KISA SÜRELİ BELLEKTE DEPOLAMAYI ARTIRAN STRATEJİLER
Kısa süreli bellekteki bilginin miktarını ve kalış süresini artırmanın yolları
- Zihinsel tekrar, kitaptaki bilgiyi aynen tekrar
etmektir. Zihinsel tekrar stratejileri bilgiyi, daha
sonra uzun ^üreli belleğe yerleştirmek için gerekli
olan ileri işlemlere hazır halde tutmayı sağlar ve
ayrıca ezberleme için kullanılır. - Gruplama: Hayvanların bir listesini öğrenmek
durumunda olan bir öğrenci hayvanları
kategorilere ayırarak bilgiyi organize edip
öğrenebilirGrafik çizebilir, bilginin ana hatlarını
belirleyebilir - ANLAMLANDIRMAYI (KODLAMA)
GÜÇLENDİRİCİ STRATEJİLER - ön öğrenmelerin hatırlatılmasında
- Uyarıcıları sunma
- Öğrenme rehberi sağlama
özellikle ilk ikisi öğrencilerin öğrenme hedeflerine uygun olarak ön koşul kavramlar ve materyallerin anlamlarını kendi kendilerine hatırlattıklarmda öğrenmeyi gerçekleştirmektedir. Örnek: önce kurtuluş savaşını başlatan etkeni öğrenecekse önce “Kurtuluş Savaşı” hakkındaki bilgisini kendi kendine hatırlatmalıdır. Daha sonra Kurtuluş Savaşını başlatan olayları uygun stratejiler kullanarak yeni bilgiyi anlamlandıracaktır (kodlayacaktır). Bu amaçla şemalar kullanılabilir.
- EKLEMLEME STRATEJİLERİ
En önemlisi benzetimler kurmaktır. Eski ve yeni bilgi arasında ilişkiler kurmayı sağlar. Benzetimler, yeni bilgiyi daha önceden bilinen eski bilgiyle somut olarak açıklamamıza yardım eder. Yeni bilginin eski bilgiyle benzerliklerini kurarak yeni bilgiyi anlamamızı sağlar. Su pompası ile kalp arasındaki benzetimin kurulması gibi.
4.
ÖRGÜTLEME STRATEJİLERİ
Öğrencinin yeni bilgiyi anlamlandırma düzeyini yükseltici stratejilerdir. Bunlar öğrenilecek materyali yeniden yapılandırarak, organize ederek anlamlandınlmasını sağlar. Örnek; önemli fıkirleri, anahtar sözcükleri, kavramları not alma, özetleme
a.
Not alma, öğretmenin sunduğu bilgileri yeniden organize ederek başka bir kağıda not almak, kitabın kenarına not almak gibi. Not alma hem dikkat hem eklemleme hem de örgütleme stratejisidir.
- Özetleme, Yazılı materyali özetlemedir. Öğrencinin bilgiyi anlamlandırmasına ve uzun süreli belleğe anlamlı olarak yerleştirmesine yardım eder.
özetlemenin ilkeleri
- Anlamak için okumak
- önemli fıkirleri ayırt etmek
- Bilgiyi kendi sözcükleriyle ifade etme
- Uzamsal temsilciler oluşturma, Bilgiyi hiyerarşik bir biçimde şematize etme, konunun ana hatlarını çıkarma, kavram şeması (haritası) ve ağı oluşturma etkili örgütleme stratejilerindendir.
- Ana hatları oluşturma, Bölümün ünitenin, konunun
ya da okuduğu herhangi bir metnin anahatlarını
oluşturma, öğrencinin o konudaki temel fıkir ve
yan fikirler arasındaki ilişkileri görmesine yardım - Şematize etme (haritalama), Özellikle karmaşık
materyali öğrenme durumunda anahatları çıkarma
stratejisinden daha etkilidir. Şemalar, fıkirler
arasındaki ilişkilerin görsel temsilcileri olduğundan,
belli bir konuda hangi fıkirlerin en temel fikirler
olduğunu, diğerleriyle nasıl ilişkilendiğini açık
olarak görmemize ve bilgiyi anlamlandırmamıza
yardım eder.
- BELLEK DESTEKLEYİCİ STRATEJİLER
Özellikle sözcüklerin, ilkelerin, olguların öğrenilmesi ve hatırlanmasında bellek destekleyici öğrenme stratejileri sıkça kullanılmalıdır.
YARARLANILAN KAYNAKLÂR
- Yeşilyaprak, B. Gelişim ve Öğrenme Psikolojisi. Pegem A
yayıncılık, Ankara, 2004 - Selçuk, Z. Gelişim ve Öğrenme. Nobel Yayın Dağıtım, Ankara,
2000 - Bacanlı, H. Gelişim ve Öğrenme. Nobel Yayın Dağıtım, Ankara,
2002 - Baymur, F. Genel Psikoloji. Remzi Kitabevi, istanbul, 1994
- Erden, M. Akman, Y. Eğitim Psikolojisi. Arkadaş Yayınevi,
İstanbul, 1995 - Senemoğlu, N. Gelişim Öğrenme ve Öğretim Gazi Kitabevi,
Ankara, 2003 - Hakan, A. (Ed). Eğitim Psikolojisi. C. Anadolu Üniversitesi
Yayınları No: 185, Ankara, 1987 - Kaya, Z. (Ed). Öğretmen Adaylan için KPSS. Öğreti, Pegem
A Yayıncılık, 2004 - Oktaylar, H. C. (Ed). Öğretmen Adayları için KPSS. Yargı
Yayınevi, Ankara, 2004 - Tan, Ş. (Ed.). Eğitim Bilimleri KPSS. Empati yayınevi, Ankara
2004 - Cüceloğlu, İnsan ve Davranışı. Remzi Kitabevi, İstanbul, 1992
- Geçtan, E. Çağdaş İnsanda Normaldışı Davranışlar. Ankara
Üniversitesi Eğitim Fakültesi Yayınları, Yayın No:69, Ankara,
1978 - Morgan, C. T. Psikolojiye Giriş Ders Kitabı. Çevirenler;Hüsnü
Arıcı ve Ark.), Hacettepe Üniversitesi Psikoloji Bölümü Yayınları,
Yayın No:1, Ankara, 1984
78
öğretim llke ve Yöntemleh
GİRİŞ
Etkili öğretim öğrenme olayının doğasını ve değişik gelişim alanlarındaki öğrencilerin nasıl öğrendiklerini anlamayı gerektirir. öğretim veya öğretme öğrenciye bilgi aktarma değildir. öğrencinin öğrenmesine rehberlik etme faaliyetidir. Böyle bir öğrenme ancak öğrencinin katılımı ile mümkündür.
Yukarıda belirtilen öğrenmeye rehberlik etme anlayışında hareket eden bir eğitimci öğrenciyi daha aktif kılmak için gerekli önlemleri alır. öğretim sürecinde önemli olan bireyin gereksinim duyacağı, yararlı ve kullanılabilir bilgilerin öğretilmesidir. Bu önlemlerden biri de farklı yöntem ve teknikleri işe koşmaktır.
ÖĞRETİM
Öğrenmenin gerçekleşmesi ve bireyde istenen
davramşlann gelişmesi için uygulanan süreçlerin
tümüdür.
Öğretim güdümlüdür, planlıdır, programlıdır, destgkJidir. Eğitim de öğretim de süregeldiği toplumun spsyal, kyliücel, politik ve ekonomik. olgularmdan etkilenir.
öâretimin geliştirilmesi geniş ölçüde; ^ J9 3^
- Öğrenme-öğretim kuramlarına ve analizine,
- Öğretimin araçlarla desteklenmesine,
- öğretmenin niteliğine bağlıdır.
Eğitim öğretim sürecinde öğretmenin tutum ve davranışları öğrencinin sınıf ortamına uyumu ve kişilik gelişiminde önemli sorunlarm kaynağmı oluşturabilir. öğretmenin öğretmenlikle ilgili yeterliliğini olumlu yönde etkileyecek olan etkenler içinde okul ve sınıftaki davranışları, meslektaşlarıyla ilişkileri, öğrencilerle iletişimi, okul aile birliği çaltşmalarına katkıda bulunması sayılabilir.
Öğretmenlerin sınıf içinde sorun yaratan tutum ve davranışları;
- Öğrencilerin her birini ayrı bir birey olarak
algılamama - öğrencilerin özdeğer ve özsaygı duygularının
gelişmesine olanak tanımayan - Yanlış yapma davranışlannı doğal kabul etmeyen
- Empati duygusu geliştirmeyen
- Cezayı tek davranış değiştirme değişkeni olarak
kabul eden - öğrencilerin duygu ve düşüncelerini özgürce
anlatımlarına önemli sınırlamalar getiren - Bireysel farklılıklara önem vermeyen
- öğrenciler arasında karşılaştırma yapan
- öğrencisini bir birey olarak algılamayan
- Sınıf ortamı içinde öğrencisinde kabul duygusu
geliştirmeyen - Herkesin herşeyi öğrenemeyeceği anlayışına
sahip olan - öğrenci davranışlarını sürekli denetleyen
- öğrencileri çalışmalarında sürekli zorlayan
- öğrencilerin ilgi ve beklentilerini dikkate almayan
- Pasif ve sessiz bir sınıf ortamı oluşturan
- öğrencilerde bağımlı davranışlar oluşturan
- işbirliğinden çok rekabete önem veren
ÖĞRETİMDE STRATEJİ, YÖNTEM, TEKNİK KAVRAMLARI
Öğretim yaklaşımları değişik konulara açıklık getirirler. Örneğin; öğretmenin davranış bozuklukları karşısında nasıl davranması gerektiği, Öğrenenler, öğretenler, konular, okul içi ve dışı konular için geçerli ilkeler geliştirilmesi, öğretmenlerin koşullara göre nası! davranması gerektiği, öğretmen davranışlarının öğrenmeye etkisi gibi konular bunlardan bazılarıdır.
Öğretim Modeli: öğretim modeli, öğretim stratejileri, yöntemleri ve tekniklerini seçme ve gerçekleştirmede etkili olan felsefı bir bakış açısı olarak tammlayabilir.
Modeller eğitim programını şekillendirmede, öğretim materyallerini düzenlemede, sınıfta ve diğer durumlarda öğretimi yönlendirmede kullanılır
Öğretim Stratejisi: Dersin amaçlanna yön veren oldukça genel bir çerçevedir. öğretim yaklaşımı olarak da ifade edilebilir. Öğretim sürecine her boyutta yön verir.
Bilgi vermeye dayanan derslerde genellikle öğretmen sunuşunun ağırlıklı olduğu bir strateji izlenir. Burada dersin akışını güzelleştirecek, sınıfın dikkatini canlı tutacak soru-cevap ve örnek verme teknikleri ile anlatımın sıkıcılığı giderilir. Eğer hazır sistemli bilgiler verme yerine, öğrencilerin araştırıp bulmaları veya ham bilgileri işleyerek daha sistemli bilgiler oluşturmaları isteniyorsa, o zaman öğrenci merkezli öğretim stratejileri izlemek gerekir. Bütün derslerde tek bir yöntem veya teknik kullanan öğretmen çok başarılı olamaz. öğretmenin, kendisini merkezden çıkarıp yönlendirici konumuna çekerek oluşturduğu öğretim stratejisine, “kfjgfptnriff (hııhış) y^hıyln rğr^tim ntrnt°ji°i”
öğretim İlke ve Yöntemleri
79
denilmektedir. Burada öğretmenin görevi, sorulan soru ve verilen örneklerle öğrencileri öğrenmeye hazır hale getirerek öğrencilerin konuyu analiz ve sentez yoluyla geliştirmelerini ve pekiştiricilerle öğrencilerin konu hedeflerine ulaşmalarını sağlamaktır. Bir başka öğretim stratejisi, araştırma ve inceleme yoluyla problem ™-?n\£^ Bu, öğrencileri bilimsel araştırma yöntemlerine alıştırma yaklaşımıdır. Öğrenci, çevredeki problemleri algılar, tanımlar, verileri toplar, geçici çözüm yolları geliştirir ve bunların mümkün olup olmadığmı test eder. Bu şekilde yetişen öğrenciler, gelecekte karşılaşacakları problemleri de bilimsel zihniyet ve yöntemlerle çözmeyi öğrenmiş olurlar. Yalnız, bu stratejiyi uygulayan öğretmenler hem yöntem hem de araç-gereç yönünden öğrencilere yardım etmelidirler. Bu stratejide örnek olay. laboratuar. problem çözme gibi yöntemler kullanılabilir.
Öğretim yöntemi: Öğretimin amaçlarma ulaşmak için öğretmenlerin öğretim amaçlarını, materyallerini, konuyu öğretim tekniklerini kullanmalannı ifade eder. Öncelikle strateji belirlenir, sonra yöntem seçilir.
Öğretim Teknikferi: Seçilen öğretim yöntemine uygun olan daha spesifık öğretimsel davranışlardır. Öğretmenlerin öğrenmeyi en iyi şekilde gerçekleştirebilmeleri için dersin içeriğine konun özelliğine göre seçtikferi yoldur. Örneğin bir fizik öğretmeni elektrik konusunda anlatım tekniğini tercih ederken dalga konusunda soru cevap tekniğini kullanabilir.
Hedefler ile ilgili olarak en uygun Strateji, Yöntem ve Teknik Demirel1 tarafından aşağıdaki tabloda verilmiştir.
Öğretmen, öğretim sürecinin başlangıcında öğrencileri dersin hedefleri ve içeriği konusunda bilgilendirmelidir.
- Bu bilgilendirmenin öncelikli amacı aşağıdakiler-den hangisi değildir? (2004 KPSS-75)
AJ Hedeften haberdar etme
- Öğrenmeye güdüleme
- İlgi ve dikkat çekme
- Zamanı verimli ve etkili kullanma
- E) Birbirlerini destekleme konusunda olanaklar
yaratma - Bireyin öğrenmeye güdülendiğinin en güçlii kanı- tı aşağıdakilerden hangisidir? (2004 KPSS-76)
- Kurallara uyarak öğretmenin davranışlarını
özen göstererek izleme - Konuyla ilgili soruları yanıtlama
- Verilen görev ve sorumlulukları yerine getirme
- Davranışlarıyla derse katılmaya istekli
olduğunu gösterme - E) Başkalarına bir şeyler öğretme isteği duyma
HEDEF
BİLİŞSEL
ALAN
BİLGİ
KAVRAMA
UYGULAMA
ANALİZ
SENTEZ
DEĞERLENDİRME
STRATEJİ
SUNUŞ
BULUŞ
ARAŞTIRMA
YÖNTEM
ANLATMA
TARTIŞMA
ÖRNEK
OLAY
GÖSTERİP
YAPTIRMA
PROBLEM
ÇÖZME
PROJE
TEKNİK
Gösteri
Beyin
fırtınası
Soru cevap
Beyin
fırtınası
Benzetim
Drama
Rol Yapma
İkili ve Grup
çalışması
- Bir öğretmen, öğretme, öğrenme ortamındaki uygulamalarını sürekli sorgulamakta ve bu uygulamalarla sonuçları arasındaki iiişkileri kendi amaçları açısından değerlendirmektedir.
Öğretmenin bu tutumu, onun hangi açıdan gelişmesini sağlar? (2001 KPSS-49)
9 D) E) |
Eğitim psikolojisi İletişim kurma Mesleki yerlilik Alan bilgisi Eğitim felsefesi
80
öğretim llke ve Yöntemleri
- Aşağıdakilerden hangisinin öğrencîlerin ruh sağlığını olumsuz yönde etkilemesi beklenemez? (2001 KPSS-52)
- A) öğrencilerin alınmaması
ilgi ve beklentilerinin dikkate
- Pasif ve sessiz bir sınıf topluluğunun
oluşturulması - öğrenicilerin bağımlı davranmaya özendirilmesi
- İşbirliğinden çok, rekabete önem verilmesi
- E) Bireysel ayrılıkların göz önünde tutulması
158.Fondaki müzik eşliğinde şiir okuması hangi amaca hizmet eder?
- Doğru davramşları pekiştirme
- Uygun bir ortam yaratma
- Yeni davranışları düzeltme
- Sınıfta disiplin sağtama
- E) öğrenme eksikliklerini belirleme
- Öğretmenin teşekkür ederek şiiri okumaya devam etmesi hangi amaca hizmet eder?
- Dikkat çekme
- Öğrenmeler arasında ilişki kurma
- Hedeften haberdar etme
- Davranışı ödüllendirme
- E) öğrenmeleri kontrol etme
(157-158 soruları aşağıdaki bilgilere göre yanıtlayın.)
Edebiyat öğretmeni elindeki kasetçalarla birlikte sınıfa girip kaseti taktıktan sonra elindeki kitabı açarak fonda oluşturduğu hoş nnüzik eşliğinde şiir okumaya başladı. Ders tamamlandığında öğrenciler dersin bitmesini istemediklerini dile getirdiler. Öğretmen de teşekkür edip şiirleri okumaya devam etti.
- Bu etkinlik özellikle aşağıdakilerden hangisini
gerçekleştirmek için düzenlenmiştir? - Sanatın topluma etkilerini kavramak
- Hoş bir sınıf ortamı oluşturma
- Müzik dinleme ahşkanlığını geliştirme
- İşbirliği içinde çalışma
- E) Şiir sevgisini kazandırma
- Öğretmenin elinde bir kitap ve kasetçalarla derse girmesi aşağıdakilerden hangisine örnektir? (2001 KPSS-53-56)
- öğrencileri kontrol etme
- Hedeften haberdar etme
- Dönüt verme
- Derse hazırlık
- E) Güdüleme
161.Etkili bir öğretme-öğrenme süreci oluşmuş bir sınıfta, aşağıdakilerden hangisine olan ihtiyaç kendiliğinden en aza iner? (2001 KPSS-114)
- öğretmenin sınıfı ve dersi yönetmesine
- Araç gereçten yararlanmaya
- Malzeme tüketimine
- Sınıfın temizlenip eşyaların düzenlenmesine
- E) öğretmenin disiplin sağlamak için önlem
almasına
öğretim İlke ve Yöntemleri
81
BÖLÜM 1
ÖĞRETİM MODEL VE YAKLAŞIMLARI
| / |
- Tam öğrenme Modeli
- Işbirliğine Dayalı Öğretim
- Çoklu Zeka Kuramı
- Programlı Öğretim
- Yapılandırmacılık
SORU Aşağıda yer alan iinlü bir bilim adamı teori eşleştirmelerinden hangisi yanlıştır? (2004 KPSS-86)
- Vygotsky İşbirlikçi öğrenme
- Bruner Buluş yoluyla öğrenme
- Ausubel Anlamlı öğrenme
- Glaser Çoklu zekâ
- E) Bloom Tam öğrenme
TAM ÖĞRENME MODELİ (BLOOM)
Sistem yaklaşımına dayalı olarak geliştirilmiş bir modeldir. Hem davranışçı hem de bilissel yaklaşıma dayalı olarak geliştirilmiştir.
Ijygnn nfirenrnn nrtrnnı nnğHnrtığınrH har hirayin
öötgûfibiteeeğrnî savunur. Öğrenmede öğretim hizmetlerinin niteliği, öğrenci özellikleri ve öğrenme ürünleri değişkenlerinin etkili olacağı belirtilir. Öğrencinin giriş özellikleri belirlendiğinde ve öğretim hizmetinin niteliği artırıldığmda her öğrenci tam öğrenmeye ulaşabilir.
Uygulamada, her ünitenin bilimiodg izleme testteri uygulanarak eksik ve yanlış öğrenmeler belirlenir. Tamamlayıcı öğretim etkinlikleri yapıldıktan sonra yeni üniteye geçilir.
| hizmetinin uyaylanma |
öğrencilerin öğrenme düzeyini başka bir ifade ile
öğrenme ürünlerini etkileyen iki bağımsız değişken
vardır. Bunlardan birincisi öğrenme-öğretme sürfidnin
haşlanflicında öğrepri giriş Ö7ftlliklftri Hiğnri inp nğrntim
niteliğidir.________________ Öğretim etkinliklerinin.
| kontrol riltınn |
armmnnınrln hı iH
alınır, iyi planlanır ve uygulanırsa öğrendlerde tam öğrenme gerçekleştirilebilir.
Giriş davranışları, öğrencinin ön öğrenmelerini, entelektüel yeteneğini, gelişimini, güdüleme durumu ve öğrenme yeteneğinin sosyal-kültürel belirleyicilerini kapsamaktadır. Öğrencinin öğrenme sürecine girebilmesi için öğrenciye kazandırılması planlanan hedef davranışların ön koşul olan öğrenmelere sahip olması gerekmektedir. Giriş davranışları kazanılmadan öğrencinin öğretme-öğrenme sürecinde etkin olmasını beklemek oldukça güçtür. Bu nedenle öğretme sürecinin başında öğrencinin ön koşul davranışları kazanıp kazanmadığı belirlenmelidir
Öğrenci giriş özelliklerini iki grupta incelemek mümkündür. Bunlar
(a. bilişsel giriş davranışları
$. duyuşsal giriş özellikleridir.
Bilişsel giriş davranışları öğrenme ünitesi ya da bilgi birimlerinin öğrenilmesine etki eden ön öğrenmeler ve bilişsel faktörlerdir. ön öğrenmeler çoğu zaman bir önceki ünite yada bilgi biriminde öğrencinin öğrenme yeterliliğini ifade ederken bilişsel faktörler ise daha genel ve ön öğrenmeyi de etkileyen zihinsel işlemlerdir. Genel bilişsel giriş davranışları olarak isimlendirilen bu faktörler; sözel-işlemsel yetenekler, okuduğunu anlama gücü, iletişim becerisi, dinleme becerisi, öğrenme stratejileri-sitilleri, mantıksal düşünme becerisi, problem çözme becerisi v.b gibi özelliklerdir. Öğrencinin öğrenme ünitesindeki performansını doğrudan etkileyen bu özellikler, özellikle ilköğretimin ilk yıllarında şekillenmekte ve zamanla çok zor değişebilmektedir. Derste öğretmen tarafından kontrol edilebilecek özellik özel bilişsel giriş davranışlarıdır. Üniteler arasında ön şart ilişkiler ve öğrenme aşamalıkları varsa bu tür derslerde Öğrenci başarısının en önemli faktörü olmaktadır. Örneğin: matematikte iki bilinmeyenli denklemler; bir biünmeyenli denklemlerin; yabancı dilde pasif cümlş yapıları aktif cümle yapılarının; tarihte bir olayın nedenlerinin kavranması o olayın ve ilgili olguların öğrenilmesini gerektirir. Özellikle matematik, fen bilgisi ve yabancı dil derslerinde bilişsel giriş davranışları büyük önem taşır. Bu tür derslerde ünite başmda öğrencilerin öğrenme eksiklikleri tamamlanmazsa yani gerekli şart ön bilgiler öğrencilere kazandırılmazsa ilerleyen ünitelerde başarısızlık daha da artacaktır. Aşağıdaki şekiller bu duruma örnektir.
Bilişsel Giriş Davranışları
| öğrenme Ürünleri |
Öğretimin Niteliği
Duyuşsal Giriş Özellikleri
Öğrenme ünitesinin başında etkili olan ikinci bir değişken ise duyuşsal giriş özellikleridir. Öğrencinin konuya, öğrenme-öğretme etkinliklerine karşı tutumu, ilgisi, güdüsü, kendine güveni ve süreçte göstereceği çabası onun öğrenme ürünlerini etkileyecektir. Duyuşsal giriş özellikleri okul, ders, öğretmen ya da öğrencinin kendisinden kaynaklanabilir. Genellikle duyuşsal giriş özellikleri öğrencilerin öğrenme yaşantılarının ürünü olarak ortaya çıkar. duyuşsal giriş özelliklerini öğretme sürecinde olumlu duruma getirmek için öğrencinin başarılı olma gereksinimini karşılamak gerekmektedir. Bu amaçla da her öğrencinin bireysel hızına uygun olarak seçeneklik öğretme-öğrenme yolları ile öğrenmesini sağlamak,
82
öğretim İlke ve Yöntemleri
dolayısıyla eğitme sistemini etkileyicilik ve seçicilikten kurtarmak gerekmektedir.
Tam öğrenme modelinin ikinci temel öğesi öğretim hizmetinin niteliğidir. öğretim sürecinde gerçekleştirilen her türlü etkinlik bu kapsam altındadır. Eğitimin niteliğinin en önemli göstergesi dersin öğrencilere anlamlı gelmesidir. Dersin anlamlı hale getirilmesi öğretmenin ders materyallerini düzenli olarak vermesini, organize etmesini gerektirir. öğrenciler farklı bilgi düzeylerinde, beceri oranlarında ve farklı güdülerle sınıfa gelirler. Bu sınıf organizasyonunda öğrencilerin sınıfa getirdikleri belki de en zor problemdir. Bu problem uygun eğitim düzeyini sağlamak için öğretmenlerin önceden hazırlanmalarını gerektirir. Eğitimin başarısının etkisi öğrenciden öğrenciye farklılık göstermesi kaçınılmazdır. öğretmenler genellikle derslerini çok iyi öğreteceklerinden emin oldukları halde, bazı öğrenciler diğerlerinden daha yavaş bazıları ise diğerlerinden daha hızlı öğreneceklerdir. Çünkü onların daha önceden sahip olmaları gereken fakat bunu başarabilmek için yeterli zaman verilmediğinden dolayı oluşan önemli eksiklikleri vardır. Örneğin: Öğretmenler, bütün öğrencilerine kişisel ihtiyaçlarına uygun materyaller verebilir veya onların kendi seviyelerinde çalışmalarına izin verebilirler. Bloom’a göre öğrencilerin özelliklerine (bilişsel ve duyuşsal) ve öğrenme ünitesinin hedeflerine uygun olarak
s ipucu verme,
s pekiştirme,
s öğrenci katılımı sağlama
s dönüt-düzeltme etkinliklerinin uygulanması gerekir. Hangi yöntem ya da teknik kullanılırsa kullanılsın bu dört değişken yerinde ve etkili bir şekilde uygulanmalıdır.
Yukarıda verilen dört değişken için dikkat edilmesi gereken noktalar.
- ipuçları gelişim düzeyine uygun olmalıdır.
- Öğrencinin bilişsel giriş davranışlarına uygun
olmalıdır. - öğrencinin Duyuşsal giriş özelliklerine uygun
olmalıdır. - Öğrencinin içinde yaşadığı sosyo-kültürel
özelliklere uygun olmalıdır. - öğrencinin Fiziksel sosyal ruh sağlığına uygun
olmalıdır. - öğrencinin istenilen davranışı yapmasına uygun
olmalıdır.
Katılma: Öğrenciye verilen ip uçları ile öğrencinin açık yada gizli olarak öğrenme birimiyle ilgilenmesi, bu ilgisini istenen davranışı ortaya koyana kadar sürdürmesidir.
Katılma öğretim hizmeti niteliğinin bir göstergesidir.
Pekiştirme: Pekiştireçler davranışların ortaya çıkma olasılığını yükseltir. Bu nedenle olumlu ve olumsuz pekiştireçler verilmelidir.
Dönüt: öğrenciye öğrenmelerinin doğruluğu yanlışlığı hakkında bilgi vehlen mesajlann bütünüdür. öğrencilere düzenli olarak dönüt verilmelidir. Dönütler öğrenme düzeyini belirledikleri gibi öğretim hizmetleri niteliklerde belirleyici özelliklere sahiptir. Dönüt, öğretim etkinliklerinin sonuçları hakkında bilgi vermektir. Dönütler, eksik ve yanlış öğrenmelerin düzeltilmesi fırsatını verir. Dönüt, hem öğrenciye davranışlarının doğruluğu hakkında bilgi verir hem de öğretmene öğrenme-öğretme sürecinin etkili olup olmadığı hakkında bilgi sağlar.
Bloom’un modelinin bağımlı değişkeni öğrenme ürünleridir. Bunlar, öğrencinin bilişsel başarısı, öğrenme hızı, duyuşsal özellikleri ve becerileridir. öğrencilerin giriş davranışiarındaki eksiklikler tamamlanır, ünitelerin içerisinde uygun öğretim etkinlikleriyle öğretim hizmetinin gerekleri yerine getirilirse öğrenme ürünleri de yüksek düzeyde olacaktır. öğrenmeyi belirleyen değiştirilebilir değişkenleri etkileyerek öğrenmedeki bireysel farklılıkları en aza indirmeye ve hatta yok etmeye çalışan “tam öğrenme” modelinin başarısmda rol oynayan üç önemli etken şunlardır:
- Kazandırılacak hedef davranışların öğrenilebilmesi
için gerekli önkoşul öğrenmelerin önceden
gerçekleşmiş olma derecesi, - Öğrencinin kendini öğrenmeye verme, öğrenme
sürecine katılma derecesi, - Uygulamadaki görünümü ile öğretimin öğrencinin
ihtiyaçlarına uygunluk derecesi.
Tam Öğrenme Modelinin Uygulanması . .
- Ünite ya da konunun hedef-davranışlarını ve
öğrenme içeriğini ayrıntılı olarak belirleyiniz. - Konuyu öğretmeye başlamadan daha önceki
konularda önkoşul öğrenme ve davranışların
neler olduğunu belirleyiniz. Ör: Matematikte iki
bilinmeyenli denklemler konusu işlenecektir.
öğretmen dersten önce bu konunun önkoşulu
olarak bir bilinmeyenli denklemler konusunu
gözden geçirmiştir. - öğrencilerin önkoşul öğrenmelere ne derece
sahip olduğunu belirleyiniz. Dersin başında
öğretmen öğrencilere bir bilinmeyenli
denklemlerle ilgili sorular yöneltmiş ve
değerlendirme yapmıştır. - öğrencilerin önkoşul öğrenmelerindeki yetersizliği
ya da öğrenme eksikliğini tamamlaymız. Yapılan
Öğretim Ilke ve Yöntemleh
83
değerlendirmelerde öğrencilerin yaklaşık üçte birinin bir bilinmeyenli denklemle ilgili uygulama düzeyinde problemleri çözemediği görülmüştür. Bu sonuç üzerine öğretmen ilave soru ve örnek problem çözümleriyle bir bilinmeyenli denklemler konusunun tam olarak öğrenilmesini sağlamıştır.
- Yeni hedef ve davranışların kazandırılması için
öğretim etkinliklerini planlayınız ve uygulayınız.
Öğretmen anlatım, soru-cevap ve problem çözme
yöntemlerini kullanarak iki bilinmeyenli denklemler
konusunu işlemiştir. - Ünitenin hedef-davranışları gerçekleştirildikten
sonra izlemeye yönelik değerlendirme yapınız.
Tüm hedef-davranışları yoklayan sorular sormaya
dikkat ediniz. - En az %70’lik tam öğrenme ölçütüne göre
öğrencilerin düzeylerini değerlendiriniz. - Tam öğrenme sîandardına ulaşamayan
öğrencilerin öğrenme eksikliklerini tamamlamak
için ilave öğretim etkinlikleri planlayınız. Tekrar
konuyu anlatma, örnek sayısını artırma, takım
çalışmaları ya da ödev çalışmaları yaptırmız.
öğretmen veya öğretici tarafından birebir öğretim
yapılabilir. Verilen ek süre içinde, öncekilerden
farklı bir yöntemle öğretim yapılabilir. Programlı
öğretimin olanaklarından faydalanılarak öğretim
etkinlikleri düzenlenebilir. En son dersteki öğretim
etkinliklerinin tekrarı yapılabilir. - Tekrar izlemeye yönelik değerlendirme yaparak
tam öğrenme standardmın gerçekleşip
gerçekleşmediğini kontrol ediniz. - Beklenen düzeye ulaşılmışsa ikinci konu
bölümüne ya da üniteye geçiniz. - Bir öğretim hizmeti, sınıftaki öğrencilerin hazırbulunuşiuk düzeylerine uygun olursa ve onlara ihtiyaçları kadar zaman tanınırsa sınıftaki tüm öğrencilerin öğretimin hedefleri doğrultusundaki öğrenme düzeyleri birbirine yakınlaşır ve böylelikle sınıfın başarı düzeyi yükselir.
Bu görüş, aşağıdaki öğretme Ögrenme yaklaşımlarından hangisinin temelini oluşturur? (2004 KPSS-66)
- Buluş yoluyla öğrenme
- Sunuş yoluyla öğrenme
- C) Araştırma yoluyla öğrenme
Q} Tam öğrenme - E) Modelden öğrenme
163.Öğrenilecek davranışların arasında sıkı bir aşamalılığı varolduğu (sonra öğrenilenlerin ön öğrenmelere dayandığı) bir derste öğrencilerin öğrenme sürecine aktif katılımlarını sağlamak için öncelikle aşağıdakilerden hangisi yapılmalıdır? (2004 KPSS-77)
| davranışlar |
- Hatalar anında düzeltilmeli
- Önkoşul niteliğindeki
* kazandırılmalı
- Öğrenme sürecinin çeşitli aşamalarında
uygun pekiştireçler kullanılmalı - Öğrencilerin hoşlandığı oyun, müzik vb.
etkinliklerden yararlanılmalı - E) Öğretimi somut Örneklerle gerçekleştirilmeli
- Derse giriş yapan öğretmenin yapması gereken
en önemli giriş etkinliklerinden biri de
Öğrencilerin derse karşı ilgilerini üst düzeye
çıkarmaktır. Öğretmenin bu etkinliği yerine
getirmesinin temel amacı aşağıdakilerden
hangisidir? (2003 KPSS-2) - Öğrencilerin dikkatini üzerine Çekmek
- Sınıf içi ileticimi en üst düzeye çıkarmak
- İçerik hakkında gerekli bilgiyi vermek
- Öğrencilerin derse karşı güdülenmelerini
^ sağlamak - E) Öğrencileri hedeften haberdar etmek
- Aşağıdakilerden hangisi Tam Öğrenme
yaklaşımında öğretim hizmetinin niteliğini artıran
öğelerden biri değildir? (2003 KPSS-14) - Pekiştireç C) Dönüt-Düzeltme
- Katılım D) İpucu
- E) Hazırbulunuşluk
- Aşağıdakilerden hangisi tam öğrenme sürecinde
kullanılan tamamlayıcı öğrenme faaliyetlerinden
biri değildir? (2002 KPSS-26) - Öğretmen veya özel öğretici tarafından birebir
öğretim - Ek süre içinde, öncekilerden farklı bir yöntemle
yapılan öğretim - Programlı öğretim olanaklarından yararlanarak
yapılan öğretim - Dersteki öğretim girişimini bir daha tekrarlama
- E) Grup içi eksikliklerinin gözden geçirilmesi
^1 yoluyla birbirinden öğrenme
84
öğretim Ilke ve Yöntemleri
- Aşağıdaki verilenierden hangisi bir dönüttür? 2002 KPSS-14)
| nasıl |
- A) öğrenciye, hangi davranışı öğrenebileceğini bildirme
- B) öğrenciye, beklenen davranışı öğretmek için
yapacağı hazırlıkları açıklama - C) öğrenciye, gösterdiği davranışın doğru olup
/ olmadığını, varsa eksik ve yanlışlarını bildirme - D) Öğrenciyi bekleyen davranışı göstermeye istekli
hale getirmek için girişimlerde bulunma - E) Öğrencinin, kazandırılacak davranışla ilgili ön
bilgilerden eksik olup olmadığını kontrol etme - Öğrenme birimlerini küçük ünitelere ayırarak bir birim öğrenilmeden diğer birime geçmeye olanak sağlamayan uygun ortam sağladığında her bireyin öğrenebileceğini savunan öğrenme yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir? (2001 KPSS-64)
- Programlı öğrenme
- Proje temelli öğretim
- Yapısalcılık
- Davranışçılık
- E) Tam öğrenme
İŞBİRLİĞİNE DAYALI ÖĞRETİM
Vygotsky tarafmdan geliştirilmiştir. işbirliğine dayah öğretimin en önemli özelliği öğrencilerin ortak bir amaç doğrultusunda küçük gruplar (takımlar) halinde birbirinin öğrenmesine yardım ederek çalışmalarıdır işbirliğine dayalı öğretimde, takım-ların araştırma veya tartışmaların yapıldığı konularla ilgili olarak veriler toplaması, bireysel olarak yapılan çalışmaların birleştirilerek grup üretimine katkısının sağlanması ve elde edilen sonuçların birlikte tartışılarak yorumlanıp ürün halinde ortaya çıkarılması söz konusudur.
İşbirliğine Dayalı Öğretimin Özellikleri
- Işbirliği yaparak çalışmaları beklenen gruplarda
üyeler arasında olumlu dayanışma vardır - işbirliği içerisinde olan gruplarda üyelerin kendi
üzerlerine aldıkları ve bireysel olarak yüklendikleri
sorumlulukları vardır. - işbirliğine dayalı öğretim yönteminin esaslarına
göre oluşturulmuş takımlarda takım üyeleri
yetenek, cinsiyet, başarı ve kişisel özellikleri
açısından heterojen olarak belirlenirler.
- işbirliği içinde olan gmplarda bütün üyeler liderlik
görevini paylaşırlar, Geleneksel gruplarda ise lider
öğretmen tarafından seçilir ve bütün gruptan
sorumlu olur. - Işbirliğine dayalı olarak oluşturulmuş takımlardaki
tüm üyeler takımın öğrenme ve başarısından
Her bir üyenin grup üretimine
katkısı, başarısı veya başarısızlığı takım ve
takımın içerisindeki tüm bireyler tarafından
paylaşılmaktadır. - işbirliği içindeki gruplarda öğrencilerin amaçları
her üyenin öğrenmesini en üst düzeye çıkarmak
ve üyeler arasında iyi çalışma ilişkilerini korumak-
tır. - Işbirliği yaparak çalışan gruplarda sosyal ve kişiler
arası ilişkilerdeki beceriler ve beraber çalışmanın
gereği öğrencilere doğrudan öğretilmektedir. - İşbirliğine dayalı öğretim yöntemlerinin uygu-
landığı gruplarda öğretmen gözlem yaparak
grupta işbirliği içerisinde çalışırken ortaya çıkan
problemleri analiz eder ve her gruba görevlerini ne
şekilde yerine getirmeleri konusunda rehber olur. - İşbirliğine dayalı olarak oluşturulmuş gruplarda
öğretmenin esas rolü, gruplardaki işbirliği ve
verimin artması için takımların oluşturulmasından,
takım ürünlerinin değerlendirilmesine kadar ki tüm
aşamaların planlanmasını içermektedir. - Gruptaki öğrencilerin birbiriyle rekabeti yoktur.
işbirliğine dayalı öğretim öyle düzenlenir ki, gruptaki her üye kendi grubundaki diğer arkadaşlan başarmadan kendisinin de başaramayacağını bilir ve diğer arkadaşlarının da başarılı olması için elinden gelen gayreti sarf eder. Sonunda elde edilen başarı gruptaki tek-tek tüm üyelerin katkısıyla oluşmuş grubun ve gruptaki bireylerin başarısıdır. işbirliği gruplarında bireyin amaçlarına ulaşması diğer arkadaşlannın da kendi amaçlarına ulaşmasını destekleyicidir. Öğrencilerde empati kurma yeteneği geliştirir.
ikili çalışmaya uygundur. Kümeler oluşturulduktan sonra beyin fırtınası yoluyla kümenin adı belirlenir. ilk turda herkes isim söyleme hakkına sahiptir. ikinci turda oylamaya geçilir. En çok oyu alıncaya kadar seçim yapılarak oylamaya devam edilir ve küme adı belirlenir. Kümeye amblem yapılır. Kümenin amblemini öğrenciler yakalarına takarlar. Küme elemanlarınca kümeye ait bir “küme cıngılı” oluşturulur. Bütün etkinliklerde amaç öğrencilerde küme birliğinj oluşturmak, öğrencileri kaynaştırmak, “Biz” ruhunu kazandırmak ve kümenin başarısı için çalışma anlayışını kazandırmaktır.
öğretim İlke ve Yöntemleri
85
Kubaşık öğrenme kümeleri öğrenme kümeleri oluşturulduktan sonra bütün kümelere aynı konu verilir. Konunun alt kümeleri küme elamanları tarafından demokratik bir yöntemle ve ilgileri göz önüne alınarak paylaştırılır. Daha sonra kümelerin en iyi şekilde hazırlanması için süre verilir. Öğrenciler konuları hazırlarken belli zamanlarda bir araya gelerek görüş alışverişinde bulunurlar, alt konulan birbirlerine aktarırlar, birbirlerine yardımcı olurlar. Sonunda konuyu birleştirerek zamanı gelince sınıfta konu anlatılır. Öğrenciler birbirlerine sorular sorarlar, eksik noktalar tamamlanır.Kalan eksiklikler öğretmen tarafından tamamlanır.
- İşbirliğine dayalı öğretim yöntemleri yoğun olarak kullanıldığında aşağıdakilerden en çok hangisi gelişir? (2004 KPSS-69)
- Sözlü ve yazılı iletişim becerisi
- Analitik düşünme
- C) Düzenli çalışma alışkanlığı
p) Işbölümü ve dayanışma - E) Yaratıcı düşünme
- İşbirlikli grup çalışmalarında karşılaşılan en önemli güçlüklerin başında grupların oluşturulması gelmektedir. Öğretmenlerin gruptarı oluştururken aşağıdakilerden hangisini öncelikli olarak dikkate alması gerekmektedir? (2003 KPSS-17)
- Gruplar oluşturulurken öğrencilere
bırakrlmalıdır - Gruplar öğretmen tarafından oluşturulmalıdır
- C) Heterojen bir grup yapısı oluşturulmaya özen
1 gösterilmelidir - D) Birbiriyle çalışmak isteyen öğrenciler bir
araya getirilmelidir - E) Gruplar cinsiyetlere göre oluşturulmalıdır
- İşbirliğine dayalı öğrenme sürecinde öğretmen, tek tek öğrencilerin ürünü yerine’ grubun ürününü dikkate alması öğrenme i sürecinde nasıl bir etki yaratır? (2002 KPSS-22)
- öğrenmelerin kısa sürede gerçekleşmesi
- öğrencilerin kendi sorumluluklarını düşünmeleri
- Grupta çalışmaya katılım ve ilginin azalması
- Grup üyeleri arasında dayanışmanın artması
- E) öğrenciler arası etkileşimin azalması
ÇOKLU ZEKA KURAMI (Gardner)
Gardner tarafından ortaya konmuştur. İnsanın tek bir zeka türüne değil bir çok farklı zeka türüne sahip olduğunu ileri sürmektedir. Bu kuramın temelinde biyplojik ve kültürel etkenler olduğu savunulur. Çoklu zeka kuramına göre insanda sekiz ayrı zeka türü vardır. Her bireyin zeka düzeyi özerk güçler yada yetenekler tarafından oluştuğunu ileri sürmektedir. Bu sekiz zeka türü:
Sözel- Dilsel Zeka; Kelimelerle düşünme ve ifade etme, dildeki kompleks anlamları değerlendirme, kelimelerdeki anlamları ve düzeni kavrayabilme, şiir okuma, mizah, hikaye anlatma, gramer bilgisi, mecazi anlatım, benzetme, soyut ve simgesel düşünme, kavram oluşturma ve yazma gibi karmaşık olayları içeren dili üretme ve etkili kullanma becerisidir.
Mantıksal-Matematiksel Zeka; Sayılarla düşünme, hesaplama, sonuç çıkarma, mantıksal ilişkiler kurma, hipotezler üretme, problem çözme, eleştirel düşünme, sayılar, geometrik şekiller gibi soyut semboilerle tanışma, bilginin parçaları arasındaki ilişkiler kurma becerisidir.
Görsel Ve Uzamsal Zeka: üç boyutfu bir nesnenin şekil ve görüntüsünü görmeden zihinde canlandırma ayrıntıları görebilme söz konusudur. Resimler, imgeler, şekiller ve çizgilerle düşünme, üç boyutlu nesnşleri algılama ve muhakeme etme becerisidir. Bedensel-Kinestetik Zeka: Hareketlerle, jest ve mimiklerle kendini ifade etme, beyin ve vücut koordinasyonunu etkili bir biçimde kullanabilme becerisidir.
Müziksel – Ritmik Zeka: Sesler, notalar, ritimlerle düşünme, faklı sesleri tanıma ve yeni sesler, ritimler üretme becerisidir.Ritmik ve tonal kavramları tanıma ve kullanma, çevreden gelen seslere ve müzik aletlerine karşı duyarlılık kapasitelerini içerir.
Kişiler Arası – Sosyal Zeka: Grup içerisinde işbirlikçi çalışma, sözel ve sözsüz iletişim kurma, insanların duygu, düşünce ve davranışlarını anlama, paylaşma, ifade edebilme, yorumlama ve insanları ikna edebilme becerisidir.
Kişisel-İçsel Zeka: İnsanın kendi duygularını, duygusal tepki derecesini, düşünme sürecini tanıma, kendini değerlendirebüme ve kendisiyle ilgili hedefler oluşturabilme becerisidir.
Doğacı – Varoluşçu Zeka: Doğadaki tüm canlıları tanıma, araştırma ve canlıların yaratılışları üzerine düşünme becerisidir.
86
öğretim llke ve Yöntemleh
- Çoklu zeka kuramına göre üç boyutlu düşünme, harita ve şemaları okuma hangi zeka türünün özellikleri arasındadır? (2002 KPSS-6)
- Sözel zeka
- Doğa zekası
Ç) Uzamsal zeka - D) Sosyal zeka
- E) Mantıksal-matematiksel zeka
173.Öğretmen birbirinden farklı bilişsel, duyuşsal ve psikomotor özellikleri olan öğrenciler için öğretim sürecini nası! düzenlemelidir? (2002 KPSS-23)
- Her öğrenci için ayrı bir program hazırlamalı
- Ders işlerken, sınıftaki ortalama bir öğrenciyi
dikkate almalı - C) Çeşitli öğretim strateji, yöntem ve tekniklerinden
» yararlanmalı - D) Her öğrenci için ayrı bir öğretim et kinliği
hazırlamalı - E) öğrencilere, vermeli
yardımlaşma sorumluluğunu
- Aşağıdakilerden hangisi “çoklu zeka kuramı”ndaki içsel zekayı geliştirmeyi amaçlayan etkinliklerden biri değildir? (2002 KPSS-21)
- Bireysel çalışma
- Bireysel farkları değerlendirme
- Bireysel okuma
- Bireysel sorumluluk alma
- E) Bireysel hedefler oluşturma
175.Yalmzca sözel ve sayısal alanlarda değil; müzik, spor, dans, iletişim ve resim gibi alanlarda da kendini iyi tanıyanların da zeki olduğunu savunan kuram aşağıdakilerden hangisidir? (2001 KPSS-19),
- Sosyal öğrenme kuramı
- öğrenmede bilgiyi işleme kuramı
- Bireyselleştirilmiş öğretinaJturamı
- Çoklu zeka kuramı
- E) Tam öğrenme kuramı
- Bir okulda, okulun değişik yerlerinde şu merkezler (köşeler) kurulmuştur; güzel sanatlar merkezi, iş-teknik merkezi, bilgi işlem merkezi, bilimsel araştırma merkezi, gösteri merkezi, dinleme merkezi, kütüphane, müzik odası, spor salonu, yüzme havuzu
Bu düzenlemeler aşağıdaki öğretme öğrenme
yaklaşımlarından özellikle hangisinin
uygulanması için gereklidir? (2001 KPSS-106)
- Farklı duyu ve yetenekleri kullanarak öğrenme
- Eğitsel geziler yöntemiyle öğrenme
- Soru-yanıt, yöntemiyle öğrenme
- örnek olay inceleme yöntemiyle öğrenme
- E) Proje temelli öğretim yöntemiyle öğrenme
PROGRAMLI ÖĞRETİM (Skinner)
Bireyin kendi kendine öğrenmesini esas alan ve içeriğin öğrenilebilecek küçük parçalara ayrılarak belirli bir sıra ve düzen içinde bireye sunulduğu ve öğrenildikçe yeni bir bilgi parçasma geçmenin esas olduğu bir öğretim yöntemidir. Bu yöntem günümüzde özellikle bilgisayar destekli öğretim ortamında farklı özellikleriyle uygulanmaktadır.3
Skinner’in geliştirdiği öğretme tekniğidir. öğretimin bireyselleştirilmesi ve tam öğrenme ilkesi temel alınmıştır. 6
öğretimin bireylerin hızına göre düzenlenmesi esasına
dayanır. öğrencinin aktif katılımını gerektir. Böylece en
az hata yapılarak öğrenme gerçekleştirilir. 6
Küçük adımlar, etkin katılım, başarı, anında
düzeltme, kademeli ilerleme, bireysel hız ilkeleri
uygulanır.2
öğrenciler öğretmenin rehberliğinde işlenen konuyu
inceler, açıklama yapar, gerektiğinde ipucu, dönüt,
düzeltmeler yardımıyla doğruyu bulmaya çalışırlar.
v’ Davranışçı öğrenme ekolünün okul iklimine uygulanmasıdır.
s Bireyselleştirilmiş öğretim felsefesi esas alınır.
s Program.araç ve öğrenci üç temel öğedir.
- Program içeriğin planıdır
- Araç hizmeti sunmaya yarayan yardımcıdır
- öğrenci programın uygulanması sonucunda
belirli davranışları kazanacak bireydir.
Programlı öğretimin ilkeleri;
- Küçük adımlar ilkesi
- öğrenmeye etkin katılım ilkesi
- Sonuç hakkında anında bilgi alma ilkesi
- Bireysel hıza göre ilerleme ilkesi
- Doğru cevaplar ilkesi
Bireylere kazandırılacak bilgi miktarının hızla artması, kalabalık sınıflar, bireysel farklılıklar, pekiştirmenin kalabalık sınıflarda her öğrenciye verilmemesi vb.
Öğretim Ilke ve Yöntemleh
87
sorunlar programlı öğretimle bireyselleştirilmiş eğitimi
zorunlu kılmaktadır.
Programlı öğretimin sınırlılıkları;
s Materyalin hazırlanması uzmanlık gerektiren
zor bir iştir s Materyal iyi hazırlanmamışsa öğrenciler için
sıkıcı olabilir
s Okul öğrenmelerinde kazandırılmak istenen tüm davranışların adım adım öğretilmesi her zaman mümkün değildir
S Üst düzey ve karmaşık davranışların öğrenilmesi programlı materyallerle zordur.
- Programlı öğretimde, içeriğin küçük parçalar halinde verilmesinin en önemli nedeni bireyin ilerleyişini yönetecek şekilde organize edilmesidir.
Bu açıklamaya dayalı olarak, programlı öğretimin hangi ilkesinin temele alındığı söylenebilir? (2003 KPSS-1)
- Bireysel hız
- Etkin katılım
Ç) Küçük adımlar - D) Anmda düzeltme
- E) Başarı
177.Öğrencilerin, öğretmenin rehberliğinde islenen konuyla ilgili örnekleri inceledikleri, açtklamalar yaptıkları, gerekli ipucu ve dönütler yardımıyla doğruyu bulmaya çalıştıkları öğrenme yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir? (2003 KPSS-21)
- Buluş yolu stratejisi
- Sunuş yolu stratejisi
- Programlandırılmış öğretim
- işbirliğine dayalı öğretim
- E) Yapılandırınacı öğretim
- Sınıfta öğrencilere bilgiler kolaylıkla öğrenilebilecei^ basamaklara bölünür ve öğrencilerin bunları basitten karmaşığa öğrenmeleri sağlanır.
Bu yönetimi kullanan bir öğretmen, aşağıdaki ilkelerden hangisini uygulamaya çalışmaktadır? (2001 KPSS-61)
|
Bireysel hız Etkin katılım Küçük adımlar Beyin fırtınası Oranlı pekiştirme
YAPILANDIRMACILIK
Yapılandırmacılık temelde öğrenme kuramı değildir. Şilgiyi temelden kurmava davanır. Piaget’nin zihinsel gelişim kuramına dayanır. Öğrenenin deneyim kazanmasına ve onun bu deneyimlerini düşünmesine dayanır. Öâretmenin pörev’, değil. öğrencilerin öğrenmpigrinj
Öğrenme ortamında öğrenci aktiftirv’
Düşünme biçimlerinin değerlendirilmesu
| V s |
hedeflenir
Problem çözme üzerine odaklanıjır/’
öğrencilere, üzerinde düşünecekleri somut
yaşantılar kazandınlmaya çalışıhr/
öğrencileri buluşa yöneltecek sorular
soruluy
Kazandıkları somut yaşantılar üzerinde
düşünmeleri sağlamp/
öğrendiklerini birleştirip, bütünleştirm,eye
yöneltme söz konusudur,
Öğretim aşamasında öğretmen öğrencilerin konu hakkında ne bildiklerini ortaya çıkarır. öğrencilerin ne bildiğini anlayabilmek amacıyla onların etkinlikler yapmasını sağlar. Öğrencilerin konu hakkında ne bilmek istediklerini de cevabını bilmeyi istedikleri soruları düşünmelerini ve sormalarını ister. Öğrencilerin sahip olabileceği kavram yanılgılarını araştırıp ortaya çıkararak öğrenmenin zayıf bir temel üzerine yapılanmamasını sağlar.
Yapılandırmacı yaklaşıma göre öğrenmenin gerçekleşmesi için öğrenme süreci aşağıdaki basamakları içerir;
Merak uyandırma ve planlama Araştırma_ve keşfetme
ve derinleştirme Paylaşma ve yaşantıya uygulama
Yapılandırmacılıkta bilginin ezbere alınması değil bilginin transferi ve yeniden kurulması söz konusudur. öğrenilen bir bilgiyi yeni bir duruma çevirme ve uygulama önemlidir. Yeni öğrenilen bilgiye derinden nüfuz edebilme önemlidir. Aşağıda Demirel1 tarafından aktarılan geleneksel sınıf ve yapılandırmacı sınıf karşılaştırması verilmiştir.
88
öğretim İlke ve Yöntemleri
| Geleneksel sınıf | Bilgiyi yapılandıran sınıf |
| Eğitim programı | Eğitim programı |
| tûmevarım yolla ve | tümdenaelim voluvla ve |
| temci becerilere ağırlık | temel kavramlara ağırlık |
| verjlerek | verilerek işlenir |
| işlenir, | öğrenci sorunlanna göre |
| önceden belirienmiş sabit | program |
| programların uygulanması | yönlendirilir. |
| esastır. | Program etkinliklerinde |
| Program, öğretmenler | ağırlık daha çok |
| tarafından içi | birinci elden elde edilen veriler |
| doldurulan bir boşluk gibi | ve kullanılan |
| algılanır. | materyaller üzerindedir. |
| öğretmenler, öğrencilerin | öğrenciler yaşamla ilgili |
| öğrendikleri | kuramları |
| bilgilerin geçerliliği için | oluşturmaya katkı getiren |
| doğru yanıtları | düşünürler |
| araşttrır. | olarak görülür. |
| Değerlendirme, | Öğretmenler öğrencilere |
| öğretimden ayrı olarak | çevre ayarlaması |
| öğrenci öğrenmeleıini kontrol | yapan ve onlarla etkileşim |
| etmek | içinde olan |
| için yapılır ve genellikle de | kişilerdir. |
| testlerle | öğretmenler, öğrencilerin |
| ölçülür. | derslerde gecen |
| Öğrenciler bireysel olarak | temel kavramları anlayıp |
| çalışır. | anlamadıklarını |
| temele alır. | |
| Değertendirme, öğretim ile | |
| birlikte yapılır | |
| ve öğrencilerin | |
| sergiledikleri işlere ve | |
| tümel değertendirmeye | |
| dönüktür, | |
| Öarenciler aruDİar halinde | |
| çalışır. |
179.
- Piaget’nin zihinsel gelişim kuramına dayalıdır.
- öğrenenin deneyim kazanmasına ve onun bu
deneyimlerini düşünmesine dayanır. - Öğretmenin görevi; öğretmekle değil, öğrencilerin öğrenmelerini sağlamaktır.
Yukandaki özelliklen barmdıran Öğretme öğrenme yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir? (2004 KPSS-62)
- Çoklu zekâ kuramı
- Eleştirel düşünme
Ç) Yapılandırmacılık - D) Yaşam boyu öğrenme
- E) Seviye grupları uygulaması
- Aşağıdakilerden hangisi yapılandırrçıacı yaklaşımın (constructivism) kullanıldığı öğretim etkinliğinin Özelliklerinden biri değildir? (2003 KPSS-22)
- öğrenme ortamında öğrenci etkin
durumdadır - Konu merkezli bir yapı hakimdir
- ilk kaynaklara ulaşılmak hedeftir
- Düşünme biçimlerinin değerlendirilmesi
temel alınır - E) Problem çözme üzerine odaklanılır
Yapılandırmacılık yaklaşımında sınıf ortamı öğrencilere sınırsız olanaklar sunmalıdır., öğretmenler öğrencilerini belirli bir programa göre hazırlanmış geleneksel sıkıcı eğitim ortamından kurtarmalıdır. öğrenci ilgileri öğretimin merkezinde olmalıdır. Bu sayede fikirleri yeniden formülize etmek, ilişkileri kurmak ve belirli sonuçlara ulaşmak mümkün olur. Bunların yanında dünyanın karmaşık bir yer olduğu, gerçeğinde bir yorum sorunu olduğu öğrencilerle paylaşılmalıdır.
- Verilenlerden hangisi, yapılandırmacı öğrenme kuramının öğretme davranışlarından biri değildir? (2002 KPSS-18)
- öğrencilere, üzerine düşünecekleri somut
yaşantılar kazandırma - öğrenciler, onların buluşa yöneltecek sorular
sorma
- C) öğrencilere, etkinlikler sonunda * öğreneceklerini baştan söyleme
ne
- D) öğrencileri, kazandırdıkları somut yaşantılar
üzerinde düşündürme - E) öğrencileri, öğrendiklerini birleştirip yönetme
Öğretim İlke ve Yöntemleri
89
BÖLUM 2
ÖĞRETİM STRATEJİLERİ
Belli başlı öğretim stratejileri şunlardır:
- Sunuş yoluyla öğretme stratejisi
- Buluş yoluyla öğretme stratejisi
- Araştırma-inceleme yoluyla öğretme stratejisi
(problem çözme)
SUNUŞ YOLUYLA ÖĞRETME STRATEJİSİ
Bilişsel yaklaşımı temele alan bir stratejidir ve AusubeL tarafından geliştirilmiştir. Genellikle bilgi basamağındaki davranışların kazandmlması amacıyla kullanılır. Sunuş yoluyla öğretim stratejisinin temel görevi farklı örneklerle konuları öğrencüere açıklamaktır. Aynı şekilde anlamlı öğrenme de Ausubel tarafından geliştirilmiştir.
s Kavramlar, ilkeler, olgular, fıkirler bireye sunulur; birey bunları alır. Bu nedenle geliştirdiği model, sunuş yoluyla öğretim olarak adlandırılmaktadır.
s öğrenmenin anlamlı olması için bilginin mutlaka birey tarafından bulunması gerekmez.
öğrenci ve öğretmen arasındaki iletişim önemlidir. Başlangıç sunusunu öğretmen yapar arkasından öğrenciler fikirlerini açıklarlar. Ömekler önemlidir. Sözel örneklerin yanında resim, şema ve diğer görsel örnekler olabitir. Tümdengelim yaklaşımına dayandığı için önce genet kavramlar sonra bu kavramların kapsamındaki özel ve dar kavramlar sunulur. Öğretim adım adım ilerler ve ders ön organize edicilerle başlar. Kavram haritaları anlamlı öğrenme için kullanılan bir tekniktir.
Kavram Haritası: Birtakım kavramları ya da bilgi bütününü grafıksel gösterimlerden yararlanarak ilişkilendirme tekniğidir. Çoğunlukla kavramlar ve kavramlar arasındaki ilişkileri anlatmada kullanılır. Kavram haritalannın kullanım amaçları;
^ Belirli fikirleri üretmek (beyin fırtınası)
s Karmaşık bir yapıyı düzenlemek (uzun metinler)
s Karmaşık fikirleri iletmek
s Eski ve yeni bilgileri birleştirerek öğrenmeye
yardımcı olmak s Anlamayı ve yanlış anlamayı ortaya çıkarabilmek
Kavram haritalan değişik biçimlerde kullanılmaktadır;
s Olaylar zinciri
v Balık kılçığı
s örümcek ağı
s Kümeleme
s Döngü
s Karşılasştırma
s Hikaye formu
s Problem çözüm formatı s Venn şeması
Antamlı Öğrenme:.
Ausubel’e göre öğrenme yeni bilgilerin öğrenilmesi bilişsel yapıda var olan bilgiyle birleşerek anlam kazanması halinde gerçekleşmektedir. Bundan dolayı, yeni bilgilerin öğretilmesine geçmeden önce, bu bilgiyle bütünleşerek anlam kazandıracak olan organize edici bilgilere gereksinim vardır. Bu strateji ile bilgiler, ilke ve kavramlar öğrenciye sunulur ve öğrenci tarafından örgütlenerek, ilişkilendirilerek anlamlaştırılarak algılanır. Ausubel’in öğretim sürecine katkıları şu başlıklar altında özetlenebilir; •s Öğrenmede önce soyut kavramlar açıklanmalı, sonra somut kavramlara geçilmelidir.
s Örgütleyici bilgiler çok önemlidir. Dersin ya da ünitenin başında verilebilecek özet bilgiler, şemalar, konu başlıklarının listesi, örgütleyici bir kavram ya da ilke, bunların her biri örgütleyici olabilir. Bu bilgiler eskilerle yeni bilgiler arasında köprü kurulmasını sağlar.
s Anlamlı öğrenme eski öğrenilenlerle, yenilerin birleştirilmesiyle sağlanır. Bu tür örgütleme biçimine karşılaştırıcı örgütleme denir.
S Konunun sunulmasına geçmeden önce, konunun kavramsal ve örgütleyici birtanıtımı yapılmalıdır. Konuyla ilgili öğrencinin en küçük bilgi deney ya da yaşantısı değerlendirilmelidir. Bu örgütleme biçimine açıklayıcı örgütleyici de denir.
s Öğretilecek konu aşamalı bir biçimde
ayrıntılaştırılmalı, önce temel bilgiler, sonra ayrıntılar verilmelidir.
s Yeni öğrenmeye geçmeden önce öncekilerin tam olarak öğretilmesi gerekir.
s Öğrenme sürecinde öğretmen-öğrenci, öğrenci-öğrenci arasında uzlaşmalı birleşme önemlidir.
s Öğrenmede bol örneklerin, çeşitli görsel araçların, şema, resim ve grafiklerin anlatımla desteklenmesi gerekir. Öğrencilerin kendi görüşleri ve tartışma olanakları da, konunun yaşatılarak, pekiştirilmesinde etkili olur.
Anlamlı öğrenmeyi sağlayabilmek için, öğretimin düzenlenmesi sırasında bazı koşulların yerine getirilmesi gerekir.
- Öğrenciye sunulan materyallerin onun için anlamlı olması sağlanmalıdır. Öğrenci kendi ihtiyaçlarını karşılayan, kendi işine yarayacağını düşündüğü bilgileri anlamlı bulur.
90
öğretim ilke ve Yöntemleh
- öğrenci, öğrenilecek materyalle ilgili ön bilgilere
sahip olmalıdır. Yeni gelen bilgiler bireyin önceden
sahip olduğu bilişsel yapılarla ilişkilendirilerek
anlamlı hale gelir. Bilgi örgütlenir. Aksi takdirde
öğrenci ezberleme yolunu seçecektir. - öğrencinin anlamlı öğrenmeye niyetli olması
Öğretmen;
s Bütün öğrencilerin anlayabileceği bir dil
kullanmalıdır.
s öğrencileri hedeften haberdar etmelidir. s öğretimi ses tonu, jest ve mimiklerle
desteklemelidir. s Dersi önemli konuları toparlayarak
bitirmelidir.
Örgütleyici Bilgiler
Sunuş yoluyla öğretim modelinde en önemli kavramlardan biri örgütleyicilerdir. örgütleyiciler, öğrencilerin yeni gelen bilgiler ile hali hazırda sahip oldukları bilgiler arasında köprü kurmalarını sağlayan bilgilerdir. örgütleyicilerin, öğrenilecek bilginin sunulmasından önce verilmesi gerekir.
Örgütleyiciler, sunulacak malzemenin özelliğine göre ikiye ayrılır.
Açıklayıcı Örgütleyiciler: Bunlar, bireyin daha önce
hiç karşılaşmadığı bir konu hakkında ön bilgi
edinmesini sağlayan örgütleyicilerdir.
Karşılaştırıcı Örgütleyiciler: Öğrencinin yeni gelen
bilgileri daha önceki bilgilerle karşılaştırmasını
sağlayan örgütleyicilerdir. Bu örgütleyiciler yeni
öğrenilecek materyal göreli olarak bilindik ise ve ön
bilgiler ile ilişkili ise kullanılır j
Öğrenme Basamakları (Ausubel)
I.Öğretmenin örnekler sunması
2.öğretmenin örnekleri açıklaması
3.öğretmenin ek örnek vermesi
4.öğrencilerin ek örnekleri açıklaması ve örneklerle
karşılaştırması
5.öğretmenin ek örnekleri ve örnek olmayan durumları
sunması
6.öğrencilerin zıt örnekleri karşılaştırması
7.Öğretmenin ve öğrencilerin teşhis ettiği
özelliklerijlişkileri yada ilkeleri vurgulaması
8.öğrencilerin tanımlamalarıjlişkileri.özellikleri yada
ilkeleri vurgulamaları
9.öğrencilerin yeni örnekler vermesi
Yukarıdaki basamakların izlenmesi koşul
değildir.öğrenciler konuyu keşfedince işlem bitirilebilir.
Sunuş Yoluyla Öğrenme Adımları Şöyle
Listelenebilir:
IDikkati çekme
2.öğrenciyi hedeften haberdar etme; hatırlamasını
sağlama
3.ön koşul öğrenmelerin hatırlanmasını sağlama
4.Uyarıcı materyali sunma (yeni öğrenmelerle ilgili)
ö.öğrenme rehberi sağlama
ö.Performansı ortaya çıkarma (öğrencinin davranışı
göstermesini sağlama)
7.Dönüt sağlama
8.Performansı değerlendirme
9.Hatırlama ve transferi güçlendirme
- Herhangi bir konu ile ilgili ön öğrenmenin yeterli olmadığı ve konunun yeni öğrenilmeye başlandığı durumlarda sunuş yokuyla öğretim, öğrenmeyi daha etkili olarak sağlamaktadır. öğretmenler sunuş yoluyla öğretimi kullanırken, fıkirleri en somut yollarla, öğrencinin çok sayıda duyu organını harekete geçirecek biçimde sunmaları gerekmektedir.
Öğretme öğrenme durumlarında kavram haritalarını en cok kullanıldıaı kuram, aşağıdakilerden hangisidir? (2004 KPSS-78)
- Buluş yoluyla öğrenme
- Tanı öğrenme
- Yapılandırmacılık (constructivism)
- Anlamlı öğrenme
- E) Çoklu zekâ kuramı
183.Sunuş yolu stratejisinde öğretmenin temel görevi nedir? (2003 KPSS-18)
- Öğrenciler araştırma ve incelemeye
sevketmek - Sorunların çözümünde öğrencilere rehberlik
etmek - Öğrencilerin doğruyu bulmaları için
yönlendirmek - öğrencileri işbirlikli çalınmalara özendirmek
- E) Farklı ömeklerle konulan öğrencilere
**” açıklamak - Bir kavramı derinlemesine inceletmek isteyen bir öğretmen, kavramla ilişkili olan bütün çalışmaları kullanmaktadır. Bu öğretmen bu amacına aşağıdakilerden hangisiyle kolaylıkla ulaşabilir? (2001 KPSS-44)
- Kavramların farklı dillerde karşılığını bulmak
- Kavram ağı oluşturmak
- Kavramların tanımlarını yazmak
- Kavramları örnek olan ve olmayan olay, durum
“”*■ veya nesneleri bulmak - E) Kavramların somutluk ve soyutluk derecesini
incelemek
Öğretim Ilke ve Yöntemleri
91
- Sunuş yoluyla etkili bir öğretim yapmak isteyen
öğretmen, aşağıdakilerden hanisinden
kaçınmalıdır? (2001 KPSS-60)
- A) Sunuşunda bütün öğrencilerin anlayabileceği bir
dil kullanma - B) Sadece düz anlatım tekniğini kullanarak
^ konunun bütün boyutlarını açıklama - öğrencileri neleri öğrenecekleri konusunda
bilgilendirme - Sunuşunu ses tonu değişiklikleri, jest ve
mimiklerle destekleme - E) Sunuşunu, önemli kısımları toplayarak bitirme
- Bir öğretmen öğrencilerine, sayıları gruplayarak daha kolay ve çabuk ezberleyebileceklerini söylüyor ve bir örnek gösteriyor 5, 1, 3, 9, 2, 5 sayılarının 513-925 şekilde gruplana^ileceğini belirtiyor.
- A) B) C)
| E) |
Öğretmen bu önerisivle, öğrencilerine hangi konuda yardımcı olmaya çalışmaktadır? (2001 KPSS-62)
Zekayı geliştirme
Hatırda tutmayı kolaylaştırma/
Kavram geliştirme
Sunuş yoluyla öğrenmeyi sağlama
Öğrencileri farklı alanlar-da kullanma
BULUŞ YOLUYLA ÖĞRETME STRATEJİSİ
Bilişsel yaklaşımı temel alarak BrunerMarafından geliştirilen bu modelde öğretmen öğrenciler&O^etîT ömekler sunarak onların yaşantılar geçirmelerini sağlar. Öğrencilerin bu örnekler ve yaşantılar üzerinde düşünerek verilen duruma bir açıklama getirmeleri, soruna çözüm önermeleri, ilke ve genellemelere varmaları amaçlanır. Bir tür problem çözmedir. Sorunun temel yapısını örneklerden yola çıkarak öğrencilerin bulması sağlanır. Böylece öğretmen öğrencilerin bildiklerinden hareketle verilen örnek üzerinde adım adım incelemeler yaptırarak yeni bir kuralı bulmalarını sağlar. Bunun için genelden özele ve tümevarım kullanılır. Buluş yoluyla öğrenmenin önemli özelliklerinden biri verilen örneklerdeki benzerlik ve farklılıklar incelenerek ilke ve genellemelere ulaşmasının sağlanmasıdır. Böylece öğrencilerden öğrendiklerini gerekçelerle açıklama imkanı sağlanmış olur.
Bilişsel alanın Kavrama, analiz ve değerlendirme basamağı ile Duyuşsal alanın tepkide bulunma ve değer verme basamaklarında davranış değişikliği gerçekleştirmek için kullanılır.
Bruner’e göre, birey bilişsel gelişim sırasında eylemsel, imgesel ve sembolik olmak üzere üç farklı biçimde bilgi edinir. Bu nedenle öğretim faaliyetlerinin düzenlenmesinde bilgiler gelişim döneminin özelliklerine uygun olarak sunulmalıdır.
- Evlemsel dönemde. bilgiler doğrudan doğruya
nesnelerle ilişki kurularak kazanılır. Bu dönemde
çocuk, duyu organlarının tümünü kullanarak,
yaşayarak öğrenir. - İmgesel dönemde bireyin belleğindeki modeller daha
çok görsel imgelerle oluşur. Bu nedenle öğretimde
resim ve fotoğraflardan yararlanılabilir. - Sembolik dönemde ise dil ve semboller önem
kazanır. Birey semboller kullanarak, somut yaşantı
geçirmeden yeni modeller geliştirebilir. öğrenmenin
sağlanması için yeni bilgilerin eylemselden,
semboliğe doğru düzenlenmesi gerekir.
Öğretim kuramında önemle üzerinde durulan özelliklerden biri öğrenilecek konunun yapısıdır. Öğretimin amacı öğrencilere konunun temel yapısını kavratmaktır. Belli bir alanla ilgili temel fikirler, kavramlar, ilkeler, yöntemler, kavram ve ilkeler arasındaki ilişkiler konunun yapısını oluşturur. s Konunun temel yapısı basit bir şekil, şema, ilkeler kümesi ya da formül ile ifade edilebilir.
^Öğrenme en genel kavramla başlamah, özel kavramlar bu genel kavramın altında örgütlenmelidir.
s Bruner e göre öğrenciler konunun temel yapısını tümevarım yoluyla keşfederler. Bu amaçla öğretmen öğrencilere çok fazla örnek sunmalıdır. Öğrenci örneklerdeki benzerlik ve farklılıkları gözleyerek, inceleyerek genel yapıyı keşfedBr. Bu yaklaşıma örnek-kural yöntemi de denir.
Tümevarım yaklaşımı sezgisel düşünmeyi gerektirir. Sezgisel düşünce öğrencilerin karşılaştığı yeni bir durumla ilgili dönenceler kurmalarını ve bu dönenceleri sınamalarını sağlar. Bu açıdan problem çözmedir. Bruner, okulda temel yapının öğrenilmesinde en iyi yolun, öğrencilerin temel yapıyı kendi kendilerine bulması olduğunu öne sürmektedir. Bu nedenle kuramının adı buluş yoluyla öğrenmedir.
s Öğrenciler öğrenme sürecine aktif olarak katılmalıdır.
s Öğrenciyi harekete geçiren en önemli güdü merak, başarılı olma ve birlikte çalışmadır.
92
öğretim Ilke ve Yöntemleri
Buluş yoluyla öğrenme yaklaşımında, öğretmenin görevi öğrenciye rehberlik etmektir.. Buna kılavuzlanmış buluş yolu da denir. Ayrıca, öğrenmede pekiştireçler önemli rol oynamaktadır.
| içsel |
Dıştan verilen pekiştireçlerden çok, pekiştireçler üzerinde durulmaktadır.
tarafından öğrenciye sunulurken; buluş yoluyla öğretimde öğretmen tanımlamaları, genellemeieri öğrencilerin bulması için rehberiik eder. öğretmen sorular sorarak öğrencilerin kendilerine sağlanan verileri analiz etmelerini, ellerindeki somut bilginin gerisindeki ilkeleri, kavramları, çözümlemeleri bulmasını sağlar
Buluş Yoluyla Öğretimin Sınıfta Uygulanması
Buluş yoluyla öğretim kuramı sınıfta kullanılırken bazı etkinliklere yer verilmesi gerekir.
- öğrencilere öğretilecek kavramla ilgili örnekler ve
örnek olmayanlar birlikte verilmelidir. - öğrencilerin sözel ipuçları, resim ve şemalarla,
kavramlar arasındaki ilişkileri görmeleri
sağlanmalıdır. - öğrenciler, temel kavram ya da ilkeyi bulabilmeleri
için sorularla yönlendirilmelidir. - öğrenciler, sezgisel düşünmeleri için teşvik
Buluş yoluyla öğrenme özellikle matematik, fen
bilimleri ve dil öğretiminde etkili olarak kullanılabilecek
bir stratejidir. Buluş yoluyla öğrenmenin en önemli
üstünlüğü öğrencinin merak güdüsünü uyandırması
ve güdülenmişlik düzeyini cevapları buluncaya kadar,
çalışmalarını sürdürebilmesidir. Bir diğer üstünlüğü de
öğrencileri bağımsız olarak problem çözmeye
yönlendirmesidir. öğrenciler bilgiyi alıp özümlemekten
çok, bilgiyi analiz etmeye uygulamaya, sentez
yapmaya zorlanmaktadır. Buluş yoluyla öğrenmede
öğretmen, örnekleri sunar. Öğrenci konunun yapısını,
fikirler arasındaki temel ilişkileri, ilkeleri, özellikleri
keşfedinceye kadar örneklerle çalışır. Öğrenme esnek
ve buluş yoluyla olmalıdır. Eğer öğrenci bir kavramı,
ilkeyi bulmaya, problem çözmeye uğraşıyorsa,
öğrenciye zaman verilerek ve gerektiğinde ipuçları
sağlanarak öğrencinin problemi kendi kendine
çözmesi sağlanmalıdır.
Buluş Yoluyla Öğrenme Adımları Şöyle Listelenebilir:
I.öğretmenin örnekler sunması 2.öğrencilerin örnekleri açıklaması
- öğretmenin ek örnekler vermesi
- öğrencilerin ek örnekleri açıklaması ve ilk
örneklerle karşılaştırılması
5.öğretmenin Örnek olmayan durumlar sunması
6.öğrencilerin zıt örnekleri karşılaştırması
7.öğrencilerin tanımlamaları, ilişkileri ya da ilkeleri
vurgulaması
- Öğrencilerin yeni örnekler vermesi
Sunuş ve buluş yoluyla öğretimin yapılacağı derslerin planlanma aşamaları birbirine benzemekle beraber uygulama aşaması tamamen farklılık gösterir. Sunuş yoluyla öğretimde tanımlamalar, ilkeler öğretmen
- Sunuş yolu stratejisi ile buluş yolu stratejisi arasındaki en önemli fark aşağıdakilerden hangisidir? (2003 KPSS-19)
- A) Buluş yolu stratejisinde hedefler önce
belirlenir - B) Sunuş yolu stratejisinde öğrenci katılımı
^ sağlanır
fc\ Sunuş yolu stratejisi öğretmen merkezlidir
- D) Buluş yolu stratejisinde amaç öğrenmeyi
sağlamaktır - E) Sunuş, yolu stratejisi zaman açısından
önemlidir - Aşağıdakilerden hangisi öğretme-öğrenme sürecinde öğrencilere belli yaşantılar kazandırılıp öğrencilerden bu yaşantıları üzerinde düşünerek verilen duruma bir açıklama getirmeleri, soruna çözüm önermeleri, genellemelere varmaları yaklaşımıdır? (2002 KPSS-20)
- Buluş yoluyla öğrenme
- öğretimde proje yönetimi
- Bireyselleştirilmiş öğretim
- Sunuş yoluyla öğretim
- E) Tam öğrenme
(189-191 soruları aşağıdaki örnek öğretim etkinliğine göre cevaplayınız.)
“ilköğretim okulundaki bir matematik dersinde, paralel kenarın alanı ile ilgili olarak öğretmen ve öğreniciler arasında şöyle bir etkileşim gözleniyor.”
Öğretmen: Tahtaya kim paralel kenar çizmek ister. (bir süre bekler) Ali sen kalkar mısın?
Ali: (Ali çizer) öğretmenim çizdim.
Öğretim İlke ve Yöntemleri
93
Öğretmen: Bu paralel kenarı dikdörtgene çevirebilir misin? Nasıl çevirebiliriz? (bir süre bekler) Evet Hülya sen cevap verebilir misin?
Hülya: Sol taraftaki üçgeni sağ tarafa taşırız
öğretmen: Kenar uzunluklarını isimlendirir misiniz? (bir süre bekler) Evet Çiğdem, sen tahtada gösterebiür misin?
Çiğdem tahtaya aşağıdaki işlemi yapar.
- Bu örnek için aşağıdaki önerilerden hangisine uyulması durumunda öğretimin etkisi en aza iner?
- Her sorunun sınıftaki gönüllü öğrenciler
tarafından ayrı ayrı yanıtlaması istenir - Öğrencilerin tahtaya gelme yerine oldukları
yerden konuşmaları istenebilir. - Cevap verebilmeleri için öğrencilere zaman
tanınabilir - Her öğrencinin, kağıttan paralel kenar kesip
bunun üzerinde çalışması sağlanabilir - E) Paralel kenarın alanının nasıl bulunacağı
^ öğrencilere önceden söylenebilir
Öğretmen; bu dikdörtgenin alanını nasıl buluruz? Hatırlayın (bir süre bekler) Evet Suat sen cevaplayabilir misin?
Suat: Taban uzunluğu ile yüksekliği çarparız.
Öğretmen: Peki bu dikdörtgenin alanı yanı zamanda hangi şeklin alanı olur? (bir süre bekler) Deniz sen söyler misin?
Deniz: Paralel kenarın. Demek ki paralel kenarın alanını taban uzunluğu ile yüksekliği çarparak bulabiliriz.
öğretmen: Evet arkadaşlar paralel kenarın alanı taban uzunluğu ile yüksekliğin çarpımına eşittir. (2001 KPSS-57-59)
- Yukarıdaki ders uygulaması içerisinde öğretmen hangi yöntem ya da yaklaşıma yer vermiştir?
- örnek verme
- Sınıftartışması
- Buluş yoluyla
- Problem çözme
- E) Sunuş yoluyla öğretim
- Bu öğretim sürecinde aşağıdakilerden hangisine ver veritmemiştir?
- A) B) C)
Kavramlar arasında ilişki kurma öğrenci katılımını sağlama öğrenciye düşünme süresi verme Varılacak noktayı söyleme öğreniciyi sorularla yönlendirme
- Aşağıdakilerden hangisi buluş yoluyla öğrenme yaklaşımını uygulamaya çalışan bir öğretmenîn yapmaması gereken bir davranıştır? (2001 KPSS-107)
- Konuyu değişik ömeklerle açıklamak
- Öğrencilerin dikkatini anlatacağı konu üzerinde
toplamak
| süreçlerinden |
- C) öğrencileri, düşünme
yararlanmaya özendirmek
- D) Ulaşılması gereken sonucu öğrencilere
** söylemek - E) Öğrencilerden, öğrenilenleri gerekçeleriyle
açıklamalarını istemek
ARAŞTIRMA-İNCELEME YOLUYLA ÖĞRETME STRATEJİSİ
- Devvey tarafından geliştirilmiştir. Problem çözme basamaklarıni kullanır. Bu doğrultuda öğretimde yöntem olarak problem çözme yöntemi kullanılır.
Öğretmenin öğrencilerden verdiği bir konu ile ilgili değişik kaynaklardan bilgi toplamalarını sağlaması, olayı değişik boyutlarıyla ele almalannı, bunlar arasındaki ilişkileri belirleyip sonuca ulaşmalarını sağlamasıdır. Bu durumda öğrenci olayın değişik boyutlarını ve bu boyutlar arasındaki bağlantıları ortaya koyarsa en üst düzeyde öğrenme gerçekleşmiş olur.
Araştırma yoluyla öğretim modellerinde öğrenci kendi gayretleriyle öğrenir; öğretmen öğrenciyi araştırmaya, incelemeye yönlendirir. Modelde öğrenci etkinlikleri ön plandadır. Fakat, daha önce öğrenilmiş bir konunun pekiştirilmesi için yaptırılan uygulamalar, ev ödevleri, öğrenilmiş bir ilkenin doğrulanması için yaptırılan laboratuar deneyleri kendi başma araştırma yöntemini oluşturmaz. Birçok yazar araştırma yoluyla öğretim
94
öğretim llke ve Yöntemleri
stratejisindeki öğrenci etkinliklerinin aşağıdaki davranışlardan oluştuğunda birleşirler:
- Problem durumunu algılama, sorunu sezme,
problemi belirleme. - Gerekli bilgileri veya verileri toplama.
- Verileri düzenleme ve yorumlama.
- Toplanan bilgilerin yorumlarından genellemelere
gitme, sonuca varma.
Ulaşılan genellemeyi yazılı olarak başkalarına iletme. Bir öğretmen, toplumu yakından ilgilendiren bir olayla ilgili olarak dergi ve gazetelerde yer alan köşe yazısı, resim, röportaj vb. toplamış; bunları öğrencilerine vermiş; onlardan bu olayı değişik boyutlarıyla ele alıp bunlar arasındaki ilişkileri belirleyerek sonucu sınıfa sunmalarını istemiştir.
- Bu durumda, aşağıdakilerden hangisini yapan öğrenci daha üst düzeyde bir bilişsel davranış göstermiştir? (2001 KPSS-104)
- Olayın başlangıcını yine olayı görenlerin
ağzından belirten - Olaya ilişkin yazılanların bir listesini hatırlayarak
sunan - Olayda kimlerin rol aldığmı ve neler yaptıklarını
sıralayan - Olayla ilgili malzemeyi, yazı, resim ,vb. şeklinde
gruplayan - E) Olayın değişik boyutlarını ve bu boyutlar
arasındaki bağlantıian ortaya koyan
BÖLÜM3 ÖĞRETİM İLKELERİ
Öğrenci Niteliklerine İlişkin Öğrenme İlkeleri
- öğrencinin güdülenmislik düzeyi: Güdülenmeyi
etkileyen kişisel faktörleri dört grupta
toplayabiliriz;
s Uyarılma (kaygı)
s ihtiyaçlar (başarı ihtiyacı)
s inançlar
s Amaçlar
öğrenmeye isteklilik ne kadar çok ise öğrenmede o kadar iyi olacaktır. Bu nedenle öğrenci öğrenmeye ihtivac duvmalı aynı zamanda kendisine olan özpüveni yerinde olmalıdır.
Etkili öğrenme- öğretme için gerekli şartlardan biri öğrencinin başarı güdüsüdür. Başarı güdüsü yüksek olan öğrenciler karşılaştıkları güçlüklerden yılmazlar. Başarısızlıklarının nedenlerini dışarıda aramazlar (içsel güdüleme). Başarı güdüsü düşük öğrenciler kolay ulaşabilecekleri hedefleri seçerler. Başarısızhklarının nedenlerini dış etkenlere bağlarlar. Herkesin herşeyi başaramayacağı anlayışına sahiptirler. öğrenme problemlerini geçiştirme eğilimindedirler.
Etkin bir öğretimde öğrenci aktif durumdadır. Öğrenmeye ilişkin motivasyonu yüksektir. Karşılaşabileceği sorunlar karşısında neler yapabileceğini bilen, sorunları çözerken soruna bilimsel yaklaşabilen, alternatif çözümler üretebilen bir yeteneğe sahiptir. Bu yeteneklere sahip öğrencinin hem motivasyonu hem de başarma güdüsü yüksektir.
Motivasyon öğrencilerde öğrenmeyi sağlamada önemlidir. öğrencilerde ilgi ve merak uyandırarak öğrenme isteğini artırır. Aynı zamanda öğrencilerin bireysel ihtiyaçlarını karşılamada önemli rol oynar. öğrencilerin süreçten zevk almasına ve olumlu beklentiler geliştirmesine neden olur.
öğrencinin güdülenmesi disiplin sornnunun ortadan kalkmasına, bilgilerin ömğrenci için anlamlı olmasına öğrenmenin kalıcı izli olmasına neden olur.
- ûğrencinin cesitli özellikleri: kişilik özellikleri,
içinde yaşadığı toplum, yaşı, gelişim düzeyi,
sağlığı, genel yeteneği, içinde yaşadığı kültürel
koşullar v.s onun öğrenmesini etkileyen
faktörlerdir. öğretimi düzenlerken öğrencilerin bu
gibi özellikleri göz önüne alınmalıdır. - Öğrencinin geçmi$ yaşantıları öğrenme için
önemlidir (önkoşul öğrenmeler). Bu nedenle
eğitim ortamı düzenlenirken, önceden
Öğretim İlke ve Yöntemleri
95
öğrenilmesi gerekeler yeni ünitelere konulara geçmeden tamamlanmalıdır (hazırbulunuşluk düzeyi).
İçerik Özellikleriyle İlgili Öğrenme İlkeleri
- Öğretimin içeriği öğrencinin ihtiyaçları ve
beklentileri ile uygun hale getirilmelidir.
Öğrencinin amaçlarına uymayan bir içerikte
öğrencinin öğrenmeye güdülenmesi - Anlarnlı bir şekilde öğrenilen bilgi anlamsız
şekilde öğrenilen bilgiden daha kahcıdır. Bu
nedenle öğrenciye verilecek oîan materyalin,
bilginin temel çerçevesini görmesine,
özümsemesine ve ayırt etmesine, bilgiyi yeniden
örgütleyip genelleye bilmesine imkan vermelidir. - Öğrencilere sunulan bilginin somut olmasına
önem verilmedir. öğrenciler kendilerine sunulan
bilgileri ne kadar somutlaştırabilirlerse o kadar iyi
öğreneceklerdir. Bu nedenle öğrenciye sunulacak
bilgi, çeşit materyallerle desteklenmelidir. - öğrencinin öğrenmesi gereken ünite yada konu
kapsamı birbirini destekleyici şekilde mantıklı bir
bütün oluşturacak şekilde düzenlenmeli ve
organize edilmiş olmalıdır.
Öğretim Etkinliklerine İlişkin Öğrenme İlkeleri
- öğrenme, bir çok öğrenme modelinin bir arada
kullanıtmasıyla etkili olacaktır. Hem davranışçı
kuramlardan hem de bilişsel kuramlardan
yararlanmak gerekmektedir. - Öğrenmede somutlastırma önemiidir. Bu nedenle
sunumlarda gerçekçi benzetmeler yaprnak
önemlidir. Örneğin dolaşım sistemini şehrin su
şebekesine benzetmek gibi - Öğrencinin mümkün oiduğunca bütün duvu
organlarına hitap etmek öğrenüecek birimin
somutlaşmasına ve kalıcılaşmasına önemli
katkılar sağlayacaktır. Bunun için yaparak
yaşayarak öğrenme sağlanmaiıdır. - Öğretim esnasında öğretimi ve öğrenmeyi
etkileyen içsel ve dıssal faktörler göz önüne
alınmalıdır. Öğretim hizmetleri hem konu odakh
hem de öğrenci merkezli olarak düzenlenmelidir. - Öğretimi düzenlemede bireysei farkları göz
önüne almak önemlidir. Her öğrencinin öğrenme
hızı, öğrenme sitili birbirinden farklılık göstercbilir.
- öğrenimin gerçekleşmesi, öğrencinin davranışı
gerçekleştirmesi ile mümkündür. Bu nedenle
sınama durumları kurulmalıdır. Öğrencilere
sorulacak sorular onlardan beklenen performansı
gösterici nitelikte olması gerektiği gibi aynı
zamanda eksik öğrenmelerini tamamlayıcı
nitelikte olmalıdır. - Tekrarlar öğrenmevi güçlendirmektedir. Bu
nedenle öğrencinin beklenen davranışı tekrar
etmesi sağlanmalıdır. - Pekiştirilen davranışların görülme sıklığı
artmaktadır. Davranışçı açıdan bakıldığında
davranışîar sonuçlan tarafından kontro! edilir
yapıian bir davranış memnuniyet verici ise
yapılmaya devam eder sonuç olumsuz ise
yapılma sıklığı azalacaktır. Thorndike’ın etki - Bilişsel yaklaşıma göre ise dönüt oldukça
önemlidir. Organizmanın sahip olduğu bijgiyi
korumasına yeniden yapılandırmasına, kullandığı
yürütücü biliş stratejisini yeniden
yapılandırmasma yardımcı olur. - Transfer ve genellemeler oldukça önemlidir. Bu
nedenle öğrencilerin transfere ve genellemeler
yapabilecekleri etkinlikler düzenlenmelidir.
Öğrenme ilkelerini özetlemek gerekirse;
- Çocuğa görelik (veya ögrencive görelik) ilkesi Bu ilkeye “çocuğa uygunluk” veya öğretimi “bireyselleştirme” ilkesi de denir. Çocuk bir yetişkin olarak, hattâ yetişkinin küçük modeli olarak düşünülmemeli; fizyolojik ve psikolojik olarak tamamen kendine has bir birey olarak görülmelidir. Buradaki eğitim düzenlemelerinde gelişim ve öğrenme psikolojisinin sonuçlarına dikkat edilir. Bu çalışmalar içinden iki ilke çıkmıştır: öğretimde “seviyeye uygunluk” ve “öğretimin bireyseüeştirilmesi” ilkeieri.
- Seviyeye uygunluk ilkesi, bir yaş grubundaki
öğrenciierin aynı geüşim seviyesinde
bulunacakiarı, benzer ruhsai özelükler
gösterecekleri varsayımma dayanır. Öğretimi
“yıllık sınıflar sistemi” üzerine kurduğumuzda,
zaten her şey bu ilkeye göre düzenlenecektir,
Ders, sınıfın ortalama seviyesine göre düzenlenir.
Bu seviyenin altındaki ve üstündeki öğrencilerin
dersin dışında kalma tehlikesi vardır. Ayrıca bu
ükenin mükemmel işleyebilmesi için, aynı yaş
grubundaki öğrencilerin bilgi ve beceri
düzeylerinin de birbirine eşit olması gerekir. - Öğretimin bireyselleştirilmesi ilkesi, aynı yaş
grubunda da olsalar, her öğrencinin
96
öğretim Ilke ve Yöntemleri
yeteneklerinin, zekalarının, ilgi ve eğilimlerinin, çalışma istek ve gayretlerinin farklı olduğu varsayımına dayanır. Bütün öğrencileri eşit şekilde geliştirmeye çalışırsak, normalin altındaki ve üstündeki öğrenciler önemli zarar görecektir. Oysa öğretim organizasyonunu tek tek öğrencilerle daha iyi ilgilenebilecek, onların bireysel çalışmalarını değerlendirebilecek şekilde yapabilirsek, öğretim içten farklılaştırılmış olur ve her öğrenci kendi zeka, yetenek, ilgi ve çalışma temposuna göre diğer öğrencileri rahatsız etmeden ilerlemiş olur.
- “Bilinenden bilinmevene” ilkesi Ders kitabı
hazırlarken ve sınıfta ders anlatırken, öğrencinin o
zamana kadarki bilgi ve tecrübelerinden hareket
ederek, yeni bilgi ve tecrübelerin bunlar üzerine
kazandırılması çok daha kolay olacaktır. Yeni bilgileri
eski bilgilerle karşılaştırarak, gerektiğinde eskileri
doğrulayarak geliştirmek, öğrencideki bilgi sisteminin
çok daha sağlam olmasını sağlayacaktır. - “Somuttan sovuta” ilkesi Çocuktaki zihin gelişimi
somuttan soyuta doğru olmaktadır. insan her zaman
somut olarak gördüğü, algıladığı şeyleri, oniarın soyut
kavramlarla anlatılmasından daha kolay öğrenir. Bu
nedenle, öğrenci mümkünse ders konusu olan eşya ve
nesnelerle doğrudan karşı karşıya getirilmeli; bu
mümkün olmadığı zaman o nesne veya olayın modeli,
fotoğrafı veya başka bir simgesi gösterilmelidir.
özellikle ilkokul öğrencilerinde, gözle görüp, eliyle
tuttuğu gerçek eşyalar daha anlamlıdır. Bu sebeple
öğretimde öğrencilere öncelikle somut şeyler
öğretilmeli, daha sonra soyuta ulaşılmalıdır. Soyut
konuların öğretiminde somut konulardan
faydalanılmalıdır. - “Yakından uzaga” ilkesi Öğrenciye öğretilecek
bilgilerin düzenlenmesinde, örneklerin verilmesinde,
hem doğal hem de sosyal olarak onun en yakın
çevresinden hareket etmelidir. Bu, sadece yer ve
yaşayış açısından değil zaman açısından da böyledir.
Yakın zamandan uzağa, yakın aile ve okul çevresinden
uzağa, yakın köy-kasaba-bölge-ülke çevresinden
uzağa ilkesi birçok derste rahatlıkla kullanılabilir ve bu
ilkeye uyma, öğrenmenin düzeyini yükseltir. - Tasarruf (ekonomi) ilkesi Her türlü eğitim-öğretim
faaliyeti en az zaman, en az emek ve enerji sarf
edilerek, en yüksek verim elde edilecek şekilde
düzenlenmelidir. Bunun için de, öğretim baştan sona
her yönden plânlanmalıdır. Plânsız ve metotsuz olarak
yapılan dersler çok sınırlı olan öğretim zaman ve
imkânlarını israf edeceği gibi, istenilen düzenli bir
öğrenme de sağlanamaz.
Hem öğretmen öğretirken hem de öğrenci öğrenirken ekonomik ve pratik metot ve teknikler bulmalı, ve hattâ
konuya ve seviyeye uygun olarak kendi tekniklerini geliştirmelidirler.
- Açıklık ilkesi Öğrenci, derste işlenen tüm konuları
somut olarak görebilmeli; bu mümkün olmuyorsa
resmini, sesini, grafiği, modelini v.s. görsel-işitsel
olarak algılayabilmelidir.
Eğer öğretmen sadece sözel anlatıma dayalı olarak
ders işliyorsa, öğrencinin anlayacağı kelime ve cümle
yapıları ile son derece açık ve anlamlı bir ders
işlemelidir. öğrencileri doğrudan doğaya ve olay yerine
götürüp gözlem yaptırarak; ders konusu ile ilgili
hayvan, bitki vs. örneklerini sınıfa getirerek; balıkları
akvaryumda, kuşları kafeste veya dondurulmuş,
bitkileri kurutulmuş olarak, bazı şeylerin plastik
kalıplarını kullanarak, bazı olaylart fotoğraf, film, plân,
harita, grafık, ses kaydı vs. şeklinde anlamayı daha
kolaylaştıran unsurlarını kullanarak öğretimde açıklık
ilkesine uyulmuş olur. Sınıfta yapılan deneyler de, bu
ilke doğrultusundaki faaliyetler olarak
değerlendirilebilir.
- Aktivite llkesi “Ögrenci eylemi” veya “Iş ilkesi”
Eski okul, belki dersleri ve konuları gereği, öğrenciyi derse katmayan, sadece öğretmenin anlattıklarını dinleyerek pasif olarak almaya çalışan bir konumda tutuyordu. Okulların ders programlarında doğa ve günlük sosya! hayatla ilgili dersler artınca; öte yandan pedagoji ve psikolojide öğrencinin aktif öğrenmesinin daha etkili olduğu kanaati ortaya çıkınca, içinde yaşanılan katılımcı demokrasi ve rekabete dayalı liberal ekonomi şartları zorlayınca öğretimde aktiflik ilkesinin önemi de arttı
Sınaî ve ekonomik değişiklikler sonucu yeni insanlarm hayata katılan, içinde yaşadığı doğayı ve toplumu her an yeniden değerlendirip değiştirmeye çalışan, girişimci kişüer olarak istenmesi, okulun da öğrenci yetiştirirken tavrını değiştirmesine neden oldu. Geleneksel “öğrenme” veya “aydınlanma” okuluna karşı “iş okulu” akımları gelişti. Çocukların bazı ders konularını bağımsızca seçip kendine özgü tekniklerle “yaparak-yaşayarak” öğrenmesi esası getirildi.
- Hayata yakınlık ilkesi Okul ve öğretim ortamı
hayattan kopuk, yapay bir ortam olmamalı; hayata
yakın, oradaki gerçeklikten uzak olmayan, öğrencinin
hayatla bağlantısını koparmayan bir yaşantı
sunmalıdır.
Okul öğrencileri hayat için hazırladığına göre, oradaki öğretim de hayatın doğrudan kendisi olmalıdır. Ders konuları, anlatım sırasında verilen ömekler hayatın içinden seçilmelidir. Çocuklara öğretirken kullanılan dil, oluşturulan sosyal ortam vs. gerçek hayata yakın olmalıdır.
öğretim ilke ve Yöntemleri
97
SONRAKİ SAYFAYA GEÇİNİZ
[wp_ad_camp_2]
SAYFA NUMARALARINI KULLANIN