in

Kpss Eğitim Bilimleri Ders Notları

 

 

  1. Aşağıdakilerden hangisi klasik (tepkisel) koşullanma sürecinde en öncelikli zorunlu-luktur? (2002 KPSS-88)
  2. Belirli aralıklarla tekrar
  3. Koşullu uyarıcının ayırt edilmesi
  4. Davranıştan sonra pekiştireç verilmesi
  5. Koşulsuz uyarıcı ile nötr uyarıcının eşlenmesi
  6. E) Davranışın adım adım geliştirilmesi
  7. Her hafta düzenli olarak devam ettiği derste, öğretim elemanının derse devama önem vermediğini gören öğrenci bir süre sonra o derse devam etmemeye başlamıştır.

Bu öğrencinin davranışı edimsel koşullanma ilkelerine göre aşağıdakilerden hangisine örnektir? (2002 KPSS-3)

  1. Sakalları olan bir baba bebeğini her akşam eve geldiğinde öpmekte, her defasında babanın sakalları bebeğin yüzünü acıttığı için bebek ağlamaktadır. Bir sure sonra bebek, babasının yanına yaklaştığını görür görmez ağlamaya başlamıştır.

Aşağıdakilerden hangisi koşullanma yoluyla öğrenmede babanın yerini tutan öğedir? (2003 KPSS-60)

  1. Olumsuz pekiştirme
  2. Koşullu tepki
  3. Koşulsuz tepki
  4. Koşulsuz uyarıcı
  5. E) Genelleme

 

 

A)Bağ kurma
  1. C) Sönme
B)Genelleme
  1. D) Ayırt etme
E)Bitişiklik

 

38

öğrenme Psikolojisl

 

 

 

  1. Aşağıdakilerden hangisi bir öğrencinin annesinin hediye ettiği kalemle girdiği sınavdan çok yüksek puan alması sonucunda, daha sonraki sınavlarda da aynı kalemi kullanmasını nitelendirir? 2003 KPSS-71)
  2. Öğrenmenin aktarılması
  3. Genelleme
  4. Batıl inanç
  5. Koşullu tepki
  6. E) Koşulsuz tepki
  7. 18 yaşındaki ablası ile aralarında her anlaşmazlık çıktığında “Seni anneme söyleyeceğim” diyen 7 yaşındaki Ali, ablasının artık durumdan sıkılıp, birkaç kez üst üste “Istiyorsan git söyle” demesi üzerine bu davranışını göstermemeye başlar. Ablası üniversite sınavını kazanıp başka bir şehirde yaşamaya başlar, üç ay sonra ablası tatil için eve döndüğünde. AIı ablası ile aralarmda çıkan her anlaşmazlıkta yine “Seni anneme söyleyeceğim” demeye başlar.

Ali’nin, ablası üç aylık bir ayrılıktan sonra eve geri döndüğünde, yine “Seni anneme söylerim” demeye başlaması, aşağıdakilerden hangisine örnektir? (2003 KPSS-75)

  1. Duyarsızlaşma
  2. Olumsuz aktarma
  3. Kendiliğinden geri gelme
  4. Olumlu pekiştirme
  5. E) Karşıt tepki oluşturma
  1. Matematik     Ödevini     yapmayan     bir     öğrenci
    öğretmenine   hasta   olduğunu   söylemesi   üzerine
    zayıf not almaz. Aynı öğrenci bir başka gün sonra
    ingilizce   dersinde   de   ödevini   yapmadığında,
    öğretmenine hasta olduğu için ödevini yapamadığı
    söyler.

Aşağıdakilerden hangisi öğrencinin İngilizce öğretmenine de hasta otduğunu söyleyerek zayıf not almaktan kurtulmaya çalışmasını açıklar? (2003 KPSS-77)

  1. Model alma
  2. öğrenmenin genellenmesi
  3. Koşullu uyarıcı
  4. Ayırt etmeyi öğrenme
  5. E) Olumsuz aktarma
  6. Oynayacağı   tiyatro   oyununa   hazırlanan   oyuncu
    makyaj yaparken makyaj fırçasını görüne batırmış
    ve gözü fena halde yaşarmıştır. Ertesi gün fırçayı
    eline alır almaz gözünün tekrar yaşardığını fark
    etmiştir.

Bu durumu aşağıdakilerden hangisi açıklar? (2004 KPSS-22)

  1. Tepkisel Koşullanma
  2. Uyarıcı genellemesi
  3. Algısal değişmezlik
  4. Ayırt etmeyi öğrenme
  5. E) Olumsuz koşullanma

 

 

 

  1. Bir çocuk evde kardeşlen ile oyun oynarken, kardeşlerinin oynadığı oyuncağı istediğinde ağlayarak annesinin yanına gitmekte ve annesi kardeşlerinin elinden oyuncağı alıp kendisine vermektedir. Çocuk anaokuluna başladığında arkadaşlarının oynadığı bir oyuncağı istediği zaman ağlayarak öğretmeninin yanma gider. Ancak öğretmeni arkadaşlarının elinden oyuncağı alıp ona vermediği için zamanla bu davranışı yapmamaya başlar.

Çocuğun zamanla bu davranışı yapmaması aşağıdakilerden hangisine örnektir? (2003 KPSS-76)

  1. Kendiliğinden geri gelme
  2. Unutma
  3. Sönme
  4. Pekiştirme
  5. E) Sistematik duyarsızlaştırma
  1. Diz kapağımızın altındaki belirti bir noktaya vurulduğunda ayağımız sıçrar: bir ıslık sesi böyle bir tepki ortaya çıkarmaz. Ancak, bir ıslık sesi duyar ve hemen arkasından diz kapağımızın altındaki bir noktaya darbe alırsak, bu olay defalarca tekrarlandığı takdirde ıslık sesi kendi başına ayak sıçratma tepkisini ortaya çıkartmaya başlar.

Yukarıda verilen tepkisel koşullanma örneğine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur? (2004 KPSS-23)

  1. Islık   sesi   koşulsuz   uyancı,   diz   kapağının
    altına vurulan darbe koşullu tepkidir.   ,
  2. Diz kapağının altına vurulan darbe koşullu
    uyarıcı, bu dar beye verilen tepki koşulsuz
  3. Islık sesi   koşullu   uyarıcı,   bu sese verilen
    tepki koşullu tepkidir.
  4. Diz kapağının altına vurulan darbe koşulsuz
    uyarıcı,   bu   darbeye   verilen   tepki   koşullu
  5. E) Diz kapağının altına vurulan darbe koşulsuz
    tepki, ıslık sesi koşullu tepkidir.

 

Öğrenme Psikolojisl

39

 

 

 

 

  1. A) Nötr C) Koşullu
  2. İstanbul’da yaşayan Nurdan İzmir’e gittiğinde cüzdanını çaldırmıştır. Ne zaman Izmir lafını duysa midesine kramp girmektedir.

Bu örnekteki İzmir sözcüğü aşağıdakiierden hangisinin işlevini yerine getirmektedir? (2004 KPSS-24)

  1. Pekiştirici uyarıcı C) Birincil pekiştireç
  2. Koşullu uyarıcı D) Koşulsuz uyarıcı
  3. E) Olumsuz pekiştireç

82.

Gül, akşam eve gelince babasından   kendisine bir
cep telefonu almasını istemeye karar verir. Ancak,

işinden dönen babasının yüzündeki öfkeli ifadeyi

görünce,   bu   isteğini   ona   iletmeyi ertelemesinin
doğru olacağını düşünür.

Bu   örnekte   babasının   yüzündeki  öfkeli   ifade

Gül’ün   davranışını   kontrol   eden     ne   tür   bir
uyarıcıdır? (2004 KPSS-36)

B)Koşulsuz D) Ayırt edici

 

  1. E) Pekiştirici

 

 

84.
85.
  1. Tepkisel koşullama ilkelerine göre, olumlu duygusal tepki uyandıran bir uyarıcıyla eşleştirilen bir nötr uyarıcı, bir süre sonra tek başına aynı olumlu tepkiyi uyandırır.

Aşağıdaki   durumların   hangisinde,   bu   ilkeden yararlanılmaya çalışılmaktadır? (2004 KPSS-25)

  1. Kepek     şampuanı     reklamında,     saçların
    şampuanın kullanılmasından öncesi ve sonraki
    durumun gösterilmesi
  2. Yeni üretilen bir otomobilin tanıtımının güzel
    mankenlere yaptırılması
  3. Deterjan   reklamında   ev   hanımı   rolündeki
    oyuncuların yer alması
  4. Yaşam        sigortası       reklamında       sigorta
    yaptırmanın yararlarının . anlatılması
  5. E) Emniyet kemeri kullanmayı özendirmek için,
    emniyet kemeri takan ve takmayan sürücülerin
    kaza sonrasındaki durumlarının gösterilmesi
  6. Aslı ders başladığı halde sırasına oturmayıp sınıfta dolaşmaktadır Yerine oturmayıp dolaştığı için öğretmeni Aslı’yı azarlamış ve Aslı hemen sırasına oturmuştur bu yaşantıdan sonra Aslı öğretmenini sınıfın kapısında görür görmez hemen sırasına oturmaya başlamıştır.

Ash’nın   davranışında   görülen   bu   değişme, aşağıdakilerden hangisinin sonucudur? (2004 KPSS-35)

  1. Geriye doğru ket vurma
  2. Ceza
  3. İç görü kazanma
  4. Tepkisel koşullama
  5. E) Sosyal öğrenme
  1. Sinema alanında uzman film eleştirmeni bir konuşması sonunda övgüler almıştır. Bu övgüierden sonra her konuda görüş belirtir olmuştur.
hangisiyle

Bu       durum       aşağıdakilerden açıklanabilir? (2004 KPSS-37)

  1. Genelleme C) Koşulsuz tepkileme
  2. Koşullu uyarım D) Olumsuz davranış
  3. E) Sönmeye direnç

Aşağıdaki özdeyişlerden hangisi, koşullama yoluyla Öğrenmede gözlenen “uyarıcı genellemesi” olgusunu çağrıştırmaktadır? (2004 KPSS-38)

  1. Sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yer.
  2. Denize düşen yılana sarılır.
  3. Göz görmeyince gönül katlanır
  4. Yumuşak atın çiftesi pek olur.
  5. E) Fazla naz âşık usandırır.

Bir köpek, sahibi ıslık çaldığı zaman ön ayaklarından birini uzatarak tokalaşma hareketi yaptığında kendisine yiyecek verileceğini Öğrenmiştir. Daha sonra, köpeğin bu davranışı ön ayağını uzattığında yiyecek verilmeyerek söndürülmüş ve köpek, sahibi ıslık çaldığında artık bu davranışı yapmaz hale gelmiştir. Ancak, oradan bir süre geçtikten sonra sahibi ıslık çaldığında köpeğin tekrar ön ayaklarından birini uzatarak tokalaşma hareketi yapmaya başladığı gözlenmiştir.

Köpeğin   ıslık   sesini   duyduğunda tekrar   ön ayaklarından     birini       uzatmaya     başlaması aşağıdakilerden hangisiyle açıklanabilir? (2004KPSS-41)

  1. Tepki genellemesi
  2. Ayırıma varma
  3. Kendiliğinden geri gelme
  4. Ayırt etmeyi öğrenme
  5. E) Olumlu aktarma ,:

 

40

öğrenme Psikolojisi

 

 

 

BİTİŞİKLİK KURAMLARI

Bitişik kuramcılara göre öğrenme tek denemede bile
gerçekleşebilir. Korku insanlarda tek denemede
gerçekleşebilir. örnek, boğulma tehlikesi, elektrik
çarpması vb. Burada yapılan işlem genellemedir.
Genelleme, öğrenilmiş bir davranışın çok çeşitli
durumlarda işe yaramasını sağlar. istenmeyen
davranışların          ortadan          kaldırılması          üzerine

yoğunlaşmışlardır.

Pekiştirme ve ödülü kabul etmemişlerdir.

Bitişiklik kuramları içerisinde VVatson ve Guthrie ele

alınmıştır.

1-WATSON

VVatson için en önemli şey uyarıcı-tepki ikileminin tekrarlanma sıklığıdır. Basit bir labirent yapıp koridorun sonunda yiyecek koydu. Labirentte koşmayı ilk kez öğrenen farenin diğer tekrarları otomatik olarak yaptığını fark etti. İlk defada bir uyarıcıyla başlayan daha sonra uyarıcısız da gerçekleşti ver davranış bir alışkanlık halini aldı. VVatson’un kuramı Thorndike’ın etki yasasından farklıdır. Çünkü onun çalışmasında memnuniyet ve hoşnutsuzluk gibi psikolojik kavramlara yer yoktur. Tekrar, pekiştirme ve etki yasasını reddeder. Bilişsel süreçlere tamamen karşı çıkmıştır. Ona göre düşünce açıklanabilir ve konuşmada öğrenilebilecek basit bir davranış biçimidir. VVatson, öğrenmeyi davranış gelişiminin temel süreci olarak kabul etmiş ve ” bir insan ne öğrenmişse odur.” Anlayışını getirmiştir. Bu fikri ile eğitimde fırsat eşitsizliğinin önemini kafalara yerleştirmiştir •     Davranışçıların kurucusu olarak kabul edilir.

öğrenmeyi açıklamıştır.

uyarıcı-tepki     bitişikliği     olarak

  • Öğrenmede çevrenin (uyarıcıların) etkisi üzerinde
    durmuştur. VVatson, davranışın kalıtımsal olmayıp
    insanın   çocukluğundan   beri   çevresindeki   belli
    uyarıcılarla belli tepkilerin birleşmesi sonucu U-T
    bağlarının birbiri üzerine şartlanma yoluyla inşa
    edilmesi sonucunda geliştiği görüşünü savunur.
  • Bütün davranışlar koşullanma yoluyla öğrenilebilir.
    Bebekler koşullanma yoluyla, suçlu, müzisyen,
    ressam haline getirile bilir. Yani insan, koşullanma
    yoluyla her kişiliğe getirilebilir.

Korku koşullanması

Küçük bir çocuk (Albert) beyaz renkli fare ile oynarken arkasından ani bir gürültü (ses) yapılarak fareden korkması sağlanmıştır. Çocuk bundan sonra gördüğü beyaza benzer her şeyden (beyaz sakallı dede, beyaz oyuncak) uyarıcı genellemesiyle korkmuştur.

Sistematik duyarsızlaştııma

Tepkiye neden olan durum parçalara ayrılıp her parçada duyarsızlaştırma (örnek rahatlama tekniği) yapılır. Aslında bir anlamda klasik koşullanmadır. Korku öğrenilmişse, korkmama da öğrenilir. Bunun için önce çocuğa korktuğu şeyden (fare) korkmayan çocukların oynadığı bir oyun, tv. filmi izlettirilmiştir. Daha sonra sevmediği şey (fare) yavaş yavaş gösterilerek (fare bir kafes içerisinde yavaş yavaş yaklaştırılır) korku ortadan kaldırılmıştır,

  • Okulda   matematik   problemi   çözmekten   zevk
    almayan bir öğrenci, karşılaştığı buna benzer bir
    başka     matematik     problemini   de   çözmekten
    hoşlanmaz.
  • Koşullanmada   pekiştirmeyi,   etki   ilkesini   ve   haz
    duygusunu kabul etmemiştir.
  • Öğrenmede     koşullu   ve     koşulsuz   uyaranlar
    birbirlerine çok yakın zamanlarda verilmelidir.

En son ve En Sık ilkesi

VVatson öğrenmede ödüllendirme ve ya pekiştirmeden söz etmemiş. Bunun yerine herhangi bir uyarıcıya verilecek tepki. o uyarıcıya verilen en son ve en çok tekrarlanan tepki olacaktır demiştir. Bir başka deyişle zor olan bir problemi çözmekten hoşlanmayan bir öğrenci benzer nitelikte bir problemle karşılaşınca yine çözmekten hoşlanmayacaktır.

2- GUTHRİE

Guthrie’ye göre çağrışımsal U-T bağlarının kuruluşunun tek yasası işaret ve tepki bitişikliğidir. Guthrie’nin önerdiği sistemde şartlı uyarıcılar aslında hareket tepkilerinin meydana getirdiği uyarıcılardır. Bu uyarıcılar alışkanlıklara bir bütünlük ve devamlılık kazandırır. Guthrie, diğer kuramcılar gibi öğrenmenin sonuçlarıyla ilgilenmez. Organizmanın hareket tepkilerine önem verir. Eğitimde ikaz etme ve tavsiyede bulunma yerine doğru davranışın bizzat yaptırlması gerekir.

  • Öğrenmenin tek yasası bitişikliktir.

Bitişikliği; bir uyarıcıya karşı yapılan tepkinin daha sonra aynı (benzer) uyarıcıyla karşılaşıldığında da gösterilme eğilimi olarak açıklar.

  • Bitişikliği uyarıcı-tepki bitişikliği olarak ele alır.
  • Yaptığımız   şeyi   öğreniriz,   tekrarlar   beceriyi
    geliştirir.
  • öğrenmede ödüle veya pekiştirmeye gerek yoktur.
  • Ceza   bitişikle   ilgilidir.     Eve   her   girdiğinde
    mantosunu   ve   çantasını   yere   atan   çocuğunu
    annesi her seferinde azarlar ve onları yerine astırır

 

öğrenme Psikolojisİ

41

 

 

 

bu hep böyle devam eder .Daha sonra annesi kızının manto ve şapkayı atmasını saptayan uyancının onu azarlaması olduğunu anlayarak diğer seferinde manto ve çantasını alarak dışarı çıkmasını ister ve içeri girer girmez manto ve çantayı asmasını ister. Bu kez davranış düzelir.

  • Öğrenmeye yön veren en önemli etmen hazır
    oluştur.

Kötü alışkanlıkların (öğrenmelerin) yok edilmesi

  1. Eşik Yöntem (Alıştırma Yöntemi)

İstenmeyen davranışları, istenen davranışlara dönüştürmeyi sağlayan bir öğrenme tekniğidir. Koşullandırılmış istenmeyen tepkileri söndürmeyi amaçlar. Bireyin istemediği uyarıcı en azdan en çoğa doğru belirli düzeylerde verilir.

  • Zeytin yemeyi sevmeyen birine zeytin azar azar
    parçalayarak verilir.
  • Çocuğunu özel okula göndermek isteyen anne,
    bu fikre karşı çıkan babaya bu durumu yavaş
    yavaş kabul ettirir.
  • Okula korktuğu için gitmek istemeyen gitmeyen
    çocuğa, eğlenceli okul öyküleri anlatılır, okul
    arkadaşlarının   eve   gelmesi   sağlanır.   Okula
    yakın yerlerde gezintiye çıkılır, okul bahçesinde
    oyun oynanır ve çocuk alıştırılır.
  1. Bıktırma Yöntemi

Istenmeyen davranış organizmaya biktırıncaya ve sıkılıncaya kadar yaptırılır. Organizma istenmeyen davranışı yapmaktan sıkıldığı için davranış sönme eğilimine girer.

Bıktırma yönteminde (doyurma, taşırma da denir) bireyin ilgisini çeken herhangi bir durumla yoğun bir şekilde yüzleşmesi sağlanarak kendisine çekici gelen durum belli bir süre sonra artık bıkkınlık verecek duruma gelir.

Örnek;

  • Kibritle oynayan çocuğa ya da sigara alışkanlığı
    olan bireye uygulanan işlemler.
  • Atı   eğere   alıştırmak   için,   atın   üstüne   eğer
    yerleştirilir.   Kişi   biner ve   at eğeri   atmaktan
    vazgeçinceye kadar koşturulur.
  • Tavuk yiyen köpeğin boynuna ölü tavuk asılır.
  • Kibrit yakarak tehlike saçan bir çocuğu anne bir
    sürü kibrit vererek bıkıncaya kadar yakmasını
  1. Zıt Tepki Yöntemi

Bu yöntemde istenmeyen davranışı meydana getiren uyarıcı ile birlikte, ona zıt olan onunla rekabet edebilecek istenen davranışı meydana getiren uyarıcı sunulur. Bireye yapmaktan kaçındığı ve hoşlanmadığı davranış, hoşlandığı ve yapmak istediği bir davranış ile birlikte yaptırılır . Örneğin ; kediden korkan çocuğa annesi kedi hediye eder. Kedi korku yaratan uyarıcıdır. Anne ise sevilen güven duyulan uyarcıdır. İkisi birlikte sunulduğunda, eğer anne daha baskın bir uyarıcı ise, anneye karşı duyulan güven, kediye karşı da oluşacak, kediyi tek başına gördüğünde de ondan korkmayacaktır. Örnek: sigarayı bırakmak isteyen birinin sakız çiğneyerek sigarayı unutmaya çalışması.

Eğitim açısından Gutheri’nin görüşleri

Eğitim hedeflerini önceden belirlemek gerekir. Çünkü istenen tepkileri alabilmek için hangi uyarıcıları vermememiz gerektiğini bilmeliyiz. Bitişiklik kuramını savunması nedeni ile hangi tepkiler bireye kazandırılacak hangileri kazandırılmayacak önceden bilinmelidir.

Dikkat çekici bir uyarıcıya beklenen tepki verilebilir. Öğrenme-öğretme ortamı düzenlenirken, öğrencilere verilecek uyarıcılar onların dikkatlerini çekmelidir ki beklenen tepkiyi versinler. “Dikkat edilen şey yapılan şey için işaret haline gelir.”

Öğrencinin öğrenmeye karşı ihtiyaç duyması gerekir. Öğrenciye bu ihtiyaç hissettirilmelidir. Aynı zamanda alıştırma önemlidir. Ancak öğrenme açısından değil ona göre öğrenme tek denemede oluşur ancak becerinin ve performansın geliştirilmesi için tekrarlar önemlidir.

Okul yaşamın gerçek temsücisi olmalıdır. Çünkü öğrenci yaptığı şeyi öğrenir bir başka deyişle yaparak yaşayarak öğrenme önemlidir. Bu nedenle okui dışında ne yapması gerekiyorsa okul içinde de aynı şeyi yapmalıdır.

Ceza yerinde kullanıldığında etkilidir. İstenmeyen davranışa zıt bir davranış olması önemlidir. Uyulmayacak emirler yada yerine getirilmeyecek nasihatler verilmemelidir. Örneğin derste arkadaşı ile konuşan bir çocuğa kızıp bağırmak yerine bir soru sormak ve ya tahtada bir problem çözmek daha etkili olacaktır. Çünkü öğrenmenin kızması gürültüyü azaltmayacak artıracaktır.

 

42

öğrenme Psikolojisl

 

 

 

  1. Bir baba sigara içmeye özen en çocuğunun önüne sigaraları koyarak, sigaradan bıktınncaya kadar sigara dumanı içine çekmesini sağlamıştır.

Bu durumda baba, aşağıdaki öğrenme ku-ramcılarından hangisinin görüşlerini uygu-lamaktadır? (2002 KPSS-104)

  1. Guthrie
  2. Thorndike
  3. Ausubel
  4. Bruner
  5. E) Skinner

ARAÇSAL KOŞULLANMA (Thorndike) BAĞLAŞIMCILIK

Thorndike’ın kuramı Bağ kuramı, bağlantı ya da çağrım

yoluyla öğrenme olarak da bilinir.

Bu kuram, iki uyarıcının aynı anda tekrar tekrar ortaya

çıkmasıyla iki uyarıcının bağlantılı duruma gelmesi ve

birinin diğerini hatırlatması temeline dayanır.

Bağlaşımcılık

Thorndike çağrışımı, duygusal uyarıcılar ile harekete geçiriciler arasında kurulan bir bağ olarak görmektedir. Bu nedenle onun kuramı bağlaşımcılık olarak adlandırılmaktadır. İlgilendiği konu sadece uyarıcı koşullar ve davranış eğilimleri değil, aym zamanda uyarıcı ve tepkiyi bir arada tutan şeyin ne olduğudur. Thorndike, uyarıcı ve tepkinin sinirsel bir bağla bağlandığına ifade etmiştir.

Seçme Ve Bağlama

Thomdike’a göre öğrenmenin en temel formu deneme-yanılma öğrenmesidir. İnsan ya da hayvan olsun, öğrenme durumunda olan organizma, belli bir problemlerie karşılaştığında kendisi amaca götürmeyen başarısız tepkileri eler. Haz ile sonuçlanan, başarıya götüren tepkiler kalıcı hale gelir. öğrenici olan organizma, kafesten kaçma, bir yiyeceğe ulaşma, para kazanma gibi çeşitli amaçlara ulaşmak zorunda olduğu problemli bir durumla karşılaştırılır. Organizma amaca ulaşmak için değişik davranışlar yapar. Bunlardan bazıları amacına ulaştırır, bazıları ulaştırmaz. Öğrenen organizma aynı problemle karşılaştığında amaca ulaştıran tepkileri seçer. Thorndike bu duruma daha sonra seçme ve bağlama adını vermiştir.

Bu durumu yaptığı deneyle açıklamıştır; Kediyi bir kafese koymuştur. Kedi kafesten dışarıya çıkmaya çalışacaktır. Ancak dışarı çıkabilmesi için bir pedala basması yada bir zinciri çekmesi gerekmektedir. ilk denemelerde hayvan epeyce bir çaba harcamış ancak başarılı   olamamıştır.   Kafesin   içindeki   her   şeye

saldırmış aralıklardan kaçmaya çalışmıştır. En sonunda tesadüfen pedal basmış ve dışarı çıkmayı başarmıştır. Daha sonraki denemelerde hayvan saldırma davranışını bırakarak pedala basarak dışarı çıkmıştır. Kedi burada deneme yanılma yolu ile kafesten çıkmayı öğrenmiştir.

Öğrenme Küçük Adımlarla Oluşur

öğrenme, büyük atlamalardan çok, küçük sistemli adımlarla meydana gelir. Problem çözme süresi, ardışık denemelerin sonucunda yavaş yavaş kısaldığından öğrenme birden bire iç görüsel bir şekilde değil, yavaş yavaş oluşur. Throndike’a göre öğrenme doğrudandır ve düşünme veya usa vurma yoluyla yönlendirilemez. Ona göre öğrenmede deneme yanılma yoluyla doğrudan seçme ve bağlama vardır.

Thordike öğrenmeyi açıklarken, Pavlov’un gittiği yoldan gitmiştir. Thomdike, bir uyarıcı karşısında oluşan davranışın gelecekteki davranışları etkilediğini söylemiştir. Kedi ve köpekler üzerinde yaptığı araştırmaların sonunda kendisine ait olan öğrenme yasalarını ve bunların içinde en önemtileri olan “etki” yasasmı ortaya koymuştur.

Thorndike’nin Öğrenme Kuramının Temel Yasaları;

  1. Hazır bulunuşluluk
  2. Etki (Araçsal Koşullanma)
  3. Tekrar (Alıştırma)

1- Hazır bulunuşluluk yasası

Organizmada davranış eğiliminin mevcut olduğu durumlarda ancak öğrenmeye yönelik davranıştan söz edilir.

  1. Bir kişi, etkinlik göstermeye hazır ise, etkinliği
    yapmasına izin verilmesi ona mutluluk verir.
  2. Bir kişi etkinlik göstermeye hazır olduğu halde,
    etkinliğin yaptırılmaması, bireyde kızgınlık yaratır.
  3. Bir kişi etkinliği yapmaya hazır olmadığı halde
    yapmaya zorlanırsa   kızgınlık duyar.Çocuk,   düzgün
    yazı yazmaya hazır ve buna izin verilirse, yazmaktan
    haz duyar. Çocuk, kalem tutmaya hazır, fakat eline
    kalem   almasına   izin verilmezse,   çocukta   kızgınlık
    yaratır.   Çocuk,   düzgün   yazı   yazmaya   zorlanırsa
    kızgınlık duyar.

2- Etki yasası (Araçsal Koşullanma)

Öğrenme psikolojisine getirdiği en önemli katkı, “etki kanunu” dur. Araçsat koşullanma adı verilen etki kanununa göre tepki sonuçları tarafından kontrol edilir.

Eğer bir davranış o çevrede bir doyuma ulaşıyorsa aynı ortamda o davranışın oluşma olasılığı artmaktadır. Sonuç olarak gelecekte bir davranışm

 

Öğrenme Psikolojisl

43

 

 

 

olup olmayacağının şu anki davranışlara bağlı olduğu söylenebilir.

Eğer uyarıcının yol açtığı tepkinin sonucu haz verici ise uyarıcı ve tepki arasındaki bağ güçlenir, uyarıcının yol açtığı tepkinin sonucu rahatsız edici ise uyarıcı ve tepki arasındaki bağ zayıflar. Diğer bir deyîşle, etki pekiştirilirse uyarıcı tepki arasındaki bağ güçlenir. Tepki cezalandırılırsa uyarıcı ve tepki arasındaki bağ zayıflar.

■ Thorndike’in etki kanunu, yani davranışın, sonuçları tarafından şekillendirildiği ilkesi, Skinner’in edimsel koşullanma teorisinin temellerini oluşturmuştur.

3- Tekrar yasası

Tekrar   ederek   öğreniniz;   tekrar  etmediğimizde

unuturuz.

Uyarıcı ve tepki arasındaki bağ kullanıldıkça güçlenir.

Buna kullanma yasası denir.

Uyarıcı ve tepki arasındaki bağ kullanılmadıkça zayıflar Buna kullanmama yasası denir.

Kısaca tekrar kanuna göre yaparak öğrenir, yapmayarak unuturuz.

Thorndike’ın Eğitime İlişkin Görüşleri

Öğretimin düzenlenmesine, öğrenciye kazandırılacak hedef davranışları belirleyerek başlamalıdır. Eğitim bilimsel bir nitelik taşımalıdır. Bunun için çıktıların nesnel olarak gözlenebilir, ölçülebilir özellikler taşımalıdır. Bu özeilikler öğrendye kazandırılacak davranışlardır. Bu nedenle öncelikle hedef ve davranışlar belirlenmelidir.

Bu hedef davranışları belirlerken öğrencinin hazır bulunuşluk düzeyi dikkate alınmalıdır. (Hazır bulunuşluk kanunu)

Thorndike için güdüleme, öğrenciye haz veren durumun belirlenmesi için önemlidir. Öğrenciye kazandırılacak davranışlann öğrencinin ihtiyaçlarına cevap verecek nitelikte olması gerekir. İçsel pekiştireç yerine dışsal pekiştireçler daha önemlidir.

Öğrenme küçük birimler halinde oluştuğundan, öğrenme adım adım sağlanmahdır. Kolaydan zora doğru olmalıdır.

Öğrenci, uyarıcı durumdaki dikkati çeken baskın öğelere tepkide bulunur, diğer önemsiz ayrıntıları eler. Bu durumda, öğretme-öğrenme sürecinde, hedef davranışa yöneltecek uyarıcıların dikkati çekici nitelikte olması gerekir.

Doğru tepkiler hemen pekiştirilmeli, yanlışlar tekrar edilmeden düzeltilmelidir. Bu nedenle öğrenciye geribildirim (dönüt) verebilmek için düzenli olarak sınav yapmak gerekmektedir.

Thorndike’ın sisteminde ceza yoktur. Çünkü ceza, uyarıcı ile tepki arasındaki bağı zayıflatmaz.

Öğretme-öğrenme ortamının gerçek yaşamın bir temsilcisi olmasına özen gösterilmelidir. Thomdike’ın “benzer öğeler transfer teorisi”ne göre iki durum arasındaki ortak öğeler ne kadar çok olursa, transfer o kadar yüksek olur. Öğretme- öğrenme ortamında öğretmen değil, öğrenci etkin olmalı; yaparak yaşayarak öğrenmelidir. Öğrenci öğretmenin anlattıkları ile değil kendi kendine yaptığı çağrışımlarla öğrenmelidir.

  1. Hiç yapmadığı bir yemeği ilk kez yapacak bir
    bayanın bu yemeği deneme-yanılma yoluyla
    yaptığını aşağıdakilerden hangisiyle

anlayabiliriz? (2002 KPSS-93)

  1. Arkadaşının   yemeği   hazırlarken   yaptıklarını
    hatırlayarak uygulamaya çalışması
  2. Televizyon     programından     yemeğin     tarifini
    izlemesi ve uygulaması
  3. Yemek kitabındaki açıklamalara uyarak yemeği
    hazırlaması
  4. Annesinin tarifini alarak, kendi malzemeleriyle
    pişirmesi
  5. E) Sadece pişmiş şeklini gördüğü yemeği, elindeki
    malzemelerle yapmaya çalışması
  6. Dört yaşındaki bir çocuk yap-boz oynarken çeşitli parçaları rastgele bir araya getirmekte, eğer bu parçalar birlikte bir bütün oluşturmuyorsa vazgeçmektedir.
bu     durumu   en   iyi

Aşağıdakilerden   hangisi açıklar? (2002 KPSS-97)

  1. Anlamlı öğrenme
  2. Sosyal öğrenme
  3. Kavrayarak öğrenme
  4. Deneme-Yanılma yoluyla öğrenme
  5. E) Uyarıcı-tepki zincirleme

 

44

öğrenme Psikolojisi

 

 

 

89.

Bir öğrenci fen bilgisi dersinde yaptığı deneyde, değişik renkteki sıvıları değişik oranlarda birbiri ile karıştırmış ve hangi renkteki sıvıları hangi oranda karıştırdığında istediği renkte sıvı elde edeceğini bulmuştur.

Öğrencinin istediği renkteki sıvıyı nasıl elde edeceğini bu biçimde bulması aşağıdaki öğrenme türlerinden hangisine örnektir? (2003 KPSS-53)

  1. Deneme-yanılma yoluyla öğrenme
  2. Kavrama yoluyla öğrenme
  3. Bilişsel öğrenme
  4. Model alma yoluyla öğrenme
  5. E) Gözlem yoluyla öğrenme
  1. Evine müzik seti alan Sönül bu müzik setini odada istediği yere koyduğunda kablosunun elektrik prizine yetişmediğini görür. Mobilyaların yerini değiştirme, prizin yerini değiştirme gibi çeşitli çözüm yollarını denedikten sonra, bir uzatma kablosuyla sorunun çözülebileceğini anlar.

Gönül’ün bir uzatma kablosu alarak sorunu çözebileceğini anlaması aşağıdakilerden hangisine örnek olabilir? (2004 KPSS-16)

  1. Koşullanma yoluyla öğrenme
  2. Sınama yanılma yoluyla öğrenme
  3. Gözlem yoluyla öğrenme
  4. İç görü kazanma
  5. E) Ayırt etmeyi öğrenme

 

 

 

90.

Anaokuluna yeni başlayan Elif çok hoşuna giden bir oyuncak bebeği almak üzere oyuncak dolabının yanına gelir. Ancak öğretmeni Elife izin istemeden dolaptan oyuncak alamayacağını söyler. Bunun üzerine Elif evinde uyguladığı yemek yememe, yere yatıp tepinme, küsme, sorulara yanıt vermeme, gibi taktikleri teker teker kullanarak amacına ulaşmak ister; fakat başarılı olamaz. Sonunda Elif, dolaptan oyuncak almanın, izin istemekten başka yolunun olmadığını öğrenir.

Elifin, oyuncak dolabından hoşuna giden oyuncağı alabilmesinin tek yolunun izin istemek olduğunu bu şekilde öğrenmesi, öğrenmeyle ilgili aşağıdaki kavramların hangisine örnek olabilir? (2004 KPSS-15)

  1. Tepkisel koşullama
  2. Sınama yanılma
  3. Sosyal öğrenme
  4. Genelleme
  5. E) Model alma

 

Öğrenme Psikolojisl

45

 

 

 

EDİMSEL (OPERANT) KOŞULLANMA (Skinner)

Skinner; Davranışlarımızın büyük bir çoğunluğu içinde

bulunduğumuz     çevresel     koşulları     değiştirebilen

davranışlardır. Bunlar tepkiden farklıdır. Tepkiden farklı

olduğu için bu davranışlara edimsel (operant) adını

vermiştir.

Ders   çalışmak,   işe   gitmek,   konuşmak,   okumak,

yazmak,   problem   çözmek,   çevremizde sevilen   biri

olmaya   çalışmak   gibi   yaşamımızı     sürdürürken

gerçekleştirdiğimiz   davranışların   büyük   bir   bölümü

edimseldir.

Skinner, kendisinin geliştirmiş olduğu skinner kutusu ile

bilinmekte     aynı     zamanda     programlı     öğretimin

kurucusudur.     öğretme     makinaları     kavramından

bahsetmiştir.

Organizmanın günlük davranış repertuarında bulunan

bir   davranışın   pekiştirilmesi   ve   böylelikle   aynı

davranışın yeniden ortaya çıkmasının ya da ceza ile

ortaya çıkmamasının sağlanmasıdır.

Bir davranışın sonuçları olumlu olursa o davranışın görülme sıklığı artar. Davranışın sonucunda organizmanm aldığı karşılıklar pekiştireçlerdir.

Örnek: Skinner kutusundaki fare manivelaya basıncaya kadar bir sürü davranış yapar. Daha sonra tesadüfen manivelaya basar. Bunun sonucunda pekiştireç alır. Pekiştireç alınca farenin maniveiaya basma davranışmı yeniden gösterme olasılığı artar.

Örnek: Köpeklere attığımız topu geri getirmelerini öğretmek.

Edim

Herhangi   bir   ihtiyaç   durumunda   organizmanın kendiliğinden ortaya koyduğu davranışlara denir. Operant

öğrenmede önemli olan davranışın sonucu ve doğurduğu etkidir. Davranışın organizmanın belli bir gereksinimini gidermesi önemlidir. Operant öğrenmede organizma eylemlerinde serbesttir, düşünme ve eylemlerini seçme sansına sahiptir.

Edimsel koşullanma

ödüle götüren ya da cezadan kurtaran bir davranımın yapılmasını öğrenmektir. Hoş olan veya hoş olmayan sonuçların bireylerin davranışlarında yarattığı değişikliklere denir. Örnek; Dil öğrenme, Tenis oynamayı öğrenme, birçok sosyal davranışlar, problem çözme

Davranış sonucunda organizmanın hoşuna giden bir durum ortaya çıkar. Örneğin yeni aldığınız bir kazağı giydiğiniz zaman arkadaşlarınız “Kazağın çok güzel, sana çok yakışmış” derse, o kazağı giyme davranışınız devam eder. Davranışın sonucunda organizmanın hoşuna gitmeyen bir durum ortaya çıkarsa. Yeni kazağınızı giydiğiniz gün değer verdiğiniz bir arkadaşınız size yakışmadığını söylerse, o kazağı artık giymek istemezsiniz.

Skinner operant koşullanmayı klasik koşullanmadan farklı olarak T-U şeklinde formüle etmiştir.

Tepki (davranış

Tesadüfen keşfedilir, fare manivelaya tesadüfen basar, ardından pekiştireç alır.

Klasik koşullanma ile operant koşullanma arasındaki farklar aşağıda verilmiştir;

 

KLASİK KOŞULLANMAOPERANT KOŞULLANMA
Organizma pasiftirOrganizma aktiftir
Uyarıcıya yönelik tepki vardır. Fizyolojiktir.Tepki rastlantısaldır, fizyolojik değildir.
Uyarıcı bellidir. (ses, ışık)Uyarıcı belli değildir. Kafesteki her şey olabilir.
Pekiştirme yapılan davranımdan bağımsızdırPekiştirme yapılan davranıma bağımlıdır. Sonra verilir.
Pekiştireç: Koşulsuz uyarıcıdır.Koşutlu koşulsuz kavramları yoktur. Bunu yerine, olumlu, olumsuz pekiştireç kavramları vardır.
Her ikisinde de genelleme, ayırdetme ve sönme vardır.
  1. Aşağıdakilerden hangisi edimsel koşullanma yoluyla bir davranışın tekrarlanma olasılığının kontrol edebilmek için önkoşuldur? (2003 KPSS-65)
  2. Davranışa uygun bir ayırt edici uyana bulunması
  3. Bir ayırt edici uyarıcının davranışı kontro! etmesi
  4. Davranışın en az bir kez yapılmış olması
  5. Davranışın biçimlendirilmesi
  6. E) Davranışın pekiştirilmesi

 

Öğrenme Psikolojisİ

46

93.

94.

Bir baba akşam ödev yapmayıp, televizyon izleyen oğluna eğer televizyon izlemeyi bırakıp ödevlerini yaparsa hafta sonu birlikte futbol maçı izlemeye gideceklerini söyler. Fakat babanın vaat ettiği ödüle rağmen oğlu televizyon izlemeye devam eder ve ödevlerini yapmaz.

Aşağıdakilerden hangisi, koşullanma ilkeleri çerçevesinde, çocuğun ders çalışmaya başlamamasının ve televizyon izlemeye devam etmesinin nedenlerinden değildir? (2003 KPSS-66)

  1. ödülün davranıştan hemen sonra verilmemesi
  2. Maça gitmenin uygun bir ödül olmaması
  3. Babanın   oğluna   ödül   almanın   yararlarını   iyi
    anlatamaması
  4. Televizyon izlemeyip ödev yapmanın çocuk için
    hoşa gitmeyen bir davranış olması
  5. E) ödev   yapmayıp   yerine   televizyon   izleme
    davranışının sönmeye karşı dirençli olması

Bir psikolog utangaçlık şikayetiyle kendisine başvuran Hakan’a tedavi sürecinin ilk adımı olarak, oturduğu apartmandaki komşularına her rastladığında “Merhaba nasılsınız?” deme görevi verir. Komşularının bu tür bir yakınlığa olumlu tepki vermelerinin bir sonucu olarak, Hakan rastladığı kişilere çekinmeden selam vermeye ve onların hatırlarını sormaya başlar.

Hakan’ın selam verme davranışında görülen değişme, aşağıdaki öğrenme türlerinden hangisiyle açıklanabilir? (2004 KPSS-26)

  1. Kavrama yoluyla Öğrenme
  2. Bilişsel öğrenme
  3. Tepkisel koşullama
  4. Dolaylı öğrenme
  5. E) Edimsel koşullama
  1. Sınıfta sürekli konuşarak öğretmeninin dikkatini
    çekmeyi başaran bir öğrencinin aynı yolu kullanarak
    bu amaca ulaşması engellendiğinde, ilk başiarda,
    konuşma davranışında bir artma olur. Ancak
    zamanla öğrenci daha fazla konuşmakla
    öğretmeninin dikkatinin çekilemeyeceğini

kabullenmeye başlar ve daha az konuşur.

Öğrencinin öğretmenin dikkatinin konuşarak çekilemeyeceğini kabullenmeye başlaması, aşağıdaki süreçlerden hangisinin başladığına işaret etmektedir? (2004 KPSS-34)

  1. Sönme
  2. Ceza
  3. Olumsuz pekiştirme
  4. Kaçınma
  5. E) Kendiliğinden geri gelme
  6. Ders sırasında sürekli olarak söz alıp dersin akışını bozan bir öğrencisinin bu davranışını onun söz alma isteğini görmezden gelerek engellemeye çalışan bir Öğretmen, aşağıdaki davranış kontrol tekniklerinden hangisin kullanmaktadır? (2004 KPSS-40)
  7. Sistematik duyarsızlaştırma
  8. Karşıt koş ulama
  9. Olumsuz pekiştirme
  10. Sönmeye tabi tutma
  11. E) Olumlu pekiştirme

PEKİŞTİRME

Bir davranımın yapılma sıklığınm artırılması eylemidir. Yapılan bir davranışın taktir edilmesi

Pekiştireç

Bir davranışın yapılma sıklığını artıran uyarıcıya denir. Bir diğer ifadeyle ortama konulduğunda ya da ortamdan çekildiğinde bir davranımın yapılma sıklığını artıran uyarıcıya denir. Yemek, su, aferin vb.

Pekiştireçler kendi içinde ikiye ayrılır;

  1. Olumlu Pekiştireçler
  2. Birincil olumlu pekiştireçler
  3. ikincil olumlu pekiştireçler
  4. Olumsuz Pekiştireçler
  5. Birincil olumsuz pekiştireçler
  6. Ikincil olumsuz pekiştireçler

Olumlu Pekiştireç

Ortama konulduğunda davranışın yapılma sıklığını artıran uyarıcılardır

 

Öğrenme Psikolojisİ

47

 

 

 

Birincil Olumlu Pekiştireç

Organizmayı doğal olarak pekişiren ve organizmanın yaşaması ile ilgili olan pekiştireçlerdir. Doğuştandır. örnek: Yiyecek, su, güvende hissetme

İkincil Olumlu Pekiştireç

Herhangi bir nötr uyarıcının olumlu birincil pekiştireçlerle itişkilendirilmesiyle olumlu pekiştireç özelliği kazanan uyarıcılardır. Örnek: Para, statü, gülümseme, başını okşama, yıldız verme

Olumsuz Pekiştireç

Ortamdan çıkarıldığında davranışın yapılma sıklığını artıran uyarıcılardır.

Birincil Olumsuz Pekiştireç

Organizmaya zarar veren, yaşamı tehdit eden uyarıcılardır. Doğuştandır. Yüksek ses, şok vb.

İkincil Olumsuz Pekiştireç

PekiştireÇ kullanırken

dikkat

dilecek

noktalar;

Herhangi bir nötr uyarıcının birincil olumsuz pekiştireçlerle ilişkilendirilmesiyle pekişitreç özelliği kazanan uyarıcılardır. örnek: soba, ütü

 

 

 

PFKİSTİRFOI FR
X
OLUMLU PFKİSTİRFP.OLUMSUZ PEKİSTİRECL
RfRİN     1       İKİNCİI1     RİRİN     |     İKİNC.İI
  1. Tür Ceza

İstenmeyen davranışın ardından ortamdan hoş olan bir uyaranın çekilmesidir. Ceza verildiğinde;

  • Ortama olumsuz bir uyaran gelir
  • Ortamdan olumlu bir durum çıkarılır
  • Davranışın yapılma sıklığı azalır
  • Organizma   hangi   davranışı   yapmasının   uygun
    olacağını bilemez
  • Kontrol ortadan katlığında olumsuz davranış yine
    yapılır

Cezaya alternatif uygulamalar:

  • Istenmeyen     davranışa     neden     olan     ortamı
    değiştirmek,
  • İstenmeyen davranışı bıktırıncaya kadar yaptırmak,
  • Eğer   istenmeyen     davranış     çocuğun     gelişim
    döneminin bir özelliği ise, bu dönemi atlatmasını
    sabırla beklemek,
  • İstenmeyen davranışı görmezlikten gelip, istenen
    davranış görüldüğünde hemen pekiştirmek,
  • Sönme meydana getirmek.

 

 

 

  • Olumlu istendik davranışa verilmelidir
  • Davranışın hemen ardından verilmelidir
  • Olumlu     pekiştireçler     davranış     değiştirmede
    oldukça etkilidir
  • Öğrencinin gelişim dönemine, gereksinimlerine,
    beklentilerine uygun pekiştireç kullanılmalıdır
  • Zor ve yeni konularda sık kullanılmalıdır
  • İstenmeyen davranışa ilgisiz kalınmalıdır
    CEZA

Bir davranışın arkasından gelen ve organizma için

hoşa gitmeyen bir durum yaratan uyarıcılardır.

Ceza kendi içinde iki gruba ayrıîır. I. Tür ceza ve II. Tür

ceza.

I.Tür Ceza

İstenmeyen davranışın ardından ortama olumsuz bir

uyaranın konulmasıdır.

  1. Beş yaşındaki bir çocuğun evde ve okuldaki isteklerini ağlayarak yaptırmaya çalışmasından rahatsız olan aile ve öğretmen, bu davranışı görmezden gelerek söndürmeye karar vermişlerdir. Ancak görmezden gelme yöntemi ile çocuğun ağlama davranışında bir artış gözlenmiştir.

Bu durum aşağıdakilerden hangisiyle açıklanabilir? (2001 KPSS-15)

  1. Söndürme, görmezden gelmenin etkisiz bir
    yöntem olması
  2. Söndürülecek davranışlann şiddetinde,
    başlangıçta geçici bir artışın görülebilmesi
  3. Söndürülen davranışın kendiliğinden geri gelme
    olasılığının bulunması
  4. Ailenin davranışlarında tutarlılık sağlamamış
    olması
  5. E) Ağlama davranışının uzun bir geçmişe sahip
    olması

 

 

öğrenme Psikolojisi

48

  1. öğretmenin beğenisini kazanmak için uzun bir süre çeşitli girişimlerde bulunan bir öğrenci, öğretmenin onun hareketierini bir türlü fark etmemesi üzerine bu girişimlerden vazgeçmiştir.

Bu öğrencinin girişimlerinden vazgeçmesine, edimsel koşulanmada ne ad verilir? 2001 KPSS-99)

  1. Birincil pekiştirme
  2. Sönme
  3. Olumlu pekiştirme
  4. Olumsuz pekiştirme
  5. E) ikincil pekiştirme
  1. Aşağıdakilerden hangisinde olumsuz pekiştireç kullanılmıştır? (2002 KPSS-92)
  2. Derste   arkadaşının   saçını   çeken   öğrenciyi,
    öğretmenin görmezden gelmesi
  3. ödevlerini,     erkenden     bitiren     öğrencinin,
    arkadaşlarıyla oyun oynamasına izin vermesi
  4. Kardeşinin   oyuncaklarını   almak   için   kavga
    çıkaran çocuğa, aynı oyuncaklardan alınması
  5. Oyuncaklarını düzeyli kuilanmadığı ve sürekli
    kıran   bir   çocuğun   oyuncaklarının   elinden
    alınması
  6. E) Çikolata   yemesine   izin   verilmeyen   çocuğa,
    yemeğini yediği için çikolatasının geri verilmesi

 

 

 

  1. Edimsel   koşullanmayı   aşağıdakilerden   hangisi açıklar? (2002 KPSS-86)
  2. Tekrar,     davranışın     öğrenilmesinde     temel
    oluşturur
  3. Koşullu   uyarıcı,   koşulsuz   uyarıcıdan   önce
    verilmelidir
  4. Davranış içinde bulunulan çevrenin bütün olarak
    algılanmasıyia oluşur
  5. Davranışın devamlılığı, davranışın oluşturduğu
    doyuma bağlıdır
  6. E) Davranış organizmadan değil, çevreden gelen
    uyancılarla başlar
  1. Okumayı yeni öğrenmekte olan bir öğrenci dört heceli kelimeleri bazen doğru, bazen yanlış okumaktadır.

Böyle bir durumda aşağıdakilerden hangisi öğretmenin yapacağı etkiti davranıştır? (2002 KPSS-100)

  1. Okuma-yazmanın önemini anlatmak
  2. Okuyabilenleri örnek göstermek
  3. Daha basit metinleri okutmak
  4. Görmesinde problem olup olmadığını araştırmak
  5. E) Her okumadan   sonra doğru olup olmadığını
    belirtmek

 

 

 

100.Babasının ayakkabılarını sildiğinde babasının kendisine harçlık verdiğini gören çocuk, kendisinden böyle bir şey istenmediği halde her sabah babasının ayakkabılarını silmeye devam eder. Bu durum aşağıdakilerden hangisine örnektir? (2002 KPSS-89)

  1. Kavrayarak öğrenme
  2. Edimsel (operant) koşullanma
  3. Klasik (tepkisel) koşullanma
  4. Gizil (örtük) öğrenme
  5. E) Sosyal öğrenme
  1. Bir öğretmen üçüncü sınıf öğrencilerinin Türkçe
    dersinde çok sıkıldıklarını gözlemlemektedir.
    Öğrencilerin müzik         dersinden         çok

hoşlandıklarını bilen öğretmen, Türkçe dersinde, metinlerle ilgili şarkılardan yararlanma yoluna gitmiştir. Öğretmenin böyle bir yol seçmesinin temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir? (2002 KPSS-103)

  1. Müzik dersine olan ilgiden yararlanarak Türkçe
    dersine olan ilgiyi artırmak
  2. Öğrencinin   gelişim   özelliklerine   uygun   olarak
    ifade becerilerini geliştirmek
  3. öğrenilecek konuları tüm derslere yayabilmek
    için dersleri birleştirmek
  4. öğrencileri     derslerin     işleniş     yöntemlerini
    belirlemede söz sahibi yapmak
  5. E) Türkçe dersine daha fazla önem verdiği için
    müzik dersini geçiştirmek

 

Öğrenme Psikolojisİ

49

 

 

 

  1. Okula yeni başlayan Tuba ve Tekin evde istediklerini yaptırmak için küsme davranışı kazanmışlardır. Tuba’nın öğretmeni küsüp, konuşmadığı, derse katılmadığı, yönergelere uymadığı zamanlarda onu görmezden gelirken, Tekin’in öğretmeni bazen ilgi göstermekte, önemsiz olduğunu düşündüğünde de görmezden gelmektedir.

Bu iki durumda Tuba ve Tekin’in davranışlarının nasıl bir gelişme göstermesi beklenebilir? 2002 KPSS-105)

  1. Tuba ve Tekin küsme davranışını göstermeye
    devam ederler
  2. Okula     ve     öğretmene     alıştıkça     davranış
    kendiliğinden ortadan kalkar
  3. Her ikisinin de davranışı daha seyrek olmakla
    birlikte devam, eder
  4. Tuba’nın davranışı ortadan kalkarken, Tekin’in
    davranışı devam eder
  5. E) Tekin’in   istekleri   karşılandığı   için   küsme
    davranışı ortadan kalkarken, Tuba okulu
    sevmez
  6. Bir öğretmen kendisi ders anlatırken, öğrencilerin, kendiaralarında konuşmasının istenmeyen bir davranış olduğunu belirttiği ve her defasında uyarıda butunduğu halde, fısıldaşmaların öğrenciler arasmda gittikçe yaygınlaştığını görmüştür.

Aşağıdakilerden hangisi bu durumun nedenlerini açıklar? (2002 KPSS-107)

  1. Öğrenciler dersten sıkıldığı için fısıldaşmaların
    artması
  2. Istenen   davranışın   öğrenci   gelişimine   uygun
    olması
  3. istenmeyen   davranış   için   verilen   tepkinin
    caydırıcı olmaması
  4. Öğrencilerin öğretmenin dikkatini çekmek için
    çabalaması
  5. E) istenmeyen   davranışın   sürekli   vurgulanarak
    pekiştirilmiş olması
  1. Aşağıdakilerden hangisi bir ilköğretim öğretmeninin ödevlerini düzenli yapmayan bir öğrencisine düzenli ödev yapma alışkanlığı kazandırmak amacı ile başvurabileceği yollardan en az etkisi olanıdır? (2003 KPSS-61)
  2. Öğrenciye ilgilendiği konularda ödevler vermek
  3. Düzenli bir biçimde ödev yapmanın yararlarım
    sürekli sınıfta anlatmak
  4. Öğrenciye her ödev yapışında ödül vermek
  5. Düzenli ödev yapan tüm öğrencileri sınıf önünde
    ödüllendirmek
  6. E) Öğrenciye   düzenli   ödev   yapan   sevdiği   bir
    arkadaşı ile birlikte çalışmasını önermek
  7. Bir öğrenci diğer ders öğretmenlerine arkadaşları ile ilgili herhangi bir şikayette bulunmazken, İngilizce öğretmenine, her derste arkadaşlarını şikayet etmektedir.

Yukarıdaki örnekte İngilizce öğretmeni Öğrencinin arkadaşlarını şikayet etme davranışını kontrol eden ne tür bir uyarıctyı temsi! etmektedir? (2003 KPSS-62)

  1. Koşulsuz
  2. Koşullu
  3. Nötr
  4. Genelleme
  5. E) Ayırt etme

1O8.Öğrencisine ödev yapma alışkanlığı kazandırmak isteyen bir ilköğretim öğretmeni, öğrencisine ödevim yaptığı için her gün ödül vermiştir. öğretmen bir hafta sonunda öğrencisinin düzenli ödev yapma alışkanlığı kazandığını düşünerek ödül vermeyi kesmiştir. Ancak öğretmen öğrencinin yavaş yavaş ödev yapmaktan vazgeçtiğini gözlemiştir.

Aşağıdakilerden hangisi öğrencinin ödev yapmaktan vazgeçmesinin nedenidir? (2003 KPSS-64)

  1. Bazı davranışların alışkanlık haline gelmesi için
    çok uzun süre pekiştirilmesi gerekir
  2. Öğretmen       yeterli       miktarda       pekiştireç
    kullanmamıştır
  3. Öğretmen   öğrencinin   düzenli   ödev   yapma
    alışkanlığını   kazanması   için   uygun pekiştireç
    seçmemiştir
  4. Düzenli ödev yapma alışkanlığı kazanılması zor
    biralışkanlıktır
  5. E) Öğretmen yanlış pekiştirme tarifesi seçmiştir

 

50

öğrenme Psikolojisl

 

 

 

  1. Aşağıdakilerden hangisi sınıf içinde söz almaktan çekinen bir öğrencinin söz alma davranışını artırmak için, öğretmenin izleyeceği, en az etkili olan yoldur? (2003 KPSS-68)
  2. öğrencinin   söz   alarak   yaptığı   konuşmaları
    pekiştirmek
  3. Öğrenciye   söz   alıp   alamayacağını   sık   sık
    sormak
  4. Başlangıçta ilgisiz konularda da olsa öğrencinin
    konuşma eğilimini pekiştirmek
  5. Öğrenciyi   kendini   iyi   hissettiği   konularda
    konuşması için güdülemek
  6. E) öğrenci söz almak islediğinde ona söz vermek
  7. Çocuğuna tuvalet eğitimi veren bir anne, çocuğunun kendi başına tuvalete her gidişinin ardından onu çikolata ile Ödüllendirmektedir. Annenin çocuğuna verdiği çikolatanın yerine getirdiği işlev nedir? (2003 KPSS-69)
  1. Öğretmen olan bir baba evde sınav kağıtlarını okumak için masa başına oturur, ancak dört yaşındaki oğlu sürekli olarak gürültü yapmaktadır, bu nedenle çalışamamaktadır. Baba oğlunu azarlamayı düşünmüş fakat sonra azarlayarak susturmaktan vazgeçerek oğlu ile yumuşak bir ses tonu ile konuşmuştur, ona “Eğer bir saat sessiz durursan sınav kağıtlarını okuduktan sonra birlikte çocuk bahçesine gideriz” demiştir. Çocuk bunun üzerine gürültü yapmamış ve baba da sınav kağıtlarını okuyabilmiştir,

Yukarıdaki örnekte babanın hangi davranışı üzerinde ne tür bir pekiştirme olmuştur? (2003 KPSS-72)

  1. Evde   sınav   kağıdı   okuma   davranışı   olumlu
    pekişmiştir
  2. Oğluna     sesiz     kaldığında     birlikte     çocuk
    bahçesine gitmeyi vaat etme davranışı olumsuz
    pekişmiştirğlunun   sesiz   kalması   için   onu
    azarlaması davranışı olumlu pekişmiş, tir
rahatsız     olma
  1. C)   Oğlunun   yaptığı   gürültüden davranışı olumsuz pekişmiştir

 

 

 

  1. A) B) C) D)

İpucu

Koşulsuz uyarıcı Koşullu uyarıcı Birincil pekiştireç

  1. E)   Ikincil pekiştireç
  1. D)   Oğlu ile yumuşak bir ses tonu ile konuşma davranışı olumlu pekişmiştir

 

 

 

  1. Aşağıdakilerden hangisi bir ilköğretim ikinci sınıf öğretmeninin; öğrencilerinin yazı yazmaktan hoşlanmayıp resim yapmayı tercih etmeleri durumunda, onların, yazı yazma alıştırması yapmalarını sağlamak için uygulayacağı en uygun yöntemdir? (2003 KPSS-70)
  2. öğrencilere   güzel   yazı   yazmanın   önemini
    açıklamak   ve   resimleri   evde   yapmalarını
    söylemek
  3. öğrencilere,       yazı       yazma      alıştırmasını
    tamamlayanların       resim       yapabileceklerini
    söylemek
  4. öğrencilerin   yazı   yazma   alıştırmalarını   daha
    istekli biçimde yapacakları düşüncesiyle önce
    resim yapmalarına izin vermek
  5. Resim   yapmayı   sıkıcı   bir   hale   getirerek
    öğrencilerin   yazı   yazmayı   tercih   etmelerini
    sağlamak
  6. E) En güzel resmi yapan öğrencinin daha az yazı
    yazacağını söylemek
  1. Bilgen, gürültü yaparak çevresini rahatsız etmektedir. Babası bunu engellemek için masallar okumak tadır. Ancak Bilgen’in gürültü yapmasında artış olduğu görülmüştür.

Bilgen’in, gürültü yapma davranışının artma nedenine ilişkin aşağıdakilerden hangisi doğrudur? (2004 KPSS-27)

  1. Çocuğun   gürültü   yapma   davranışı   babası
    tarafından pekiştirilmektedir.
  2. Çocuğa   gürültü  yapmasının   neden   yanlış
    olduğu anlatılmamaktadır.
  3. Çocuğun gürültü yapma davranışına olumsuz
    pekiştiren verilmektedir.
  4. Çocuk gürültü yaptığı   için cezalandırılması
    gerekirken cezalandırılmamaktadır.
  5. E) Baba     çocuğunun     gürültü     yapmamayı
    öğrenmesini       sağlayacak       bir       model
    olmamaktadır.

 

öğrenme Psikolojisİ

51

 

 

 

 

  1. Olumsuz pekiştirme ile ceza arasmdaki farka ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır? (2004 KPSS-30)
  2. Olumsuz pekiştirme davranışın tekrarlanma
    olasılığını artırır, ceza ise azaltır.
  3. Olumsuz   pekiştirmede   ortamdan   itici   bir
    uyarıcının çıkması.cezada ise ortama itici bir
    uyarıcının girmesi söz konusudur.
  4. Olumsuz pekiştirmenin gerçekleşebilmesi için
    başlangıçta   ortamda   itici   bir   uyarıcının
    bulunması gerekliyken               cezanın
    gerçekleşmesi için böyle bir gereklilik yoktur.
  5. Olumsuz pekiştirme istenmedik davranışların,
    ceza ise istenilen davranışların tekrarlanma
    olasılığını azaltır.
  6. E) Olumsuz pekiştirme sadece ortamdan itici bir
    uyancının     çıkması     ile     gerçekleşirken
    pekiştirici     bir     uyarıcının     ortamdan
    çıkmasıyla da gerçekleşebilir.

PEKİŞTİRME TARİFELERİ

Sürekli Pekiştirme

Her doğru davranış pekiştiriür. Davranış çabuk yerleşir, Çabuk kaybolur.

Aralıktf Pekiştirme

Pekiştireç çok sık verilirse değerini yitirir ve pekiştireç olma özelliğini kaybeder. Bu nedenle öğrenme gerçekleştikten sonra pekiştireçler belli aralıklarla verilmelidir.

Sabit Oran Aralıklı Pekiştirme

Belli sayıda tekrar edilen davranış pekiştirilir. Davranış yavaş kayboîur, yavaş yerleşir. Örneğin işçilere ürettikleri parça başına ücret verilmesi bu tür pekiştirmeye örnek gösterilebilir. Okulda da öğrencilere yaptıkları her ödev için not ya da yıldız verilmesi, doğru yanıtladıkları her 5 problem için tam puan verilmesi, sabit oranlı pekiştirmedir. Bu durumda öğrenciler yaptıkları doğru davranış sayısını artırarak istediği kadar pekiştireç alabilirler.

Değişken Oran Aralıklı

Farklı sayıda tekrar sonunda davranış pekiştirilir. Davranış çok yavaş kaybolur, çok yavaş yerleşir. Öğretmenin bir seferinde 5 problemi doğru çözeni, diğer seferinde 7 problemi doğru çözeni ödüllendirmesi bu tür pekiştirme tarifesine örnek verilebilir.

SabitZaman Aralıklı Pekiştirme

Davranış belirli zaman aralıkları sonunda pekiştirilir. Yavaş kaybolur, yavaş yerleşir. Memur maaşları, günlük yövmiyeler, öğrenciler için teneffüsler bu tip pekiştirmelere örnektir. Öğrencilerin yazılı ve sözlü

sınavlardan   önce   çalışıp,     sonra   çalışmamaları

verilebilir.

Değişken Zaman Aralıklı Pekiştirme

Davranış değişen zaman aralıkları sonunda pekiştirilir.

Çok yavaş   kaybolur,   çok yavaş   yerleşir.   Okulda

öğretmenin, öğrencilerin bazı başarılarını pekiştirmesi,

arada sırada başansına yüksek puan vermesi

*** en iyi pekiştirme, değişken oranlı pekiştirmedir. Kumar alışkanlığı buna örnektir.

Premack ilkesi (Büyükannenin Kuralları)

Davranışın davranışlarla pekiştirilmesidir. Organizmanın sıralamasında alt sıralarda yer alan bir davranışı yaptırmak için üst sıralarda yer alan bir ihtiyacın pekiştireç olarak kullanılmasıdır. Çok sık görülen (tercih edilen) davranış pekiştireç olarak kullanılarak, az gösterilen (tercih edilmeyen) davranış ortaya çıkarılmaya çalışılır.

Örneğin, sebze yemeğini sevmeyen, ancak tatlıyı çok seven   bir   çocuğa,   sebze   yedirmek   için   “Sebze yemeğini bitirdikten sonra, tatlı yiyebilirsin” denebilir. “Şu kadar yazı yazarsanız, teneffüse çıkabiürsiniz” şeklinde okulda da çok kullanılır.

Simgesel Ödülle Pekiştirme

Davranışı değiştirmek için doğrudan ödül yerine o ödüle ulaştıran simgesel ödüllerin kullanılmasıdır. Ççocuğa şeker, oyuncak, sokağa çıkma izni gibi doğrudan doğruya ihtiyacını karşılayacak bir ödül yerine, yıldız, puan, oyuncak, para vb. simgesel ödüller verilir. Çocuk bu simgesel ödülleri toplayarak daha sonra gerçek ödüle dönüştürür. Simgesel ödülle pekiştirme, okulda özellikle yavaş öğrenen ve özürlü çocuklarda, akademik ve sosyal davranışların geliştirilmesinde etkili bir biçimde kullanılabilir. Simgesel ödülle pekiştirme, bir program çerçevesinde düzenlenir. Bu programı öğretmen kendisi hazırlayabüeceği     gibi,     öğrenciyle     birlikte     de

 

52

öğrenme Psikolojisl

 

 

 

hazırlayabilir. Program hazırlanırken aşağıdaki işlemlerin yapılması gerekir.

Değiştirilmek istenilen davranışların belirlenmesi: Programın başarıya ulaşması için öncelikle öğrencide hangi davranışların değiştirilmek istendiğine karar verilmesi gerekir. Bu amaçla öğrencinin sınıftaki davranışları incelenir ve bu davranışlardan istenen ve istenmeyenler belirlenir.

Değiştirilecek davranışlar belirlendikten sonra simgesel ödülün ne olacağına ve her davranışın karşılığında kaç simge verileceğine öğrencilerle birlikte karar verilir. Simgesel ödül, öğrencinin adına açılan bir kartona yıldız çizme ya da yapıştırma, boncuk verme, renkli kartonlardan yapılmış küçük çiçek figürleri vb. olabilir. Simgeler belirlendikten sonra elde edilen simgelerin nasıl harcanacağına, yani birincil pekiştireçlerin neler olacağına ve bunlarm kaç simgeye bedel olduğuna karar verilmesi gerekir. Pekiştireçler seçilirken öğrencinin ihtiyaç ve tercihleri göz önünde bulundurulmalıdır. Pekiştireçlerin bedeli, çocuk için çekiciliğine göre, çocukla birlikte belirlenmelidir.

Biçimlendirme / Şekillendirme / Kademeli Yaklaştırma

Amaca götürücü alt düzey davranışları belirleme ve pekiştirmedir. Alt düzey amaçlar gerçekleştikçe pekiştirme yukarı çekilir. Biçimlendirme, beklenen davranışa yakın olarak görülen bir tepkinin pekiştirilmesiyle başlayan ve kademeli bir şekilde istenen tepkiye daha yaklaşan tepkilerin pekiştirilmesi ve en sonunda da istenen tepkinin kazandırılmasıyla sonlanan bir süreçtir. Örnek: çocuğun konuşmayı öğrenmesi, aşarılı bir öğrenci olması, bir hayvana takla atmayı öğretmek

Edimsel koşullama süreci normal koşullarda çok zaman alır. Skinner kutusuna konan hayvanın kendi başına manivelaya basarak yiyeceği elde etmesi beklenirse, hayvan ya ölür yada tesadüfen yiyeceği elde etmeyi öğrenir. Oysa edimsel koşullamada bir başka yaklaşım olan biçimlendirme ile hayvanın daha kısa sürede yiyeceği elde etmesi sağlanabilir. Biçimlendirmenin temeli, orpanizmanın beklenen en vakın tepkisi pekiştirilerek, kademe kademe amaç davranışa ulaşmasını saalamaktır.Ömek: Rövaşata ile go! atmayı öğretmek.

Edimsel koşullanmanın getirdiği ilkeler günümüzde halen geçerliğini korumaktadır. Edimsel koşullanma özellikle çocuk eğitiminde, sınıfta disiplinin Sağlanmasında, psiko-motor ve duyuşsal davranışların kazandırılmasında önemli rol oynamaktadır.

Batıl davranış; Tesadüfen meydana gelen iki olay batıl davranışın gelişmesine neden olabilir. (Tesadüfi pekiştirme)

  1. “29 Ekim” törenlerinde şiir okuyacak bir öğrencinin tören gününde heyecanlanmaması ve rahat olması için önce aile bireyleri önünde şiirini okuması, ardından teneffüslerde birkaç arkadaşına okuması ve sınıf önünde okuması gibi alıştırmalar yaptırılır.

Bu durumda edimsel koşullanma ilkelerinden hangisinin uygulandığı görülmektedir? (2002 KPSS-102)

  1. Pekiştirme
  2. Genelleme
  3. Kademeli yaklaştırma
  4. Uyarıcı ayırt etme
  5. E) Sönme
  6. Bir anne matematik dersi iyi olmayan ve matematik problemi çözmek istemeyen ilköğretim öğrencisi oğluna, ilk gün 10 dakika problem çözdüğü taktirde kendisine bir ödül vereceğini söyler ve oğlu 10 dakika problemi çözünce ödülü verir. Anne oğlunun ödül alabilmek için gerekli olan problem çözme süresini her gün arttırır, böylece oğlunun her gün 2 saat düzenli bir biçimde matematik problemi çözer duruma gelmesini sağlar.

Aşağıdakilerden hangisi annenin oğlunun her gün düzenli bir biçimde matematik problemi çözmesini sağlamak için kullandığı tekniktir? (2003 KPSS-63)

  1. Edimsel koşullanma
  2. Kademeli yaklaşma
  3. Kavrama yoluyla öğretme
  4. Karşıt koşullanma
  5. E) Sistematik duyarsızlaştırma
  6. İlköğretim 1. sınıfında görev yapan bir öğretmen önce öğrencilerin her doğru yanıtını, bir süre sonra da ikinci ve üçüncü doğru yanıtını pekiştirmesinin başlıca nedeni aşağıdakilerden hangisidir? (2001 KPSS-16)
  7. öğrenmenin pekiştirmesine soru-yanıt
    yönteminin elverişli olması
  8. Öğrenmede, ödüllendirmenin cezadan daha
    etkili olması
  9. Her doğru yanıtı pekiştirmenin çok zaman
    alması
  10. Isınıfın başlangıcında pekiştirmenin çok önemli
    olması
  11. E) Aralıklı pekiştirenin davranışa süreklilik
    kazandırması

 

öğrenme Psikolojisİ

53

 

 

 

  1. Sınıfta dört işlem alıştırmaları yaptıran bir öğretmen, öğrencilerine doğru çözdükleri her üç alıştırma için bir artı vermektedir.

Aşağıdakilerden hangisi bu örnekteki öğ-retmenin kullandığı pekiştireç tarifesidir? (2002 KPSS-91)

  1. Sabit oranlı
  2. Sabit aralıklı
  3. Tesadüfi
  4. Değişken aralıklı
  5. E) Değişken oranlı
  6. Bir öğretmenin, öğrencilerin sürekli çalışmasını sağlamak amacı ile, öğrencilerin tahmin edemeyeceği değişik ders saatlerinde küçük sınavlar yapması hangi pekiştirme tarifesine örnektir? (2003 KPSS-57)
  7. A) B) C) D) E)

Sürekli

Değişken aralıklı Sabit aralıklı Değişken oranlı Sabit aralıklı

12O.Şekil verme ya da biçimlendirme, edimsel koşullanma yaklaşımında kullanılan, kişiye yeni bir davranışın kazandırılmasında yararlanılan yöntemlerdir.

Aşağıdakilerden hangisi, edimsel koşullanmaya göre, şeki! verme ya da biçimlendirme işlem basamaklarından değildir? (2003 KPSS-67)

  1. Hedef   davranıra   götürecek   olan   davranış
    basamaklarının belirlenmesi
  2. Kişinin     hedef   davranışa     ait     performans
    düzeyinin belirlenmesi
  3. Kazandınlacak     hedef     davranışın     açıkça
    tanımlanması
  4. Yeni     davranış     oluşuncaya     kadar     kişiye
    geribildirim verilmesi
  5. E) Hedef davranışla ilgisi olmayan davranışların
    cezalandırılması

121.Dışarı çıkmak isteyen çocuğuna “Odanı düzeltirsen dışarı çıkmana izin veririm.” diyen bir annenin kullandığı davranış kontrol tekniği aşağıdakilerden hangisidir? (2004 KPSS-28)

  1. Karşıt koş ulama
  2. Sistematik duyarsızlaştırma
  3. Büyükanne kuralı (Premack İlkesi)
  4. Kademelilik İlkesi
  5. E) Aralıklı pekiştirme
  6. Öğrencilerinin fizik güçlerini artırıcı idman yapmayı sevmediklerini, buna karşılık antrenman, kendi aralarında maç yaparak geçirmekten çok hoşlandıklarım fark eden bir basketbol koçu onlara fizik gücü artırıcı idmanı gerektiği gibi yaptıklarında kendi aralarında maç yapmalarına izin vereceğini, yapmadıklarında vermeyeceğini söyler.

Öğrenme ilkeleri çerçevesinden bakıldığında, basketbol koçunun öğrencilerine yalnızca fizik gücü artırıcı idman yaptıkları günlerde kendi aralarında maç yapmalarına izin vereceğini söylemesinin temel amacı aşağıdakilerden hangisi olabilir? (2004 KPSS-29)

  1. Fizik güce   çok   önem   verdiğini   dolaylt   bir
    şekilde anlatmak
  2. Yapılma olasılığı yüksek olan davranışları,
    yapılma   olasılığı   düşük   olan   davranışları
    kazandırmak için kullanmak
  3. Fizik   gücü   artırıcı   idmanların   çok   gerekli
    olduğunu vurgulamak
  4. Kademeli   yaklaşma   yoluyla,   fizik   gücü
    arttırıcı idman yapma alışkanlığı kazandırmak
  5. E) Kendi aralarında maç yaparken gösterdikleri
    davranışları pekiştirme               yoluyla
    şekillendirmeye çalışmak
  6. Mete’ye dışardan geldiğinde eşyalarını düzenleme alışkanlığı kazandırmak isteyen annesi, eşyalarını her düzenleyişinde çeşitli şekillerde pekiştirmiş ve bir sure sonra Mete dışardan geldiğinde kendiliğinden eşyalarını düzenlemeye başlamıştır.

Anne, Mete’nin eşyalarını düzenleme davramşını aşağıdaki pekiştirme tarifelerinden hangisine göre pekiştirmeye devam ederse, bu davranışın sönmeye karşı dirençli olma olasılığı daha yüksek olacaktır? (2004 KPSS-32)

C )Sürekli

  1. D) Sabit oranlı
  2. Değişken aralıklı
  3. Değişken oranlı
  4. E) Sabit aralıklı

 

54

öğrenme Psikolojisl

 

 

 

  1. Gürsel öğretmen her sabah uyandığında kapısının önüne bırakılmış olan gazetesini almaktadır. Gürsel öğretmenin her sabah kapının önüne bakma davranışı aşağıdaki pekiştirme türlerinden hangisine Örnek olabilir? (2004 KPSS-33)
  2. Değişken aralıklı
  3. Sabit oranlı
  4. Rastgele
  5. Sabit aralıklı
  6. E) Değişken oranlı

pekiştireçler   içsel   pekiştireçlerden   daha önemlidir.

  1. okullarda programlı öğretim uygulanmalıdır.
    öğrenme ortamında bireysel farklılıklar göz
    önüne alınmalıdır. Her öğrenci aynı hızda
    öğrenemez    ilkesine     sahiptir.     öğretim
    bireyselleştirilmelidir.
  2. Eğitimde     cezadan     kaçmak     gereklidir.
    Öğrencinin olumlu davranışları pekiştirilmeli
    olumsuz davranışları             görmezden
    Okuldaki   disiplin   problemleri
    eğitim         öğretim         ortamının iyi
    planlanamamasından kaynaklanmaktadır. Bu
    nedenle planlama önemlidir.


 


  1. Beden eğitimi Öğretmeni Emre Bey, okula yeni başlayan bir öğrencisine gol vuruşu yapmayı öğ-retmek amacıyla, ilk başlarda, topa yaptığı her düzgün vuruştan sonra onu ödüllendirmiş; daha sonra sadece kalenin yakınından geçen vuruşlarını, en sonunda da sadece kaleye isabet eden vuruş-larını ödüllendirmeye başlamıştır.

Beden eğitimi Öğretmeni Emre Bey’in, öğrencisine gol vuruşu yapmayı öğretmek için kullandığı teknik aşağıdakilerden hangisidir? (2004 KPSS-39)

  1. Sistematik duyarsızlaştırma
  2. Karşıt koş ulama
  3. Davranış, değiştirme
  4. Kademeli yaklaşma
  5. E) Aralıklı pekiştirme

EĞİTİM AÇISINDAN SKİNNER’İN GÖRÜŞLERİ

  1. Eğitim öğretim sürecinden önce hedef ve
    davranışlar     belirienmelidir.       Hedeflehn
    davranışsal tanımlamaları yapılmalıdır.
  2. Öğrenmenin         görevleri         davranışları
    biçimlendirmektir.   Çünkü   skinner’e   göre
    uyarıcı-tepki arasındaki bağ önemli değildir.
    Tepki ya doğal olarak meydana gelir yada
    biçimlendirilir.
  3. Pekiştirme ilkelerini bilmek önemlidir. Hangi
    davranış     ne     zaman     hangi     aralıkla
    pekiştirilecektir?   Öğrenilen   her   davranış
    hemen pekiştirilmelidir.
  4. Skinner’e göre güdeieme önemlidir. Ancak
    öğrenciye     verilen     pekiştirici     uyarıcının
    pekiştirici     olma     özelliğini     belirlemesi
    bakımından   önemlidir.   Sınıf içinde ikincil
    pekiştireçler   daha     çok     kullanılmalıdır.
    (Afehn, çok güze! olmuş v.s) ona göre dışsal

İŞARET-ÖĞRENME (Tolman)

Tolman’ın kuramı amaçlı davranışçılık, işaret gestaltya da beklenti kuramı olarak da bilinir. Tolmana göre öğrenme, çevreyi keşfetme sürecidir. Bu keşfetme sürecinde organizma bazı olayların başka olaylara yol açtığını ya da bir işaretin diğer bir işarete götürdüğünü öğrenir ve bunları kullanarak amacına ulaşır. Tolmana göre organizma çevreden birçok şey öğrenir ancak tüm öğrenmeleri etkinlik olarak göstermez. Organizmanın gereksinim duyuluncaya kadar göstermediği öğrenmeler örtük öğrenmelerdir.

s   Amaçtı davranış

Ona göre davranış, basit bir U-T değil, amaca yöneliktir. Davranış ulaşılacak amaç doğrultusunda çevre koşullarına göre değiştirilebilir, uyum sağlayabilir bir özelliğe sahiptir. örneğin; Her gün arabasıyla iş yerine giden kişinin arabası bozulursa otobüs, taksi, bir arkadaşının arabasıyla gitme gibi davranışlara dönüşebilir.

s   Bütüncü davranış

Tolman’a göre davranış amaçlıdır. Davranışı küçük parçalara, elementlere ayırarak çalışmak davranışın anlamını kaybettirmektedir. İşe arabayla gitme, yemek pişirme, çamaşır yıkama, sınavda cevapları yazma bütüncül davranışlardır. Özetle Davranışlar;

  • Amaçlıdır
  • Bütüncüldür
  • Bilişseldir

Toiman’a göre öğrenme için güdüienme gerekii değildir. Bu noktada Guthrie ile aynı, Thorndike, Skinner ve Hull ile farklı görüştedir. Çünkü güdülenme sadece “algısal vurgulayıcıdır.”Dikkatin nereye yöneleceğini belirler.

 

Öğrenme Psikolojisl

55

 

 

 

s   Beklenti

Tolman’a göre kuramın temel sayıltısı şudur; Organizma bilgiyi, çevresel olaylara dikkat etme ve onları keşfetmesinin bir sonucu olarak kazanılmaktadır. Bunun için ödül gerekli değildir. Amaca yönelik I. Uyarıcı, I. Tepki ve II. Uyarıcı sırasıyla gelirse beklenti güçlenir. Örnek; Kapı zili, zile basma, zil sesi.

Tolman’ın kuramının temelinde diğer davranışçılardan farklı olarak; öğrenmeyi davranış kuramlarında olduğu gibi küçük birimlerle değil bütüncül olarak ele almasıdır. Ona göre her davranışın bir amacı vardır. Diğer kuramcılar davranışı küçük birimler incelemişler bütünü gözden kaçırışlardır.

Tolman’a göre öğrenme çevreyi keşfetme sürecidir. Organizma araştırarak bazı olayların belirli başka olaylara yol açtığını keşfeder. Böylece amaca ulaşılır. Bir işaretin başka bir işarete organizmayı götürdüğünü ifade etmiştir. Bilişsel harita kavramından bahsetmiştir.

Bu nedenle öğrenme uyarıcı-tepki değil, uyarıcı-uyarıcı ilişkisidir. Gece saat 12.00 olduğunda yatma zamanına işaret eder.

Kuramı davranışçı-gestalt birleşimidir. Öğrenci öğrenme sürecine amaçlı, niyetli ve planlı olarak katılır. Davranış amaca yöneliktir, bütüncüldür, planlıdır. Organizma amaca ulaştıracak en uygun davranışı seçer. Örnek; su içmek, ekmek almak, işe gitmek, ticaret yapmak, pazara gitmek

İki öğrenme kavramı geliştirmiştir. Bu kavramlar daha sonra gestalt yaklaşımda da görülecektir. 1.   Gizli, (örtük) öğrenme

Kişinin farkında olmadan öğrenmesidir. Kendi içinde ikiye ayrıhr;

  1. Bilişsel harita

Yer öğrenmesidir. Çevremizle ilgili zihnimizde oluşturduğumuz haritadır. Örnek; maymun deneyi, bilmediğimiz bir şehre gittiğimizde yaşadığımız durum

  1. Bilişsel senaryo

Uzun süreli bellekteki işlemsel hafıza bilgilerine denir. Bir olayın nasıl gerçekleştiği ile ilgili senaryo vardır.

  1. Yer (işaret) öğrenme

Amaca ulaşmak için çevre hakkında bilgi toplanır. İpuçları ve ihtiyaç kaynakları kullanılarak öğrenilir. Amacımız neyse zihnimiz bilinçsizce bizi o amaca götürecek kayıtlı tüm şemaları harekete geçirir. Böylece amaca ulaştırır. Örnek: Farelerin yer öğrenmesi deneyi

B

s   Bütüncü Davranış

Diğer kuramcılar davranışı kas hareketlerine indirgeyerek çalışmışlarıdır. Oysaki bir farenin labirentte yiyecek araması sırasında bir çok farklı davranış vardır. Davranış tek bir kas hareketinden değil bir çok kas hareketinin bileşimden olaşabilir.

s   En az çaba ilkesi

Organizma zihninde oluşturduğu haritalar ile kendisini amaca ulaştıracak olan en kısa yolu seçmektedir. Örneğin bir matematik problemi bir çok değişik yoldan çözülebilir organizma bunların hepsini öğrenmiş olabilir ancak organizma en kısa olan yolu seçecektir.

s   Deneme yanılma

Eğer organizma bir amaç için bir çözüm üretecekse. Kısa çözüm yollan için alternatifler arar. Bunu deneme-yanılma ile gerçekleştirir.

s   Performans

Tolaman’a göre öğrenilenlerin gerek duyulduğunda gözlenebilir davranışa dönüştürülmesine denir. Örneğin A avukatının bürosunu bilebiliriz ancak avukata ihtiyacımız olan kadar bu bilgiyi bellekte saklarız. İhtiyaç ortaya çıkınca avukatın bürosuna gideriz.

s   Sönme

organizmanın beklentilerine uygun durum oluşmazsa sönme gerçekleşir. Önceden pekiştirilen davranışlar pekiştirilmez ise örtük sönme gerçekleşir.

  1. Annesinin boş (ip) makaralarıyla oynamayı, çeşitli şekillerde birleştirmeyi çok seven bir çocuk, kendisine verilen aynı renk ve şekildeki makaralardan üzerinde farklı bir marka yazılı olan makarayı “bu farkh” diyerek kabul etmemiştir.

Bu     durum     aşağıdakilerden     hangisi     ile açıklanabilir? (2002 KPSS-94)

  1. Gizli (örtük) öğrenme
  2. Kavrama yoluyla öğrenme
  3. Sosyal öğrenme
  4. Gestalt öğrenme
  5. E) Edimsel (operant) koşullanma

 

56

öğrenme Psikolojisl

 

 

 

SOSYAL ÖĞRENME KURAMI (Bandura)

Bandura’nın kuramı model alma, taklit, gözlem yoluyla öğrenme kuramı olarak da bilinir. Bandura’ya göre davranış bilişsel, davranışsal ve çevre etkileşimi ile olur.

Davranışların büyük çoğunluğu diğer insanlarla etkileşim yoluyla olur. ilgili davranışı gösteren biri model alınarak öğrenilir.

Temel olan bireyin başkalarını gözleyerek öğrenmesidir. Yemek yeme, moda, eğlence vb.

Zihni tamamen devre dışı bırakarak bütün öğrenmeleri açıklayamayız. Sosyal hayatta karşılaştığımız birçok öğrenme durumları sadece koşullanma teorileriyle açıklanamaz. Sosyal hayatta öğrenilenlerin çoğu klasik koşullanma teorileriyle açıklanamaz.

Yemek, giyim, halk oyunları, eğlence, ulusal ve hatta ekonomik davranışlar ne tam olarak koşullanma ile ne de bilişsel teorilerle tam olarak açıklanamaz. Bebekler konuşmayı, çevresinde bulunan kişileri taklit ederek öğrenir. Cinsiyet rolleri, anne baba ve kardeşlerden öğrenilir.

Gençler, ilgi duydukları alanlarda ünlü kişileri model alarak davranış oluşturur ve geliştirirler. Insanlarm, birçok karmaşık davranışı, uzun pekiştirmeler olmadan sadece gözleyerek öğrendikleri görülmektedir. Örneğin yemek yeme, parmak kaldırarak söz isteme, öğretmen geldiği zaman sessiz durma, oyun oynama gibi…

Bandura’ya göre öğrenme ile performans birbirinden farklıdır. Gözlem yoluyla öğrenilenler güdüleninceye kadar ya da ihtiyaç duyuluncaya kadar performansa dönüştürülmezler.

Giyimde, teknolojik gelişmelerin yayılmasında, iyi ve kötü davranışların yaygınlaşmasmda en önemli etken, insanlardaki taklit etme güdüsüdür. Sosyologlar, insan davranışlarının tamamen sosyal olarak oluştuğunu; toplumsal kurumların ve kültürün bir kalıp gibi bütün insan davranışlarını şekillendirdiğini iddia ederler.

Çocuklar, çevrelerindeki kişilerin davranışlarını ve bu davranışların sonucunu sürekli gözlerler. Gözledikleri davranışlardan pekiştirilenleri taklit ederken, sonucu olumlu olmayan davranışları taklit etmezler. Bu nedenle modeli taklit etme de bir tür edimsel koşullanmadır.

Koşullu öğrenmede birey kendi tecrübelerine dayandığı halde, sosyal öğrenmede başkalarının tecrübelerinden yararlanarak öğrenir.

Bir davranışın öğrenilmesi için, bireyin bu davranışın sonucunu yaşayarak öğrenmesi gerekmez. örneğin köpek tarafından ısırılan ya da salıncaktan düşen bir çocuğu gözleyen biri, köpek ve salıncaktan korkabilir. Günlük yaşantımızda gözleyerek öğrendiğimiz pek çok davranış vardır.

Bandura, insanların çevrelerindeki kişüerin davranışlarını gözlediklerini, buradan bazı sonuçlar çıkararak kendileri için yararlı olan davranışı yaptıklarını öne sürmüştür. örneğin, önündeki arabanın bir çukura ya da kasise girerek sarsıldığını gözleyen sürücü, arabasına zarar vermemek için gözlediği davranışı taklit etmez.

Bandura’ya göre model alınan, gözlenen davranışların bireyin belleğine kodlanması ve gerektiği zaman hatırlanması gerekir. Bu özelliklerinden ötürü gözlem yoluyla öğrenmenin bilişsel boyutu da vardır.

Öğrenme sürecinin 4 temel aşaması

  1. Dikkat

Model alınan davranışın doğru taklit edilebilmesi için öncelikle model alınan davranışa dikkat edilmesi gerekir. Kişi, duygularıyla beraber tüm dikkatini beğendiği ve taklit etmek istediği davranışa yöneltir. Statüsü ve çekiciliği yüksek modellere dikkat edilir.

  1. Hatırlama

Gerektiğinde taklit etmek içinü modelin tüm davranışlarını belleğe kodlamak gerekir. Çünkü gözlenen davranış genellikle gözlemden hemen sonra taklit edilmeyebilir. Birey gözlediği davranışı yeri geldiği zaman da kullanabilir. Davranış belleğe görsel, sözel ya da sembolik olarak kodlanabilir.

  1. Yeniden Üretme (uygulama)

Model alınan davranışın gösterilmesi için bireyin gözlemlerini kendi davranışına dönüştürebilmesi gerekir. Bu bazen tam taklit olmayabilir: çevre şartları, bireyin fiziksel gücü ve imkanları, zaman vs model alınan davranışın biraz farklı üretilmesine neden olur.

  1. Pekiştireç

Taklit edilen davranış çevrede beğenildiysö tekrar edilir, beğenilmediyse tekrar edilmez ve zamanla söner.

Temel Kavramlar

Dolaylı pekiştireç

Seçilen modelin yaptığı davranışların ödüllendirilmesi o davranışın taklit edilmesini güçlendirir

 

Öğrenme Psikolojisİ

57

 

 

 

Dolaylı duygusallık

Birey başkalarının yaşantılarını gözieyerek dolaylı olarak korku, kaygı gibi duygular geliştirebilir. Örnek; fareden korkma

Dolayh ceza

Seçilen modelin yaptığı davramşların cezalandırılması bireyin o davranışları yapma eğilimini azaltır. Trafik kazası, kopya çeken öğrenciye ceza verilmesi.

Özyeterlik

Kişinin kendi kapasitesinin farkında olmasıdır. Bireyin karşılaşacağı problemi ne derece çözebileceğine ilişkin kendisine olan inancı ve yargısıdır.

özyeterliği etkileyen unsurlar: Yaşantı, dolaylı yaşantı, sözel ikna, psikolojik durum

Sosyal öğrenme kuramına göre eğitimde göz önünde bulundurulması gereken noktalar

Öğretmenler, öğrencilerin dikkatini gerçek hayattan, roman ve film kahramanlarından model alabilecekleri kişilere çekmelidir.

Araştırmalar çocuklarrn özellikle safdırgan davranışları daha çok taklit ettiklerini göstermektedir. Bu nedenle çocuklann izledikleri filmler dikkatle seçilmeli, çocuklara kötü model oluşturacak filmler gösterilmemeüdir.

Öğretmen en çok model alınan kişilerden biridir. Bu nedenle öğretmenin sınıfta ve sınıf dışında öğrencilere çok iyi bir model oluşturması gerekir.

Öğrencilerde   istendik   davranışlar   oluşturmak   için,

doğru     davranan     öğrenciler     pekiştirilerek,     bu

öğrencilerin diğer öğrencüer tarafından model alınması

sağlanmalıdır.

Sınıf     disiplinini     sağlamada,     el     becerilerinin

öğretilmesinde bu teoriden yararlanılmahdır. Burada

öğrencilerin geiişimsel   hazır o!ma durumlanna da

dikkat etmelidir.

Model alma yoluyla kazanılan ürünler;

  1. Yeni bilişse! (problem çözme, etkili okuma) ve
    psikomotor beceriler öğrenilebilir
  2. Önceden   yapılmaktan     kaçınılan     davranışlar
    yapılmaya başlanabiiir.
kullanılacağı
  1. Yeni değerler, inançlar kazanılabiür
  2. Çevrenin     ve     eşyaların     nası!
    öğrenilebilir
  3. Duygulan açma, etkili iletişim kurma gibi beceriler kazanıîabilir
  1. Bir öğretmenin sınıf içindeki davranışlarıyla öğrencilere olumlu örnekler oluşturmaya çalışması ve yeri geldikçe bu davranışlarının nedenlerini de açıklaması…

Öğretmenin bu tutumu, aşağıdaki öğrenme yaklaşımlarından hangisini benimsemiş olduğunu gösterir? (2001 KPSS-10)

  1. Bireyin,       davranışlarını       pekiştir       yoluyla
    kazandığını     savunan     edimsel     (operant)
    koşulama yaklaşımı
  2. Düşünme   süreçlerine   ağırlık   veren   bilişsel
    öğrenme yaklaşımı
  3. Bireyin modelden öğrendiğini savunan sosyal
    öğrenme yaklaşımı
  4. Bireyin   genetik   özelliklerinin,   davranışlarını
    belirlediğini savunan biyolojik yaklaşım
  5. E) Bireyin,   davranışlarını   tepkisel   koşullanma
    yoluyla kazandığını   savunan   klasik (tepkisel)
    koşullanma yaklaşımı
  6. Sınıfta     parmak     kaldırmadan     söz     alan
    öğrencilerini     bu     alışkanlıktan     vazgeçirmek
    isteyen bir öğretmenin izleyebileceği en uygun
    yol aşağrdakilerden hangisidir? (2001 KPSS-79)
  7. Parmak   kaldırarak   söz   alınması   gerektiği
    kuralını hatırlatma
  8. Parmak   kaldırmadan   söz   alan   öğrencileri
    uyarma
  9. Parmak kaldırmadan söz alan öğrencileri derse
    alamayacağını söyleme
  10. Parmak kaldırmadan söz alan öğrencilere ceza
    vermek
  11. E) Parmak kaldırarak söz isteyen öğrencilere söz
    verme, diğerlerini görmezlikten gelme
  12. ilköğretim   altıncı   sınıftaki   bir   öğrenci   kitaplarını
    çantada   taşımak   yerine  çok   sevdiği   üniversite
    öğrencisi olan bir ablası gibi kucaklayarak taşımaya
    başlamıştır.

Aşağıdakilerden hangisi öğrencinin ger-çekleştirdiği öğrenmeye örnektir? (2002 KPSS-96)

  1. Modelden öğrenme
  2. Kavrayarak öğrenme
  3. Edimsel (operant) koşullanma
  4. Örtük öğrenme
  5. E) Klasik (tepkisei) koşullanma

 

58

öğrenme Psikolojisl

 

 

 

  1. Modelden öğrenen bireyin davranışlarının sıklaşmasını aşağıdakilerden hangisi sağlar? (2002 KPSS-98)
  2. Öğrenen bireyin yaşça büyük olması
  3. öğrenen   ile   model   alınan   bireylerin   akran
    olması
  4. Örnek   alınan   davranışın,   öğrencinin   takdir
    edilmesini sağlaması
  5. örnek     alınan     bireyin     toplum     tarafından
    dışlanması
  6. E) öğrencinin   birini   örnek   aldığının   çevresi
    tarafından fark edilmesi
  7. İki kız kardeşten küçük olan Serpil sürekli olarak ablasını model almakta ve onun davranışlarını taklit etmektedir. Ancak ablasının çok aşırı makyaj yapması sonucu cilt sorunları yaşadığını gözlemlemesi nedeni ile makyaj yapmamaktadır. Aşağıdakilerden hangisi Serpil’in makyaj yapmamasının nedenidir? (2003 KPSS-73)
  8. Yaş ilerledikçe taklit edilen davranış sayısı azalır
  9. Çocuklar   kendilerinden   yaşça   büyük   olan
    herkesi model almazlar
  10. Eğer bir davranış pekiştirilmezse tekrarlanma
    olasılığı azalır
  11. Davranışın tekrarlanma olasılığı, onu yapan kişi
    için yaradığı sonuçlar tarafından kontrol edilir
  12. E) İstenmeyen bir durumla sonuçlandığı görülen bir
    davranışın taklit edilme olasılığı azalır
  1. Sosyal öğrenme kuramlarına bir çocuğun gözlediği modellerin davranışlarını taklit etme olasılığını artıran ya da azaltan bazı etkenler vardır.

Aşağıdaki örneklerden hangisin, de bu etkenlerden herhangi birine vurgu yapılmamaktadır? (2004 KPSS-42)

  1. Füsun’un   konuşma   tarzı   ve   konuşurken
    yaptığı hareketler babasından çok annesine
    benzer
  2. Okula yeni başlayan bir çocuk arkadaşlarının
    yemek almak için sıraya girdiklerini görünce,
    kendisi de sıraya girer.
  3. Sigara içen   bir arkadaşının çok kötü bir
    biçimde öksürdüğüne tanık olan bir çocuk,
    sigaraya başlamaktan vazgeçer.
  4. Bir genç, saçlarını hayran olduğu bir pop
    yaldızının saçlarına benzer şekilde kestirir.
  5. E) Bir arkadaşmın   gitar çaldığı   için   popüler
    olduğuna   tanık olan   bir genç,   gitar dersi
    almaya başlar.
  6. Bir Türkçe öğretmeni veli toplantısında “eğer çocuklarınızın kitap okuma alışkanlığı kazanmasını istiyorsanız, evde kitap okuyarak çocuklarınıza ömek olunuz.” önerisinde bulunmuştur.

 

Türkçe öğretmeninin bu önerisi aşağıdaki kuramlardan hangisi ile açıklanabilir? (2003 KPSS-74)

  1. Edimsel koşullanma
  2. Klasik koşullanma
  3. Bilişsel öğrenme
  4. Sosyal öğrenme kuramı
  5. Bilgiyi işleme kuramı

 

Öğrenme Psikolojisİ

59

 

 

SONRAKİ SAYFAYA GEÇİNİZ

[wp_ad_camp_2]

SAYFA NUMARALARINI KULLANIN