in

Kpss Eğitim Bilimleri Ders Notları

 

 

 

  1. Bir derste kullanılacak araç seçiminde

aşağıdakilerden hangisi dikkate alınmaz? (2002 KPSS-13)

  1. öğrencilere kazandırılması gereken davranışlar
  2. Öğrencilerin ilgi, ihtiyaç ve beklentileri
  3. Sınıfın fıziki özellikleri ve yapısı
  4. öğretim aracının temel özellikleri
  5. E) Okulun bulunduğu çevrenin sosyo-ekonomik
    düzeyi
  1. Bir ders planının esnek ve işlevsel olmasının en önemli yararı aşağıdakilerden hangisidir? (2002 KPSS-4)
  2. Öğrencileri bireysel çalışma yöneltme
  3. öğrencilerin ilgi, ihtiyaç ve beklentilerini
    karşılama
  4. öğretmenin beklentilerini karşılama
  5. Öğretim etkinliklerine süreklilik sağlama
  6. E) öğretmenlere, bireysel çalışmaları için zaman
    kalmasını sağlama

 

 

 

  1. Aşağıdakilerden hangisi öğrenme üzerinde en çok etkili olması beklenen öğretmen davranışıdır? (2002 KPSS-16)
  2. Konuyla ilgili araç gereç kullanma
  3. Konuyu farklı örneklerle sunma
  4. Öğrencileri kontrol altına tutma
  5. Uygun pekiştirme işlemlerinden yararlanma
  6. E) Konuyu ayrıntılı bir biçimde ele alma
  7. Eğitim programını “eğitilecek bireylere, öğrenme yaşantıları kazandırma planı” olarak tanımlanabilir.

Bu tanıma göre eğitim programında hangi boyut ağırhk kazanmaktadır? (2002 KPSS-111)

  1. Hedefvedavranışlar
  2. Konular
  3. ölçme değerlendirme
  4. öğrenme ürünleri
  5. E) Öğrenme-öğretme süreçleri
  6. Ders programı hazırlamanın temel amacı aşağıdakilerden hangisidir? (2002 KPSS-2)
  7. Anlatılacak konulan belirleme
  8. öğretme-öğrenme süreçlerini etkili ve verimli
    kullanma
  9. Ders saatlerine göre davranma
  10. Öğrenci özelliklerine göre hareket etme
  11. E) Farklı ders kitaplarını birleştirme
  1. Bir öğretmen öğrenme-öğretme sürecini planlama aşamasında aşağıdakilerden hangisine öncelik   verirse öğretim sürecinde karşılaşabileceği sorunları en asgari düzeye indirmiş olur? (2003 KPSS-118)
  2. Değerlendirme ölçütlerini (inceden belirleyerek
  3. Dersin saatlerini önceden belirleyip hu plana
    düzenli olarak uyarak
  4. Ünitelerin aşamalılık ilişkisi gösterip
    göstermediğini saptayarak
  5. Kullanmayı planladığı yöntem ve tekniklerin
    konu ve öğrenci için uygunluğunu belirleyerek
  6. E) Öğrenciler in ihtiyaç, duyduğu konuları
    belirleyip bunlara ağırlık vererek

289.

  1. Derse karşı tutum
  2. Derse ilgi
  • Derse özgüven

Yukarıda verilenlerin öğrenmedeki değişkenliği açıklama gücü bakımından en az olandan en fazla olana doğru sıralanışı hangi seçenekte doğru verilmiştir? (2002 KPSS-5)

  1. II ve III
  2. II, i ve III
  3. III ve I
  4. II, III ve I
  5. E) llvel

 

Program Geliştirme

133

 

 

 

  1. Aynı sınıfta bulunan değişik bilgi ve

davranışlara sahip öğrencilerin öğrenme güçlüklerini aşmada aşağıdakilerden hangisi daha çok önem kazanır? (2002 KPSS-7)

  1. öğrencileri hazır bulunuşluk düzeylerine uygun
    etkinliklere sokmak
  2. Sınıftaki öğrenciler arasındaki etkileşimi
    sınıflandırmak
  3. Sınıftaki ortalama öğrenciye uygun bir öğretim
    yaklaşımını sürdürmek
  4. Her öğrenci için ayrı bir program uygulamak
  5. E) öğretfnen ve konu merkezli bir yaklaşımı
    sürdürmek
  6. Eğitim programlarının hedefı eğitim durumlarında işe koşula öğretme öğrenme yaklaşımlarına ışık tutar.

Bu bağlamda, aşağıda veri|en hedef düzeyi öğretim yaklaşımı eşleştirmelerinden hangisi yanlıştır? (2004 KPSS-80)

  1. Bilgi – Bireyselleştirilmiş öğretim
  2. Kavrama – Bilgisayar destekli öğretim
  3. Uygulama – Proje tabanlı öğretim
  4. Analiz – Araştırma yoluyla öğretim
  5. E) Sentez – Sunuş yoluyla öğretim
  6. Aşağıdakilerden hangisi, öğretme öğrenme sürecindeki yaşantıların sahip olması gereken özelliklerden biri değildir? (2004 KPSS-95)
  7. Öğrencinin ihtiyaçlarını karşılama
  8. Öğrencinin öğrenmelerini üst düzeye taşıma
  9. Hedefle ilgili davranışı kazandırma
  10. Öğrencinin diğer yaşantılarından bağımsız
    olma
  11. E) Öğrencinin yaş ve olgunluğuyla tutarlı olma
  1. ÖGRENME YAŞANTILARI

öğrenme yaşantıları başlığı altında bireyin öğrenme sırasında kullandığı yöntem, teknik ve stratejileri incelenecektir.

Öğrenme Stratejileri

Öğrenme stratejüeri kısa süreli bellekten bilgilerin uzun süreli belleğe aktarılması sürecinde kullanılan stratejilerdir.

  1. Anlamlandırma
  2. Örgütleme
  3. Tekrar

Öğrenme Modelleri

Bireyin öğrenmesinin hangi koşullarda nasıl gerçekleştiğini açıklamaya

  1. Buluş Yoluyla Öğrenme Modeli

Bu modele göre öğrenme bir keşfetme işidir. Bu modelde, öğrencinin öğrenme hazır oluşunu yükseltecek bireysel yaşantıların sağlanması, içeriğin temel kavram ve ilkelere dayandırılarak anlamlı ve somuttan soyuta bir bütünlük gösterecek şekilde yapılandırılması, yaparak-yaşayarak öğrenilenlerin pekiştirilmesi ve karmaşıklık düzeyi, öğrencinin zihinsel gelişim durumuna uygun olarak düzenlendiğinde aynı konunun her yaş düzeyinde öğretilebileceği önemle vurgulanır.

  1. Programlı Öğrenme

Pekiştirme ilkeleri temele alınarak geliştirilmiş bu modelde, öğretimin bireyselleştirilmesi ve hatanın en aza indirilmesi iki önemli yeniliktir. Bilgi ünitelerinin adım adım öğrenciyi ilerlemeye yöneltecek şekilde düzenlenmesini öngören “küçük adımlar”, öğrenme işinin öğrencinin kendisi tarafından yapılması gerektiğini vurgulayan “etkin katılım”, öğrencilerin başarmak zorunda olduğu   güdülenmeyi   arttırıcı soruların   öğrencilerin başarabileceği güçlükte olmasını öngören “başan”, öğrenilenlerin   kontrol edilmesi   gerektiğine   ilişkin “anında düzeltme”, öğrenmede ilerlemenin basitten karmaşığa, bilinenden   bilinmeyene   ve   kolaydan zora   doğru olması   gerektiğine   ilişkin   “kademeli ilerleme” ve öğrencinin öğrenme zamanını kendi ilerlememesine uygun olarak ayarlaması gerektiğine ilişkin olarak da “bireysel hız” ilkeleri programlı öğrenmenin temelini oluşturmaktadır.

  1. Bireyselleştirilmiş Öğretim Sistemi (Keller
    Planı)

Her öğrenicinin   kendi yetenek düzeyine uygun bir biçimde yönlendirilmesi, kendi düzeylerine uygun öğrenme tekniklerinin uygulanması ve sonuçta her bireyin kendine özgü düzeylerde davranması

 

134

Program Geliştirme

 

 

 

temeline dayanır. Bireyselleştirilmiş öğretimin temele alındığı bir dersin

düzenlenmesinde öncelikle materyal ya da konu beJirlenir. Daha sonra belirlenen materyal ya da konu kendi içinde bütünlüğü olan birimlere ayrılır. Üçüncü aşamada, öğrencini her birimi başarma derecesini belirlemek üzere değerlendirme yöntemleri belirlenir. Son olarak da bir öğrenme biriminden diğerine öğrenicinin kendi hızıyla ilerlemesine olanak tanınır.

  1. Bloom’un Tam Öğrenme Modeli

Başarı, öğrencilerin yetenek düzeylerine değil, öğretimin niteliğine ve öğrencilere yeteri kadar zaman tanınmasına bağlıdır. Bir derste öğrencilerin başarıları geniş bir dağılım gösterebilir, ancak tam öğrenme modeli uygulandığında başarıya ilişkin puan dağılımı daralarak öğrenci davranışları öğretimin hedefleri doğrultusunda birbirine yaklaşır ve tüm öğrenciler başarılı olabilir sayıtlısına dayanan tam öğrenme modelinin:

  1. öğrenci nitelikleri,
  2. öğretim hizmetinin niteliği,
  3. öğrenme ürünleri ana değişkenleridir.

öğrenci nitelikleri, öğrencilerin bir dizi öğrenme ünitesini öğrenebilmeleri için gerekli olan bilgi, beceri ve yeterliklerini kapsayan bütün bilişsel giriş özellikleri ile öğrencilerin bir dersle ilgili duyuşsal giriş özellikleri, okula karşı tutum, kişinin kendine yönelik tutumu (akademik benlik tasarımı) sevgi, ilgi, tutum, güdülenmişlik, nefret vb. kapsayan   duyuşsal özelliklerini   içermektedir.   öğretim hizmetinin niteliği, öğrencilerin   neyi öğreneceğini açıklayıcı ipuçları, bir davranışı gösterme eğiliminin güçlendirilmesi süreci olan pekiştirme

Tam öğrenme modeline göre okulda öğretilenleri tüm bireyler öğrenebilir. Ancak bunun için öğretim hizmetinin niteliği, öğrenci nitelikleri ve öğrenme ürünleri değişkenlerinin düzenlenmesi gerekir. öğretim hizmetinin niteliğini belirleyen ögeler;

s     İpuçları

s    Pekiştirme

  • Katıhm

S    Dönüt

s    Düzeltmedir.

öğrenci nitelikleri ve öğretim hizmetinin niteliği gereken düzeye ulaşınca tam öğrenme gerçekleşmekte,   öğrenme   ürünlerinin düzeyi ve niteliği artmakta, öğrenciler arasındaki başarı farkları en aza inmektedir.

  1. Aşağıdakilerden hangisi ilgi, tutum gibi
    özelliklerin öğrenmeye etkisini anlatır? (2002
    KPSS-3)
  2. Duyuşsal giriş özellikleri
  3. Bilişsel giriş davranışları
  4. Öğretim yönetiminin amaca uygunluğu
  5. öğretim araç gereçlerinin yeterliliği
  6. E) öğretim hizmetinin etkililiği
  7. Aşağıdakilerden hangisi tam öğrenme modeline
    göre öğretim hizmetlerinin niteliğini belirleyen
    ögelerden biri değildir? (2002 KPSS-110)
  8. Katılım
  9. Pekiştirme
  10. Dönüt-düzeltme
  11. İpuçları
  12. E) Giriş davranışları
  13. Gagne’nin Öğretim etkinlikleri modeli

Gagne’ye göre öğrenme, gözlenebilen davranışlardan dolaylı olarak anlaşılır ve öğrenme beyinde gerçekleşir.

Gagne modelini bilgi işlem kuramına uygun olarak geliştirmiştir. Etkili bir ders için öğrenme aşamalarını belirlemiştir. Öğrenme süreçlerini sağlayacak öğretim etkinliklerini belirlemiştir.

İçsel öğrenme süreçleri ile bunu destekleyen dışsal öğretim etkinlikleri aşağıda verilmiştir;

 

İÇSEL ÖĞRENME SÜREÇLERİDIŞSAL ÖĞRETİM ETKİNLİKLERİ
DikkatDikkati çekme
Beklentiöğrenciyi           hedeften haberdar etme
Kısa süreli belleğe   geri getirmeÖnkoşul         öğrenmeleri hatırlatma (ön bilgi)
Seçici algıYeni uyarıcıları sunma
KodlamaÖğrenme rehberi sağlama
Tepkide bulunmaöğrencinin         davranışı göstermesini sağlama
Tepkiyi güçlendirmeDönüt   /   değerlendirme sağlama
ipuçlarıyla geri getirmeHatırlama     ve   transferi güçlendirme

öğrenmeyi   destekleyici   etkinliklerin   planlanması, sürdürülmesi, değerlendirilmesine ÖGRETİM denir Öğretimin yöneticisi ÖĞRETMENDİR.

Kodlama, öğrenme rehberi sağlamaya örnek: J7(pi) sayısını öğretirken çevreden konserve kutuları,

 

Program Geliştirme

135

 

 

 

kavanoz kapağı getihlir. Bunların çevreleri ve çapları ölçtürülür. Daha sonra çevrelerini çaplarına böldürülür. Büyüklüğü ne olursa olsun 2.14 sayısını buldurur. Böylece anlamlı öğrenme ve hatırlama için ipuçları sağlanmış olur. Bunu sağlayan öğrenme rehberidir.

Bu sürecin sonunda edinilecek öğrenme ürünleri vardır.Öğrenmenin farklı seviyeleri veya tipleri vardır. Yani her farklı birey (ve bilgi) tipi, farklı öğretim tipleri gerektirir. Gagne, beş ana öğrenme ürünü belirlemiştir: sözel bilgiler, zihinsel beceriler, bilişsel stratejiler, motor beceriler ve tutumlar.

Gagne’ye göre öğrenme ürünleri Entelektüel Becerileri (Basitten karmaşığa)

1 –   İşaret öğrenme. Öğrenme işarete verilen tepkidir. Örneğin yılan görünce korku tepkisinin verilmesi. Şartlı refleks, korkular.

  1. Uyaran-davramm arasında bağ kurma. Belli bir
    uyarıcıya tepki vermedir. Örneğin otur
    komutuna öğrencinin uyarak uyması. Operant

koşullanma

  1. Basit zincirleme. Uyarıcılara arda ardına tepki
    örneğin araba kullanmak, Yazı yazma
    basketbol oynamak. Uyaran-tepki bağlantısını
    otomatikleştirme
  2. SÖzel bağ kurma, İki yada daha fazla sözlü
    uyaran tepki birimini birleştirmektir.

örneğin yabancı dilde birkaç kelime öğrenme konuşma, şiir ezberleme

  1. Ayırt etmeyi öğrenme. Belli bir gruptaki farklı
    maddeleri öğrenme örneğin ağaçlar
    içerisinde çam ağacını ayırt etmeyi öğrenme
    Farklı anahtarlar, farklı trafik ışıkları, farklı tepkiler
  2. Kavram öğrenme, Uyarıcıya soyut bir karşılık
    örneğin soğuk, sıcak, ada, insan
    sınıflama yapabilme
  3. İlke ve ilişkileri öğrenme İki yada daha fazla
    kavramı ilişkilendirme. Örneğin İnsanın yavruları
    Yazın hava ısınır.
  4. Problem çözme, Bildiği kural ve ilkeleri
    kullanarak yeni bir problemi çözmeyi öğrenme

Sözel bilgiler

İsimler, kavramlar, özellikler, fonksiyonlar vs. Öğrenci, öğrenme alanının genel bilgi ve kavramlarını önceden bilmelidir. Konu ile ilgili gerekli yeni kelimeleri öğrenmelidir. Açık-seçik ve bütün halinde bir öğrenme ve anlatma olmalıdır.

Tutumlar

Olaylara, kişilere, nesnelere karşı vaziyet alış. Öğrenilecek konuya, anlatan kişiye, sınıfa karşı olumlu bir vaziyet alış en başta şarttır.

Psiko motor beceriler

Ayakkabı bağlama, bisiklete binme, araba kullanma, ev aletlerini kullanma. Gerekli bilgi ve bedensel olgunluk şarttır. Her doğru öğrenme pekiştireçlerle desteklenmelidir.

Bilişsel stratejiler: Her bireyin öğrenirken, hatırlarken, problem çözerken kullandığı kendine has yöntemler. Bir bilgiye nasıl yaklaşıyor, anlamaya mı çalışıyor, yoksa ezberlemeye mi? Değişik yaklaşım ve yorumları var mı? Analiz ve sentez gücü, çözüm geliştirme yolları vs. (“Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır”)

  1. Anlamlı Öğrenme

Bilişsel yaklaşıma dayalı olarak geliştirilen ve Sunuş yoluyla öğretimin etkili   olduğu   temel   sayıtlısına dayanan   anlamlı öğrenme, Ausebel tarafından geliştirilmiştir, içerik, örgütleyiciler yardımıyla basitten karmaşığa doğru düzenlendiğinde   ön   öğrenmeler ile   öğrenilecek malzeme arasında bağ kurulacağı, benzerlik ve farklılıkların daha iyi kavranacağı ve anlamlı öğrenmenin   gerçekleşeceği vurgulanmaktadır.   Bu öğrenme modelinde, yeni bilginin, insanlann bilgi birikimleri ve kendi bilgi sistemleri içine yerleştirerek öğrenildiği savunulur.

  1. Carroll’un Okulda Öğrenme Modeli

Sistem yaklaşımına dayalı olarak geliştirilen Bu modele göre öğrenme düzeyi: etkin olarak öğrenmede geçen zamanın öğrenme için gerekli zamana oranının bir fonksiyonudur. Bu modelin beş öğesi bulunmaktadır. Bu öğelerden üçü öğrenci niteliklerine, ikisi de öğretme sürecine ilişkindir: 1) Yetenek: bir öğrenme birimini en iyi koşullarda öğrenmek için gereken zaman, 2) Öğretimden yararlanma yeteneği: öğrencinin belli bir öğrenme birimini öğrenebilmesi için hazır oluşu, 3) Sebat: Öğrencinin gönüllü olarak öğrenmeye harcadığı zaman, 4) Fırsat: Öğrenme için verilen zaman, 5) Öğretimin Niteliği: Yeteneğe bağlı olan sürenin dışında ek zaman gerektirmeyecek öğretme hizmetidir.

Carroll’a göre öğretmenler bir ünitenin öğretilmesi için belli birzaman ayırırlar. Bu sure öğrenme için harcanan süredir. Ancak bu sure bazı öğrenciler için az, bazıları için ise çok uzun olabilir. Diğer bir deyişle her öğrencinin bir üniteyi öğrenebilmek için ihtiyaç duyduğu sure birbirinden farklıdır. Buna, öğrenme için gerekli süre denir. Eğer öğrencinin öğrenmesi-

 

136

Program Geliştirme

 

 

 

için gerekli olan sure harcanan sureden fazlaysa, tam öğrenme gerçekleşemez.

öğretmenin öğrenme için harcadığı sürenin yanı sıra, Öğrencilerin öğretim ortamına istekle, aktif olarak katıldığı sure çok önemlidir. Öğrencinin öğrenme için ayrılan zaman tam olarak kullanması, bu zaman ötesinde çalışmayı isteyip istememesi; çalışma koşullarındaki zorluk, sıkıntı, engellemelere direnme gücü ve başarısızlık karsısında yılgınlık göstermemesi, öğrenmeyi etkileyen güdülenme ile ilgili durum ve etkendir 8u nedenle öğrencinin öğrenmeye karsı güdülenmesi .tam öğrenmede önemli rol oynar.

Öğrenme için gerekli olan süre, öğrencinin, sözel, bellek ve özel yeteneğine, kendisine sağlanan öğretimin niteliğine ve öğretimi anlama becerisine bağlıdır. Carroll’a göre, öğretimin niteliği, öğretim materyallerinin basitten karmaşığa doğru sunulma sırasına, öğrencilerin hedeften haberdar edilmesine, öğretim materyallerinin niteliğine, öğrenme güçlük-lerinin teşhis edilerek eksikliklerin tamamlanmasına bağlıdır.

Carroll’un modelinde tam öğrenmeyi etkileyen faktörlerden öğrencilerin yetenekleri, güdülenme ve öğretimi anlama düzeyleri, öğrencilerin bireysel özellikleridir. Diğer bir deyişle öğrenciler bu özellikler açısından birbirlerinden oldukça farklıdırlar. Bu nedenle, öğrenciler arasında daha. öğrenme işinin başında bu özellikler açısından farklılıklar olduğu söylenebilir.

Geleneksel öğretimde genellikle bu farklılıklar göz önünde bulunmaksızın tüm öğrencilere aynı öğretim fırsatı sağlanmaktadır. Böylece öğrenciler arasındaki yeteneklerin normal dağılım gösterdiği okul öğrenmelerinin sonucunda eğitimin bitiminde gerçekleşen öğrenmeler de öğrenciler arasında norrmal dağılım göstermektedir. Ancak öğrenciler, yine yetenek bakımından normal dağılım gösterir fakat öğretimin çeşidi, niteliği ve öğrenme için verilen zaman her öğrencinin ihtiyacına uygun olursa, yukarıdaki durumun aksine, öğrencilerin büyük bir çoğunluğu tam öğrenme düzeyine erişebilirler.

  1. Glaser’in Temel Öğretme Modeli

Bu modelde öğretme süreci dört aşamadan oluşur. Bunlar: öğretme hedefleri, giriş davranışları, öğretme yolları ve değerlendirmedir.

  1. Farklı öğrenme yaklaşımları dikkate alındığında aşağıdakilerden hangisi öğretimle ilgili bir ilke değildir? (2003 KPSS-116)
  2. Verilen ödüllün birey için önemli olması
    öğrenme isteğini artırır
  3. Belli koşullar sağlanırsa birey herşeyi
    öğrenebilir
  4. Aralıklarla yapılan tekrarlar kalıcılığı artırır
  5. öğrenciler işbirliği içerisinde çalışırlarsa
    öğrenme kolayladır
  6. E) öğrenme olgunlaşmanın, olgunlaşma ise
    gelişmenin ön koşuludur

296.

öğrenme üniteleri küçük birimlere ayrılmalı ir bir ünite tam öğrenilmeden bir diğerine geçilmemelidir.

  1. öğretmenin   temel   görevi   öğrencinin bilgiye
    ulaşması   ve   elde   ettiği   bilgiler   ışığında
    karşılaştığı problemleri çözebilmesi için una
    rehberlik esmektir.
  • öğrenme süreci,   öğrencilerin   küçük gruplar
    halinde     ortak     bir     amaç   doğrultusunda
    çalışabilecekleri bir yapıda organize edilmiştir.

Yukarıdaki açıklamalar dikkate alındığında hangi seçenekte verilen açıklama ile öğrenme-öğretme yaklaşımları doğru olarak eşleştirilmiştir? (2003 KPSS-117)

  1. Işbirliğine Dayalı öğrenme – Tam Öğrenme –
    Buluş Yoluyla Öğrenme
  2. Tam öğrenme – Buluş Yoluyla Öğrenme –
    İşbirliğine Dayalı öğrenme
  3. Programlı öğretim -Araştırma incelemeye
    Dayalı öğrenme – işbirliğine Dayalı öğrenme
  4. Tam Öğrenme – Araştırma incelemeye Dayalı
    öğrenme -• işbirliğine Dayalı öğrenme
  5. E) Sunuş Yoluyia Öğrenme – Bulus Yoluyla
    öğrenme – Tam Öğrenme

 

Eğitim Durumunun Özelfikleri

“Belli bir zaman süresi içerisinde bireyi etkileme gücünde olan dış şartlar” olarak tanımlanan eğitim durumları hedefe görelik, öğrenene görelik ve ekonomiklik olmak üzere üç temel özelliğe sahip olmalıdır.

 

Program Geliştirme

137

 

 

 

  1. Hedefe Görelik; Eğitim durumu, öncelikle işe
    koşulduğu hedefe hizmet edici nitelikte olmalıdır.
  2. öğrenene Görelik; Belirlenen davranışları
    kazandırmak için düzenlenen eğitim durumları
    öğrencinin ihtiyaçlarını giderici nitelikte olmalıdır.
    Öğrenen geçirdiği eğitimsel yaşantıdan haz
    duymalıdır.
  3. Ekonomiklik; Yaşantı, araç-gereç ve öğretme
    zamanı açısından ucuza mal edilmelidir.

ÖĞRETME MODELLERİ

  1. Sunuş yoluyla öğretim (Gelişme)

Ne öğrenileceği, nasıl öğrenileceği konusunda öğrenciye anlatma söz konusudur. Anlatım ve gösteri yöntemi benimsenmelidir.

  1. Buluş yoluyla öğretim (Giriş)

Tartışma ve soru cevap etkinliklerine yer verilmelidir.

  1. Araştırma inceleme yoluyla öğretim (Sonuç)

Bireysel, grup projeleri verilmeli, benzetim tekniğinden yararlanılabilir. Böylece gerçek ortamın benzeri bir ortam oluşturulabilir. Drama, doğaçlama, problem çözme gibi yöntem ve tekniklerden yararlanılmalıdır.

  1. F)   SINAMA DURUMLARI (DEĞERLENDİRME)

Sınama durumları, öğrencilerde geliştirmeyi hedeflediğimiz davranışların kazanılıp kazanılmadığımn kontrol edilmesidir. Bu aşama ölçme ve değerlendirme iştemlerini içerir. Öğretim programı hazırlanırken ölçme ve değerlendirme işlemleri ile ilgili bilgiler de yer almalıdır. Bunların nasıl yapılacağı açıklanmalıdır. Sınama durumlan ile ilgili olarak aşağıda verilen işlemlere yer verilmelidir;1

  1. ölçme ve değerlendirme amacı belirlenmelidir
  2. Belirtke tablosu hazırlanmalıdır
  3. Davranış alanlarına uygun ölçme araçları
    belirlenmelidir
  4. Soru tiplerinin davranış alanlarına (bilişsel,
    duyuşsal, psikomotor) uygun olup olmadığının
  5. Ölçme ortamı uygun şartları taşımalıdır
  6. Değerlendirme işlemi ölçme sonuçlarına dayalı
    olarak ve amaca uygun olmalıdır
  7. Temele alınan ölçüt uygun olmalıdır
  8. Güvenilir ölçme sonuçlarına ulaşılabilir
    olmalıdır
  9. Geçerli ölçme sonuçlarına ulaşılabilir olmalıdır
  10. Davranışlara ulaşma düzeyini belirlemede en
    uygun yolun seçilip seçilmediği belirlenmelidir

Belirtke tablosunu hazırlama

Davranışları bilişsel, duyuşsal ve devinimsel

(psikomotor) olarak gruplama

Her gruptaki davranışları düzeylerine göre

sıralama

öğrenme düzeylerini ortaya koyacak araçları

hazırlama

  1. Aşağıdaki süreçlerin hangisinde bu
    uygulamalar söz konusudur? (2004 KPSS-85)
  2. Sınama durumlarının hazırlanmasında
  3. Yöntem ve tekniklerin uygulanmasında
  4. İhtiyaç analizinde
  5. Hedeflerin belirlenmesinde
  6. E) Içeriğin belirlenmesinde
  7. Aşağıdakilerden hangisi program geliştirme
    sürecinde ölçme yöntemi değerlendirilirken
    yanıtlanması gereken öncelikli sorulardan biri
    değildir? (2004 KPSS-96)
  8. Temele alınan ölçüt uygun mu?
  9. Güvenilir Ölçme sonuçlarma ulaşılabilir mi?
  10. Geçerli ölçme sonuçlarına ulaşılabiür mi?
  11. Uygulanan ölçme yöntemi yeni mi?
  12. E) Davranışlara ulaşma düzeyini beliriemede
    en uygun yol seçilmiş mi?
  13. PROGRAMIN DENEME UYGULAMASI VE DEĞERLENDİRME

Programın değerlendirilmesi;

  1. Hedefler
  2. İçerik
  3. Öğretimin niteliği
  4. Ölçme ve değerlendirme ögelerine
    bakılarak yapılmalıdır.

Ömeğin;İ Hedef ögesi değerlendirilirken şu sorular sorulmalıdır;

s   Hedefler öğrenci ihtiyaçlarına uygun

mu?

s   Hedef ifadeleri yeterince açık mı? s   Hedefler konu alanının özelliklerine

uygun mu?

s   Hedefler toplumun beklentilerine uygun mu?

Program değerlendirme çalışmalarının amaçları;

s   Program geliştirmeye dayanak sağlama s   Öğretimin niteliğine ilişkin veri sağlama

 

138

Program Geliştirme

 

 

 

s   Programın işlemeyen ögelerini belirleme ■/   öğretim etkinliklerini geliştirici veri sağlama

Bu aşamaya kadar hazırlanan öğretim programı asıl uygulamadan önce mutlaka deneme uygulaması yapılmalıdır. Yapılan bu deneme uygulaması sonuçlarına göre asıl uygulamaya geçilir ya da değerlendirmeye alınarak program geliştirme süreçlerine geri dönülür.

Deneme uygulaması aşamaları aşağıdaki sırayı takip etmelidir;1

  1. Uygulama planının yapılması
  2. Deneme okulunun belirlenmesi
  3. Deneme okulu yönetici ve
    öğretmenlerinin belirlenmesi
  4. Denemede görev alacak personele
    eğitici kursların verilmesi
  5. Programın uygulanması
  6. Uygulamanın değeriendirilmesi
  7. Asıl uygulama ile ilgili karar verilmesi

Değerlendirme işlemleri hem deneme uygulamasında hem de asıl uygulamaya geçildikten sonra yapılabilir.

Program Değerlendirme Yaklaşımları

Değerlendirme program geliştirme sürecinin son basamağıdır. İki tür değerlendirme vardır: Süreci değerlendirme ve ürünü değerlendirme.

Süreç değerlendirmesi, geliştirilen programın uygulama öncesinde aksayan yönlerini tespit etmek için yapılır. Bu amaçla tasarımın her bir basamağı değerlendirilir. Süreç değerlendirilmesiyle birlikte program uygulamaya hazır hale gelir.

Ürün değerlendirmesi; Uygulamada olan programın değerlendirilmesidir. Programın etkililiğini ve maliyet/fayda ilişkisini ortaya koymak ve programın daha etkili hale getirilmesi için gerekli verileri elde etmek için yapılır. Ürün değerlendirmesi ile programın zayıf ve üstün yanları tespit edilir

Eğitim   programlarının   değerlendirilmesinde   çeşitli modeller uygulanmaktadır.1

  1. Hedefe Dayalı değerlendirme

Tyler tarafından geliştirilmiştir. Program geliştirme modeline dayanır. Programın hedefler, öğrenme yaşantıları ve değerlendirme olmak üzere üç temel ögesi vardır. Bu yaklaşımda önce hangi hedefe ulaşıldığına bakılır. Ulaşılamayan hedeflerin nedenleri araştırılır.

  1. Hedefleri belirleme,
  2. sınıflama,
  1. davranış olarak ifade etme,
  2. hedefe ulaşılıp ulaşılmadığının
    göstergesini belirleme,
  3. ölçme tekniklerini geliştirme ve seçme,
  4. veri toplama,
  5. verilerle hedefleri karşılaştırma
  6. Stufflebeam’ın Bağlam, Girdi, Süreç ve Ürün
    Modeii

Dört alanda kararlar verilmelidir; planlama, yapılaştırma, uygulama ve yeniden düzenlemedir. Bunlara göre değerlendirme yapılmalıdır.

  1. Metfessel-Michael Değerlendirme Modeli

öğrenciler, öğretmenler, yöneticiler ve sıradan vatandaşlar değerlendirmede yer almalı, hedefler uygulanabilir biçime dönüştürülmeli, ölçme araçları geliştirilmeli, uygulama süreci test edilmeli, bilgilerin analizi, değerlendirme standartlan ve değerleri belirlenmeli, uygulanabilirliği konusunda öneriler geliştirilmelidir

  1. Provus Farklar Yaklaşımı ve Değerlendirme
    Modeli

Değerlendirmenin bileşenleri, program standartları ve edinimini belirleme, edimle standardı karşılaştırma, farkhlığı belirlemedir. Tasarım, oluşturma, süreçler, ürün-sonuç ve çıktıların benzer program çıktılarıyla karşıtaştırılması evreleri vardır.

  1. Stake’in Uygunluk-Olasılık Modeli
    Girdi, süreç ve çıktı göz önünde bulundurularak
    değerlendirme yapılır. Yere! birimlerin görüşleri
    alınmalıdır.
  2. Eisner’in Eğitsel Eleştiri Değerlendirme
    Modeli

Niteliksel incelemeye ağırlık verilir. ÜÇ temel boyutu vardır. Betimleme, yorumlama ve değerlendirmedir. Bu işlemleri yapmak uzmanlık gerektirir.

  1. Eğitimin programlarının değerlendirme öğesi, aynı zamanda tüm öğelerin kontrol, (geribildirim) mekanizmasıdır.

Bu ilkeden hareketle eğitim programlarının değerlendirme ve geliştirme süreciyle ilgili Öncelikle aşağıdakilerden hangisi söylenebilir? (2004 KPSS-97)

  1. Sürekli ve dirik olduğu
  2. Çok yönlü ve çok amaçlı olduğu
  3. Nesnel ve bilimset olduğu
  4. Belli ilkelere ve sayıtlara dayandığı
  5. E) Fırsat eşitliğini ve eğitim hakkını ön plana
    çıkarttığı

 

Program Geliştirme

139

 

 

 

  1. Program değerlendirme çalışmalarında hedef ögesi değerlendirilirken aşağıdakilerden hangisi sorulması gereken bir soru değildir?(2002 KPSS-119)
  2. Hedefler ölçme ilkelerine uygun mu?
  3. Hedefler öğrenci ihtiyaçlarına uygun mu?
  4. Hedef ifadeleri yeterince açık mı?
  5. Hedefier konu alanının özelliklerine uygun mu?
  6. E) Hedefler toplumun beklentilerine uygun mu?
  7. Aşağıdakilerden hangisi program

değerlendirme çalışmalarının amaçlarından değildir?(2002 KPSS-120)

  1. Program geliştirmeye dayanak sağlama
  2. öğretmenin sınıf yönetiminde etkisini artırma
  3. Öğretimin niteliğine ilişkin veri sağlama
  4. Programın işlemeyen ögelerini belirleme
  5. E) öğretim etkinliklerini geliştirici veri sağlama
  6. Program geliştirme çalışmalarında “hazırlanan programın ve öğretim materyalinin işe koşulmasından sonra hangi aşama gelmektedir? (2003 KPSS-111)
  7. Deneme yapılacak okulun ve sınıfların
    seçilmesi
  8. Okul yöneticisi ve öğretmenlerin seçilmesi
  9. Programın oku! yöneticisi ve öğretmenlere
    tanıtılması
  10. Programın uygulamasının planlanması
  11. E) Deneme programının ve öğretim materyalinin
    değerlendirilmesi

303.

  1. ölçme tekniklerini ve araçlarını belirie
  2. Hedeflere   ulaşılıp   ulaşılmadığını   gösterecek
    durumlan sapla
  • Programın hedefierini belirle
  1. Hedefleri sınıfla ve davranış olarak ifade et
  2. öğrencilerin davranış yeterlilikleriyle ilgili verileri
    topla
  3. Elde edilen verilerle hedefleri karşılaştır

Hedefe   dayalı   değerlendirme   modeli   dikkate
alındığında,            aşağıdaki           seçeneklerden

hangisinde süreç doğru olarak sıralanmıştır? (2003KPSS-120)

  1. III, IV, II, I, V, VI
  2. II, IV, III, V, I, V!
  3. E) V, I, II, III, IV, VI

YARARLANILAN KAYNAKLAR

1 Tan, Şeref. KPSS Eğitim Bilimleri Ankara: Empati Yayınevi, 2004

2Öğretmen Adayları İçin Konu Anlatımlı KPSS Ankara: Pegem A Yayınlan 2004

3 Demirel, Özcan. Eğitimde Program Geliştirme. Ankara, Pegem A
yayıncılık 2004

4 Şener, Emine, Tezi

5 Sönmez.Veysel. Öğretmen El Kitabı. Ankara, Anı Yayıncılık, 1999

6Oktaylar, Hasan Can. Öğretmen Adayları İçin Konu Anlatımlı, Örnek Çözümlü KPSS. Ankara; Yargı Yayınevi, 2004

Sönmez, Veysel. Program Geliştirmede Öğretmen El Kftabı.

Ankara. Pegem Yayınları, 1994

8   Fidan, N. Okulda Öğrenme ve Öğretme. İstanbul: Alkım Yayınevi,
1985

9   Taşpınar, Mehmet. Kuramdan Uygulamaya Öğretim Yöntemleri.

Elazığ: Üniversite Kitabevi, 2004

 

140                                     ____ Program Geliştirme

 

ölçme ve Değerlendirme

141

 

 

 

Eğitim-öğretim sürecinde çeşitli sorulara cevap

aranır.

Niçin öğretelim? Amaç ve hedefler belirlenir. Ne öğretelim? öğretilecek içerik belirlenir. Nasıl   öğretelim?   Eğitim   durumları   (strateji, yöntem, teknik, araç-gereç, zaman, ortam) Ne   öğrettik?   ölçme   ve   değerlendirme   ile belirlenir.

Ölçme ve değerlendirmenin eğitimdeki fonksiyonları

  • Amaçlara ne kadar ulaşıldığını belirler
  • Öğrencilere ne kadar öğrendikleri hakkında bilgi
    verir
  • Öğretmenin ne kadar öğrettiği hakkında bilgi verir
  • Programın etkililiği hakkında bilgi verir
  • Öğrenciyi motive eder
  • öğrenci hakkında verilecek kararlara yardımcı
    olur
  • Yöneticilere eğitim-öğretimin sonuçları hakkında
    bilgi verir.

Eğitimle ilgili olarak uygulanan programlarda çeşitli

kararlar veritmesi gerekmektedir. Bunlar;

-Öğrenci başarısı

-öğrenci akışı

-yerleştirme

-sistemden çıkarma gibi olabilir.

Eğitimde gerek başarı gerekse başka alanlardaki alınan kararlarının hatadan mümkün olduğunca arınık olması gerekir.

Temel kavramlar

Ölçme: Bir niteliğin (değişkenin) gözlenip, gözlem sonucunun sayı veya sembollerle gösterilmesidir.

-Hava sıcaklığı 25 derece -120 km hızla gidiyordu -Ahmet daha başarılıdır -Bu dağ daha yüksektir -Sınıfta 25 öğrenci vardır -Hastanın tansiyonu 6-12’dir Bunların hepsi birer ölçmedir.

Ölçmenin üç aşaması vardır

  • ölçülecek bir niteliğin olması,
  • Niteliğin gözlenebilmesi,
  • Amaca uygun sayı ve sembollerle gösterilmesi

Nitelik: Ölçmeye konu olan özelliktir.

Ölçme Kurah: ölçme işini yaparken niteliğin hangi miktarına ne değerverileceğinin belirlenmesidir. Yazılı yoklama yapan bir öğretmenin “4. soruya tam olarak

cevap verenlerin o sorudan alacakları 10 puandır” demesi ölçme kuralı belirlemesidir.

Ölçüm: ölçme işlemi sonunda elde edilen sayı veya semboldür. ölçme sonucudur. örnek; Ayşe fızik sınavından 60 puan aldı. Burada 60 puan ölçümdür.

Ölçüt:   ölçme   sonuçlarından   hareket   edilerek ölçümlerin yeterliliği   hakkında bir karara varırken kullanılan   kritere   denir.   Önceden   kesin   olarak belirlenmiş ya da gruba bağlı olarak çıkarılmış tipik bir puandır, normdur, standarttır. Örnek; “60 puan alanlar geçer” ifadesi bir ölçüttür. Ölçütler kendi içinde iki gruba ayrılır;

  • Mutlak ölçüt
  • Bağıl ölçüt

Mutlak Ölçüt: Önceden belirlenmiş olan sabit kritere denir. Örnek; “50 alanlar bu dersten başarılı sayılırlar” ifadesinde kullanılan ölçüt mutlak ölçüttür.

Bağıl Ölçüt: Önceden belli olmayan gruba bağlı olarak ortaya çıkan, gruba göre değişen kritere denir. örnek; “Bu dersten başarılı sayılmak için grubun ortalaması ya da ortalamanın üstünde puan almak gerekir” ifadesinde kullanılan ölçüt bağıl ölçüttür.

  • Ölçme kuralı ile ölçüt arasındaki fark; ölçme kuralının ölçme için, ölçütün ise değerlendirme için belirlenmiş olmalarıdır.

Ölçme türleri:

1-     Doğrudan ölçme

2-      Dolaylı ölçme

Doğrudan ölçme; Kullanılan ölçme aracıyla ölçülen özelliğin birbirine benzemesi durumunda yapılan ölçmeye denir. Uzunluk ve ağırlıkların ölçülmesi doğrudan ölçmedir. Metre ile odanın boyunun ölçülmesi. Sınıftaki öğrencilerin sayısı vb.

Dolaylı ölçme; Ölçülecek değişkenin dolaysız bir şekilde gözlenemediği durumlarda o değişkenin göstergesi olduğu düşünülen başka bir değişkenle ölçülmesine denir. Eğitimde başarının ölçülmesi ile ilgili yapılan ölçümler dolaylı ölçmedir. Yaylı kanfarla ağırlığı ölçmek, yetenek testleri vb.

  1. Ölçme araçları iki grupta incelenir;

1- Standart olanlar: (m, kg, standart testler) herkes tarafından kabul edilmiş, stadardize edilmiş ölçme araçlarıdır.

 

142

ölçme ve Değerlendirme

 

 

 

2- Standart olmayanlar: (adım, karış, öğretmen yapısı testler) Kişiden kişiye değişiklik gösteren belli bir standardı olmayan ölçme araçlarıdır.

ll.Ölçmede Birim

ölçme araçları birimlerden oluşur. Sonuçları sayılarla ifadelendirirken çoğu halde bu birimler kullanılır. m, kilovat, öğrenci sayısı, lira, saat gibi.

ölçme sonuçlarını anlaşılır bir birimle ifade etmek ölçümlerin taşıdığı anlamı daha iyi bir şekilde kavramamıza yardımcı olur. Örneğin “bir miktar tuz” ifadesi yerine “2 kg tuz” ifadesi daha anlaşılır ve herkes tarafından aynı boyutta algılanan bir anlam ifade etmektedir. Birimler hem ölçme işlemini kolaylaştırır hem de ölçümlerin neyi ifade ettiğini daha net bir şekilde ifade eder.

Doğal birim: Birimlerde doğallık vardır. Bir değişkenin hangi miktarına ya da niteliğine bir (1) birim denileceği uzmanlar tarafından belirlenmemiş birimlerdir. Örneğin; beden eğitimi dersinde öğrenci sayısının sayılmasında doğal birim kullanılır. Her bir öğrenci bir birimdir. Aynı şekilde sınıftaki sıra sayısı, dakikada yazıîan kelime sayısı gibi ölçmelerde kullanılan birim doğaldır.

Tanımlanmış birim: Bir değişkenin ne kadarlık miktarına bir (1) birim denileceği uzmanlar tarafından tanımlanmış birimlerdir. Burada doğallık yoktur. Örneğin; saat, kilo, metre gibi. Dikkat edilirse burada ölçülecek özellik ile ilgili bir miktar belirlenmiş ve bu miktar birim olarak kabul edilmiştir.

Ölçmede kullanılacak birimlerde üç özellik olmalıdır;

  • Birimlerin eşitliği: Bir ölçme aracında ölçülen
    değişken açısından her bir (1) birim denilen
    miktarın   birbirinin   aynı   olmasını   ifade   eder.
    örneğin:   metre   dediğimiz   zaman   uzunluğu
    ölçerken kullanılan birimin (metre) birbirine eşit
    olmasını ifade eder. Bir karış dediğimiz zaman
    kullanılan birim eşit olmamakta, herkes tarafından
    farklı uzunluklar algılanmaktadır.
  • Birimlerin genelliği: Birçok kişi tarafından ilinmesi,
    kabul   edilmesi,   yaygın   olmasıdır.   Ülkemizde
    ağırlık için kg yaygın bir birimdir.
  • Birimlerin   amaca   uygunluğu:   Ölçme   işlemine
    uygun birim kullanmayı ifade eder. Markette un
    ölçmek için “ton” biriminin kullanılması amaca
    uygun değildir.
  • Bir ölçme sonucundaki hata miktarı o ölçme işleminde kullanılan birimin yarısı kadardır. Birim ne kadar küçülürse hata miktarı o kadar azalır.

Ölçme hatası: ölçülen özelliğin gerçek değeri ölçme sonuçlarından hesaplanan değeri arasındaki farktır.

ölçme hatası = Gerçek değer – ölçülen değer

Her ölçme sonucunda ölçmenin amacı neyse onunla ilgili bir karara varılır. Kararın isabetli olabilmesi için ölçmenin hatasız olması gerekir. bir başka deyişle kararın isabet derecesi, yapılacak ölçmenin hatasız olma derecesine bağlıdır. ölçmelere bir miktar hata karışmaktadır. Ölçme yollarına çeşitli yollardan hata karışır. En duyarlı araçlarla yapılan ölçmelerde bile bir miktar hata payı vardır.

Ömek; Gerçek uzunluğu 105,40 cm olduğu bilinen bir masanın boyu aynı koşullarda birbirinden bağımsız tekrarlanan ölçme sonuçlarının ortalaması alınarak 105,0 cm bulunmuş ise bu ölçüme 0,40 cm hata karışmıştır.

Gerçek durumlarda, ölçmek istediğimiz bir özelliğin gerçek değerini bilemeyiz. Bu nedenle onun ne kadar olduğunu ölçmeye çalışırız. Gerçek değeri bilmediğimiz için de ne kadar hata karıştığını bilemeyiz.

Doğa bilimlerindeki uzunluk, ağırlık ve sıcaklık gibi ölçümler için gerçekleştirilen ölçeklerin neyi ölçtüğü açıktır. Bu gibi özellikler üzerindeki ölçümlere karışmış olabilecek hatanm en çok ne kadar olabileceği, yani hata sımrı belirlenebilmektedir.

Davranışsal özellikler söz konusu olunca ölçme işleminin, aynı kişi üzerinde, aynı koşullarda ve birbirinden bağımsız olarak tekrarlanması olanaksız gibidir. Bu nedenle ya aynı kişi üzerinde ölçme işleminin olanaklar ölçüsünde birbirine benzşr koşullar altında tekrarlanması ve hem kişinin özelliğinde meydana gelmiş olabilecek değişmenin hem de koşulların değişmiş olmasından gelebilecek etkilerin dikkate alınması ya da bu amaçla değişik kişilerden yaralanılması ve bu son halde söz konusu olabilecek başka etki kaynaklarının dikkate alınması yoluna gitmek gerekmektedir.

Eğitimde yapılan ölçümlere değişik kaynaklardan hata karışmaktadır. Bu nedenle hata kaynakları ve özellikle bu kaynaklann ölçme sonuçlarını nasıl etkilediği bilinmelidir.

 

ölçme ve Değeıiendirme

143

 

 

 

Ölçmede Hata kaynakları

ölçmeyi yapan kişiden   kaynaklanan   hatalar;

öğrenim, sağlık, o andaki ruh hali)

ölçülen özellikten kaynaklanan hatalar; (özelliği

tam olarak belirleyememe, ölçememe)

ölçme aracından kaynaklanan hatalar (basım

hataları)

III.   Ölçmede Hata türleri

  1. Sabit hata: Bir ölçmeden diğerine miktarı değişmeyen hatalara denir. Hata miktarı her ölçmede aynıdır. örnek; bir cetvel yanlışlıkla 0-30 cm yerine 1-30 cm olarak bölmelenmiş olsun. Bu durumda araç 1 cm kısadır. Ölçmeyi yapan kişi

 

ölçmeDeğerlendirme
Özelliğin            miktarını gösterirMiktarın       yeterli     olup olmadığı ile ilgilidir
Değerlendirmenin         alt başlığıdırÖlçmeyi de içine alır
Değerlendirmeden öncedirölçmeden sonra gelir
Daha     çok     gözleme dayanırDaha çok karşılaştırma, yorum ve yargıya dayanır
Daha objektiftirDaha çok kişisel kanılara dayanır

her ölçmede 1 cm kısa ölçecektir. öğretmen sınavda 100 puanlık soru sorar. 20 puanlık soruyu kimse cevaplandıramamış. Bu durumda öğretmen 80 üzerinden bir değerlendirme yapmış olacaktır.

  1. Sistematik   hata:   Ölçülen   büyüklüğe,   ölçmeyi
    yapan kişiye ve ölçme koşullarına bağlı olarak
    değişen ölçümden ölçüme belli oranda artan ya
    da azalan hatalara denir. Yanlış bölmelenmiş bir
    cetvelle birkaç defa ölçme yapıldığında aynı
    hatayı ölçme sayısı kadar tekrarlamış oluyoruz.
    Yani hatalı ölçme aracıyla birden çok ölçme
    yapılırsa bu sistematik hatadır. aynı şekilde bir
    öğretmen yazılı yoklama cevaplarını puanlarken
    kız öğrencilere erkeklerden   daha fazla   puan
    verirse, öğrencinin cinsiyetine bağlı bir sistematik
    hata yapmış olur
  2. Tesadüfi (rasgele) hata : Genellikle kaynakları iyi
    bilinmeyen, ölçme sonuçlarına gelişigüzel karışan
    Kuralsız olarak artan ya da azalan hatalara denir.
    Bizim asıl üzerinde durmamız gereken budur.
    ölçmeyi yapan kişi dikkatsiz bir şekilde ölçüm
    yapmışsa, tesadüfi   hata ortaya çıkar.   Ölçme
    sonuçlarının   gerçek   değerinden   büyük   veya
    küçük olduğunu bilemeyiz.

Sonuç;

ölçmenin amacı hatasız ölçümdür. Bu mümkün değildir. Masanın uzunluğu, eşyanın ağırlığı, odanın sıcaklığı, hücrenin boyu bile hatalı ölçülmektedir. En hassas ölçmelere bile istenmeden bir miktar hata karışmaktadır. O halde burada önemli olan ölçmelere karışan hatayı en aza indirmektir. ölçme işlemi sonucunda gerçeğe en yakın değeri elde etmeye yönelik çaba göstermektir.

  1. Değerlendirme: ölçme sonuçlarının bir ölçütle

karşılaştırılarak karar verilmesi, yorum yapılmasıdır. Ölçme sonuçlarna bir anlam yüklemektir.

  1. Öğrencinin bir sınavdan 70 puan alması bir
    ölçmedir.   Öğrencinin   geçip geçmeyeceğine
    karar vermek değerlendirmedir. Bununa karar
    verebilmek için bir ölçüte ihtiyaç vardır.

Özellik – Ölçme kuralı – Ölçüm – Ölçüt – Değeriendiıme

Değerlendirme kullanılan ölçüte bağlı olarak;

  • Mutlak değerlendirme
  • Bağıl değerlendirme
    olmak üzere ikiye ayrılır.

Ölçmede sıfır noktası

  • Doğal sıfır: Ölçülen özelliğin 0 (sıfır) noktasmda
    yokluğu anlamına geldiği durumda kullanılan sıfır
    gerçek sıfırdır. Örnek; “şu anda sınıftaki öğrenci
    sayısı sıfırdır.” Dediğimizde o anda öğrencinin
    yokluğu anlamına gelmektedir.
  • Tammlanmış sıfır: Ölçülecek özelliğin 0 (sıfır)
    noktasında yokluğu anlamına gelmediği durumda
    kullanılan sıfıra denir.   Bazı durumlarda pratik
    amaçlar için uzmanlar tarafından ölçülen özelliğin
    belü bir durumu ya da miktarında sıfır noktası
    kullanılmaktadır. Örnek: sınavda boş kağıt veren
    ya da kopya çekerken yakalanan öğrenciye sıfır
    verildiğinde verilen sıfır öğrencinin o konu ile ilgili
    olarak   hiçbir   bilgisinin   olmadığı     anlamına
    Termometre için de aynı   şey
    geçerlidir.   Sıfır   (0)   derecede   ısı   yok   demek
    değildir.

Ölçek: Nesnelere verilen sayıların anlamlarını, nesnelere sayılar vermede uyulmasf gereken kuralları ve kısaltmaları belirtmek için kullanılan kavramdır. Diğer bir anlamı da ölçme araçları üzerindeki bölmeleri ya da belli bir başlangıç noktasından itibaren değişmez bir birimle bölmelenmiş ölçme aracını ifade eder.

ölçmede kullanılan ölçek ya da birimlerin 4 çeşidi vardır:

 

144

Ölçme ve Değerlendirme

 

 

 

  1. Sınıflama (Adlandırma) ölçekleri
  2. Sıralama ölçekleri
  3. Eşit aralıklı ölçekler
  4. Oranlı ölçekler

Bazı ölçümlere bütün matematiksel işlemler yapılabilirken bazılarına yapılamaz. Eğitim ve psikolojideki ölçmelerde en çok kullanılan ölçekler sıralama ve eşit aralıklı ölçeklerdir. Sınıflama ve oranlı ölçekler çok ender kuüanılır.

  1. Sınıflama   (Adlandırma)   ölçekleri:   Nesneleri
    belli yönlerinden benzeyip benzemediklerine göre
    sınıflandırmadır.       Nesnelerin     farklılık     ve
    benzerlileri belirlenir. Bu tür ölçeklerde sınıflar
    oluşturulduğu için bu sınıfa giren tüm elemanlar
    eşit kabul edilirler. Aynı sınıfa giren elemanlar
    aynı sembolle ifade eldirler. Örnek: kız, erkek,
    boyu uzun olanlar, boyu kısa olanlar. Sonuç
    olarak bu tür ölçeklerdeki değişkenlere ilişkin
    frekanslar dışında sayısal veri yoktur. Dolayısıyla
    frekanslara   dayalı     analizler   dışında   işlem
    yapılamaz.
  2. Sıralama ölçekleri: Nesneleri belli özelliğe sahip
    oma miktarı bakımından sıraya dizme işlemidir.
    Sıralar   sayı   ile   veya   sıfatla   ifade   edilebilir.
    Örnek;ÖğrenciIeri   boy sırasına,   aldıkları   nota
    göre,   pekiyi-iyi-orta-geçer gibi.   Dikkat edilirse
    öğrencinin grup içindeki yeri hakkında bilgi verir.
    Elde edilen sayısal sonuçlarla ilgili olarak ortanca
    ve yüzdelik belirlenir.
  3. Eşit aralıklı ölçekler: Ölçek birimlerinde eşitliğin
    sağlandığı ve sıfırın tanımlanmış olduğu ölçek
    türüdür. ölçme aracını kullanan kişilerin ortaklaşa
    kabul ettikleri bir başlangıç noktasından başlar ve
    birimler eşit olarak bölmelenmiştir. Örnek; takvim,
    termometre, sınavlar, zeka testleri. Birimler arası
    fark yan iki ölçüm arasındaki fark anlamlıdır.
    Buna karşın zeka bölümü 110 olan birinin zeka
    bölümü 55 olan birinden iki kat zeki olduğu
    söylenemez. Elde edilen ölçümlerle ilgili olarak
    oranlama işlemleri yapılamaz.
  4. Oranlı ölçekler: Eşit oranlı ölçek birimlerinde
    eşitliğin sağlandığı ve sıfırın gerçek sıfır olduğu,
    sıfır   noktasında   ölçülen   özelliğin   yokluğu
    anlamına   geldiği   ölçek türleridir.   Eşit   aralıklı
    ölçeklerle yapılan ölçmelerle ilgili sonuçlarda tüm
    matematiksel işlemler (4 işlem) yapılabilmektedir.

Bir Ölçme Aracında Bulunması Gereken Özellikler

ölçme   ve   değerlendirmede   verilen     kararların doğruluğu ve yerindeliği, kararın dayandığı ölçümlerin

hatasız ve ölçütün uygun olmasına bağlıdır. Bu nedenle ölçme araçlarında bazı özelliklerin aranması gerekmektedir.

  1. Güvenirlik,
  2. Geçerlik
  3. Kullanışlılık

GÜVENİRLİK

Güvenirlik; Ölçme aracının ölçtüğü özelliği ne derece hatalardan arınık olarak ölçtüğüdür. ölçme aracının ölçtüğü özelliği ne derce duyarlı ve tutarlı (kararlı) ölçtüğünü iie ilgilidir.

Duyarlık; ölçme aracının ölçülen özelliği gerçek değerine en yakın biçimde yansıtma biçimine denir. Buradaki duyarlık ölçme aracının hassas ölçmesidir.

Tutarlılık; Tekrarlanan ölçümlerde sonuçların birbirine uymasıdır. Ölçme aracmın kararlı bir yapıya sahip ve grubun ölçülen özelliğinin de değişmediği sonucuna varılır.

örneğin; bir öğretmenin üç öğrenciye laboratuarda bir metal çubuğun boyunu ölçtürdüğünü düşünelim. Üç öğrenci aynı çubuğu beşer defa ölçerek şu sonuçlan bulmuş olsunlar;

 

  1. Öğrenci
  2. Öğrenci
  3. Öğrenci
12,2 cm12,5 cm120,1 mm
12,1 cm12,0 cm120,2 mm
12,2 cm12,3 cm120,3 mm
12,3 cm12,1 cm120,2 mm
12,2 cm12,6 cm120,2 mm
  1. ve 2. öğrenciler milimetrik bir cetvel kullanmış, 3. öğrenci ise milimetrenin onda birini ölçen bir kumpas kullanmıştır. Çubuğun boyu hiç değişmediğine göre ölçmelerdeki değişkenliğin ölçme hatalarından doğduğunu söyleyebiliriz. Daha hassas bir ölçüm yapan 3. öğrenci bile beş ölçmede aynı sonucu bulamamıştır. Onun ölçmelerinde de hata vardır.

Buradan hareketle konuyu biraz daha irdelersek 1. ve 2. öğrencilerin ikisi de hata yapmışlardır. Fakat hataları aynı değildir. ölçrhelerde ne kadar hata olduğu bilinse hangisinin daha fazla hata yaptığı bilinebilir. Bunun için metal çubuğun gerçek boyunun ne olduğu bilinmelidir. Çubuğun gerçek boyunun bilmeye imkan yoktur. 3. öğrencinin ölçmeleri gerçeğe daha yakın ama gerçeğin kendisi değildir. Bu nedenle bir ölçmeci tarafından elde edilen ölçmelerin ortalamasının gerçek değere, ölçmelerin birbirinden daha yakın olması beklenir.

Buna göre 1. öğrencinin ortalaması 12,2 cm, 2. öğrencinin   ortalaması   12,3   cm’   dir.   ölçmelerin

 

ölçme ve Değerlendirme

145

 

 

 

ortalaması gerçek değer olarak kabul edilirse o halde ölçmelerin ortalamadan farkları hata sayılır. Bu durumda en az hata yapan öğrenci 3. öğrencidir. O halde buradaki hata nasıl bir hatadır? Bu sorunun yanıtı tesadüfı hatadır.. İşte ölçmelerin güvenirliği burada söz konusudur. Daha öncede belirtildiği gibi bir ölçme sonucu, içindeki tesadüfi hataların azlığı oranında güvenilir sayılır.

Birölçme aracının güvenirliğini etkileyen başlıca hata kaynakları:

  1. ölçmeyi   yapan   kişiden   kaynaklanan   hatalar;
    Ölçmecinin     yanlı     davranması,     puanlama
    yaparken dikkatsiz olması. Sevdiği öğrencilere
    fazla   puan,   sevmediği   öğrencilere   az   puan
    vermesi,
  2. ölçme aracından   kaynaklanan   hatalar;     Açık
    seçik, anlaşılır sorular olmaması, ölçme aracının
    düzensiz       hazırlanmış       olması,     yazıların
    okunamaması.
  3. öiçmenin   yapıldığı     ortamdan     kaynaklanan
    hatalar;   Sınavın   yapıldığı   ortamın   sınav için
    uygun olmaması. Isı, ışık, gürültü vb.
  4. ölçülen kişiden kaynaklanan hatalar; Öğrencinin
    sınav için güdülenmemesi, ilgisizüği, isteksizliği,
    yorgun ya da hasta olması.
  5. ölçme aracının özelliğinden kaynaklanan hatalar;
    yazılı sınavyerine sözlü sınavın kullanılması.

Yukarıdaki örnekte ölçme hatasının kestirilmesi ölçmelerin tekrarı sayesinde olmuştur. Eğitim ve psikoloji gibi alanlarda ölçmelerin tekrarı çoğu zaman mümkün değildir. Bu nedenle bir sınavdan alınan puanların güvenirliğini kestirmek amacıyla çeşitli güvenirlik yöntemleri bulunmuştur;

  • Test-tekrar test yöntemi
  • Paralel testler (eşdeğer formlar) yöntemi
  • Testi yarılama (iki yarıya bölme) yöntemi

1- Test-tekrar test yöntemi (Kararlılık katsayısı): Bir testi aynı öğrenci grubuna birkaç gün arayla iki defa uygulama yöntemidir. İki uygulama arasında ölçülen yetenekler bakımından değişme olmamışsa güvenilir olduğu söylenebilir.

Tutariılık, tekrarlanan ölçümlerde sonuçların birbirine uymasıydı. Burada aynı araçla yapılan iki ölçme arasındaki tutarlılık güvenirliği gösterir. İki puan birbirini tutmuyorsa ölçme araç ve işlemlerinde hata bulunduğu kanısına varılır. Uygulama koşullarından şüpheleniyorsak bu yöntemi kullanabiliriz. Eğer yüksek bir güvenirlik bulunmuşsa ölçme sonuçları uygulama koşullarından gelebilecek tesadüfi hatalardan arınık demektir.

Eğer iki ölçme arasında uzun bir zaman geçmişse ve güvenirük katsayısı yüksek bulunmuşsa testin kararlı olduğu (testte ölçülen özelliklerin) ve bu yargının doğruiuğu oranında ölçülen özelliğin değişmediği söylenebilir.

Bunu bir örnekle açıklarsak; 1. ölçüme (X), 2. ölçüme (Y) diyelim. Şimdi bu X ve Y ölçümler arasındaki tutarlılığı ölçersek yani iki uygulamadan elde edilen puanlar arasındaki güvenirlik katsayısını (r) bulmaya çalışırsak; bunun için Pearson çarpım moment korelasyon katsayısı formülünü (rxy) kullanabiliriz.

Y
N
X

IXY

 

1101020
281018
310818
49817
59716
67613
7358
8426
9426
10145
IX =65 IY =62 Z XY =127

(I*)

rxy =

N

N

Yukarıdaki formülü uyguladığımızda korelasyon katsayısının r = 0,81 olduğunu görürüz. Şimdi bunun anlamı nedir? Güvenirlik katsayısı – 1,00 ile + 1.00 arasında değişir. ölçme sonuçları tesadüfi hatalardan ne derece arınık ise güvenirlik katsayısında o derece üst sınıra yakındır. Yukarıdaki ölçmelerin (0,81) üst sınıra yakın yani güvenirlik katsayısının yüksek olduğunu söyleyebiliriz.

Test-tekrar test yöntemiyle elde edilen puanların güvenirliği ile ilgili yorum yaparken iki temel sayıtlıdan hareket etmemiz gerekmektedir;

  • iki   uygulama   arasında   geçen   süre   içinde
    öğrencilerin   ölçülen     değişkene   ait   gerçek
    puanlarında değişme olmadığı
  • Birinci   uygulamanın   ikinci   uygulamadan   elde
    edilecek puanı etkilemediği

Çoğu durumda bu mümkün değildir. Sınavların uygulama ortamları, öğrencilerin yaptıkları hatalar, şans başarısı gibi etkenler iki uygulama arasındaki puanların değişmesine neden olabilir.

 

146

ölçme ve Değerlendirme

 

 

 

2-    Paralel     testler     (eşdeğer     formlar)
yöntemi: (Eşdeğerlilik katsayısı)
Birbiriyle eşdeğer
iki formun hazırlanarak bu iki formun anı zamanda
aynı   gruba   uygulanması   sonucu   elde   edilen
sonuçların korelasyonuna bakma yöntemidir.

Bu formlar biri diğerinin yerine kullanılabilecek ölçüde aynı davranışları ölçen formlar olmalıdır. Iki testin maddelerinin kapsamı, ve niteliği bakımından denk olmalıdır. Böyle hesaplanan ölçme güvenirliği bir testin iki eşdeğer formu arasındaki tutarlılık anlamına gelir.

3-   Testi   yarıtama     (iki   yarıya     bölme)
yöntemi: (İç tutarlılık katsayısı)
Testin maddelerini
görünüşte   eşdeğer   iki   yarıya   ayırarak,   iki   yarı
puanları   arasındaki   tutarlılığa   bakma   yöntemine
denir. iki eşdeğer araç hazırlamanın veya bir aracı iki
defa   uygulamanın   mümkün   olmadığı   hallerde
uygulanan bir yöntemdir.

Bütün soruları gruba uygular maddeleri tek numaralı sorular, çift numaralı sorular olarak ikiye ayırırız. Seçmeli testlerde uygulanır. Bu iki eşdeğer yarıdan elde edilmiş puanlar takımı, ayrı ayrı testlerden elde edilmiş gibi işlem görürler. Bu yöntem aslında bir iç tutarlılık katsayısı verir. Test gelişigüzel cevaplanmışsa ve testin iki yarısı farklı davranışlan ölçüyorsa (sayısal, sözel gibi) düşük çıkabilir.

Testi yarılama yöntemiyle elde edilen güvenirlik katsayısı genelde testin tekrarı yöntemiyle elde edilen güvenirlik katsayısından yüksek olur. Testin yalnızca bir kez uygulanmasına dayalı olduğu için bu yöntem diğerlerine göre daha avantajlıdır ve yaygın kullanılır.

Ölçmenin Standart Hatası

Pratikteki ölçme durumlarının çoğunda gözlenmiş tek bir puan, ölçmenin hatası hakkında hiçbir şey söylemez. Hataların büyüklüğünü araştırmak için aynı kişi ile ilgili daha çok gözleme sahip olmalıyız. Eğer aynı ölçme aracı ile bir birey için sonsuz sayıda ölçme yapılsa, bir bireyin aldığı puanlar belli bir dağılım gösterecektir. Bu dağılımın ortalaması, kişinin evren puanının iyi bir tahminidir. Böyle bir dağılımın standart kayması ölçmenin standart hatası olarak adlandırılır. Bir testi birçok kez aynı kişilere uygulamak hem güç hem de uygulama sonuçları yanıltıcı olabilir. Eğitim ve Psikolojideki ölçmelerde ölçmenin standart hatasını hesaplamak için başka yöntemlerle dolaylı bir biçimde tahmin edilmelidir.

Test puanlarının standart kayması ve güvenirlik katsayısı   biliniyorsa bu istatistik (Se = ölçmenin

Standart Hatası) kolayca hesaplanabilir. Formülü ise şöyledir;

Se = ölçmenin Standart Hatası

Sx = Standart Kayma,

rx = Güvenirlik Katsayısı’ dır.

  1. Güvenirliği Etkileyen Faktörler
  2. Testin uzun olması: Bir sınavda kullanılan
    soru sayısı artıkça, çoğu zaman o sınavdan elde
    edilen toplam puanın güvenirliği de artar.
  3. Şans başarısı: Öğrencinin cevabını hiç
    bilmediği bir soruyu şans yardımıyla cevaplayabilmesi
    puanını artırır, buna karşın testin güvenirliğini azaltır.
  4. Testin   uygulama   koşulları:   Sınavda
    kullanılan   soruların   açıkça   anlaşılır ve   kesinlikle
    cevaplanabilir olması, o sınavdan elde edilen puanm
    güvenirliği arttırır. öğrencinin sınav ortamma ilişkin
    rahatsızlıkları, hızlı okuma ve anlama becerilerinin
    düşük olması, sınav günü hasta ya da yorgun oluşu,
    smavla iigili açıklamaları anlayamaması güvenirliğr
    olumsuz etkiler.
  5. Güdüleme:   Sınavda   cevaplayıcılar   her
    soruyu   dikkatle   ve   hızla   cevaplanmaya   teşvik
    öğrencilerin   yeterince   güdülenmediği
    sınavlarda cevaplar tesadüfi kalacağı, ya da birçok
    soru   cevapsız   kalacağr   için   sınav   puanfarının
    güvenirliği düşer.
  6. Zaman: Sınav süresi öğrencilerin hemen
    hepsinin bütün soruları cevaplandırmalarına yetecek
    uzunlukta olmalıdır.
  7. Güçlük düzeyi: Bir sınavda kullanılacak
    sorular o smavı cevaplandıracak bireylerin yaklaşık
    olarak yarısı tarafından doğru cevaplandırılabilecek
    güçlükte olmalıdır. Çok kolay sorulardan oluşan bir
    sınav,   yoklanan   grubun   öğrencilerini   birbirinden
    yeterince ayıramaz. Çok güç sorulardan oluşan bir
    sınavda aynı sakıncayı ortaya çıkarır.
  8. Kopya çekme davranışı: Sınavda kopya
    çekilerek elde edilen puan öğrencinin gerçek bilgisini
    göstermekten uzaktır.
  9. Test maddeierinin homojenliği: Testte
    yer   alan   maddeler   ölçtükleri   özellik   bakımmdan
    birbirine ne kadar benzer olursa testin güvenirliği o
    kadar yüksek olur. Aynı testte birden fazla özellik
    (Edebiyat, Tarih, Fizik, Biyoloji) ölçülüyorsa o testin
    güvenirliği düşer.


ölçme ve Değerlendirme

147

 

 

 

  1. Puanlama:   Her   sınav   objektif   yollarla
    puanlandırılabilir.   Bunun   için   öyle   bir   puanlama
    yöntemi   bulunmalıdır ki,   bütün   puanlayıcılar aynı
    cevaba aynı puanı verebilmelidir. Sonuç olarak testin
    puanlamasının yansız olması güvenirliğini artırır.
  2. Uygulama     hataları:     ölçme   işleminin
    herhangi   bir   basamağında   yapılan   dikkatsizlik
    hataları, tıpkı puanlama hatalarında olduğu gibi çoğu
    halde tesadüfi hata türündedir.
  3. Duyarlılık: Duyarlığı yüksek bir araç veya
    yöntem   daima   güvenirliği   yüksek   sonuçlar verir.
    Kullanılacak araç bu duyarlı olmalıdır.

GEÇERLİK

Bir ölçme aracının ölçmek istediği özelliği başka özelliklerle karıştırmadan ölçebilme derecesidir. Bir anlamda testin uygunluğudur.

Bir ölçme aracının veya yönteminin onunla ölçülmek istenen değişkeni ölçüp ölçmediği; ölçebiliyorsa, onu başka değişkenlerden ne derece arınık olarak ölçtüğüdür. (Turgut.1993)

Ölçme araç ve yöntemlerinin nitelikleri arasında en önemlisi geçerliktir. Geçerlik, ölçme aracının amaca hizmet etme derecesidir. Bir ölçme aracının geçerli olabilmesi için onun sadece ölçmek için düzönlendiği özelliği ölçmesi, yani onu başka özelliklerle kanştırmadan ölçmesi gerekir.

Eğitimde kullanılan araç ve yöntemlerle ölçülmek istenen değişkenler bireylerin yeteneği, başarısı gibi deyimlerle tanımlanmaya çalışılan değişkenlerdir. Aracın veya yöntemin ölçülmek istenen değişkenin ölçüsü olabüecek bir puan vermesi, bu ölçüyü başka değişkenlerle karıştırmaması beklenir. Bir araç veya yöntem, bu niteliği sağlayabileceği derecede geçerli puanlar verir. Bir testin geçerliği bir derece sorunudur. Bir test hepten geçerli veya hepten geçersiz olmaktan öte daha çok veya daha az geçerli olabilir.

Örn; bir “okuduğunu anlama testi” okuduğunu anlama yeteneğini ölçmede yüksek bir geçerliğe sahip olabilir. Fakat aynı test matematikte “problem çözme yeteneğini” ölçmede geçerliğe sahip değildir. Eğitimde çok kullanılan yazılı sınavlar, sözlü sınavlar, kısa cevap gerektiren testler ve çoktan seçmeli testler gibi araç ve yöntemler çoğu zaman bir derste o dersin programına uygun olarak geliştirilmesi hedef alınan davranışları ölçmek için uygulanır. Söz konusu davranışlara (bilgi, beceri, tutum, duyuşsal davranışlar vb.) hedef davranışlar denir. O halde bir

test bir programdaki başarıyı ölçmek için hazırlanmışsa, o test o programın hedef davranışlarını yeterince temsil edebilmeli, onları başka davranışlarla karıştırmamalı yeterince duyarlıkla ölçmelidir.

Geçerlik ve güvenirlik arasındaki ilişki

ıçın

  • Bir   ölçme   aracının   geçerli   olabilmesi
    öncelikle güvenilir olması gerekir.
  • Güvenilir bir ölçme aracı   her zaman geçerli
    Örneğin   bir   metre   eksik   imal
    edilmişse masanın boyunu her ölçmede aynı
    sonuç   elde   ederiz.   Bu   sonuç   güvenilir   bir
    sonuçtur.   Buna   karşın   söz   konusu   metre
    masanın boyunu ölçmek için geçeıü değildir.

Özellikle   eğitimde   kullanılan   başlıca   geçerlik türleri şöyledir;

  1. Kapsam geçerliği
  2. Yordama geçerliği
  3. Yapı geçerliği
  4. Görünüş geçerliği
  5. Kapsam geçerliği: Ölçme araç ve yöntemlerinin kapsamlarına ve içeriklerine bakılarak varılan geçerlik yargılarına kapsam geçerliği denir. Bir bütün olarak testin ve testteki her bir maddenin amaca ne derece hizmet ettiğidir. Bir testin kapsam geçerliği;
  6. O testteki toplam   maddelerin ölçülecek
    davranışları ve konu içeriğini ömekleme
    derecesine,
  7. Testteki sorulan soruların ilgili davranışları

ölçmede uygun olup olmadığına bağlıdir.

Kapsam geçerliğinden söz edebilmemiz için bu iki koşulun yerine gelmesi gerekir. bunun için belirtke tablosuna uygun ölçüm yapılmalıdır. Böylece ölçülmesi gereken kritik özellik dışarıda kalmamalıdır.

Öğrenci başarısmı ölçmede kullanılan başarı testlerinin geçerliğini bulmada kullanılan en uygun yöntem kapsam geçeıiiğidir. Bunun için en uygun yol uzman görüşlerine başvurmaktır.

Kapsam geçerliliğinde testi oluşturan maddelerin (gerçekte) ölçülen davranışlar evrenini temsil etme düzeyi hakkında bir karara varma işlemidir. Bir ölçme aracının hem konu ve davranış boyutuna bakılarak hem de test maddelerinin ölçülmek istenen davranışları ölçmede uygun olup olmadığına bakilarak karar verilen bir geçerlilik yargısıdır.

 

148

Ölçme ve Değerlendirme

 

 

 

Bir ölçme aracı belirtke tablosundaki hedef davranışlar yerine yazım güzelliği, kişilik gibi ölçme amacının dışında olan davranışları ölçüyorsa ve buna dayalı değerlendirme yapılmışsa o testin geçerliği düşüktür.

Kapsam geçerliği iki biçimde ölçülebilir;

  1. Mantıksal yol: Konu alanı uzmanlarının
    görüşlerinin alınması yöntemidir. Hazırlanan
    ölçme aracı uzmanlara gösterilerek ölçülecek
    konu alanını yeterince temsil edrp etmediğinin
    sorulmasıdır.
  2. istatistiksel yol: Aynı alanda daha önce
    geliştirilmiş, aynı davranışları ölçen ve geçerliği
    yüksek bir test ile yeni hazırladığımız iki testin
    aynı gruba uygulayıp öğrencilerin bu testlerden
    elde ettikleri puanları arasındaki korelasyona
    bakma yöntemidir.
  3. Ölçüt (Yordama, Uygunluk) geçerliği:

Yordama: İstatistiksel teknikler kullanılarak ve bilinenlerden yaralanılarak bilinmeyen durumlar hakkında yapılan geleceğe yönelik tahminlerde bulunma işlemidir. Birtahmin işidir.

Testten elde edilen puanlarla testin yordamak için düzenlendiği değişkenin doğrudan ölçüsü olan ve daha sonra elde edilen ölçüt arasındaki korelasyon da yordama geçerliğidir. Korelasyon katsayısının büyüklüğü yüksek yordama geçerliğine işarettir.

Eğitimde bir öğrencinin ya da grubun gelecekteki başarı durumunun nasıl olacağını tahmin etmek için kullanılır. Örneğin; ÖYS sınavları, uygulanan testlerden elde edilen puanlar, adayların üniversitedeki ve gelecekteki başarılarının yordayıcısı olarak kullanılmaktadır. Bu amaçla kullanılan testlerin amaca hizmet etme derecesi yani yordama geçerliğinin olması gerekmektedir.

Ölçüt geçerliğinin hangi anlamda tanımlandığı kriter ya da ölçülen değişkene ait ölçümlerin elde edilme zamanları arasındaki farka bağlı olarak iki grupta incelenebilir;

  1. Yordama geçerliği: Yordama geçerliği aranan test uygulanır, o testin yordayacağı özellik ya da puan elde ediünceye kadar beklenir. Bir okulun giriş sınavında kullanılan testin o okuldaki başanyı yordama derecesine bakmak istediğimizde testi uyguladıktan sonra o öğrencilerin o okulda ders notları ortalamalarını beklememiz gerekmektedir. Söz konusu puanlar

geldikten sonra iki puan grubu arasındaki korelasyona bakılır. Elde edilen korelasyon değeri giriş sınavında kullanılan testin girilen okuldaki başarıyı yordama derecesi olarak kabul edilir. öğrencilerin giriş testi puanları yordayıcı, öğrencilerin başarıları ise ölçüttür.

  1. Uygunluk geçerliği (mevcut hal geçerliği): Bu durumda geçerliği aranılan testin ölçütü olan puanları beklemeye gerek yoktur. Puanlar elimizde hazır durumdadır. Örneğin bir dershanenin KPSS sınavından birkaç gün önce yaptıkları deneme sınavı testi puanları ile ölçüt olan KPSS sınavı puanları zaman bakımmdan hemen hemen aynı zamana denk gelmektedir.
  2. Yapı geçerliği: ölçme işleminin teorik bir
    yapıyı (özelliği) ölçüp ölçmediğinin belirlenmesidir.
    Buna ilişkin bir geçerlik seviyesi aramaktır. Birbiri ile
    ilgili olduğu düşünülen belli öğelerin yada öğeler
    arasındaki ilişkilerin oluşturduğu bir örüntüye yapı
    denir.

Bu bir ölçüde bilimsel kuram geliştirme süreciyle aynıdır. Psikolojide yapı sözcüğü atılganlık, güvensizlik, içe dönüklük, dışa dönüklük, zeka gibi tanımlanabilir belli kişilik özellikleri için kullanılır. Eğitimde ölçmeye çalışılan bazı özellik yada değişkenler birer kuramsal yapıdır. Bu özeliiklerin ölçülmesi için araç geliştirmede izlenen yol, önce söz konusu özellik yada özellikleri belirlemek yani yapıyı tanımlamak, sonra da tanımlanmış yapıdan sınanabilir denenceler çıkarmak ve çıkarılan denenceleri sınamak için deneysel ve istatistiksel çalışmalar yapmaktır.

Yapı geçerliği çalışmasında ölçmeye çalıştığımız özelliği nasıl tanımladıysak testin de bize bu tanıma uygun veri sağlamasını bekleriz. Çoğu zaman yapı geçerliği için faktör analizi tekniği ile kanıt aranır.

Eğitimde ölçülmek istenen özellikleri ölçmeye yarayan testlerin geliştirilmesinde önce zekanın yada kritik düşünmenin ne olduğunun tanımı yapılır. Daha sonra bu soyutlanmış yapılardan ölçülebilir davranışlar çıkarılır. Daha sonra bu davranışları ölçecek test maddeleri geliştirilir. Kişinin verdiği cevaplara bakarak o kişi hakkında yorumda bulunulur. Yorumun geçerliği buraya kadar oian aşamaların geçerliliğine bağlıdır.

  1. Görünüş geçerliği: Birtestin gerçekten
    ne ölçtüğüyle değil, onun ne ölçüyor göründüğü ile
    ilgilidir. Bir testin görünüş geçerliği, o testin ölçmek
    istediği şeyi ölçüyor görünmesidir. Görünüş geçerliği
    olan birtest kapağında ne yazılıysa onu ölçüyor
    görünür. Örneğin; kapağında “Fizik testi” yazılı olan

 

Ölçme ve Değerlendirme

149

 

 

 

bir testin içinde fizikle ilgili sorular varsa söz konusu testin geçerliği vardır denilir. Bunun için konu alanı uzmanlarının görüşü yeterlidir.

Geçerliği Artırıcı Önlemler

  1. Ölçme yöntemi: Bir testte kullanılan yöntem
    (yazlı, yoklama, sözlü yoklama, testler) öğrencinin
    alacağı puanı (hata miktarını) etkileyebilir.
  2. İstenmeyen özelliklerin ölçülmesî: Her soru, o
    araçla ölçülmek istenen davranışlardan en az bir
    tanesini   yoklamalı,   başka   özellikleri   ölçmemelidir.
    Örneğin; matematik bilgisini ölçerken yazı güzelliği,
    tertip   düzen   gibi   özelliklerin   ölçülmesi   geçerliği
    düşürür.
  3. Ölçülecek özelliği tam olarak ölçen sorular:

Her soru, o soruyla ölçülmek istenen bilgi ve becerilere sahip öğrencilerin tereddütsüz doğru cevaplandırılabileceği ve bu bilgi, beceri ve yeteneklere sahip olmayanların doğru cevaplandırılamayacağı nitelikte olmalıdır.

  1. Kapsamlı ve dengeli dağılım: Sınav belli bir
    sürede okutulan konular ve o konulara dayanılarak
    geliştirilmesi   beklenen   bilgi,   beceri   ve yetenekler
    bakımından hem kapsayıcı hem de dengeli ohnalıdır.
  2. Güvenirlik: Herhangi bir puanın geçerliği için ön
    şart,   onun   güvenirliğidir.   Güvenirlikten yoksun   bir
    puan sadece tesadüfı hataları gösterir. Hatada geçerli
    ölçü olamaz. Her ölçme sonucu güvenirliği oranında
    geçerîik kazanır. Fakat güvenirliğin sağlanmış olması
    geçerliğinde mutlaka sağlanacağı anlamına gelmez.
  3. Sınavın güçlük derecesi: Sınavın ve ölçme
    araçlarının güçlüğü de geçerliğe etki eder. Güçlük
    derecesi   o   sınavdan   elde   edilecek   puanların
    kullanılacağı amaca göre ayarlanmalıdır.
  4. Aynı sınavların her yıl kullanılması, kopya, sınav
    süresinin   yetersizliğinden   boş   bırakma,   soruları
    sınavdan önce açıklama, derslerde sınav sorularının
    çözülmesi, öğrencilerin çeşitli nedenlerle sınavı yanda
    bırakması, gürültü, hastalık gibi nedenlerle sağlıklı bir
    cevaplandırmanın yapılmayışı gibi etkenler güvenirliği
    ve geçerliği düşürür.
  5. Hedeflere uygun soru hazırlamak, etkili bir sınav
    planı geçerliği artırır.

Kullanışlılık

Araç ve yöntemin uygulanabileceği eğitim seviyesi, uygulama süresi, ölçmeden istediği beceriler, maliyet ve ekonomi gibi etkenlerin o araç ve yöntemin kullanılmasına etkileri kullanışlılık olarak ifade edilmektedir. Kullanışlığı artıran önlemler güvenirliği ve geçerliği de dolaylı olarak artırır.

ölçme araç ve yöntemlerinin kullanışlılığı hakkında bir yargıya varırken göz önünde bulundurulması gereken noktalar şöyledir;

  1. Ekonomi; Araç ve yöntem maliyet yönünden
    ekonomik olmalı, öğretmene, öğrenciye, yöneticiye
    ağır mali yük getirmemelidir.
  2. Hazırlama   süresi;   Her araç ve   yöntem   bir
    hazırlık gerektirir. Testlerde bu süre daha uzun, yazılı
    yoklamada daha kısadır. Hazırlama süresi kısa olan
    bir sınav tercih edilmelidir. Yalnız kalabalık gruplarda
    yazılı yoklamaların cevaplarının puanlanması zorluğu
    da göz önünde bulundurulmalıdır.
  3. Uygulama süresi;   Bir yöntemin kullanılışlığı,
    verdiği     puanın     önemine     oranla,     uygulamada
    gerektirdiği zaman azaldıkça artar.
  4. Hazırlayıcı ve uygulayıcıların nitelikleri; Bir

aracın uygulanması ne kadar özel beceriler gerektirirse, kullanışlığı da o oranda sınırlanır.

  1. Cevapların   Nitelikleri;   Öğrenciler cevaplama
    yönergesini kolayca anlayabilir ve cevaplarını kolayca
    kaydedebilirlerse, o araç kullanışlıdır.
  2. Uygulama kolaylıkları; Testlerde sayfa düzeni,
    baskı mükemmelliği, cevap kağıdmm düzeni, yazılı
    yoklamada   soruların   yazılı   verilmesi   gibi   konular
    uygulama kolaylığı o araçlann kullanılışlığını artırır.
  3. Puanlama     kolaylıkları;     Testlerde     cevap
    kağıdının ayrı olması, iyi düzenlenmesi, cevapların
    optik   okuyucu    ile   puanlanabilmesi,     puanlama
    anahtarının olması kullanılışlığı artırır.
  4. Puanları   yorumlama   kolaylıkları;   Bir   araç
    yorumlamaya yardımcı, yorumlamayı kolaylaştırıcı ve
    yorumda hatayı azaltıcı araçlarla beslenirse daha
    kullanışlı olur.

SINAVPLANI

Öğretmenlerin bir sınav öncesinde uyması gereken kuralları içeren sınav planı aşağıdaki konuları kapsamalıdır;

  1. Sınavın amacının belirlenmesi; Sınavlar çeşitli
    amaçlar için yapılmaktadır. Öğrenci başarısını
    (öğrenme düzeylerini) belirleme, seçme yapma,
    tanıma   ve   yerleştirmeye   yönelik,   öğrenme
    eksikliklerini belirleme amaçlarına yönelik sınavlar
    yapılmaktadır.
  2. Ölçülecek         davranışların         belirlenmesi:

Öğrencilerin   hangi   davranışlarının   ölçüleceği

 

150

ölçme ve Değerlendirme

 

 

 

belirlenmelidir. Fizik dersi için Fizik ile ilgili davranışlar ölçülmelidir.

  1. Belirtke tablosunu hazırlama: Belirtke tablosu
    seçilecek soruların evreni yeterince temsil edip
    etmedikleri, öğrencilerde             geliştirmeyi
    amaçladığımız     hedef    davranışların     sınav
    kapsamına     alınıp     alınmadığı,     bu     hedef
    davranışlara   ilişkin   kritik   (olmazsa   olmaz)
    davranışların   göz   önüne   alınıp   alınmadığı
    konularında öğretmene bilgi sağlar.
  2. Soru     sayısının     belirlenmesi:     Kaç     soru
    sorulacağının tespit edilmesi aşamasıdır. Soru
    sayısını belirlemede dikkate alınması gereken
    noktalar vardır; Sınav süresi, soru tipi, soruların
    güçlük derecesi, smavın amacı.
  3. Soru       tipini       belirleme:       Soru       tipinin
    belirlenmesinde     hedef   davranışlar   (bilişsel,
    duyuşsal, psikomotor) ve konunun özelliği dikkate
    alınmalıdır.
  4. Sınavın güçlük derecesini belirleme: Öğrenme
    düzeyi ve başarının ölçülmesinde sorular orta
    güçlükte olmalıdır. Sınav ne çok zor ne çok kolay
    olmalıdır. Bunun için sınava giren öğrencilerin
    sayısı soruyu doğru cevap verenlerin sayısına
    bölünerek   bulunur.   Sonuç   (0.50)   civarında
    olmalıdır. Güçlük düzeyi (0.00) ile (1.00) arasında
    değişir.
  5. Sınavın süresini belirleme: Birçok değişken göz
    önüne alınmalıdır. Smavın amacı, soru sayısı,
    sınavın zorluk düzeyi, soru tipi ve sınava giren en
    zayıf öğrencinin durumu göz önüne alınmalıdır.
  6. Soruların yazımı: Öğretmen soruları yazarken
    yazım hataları yapmamaya, eksik ve anlaşılmaz
    cümleler yazmamaya dikkat etmelidir. Çoğaltma
    aşamasında     öğrencilerin     eline     geçmesini
    sağlayan dikkatsizlikler yapmamalıdır.
  7. Puanlamanın nasıl olacağını belirleme: Her

sorunun önem derecesine göre puan ağırlığının belirlenmesi, puanlama hatalarının nasıl önleneceği ile ilgili konuları içerir.

VII. VIII.

  1. TEST VE TEST GELİŞTİRME SÜRECİ

Birey ya da bireyler hakkında bilgi toplama yolları, test dışı teknikler ve testler olmak üzere başlıca iki türlüdür.

  1. 1.   Test dışı teknikler;
  2. Gözlem: Bireyi gerçek yaşamda gözlemek
    (Vaka kayıtları, kontrol listeleri, dereceleme
    ölçekleri)
  3. Soruşturma: Bireyi tanıyanların bireyi
    anlatmasını istemek (Biyografi)
  • Otobiyografi: Bireyin kendisini anlatmasını
    istemek
  1. Testler, Bireyi yeri ve zamanı önceden belli
    test durumları içine sokmak

Test: Bireylerin belli özelliklerini ölçmek için düzenlenen ve onu alan herkes için aynı olan sorular ya da işlerden oluşan bir ölçme aracıdır.

  1. Tipik davranış testleri
  2. Kişilik testleri
  3. İlgi ölçekleri
  4. Tutum ölçekleri
  5. Maksimum yeterlik testleri
  6. Yetenek testleri
  7. Genel yetenek testleri ii.   Özel yetenek testleri
  8. Başarı testleri
  9. Standart testler
  10. Öğretmen yapımı testler

Testierin sınıflandırılması

  1. Öğretmen     Yapımı     Testler:     Öğretmenlerin
    kendileri   tarafından   hazırlanan   ve   uygulanan
    başarı testlerine denir.
  2. Standart Testler:   Bir grup uzman tarafından
    standart koşullarda ve normlara göre hazırlanmış
    ve kitapçık haline getirilmiş testlere denir. Örnek;
    ÖSS,   Anadolu   Lisesi   Sınavlar,   dershaneîerin
    geliştirdiği sınavlar. Bu tür testler güvenirliği ve
    geçerliği istatistiki yöntemlerle belirlenip uygulanır
    ve objektif sonuçlar verir.
  3. Kağıt Kalem Testleri: Sınava giren öğrencilerin basılı durumdaki sorulann cevaplarını yazılı olarak ifade ettiği testlerdir. Yazlı yokîama buna ömektir. Bu tür testlerin geçerliği, güvenirliği düşük testlerdir.

 

Ölçme ve Değerlendirme

151

 

 

 

  1. Seçmeli   Testler:   Öğrencinin verilen   bir grup
    seçenekten doğru olanı seçtiği ve işaretlediği
    Bu tür testler geçerliği ve güvenirliği ve
    objektifliği yüksek olan testlerdir.
  2. Hız Testi: Belirli bir süre içerisinde öğrencinin kaç
    doğru cevabı verebileceğinin ölçüldüğü testlerdir.
    Bu tür testlerde hiçbir öğrenci soruların tamamını
  3. Güç Testi: Öğrenciye yeterli zaman verilerek belli
    güçlük   düzeyine     sahip     sorular   sorularak
    performansının ölçüldüğü testlerdir. Örneğin 50
    maddelik çoktan seçmeli başarı testi bir güç
  4. Objektif Testler:   Puanlamasının,   puanlayıcıya
    göre   değişmediği,     puanlayıcının   görüş   ve
    duygulannm puanlamayı etkilemediği testlerdir.
    Örnek; Çoktan seçmeli ve D-Y testleri
  5. Subjektîf Testler: Puanlamasının, puanlamacıya
    göre     değiştiği,     puanlayıcının     görüş     ve
    duygularının   puanlamaya   etkilediği   testlerdir.
    örnek; Sözlü yoklama, yazılı yoklama
  6. ÖĞRENCİNİN ÖZELLİKLERİNİ DEĞERLENDİRME YAKLAŞIMLARI
  7. Psikometrikyaklaşım: Öğrencinin özelliklere
    sahip olma dereceleri sayılarla ifade edilir,
    yapılandırılmış (standart) testler kullanılır,
    değerlendirme objektiftir. Bilme, kavrama,
    uygulama, analiz, sentez gibi bilişsel becerilerin
    ölçülmesinde kullanılır. Sonuçağırlıklıdır.
  8. İzlenimci yaklaşım: Öğrencilerin özelliklere
    sahip olma dereceleri belirlenerek ifade edilir. Kötü,
    orta, iyi, çok iyi gibi. Yarı yapılandırılmış (gözlem
    gibi) ölçme araçları kullanılır. Değerlendirme
    Üst düzey zihinsel becerilerin (sentez,
    değerlendirme) ölçülmesinde kullanılır. Süreç
    ağırlıklıdır.
  9. Uzlaştırıcı (Eklektik) yaklaşım: Klasik ölçme
    değerlendirme   yaklaşımlarına   alternatif   olarak
    geliştirilmiştir. Bu yaklaşım hem üst düzey zihinsel
    becerilerin   ölçülmesi   hem de hem   de   bunların
    objektif olarak puanlanmasını sağlayan çağdaş bir
    ölçme yaklaşımı olarak görülmektedir. Öğrencilerin
    yıl   içerisinde   gerçekleştirdiği   etkinliklere   göre
    ölçüldüğü     Portfolyo (öğrenci gelişim dosyası)
    uygulamaları bu yaklaşımın en önemli tekniğidir.
  1. ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME SÜRECİNDE YENİ YAKLAŞIMLAR

Son yıllarda eğitim bilimlerinde meydana gelen hızlı gelişmelerin sonucunda eğitimde ölçme ve değerlendirme sürecini yakından etkileyen aşağıdaki yenilikler ortaya çıkmıştır.

  • Öğrenme-öğretme sürecinde öğrenme’nin yeri
    ve önemi giderek ön plana çıkmaktadır. Buna
    göre öğrenci bilginin pasif alıcısı değil, bilginin
    aktif düzenleyicisi            ve             davranışa
    dönüştürücüsüdür.     Bilginin     doğasına     ilişkin
    tartışmalar,   bilginin öğrenci tarafından zihinde
    yapılandırılan   bir   değer   olduğu   sonucuna
    ulaşmıştır.
  • Okullarımızda hala uygulanmakta olan, bireylere
    hazır alıp bilgilerin aktarıldığı öğretim modelleri ve
    buna bağlı ölçme uygulamaları ile 21. yüzyıl bilgi
    toplumu bireyinin, bilgiyi üreten problem çözme
    gücü   yüksek,   iletişim   becerilerine   sahip ekip
    halinde çalışabilen, ikinci bir dili kullanabilme gibi
    özelliklerini öğrencilere öğrencilere kazandırmak
    mümkün görülmemektedir. Bu nedenle öğretim
    stratejileri ve yöntemleri ile ölçme yaklaşımları da
    değişmektedir.
  • Bütün bu gelişmelerin sonucunda öğrencilerdeki
    bilgi   düzeyini   ölçmeyi   amaçlayan   standart
    testlerin   yerini,   öğrencinin   bilgiye   ulaştığı   ve
    gerçekçi     koşullarda     uygulamaya     çalıştığı
    performans     testleri       almaya       başlamıştır.
    Öğrencinin   yeterliliğini    ölçmeye   çalışan   ve
    alternatif ölçme uygulaması olarak kabul edilen
    Portfolyo (öğrenci gelişim dosyası) uygulamaları
    da   günümüzde   en   önemli   öğretim   ve   ölçme
    uygulaması olarak kabul edilmektedir.

Portfolyo Değerlendirme: Öğrencinin öğrenme sürecindeki performansının ve başarısının kaydedildiği, öğrencinin yıl içerisinde yaptığı tüm ödev ve çalışmalarının ömeklerinin bulunduğu böylece gelişiminin izlendiği bir değerlendirme biçimidir.

Eğitim-öğretim sürecinde portfolyoların kullanılma amacı ve teme! ilkeleri

  • Öğrencilerin gelişim sürecini izlemek
  • Öğrencileri   ilgili   alanları   ve   yetenekleri
    açısından   tanımak,   öğrencinin   etkinlikte
    bulunmalarını sağlamak
  • Öğrencinin   öğretim   programı   dışındaki
    faaliyetlerini de kapsayan çok yönlü gelişimi
    hakkında bilgi vermek

 

152

ölçme ve Değerlendirme

 

 

 

  • öğrenciyi öğrenme sürecinde aktif kılmak ve
    özgüvenini artırmak
  • Gelecek eğitim              kurumlarındaki
    öğretmenlerine öğrenciyi tanıtmak
  • öğrencilerin   ekiple   çalışma   yeteneklerini
    geliştirmek
  • Öğrencinin     gerçek     öğrenme     düzeyini
    belirlemek
  • Klasik   ölçme   araçlarının   dışında   ölçme
    sürecine yenilik getirmek
  • Değerlendirme     sürecine     öğrenciyi     ve
    öğretmeni   de   katmak   Öğrenci   ölçütleri
    öğretmenle birlikte belirler.
  • öğrencilerin bilişsel, psikomotor ve duyusal
    davranışlarının   birlikte gelişmesini   sağlar.
    Öğretimi öğrenci merkezli duruma getirir.
  • öğrencide sorumluluk geliştirir
  • Sınırlığı; öğrencilerin aralarındaki rekabeti
    kaldırdığı için birbirlerinin çalışmalarını kopya
    Objektif         değerlendirme
    yapılmasındaki zorluklar bir diğer sınırlıktır.

KLASİK         (GELENEKSEL)         VE         ÇAĞDAŞ (ALTERNATİF) DEĞERLENDİRME YÖNTEMLERİ

XII. Klasik değerlendirme yöntemleri

  • Değerlendirme    sürecinde   yalnızca   öğretmen
  • öğretmen     merkezli     eğitim     uygulamaları
    değerlendirilir.
  • Ürün (sonuçodaklıdır).
  • Ezber ve bellemeye dayalıdır.
  • Kağıt-kalem ya da standart testler kullanılır.
  • Geribildirim ve sonuç not olarak verilir.
  • Ölçüt   önceden   konulmuştur   ve   rekabet   söz
  • Puanlama   sayısal   sembollerle   ifade   edilir.
    Öğrenci düzeyini gösteren esas sembol nottur.

XIII. Çağdaş değerlendirme yöntemieri

  • Değerlendirme sürecinde öğretmen ve öğrenci
    birlikte aktiftir.
  • Ailesi de değerlendirme sürecine katılır.
  • Öğrenci       merkezli       eğitim       uygulamaları
    değerlendirilir.
  • Süreç odaklıdır.
  • Düşüme ve değerlendirmeye dayalıdır.
  • Çok boyutlu ve değişik tipte ödev, ürün ya da
    performans örnekleri kullanılır.
  • Geribildirim süreç içerisinde öğrenciye ulaştırılır.
  • Ölçüt, öğrencüerle belirlenir ve grubun başarısı
    bireyin başarısını da etkiler.
  • Puanlama,   belirli   betimsel   değerlere   göre
    (Rubrik   puanlama).       Puanlar

sayılarla değil, bir metin, bir cümle ya da bir paragrafla açıklanmaktadır.

XIV. EĞİTİMDE KULLANILAN ÖLÇME ARAÇLARI XV. YAZILI YOKLAMALAR

Hazsrlanmasının kolay olması, uzun zaman almaması, ve öğretmenlerce iyi biliniyor olmasından dolayı sık tercih edilen bir sınav türüdür. En önemli avantajı, uygulama, analiz, sentez gibi üst düzey zihinsel işlemler gerektiren hedefleri yoklayabilmesidir.

Yazılı Yoklamaların Özellikleri

  1. Az sayıda soru sorulur
  2. Öğrenciye cevap özgürlüğü tanır
  3. Şans başarısı yoktur
  4. Yazılı yoklamada cevaplayıcı, cevabını kendi
    düşünüp bulmak zorundadır. Buna karşın objektif
    testlerin bazılarında verilen cevapların arasından
    doğru   olanı   seçmek,   bazılannda   ise verilen
    cevabın   doğru   yada   yanlış   olduğuna   karar
    vermek söz konusudur.
  5. Yazılı yoklamada cevaplayıcı, cevabını yazılı
    olarak ifade etmek zorundadır.
  6. Yazılı yoklamada cevaplar çoğu durumda sınırlı
    değildir. Her cevaplayıcı, cevaplarını dilediği gibi
    ifade etme bağımsızlığına sahiptir. Şişirme söz
    konusu olabilir.
  7. Genellikle, bir yazılı yoklama sorusuna verilen
    cevapları tamamen yanlış veya doğru olarak iki
    sınıfa ayırmak mümkün değildir. Çoğu zaman
    cevaplar tam doğru, kısmen doğru, tamamen
    yanlış gruplarından birindedir.
  8. Yazılı yoklamada cevapların doğruluk derecesini
    tayin etmek puanlayıcıya düşer.
  9. Cevaplama işlemi, cevaplayıcının çok zamanını
    alır. Bu durum soru sayısını kısıtlar. Dolayısıyla
    objektif testlere göre daha dar alan yoklanmış
  10. Yazılı     yoklamaların     puanlanması     güçtür.
    Puanlanması subjektiftir. (puanlayıcı yanlılığını
    katabilir)
  11. Bir yazılı yoklamanın hazırlanması için gerekli
    zaman, genellikle diğer ölçme araçlarına oranla

 

Ölçme ve Değerlendirme

153

 

 

 

kısa,   uygulamadan   sonra   yapılan   puanlama işlemleri için gerekli zaman ise oldukça uzundur.

  1. Yazılı   yoklama   sorularının   güçlük   derecesini
    objektif yöntemlerle kestirmek zordur.
  2. Yazılı Yoklamaların Kullanılmasının Gerekli
    Olduğu Durumlar
  3. Kişileri   geleceğini   etkileyen   önemli   kararlar,
    mümkün   olduğunca   güvenilir test puanlarına
    dayanmalıdır.       Böyle       durumlarda     yazılı
    yoklamalar kullanılmamalıdır.
  4. Sınava girecek öğrenci grubu küçükse ve testin
    ileride tekrar kullanılması düşünülmüyorsa,
  5. Kompozisyon becerilerinin ölçülmesinde yazılı
    yoklama   daha   uygundur.   Amaç   bu   olduğu
    zaman, yazı ve kompozisyon hem bir iletişim
    aracı hem de sınavın ölçmek istediği özelliktir.
    Bu durumda   puanlanacak olan şeyler;   ifade
    özelliği, kompozisyon mükemmelliği, orijinalliği,
    imla kurallarına uymadır.
  6. Sentez   ve   değerlendirme   düzeyindeki   daha
    karmaşık   ve   önemti   davranışlar   ölçülmek
    isteniyorsa,
  7. Öğretmenin, sınav öncesinde test hazırlamak
    için fazla zamanı yok ve sınav sonunda okumak
    için yeterli zamanının olduğu durumlarda,
  8. İyi   nitelikte   seçmeli   test   maddesi   yazmada
    becerisi az olan buna karşın eleştiri ve dikkatli bir
    okuyucu olan öğretmenlerin yazılı yoklama tercih
    etmeleri daha uygundur. Çoktan seçmeli testler
    gibi testleri geliştirmede yeterli değilse tercih

 

  1. Yazılı Yoklamalarda Güvenirliği Etkileyen
    Etmenler
  2. Sorulabilecek   soru   sayısının   sınırlı   oluşu
    güvenirliği sınırlar.
  3. Soruların belirsizliği yani açıkça anlaşılmayan
    sorular güvenirliği önemli derecede etkiler. Ne
    istendiğini anlamayan bir öğrenci istenen cevabı
    değil, farklı bir cevap yazar.   Bunun yanında
    cevabı bilmeyen bir öğrenci kasıtlı olarak sorulan
    soruyu başka yana çeker ve cevaplandırır.
  4. Dikkatsiz okunmuş ve gelişigüzel puanlanmış
    yazılı yoklamalardan alınan sonuçların güvenirliği
    de   düşük   olur.   Puanların,   bir   puanlamadan

diğerine veya bir puanlayıcıdan diğerine hiç değişmemesi halinde puanlama güvenirliği yüksektir.

  1. Soru güçlüğünün sınavın amacına göre ayarlanamaması durumunda güvenirlik düşer. Bir sınavın güvenirliği, bütün diğer etkenler sabit kalmak şartıyla, ancak her soru sınıfın %50’si tarafından cevaplandırılabileceği zaman en yüksek değerini bulur.

Yazılı Yoklamalarda Geçerliği Etkileyen Etmenler

Sınıflarda kullanılan ölçme araçlarının geçerliği hiçbir zaman tam değildir. Çünkü herhangi bir derste kazandırılması amaç edilen bilgi, beceri vb. ancak bir kısmı sınavlarda yoklanabilir.

  1. Derste işlenen birçok konunun yazılı yoklamaya
    alınamaması geçerliği düşürür.
  2. Sınav süresinin sınırlı olması nedeniyle sınavda
    sorulan soruların derste işlenen konuları temsil
    etme oranı küçüldükçe puanların geçerliği düşer.
  3. Yazılı   yoklama   sorularının   belirsizleşmesi   ve
    cevapların sınırlanmaması geçerliği düşürür.
  4. Yazılı     yokiama     amacmın     dışında     kalan
    becerilerin   puanlamaya  etki   etmesi   geçerliği
    düşürür. Bunlar; okunaklı yazmak, iyi kompoze
    edebilmek,   kısa ve kesin yazabilmek, çabuk
    yazabilmek   gibi   becerilerdir.   Eğer   bunlar
    puanlamayı etkiliyorsa ölçme amacının dışında
    olduğu için geçerliği düşürür.
  5. Puanlamadaki   yanlı   davranışlarda   geçerliği
    düşürür.   Cevaplayıcılara   olumlu   ve   olumsuz
    bakış veya bazı cevaplara çok, bazı cevaplara az
    puan verilmesi gibi etkenler.

Yazılı Yoklamaların Kullanışlılığı

Yazılı Yoklamalar, sınavdan önceki hazırlık zamanı dar olan durumlarda kullanışlıdır. Soru hazırlamanın nispeten kolay oluşu da kullanışlılığı artırır. Buna karşın yazılı yoklama hazırlamadaki kurallara ciddi biçimde uyulmaması durumunda ve okunacak cevap kağıtlarının çok olması durumunda kullanışlılığı azalır.

Yazılı yoklamalar bilgi yoklamak amacıyla kullanıldığı zaman yazı ve kompozisyon sınavda sadece bir iletişim aracıdır. Bu ayırıma dikkat etmek gerekmektedir.

 

154

ölçme ve Değerlendirme

 

 

 

Puanlama:   Yazılı   yoklamaların   puanlanmasında kullanılabilecek 4 yöntem vardır. Bunlar;

  1. Genel izlenimle puanlama
  2. Sınıflama
  3. Sıralama
  4. Anahtar ile Puanlama

 

  1. Yazılı yoklamaların puanlamasında dikkat
    edilecek noktalar;
  2. Cevap anahtarı kullanılmalıdır
  3. Bütün   sınav   kağıtlarındaki   sorular   sıra   ile
    okunmalıdır. Önce tüm birinci sorular, sonra tüm
    ikinci sorular şeklinde okunmalıdır.
  4. Puanlayıcı, okuduğu kağıdın kime ait olduğunu
  5. Yazı güzelliğinin veya okunaksızlığının, ifade
    düzgünlüğünün vb. yanıltıcı etkilerin hatalara
    sebep olduğu bilinmelidir.
  6. özellikle     anahtarla     puanlama     yapılmayan
    durumlarda iyi bir kağıttan sonra okunan orta bir
    kağıt zayıf görünür. Bunun terside olabilir. Bunu
    önlemek için kağıtlar değişik sıra ile iki defa
    okunmalıdır.
  7. Mümkünse sınav kağıdı birden fazla puanlayıcı
    tarafından okunmalıdır (puanlama güvenirliği)

Yazılı yoklamalarda dikkat edilecek noktalar

  1. lyi bir sınav planı yapılmahdır
  2. Uzun   cevap   gerektiren   az   sayıdaki   sorular
    yerine (geçerliği ve güvenirliği düşürdüğü için)
    kısa cevaplı çok sayıda soru kullanılmalıdır
  3. Sorular açık, net ve anlaşılır olmalıdır.
  4. Seçimlik     soru     mümkün     olduğu     kadar
    sorulmamalıdır.   Bu   durumda   öğrenci   önemli
    davranışları   ölçen   sorular   üzerinde   durmayı
    tercih etmekte ve sorular arasındaki puan eşitliği
    olumsuz etkilenmektedir.
  5. Açık kitap sınavından kaçınmak gerekir.

SÖZLÜ SINAVLAR

Sözlü sınav: Soruların genellikle sözlü olarak sorulduğu ve cevapların sözlü olarak verildiği sınav türüne denir. Birkaç üyeden oluşan bir komisyonun bir

cevaplayıcıya sorular sorması ve sözlü cevaplara hemen not vermesi biçiminde yapılan sınav, sözlü sınavların en çok başvurulan türlerinden biridir. Öğretmenin sınıftaki öğrencilerden birini yazı tahtası önüne çağırıp birkaç soru sorması ve genellikle sözlü olarak verilen cevaplara not vermesi de okullarımızda çok kullanılan bir sözlü sınav türüdür. Ülkemizde sözlü sınavlar bütün sakıncalarına rağmen hala kullanılmaktadır.

Sözlü Sınavların Özellikleri

  1. Cevaplar sözlü olarak verilir. Bazı sözlü sınav
    çeşitlerinde cevabın yazı tahtasına yazdırıldığı
    görülse de sözlü sınavların çoğunda cevapların
    sözlü olarak verilmesi zorunludur.
  2. Sınavı yapan kişi ile sınava tabi tutulan kişi
    arasında   karşılıklı   ve   devamlı   bir   etkileşim
    vardır. Bu etkileşim sınavın niteliklerini etkiler.
  3. Sözlü   sınavlarda   bir   defada   ancak   bir tek
    cevaplayıcı   dinlenebilir.   Bu   nedenle,   sözlü
    sınavların     bireysel     olarak     uygulanması
    Sınav bireysel olarak uygulandığı
    zaman bir sınıf kalabalığındaki gruplarda bile,
    uygulama çok zaman alır.
  4. Sınav bireysel olarak uygulandığından ve sınavı
    tamamlamış bireylerle henüz sınava alınmamış
    bireyleri birbirinden ayrı tutmak zor olduğundan
    her bireye ayrı sorular sorma zorunluluğu doğar.
  5. Sorular, genellikle sözlü sorulur. Böyle olunca
    cevaplayıcının soruları tekrar gözden geçirme
    imkanı   kalmaz.   Gerçekte   bu   sınav türünün
    esasında       soruların       yazılı       verilmesini
    engelleyecek bir neden yoktur. Fakat soruların
    sözlü sorulması gelenekselleşmiştir.
  6. Cevaplama     çoğu     zaman     üzerinde     iyice
    düşünülüp tasarlanmadan yapılır. Bunun nedeni,
    sınavın cevaplayıcı ile sınavı yapan kişilerin yüz
    yüze karşılıklı konuşmalarına olanak veren bir
    yapıda yapılmasıdır. istenirse, sözlü sınavlarda
    da   cevaplayıcılara   düşünme   zamanı,   hatta
    cevaplarını   tasarlayabilmeleri   için   kağıt   bile
  7. Cevaplar   kaydedilmediği   için   puanlama   ya
    cevaplar       dinlenirken       yada       cevaplama
    tamamlandıktan sonra yapılır. Bu durum sözlü
    sınavlarda puanlamanın sadece genel izlenimle
    yapılmasına yol açmıştır. Böyle yapıldığı için
    puanların güvenilirliği genellikle çok düşük olur.

 

ölçme^ ve Değerlendirme

155

 

 

 

Sözü Sınavların Kullanılacağı Durumlar

Sözü sınavların kullanılmasını savunanlar aşağıdaki nedenleri belirtirler. Bunlar başka bir deyişle sözlü sınavların yararları veya üstünlükleri de denebilir.

A.

Sözlü sınavlar, Ingilizce, Türkçe gibi sözlü ifade becerisini geliştirmeyi ve ölçmeyi amaçlayan derslerde kullanılabilir.

B.

Sözlü sınav öğretmen ile öğrenci arasında karşılıklı etkileşim içinde olur. öğrenciyi sınav heyecanı ve korkusundan kurtarmak kolay olur.

C.

Sözlü sınavda ayırtman, bir cevabın açıklanmasını, genişletilmesini, cevapta ileri sürülen bir düşüncenin gerçeklerle savunulmasını isteyebilir. Daha tam bir cevap almış olur.

  1. Yazılı   sınavlarda   görüien   kopya,   cevabı
    gereksiz şişirme ve   başka yana çekme
    olayları sözlü sınavlarda kolayca önlenebilir.
  2. Sözlü sınav öğretmen ve öğrenci arasında
    karşılıklı   etkileşim   yarattığı   için   sınav
    tecrübeleriyle öğrenmeye daha fazla imkan
    verir.
  3. Sözfü   sınav   sırasında   öğrencinin   yazılı
    smavlarda   ölçülemeyen   genel   görünüş,
    sözlü ifade yeteneği, konuşma etkililiği vb.
    gibi kişisel nitelikleri de gözlenip ölçülebilir.

Sonuç olarak;

  • Uygulaması çok zaman alır
  • Farklı soruların hazırlanması gerekmektedir
  • Her sorunun güçlük düzeyi farklı olabilir
  • Öğretmenin yaklaşımından, soruların güçlük
    düzeyinden ve sınavın yapıldığı ortamdan
    (öğrencilerin       huzurunda)       kaynaklanan
    nedenlerden dolayı psikolojik faktörler yeterli
    olabilir
  • Puanlama güvenirliği düşüktür.
  • öğrencilerin kişilik özellikleri puanı etkiler
  • Sözlü ifade yeteneği, etkili konuşabilme gibi
    özellikler öğretmeni etkileyebilir.
  • Puanlara   hata   karıştığı   için   geçerlik   ve
    güvenirliği düşüktür.

KISA CEVAP GEREKTİREN (BOŞLUK DOLDURMALI) TESTLER

Cevaplayıcının bir kelime, bir sayı, bir ibare veya en çok bir cümle ile cevaplayabileceği maddelerden meydana gelmiş test tipine kısa cevaplı test denir.

Bu tür testlerle bilgi, kavrama düzeyindeki davranışlar ölçülebilir.

Bu test çeşidi ayrıntılı cevap veya kompozisyon gerektiren yazılı yoklamalardan cevapların kısalığı ile, seçme veya sınıflama gerektiren testlerden ise, cevapların verilenler arasından seçilmeyip cevaplayıcı tarafından bulunması ve yazılması özelliği ile ayrılır.

Kısa cevaplı test maddeleri yapı bakımından şöyle gruplanır;

  1. Soru yapısından madde,
  2. Eksik cümle yapısında madde,

Soru yapısına örnek; Bir ölçme aracının, ölçmek
istediğimiz özelliği başka özelliklerle karıştırılmadan
ölçülmesine ne denir?………………….

Eksik cümle yapısına örnek; Bir ölçme aracının
tesadüfi hatalardan arınık derecesi o aracın
…………………. ile ilgilidir.

Kısa cevap Gerektiren Testlerin Özellikleri

  1. Cevaplayıcı,   cevapları   düşünüp   bulmak   ve
    yazmak zorundadır. Bu yapıdaki test maddeleri
    cevapîayıcınm   sorulan   bilgiyi   hatırlama veya
    bulma yeteneğini yoklar.
  2. Cevaplayıcı,         istediği         cevabı       verme
    bağımsızlığına sahiptir. Bu özelliği ile kısa cevap
    gerektiren testler, yazılı yoklamalara yaklaşır.
    Kısa   olmakla   birlikte   her   cevap,   nihayet,
    cevaplayıcının düşünebileceği ve doğru bildiği
    cevaptır.
  3. Cevaplar kısadır. Bu özelîiği ile seçmeli testlere
    yaklaşır. Cevabı kompoze etme külfeti hemen
    hemen önemsiz dereceye iner.
  4. Puanlama işlemi nispeten kolaydır. Puanlama
    objektifliği yüksektir.
  5. Kısa cevap gerektiren testlerin   hazırlanması,
    diğer yapılardaki testlere göre daha kolaydır.

 

156

Ölçme ve Değerlendirme

 

 

 

Testin Düzenlenmesi

Testin başında bir yönerge bulunması zorunludur. Yönergede; cevaplama süresi, cevaplama sırasında öğrencilerin sorularının cevaplandırılmayacağı, puanlama yöntemi gibi genel açıklamaların yanında, cevaplamanın nasıl yapılacağı, cevapların kaydedileceği de belirtilmelidir.

Her testte maddeler kullanışlı, bir sayfa düzeninde verilmelidir. Bu düzenlemede, okuma ve algılama kolaylığı, cevapları kaydetme kolaylığı, puanlama kolaylığı, okuma ve çoğaltmada ekonomi gibi ölçütler dikkate alınır.

Doğru-Yanlış Testlerinin Özellikleri

  1. Hazırlanması ve cevaplanması kolaydır
  2. Puanlaması kolay ve objektiftir
  3. Şans başarısı yüksektir. Bu oran % 50 ‘dir.

Doğru-Yanlış Testlerinde şans başarısını ortadan kaldırmada üç yol bulunur;

  1. Cümle   yanlış   ise   yanlış   kısımların   altını
    çizdirmek
  2. Cümle   yanlış   ise   yanlış   kısımlarını   çizerek
    doğruyu yazmalarını istemek
  3. Düzeltme   formülünü   kullanarak   (bir   yanlış
    cevap, bir doğruyu götürür)

 

 

 

Puanlama

önce bir puanlama anahtarı hazırlanmalıdır. Anahtar, her maddeye verilmesi beklenen doğru cevaba bir puan verilmesi yeterlidir. Her doğru cevaba bir puan verilmesi yeterlidir. Soruların güçlük derecesi farklı ise maddelere ayrı puan verilebilir.

Beklenen cevaptan çok farklı veya yanlış bir cevaba negatif puan verilmesini savunanlar da vardır. Fakat yanlış bilginin diğer doğru bilgileri yok etmesi akla yakın değildir.

Doğru-Yanlış   Maddelerinin   Yazılmasında Dikkat Edilecek Noktalar

  1. Her maddede sadece bir ana fıkir bulunmalıdır.
  2. Her madde   kesinlikle   doğru   yada   kesinlikle
    yanlış olmahdır.
  3. Bir maddenin yanlışhğı, önemsiz veya aldatıcı
    bir noktada olmamalıdır.
  4. Her madde kısa ve açık yazıîmalıdır. Madde,
    gereksiz     ayrmtılarla     şişirilmemeli,     açıklığr
    kaydedilmeden   mümkün olduğu   kadar   kısa
    yazılmalıdır.

 

 

 

DOĞRU-YANLIŞ TESTLERİ

Bazıları yanlış bazıları doğru önermeler şeklinde verilen maddelerden oluşur. Cevaplayıcıdan her maddeyi okuması, madde kapsamındaki fikre göre onu ya doğru yada yanlış olarak sınıflaması istenir. ilkelerin ve genellemelerin yoklanması ve belli bir konuda seçme yapılması istenildiğinde kullanılabilir.

örnek; Aşağıdaki cümlelerden doğru olanların başına “D”, yanlış olanların başına ise “Y” koyunuz.

(   ) Bir dik üçgenin alanı dik kenar uzunlukları çarpımının yarısına eşittir.

(   ) Bir eşkenar dörtgenin alanı, köşegenlerinin çarpımına eşittir.

Bu yapıdaki testler, eğitimde testlerin kullanılmaya başladığı yıllarda çok tutuluyordu. Sonraları teknik özellikleri daha üstün maddelerin bulunmasıyla, doğru-yanlış testleri daha seyrek kullanılıroldu.

ÇOKTAN SEÇMELİ TESTLER

Çoktan seçmeli Testler: Sorulan bir testin cevabını verilen cevaplar arasından seçtiren maddelerden oluşan testlere denir.

  • Bilgi, kavrama, uygulama, analiz ve kısmen de
    olsa   değerlendirme   düzeyindeki   davranışlan
    ölçmede etkilidir.
  • Yapılacak   sınavın   sonuçları   öğrenci   için çok
    önemli kararları gerektiriyorsa kullanılır. (bunun
    nedeni   geçerliğin,   güvenirliğin   ve   puanlama
    güvenirliğinin yüksek olmasıdır)
  • Sınavla   geniş     öğrenme     konuları     ölçmek
    isteniyorsa   kullanılır.   Yani   çok   sayıda   soru
    sorularak kapsam geçerliği sağlanır.

 

ölçme ve Değerlendirme

157

 

 

 

Çoktan seçmeli testlerin özelliklerî:

  1. Doğru cevap verilerek bulunması istenmektedir.
  2. Çok sayıda soru kullanılarak ve farklı hedef
    alanlarına ilişkin ölçme yapılabilir.
  3. Geçerliği ve güvenirliği en yüksek sınav türüdür.
  4. Hazırlanması uzun zaman alır, puanlaması az
    zaman alır.
  5. Hazırlanması   ve   test   maddelerinin   ifadesi
    uzmanlık gerektirir.
  6. Şans   başarısı   vardır.   Konuyu   hiç   bilmeyen
    öğrenci sırf şansla cevabı bulabilir. Bu durumda
    şans faktörünü ortadan kaldırmak için düzeltme
    formülü     kullanılır.     Düzeltme     formülünün
    uygulanması için geçerli olan kural şudur;

“Seçenek sayısı -1 yanlış bir doğruyu götürür”

  • Seçenekler   öğrenci   seviyesine   uygun   olarak
  • İlköğretim   1.2.3.4.   smıflar   için   3   seçenek,
    6.7.8.   smıflar   için   4   seçenek,   daha   üst
    seviyeleri için 5 seçenekli sorular kullanılır.
  • Elde edilen puanlar üzerinde istatistiki işlemler
    ve madde analizi yapılabilir.

Bir çoktan seçmeli test maddesi aşağıdaki bölümlerden oluşur;

  1. Test formu
  2. Madde takımı
  3. Test maddesi
  4. Madde kökü
  5. Seçenekler
  6. Çeldiriciler
  7. Doğru cevap

Test Maddesi: Bir testte, bağımsız olarak kendi başına puanlanabilen en küçük birimdir.

Madde Kökü: Madde ile ne sorulduğunu ifade veya ima eden ve sorunun çözümü için gerekli bilgileri veren kısımdır.

Seçenekler (Şıklar): Madde kökündeki soruya olası doğru cevap olarak verilen ifadelerdir.

Doğru Cevap: Madde yazarını doğru cevap olarak belirttiği seçenektir.

Test Formu: Bir test maddesinin cevaplama yönergesi de dahil olmak üzere, yazıldığı zaman aldığı şekildir.

Çeldiriciler: Bir maddenin doğru yada en doğru en doğru cevabı dışında kalan seçeneklere denir. Diğer bir deyişle anahtara göre yanlış seçeneklerdir.

Madde Takımı: Bir paragraf, bir şekil, tablo, grafık gibi ortak bir materyal üzerinde temellenmiş olan iki yada daha çok maddedir.

Seçmeli Testlerin Başlıca Çeşitleri

Seçmeli testlerde kullanılan maddelerin, yapı bakımından birbirinden farklı bir çok çeşidi vardır. Bu bölümde madde yapısının belirgin özelliklerini esas alan bir sınıflamaya gidilmiştir. Böylece doğru cevaba, madde köküne ve maddelerin gruplanışına göre meydana getirilen üç sınıf aşağıda tartışılmaktadır. Bunları şöyle gruplandırabiliriz.

Çoktan seçmeli Test Maddelerinin Başlıca Çeşitleri

1)   Doğru Cevaba Göre Sınıflama

  1. Doğru cevabı kesin ve biricik olan maddeler,
  2. Anahtarlanmış,   cevabı   en   doğru    olan
    maddeler,
  3. Anahtarlanmış, cevapları birden fazla olan
    maddeler,
  4. Bileşik cevap gerektiren maddeler,
  5. Doğru cevabı gizli maddeler.

2)    Madde Köküne Göre Smıflama

  1. Kökü soru kipinde olan maddeler,
  2. Kökü eksik cümle olan maddeler,
  3. Kökü olumsuz maddeler

3)    Maddelerin gruplanışına göre sınıflama

  1. Ortak köklü maddeler,
  2. Ortak seçenekü maddeler.

EŞLEŞTİRMELİ TESTLERİ

Test maddeleri iki sütun halinde sıralanır. Sol tarafta ifadeler, sağ tarafta cevaplar bulunur. Öğrenci, ifadelerle cevapları eşleştirmelidir.

 

158

Ölçme ve Değerlendirme

 

 

 

Ifadelerin başına cevaplardaki harfleri getirerek veya bazen çizgilerle birleştirerek de yapılmaktadır.

İfadeler   biraz   uzun   cümlelerle   yazılabilir,   ama cevaplar kısa olmalıdır.

Cevaplar ifadelerden   biraz fazla olmalıdır, yoksa sondaki cevaplar kendiliğinden ortaya çıkar.

Eşleştirmeli soru mümkün olduğunca aynı konuda sorulardan oluşmalıdır.

Madde   kökleri   ile   seçeneklerinin   uzunlukları   ve anlatım biçimleri benzer olmalıdır.

Seçenekler,   belli   bir sıraya   veya   düzene   göre verilmelidir.

özellikteki gruba uygulanır. Süre, anlaşılırlık gibi noktalara dikkat edilir.

  1. Deneme uygulaması, madde analizi ve madde
    seçimi. Deneme uygulamasından sonra herhengi
    bir soruya verilen doğru ya da yanlış cevaplar ile
    boş   bırakılma   durumuna   göre testin   madde
    istatistikleri yapılır.   Madde analizi sonuçlarına
    uygun olan sorular belirlenir. Gerekli düzeltmeier
    yapılır. Zayıf maddeler çıkartılır.
  2. Teste son şeklinin verilmesi

 

İŞ-PERFORMANS TESTLERİ

Özellikle psiko-motor düzeyindeki hedeflerin (becerileri) ölçülmesinde kullanılan bir test türüdür.

öğrencilerin ürün ya da performans ortaya koyabilme güçleri, değişik formatlara göre geliştirilen bu tür testlerle ölçülebilir.

İş-performans testleri üç bölümden oluşur

  1. işin (becerinin) yapılmasında izlenen yol
  2. işin (becerinin) yapılma hızı
  3. İşin (becerinin) kalitesi

BİR ÖLÇME ARACININ GELİŞTİRİLME AŞAMALARI

  1. Testin amacının belirlenmesi
  2. Testte     ölçülecek     niteliklerin     (hedeflerin)
    Belirtke tablosu yardımıyla yapılır.
  3. Belirtke tablosunun hazırlanması
  4. Maddelerin (soruların)   belirlenmesi ve yazımı
    (soru tipi, güçlüğü).
  5. Maddelerin     (soruların)     gözden     geçirilmesi
    (redaksiyon).
  6. Model testin (deneme formunun) hazırlanması.
    Çok sayıda soru yer alır.   Deneme sonunda
    çalışmayan   sorular elenerek   asıl   test ortaya
    çıkar.   Pilot   uygulama   (deneme   uygulaması)
    Sınavın   uygulanacağı   gerçek   gruba   benzer

 

ölçme ve Değerlendirme

159

 

 

 

KPSS SINAVLARINDA ÇIKMIŞ SORULAR

2001 KMS SINAVINDA ÇIKAN SORULAR

  1. Aşağıdaki testlerden hangisinin temel amacı, dersteki öğretme eksikliklerini belirleyerek bunların giderilmesine olanak sağlamaktadır?
  2. Tanıma ve yerleştirme testleri
  3. Kişilik testleri
  4. Zeka testleri
  5. izleme testleri
  6. E) Başarı testleri
  7. Sınav planının ilk aşamasında aşağıdakilerden hangisi belirlenir?
  8. Soru türü
  9. Sınav kapsamı
  10. Soru yazma
  11. Sınavın amacı
  12. E) öğrenme hedefleri
  1. Aşağıdakilerden hangisi   , testin güvenirliğini artırıcı bir etkendir?
  2. Soruların güçlük düzeyinin yüksek olması
  3. Cevaplama süresinin kısa olması
  4. Sorularda yoruma açık ifadeler kullanılması
  5. Puanların bir puanlayıcıdan diğerine değişmesi
  6. E) Soruların bilen   ve bilmeyeni ayırıcı   nitelikte
    olması
  7. Bir öğretmen sınav sorularına verilen yanıtları dört beş gün arayla iki kez puanlamış; bu iki puanlamadan elde ettiği sonuçları karşılaştırarak aralarındaki tutarlılığa bakmıştır.

Öğretmen bu çabasıyla aşağıdakilerden hangisini belirlemeye çalışmaktadır?

  1. Puanlama güvenirliğini
  2. Soruların doğruluğunu
  3. Soruların güçlük derecesini
  4. Puanlama anahtarının tutarlılığını
  5. E) Sınavın geçerliliğini

 

 

 

  1. Bir okulda aynı dersi veren iki öğretmenin, aynı konularda yaptıkları sınavlardaki soru sayıları ve yanıtları planlama biçimleri şöyledir:
  2. öğretmen: 20 soru sormuş ve her soruya 5
    puan vermiştir.
  3. öğretmen: 50 soru sormuş ve her soruya 1
    puan vermiştir.

“İkinci öğretmenin elde ettiği puanların
güvenirliği daha yüksektir” diyen bir kişi bu
iddiasını            aşağıdakilerden            hangisiyle

desteklenebilir?

  1. Testteki soru sayısı arttıkça test puanlarının
    güvenirliği artar
  2. Puanlamanın   nesnelliği   ölçme   sonuçlarına
    karşılaşabilecek hatayı azaltır.
  3. Bir sınavdaki   yanıtların   nasıl   puanlanacağı,
    kullanılan soru tipine göre değişir
  4. Bir ölçme aracının güvenirliği araçta yer alan
    soruların güçlüğünden etkilenir
  5. E) öznel     puanlama     yöntemleri     puanların
    güvenirliğini düşürür
geçerliliğini
  1. Aşağıdakilerden   hangisi   sınavın artırıcı etkenlerden biri değildir?
  2. Yanıtların puanlamasında yanlış davranılması
  3. Sınav sorularının güçlük indeksi
  4. Soruların tek bir üniteden hazırlaması
  5. Çeldiricilerin uzun cümlelerden oluşması
  6. E) Sınavda   her   hedef-davranışla   ilgili   sorular
    sorulması
  7. Bir matematik öğretmeni derste problem çözme

becerilerine yönelik etkinliklere ağrılık verdiği halde uyguladığı sınavı daha çok dört işlem yapabilme becerisini ölçen sorulardan oluşmuştur.

Öğretmen bu yaklaşımıyla aşağıdakilerden hangisini tehlikeye atmıştır?

  1. Puanlayıcı güvenirliğini
  2. Testin objektifliğini
  3. Sınavın kullanışlılığını
  4. Testin kapsam geçerliliğini
  5. E) Soruların ayırt etme gücünü

 

160

Ölçme ve Değerlendirme

 

 

 

  1. Bir Türkçe öğretmeni öğrencilerin yazı yazarken yazım kurallarına ne derece uyduklarını saptamak istemektedir.

Öğretmenin, bu amaçla yapacağı sınavda aşağıdaki soru tiplerinin hangisinden yararlanması en uygun olur?

  1. A) B) C) D) E)

Tamamlama Doğru-yanlış Yazılı yoklama Çoktan seçmeli Kısa-cevap

  1. Bir öğretmen çoktan seçmeli bir test için soru yazarken; öğrencilerin sıklıkla düştükleri hataları çeldirici olarak kullanmaktadır.

Bu durum, öğretmene en çok hangi konuda yardımcı olur?

  1. Testin kullanışlığını artırmak
  2. Puanların güvenirliğini yükseltmek
  3. Sorunun anlaşılmasını kolaylaştırmak
  4. Puanlamayı kolaylaştırmak
  5. E) Yanlış öğrenmeleri belirlemek

 

31-32-33.     soruları     aşağıdaki     tabloya     göre cevaplayınız.

 

  1. Boşluk doldurmalı sınav türünün kullanılmasının en önemli sakıncası aşağıdakilerden hangisidir?
  2. öğrencilerin hatırlama düzeyinde öğrenmelerle
    yetiştirmeye yöneltmesi
  3. Öğrencilerin öğrenme güdülerini zayıflatması
  4. Puanlamadan     kaynaklanabilecek     hataları
    artırması
  5. Sınavın kapsam geçerliliğini düşürmesi
  6. E) Sınavların tahminle cevaplandırılma olasılığını
    artırması

Bir sınıftaki öğrencilerin beş farklı testteki yanıtları 80 üzerinden puanlanmış ve bu puanlardan aşağıdaki tabloda gösterilen istatistikler hesaplanmıştır.

 

TestlerAritmetik OrtalamaModOrtancaStandart Kayma
  1. Test
6575707
II.Test3555406
III.Test4040408
IV.Test4025309
V.Test60404516

 

  1. Bu   bilgilere   göre   hangi testten elde edilen puanların dağılımı simetriktir?

 

A)

  1. B) II

C)

D)IV

E)V

 

 

 

  1. Yapılan bir sınavda yüksek puan alanların, iyi öğrenmeden çok, iyi ezberleyenler olduğunu belirten bir kişinin aşağıdakilerden hangisi kanıtlaması bu görüş için güçlü bir destek oluşturur?
  2. öğretimin,   öğrenci   merkezli değil;   öğretmen
    merkezli olduğunu
  3. Sınavlarda   daha   çok   hatırlama   düzeyinde
    sorular sorulduğunu
  4. Eğitimde   başarıya   ilişkin   kararlann   çoktan
    seçmeli testlere dayandırıldığını
  5. öğrenci noktalarının öğretmenin kanılarından
    etkilendiğini
  6. E) Ders konularının öğrenci düzeyinin   üzerinde
    olduğunu
  1. En yüksek ve en   düşük ortalama   öğrenme düzeyleri hangi testlerde olmuştur?

 

En YüksekEn Düşük
A)
  1. Test
  2. Test
B)
  1. Test
  2. Test
C)II.TestV.Test
D)III.TestIV.Test
E)V.TestII.Test
  1. Öğrenciler arasındaki farklılaşma en çok hangi testtedir?
E)V
C)
B)

D)IV

 

Ölçme ve Değerlendirme

161

 

 

 

2002 KPSS SINAVINDA ÇIKAN SORULAR

  1. Aşağıdaki    durumların     hangisi     bir   ölçme işlemidir?
  2. Bir sınavda başarılı sayılabilmek için gerekli
    olan en küçük puanının belirlenmesi
  3. Bir yazılı yoklamadaki cevaplar için puanlama
    anahtarının hazırlanması
  4. Sözlü   yoklamada   bir   öğrencinin   verdiği
    cevapların doğruluk derecesinin     bir puanla
    belirtilmesi
  5. Sınıfın   bir   sınavdaki   başarı   ortalamasının
    bulunması
  6. E) Öğrencinin     bir   dersten     başarılı     sayılıp
    sayılmayacağına karar verilmesi
  1. Aşağıdakilerden hangisi birden fazla ölçme sonucuna bakılarak yapılacak bir de-ğerlendirmede. kararın doğruluğunu artırıcı tedbirler arasında yer almaz?
nitelikli       bir     ölçütten
  1. A)   Amaca       uygun yararlanılması
  2. Niteliksel gözlem sonuçlarına daha büyük bir
    ağırlık verilmesi
  3. Ağırlıklandırmada, araçların güvenirliğin dikkate
    alınması
  4. Ağırlıklandırmada. araçların geçerliğinin dikkate
    alınması
  5. E) Karar   vermede   kullanılacak   ölçülün   eldeki
    ölçme sonuçları cinsinden ifade edilmesi

 

 

 

  1. Aşağıdaki özeliklerden hangisi dolaylı yoldan ölçülebilir?
  2. Boy uzunluğu
  3. Akademik başarı
  4. Kitap sayısı
  5. Devam edilen ders sayısı
  6. E) Arkadaş sayısı
  1. Seçme         sınavı         testinin         kullanılması aşağıdakilerden hangisinde zorunludur?
  2. Bir     programda     hedeflerin     ne     kadarına
    ulaşıldığının belirlenmesi
  3. Öğrencilerin   bir   konudaki   güçlü   ve   zayıf
    yönlerinin ortaya çıkarılması
  4. Sıklıkla     karşılaşılan     yanlış     öğrenmelerin
    belirlenmesi
  5. Ingilizcisi   en   ileri   düzeyde   olan   üç kişinin
    belirlenmesi
  6. E) Bir ünite işlendikten sonra, hedeflere ulaşılma
    derecesinin belirlenmesi

 

 

 

  1. Öğrencilerin kompozisyon yazma becerilerini ölçmeyi amaçlayan bir öğretmenin aşağıdaki sınav türlerinden hangisini seçmesi en uygun olur?
  2. D-Ytestleri
  3. Çoktan seçmeli testler
  4. Yazılı yoklama
  5. Eşleştirmeli testler
  6. E) Kısa cevaplı testler
  1. Aşağıda     verilenlerden     hangisi     ders     dışı etkinliklerin hedefîeriyle doğrudan ilgili değildir?
  2. Bu etkinlikler, öğrencilerin ve çevrenin belirli
    gereksinimlerini karşılar nitelikte olmalıdır
  3. Bu etkinliklere ilgi duyan öğrenciler katılmalıdır
  4. Bu   etkinlikler,   ders   saatleri   dışında   kalan
    sürelerde düzenlenmelidir
  5. Bu   etkinlikler,   okulun   ve   çevrenin   bütün
    olanaklarından yararlanılarak yapılmalıdır
  6. E) Bu etkinlikler, öğretici nitelikte olmalıdır

 

162

ölçmeve Değerlendirme

 

 

 

  1. Aşağıda verilen   üç   amaç   için   hangi   değer-lendirme türleri kullanılmalıdır?
  2. öğrencilerin birbirlerine göre başarı düzeylerini
    belirlemeyerek ileri ve geri öğrencileri için ek
    önlemler alma
  3. Ders     süresince     öğrencilerin     öğrenme
    eksikliklerini   belirleyerek bunlan   tamamlayıcı
    etkinliklerle giderme
  • Dönem   sonunda   öğrencilerin   bu   dersten
    alacakları   notu   belirlerken sınıf ortalamasını
    dikkate alma
  1. Amaç
  2. Amaç   III.Amac
A)BağılMutlakBağıl
B)MutlakMutlakBağıl
C)BağılMutlakMutlak
D)MutlakBağılBağıl
E)BağılBağılMutlak
  1. Yapılan bir sınavdan öğrencilerin aldıkları puanlara ilişkin değişkenliğin az olduğu görülmüştür. Bu durum için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
  2. Öğrencilerin testle ölçülen özellik bakımından
    birbirlerine benzer olduğunu
  3. Test puanları ranjının (en büyük ve en küçük
    puan arasındaki farkın) büyük olduğunu
  4. Test için verilen cevaplama süresinin yeterli
    olduğunu
  5. Test puanlarının “normal dağılım”a benzer bir
    dağılım gösterdiğini
  6. E) öğrencilerin testle başarılı olduklarını
  7. Aşağıdaki öğrenci sayıların verilen beş ayrı sınıfa 100 soruluk bir test uygulanmış ve öğrencilerin testten aldıkları puanların dağılımına ilişkin grafikler, aritmetik ortalamaları ve standart sapmaları aşagıda gösterilmiştir?

 

 

 

X = 60 s = 6
X = 60
  1. Bir öğrencinin özgün bir öykü yazması, aşağıdaki davranış düzeylerinin hangisine ulaştığını gösterir?
  2. A) Kavrama
  3. B) Uygulama
  4. C) Analiz
  5. D) Sentez
  6. E) E) Değerlendirme

 

 

 

 

 

1\/rv\
/1X
X= 60Y= 80= 40
s= 7s= 9s == 15

 

 

 

D)IV

E)V

 

 

 

  1. Duyuşsal   alan   hedefleri   içerisinde   yer alan davranış aşağıdakilerden hangisidir?
  2. Fen bilgisine yönelik tutum
  3. Bir müzik aleti çalma
  4. Toplama işlemi beceresi
  5. Bilgisayarda “kelime işlem” programını
    kullanma
  6. E) Topluluk karşısında konuşma
  1. Aşağıdaki ifadelerden hangisi ölçme aracı veya yönteminin objektif olduğunu gösterir?
  2. Testin puanlanmasında bağımsız puanlayıcılar
    kullanıldığında aynı sonuca ulaşılması
  3. Testin bilen öğrenciler ile bilmeyen öğrencileri
    ayırabilmesi
  4. Testi   oluşturan   maddelerin   açık ve   anlaşılır
    yazılması
  5. Sınav       ortamının       öğrencileri       olumsuz
    etkilemeyecek şekilde düzenlemesi
  6. E) Testin puanlaması için ayrılacak sürenin çok
    uzun olmaması

 

ölçme ve Değerlendirme

163

 

 

 

  1. Aşağıdakilerden hangisi “anlatım becerisi”ni ölçen bir yazılı sınavdan elde edilen puanların güvenirliğini ve geçerliğini artırmaz?
  2. Objektif   tipte   olmayan   sorular   için   ayrıntılı
    puanlama anahtarının hazırlanması
  3. Öğrencinin   sadece   cevaplarının   değil,   aynı
    zamanda sınıftaki genel durumunun da dikkate
    alınarak puan verilmesi
  4. Sınav   kağıtlarının   birden   fazla   puanlayıcı
    tarafından puanlanarak puanlann ortalamasının
    alınması
  5. Cevapların aynı puanlayıcı tarafından, sıraları
    değiştirilerek ikinci kez puanlaması ve puanlar
    arasında   fark   varsa   bir   daha   puanlama
    yapılması
  6. E) Çabuk cevaplanabilen türden, çok sayıda soru
    sorulması
  7. Bir   “testin   güvenirliği   yüksek   olduğu   halde
    geçerliğrn   düşük   olması”   durumunu   aşağı-
    dakilerden hangisi açıklar?
  8. Testin hazırlanması güç ve zaman alıcı olduğu
    halde puanlaması kolay olmaktadır
  9. Soru sayısı ve soruların güçlük düzeyi uygun
    olduğu   halde   programdaki   tüm   konuları
    kapsamamaktadır
  10. Test     programındaki     konuların     tümünü
    kapsadığı   halde   bilen   öğrenciyle   bilmeyeni
    ayıramamaktadır
  11. Test puanlarının kararlılığı   yüksek olmasına
    rağmen,   sınav   sırasında   kopya   çekilmesi
    engellenememiştir
  12. E) Testteki maddelerin güçlük derecesi yüksek
    olmasına       rağmen       puanlamaya       hata
    karışmam.aktadır

2003 KPSS SINAVINDA ÇIKAN SORULAR

  1. Sınıflama ölçeğinden elde edilen veriler için en
    uygun istatistik aşağıdakilerden hangisidir?
  2. Ortanca
  3. Ortalama
  4. Yüzdelikler
  5. Mod
  6. E) Korelasyon hesaplamaları
  1. Aşağıdakilerden     hangisinde     bağılı     değer-lendirme yapılmıştır?
  2. 60   soruluk   bir   sınavda   35   soruyu   doğru
    cevaplayan öğrencileri başarılı saymak
  3. Ünite için belirlenen davranışların % 70 ‘ine
    sahip olanları bir sonraki programa kabul etmek
  4. Yabancı dil yeterlik sınavından 30 ile 40 puan
    aralığında puan alanları C kuruna kabul etmek
  5. Sınıf   ortalamasının     üstünde   puan     alan
    öğrencileri başarılı saymak
  6. E) Final   sınavında   65   puanın   altında   kalan
    öğrencileri başarısız saymak
  7. I.       3En başarılı 5 öğrenciye ödül verilmesi
  8. Ayşe ÖSS’den 150 puan aldı
  • Masanın uzunluğu 90 cm’dir.
  1. 100 metreyi   10 saniyenin altında koşanlar
    finale kaldı.

Yukarıdakilerden   hangisi   ya   da   hangilerinde değerlendirme yapılmıştır?

  1. A) Yalnız D) I ve III
  2. C) I ve II
  3. B) Yalnız IV E) II ve IV

335.Aşağıda   test   planının   basamakları   sırası   ile verilmektedir.

  1. Sınavın amacının belirlenmesi
    2………………………………..
  2. Belirtke tablosunun hazırlanması
  3. Kullanılacak soru türlerinin belirlenmesi
    5

6.Sorulann test düzenine konulması

Boş   bırakılan   2.   ve   5.   basamakları   verilenler arasından seçiniz.

  1. Test yönergesinin hazırlanması
    5. Cevaplama süresinin saptanması
  2. ölçülecek davranışlann belirlenmesi
    5. Soruların yazılması
  3. Soruların yazılması
  4. Puanlama kuralının belirlenmesi
  5. D) Cevaplamanın       nasıl       yapılacağının
    belirlenmesi
  6. Soru düzeltme çalışmalarının yapılması
  7. E) Ölçülecek davranışların belirlenmesi
  8. Cevaplamanın nasıl yapılacağının belirlenmesi

 

164

Ölçme ve Değerlendirme

 

 

 

  1. Doğru-Yanlış seçme gerektiren soru türünün kullanılmasının en önemli sakıncası aşağıdakilerden hangisidir?
  2. Öğrencileri ezbere yöneltmesi
  3. Cevabın kişiye göre değişmesi’
  4. Şans başarısının çok yüksek olması
  5. Sadece hatırlama davranışı gerektirmesi
  6. E) Hazırlanmasının zor olması
  1. Doğru-Yanlış testleri yerine çoktan seçmeli testteri tercih eden bir öğretmenin en önemli gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?
  2. Soru sayısını azaltmak
  3. Şansla doğru cevabı bulma olasılığını azaltmak
  4. Puanlama güvenirliğini artırmak
  5. Daha ekonomik bir test formu oluşturmak
  6. E) Testin uygulanma süresini azaltmak

 

 

 

  1. İzleme   testleri   kullanılmasının   sağladığı   en önemlî avantaj aşağıdakilerden hangisidir?
  2. Öğrencilerin derse karşı ilgilerini diri tutmak
  3. Öğrenme   eksiklerini   belirlemek   için   bilgi
    sağlamak
  4. öğrencilere sınav deneyimi kazandırmak
  5. öğrencilerde     sürekli     kontrol     edildikleri
    duygusunu yaratmak
  6. E) Öğrenme düzeyi açısından bireysel farkhlıkları
    belirlemek
  1. Bir öğretmenin cevap kağıtlarını aynı dersi veren diğer öğretmenlere de puanlattırmasının gerekçesi aşağıdakilerden hangisi olabilir?
  2. Değerlendirme için ölçüt belirleme
  3. lyi bir cevap anahtarı oluşturma
  4. Puanlama güvenirliğini artırma «-
  5. Puanların geçerliğini sağlama
  6. E) Puanlamayı kolaylaştırma

 

 

 

  1. I.       Biçimlendirme – yetiştirme
  2. Tanıma – yerleştirme
  • Değer biçme

Bir öğretim programının başında, uygulama aşamasında ve sonunda yukarıda verilen değerlendirme türleri için aşağıdaki sıralamalardan hangisi doğrudur?

  1. I, II, III
  2. II, I, III
  3. III, II, I
  4. II, III, I
  5. E) I, III, II
  6. l.öğretmenin her öğrencinin puanına 5 puan faziadan eklemesi
  7. Başlangıç noktası 1 olan 30 cm lik bir cetvel ile 3 metrelik bir uzunluğu n ölçülmesi

III. Her defasında 2 kg eksik ölçüm yapan bir   baskül ile öğrencilerin ağırlıklarının beürlenmesi

Yukarıda verilen ölçme işlemlerinin hangisi ya da hangilerinde sistematik hata yapılmaktadır?

  1. I ve II
  2. Yalnız II
  3. II ve III
  4. Yalnız III
  5. E) I ve III
geçerliğini
  1. Aşağıdakilerden     hangisi     test düşüren faktörlerden biri değildir?
  2. Testteki maddelerin ayırt edici oiması
  3. Soruların güçlük düzeyleri
  4. Sınav süresinin yetersizliği
  5. Aynı soruların sınavdan önce çözülmüş olması
  6. E) Kopya yapılmış olması
  7. “Test puanının yüksek olması kazandırılmak istenilen bilgi ve beceriler açısından bireyin ileri düzeyde olduğunu gösterir.”

Bu   varsayımı   kanıtlamaya yönelik çalışmatar testin hangi niteliği hakkında bilgi sağlar?

  1. Kullanışlılığı
  2. Güvenirliği
  3. Geçerliği
  4. Objektifliği
  5. E) Tutarlılığı

 

ölçme ve Değerlendirme

165

 

 

 

 

KAVRAMLAR

  1. Ranj
  2. Aritmetik
  3. Varyans
    D)Mod
  4. E) Medyan
  5. F) Standart
  6. TANIMLAR

Her puanın aritmetik ortalamadan sapması-nın karelerinin topla-mının puan sayısına oranı

  1. Büyüklük     sırasına konulmuş puanlardan
    Sapma tam ortadaki fark
  • Dağılımının maksimum ve minimum değerleri
    arasındaki fark
  1. Dağılımda frekansı en çok olan değer
A)
D)

Yukarıda verilen tanımlar ile istatistiksel kavramlar arasında bir eşleme yapıldığında doğru eşlemenin yapıldığı seçenek aşağıdakilerden hangisidir?

 

I=EB)I=A
  1. C)     I=D
II=FII=DII=E
III=BIII=EIII=C
IV=AIV=BIV=B
I=CE)I=F
II=EM=B
III=AIII=C
IV=DIV=D

345,   346,   347.   SORULARı   AŞAĞIDAKi   BiLGiLERE GÖRE CEVAPLAYINIZ

  1. 4. madde için aşağıda verilenlerin hangisi en doğru seçenektir?
  2. Kolay ve ayırt edici bir maddedir.
  3. Genel olarak orta güçlükte bir maddedir.
  4. Başarısız öğrencilerin doğru cevapladığı bir
  5. Zor ve ayırt edici bir maddedir.
  6. E) Başarılı öğrencilerin doğru cevaplayamadığı bir
  7. Aşağıdakilerden hangisi eğitim sürecinde portfolyo kullanmamn yararlarından biri değildir?
  8. Öğrencilerin zaman içerisindeki gelişimlerinin
    birkaydını sağlar.
  9. Öğrencilerin kendi              öğrenmelerini
    değerlendirmelerine olanak tanır.
  10. Özgün     olarak     öğrencilerin     yetenek     ve
    başanlannı yansıtır.
  11. Öğrencilerin bilgi ve becerilerini birleştirmesinin
    bir göstergesidir.
  12. E) Öğrencilerin   somut   ve   tek   tip   hedeflere
    ulaşmasını sağlar.

 

 

 

Madde NoMadde Güçlüğü PjMadde Ayırıcılığı
10,560,33
20,470,55
30,32-0,18
40,270,62
50,850,50
  1. Yukarıdaki maddelerden hangisi kolay ve ayırt edici nitelikte bir sorudur?
  2. A) 1 B) 2 C) 3 D) 4             E) 5
  3. Yukarıdaki maddelerden hangisinin mutlaka testten çıkarılması gerekir?
  4. A) 1 B) 2 C) 3 D) 4             E) 5

2004 KPSS SINAVINDA ÇIKAN SORULAR

  1. I.       Elif “pekiyi’ ile sınıfını geçti,
  2. Başak, sınavdan 10 üzerinden 7 puan aldı.
  • Ekrem sınavda en yüksek puanı aldı.
  1. Didem 185’in üzerinde puan aldığı için sınavı
    kazandı.

ifadeleri, “ölçme” ve “değerlendirme” kavramlarını örneklendirme bakımından, aşağıdakilerin hangisinde doğru olarak gruplanmıştr?

Ûlçme

A)l, III B) I, II C)ll, III D) II, IV

Değerlendirme II,IV III, IV

I, III, IV

 

166

Ölçme ve Değerlendirme

 

 

 

  1. Bir ölçme işleminde elde edilen ölçülerden biri 80, diğeri 40’tır.

Bu ölçülerden 80 ile ifade edilen büyüklük gerçekten de 40 ile ifade edilenin iki katı ise bu ölçme işleminde aşağıdaki ölçek türlerinden hangisi kullanılmış olabilir?

  1. Sınıflama türü
  2. Sıralama türü
  3. Adlandırma
  4. Eşit aralıklı tür
  5. E) Eşit oranlı tür
  1. VE 48. SORULARI AŞAĞIDAKİ BİLGİLERE GÖRE CEVAPLAYINIZ
  2. Bir öğretmen, Türkçe kelime bilgisini yoklayan bir test hazırlamıştır. Bu testi birkaç hafta arayla öğrencilere iki kez uygulamış ve bu iki uygulamadan elde edilen puanlar arasındaki korelasyonu 0.80 olarak hesaplamıştır.

Hesaplanan   bu   değer testin   aşağıda verilen hangi Özelliği hakkında bilgi verir?

  1. KR20 güvenirliği
  2. Testtekrar test güvenirliği
  3. Kullanışhlığı
  4. Yapı geçerliği
  5. E) Kapsam geçerliği

 

 

 

  1. Bir öğrencinin başarısını değerlendirmede aşağıdakilerden hangisinin ölçüt alınması, bağıl değerlendirmeye örnek oluşturamaz?
hedefleriyle
tutarlı
  1. A)   Programın öğrenmelerinin
  2. Standartlaştırılmış bir testin normlannın
  3. Yetenek düzeylerine dayalı beklentilerin
  4. öntest ve sontest puanlan arasındaki farkın
  5. E) Sınav puanlarının dağılımının
  1. Bu korelasyon değerine dayanarak aşağıdaki yorumlardan hangisi yapılabilir?
  2. Sınıfın yüzde 20’si başarısızdır.
  3. Sınıfın   yüzde   20’si   ortalamanın   altında
    puan almıştır.
  4. Öğrenciler testten yüksek puan almışlardır.
  5. Test puanlarının tutarlılığı yüksektir.
  6. E) E Bu testte 0.80 öğrenme

 

 

 

  1. Aşağıdaki sorulardan hangisinin, bilişsel atan sınıflamasına göre diğerlerinden daha yüksek düzeydeki bir hedef davranışı ölçmeye yönelik olduğu söylenebilir?
  2. ATP ne demektir?
  3. Kök hücre çalışmaları neler getirebilir?
  4. Doku çeşitleri nelerdir?
  5. Biyoloji biliminin konulan nelerdir?
  6. E) Biyoloji hangi alt alanlarla ilgilenir?
  1. İki değişkenden birisinin değerleri artarken diğerinin düşmesi değişken arasında negatif korelasyon olduğunu gösterir.

Buna göre, aşağıdakilerin hangisinde verilen iki değişken arasında hesaplanacak korelasyon negatif olması beklenir?

  1. Çalışma saati başarı düzeyi
  2. Gelir düzeyi satın alma gücü
  3. İlgi olumlu tutum
  4. Zeka yaratıcılık
  5. E) Yorulma öğrenme hızı

 

ölçme ve Değerlendirme

167

 

 

 

  1. Aşağıda standart sapması ve güvenirlik katsayısı verilen testlerden hangisinin standart hatası en küçüktür?
  1. VE 54. SORULARI AŞAĞIDAKİ BİLGİLERE GÖRE CEVAPLAYINIZ

 

 

 

Standart SapmaGüvenirlik Katsavısı
A)30,50
B)40,60
C)20,30
D)30,80
E)20,90
  1. Bir ölçme aracının yordama geçerliligini belirleyebilmek için aşağıdaki uygulamalardan hangisi yapıtmalıdır?
  2. Bir ölçme aracından elde edilen aritmetik
    ortalamayla aynı amaçla hazırlanmış faklı
    bir ölçme aracından elde edilen aritmetik
    ortalama     arasında     anlamlı     fark   olup
    olmadığını belirleme
  3. Bir   grubun   belirli   bir   testten   elde   ettiği
    puanlarla,       geçeriiği       daha       önceden
    belirlenmiş   başka   bir testten   elde   ettiği
    puantar arasındaki korelasyonu hesaplama
  4. Öğrencilerin   belirli   bir   öğretim   programı
    sonundaki     başarılarıyla     bu     öğretim
    programına seçme amacıyla kullanılan ölç-
    me     aracından     elde     ettikleri     puanlar
    arasındaki korelasyonu hesaplamak
  5. Aynı   davranışları   ölçtüğü   düşünülen   iki
    ölçme aracını aynı gruba aynı koşullarda
    uygulayıp bu uygulama sonunda elde edilen
    puanlar arasındaki korelasyonu hesaplama
  6. E) E) Bir testi, ölçülmek istenen özelliğe sahip
    oluş dereceleri farklı iki gruba uygulama ve
    bu   uygulama   sonucunda   elde   edilen
    puanların gruplar arasındaki farkı yansıtıp
    yansıtmadığın belirleme
  7. Aşağıdaki davranışlardan hangisi , diğer sınav tiplerine göre “öğrencilerin yanıtlarını düşünüp bularak yazdıkları” yazılı yoklama türü sınavlarla daha geçerli bir biçimde ölçülebilir?
  8. Görüşünü, nedenleriyle birlikte açıklama
  9. Bir kavramı veya ilkeyi tanımlama
  10. Bir   bütünü   oluşturan   Öğeler   arasındaki
    ilişkiyi belirtme
  11. Bilgilerinden yararlanarak yeni bir problemi
    çözme
  12. E) Olgu   ve   olayları,   verilen   bir   ölçüte   göre
    gruplama
  1. Sentez ve değerlendirme basamaklarındaki
    davranışların yoklanmasına elverişli olması
  2. Daha çok objektif puanlanması
  • Kapsam geçerliğinin daha yüksek olması
  1. öğrencinin islediği cevabı yazma olanağına
    sahip olması
  2. Alt   eğitim   düzeyindeki   öğrencilere   daha
    uygun olması.
  3. Yukarıdakilerden hangileri çoktan seçmeli sorulardan oluşan testlerin yazılı yoklamalara olan üstünlüklerindendir?
  4. B) II ve III E) IV ve V
  5. C) II ve IV
  6. A) I ve II D) III ve IV
  7. Yukarıdakilerden hangileri kısa cevaplı yazılı yoklamaların uzun cevaplı yazılı yoklamalara olan üstünlükler indendir?
  8. A) I, II ve III D)ll, IVveV
C)ll, IHveV
  1. B) I, II ve V E)lll, IVveV
  2. öğrencilerin   aktif   olduğu   öğretme   öğrenme
    yöntemlerinde, öğretmen, öğrencileri

değerlendirirken, sınav sonuçlarıyla birlikte öğrencilerin sınıf içi etkinliklere katılma düzeylerini; bilimsel tutum ve davranışlarını; gözlem, araştırma ve inceleme yapabilme becerilerini; sahip oldukları ve sergiledikleri fikir zenginliklerini;sorumluluk alma düzeylerini; ekiple çalışabilmelerini; edindikleri bilgi ve bulguları paylaşabilme vb. Özelliklerini de dikkate alarak başarıları hakkında karar verir.

Aşağıdakilerden hangisi, öğretmenin bu bilgileri elde etmesinde önemli rol oynar?

  1. Kağıt kalem testleri
  2. Performans testleri
  3. Günlükler
  4. Gözlem formları
  5. E) Portfolyolar

 

168

Ölçme ve Değerlendirme

 

 

 

360.

  • öğrencilerin   bazı   becerileri,   nin ölçülmesinde
    diğer ölçıme araçlarından daha güvenilir geçerli
    ve objektif ölçüler sağlar.
  • Becerilerin çeşitliliği bakımından öğrencinin ne
    derece yeterli olduğunun ölçülmesini ve analizini
    sağlar.
  • özellikle eksiklikleri teşhis etme, tekrar öğretme,
    yanlışları düzeltme yönünden önemlidir.
  • Öğrencinin   kendi   öğrenmeleriyle ilgili   olarak
    güçlü, ve zayıf yönlerini analiz etmesini sağlar..
  • Öğretim sonuçlarını,   çalışma veya   uygulama
    sırasında doğrudan doğruya ölçmeye yarar.

Bu   açıklamalar,   aşağıda   verilen   hangi   ölçme aracıyla ilgilidir?

  1. Performans testi
  2. Gözlem formu
  3. Görüşme formu
  4. Portfolyo
  5. E) Standart test
  1. VE 364. SORULARI AŞAĞIDAKİ BİLGİLERE GÖRE CEVAPLAYINIZ.

Farklı   dersler   için   hazırlanan ve   soru   sayılan

aşağıdaki tabloda parantez içinde verilen beş test bir

gruba uygulanmış ve ham puanlar üzerinden elde

edilen

aritmetik ortalamalar, (X) tabloda gösterilmiştir.

 

TestSoru Sayısı(X)
Biyoloji104,2
Matematik4539,3
Fizik1911,4
Kimya127,2
Tarih1411,8
  1. Sınıfın hangi testteki mutlak başarı düzeyi en yüksektir?

 

 

 

361.

  1. A) Biyoloji D) Kimya
  1. B) Matematik E) Tarih
  1. C) Fizik

 

 

 

Frekans
10

5          30               55 60     Puan

Yukarıda verilen dağılımın modu kaçtır?

  1. Bu beş testteki puanlar üzerinden bu testlerin hangisi için hesaplanacak ortalama madde güçlüğü en küçüktür?
  2. A) Biyoloji D) Kimya
  3. C) Fizik
  4. B) Matematik E) Tarih

 

 

 

A)10

B)28

C)30

D)55

E)60

 

  1. Aşağıdakilerden hangisi medde analizi ile elde edilecek bilgilerden yararlanılarak elde edilemez?
  2. Testin zorluk derecesinin belirlenmesi
  3. Testteki   maddelerin   ölçülmek   istenilen
    davranışlarla tutarlılığının incelenmesi

 

C)

Testteki maddelerin çeldiricilerinin beklenene yakın biçimde çalışılıp çalışılmadığına bakılması

 

  1. D) Testin ölçülmek istenen nitelikleri ne derece
    bir tutarlılıkta ölçtüğünün araştırılması
  2. E) Testin   başarılı   ve   başarısız   öğrencileri
    birbirinden ayırabilme derecesine bakılması

 

Rehberlik

169

 

 

 

Toplumda değişmeler ve toplumu oluşturan bireylerin görüşleri rehberliğe olan ihtiyacı artırmıştır. Bunları kısaca özetlersek;

  • Bireysel farklılıklara verilen önemin artması
  • Karmaşıklaşan toplum yapısı
  • Özgürlükçü ve modern eğitim sistemlerinin
    gelişmesi
  • İş yaşamında mesleklerin çeşitlenmesi
  • İnsana verilen değerin artması
  • Zamanı   ve   kaynakları   verimli   kullanma
    ihtiyacının ortaya çıkması

Öğrenci Kişilik Hizmetleri

Öğrenci Kişilik Hizmetleri; Beslenme, barınma, kurslar, sosyal etkinlikler, eğitsel kollar, rehberlik, sağlık vb hizmetleri içerir. Amacı, bireyin okulda verilen eğitim öğretim hizmetlerinden etkili bir şekilde yararlanmasını sağlamaktır. Eğitim sürecini etkileyen faktörlerin olumlu yönlerini artırmak, olumsuz yönlerini azaltmaktır.

Öğrenci kişilik hizmetleri okullarda öğretim ve yönetim hizmetlerinin yanında yer alan ve amacı öğretim ve yönetim hizmetleriyle karşılanamayan gereksinimlerin giderilmesi olan profesyonel hizmetler grubudur.

Öğrenci kişilik hizmetleri okulda, öğretim faaliyetlerinin dışında kalan öğrencinin kişiliğinin duygusal ve sosyal yanlarının da gelişrnesine yardım etkinliklerini içerir.

Bu hizmetlerin amacı, bireylerin bütünüyle gelişebilmelerini, eğitimden en iyi şekilde yararlanmalarını, verimli ve çevresine sağlıklı uyum yapabilen bireyler olmalannı sağlamaktır.

Öğrenci kişilik hizmetlerinin kapsamında şu hizmetler yer alır;

  1. Sağlık   hizmetleri   (sağlık   eğitimi,   sağlık
    kontrolleri vb.)
  2. Sosyal   yardım   hizmetleri   (burs,   kredi,
    bannma, beslenme hizmetleri)
  3. Psikolojik Danışma ve Rehberlik hizmetleri
  4. Özel yetiştirme hizmetleri (özel kurslar)
  5. Sosyal   ve   kültürel   hizmetler   (boş   zaman
    eğitimi, spor, sanat, kültürel etkinliler vb.)

REHBERLIGIN TANIMI

Kendini anlaması, problemlerini çözmesi, gerçekçi kararlar alması, kapasitelerini geliştirmesi, çevresine dengeli ve sağlıklı uyum yapması ve böylece kendini gerçekleştirmesi için uzman kişilerce bireye verilen psikolojik yardımdır

Rehberliğin         tanımında         vurgulanan önemli noktalar

l.Rehberlik bireye vardım etme sürecidir.
Rehberlik yardımı psikolojik bir yardımdır.
Rehberliğin psikolojik bir yardım olma özelliği
onu başka yardım hizmetlerinden belirgin bir
şekilde ayırır.                                                c

l.Rehberllk bir süreçtir. Rehberlik bir anda olup biten bir iş değildir. Rehberlik çalışmalarının etkili sonuç vermesi belli bir süre gerektirir.

3.Rehberlik hizmetlerinin merkezînde birey vardır. Okul ortamında rehberliğin ilgilendiği esas grup öğrencilerdir, öğrenci türlü kişilik özellikleri bulunan ve gelişmekte olan bireydir. Her öğrenci geliştirilebilecek bir kapasiteye sahiptir. Bunun için, günümüzde psikolojik danışma ve rehberlik hizmetleri eğitim sürecinin ayrılmaz ve tamamlayıcı bir yanını oluşturur.

A.Rehberlik bilimsel ve profesyonel bir
yardımdır.
Rehberlik bilimsel çalışmalann
uygulamalara       yansımasıdır.             Rehberlik

yardımının dayandığı bilimsel ilke ve yöntemler
bulunmaktadır.     Bu   bilimsel             ilke   ve

yöntemlere uygun olarak rehberlik yardımı belirli bir plân, program ve sistem içinde sunulabilir.

S.Rehberliğin esası bireyin kendini gerçekleştirmesine yardım etmektir. Kendini gerçekleştirme psikolojik danışma ve rehberlik yardımının bütün boyutlarını içine alan bir kavramdır.

Rehberlik yardımı   ile   kendi   kişiliğini   anlayan birey bu hizmetin sonucunda;

  • Kendi   dünyasını   daha   gerçekçi   bir gözle
    . :
  • Çevresine daha sağlıklı ve dengeli bir uyum
    gösterebilir.

 

170

Rehberlik

 

 

 

 

  • kişilik ve benlik gelişimine verilen önemin
    artması

II.Toplumsal temeller

  • Kültür boşluğu   (maddi   kültürün manevi
    kültürden hızlı gelişmesi)
  • Yabancılaşma
  • Kuşak çatışması
  • İş yaşamındaki değişiklik

III.Felsefi     Temeller   (Toplumun   insana     bakış açısı)

Öğretim       ile   Rehberlik   Faaliyetlerinin
Karşılaştırılması___________________________
  • Bütiin kapasite ve yeteneklerini en uygun düzeyde geliştirecek fırsat, olanak vs ortamı seçebilir.

Özellikle bireyin kendini anlaması, problemlerini çözebilmesi, kendine en uygun seçimleri yaparak gerçekçi kararlar alabilmesi, kendi kapasitelerini en uygun düzeyde geliştirebilmesi, çevresine dengeli ve sağlıklı uyum yapabilmesi psikolojik danışma ve rehberlik yardımının esasını oluşturan ve bireyin kendini gerçekleştirme düzeyini geliştiren belirgin sonuçlardandır.

REHBERLİĞİN KONUSU

Rehberliğin konusu bireydir. Örneğin okulda verilen rehberlik hizmetlerinin konusu öğrenci ve öğretmendir.

REHBERLİĞİN AMACI

Rehberliğin en genel amacı bireyin kendini gerçekleştirmesine, uyum sağlamasına ve karar vermesine yardım etmektir.

Kendini gerceklestiren birevler, psikolojik sağlığı yerinde olan çağdaş insanda bulunması gereken özelliklere sahiptir. Yeterli bir kişiliğe sahip, verimli, gerçekçi bir ben kavramına sahip, kim olacağı konusunda tutarlı, kendi ve başkaları hakkında iyi düşüncelere sahip, insan değerlerine saygılı, onları benimseyici ve geliştirici, zamanı iyi kullanıp, geçmişten çok geieceğe yönelik, yaratıcı, kendine saygılı, kendini kabul eden, duygularını açıklayan, değişmeye ve yeni yaşantılara açık, değişmekte olan bir dünyanın değişmekte olan bir parçasıdır.

Aşağıdakilerden hangisi rehberliğin temel amacını ortaya koyar? (2001 KPSS-110)

  1. Bireyin çeşitli özellikleri hakkında bilgi toplamak
  2. Bireyin   ihtiyaçlarını   belirleyip   okulun   yakın
    çevresini buna göre düzenlemek
  3. Bireye, ne yapması gerektiğini söylemek
  4. Bireyin   kendisini tanımasına ve çevresindeki
    olanakları fark etmesine yardımcı olmak
  5. E) Bireyin sorunlarını belirlemek

REHBERLİĞİN TEMELLERİ

  1. Psikolojik temeller
  • bireysel aynlıklar
  • duyguların yaşamdaki önemi

Öğretim           okullarda

yapılan planlı, kontrollü ve örgütlenmiş öğretme faaliyetleridir

Oğretim         sınıf        içi etkinliklerle yürütülür

Öğretimde bireye bilgi aktanlır

kullanılan yöntemler, verilen hizmetler ve hizmeti verenler farklıdır

Gruplara yapılır

Ölçme ve değerlendirme vardır

Disiplin sorunu vardır

Bireyin                 nesnel

dünyasına yöneliktir

Kültür   mirasını   bireye aktarır

Toplumun              değer

yargıları aktarılır. (Ayıp, günah, yasak)

programı

Yetişme farklıdır

Öğretmen   tek   başına
yürütebilir_________

Rehberlik           hizmetleri

zorunlu değildir

Sınıf içi ve özel ortamlardaki etkinliklerle yürütülür

bireyin kendini ve
başkalarmı           anlama

potansiyelini kullanması ve sağlıklı kararlar almasmı sağlamaktır

kullanılan yöntemler, verilen hizmetler ve hizmeti verenler farklıdır

Küçük gruplara yapılsa
da daha çok bireylere
yapılır                    ___

Kendini       anlama       ve değerlendirme vardır

Özdisiplin vardır

Bireyin     iç     dünyasına,
öznel               dünyasrha

yöneliktir.

Bilgilerin

bütünselleştirilmesi     ve
yaşam               amaçları

açısından değerlendirilmesi vardır

yerıne

Yargılama algılama vardır

programı

Yetişme farklıdır

İlgili     herkesin     katkısı
gerekir

 

Rehberlik

171

 

 

 

Rehberlik Hizmetlerinin Gelişimi

İlk rehberlik uygulamaları mesleki rehberliğe yönelik olarak başlamıştır. 1908’de Boston’da F. Parsons iş arayanlara yardım hizmetleri verdiği bir büro açmıştır. Bu büroya “Boston Meslek Bürosu” adını vermiş ve kendisine başvuranların ilgi ve yeteneklerini saptayıp kendilerine uygun işlere yerieşmelerine yardımcı olmuştur. Bu hizmetlerin başarıya ulaşması sonucu bir yıl sonra “Meslek Seçimi” adında bir kitap yazan Parsons bu çalışmalarıyla rehberlik hareketinin başlatıcısı olmuştur.

Ülkemizde rehberlik çalışmaları 1950’li yıllarda başlamıştır. Bu yıllarda Amerikalı uzmanlar eğitim sistemimizde incelemeler yapmak üzere Türkiye’ye davet edilmiş, yaptıkları incelemeler sonucu raporlar hazırlayarak yeni uygulamalann başlatılmasını sağlamışlardır. Bu uzmanlar Türk Milli Eğitim sistemini bireysel farklılıkiara önem verilmediği, birey ve toplumun ihtiyaçlarını dikkate almayan tek tip programların uygulandığı yönünde eleştirmişlerdir. Bu eleştirilerle ilgili olarak okullarda rehberlik uygulamalarının başlatılması gerektiğini vurgulamışlar, bu konu ile ilgili çeşitli seminer ve konferanslar düzenlemişlerdir.

Bu gelişmeler sonucunda Milli Eğitim Bakanlığı gerekli çalışmaları gerçekleştirmiş ve 1953 yılında Talim ve Terbiye Dairesine bağlı olmak üzere Test ve Araştırıma Bürosu kurulmuştur. 1955 de Ankara Demirlibahçe ilkokulunda ilk rehberlik merkezi açılmıştır.

1953-1954 öğretim yılında Gazi Eğitim Enstitüsünde Pedagoji ve Eğitim bölümlerinin öğretim programında ilk kez Rehberlik dersi açılmıştır Bu yıllarda rehberlik konusunda yayınların artmaya başladığı görülmüştür. 1954 yılında altı ilde “Rehberlik ve Araştırma Merkezi” kurulmuştur. 1960 yılından sonra kalkınma planlarında ve Milli Eğitim Şuralarında rehberlik anlayışına ve hizmetlerine yer verilmeye başlandığı görülmektedir. Milli Eğitim Bakanlığı 1970-1971 öğretim yılında 24 okulda rehberlik çalışmalarını resmen başlatmıştır. 1974-1975 öğretim yılında bütün orta dereceli okullarda “yaygın” olarak rehberlik hizmetleri başlamıştır.

Günümüzde Rehberlik hizmetleri, 1983 yılına kadar daire başkanlığı olan ve daha genel müdürlük olan Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim Rehberlik ve Danışma Hizmetleri

Genel Müdürlüğü’nün sorumluluğunda yürütül- mektedir. Genel müdürlükten daha önce açılmış olan Rehberlik ve Araştırma Merkezleri ise sonradan genel müdürlüğe bağlanmıştır.

PSİKOLOJİK DANIŞMA VE REHBERLİK HİZMETLERİNİN İLKELERİ

Psikolojik danışma ve rehberlik hizmetlerinin uygulanmasında alandaki kişilerce kabul edilen ve uyulan temel ilkeler bulunmaktadır. Bu ilkeler aşağıdaki gibi özetlenebilir:

  1. Rehberliğin temelinde insan hak ve sorumlulukları ile yakından ilgili demokratik ve insancıl bir anlayış vardır

Bu ifadeyle demokratik toplumlarda özgür bir bireyin kendi gereksinimleri doğrultusunda seçim yapabilme, karar verebilme ve toplumsa! yaşamda özerk bir birey olarak davranabilme hakkına sahip olduğu anlatılmak istenmektedir.

Bu durum günümüzde eğitim kurumlanna bu özelliklere sahip bireyler yetiştirme sorumluluğunu yüklemektedir. Dolayısıyla eğitimin tamamlayıcı bir yanını oluşturan psikolojik danışma ve rehberlik hizmetlerinin insanın biriciküğini kabul eden, demokratik toplumun özerk bireyi olabilmesi doğrultusunda bireyin gelişimini dikkate alan bir anlayışa dayalı olması gerekir.

Psikolojik danışma ve rehberliğin demokratik ve insancı bir anlayışa dayalı olması, rehberlik yardımı sunan görevlilerin danışanlarla olan ilişkilerinde otoriter, buyurgan, eleştirici ve yönlendirici tutum ve davranışlardan kaçınmalarını ve danışanlara insancı bir anlayışla yaklaşmalarını vurgular.

İster psikolojik danışman ister öğretmen olsun rehberlik hizmeti sunan her birey, rehberlik yardımından yararlanan her danışanı salt insan olduğu için değerli bir varlık olarak görebilmeli ve onu hiçbir koşula bağlı olmaksızın olduğu gibi kabul etmelidir. Zira psikolojik danışma yardımının etkili olabilmesi, bu yardımın gerçekleştiği ortam içinde danışanın kendini hiçbir kaygı ve kuşkuya kapılmaksızın rahat hissetmesine bağh bulunmaktadır. Danışan ancak   saygı   gördüğü,   değerli   ve   önemli

 

172

Rehberlik

 

 

 

bulunduğu, eleştirilmediği ve nihayet kendini özgür hissettiği bir ortamda kendini olduğu gibi ortaya koyabilecek ve hiç kaygıya kapılmadan kişiliğini araştırmaya yönelebilecektir.

Bu nedenle rehberlik hizmeti sunan her görevlinin danışana koşulsuz kabul göstermesi, kendini danışanın yerine koyarak onun duygulanna nüfuz edebilmesi (empatik anlayış içinde olması) ve danışanla olan ilişkilerinde içten ve dürüst davranabilmesi gerekir.

  1. Rehberlik uygulamalarında öğrenci ile yakından ilgili olan herkesin anlayış ve işbirliği içinde çalışması gerekir;

Bu ilkeye göre rehberlik görevi sadece bu alanda profesyonel eğitim almış olan rehber öğretmenlerin ya da psikolojik danışmanların yerine getirmesi gereken bir görev değildir. Rehberlik, bir okulda öğrenci ile yakından ilişkili olan müdür, müdür yardımcılan, branş öğretmenleri, sınıf rehberlik öğretmenleri ve hatta veliler gibi bir çok bireyi yakından ilgilendirmekte ve her birine kendilerine özgü görevler yüklemektedir.

Rehberlik hizmetlerini yerine getirmekte yükümlü olan tüm bu görevlilerin vermiş oldukları hizmetlerin etkili olabilmesi, öncelikle rehberliğin ne olduğu, ve nasıl verilmesi gerektiğinde ortak bir anlayış içinde buluşmalarını gerektirmektedir. Rehberlik anlayışı adı verilen bu ortak anlayış ise bütün bu rehberlik görevlilerinin rehberliğin ilkelerini ve kavramlarını doğru olarak anlayabilmiş olmalannı gerektirmektedir.

Örneğin bir okuldaki rehberlik görevlilerinden kimilerinin rehberliğin problemli öğrenciler için gerekli bir hizmet olduğuna dair yanlış bir rehberlik anlayışı içinde olduklarını düşünelim. Okuldaki kimi rehberlik görevlileri ise rehberliğin sadece problemli öğrencilere yönelik bir hizmet olmadığını fakat tüm öğrencilere yönelik olması gerektiğini biliyor olsun. Rehberliğin kimlere yönelik bir hizmet olduğu konusunda, bu örnekte olduğu gibi bir anlayış birliğinin olmaması, bu okuldaki rehberlik görevlilerinin ortak bir rehberlik anlayışına sahip olmadıklarının belirtisidir. Böyle bir durum ise ancak bir çok rehberlik görevlisinin işbirliği ile üstesinden gelebilecekleri bu hizmetin verimli olabilmesi için önemli bir engel oluşturacaktır.

Zira rehberliğin ne olduğunda aynı görüşte olmayan bireylerin, işbirliği yapabilmeleri hiç mümkün olamayacaktır.

  1. Rehberlik     anlayışı,     her     türlü
    çalışması ile öğrenciyi merkez alan
    bir eğitim sistemini öngörür

Bu rehberiik ilkesi, eğitim sistemlerinin programı merkeze alan geleneksel anlayıştan uzaklaşarak, öğrenciyi merkeze alan bir eğitim anlayışından hareket etmeleri gereğini vurgulamaktadır. Çünkü öğrenciler arasındaki bireysel ayrılıklan dikkate almayan ve eğitim öğretim etkinliklerini öğrencilerin ihtiyaçlan, ilgileri, yetenekleri ve bireysel özelliklerine uygun olacak bir biçimde düzenlemeyen geleneksel eğitim anlayışına dayalı, programı merkeze alan eğitim sistemleri, bireyin kendi ilgi, yetenek ve ihtiyaçları doğrultusunda gelişebilmesine olanak tanımamaktadır.

Böyle bir durum ise rehberliğin bir gelişim düzeyine ulaşabilmesine yardım etme hizmeti olduğu biçimindeki bir anlayışla çelişir. Bunun yanı sıra öğrenciyi merkeze almayan eğitim sistemleri, deyim yerindeyse herkesi a’ynı doğrultuda aynı bilgiler ile donatmayı hedefler ki böyle bir eğitim anlayışı içinde bireyin özgürce yaratıcılığını ortaya koyabilmesi ve kendini gerçekleştirebilmesi tehlikeye düşer.

Öğrenciye merkeze alan eğitim yaklaşımlarında ise, öğretim programları öğrencilerin yeteneklerin, ilgileri ve ihtiyaçlarını karşılayabilecek biçimde düzenlenir ve Tıer bireye kendi potansiyeli doğrultusunda gelişebilme fırsatı tanınır. Esasen rehberliğin bir önemli amacı da kısaca bundan ibarettir.

  1. Rehberlik yardımımn            esası,
    öğrencilerin kendi kişiliklerini daha iyi
    anlamalarım,    problemlerine     çözüm
    yolları       bulmada       onların       kendi
    kendilerine       yeterli       bir       durufaa
    gelmelerini sağlamaktır

Rehberliğin bu ilkesi, rehberlik yardımından yararlanan bir öğrencinin bu yardım sonucunda artık kendini her yönü ile daha iyi tanıyabilir bir duruma ulaşabilmiş olması gereğini vurgulamaktadır. Bu ilkeye göre rehberlik ayrıca bir öğrencinin bundan böyle karşı karşıya geldiği bir problemin üstesinden kendi başına gelebilmesi gerektiğine de işaret etmektedir.

 

Rehberlik

173

 

 

 

Bu ilkeye göre rehberlik, her başı sıkıştığında bireyin bir profesyonele başvurarak kendi sorunlannın çözümünü başkasından beklemek anlamına gelmemektedir. Esasen psikolojik yardım ilişkisi içinde danışmanın görevi, bireyin kendi sorunlarının kaynağına inerek bu sorunlarının çözüm yollarını görebilmesine ve kendi seçimleri ve kararları doğrultusunda bunlarla başa çıkabilir hale gelmesine yardım etmektedir.

  1. Rehberlik bedensel, zihinsel, sosyal
    ve duygusal olan bütün kapasitelerini
    kendi ilgi ve          yetenekleri

doğrultusunda en uygun bir düzeyde geliştirmesi için öğrencilere yardım etmelidir

Bu ilkeye göre rehberlik hizmeti öğrencilerin bütüncül bir kişilik geliştirebilmelerine yönelik biryardım hizmeti olarak sunulmalıdır.

Rehberliği sadece duygusal sorunlan olan öğrencilere yönelik bir hizmet olarak görmek, duygusal sorunları olmayan geniş bir öğrenci kitlesinin kişiliklerinin diğer boyutlarını geliştirmeye yönelik yardımlardan mahrum bırakılmalarma neden olabilir.

Öte yandan kişiliğin bedensel, zihinsel, sosyal,
ve psikolojik olan her yönü ile geliştirilmesi
gereği, rehberliğin bireyin bütün yönleri ile gizil
güçleri elverdiğince geliştirebilmesi ve kendisini
tam anlamıyla gerçekleştirebilmesi yolunda
ilerleyerek,         bireysel           ve         toplumsal

sommluluklarını           üstlenebilmesi           için

vazgeçilmezdir.

Bireyin tam anlamı ile kendini
gerçekleştirebilmesi ve yaşamını mutlu bir
biçimde sürdürebilmesi, kendine ve topluma
yararlı bir birey olabilmesi, ancak bütün bu
yönlerini                   gerektiği                   ölçüde

gerçekleştirebilmesiyle olanaklıdır.

Bireyin bütün yönlerini gerektiği ölçüde
gerçekleştirebilmesiyle       kastedilen,         her

öğrencinin kendi kapasitesi ölçüsünde gelişebileceğidir. Çünkü kişisel kapasiteleri açısından diğerlerinden farklı olan bir öğrenci, ancak kendi kapasitesi ölçüsünde bir gelişim gösterebilecektir.

  1. Öğrencilere rehberlik         yardımı
    verirken     onları     türlü     yönleri     ile
    tanımak gerekir.

Bir öğrenciye rehberlik yardımı verirken, onu yetenekleri, ilgileri, tutumları, değerleri, psikolojik özellikleri gibi bir çok yönüyle tanımak gerekir. Aslında her türlü özelliği ile öğrenciyi tanımanın amacı onu kendisine tanıtmak içindir. Kendini her yönü ile tanıyan bir öğrenci ise bu özelliklerine uygun düşen seçimlere yönelebilme olanağı elde eder. Kendi özellikleriyle uyuşan kararlar alabilir.

Öğrenciyi tanıyarak, onun kendisini tanımasını sağlamak, hangi yönlerini ne ölçüde geliştirebileceği konusunda bir anlayış geliştirebilmesi için gerekli olmaktadır.

  1. Rehberlik   uygulamaları   her   okulun
    amaç   ve   ihtiyaçlarına   uygun   olan
    alanlarda yoğunlaştırmalıdır

Rehberlik, okulöncesi kurumlardan üniversiteye
kadar her kademedeki okullarda verilen bir
yardım          hizmetidir.         Farklı          öğretim

kademelerindeki           öğrencilerin         rehberlik

ihtiyaçlarının da farkiılaşması, bu okulların rehberlik programları ile bu programlar doğrultusundaki rehberlik uygulamalarının farkh olmasını gerektirmektedir.

Öte yandan aynı kademelerdeki okullara devam eden öğrencilerin gelişim gereksinimleri aynı değildir. Okulların yapıları, sahip olduklan olanaklar, amaçlan, öğrencilerin nitelikleri, ailelerinin sahip olduğu olanaklar, aynı kademede olsalar bile okuldan okula farklılaşabilmektedir. Bu nedenle kimi okulla’rda bazı rehberlik hizmetlerini; kimi okullarda da bunlardan farklı rehberlik hizmetlerini ön plana almak gerekir.

  1. Rehberlik hizmetleri plânlı, programlı,
    örgütlenmiş         bir         biçimde         ve
    profesyonel bir düzeyde sunulmalıdır

Psikolojik danışma ve rehberlik hizmetlennin programlı ve planlı bir biçimde verilmesi, bu hizmetlerin etkililiği için gerekli bir koşuldur. Psikolojik danışma ve rehberlik hizmetleri gelişigüzel, el yordamıyla verilebilecek bir hizmet olarak görülmemeli, aksine belli bir plan ve program içinde yürütülmelidir. Belli bir programa dayalı olmayan psikolojik danışma ve rehberlik etkinlikleriyle, ögrencilerin her türden

 

174

Rehberlik

 

 

 

rehberlik gereksinimlerinin karşılanabileceği düşünülemez.

Öte yandan bir okuldaki rehberlik çalışmalarının hangi düzeyde etkili olduğu, rehberlik programında nelerin, niçin gerçekleştirilemediği ve gelecekte rehberlik programının nasıl daha işlevsel bir hale getirilebileceğine ilişkin sorunlara, ancak belli bir plan ve program içinde yürütülen rehberlik çalışmalarıyla gerçekçi cevaplar verilebilir.

  1. Uygun   bir   okul   rehberlik   programı,
    çevre koşulları ve özellikleri ile öğrenci
    nitelikleri   ve   ihtiyaçlarının   düzenli   ve
    sistemli     olarak     değerlendiril-     mesi
    temeline dayandırıl- malıdır.

Okul rehberlik programlan dinamik bir özellik taşımalıdır. Okul rehberlik programlarını bir kez geliştirdikten sonra, hiçbir değişiklik yapmadan her yıl aynen uygulamak doğru değildir. Okuldaki öğrencilerin nitelikleri ve gereksinimleri değiştikçe sistemli olarak rehberlik programlarının da buna göre düzenlenmesi gerekir. Öte yandan öğrencilerin çevrelerinde kendilerine açık olan fırsat ve olanaklar da zaman içinde farklılaşabilir. Rehberlik programlarının yenilenmesi ve giderek geliştirilmesinde okulun bu durumu da dikkate alması gerekir.

  1. Okulda etkili   bir   öğretim   programı
    için,   etkili   bir   rehberlik   programına
    gerek   vardır.   Öğretim   ve   rehberlik
    hizmetleri   karşılıklı   olarak   birbirine
    bağımlıdır.

Psikolojik danışma ve rehberlik uygulamalarını dışlayan okullann işlevlerini tam olarak yerine getiremeyecekleri anlatılmak istenmektedir. Gerçektende rehberlik uygulamalanna yer verilmeyen okullarda gerçekleştirilen öğrenme-öğretme etkinlikleri büyük ölçüde öğrencilerin zihinsel gelişimleri üzerinde odaklaşmakta, rehberlik etkinliklerinin gözardı edilmesi nedeniyle bu okullardaki öğrencilerin duyuşsal, sosyal ve bedensel gelişimleri ihmal edilebilmektedir.

Çağdaş eğitim anlayışında okulun görevi, öğrencilerin zihinsel, bedensel, sosyal ve psikolojik olan tüm yönleriyle en uygun bir biçimde gelişmeleri hedeflenmiştir. Sadece öğretim   hizmeti   ile   bu   amaca   ulaşılması

mümkün değildir. Öğrencilerin her yönü ile
gelişmelerine         yardım          edilmesi          de

gerekmektedir. Bu gereklilik ise her okulda örgütlü ve planlı bir biçimde rehberlik hizmetlerinin işe koşulmasını zorunlu kılar. Rehberlik hizmetlerine etkili bir biçimde yer veren okullarda, öğretim hizmetlerinin öğrenciyi merkeze alan bir anlayış içinde, rehberlik ilkelerine uygun öğretim etkinlikleri biçiminde gerçekleştirilebilmesi daha da kolaylaşabilir.

  1. Rehberlik hizmetlerinde         bireysel
    farklara saygı esastır.

İlgileri, yetenek düzeyleri ve kapasiteleri ne olursa olsun bireyler salt insan oldukları için saygıya değerdir. Bir bireyin diğerine göre üstün yönleri olması, daha değerli ve önemli biri olduğunu göstermez. Rehberlik hizmetlerini sunarken kapasiteleri, yapabildikleri ve sahip oldukları ne olursa olsun, bunları dikkate almaksızın, tüm bireylere sadece insan oldukları için saygı göstermek gerekir.

  1. Rehberlik     hizmetlerinde     süreklilik,
    gönüllülük     ve     psikolojik     danışma
    ilişkisinde gizlilik esastır.

Rehberlik yardımı anlık bir olay değildir. Öğrencinin ihtiyacının niteliğine göre belirli bir süre gerektirir. Dahası rehberliği gelişim süresi boyunca öğrencilerin farklı dönemlerdeki gelişim gereksinimlerini karşılamaya yönelik bir yardım hizmeti olarak düşündüğümüzde sürekli bir yardım hizmeti olduğunu ve bireyin rehberlik yardımına ihtiyacı olduğu sürece bu yardımdan yararlanması gerektiğini kabul etmek gerekir. Bunun yanı sıra rehberlik yardımı, hem yardım alan bireyin hem de bu yardımı sunan bireyin gönüllülüğüne bağlı bir hizmettir. Rehberlikten yararlanmak istemeyen bireye zorla rehberlik yardımı vermek doğru olmadığı gibi yararlı da değildir. Rehberlik hizmetlerinde bir diğer önemli ilke ise, psikolojik danışma ilişkisinde danışanın mahremiyetine saygı göstermektir. Psikolojik danışma ilişkisinde danışandan elde edilen bilgilerin danışanın izni olmadan başkalan ile paylaşılmaması gerekir. Özellikle başkalarınca bilinmesinden danışanın rahatsız olacağı özel bilgileri başkalarına aktarmamak, danışmanlann mutlaka uymaları gereken önemli bir etik ilkedir.

  1. Psikolojîk   danışma   ve   rehberlîk
    tüm öğrencilere yönelik bir yardım
    hizmetidir.

 

Rehberlik

175

 

 

 

Psikolojik danışma ve rehberliğin bütün öğrencilere yönelik olmasıyla da psikolojik danışma ve rehberlik hizmetlerinin kimilerinin sandığı gibi sadece problemli olarak nitelenen öğrencilerin problemleriyle başa çıkmaları için yapılan bir yardım olmadığı anlatılmaya çalışılmaktadır. Problemli olsun olmasın okuldaki her öğrencinin kişiliğinin doyurulması ve potansiyellerinin geliştirilmesi rehberlikte vazgeçilmez bir ilke olmaktadır.

  1. Aşağıdakilerden   hangisi   rehberliğin   ilkele-rinden biri değildir? (2001 KPSS-89)
  2. Tüm bireylere açık olması
  3. Öğüt vererek gerçekleştirilmesi
  4. Eğitimin ayrılmaz bir parçası olması
  5. Her bireyin değerli olduğuna inanılması
  6. E) Hizmetlerin bir bütün olması
  7. Aşağıdakilerden hangisi arkadaşları tara-fından fazla sevilmediğini düşünen ergenlik dönemindeki bir gence en etkili yardımdır? (2002 KPSS-65)
  8. Yeni insanlarla tanışmak
  9. Yalnız hareket etmeye alıştırmak
  10. Sosyal becerilerini geliştirmek
  11. Öğütler vermek
  12. E) Yalnızlığını teselliyle gidermek
  13. Farklı öğretim kademelerindeki rehberlik uygulamalarında aynen geçerliğini koruyan hangisidir? (2003 KPSS- 91)
  14. Yararlanılacak teknikler
  15. izlenecek programlar
  16. Rehberliğin temei ilkeleri
  17. Öğrencilerin gereksinimleri
  18. E) Gerçekleştirilecek uygulamalar

Psikolojik Danışma ve Rehberlikte Yanlış Anlayışlar

Psikolojik Danışma ve Rehberlikte yaygın olan yanlış anlayışlardan bazıları aşağıda verilmiştir;

l.Psikolojik Danışma ve Rehberlik yardımı bireye tek yönlü olarak doğrudan doğruya yapılan bir yardım değildir: Psikolojik Danışma ve Rehberlik yardımı ancak karşılıklı bir etkileşim sonucu gerçekleştirilebilir. Psikolojik Danışma ve Rehberlik yardımında hem yardımı veren, hem de yardımı alan önemlidir. Bunlar arasındaki etkileşim karşılıklıdır. Bu bakımdan, Psikolojik Danışma ve Rehberlik yardımını tek yönlü olarak yardım edenin karşı tarafa bazı şeyler aktarması biçiminde anlamak çok yanlıştır.

2.Psikolojik Danışma ve rehberliğin temelinde bireye acımak, onu kayırmak, her sıkıntıya düştüğünde bireye kol kanat germek gibi bir anlayış yoktur: Rehberlik anlayışında birey güçlü ve değerli bir varlıktır. Psikolojik Danışma ve Rehberlik yardımı ile birey sahip bulunduğu gücü kullanma ve daha da geliştirme olanağına kavuşur.

Psikolojik Danışma ve Rehberlik yardımı ile birey karşılaştığı sorunları çözmede kendi kendine yeterli bir düzeye erişebilir. Bunun için, Psikolojik Danışma ve Rehberlik yardımı bütün bireylere dönüktür ve her bireyin kendini gerçekleştirme yolunda bu yardımdan kazanacağı şeyler vardır.

3.Psikolojik Danışma ve Rehberlik bireyin sadece duygusal yanı ile ilgilenmez. Psikolojik Danışma ve Rehberlik yardımında, kuşkusuz duygusal süreçler esastır. Duyguların açıklanması ve anlaşılması bu yardımın özünü oluşturur. Ancak, sürecin özelliğine işaret eden bu durumu, bireyin sadece duygusal yanı ile ilgilenme anlamında almamak gerekir.

Psikolojik Danışma ve Rehberlik, bir bütün olarak bireyin tüm gelişimiyle yakından ilgilenir. Buna göre, sosyal, duygusal, zihinsel ve hatta fiziksei nitelik gösteren her türlü gelişim sorunu, meslekî ve eğitsel sorunlar ve tüm kişisel sorunlar Psikolojik Danışma ve rehbeıiiğin yakınılan ilgilendiği konulardır.

4.Psikolojik Danışma ve Rehberlikte kullanılan bütün yöntemler ve teknikler amaç değil, sadece araçtırlar: Psikolojik Danışma ve Rehberlikte belirli amaçlar için türlü testler, envanterler, anketler ve bilgi fişleri kullanılabilir.   Bunlardan   elde   edilen   bilgiler

 

176

Rehberlik

 

 

 

sistematik bir biçimde gruplandırılı yapılabilir.

Ancak, bu bilgilerin bireye dönük olarak etkili bir biçimde kullanılması gerekir. Çünkü, Psikolojik Danışma ve Rehberlikte, bireyin kendini tanımasına yardım esastır. Psikolojik Danışma ve Rehberlik yardımında bu amaçla kullanılmayan ve sonuçları öğrencilere yansımayan tüm bilgiler, dosyalar dolusu kadar da çok olsa, gösterişin ötesine geçemezler.

5.Psikolojik Danışma ve Rehberfik bu yardımı alan birey bakımmdan akademik bir öğrenme konusu ya da ders değildir: Psikolojik Danışma ve rehberliği öğretim çalışmalanna eklenmiş ve bu çalışmaların uzantısı gibi görmek yanlıştır. Genel bir kural olarak, rehberlik yardımında gerektiğinde bireye verilecek bilgi, sorunun çözülmesinde yardımcı olacak bir kaynağa işaret etmekten öteye geçmemelidir.

Rehberlik yardımının merkezi bireyin kendisidir. Yardım konusu olan sorunla ilgili daha çok bilinçlenmek ve gerekli kararı almak üzere bireye yardım esastır. Bunun için de yardım eden tarafın bilgi aktarmak gibi bir görevi yoktur. Özellikle öğretmenler rehberlik yardımı verme işi ile baş başa kaldıklannda bu noktaya dikkat etmek zorundadırlar.

6.Rehberlik bir disiplin görevi değildir: rehberlik yargılamaz ve ceza vermez. Okullarda Psikolojik Danışma ve rehberliği bir disiplin ve kontrol aracı olarak görmek kesinlikle yanlıştır. Psikolojik Danışma ve Rehberlik yardımı ile öğrenci davranışlannın değişebileceği ve böylece öğrencilerin çevresine daha sağlıklı ve dengeli bir uyum yapabilecekleri açısından Psikolojik Danışma ve Rehberlik ile okul disiplini arasında ancak dolaylı bir bağlantı kurulabilir. Disiplinde irdeleme, eleştirme, yargılama ve gerekirse ceza verme vardır.

Bütün bunlar rehberlik anlayışında yeri olmayan unsurlardır. Ancak, disiplin anlayışı ile rehberlik anlayışının birbiri ile bağdaşmaması okullarda disiplin işlemlerinin gereksiz olduğu anlamına alınmamalıdır. Burada sadece, disiplin işlemleri ile Psikolojik Danışma ve Rehbertiği birbirinden ayrı tutma gereği vurgulanmak istenmektedir.

Buna göre, uygulamalarda Psikolojik Danışma ve Rehberlik yardımı vermekle yükümlü personelin ve özellikle uzmanların okul disiplin işlemlerinde etkin rol almaktan ve disiplin kurulu üyeliğine seçilmekten kaçınmaları gerekir.

  1. Psikolojik Danışma ve Rehberlik her türlü problemi hemen çözebilecek sihirli bir güce sahip değildir: Psikolojik Danışma ve Rehberlik yardımında yardımı alan bireyin bu yardımı almaya hazır ve istekli oluşu önemli bir noktadır.

REHBERLİK MODELLERİ

Rehberlik alanında ortaya çıkan modeller şunlardır.

  1. Mesleki yardım süreci olarak rehberlik
  2. Eğitimle kaynaştırılmış rehberlik
  3. Klinik yaklaşım olarak ele alınan rehberlik
  4. Rehbeıiiği   karar verme   sürecine   yardım
    olarak ele alan model
  5. Gelişimsel rehberlik model
  6. Mesleki   yardım   süreci   olarak   rehberlik
    (Parsons)

Bu model rehberlik hizmetlerini, meslek seçimine yardım süreci olarak görmektedir. Bu modele göre bireylerin özellikleri ile mesleğin gerektirdiği nitelikler araştırılır, bu iki alandaki özellikler incelenir, bireylerin kendilerine uygun mesleklere yönlendirilmeleri sağlanır.

  1. Eğitimde kaynaştırılmış rehberlik (Bruner)

Bu görüşün savunucusu Bruner’e göre eğitim ve rehberliğin amaçları aynıdır. Her ikisi de bireylerin gelişmesini ve uyumlu olmalannı sağlamaya çalışmaktadır.

  1. Klinik yaklaşım olarak ele alınan rehberlik

Rehberliğin bu modelinde bireyin tüm yönleri ile ayrıntılı bir şekilde incelenmesiyle özelliklerinin belirlenmesine ve böylece kendisine uygun kararlar vermesine yardım edilmektedir. Klinik modelde bireyin kişilik özelliklerinin tanınması önemlidir. Geliştirilen birçok testin ortaya çıkmasına neden olmuştur. Bireyin problemini ortaya çıkarmak önemlidir.

  1. Karar verme sürecine yardım olarak rehberlik

 

Rehberlik

177

 

 

 

Rehberliği karar verme sürecine yardım olarak tanımlayanlara göre rehberlik, iş ve meslek seçimi gibi kararlar verme sürecindeyken bireye yapılan yardımlardır.

Karar vermede bireyin değerleri önemli bir role sahip olduğundan bu yaklaşımda bireyin değerler sistemini incelemek önemlidir.

  1. Gelişimsel Rehberlik

Günümüzde en çok kabul gören ve en kapsamlı modeldir. Gelişimsel rehberlik yaklaşımı rehberlik hizmetlerinin yaşamın tüm dönemlerinde sürekli olarak verilmesi gerektiğini savunur.

Gelişimsel rehberlik modelinde bireyin tek bir yönüyle değil, bir bütün olarak gelişmesi, bireyin kendisini ve çevresini tanıyan, kendisine uygun seçimler yapabilen bir duruma gelmesi amaçlanmaktadır. Diğer modeller bireyin bir bütün olarak gelişimine önem vermemişlerdir. Sadece tek bir problemle ilgilenmişlerdir.

Dolayısıyla bu modelde bireyin benlik gelişimi
önemlidir.           Kendi          benliğini          doğru

tanımlayabilen, çevresini tanıyan ve bu çevrede denge kurarak doğru seçimler yapabilen kişi kendini gerçekleştirebilir.

REHBERLİK TÜRLERİ

Rehberlik hizmetlerinin sınıflandırılması bu hizmetlerle erişilmesi hedeflenen temel amaçlar ve hizmetin sunulmasında uyulması gereken temel ilkeler değişmemektedir. Sınıflamalarda amaç, rehberlik hizmetlerinin daha ayrıntılı anlaşılması içindir. Rehberlik hizmetleri bir bütünlük içinde planlanan, yürütülen ve değerlendirilen hizmetlerdir. Rehberlik türleri incelenirken bunların birbirinden kopuk olduğu düşünülmemelidir.

Rehberlik çeşitleri 5 grupta incelenmiştir;

  1. Hizmetin Verildiği Kişi Sayısına Göre
  2. Bireysel rehberlik- grup rehberliği
  3. Bireysel   psikolojik   danışma-grupla
    psikolojik danışma
  4. Hizmetin   Verildiği   Öğretim   Kademesine
    Göre
  5. Okul öncesi eğitimde rehberlik
  6. İlköğretimde rehberlik
  7. Orta öğretimde rehberlik
  8. Yüksek öğretimde rehberlik
  1. Verilen Hizmetin İşlevine Göre
  2. Uyum sağlayıcı rehberlik
  3. Yöneltici rehberlik
  4. Ayarlayıcı rehberlik
  5. Önleyici rehberlik
  6. Tamamlayıcı rehberlik
  7. Geliştirici rehberlik
  8. Hizmetin Yoğunlaştığı Problem Alanına Göre
  9. Eğitsel rehberlik
  10. Mesleki rehberlik
  11. Kişisel rehberlik
  12. Hizmetin Verildiği   Hizmet alanlarına Göre
    Rehberlik
  13. Eğitim alanında rehberlik
  14. Sağlık alanında rehberlik
  15. Sosyal yardım alanında rehberlik
  16. Endüstri alanında rehberlik :
  17. Hizmetin     Verildiği     Kişi     Sayısına     Göre Rehberlik

Rehberlik ve psikolojik danışma hizmetinin belirli bir anda yöneldiği kişi sayısı ölçüt alındığında rehberlik hizmetlerini;

  • Bireysel rehberlik
  • Grup rehberliği
    Psikolojik danışmayı da;
  • Bireysel psikolojik danışma
  • Grupla   psikolojik   danışma   olarak   ayırmak
    mümkündür.

Bireyin uygun seçimler yapabilmesi, kararlar ala-
bilmesi ve çevresine uyum sağlayabilmesi için
kimi bilgilere gereksinimi vardır. Tek tek
bireylere ya da gruplara sunulabilecek olan bu
tür bilgilendirmede, danışmanla danışan
arasındaki ilişkinin niteliği, psikolojik danışma
İlişkisinde olduğu gibi özel bir etkileşim
gerektirmemektedir.Grup               rehberliğini

ilgilendiren bilgi verme hizmetleri, danışanların psikolojik gelişimlerinden Öle, bilişsel süreçleri üzerinde odaklanmaktadırlar

Oysa psikolojik danışmada danışanın daha çok duyuşsal Özelliklerine yoğunlaşılmaktadır. Psikolojik danışma ilişkisi bu âlânda yetişmiş gerekil bilgi ve beceri donanımına sahip kişilerce profesyonel olarak verilmesi gereken hizmetlerdir.

  • Bireysel psikolojik danışma, bir danışan vebir
    psikolojik danışman arasında kurulan psikolojik
    yardım ilişkisidir.

 

178

Rehberlik

 

 

 

  • Grupla psikolojik danışmada ise bir psikolojik danışman ile birden çok danışanın bulunduğu bir grupla terapötik ilişki kurma şeklidir.
  1. Hizmetin Verildiği Öğretim Kademesine Göre Rehberlik
  2. Okul öncesi eğitimde rehberlik
  3. İlköğretimde rehberlik
  4. Orta öğretimde rehberlik
  5. Yüksek öğretimde rehberlik

Okulların yapı ve işlevlerinin, amaçlarının ve okullardaki öğrencilerin gelişim gereksinimlerinin birbirinden farklı olması, farklı öğretim kademelerinde verilen rehberlik hizmetlerinin de farklılaşmasına neden olmaktadır.

Genel olarak hangi eğitim basamağında verilirse verilsin rehberlik hizmetlerinin amacı ve genel ilkeleri değişmez. Ancak bu genel amaç içinde yer alan daha alt ve özel amaçlar ve bunları gerçekleştirmede uygulanacak programiar, seçilen teknikler, kullanılacak teknik ve yöntemler değişebilir.

  1. Okul öncesi eğitimde rehberlik:

3-6 yaş arası zorunlu eğitim çağına gelmemiş çocukların sosyal, bilişsel zihinsel ve psikomotor gelişimini, programlanmış bir eğitim ortamında gerçekleştiren bir eğitim kademesidir. Resmi ve özel anaokulu ve ana sınıfı adıyla çocukları aynı zamanda ilköğretime hazırlayan okul öncesi eğitim kurumları önemli işlevleri yerine getirmektedir.

Okul öncesi eğitim döneminde çocuklann her yönüyle sağlıklı gelişmeleri, okul ortamına uyum sağlamaları ve kapasitelerini ortaya koyabilmeleri için eğitim çalışmalan rehberlik hizmetleriyle birlikte yürütülmelidir. Okul öncesi eğitim kurumları, oyun oynama, bedenini kullanma, merakını giderme, hayal ve istekleri açığa vurma, bağımsızlığını kazanma gibi ihtiyaçları karşılarlar. Rehberlik hizmetleri sunularak bu ihtiyaçların yeterli düzeyde yerine getirilmesiyle sağlıklı ve uyumlu bireylerin yetiştirilmesi beklenebilir.

Bu dönemde çocuğun ilgilerini, yetenek ve becerilerini geliştirmek için çeşitli etkinlikler düzenlemek, çocuğa kendini sınama ve tanıma olanaklan sunmak, çocuğun yaptıklarını izlemek, ona dönüt vermek ve doğru davranışları pekiştirmek gerekir.

Bu dönemde rehberlik hizmetleri kişisel açıdan, çocuğun kendini kabul özgüvenini geliştirme, benlik kavramım oluşturma, sosyalleşmeyi sağlama hedeflerine yönelik etkinlikleri kapsar. Eğitsel açıdan okula uyum ve ilköğretime hazır olma hedefleri esastır. Bu anlamda çocuğun okulu sevmesi, okumaya-eğitime karşı güdülenmesi ve bazı temel becerileri kazanması amaçlanır. Mesleki rehberlik alanında ise bu dönem mesleki gelişim sürecinin başlangıcı kabul edildiğinden çocuğun bu döneme özgü mesleki gelişim görevlerini gerçekleştirmesine yönelik etkinlikler planlanır.

Sonuç; Bu yaş döneminin özelliklerini dikkate alarak, çocuğun bilişsel, dil, duyuşsal, sosyal ve uyum sorunlarını çözmesine yardım edilmelidir.

  1. İlköğretimde Rehberlik:

Okul öncesi dönemde olduğu gibi bireyin
gelişimine elverişli ortam hazırlanması önemini
korumaktadır. Bu dönemin sonlannda erinliğin
yaşanması özellikle rehberlik hizmetlerini gerekli
kılmaktadır.            İlköğretimde            rehberliğin

amaçlarından biri bireyin her yönü ile tanınmasıdır. Rehberlik hizmetleri yoluyla kazandınlacak niteliklerin önemli bir bölümü için kritik dönemler ilköğretim çağı içerisindedir. İlköğretim düzeyinde rehberlik hizmetlerinin verilmesi, daha üst öğretim basamaklarında sunulacak olan rehberlik hizmetlerinin verimliliğini artıracaktır.

Gerek yönlendirmenin isabetli olması gerekse
bireyin tüm olarak gelişimine yardım için
ilköğretim süresince öğrencinin tanınması ve
onun kendini tanıyıp kabul etmesi gereklidir. Bir
bakıma ilköğretim süresince verilecek olan
rehberliğin amacı öğrencilerin kendilerini
tanımalannı sağlamaktır. Rehberlik eğitimi
kapsamında            çocuklarda     eğitim     isteği

uyandıracak bir sınıf ortamı oluşturulmasına yönelik etkinlikler geniş bir yer tutar. Öğrencilerin kişisel gelişimi ile ilgili olarak çocuğun özgüven kazanmasında olumlu bir benlik kavramı geliştirmesinde ve başkalanyla dengeli ilişkiler içinde birlikte yaşamayı öğrenmesinde böyle bir ortamın önemi büyüktür.

İlköğretim rehberlik programında bilgi servisi, bireyi tanımak ve bireyin kendini gerçekçi bir şekilde   anlamasına   yardım   etmek   için   ona

 

Rehberlik

179

 

 

 

kendisi hakkında toplanmış objektif bilgiler verme üzerinde odaklanmaktadır. Eğitsel ve mesleksel rehberlik etkinlikleri ilköğretimde de rehberlik programının ağırlıklı alanlarıdır. Öğrencilerin öğrenme güçlüklerinin belirlenmesi ve giderilmesi eğitsel planlamalann yapılması ve yürütülmesi, verimli çalışma yollarının tanıtılması, okula uyum, eğitim olanakları konusunda bilgilendirme, eğitsel kararlar almasına tercihler yapmasına yönelik hizmetler ilköğretimde sunulacak belli başlı eğitsel rehberlik hizmetleri kapsamındadır. Öte yandan mesleksel rehberlik kapsamında meslekleri tanıma, seçenekleri inceleme, mesleksel kararlaralma ve uygulama, mesleksel yönelimin sağlıklı olmasına yardım gibi hizmetler, ilköğretimin son yıllarında önem kazanmaktadır. Velilerle işbirliği yapmak bu dönem rehberlik hizmetlerinin üzerinde önemle durması gereken bir konudur.

Sonuç; Bireyi tanımak ve bireyin kendini gerçekçi bir şeklide anlamasını sağlamaya yönelik hizmettir. Bu yaşta öğrenci, özellikle okula uyum problemleri ve sınıf içindeki tutumu açısmdan rehberliğe ihtiyacı vardır.

  1. Aşağıdakilerden hangisi İlköğretim öğrencilerine yönelik rehberlik hizmetleri için “olmazsa olmaz” bir gereklilik değildir? (2003 KPSS- 92)
  2. Velilerle işbirliği yapmak
  3. Gelişimsel rehberliğe ağırlık vermek
  4. Grup rehberliğine öncelik vermek
  5. Meslekler       hakkında       olumlu       tutumlar
    kazandırmak
  6. E) Hizmetin     profesyoneller   tarafından     yerine
    getirilmesine ağırlık vermek
  7. İlköğretim öğrencisinin sosyalleşerek başarılı bir kişilik geliştirebilmesinde ağırlıklı bir öneme sahip olan kişi kimdir? (2004 KPSS-117 )
  8. Rehber öğretmen
  9. Sınıf öğretmeni
  10. Müdür
  11. Müdür Baş Yardımcısı
  12. E) Eğitsel Kol öğretmeni
  13. Orta Öğretimde Rehberlik:

Rehberlik hizmetlerine en çok ihtiyaç duyulan dönemdir. Orta öğretim,   15-18 yaş grubunu

kapsar. Bireylere bir meslek kazandırmayı, onları yüksek öğretime ve hayata hazırlamayı amaçlayan eğitim basamağıdır.

Orta ögretim basamağına rastlayan ve ergenlik olarak adlandırılan dönem insan hayatının en fırtınalı dönemidir. Bu dönemde ergenlerin kişisel, mesleksel ve eğitimsel problemlerinin yoğunlaştığı bilinmektedir. Bu dönemde bireyin bedensel açıdan değişmesi, değer sistemlerini oluşturmaya başlaması , mesleğe yönelmesi, yaşam felsefesi oluşturması ve kimliğini belirlemesi gibi önemli süreçleri yaşaması, rehberlik hizmetlerine duyulan ihtiyacı da artırmaktadır.

Rehberlik hizmetlerinin örgütlü ve programlı olarak yürütülmesiyle ergenin, zararlı alışkanlık ve arkadaşlıklarla şiddet ve teröre yönelik gruplara katılması önlenmeye çalışılırken, düzenli çalışma alışkanlığı edinmesi, sağlıklı hedefler belirlemesi, gerçekçi planlamalar yapıp doğru kararlar almasına yardım edebilir. . Bu anlayışla ergenlerin kendilerini rahatça ifade edebilecekleri, sağlıklı ilişkiler kurabilecekleri demokratik bir ortam sağlanabilir.

Bireye toplumda açık gelişme olanakları, farklı eğitim ve meslek seçenekleri sosyal gelişime yardımcı olacak olanak ve fırsatlar hakkında bilgi vermek yine rehberliğin amaç ve işlevleri içinde yer alır. Bu hizmetler, “bilgi verme, yöneltme, yerleştirme” hizmetlerinin kapsamına girer. Ayrıca öğrenciye yeni başladığı kurumu ve çevresini tanıtma ve onun bu yeni ortama alışmasına yönelik yardım etkinlikleri “oryantasyon, (duruma alıştırma)” hizmetlerini oluşturur.

Sonuç; Bireyin kimlik bütünlüğünü kazanması, , meslek seçimi, özel yeteneklerinin gelişimi, sanat, spor, kültür faaliyetlerine katılması ve ergenlik gibi önemli bir kritik evrenin sağlıklı bir şekilde atlatılması için rehberliğe ihtiyaç vardır. Bu nedenle eğitim alanında rehberlik hizmetleri ilk olarak orta öğretim kurumlannda başlamıştır.

  1. Yüksek Öğretimde Rehberlik:

Yüksek öğretimdeki öğrencilerin ergenlik döneminin sonlarında olmaları, onlara sunulacak rehberlik hizmetlerini farkhlaştırmaktadır. Yüksek öğretimdeki öğrenciler, ev ve aile ortamından ayrılmakta, kendi başına karar verme ve bunların sorumluluğunu yüklenme durumundadır.   Barınma,   beslenme, akademik

 

180

Rehberlik

 

 

 

başarı, kız-erkek ve arkadaş ilişkileri, flört ve aile kurma, mali destek, sağlık gibi birçok sorunu halletme, kişilik bütünlüğü ve kimlik kazanma, kendini, seçtiği bir meslek için hazırlama gibi sorunlara en uygun çözümü bulmak durumundadır. Toplumun sorunları ile daha yakından ilgilenmektedirler.

Örf, adet, değerler, inançlar, tavırlar, davranışlar üzerinde daha bilinçli bir şekilde kafa yormaktadır. Kimliğini bulmaya çalışmaktadır.

Yukarıda bahsedilen konulara çözüm bulmak görevi gencin kendisine aittir. Rehberlik ise gence bu konuda gereken desteği vermelidir.

Sonuç; Bu yaş dönemi öğrencileri daha çok kişisel rehberlik hizmetleri ve psikolojik danışma hizmetleri isterler. Yurt, burs ve yeni şehre ya da okula uyum sağlamak için de rehberliğe ihtiyaç vardır.

  1. Verilen Hizmetin İşlevine Göre Rehberlik
  2. Uyum sağlayıcı rehberlik
  3. Yöneltici rehberlik
  4. Ayarlayıcı rehberlik
  5. Önleyici rehberlik
  6. Tamamlayıcı rehberlik
  7. Geliştirici rehberlik
  8. Uyum sağlayıcı rehberlik

Okullarda uyum sorunu gösteren öğrencilere yardım eden etkinlikleri kapsar. Uyum sorunu gösteren öğrenciye; bireysel veya grupla psikolojik danışma yardımı vehlebilir. Uyum sağlayıcı rehberlikte amaç uyum sorunu gösteren bireyin yaşadığı problemlerin nedenini ortaya koymak ve çözüm yolları bulmasına yardımcı olmaktır. Okullarda en çok karşılaşılan sorunlardan biri uyumsuzluklardır.

  1. Yöneltici rehberlik

Bîreyin ilgi ve yeteneklerine alan, ders, okul ve meslek seçmesine yardım etkinliklerin/ içermektedir.

Günümüzde okulların programları, okul türleri ve meslek sayısı arttığından rehberliğin bu yönü öze! bir önem kazanmıştır. Bireyler kendi özeüiklerine uygun alan ve mesleklerde daha verimli ve rnutlu olacaklarından, öğrencinin doğru

seçimler yapmasını sağlamak son derece önemlidir.

  1. Ayarlayıcı rehberlik

Eğitim planlayıcı ve programlayıcılanna yönelik verilen ve bireysel farklılıklara uygun programlar geliştirmeleri konusunda yol göstermektir.

Çağdaş eğitim anlayışı bireysel farklılıklara uygun programlar geliştirmeyi gerekli kıldığından, eğitim anlayışının değişmesiyle birlikte rehberliğin ayarlayıcı yönünün önemi de artmıştır.

  1. Önleyici rehberlik

Problem ortaya çıkmadan problem olabilecek durumları tahmin etmek ve onları durdurmaya çalışmaktır. “Neler problem olabilir?” sorusuna cevap bulmak önemlidir. Öğrencilerin gelişim özellikleri çok iyi belirlenmeli, müdahale stratejileri ve eğitim programları geliştirilmelidir. Örnek; batıdaki ergen hamileliği problemini önlemeye yönelik cinsel eğitim programı, madde bağımlılığını önlemek için çalışmalar, bedenle ilgili meydana gelecek değişim-gelişimlere öğrencileri hazırlamak için yapılan çalışmalar.

  1. Geliştirici rehberlik

Gelişimsel rehberlik anlayışının ortaya çıkışıyla rehberliğin geliştirici işlevi de önem kazanmıştır. Bu görüşe göre bir önceki gelişim dönemini başarıyla geçenlerin bir sonraki gelişim dönemini başarıyla atlatacaklandır. Okul rehberlik programlarında öğrencilerin gelişim dönemleri dikkate alınarak bedensel, zihinsel, duygusal ve psiko-sosyal yönlerden sağlıklı bir biçimde gelişmelerini sağlayacak etkinliklere yer verilmesidir. Yani eğitim programlarının gelişimsel rehberlik anlayışına uygun olarak düzenlenmesi üzerinde durur.

  1. Tamamlayıcı Rehberlik

Rehberliğin bir diğer işlevi de ögretim etkinliklerini tamamlayıcı etkinliklerdir. Örgün eğitim kurumlarında gerçekleştirilen öğretim etkinlikleri, rehberlik hizmetleri ile birükte sürdürüldüğünde, eğitimde istenilen kaliteye ve verimliliğe ulaşılabilmektedir. Bu yüzden öğretimi planlayan, yürüten ve değerlendiren görevliler olarak öğretmenlerin rehberlik konusunda bilgilendirilmeleri ve gelişimsel rehberlik anlayışını benimsemeieri önem taşımaktadır.

 

Rehberlik

181

 

 

 

  1. Hizmetin Yoğunlaştığı Problem Alanına Göre rehberlik
  2. Eğitsel rehberlik
  3. Mesleki rehberlik
  4. Kişisel rehberlik
  5. Eğitsel Rehberlik

Eğitim kurumlarında yürütülen rehberlik
etkinlikleri büyük ölçüde eğitsel ağırlıklı rehberlik
hizmetleridir. Eğitsel rehberlik, öğrencilere okul
seçme, okula ve okulun bulunduğu çevreye
uyum sağlama, alan ve ders konusunda sağlıklı
eğitsel tercihler yapma, verimli çalışma
alışkanlıkları             kazandırma,             öğrenme

güçlüklerinden kurtularak okulda başarılı olma, yeteneklerini geliştirme ve zamanı iyi kullanma gibi yardımlan içermektedir.

  1. Mesleki Rehberlik

Bireylerin çeşitli meslekleri tanımaları, kendi niteliklerine uygun meslekleri seçmeleri, seçtikleri mesleğe hazırlanmaları ve mesleki yönden gelişmeleri konusunda yapılan yardımlara mesleki rehberlik denir. Mesleki rehberlik hizmetleri bireyin özelliklerinin tanınması, toplumda bireye açık olan mesleklerin gerektirdiği niteliklerin belirlenmesi ve bu iki kaynaktan elde edilen bilgiler ışığında bireyin nitelikleri ile mesleklerin gerektirdiği nitelikler arasında bağlantılar kurarak bireyin kendine uygun bir mesleki tercih yapması üzerinde odaklaşmaktadır.

  1. Kişisel Rehberlik

Öğrencilerin “kişisel-sosyal” gelişim ihtiyaçlarını karşılamak ve böylece onların kişisel gelişim ve uyumlarına yardımcı olmak amacıyla yürütülen rehberlik hizmetlerine denir. Bireyin çocukluktan yetişkinliğe eğitimin çeşitli kademelerinde “kendini ve başkalarını anlaması ve kabul etmesi, günlük yaşam becerilerini kazanması, aile ve toplum olgusunu kavrayarak bu ortamlarda sağlıklı ilişkiler geliştirebilmesi” gibi alanlarda yeterlik kazanması, kişisel ve sosyal gelişimini sağlıklı sürdürebilmesi için verilen rehberlik hizmetleridir.

  1. Öğrencilerin kişiliklerinin zihinsel, bedensel, sosyal ve duygusal olan bütün yönleriyle dengeli ve sağlıklı biçimde gelişerek, yapıcı, yaratıcı ve üretken bireyler olabilmelerine yardım etme amacı, hangi rehberlik anlayışı ile ilişkili bir hedeftir? (2003 KPSS- 95)
  2. Edimsel
  3. iyileştirici
  4. önleyici
  5. Ayarlayıcı
  6. E) Bilgi sağlayıcı
  7. Hizmetin   Verildiği   Hizmet   alanlarına   Göre Rehberlik
  8. Eğitim alanında rehberlik
  9. Sağlık alanında rehberlik
  10. Sosyal yardım alanında rehberlik
  11. Endüstri alanında rehberlik

Rehberlik hizmetleri ilk olarak eğitim kurumlarında bir ihtiyaç olarak belirmiş ye yapılanarak hızlı bir gelişme göstermiştir. Bu nedenle rehberlik hizmetlerine eğitim kurumlannda daha yaygın olarak rastlanmaktadır. Bireylerin kendi yeteneklerini, ilgi ve ihtiyaçlarını, çevresindeki olanakları görerek sağlıklı kararlar almalarına yönelik olarak sürdürülen hizmetler eğitimin ayrılmaz bir parçasıdır.

Okullarda öğrencilerin bedeni, zihni, ahlaki ve sosyal yollardan Milli Eğitimin amaçlarına uygun bir şekilde gelişebilmeleri, kendi problemlerini çözebilmeleri, çeşitli alanlarda beklenen uyumları sağlayabilmeleri, ilgi ve yetenekleri yönünde bir öğrenim görebilmeleri, bir mesleğe ve işe yönelebilmeleri hususlarında kendilerine sistemli ve sürekli bir yardım sağlamak amacıyla rehberlik çalışmaları düzenlenmesi gerekmektedir.

İnsanın olduğu her yerde fıziksel sağlığa olduğu kadar psikolojik sağlığa da destek olmak gerektiği anlayışının yaygınlaşmasıyla birlikte rehberlik hizmetleri diğer kurumlarda da yerini almaya bağlamıştır.

Sağlık kurumlannda rehberlik hizmetlerinin koruyucu mh sağlığı işlevini üstlenmektedir. Huzurevleri ve Çocuk Esirgeme Kurumu gibi sosyal yardım kurum-lannda ve bazı sanayi kuruluşlarında bireylerin uyum sorunlarının çözümüne yardımcı olmak amacıyla rehberlik hizmetlerine yer verilmeye başlanmıştır.

Endüstri alanlarındaki sanayi kuruluşlan, işçi sendikaları, işçi bulma kurumu gibi kurumlarda da

 

182

Rehberlik

 

 

 

son yıllarda rehberlik hizmetlerine yer verilmeye
başlandığı görülmektedir. Sanayi kuruluşlannda
otomasyon yanında işlerin çeşitlenerek daha
karmaşık hale gelmesi çalışanlarda birtakım
uyumsuzluklara         yol               açmaktadır.            Bu

uyumsuzlukların doğurduğu problemlerle başa çıkma konusunda rehberlik yardımının işgörenler açısından önemi anlaşılmıştır. İş ve işçi bulma kurumu mesleki rehberlik alanında önemli bir işlevi yerine getirmektedir. İş arayanlara meslekler konusunda bilgi vermek, mesleklere yatkınlık ve uygunluklarını saptamak, mesleğe yöneltme, meslekte yetiştirme gibi rehberlik hizmetlerini yürütmekle, bu kurumun önemli bir boşluğu doldurduğu söylenebilir.

  1. Herkes gibi kendisinin de hata yapabileceğini kabul eden bir öğretmen için en uygun olan davranış   biçimi hangisidir? (2003 KPSS-99 )
  2. Kurallara sıkı sıkıya bağlı kalmak
  3. Yeniliklere açık davranışla! sergilemek
  4. Mükemmelliyetçiliğe önem vermek
  5. Öğrenci karşısında açık vermekten kaçınmak
  6. E) Uzman   olmadığı   konularda   suskun   kalmayı
    benimsemek

BİR OKULDAKİ REHBERLİK SERVİSİNİN

VERDİĞİ HİZMETLER (REHBERLİK

HİZMET ALANLARI)

  1. Plan-program hazırlama hizmetleri
  2. Yeni duruma-ortama alıştırma (oryantasyon)
    hizmetleri
  3. Öğrenciyi tanıma hizmetleri
  4. Bilgi verme hizmetleri
  5. Psikolojik danışma hizmetleri
  6. Grup rehberliği hizmetleri
  7. Yöneltme ve yerleştirme hizmetleri
  8. Sevk (yardım almaya yönlendirme) hizmetleri
  9. İzleme hizmetleri
  10. Konsültasyon (müşavirlik) hizmetleri
  11. Çevre ve aile ilişkiler
  12. Araştırma ve değerlendirme hizmetleri

Bunları kısaca açıklamak gerekirse; 1.   Plan-program hazırlama hizmetleri

Okul rehberlik hizmetleri belirli bir program ve plan içinde yürütülür. Program ve plan hazırlama, diğer hizmet alanlarının içeriğini ve hizmetlerin hangi öğrenci grubuna nasıl bir sıra ile hangi personel tarafından verileceğini açıklığa kavuşturur.

Rehberlik etkinlikleri programı hazırlanırken okulda bulunan öğrencilerin gelişim düzeyleri (ilk veya orta), okulun türü, okulun bulunduğu sosyo-kültürel çevre, okulun personel ve fiziksel olanakları ve öğrencilerin ihtiyaçlarının dikkate alınması gerekir.

Hazırlanacak kapsamlı rehberlik programı modelinin aşağıdaki özelliklere sahip olması gerekir,

  • Öğrenci gelişimine yönelik olması
  • Zamanı   etkin   bir   şekilde   kullanan   bir
    program olması
  • Okulun   açıldığı   ilk   günden   başlayarak
    okulun kapandığı son güne kadar sürmesi
  • Klinik (sorun çözücü) odaklı değil, eğitim
    temelli olması

Okul rehberlik programı okuldaki rehberlik ve psikolojik danışma servisinde görevli psikolojik danışman tarafından öğretim yılı başında hazırlanır.

Hazırlanan program işlevsel ve sürekli geliştirilebilir bir özelliğe sahip olmalıdır. Hazırlanan program Okul Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetleri Yürütme Kurulu tarafmdan incelenir. Hazırlanan program doğrultusunda rehberlik hizmetleri sunulur. Ancak bir yıl için hazırlanan program mutlak değişmez bir program değildir. Her sınıfın sınıf rehber öğretmenleri de okul için hazırlanan yıllık rehberlik programı doğrultusunda sorumlu oldukları sınıftaki öğrenciler için yıllık rehberlik hizmetleri çalışma planı hazırlarlar.

  1. Okul rehberlik programları ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur? (2004 KPSS-103)
  2. Her yıl aynı   program uygulanmalıdır
  3. Programlar problemli ve engelli öğrencilere
    yönelik olmalıdır
  4. Aynı   ildeki   tüm   okullar   aynı   programı
    uygulamalıdır
  5. Her okul türü aynı programı uygulamalıdır
  6. E) Programlar öğrenci ihtiyaçlarına göre her yıl
    yenilenmelidir
  7. Yeni duruma-ortama alıştırma (oryantasyon) hizmetleri

Bu hizmet alanı öğrencilerin okulu ve okulun
olanaklannı tanımaları amacıyla sunulan
hizmetleri kapsar. Bu hizmetler öğrencilerin okula
uyumunu            kolaylaştırdığı           gibi         okulun

 

Rehberlik

183

 

 

 

olanaklarından yüksek düzeyde yarar sağlamasını ve problemlerle karşılaşmasını önleyen hizmetlerdir.

Hizmetlerin sunumunda okuldaki tüm personel görev almalıdır. Ancak uygulama aşamasındaki görevlerin önemli bir kısmı sınıf rehber öğretmenleri tarafından yürütülür. Hizmetler daha çok toplu biçimde ve bilgi verme şeklinde sunulur. Bu hizmetler genellikle eğitim-öğretim yılının başladığı ilk günlerde verilir. Okula yeni kayıt yaptıran öğrencilerin bu tür hizmetlere daha çok gereksinimleri vardır. Bu kapsamda verilecek hizmetler özetle aşağıdaki gibidir;

  • Okulun   tarihçesi,   öğretmen   ve   öğrenci
    durumu, uygulanan programlar hakkında
    bilgi verme
  • Okulun   fıziksel   durumu   hakkında   bilgi
    verme
  • Okulun   eğitim   programı   hakkında   bilgi
    verme
  • Ders dışı etkinlikler hakkında bilgi verme
  • Okul kuralan hakkında bilgi verme
  • Okuldaki psikolojik danışma ve rehberlik
    hizmetleri hakkında bilgi verme
  • Okul çevresi hakkında bilgi verme
  • İlgiler
  • Kişilik   özellikleri,   değerler   ve   benlik
    tasarımı
  • Akademik durum
  • Öğrencinin yaşadığı çevre

Öğrencilere ait toplanan bu bilgiler sistemli ve düzenli bir şekilde dosyaya kaydedilir. Bu bilgilerin çoğu gizlilik derecesi yüksek olan bilgilerdir. Bu bilgiler ancak öğrencilerin bilgisi ve izni ile öğrencilerin yararına olmak koşulu ile üçüncü kişilere verilebilir. Okul psikolojik danışmanı, sınıf rehber öğretmeni ve okul yönetimi bu bilgilerin gizliliğini sağlamakla yükümlüdürler.

Öğrencileri tanımada kullanılan çeşitli teknikler vardır. Bunlardan bir kısmı dışandan bilgi toplamaya dayalı olan test, gözlem, dereceleme ölçekleri, olay (vak’a) kaydı gibi tekniklerdir. Bir kısmı da öğrencinin kendisini ve çevresini nasıl algılayıp, yorumladığını anlamamıza yardımcı olan görüşme, otobiyografi, sosyometri, kimdir bu tekniği, çeşitli envanterler ve soru listeleri gibi tekniklerdir.

 

 

 

  1. Aşağıdakilerden hangisi okulun ilk günle-rinde’ öğrencilere sunulması gereken reh-berlik hizmetlerindendir? (2002 KPSS- 54)
  2. Öğrencinin   kendi   yeteneklerini   tanimasını
    sağlama’
  3. Öğrencilerin   sosyalleşmeleri   için   etkinlikler
    düzenleme
  4. Öğrencilerin psikolojik problemlerini belirleme
  5. Öğrencilerin çalışma yollarını ve stratejilerini
    belirleme
  6. E) Öğrencilere okulu ve okul kurallarını tanıtma
    Öğrenciyi tanıma hizmetleri

Öğrenciyi tanıma etkinliklerinden elde edilen bilgiler diğer rehberlik etkinliklerine yön verir. Aşağıda öğrencilerle ilgili farklı alanlarda toplanacak bilgi alanlarına yer verilmiştir;

  • Kişisel bilgiler
  • Aile ve ev durumu
  • Sağlık ve fiziksel durumu
  • Yetenekler
  1. Bilgi verme hizmetleri

Öğrencilerin ihtiyaç duydukları bilgiler; eğitsel, mesleki ve kişisel sosyal alanlarla ilgili bilgilerdir. Bunlar daha sonra ayrıntılı bir biçimde ele alınacaktır.

Eğitsel bilgi, öğrencilerin bulundukları eğitim programı ve gidebilecekleri üst eğitim kurumları hakkındaki bilgilerden oluşur. Eğitsel bilgileri vermenin amacı, öğrencilerin ilgi ve yetenekleri doğrultusunda bir eğitim programına yönelmeleri ve bunda başarılı olmalarıdır.

Mesleki bilgi, öğrencilerin kendi ilgi, yetenek ve kişilik özelliklerine uygun bir mesleği seçmelerine yardım etmektir. Öğrencilerin yönelmeyi düşündükleri meslekler hakkında ayrıntılı bilgilere gereksinimleri vardır.

Kişisel, sosyal bilgi, öğrenciler okul döneminde kritik gelişim döneminde olmaları nedeniyle onlara, sosyal gelişim ve uyumlarını kolaylaştıracak aile,   arkadaş   ve   diğer sosyal

 

184

Rehberlik

 

 

 

çevreleriyle           ilişkilerini          zenginleştirecek

kişilerarası ilişkilere yönelik bilgiler verilebilir.

  1. Psikolojik danışma hizmetleri

Psikolojik danışma bireylerin kendilerini tanımalarını, güçlü ve zayıf yönlerini fark ederek yaşadıkları problemleri etkili biçimde çözmek amacıyla yüz yüze bir ilişki süreci içinde sunulan ve duyuşsal yönü ön planda olan profesyonel bir yardım hizmetidir. Nihai amacı da bireyin karar verme ve problem çözme becerilerini geliştirerek kişisel gelişimini sağlamaktır. Psikolojik danışmanın kendlne özgü çeşitli kuram, teknik ve ilkeleri vardır. Psikolojik danışma hizmeti ancak bu alanda yetişmiş ve yeterliliği olan uzman kişiler tarafından sunulur.

Psikolojik danışma süreci içinde yardım alan kişiye “danışan”, yardım veren uzmana da “danışman” denilmektedir. Bu hizmet bir danışan ile danışman arasında kurulan ilişki ise buna “bireysel psikolojik danışma” denilmektedir. Eğer bu ilişki bir danışman ve birden çok (genellikle 8-12) danışan arasında kurulmuşsa buna “grupla psikolojik danışma” denilmektedir. Öğrencilerin ihtiyaçlarma göre bu sayı değişmekle birlikte genellikle görüşme sayısı 8-10 arasındadır.

Eğer bilgi toplamak amacıyla görüşme yapılıyorsa öğrenciyle kurulan ilişki psikolojik danışma değildir.

Psikolojik Danışma Kuramları

Psikolojik Danışma Kuramları genel olarak 4 başlık altında toplanabilir.

  1. Psikanalitik Yaklaşım
  • İnsan davranışlan kişinin biyolojik ihtiyaçları
    ve cinsel güdülerinin etkisiyle oluşur
  • İnsan     davranışları     bilinçaltı     süreçlerle
    bağlantılıdır
  • Kişilik id, ego ve süperego’dan oluşur
  • Tedavi   yöntemi:   rüya   analizi   ve   serbest
    çağrışımdır
  • Sorunların   kaynağını   0-6   yaş   çocukluk
    döneminde aramak gerekir
  1. Davranışçı Yakiaşım
  • Kişilik     doğumdan     sonraki     olumlu     ve
    olumsuz öğrenmeler üzerine kurulur
  • Uyumsuzluklann nedeni           olumsuz
    öğrenmelerdir
  • Olumsuz   davranışın   öğrenilmesi   yoluyla
    olumlu davranış da öğretilebilir
  • Tedavi:       Sistematik       duyarsızlaştırma,
    yeniden   biçimlendirme,   atılganlık   eğitimi,
    model alma (taklit)
  1. İnsancı Varoluşçu Yaklaşım
  • Birey   değerlidir,   özgürdür.   Bu   nedenle
    kendini yönetme, yönlendirme, denetleme
    gücü kendindedir
  • Ruhsal     sorunlann     kaynağı,     toplumsal
    kurallarla bireyin doğal gelişimi engellendiği
    zaman ortaya çıkar
  • Birey   doğuştan   iyidir.   Kendini   geliştirme
    gücüne sahiptir.
  • Birey   güçlü   bir   benlik   algısı   sayesinde
    kendini gerçekleştirebilir.
  • Tedavi:   Danışana   saygı   duyma,   değer
    verme, koşulsuz kabul, empati
  1. Bilişsel Yaklaşım
  • Bireyin   gelişimi   akılcı,   tutarlı,   gerçekçi,
    düşünerek   olaylara   yaklaşması   sayesinde
  • Akıl ve davranış duyguları yönetir
  • Tedavi:   Bireyin   mantıksız,   yanhş,   yıkıcı
    düşüncelerini   değiştirme,   başarısız   kimlik
    örüntüsünden kurtarma yoluyla olur.
  1. Bireysel ve grupla psikolojik danışma karşılaştırıldığında, aşağıdakilerden hangisi grupla psikolojik danışmanın dezavan-tajlarından biridir? (2004 KPSS-109 )
  2. Gruba   ait   olma   ve   başkalarınca   kabul
    edilip benimsenme duygusunu yaşama
  3. Benzer sorunlara sahip olan insanlarla,
    benzer sorunlar üzerinde konuşabilme
  4. Belirli sorunların çözümünde başkalarının
    deneyimlerinden yararlanma
  5. Köklü   sorunların   çözümünde   yeterince
    etkili olamama
  6. E) Başkalarının   da   sorunları   olabildiğini
    görerek teselli olma

 

Rehberlik

185

 

 

 

  1. Yalnızlık, değersizlik ve başarısızlık duyguları
    yaşayan   ve   uyumsuzluk   sergileyen   bireylere
    sorunları ile başa çıkabilmeleri için Öncelikle
    verilmesi gereken rehberlik hizmeti hangisidir?
    (2004KPSS-111)
  2. Bireyi tanıma
  3. Psikolojik danışma
  4. Yöneltme
  5. izleme
  6. E) Bilgilendirme
  7. Rogers’in   insancı   yaklaşımında   en   fazla
    vurgulanan, aşağıdakilerden hangisidir? (2004
    KPSS-114)
  8. Öğrenciyi merkeze alan eğitim anlayışı
  9. Programı merkeze alan eğitim anlayışı
  10. Bilinçaltı
  11. Mantık dışı düşünceler
  12. E) Kişiliğin aşırı uçlarını birleştirme
  13. Grup rehberliği hizmetleri

Grup rehberliği hizmetleri 10-15 kişilik gruplarla ya da sınıftaki tüm öğrencilerle yürütülen hizmetlerdir. Bu tür çalışmalarda daha çok öğrencilerin kendileriyle ilgili veya olgusal konularda (karar verme, meslekleri tanıma, sosyal ilişkiler, etkili ders çalışma gibi) bilgilenmelerini sağlayarak gelişimlerine yardımcı olmak hedeflenir.

  1. Yöneltme ve yerleştirme hizmetleri

Öğrenciyi tanıma hizmetlerinden öğrenci hakkında elde edilen bilgiler ışığında onun yönelebileceği okullar veya programların neler olduğunu bilmesi ve kendisi için en uygun olanını seçmesi sürecinde sunulan hizmetler yöneltme ve yerleştirme hizmetleri olarak adlandınlmaktadır.

Öğrencilerin okuldaki bir programa veya bir üst eğitim kurumuna yöneltilip yerleşmesine yardım edilebildiği gibi bir mesleğe veya bir işe yöneltilip yerleştirilmesi de bu hizmetler içinde yer alır.

  1. Sevk (Yardım almaya yön!endirme) hizmetleri

Öğretmen, öğrencinin dile getirdiği sorunun niteliğine göre kendi yeterliliği dışında ise öğrenciyi mutlaka yardım almak üzere psikolojik danışmaya yönlendirmelidir. Okulda psikolojik danışman yok ise öğrencinin ilgili rehberlik ve

araştırma merkezine başvurması sağlanmalıdır. Gerek okuldaki psikolojik danışmana sevk, gerekse okul dışındaki bir kuruma-uzmana sevk çalışmalarında öğretmen hassas davranmalıdır.

Öğrencilerin yaşadıklan ruh sağlığı ile ilgili problemlere yardımcı olabilecek meslek grupları içinde Psikiyatrist, psikolog, psikolojik danışman, sosyal çalışmacı (sosyal hizmet uzmanı) özel eğitim uzmanı bunlann başltcalandır.

  1. İzleme hizmetleri

İzleme çalışmaları, hem öğrencinin değişim ve gelişimini takip etmek amacıyla, hem de sunulan rehberlik çalışmalarının etkililiğini öğrenmede ihtiyaç duyulan bilgileri sağlar.

Örneğin bir okuldaki 9. sınıf öğrencilerine alan seçiminde rehberlik hizmeti sunduğumuzu düşünelim. Alanlarını seçen bu öğrencilerin yerleştikleri alanların kendilerine uygun olup olmadığını, verdikleri kararların isabettiliğini ve alanlannda başarılı ve mutlu olup olmadıklarmı izleme çalışmalarıyla takip edilmesi gerekir.

  1. Mezunların sonraki yıllarda öğrenime devam edip etmediklerine, ettilerse başarı durumlarına; etmedilerse iş durumlarına, ilişkin bilgileri toplayarak ilgililere duyurmak, rehberlik servisinin hangi faaliyetleri kapsamında yer alır? (2001 KPSS-97)
  2. A) B) C) D) E)

Konsültasyon Bilgi toplama Alıştırma Bilgi verme İzleme

  1. Aşağıdakilerden hangisi okullarımızda gözlenen en yaygın rehberlik hizmetlerindendîr? (2003 KPSS- 93)
  2. Müşavirlik
  3. Araştırma ve değerlendirme
  4. İzleme
  5. Yöneltme
  6. E) Değerlendirme

 

186

Rehberlik

 

 

 

  1. Bireyi tüm kişilik özelliklerinin toplamından farklı bir bütün olarak ele alan psikolojik danışma kuramının adı nedir? (2003 KPSS-101 )
  2. Psikoanalitik yaklaşım
  3. Geştalt
  4. Davranışçı
  5. Varoluşçu
  6. E) Gerçekçi
  7. Konsültasyon (müşavirlik) hizmetleri

Doğrudan öğrencilere dönük olmayan, öğürencilere sunulan psikolojik danışma ve rehberlik hizmetlerinin etkililiğini artırmaya yönelik olan hizmetlerdir. Bu çalışmaların amacı, okuldaki yönetici ve öğretmenlerin daha uygun ve ortak bir rehberlik anlayışına sahip olmasını, çalışmalarda bu anlayışın esas alınmasını ve okuldaki tüm olanakların bu anlayışa uygun bir biçimde kullanılmasını sağlamaktır. Böyle bir çalışma velilere de yapılabilir. Konsültasyon çalışmalarını planlama ve yürütme sorumluluğu psikolojik danışmanlardadır.

Konsültasyon          çalışmaları           kapsamında

yapılabilecek işler aşağıda özetlenmiştir;

  • Velilere   okulun   amacını,   program   ve
    politikasını tanıtma
  • Öğrencilerin okulda öğrendiklerinin evde
    pekiştirilmesini sağlama
  • Evde     öğrenciyi     olumsuz     etkileyen
    koşulları olumluya çevirme
  • Okulda daha etkin bir öğrenme ortamı
    oluşturma
  • Okulda     almacak     kararlara     katılımı
    sağlama
  • Bazı     öğrenciler     için     alınan     özel
    önlemlere herkesin katılımını sağlama
  • Olumsuz       öğretmen       davranışlannı
    değiştirme
  • Öğrenme   ve   çalışma   güçlüğü   çeken
    öğrencileri tanıma ve bunlarla ilgili olan
    öğretmenlerle işbirliği yapma
  • Öğretmenin   bir   öğrencinin   sorunuyla
    çalışırken   bunu   başarması için gerekli
    desteği sağlama
  1. Çevre ve aile ile ilişkiler

Öğrencilerin            çevredeki            olanaklardan

yararlanmalann! sağlamak önemlidir. Bu olanaklar, psikolojik yardım ve sağlık hizmeti sunan, sosyal,   kültürel ve sportif etkinliklerin

yapılabildiği kuruluşlar ve çevredeki diğer okullar gibi kurumlan kapsar. Çevre ile ilişkilerin etkili biçimde kurulması, okul yönetiminin ve okul psikolojik danışmanının sorumluluğundadır. Ayrıca okul aile birlikleri ve okul koruma dernekleri de çevre ve aile ile ilişkilerin geliştirilmesinde önemli olan birimlerdir.

Aile ile ilişkileri geliştirmek, okuldaki rehberlik
ve psikolojik danışma hizmetlerinin tanıtılması,
okul amaç ve vizyonunun anlaşılması ve
öğrencilerde hedeflenen zihinsel, duygusal ve
sosyal            davranışlann              kazanılmasını

desteklemektir.

  1. Araştırma ve değerlendirme hizmetleri

Uygulanan bir programın sonuçları hakkından bilgiler edinmek, öğrencilerin, öğretmenlerin ve velilerin özellik, ihtiyaç ve beklentileri hakkında ayrıntılı bilgi sahibi olmanın yanında yaşanan bir sorunun çözümü için yol gösterici bilgiler edinmek için araştırma ve değerlendirme çalışmaları yapmak gerekir. Bu çalışmalardan elde edilen bilgiler ve kanıtlar doğrultusunda bir okulda uygulanan rehberlik ve psikolojik danışma programı geliştirlerek yenilenmelidir.

KİŞİSEL REHBERLİK

Ders notlarının ilk başlarmda belirtitdiği gibi gelişimsel rehberlik modeli anlayışı günümüzde en çok kabul gören ve en yaygın rehberlik anlayışlıdır. Gelişimsel rehberlik anlayışı, öğrencini büyüme, gelişme süreci içinde;

  • Kişisel-sosyal
  • Eğitsel
  • Mesleki

Gelişim alanlannda temel ihtiyaçlarını karşılama ve bu alanlarda döneme özgü gelişim görevlerini yerine getirmede gerekli yeterlilikleri kazandırmayı amaçlar.

Kişisel rehberlik, öğrencinin kendini tanıması, anlaması, üstün ve sınırlı yönleri ile kendini kabul etmesi ve geliştirmesini amaçlar. Kendine güvenen, kişiler arası ilişkilerde becerili, kişisel ve sosyal yönden dengeli ve uyumlu bir birey olarak yetişmesine yardım hizmetlerini kapsar.

Bu hizmetler yürütülürken bireyin bir gelişme süreci   içinde   olduğu,   gözlenen   davranışların

 

Rehberlik

187

 

 

 

kalıcı olmadığı, içinde bulunulan gelişim basamağına özgü olup değişebileceği unutulmamalıdır.

Günümüzde üzerinde çok konuşulan kavramlardan biri olan “duygusal zeka” kavramı ve eğitim sürecinde duygusal zekanın nasıl geliştirilebileceği tartışmaları da kişisel rehberlik hizmetlerine farklı bir bakış açısı getirmiştir.

Duygusal Zeka

Bu kavram aşağıdaki özellikleri yetenekleri kapsamaktadır;

  • Özbilinç: Kendini tanıma, bir duyguyu
    oluşurken fark edebilme
  • Duyguları idare edebilme: Duyguları
    uygun biçimde idare edebilme
  • Kendini       harekete       geçirebilme:

Duyguları bir amaç doğrultusunda harekete geçirmek

4)   Başkalarının                        duygularını

anlayabilme:            empatı,          kendini

başkalarınm yerine koyabilme

5}   îlişkileri            yürütebilme:            Etkili

kişilerarası ilişki kurabilme, sosyal beceriler.

Kişisef rehberliğin hedefleri aynı zamanda duygusal zekanın gelişimine yöneliktir. İnsancıl yaklaşımdaki bir öğretmenin oluşturacağı olumlu stnıf ortamı kişisel rehberliğin birinci koşuludur. Bu nedenle insancıl yaklaşımın eğitim ilkeleri üzerinde durmak gerekmektedir;

Hümanistik (insancıl) yaklaşımın eğitim ilkeleri

  • İnsanın     tek   ve     temel     güdüsü
    “kendini gerçekleştirme”
    ihtiyacından   kaynaklanır.  
    Bu   güdü
    bireyi tüm yaşam sürecinde daha iyiyi
    yapmak, daha mükemmeli elde etmeye
    yöneliktir.
  • Davranış bozuklukları, güvensizliğin
    veya     engellenmenin     sonucudur.

Gerçekte birey doğası gereği iyidir.
Normal koşullar altında benliği geliştirici
davranışlar ortaya koyar. Ancak bir
tehdit veya güvensizlik karşısında
kalırsa, benliği savunucu davranışlar
ortaya            çıkabilmekte,             bazen

saldırganlaşmakta,       çaresiz       kaldığı

durumlarda gerçekleri yok sayma ve çarpıtma gibi davranış bozuklukları görülebilir.

  • Davranışları   yönlendirmede   dışsal
    koşulların yanında içsel koşullar da
    İnsan hem kendi yaradılışının
    hem   de   çevresinin   sayısız   olanakları
    içinde     gelişimini     sürdüren,     oluşum
    halinde olan bir varlıktır.
  • İnsan   davranışlarını,   onun   öznel
    gerçeği tayin eder.
    Kişi herhangi bir
    durumda,     içten     ve     dıştan     gelen
    uyarıcılara, kendi verdiği anlama göre
    tepkide   bulunur.   Aynı   durumda   aynı
    uyarıcıları   alan   farklı   kişiler   farklı
    tepkide bulunurlar. Burada önemli olan
    bireyin   uyarıcıları   nasıl   algıladığıdır.
    Herkesin   kendine   özgü   ve   farklı   bir
    gerçeği vardır. (fenomenoloji)
  • İnsanın davranışlarını tayin eden en
    önemli       gerçek     onun       kendini
    algılayış   biçîmidir.  
    Öznel   gerçeğin
    merkezi   benlik   ve   ona   iüşkin   olan
    tasanmlar   bütünüdür.   Dış   dünyadaki
    nesnel gerçeklere verilen tüm anlam,
    kişinin   kendi   ihtiyaç ve   beklentilerine
    göre   biçimlenir.     Kişi   kendini   nasıl
    algılıyorsa öyle davranır.   Bir kimsenin
    davranışlannın   nedenini   anlayabilmek
    veya   yordayabilmek   için   onun   benlik
    tasarımını bilmek ve olaylara onun algı
    çerçevesinden bakabilmek gerekir.
  • İnsan davranışlarını değiştirebilmek
    içîn   önce   onun   öznel   gerçeğini
    değiştirmek   gerekir.  
    Sadece   bizim
    ihtiyaç   ve   inançlanmızla   tutarlı   olan
    yaşantılar bir anlam kazanır ve algılanır.
    Eğer   ihtiyaç   ve   inançlarımız   tehdit
    altındaysa   gerçekieri   algılama   zorlaşır
    ve       gerçeklere       uygun       davranış
    değişmeleri de güçleşir.

İnsancıl eğitim ve öğretmen

Rogers’a göre eğitimde geleneksel olarak vurgulanan zihinsel bilgi ve becerilerin yanı sıra kişiler arası değerler ve duygular gibi duyuşsal davranışların bir arada kazandırılması önemlidir. Bunun için de öğrenmede aşağıdaki ilkelere uyulması gerekmektedir.

  • Her bireyde doğal   bir öğrenme   isteği vardır

 

188

Rehberlik

 

 

 

  • Anlamlı     öğrenme;     öğrenilen     konu
    bireyin   kendi   amaç   ve   ihtiyaçları   ile
    ilişkili olarak algılandığında gerçekleşir
  • Öğrenme,   korku ve tehdidin olmadığı
    özgür bir ortamda gerçekleşir
  • Öğrenme, öğrencinin kendisi tarafından
    başlatıldığı zaman etkin ve anlamlıdır.
  • Öğrenme,     bireyi     değişen     dünyada
    gereksinimlerini karşılamaya yeterli hale
    getirmeli,       yeni       koşullara       uyum
    sağlamada yardımcı olmalıdır.

Öğretmen insan ilişkilerinin temeline alınması gereken,

  • Saygı (koşulsuz kabul)
  • İçtenlik (dürüstlük ve içtenlik)
  • Empati

Gibi çok önemli ilkeleri sınıf koşullarında uygulanmasına önem vermelidir.

Bireyin Uyumuna Yönelik Problem Alaniarı

Gelişen büyüyen çocuğun sürekli olarak arkadaş veya akranlarıyla sağlıklı ilişkiler kurabilme ve geliştirebilme becerileriyle donatılması gerekmektedir. Gelişimsel özellikleri, aile, çevre çocuğun akranlarıyla sağlıklı ilişkiler geliştirebilmesini olumlu yada olumsuz yönde etkileyebilmektedir.

Özgüven: Kişinin kendine yönelik olumlu yargılarının olması, kendini ve durumu kontrol edebileceği inancı, kendini sevmesi ve kendiyle barışık olması ve kendini tanıması gibi durumlarla ilişkili bir kavramdır. Kendine güveni eksik olan kişi, akademik, sosyal ve diğer konularda sorun yaşayacaktır. En küçük başarısızlıklar, reddedilme, performans eksikliği ve fiziksel eksiklikler kolayca özgüvenin olumsuzlaşmasına neden olabilmektedir. Çocuk ve ergenlerde kendilerinin başkalarıyla karşılaştınlması veya kendi kendilerini karşılaştırmaları da özgüven üzerinde zedeleyici olabilmektedir.

Benlik Saygısı (Özsaygı): Kişinin kendi fiziksel ve zihinsel özelliklerine yönelik değer atfetmesidir. Bu kavramla ilişkili kavramlar;

  • Benlik
  • Benlik tasarımı
  • İdeal benliktir.

Benlik: kişinin kendine yönelik yapılan tüm değerlendirmelerin algısıdır. Olumlu ve olumsuz olabilir. Algılama ve anlamlaştırma sorunudur

Benlik   tasarımı:   Kişinin   sahip   olduğu   tüm

özelliklerin     olumlu     veya     olumsuz   farkına

varmasıdır.

İdeal Benlik: Kişinin kendisi veya sosyal olarak

empoze     edilen,     sahip     olunması     gereken

özelliklere ilişkin algılamasıdır.

Demokratik olmayan aile ortamlan, çocuğun sürekli başarısızlıklarıyla yüzleştirilmesi, belirli zihinsel ve fiziksel yetersizliklere sahip olması düşük benlik saygısı ile yakından ilgilidir.

  1. Aşağıda öğretmen davranışlarından hangisi öğrencilerin güven duygularını olumsuz vönde etkiler? (2001 KPSS-74)
  2. Yanlış     öğrenci     cevaplarına     hoşgörüsüz
    davranmak
  3. Sınıf içinde gerginlik yaratmaktan kaçınmak
  4. İlkeli ve kararlı davranmak
  5. öğrencilerin kişiliğine saydı göstermek
  6. E) öğrenciler arasında ayrım yapmamak
  7. Anne babalara, çocukların sorularında onlara yardımcı olmak için neler yapabilecekler konusunda bilgi veren bir öğretmen, aşağıdakilerden hangisini önermemelidir? (2001 KPSS-75)
  8. Çocuklara anlayışla yaklaşmaiarını
  9. Çocukların motivasyonlarını desteklemelerini
  10. Çocukların öz bakımını üstlenmelerini
  11. Çocukların sabırla dinlenmesini
  12. E) Çocuklarına,     enerjilerini     boşaltma     fırsatı
    vermelerini
  13. Deneyimleri üzerinde düşünme (reflettive thinking) yoluyla kendini geliştirebilen kişinin, aşağıdaki özeltiklerden hanginse sahip olması beklenemez? (2001 KPSS-77)
  14. Eleştirileri hoşgörü ile karşılama
  15. Sabit fikirli olmama
  16. lleri görüşlü olma
  17. Değişimi savunma
  18. E) Kendi görüşlerini ön planda tutma

 

Rehberlik

189

 

 

 

  1. Öğretmenin öğrencinin söylediklerini adeta onunla birlikte yaşayarak hissetmesi şeklinde tanımlanabilecek olan kavram aşağıdakilerden hangisidir? (2001 KPSS-91)
  2. Antipati
  3. Koşulsuz kabul
  4. Saydamlık
  5. E) Saygı
  1. “Sosyal ve psikolojik durumu ne olursa olsun her birey önemlidir” anlayışı aşağıdaki psikolojik danışma ve rehberlik kavramlarından hangisini açıklamaktadır? (2002 KPSS-55 )
  2. Koşulsuz kabul
  3. Empati
  4. Özerkfik
  5. Değerlilik
  6. E) Özdeşim

 

 

 

  1. Aşağıdakilerden hangisi, kendini gerçekleştirmiş bir bireyin özelliği degildir? 2001 KPSS-98)
  2. Sadece yetişkin ve kültürlü kişilerin doğru karar
    verebileceklerini düşünmek
  3. Dış dünyayı ve diğer insanlan oldukları gibi
    kabullenmek
  4. Bir konunun farkh biçimlerde ele almabileceği
    görüşünde olmak
  5. Tüm insanların eşit değerde olduğuna inandığmı
    ortaya koymak
  6. E) Sorunları kişiselleştirmeden, nesnel bir biçimde
    ele alabilmek
  1. Aşağıdakilerden hangisi “keıslini

gerçekleştirme”   kavramı   ile   örtüşmez?   (2002 KPSS-56)

  1. Birey yeterli bir kişiliğe sahiptir
  2. Kendine karşı yargılayıcı tutumlara sahiptir
  3. Kendisi     ve     başkaları     hakkında     olumlu
    düşünceleri vardır
  4. Kim olduğunu gerçekçi bir gözle algılar
  5. E) Kendine saygı duyar ve olduğu gibi kabul eder

 

 

 

  1. Bir   sınıf   öğretmeni   yakın   arkadaş   olan   iki öğrencisinin birbirine darıldıklarını fark etmiştir.

Bu öğretmenin izleyeceği en uygun yol aşağı dakilerden hangisidir? (2001 KPSS-118 )

  1. Öğrencilerin, darılmalarına yol açan olayla ilgili
    duygularını   uygun   bir dille   ifade etmelerine
    yardımcı olmak
  2. öğrencileri       derhal       rehberlik       servisine
    göndererek sorunun çözülmesini istemek
  3. Bu öğrencilerin .ikisine de yakın olan başka bir
    öğrenciden onları barıştırmasını istemek
  4. Öğrencilere, barışmazlarsa bu durumu disiplin
    kuruluna bildireceğini söylemek
  5. E) Durumu okul idaresine bildirmek
  1. Aşağıdaki yaklaşımlardan hangisi “insanı yalnızca dıştan görülen belirtilere bakarak anlamak mümkün değildir.

Bireyin   iç   dünyasım   da   anlamak   gerekir” görüşünü savunur? (2002 KPSS-57)

  1. Fenomonolojik yaklaşım
  2. Bilişsel yaklaşım
  3. Akılcı-duygusal yaklaşım
  4. Sosyal öğrenme yaklaşımı
  5. E) Davranışçı yaklaşım

 

190

Rehberlik

 

 

 

  1. Aşağıdakilerden hangisinin öğrenci öğretmen ilişkilerinin sağlıklı olabilmesi için gerekli değildir? (2002 KPSS-58)
  2. öğretmenin   öğrenme-öğretme   etkinliklerinde
    öğrenci ihtiyaçlarını temele alması
  3. öğretmenin   olayları   değerlendirirken   kendini
    öğrencinin yerine koyabilmesi
  4. öğretmenin sınıf içinde her zaman içten ve.
    dürüst davranması
  5. öğretmenin tüm öğrencilerine eşit ölçüde değer
    ve önem vermesi
  6. E) öğretmen ile ailelerin sosyo-kültürel düzeylerinin
    denk olması
  1. Annesi ile sürekli çatışma yaşadıklarını belirterek danışma almak isteyen bireye verilecek danışmanlık hizmetlerinden hangisi “hümanist yaklaşımın bireye saygı ilkesi” ile bağdaşmaz? (2002 KPSS-62 )
  2. Annene karşı olan duygularını, onu kırmadan
    ifade etmeye çalışmalısın
  3. Annenin   davranışlarını   doğru   değerlendirip
    değerlendirmediğini tekrar düşünmelisin
  4. Annenle ilgili yaşantılarını, bütün olarak ele alıp
    etraflıca değerlendirmelisin
  5. Annenin senin için yaptığı fedakarlıkları tahmin
    etmen imkansız, ona her koşulda itaat etmelisin
  6. E) Annene   kırgın   olduğunu   belli etmenin farklı
    yollannı araştırmalısın

 

 

 

  1. Aşağıdakilerden hangisi, karşımızdaki kişiye “şişkolaşmışsın” yerine “bîraz kilo almış görünüyorsun”. “sıskalaşmışsın” yerine incelmişsin” dediğimizde kullanmış olduğumuz iletişim dilidir? (2002 KPSS-59)
  2. Sen dili
  3. Öz saygı geliştirici dil
  4. Ben dili
  5. Biz dili
  6. E) öz saygı zedeleyici dil
  1. Başkalan ile göz teması kurmaktan çekinen bır öğrencinin durumuna aşağıdakilerden hangisi bir açıklama getiremez? (2002 KPSS-63)
  2. Farklı görünme çabası
  3. Sosyal ilişkilerde kaygı
  4. Çekingen yapıda olması
  5. Kendine güven eksikliği
  6. E) İletişim kurmakta çekingenlik

 

 

 

  1. Aşağıda verilen çocuğun hatalı davranışlarını değiştirmede kullanılabilecek yaklaşımlardan hangisi onun “kendine saygısr” na en çok zarar veren yaklaşımdı?? (2002 KPSS-61)
  2. Benzer   hatalı   davranışları   gösterenlerin
    karşılaştığı sonuçlan ona anlatmak
  3. Çocuğun uygun davranışlarını ödüllendirip
    hatalı davranışlarına pekiştireç vermemek
  4. Çocuğa     uygun     davranış     modellerini
    gösterip bunları öğrenmesini sağlamak
  5. Fazla tehlikeli sayılmayacak şekilde hatalı
    davranışın sonuçlannı     yaşamasını
    sağlamak
  6. E) Bu tip hatalı davranışları yapanların kötü
    çocuklar olduğunu, kendisinin de onlardan
    biri olduğunu söylemek
  1. Ali sürücü belgesi almak için girdiği sınavda başarısız olmuştur. Aynı zamanda çok olumsuz benlik kavramına sahip olan Ali’nin bu sınavdaki durumu açıklamak için aşağıdaki ifadelerden hangisini kullanma ihtîmali yüksektir? (2002 KPSS-64)
  2. Bu   sınava   yeterince   hazırlanamamıştım,   bir
    dahaki sefere başarabilirim
  3. Hiçbir   zaman   ehliyet   sahibi   olup   araba
    kullanamayacağım .
  4. Sınav     sırasında       hiç     rahat     değildim,
    beklediğimden çok heyecanlandım
  5. Zaten birçok insan ilk girişte ehliyet sınavında
    başarı sağlayamıyor
  6. E) Sınav komisyonu çok titiz bir değerlendirme
    yaptı, düşük not verdi

 

Rehberlik

191

 

 

 

  1. Aşağıdakilerden   hangisi   boşanmış   anne   –
    babaların, çocuklarının bu duruma uyumu için
    yapmaları gerekenlerden değildir? (2002 KPSS-
    66)
  2. Çocuğa karşı davranışlarının tutarlı olmasına
    çalışmak
  3. Çocuklarıyla hemen her gün görüşmeye devam
    etmek
  4. Çocuklarına   olan   sevgilerinin   azalmadığını
    göstermek
  5. Ortaya çıkacak sorunları anlayışla karşılayarak
    çözmek
  6. E) Çocukların sorunlarıyla ilgilenmeyi sürdürmek
  7. Aşağıdakilerden hangisi sosyal gelişime katkı
    sağlayan   birincil   kaynaklardan değildir? 2002
    KPSS-67)
  8. Aıle
  9. Kitaplar
  10. Arkadaşlar
  11. Akran gruplan
  12. E) Okul
  1. Aşağıdakilerden hangisi bağımlı kişilik özelliği geliştirmiş bireylerde gözlenebilecek bir davranış biçimidir? (2003 KPSS- 97)
  2. Her sorunun tek bir çözüm yolu olabileceği
    düşüncesinden hareket çimek
  3. Bir sorunla başa çıkmada farklı seçeneklerden
    yararlanmak
  4. Problemlerin çözümünde, probleme neden olan
    etmenleri ortadan kaldırmaya çalışmak
  5. Sorunlarıyla haşa çıkınken deneyimli bireylerin
    tavsiyelerine göre davranmak
  6. E) Bir sorun ile karşılaştığında, sorunu görmezden
    gelmeye yönelmek
  7. Maslovv’un ihtiyaçlar hiyerarşisinde en üst basamakta yer alan ve ancak daha alt düzeydeki ihtiyaçların karışlanmış olması koşuluna bağlı olarak ortaya çıkan ihtiyaç hangisidir? (2003 KPSS-100)
  8. Saygı
  9. Güvenlik
  10. Kendini gerçekleştirme
  11. Açhk
  12. E) Kendini kabul

 

 

 

  1. Aşağıdakilerden hangisi çocuğun şiddet içeren davranışlar göstermesine neden olur? (2002 KPSS-68)
  2. Engelleme
  3. Fikir uyuşmazlığı
  4. Bağımlılık
  5. Uyum davranışları
  6. E) Mutsuzluk

Kişiliğin temel özelliğini bireyin benlik kavramının oluşturduğunu kabul eden psikolojik danışma görüşü hangisidir? (2003 KPSS-102 )

  1. Davranışçı
  2. Psikoanalitik
  3. inşa ne ı-varoluşçu
  4. Eklektik
  5. E) Bilimsel

 

 

 

  1. Aşağıdakilerden hangisi öğrencilere yönelik kişisel rehberlik hizmetleriyle yakından ilişkili bir yardımdır? (2003 KPSS- 94)
  2. Kişilerarası ilişkileri geliştirmek
  3. Etkiü çalışma becerileri kazandırmak
  4. Meslek seçimine yönelik yardımlar vermek
  5. Üst öğretim kurumlarını tanıtmak
  6. E) Çevresinde   kemlisine   açık   olan   fırsat   ve
    olanakları hakkında bilgi vermek
  1. Aşağıdakilerden hangisi, içtenlik ve dürüstlük ilkesiyle uyuşmayan bir öğretmen davranışıdır? (2003 KPSS-104)
  2. Öğrencileri uygun olmayan davranışları için
    uyarmak
  3. Öğrencinin her tür davranışını onaylamak
  4. Öğrencilerine bilmediği bir konuyu bilmediğini
    söyleyebilmek
  5. Kendisinin de hataları olabileceğini kabul
    etmek
  6. E) Göründüğü gibi olmak, olduğu gibi görünmek

 

192

Rehberlik

 

 

 

  1. Arkadaşının hassas bir özel eşyasını kurcalamaktan kendini alıkoyamayan bir ilkokul SORU öğrencisinin bu türden davranışlarının düzeltilmesinde, aşağıdakilerden hangisi diğerlerine göre daha etkili olabilecek bir yöntemdir? (2003 KPSS-105)
  2. Bu konuda öğrenciye açıklayıcı bilgiler sunmak
  3. Bu tür davranışlar postere n öğrencileri
    cezalandırmak
  4. öğrencilerin bu türden davranışlarda
    bulunmalarını yasaklamak
  5. Bu tür davranışlar sergileyen öğrencileri sınıfta
    teşhir etmek
  6. E) Sınıfa bu tur davranışları da içeren bir kurallar
    listesi asmak
  1. Arkadaşlarının kendisinden hoşlanmadığını düşünen Ali, arkadaşlarından uzak durmaya çalışmakta ve onlarla birlikte olduğunda çekingen davranışlar sergilemektedir. Ali’nin bu tür davranışları, arkadaşlarının ondan gerçekten hoşlanmamasına yol açmakta ve sonuçta Ali’nin düşüncesi pekişmektedir.

Bu duruma uygun düşen örnek, aşağıdakilerden hangisidir? (2004 KPSS-105 )

  1. Ketlenme
  2. öğrenilmiş çaresizlik
  3. Kendini gerçekleştiren “kehanet”
  4. Genellenmiş kaygı
  5. E) Düşük engellenme eşiği

 

 

 

  1. Karar verirken, karar verme stratejiferine uygun davranan bir öğrencinin atması gereken ilk adım hangisidir? (2003 KPSS-106)
  2. Amaçlara yönelik alternatifleri saptama
  3. Amaçları belirleme
  4. En uygun alternatifi belirleyebilecek olan bilgileri
    toplama
  5. Seçilen   altematifin   işlevsel   olup   olmadığını
    değerlendirme
  6. E) Seçilen alternatifi uygulamaya koyma
  1. Rehberiik anlayışı açısından bireyin olumsuz deneyimleri, aşağıdakilerden hangisi için önemli bir fırsat oluşturabilir? (2004 KPSS-107 )
  2. Yanılgıya düşmeme
  3. Lider olma
  4. Kendini kanıtlama
  5. Gelişme ve büyüme
  6. E) Başkalarıyla mücadele etme

 

 

 

  1. Aşağıdakilerden hangisi öz saygısı yüksek olan bir bireyi betimlememektedir? (2004 KPSS-104 )
  2. Kendine güvenen
  3. Duygularını açığa vurabilen
  4. Riski göze alabilen
  5. Savunma mekanizmalarına başvuran
  6. E) Kendini değerli bulan
  1. Öğrencileriyle ilişkilerinde insancı yaklaşımın “saydamlık ilkesi “ne bağlı kalan bir Öğretmenin, durumuna en uygun olan hitap şekli hangisidir? (2004 KPSS-108 )
  2. Konuyla ilgili başka sormak istediğiniz var mı?
  3. Derste sürekli sıkıldığınızdan söz ediyorsunuz?
    Niçin.
  4. Başarınız beni çok mutlu etti.
  5. Ders   bitti.   Evinize giderken   caddeyi dikkatli
    geçin.
  6. E) Tüm derslerinizde bu kadar şansız mısınız?

 

Rehberlik

193

 

 

 

  1. Babasının hastalığına üzülerek sınıfta ağlamaya başlayan bir Öğrencisiyle konuşan bir Öğretmen bu Öğrencisine aşağıdakilerden hangisini söylerse onunla empatik bir ilişki içinde olur? (2004 KPSS-118 )
  2. Çoktandır hasta mıydı?
  3. Üzülme, iyileşir
  4. Tıp her şeye çare bulur, korkma
  5. Ona kötü bir şey olacak diye korkuyorsun
  6. E) Yurt dışında tedavi olsun
  7. Sınıfta saati çalınan bir öğrencinin durumuyla
    ilgilenen bir öğretmen, sınıfa aşağıdakilerden
    hangi soruyu   yöneltirse,   açık uçlu   bir soru
    kullanmış olur? (2004 KPSS-119 )
  8. Bu sınıfta böyle olaylar hep olur mu?
  9. Bu olay nasıl gerçekleşti?
  10. Veli, sen mi aldın?
  11. Saati alanı gören biri var mı
  12. E) Çocuklar   beni   çok   üzdüğünüz”   biliyor
    musunuz?
  13. Aşağıdakilerden hangisi stresle başa çıkmada
    etkili değildir? (2004 KPSS-120)
  14. Stres nedeni olan davranışın sorumluluğunu
    kabullenmek
  15. Bilişsel   bir   yaklaşımla   stres   kaynaklarını
    kontrol etmek
  16. Stres kaynaklarını   ortadan kaldırmak için
    çevreyi harekete geçirmek
  17. Bedensel   tepkileri   kontrol   ederek   stresi
    azaltmaya çalışmak
  18. E) Bedensel   tepkilerle   bilişsel   davranışları
    değiştirmeye çalışmak

EĞİTSEL REHBERLİK

Rehberlik hizmetlerinden beklenen önemli işlevlerden biri de “öğrenmeyi kolaylaştırma, başanyı artırma” konusunda yardımdır. Bu alanda yapılan hizmetlere “eğitsel rehberlik” denir.

Eğitsel rehberlik: eğitsel gelişim alanında ona
belli yeterlikler kazandırmak, öğrenmesini
kolaylaştırmak,                 karşılaştığı                güçlükleri

gidermesine yardım etmek ve böylece uygun ve etkin bir öğrenme ortamı oluşturmaya yönelik hizmetlerdir.

Eğitsel rehberliğin amacı;

  • Öğrencinin   okula   ve   okulun   bulunduğu
    çevreye uyum sağlaması
  • Etkin ders çalışma becerilerini kazanması
  • Eğitsel   kararlar   vermesi   ve   seçimler
    yapması
  • Başarıyı engelleyen etmenleri azaltma ya
    da ortadan kaldırma
  • Öğrencilerin   ilgi,   yetenek,   eğilim   ve
    özelliklerine   uygun   bir   eğitsel   ortam
    yaratmak
  • Okul yaşamı ile meslek yaşamı arasındaki
    ilişkiyi sağlamak

Eğitsel rehberliğin kapsamı

Öğrencinin “öğrenmeyi öğrenmesi”ni sağlamaya
çalışır. Bu amaçla öğrenciye zamanı iyi kullanma,
verimli ders çalışma yolları, plan yapma ve
uygulama, öğrenmeye güdülenme, öğrendiklerini
unutmadan bellekte saklama, sınavlara
hazırlanma,               kaynaklardan               yararlanma,

yeteneklerini geliştirme, öğrenme engellerini aşma, eğitsel seçimler yapma gibi pek çok konuda öğrencinin olumlu tutum ve alışkanhklar geliştirmesine yardım hizmetleridir.

Velilere yönelik bu amaçla verilen hizmetler de eğitsel rehberlik kapsamındadır. Eğitsel rehberlik hizmetleri öğrencilere tek tek değil gruplar halinde sunulur. Bu nedenle takım çalışması esastır. Okuldaki Yönetici, öğretmen, uzman, diğer personelin işbirliğini gerektirir.

  1. Bir   öğretmenin,   okul   başarısı   düşük   bir
    öğrenciyle etkileşimi sırasında aşağıdakilerden
    hangisini yapmaması gerekîr? (2001 KPSS-90)
  2. Sabırlı olması
  3. Gayret göstermeye teşvik etmesi
  4. Başarılarını takdir etmesi
  5. Hoşgörülü olması
  6. E) Yanlışlarını cezalandırması
  7. Aşağıdaki   rehberlik   çeşitlerinden   hangisinin
    görev   alanına   bir   ortaöğretim   kurumunda
    öğrencinin kendisine uygun seçimlik dersleri ve
    etkinlikleri   seçmesini   sağlamak   girer?   (2002
    KPSS- 52)
  8. Düzeltici (sağaltıcı) rehberlik
  9. Kişisel rehberlik
  10. Uyum sağlayıcı rehberlik
  11. Eğitsel rehberlik
  12. E) Mesleki rehberlik

 

194

Rehberlik

 

 

 

  1. Üniversite birinci sınıf öğrencilerinin akademik başarılarını artırmak isteyen bir psikolojik danışmanın dikkate alacağı en son özellik aşağıdakilerden hangisidir? (2002 KPSS- 60)
  2. Alana duyulan ilgi
  3. Duygusal sorunlar
  4. C) ilgi duyduğu sanat dalları
    0) Ders çalışma koşulları
    E)    Aile sorunları
  5. Etkili çalışma alışkanlıkları geliştirememekten dolayı akademik başansı düşük olan bir Öğrenci-ye yapılması gereken rehberlik yardımı hangisidir? (2004 KPSS-110)
  6. Eğitsel rehberlik
  7. Mesleki rehberlik
  8. Kişisel rehberlik
  9. Sosyal rehberlik
  10. E) İyileştirici rehberlik
  11. Verimli ders çalışma yöntemlerini hayata geçirebilme açısından uygun olmayan yaklaşım hangisidir? (2004 KPSS-115)
  12. A)   Bir     çalışma çalışmak

programına     bağlı     kalarak

  1. Günlük etkinlikler için hazırla nacak planda
    çalışmaya ayrıian zamanı belirtmek
  2. Verimli   sonucun   aralıklı   bir   çalışma   ile
    olanaklı olabileceğini dikkate almak
  3. Çalışma   planında   eğlenme ve dinlenmeye
    yeterince zaman ayırmak
  4. E) Çalışma ortamını her türden uyarıcıya açık
    tutacak biçimde düzenlemek
  1. Sınıfta öğretmenin işlediği ders üzerinde dikkatini toplamakta güçlük çekerek arkadaşlarını rahatsız eden, buna karşın resim yapma, model oyuncaklar yapma konusunda çok becerikli olan bir ilkokul öğrencisine sınıf içinde uygun öğrenci davranışları kazandırmak isteyen bir Öğretmenin yapması gereken en uygun davranış hangisidir? (2004 KPSS-116)
  2. Öğrenciyi   derslerde   ilgi   ve   yeteneklerini
    sergileyebileceği çalışmalara yönlendirmek
  3. Okul idarecilerine başvurmak
  4. öğrenciyle ders saatleri dışında ilgilenmek
  5. Arkadaşlarından ders saatinde bu öğrenciyle
    konuşmamalarını istemek
  6. E) öğrenciyi ailesine şikayet etmek
    MESLEKİ REHBERLİK

Meslek seçimi bir anda verilen bir karar değildir. Bireyin çocukluktan başlayarak kendisi ve meslekler hakkında geliştirdiği algısal çerçeve ile koşulların etkileşimi içinde oluşan bir süreçtir.

Mesleki Rehberlik: Gençlerin çeşitli meslekieri tanımları ve kendi özelliklerine uygun olan meslekleri seçmeleri, seçtikleri mesleklere hazırlanmaları ve mesleki yönden gelişmeleri amacıyla yapılan yardım hizmetleridir.

Mesleki rehberlik hizmetleri üç aşamada gerçekleştirilir;

  1. Bireyi (öğrenciyi) tanıma
  2. Meslek alanlarını tanıma
  3. Bireyin     kişisel     nitelikleri     ile
    mesleklerin gerektirdiği özellikler
    arasında       bağlantıyı       kurarak
    kendine     uygun     bir     mesleği
    seçmesine yardım etme

Meslek ve iş sahibi olmanın temelinde bazı psiko-sosyal etmenler yatar;

  • Gizil güçleri geliştirme >■.
  • Psikolojik doyum
  • Sosyal gereksinim

Meslek seçerken verdiğimiz karar, bizim ileride iş bulup bulamayacağımızı ya da iş yaşamında mutlu ve başanlı olup olamayacağımızı belirler.

Günümüzde bireyin bir meslek seçmesinin bir anda verilen bir karar olmadığı, mesleki gelişim süreci içinde biçimlenip ortaya çıktığı kabul edilen bir anlayıştır.   Mesleki gelişim oldukça

 

Rehberlik

195

 

 

 

karmaşık bir süreçtir. Bu süreci etkileyen etmenlerin başında bireyin ailesi, ilişşki kurduğu kişiler, okul öncesi ve oku! içi eğitimi, bireyin ihtiyaçları, ilgileri, değerler sistemi, benlik kavramı, genel ve özel yetenekleri, diğer kişilik özellikleri, yaşadığı çevrenin özellikleri, toplumdaki mevcut iş alanları, istihdam koşulları, piyasadaki arz-talep durumu gibi etmenler gelir. Bunlara bireyin yaşamında karşılaştığı rastlantıların, aldığı eğitim ve özel hazırlık faaliyetlerinin etkileri de eklenebilir.

Mesleki gelişim süreci aşamaları ;

Mesleki gelişim beş aşamada gerçekleşir.

  1. Uyanış ve farkmda olma
  2. Meslekleri keşfetme ve araştırma
  3. Karar verme
  4. Hazırlık
  5. İşe yerleştirrne
  6. Uyanış ve farkında olma

Okul öncesi dönemden başlayarak ilkokul dönemini kapsar. (5-12 yaş arası) çocuk bu dönemde, çevresindeki insanların farklı uğraşları olduğunu, çeşitli mesleklerin varlığını görmeye ve anlamaya başlar. İlkokulun son yıllarında ise kendisi ve diğer insanlar arasında ilgiler, yetenekler, amaçlar ve motivasyon yönünden farklılıklann ve benzerliklerin farkına varmaya başlar.

  1. Meslekleri keşfetme ve araştırma

Bu dönem ortaokul yılları olan 12-15 yaşlarını kapsar. Çocuk bu dönemde kişilerin ve mesleklerin ortak olan yönlerini ve farklı nitelikleri üzerinde daha çok bilgi sahibi olmaya, yeni yönleri keşfetmeye anlamaya başlar. Meslekleri keşfetme, inceleme ve araştırma dönemi bir bakıma çoğumuz için ömür boyu sürer.

  1. Karar verme

Gencin lise yıllarını, 15-18 yaşlannı kapsayan bu dönemde, birey artık kendisi ve meslekler hakkında oluşturduğu algılara dayanarak, bilgileri değerlendirerek, eşleştirmeye, birbirine uydurmaya ve geleceğe ilişkin idealler oluşturmaya başlar. Bu ideal ve düşünceier başlangıçta geçici olabilir ancak giderek daha açık ve temel bir plan yapmaya başlar. Genç böylece mesleki karannı oluşturur.

  1. Hazırlık

18-23 yaşları arasını kapsayan bir dönemdir. Birey, seçtiği alan, okul veya yaptığı etkinliklerle mesleğe hazırlanmaya başlar. Mesleklerle ilgili beceriler geliştirmeye, bilgi birikimi oluşturmaya ve o alanda mesleki tutumlar geliştirerek mesleği icra etmeye hazır duruma gelir. Aynı zamanda o meslek alanında iş araştırmaya başlar ve hazırlık dönemini uzatarak sürdürebilir.

  1. İşe yerleştirme

Bireyin iş dünyasında yerini alarak çalışmaya başladığı dönemdir. Bu dönemde birey kazandığı bilgi ve becerileri uygulama alanına koyar. Mesleği icra ederken bif yandan da mesleki gelişimini sürdürür.

Mesleki Gelişim kuramları Parsons Modeli

Mesleki rehberlikle ilgili ilk çalışmalan yafran Amerikalı bilim adamıdır. Çalışmalarını 1909 yılında başlatmıştır.

Bu model üç boyuta sahiptir.

  1. Bireyin incelenmesi b.Mesleklerin incelenmesi c.Bireyin özellikleri ile mesleğin özelliklerinin eşleştirilmesi

Ginzberg’in Gelişim Kuramı

Meslek seçiminin bir anda gerçekleşen bir olay olmadığını belirtmiştir. Çocukluktan ergenliğe, genç yetişkinliğe kadar uzanan bir gelişim sürecini kapsadığını, meslek seçimi için bireyin gelişim sürecinin izlenmesi ve çeşitli aşamalarda yardım edilmesi gerektiği görüşüne dayanmaktadır.

Bu kuram üç temel unsuru vurgular;

  • Meslek seçimi bir süreçtir
  • Bu     süreç     büyük     ölçüde     geri
    dönülmezdir
  • “seçim” süreci daima bir uzlaşmayı
    içerir
dönemde

Mesleki     gelişim     dönemlerini     3 incelemiştir;

ö.Fantezi seçim dönemi (5-11 yaş); Birey bu dönemde hayalinde canlandırdığı bazı meslekleri bilinçsizce seçer

 

196

Rehberlik

 

 

 

e.Geçici seçim dönemi (11-17 yaş); Birey bu

dönemde meslek seçiminde sık sık karar

değiştirir. f. Gerçekçi dönem (17 yaş ve üzeri); Birey bu

dönemde   ne   olmak   istiyorsa   o   mesleği

seçer.

Holland’ın Kişilik Kuramı

birine   sahip

Bireylerin   6   kişilik   tipinden olduklarını ileri sürmüştür;

g.Gerçekçi Tip: Objeler, nesnelerle, makinalarla uğraşmayı severler. Tamirci, makine mühendisi vb

h.Araştırıa Tip: Zihinsel etkinliklere ağırlık verirler. Araştırmacı, sorgulayıcıdırlar. Bilim adamları

  1. Sanatçı Tip: Heyecanlı, coşkulu, yaratıcıdır. Sanatsal düşünceler ağır basar. Yazar, ressam, dekoratör
  2. Sosyal Tip:   İnsanlarla   iletişlmi   güçlüdür.

Psikologlar,   öğretmenler,   halkta   ilişkiler

uzmanı k.Girişimci Tip: Kendine güvenen sorumluluk

alan kişilerdir. Satıcı, pazarlamacı, yönetici,

avukat

  1. Geleneksel Tip: Dikkatli, titiz, esnek olmayan, sayılar ve not tutma etkinliklerle uğraşmaktan hoşlanan kişilerdir. Veznedar, sekreter

Süper’in Benlik Kuramı

Meslek seçiminin belli bir gelişim dönemi içinde birey ile çevrenin etkileşimi sonucu oluşan benlik tasanmının sonucu olduğunu ileri sürmüştür. Meslek seçimini 5 evrede incelemiştir;

m.Büyüme evresi (0-14 yaş): Hayal dönemidir. Özdeşleşme sonucu gelişir.

n.Araştırma (Keşfetme) evresi (14-24 yaş arası): Meslek düşüncelerinde önce geçici denemeler yapılır. Daha sonra geçiş basamağı ve sınama ve izleme basamağı gelir.

o.Yerleşme evresi (25-44 yaş): Mesleği netleşmiştir. Sosyal yaşamı düzenlidir.

p.Koruma evresi (45-64 yaş): Mesleği ile ilgili var olan benliğini korur.

q.Çöküş evresi (65 ve üstü): Emeklilik, yaş ilerlemesiyle yeni bir benlik kazanır.

Roe’nun Kuramı:

Roe’ya göre meslekler psikolojik ihtiyaçları karşılamak üzere seçilir. Maslov’un ihtiyaçlar hiyerarşisini esas almıştır. Ona göre hayatın ilk yıllarında yaşanan doyum ve hayal kırıklıkları ilerideki meslek seçimini etkilemektedir.

  1. Meslek seçimine ilişkin aşağıdaki yargılardan hangisi doğrudur? (2001 KPSS- 69)
  2. Her   birey   çaba   gösterirse   her   mesleğin
    gerekliliklerini yerine getirebilir
  3. İyi bir meslek, kişiye yüksek mevki ve kazanç
    sağlayan meslektir
  4. Birey,     ilk   girdiği   mesleğe   yaşam   boyu
    çalışmalıdır
  5. Her birleyin başarılı olabileceği en az bir meslek
    vardır.
  6. E) Bireyler mesleklerini olabildiğince erken yaşlarda
    belirlemelidirler
  7. Orta öğretim öncesi öğrencinin meslek seçmesine yardım etmek isteyen rehber öğretmen öncelikle bireyin hangi özelliğini ortaya çıkarmalıdır? (2002 KPSS- 51)
  8. Yetenekleri ^
  9. İhtiyaçları
  10. İnançları
  11. Beklentileri
  12. E) Tutumları
  13. Aşağıdakilerden hangisi mesleki rehberlikle ilgili olmayan bir rehberlik uygulamasıdır? (2003 KPSS-107)
  14. Öğrencilere   gidebilecekleri   üst   okulları
    tanıtmak
  15. Öğrencinin kendisini her yönü ile
    tanıyabilmesine yardım etmek
ve       yetenek   testleri
  1. C)   Öğrencilere     ilgi uygulamak
  2. D) Öğrencilerde   kentlilerine   uygun   kararlar
    verebilmek yeterliği geliştirmek
  3. E) Öğrencilere   duygusal   sorunlarıyla   baş
    edebilmelerinde yardımcı olmak

 

Rehberlik

197

 

 

 

  1. Aşağıdakilerden   hangisi   Özdeşim   kavramı   ile
    açıklanabilecek bir mesleki yönelimdir? (2003
    KPSS-108)
  2. Kentli ilgi ve yeteneklerine uygun olan bir
    mesleğe yönelmek
  3. Sevdiği ve beğendiği bir kişinin mesleğine
    yönelmek
  4. Toplumda statüsü ve geliri yüksek olan bir
    mesleğe yönelmek
  5. Ailesinin   talep   ve   beklentilerine   uygun
    olan bir mesleğe yönelmek
  6. E) Kolayca       ulaşabileceğini       düşündüğü
    eğlenceli bir mesleğe yönelmek
  7. Aşağıdakilerden     hangisi     mesleki     rehberlik
    etkintikleri içerisinde yer almamaktadır? (2004
    KPSS-106)
  8. Bireyi kendisine tanıtmak
  9. Üst eğitim kurumlarını tanıtmak
  10. Bireyin karar verme gücünü kolaylaştırmak
  11. Ilgi ve yetenek testlerini kullanmak
  12. E) Oryantasyon etkinlikleri gerçekteştirmek

REHBERLİK HİZMETLERİNİN ÖRGÜLENMESİ

Rehberlik hizmetlerinin örgütlenmesi;

  1. Merkezi düzeyde,
  2. İl düzeyinde,
  3. Okul düzeyinde

Olmak üzere 3 kademelidir.

  1. Merkezde örgütlenme

Ülkemizde eğitim hizmetlerinin en üst kuruluşu Milli Eğitim Bakanlığıdır. Bakanlık bünyesinde yer alan; Talim ve Terbiye Dairesi, İlköğretim, Ortaöğretim, Mesleki ve Teknik Öğretim, Özel Eğitim ve Rehberlik Dairesi okullarda yapılan rehberlik hizmetlerini bakanlık düzeyinde destekleyen kuruluşlardır.

Milli Eğitim Bakanlığına bağlı olan “Özel Eğitim, Rehberlik ve Danışma Hizmetleri Genel Müdürlüğü” 30.04.1992 gün ve 3797 sayılı yasa ile kurulmuştur.

  1. İl düzeyinde örgütlenme

İllerdeki örgütlenme İl Milli Eğitim Müdürlükleri bünyesinde   olan     “Rehberlik   ve   Araştırma

Merkezleri ” ile sağlanmıştır. Bu merkezler iki bölümden oluşmaktadır.

  • Rehberlik   ve   Psikolojik   Danışma
    Hizmetleri Bölümü
  • Özel Eğitim Bölümü

İl     düzeyinde   örgütlenme   aşağıda   verilen şemada görüldüğü gibidir;

Milli Eğitim Müdürü

Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Ya da Şube Müdürü

 

T
Psikolojik DanışmaRehberlik veOkul Müdürtükleri
ve RehberlikAraştırma Merkezi
Hizmetleri İl
Danışma
Knmicvnnıı

Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetleri İl Danışma Komisyonu

  1. İlde     Rehberlik   ve     Psikolojik   Danışma
    Hizmetlerinden sorumlu Milli Eğitim Müdür
    Yardımcısı
  2. İlçelerdeki şube Müdürleri
  3. Rehberlik       ve       Araştırma       Merkezi
    Müdürü/müdürleri
  4. Rehberlik   ve     Araştırma     merkezinin   /
    merkezlerinin     Rehberlik     ve     Psikolojik
    Danışma Hizmetleri Bölüm Başkanlan
  5. İlköğretim ve Orta öğretim kurumlarından
    seçilen birer okul müdürü, metropol illerde
    metropolü   oluşturan   ilçelerden   birer^ okul
    müdürü
  6. Değişik         türden         eğitim         öğretim
    kurumlanndaki   rehberlik     ve     psikolojik
    danışma   servislerinde   çalışan   en   az   üç
    psikolojik danışmandan oluşur.

Bu Komisyonun Görevleri;

  • Eylül ayında yapılacak toplantıda, il ve ilçelerde yapılması düşünülen Rehberlik ve Psikolojik Danışma çalışmalarına ilişkin gerekli ihtiyaçlan belirler. Çalışmalarla ilgili önerileri değerlendirir.

 

198

Rehberlik

 

 

 

Ve bunların sağlanması yönünde karar alır.

  • Haziran ayında yapılacak olan toplantıda
    il   ve   ilçelerde   yapılan   rehberlik   ve
    psikolojik       danışma       çalışmalannın
    sonuçlarını       değerlendirir.       Sonraki
    öğretim yılı için önerilerde bulunur.
  • Her   iki   toplantıda   alınan   kararların,
    toplantının yapıldığı ay içerisinde ildeki
    Rehberlik     ve     Psikolojik     Danışma
    Hizmetleri       bölümünce       Bakanlığa
    gönderilmesini sağlar.

Rehberlik ve Araştırma Merkezi Müdürlüğü

  • Merkez müdürlüğü
  • Merkez müdür yardımcılığı
  • Rehberlik     ve     Psikolojik     Danışma
    Hizmetleri Bölümü Başkanlığı
  • Özel       Eğitim       Hizmetleri      Bölümü
    Başkanlığından oluşur
  1. Okul Düzeyinde Örgütlenme

1974-1975 öğretim yılından itibaren tüm orta dereceli okul programlarında rehberlik faaliyetlerine yer verilmesi yasal olarak uygulamaya geçmiştir.

Bugünkü uygulamada okul müdürü okulunda rehberlik çalışmalarını organize edilmesi ve yürütülmesinden sorumludur.

17 nisan 2001 tarihinde uygulamaya konan 24376 sayılı Milli Eğitim Bakanlığı Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetleri Yönetmeliği ile il ve ilçelerde RehberÜk hizmetlerinin yürütülmesinden sorumlu olan kişi ve birimlerin görevleri açıklığa kavuşturulmuştur. Adı geçen yönetmelik son yönetmeliktir.

OKUL MÜDÜRÜ

OKUL MÜDÜR YARDIMCISI

Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetleri Yürütme Komisyonu

Koordinatör Psikolojik Danışman

Psikolojik Danışman

Sınıf rehber Öğretmeni

Rehberlik Hizmetleri Okul Yürütme Kurulu

Rehberlik hizmetleri okul yürütme kurulu, bir okulun öğretime başlayacağı tarihten bir hafta önce, diğeri ikinci yarıyılın ilk haftası ve öğretim yılının sonunda olmak üzere yılda eri az üç defa toplanır.

Öğretim yılı içerisinde yapılan faaliyetleri değerlendirmek üzere okul müdürünün uygun gördüğü tarihte toplantı yapılır.

Rehberlik hizmetleri okul yürütme kurulu, okul müdürünün başkanlığında aşağıdaki üyelerden meydana gelir.

  • Müdür yardımcıları
  • Rehber öğretmenler
  • Okul   müdürünün     her   sınıf   seviyesinden
    seçeceği en az birer sınıf rehber öğretmeni
  • Okul     müdürünün   seçeceği   disiplin   kurulu
    üyelerinden bir temsilci
  • Okul – aile birliğinde görevli bir öğretmen
  • Okul öğrenci temsilcisi

Rehberlik Hizmetleri Okul Yürütme Kurulunun Görevleri

  • Okul rehberlik hizmetleri bürosunca hazırlanan
    yıllık rehberlik planını inceler ve uygulanması için
    gerekli tedbirleri alır.
  • Rehberlik hizmetlerinin yürütülmesinde okulun
    her türlü   imkanlarmın   kullanılmasına yardımcı
  • Öğretim   yılı     içerisinde;   öğrenci,   yönetici,
    öğrenci-öğretmen,     öğrenci-rehber     öğretmen
    arasındaki ilişkilerde göz önünde bulundurulması
    gereken esasları tespit eder.   Öğrenci ve öğrenci
    velileriyle yapılacak toplantıları planlar.
  • Okul       rehberlik   hizmetlerinin   yürütülmesi
    sırasında ortaya çıkan diğer konuları inceler ve
    gerekli tedbirleri alır.

Okul Müdürünün Görevleri

  • Rehberlik   hizmetleri   okul   yürütme   kurulunu
    kurar, bu kurula başkanlık eder.
  • Okul rehberlik hizmetlerinin yürütülmesi ile ilgili
    yıllık     planın       hazırlanmasını     sağlar     ve
    uygulanmasını takip eder.

 

Diğer öğretmenler

 

Rehberlik

199

 

 

 

  • Okulda     birden     fazla     rehber     öğretmen
    bulunduğu   taktirde,   aralarından   birini   okul
    rehberlik         hizmetlerinin         koordinasyonunu
    sağlamak üzere   koordinatör rehber öğretmen
    olarak   görevlendirir   ve   rehber   öğretmenler
    arasındaki   görev bölümünü   belirten çizelgenin
    hazırlanmasınj sağlar.

Okul Müdür Yardımcısının Görevleri

  • Öğrencilerden ve velilerden gelen problemleri,
    problemli   çocukları,   sürekli   başarısızhk   ve
    devamsızlık konularını ve bunlarla ilgili   bilgi ve
    belgeleri rehberlik hizmetleri bürosuna gönderir.
  • Rehberlik hizmetleri ile ilgili konularda rehberlik
    bürosu   personeli   ile   işbirliği   içinde çalışır ve
    ortaya çıkacak güçlüklerin giderilmesine yardımcı

Koordinatör Rehber Öğretmenin Görevleri

idaresi arasındaki
  • Rehberlik hizmeti verir
  • Rehberlik bürosu   ile okul
    eşgüdümü sağlar.

 

  • Rehber öğretmenlerle   birlikte okul   rehberlik
    programını     ve     programın   yıllık     uygulama
    planını   hazırlayarak   okuf   müdürünün   onayına
    sunar ve RAM’a gönderilmesini sağlar.
  • Uygulanmakta olan rehberlik programının ne
    ölçüde   gerçekleştiği   hususunda   Öğretmenler
    Kurulu’na bilgi verir.
  • Rehberlik programı gereğince çevre ilişkilerini
  • Okuldaki rehberlik          uygulamalarını
    değerlendirir   ve   bu   konuda   okul  müdürüne
    tekliflerde bulunur.
  • Okulda yapılacak her türlü test, araç-gereç vb.
    çalışmaları planlar.
  • Ders yılı     sonunda   rehberlik   uzmanları   ile
    toplantı yaparak gelecek yıl   için toplu dosya,
    araç-gereç, test ve diğer ihtiyaçları tespit eder ve
    bunların temini için gerekli tedbirleri alır.
  • Psikolojik tedavi görmesi gereken öğrencileri
    ılgıli sağlık kurumlanna gönderir.

Okul Rehber Öğretmeninin Görevleri

  • Okul rehberlik programını hazırlar

Bu programın uygulanmasında sınıf rehber öğretmenlerine rehberlik eder.

Rehberlik programının uygulanışında sınıf rehber öğretmenlerine yardım eder.

Okula yeni gelen öğrencilere, sınıf rehber öğretmeni ile işbirliği yaparak, okulu ve yakın çevreyi tanıtan çalışmalar yapar.

Okulun öğretim programı, uygulanan yönetmelikler ve bunlarda yapılan değişikler, rehberlik ve psikolojik danışma hizmetleri, disiplin kuralları ve ihtiyaç duyulan diğer konular hakkında açıklayıcı bilgiler hazırlar ve öğrencilere duyurulmasını sağlar.

Eğitici çalışmaları programlamada ilgili ve sorumlu öğretmenlere yardım eder.

Sınıf rehber öğretmenleriyle görüşerek, problemli ve rehberliğe muhtaç öğrencileri tespit eder. Kişisel ve ailevi problemlerinin çözümü için gerekli çalışmalan yapar.

Öğrencilerin gidebileceği üst okullar, çalışabileceği iş ve meslekler hakkında bilgi toplar ve bu bilgileri öğrencilere duyurur.

Okulda iş ve meslekleri tanıtıcı programlar hazırlar, ilgili okullara ve işyerlerine öğrencilerle birlikte geziler düzenler.

Öğrencilerin genel ve özel yetenekleri ile, ilgileri, kişilik özellikleri ve bilgi seviyeleri hakkında bilgi toplamak amacıyla test, envanter ve anket gibi psikolojik ölçme araçları uygular, sonuçlannı toplu dosyalara işler, Özel ve kişisel bilgileri gizli tutar.

Üstün zekalı ve üstün özel yetenekli öğrencilerle, özel ihtiyaçlan olan öğrencileri tespit eder ve bunları koordinatör rehber öğretmene bildirir.

Öğretim programları, okul ve meslek seçimi, başansızlık, öğrenme güçlükleri, kişisel ve sosyal uyum problemleri vb. konularda öğrencilere psikolojik danışma yapar. Danışmanlığını yaptığı öğrencilerin uyum ve gelişim durumlannı takip eder ve sonuçlarını değerlendirir.

Öğrencilerin rehberlik ve psikolojik danışmaya olan ihtiyaçlan, problemleri ve başanlarını etkileyen faktörler hakkında inceleme ve araştırma yapar, sonuçları üzerinde öğretmenlere ve okul yöneticilerine tekliflerde bulunur.

 

200

Rehberlik

 

 

 

  1. Aşağıdakilerden hangisi psikolojik danışma ve
    rehberlik   uzmanının   görevlerindendir?   (2001
    KPSS-96)
  2. öğrencinin devam durumunu izlemek
  3. öğrencilerle ilgili kişisel bilgileri mü düre iletmek
  4. Başarıyı engelleyen etmenleri araştırmak
  5. öğretmeni olmayan sınıfın dersine girmek
  6. E) Sınavlarda gözetmenlik yapmak
  7. Kendisine     başvuran     bir   öğrencide,   ciddi
    psikolojik     sorunların     belirtisi     olabilecek
    davranışlar gören   bir psikolojik   danışma   ve
    rehberlik uzmanının izlemesi gereken en sağlıklı
    yol aşağıdakilerden hangisidir? (2001 KPSS-117)
  8. ûğrenciye psikolojik testle uygulayarak teşhis
    koymaya çalışmak
  9. Veliyle iletişime geçerek durumun bir uzman
    tarafından incelenmesini sağlamak
  10. öğretmenleriyle   konuşarak   öğrenciye gerekli
    hoşgörüyü göstermelerini istemek
  11. Uygun bir tedavi planı geliştirerek uygulamak
  12. E) öğrencinin arkadaşlarından, öğrenci hakkında
    bilgi toplamak

Sınıf Rehber Öğretmeninin Görevleri

  • Rehberlik   hizmetleri   bürosunca   verilen   yıllık
    çalışma planı çerçevesinde kendi sınıfı İçin yıllık
    bir çalışma planı hazırlar.
  • Rehberlik saatlerinde sınıfa girer
  • Sorumlu   olduğu   sınıfla   ilgili   çalışmalarda,
    işbirliği   yaptığı   rehber   öğretmene   her   türlü
    yardımda   bulunur.   (örnek,   gelişim   dosyasının
    tutulması)
  • Problemi   tespit   edilen   öğrencilerle   mülakat
    Kişisel ve ailevi problemlerinin çözülmesi
    için gerektiğinde okul yönetimi, öğretmenler ve
    aileleriyle işbirliği içinde çalışır ve sonuçları rehber
    öğretmenle birlikte toplu dosyaya işler. Kendisi
    genel bilgileri işler.
  • Rehber öğretmenle işbirliği yaparak, seçmeli
    bölüm, okul, iş ve meslek seçimlerinde
    öğrencilere yardım eder.
  • Öğrencilerin eğitici kol çalışmalarına etkin bir
    şekilde katılmalarını sağlar Rehber öğretmenlerle
    işbirliği yaparak öğrenciyi tanımak için gerekli
    bilgileri toplamak için form, fiş, gözlem kartları,
    anket, test ve benzerlerini uygular,   kendisinin

yapabileceği değerlendirmeleri yapar ve sonuçlan rehber öğretmenle birlikte öğrenci toplu dosyasına işler.

Diğer Öğretmenler

Okul Müdürünün Psikolojik Danışma ve Rehberlik Hizmetleri ile ilgili vereceği görevleri yapar.

  1. Sınıf öğretmeninin rehber uzmanlara yardım amacıyla aşağıdaki davranışlardan hangisini gerçekleştirilmesi en uygun olur? (2001 KPSS-72)
  2. öğrencilerin   test   ve   diğer   ölçme   araçlarını
    uygulamak
  3. öğrencilerin toplu dosyalarını tutmak
  4. öğrencilerin, ilgi ve yeteneklerine uygun olan
    eğitsel okullarda görev almalarını sağlamak
  5. öğrencilere meslekleri tanıtıcı bilgiler vermek
  6. E) Sınıf   ortamında   sorun   yaşayan   öğrencilere
    çözüm yolları önermek
  7. Sınıf içinde bir problemle karşılaşan öğretmenin

yapması     gereken     l|k___ {§     aşağıdakilerden

hangisidir? (2001 KPSS-92)

  1. Rehberlik servisine göndermek
  2. Problemi, belirtileriyle saptamak
  3. Çözüm yollarını araştırmak
  4. Okul idaresine haber vermek
  5. E) Öğrenci velisini çağırmak
  6. Okulda rehberlik hizmetlerinin örgütlenmesi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır? (2001 KPSS-109)
  7. Okul rehberlik hizmetlerinin sorumlusu müdürdür
  8. Okulda   rehberlik   kuruiunun   yanı   sıra   okul
    danışma kurulu da olmalıdır
  9. Rehberlik hizmetlerinin yürütülmesinden sadece
    psikolojik danışman sorumludur
  10. Rehberlik       hizmetlerinin       yürütülmesinde
    öğretmenlere düşen bazı görevler vardır
  11. E) Rehberlik     kurulunda     öğrencilere   de   yer
    verilmelidir

 

Rehberlik

201

 

 

 

  1. “öğrencilerin ilgi ve yeteneklerinin belirlenerek uygun okul programlarına yönlendirilmesi” hizmetinin en üst düzeyindeki sorumlusu aşağıdakilerden hangisidir? (2002 KPSS-49 )
  2. Okulmüdürü
  3. Koordinatördanışman
  4. Psikolojik danışman
  5. Milli eğitim müdürü
  6. E) Sınıf öğretmeni
  7. Okul rehberlik hizmetlerine yardımcı olmak için branş öğretmenlerî aşağıdakilerden hangisini yapmakla görevlidir? (2002 KPSS-50 )
  8. öğrencilere   yakın   çevresindeki   meslekleri
    tanıtmak
  9. öğrencilerin ailevi problemlerini belirlemek
  10. öğrencilerin özel sorunlarını çözmeye yardım
    etmek
  11. öğrencilerin      yetenekli     oldukları     alanları
    beiiriemek
  12. E) öğrencilerin     ilgi     ve     yeteneklerini   dersin
    konularıyla ilişkilendirmek
  13. Aşağıdaki hizmetlerden hangisi bir okulun rehbertik ve psikolojik danışmanlık biriminin görevlerinden değildir? (2002 KPSS-53 )
  14. öğrencilerin,     karar     verme     stratejilerinin
    gelişmesine yardım sağlama
  15. öğrencilerin çalışma alışkanlık ve tutumlarının
    gelişmesinde yardım sağlama
  16. öğrencilere   meslek   dallarını   tanıtmak   ve
    yönlendirmek için çalışmalar yapma
  17. Öğrencilerin duygusal sorunlarını çözmelerine
    yardım etme
hedef
  1. E)   Öğrencilerin         gerçekleştiremediği davranışların belirlenmesine çalışma
  2. Öğrencilerin hakkında toplanan bilgilerin gizliliğinin korunmasında aşağıdakilerden hangisinin daha öncelikli bir önemi vardır? (2003 KPSS-96)
  3. öğrencinin fıziksel gelişimi
  4. Akademik haşan düzeyi
  5. Ailesinin sosyokültürel yapısı
  6. Psikolojik özellikleriyle yasal durumu
  7. E) ilgi ve yetenekleri
  1. Öğrencilerin         derse         karşı         ilgilerinin
    değeriendirilmesi, aşağıdaki rehbeıiik

görevlilerinden hangisine daha uygun düşer? (2003 KPSS-103)

  1. Psikolojik danışma
  2. Dal öğretmeni
  3. Koordinatör rehber
  4. Müdür yardımcısı
  5. E) Eğitsel Kol öğretmeni

BÎREYİ TANIMA TEKNÎKLERİ

Bireyin tanınması gereken yönleri;

  1. Yetenekler
  2. İlgiler s
  3. Kişilik
  4. Benlik
  5. Sağlık
  6. Başarı
  7. Sosyal Destek sistemi

Yetenek; Bir işi ya da aktiviteyi ustalıkla yapabilme gücü

İlgi; Bireyin bir uğraştan hoşlanıp hoşlanmama derecesi

Kişilik; Bireyin ilgileri, yetenekleri, mizacı duygusallığı, alışkanlıkları, tavırları, işbirljği gücü gibi çok sayıda özelliğin dinamik örgüsüdür. Bir diğer deyişle Bireyin süreklilik arzeden özellikleri bütünüdür.

Algı; Bireyin kendini nasıl gördüğüdür. Birey kendini yüzlerce sıfatla değerlendirebilir. Bazılan olumlu, bazılan olumsuz olabilir. Örnek; “Zeki biriyim ama insan ilişkilerim kötü” gibi. Öğrencinin geliştirdiği benlik algısı onun ruh sağlığı, meslek seçimi ve okul başansı ile anlamlı olarak ilişkilidir. Beklenen, her bireyin kendini çeşitli yönleriyle daha çok olumlu olarak algılamasıdır.

Sağlık; Beden sağlığıdır. Başanyı etkileyen önemli bir özelliktir.

Başarı; Başarı durumu geçmiş ve şimdi olmak üzere bilinmelidir.

Bireyin zihinsel, duygusal ve sosyal yönlerden bir bütün olarak gelişmesini sağlamak, uyum sorun-larının çözümüne yardımcı olmak, eğitsel ve mesleki olarak doğru karar vermesine destek olmak işin öncelikle bireyi iyi tanımak gerekir Bireyi   tanımada   amaç   bireyin   kendine   has

 

202

Rehberlik

 

 

 

özelliklerini ortaya çıkararak, sürekli gelişimi ve uyumunu sağlamaktır.

arak evrendeki kişi sayısı kadar da kişilik bulunduğu bilinmektedir. Bireyin kişiliği, çok sayıdaki bireysel ve farklı özelliklerden oluşan karmaşık ve dinamik bir bütündür.

Bireyin tanınması için, bireylerin ilgj ve yetenekleri, başarı ve başarısızlıkları, kişisel ve sosyal uyum sorunları, zayıf ve güçlü yönleri, değer yargılan, yetiştikleri çevrenin geliştirici ve engelleyici etkileri gibi pek çok özelliklerinin aynntılı olarak bilinmesi gerekir

Bireyi tanımada kullanılan tekniklerin uygulanmasının bir amaç değil araç olduğu unutulmamalıdır. Asıl amaç kişinin kendisini tanımasına yardımcı olmaktır. Bir diğer önemli nokta bu tekniklerin, uygulanan tekniğin özellikleri, sonuçların yorumlanması ve bireyi tanımada göz önüne alınacak ilkeleri bilen alanın uzmanı kişilerce uygulanması gerekliliğidir. Tek bir tekniği kullanarak bireyi bütün yönleri ile tanımak mümkün değildir. Her tekniğin ayrı bir amacı vardır. Dolayısıyla teknikleri kullanmadan önce bireyin hangi yönü hakkmda bilgi edinilmek istendiği ortaya konmalıdır.

Sonuçlar bireyin kendini daha iyi tanıması amacıyla kullanılmayacaksa bu teknikleri uygulamaya gerek yoktur.

Psikolojik danışma ve rehberlikte uygulanacak test ve test dışı tekniklerin geçerli ve güvenilir ölçme araçları olmasına özen gösterilmelidir. Araçların geçerlik ve güvenirlik özellikleri ne kadar İyi olursa olsun bireyi tanımada tek bir teknikle bilgi toplamak yeterli olmadığından eldeki bilgilerle başka tekniklerle toplanan bilgiler birleştirilmeli ve birlikte ele alınmalıdır. Birey sürekli değişen bir varlıktır. Bu nedenle bireyi tanımada kullanılan tekniklerin uygulamasında süreklilik olmalıdır.

Bireyi tanıma teknikleri testler ve test dışı teknikler olarak sınıflanmaktadır.

  1. Testler
  2. Yetenek testleri
  3. İlgi Envanterleri
    Kişilik Envanterleri
    Tutum Envanterleri
    Başarı testleri
  4. Test dışı teknikler

I.Gözleme dayalı teknikler 1.   Gözlem

  1. Olay kaydı (anekdot)
  2. Derecelendirme ölçekleri
  3. Oyun terapisi
  4. Vak’a incelemesi
    Kendini anlatma teknikleri

 

  1. Anket
  2. Görüşme
  3. Otobiyografi
  4. Problem tarama listeleri
  5. Psikodrama
  6. Arzu listeleri
    IILSosyometrik teknikler

 

  1. Sosyometri
  2. Kimdir bu?
  3. Sosyodrama

TESTLER

Testler, bireylerin ilgileri, yetenekleri, kişilik özellikleri, uyumları, tutumlan vb. psikolojik özellikleri hakkında bilgi toplamaya yarayan ölçme araçlarıdır.

Testlerde, bireyin ölçülmek istenen niteliğine
ilişkin davranış ifadeleri veya sorular bulunur.
Bireylerin bu uyarıcılara verdikleri cevaplar
değerlendirilerek                    yorumlanır.Testler

profesyonel kişilerce uygulanmalıdır

  1. Yetenek testleri

Maksimum performansı ölçen testlerdir. Bireylerin zihinsel ve akademik yeteneklerini saptamak amacıyla kullanılır. Çoğu araştırmacıya göre zeka bir yetenektir. Yetenek testleri;

  1. a) Genel Yetenek Testleri:   Bireyin   her çeşit
    performansı ve davranışı için gerekli olan
    genel güce verilen isimdir. Bireyin geleceğe
    yönelik   başansını   yordamak   amacıyla   da
    kullanılmaktadır.
  • Stanford-Binet Zeka Testi
  • Thurstone   Temel   Kabiliyetler   Testi

(TKT)

  • VVechsler Zeka Testi
  1. b) Özel   Yetenek   Testleri:   Bireyin   bazı   özel
    alanlardaki   başarısı   için   gerekli   güçtür.
    Daha   çok özel   sanatlarda   yetenekli   olan
    bireyleri   teşhis   ve   seçme,   yerleştirme
    amacıyla kullanılmaktadır. Örnek; mekanik,
    resim, müzik
  • Farklı Yetenekler Testi
  1. İlgi Envanterleri, Envanterler

Bireyin kişilik, ilgi ve tutumları ile ilgili tipik davranışlan ölçen araçlardır. Envanterler “kendini     anlatma”     yaklaşımına     sahiptir.

 

Rehberlik

203

 

 

 

 

kişilik     ve   tutum

Envanterler   içinde   ilgi, envanterleri sayılabilir.

İlgi envanterleri ise; Bireylerin hoşlandıkları ve hoşlanmadıkları alanlan belirleyerek mesleki ve eğitsel konularda uygun kararlar vermelerini sağlamak amacıyla kullanılır.

  • Kuder İlgi Alanları Tercihi Envanteri
  • Akademik   Benlik   Kavramı   Ölçeği   (Yetenek ve
    ilgiyi   ölçer.   İlköğretim   8.   sınıfta   kullanılması
    uygundur)
  • Kendini   Değerlendirme   Envanteri (Lise Sınıf
    düzeyinde Yetenek, ilgi ve değerleri ölçer
  • Strong Meslekî İlgi testi
  • Bildemer   (Bilgisayar   destekü   meslek   tercih
    programı)

Kişinin sevdiği, ilgi duyduğu ve sevmediği nesne ve etkinlikleri tanımak için uygulanan, çoğunlukla da akademik ve mesleki eğilimleri saptamaya yarayan testlere ilgi testleri (ilgi envanterleri) denir Kişinin bir alanda başarılı olması o işin gerektirdiği yeteneklere sahip olması yanında işe ilgi duymasmı da gerektirir.

Yetenek ve ilgilerine uygun alanlarda etkinlik gösteren bireylerin daha başarılı oldukları gözlenmektedir.

  1. Kişilik Envanterlerî

Bireyin kişilik özellikleri hakkında bilgi toplamak amacıyla kullanılır. Kişilik bireyin doğuştan getirdiği ve sonradan edindiği tüm özelliklerinin etkileşiminin oluşturduğu bir bütündür.

Bireyin genel ve özel zihinsel yetenekleri, fıziksel Özellikleri, ilgi, tutum, alışkanlık, ihtiyaç ve uyum düzeyi gibi özeliklerinin hepsi kişiliği meydana getiren yapılardır. Kişiliğin bu karmaşıklığı ölçülmesini güç kılmaktadır. Kişilik testlerini uygulamak, değerlendirmek ve yorumlamak ölçme teknikleri ve psikoloji konularında yeterli eğitimi almış uzman kişilerce yapılmalıdır.

  • Minnesota Çok Yönlü Kişilik Envanteri
  • Edvvards Kişilik Envanteri
  • Hacettepe Kişilik Envanteri
  • Rorschach Mürekkep Lekeleri Testi
  • Good Enough Resim Çizme Testi.
  1. Tutum Envanterleri

Tutum, bireyin bir şeye yönelik olarak hoşlanıp-hoşlanmama,   değer   verip-vermeme   şeklinde

gösterdiği, duygusal, düşünsel ve davranışsal eğilimleri ifade eder.

Öğrencilerin derslere karşı tutumu, anne babaların çocuk yetiştirmede takındıkları tutum, bireyin herhangi bir düşünce sistemine karşıt tutumu vb, özellikleri ölçmek için tutum ölçekleri kullanılabilir.

Tutumlar dolaylı olarak ölçülen özellikler olduğundan ölçülmesi güçtür. Tutum ölçekleri de konunun uzmanı kişiler tarafından geliştirilmeli, uygulanmalı ve değerlendirilmelidir.

  1. Başarı testleri

Öğretimin, bir başka deyişle öğrenilenlerin ölçülmesi amacıyla belirli bilgi düzeyleri için yine belirli ünite ya da ders alanlarında hazırlanmış testlerdir.

Başarı testleri psikolojik danışma ve rehberlikte psikolojik testlere oranla daha az kullanılan araçlardır

TEST DIŞI TEKNİKLER

  1. Gözleme dayalı teknikler 1.   Gözlem

Bireyin belli zaman ve durumlarda gösterdiği davranışları sisternli bir şekilde gözleyerek sonuçlan kaydetme işidir.

  • Gelişigüzel
  • Sistemli

Gelişigüzel gözlemde bireyi tanımanın amacı ve göziem planı önceden oluşturulmaz.

Sistemli gözlemde kimin nerede, ne zaman ve hangi davranışlarının gözleneceği önceden planlanır.

Gözlem araç ve gereç kullanmayı. gerektirmediği için kullanılması kolay bir teknik olmakla birlikte bazı sınırlılıklara sahiptir. Belli bir durumda bireyin tüm davranışlarına dikkat etmek güç olduğundan gözlem sonuçları yüzeyse! olabilir.

  1. Olay Kaydı (Anekdot)

Gözlem sonuçlarının objektif olarak kaydedilmesi yöntemidir. Anekdotun özetlenmesi İçin gözlenen

 

204

Rehberlik

 

 

 

bireyi tanıtan bilgiler, tarih, yer, gözlenen davranış, gözlemci ve gözlemcinin yorumunun kaydedileceği formlar kullanılır. Anekdotlarda gözlenen davranış, olay veya durumlar objektif bir şekilde betimlenmelidir, Anekdotlarda gözlemci yorumu gözlemcinin öznel yargılarından uzak olduğu tak-tirde faydalı bilgiler sağlayabilir ancak yorumun objektif olmayabileceği unutulmamalıdır.

  1. Derecelendirme Ölçekleri

Derecelendirme ölçeği gözlem sonuçlarının kaydedilmesinde kullanılan araçlardan birisidir. Derecelendirme ölçeği, bir bireyin belli bir konuda çeşitli davranış özellikleri hakkında sıralanmış açıklayıcı ifade ya da cümlelerin, bireyi tanıyan ve gözlemi yapan kişi tarafından işaretlenmesini esas alır

Derecelendirme ölçekleri   gözlenen niteliğin bireyde ne derece olduğunu saptamaya ve gözlem sonuçlarını sayısal verilere dönüştürmeye yarar.Derecelendirme ölçekleri sayısal, grafiksel ve betimsel dereceleme ölçekleri olarak farklı türlere ayrılır.

  1. Oyun Terapisi

Oyun terapisi, çocukların duygu ve davranışlarının bir oyun ortamında gözlenmesi tekniğidir. Çocuklar kendilerini oyun aracılığıyla ifade ederler. Dolayısıyla çocukların duyguları ve davranışlarını incelemek, gösterdikleri davranış bozukluklarının sebeplerini anlamak için oyun ortamından yararlanmak anlamlı olmaktadır. Oyun terapisi hem bir bilgi toplama aracı hem de bir terapi yöntemidir.

Bu gözlemlerden çocuğun korkulan, öfkeleri, ihtiyaç ve istekleri hakkında bilgi edinilmektedir.

  1. Vaka İncelemesi

Vaka incelemesi, sorunu olan kişinin tüm yön-leriyle derinlemesine incelenmesidir. Vaka incelemesinde bir çok test ve test dışı teknik bir arada kullanılarak sorunu olan birey hakkında çeşitli bilgiler toplanır.

Tekniğinin amacı, toplanan bilgiler ışığında bireyin sorununun nedenlerini ortaya koymak ve uygun çözümler üretmektir. Bu teknik okullarda öğrenme ve uyum güçlüğü gösteren veya özel eğitime muhtaç olan öğrencilerin

özgeçmişlerini, aile içi ilişkilerini, sosyal yaşâm ve kişiler arası ilişkilerini araştırmak amacıyla kullanılabilir.

  1. Kendini anlatma teknikleri
  2. Anket

Anket bireylerin belli bir konudaki bilgi, düşünce ve görüşleri hakkında bilgi toplamak için hazırlanmış soru gruplarıdır. Anket öğrencilerin duygu, düşünce ve görüşleri hakkında bilgi elde etmek amacıyla oldukça sık kullanılmaktadır.

Rehberlik ve psikolojik danışma çalışmalannda anketin asıl amacı, öğrencilerin kişisel nitelikleri, ev ve aile durumları, sağlık durumları, ilgileri, sevdikleri dersler ve etkinlikler gibi konularda bilgi toplamaktır.

  1. Görüşme

Görüşme bireyi tanımada en yaygın olarak kullanılan tekniklerden biridir. Görüşme kişi ile yüz yüze, amaçlı ve planlı olarak yapılan konuşmadır.

  1. Otobiyografi

Otobiyografı bireyin kendisi hakkındaki bilgilerin yine kendisi tarafından yazılı olarak anlatılmasıdır.

Otobiyografi, bireyin kendisi hakkında istediği her konuda yazması veya istenen konularda yazması olmak üzere iki şekilde yazdırılabilir. Otobiyografi tekniğinde amaç bireyin davranışlarının altında yatan etkenleri ortaya çıkarmak olduğundan bu bilgileri bireyle paylaşmak gerekir.

  1. Problem Tarama Listesi

Problem tarama listesi bireylerin uyum ve gelişimini engelleyen sorunların ortaya çıkarılması için kullanılan bir tekniktir.

Bu teknikte çeşitli problem alanlarına il’işkin olarak listelenmiş ifadeler kullanılmaktadır. Bireyden kendisini yansıtan ifadeleri işaretlemesi istenmekte, sonuçlar bireysel veya grup olarak değerlendirilmektedir.

  1. Psikodrama

Psikodrama bireyin duygularını, kaygılarını, korkulannı kısaca iç dünyasını bir oyun içinde rol oynayarak anlatması tekniğidir.

 

Rehberlik

205

 

 

 

Psikodrama daha çok psikolojik danışmada kullanılan terapötik bir tekniktir ve devam eden bir grup terapisi sürecinde gerekli görüldüğünde terapist tarafından uygulanmaktadır.

  1. Arzu Listeleri

Çocuğa sorulan sorular sonucu doyurulmamış

gereksinimleri, arzuları, gerginlik, sıkıntı ve

sorunlarını ifade etme olanağı bulurlar. Örnek;

Alaaddinin sihirli lambası elinizde olsa ne

yapardınız?

  1. Sosyometrik teknikler
  2. Sosyometri

Grubu oluşturan bireylerin birbirleriyle ilişkilerini ve etkileşim biçimlerini değerlendirmeye yarayan bir tekniktir. Sosyometri tekniği bir grubu oluşturan bireylerin sosyal durumu, grup içindeki ait gruplar ve bireylerin rolleri hakkında bilgi verir.

Örneğin sosyometri uygulamasında amaç sınıfta kimlerin kimlerle arkadaşlık yaptığı ve yakın ilişkiler kurduğunu öğrenmekse öğrencilere “sınıfta en gevdiğiniz ve birlikte olduğunuz üç arkadaşınızın adını yazınız” şeklinde bir yönerge verilebilir.

  1. Kimdir-Bu

Grup içjndeki sosyal ilişkilerin ortaya çıkarılması amacıyla kullanılan sosyometrik bir tekniktir. Kimdir-bu tekniğinde bireylere olumlu ve olumsuz davranış ifadelerinden oluşan bir liste verilir ve bireyden her davranışın yanma grupta bu davranışı kimin gösterdiğini düşünüyorsa o kişinin adını yazması istenir. Kişi ifadelerin yanma kendi ismini de yazabilir. Her davranışın yanma birden çok isim yazılabileceği gibi kişiler birden çok davranışın yanına da yazılabilir. Kimdir-bu tekniğinde, olumlu ve olumsuz davranışlar düz ifade veya soru cümlesi şeklinde olabilir. Örneğin listedeki ifadelerden biri “Başkalarıyla iyi geçinir.”   veya   “Başkalarıyla   iyi   geçinen kimdir?” olarak düzenlenebilir.

  1. Sosyodrama

Sosyodrama bir grup bireyin yaşadıklar, ortak bir sosyal soruna ilişkin rolleri paylaşarak uzman kişinin yönetiminde oynamalar, tekniğidir. Sosyodramada bireyler kendilerini değil sosyal sorunla ilgili olarak bir başkasının rolünü oynarlar. Psikodramada birey kendisini oynarken sosyodramada bir başkasını canlandırmaktadır.

Bu teknikte amaç, bireylerin toplumsal gelişimlerini sağlamak ve kişilerarası ilişkilerde yaşadıkları, güçlükleri yenmelerini sağlamak-tır. Sosyodrama bireylere kendilerini tanıma, ifade etme, sosyal ilişkiler kurma ve toplumsal rollere ilişkin yeni davranışlar edinme gibî konularda yardımcı olan bir tekniktir.

YARARLANILAN KAYNAKLAR

  1. Baymur,   F.   Genel   Psikoloji.   Remzi   Kitabevi,   İstanbul,
    1994
  2. Kaya, Z. (Ed.)- Öğretmen Adayları için KPSS.   Öğreti,
    Pegem A Yayıncılık, 2004
  3. Oktaylar, H. C. (Ed.). Öğretmen Adayları için KPSS.
    Yargı Yayınevi, Ankara, 2004
  4. Tan, Ş. (Ed.). Eğitim Bilimleri KPSS. Empati yayınevi,
    Ankara 2004
  5. Özgüven,   İ.   E.   Görüşme   İlke   ve   teknikleri.   İleri
    Matbaası, Ankara, 1980
  6. Kuzgun , Yıldız. Rehberlik ve Psikoiojik Danışma ÖSYM
    yayınları, Ankara 1992
  7. Yeşilyaprak,   Binnur.   Eğitimde   Rehberlik   Hizmetleri.

Nobel Yayın Dağıtım, Ankara, 2003

  1. Can,   G.   (editör).   Psikolojik   Danışma   ve   Rehberlik.

Pegem A yayıncılık, Ankara, 2004

 

 

[wp_ad_camp_2]