in

Kpss Eğitim Bilimleri Ders Notları

 

 

KISA SÜRELİ BELLEKTE DEPOLAMAYI ARTIRAN STRATEJİLER

Kısa süreli bellekteki bilginin miktarını ve kalış süresini artırmanın yolları

  1. Zihinsel   tekrar,   kitaptaki   bilgiyi   aynen   tekrar
    etmektir. Zihinsel tekrar stratejileri bilgiyi, daha
    sonra uzun ^üreli belleğe yerleştirmek için gerekli
    olan ileri işlemlere hazır halde tutmayı sağlar ve
    ayrıca ezberleme için kullanılır.
  2. Gruplama:   Hayvanların   bir   listesini   öğrenmek
    durumunda     olan     bir     öğrenci    hayvanları
    kategorilere     ayırarak     bilgiyi     organize   edip
    öğrenebilirGrafik çizebilir,   bilginin ana hatlarını
    belirleyebilir
  3. ANLAMLANDIRMAYI (KODLAMA)
    GÜÇLENDİRİCİ STRATEJİLER
  4. ön öğrenmelerin hatırlatılmasında
  5. Uyarıcıları sunma
  6. Öğrenme rehberi sağlama

özellikle ilk ikisi öğrencilerin öğrenme hedeflerine uygun olarak ön koşul kavramlar ve materyallerin anlamlarını kendi kendilerine hatırlattıklarmda öğrenmeyi gerçekleştirmektedir. Örnek: önce kurtuluş savaşını başlatan etkeni öğrenecekse önce “Kurtuluş Savaşı” hakkındaki bilgisini kendi kendine hatırlatmalıdır. Daha sonra Kurtuluş Savaşını başlatan olayları uygun stratejiler kullanarak yeni bilgiyi anlamlandıracaktır (kodlayacaktır). Bu amaçla şemalar kullanılabilir.

  1. EKLEMLEME STRATEJİLERİ

En önemlisi benzetimler kurmaktır. Eski ve yeni bilgi arasında ilişkiler kurmayı sağlar. Benzetimler, yeni bilgiyi daha önceden bilinen eski bilgiyle somut olarak açıklamamıza yardım eder. Yeni bilginin eski bilgiyle benzerliklerini kurarak yeni bilgiyi anlamamızı sağlar. Su pompası ile kalp arasındaki benzetimin kurulması gibi.

4.

ÖRGÜTLEME STRATEJİLERİ

Öğrencinin yeni bilgiyi anlamlandırma düzeyini yükseltici stratejilerdir. Bunlar öğrenilecek materyali yeniden yapılandırarak, organize ederek anlamlandınlmasını sağlar. Örnek; önemli fıkirleri, anahtar sözcükleri, kavramları not alma, özetleme

a.

Not alma, öğretmenin sunduğu bilgileri yeniden organize ederek başka bir kağıda not almak, kitabın kenarına not almak gibi. Not alma hem dikkat hem eklemleme hem de örgütleme stratejisidir.

  1. Özetleme, Yazılı materyali özetlemedir. Öğrencinin bilgiyi anlamlandırmasına ve uzun süreli belleğe anlamlı olarak yerleştirmesine yardım eder.

özetlemenin ilkeleri

  • Anlamak için okumak
  • önemli fıkirleri ayırt etmek
  • Bilgiyi kendi sözcükleriyle ifade etme
  1. Uzamsal temsilciler oluşturma, Bilgiyi hiyerarşik bir biçimde şematize etme, konunun ana hatlarını çıkarma, kavram şeması (haritası) ve ağı oluşturma etkili örgütleme stratejilerindendir.
  • Ana hatları oluşturma, Bölümün ünitenin, konunun
    ya da okuduğu herhangi bir metnin anahatlarını
    oluşturma, öğrencinin o konudaki temel fıkir ve
    yan fikirler arasındaki ilişkileri görmesine yardım
  • Şematize etme (haritalama), Özellikle karmaşık
    materyali öğrenme durumunda anahatları çıkarma
    stratejisinden   daha   etkilidir.   Şemalar,   fıkirler
    arasındaki ilişkilerin görsel temsilcileri olduğundan,
    belli bir konuda hangi fıkirlerin en temel fikirler
    olduğunu,   diğerleriyle   nasıl   ilişkilendiğini   açık
    olarak görmemize ve bilgiyi anlamlandırmamıza
    yardım eder.
  1. BELLEK DESTEKLEYİCİ STRATEJİLER

Özellikle sözcüklerin, ilkelerin, olguların öğrenilmesi ve hatırlanmasında bellek destekleyici öğrenme stratejileri sıkça kullanılmalıdır.

YARARLANILAN KAYNAKLÂR

  1. Yeşilyaprak, B. Gelişim ve Öğrenme Psikolojisi. Pegem A
    yayıncılık, Ankara, 2004
  2. Selçuk, Z. Gelişim ve Öğrenme. Nobel Yayın Dağıtım, Ankara,
    2000
  3. Bacanlı, H. Gelişim ve Öğrenme. Nobel Yayın Dağıtım, Ankara,
    2002
  4. Baymur, F. Genel Psikoloji. Remzi Kitabevi, istanbul, 1994
  5. Erden, M. Akman, Y. Eğitim Psikolojisi. Arkadaş Yayınevi,
    İstanbul, 1995
  6. Senemoğlu, N. Gelişim Öğrenme ve Öğretim   Gazi Kitabevi,
    Ankara, 2003
  7. Hakan, A. (Ed). Eğitim Psikolojisi. C. Anadolu Üniversitesi
    Yayınları No: 185, Ankara, 1987
  8. Kaya, Z. (Ed). Öğretmen Adaylan için KPSS.   Öğreti, Pegem
    A Yayıncılık, 2004
  9. Oktaylar, H. C. (Ed). Öğretmen Adayları için KPSS. Yargı
    Yayınevi, Ankara, 2004
  10. Tan, Ş. (Ed.). Eğitim Bilimleri KPSS. Empati yayınevi, Ankara
    2004
  11. Cüceloğlu, İnsan ve Davranışı. Remzi Kitabevi, İstanbul, 1992
  12. Geçtan, E. Çağdaş İnsanda Normaldışı Davranışlar. Ankara
    Üniversitesi Eğitim Fakültesi Yayınları, Yayın No:69, Ankara,
    1978
  13. Morgan, C. T. Psikolojiye Giriş Ders Kitabı. Çevirenler;Hüsnü
    Arıcı ve Ark.), Hacettepe Üniversitesi Psikoloji Bölümü Yayınları,
    Yayın No:1, Ankara, 1984

 

78

öğretim llke ve Yöntemleh

 

 

 

GİRİŞ

Etkili öğretim öğrenme olayının doğasını ve değişik gelişim alanlarındaki öğrencilerin nasıl öğrendiklerini anlamayı gerektirir. öğretim veya öğretme öğrenciye bilgi aktarma değildir. öğrencinin öğrenmesine rehberlik etme faaliyetidir. Böyle bir öğrenme ancak öğrencinin katılımı ile mümkündür.

Yukarıda belirtilen öğrenmeye rehberlik etme anlayışında hareket eden bir eğitimci öğrenciyi daha aktif kılmak için gerekli önlemleri alır. öğretim sürecinde önemli olan bireyin gereksinim duyacağı, yararlı ve kullanılabilir bilgilerin öğretilmesidir. Bu önlemlerden biri de farklı yöntem ve teknikleri işe koşmaktır.

ÖĞRETİM

Öğrenmenin   gerçekleşmesi   ve   bireyde   istenen

davramşlann gelişmesi için uygulanan süreçlerin

tümüdür.

Öğretim güdümlüdür, planlıdır, programlıdır, destgkJidir. Eğitim de öğretim de süregeldiği toplumun spsyal, kyliücel, politik ve ekonomik. olgularmdan etkilenir.

öâretimin geliştirilmesi geniş ölçüde; ^ J9    3^

  • Öğrenme-öğretim kuramlarına ve analizine,
  • Öğretimin araçlarla desteklenmesine,
  • öğretmenin niteliğine bağlıdır.

Eğitim öğretim sürecinde öğretmenin tutum ve davranışları öğrencinin sınıf ortamına uyumu ve kişilik gelişiminde önemli sorunlarm kaynağmı oluşturabilir. öğretmenin öğretmenlikle ilgili yeterliliğini olumlu yönde etkileyecek olan etkenler içinde okul ve sınıftaki davranışları, meslektaşlarıyla ilişkileri, öğrencilerle iletişimi, okul aile birliği çaltşmalarına katkıda bulunması sayılabilir.

Öğretmenlerin sınıf içinde sorun yaratan tutum ve davranışları;

  • Öğrencilerin her birini ayrı bir birey olarak
    algılamama
  • öğrencilerin özdeğer ve özsaygı duygularının
    gelişmesine olanak tanımayan
  • Yanlış yapma davranışlannı doğal kabul etmeyen
  • Empati duygusu geliştirmeyen
  • Cezayı tek davranış değiştirme değişkeni olarak
    kabul eden
  • öğrencilerin duygu ve düşüncelerini özgürce
    anlatımlarına önemli sınırlamalar getiren
  • Bireysel farklılıklara önem vermeyen
  • öğrenciler arasında karşılaştırma yapan
  • öğrencisini bir birey olarak algılamayan
  • Sınıf ortamı içinde öğrencisinde kabul duygusu
    geliştirmeyen
  • Herkesin herşeyi öğrenemeyeceği anlayışına
    sahip olan
  • öğrenci davranışlarını sürekli denetleyen
  • öğrencileri çalışmalarında sürekli zorlayan
  • öğrencilerin ilgi ve beklentilerini dikkate almayan
  • Pasif ve sessiz bir sınıf ortamı oluşturan
  • öğrencilerde bağımlı davranışlar oluşturan
  • işbirliğinden çok rekabete önem veren

ÖĞRETİMDE STRATEJİ, YÖNTEM, TEKNİK KAVRAMLARI

Öğretim yaklaşımları değişik konulara açıklık getirirler. Örneğin; öğretmenin davranış bozuklukları karşısında nasıl davranması gerektiği, Öğrenenler, öğretenler, konular, okul içi ve dışı konular için geçerli ilkeler geliştirilmesi, öğretmenlerin koşullara göre nası! davranması gerektiği, öğretmen davranışlarının öğrenmeye etkisi gibi konular bunlardan bazılarıdır.

Öğretim Modeli: öğretim modeli, öğretim stratejileri, yöntemleri ve tekniklerini seçme ve gerçekleştirmede etkili olan felsefı bir bakış açısı olarak tammlayabilir.

Modeller eğitim programını şekillendirmede, öğretim materyallerini düzenlemede, sınıfta ve diğer durumlarda öğretimi yönlendirmede kullanılır

Öğretim Stratejisi: Dersin amaçlanna yön veren oldukça genel bir çerçevedir. öğretim yaklaşımı olarak da ifade edilebilir. Öğretim sürecine her boyutta yön verir.

Bilgi vermeye dayanan derslerde genellikle öğretmen sunuşunun ağırlıklı olduğu bir strateji izlenir. Burada dersin akışını güzelleştirecek, sınıfın dikkatini canlı tutacak soru-cevap ve örnek verme teknikleri ile anlatımın sıkıcılığı giderilir. Eğer hazır sistemli bilgiler verme yerine, öğrencilerin araştırıp bulmaları veya ham bilgileri işleyerek daha sistemli bilgiler oluşturmaları isteniyorsa, o zaman öğrenci merkezli öğretim stratejileri izlemek gerekir. Bütün derslerde tek bir yöntem veya teknik kullanan öğretmen çok başarılı olamaz. öğretmenin, kendisini merkezden çıkarıp yönlendirici konumuna çekerek oluşturduğu öğretim stratejisine, “kfjgfptnriff (hııhış) y^hıyln rğr^tim ntrnt°ji°i”

 

öğretim İlke ve Yöntemleri

79

 

 

 

denilmektedir. Burada öğretmenin görevi, sorulan soru ve verilen örneklerle öğrencileri öğrenmeye hazır hale getirerek öğrencilerin konuyu analiz ve sentez yoluyla geliştirmelerini ve pekiştiricilerle öğrencilerin konu hedeflerine ulaşmalarını sağlamaktır. Bir başka öğretim stratejisi, araştırma ve inceleme yoluyla problem ™-?n\£^ Bu, öğrencileri bilimsel araştırma yöntemlerine alıştırma yaklaşımıdır. Öğrenci, çevredeki problemleri algılar, tanımlar, verileri toplar, geçici çözüm yolları geliştirir ve bunların mümkün olup olmadığmı test eder. Bu şekilde yetişen öğrenciler, gelecekte karşılaşacakları problemleri de bilimsel zihniyet ve yöntemlerle çözmeyi öğrenmiş olurlar. Yalnız, bu stratejiyi uygulayan öğretmenler hem yöntem hem de araç-gereç yönünden öğrencilere yardım etmelidirler. Bu stratejide örnek olay. laboratuar. problem çözme gibi yöntemler kullanılabilir.

Öğretim yöntemi: Öğretimin amaçlarma ulaşmak için öğretmenlerin öğretim amaçlarını, materyallerini, konuyu öğretim tekniklerini kullanmalannı ifade eder. Öncelikle strateji belirlenir, sonra yöntem seçilir.

Öğretim Teknikferi: Seçilen öğretim yöntemine uygun olan daha spesifık öğretimsel davranışlardır. Öğretmenlerin öğrenmeyi en iyi şekilde gerçekleştirebilmeleri için dersin içeriğine konun özelliğine göre seçtikferi yoldur. Örneğin bir fizik öğretmeni elektrik konusunda anlatım tekniğini tercih ederken dalga konusunda soru cevap tekniğini kullanabilir.

Hedefler ile ilgili olarak en uygun Strateji, Yöntem ve Teknik Demirel1 tarafından aşağıdaki tabloda verilmiştir.

Öğretmen,   öğretim   sürecinin   başlangıcında öğrencileri dersin hedefleri ve içeriği konusunda bilgilendirmelidir.

  1. Bu bilgilendirmenin öncelikli amacı aşağıdakiler-den hangisi değildir? (2004 KPSS-75)

AJ   Hedeften haberdar etme

  1. Öğrenmeye güdüleme
  2. İlgi ve dikkat çekme
  3. Zamanı verimli ve etkili kullanma
  4. E) Birbirlerini   destekleme   konusunda   olanaklar
    yaratma
  5. Bireyin öğrenmeye güdülendiğinin en güçlii kanı- tı aşağıdakilerden hangisidir? (2004 KPSS-76)
  6. Kurallara   uyarak   öğretmenin   davranışlarını
    özen göstererek izleme
  7. Konuyla ilgili soruları yanıtlama
  8. Verilen görev ve sorumlulukları yerine getirme
  9. Davranışlarıyla       derse       katılmaya     istekli
    olduğunu gösterme
  10. E) Başkalarına bir şeyler öğretme isteği duyma

 

 

 

HEDEF

BİLİŞSEL

ALAN

BİLGİ

KAVRAMA

UYGULAMA

ANALİZ

SENTEZ

DEĞERLENDİRME

STRATEJİ

SUNUŞ

BULUŞ

ARAŞTIRMA

YÖNTEM

ANLATMA

TARTIŞMA

ÖRNEK

OLAY

GÖSTERİP

YAPTIRMA

PROBLEM

ÇÖZME

PROJE

TEKNİK

Gösteri

Beyin

fırtınası

Soru cevap

Beyin

fırtınası

Benzetim

Drama

Rol Yapma

İkili ve Grup

çalışması

  1. Bir öğretmen, öğretme, öğrenme ortamındaki uygulamalarını sürekli sorgulamakta ve bu uygulamalarla sonuçları arasındaki iiişkileri kendi amaçları açısından değerlendirmektedir.

Öğretmenin   bu   tutumu,   onun   hangi   açıdan gelişmesini sağlar? (2001 KPSS-49)

  1. A) B)

9 D)

E)

Eğitim psikolojisi İletişim kurma Mesleki yerlilik Alan bilgisi Eğitim felsefesi

 

80

öğretim llke ve Yöntemleri

 

 

 

  1. Aşağıdakilerden hangisinin öğrencîlerin ruh sağlığını olumsuz yönde etkilemesi beklenemez? (2001 KPSS-52)
  2. A)   öğrencilerin alınmaması

ilgi   ve   beklentilerinin   dikkate

  1. Pasif       ve   sessiz   bir   sınıf   topluluğunun
    oluşturulması
  2. öğrenicilerin bağımlı davranmaya özendirilmesi
  3. İşbirliğinden çok, rekabete önem verilmesi
  4. E) Bireysel ayrılıkların göz önünde tutulması

158.Fondaki   müzik   eşliğinde   şiir okuması   hangi amaca hizmet eder?

  1. Doğru davramşları pekiştirme
  2. Uygun bir ortam yaratma
  3. Yeni davranışları düzeltme
  4. Sınıfta disiplin sağtama
  5. E) öğrenme eksikliklerini belirleme
  6. Öğretmenin   teşekkür   ederek   şiiri   okumaya devam etmesi hangi amaca hizmet eder?
  7. Dikkat çekme
  8. Öğrenmeler arasında ilişki kurma
  9. Hedeften haberdar etme
  10. Davranışı ödüllendirme
  11. E) öğrenmeleri kontrol etme

 

(157-158 soruları aşağıdaki bilgilere göre yanıtlayın.)

Edebiyat öğretmeni elindeki kasetçalarla birlikte sınıfa girip kaseti taktıktan sonra elindeki kitabı açarak fonda oluşturduğu hoş nnüzik eşliğinde şiir okumaya başladı. Ders tamamlandığında öğrenciler dersin bitmesini istemediklerini dile getirdiler. Öğretmen de teşekkür edip şiirleri okumaya devam etti.

  1. Bu etkinlik özellikle aşağıdakilerden hangisini
    gerçekleştirmek için düzenlenmiştir?
  2. Sanatın topluma etkilerini kavramak
  3. Hoş bir sınıf ortamı oluşturma
  4. Müzik dinleme ahşkanlığını geliştirme
  5. İşbirliği içinde çalışma
  6. E) Şiir sevgisini kazandırma

 

 

 

  1. Öğretmenin elinde bir kitap ve kasetçalarla derse girmesi aşağıdakilerden hangisine örnektir? (2001 KPSS-53-56)
  2. öğrencileri kontrol etme
  3. Hedeften haberdar etme
  4. Dönüt verme
  5. Derse hazırlık
  6. E) Güdüleme

161.Etkili bir öğretme-öğrenme süreci oluşmuş bir sınıfta, aşağıdakilerden hangisine olan ihtiyaç kendiliğinden en aza iner? (2001 KPSS-114)

  1. öğretmenin sınıfı ve dersi yönetmesine
  2. Araç gereçten yararlanmaya
  3. Malzeme tüketimine
  4. Sınıfın temizlenip eşyaların düzenlenmesine
  5. E) öğretmenin disiplin sağlamak için   önlem
    almasına

 

öğretim İlke ve Yöntemleri

81

 

 

 

BÖLÜM 1

ÖĞRETİM MODEL VE YAKLAŞIMLARI

/
  1. Tam öğrenme Modeli
  2. Işbirliğine Dayalı Öğretim
  3. Çoklu Zeka Kuramı
  4. Programlı Öğretim
  5. Yapılandırmacılık

SORU Aşağıda yer alan iinlü bir bilim adamı teori eşleştirmelerinden hangisi yanlıştır? (2004 KPSS-86)

  1. Vygotsky İşbirlikçi öğrenme
  2. Bruner Buluş yoluyla öğrenme
  3. Ausubel Anlamlı öğrenme
  4. Glaser Çoklu zekâ
  5. E) Bloom Tam öğrenme

TAM ÖĞRENME MODELİ (BLOOM)

Sistem yaklaşımına dayalı olarak geliştirilmiş bir modeldir. Hem davranışçı hem de bilissel yaklaşıma dayalı olarak geliştirilmiştir.

Ijygnn   nfirenrnn   nrtrnnı   nnğHnrtığınrH   har   hirayin

öötgûfibiteeeğrnî savunur. Öğrenmede öğretim hizmetlerinin niteliği, öğrenci özellikleri ve öğrenme ürünleri değişkenlerinin etkili olacağı belirtilir. Öğrencinin giriş özellikleri belirlendiğinde ve öğretim hizmetinin niteliği artırıldığmda her öğrenci tam öğrenmeye ulaşabilir.

Uygulamada, her ünitenin bilimiodg izleme testteri uygulanarak eksik ve yanlış öğrenmeler belirlenir. Tamamlayıcı öğretim etkinlikleri yapıldıktan sonra yeni üniteye geçilir.

hizmetinin uyaylanma

öğrencilerin öğrenme düzeyini başka bir ifade ile
öğrenme ürünlerini etkileyen iki bağımsız değişken
vardır. Bunlardan birincisi öğrenme-öğretme sürfidnin
haşlanflicında öğrepri giriş Ö7ftlliklftri Hiğnri inp nğrntim
niteliğidir.________________ Öğretim     etkinliklerinin.

kontrol riltınn

armmnnınrln hı iH

alınır, iyi planlanır ve uygulanırsa öğrendlerde tam öğrenme gerçekleştirilebilir.

Giriş davranışları, öğrencinin ön öğrenmelerini, entelektüel yeteneğini, gelişimini, güdüleme durumu ve öğrenme yeteneğinin sosyal-kültürel belirleyicilerini kapsamaktadır. Öğrencinin öğrenme sürecine girebilmesi için öğrenciye kazandırılması planlanan hedef davranışların ön koşul olan öğrenmelere sahip olması gerekmektedir. Giriş davranışları kazanılmadan öğrencinin öğretme-öğrenme sürecinde etkin olmasını beklemek oldukça güçtür. Bu nedenle öğretme sürecinin başında öğrencinin ön koşul davranışları kazanıp kazanmadığı belirlenmelidir

Öğrenci giriş özelliklerini iki grupta incelemek mümkündür. Bunlar

(a.   bilişsel giriş davranışları

$.   duyuşsal giriş özellikleridir.

Bilişsel giriş davranışları öğrenme ünitesi ya da bilgi birimlerinin öğrenilmesine etki eden ön öğrenmeler ve bilişsel faktörlerdir. ön öğrenmeler çoğu zaman bir önceki ünite yada bilgi biriminde öğrencinin öğrenme yeterliliğini ifade ederken bilişsel faktörler ise daha genel ve ön öğrenmeyi de etkileyen zihinsel işlemlerdir. Genel bilişsel giriş davranışları olarak isimlendirilen bu faktörler; sözel-işlemsel yetenekler, okuduğunu anlama gücü, iletişim becerisi, dinleme becerisi, öğrenme stratejileri-sitilleri, mantıksal düşünme becerisi, problem çözme becerisi v.b gibi özelliklerdir. Öğrencinin öğrenme ünitesindeki performansını doğrudan etkileyen bu özellikler, özellikle ilköğretimin ilk yıllarında şekillenmekte ve zamanla çok zor değişebilmektedir. Derste öğretmen tarafından kontrol edilebilecek özellik özel bilişsel giriş davranışlarıdır. Üniteler arasında ön şart ilişkiler ve öğrenme aşamalıkları varsa bu tür derslerde Öğrenci başarısının en önemli faktörü olmaktadır. Örneğin: matematikte iki bilinmeyenli denklemler; bir biünmeyenli denklemlerin; yabancı dilde pasif cümlş yapıları aktif cümle yapılarının; tarihte bir olayın nedenlerinin kavranması o olayın ve ilgili olguların öğrenilmesini gerektirir. Özellikle matematik, fen bilgisi ve yabancı dil derslerinde bilişsel giriş davranışları büyük önem taşır. Bu tür derslerde ünite başmda öğrencilerin öğrenme eksiklikleri tamamlanmazsa yani gerekli şart ön bilgiler öğrencilere kazandırılmazsa ilerleyen ünitelerde başarısızlık daha da artacaktır. Aşağıdaki şekiller bu duruma örnektir.

Bilişsel Giriş Davranışları

öğrenme Ürünleri

Öğretimin Niteliği

Duyuşsal Giriş Özellikleri

Öğrenme ünitesinin başında etkili olan ikinci bir değişken ise duyuşsal giriş özellikleridir. Öğrencinin konuya, öğrenme-öğretme etkinliklerine karşı tutumu, ilgisi, güdüsü, kendine güveni ve süreçte göstereceği çabası onun öğrenme ürünlerini etkileyecektir. Duyuşsal giriş özellikleri okul, ders, öğretmen ya da öğrencinin kendisinden kaynaklanabilir. Genellikle duyuşsal giriş özellikleri öğrencilerin öğrenme yaşantılarının ürünü olarak ortaya çıkar. duyuşsal giriş özelliklerini öğretme sürecinde olumlu duruma getirmek için öğrencinin başarılı olma gereksinimini karşılamak gerekmektedir. Bu amaçla da her öğrencinin bireysel hızına uygun olarak seçeneklik öğretme-öğrenme yolları   ile öğrenmesini sağlamak,

 

82

öğretim İlke ve Yöntemleri

 

 

 

dolayısıyla eğitme sistemini etkileyicilik ve seçicilikten kurtarmak gerekmektedir.

Tam öğrenme modelinin ikinci temel öğesi öğretim hizmetinin niteliğidir. öğretim sürecinde gerçekleştirilen her türlü etkinlik bu kapsam altındadır. Eğitimin niteliğinin en önemli göstergesi dersin öğrencilere anlamlı gelmesidir. Dersin anlamlı hale getirilmesi öğretmenin ders materyallerini düzenli olarak vermesini, organize etmesini gerektirir. öğrenciler farklı bilgi düzeylerinde, beceri oranlarında ve farklı güdülerle sınıfa gelirler. Bu sınıf organizasyonunda öğrencilerin sınıfa getirdikleri belki de en zor problemdir. Bu problem uygun eğitim düzeyini sağlamak için öğretmenlerin önceden hazırlanmalarını gerektirir. Eğitimin başarısının etkisi öğrenciden öğrenciye farklılık göstermesi kaçınılmazdır. öğretmenler genellikle derslerini çok iyi öğreteceklerinden emin oldukları halde, bazı öğrenciler diğerlerinden daha yavaş bazıları ise diğerlerinden daha hızlı öğreneceklerdir. Çünkü onların daha önceden sahip olmaları gereken fakat bunu başarabilmek için yeterli zaman verilmediğinden dolayı oluşan önemli eksiklikleri vardır. Örneğin: Öğretmenler, bütün öğrencilerine kişisel ihtiyaçlarına uygun materyaller verebilir veya onların kendi seviyelerinde çalışmalarına izin verebilirler. Bloom’a göre öğrencilerin özelliklerine (bilişsel ve duyuşsal) ve öğrenme ünitesinin hedeflerine uygun olarak

s   ipucu verme,

s   pekiştirme,

s   öğrenci katılımı sağlama

s dönüt-düzeltme etkinliklerinin uygulanması gerekir. Hangi yöntem ya da teknik kullanılırsa kullanılsın bu dört değişken yerinde ve etkili bir şekilde uygulanmalıdır.

Yukarıda verilen dört değişken için dikkat edilmesi gereken noktalar.

  1. ipuçları gelişim düzeyine uygun olmalıdır.
  2. Öğrencinin   bilişsel   giriş   davranışlarına   uygun
    olmalıdır.
  3. öğrencinin   Duyuşsal   giriş   özelliklerine   uygun
    olmalıdır.
  4. Öğrencinin     içinde     yaşadığı     sosyo-kültürel
    özelliklere uygun olmalıdır.
  5. öğrencinin Fiziksel sosyal ruh sağlığına uygun
    olmalıdır.
  6. öğrencinin istenilen davranışı yapmasına uygun
    olmalıdır.

Katılma: Öğrenciye verilen ip uçları ile öğrencinin açık yada gizli olarak öğrenme birimiyle ilgilenmesi, bu ilgisini istenen davranışı ortaya koyana kadar sürdürmesidir.

Katılma öğretim hizmeti niteliğinin bir göstergesidir.

Pekiştirme: Pekiştireçler davranışların ortaya çıkma olasılığını yükseltir. Bu nedenle olumlu ve olumsuz pekiştireçler verilmelidir.

Dönüt: öğrenciye öğrenmelerinin doğruluğu yanlışlığı hakkında bilgi vehlen mesajlann bütünüdür. öğrencilere düzenli olarak dönüt verilmelidir. Dönütler öğrenme düzeyini belirledikleri gibi öğretim hizmetleri niteliklerde belirleyici özelliklere sahiptir. Dönüt, öğretim etkinliklerinin sonuçları hakkında bilgi vermektir. Dönütler, eksik ve yanlış öğrenmelerin düzeltilmesi fırsatını verir. Dönüt, hem öğrenciye davranışlarının doğruluğu hakkında bilgi verir hem de öğretmene öğrenme-öğretme sürecinin etkili olup olmadığı hakkında bilgi sağlar.

Bloom’un modelinin bağımlı değişkeni öğrenme ürünleridir. Bunlar, öğrencinin bilişsel başarısı, öğrenme hızı, duyuşsal özellikleri ve becerileridir. öğrencilerin giriş davranışiarındaki eksiklikler tamamlanır, ünitelerin içerisinde uygun öğretim etkinlikleriyle öğretim hizmetinin gerekleri yerine getirilirse öğrenme ürünleri de yüksek düzeyde olacaktır. öğrenmeyi belirleyen değiştirilebilir değişkenleri etkileyerek öğrenmedeki bireysel farklılıkları en aza indirmeye ve hatta yok etmeye çalışan “tam öğrenme” modelinin başarısmda rol oynayan üç önemli etken şunlardır:

  1. Kazandırılacak hedef davranışların öğrenilebilmesi
    için   gerekli   önkoşul   öğrenmelerin   önceden
    gerçekleşmiş olma derecesi,
  2. Öğrencinin kendini öğrenmeye verme, öğrenme
    sürecine katılma derecesi,
  3. Uygulamadaki görünümü ile öğretimin öğrencinin
    ihtiyaçlarına uygunluk derecesi.

Tam Öğrenme Modelinin Uygulanması                      . .

  1. Ünite ya   da   konunun   hedef-davranışlarını   ve
    öğrenme içeriğini ayrıntılı olarak belirleyiniz.
  2. Konuyu   öğretmeye   başlamadan   daha   önceki
    konularda   önkoşul   öğrenme   ve  davranışların
    neler olduğunu belirleyiniz. Ör: Matematikte iki
    bilinmeyenli   denklemler   konusu   işlenecektir.
    öğretmen dersten önce bu konunun önkoşulu
    olarak   bir   bilinmeyenli   denklemler   konusunu
    gözden geçirmiştir.
  3. öğrencilerin   önkoşul  öğrenmelere   ne   derece
    sahip   olduğunu   belirleyiniz.   Dersin   başında
    öğretmen       öğrencilere       bir       bilinmeyenli
    denklemlerle     ilgili     sorular     yöneltmiş     ve
    değerlendirme yapmıştır.
  4. öğrencilerin önkoşul öğrenmelerindeki yetersizliği
    ya da öğrenme eksikliğini tamamlaymız. Yapılan

 

Öğretim Ilke ve Yöntemleh

83

 

 

 

değerlendirmelerde öğrencilerin yaklaşık üçte birinin bir bilinmeyenli denklemle ilgili uygulama düzeyinde problemleri çözemediği görülmüştür. Bu sonuç üzerine öğretmen ilave soru ve örnek problem çözümleriyle bir bilinmeyenli denklemler konusunun tam olarak öğrenilmesini sağlamıştır.

  1. Yeni hedef ve davranışların kazandırılması için
    öğretim etkinliklerini planlayınız ve uygulayınız.
    Öğretmen anlatım, soru-cevap ve problem çözme
    yöntemlerini kullanarak iki bilinmeyenli denklemler
    konusunu işlemiştir.
  2. Ünitenin   hedef-davranışları   gerçekleştirildikten
    sonra izlemeye yönelik değerlendirme yapınız.
    Tüm hedef-davranışları yoklayan sorular sormaya
    dikkat ediniz.
  3. En   az   %70’lik   tam   öğrenme   ölçütüne   göre
    öğrencilerin düzeylerini değerlendiriniz.
  4. Tam     öğrenme     sîandardına     ulaşamayan
    öğrencilerin öğrenme eksikliklerini tamamlamak
    için ilave öğretim etkinlikleri planlayınız. Tekrar
    konuyu anlatma, örnek sayısını artırma, takım
    çalışmaları   ya da ödev çalışmaları yaptırmız.
    öğretmen veya öğretici tarafından birebir öğretim
    yapılabilir. Verilen ek süre içinde, öncekilerden
    farklı bir yöntemle öğretim yapılabilir. Programlı
    öğretimin olanaklarından faydalanılarak öğretim
    etkinlikleri düzenlenebilir. En son dersteki öğretim
    etkinliklerinin tekrarı yapılabilir.
  5. Tekrar izlemeye yönelik değerlendirme yaparak
    tam       öğrenme       standardmın       gerçekleşip
    gerçekleşmediğini kontrol ediniz.
  6. Beklenen   düzeye   ulaşılmışsa   ikinci   konu
    bölümüne ya da üniteye geçiniz.
  7. Bir öğretim hizmeti, sınıftaki öğrencilerin hazırbulunuşiuk düzeylerine uygun olursa ve onlara ihtiyaçları kadar zaman tanınırsa sınıftaki tüm öğrencilerin öğretimin hedefleri doğrultusundaki öğrenme düzeyleri birbirine yakınlaşır ve böylelikle sınıfın başarı düzeyi yükselir.

Bu görüş, aşağıdaki öğretme Ögrenme yaklaşımlarından hangisinin temelini oluşturur? (2004 KPSS-66)

  1. Buluş yoluyla öğrenme
  2. Sunuş yoluyla öğrenme
  3. C) Araştırma yoluyla öğrenme
    Q} Tam öğrenme
  4. E) Modelden öğrenme

163.Öğrenilecek davranışların arasında sıkı bir aşamalılığı varolduğu (sonra öğrenilenlerin ön öğrenmelere dayandığı) bir derste öğrencilerin öğrenme sürecine aktif katılımlarını sağlamak için öncelikle aşağıdakilerden hangisi yapılmalıdır? (2004 KPSS-77)

davranışlar
  1. Hatalar anında düzeltilmeli
  2. Önkoşul niteliğindeki
    *     kazandırılmalı

 

  1. Öğrenme   sürecinin   çeşitli   aşamalarında
    uygun pekiştireçler kullanılmalı
  2. Öğrencilerin   hoşlandığı   oyun,   müzik   vb.
    etkinliklerden yararlanılmalı
  3. E) Öğretimi somut Örneklerle gerçekleştirilmeli
  4. Derse giriş yapan öğretmenin yapması gereken
    en     önemli     giriş     etkinliklerinden     biri   de
    Öğrencilerin derse   karşı   ilgilerini   üst düzeye
    çıkarmaktır.   Öğretmenin   bu   etkinliği   yerine
    getirmesinin     temel     amacı     aşağıdakilerden
    hangisidir? (2003 KPSS-2)
  5. Öğrencilerin dikkatini üzerine Çekmek
  6. Sınıf içi ileticimi en üst düzeye çıkarmak
  7. İçerik hakkında gerekli bilgiyi vermek
  8. Öğrencilerin     derse     karşı     güdülenmelerini
    ^ sağlamak
  9. E) Öğrencileri hedeften haberdar etmek
  10. Aşağıdakilerden       hangisi     Tam       Öğrenme
    yaklaşımında öğretim hizmetinin niteliğini artıran
    öğelerden biri değildir? (2003 KPSS-14)
  11. Pekiştireç C) Dönüt-Düzeltme
  12. Katılım D) İpucu
  13. E) Hazırbulunuşluk
  14. Aşağıdakilerden hangisi tam öğrenme sürecinde
    kullanılan tamamlayıcı öğrenme faaliyetlerinden
    biri değildir? (2002 KPSS-26)
  15. Öğretmen veya özel öğretici tarafından birebir
    öğretim
  16. Ek süre içinde, öncekilerden farklı bir yöntemle
    yapılan öğretim
  17. Programlı öğretim olanaklarından yararlanarak
    yapılan öğretim
  18. Dersteki öğretim girişimini bir daha tekrarlama
  19. E) Grup   içi   eksikliklerinin   gözden   geçirilmesi
    ^1 yoluyla birbirinden öğrenme

 

84

öğretim Ilke ve Yöntemleri

 

 

 

  1. Aşağıdaki verilenierden   hangisi bir dönüttür? 2002 KPSS-14)
nasıl
  1. A)   öğrenciye,         hangi         davranışı öğrenebileceğini bildirme
  2. B) öğrenciye, beklenen davranışı öğretmek için
    yapacağı hazırlıkları açıklama
  3. C) öğrenciye,   gösterdiği   davranışın   doğru   olup
    /   olmadığını, varsa eksik ve yanlışlarını bildirme
  4. D) Öğrenciyi bekleyen davranışı göstermeye istekli
    hale getirmek için girişimlerde bulunma
  5. E) Öğrencinin, kazandırılacak davranışla ilgili ön
    bilgilerden eksik olup olmadığını kontrol etme
  6. Öğrenme birimlerini küçük ünitelere ayırarak bir birim öğrenilmeden diğer birime geçmeye olanak sağlamayan uygun ortam sağladığında her bireyin öğrenebileceğini savunan öğrenme yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir? (2001 KPSS-64)
  7. Programlı öğrenme
  8. Proje temelli öğretim
  9. Yapısalcılık
  10. Davranışçılık
  11. E) Tam öğrenme

İŞBİRLİĞİNE DAYALI ÖĞRETİM

Vygotsky tarafmdan geliştirilmiştir. işbirliğine dayah öğretimin en önemli özelliği öğrencilerin ortak bir amaç doğrultusunda küçük gruplar (takımlar) halinde birbirinin öğrenmesine yardım ederek çalışmalarıdır işbirliğine dayalı öğretimde, takım-ların araştırma veya tartışmaların yapıldığı konularla ilgili olarak veriler toplaması, bireysel olarak yapılan çalışmaların birleştirilerek grup üretimine katkısının sağlanması ve elde edilen sonuçların birlikte tartışılarak yorumlanıp ürün halinde ortaya çıkarılması söz konusudur.

İşbirliğine Dayalı Öğretimin Özellikleri

  1. Işbirliği yaparak çalışmaları beklenen gruplarda
    üyeler arasında olumlu dayanışma vardır
  2. işbirliği içerisinde olan gruplarda üyelerin kendi
    üzerlerine aldıkları ve bireysel olarak yüklendikleri
    sorumlulukları vardır.
  3. işbirliğine dayalı öğretim yönteminin esaslarına
    göre   oluşturulmuş   takımlarda   takım   üyeleri
    yetenek,   cinsiyet,   başarı   ve   kişisel   özellikleri
    açısından heterojen olarak belirlenirler.
  1. işbirliği içinde olan gmplarda bütün üyeler liderlik
    görevini paylaşırlar, Geleneksel gruplarda ise lider
    öğretmen   tarafından   seçilir ve   bütün   gruptan
    sorumlu olur.
  2. Işbirliğine dayalı olarak oluşturulmuş takımlardaki
    tüm üyeler takımın öğrenme ve başarısından
    Her   bir   üyenin   grup   üretimine
    katkısı,   başarısı   veya   başarısızlığı   takım   ve
    takımın   içerisindeki   tüm   bireyler   tarafından
    paylaşılmaktadır.
  3. işbirliği içindeki gruplarda öğrencilerin amaçları
    her üyenin öğrenmesini en üst düzeye çıkarmak
    ve üyeler arasında iyi çalışma ilişkilerini korumak-
    tır.
  4. Işbirliği yaparak çalışan gruplarda sosyal ve kişiler
    arası ilişkilerdeki beceriler ve beraber çalışmanın
    gereği öğrencilere doğrudan öğretilmektedir.
  5. İşbirliğine   dayalı   öğretim   yöntemlerinin   uygu-
    landığı   gruplarda   öğretmen   gözlem   yaparak
    grupta işbirliği içerisinde çalışırken ortaya çıkan
    problemleri analiz eder ve her gruba görevlerini ne
    şekilde yerine getirmeleri konusunda rehber olur.
  6. İşbirliğine dayalı olarak oluşturulmuş gruplarda
    öğretmenin   esas   rolü,   gruplardaki   işbirliği   ve
    verimin artması için takımların oluşturulmasından,
    takım ürünlerinin değerlendirilmesine kadar ki tüm
    aşamaların planlanmasını içermektedir.
  7. Gruptaki öğrencilerin birbiriyle rekabeti yoktur.

işbirliğine dayalı öğretim öyle düzenlenir ki, gruptaki her üye kendi grubundaki diğer arkadaşlan başarmadan kendisinin de başaramayacağını bilir ve diğer arkadaşlarının da başarılı olması için elinden gelen gayreti sarf eder. Sonunda elde edilen başarı gruptaki tek-tek tüm üyelerin katkısıyla oluşmuş grubun ve gruptaki bireylerin başarısıdır. işbirliği gruplarında bireyin amaçlarına ulaşması diğer arkadaşlannın da kendi amaçlarına ulaşmasını destekleyicidir. Öğrencilerde empati kurma yeteneği geliştirir.

ikili çalışmaya uygundur. Kümeler oluşturulduktan sonra beyin fırtınası yoluyla kümenin adı belirlenir. ilk turda herkes isim söyleme hakkına sahiptir. ikinci turda oylamaya geçilir. En çok oyu alıncaya kadar seçim yapılarak oylamaya devam edilir ve küme adı belirlenir. Kümeye amblem yapılır. Kümenin amblemini öğrenciler yakalarına takarlar. Küme elemanlarınca kümeye ait bir “küme cıngılı” oluşturulur. Bütün etkinliklerde amaç öğrencilerde küme birliğinj oluşturmak, öğrencileri kaynaştırmak, “Biz” ruhunu kazandırmak ve kümenin başarısı için çalışma anlayışını kazandırmaktır.

 

öğretim İlke ve Yöntemleri

85

 

 

 

Kubaşık öğrenme kümeleri öğrenme kümeleri oluşturulduktan sonra bütün kümelere aynı konu verilir. Konunun alt kümeleri küme elamanları tarafından demokratik bir yöntemle ve ilgileri göz önüne alınarak paylaştırılır. Daha sonra kümelerin en iyi şekilde hazırlanması için süre verilir. Öğrenciler konuları hazırlarken belli zamanlarda bir araya gelerek görüş alışverişinde bulunurlar, alt konulan birbirlerine aktarırlar, birbirlerine yardımcı olurlar. Sonunda konuyu birleştirerek zamanı gelince sınıfta konu anlatılır. Öğrenciler birbirlerine sorular sorarlar, eksik noktalar tamamlanır.Kalan eksiklikler öğretmen tarafından tamamlanır.

  1. İşbirliğine dayalı öğretim yöntemleri yoğun olarak kullanıldığında aşağıdakilerden en çok hangisi gelişir? (2004 KPSS-69)
  2. Sözlü ve yazılı iletişim becerisi
  3. Analitik düşünme
  4. C) Düzenli çalışma alışkanlığı
    p) Işbölümü ve dayanışma
  5. E)   Yaratıcı düşünme
  6. İşbirlikli grup çalışmalarında karşılaşılan en önemli güçlüklerin başında grupların oluşturulması gelmektedir. Öğretmenlerin gruptarı oluştururken aşağıdakilerden hangisini öncelikli olarak dikkate alması gerekmektedir? (2003 KPSS-17)
  7. Gruplar oluşturulurken           öğrencilere
    bırakrlmalıdır
  8. Gruplar öğretmen tarafından oluşturulmalıdır
  9. C) Heterojen bir grup yapısı oluşturulmaya özen
    1 gösterilmelidir
  10. D) Birbiriyle   çalışmak   isteyen   öğrenciler   bir
    araya getirilmelidir
  11. E) Gruplar cinsiyetlere göre oluşturulmalıdır
  12. İşbirliğine dayalı öğrenme sürecinde öğretmen, tek tek öğrencilerin ürünü yerine’ grubun ürününü dikkate alması öğrenme i sürecinde nasıl bir etki yaratır? (2002 KPSS-22)
  13. öğrenmelerin kısa sürede gerçekleşmesi
  14. öğrencilerin kendi sorumluluklarını düşünmeleri
  15. Grupta çalışmaya katılım ve ilginin azalması
  16. Grup üyeleri arasında dayanışmanın artması
  17. E) öğrenciler arası etkileşimin azalması

ÇOKLU ZEKA KURAMI (Gardner)

Gardner tarafından ortaya konmuştur. İnsanın tek bir zeka türüne değil bir çok farklı zeka türüne sahip olduğunu ileri sürmektedir. Bu kuramın temelinde biyplojik ve kültürel etkenler olduğu savunulur. Çoklu zeka kuramına göre insanda sekiz ayrı zeka türü vardır. Her bireyin zeka düzeyi özerk güçler yada yetenekler tarafından oluştuğunu ileri sürmektedir. Bu sekiz zeka türü:

Sözel- Dilsel Zeka; Kelimelerle düşünme ve ifade etme, dildeki kompleks anlamları değerlendirme, kelimelerdeki anlamları ve düzeni kavrayabilme, şiir okuma, mizah, hikaye anlatma, gramer bilgisi, mecazi anlatım, benzetme, soyut ve simgesel düşünme, kavram oluşturma ve yazma gibi karmaşık olayları içeren dili üretme ve etkili kullanma becerisidir.

Mantıksal-Matematiksel Zeka; Sayılarla düşünme, hesaplama, sonuç çıkarma, mantıksal ilişkiler kurma, hipotezler üretme, problem çözme, eleştirel düşünme, sayılar, geometrik şekiller gibi soyut semboilerle tanışma, bilginin parçaları arasındaki ilişkiler kurma becerisidir.

Görsel Ve Uzamsal Zeka: üç boyutfu bir nesnenin şekil ve görüntüsünü görmeden zihinde canlandırma ayrıntıları görebilme söz konusudur. Resimler, imgeler, şekiller ve çizgilerle düşünme, üç boyutlu nesnşleri algılama ve muhakeme etme becerisidir. Bedensel-Kinestetik Zeka: Hareketlerle, jest ve mimiklerle kendini ifade etme, beyin ve vücut koordinasyonunu etkili bir biçimde kullanabilme becerisidir.

Müziksel – Ritmik Zeka: Sesler, notalar, ritimlerle düşünme, faklı sesleri tanıma ve yeni sesler, ritimler üretme becerisidir.Ritmik ve tonal kavramları tanıma ve kullanma, çevreden gelen seslere ve müzik aletlerine karşı duyarlılık kapasitelerini içerir.

Kişiler Arası Sosyal Zeka: Grup içerisinde işbirlikçi çalışma, sözel ve sözsüz iletişim kurma, insanların duygu, düşünce ve davranışlarını anlama, paylaşma, ifade edebilme, yorumlama ve insanları ikna edebilme becerisidir.

Kişisel-İçsel Zeka: İnsanın kendi duygularını, duygusal tepki derecesini, düşünme sürecini tanıma, kendini değerlendirebüme ve kendisiyle ilgili hedefler oluşturabilme becerisidir.

Doğacı Varoluşçu Zeka: Doğadaki tüm canlıları tanıma, araştırma ve canlıların yaratılışları üzerine düşünme becerisidir.

 

86

öğretim llke ve Yöntemleh

 

 

 

  1. Çoklu zeka kuramına göre üç boyutlu düşünme, harita ve şemaları okuma hangi zeka türünün özellikleri arasındadır? (2002 KPSS-6)
  2. Sözel zeka
  3. Doğa zekası
    Ç)   Uzamsal zeka
  4. D) Sosyal zeka
  5. E) Mantıksal-matematiksel zeka

173.Öğretmen birbirinden farklı bilişsel, duyuşsal ve psikomotor özellikleri olan öğrenciler için öğretim sürecini nası! düzenlemelidir? (2002 KPSS-23)

  1. Her öğrenci için ayrı bir program hazırlamalı
  2. Ders işlerken, sınıftaki ortalama bir öğrenciyi
    dikkate almalı
  3. C) Çeşitli öğretim strateji, yöntem ve tekniklerinden
    »     yararlanmalı
  4. D) Her   öğrenci   için   ayrı   bir öğretim   et   kinliği
    hazırlamalı
  5. E)   öğrencilere, vermeli

yardımlaşma       sorumluluğunu

  1. Aşağıdakilerden hangisi “çoklu zeka kuramı”ndaki içsel zekayı geliştirmeyi amaçlayan etkinliklerden biri değildir? (2002 KPSS-21)
  2. Bireysel çalışma
  3. Bireysel farkları değerlendirme
  4. Bireysel okuma
  5. Bireysel sorumluluk alma
  6. E) Bireysel hedefler oluşturma

175.Yalmzca sözel ve sayısal alanlarda değil; müzik, spor, dans, iletişim ve resim gibi alanlarda da kendini iyi tanıyanların da zeki olduğunu savunan kuram aşağıdakilerden hangisidir? (2001 KPSS-19),

  1. Sosyal öğrenme kuramı
  2. öğrenmede bilgiyi işleme kuramı
  3. Bireyselleştirilmiş öğretinaJturamı
  4. Çoklu zeka kuramı
  5. E) Tam öğrenme kuramı
  1. Bir okulda, okulun değişik yerlerinde şu merkezler (köşeler) kurulmuştur; güzel sanatlar merkezi, iş-teknik merkezi, bilgi işlem merkezi, bilimsel araştırma merkezi, gösteri merkezi, dinleme merkezi, kütüphane, müzik odası, spor salonu, yüzme havuzu

Bu   düzenlemeler aşağıdaki öğretme öğrenme
yaklaşımlarından            özellikle            hangisinin

uygulanması için gereklidir? (2001 KPSS-106)

  1. Farklı duyu ve yetenekleri kullanarak öğrenme
  2. Eğitsel geziler yöntemiyle öğrenme
  3. Soru-yanıt, yöntemiyle öğrenme
  4. örnek olay inceleme yöntemiyle öğrenme
  5. E) Proje temelli öğretim yöntemiyle öğrenme

PROGRAMLI ÖĞRETİM (Skinner)

Bireyin kendi kendine öğrenmesini esas alan ve içeriğin öğrenilebilecek küçük parçalara ayrılarak belirli bir sıra ve düzen içinde bireye sunulduğu ve öğrenildikçe yeni bir bilgi parçasma geçmenin esas olduğu bir öğretim yöntemidir. Bu yöntem günümüzde özellikle bilgisayar destekli öğretim ortamında farklı özellikleriyle uygulanmaktadır.3

Skinner’in geliştirdiği öğretme tekniğidir. öğretimin bireyselleştirilmesi ve tam öğrenme ilkesi temel alınmıştır. 6

öğretimin bireylerin hızına göre düzenlenmesi esasına

dayanır. öğrencinin aktif katılımını gerektir. Böylece en

az hata yapılarak öğrenme gerçekleştirilir. 6

Küçük     adımlar,     etkin     katılım, başarı, anında

düzeltme,   kademeli   ilerleme,   bireysel   hız   ilkeleri

uygulanır.2

öğrenciler öğretmenin rehberliğinde işlenen konuyu

inceler, açıklama yapar, gerektiğinde ipucu, dönüt,

düzeltmeler yardımıyla doğruyu bulmaya çalışırlar.

v’   Davranışçı öğrenme ekolünün okul iklimine uygulanmasıdır.

s   Bireyselleştirilmiş öğretim felsefesi esas alınır.

s   Program.araç ve öğrenci üç temel öğedir.

  1. Program içeriğin planıdır
  2. Araç hizmeti sunmaya yarayan yardımcıdır
  3. öğrenci programın uygulanması sonucunda
    belirli davranışları kazanacak bireydir.

Programlı öğretimin ilkeleri;

  • Küçük adımlar ilkesi
  • öğrenmeye etkin katılım ilkesi
  • Sonuç hakkında anında bilgi alma ilkesi
  • Bireysel hıza göre ilerleme ilkesi
  • Doğru cevaplar ilkesi

Bireylere kazandırılacak bilgi miktarının hızla artması, kalabalık sınıflar, bireysel farklılıklar, pekiştirmenin kalabalık   sınıflarda   her öğrenciye verilmemesi   vb.

 

Öğretim Ilke ve Yöntemleh

87

 

 

 

 

sorunlar programlı öğretimle bireyselleştirilmiş eğitimi

zorunlu kılmaktadır.

Programlı öğretimin sınırlılıkları;

s  Materyalin hazırlanması uzmanlık gerektiren

zor bir iştir s   Materyal iyi hazırlanmamışsa öğrenciler için

sıkıcı olabilir

s Okul öğrenmelerinde kazandırılmak istenen tüm davranışların adım adım öğretilmesi her zaman mümkün değildir

S Üst düzey ve karmaşık davranışların öğrenilmesi programlı materyallerle zordur.

  1. Programlı öğretimde, içeriğin küçük parçalar halinde verilmesinin en önemli nedeni bireyin ilerleyişini yönetecek şekilde organize edilmesidir.

Bu açıklamaya dayalı olarak, programlı öğretimin hangi ilkesinin temele alındığı söylenebilir? (2003 KPSS-1)

  1. Bireysel hız
  2. Etkin katılım
    Ç) Küçük adımlar
  3. D) Anmda düzeltme
  4. E) Başarı

177.Öğrencilerin, öğretmenin rehberliğinde islenen konuyla ilgili örnekleri inceledikleri, açtklamalar yaptıkları, gerekli ipucu ve dönütler yardımıyla doğruyu bulmaya çalıştıkları öğrenme yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir? (2003 KPSS-21)

  1. Buluş yolu stratejisi
  2. Sunuş yolu stratejisi
  3. Programlandırılmış öğretim
  4. işbirliğine dayalı öğretim
  5. E) Yapılandırınacı öğretim
  6. Sınıfta öğrencilere bilgiler kolaylıkla öğrenilebilecei^ basamaklara   bölünür   ve   öğrencilerin   bunları basitten karmaşığa öğrenmeleri sağlanır.

Bu yönetimi kullanan bir öğretmen, aşağıdaki ilkelerden hangisini uygulamaya çalışmaktadır? (2001 KPSS-61)

  1. B) C) D) E)

Bireysel hız Etkin katılım Küçük adımlar Beyin fırtınası Oranlı pekiştirme

YAPILANDIRMACILIK

Yapılandırmacılık temelde öğrenme kuramı değildir. Şilgiyi temelden kurmava davanır. Piaget’nin zihinsel gelişim kuramına dayanır. Öğrenenin deneyim kazanmasına ve onun bu deneyimlerini düşünmesine dayanır. Öâretmenin pörev’, değil. öğrencilerin öğrenmpigrinj

Öğrenme ortamında öğrenci aktiftirv’

Düşünme   biçimlerinin   değerlendirilmesu

V s

hedeflenir

Problem çözme üzerine odaklanıjır/’

öğrencilere, üzerinde düşünecekleri somut

yaşantılar kazandınlmaya çalışıhr/

öğrencileri     buluşa   yöneltecek   sorular

soruluy

Kazandıkları   somut   yaşantılar   üzerinde

düşünmeleri sağlamp/

öğrendiklerini   birleştirip,   bütünleştirm,eye

yöneltme söz konusudur,

Öğretim aşamasında öğretmen öğrencilerin konu hakkında ne bildiklerini ortaya çıkarır. öğrencilerin ne bildiğini anlayabilmek amacıyla onların etkinlikler yapmasını sağlar. Öğrencilerin konu hakkında ne bilmek istediklerini de cevabını bilmeyi istedikleri soruları düşünmelerini ve sormalarını ister. Öğrencilerin sahip olabileceği kavram yanılgılarını araştırıp ortaya çıkararak öğrenmenin zayıf bir temel üzerine yapılanmamasını sağlar.

Yapılandırmacı yaklaşıma göre öğrenmenin gerçekleşmesi için öğrenme süreci aşağıdaki basamakları içerir;

Merak uyandırma ve planlama Araştırma_ve keşfetme

ve derinleştirme Paylaşma ve yaşantıya uygulama

Yapılandırmacılıkta bilginin ezbere alınması değil bilginin transferi ve yeniden kurulması söz konusudur. öğrenilen bir bilgiyi yeni bir duruma çevirme ve uygulama önemlidir. Yeni öğrenilen bilgiye derinden nüfuz edebilme önemlidir. Aşağıda Demirel1 tarafından aktarılan geleneksel sınıf ve yapılandırmacı sınıf karşılaştırması verilmiştir.

 

88

öğretim İlke ve Yöntemleri

 

 

 

Geleneksel sınıfBilgiyi yapılandıran sınıf
Eğitim programıEğitim programı
tûmevarım yolla vetümdenaelim voluvla ve
temci becerilere ağırlıktemel kavramlara ağırlık
verjlerekverilerek işlenir
işlenir,öğrenci sorunlanna göre
önceden belirienmiş sabitprogram
programların uygulanmasıyönlendirilir.
esastır.Program etkinliklerinde
Program, öğretmenlerağırlık daha çok
tarafından içibirinci elden elde edilen veriler
doldurulan bir boşluk gibive kullanılan
algılanır.materyaller üzerindedir.
öğretmenler, öğrencilerinöğrenciler yaşamla ilgili
öğrendiklerikuramları
bilgilerin geçerliliği içinoluşturmaya katkı getiren
doğru yanıtlarıdüşünürler
araşttrır.olarak görülür.
Değerlendirme,Öğretmenler öğrencilere
öğretimden ayrı olarakçevre ayarlaması
öğrenci öğrenmeleıini kontrolyapan ve onlarla etkileşim
etmekiçinde olan
için yapılır ve genellikle dekişilerdir.
testlerleöğretmenler, öğrencilerin
ölçülür.derslerde gecen
Öğrenciler bireysel olaraktemel kavramları anlayıp
çalışır.anlamadıklarını
temele alır.
Değertendirme, öğretim ile
birlikte yapılır
ve öğrencilerin
sergiledikleri işlere ve
tümel değertendirmeye
dönüktür,
Öarenciler aruDİar halinde
çalışır.

179.

  1. Piaget’nin zihinsel gelişim kuramına dayalıdır.
  2. öğrenenin deneyim kazanmasına ve onun bu
    deneyimlerini düşünmesine dayanır.
  3. Öğretmenin görevi; öğretmekle değil, öğrencilerin öğrenmelerini sağlamaktır.

Yukandaki özelliklen barmdıran Öğretme öğrenme yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir? (2004 KPSS-62)

  1. Çoklu zekâ kuramı
  2. Eleştirel düşünme
    Ç) Yapılandırmacılık
  3. D) Yaşam boyu öğrenme
  4. E) Seviye grupları uygulaması
  5. Aşağıdakilerden hangisi yapılandırrçıacı yaklaşımın (constructivism) kullanıldığı öğretim etkinliğinin Özelliklerinden biri değildir? (2003 KPSS-22)
  6. öğrenme       ortamında       öğrenci       etkin
    durumdadır
  7. Konu merkezli bir yapı hakimdir
  8. ilk kaynaklara ulaşılmak hedeftir
  9. Düşünme     biçimlerinin     değerlendirilmesi
    temel alınır
  10. E) Problem çözme üzerine odaklanılır

 

 

 

Yapılandırmacılık yaklaşımında sınıf ortamı öğrencilere sınırsız olanaklar sunmalıdır., öğretmenler öğrencilerini belirli bir programa göre hazırlanmış geleneksel sıkıcı eğitim ortamından kurtarmalıdır. öğrenci ilgileri öğretimin merkezinde olmalıdır. Bu sayede fikirleri yeniden formülize etmek, ilişkileri kurmak ve belirli sonuçlara ulaşmak mümkün olur. Bunların yanında dünyanın karmaşık bir yer olduğu, gerçeğinde bir yorum sorunu olduğu öğrencilerle paylaşılmalıdır.

  1. Verilenlerden hangisi, yapılandırmacı öğrenme kuramının öğretme davranışlarından biri değildir? (2002 KPSS-18)
  2. öğrencilere,     üzerine   düşünecekleri   somut
    yaşantılar kazandırma
  3. öğrenciler, onların buluşa yöneltecek sorular
    sorma

 

 

 

  1. C) öğrencilere,       etkinlikler       sonunda *   öğreneceklerini baştan söyleme

ne

 

  1. D) öğrencileri,   kazandırdıkları   somut   yaşantılar
    üzerinde düşündürme
  2. E) öğrencileri, öğrendiklerini birleştirip yönetme

 

Öğretim İlke ve Yöntemleri

89

 

 

 

BÖLUM 2

ÖĞRETİM STRATEJİLERİ

Belli başlı öğretim stratejileri şunlardır:

  1. Sunuş yoluyla öğretme stratejisi
  2. Buluş yoluyla öğretme stratejisi
  3. Araştırma-inceleme   yoluyla   öğretme   stratejisi
    (problem çözme)

SUNUŞ YOLUYLA ÖĞRETME STRATEJİSİ

Bilişsel yaklaşımı temele alan bir stratejidir ve AusubeL tarafından geliştirilmiştir. Genellikle bilgi basamağındaki davranışların kazandmlması amacıyla kullanılır. Sunuş yoluyla öğretim stratejisinin temel görevi farklı örneklerle konuları öğrencüere açıklamaktır. Aynı şekilde anlamlı öğrenme de Ausubel tarafından geliştirilmiştir.

s Kavramlar, ilkeler, olgular, fıkirler bireye sunulur; birey bunları alır. Bu nedenle geliştirdiği model, sunuş yoluyla öğretim olarak adlandırılmaktadır.

s öğrenmenin anlamlı olması için bilginin mutlaka birey tarafından bulunması gerekmez.

öğrenci ve öğretmen arasındaki iletişim önemlidir. Başlangıç sunusunu öğretmen yapar arkasından öğrenciler fikirlerini açıklarlar. Ömekler önemlidir. Sözel örneklerin yanında resim, şema ve diğer görsel örnekler olabitir. Tümdengelim yaklaşımına dayandığı için önce genet kavramlar sonra bu kavramların kapsamındaki özel ve dar kavramlar sunulur. Öğretim adım adım ilerler ve ders ön organize edicilerle başlar. Kavram haritaları anlamlı öğrenme için kullanılan bir tekniktir.

Kavram   Haritası:   Birtakım kavramları ya da bilgi bütününü     grafıksel     gösterimlerden     yararlanarak ilişkilendirme   tekniğidir.   Çoğunlukla   kavramlar   ve kavramlar arasındaki ilişkileri anlatmada kullanılır. Kavram haritalannın kullanım amaçları;

^   Belirli fikirleri üretmek (beyin fırtınası)

s   Karmaşık bir yapıyı düzenlemek (uzun metinler)

s   Karmaşık fikirleri iletmek

s   Eski   ve yeni   bilgileri   birleştirerek   öğrenmeye

yardımcı olmak s   Anlamayı ve yanlış anlamayı ortaya çıkarabilmek

Kavram haritalan değişik biçimlerde kullanılmaktadır;

s     Olaylar zinciri

v     Balık kılçığı

s     örümcek ağı

s     Kümeleme

s     Döngü

s     Karşılasştırma

s     Hikaye formu

s   Problem çözüm formatı s   Venn şeması

Antamlı Öğrenme:.

Ausubel’e göre öğrenme yeni bilgilerin öğrenilmesi bilişsel yapıda var olan bilgiyle birleşerek anlam kazanması halinde gerçekleşmektedir. Bundan dolayı, yeni bilgilerin öğretilmesine geçmeden önce, bu bilgiyle bütünleşerek anlam kazandıracak olan organize edici bilgilere gereksinim vardır. Bu strateji ile bilgiler, ilke ve kavramlar öğrenciye sunulur ve öğrenci tarafından örgütlenerek, ilişkilendirilerek anlamlaştırılarak algılanır. Ausubel’in öğretim sürecine katkıları şu başlıklar altında özetlenebilir; •s   Öğrenmede önce soyut kavramlar açıklanmalı, sonra somut kavramlara geçilmelidir.

s   Örgütleyici bilgiler çok önemlidir. Dersin ya da ünitenin başında verilebilecek özet bilgiler, şemalar, konu başlıklarının listesi, örgütleyici bir kavram ya da ilke, bunların her biri örgütleyici olabilir. Bu bilgiler eskilerle yeni bilgiler arasında köprü kurulmasını sağlar.

s   Anlamlı öğrenme eski öğrenilenlerle, yenilerin birleştirilmesiyle sağlanır. Bu tür örgütleme biçimine karşılaştırıcı örgütleme denir.

S   Konunun sunulmasına geçmeden önce, konunun kavramsal ve örgütleyici birtanıtımı yapılmalıdır. Konuyla ilgili öğrencinin en küçük bilgi deney ya da yaşantısı değerlendirilmelidir. Bu örgütleme biçimine açıklayıcı örgütleyici de denir.

s   Öğretilecek konu aşamalı bir biçimde

ayrıntılaştırılmalı, önce temel bilgiler, sonra ayrıntılar verilmelidir.

s   Yeni öğrenmeye geçmeden önce öncekilerin tam olarak öğretilmesi gerekir.

s   Öğrenme sürecinde öğretmen-öğrenci, öğrenci-öğrenci arasında uzlaşmalı birleşme önemlidir.

s   Öğrenmede bol örneklerin, çeşitli görsel araçların, şema, resim ve grafiklerin anlatımla desteklenmesi gerekir. Öğrencilerin kendi görüşleri ve tartışma olanakları da, konunun yaşatılarak, pekiştirilmesinde etkili olur.

Anlamlı öğrenmeyi sağlayabilmek için, öğretimin düzenlenmesi sırasında bazı koşulların yerine getirilmesi gerekir.

  • Öğrenciye sunulan materyallerin onun için anlamlı olması sağlanmalıdır. Öğrenci kendi ihtiyaçlarını karşılayan, kendi işine yarayacağını düşündüğü bilgileri anlamlı bulur.

 

90

öğretim ilke ve Yöntemleh

 

 

 

  • öğrenci, öğrenilecek materyalle ilgili ön bilgilere
    sahip olmalıdır. Yeni gelen bilgiler bireyin önceden
    sahip   olduğu   bilişsel   yapılarla   ilişkilendirilerek
    anlamlı hale gelir. Bilgi örgütlenir. Aksi takdirde
    öğrenci ezberleme yolunu seçecektir.
  • öğrencinin anlamlı öğrenmeye niyetli olması

Öğretmen;

s   Bütün öğrencilerin anlayabileceği bir dil

kullanmalıdır.

s   öğrencileri hedeften haberdar etmelidir. s   öğretimi ses tonu, jest ve mimiklerle

desteklemelidir. s     Dersi önemli konuları toparlayarak

bitirmelidir.

Örgütleyici Bilgiler

Sunuş yoluyla öğretim modelinde en önemli kavramlardan biri örgütleyicilerdir. örgütleyiciler, öğrencilerin yeni gelen bilgiler ile hali hazırda sahip oldukları bilgiler arasında köprü kurmalarını sağlayan bilgilerdir. örgütleyicilerin, öğrenilecek bilginin sunulmasından önce verilmesi gerekir.

Örgütleyiciler, sunulacak malzemenin özelliğine göre ikiye ayrılır.

Açıklayıcı Örgütleyiciler: Bunlar, bireyin daha önce
hiç karşılaşmadığı bir konu hakkında ön bilgi
edinmesini sağlayan örgütleyicilerdir.
Karşılaştırıcı Örgütleyiciler: Öğrencinin yeni gelen
bilgileri daha önceki bilgilerle karşılaştırmasını
sağlayan örgütleyicilerdir. Bu örgütleyiciler yeni
öğrenilecek materyal göreli olarak bilindik ise ve ön
bilgiler ile ilişkili ise kullanılır                                               j

Öğrenme Basamakları (Ausubel)

I.Öğretmenin örnekler sunması

2.öğretmenin örnekleri açıklaması

3.öğretmenin ek örnek vermesi

4.öğrencilerin ek örnekleri açıklaması ve örneklerle

karşılaştırması

5.öğretmenin ek örnekleri ve örnek olmayan durumları

sunması

6.öğrencilerin zıt örnekleri karşılaştırması

7.Öğretmenin ve öğrencilerin teşhis ettiği

özelliklerijlişkileri yada ilkeleri vurgulaması

8.öğrencilerin tanımlamalarıjlişkileri.özellikleri yada

ilkeleri vurgulamaları

9.öğrencilerin yeni örnekler vermesi

Yukarıdaki       basamakların       izlenmesi       koşul

değildir.öğrenciler konuyu keşfedince işlem bitirilebilir.

Sunuş Yoluyla Öğrenme Adımları Şöyle

Listelenebilir:

IDikkati çekme

2.öğrenciyi hedeften haberdar etme; hatırlamasını

sağlama

3.ön koşul öğrenmelerin hatırlanmasını sağlama

4.Uyarıcı materyali sunma (yeni öğrenmelerle ilgili)

ö.öğrenme rehberi sağlama

ö.Performansı ortaya çıkarma (öğrencinin davranışı

göstermesini sağlama)

7.Dönüt sağlama

8.Performansı değerlendirme

9.Hatırlama ve transferi güçlendirme

  1. Herhangi bir konu ile ilgili ön öğrenmenin yeterli olmadığı ve konunun yeni öğrenilmeye başlandığı durumlarda sunuş yokuyla öğretim, öğrenmeyi daha etkili olarak sağlamaktadır. öğretmenler sunuş yoluyla öğretimi kullanırken, fıkirleri en somut yollarla, öğrencinin çok sayıda duyu organını harekete geçirecek biçimde sunmaları gerekmektedir.

Öğretme öğrenme durumlarında kavram haritalarını en cok kullanıldıaı kuram, aşağıdakilerden hangisidir? (2004 KPSS-78)

  1. Buluş yoluyla öğrenme
  2. Tanı öğrenme
  3. Yapılandırmacılık (constructivism)
  4. Anlamlı öğrenme
  5. E) Çoklu zekâ kuramı

183.Sunuş yolu stratejisinde öğretmenin temel görevi nedir? (2003 KPSS-18)

  1. Öğrenciler     araştırma     ve     incelemeye
    sevketmek
  2. Sorunların çözümünde öğrencilere rehberlik
    etmek
  3. Öğrencilerin     doğruyu       bulmaları       için
    yönlendirmek
  4. öğrencileri işbirlikli çalınmalara özendirmek
  5. E) Farklı ömeklerle konulan öğrencilere
    **”   açıklamak
  6. Bir kavramı derinlemesine inceletmek isteyen bir öğretmen, kavramla ilişkili olan bütün çalışmaları kullanmaktadır. Bu öğretmen bu amacına aşağıdakilerden hangisiyle kolaylıkla ulaşabilir? (2001 KPSS-44)
  7. Kavramların farklı dillerde karşılığını bulmak
  8. Kavram ağı oluşturmak
  9. Kavramların tanımlarını yazmak
  10. Kavramları örnek olan ve olmayan olay, durum
    “”*■   veya nesneleri bulmak
  11. E) Kavramların somutluk ve soyutluk derecesini
    incelemek

 

Öğretim Ilke ve Yöntemleri

91

 

 

 

  1. Sunuş yoluyla etkili bir öğretim yapmak isteyen
    öğretmen, aşağıdakilerden hanisinden

kaçınmalıdır? (2001 KPSS-60)

  1. A) Sunuşunda bütün öğrencilerin anlayabileceği bir
    dil kullanma
  2. B) Sadece   düz   anlatım   tekniğini   kullanarak
    ^   konunun bütün boyutlarını açıklama
  3. öğrencileri   neleri   öğrenecekleri   konusunda
    bilgilendirme
  4. Sunuşunu   ses   tonu   değişiklikleri,   jest   ve
    mimiklerle destekleme
  5. E) Sunuşunu, önemli kısımları toplayarak bitirme
  6. Bir öğretmen öğrencilerine, sayıları gruplayarak daha kolay ve çabuk ezberleyebileceklerini söylüyor ve bir örnek gösteriyor 5, 1, 3, 9, 2, 5 sayılarının 513-925 şekilde gruplana^ileceğini belirtiyor.
  7. A) B) C)
E)

Öğretmen bu önerisivle, öğrencilerine hangi konuda yardımcı olmaya çalışmaktadır? (2001 KPSS-62)

Zekayı geliştirme

Hatırda tutmayı kolaylaştırma/

Kavram geliştirme

Sunuş yoluyla öğrenmeyi sağlama

Öğrencileri farklı alanlar-da kullanma

BULUŞ YOLUYLA ÖĞRETME STRATEJİSİ

Bilişsel yaklaşımı temel alarak BrunerMarafından geliştirilen bu modelde öğretmen öğrenciler&O^etîT ömekler sunarak onların yaşantılar geçirmelerini sağlar. Öğrencilerin bu örnekler ve yaşantılar üzerinde düşünerek verilen duruma bir açıklama getirmeleri, soruna çözüm önermeleri, ilke ve genellemelere varmaları amaçlanır. Bir tür problem çözmedir. Sorunun temel yapısını örneklerden yola çıkarak öğrencilerin bulması sağlanır. Böylece öğretmen öğrencilerin bildiklerinden hareketle verilen örnek üzerinde adım adım incelemeler yaptırarak yeni bir kuralı bulmalarını sağlar. Bunun için genelden özele ve tümevarım kullanılır. Buluş yoluyla öğrenmenin önemli özelliklerinden biri verilen örneklerdeki benzerlik ve farklılıklar incelenerek ilke ve genellemelere ulaşmasının sağlanmasıdır. Böylece öğrencilerden öğrendiklerini gerekçelerle açıklama imkanı sağlanmış olur.

Bilişsel alanın Kavrama, analiz ve değerlendirme basamağı ile Duyuşsal alanın tepkide bulunma ve değer verme basamaklarında davranış değişikliği gerçekleştirmek için kullanılır.

Bruner’e göre, birey bilişsel gelişim sırasında eylemsel, imgesel ve sembolik olmak üzere üç farklı biçimde bilgi edinir. Bu nedenle öğretim faaliyetlerinin düzenlenmesinde bilgiler gelişim döneminin özelliklerine uygun olarak sunulmalıdır.

  • Evlemsel   dönemde.   bilgiler   doğrudan   doğruya
    nesnelerle ilişki kurularak kazanılır. Bu dönemde
    çocuk,   duyu   organlarının   tümünü   kullanarak,
    yaşayarak öğrenir.
  • İmgesel dönemde bireyin belleğindeki modeller daha
    çok görsel imgelerle oluşur. Bu nedenle öğretimde
    resim ve fotoğraflardan yararlanılabilir.
  • Sembolik dönemde ise   dil   ve   semboller önem
    kazanır. Birey semboller kullanarak, somut yaşantı
    geçirmeden yeni modeller geliştirebilir. öğrenmenin
    sağlanması   için   yeni   bilgilerin   eylemselden,
    semboliğe doğru düzenlenmesi gerekir.

Öğretim     kuramında     önemle     üzerinde     durulan özelliklerden   biri   öğrenilecek   konunun   yapısıdır. Öğretimin amacı öğrencilere konunun temel yapısını kavratmaktır.   Belli   bir   alanla   ilgili   temel   fikirler, kavramlar,   ilkeler,   yöntemler,   kavram   ve   ilkeler arasındaki ilişkiler konunun yapısını oluşturur. s Konunun temel yapısı basit bir şekil, şema, ilkeler kümesi ya da formül ile ifade edilebilir.

^Öğrenme en genel kavramla başlamah, özel kavramlar bu genel kavramın altında örgütlenmelidir.

s Bruner e göre öğrenciler konunun temel yapısını tümevarım yoluyla keşfederler. Bu amaçla öğretmen öğrencilere çok fazla örnek sunmalıdır. Öğrenci örneklerdeki benzerlik ve farklılıkları gözleyerek, inceleyerek genel yapıyı keşfedBr. Bu yaklaşıma örnek-kural yöntemi de denir.

Tümevarım yaklaşımı sezgisel düşünmeyi gerektirir. Sezgisel düşünce öğrencilerin karşılaştığı yeni bir durumla ilgili dönenceler kurmalarını ve bu dönenceleri sınamalarını sağlar. Bu açıdan problem çözmedir. Bruner, okulda temel yapının öğrenilmesinde en iyi yolun, öğrencilerin temel yapıyı kendi kendilerine bulması olduğunu öne sürmektedir. Bu nedenle kuramının adı buluş yoluyla öğrenmedir.

s Öğrenciler öğrenme sürecine aktif olarak katılmalıdır.

s Öğrenciyi harekete geçiren en önemli güdü merak, başarılı olma ve birlikte çalışmadır.

 

92

öğretim Ilke ve Yöntemleri

 

 

 

Buluş yoluyla öğrenme yaklaşımında, öğretmenin görevi öğrenciye rehberlik etmektir.. Buna kılavuzlanmış buluş yolu da denir. Ayrıca, öğrenmede pekiştireçler önemli rol oynamaktadır.

içsel

Dıştan   verilen   pekiştireçlerden   çok, pekiştireçler üzerinde durulmaktadır.

tarafından öğrenciye sunulurken; buluş yoluyla öğretimde öğretmen tanımlamaları, genellemeieri öğrencilerin bulması için rehberiik eder. öğretmen sorular sorarak öğrencilerin kendilerine sağlanan verileri analiz etmelerini, ellerindeki somut bilginin gerisindeki ilkeleri, kavramları, çözümlemeleri bulmasını sağlar

 

 

 

Buluş Yoluyla Öğretimin Sınıfta Uygulanması

Buluş yoluyla öğretim kuramı sınıfta kullanılırken bazı etkinliklere yer verilmesi gerekir.

  • öğrencilere öğretilecek kavramla ilgili örnekler ve
    örnek olmayanlar birlikte verilmelidir.
  • öğrencilerin sözel ipuçları, resim ve şemalarla,
    kavramlar       arasındaki       ilişkileri       görmeleri
    sağlanmalıdır.
  • öğrenciler, temel kavram ya da ilkeyi bulabilmeleri
    için sorularla yönlendirilmelidir.
  • öğrenciler,   sezgisel   düşünmeleri   için   teşvik

Buluş yoluyla öğrenme özellikle matematik, fen
bilimleri ve dil öğretiminde etkili olarak kullanılabilecek
bir stratejidir. Buluş yoluyla öğrenmenin en önemli
üstünlüğü öğrencinin merak güdüsünü uyandırması
ve güdülenmişlik düzeyini cevapları buluncaya kadar,
çalışmalarını sürdürebilmesidir. Bir diğer üstünlüğü de
öğrencileri bağımsız olarak problem çözmeye
yönlendirmesidir. öğrenciler bilgiyi alıp özümlemekten
çok, bilgiyi analiz etmeye uygulamaya, sentez
yapmaya zorlanmaktadır. Buluş yoluyla öğrenmede
öğretmen, örnekleri sunar. Öğrenci konunun yapısını,
fikirler arasındaki temel ilişkileri, ilkeleri, özellikleri
keşfedinceye kadar örneklerle çalışır. Öğrenme esnek
ve buluş yoluyla olmalıdır. Eğer öğrenci bir kavramı,
ilkeyi bulmaya, problem çözmeye uğraşıyorsa,
öğrenciye zaman verilerek ve gerektiğinde ipuçları
sağlanarak öğrencinin problemi kendi kendine
çözmesi                                                         sağlanmalıdır.

Buluş Yoluyla Öğrenme Adımları Şöyle Listelenebilir:

I.öğretmenin örnekler sunması 2.öğrencilerin örnekleri açıklaması

  1. öğretmenin ek örnekler vermesi
  2. öğrencilerin ek örnekleri açıklaması ve ilk
    örneklerle karşılaştırılması

5.öğretmenin Örnek olmayan durumlar sunması

6.öğrencilerin zıt örnekleri karşılaştırması

7.öğrencilerin tanımlamaları, ilişkileri ya da ilkeleri

vurgulaması

  1. Öğrencilerin yeni örnekler vermesi

Sunuş ve buluş yoluyla öğretimin yapılacağı derslerin planlanma aşamaları birbirine benzemekle beraber uygulama aşaması tamamen farklılık gösterir. Sunuş yoluyla   öğretimde   tanımlamalar,   ilkeler öğretmen

  1. Sunuş yolu stratejisi ile buluş yolu stratejisi arasındaki en önemli fark aşağıdakilerden hangisidir? (2003 KPSS-19)
  2. A) Buluş   yolu   stratejisinde   hedefler   önce
    belirlenir
  3. B) Sunuş   yolu   stratejisinde   öğrenci   katılımı
    ^   sağlanır

fc\ Sunuş yolu stratejisi öğretmen merkezlidir

  1. D) Buluş   yolu   stratejisinde   amaç öğrenmeyi
    sağlamaktır
  2. E) Sunuş,   yolu   stratejisi   zaman   açısından
    önemlidir
  3. Aşağıdakilerden hangisi öğretme-öğrenme sürecinde öğrencilere belli yaşantılar kazandırılıp öğrencilerden bu yaşantıları üzerinde düşünerek verilen duruma bir açıklama getirmeleri, soruna çözüm önermeleri, genellemelere varmaları yaklaşımıdır? (2002 KPSS-20)
  4. Buluş yoluyla öğrenme
  5. öğretimde proje yönetimi
  6. Bireyselleştirilmiş öğretim
  7. Sunuş yoluyla öğretim
  8. E) Tam öğrenme

(189-191 soruları aşağıdaki örnek öğretim etkinliğine göre cevaplayınız.)

“ilköğretim okulundaki bir matematik dersinde, paralel kenarın alanı ile ilgili olarak öğretmen ve öğreniciler arasında şöyle bir etkileşim gözleniyor.”

Öğretmen: Tahtaya kim paralel kenar çizmek ister. (bir süre bekler) Ali sen kalkar mısın?

Ali: (Ali çizer) öğretmenim çizdim.

 

Öğretim İlke ve Yöntemleri

93

 

 

 

Öğretmen: Bu paralel kenarı dikdörtgene çevirebilir misin? Nasıl çevirebiliriz? (bir süre bekler) Evet Hülya sen cevap verebilir misin?

Hülya: Sol taraftaki üçgeni sağ tarafa taşırız

öğretmen: Kenar uzunluklarını isimlendirir misiniz? (bir süre bekler) Evet Çiğdem, sen tahtada gösterebiür misin?

Çiğdem tahtaya aşağıdaki işlemi yapar.

  1. Bu örnek için aşağıdaki önerilerden hangisine uyulması durumunda öğretimin etkisi en aza iner?
  2. Her   sorunun     sınıftaki   gönüllü     öğrenciler
    tarafından ayrı ayrı yanıtlaması istenir
  3. Öğrencilerin   tahtaya   gelme   yerine   oldukları
    yerden konuşmaları istenebilir.
  4. Cevap   verebilmeleri   için   öğrencilere   zaman
    tanınabilir
  5. Her öğrencinin,   kağıttan paralel kenar kesip
    bunun üzerinde çalışması sağlanabilir
  6. E) Paralel   kenarın   alanının   nasıl   bulunacağı
    ^   öğrencilere önceden söylenebilir

 

 

 

Öğretmen; bu dikdörtgenin alanını nasıl buluruz? Hatırlayın (bir süre bekler) Evet Suat sen cevaplayabilir misin?

Suat: Taban uzunluğu ile yüksekliği çarparız.

Öğretmen: Peki bu dikdörtgenin alanı yanı zamanda hangi şeklin alanı olur? (bir süre bekler) Deniz sen söyler misin?

Deniz: Paralel kenarın. Demek ki paralel kenarın alanını taban uzunluğu ile yüksekliği çarparak bulabiliriz.

öğretmen: Evet arkadaşlar paralel kenarın alanı taban uzunluğu ile yüksekliğin çarpımına eşittir. (2001 KPSS-57-59)

  1. Yukarıdaki ders uygulaması içerisinde öğretmen hangi yöntem ya da yaklaşıma yer vermiştir?
  2. örnek verme
  3. Sınıftartışması
  4. Buluş yoluyla
  5. Problem çözme
  6. E) Sunuş yoluyla öğretim
  7. Bu öğretim sürecinde aşağıdakilerden hangisine ver veritmemiştir?
  8. A) B) C)

Kavramlar arasında ilişki kurma öğrenci katılımını sağlama öğrenciye düşünme süresi verme Varılacak noktayı söyleme öğreniciyi sorularla yönlendirme

  1. Aşağıdakilerden hangisi buluş yoluyla öğrenme yaklaşımını uygulamaya çalışan bir öğretmenîn yapmaması gereken bir davranıştır? (2001 KPSS-107)
  2. Konuyu değişik ömeklerle açıklamak
  3. Öğrencilerin dikkatini anlatacağı konu üzerinde
    toplamak
süreçlerinden
  1. C) öğrencileri, düşünme

yararlanmaya özendirmek

  1. D) Ulaşılması     gereken     sonucu     öğrencilere
    **     söylemek
  2. E) Öğrencilerden,     öğrenilenleri     gerekçeleriyle
    açıklamalarını istemek

ARAŞTIRMA-İNCELEME YOLUYLA ÖĞRETME STRATEJİSİ

  1. Devvey tarafından geliştirilmiştir. Problem çözme basamaklarıni kullanır. Bu doğrultuda öğretimde yöntem olarak problem çözme yöntemi kullanılır.

Öğretmenin öğrencilerden verdiği bir konu ile ilgili değişik kaynaklardan bilgi toplamalarını sağlaması, olayı değişik boyutlarıyla ele almalannı, bunlar arasındaki ilişkileri belirleyip sonuca ulaşmalarını sağlamasıdır. Bu durumda öğrenci olayın değişik boyutlarını ve bu boyutlar arasındaki bağlantıları ortaya koyarsa en üst düzeyde öğrenme gerçekleşmiş olur.

Araştırma yoluyla öğretim modellerinde öğrenci kendi gayretleriyle öğrenir; öğretmen öğrenciyi araştırmaya, incelemeye yönlendirir. Modelde öğrenci etkinlikleri ön plandadır. Fakat, daha önce öğrenilmiş bir konunun pekiştirilmesi için yaptırılan uygulamalar, ev ödevleri, öğrenilmiş bir ilkenin doğrulanması için yaptırılan laboratuar deneyleri kendi başma araştırma yöntemini oluşturmaz.   Birçok yazar araştırma yoluyla öğretim

 

94

öğretim llke ve Yöntemleri

 

 

 

stratejisindeki     öğrenci     etkinliklerinin     aşağıdaki davranışlardan oluştuğunda birleşirler:

  1. Problem   durumunu   algılama,   sorunu   sezme,
    problemi belirleme.
  2. Gerekli bilgileri veya verileri toplama.
  3. Verileri düzenleme ve yorumlama.
  4. Toplanan bilgilerin yorumlarından genellemelere
    gitme, sonuca varma.

Ulaşılan genellemeyi yazılı olarak başkalarına iletme. Bir öğretmen, toplumu yakından ilgilendiren bir olayla ilgili olarak dergi ve gazetelerde yer alan köşe yazısı, resim, röportaj vb. toplamış; bunları öğrencilerine vermiş; onlardan bu olayı değişik boyutlarıyla ele alıp bunlar arasındaki ilişkileri belirleyerek sonucu sınıfa sunmalarını istemiştir.

  1. Bu durumda, aşağıdakilerden hangisini yapan öğrenci daha üst düzeyde bir bilişsel davranış göstermiştir? (2001 KPSS-104)
  2. Olayın   başlangıcını   yine   olayı   görenlerin
    ağzından belirten
  3. Olaya ilişkin yazılanların bir listesini hatırlayarak
    sunan
  4. Olayda kimlerin rol aldığmı ve neler yaptıklarını
    sıralayan
  5. Olayla ilgili malzemeyi, yazı, resim ,vb. şeklinde
    gruplayan
  6. E) Olayın   değişik   boyutlarını   ve   bu   boyutlar
    arasındaki bağlantıian ortaya koyan

BÖLÜM3 ÖĞRETİM İLKELERİ

Öğrenci Niteliklerine İlişkin Öğrenme İlkeleri

  1. öğrencinin güdülenmislik düzeyi: Güdülenmeyi
    etkileyen     kişisel     faktörleri     dört     grupta
    toplayabiliriz;

s   Uyarılma (kaygı)

s   ihtiyaçlar (başarı ihtiyacı)

s   inançlar

s   Amaçlar

öğrenmeye isteklilik ne kadar çok ise öğrenmede o kadar iyi olacaktır. Bu nedenle öğrenci öğrenmeye ihtivac duvmalı aynı zamanda kendisine olan özpüveni yerinde olmalıdır.

Etkili öğrenme- öğretme için gerekli şartlardan biri öğrencinin başarı güdüsüdür. Başarı güdüsü yüksek olan öğrenciler karşılaştıkları güçlüklerden yılmazlar. Başarısızlıklarının nedenlerini dışarıda aramazlar (içsel güdüleme). Başarı güdüsü düşük öğrenciler kolay ulaşabilecekleri hedefleri seçerler. Başarısızhklarının nedenlerini dış etkenlere bağlarlar. Herkesin herşeyi başaramayacağı anlayışına sahiptirler. öğrenme problemlerini geçiştirme eğilimindedirler.

Etkin bir öğretimde öğrenci aktif durumdadır. Öğrenmeye ilişkin motivasyonu yüksektir. Karşılaşabileceği sorunlar karşısında neler yapabileceğini bilen, sorunları çözerken soruna bilimsel yaklaşabilen, alternatif çözümler üretebilen bir yeteneğe sahiptir. Bu yeteneklere sahip öğrencinin hem motivasyonu hem de başarma güdüsü yüksektir.

Motivasyon öğrencilerde öğrenmeyi sağlamada önemlidir. öğrencilerde ilgi ve merak uyandırarak öğrenme isteğini artırır. Aynı zamanda öğrencilerin bireysel ihtiyaçlarını karşılamada önemli rol oynar. öğrencilerin süreçten zevk almasına ve olumlu beklentiler geliştirmesine neden olur.

öğrencinin güdülenmesi disiplin sornnunun ortadan kalkmasına, bilgilerin ömğrenci için anlamlı olmasına öğrenmenin kalıcı izli olmasına neden olur.

  1. ûğrencinin   cesitli   özellikleri:   kişilik   özellikleri,
    içinde yaşadığı   toplum,   yaşı,   gelişim düzeyi,
    sağlığı, genel yeteneği, içinde yaşadığı kültürel
    koşullar   v.s     onun     öğrenmesini     etkileyen
    faktörlerdir. öğretimi düzenlerken öğrencilerin bu
    gibi özellikleri göz önüne alınmalıdır.
  2. Öğrencinin   geçmi$   yaşantıları öğrenme   için
    önemlidir   (önkoşul   öğrenmeler).   Bu   nedenle
    eğitim       ortamı       düzenlenirken,       önceden

 

Öğretim İlke ve Yöntemleri

95

 

 

 

öğrenilmesi gerekeler yeni ünitelere konulara geçmeden tamamlanmalıdır (hazırbulunuşluk düzeyi).

İçerik Özellikleriyle İlgili Öğrenme İlkeleri

  1. Öğretimin   içeriği   öğrencinin   ihtiyaçları   ve
    beklentileri     ile     uygun     hale     getirilmelidir.
    Öğrencinin   amaçlarına   uymayan   bir   içerikte
    öğrencinin öğrenmeye              güdülenmesi
  2. Anlarnlı   bir   şekilde   öğrenilen   bilgi   anlamsız
    şekilde öğrenilen bilgiden daha kahcıdır.     Bu
    nedenle   öğrenciye   verilecek   oîan   materyalin,
    bilginin       temel       çerçevesini       görmesine,
    özümsemesine ve ayırt etmesine, bilgiyi yeniden
    örgütleyip genelleye bilmesine imkan vermelidir.
  3. Öğrencilere   sunulan   bilginin   somut   olmasına
    önem verilmedir. öğrenciler kendilerine sunulan
    bilgileri ne kadar somutlaştırabilirlerse o kadar iyi
    öğreneceklerdir. Bu nedenle öğrenciye sunulacak
    bilgi, çeşit materyallerle desteklenmelidir.
  4. öğrencinin öğrenmesi gereken ünite yada konu
    kapsamı birbirini destekleyici şekilde mantıklı bir
    bütün   oluşturacak   şekilde   düzenlenmeli   ve
    organize edilmiş olmalıdır.

Öğretim Etkinliklerine İlişkin Öğrenme İlkeleri

  1. öğrenme, bir çok öğrenme modelinin bir arada
    kullanıtmasıyla etkili olacaktır. Hem davranışçı
    kuramlardan   hem   de   bilişsel   kuramlardan
    yararlanmak gerekmektedir.
  2. Öğrenmede somutlastırma önemiidir. Bu nedenle
    sunumlarda   gerçekçi     benzetmeler   yaprnak
    önemlidir.   Örneğin dolaşım sistemini şehrin su
    şebekesine benzetmek gibi
  3. Öğrencinin   mümkün   oiduğunca   bütün   duvu
    organlarına hitap   etmek   öğrenüecek   birimin
    somutlaşmasına  ve   kalıcılaşmasına   önemli
    katkılar   sağlayacaktır.   Bunun   için   yaparak
    yaşayarak öğrenme sağlanmaiıdır.
  4. Öğretim   esnasında   öğretimi   ve   öğrenmeyi
    etkileyen içsel ve dıssal faktörler göz önüne
    alınmalıdır. Öğretim hizmetleri hem konu odakh
    hem de öğrenci merkezli olarak düzenlenmelidir.
  5. Öğretimi   düzenlemede   bireysei   farkları göz
    önüne almak önemlidir. Her öğrencinin öğrenme
    hızı, öğrenme sitili birbirinden farklılık göstercbilir.
  1. öğrenimin gerçekleşmesi, öğrencinin davranışı
    gerçekleştirmesi   ile   mümkündür.   Bu   nedenle
    sınama   durumları kurulmalıdır.   Öğrencilere
    sorulacak sorular onlardan beklenen performansı
    gösterici   nitelikte   olması   gerektiği   gibi   aynı
    zamanda     eksik   öğrenmelerini   tamamlayıcı
    nitelikte olmalıdır.
  2. Tekrarlar öğrenmevi     güçlendirmektedir.     Bu
    nedenle   öğrencinin   beklenen davranışı tekrar
    etmesi sağlanmalıdır.
  3. Pekiştirilen davranışların     görülme     sıklığı
    artmaktadır.   Davranışçı   açıdan   bakıldığında
    davranışîar   sonuçlan   tarafından   kontro!   edilir
    yapıian   bir   davranış   memnuniyet   verici   ise
    yapılmaya   devam   eder   sonuç   olumsuz   ise
    yapılma   sıklığı   azalacaktır.   Thorndike’ın   etki
  4. Bilişsel   yaklaşıma   göre   ise   dönüt oldukça
    önemlidir.   Organizmanın   sahip   olduğu   bijgiyi
    korumasına yeniden yapılandırmasına, kullandığı
    yürütücü            biliş           stratejisini         yeniden
    yapılandırmasma yardımcı olur.
  5. Transfer ve genellemeler oldukça önemlidir. Bu
    nedenle öğrencilerin transfere ve genellemeler
    yapabilecekleri etkinlikler düzenlenmelidir.

Öğrenme ilkelerini özetlemek gerekirse;

  1. Çocuğa görelik (veya ögrencive görelik) ilkesi Bu ilkeye “çocuğa uygunluk” veya öğretimi “bireyselleştirme” ilkesi de denir. Çocuk bir yetişkin olarak, hattâ yetişkinin küçük modeli olarak düşünülmemeli; fizyolojik ve psikolojik olarak tamamen kendine has bir birey olarak görülmelidir. Buradaki eğitim düzenlemelerinde gelişim ve öğrenme psikolojisinin sonuçlarına dikkat edilir. Bu çalışmalar içinden iki ilke çıkmıştır: öğretimde “seviyeye uygunluk” ve “öğretimin bireyseüeştirilmesi” ilkeieri.
  2. Seviyeye   uygunluk   ilkesi,   bir yaş grubundaki
    öğrenciierin       aynı       geüşim       seviyesinde
    bulunacakiarı,       benzer       ruhsai       özelükler
    gösterecekleri   varsayımma   dayanır.   Öğretimi
    “yıllık sınıflar sistemi” üzerine   kurduğumuzda,
    zaten her şey bu ilkeye göre düzenlenecektir,
    Ders, sınıfın ortalama seviyesine göre düzenlenir.
    Bu seviyenin altındaki ve üstündeki öğrencilerin
    dersin dışında kalma tehlikesi vardır. Ayrıca bu
    ükenin mükemmel işleyebilmesi için, aynı yaş
    grubundaki     öğrencilerin     bilgi     ve     beceri
    düzeylerinin de birbirine eşit olması gerekir.
  3. Öğretimin   bireyselleştirilmesi   ilkesi,   aynı   yaş
    grubunda       da     olsalar,       her     öğrencinin

 

96

öğretim Ilke ve Yöntemleri

 

 

 

yeteneklerinin, zekalarının, ilgi ve eğilimlerinin, çalışma istek ve gayretlerinin farklı olduğu varsayımına dayanır. Bütün öğrencileri eşit şekilde geliştirmeye çalışırsak, normalin altındaki ve üstündeki öğrenciler önemli zarar görecektir. Oysa öğretim organizasyonunu tek tek öğrencilerle daha iyi ilgilenebilecek, onların bireysel çalışmalarını değerlendirebilecek şekilde yapabilirsek, öğretim içten farklılaştırılmış olur ve her öğrenci kendi zeka, yetenek, ilgi ve çalışma temposuna göre diğer öğrencileri rahatsız etmeden ilerlemiş olur.

  1. “Bilinenden   bilinmevene”   ilkesi   Ders   kitabı
    hazırlarken ve sınıfta ders anlatırken, öğrencinin o
    zamana   kadarki   bilgi   ve   tecrübelerinden   hareket
    ederek,   yeni   bilgi   ve   tecrübelerin   bunlar   üzerine
    kazandırılması çok daha kolay olacaktır. Yeni bilgileri
    eski   bilgilerle   karşılaştırarak,   gerektiğinde   eskileri
    doğrulayarak geliştirmek, öğrencideki bilgi sisteminin
    çok daha sağlam olmasını sağlayacaktır.
  2. “Somuttan sovuta” ilkesi Çocuktaki zihin gelişimi
    somuttan soyuta doğru olmaktadır. insan her zaman
    somut olarak gördüğü, algıladığı şeyleri, oniarın soyut
    kavramlarla anlatılmasından daha kolay öğrenir. Bu
    nedenle, öğrenci mümkünse ders konusu olan eşya ve
    nesnelerle   doğrudan   karşı   karşıya   getirilmeli;   bu
    mümkün olmadığı zaman o nesne veya olayın modeli,
    fotoğrafı   veya   başka   bir   simgesi   gösterilmelidir.
    özellikle ilkokul öğrencilerinde, gözle görüp, eliyle
    tuttuğu gerçek eşyalar daha anlamlıdır. Bu sebeple
    öğretimde     öğrencilere     öncelikle     somut   şeyler
    öğretilmeli, daha sonra soyuta ulaşılmalıdır. Soyut
    konuların       öğretiminde       somut       konulardan
    faydalanılmalıdır.
  3. “Yakından   uzaga”   ilkesi   Öğrenciye   öğretilecek
    bilgilerin düzenlenmesinde, örneklerin verilmesinde,
    hem doğal hem de sosyal olarak onun en yakın
    çevresinden hareket etmelidir.   Bu, sadece yer ve
    yaşayış açısından değil zaman açısından da böyledir.
    Yakın zamandan uzağa, yakın aile ve okul çevresinden
    uzağa,   yakın   köy-kasaba-bölge-ülke   çevresinden
    uzağa ilkesi birçok derste rahatlıkla kullanılabilir ve bu
    ilkeye uyma, öğrenmenin düzeyini yükseltir.
  4. Tasarruf (ekonomi) ilkesi Her türlü eğitim-öğretim
    faaliyeti en az zaman, en az emek ve enerji sarf
    edilerek,   en   yüksek   verim   elde   edilecek   şekilde
    düzenlenmelidir. Bunun için de, öğretim baştan sona
    her yönden plânlanmalıdır. Plânsız ve metotsuz olarak
    yapılan dersler çok sınırlı olan öğretim zaman ve
    imkânlarını israf edeceği gibi, istenilen düzenli bir
    öğrenme de sağlanamaz.

Hem öğretmen öğretirken hem de öğrenci öğrenirken ekonomik ve pratik metot ve teknikler bulmalı, ve hattâ

konuya ve seviyeye uygun olarak kendi tekniklerini geliştirmelidirler.

  1. Açıklık ilkesi Öğrenci, derste işlenen tüm konuları
    somut   olarak   görebilmeli;   bu   mümkün   olmuyorsa
    resmini,   sesini,   grafiği,   modelini   v.s.   görsel-işitsel
    olarak algılayabilmelidir.

Eğer öğretmen sadece sözel anlatıma dayalı olarak
ders işliyorsa, öğrencinin anlayacağı kelime ve cümle
yapıları ile son derece açık ve anlamlı bir ders
işlemelidir. öğrencileri doğrudan doğaya ve olay yerine
götürüp gözlem yaptırarak; ders konusu ile ilgili
hayvan, bitki vs. örneklerini sınıfa getirerek; balıkları
akvaryumda, kuşları kafeste veya dondurulmuş,
bitkileri kurutulmuş olarak, bazı şeylerin plastik
kalıplarını kullanarak, bazı olaylart fotoğraf, film, plân,
harita, grafık, ses kaydı vs. şeklinde anlamayı daha
kolaylaştıran unsurlarını kullanarak öğretimde açıklık
ilkesine uyulmuş olur. Sınıfta yapılan deneyler de, bu
ilke            doğrultusundaki            faaliyetler            olarak

değerlendirilebilir.

  1. Aktivite llkesi “Ögrenci eylemi” veya “Iş ilkesi”

Eski okul, belki dersleri ve konuları gereği, öğrenciyi derse katmayan, sadece öğretmenin anlattıklarını dinleyerek pasif olarak almaya çalışan bir konumda tutuyordu. Okulların ders programlarında doğa ve günlük sosya! hayatla ilgili dersler artınca; öte yandan pedagoji ve psikolojide öğrencinin aktif öğrenmesinin daha etkili olduğu kanaati ortaya çıkınca, içinde yaşanılan katılımcı demokrasi ve rekabete dayalı liberal ekonomi şartları zorlayınca öğretimde aktiflik ilkesinin önemi de arttı

Sınaî ve ekonomik değişiklikler sonucu yeni insanlarm hayata katılan, içinde yaşadığı doğayı ve toplumu her an yeniden değerlendirip değiştirmeye çalışan, girişimci kişüer olarak istenmesi, okulun da öğrenci yetiştirirken tavrını değiştirmesine neden oldu. Geleneksel “öğrenme” veya “aydınlanma” okuluna karşı “iş okulu” akımları gelişti. Çocukların bazı ders konularını bağımsızca seçip kendine özgü tekniklerle “yaparak-yaşayarak” öğrenmesi esası getirildi.

  1. Hayata yakınlık ilkesi   Okul ve öğretim ortamı
    hayattan kopuk, yapay bir ortam olmamalı; hayata
    yakın, oradaki gerçeklikten uzak olmayan, öğrencinin
    hayatla     bağlantısını     koparmayan     bir     yaşantı
    sunmalıdır.

Okul öğrencileri hayat için hazırladığına göre, oradaki öğretim de hayatın doğrudan kendisi olmalıdır. Ders konuları, anlatım sırasında verilen ömekler hayatın içinden seçilmelidir. Çocuklara öğretirken kullanılan dil, oluşturulan sosyal ortam vs. gerçek hayata yakın olmalıdır.

 

öğretim ilke ve Yöntemleri

97

 

SONRAKİ SAYFAYA GEÇİNİZ

[wp_ad_camp_2]

SAYFA NUMARALARINI KULLANIN