan hangisi onun “kendine saygısr” na en çok zarar veren yaklaşımdı?? (2002 KPSS-61)
- Benzer hatalı davranışları gösterenlerin
karşılaştığı sonuçlan ona anlatmak - Çocuğun uygun davranışlarını ödüllendirip
hatalı davranışlarına pekiştireç vermemek - Çocuğa uygun davranış modellerini
gösterip bunları öğrenmesini sağlamak - Fazla tehlikeli sayılmayacak şekilde hatalı
davranışın sonuçlannı yaşamasını
sağlamak - E) Bu tip hatalı davranışları yapanların kötü
çocuklar olduğunu, kendisinin de onlardan
biri olduğunu söylemek
- Ali sürücü belgesi almak için girdiği sınavda başarısız olmuştur. Aynı zamanda çok olumsuz benlik kavramına sahip olan Ali’nin bu sınavdaki durumu açıklamak için aşağıdaki ifadelerden hangisini kullanma ihtîmali yüksektir? (2002 KPSS-64)
- Bu sınava yeterince hazırlanamamıştım, bir
dahaki sefere başarabilirim - Hiçbir zaman ehliyet sahibi olup araba
kullanamayacağım . - Sınav sırasında hiç rahat değildim,
beklediğimden çok heyecanlandım - Zaten birçok insan ilk girişte ehliyet sınavında
başarı sağlayamıyor - E) Sınav komisyonu çok titiz bir değerlendirme
yaptı, düşük not verdi
Rehberlik
191
- Aşağıdakilerden hangisi boşanmış anne –
babaların, çocuklarının bu duruma uyumu için
yapmaları gerekenlerden değildir? (2002 KPSS-
66) - Çocuğa karşı davranışlarının tutarlı olmasına
çalışmak - Çocuklarıyla hemen her gün görüşmeye devam
etmek - Çocuklarına olan sevgilerinin azalmadığını
göstermek - Ortaya çıkacak sorunları anlayışla karşılayarak
çözmek - E) Çocukların sorunlarıyla ilgilenmeyi sürdürmek
- Aşağıdakilerden hangisi sosyal gelişime katkı
sağlayan birincil kaynaklardan değildir? 2002
KPSS-67) - Aıle
- Kitaplar
- Arkadaşlar
- Akran gruplan
- E) Okul
- Aşağıdakilerden hangisi bağımlı kişilik özelliği geliştirmiş bireylerde gözlenebilecek bir davranış biçimidir? (2003 KPSS- 97)
- Her sorunun tek bir çözüm yolu olabileceği
düşüncesinden hareket çimek - Bir sorunla başa çıkmada farklı seçeneklerden
yararlanmak - Problemlerin çözümünde, probleme neden olan
etmenleri ortadan kaldırmaya çalışmak - Sorunlarıyla haşa çıkınken deneyimli bireylerin
tavsiyelerine göre davranmak - E) Bir sorun ile karşılaştığında, sorunu görmezden
gelmeye yönelmek - Maslovv’un ihtiyaçlar hiyerarşisinde en üst basamakta yer alan ve ancak daha alt düzeydeki ihtiyaçların karışlanmış olması koşuluna bağlı olarak ortaya çıkan ihtiyaç hangisidir? (2003 KPSS-100)
- Saygı
- Güvenlik
- Kendini gerçekleştirme
- Açhk
- E) Kendini kabul
- Aşağıdakilerden hangisi çocuğun şiddet içeren davranışlar göstermesine neden olur? (2002 KPSS-68)
- Engelleme
- Fikir uyuşmazlığı
- Bağımlılık
- Uyum davranışları
- E) Mutsuzluk
Kişiliğin temel özelliğini bireyin benlik kavramının oluşturduğunu kabul eden psikolojik danışma görüşü hangisidir? (2003 KPSS-102 )
- Davranışçı
- Psikoanalitik
- inşa ne ı-varoluşçu
- Eklektik
- E) Bilimsel
- Aşağıdakilerden hangisi öğrencilere yönelik kişisel rehberlik hizmetleriyle yakından ilişkili bir yardımdır? (2003 KPSS- 94)
- Kişilerarası ilişkileri geliştirmek
- Etkiü çalışma becerileri kazandırmak
- Meslek seçimine yönelik yardımlar vermek
- Üst öğretim kurumlarını tanıtmak
- E) Çevresinde kemlisine açık olan fırsat ve
olanakları hakkında bilgi vermek
- Aşağıdakilerden hangisi, içtenlik ve dürüstlük ilkesiyle uyuşmayan bir öğretmen davranışıdır? (2003 KPSS-104)
- Öğrencileri uygun olmayan davranışları için
uyarmak - Öğrencinin her tür davranışını onaylamak
- Öğrencilerine bilmediği bir konuyu bilmediğini
söyleyebilmek - Kendisinin de hataları olabileceğini kabul
etmek - E) Göründüğü gibi olmak, olduğu gibi görünmek
192
Rehberlik
- Arkadaşının hassas bir özel eşyasını kurcalamaktan kendini alıkoyamayan bir ilkokul SORU öğrencisinin bu türden davranışlarının düzeltilmesinde, aşağıdakilerden hangisi diğerlerine göre daha etkili olabilecek bir yöntemdir? (2003 KPSS-105)
- Bu konuda öğrenciye açıklayıcı bilgiler sunmak
- Bu tür davranışlar postere n öğrencileri
cezalandırmak - öğrencilerin bu türden davranışlarda
bulunmalarını yasaklamak - Bu tür davranışlar sergileyen öğrencileri sınıfta
teşhir etmek - E) Sınıfa bu tur davranışları da içeren bir kurallar
listesi asmak
- Arkadaşlarının kendisinden hoşlanmadığını düşünen Ali, arkadaşlarından uzak durmaya çalışmakta ve onlarla birlikte olduğunda çekingen davranışlar sergilemektedir. Ali’nin bu tür davranışları, arkadaşlarının ondan gerçekten hoşlanmamasına yol açmakta ve sonuçta Ali’nin düşüncesi pekişmektedir.
Bu duruma uygun düşen örnek, aşağıdakilerden hangisidir? (2004 KPSS-105 )
- Ketlenme
- öğrenilmiş çaresizlik
- Kendini gerçekleştiren “kehanet”
- Genellenmiş kaygı
- E) Düşük engellenme eşiği
- Karar verirken, karar verme stratejiferine uygun davranan bir öğrencinin atması gereken ilk adım hangisidir? (2003 KPSS-106)
- Amaçlara yönelik alternatifleri saptama
- Amaçları belirleme
- En uygun alternatifi belirleyebilecek olan bilgileri
toplama - Seçilen altematifin işlevsel olup olmadığını
değerlendirme - E) Seçilen alternatifi uygulamaya koyma
- Rehberiik anlayışı açısından bireyin olumsuz deneyimleri, aşağıdakilerden hangisi için önemli bir fırsat oluşturabilir? (2004 KPSS-107 )
- Yanılgıya düşmeme
- Lider olma
- Kendini kanıtlama
- Gelişme ve büyüme
- E) Başkalarıyla mücadele etme
- Aşağıdakilerden hangisi öz saygısı yüksek olan bir bireyi betimlememektedir? (2004 KPSS-104 )
- Kendine güvenen
- Duygularını açığa vurabilen
- Riski göze alabilen
- Savunma mekanizmalarına başvuran
- E) Kendini değerli bulan
- Öğrencileriyle ilişkilerinde insancı yaklaşımın “saydamlık ilkesi “ne bağlı kalan bir Öğretmenin, durumuna en uygun olan hitap şekli hangisidir? (2004 KPSS-108 )
- Konuyla ilgili başka sormak istediğiniz var mı?
- Derste sürekli sıkıldığınızdan söz ediyorsunuz?
Niçin. - Başarınız beni çok mutlu etti.
- Ders bitti. Evinize giderken caddeyi dikkatli
geçin. - E) Tüm derslerinizde bu kadar şansız mısınız?
Rehberlik
193
- Babasının hastalığına üzülerek sınıfta ağlamaya başlayan bir Öğrencisiyle konuşan bir Öğretmen bu Öğrencisine aşağıdakilerden hangisini söylerse onunla empatik bir ilişki içinde olur? (2004 KPSS-118 )
- Çoktandır hasta mıydı?
- Üzülme, iyileşir
- Tıp her şeye çare bulur, korkma
- Ona kötü bir şey olacak diye korkuyorsun
- E) Yurt dışında tedavi olsun
- Sınıfta saati çalınan bir öğrencinin durumuyla
ilgilenen bir öğretmen, sınıfa aşağıdakilerden
hangi soruyu yöneltirse, açık uçlu bir soru
kullanmış olur? (2004 KPSS-119 ) - Bu sınıfta böyle olaylar hep olur mu?
- Bu olay nasıl gerçekleşti?
- Veli, sen mi aldın?
- Saati alanı gören biri var mı
- E) Çocuklar beni çok üzdüğünüz” biliyor
musunuz? - Aşağıdakilerden hangisi stresle başa çıkmada
etkili değildir? (2004 KPSS-120) - Stres nedeni olan davranışın sorumluluğunu
kabullenmek - Bilişsel bir yaklaşımla stres kaynaklarını
kontrol etmek - Stres kaynaklarını ortadan kaldırmak için
çevreyi harekete geçirmek - Bedensel tepkileri kontrol ederek stresi
azaltmaya çalışmak - E) Bedensel tepkilerle bilişsel davranışları
değiştirmeye çalışmak
EĞİTSEL REHBERLİK
Rehberlik hizmetlerinden beklenen önemli işlevlerden biri de “öğrenmeyi kolaylaştırma, başanyı artırma” konusunda yardımdır. Bu alanda yapılan hizmetlere “eğitsel rehberlik” denir.
Eğitsel rehberlik: eğitsel gelişim alanında ona
belli yeterlikler kazandırmak, öğrenmesini
kolaylaştırmak, karşılaştığı güçlükleri
gidermesine yardım etmek ve böylece uygun ve etkin bir öğrenme ortamı oluşturmaya yönelik hizmetlerdir.
Eğitsel rehberliğin amacı;
- Öğrencinin okula ve okulun bulunduğu
çevreye uyum sağlaması - Etkin ders çalışma becerilerini kazanması
- Eğitsel kararlar vermesi ve seçimler
yapması - Başarıyı engelleyen etmenleri azaltma ya
da ortadan kaldırma - Öğrencilerin ilgi, yetenek, eğilim ve
özelliklerine uygun bir eğitsel ortam
yaratmak - Okul yaşamı ile meslek yaşamı arasındaki
ilişkiyi sağlamak
Eğitsel rehberliğin kapsamı
Öğrencinin “öğrenmeyi öğrenmesi”ni sağlamaya
çalışır. Bu amaçla öğrenciye zamanı iyi kullanma,
verimli ders çalışma yolları, plan yapma ve
uygulama, öğrenmeye güdülenme, öğrendiklerini
unutmadan bellekte saklama, sınavlara
hazırlanma, kaynaklardan yararlanma,
yeteneklerini geliştirme, öğrenme engellerini aşma, eğitsel seçimler yapma gibi pek çok konuda öğrencinin olumlu tutum ve alışkanhklar geliştirmesine yardım hizmetleridir.
Velilere yönelik bu amaçla verilen hizmetler de eğitsel rehberlik kapsamındadır. Eğitsel rehberlik hizmetleri öğrencilere tek tek değil gruplar halinde sunulur. Bu nedenle takım çalışması esastır. Okuldaki Yönetici, öğretmen, uzman, diğer personelin işbirliğini gerektirir.
- Bir öğretmenin, okul başarısı düşük bir
öğrenciyle etkileşimi sırasında aşağıdakilerden
hangisini yapmaması gerekîr? (2001 KPSS-90) - Sabırlı olması
- Gayret göstermeye teşvik etmesi
- Başarılarını takdir etmesi
- Hoşgörülü olması
- E) Yanlışlarını cezalandırması
- Aşağıdaki rehberlik çeşitlerinden hangisinin
görev alanına bir ortaöğretim kurumunda
öğrencinin kendisine uygun seçimlik dersleri ve
etkinlikleri seçmesini sağlamak girer? (2002
KPSS- 52) - Düzeltici (sağaltıcı) rehberlik
- Kişisel rehberlik
- Uyum sağlayıcı rehberlik
- Eğitsel rehberlik
- E) Mesleki rehberlik
194
Rehberlik
- Üniversite birinci sınıf öğrencilerinin akademik başarılarını artırmak isteyen bir psikolojik danışmanın dikkate alacağı en son özellik aşağıdakilerden hangisidir? (2002 KPSS- 60)
- Alana duyulan ilgi
- Duygusal sorunlar
- C) ilgi duyduğu sanat dalları
0) Ders çalışma koşulları
E) Aile sorunları - Etkili çalışma alışkanlıkları geliştirememekten dolayı akademik başansı düşük olan bir Öğrenci-ye yapılması gereken rehberlik yardımı hangisidir? (2004 KPSS-110)
- Eğitsel rehberlik
- Mesleki rehberlik
- Kişisel rehberlik
- Sosyal rehberlik
- E) İyileştirici rehberlik
- Verimli ders çalışma yöntemlerini hayata geçirebilme açısından uygun olmayan yaklaşım hangisidir? (2004 KPSS-115)
- A) Bir çalışma çalışmak
programına bağlı kalarak
- Günlük etkinlikler için hazırla nacak planda
çalışmaya ayrıian zamanı belirtmek - Verimli sonucun aralıklı bir çalışma ile
olanaklı olabileceğini dikkate almak - Çalışma planında eğlenme ve dinlenmeye
yeterince zaman ayırmak - E) Çalışma ortamını her türden uyarıcıya açık
tutacak biçimde düzenlemek
- Sınıfta öğretmenin işlediği ders üzerinde dikkatini toplamakta güçlük çekerek arkadaşlarını rahatsız eden, buna karşın resim yapma, model oyuncaklar yapma konusunda çok becerikli olan bir ilkokul öğrencisine sınıf içinde uygun öğrenci davranışları kazandırmak isteyen bir Öğretmenin yapması gereken en uygun davranış hangisidir? (2004 KPSS-116)
- Öğrenciyi derslerde ilgi ve yeteneklerini
sergileyebileceği çalışmalara yönlendirmek - Okul idarecilerine başvurmak
- öğrenciyle ders saatleri dışında ilgilenmek
- Arkadaşlarından ders saatinde bu öğrenciyle
konuşmamalarını istemek - E) öğrenciyi ailesine şikayet etmek
MESLEKİ REHBERLİK
Meslek seçimi bir anda verilen bir karar değildir. Bireyin çocukluktan başlayarak kendisi ve meslekler hakkında geliştirdiği algısal çerçeve ile koşulların etkileşimi içinde oluşan bir süreçtir.
Mesleki Rehberlik: Gençlerin çeşitli meslekieri tanımları ve kendi özelliklerine uygun olan meslekleri seçmeleri, seçtikleri mesleklere hazırlanmaları ve mesleki yönden gelişmeleri amacıyla yapılan yardım hizmetleridir.
Mesleki rehberlik hizmetleri üç aşamada gerçekleştirilir;
- Bireyi (öğrenciyi) tanıma
- Meslek alanlarını tanıma
- Bireyin kişisel nitelikleri ile
mesleklerin gerektirdiği özellikler
arasında bağlantıyı kurarak
kendine uygun bir mesleği
seçmesine yardım etme
Meslek ve iş sahibi olmanın temelinde bazı psiko-sosyal etmenler yatar;
- Gizil güçleri geliştirme >■.
- Psikolojik doyum
- Sosyal gereksinim
Meslek seçerken verdiğimiz karar, bizim ileride iş bulup bulamayacağımızı ya da iş yaşamında mutlu ve başanlı olup olamayacağımızı belirler.
Günümüzde bireyin bir meslek seçmesinin bir anda verilen bir karar olmadığı, mesleki gelişim süreci içinde biçimlenip ortaya çıktığı kabul edilen bir anlayıştır. Mesleki gelişim oldukça
Rehberlik
195
karmaşık bir süreçtir. Bu süreci etkileyen etmenlerin başında bireyin ailesi, ilişşki kurduğu kişiler, okul öncesi ve oku! içi eğitimi, bireyin ihtiyaçları, ilgileri, değerler sistemi, benlik kavramı, genel ve özel yetenekleri, diğer kişilik özellikleri, yaşadığı çevrenin özellikleri, toplumdaki mevcut iş alanları, istihdam koşulları, piyasadaki arz-talep durumu gibi etmenler gelir. Bunlara bireyin yaşamında karşılaştığı rastlantıların, aldığı eğitim ve özel hazırlık faaliyetlerinin etkileri de eklenebilir.
Mesleki gelişim süreci aşamaları ;
Mesleki gelişim beş aşamada gerçekleşir.
- Uyanış ve farkmda olma
- Meslekleri keşfetme ve araştırma
- Karar verme
- Hazırlık
- İşe yerleştirrne
- Uyanış ve farkında olma
Okul öncesi dönemden başlayarak ilkokul dönemini kapsar. (5-12 yaş arası) çocuk bu dönemde, çevresindeki insanların farklı uğraşları olduğunu, çeşitli mesleklerin varlığını görmeye ve anlamaya başlar. İlkokulun son yıllarında ise kendisi ve diğer insanlar arasında ilgiler, yetenekler, amaçlar ve motivasyon yönünden farklılıklann ve benzerliklerin farkına varmaya başlar.
- Meslekleri keşfetme ve araştırma
Bu dönem ortaokul yılları olan 12-15 yaşlarını kapsar. Çocuk bu dönemde kişilerin ve mesleklerin ortak olan yönlerini ve farklı nitelikleri üzerinde daha çok bilgi sahibi olmaya, yeni yönleri keşfetmeye anlamaya başlar. Meslekleri keşfetme, inceleme ve araştırma dönemi bir bakıma çoğumuz için ömür boyu sürer.
- Karar verme
Gencin lise yıllarını, 15-18 yaşlannı kapsayan bu dönemde, birey artık kendisi ve meslekler hakkında oluşturduğu algılara dayanarak, bilgileri değerlendirerek, eşleştirmeye, birbirine uydurmaya ve geleceğe ilişkin idealler oluşturmaya başlar. Bu ideal ve düşünceier başlangıçta geçici olabilir ancak giderek daha açık ve temel bir plan yapmaya başlar. Genç böylece mesleki karannı oluşturur.
- Hazırlık
18-23 yaşları arasını kapsayan bir dönemdir. Birey, seçtiği alan, okul veya yaptığı etkinliklerle mesleğe hazırlanmaya başlar. Mesleklerle ilgili beceriler geliştirmeye, bilgi birikimi oluşturmaya ve o alanda mesleki tutumlar geliştirerek mesleği icra etmeye hazır duruma gelir. Aynı zamanda o meslek alanında iş araştırmaya başlar ve hazırlık dönemini uzatarak sürdürebilir.
- İşe yerleştirme
Bireyin iş dünyasında yerini alarak çalışmaya başladığı dönemdir. Bu dönemde birey kazandığı bilgi ve becerileri uygulama alanına koyar. Mesleği icra ederken bif yandan da mesleki gelişimini sürdürür.
Mesleki Gelişim kuramları Parsons Modeli
Mesleki rehberlikle ilgili ilk çalışmalan yafran Amerikalı bilim adamıdır. Çalışmalarını 1909 yılında başlatmıştır.
Bu model üç boyuta sahiptir.
- Bireyin incelenmesi b.Mesleklerin incelenmesi c.Bireyin özellikleri ile mesleğin özelliklerinin eşleştirilmesi
Ginzberg’in Gelişim Kuramı
Meslek seçiminin bir anda gerçekleşen bir olay olmadığını belirtmiştir. Çocukluktan ergenliğe, genç yetişkinliğe kadar uzanan bir gelişim sürecini kapsadığını, meslek seçimi için bireyin gelişim sürecinin izlenmesi ve çeşitli aşamalarda yardım edilmesi gerektiği görüşüne dayanmaktadır.
Bu kuram üç temel unsuru vurgular;
- Meslek seçimi bir süreçtir
- Bu süreç büyük ölçüde geri
dönülmezdir - “seçim” süreci daima bir uzlaşmayı
içerir
| dönemde |
Mesleki gelişim dönemlerini 3 incelemiştir;
ö.Fantezi seçim dönemi (5-11 yaş); Birey bu dönemde hayalinde canlandırdığı bazı meslekleri bilinçsizce seçer
196
Rehberlik
e.Geçici seçim dönemi (11-17 yaş); Birey bu
dönemde meslek seçiminde sık sık karar
değiştirir. f. Gerçekçi dönem (17 yaş ve üzeri); Birey bu
dönemde ne olmak istiyorsa o mesleği
seçer.
Holland’ın Kişilik Kuramı
| birine sahip |
Bireylerin 6 kişilik tipinden olduklarını ileri sürmüştür;
g.Gerçekçi Tip: Objeler, nesnelerle, makinalarla uğraşmayı severler. Tamirci, makine mühendisi vb
h.Araştırıa Tip: Zihinsel etkinliklere ağırlık verirler. Araştırmacı, sorgulayıcıdırlar. Bilim adamları
- Sanatçı Tip: Heyecanlı, coşkulu, yaratıcıdır. Sanatsal düşünceler ağır basar. Yazar, ressam, dekoratör
- Sosyal Tip: İnsanlarla iletişlmi güçlüdür.
Psikologlar, öğretmenler, halkta ilişkiler
uzmanı k.Girişimci Tip: Kendine güvenen sorumluluk
alan kişilerdir. Satıcı, pazarlamacı, yönetici,
avukat
- Geleneksel Tip: Dikkatli, titiz, esnek olmayan, sayılar ve not tutma etkinliklerle uğraşmaktan hoşlanan kişilerdir. Veznedar, sekreter
Süper’in Benlik Kuramı
Meslek seçiminin belli bir gelişim dönemi içinde birey ile çevrenin etkileşimi sonucu oluşan benlik tasanmının sonucu olduğunu ileri sürmüştür. Meslek seçimini 5 evrede incelemiştir;
m.Büyüme evresi (0-14 yaş): Hayal dönemidir. Özdeşleşme sonucu gelişir.
n.Araştırma (Keşfetme) evresi (14-24 yaş arası): Meslek düşüncelerinde önce geçici denemeler yapılır. Daha sonra geçiş basamağı ve sınama ve izleme basamağı gelir.
o.Yerleşme evresi (25-44 yaş): Mesleği netleşmiştir. Sosyal yaşamı düzenlidir.
p.Koruma evresi (45-64 yaş): Mesleği ile ilgili var olan benliğini korur.
q.Çöküş evresi (65 ve üstü): Emeklilik, yaş ilerlemesiyle yeni bir benlik kazanır.
Roe’nun Kuramı:
Roe’ya göre meslekler psikolojik ihtiyaçları karşılamak üzere seçilir. Maslov’un ihtiyaçlar hiyerarşisini esas almıştır. Ona göre hayatın ilk yıllarında yaşanan doyum ve hayal kırıklıkları ilerideki meslek seçimini etkilemektedir.
- Meslek seçimine ilişkin aşağıdaki yargılardan hangisi doğrudur? (2001 KPSS- 69)
- Her birey çaba gösterirse her mesleğin
gerekliliklerini yerine getirebilir - İyi bir meslek, kişiye yüksek mevki ve kazanç
sağlayan meslektir - Birey, ilk girdiği mesleğe yaşam boyu
çalışmalıdır - Her birleyin başarılı olabileceği en az bir meslek
vardır. - E) Bireyler mesleklerini olabildiğince erken yaşlarda
belirlemelidirler - Orta öğretim öncesi öğrencinin meslek seçmesine yardım etmek isteyen rehber öğretmen öncelikle bireyin hangi özelliğini ortaya çıkarmalıdır? (2002 KPSS- 51)
- Yetenekleri ^
- İhtiyaçları
- İnançları
- Beklentileri
- E) Tutumları
- Aşağıdakilerden hangisi mesleki rehberlikle ilgili olmayan bir rehberlik uygulamasıdır? (2003 KPSS-107)
- Öğrencilere gidebilecekleri üst okulları
tanıtmak - Öğrencinin kendisini her yönü ile
tanıyabilmesine yardım etmek
| ve yetenek testleri |
- C) Öğrencilere ilgi uygulamak
- D) Öğrencilerde kentlilerine uygun kararlar
verebilmek yeterliği geliştirmek - E) Öğrencilere duygusal sorunlarıyla baş
edebilmelerinde yardımcı olmak
Rehberlik
197
- Aşağıdakilerden hangisi Özdeşim kavramı ile
açıklanabilecek bir mesleki yönelimdir? (2003
KPSS-108) - Kentli ilgi ve yeteneklerine uygun olan bir
mesleğe yönelmek - Sevdiği ve beğendiği bir kişinin mesleğine
yönelmek - Toplumda statüsü ve geliri yüksek olan bir
mesleğe yönelmek - Ailesinin talep ve beklentilerine uygun
olan bir mesleğe yönelmek - E) Kolayca ulaşabileceğini düşündüğü
eğlenceli bir mesleğe yönelmek - Aşağıdakilerden hangisi mesleki rehberlik
etkintikleri içerisinde yer almamaktadır? (2004
KPSS-106) - Bireyi kendisine tanıtmak
- Üst eğitim kurumlarını tanıtmak
- Bireyin karar verme gücünü kolaylaştırmak
- Ilgi ve yetenek testlerini kullanmak
- E) Oryantasyon etkinlikleri gerçekteştirmek
REHBERLİK HİZMETLERİNİN ÖRGÜLENMESİ
Rehberlik hizmetlerinin örgütlenmesi;
- Merkezi düzeyde,
- İl düzeyinde,
- Okul düzeyinde
Olmak üzere 3 kademelidir.
- Merkezde örgütlenme
Ülkemizde eğitim hizmetlerinin en üst kuruluşu Milli Eğitim Bakanlığıdır. Bakanlık bünyesinde yer alan; Talim ve Terbiye Dairesi, İlköğretim, Ortaöğretim, Mesleki ve Teknik Öğretim, Özel Eğitim ve Rehberlik Dairesi okullarda yapılan rehberlik hizmetlerini bakanlık düzeyinde destekleyen kuruluşlardır.
Milli Eğitim Bakanlığına bağlı olan “Özel Eğitim, Rehberlik ve Danışma Hizmetleri Genel Müdürlüğü” 30.04.1992 gün ve 3797 sayılı yasa ile kurulmuştur.
- İl düzeyinde örgütlenme
İllerdeki örgütlenme İl Milli Eğitim Müdürlükleri bünyesinde olan “Rehberlik ve Araştırma
Merkezleri ” ile sağlanmıştır. Bu merkezler iki bölümden oluşmaktadır.
- Rehberlik ve Psikolojik Danışma
Hizmetleri Bölümü - Özel Eğitim Bölümü
İl düzeyinde örgütlenme aşağıda verilen şemada görüldüğü gibidir;
Milli Eğitim Müdürü
Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Ya da Şube Müdürü
| ▼ | ▼ | T |
| Psikolojik Danışma | Rehberlik ve | Okul Müdürtükleri |
| ve Rehberlik | Araştırma Merkezi | |
| Hizmetleri İl | ||
| Danışma | ||
| Knmicvnnıı |
Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetleri İl Danışma Komisyonu
- İlde Rehberlik ve Psikolojik Danışma
Hizmetlerinden sorumlu Milli Eğitim Müdür
Yardımcısı - İlçelerdeki şube Müdürleri
- Rehberlik ve Araştırma Merkezi
Müdürü/müdürleri - Rehberlik ve Araştırma merkezinin /
merkezlerinin Rehberlik ve Psikolojik
Danışma Hizmetleri Bölüm Başkanlan - İlköğretim ve Orta öğretim kurumlarından
seçilen birer okul müdürü, metropol illerde
metropolü oluşturan ilçelerden birer^ okul
müdürü - Değişik türden eğitim öğretim
kurumlanndaki rehberlik ve psikolojik
danışma servislerinde çalışan en az üç
psikolojik danışmandan oluşur.
Bu Komisyonun Görevleri;
- Eylül ayında yapılacak toplantıda, il ve ilçelerde yapılması düşünülen Rehberlik ve Psikolojik Danışma çalışmalarına ilişkin gerekli ihtiyaçlan belirler. Çalışmalarla ilgili önerileri değerlendirir.
198
Rehberlik
Ve bunların sağlanması yönünde karar alır.
- Haziran ayında yapılacak olan toplantıda
il ve ilçelerde yapılan rehberlik ve
psikolojik danışma çalışmalannın
sonuçlarını değerlendirir. Sonraki
öğretim yılı için önerilerde bulunur. - Her iki toplantıda alınan kararların,
toplantının yapıldığı ay içerisinde ildeki
Rehberlik ve Psikolojik Danışma
Hizmetleri bölümünce Bakanlığa
gönderilmesini sağlar.
Rehberlik ve Araştırma Merkezi Müdürlüğü
- Merkez müdürlüğü
- Merkez müdür yardımcılığı
- Rehberlik ve Psikolojik Danışma
Hizmetleri Bölümü Başkanlığı - Özel Eğitim Hizmetleri Bölümü
Başkanlığından oluşur
- Okul Düzeyinde Örgütlenme
1974-1975 öğretim yılından itibaren tüm orta dereceli okul programlarında rehberlik faaliyetlerine yer verilmesi yasal olarak uygulamaya geçmiştir.
Bugünkü uygulamada okul müdürü okulunda rehberlik çalışmalarını organize edilmesi ve yürütülmesinden sorumludur.
17 nisan 2001 tarihinde uygulamaya konan 24376 sayılı Milli Eğitim Bakanlığı Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetleri Yönetmeliği ile il ve ilçelerde RehberÜk hizmetlerinin yürütülmesinden sorumlu olan kişi ve birimlerin görevleri açıklığa kavuşturulmuştur. Adı geçen yönetmelik son yönetmeliktir.
OKUL MÜDÜRÜ
OKUL MÜDÜR YARDIMCISI
Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetleri Yürütme Komisyonu
Koordinatör Psikolojik Danışman
Psikolojik Danışman
Sınıf rehber Öğretmeni
Rehberlik Hizmetleri Okul Yürütme Kurulu
Rehberlik hizmetleri okul yürütme kurulu, bir okulun öğretime başlayacağı tarihten bir hafta önce, diğeri ikinci yarıyılın ilk haftası ve öğretim yılının sonunda olmak üzere yılda eri az üç defa toplanır.
Öğretim yılı içerisinde yapılan faaliyetleri değerlendirmek üzere okul müdürünün uygun gördüğü tarihte toplantı yapılır.
Rehberlik hizmetleri okul yürütme kurulu, okul müdürünün başkanlığında aşağıdaki üyelerden meydana gelir.
- Müdür yardımcıları
- Rehber öğretmenler
- Okul müdürünün her sınıf seviyesinden
seçeceği en az birer sınıf rehber öğretmeni - Okul müdürünün seçeceği disiplin kurulu
üyelerinden bir temsilci - Okul – aile birliğinde görevli bir öğretmen
- Okul öğrenci temsilcisi
Rehberlik Hizmetleri Okul Yürütme Kurulunun Görevleri
- Okul rehberlik hizmetleri bürosunca hazırlanan
yıllık rehberlik planını inceler ve uygulanması için
gerekli tedbirleri alır. - Rehberlik hizmetlerinin yürütülmesinde okulun
her türlü imkanlarmın kullanılmasına yardımcı - Öğretim yılı içerisinde; öğrenci, yönetici,
öğrenci-öğretmen, öğrenci-rehber öğretmen
arasındaki ilişkilerde göz önünde bulundurulması
gereken esasları tespit eder. Öğrenci ve öğrenci
velileriyle yapılacak toplantıları planlar. - Okul rehberlik hizmetlerinin yürütülmesi
sırasında ortaya çıkan diğer konuları inceler ve
gerekli tedbirleri alır.
Okul Müdürünün Görevleri
- Rehberlik hizmetleri okul yürütme kurulunu
kurar, bu kurula başkanlık eder. - Okul rehberlik hizmetlerinin yürütülmesi ile ilgili
yıllık planın hazırlanmasını sağlar ve
uygulanmasını takip eder.
Diğer öğretmenler
Rehberlik
199
- Okulda birden fazla rehber öğretmen
bulunduğu taktirde, aralarından birini okul
rehberlik hizmetlerinin koordinasyonunu
sağlamak üzere koordinatör rehber öğretmen
olarak görevlendirir ve rehber öğretmenler
arasındaki görev bölümünü belirten çizelgenin
hazırlanmasınj sağlar.
Okul Müdür Yardımcısının Görevleri
- Öğrencilerden ve velilerden gelen problemleri,
problemli çocukları, sürekli başarısızhk ve
devamsızlık konularını ve bunlarla ilgili bilgi ve
belgeleri rehberlik hizmetleri bürosuna gönderir. - Rehberlik hizmetleri ile ilgili konularda rehberlik
bürosu personeli ile işbirliği içinde çalışır ve
ortaya çıkacak güçlüklerin giderilmesine yardımcı
Koordinatör Rehber Öğretmenin Görevleri
| idaresi arasındaki |
- Rehberlik hizmeti verir
- Rehberlik bürosu ile okul
eşgüdümü sağlar.
- Rehber öğretmenlerle birlikte okul rehberlik
programını ve programın yıllık uygulama
planını hazırlayarak okuf müdürünün onayına
sunar ve RAM’a gönderilmesini sağlar. - Uygulanmakta olan rehberlik programının ne
ölçüde gerçekleştiği hususunda Öğretmenler
Kurulu’na bilgi verir. - Rehberlik programı gereğince çevre ilişkilerini
- Okuldaki rehberlik uygulamalarını
değerlendirir ve bu konuda okul müdürüne
tekliflerde bulunur. - Okulda yapılacak her türlü test, araç-gereç vb.
çalışmaları planlar. - Ders yılı sonunda rehberlik uzmanları ile
toplantı yaparak gelecek yıl için toplu dosya,
araç-gereç, test ve diğer ihtiyaçları tespit eder ve
bunların temini için gerekli tedbirleri alır. - Psikolojik tedavi görmesi gereken öğrencileri
ılgıli sağlık kurumlanna gönderir.
Okul Rehber Öğretmeninin Görevleri
- Okul rehberlik programını hazırlar
Bu programın uygulanmasında sınıf rehber öğretmenlerine rehberlik eder.
Rehberlik programının uygulanışında sınıf rehber öğretmenlerine yardım eder.
Okula yeni gelen öğrencilere, sınıf rehber öğretmeni ile işbirliği yaparak, okulu ve yakın çevreyi tanıtan çalışmalar yapar.
Okulun öğretim programı, uygulanan yönetmelikler ve bunlarda yapılan değişikler, rehberlik ve psikolojik danışma hizmetleri, disiplin kuralları ve ihtiyaç duyulan diğer konular hakkında açıklayıcı bilgiler hazırlar ve öğrencilere duyurulmasını sağlar.
Eğitici çalışmaları programlamada ilgili ve sorumlu öğretmenlere yardım eder.
Sınıf rehber öğretmenleriyle görüşerek, problemli ve rehberliğe muhtaç öğrencileri tespit eder. Kişisel ve ailevi problemlerinin çözümü için gerekli çalışmalan yapar.
Öğrencilerin gidebileceği üst okullar, çalışabileceği iş ve meslekler hakkında bilgi toplar ve bu bilgileri öğrencilere duyurur.
Okulda iş ve meslekleri tanıtıcı programlar hazırlar, ilgili okullara ve işyerlerine öğrencilerle birlikte geziler düzenler.
Öğrencilerin genel ve özel yetenekleri ile, ilgileri, kişilik özellikleri ve bilgi seviyeleri hakkında bilgi toplamak amacıyla test, envanter ve anket gibi psikolojik ölçme araçları uygular, sonuçlannı toplu dosyalara işler, Özel ve kişisel bilgileri gizli tutar.
Üstün zekalı ve üstün özel yetenekli öğrencilerle, özel ihtiyaçlan olan öğrencileri tespit eder ve bunları koordinatör rehber öğretmene bildirir.
Öğretim programları, okul ve meslek seçimi, başansızlık, öğrenme güçlükleri, kişisel ve sosyal uyum problemleri vb. konularda öğrencilere psikolojik danışma yapar. Danışmanlığını yaptığı öğrencilerin uyum ve gelişim durumlannı takip eder ve sonuçlarını değerlendirir.
Öğrencilerin rehberlik ve psikolojik danışmaya olan ihtiyaçlan, problemleri ve başanlarını etkileyen faktörler hakkında inceleme ve araştırma yapar, sonuçları üzerinde öğretmenlere ve okul yöneticilerine tekliflerde bulunur.
200
Rehberlik
- Aşağıdakilerden hangisi psikolojik danışma ve
rehberlik uzmanının görevlerindendir? (2001
KPSS-96) - öğrencinin devam durumunu izlemek
- öğrencilerle ilgili kişisel bilgileri mü düre iletmek
- Başarıyı engelleyen etmenleri araştırmak
- öğretmeni olmayan sınıfın dersine girmek
- E) Sınavlarda gözetmenlik yapmak
- Kendisine başvuran bir öğrencide, ciddi
psikolojik sorunların belirtisi olabilecek
davranışlar gören bir psikolojik danışma ve
rehberlik uzmanının izlemesi gereken en sağlıklı
yol aşağıdakilerden hangisidir? (2001 KPSS-117) - ûğrenciye psikolojik testle uygulayarak teşhis
koymaya çalışmak - Veliyle iletişime geçerek durumun bir uzman
tarafından incelenmesini sağlamak - öğretmenleriyle konuşarak öğrenciye gerekli
hoşgörüyü göstermelerini istemek - Uygun bir tedavi planı geliştirerek uygulamak
- E) öğrencinin arkadaşlarından, öğrenci hakkında
bilgi toplamak
Sınıf Rehber Öğretmeninin Görevleri
- Rehberlik hizmetleri bürosunca verilen yıllık
çalışma planı çerçevesinde kendi sınıfı İçin yıllık
bir çalışma planı hazırlar. - Rehberlik saatlerinde sınıfa girer
- Sorumlu olduğu sınıfla ilgili çalışmalarda,
işbirliği yaptığı rehber öğretmene her türlü
yardımda bulunur. (örnek, gelişim dosyasının
tutulması) - Problemi tespit edilen öğrencilerle mülakat
Kişisel ve ailevi problemlerinin çözülmesi
için gerektiğinde okul yönetimi, öğretmenler ve
aileleriyle işbirliği içinde çalışır ve sonuçları rehber
öğretmenle birlikte toplu dosyaya işler. Kendisi
genel bilgileri işler. - Rehber öğretmenle işbirliği yaparak, seçmeli
bölüm, okul, iş ve meslek seçimlerinde
öğrencilere yardım eder. - Öğrencilerin eğitici kol çalışmalarına etkin bir
şekilde katılmalarını sağlar Rehber öğretmenlerle
işbirliği yaparak öğrenciyi tanımak için gerekli
bilgileri toplamak için form, fiş, gözlem kartları,
anket, test ve benzerlerini uygular, kendisinin
yapabileceği değerlendirmeleri yapar ve sonuçlan rehber öğretmenle birlikte öğrenci toplu dosyasına işler.
Diğer Öğretmenler
Okul Müdürünün Psikolojik Danışma ve Rehberlik Hizmetleri ile ilgili vereceği görevleri yapar.
- Sınıf öğretmeninin rehber uzmanlara yardım amacıyla aşağıdaki davranışlardan hangisini gerçekleştirilmesi en uygun olur? (2001 KPSS-72)
- öğrencilerin test ve diğer ölçme araçlarını
uygulamak - öğrencilerin toplu dosyalarını tutmak
- öğrencilerin, ilgi ve yeteneklerine uygun olan
eğitsel okullarda görev almalarını sağlamak - öğrencilere meslekleri tanıtıcı bilgiler vermek
- E) Sınıf ortamında sorun yaşayan öğrencilere
çözüm yolları önermek - Sınıf içinde bir problemle karşılaşan öğretmenin
yapması gereken l|k___ {§ aşağıdakilerden
hangisidir? (2001 KPSS-92)
- Rehberlik servisine göndermek
- Problemi, belirtileriyle saptamak
- Çözüm yollarını araştırmak
- Okul idaresine haber vermek
- E) Öğrenci velisini çağırmak
- Okulda rehberlik hizmetlerinin örgütlenmesi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır? (2001 KPSS-109)
- Okul rehberlik hizmetlerinin sorumlusu müdürdür
- Okulda rehberlik kuruiunun yanı sıra okul
danışma kurulu da olmalıdır - Rehberlik hizmetlerinin yürütülmesinden sadece
psikolojik danışman sorumludur - Rehberlik hizmetlerinin yürütülmesinde
öğretmenlere düşen bazı görevler vardır - E) Rehberlik kurulunda öğrencilere de yer
verilmelidir
Rehberlik
201
- “öğrencilerin ilgi ve yeteneklerinin belirlenerek uygun okul programlarına yönlendirilmesi” hizmetinin en üst düzeyindeki sorumlusu aşağıdakilerden hangisidir? (2002 KPSS-49 )
- Okulmüdürü
- Koordinatördanışman
- Psikolojik danışman
- Milli eğitim müdürü
- E) Sınıf öğretmeni
- Okul rehberlik hizmetlerine yardımcı olmak için branş öğretmenlerî aşağıdakilerden hangisini yapmakla görevlidir? (2002 KPSS-50 )
- öğrencilere yakın çevresindeki meslekleri
tanıtmak - öğrencilerin ailevi problemlerini belirlemek
- öğrencilerin özel sorunlarını çözmeye yardım
etmek - öğrencilerin yetenekli oldukları alanları
beiiriemek - E) öğrencilerin ilgi ve yeteneklerini dersin
konularıyla ilişkilendirmek - Aşağıdaki hizmetlerden hangisi bir okulun rehbertik ve psikolojik danışmanlık biriminin görevlerinden değildir? (2002 KPSS-53 )
- öğrencilerin, karar verme stratejilerinin
gelişmesine yardım sağlama - öğrencilerin çalışma alışkanlık ve tutumlarının
gelişmesinde yardım sağlama - öğrencilere meslek dallarını tanıtmak ve
yönlendirmek için çalışmalar yapma - Öğrencilerin duygusal sorunlarını çözmelerine
yardım etme
| hedef |
- E) Öğrencilerin gerçekleştiremediği davranışların belirlenmesine çalışma
- Öğrencilerin hakkında toplanan bilgilerin gizliliğinin korunmasında aşağıdakilerden hangisinin daha öncelikli bir önemi vardır? (2003 KPSS-96)
- öğrencinin fıziksel gelişimi
- Akademik haşan düzeyi
- Ailesinin sosyokültürel yapısı
- Psikolojik özellikleriyle yasal durumu
- E) ilgi ve yetenekleri
- Öğrencilerin derse karşı ilgilerinin
değeriendirilmesi, aşağıdaki rehbeıiik
görevlilerinden hangisine daha uygun düşer? (2003 KPSS-103)
- Psikolojik danışma
- Dal öğretmeni
- Koordinatör rehber
- Müdür yardımcısı
- E) Eğitsel Kol öğretmeni
BÎREYİ TANIMA TEKNÎKLERİ
Bireyin tanınması gereken yönleri;
- Yetenekler
- İlgiler s
- Kişilik
- Benlik
- Sağlık
- Başarı
- Sosyal Destek sistemi
Yetenek; Bir işi ya da aktiviteyi ustalıkla yapabilme gücü
İlgi; Bireyin bir uğraştan hoşlanıp hoşlanmama derecesi
Kişilik; Bireyin ilgileri, yetenekleri, mizacı duygusallığı, alışkanlıkları, tavırları, işbirljği gücü gibi çok sayıda özelliğin dinamik örgüsüdür. Bir diğer deyişle Bireyin süreklilik arzeden özellikleri bütünüdür.
Algı; Bireyin kendini nasıl gördüğüdür. Birey kendini yüzlerce sıfatla değerlendirebilir. Bazılan olumlu, bazılan olumsuz olabilir. Örnek; “Zeki biriyim ama insan ilişkilerim kötü” gibi. Öğrencinin geliştirdiği benlik algısı onun ruh sağlığı, meslek seçimi ve okul başansı ile anlamlı olarak ilişkilidir. Beklenen, her bireyin kendini çeşitli yönleriyle daha çok olumlu olarak algılamasıdır.
Sağlık; Beden sağlığıdır. Başanyı etkileyen önemli bir özelliktir.
Başarı; Başarı durumu geçmiş ve şimdi olmak üzere bilinmelidir.
Bireyin zihinsel, duygusal ve sosyal yönlerden bir bütün olarak gelişmesini sağlamak, uyum sorun-larının çözümüne yardımcı olmak, eğitsel ve mesleki olarak doğru karar vermesine destek olmak işin öncelikle bireyi iyi tanımak gerekir Bireyi tanımada amaç bireyin kendine has
202
Rehberlik
özelliklerini ortaya çıkararak, sürekli gelişimi ve uyumunu sağlamaktır.
arak evrendeki kişi sayısı kadar da kişilik bulunduğu bilinmektedir. Bireyin kişiliği, çok sayıdaki bireysel ve farklı özelliklerden oluşan karmaşık ve dinamik bir bütündür.
Bireyin tanınması için, bireylerin ilgj ve yetenekleri, başarı ve başarısızlıkları, kişisel ve sosyal uyum sorunları, zayıf ve güçlü yönleri, değer yargılan, yetiştikleri çevrenin geliştirici ve engelleyici etkileri gibi pek çok özelliklerinin aynntılı olarak bilinmesi gerekir
Bireyi tanımada kullanılan tekniklerin uygulanmasının bir amaç değil araç olduğu unutulmamalıdır. Asıl amaç kişinin kendisini tanımasına yardımcı olmaktır. Bir diğer önemli nokta bu tekniklerin, uygulanan tekniğin özellikleri, sonuçların yorumlanması ve bireyi tanımada göz önüne alınacak ilkeleri bilen alanın uzmanı kişilerce uygulanması gerekliliğidir. Tek bir tekniği kullanarak bireyi bütün yönleri ile tanımak mümkün değildir. Her tekniğin ayrı bir amacı vardır. Dolayısıyla teknikleri kullanmadan önce bireyin hangi yönü hakkmda bilgi edinilmek istendiği ortaya konmalıdır.
Sonuçlar bireyin kendini daha iyi tanıması amacıyla kullanılmayacaksa bu teknikleri uygulamaya gerek yoktur.
Psikolojik danışma ve rehberlikte uygulanacak test ve test dışı tekniklerin geçerli ve güvenilir ölçme araçları olmasına özen gösterilmelidir. Araçların geçerlik ve güvenirlik özellikleri ne kadar İyi olursa olsun bireyi tanımada tek bir teknikle bilgi toplamak yeterli olmadığından eldeki bilgilerle başka tekniklerle toplanan bilgiler birleştirilmeli ve birlikte ele alınmalıdır. Birey sürekli değişen bir varlıktır. Bu nedenle bireyi tanımada kullanılan tekniklerin uygulamasında süreklilik olmalıdır.
Bireyi tanıma teknikleri testler ve test dışı teknikler olarak sınıflanmaktadır.
- Testler
- Yetenek testleri
- İlgi Envanterleri
Kişilik Envanterleri
Tutum Envanterleri
Başarı testleri - Test dışı teknikler
I.Gözleme dayalı teknikler 1. Gözlem
- Olay kaydı (anekdot)
- Derecelendirme ölçekleri
- Oyun terapisi
- Vak’a incelemesi
Kendini anlatma teknikleri
- Anket
- Görüşme
- Otobiyografi
- Problem tarama listeleri
- Psikodrama
- Arzu listeleri
IILSosyometrik teknikler
- Sosyometri
- Kimdir bu?
- Sosyodrama
TESTLER
Testler, bireylerin ilgileri, yetenekleri, kişilik özellikleri, uyumları, tutumlan vb. psikolojik özellikleri hakkında bilgi toplamaya yarayan ölçme araçlarıdır.
Testlerde, bireyin ölçülmek istenen niteliğine
ilişkin davranış ifadeleri veya sorular bulunur.
Bireylerin bu uyarıcılara verdikleri cevaplar
değerlendirilerek yorumlanır.Testler
profesyonel kişilerce uygulanmalıdır
- Yetenek testleri
Maksimum performansı ölçen testlerdir. Bireylerin zihinsel ve akademik yeteneklerini saptamak amacıyla kullanılır. Çoğu araştırmacıya göre zeka bir yetenektir. Yetenek testleri;
- a) Genel Yetenek Testleri: Bireyin her çeşit
performansı ve davranışı için gerekli olan
genel güce verilen isimdir. Bireyin geleceğe
yönelik başansını yordamak amacıyla da
kullanılmaktadır.
- Stanford-Binet Zeka Testi
- Thurstone Temel Kabiliyetler Testi
(TKT)
- VVechsler Zeka Testi
- b) Özel Yetenek Testleri: Bireyin bazı özel
alanlardaki başarısı için gerekli güçtür.
Daha çok özel sanatlarda yetenekli olan
bireyleri teşhis ve seçme, yerleştirme
amacıyla kullanılmaktadır. Örnek; mekanik,
resim, müzik
- Farklı Yetenekler Testi
- İlgi Envanterleri, Envanterler
Bireyin kişilik, ilgi ve tutumları ile ilgili tipik davranışlan ölçen araçlardır. Envanterler “kendini anlatma” yaklaşımına sahiptir.
Rehberlik
203
| kişilik ve tutum |
Envanterler içinde ilgi, envanterleri sayılabilir.
İlgi envanterleri ise; Bireylerin hoşlandıkları ve hoşlanmadıkları alanlan belirleyerek mesleki ve eğitsel konularda uygun kararlar vermelerini sağlamak amacıyla kullanılır.
- Kuder İlgi Alanları Tercihi Envanteri
- Akademik Benlik Kavramı Ölçeği (Yetenek ve
ilgiyi ölçer. İlköğretim 8. sınıfta kullanılması
uygundur) - Kendini Değerlendirme Envanteri (Lise Sınıf
düzeyinde Yetenek, ilgi ve değerleri ölçer - Strong Meslekî İlgi testi
- Bildemer (Bilgisayar destekü meslek tercih
programı)
Kişinin sevdiği, ilgi duyduğu ve sevmediği nesne ve etkinlikleri tanımak için uygulanan, çoğunlukla da akademik ve mesleki eğilimleri saptamaya yarayan testlere ilgi testleri (ilgi envanterleri) denir Kişinin bir alanda başarılı olması o işin gerektirdiği yeteneklere sahip olması yanında işe ilgi duymasmı da gerektirir.
Yetenek ve ilgilerine uygun alanlarda etkinlik gösteren bireylerin daha başarılı oldukları gözlenmektedir.
- Kişilik Envanterlerî
Bireyin kişilik özellikleri hakkında bilgi toplamak amacıyla kullanılır. Kişilik bireyin doğuştan getirdiği ve sonradan edindiği tüm özelliklerinin etkileşiminin oluşturduğu bir bütündür.
Bireyin genel ve özel zihinsel yetenekleri, fıziksel Özellikleri, ilgi, tutum, alışkanlık, ihtiyaç ve uyum düzeyi gibi özeliklerinin hepsi kişiliği meydana getiren yapılardır. Kişiliğin bu karmaşıklığı ölçülmesini güç kılmaktadır. Kişilik testlerini uygulamak, değerlendirmek ve yorumlamak ölçme teknikleri ve psikoloji konularında yeterli eğitimi almış uzman kişilerce yapılmalıdır.
- Minnesota Çok Yönlü Kişilik Envanteri
- Edvvards Kişilik Envanteri
- Hacettepe Kişilik Envanteri
- Rorschach Mürekkep Lekeleri Testi
- Good Enough Resim Çizme Testi.
- Tutum Envanterleri
Tutum, bireyin bir şeye yönelik olarak hoşlanıp-hoşlanmama, değer verip-vermeme şeklinde
gösterdiği, duygusal, düşünsel ve davranışsal eğilimleri ifade eder.
Öğrencilerin derslere karşı tutumu, anne babaların çocuk yetiştirmede takındıkları tutum, bireyin herhangi bir düşünce sistemine karşıt tutumu vb, özellikleri ölçmek için tutum ölçekleri kullanılabilir.
Tutumlar dolaylı olarak ölçülen özellikler olduğundan ölçülmesi güçtür. Tutum ölçekleri de konunun uzmanı kişiler tarafından geliştirilmeli, uygulanmalı ve değerlendirilmelidir.
- Başarı testleri
Öğretimin, bir başka deyişle öğrenilenlerin ölçülmesi amacıyla belirli bilgi düzeyleri için yine belirli ünite ya da ders alanlarında hazırlanmış testlerdir.
Başarı testleri psikolojik danışma ve rehberlikte psikolojik testlere oranla daha az kullanılan araçlardır
TEST DIŞI TEKNİKLER
- Gözleme dayalı teknikler 1. Gözlem
Bireyin belli zaman ve durumlarda gösterdiği davranışları sisternli bir şekilde gözleyerek sonuçlan kaydetme işidir.
- Gelişigüzel
- Sistemli
Gelişigüzel gözlemde bireyi tanımanın amacı ve göziem planı önceden oluşturulmaz.
Sistemli gözlemde kimin nerede, ne zaman ve hangi davranışlarının gözleneceği önceden planlanır.
Gözlem araç ve gereç kullanmayı. gerektirmediği için kullanılması kolay bir teknik olmakla birlikte bazı sınırlılıklara sahiptir. Belli bir durumda bireyin tüm davranışlarına dikkat etmek güç olduğundan gözlem sonuçları yüzeyse! olabilir.
- Olay Kaydı (Anekdot)
Gözlem sonuçlarının objektif olarak kaydedilmesi yöntemidir. Anekdotun özetlenmesi İçin gözlenen
204
Rehberlik
bireyi tanıtan bilgiler, tarih, yer, gözlenen davranış, gözlemci ve gözlemcinin yorumunun kaydedileceği formlar kullanılır. Anekdotlarda gözlenen davranış, olay veya durumlar objektif bir şekilde betimlenmelidir, Anekdotlarda gözlemci yorumu gözlemcinin öznel yargılarından uzak olduğu tak-tirde faydalı bilgiler sağlayabilir ancak yorumun objektif olmayabileceği unutulmamalıdır.
- Derecelendirme Ölçekleri
Derecelendirme ölçeği gözlem sonuçlarının kaydedilmesinde kullanılan araçlardan birisidir. Derecelendirme ölçeği, bir bireyin belli bir konuda çeşitli davranış özellikleri hakkında sıralanmış açıklayıcı ifade ya da cümlelerin, bireyi tanıyan ve gözlemi yapan kişi tarafından işaretlenmesini esas alır
Derecelendirme ölçekleri gözlenen niteliğin bireyde ne derece olduğunu saptamaya ve gözlem sonuçlarını sayısal verilere dönüştürmeye yarar.Derecelendirme ölçekleri sayısal, grafiksel ve betimsel dereceleme ölçekleri olarak farklı türlere ayrılır.
- Oyun Terapisi
Oyun terapisi, çocukların duygu ve davranışlarının bir oyun ortamında gözlenmesi tekniğidir. Çocuklar kendilerini oyun aracılığıyla ifade ederler. Dolayısıyla çocukların duyguları ve davranışlarını incelemek, gösterdikleri davranış bozukluklarının sebeplerini anlamak için oyun ortamından yararlanmak anlamlı olmaktadır. Oyun terapisi hem bir bilgi toplama aracı hem de bir terapi yöntemidir.
Bu gözlemlerden çocuğun korkulan, öfkeleri, ihtiyaç ve istekleri hakkında bilgi edinilmektedir.
- Vaka İncelemesi
Vaka incelemesi, sorunu olan kişinin tüm yön-leriyle derinlemesine incelenmesidir. Vaka incelemesinde bir çok test ve test dışı teknik bir arada kullanılarak sorunu olan birey hakkında çeşitli bilgiler toplanır.
Tekniğinin amacı, toplanan bilgiler ışığında bireyin sorununun nedenlerini ortaya koymak ve uygun çözümler üretmektir. Bu teknik okullarda öğrenme ve uyum güçlüğü gösteren veya özel eğitime muhtaç olan öğrencilerin
özgeçmişlerini, aile içi ilişkilerini, sosyal yaşâm ve kişiler arası ilişkilerini araştırmak amacıyla kullanılabilir.
- Kendini anlatma teknikleri
- Anket
Anket bireylerin belli bir konudaki bilgi, düşünce ve görüşleri hakkında bilgi toplamak için hazırlanmış soru gruplarıdır. Anket öğrencilerin duygu, düşünce ve görüşleri hakkında bilgi elde etmek amacıyla oldukça sık kullanılmaktadır.
Rehberlik ve psikolojik danışma çalışmalannda anketin asıl amacı, öğrencilerin kişisel nitelikleri, ev ve aile durumları, sağlık durumları, ilgileri, sevdikleri dersler ve etkinlikler gibi konularda bilgi toplamaktır.
- Görüşme
Görüşme bireyi tanımada en yaygın olarak kullanılan tekniklerden biridir. Görüşme kişi ile yüz yüze, amaçlı ve planlı olarak yapılan konuşmadır.
- Otobiyografi
Otobiyografı bireyin kendisi hakkındaki bilgilerin yine kendisi tarafından yazılı olarak anlatılmasıdır.
Otobiyografi, bireyin kendisi hakkında istediği her konuda yazması veya istenen konularda yazması olmak üzere iki şekilde yazdırılabilir. Otobiyografi tekniğinde amaç bireyin davranışlarının altında yatan etkenleri ortaya çıkarmak olduğundan bu bilgileri bireyle paylaşmak gerekir.
- Problem Tarama Listesi
Problem tarama listesi bireylerin uyum ve gelişimini engelleyen sorunların ortaya çıkarılması için kullanılan bir tekniktir.
Bu teknikte çeşitli problem alanlarına il’işkin olarak listelenmiş ifadeler kullanılmaktadır. Bireyden kendisini yansıtan ifadeleri işaretlemesi istenmekte, sonuçlar bireysel veya grup olarak değerlendirilmektedir.
- Psikodrama
Psikodrama bireyin duygularını, kaygılarını, korkulannı kısaca iç dünyasını bir oyun içinde rol oynayarak anlatması tekniğidir.
Rehberlik
205
Psikodrama daha çok psikolojik danışmada kullanılan terapötik bir tekniktir ve devam eden bir grup terapisi sürecinde gerekli görüldüğünde terapist tarafından uygulanmaktadır.
- Arzu Listeleri
Çocuğa sorulan sorular sonucu doyurulmamış
gereksinimleri, arzuları, gerginlik, sıkıntı ve
sorunlarını ifade etme olanağı bulurlar. Örnek;
Alaaddinin sihirli lambası elinizde olsa ne
yapardınız?
- Sosyometrik teknikler
- Sosyometri
Grubu oluşturan bireylerin birbirleriyle ilişkilerini ve etkileşim biçimlerini değerlendirmeye yarayan bir tekniktir. Sosyometri tekniği bir grubu oluşturan bireylerin sosyal durumu, grup içindeki ait gruplar ve bireylerin rolleri hakkında bilgi verir.
Örneğin sosyometri uygulamasında amaç sınıfta kimlerin kimlerle arkadaşlık yaptığı ve yakın ilişkiler kurduğunu öğrenmekse öğrencilere “sınıfta en gevdiğiniz ve birlikte olduğunuz üç arkadaşınızın adını yazınız” şeklinde bir yönerge verilebilir.
- Kimdir-Bu
Grup içjndeki sosyal ilişkilerin ortaya çıkarılması amacıyla kullanılan sosyometrik bir tekniktir. Kimdir-bu tekniğinde bireylere olumlu ve olumsuz davranış ifadelerinden oluşan bir liste verilir ve bireyden her davranışın yanma grupta bu davranışı kimin gösterdiğini düşünüyorsa o kişinin adını yazması istenir. Kişi ifadelerin yanma kendi ismini de yazabilir. Her davranışın yanma birden çok isim yazılabileceği gibi kişiler birden çok davranışın yanına da yazılabilir. Kimdir-bu tekniğinde, olumlu ve olumsuz davranışlar düz ifade veya soru cümlesi şeklinde olabilir. Örneğin listedeki ifadelerden biri “Başkalarıyla iyi geçinir.” veya “Başkalarıyla iyi geçinen kimdir?” olarak düzenlenebilir.
- Sosyodrama
Sosyodrama bir grup bireyin yaşadıklar, ortak bir sosyal soruna ilişkin rolleri paylaşarak uzman kişinin yönetiminde oynamalar, tekniğidir. Sosyodramada bireyler kendilerini değil sosyal sorunla ilgili olarak bir başkasının rolünü oynarlar. Psikodramada birey kendisini oynarken sosyodramada bir başkasını canlandırmaktadır.
Bu teknikte amaç, bireylerin toplumsal gelişimlerini sağlamak ve kişilerarası ilişkilerde yaşadıkları, güçlükleri yenmelerini sağlamak-tır. Sosyodrama bireylere kendilerini tanıma, ifade etme, sosyal ilişkiler kurma ve toplumsal rollere ilişkin yeni davranışlar edinme gibî konularda yardımcı olan bir tekniktir.
YARARLANILAN KAYNAKLAR
- Baymur, F. Genel Psikoloji. Remzi Kitabevi, İstanbul,
1994 - Kaya, Z. (Ed.)- Öğretmen Adayları için KPSS. Öğreti,
Pegem A Yayıncılık, 2004 - Oktaylar, H. C. (Ed.). Öğretmen Adayları için KPSS.
Yargı Yayınevi, Ankara, 2004 - Tan, Ş. (Ed.). Eğitim Bilimleri KPSS. Empati yayınevi,
Ankara 2004 - Özgüven, İ. E. Görüşme İlke ve teknikleri. İleri
Matbaası, Ankara, 1980 - Kuzgun , Yıldız. Rehberlik ve Psikoiojik Danışma ÖSYM
yayınları, Ankara 1992 - Yeşilyaprak, Binnur. Eğitimde Rehberlik Hizmetleri.
Nobel Yayın Dağıtım, Ankara, 2003
- Can, G. (editör). Psikolojik Danışma ve Rehberlik.
Pegem A yayıncılık, Ankara, 2004
[wp_ad_camp_2]