Eğitim Bilimleri Ders Notları
Eğitim psikolojisi (gelişim+öğrenme).
- Eğitim ortamlarını etkili biçimde düzenlemeyi
amaçlar - Uygulamalı bir bilim dalıdır
- Psikolojinin bulgularını eğitim ortamlarında
kullanır.
Eğitim psikolojisinin çalışmaları yedi temel alanı kapsamaktadır;
- Gelişim
- Öğrenme
- Öğretme
- Güdüleme
- Değerlendirme
- Kavramların gelişimi
- Problem çözmeyi öğrenme
Problem çözme; en geniş anlamıyla sınamayı
(denemeyi) öğrenmedir.
Gelişim psikolojisi, bireylerin hayatları boyunca
geçirdikleri her türlü değişim ve bireyler arasmdaki
gelişimsel farklılıkları inceleyen bilimdir
Gelişim psikolojisi;
- Öğretmene, gelişim süreçleri hakkında bilgi
verir - Davranışlarda meydana gelen değişiklikleri
inceler - İnsan davranışlarındaki biyolojik değişiklikleri
inceler - Tüm gelişim süreçlerini içine alır
Öğretmenler öğrencilerinin değişik yaş dönemlerinde değişim gelişim özellikleri sergilediklerini bilmeli ona göre eğitim ortamları oluşturmalıdır. Her yaş döneminin gelişim özelliği birbirinden farklıdır. Aynı zamanda aynı yaş grubundaki bireylerin gelişimlerinde de bireysel farklılıklar görülebilmektedir. Öğrencilerin okul başarılarını etkileyen birçok gelişim boyutu vardır. Eğer bir kişi, çocuklaıı yetişkinlerin küçültülmüş bir modeli olarak görüyorsa gelişim psikolojisi hakkında çok az bilgisinin olduğu ileri sürülebilir.
GELİŞİMLE İLGİLİ TEMEL KAVRAMLAR
Büyüme
Vücudun boy, kilo ve hacim olarak artmasıdır.
Gelişme
Bireyin büyüme, olgunlaşma ve öğrenmenin etkileşimi ile sürekli ilerleme kaydeden değişmesidir.
Olgunlaşma
Vücut organlarının kendilerinden beklenen fonksiyonu yerine getirebilecek düzeye gelmesi için, öğrenme
yaşantılarından bağımsız olarak, kalıtımın etkisiyle geçirdiği biyolojik bir değişmedir. Öğrenme olmaksızın kalıtsal olarak belirlenmiş büyüme örüntüsüne göre doğal olarak gelişme demektir. En güzel örneği; döllenmiş yumurtanın ana rahminde dokuz ay on gün gibi sabit bir sürede düzenli bir sıra izleyerek gelişmesi ve fetüsün doğuma hazır hale gelmesidir.
- Gelişimsel açıdan “olgunlaşma” hangi anlama
gelmektedir? (2001 KPSS-3) - Toplumsal olayların önyargısız biçimde ele
alınma becerisinin kazanılması - Kişiliğin gelişmesi ve zenginleşmesi
- Ergenlik döneminde hızlı fiziksel büyümenin
gözlenmesi - Toplum tarafından kabul gören davranışların
öğrenilmesi - E) Bedensel büyüme ve gelişmenin gerekli
davranış değişiklikleriyle tamamlanması - Bir anne bebeğine dokuz aylıktan itibaren tuvalet
eğitimi vermeye başlamış ve onu lazımlığa
alıştırmaya çalışmıştır. Ancak bebek bir buçuk
yaşında lazımlığa oturma alışkanhğı kazanmıştır.
Bebeğin lazımlığa oturma davranışını bir buçuk yaşında kazanması, hareket gelişiminde aşağıdakilerden hangisinin önemli olduğunu göstermektedir? (2003 KPSS-81)
- Davresel tepki C) Kalıtım
- Çevre D)Geribildirim
- E) Olgunlaşma
Öğrenme
Bireyin çevresiyle belli bir düzeydeki etkileşimleri sonucunda meydana gelen nispeten kalıcı izli davranış değişikliğidir.
Hazırbulunuşluk
Yeni bir öğrenme yaşantısı için kişisel yeterliklerin tümüdür. Olgunlaşmanın yanında önceki öğrenmelçri, ilgileri, tutumları, güdülenmişlik düzeyleri, yetenekleri, genel sağlık durumunu kapsayan kavramdır. Diğer bir deyişle bireyin eğitim pazarına getirdiği özelliklerin tümüdür.
Kritik dönem
Gelişim açısından önemli zaman dilimleridir. Çocukların bazı gelişim dönemlerinde ve yaşlarda belli tür öğrenmelere karşı yüksek duyarlılık gösterme eğiliminde oldukları dönemlerdir. Bu kavramların birbiriyle ilişkilerini değerlendirirsek;
- Gelişimde önce büyüme ve olgunlaşma sonra öğrenme oluşur.
| Gelişim Psikolojisl |
|
Olgunlaşma bir anlamda öğrenmenin önkoşuludur. Olgunlaşma kalıtımsal özellik taşır.
| davranışın yapılması |
Birçok psikomotor olgunlaşmaya bağlıdır.
- Olgunlaşma, kişinin doğuştan getirmiş olduğu
potansiyelin zaman içinde ortaya çıkmasını ifade - Hazırbulunuşluk, Olgunlaşma ve öğrenme
etkileşiminin bir sonucudur. Buradaki öğrenme
bireyin önceki öğrenmelerini ifade eder.
GELİŞİMİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER
- Kalıtım
- Çevre
- Kritik Dönem
I.Kahtım
Anne babadan genetik yolla geçen özelliklerdir. Cinsiyet, göz rengi, zeka kapasitesi, fiziksel özellikler, yaratıcılık ve düşünme kapasitesi, problem çözme becerileri, bazı kişilik özellikleri vb.
- Çevre
Çevre bir anlamda içinde yaşadığımız ortamdır. Çevrenin etkisi döllenmeden itibaren başlar. Bazı fiziksel görünüm özellikleri, zekanın kullanım oranı, eğitim düzeyi, bazı kişilik ve karakter özellikleri çevre etkileşimi sonucu ortaya çıkar.
Çevrenin bireyin gelişimi üzerindeki etkileri değişik boyutlardadır;
- Doğum öncesi etkiler
- Doğum sırasındaki etkiler
- Doğum sonrasındaki etkiler
- Ana babanın yetiştirme tarzı
- Aile parçalanması
- Hormonlar
- Ailede kaçıncı çocuk olduğu vb.
- Kritik dönem
- Her davranışın bireylerce kazanılması gereken
dönemleri bulunur. Eğer bu davranışlar ilgilı
oldukları dönemde (yaşta) kazanılmazsa sonraki
dönemlerde kazanılmasında güçlükler görülür. - Çocukların bazı gelişim dönemlerinde bazı tür
öğrenmelere karşı duyarlılık gösterdikleri, çevre
etkilerine karşı daha duyarlı oldukları. düzenlenen
öğrenme yaşantılarını diğer dönemlerden daha
hızlı kazandıkları döneme kritik dönem
3.
4.
6.
Örneğin çocuğun konuşmayı öğrenmesi için kritik dönemi iki yaş civarıdır.
Zaman kavramı bu dönem için önemlidir. Gelişim döneminde yenilikler ve değişimlerin oluşturduğu zaman bölümünü ifade eder. Diğer yaş grupları bu etkileşime girmemiş veya girememiş olabilir.
Örnek; günümüzde ergenler arasında bilgisayar, cep telefonu, intemet kullanımı giderek yaygınlaşmaktadır. Çocukların çoğunluğu artık anaokuluna gitmektedir.
Yaşam sürecindeki gelişim sorunlarını aşağıda-kilerden hangisi en iyi özetler? (2001 KPSS-1)
- Farklı dönemlerde farklı nitelikte gelişimsel
sorunların olması - Ergenlik döneminde gelişimsel sorunların
çocuğun eğitimle ilgili olması - Yetişkinlik yıllarında psikolojik sorunların azalıp,
biyolojik sorunların artması - Çocukluk yıliarında ortaya çıkan gelişimsel
sorunlarm giderilmesi en zor olan sorunlar
olması - E) Orta yaş döneminin gelişimsel sorunlarının
yaşlılık döneminde de devam etmesi
Gelişimle ilgili aşağıdaki kavramlardan hangisi “çocuk, gelişim sürecinin belirli dönemlerinde, belli tür öğrenmeleri daha yoğun gerçekleştirir” ifadesini açıklar? (2002 KPSS-73)
- C) Kritik dönem D) Zaman
- E) Gelişme
12 aylık bir çocuğun annesine, “Bu aylarda onunla sık sık konuşmalısınız. Bu dönem onun sözcük dağarcığının gelişeceği bir dönemdir.” denildiğinde, gelişim açısından aşağıdakilerden hangisinin önemi. vurgulanmaktadır? (2002 KPSS-76)
| A) | Çevre |
| B) | Kritik dönem |
| C) | Deneyim |
| D) | Olgunlaşma |
| E) | Uyarıcı zenginliği |
Ünsal’ın babası polistir Ünsal oyunlarında babası gibi polis olmakta, polis rolünü oynamaktadır.
Bu durumu aşağıdakilerden hangisine örnek verebiliriz? (2004 KPSS-3)
- A) Yansıtma B) Özdeşini kurma C) Transfer D) Pekiştirme E) Belirtme
Gelişim Psikolojisİ
| GENÇLİK |
- Özden 1,5 yaşındadır. Daha önceleri küçük nesneleri ağzı dar şişenin içine sokmakta zorlanır-ken, artık bu davranışı rahatlıkla yapmaktadır.
Özden’in bu davranışı zaman İçinde kazanması ne ile açıklanabilir? (2004 KPSS-4)
- Geribildirim
- Zeka ,
- Olgunlaşma
- Çevre
- E) Kalıtım
- Özellikle ergenler günümüzde çok fazla internet kullanmakta, internette sohbet etmekte (chat) ve cep telefonu kullanmaktadır.
Aşağıdaki gelişim kavramlarından hangisi internet ve cep telefonu gibi yeni iletişim araçlarının ve boş zaman etkinliklerinin ortaya çıkmasını açıklamak- tadır? (2003 KPSS-80)
- Olgunlaşma
- Büyüme
- Tarihsel zaman
- Kritik dönem
- E) Hazırbulunuşluk
- Tek yumurta ikizi olarak doğan çocuklardan biri doğum sırasında diğeri de geçirdiği bir kaza sonucu iki yaşında işitme yeteneklerini kaybederler ve konuşmayı da öğrenemezler. Her ikisi de dokuz yaşına geldiklerinde ameliyat olurlar ve işitme yeteneklerine kavuşarak, konuşmayı da öğrenirler. Ancak ikizlerden doğum sırasında işitme kaybına uğrayan, iki yaşında işitme kaybına uğrayana oranla konuşmayı daha güç öğrenir ve konuşma becerisi açısından geride kalır.
Aşağıdakilerden hangisi doğum sırasında işitme kaybına uğrayan çocuğun, konuşmayı öğrenmesine rağmen, iki yaşında işitme kaybına uğrayan karde-şine oranta geri kalmasını açıklar? (2003 KPSS-82)
- Konuşma becerisi açısından genetik olarak
belirlenmiş bireysel farklar vardır - Gelişim süresince bazı becerilerin
kazanılması açısından kritik dönemler vardır - Yaş ilerledikçe dil öğrenme de güçleşir
- Dil öğrenme becerisi büyük ölçüde biyolojik
olgunlaşma düzeyine bağlıdır - E) İnsanlar kendilerini konuşmayı öğrenmeyi
yetenekli kılan bir yapı ile doğarlar
GELİŞİMİN BOYUTLARI
- Fiziksel Gelişim
- Zihinsel Gelişim
- Dil Gelişimi
- Sosyal Gelişim
GELİŞİM DÖNEMLERİ
| I2 |
18
| I41 |
| 1 |
L ii
| BEBEKLİK | İLKÇOCUKLUK | SON ÇOCUKLUK | ERİNLİK | |||
| ÇOCUKLUK | ERGENLJK | |||||
GELIŞİMİN İLKELERİ
- Gelişim kalıtım ve çevre etkileşiminin bir ürünüdür.
- Gelişim süreklidir ve belli aşamalarda gerçekleşir
- Gelişim nöbetleşe devam eder.
- Gelişim baştan ayağa, içten dışa doğrudur.
- Gelişim genelden özele doğrudur.
- Gelişimde kritik dönemler vardır.
- Gelişim bir bütündür.
- Gelişimde bireysel farklıklılar vardır.
- Ahmet top oynarken önceleri elleri kolları, göğsü yardımıyla topu tutarken, kasları geliştikçe yalmzca elleri ile topu tutabilmedir.
Bu durum gelişimin hangi ilkesiyte açıklanır? (2004 KPSS-2)
- Gelişimde bireysel farklar vardır.
- Gelişim bir bütündür,
- Gelişimde kritik dönemler vardır
- Gelişim genelden özele doğrudur.
ile kalıtımın etkilerinin
| bir |
- E) Gelişim, çevre ürünüdür.
GELİŞİM GÖREVLERİ MODELİ (HAVİGHURST)
Robert Havighurst 1948 yılında gelişimsel görevler üzerinde yoğunlaşan insan gelişimi konusunda bir kuram ortaya çıkarmıştır.
24
Gelişim Psikolojisl
- Kritik dönem kavramından hareketle bu modeli
geliştirmiştir. - Bireylerin gelişiminin dönemler halinde gerçekleştiği
ve her dönemin gelişim görevleri olduğunu - O dönemde yerine getirilmeyen görevler mutsuzluğa
yol açar. - örnek: 2 yaş civarında konuşmayı öğrenemeyen
çocuk sonraki dönemlerde konuşma güçlüğü çeker.
Okul öncesi dönem gelişim görevleri
- Yürümeyi ve koşmayı öğrenme
- Öz bakım becerilerini geliştirme
- El göz koordinasyonu sağlama
- Cinsiyet farklarını öğrenme
- Mode! alma (aile) sosyal ilişkiler kurma.
- Toplumsal kuralları öğrenmeye başlama
Okul dönemi gelişim görevleri
- El göz koordinasyonunu sağlama ince motor kas
gelişimini sağlama. - Yeni ve değişik oyunlar öğrenme
- Yaşıtlarıyla olan ilişkilerini zenginleştirme
- Okul programına uyma ( okuma yazma öğrenme)
- Sorumluluk alma
Ergenlikte gelişim görevleri
- Duyusal bağımsızhk kazanma
- Karşı cinsleriyle ilişkiler geliştirme
- Toplumsal sorumluk alma
- Meslek seçimi
- Aile kavramına ilgi gösterme evlilik
- Bağımsız bir birey olarak hareket edebilme
FİZİKSEL VE DEVİNİMSEL GELİŞİM
Gelişim genel olarak üç bölümde incelenebilir. Bunlar fiziksel gelişim, bilişsel gelişim, psiko-sosyal gelişim. Gelişim dönemleri ortak özellikleri kapsayan yaş aralıklarıyla ifade edilir.
Fiziksel gelişim, beden gelişimi ve psiko-motor gelişim olarak iki boyutta incelenir.
Bedensel Gelişim: Boy, ağırlık ve hacimsel artışla birlikte vücudun sistemlerinin kendilerinden beklenen fonksiyonları da kapsar.
Devinimsel Gelişim: Zihin ve kas kooordinasyonuna dayalı davranışların gelişimidir. Devinimsel gelişimde
duyu organları, kas ve sinir sistemleri koordineli olarak
çalışırlar.
Fiziksel Gelişim Dönemleri:
- Doğum öncesi fiziksel gelişim
- Bebeklik Dönemi fıziksel gelişim (0-2 )
- İlk Çocukluk Dönemi fiziksel gelişim (2-6 )
- Okul Döneminde fiziksel gelişim (6-12 )
- Ergenlik Döneminde fıziksel gelişim (12-18)
Bunları kısaca ele alırsak;
- Doğum öncesi fiziksel gelişim
Bireyin hayatı anne ve babadan gelen 23 çift kromozomun anne karnındaki yumurtada birleşmesiyle başlar.
Zigot: Döllenmiş yumurtaya zigot adı verilir. Genetik yapısı 23 anneden 23 babadan olmak üzere toplam 46 kromozomdan oluşur.
DölüfcDöllenmeden sonraki (zigot) ilk 1-2 haftalık döneme denir.
Embriyo: 3-8 hafta arasındaki döneme denir. Embriyo gelişerek vücut organlarını meydana getirecek tabakalar meydana getirmeye başlar. Bunlar;
- Ekdoderm: En dıştaki tabakadır. Duyu organları,
sinir sistemi, dış deri, saç, tırnak ve dişlerin bir kısmı
oluşur. - Mezoderm: Orta tabakadır. Kas, iskelet sistemleri ile
salgı ve dolaşım sistemleri meydana gelir. - Endoderm: İç tabakadır. Sindirim, solunum,
karaciğer, akciğer gibi önemli organlar meydana
Fetüs: 3. aydan itibaren başlar. Bu dönemde;
- Bu dönemde beyinde elektriksel etkinlikler meydana
- Birçok reflex gelişir.
- Kalp atışı düzenlidir.
- Bebek görünümü vardır.(4. ayda)
- 5. aylarda temel vücut yapısı tamamlanır. Cinsiyet
belirlenebilir. - aydan sonra beyne gönderilen uyaranlara tepki
vermeye başlar - Beynin 7.8. aylarda çalışmaya başladığı iddia
- Beynin gelişmesiyle birlikte organizma artık hem
biyolojik hem de psikolojik bir varlık demektir. - Doğduğunda boyu 50 cm. Ağırlığı ise 2500-4300
gramdır.
Gelışım Psikolojisİ
- İnsan yaşamında fiziksel gelişîmin en yoğun olduğu
dönem doğum öncesi dönemdir.
Otozom: vücut kromozomlarıdır. 22 çifttir Genozom: Cinsiyet kromozomlardır. 1 çifttir. Genotip : Anne babadan kalıtım yoluyla geçen yapılan ifade eder
Fenotip: Genetik yapının çevrenin etkisiyle oluşan dışandan gözlenebilen şeklidir. Dış görünüştür Androjeni: Bireyin kendi cinsiyetini reddetmeden erkek ve dişi özelliklerini potansiyeüer ölçüsünde taşımasıdır.
- Yumurta ve speımde 23’er kromozom bulunur
Bunlar birfeşince zigotu oluşturur 46 kromozom
meydana gelir - Her kromozom içinde yaklaşık 20.000 gen bulunur
- Kişinin tüm genetik özelliklennın kodlandığı DNA !ar
bu genlerde bulunur - Genler baskın ve çekinik olmak üzere iki çeşittir
- Down sendromu genetîk bir bozukluktur Bireyde
fiziksel ve zihinsel bozukluklar görülür - Erkeğin cinsîyet kromozomları XY düzenîndedir.
- Kadının cinsiyet kromozomları her zaman XX
düzenindedir. - DNA, GEN, KROMOZOM, ZİGOT, DÖLÜT,
EMBRİYO, FETÜS şeklinde bir geiışım sırası
işlemektedir.
- Bebeklik Dönemi Fiziksel Gelişim (0-2 yaş)
- Bedensel Gelişim: Doğum öncesi gelişimden
sonra fiziksel gelişimin en hızlı olduğu dönemdir.
Bebek bir yaşında doğumdaki boyunun yaklaşık
yarısı kadar uzar. Altı ayiık bebek doğum
ağırlığının iki katına ulaşır Bebeğin kalp atışs
yetişkinin yaklaşık iki katı kadardır. Çocuk yaklaşık
12-30 aylar arasında altını ıslatmamayı öğrenir
Süt dişieri 5-8 aylarda çıkmaya başlar ve yakiaşık
olarak 2,5 yaşlarında tamamlanır. Kız bebekfer
boy ve ağırlık olarak erkeklere göre daha yavaş
gelişirter. Bebeğin sinir sistemi gelişim îlkelerine
uygun olarak merkezden uçlara, içten dışa doğru
gelişir. - Psiko-motor Gelişim: Bebek doğduğunda
vücudunu kontrol edecek güçte değildir. Bebekte
bu dönemde refleksif ve denetimsiz vücuî
hareketleri gözlenir. Beş ayiık bebek başının
kontrolünü sağlayabilir Bebek yedî aylık olunca
kendi başına oturabilir. Sekizind ayda destekfe
ayakta durabilir. Onun ayda emekler ve on birind
ayda elinden tutularak yuruyebîlîr. Çocuk yaklaşık 12 aylık olunca bağımsız olarak yürüyebilir.
- Duyulann Gelişimi: Yeni doğan bebeğin işîtme
duyusu oldukça gelişmîştir Tanıdık ve yabancı
sesleri ayırt edebilir. Özellikle annesinin sesini iyi
tanır. Altı aya kadar renkleri ve şekîlleri ayırt
edebilirfer. Bebeklerin koklama ve tat alma
duyulan da çok getişmiştir. Farklı tat ve kokulan
ayırt edebilirier. Dokunma duyusu en geiişmiş
duyudur Bu duyuyu çevresini tanımada da
kullanır
- İlk Çocukluk Dönemi fiziksel gelîşim (2-6 yaş)
- Bedensel Gelişim: Bedensel gelîşim bebeklik
dönemine göre daha yavaştır Sinîr sîstemî
geüşiminî büyük ölçûde tamamlar. Beş yaşına
kadar beyin ağıriığı yetişkinin % 90 ına ulaşır Kalp
atış hızı ilköğretime başlayınca yetişkine ulaşır - Psiko-motor Gelişîm: Bu dönemde çocukfann
etkinlık seviyeleri çok yüksektir Uzun süre bir
yerde oturamazlar Kaba motor hareketi sağlayan
kaslannı daha sık kullanıriar Çocuğun hareket
sayısı ve hareketlennin niteliğînde artma göztenir
Dönemin sonlanna doğru iki tekeriekli bisiklete
binebilirler Yazma çîzme gibi küçük kas
becerilerinde acemilik göztenîr - Duyulann Geüşimi: Çocuğun görme duyusu.
büyük puntolu kitapian incelemeye daha mûsaîttir.
Çünkü göz geiişimi diğer duyulara göre daha geç
tamamlanır. Bunun nedeni ise karmaşık ve
spesifik bir yapıya sahip olmasıdır.
- Okul Döneminde Fîziksel Gelişim (6-12 yaş)
- Bedensel Gdişim: bedensel gelişim bir önceki
döneme göre daha yavaştır Dokuz yaşına kadar
erkek çocuklar kızlara göre daha uzun ve
ağırdıriar Kız çocuklann 10-15yaş aras: boy ve
ağıriıklan yaşıtı olan erkekleri geçer Fakat
ericekîer daha harekeîli ve fîziksei etkînükiere
yoğun îigî duyariar Sinır sistemi geüşimi
îamamfansr Kalp atış hızı yetişkine çok yakındır. îç
salgı bezieri bu dönemde oldukça önemlidir Troid
bezî yeterince salgı öretmese bedenseS ve zîhînsei
gelişim yavaşlar Gırîlağın iki yanındakî bu bez
yeterii salgıyı sağlayamazsa çocuk edügenL îembeî
ve sindirim güçlüğü çeker - Psiko-motor Geiişim: küçök kas becenleo geiişir
Bu sayede güzel sanaîlar müzik ve el işâerine îlgi
duyariar
- Ergenlik Döneminde fiziksel geiişim (12-18 yaş)
Gelişim Psikolojisİ
- Bedensel gelişim: Ergenliğin ilk dönemine buluğ
(erinlik) dönemi denir. Bu dönemde yoğun
fizyolojik ve hormonal değişim yaşanır. Kızlar 11-
12, erkekler ise 13-15 yaşları arasında buluğa
Bu dönemde cinsiyet salgı bezleriaktif hale
gelerek cinsiyet hormonu üretir. Vücudun tüm
organları değişiklikten etkilenir. Erkelerde ses
tonu, kızlarda ise adet görme bu dönemin
belirtileridir. Hızlı fizyolojik değişme vücut
yapısında büyük farklılıklara neden olur. El, ayak
ve beden gelişir. Kızlarda yağ dokusu, erkeklerde
ise kas dokusu fazlalaşır. - Psiko-motor Gelişim: ergenlik dönemindeki
yoğun fizyolojik değişim devinimsel becerilerde
acemilik gözlenmesine neden olur. Daha sonra
zihin ve kas koordinasyonu gelişerek bu
uyumsuzluk ortadan kalkar. Ergenliğin son
döneminde vücut koordinasyonu yetişkinlik
düzeyine ulaşır. Ergenlik dönemi fiziksel gelişimin
(0-2) yaş döneminden sonra en yoğun olduğu
dönemdir. Ergenin kısa zaman diliminde geçirdîği
fiziksel değişim ve gelişim bazı sorunları da
beraberinde getirir.
Fiziksel gelişim özet;
- Fiziksel gelişimin en hızlı olduğu dönemler, doğum
öncesi, 0-2 yaş ve ergenlik dönemidir. - Çocuğun kız veya erkek olduğunu bilmesi bir diğer
anlamıyla farkına varması ilk çocukluk döneminde
gerçekleşir. - Çocuklarda sinir sisteminin gelişimi okul öncesi
dönemde tamamlanır. - Ergenlik dönemindeki gencin benlik algısına
fıziksel özellikleri etkiler.
Öğrenciferin enerjilerini olumlu olarak kullanabilecekleri spor, müzik gibi etkinliklere yönlendirilmelidir.
- İki yaşındaki bir çocuk salıncakta yardımsız sallanmak istemekte, kendisini tutmaya çalışan annesinin ellerini itmektedir.
Çocuğun bu davranışı hangi gelişimsel özellik ile açıklanır? (2001 KPSS-4)
|
- Üretkenlik
- Özdeşim
- E) Merak
- Bir öğretmen, sınıf arkadaşlarına göre uzun boylu ve kilolu otan bir 7sınıf öğrencisini, “Dev adam, gel buraya” diye çağırmaktadır
Gelişim Psikolojisi açısından öğretmenin bu davranışı neden sakıncalıdır? (2001 KPSS-9)
- Bireysel farklılığı, öğrendyi incitebilecek şekilde
etiketlemesi - Öğrencinin özellikleriyle yakından ilgilendiğini
göstermesi - Öğrenciye beslenen olumlu duyguları iletmekte
yetersiz kalması - Ergenlikte ortaya çıkan bedensel farklılıklara
dikkat çekmesi - E) Okul başarısını etkileyecek bir davranış şekli
olması
Fiziksel Gelişimin Eğitim Açısından Sonuçları
- Okul öncesi dönem çocukların uzun süre bir yerde
oturmaları mümkün değildir. Bu durum yaramazlık
olarak değerlendirilmemelidir. - İlköğretimin I. Evresinde küçük kas becerileri ve
görme algısı tam olarak gelişmediği için kalın
kalem ve büyük puntolu kitaplar kullanılmalıdır. - İlköğretim döneminde görsel algılama ve küçük
kas becerileri normale döner. Küçük kas
gelişiminde yetersizlik gösteren öğrencilere resim
ve yazı çalışmaları yaptırılmalıdır.
- İlköğretim 1. sınıftaki bir öğrenci, okulda bazen idrarını kaçırmakta ve kendisi de bu durumdan rahatsız olmaktadır.
Bu durumda, sınıf öğretmeni için en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir? (2001 KPSS-84)
- Çocuğu doktora göndermek
- Okul yönetimine haber vermek
- Çocuğa, az su içmesini ve sulu gıdalardan
kaçınılmasını söylemek - (drarını kaçırmaması için çocuğu sık sık
uyarmak - E) Durumu çocuğun ailesine ileterek soruna birlikte
çözüm aramayı önermek
Gelişim Psikolojisİ
- Ahmet duygusal bir film izlediğinde göz yaşlarını tutamamaktadır. Bu yüzden de arkadaşları tarafından “fazla duygusal ve kız gibi davranmakla” suçlanmaktadır.
Buna göre üniversite üçüncü sınıfta olan İbrahim’in karşı cinsle duygusal ilişkiler kur-makta başarılı ve kendi cinsinden sosyal arkadaşlıkları olduğu da düşünüldüğünde aşağıdakilerden hangisi söylenebilir? (2002 KPSS-71)
- Androjen cinsel rol kimliğine sahiptir
- Erkek cinsel rol kimliği gelişmemiştir
- Homoseksüel eğilimlere sahiptir
- Kadın cinsel rol kimliği gelişmiştir
- E) Kefıdini kontrol edemeyen bir yapıdadır
- 3 yaşındaki Mehmet’in davranış gelişimini
hızlandırmasına yardımcı olabilmek için anne ve babası aşağıdakilerden hangisini yapmalıdır? (2004KPSS-12)
- Uzun sürse de ayakkabısını kendisi
bağlayıncaya kadar çocuğa yardım etmeden
beklemek - Çocuğun yiyeceği et. tavuk gibi besinleri
önceden çatal ve bıçakla küçük parçalara
ayırmak - Çocuğun davranışlarına hiç sınır koymayıp
yanlışlarından öğrenmesine fırsat vermek - Çocuğu olabildiğince sınırlayarak kazalardan
korumak - E) Çocuğun her işini başkasına yaptırmak
- Aşağıdakilerden hangisi ergenlik dönemine erken giren bireyler için söylenemez? (2002 KPSS-72)
- Arkadaşları tarafından lider olarak kabul edilirler
- Zeka düzeyleri yaşıtlarında daha yüksektir
- Sosyal gelişim düzeyleri yaşıtlarından farklılaşır
- Cinsel rol kimliklerini kazanmaya başlarlar
- E) Kimhk gelişimi ile ilgili karmaşalar başlar
- Aşağıdakilerden hangisi kişi üzerinde arkadaş gruplarının etkisinin ve baskısının en fazia olduğu dönemdir? (2003 KPSS-79)
- Ortaöğretim
- Yükseköğretim
- Temel öğretim
- İlköğretim
- E) Okulöncesi
- Aşağıdakilerden hangisi ergenlik döneminde, hızlı bedensel değişikliklerin etkisiyle ortaya çıkabilecek durumlardan değildir?(2002 KPSS-77)
- Gençlerin ayna önünde geçirdikleri zamanın
artması - Dış görünüşlerinin iyi olmadığına ilişkin kaygılar
oluşması - Bedensel değişımin sakarlıklara neden olması
- Reddedilme korkusuyla sosyal etkınliklerden
kaçınma - E) Kendine özgü bir değerler ve kav ramlar
sistemi oluşturma
- Aşağıdaki ifadelerden hangisi ergenlik
dönemindeki gelişim özellikleri ile ilgili olarak yanlış bir açıklamadır? (2003 KPSS-90)
- Ergenlerin meslek seçimine yönelik olarak bilgi
toplamaya başlanan bir dönemdir - Ergenler bu dönemde model alarak özdeşim
kurabilecekleri kişiler aralar - Ergenler bu dönemde sosyal rollerdeki cinsiyete
bağlı farklılaşmaları öğrenirler - Ergenler bu dönemde kimlik geliştirme çabaları
sırasında karmaşa yaşarlar - E) Ergenler bu dönemde her konuda ailelerinin
dediklerini yapmaya çalışırlar - Aşağıdaki seçeneklerin hangisinde ergenlik döneminin hemen başında çıkan özelliklerden biri yeralmaz? (2004 KPSS-11)
- Karşı cinse ilginin artması
- Bireyin kendisini farklı ve üstün bulması
- Arkadaşlara yönelimin artması
- Ahlaki değerlendirmelerde Başkalarının
tepkisinin önemsenmesi - E) Zihinsel gelişimin en üst düzeyine erişmesi
8
Gelişim Psikolojisİ
BİLİŞSEL (ZİHİNSEL) GELİŞİM
Bilişsel gelişim; organizmanın kendini ve çevresini anlama süreci olarak ifade edilebilir. Dünyayı algılama ve anlamaya dönük bilişsel süreç ve etkinliklerdir.
Bilişsel gelişim akıl yürütme, düşünme ve dil gelişimi kapsar. Biliş; öğrenmeyi ve anlamayı içeren zihinsel faaliyetlerdir. Bilişsel gelişim ile ilgili en çok kabul gören yaklaşım Jean Piaget’in geliştirdiği kuramdır. Bunun yanında Bruner ve Vygotsky’nin bilişsel gelişim kuramlarına da yer verilmiştir.
Piaget’nin Bilişsel Gelişim Kuramı
Kuramının temelinde çocuklarla yetişkinlerin dünyalarının farklı olduğu görüşü oluşturur. Çalışmalarını çocuklar üzerinde yapmıştır. Önce zeka kavramı ile ilgilenmiştir. Ona göre zeka çevreye uyum sağlayabilme yeteneğidir. Bir anlamda çevre ile başa çıkmaktır. Piaget’e göre gelişim, kalıtım ve çevrenin ürünüdür. Zihinsel, bilişsel süreçler çocuğun dünyayı anlamasını sağlar.
Önemli kavramları
Piaget’e göre insanlar doğuştan iki temel zihinsel eğilimle dünyaya gelirler. Örgütleme, uyum sağlama (özümleme, uyma) ve dengeleme
- Örgütleme(Organizasyon): Süreçleri sistemli ve
tutarlı halde koordine etme ve fıkir ile eylemleri
birleştirme çabasıdır. - Uyum Sağlama (Adaptasyon) Çevreye uyma
yeteneğidir. Bireyin çevresiyle etkileşerek çevreye
ve çevresindeki değişmelere uyum sağlamasıdır.
İki aşamalıdır; Özümleme ve uyma (Düzenleme) - Özümleme: Var olan şemalarla açıklamaya
çalışma sürecidir. Karşılaşılan yeni obje, fikir, olayı
daha önceden kendisinde var olan bilişsel yapının
içine almasına denir. Örnek; Çocuğun ilk defa
gördüğü koyuna “köpek” demesi özümlemedir. - Uyma (düzenleme): Var olan şemalar yeterli
değilse uymaya çalışılır. Mevcut yapıyı (şemayı)
yeni durumlara, objelere, olaylara göre yeniden
biçimlendirme, şekillendirme sürecine düzenleme
> Her yaşantı özümleme ve düzenlemeyi kapsar. Yukarıdaki koyun örneğinde çocuk koyunlarla ilgili yeni bir şema oluşturur ve eski şemalarda yeniden düzenleme yapar.
Şema: Çevreyle etkileşim sonucu oluşan davranış ve düşünce kalıplarıdır. Bireyin çevresindeki problerrileri anlama, çözme, dünyayla baş etme yolları, yapılarıdır.
‘r En temel zihinsel yapılardır
- Balık tutma gibi davranışsal ya da balık tutmayı
bilme gibi bilişsel olabilir. - Birey yeni karşılaştığı olay ve nesneleri beynindeki
şemalarla açıklamaya çalışır. Böylece onu
özümlemeye çalışır. Eğer var olan şemalar yeterli
değilse uymaya çalışılır. - Bebeğin ilk şeması emme ve yakalama
Daha sonra görme, işitme, tutma,
vurma ve itme şemaları gelişir - Bireyin öğrenme aracıdır
- Yeni gelen bilginin içine yerleştirileceği çerçevedir.
Başka yazarlar şemayı “bilişsel yapı” olarak
ifade etmektedirler. - Örnek iki aylık çocuğa çıngırak verdiğimizde onu
ağzına götürür (dünyayı tanıma şeması emmedir),
dokuz aylık çocuk ise sallar, döndürür, atar
(şemaları farkhlaşmaya başlamıştır) - 7 yaşında Ayşe isimli öğrenci ‘andımız’ı okurken
“büyüklerimi saymak ne demek?” dediğimizde
‘anne, baba, abi….” şeklinde saymaya başlar.
Dengeleme: Örgütleme işleminin uzantısıdır. Bütünlüğün dengeli ve tutarlı olmasını ifade eder. Beynimizdeki şemalar sürekli dengeleme eğilimindedir. Zihin yeni bilgilerden dolayı her zaman dengede durmaz. Yeni bilgiler sürekli dengeyi bozar. Zihinsel sürece aşırı yüklenme sonucu kafanın karışması buna örnektir.
Piaget’e göre zihinsel gelişim DENGE-DENGESİZLİK-YENİDEN DENGE süreci olarak tanımlanır. Çocuk için yeni olan şeyler bilişsel dengeyi bozar. Daha sonra özümleme ve uyum süreçleri ile denge yeniden kurulur. Bireylerin dünyayı tanıma, anlama çabası yeni şemalar oluşturma, özümleme, uyma ve organize etme şeklinde devam eder.
Örnek: Kuşlarla ilgili şeması olan çocuk konuşan papağan gördüğünde “bu ne?” diye soracaktır. Kuş olduğunu öğrendiğine kuşlar şemasında “konuşan kuşlar da var ” diyerek oluşan dengesizlik durumu dengeye kavuşacaktır.
Piaget’e göre Bilişsel Gelişimi Etkileyen Faktörler
- Olgunlaşma
- Yaşantı
- Uyum
- Örgütleme
- Dengeleme
Gelişim Psikolojisİ
PİAGET’YE GÖRE BİLİŞSEL GELIŞIM DÖNEMLERI
Piaget bilişsel gelişimin dönemler halinde
gerçekleştiğini öne sürmüştür. Dönem kuramcılarından
olan piaget, bilişsel gelişimin evreler halinde
gerçekleştiğini savunur.
Evre: Çocuğun birçok değişik durumdaki düşünce ve
davranışının altında yatan zihinsel süreçlerinin
özelliklerini yansıtan zaman süreci olarak
tanımlanmıştır.
Bu evrelerle ilgili 4 temel kural vardır;
- Evreler değişmez bir şekilde belli sıra ile
ortaya çıkarlar - Sonraki öncekinin kazanımını içerecek
şekilde hiyerarşi oluşturur. - Aynı evredekilerin gelişim oranlarında
farklılıklar vardır.
‘r Gelişim kuramları evrenin tipik özelliğini belirler. Bu tipik özellikler o evredeki bireylerin tamamında bulunmayabilir.
- 1. Duyusal Motor dönem (0-2 yaş)
- Kendisini dış dünyadan ayırt etme
- Refleksif davranışlardan amaçlı davranışlara
geçme - Nesnenin devamlılığı: Bir varhğın göz önünden
kaybolmasıyla tamamen yok olmadığıdır.
Saklanan nesneleri bulma yeteneğinin
kazamlmasıdır. Yaklaşık 9 aylık olduğunda
kazanılır. - Dikkatini belli nesnelere odaklayabilir
- Döngüsel tepkiler görütür
- Taklit ve oyunlar görülür
- İşlem öncesi dönem (2-7 yaş)
- Piaget işlem terimini mantıksal düşünme olarak
almaktadır. - Bu dönemde mantıksal düşünme gelişmemiştir.
- Dil hızla gelişir
- Sözcüklerin yüzeysel anlamıyla harfi harfine
anlaşıldığı dönemdir. Örnek; sprey koltuk altına
sıkılır. - Kolektif monolog, ben merkezliliğin bir başka
biçimidir. - Ben merkezci düşünme ve konuşma vardır
(egosantrizm: çocuğun kendi bakış açısının
olabilecek tek bakış açısı olabileceğine
inanmasıdır) - Özelden özele akıl yürütme: İki özel durum
arasında bağlantı kurarak akıl yürütmektir. Örnek:
Her gün kahvaltıda omlet yiyen çocuğun, omlet
yemediği gün “bu gün kahvaltı etmedik” demesi - Sembolik oyun ve düşünme vardır
- Animizm: cansız nesnelere canlılık özelliği
yüklemek
Tersine çevirememe.B\r işlemi tersinden
düşünemezler. Örnek; “2 kere 8 kaç eder?”, “peki
8 kere 2 kaç eder?” Cevap: “biz daha sekizleri
görmedik.”
Tek özelliğe göre sınıflama ve sıralama vardır
İlk akıl yürütme faaiiyetleri (düşünme) başlar
Korunum ilkesi kazanılmamıştır. (Korunum:
objelerin şekli, konumu değişse de miktarının,
hacminin, ağırlığının değişmeyeceği ilkesidir.)
Örnek; para deneyi. İşlemi tersine çevirebilme ile
yakından ilgilidir.
Odaklaşma: Korunum kavramıyla yakından
ilgilidir. Olay ya da nesnelerin yalnızca bir yönüne
odaklanma söz konusudur. Örnek: karşıdan
karşıya geçişlerde odaklaşma kazalara neden
olmaktadır.
Çevresindeki olay ve nesneleri çeşitli sembollerle
ifade etme
Başlangıçtaki ben merkezlilik giderek azalır
- Somut işlemler dönemi (7-11 yaş)
bağlı
- Somut düşünme (duyu organlarına
düşünme) yoluyla problem çözme vardır - Mantıksal düşünme geüşir
- Birden fazla özelliğe göre sınıflama ve sıralama
- Tersine çevirebilme kazanılmıştır.
- Ben merkezlilikten uzaklaşılır
- Korunum ilkesi kazanılmıştır
- Yaparak yaşayarak öğrenme bu dönemde daha
etkilidir
- Soyut işlemler dönemi (11 yaş ve üstü)
- Soyut düşünme başlar
- Üst düzey zihinsel düşünebilme (tümdengelim,
tümevarım, analiz, sentez, değerlendirme) - İdeal, fikir, değer ve inanç sistemi yapılanır
- Fikir dünyasıyla aktif olarak ilgilenilir, düşünceler
etkinliklere yansıtılır. - Akıl yürütme vardır
- Ergen ben merkezüliği görülür
- Olasılıklı düşünme vardır.
BRUNER’İN BİLİŞSEL GELİŞİM KURAMI
Bruner’e göre bilişsel gelişim yaşam boyu devam eder ve üç aşamada gerçekleşir;
- Eylemsel evre çocuk bu evrede nesnelerle
doğrudan etkileşimde bulunarak, yaparak,
yaşayarak öğrenir. Bisiklete binme, top oynama - İmgesel evre: bilgi, sözcükler ve kavramlar
yoluyla edinilir. Durum veya yaşantılar imgelerle
beyne aktarılır. - Sembolik evre: Hayatın tümüyle formüller ve
simgeler yoluyla kavranmasıdır. Bilim adamları,
doktorlar vb. yaygın biçimde sembolik sistemi
kullanır.
10
Gelişim Psikolojisİ
Bruner’e göre öğrenme özellikleri;
- Bilişsel gelişim birçok boyuttaki artışın ürünüdür.
- Bilişsel gelişimde bilginin çözümlenmesi,
kodlanması, işlenmesi ve depolanması sıralı bir
şekilde olur - Bilişsel gelişimde kişisel farkındalık önemli bir
aşamadır - Sosyal farkındalık bilincinin elde edilmesi
önemlidir.
VYGOTSKY’NİN BİLİŞSEL GELİŞİM KURAMI
Vygotsky, bilişsel gelişimde sosyal çevre ve kültürel yapının önemini vurgulamıştır. Ona göre tüm öğrenmelerin kaynağı sosyal çevredir. Bireyin belli bir bilişsel yeterlik kazanması içinde bulunduğu kültüre bağlıdır. Öğrenme bir bakıma kültürlemedir. Yani topluma ait düşünce ve inanç özelliklerinin çocuğa aktarılmasıdır. Bu işlemin yapılmasmda dil önemli bir olgudur. İşbirliği, yardımseverlik gibi toplumsal özellikler kültürleme yoluyla edinilir. Bilişsel geiişimde bireysel farklılıklar göz önünde bulundurulmalıdır.
- Zihinsei gelişim bağlamında “kritik dönem” nasıl açıklanır? (2001 KPSS-2)
- Cinsiyet ayrımının yapıldığı dönem
- Soyut düşünmenin en üst düzeye ulaştığı
dönem - Çocuk kimliğinden yetişkin kimliğine geçilen
dönem - Öğrenme üzerinde çevresel uyarıcıların en çok
etkili olduğu dönem - E) Bireyin kendini işe yaramaz hissettiği dönem
- Somut işlemler dönemindeki bir çocuğa eşit miktarda su doldurulmuş aynı büyüklükte iki bardak gösterilmiş ve hangisinde daha fazla su olduğu sorulmuştur. Çocuktan “İkisinde de aym” yanıtı alındıktan sonra, onun gözü önünde, bardaklardan birindeki su üç bardağa paylaştırılmıştır.
Bu çocuğun “Bu üç bardakta mı yoksa diğer bardakta mı daha çok su var?” sorusuna aşağıdaki yanıtlardan hangisini vermesi beklenir? (2001 KPSS-5)
- “İkisinde de aynf’der, çünkü nesnelerin
devamlılığı kavramını kazanmıştır - “Küplerdeki kil çok” der çünkü sayı boyutunda
bağımlılık vardır - “İkisinde de aynı” der, çünkü miktar konumunu
kazanmıştır. - D) “Küplerdeki kil çok” der, çünkü görelilik ilkesi
henüz öğrenmemiştir. - E) “Toptaki kil çok” der, çünkü dönüştürme işlemini
henüz başaramaz
- Piaget’ye göre, somut işlemler dönemi 7-11 yaş,
soyut işlemler dönemi ise 12 yaş ve sonrasını
kapsamaktadır.
Buna göre, aşağıdaki öğretmen davranışlarından hangisi, ilköğretim üçüncü sınıf düzeyine uygun degildir? (2001 KPSS-6)
- Dünyanın, ekseni etrafında döndüğünü
öğretmek için, içinden şiş geçirilmiş portakaldan - Paraları tanırken, kullanılmakta olan metal ve
kağıt paralarla nelerin satın alınabileceğini
göstermek. - Mikropların dokunmakla nasıl bulaştığını
göstermek için, eline tebeşir tozu sürüp
öğrencilerle tokalaşmak - Caddede karşıdan karşıya güvenli geçişi
öğretmek için, bu eylemi drama ile canlandırmak - E) Uzay yolculuğunu anlatmak için, öğrencilerden,
kendilerini sınıf yerine bir uzay kapsülündeymiş
gibi düşünmelerini istemek - Bilişsel gelişimin son aşaması Piaget’ye göre
hangi dönemde tamamlanır? (2002 KPSS-74) - Üniversiteye giriş yılları
- yaşın sonu
- Okula başlama yılları
- Ergenliğin sonu yetişkinliğin ilk yılları
- E) Yaşlılık dönemi
- Bir çocuk Sıra üzerindeki topların yerleri
değiştiril- diğinde top sayısının değiştiğini
düşünüyorsa, Piaget’e göre bu çocuk hangi
bilişsel gelişim evresindedir? (2004 KPSS-5) - Didaktik evre
- Somut işlemler evresi
- Duyusal devinim evresi
- Soyut işlemler evresi
- E) İşlem Öncesi evre
- 1,5 yaşındaki Ebru’nun yatağının yanında bir müzik
kutusu bulunmaktadır. Müzik kutusu yatağın
yanından alınıp başka bir yere bırakılınca Ebru
müzik kutusunun var olmaya devam ettiğini
anlamaktadır.
Bu durum, Piaget’in bilişsel getişim kuramında yeralan aşağıdaki kavramlardan hangisine bir örnektir? (2004 KPSS-6)
- Geriye dönebilirlik
- Nesne sürekliliği
- Korunum
- Dönüşebilirlik
- E) Çoklu sınıflama
Gelişim Psikolojisl
11
- Ali ergenlik dönemini yaşamaktadır Başkalarının kendisini anlamadığım yaşadıklarının yalnızca kendisinin başına geldiğini düşünmektedir.
Bu durum aşağıdakilerden hangisine örnektir? (2004 KPSS-10)
- Benmerkezci düşünce
- Algının seçiciliği
- Birleştirmeci (kombinasyonel) düşünce
- Empatik düşünce
- E) Tümevarıma düşünce
30.
Yedi aylık bir bebek annesi ile oyun oynarken, annesi bebeğin oyuncağı arkasına sakladığında, bebek hemen dikkatini başka tarafa vermektedir. Ancak dokuz aylık olduğunda, annesi oyuncağı arkasına sakladığında, bebek annesinin arkasına doğru emeklemeye başlamaktadır.
Aşağıdakilerden hangisi bebekteki bu davranış değişiminin nedenidir? (2003 KPSS-85)
- Soyut işlemsel dönemde bulunması
- Ben merkezci düşünce biçiminin etkili olması
- Somut işlemsel dönemde olması
- Kendini çevresindeki nesnelerden ayırt
edememesi - E) Nesne devamlılığını kazanmamış olması
- Aşağıdakilerden hangisi Piaget’nin bilişsel gelişim kuramı ite ilgili olarak doğru bir açıklamadır? (2003 KPSS-83)
- Benmerkezci düşünce
- Algının seçiciliği
- Birleştirmeci (kombinasyonel) düşünce
- Empatik düşünce
- E) Tümevarıma düşünce
31.
Bir anne çocuğuna tabakta bir dilim kek verir ve çocuğunun yemesini kolaylaştırmak için keki bölmeye başlar. Çocuğa “keki üçe mi böleyim, beşe mi böleyim?” diye sorar. Çocuk da “çok açım beşe bölersen kek daha çok olur üçe bölme beşe böl, çok kek yemek istiyorum” der.
Bu biçimde yanıt veren çocuk hangi bilişsel gelişim aşamasındadır? (2003 KPSS-86)
- Duyusal motor dönem
- Özümseme (asimilasyon) yapamadığı dönem
- Ben merkezci düşündüğü bir dönem
- Miktar korunumunun kazanılmadığı bir dönem
- E) Soyut işlemsel dönem
- Dört yaşındaki bir çocuk babaannesi ile telefonda konu- şurken, yeni ayakkabılarını göstererek “babaanne bak ayakkabılarım ne güzel” der.
Aşağıdakilerden hangisi çocuğun, ayakkabıları ken- disi gördüğü için babaannesinin de gördüğünü san- masının nedenidir? (2003 KPSS-84)
- Soyut işlemsel dönemde bulunması
- Ben merkezci düşünce biçiminin etkili olması
- Somut işlemsel dönemde olması
- Kendinı çevresindeki nesnelerden ayırt
edememesi - E) Nesne devamlılığını kazanmamış olması
- İlköğretim beşinci sınıftaki Ayşe ile onun beş yaşındaki kardeşi Ahmet’in bilişsel gelişim dönemleri aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir? (2002 KPSS-69)
| Ahmetişlem öncesisomut işlemler işlem öncesi duyusal motor duyusal motor |
Ayşe
- Somut işlemler
- Soyut işlemler
- Soyut işlemler
- Somut işlemler
- E) İşlem öncesi
12
Gelişim Psikolojisİ
DİL GELİŞİMI
Eğitim öğretimde iletişimin sağlıklı ve etkili bir biçimde gerçekleşebilmesi için dil gelişimi çok önemlidir. Dil gelişimi bilşsel gelişimle paralellik gösterir. Dil aynı zamanda psikomotor bir davranıştır. Çünkü duygu ve düşünceler ses organları kullanılarak ifade edilir. Beden dilini kullanma bir tür dil kullanımıdır. Bebekte sesli iletişim ağlama ile başlar.
Dil, algı, öğrenme, akıl yürütme ile ilgilidir. Dil, bir tür toplumsal semboller bütünü olup, düşünceler arasındaki ilişki bu semboller aracılığıyla gerçekleşir.
- Dünyada bütün kültürlerde çocuklar ilk yıldaki
tüm sesleri ortak üretirler. - Dünyadaki bütün çocuklar konuşmayı
yaklaşık 2-4 yaşları arasında öğrenirler. - Ana dilini ilk 10 yılda öğrenemeyen çocuklar
ya zor öğreniyor ya da hiç öğrenemiyor. - Bir dilin temel sesleri o dilin fonemidir.
• - İşitme engeli olan çocuklar özel eğitim
almazsa toplumsal yalnızlığa itilir. - İki dili birlikte öğrenen çocuklar birlikte
oldukları akranlarının dilini onlar kadar kolay
ve doğru kullanamazlar. Bu onları yalnızlığa - Bebeksi konuşma bireyin yalnızlığa itilmesine
yol açar. - Otoriter ve az konuşulan ev ortamları dilin
gelişimini olumsuz etkiler. - Çocuğun konuşmasındaki en önemli gelişme
okula başlamasıyla gerçekleşir. Yanlışlar
düzeltilir. En önemli özelliği de bütün
çocuklara eşit bir ortam sağlanmasıdır. Farkh
çevrelerden gelen çocuklar burada gelişme
imkanı bulur. - Okul, TV, okuma sözcük dağarcığını geliştirir.
Dil gelişimi ile ilgili kuramlar 3 grupta toplanabilir;
- Davranışçı Yaklaşım
- Sosyal Öğrenem Yaklaşımı
- Psiko-linguistik Kuram
Davranışçı Yaklaşım Dilin pekiştirmeler yoluyla kazanıldığını savunmaktadır. Bebekler sesleri tekrar ederken gündelik dildeki kelimelere benzer sesler çıkardıklarında çevresi tarafından pekiştirilirler. Pekiştirilen sesler sık tekrar edilir. Böylece dil gelişmeye devam eder.
Sosyal Öğrenme Yaklaşımı Bu yaklaşıma göre dil, ana babanın model olması, çocuğun taklit etmesi ve düzeltici geribildirim vermesi biçiminde gelişir.
Psiko-linguistik Kuram (Chomsky) Davranışçı ve sosyal öğrenme kuramlarına eleştiri getirmiştir. Onlara
göre önemli olan çevredir. Çevre çocuğun dili öğrenip
öğrenemeyeceğini değil, hangi dili öğreneceğini
belirler.
Bu kurama göre çocuklar doğuştan dil öğrenme
donanımıyla dünyaya gelirler. Biyolojik yaklaşımdır.
Normal gelişen her çocuk dil öğrenir. Her birey
doğuştan bir ‘Dil Kazanma Mekanizmasına” sahiptir.
Dil kazanma mekanizması, çocuğun çevresinde konuşulan dili içselleştirmesini, kurallarını anlamasını ve daha sonra gramer kurallarına uygun olarak konuşmasını sağlar.
Bilişsel yaklaşım: dil öğrenmenin bilişsel gelişime dayalı olduğu görüşündedirler. Birey anlamları geliştirdikçe sembolleri daha kolay öğrenmekte ve uzun süre hatırlayabilmektedir.
DİL GELİŞİM AŞAMALARI
- Agulama-Babıldama Dönemi (0-6 Ay)
- İlk bir ay sadece ağlarlar
- Bebek çeşitli sesler çıkarır
- İhtiyaçları için ağlar
- Sesleri bilinçsizce çıkarır, refleksiftir
- Ağlayarak sosyal iletişim kurarlar
- Heceleme Dönemi (6-12 Aylar)
- Sesleri kendi kendilerine tekrarlar
- Konuşma organları olgunlaşmıştır
- Heceler çıkarılmaya başlar
- Örnek: ba-ba, ma-ma gibi
- En geç bu dönemin sonuna kadar annesinin sesini
tanımaya başlarlar
- Tek sözcük Dönemi (12-18 Aylar)
- Konuşmanın başlangıcı sayılır
- Konuşmada kritik dönemdir
- Tek sözcükle çok şeyler anlatılmaya çalışılır
- Morgem: Tek sözcükle çok şeyin anlatılmasına
verilen isimdir.
- Telgrafik Konuşma Dönemi
(18-24 Aylar)
- Sözcüklerin birleştirilme dönemidir
- Kullanılan kelime sayısı artar
- İki kelime peş peşe söylenerek anlamlı cümle kurulur
- Kelimeler arasında bağlaç kullanılmadan sözcüklerin
kullanılma biçimidir. - Örnek: Anne su
- İlk Gramer Süreci (24-60 Aylar)
- Cümleler ve gramer kuralları hızla öğrenilir
- Kelime haznesi genişler
- Kurallı ve grameri uygun cümleler gelişir.
Gelişim Psikolojisİ
13
Dil gelişimi ile ilgili notlar;
- Yabancı araştırmalar, ilköğretim Sınıfta 20-24 bin
kelime, 5. sınıfa doğru bu sayının 50 bine çıktığını
belirtmektedir. - 6 yaş çocuğunun dil bilgisi yönünden kısa tümceleri
doğru kurabilme yeteneğini kazandığı yaştır. 6- 10
yaşları arası tümceler gittikçe uzun olmaya başlar. - Çocuğun konuşmasının içeriği onun yalnızca zekası
ile değil aynı zamanda toplumsallaşmışfık düzeyi ile
de ilgilidir. - Dil gelişimi aile, çevre, sosyo-ekonomik faktörlerden
- Kız çocuklar erkeklere göre erken konuşmaya
başlarlar - Oyun dil gelişimini olum etkiler
- Yetişkinler dil gelişiminde olumlu örnek olmalıdırlar
- Konuşmayı öğrenme döneminde birden fazla dil
kullanılmamalıdır. - Çocuklarla bebeksi değil normal konuşulmalıdır.
Çocukların konuşmalarını geliştirmeleri için fırsatlar
oluşturulmalıdır.
Bir çocuk annesinden su isterken “Anne su” diyor.
- Dil gelişimi açısından çocuğun bu sözü aşağıda-kiierden hangisine örnektir? (2001 KPSS-7)
- Duyu organlarıyla alınan bilgıyi nesnelerin
zihinsel tasarımlarına dönüştürme (kavram
getişimi) - Özne, yüklem, bağlaç, ek vb Öğelerin
bazılarını kullanmadan konuşma (telgrafik
konuşma) - ilişkilı olan ve olmayan bütün
durumlara uygulama eğilimi (aşırı kurallaştırma) - Kuralları yalnızca öğrenilen örnekle sınırlı
olarak kullanma eğilimi (eksik kurallaştırma) - E) Yeni sözcük üretebilmek için bekleme eğitimi
(alıcı dil)
AHLAK GELİŞİMİ
Ahlak Haklılık arayışıdır. Toplumsal kurallara uyma sürecidir.
Çocukların Ahlak gelişimlerini anlamada kuralları nasıl yorumladıkları önemlidir. Piaget ve Kohlberg Ahlak gelişimini incelemişlerdir. Bu bölümde onların görüşlerine yer verilecektir.
Piaget’nin Ahlak Gelişim Kuramı
Ahlak gelişiminin bilişsel gelişimle paralel seyrettiğini
belirtmiştir.
Ahlak gelişimi ile ilgili olarak çocukların oyunlarını
gözlemiştir. Ahlak gelişiminin temel olarak iki dönemde
incelendiğini belirtmiştir. Bunlar
- Dışsal Kurallara Bağlılık Dönemi (6-12 Yaş)
- Çocuk kuralların değişmezliğine inanır
- Kurallara uymayanın cezalandırılması gerektiğini
düşünür. Kurallara uymayanlara ceza otomatik
olarak verilmelidir. - Otoriteye kayıtsız uyma söz konusudur
- Davranışın gerisindeki neden dikkate alınmaz
- Davranışın temelinde ödüle ulaşmak veya cezadan
kaçmak yatar - 2 yaşın altında kural kavramı yoktur. Henüz
gelişmemiştir. - Okul öncesi dönemde kural kavrarm olmadığından
ahlak da yoktur.
- Özerklik Dönemi (12 yaş ve üstü)
- Çocuğun diğer çocuklarla giderek artan ilişkileri ve
kuralların değişebilirliği düşüncesi gelişir - Kurallar insanlar tarafından oluşturulur. Gerektiğinde
değişebilir. - Davranışın iyi ya da kötü olması, altında yatan
nedene bağlıdır.
Kohlberg’in Ahlak Gelişim Kuramı
Ahlaki ikilemleri kapsayan hikayelere çocukların verdikleri tepkilere bakarak kuramını geliştirmiştir. Bu örneklere verilen cevaplar doğrultusunda 6 yargı aşaması oluşturmuştur.
Üç ana düzeyden oluşur. Her düzey kendi içinde iki dönemden oluşmuştur.
- Gelenek Öncesi Düzey (0-9 Yaş)
Dışa bağımlı dönemdir. İyi kötü, doğru yanhş kavramları kültürel kural ve değerlere açıktır. Geri kalmış ülke insanlarının bu dönemde olduğu iddia
14
Gelişim Psikolojisİ
edilmektedir. Piaget’nin dışsal kurallara bağlılık dönemi ile aynı paraleldedir.
- Evre. İtaat ve Ceza Yönelimi
- Otoriteye mutlak uyum
- Yapılan davranışın fiziksel sonucu önemli
- Cezadan korktuğu için kurallara uyar
- Otorite yoksa yasak davranışı yapabilir
- Örnek: Kırmızı ışıkta geçme
- Üç tabak kıran çocuk mu yoksa 10 tabak kıran mı
çok suçludur? Diye sorulduğunda “10 tabak kıran
daha suçludur” cevabı verilir.
- Evre Saf Çıkarcı Eğilim
- Önemli olan kendi istek ve ihtiyaçlarıdır
- İhtiyacı karşılayan, ödül getiren davranışlar
doğrudur - Çıkarcılık egemendir
- “Sen bana yardım et, bende sana yardım edeyim”
anlayışı egemendir. Karşılıklı ilişkilerde sürekli
kendini düşünür - “Sen benim sırtımı kaşı, ben de seninkini ” anlayışı
- Geleneksel Düzey (9-15 yaş)
Başkaları dikkate alınır. Aile arkadaş grubu yada çevrenin beklentileri kendi başına değer taşır. Seçilen referans grup çocuk için bir model oluştur. Model grubun doğruları çocuk için de doğrudur.
- Evre İyi Çocuk Eğilimi (Kişiler arası uyum)
- İyi davranış, başkalarını memnun eden, onlara
yardımcı olan yada onlar tarafından takdir edilen
davranıştır - Güven, sadakat, saygı, karşılıklı ilişkilerin
devamhlığı ve minnettarlık önemlidir - Başkalarının görüşü önemli
- Çevresinden onay almak ve takdir edilmek ister
- Temel güdü grup tarafından kabul edilmektir
- Somut işlemler dönemidir.
- Başkalarını mutlu etmek önemlidir
- Evre Kanun ve Düzen Eğilimi
Temel güdü toplumsal düzen korunmalıdır
- Başkalarını memnun edecek davranışlarda
bulunmak değil, yerleşmiş kurallar ve sosyal
düzeni korumaktır. - Kurulu sosyal düzen eleştirilmeden kabul edilir.
- Kurallar varsa herkes uymak zorundadır
- Kanuna ve düzene uyma eğilimi baskındır
- Kurallar sorgulanmaz
- Birçok yetişkin bu dönemde kalır
- Gelenek Ötesi Düzey (İnsan hakları, evrensel değerler 15 yaş ve üstü)
Bu Düzeyde geçerliği ve uygulanırlığı olan ahlaki değerleri ve ilkeleri, bunları ortaya koyan grup yada kişilerin yetkilerinden ve kişinin bu gruplarla özdeşleşmesinden bağımsız olarak tanımlama çabası görülür. İlk düzeyde otorite kişinin tamamen dışındadır. Bu düzeyde olan bireyler piaget’nin zihinsel gelişim düzeyinde soyut işlemler düzeyindedirler. Çünkü soyut düşünce, göreceli anlayış ve yordama özellikleri vardır.
- Evre Sosyal Anlaşmalara ve Yasalara Uyma
Eğilimi
- Bu devrede doğru davranış, insan hakları ve toplum
yararı gözetilerek toplum tarafından incelenip kabul
edilmiş ilkelere uygun davranıştır. - Bireyin fıkir ve değerlerinde farklılıklar gösterdiği bu
devrede, görüş birliğine varma teknikleri önemsenir. - Ancak doğru ve yanlışın kişisel değer sorunu olduğu
da kabul edilir. - Yasal görüş kabul edilmekle birlikte, topluma daha
fazla yarar sağlayabilmek için yasalann
değişebileceğine inanır. - Yasalar toplum yararına olarak çoğunluk tarafmdan
konulmalıdır - Kurallar toplum yararına değiştirilebilmelidir
- Yetişkinlerin % 25den azı bu dönemdedir
- Evre Evrensel Ahlak İlkeleri
- Bu en yüksek devrede doğru ve yanlış, sosyal
düzenin yasa ve kurallarıyla değil, kişinin kendi
vicdanıyla ve kendi geliştirdiği ahlak ilkeleriyle
tanımlanır. - Bu ilkeler somut ahlak kuralları olmayıp genel soyut
- Bunlar, evrensel adalet ilkelerini, insan haklarını ve
insana saygıyı içerebilirler. - Tüm insanlar eşittir düşüncesi hakimdir
- İnsan hakları evrensel değerleri temel ölçüttür.
- Hak, adalet, özgürlük kavramları çerçevesinde doğru
ve yanlışı bireyler belirler - Ahlak ilkelerini kendisi seçip oluşturur
Kohlberg’e göre yetişkinlerin çoğu geleneksel
düzeydedir. Gelenek sonrası düzeye çok az sayıda kişi
ulaşır.
Kohlberg ahlak dönemlerini saptayabilmek için deneklerine hikayeler vererek, her hikaye hakkında çeşitli sorular sormuştur. Bu hikayelerden bir örnek verirsek
“Hans adlı bir adamın karısı az rastlanan bir kanser tütünden ölmek üzeredir. Doktoriar bir ilacın onu
| 15 |
Gelişim Psikolojisİ
Aşağıdakilerden hangisi bu üç kardeşin tepkileri arasındaki farklılığın nedenidir? (2003 KPSS-87)
|
kurtarabileceğini söylerler. Bu ilaç aynı şehirde oturan bir eczacınm keşfettiği bir çeşit radyumdur. Bu ilaç pahalıya mal olmuştur, fakat eczacı ilacı maliyetinden de 10 misli fazlaya satmaktadır. Radyuma 200 dolar verdiği halde ilacın küçük bir miktarı için 2000 dolar istemektedir. Hans tanıdığı herkesten borç alarak ancak 1000 dolar toplayabilir. Eczacıya karısının ölmek üzere olduğunu söyler, ondan ilacı ya daha ucuza vermesini ya da paranın yarısını sonra almayı kabul etmesini ister. Fakat eczacı ‘Hayır ilacı ben keşfettim, ondan para kazanacağım’ diyerek Hans’ın isteğini kabul etmez. Bunun üzerine çaresiz kalan Hans eczaneye girip karısı için ilacı çalar. Hans suçlu mudur ?, suçluysa neden suçludur?, Suçsuzsa neden suçsuzdur?”
Bu soruya şu cevaplar verilebilir:
- Hans suçludur. Polisler onu yakalar ve
cezalandırır. Gelenek Öncesi Evre - Hans suçsuzdur. Karısı için böyle yapmıştır. İnsan
karısı (kocası) için böyle davranmalıdır. Karısı da
onun için böyle yapardı. Gelenek Öncesi Evre - Hans suçludur. Toplumdaki insanlar onu
ayıplartar. Geleneksel Evre - Hans suçludur. Kanunlara aykırı davranmıştır.
Kanuniar toplumsal düzeni sağlamaya yarar. Hans
toplumsal düzenî bozmuştur. Geleneksel Evre - Hans suçludur. İnsanlar toplum içinde birbirlerinin
özel eşyalarına saygı göstermek zorundadır.
Gelenek ötesi Evre - Hans suçsuzdur. İnsan hayatı her şeyden
önemlidir. Bir insanın hayatı söz konusu
olduğunda hırsızlık yapılabilir.
- Kohlberg’in anlak gelişim kuramının hangi evresinde “sebebi ne olursa olsun savaş her koşulda yanlıştır.
İnsanlara hiçbir şekilde yarar sağlamaz, anlaşmalarla sorunlar çözülmelidir.” düşüncesi yerahr?(2002KPSS-75)
- Kanun ve düzen eğilimi
- Evrensel Halek ilkeleri
- Geleneksel ahlaki değerler
- Saf çıkarıcı eğilim
- E) iyi çocuk eğilimi
16
Gelişim Psikolojisİ
KİŞİLİK GELİŞİM KURAMLARI Kişilik: bireyi başkalarından ayıran doğuştan getirdiği veya sonradan kazanılan özellikler bütünüdür. Duygularımız, yeteneklerimiz, huyumuz, değerlerimiz, inançlarımız, tutumlarımız, görüşlerimiz gibi bütün özelliklerimiz kişiliğimizi oluşturur. Kişiliğin tüm belirtileri dışarıdan gözlenemez. Çoğu bireyin iç dünyası ile ilgilidir. Kişilik;
- Bireyi diğer insanlardan yıran noktalardır
- Davranışların tutarlı ve devamlı olan
kısımlarıdır - Gelişimsel özellik göstermekle birlikte kalıcı
özelliklerdir.
Benlik: Bireyin gelişimsel özellikleriyle kendini algılaması ve değerlendirmesidir. Bireyin kendi kimliğinin farkında olmasıdır.
Özgüven: Bireyin kendine yönelik olumlu yargılarının örüntüsüdür. Güven, sevgi ve olumlu yargılarla ilgilidir. Özsaygı (Benlik saygısı): Bireyin kendi fiziksel ve zihinsel özelliklerine yönelik değer atfetmesidir.
Kişilik Kuramları
- Bio-fızyolojik yaklaşım: Hormonal süreçler
ve beden şekli kişiliği etkiler - Treyt kuramları: Durum kuramlarıdır.
Davranış kalıplarının genel adına treyt denir.
Kişiliğin ölçülmesi uygun treydin seçilmesine
bağlıdır. - Sosyal etkileşim kuramları: kişilik, toplumsal
etkileşim süreçlerinde gerçekleşen üç tür
öğrenme stilinden oluşur. Bunlar; klasik,
edimsel, model alma - Fenomenolojik yaklaşım: Bireyin öznel
algıları üzerinde yoğunlaşır. Birey, kendini,
dünyayı ve olayları yorumlama biçimi kişiliğin
temelini oluşturur. - Psikanalitik kuram: freud’un topografık,
yapısal, psikoseksüel kişilik kuramı olarak üç
kuramdan oluşur. - Psikososyal gelişim kuramı: Erikson
tarafından kişiliğin gelişimi ömür boyu ele
alınır. Ergenlik dönemine kadar olan gelişim
freud’un psikoseksüel gelişim kuramı ile
aynıdır. Erikson’un kuramında kişiliğin
gelişiminde toplumsal faktörlerin rolü ve
kişiliğin şekillenmesinde bireyin içinde
yaşadığı kültürün etkisi önemlidir.
Kişilik gelişim kuramları olarak Freud’un Psikoseksüel kuramı ve Erikson’un Psiko sosyal Kuramı ele alınarak incelenecektir.
PSIKANALITIK KURAM
Freud tarafından geliştirilmiştir. Topografik, yapısal ve psiko-seksüel kuramları vardır.
- Topografik kişilik kuramı (bilinç sınıflaması)
- Bilinç: farkında olduğumuz yaşantıların
bulunduğu yerdir - Bilinçaltı: (bilinç öncesi) Bilincinde olmadığımız,
biraz zorlayınca bilince çıkardığımız bölgedir. - Bilinç dışı: Bilincin dışında olan ve özel
tekniklerle bilince çıkartılan yerdir. Freud’a göre
burada kişiliğin büyük bir kısmı bulunur. Arzu,
duygu, dürtü, yasaklanmış istek, duygu,
düşünceler burada barınır.
- Yapısal kişilik kuramı (kişilik yapısı)
İD : İlkel benlik olarak bilinir. Kişiliğin en ilkel boyutudur. Temel biyolojik itkilerden oluştuğu için kişiliğin en erken gelişen bölümüdür. Dolayısıyla id kişiliğin temel sistemidir. Haz ilkesine göre çalışır ve biyolojik gereksinimlerin derhal giderilmesini gerektirir. Doyuma hemen ulaşma isteği taşır.
Ego: id den sonra gelişen ve gerçeklik ilkesine göre çalışan kişilik boyutudur. İD den kaynaklanan ve hemen doyuma ulaşmayı itkileri toplumsal değerlere uyumlu hale getirmek egonun görevidir. Kişinin sosyal boyutunu oluşturur.
Süper Ego: Toplum tarafından hoş karşılanmayan ve ego tarafından ketlenmeyen İD itkilerini saygın toplumsal amaçlara yönelterek, doyuma ulaşmasını sağlar
Süper egonun görevleri:
- İD kabul edilemeyecek isteklerini bastırmak
- EGO yu törel amaçlara yönlendirmek
- Kusursuz olmaya çalışmak
Misafirliği giden bir insan aç ise İD ile hareket ettiğinde açlığını bir an önce gidermek ister. Onun için önemli olan açlığın giderilmesi doyurulmasıdır. Kimseye sormadan bulduklarını yiyebilir. Süper ego ise, bunu yapmamasjnı bu davranışın kesinlikle yanlış olduğunu söyler ve bastırmaya çalışır. Ancak EGO bunun nasıl yapılacağını düzenler yani ilkel yöntemlerle değil toplumsal kurallara göre yapılmasını sağlayarak bireyin ev sahibinden uygun bir dille aç olduğunu belirtmesini ister.
Gelişim Psikolojisİ
17
- Psiko Seksüel Gelişim Kuramı
Freud’un insanın gelişimi ile ilgili iki önemli görüşü vardır;
- çocukluğun ilk yılları (0-6 yaş) kişiliğin
oluşumunda çok önemlidir. - Kişilik gelişimi psiko-seksüel evreleri içerir.
Bireyin erken dönemdeki yaşantıları bilinirse
davranışların nedenleri anlaşılabilir. Gelişimsel süreç
beş evrede incelenmiştir. Oral, anal, fallik, gizil, genital.
Her evre başedilmesi gereken bir gereksinimi ortaya
koyar. Bu gereksinimlerin karşılanıp karşılanmaması
çocuğun ilerideki davranışlarını, duygularını, insanlarla
ilişkilerini etkileyecektir. Cinselliğin üzerinde önemle
durmuştur. Evreden diğerine geçiş evredeki ihtiyaç
giderilmese bite tamamlanır. Bu konuda piaget’den
farklı düşünür. Piaget’e göre bir evre tamamen bittikten
sonra diğer bir evre başlamaktadır. Ortak noktalan ise
evrelerin bir sırayı takip ettiğidir.
Freud ‘a göre her evre başarı ile atlatılmalıdır. Bir
sonraki evrenin başanlı olması bir önceki evrenin
başarılı geçirilmesinde büyük etkendir. Kişilik
bozuklukları bu evrelerin başarı ile
tamamlanmamasından kaynaklamr.
Oral Dönem: 0-1 yaş Doğumdan sonraki ilk bir yılı kapsar. Ağız, dil ve dudaklar bebeğin temel haz alma bölgeleridir. Bu dönemdeki en önemli uyarıcı faaliyet beslenmedir. Çocuk bu dönemde ağız yoluyla haz alma söz konusudur. Bu nedenle çocuk her şeyi ağzına götürür. Anne memesi çocuğun çevre ile ifetişim kurduğu başhca nesnedir. Ağıza almak ve ısırmak sonradan gelişecek karakter özelliklerine ilk örnek olurlar. Bu dönemde ihtiyaçlarm gereğince doyurulmaması veya aşırı doyurulması çocuğun bu döneme bağımlı kalmasına neden olur.
Anal dönem: 1-3 yaş çocuğun tuvalet eğitimini öğrendiği dönemdir. Bebeğin temel haz alma bölgesi dışkılama bölgesidir. Bu dönemdeki en önemli faaliyet tuvalet eğitimidir. Bu eğitim sırasında annenin tutumu ileriki yıllarda çocuğun karakter yapısını belirlernektedir. Tuvalet eğitimin barışçı yollardan tamamlanmaması durumu (çocuğu hazır olmadığı halede zorlamak veya cezalandırmak) çocukta iki tür tepkiden birinin gelişmesine neden olur. Çocuk hazır olmadığı bir takım şeyleri kendisinden bekleyen anneye öfke duyar. Bu öfkeyi sık sık dışkı yaparak dile getirir ve böylece anneyi protesto eder. Tepkici bir karakter yapısının oluşmasına neden olur. Çocuk annenin gereksiz ve zamansız baskıları sonucu cezalandırılmamak ve annenin onayını kaybetmemek için çözümü dışkıyı yapmamakta bulur. Buda tutucu bir karakter yapısının gelişmesine neden olur.
Fallik Dönem: 3-7 yaş arası dönemdir. Temel haz kaynağı cinsel organlardır. Erkek çocuğun cinsel
organı vücudun en önemli parçasıdır. Genital uyarımdan haz almaktadır. Kız çocukları neden aynı organa sahip olmadıklarını merak ederler. Dönemin sonlarına doğru çocuklar kendi cinsiyetindeki ebeveynleri ile özdeşim kurarak cinsiyet rollerini kazanmaya başlarlar. Bu dönem cinsel bölgelerin uyarılmasından heyecan duyma ve cinselliğe aşırı ilgi biçiminde belirir 3 yaşından itibaren erkek çocuk kendisini babaya benzetir. Karşı cinsten ebeveyne ilgi gösterir. Erkek çocuklarda bu ilgiye oedipos karmaşası, kızlarda ise elektra karmaşası denir. Uyumlu anne baba çocuk ilişkisi var ise bu dönem hiçbir iz bırakmadan ve kalıntıları yetişkin yaşama aktarılmadan atlatılır.
Latent (Gizil) Dönem 7-11 yaş: bu dönemdeki çocuklar zamanlarının büyük bir kısmını okulda geçirdiklerinden psişik enerjileri ders ve spor gibi geleneksel faaliyetlere yönelir. Cinsel ihtiyaçlar açısından sessiz ve sakin bir dönemdir. Cinsel dürtüler durgunlaşmış denetim altına alınmıştır. Çocuk okul çağındadır.çocuklar hem cinsleri ile oyun oynamayı tercih ederler. Böylece erkek ve kadın biçimdeki toplumsal rollere hazırlık başlar. Sağlıklı biçimlerde geçirilemeyen gizil dönemde çocuk içsel dürtülerini denetimini sağlayamaz ve enerjisini öğrenme ve beceri geliştirmeye yöneltemez. Aşırı bir denetim mekanizmasının geliştirerek obsesif (Takıntılar) karakter yapısınm yerleşmesine neden olur.
Genital Dönem: 12-Genç yetişkinlik: freud’a göre bu dönem yetişkinlik süresince devam etmektedir. Sağlıklt yaşamın amacı ‘sevmek ve çahşmaktır” Genç bu dönemde cinsel yönden olgunlaşmaya başlar artık çocuk olmaktan çıkıp çocuk sahibi olacak bir olgunluğa ulaşmaktadır. Bir önceki dönemde örtülü olan cinsel enerji artık cinsel organlar ve cinsel ilişki üzerine odaklanmıştır. Bu dönemin amacı gencin ana babasından bağımsızlaşarak aile dışındaki karşı cinsten kişilerle olgun ilişkiler kurabilmeyi öğrenmesidir.
- Freud düşüncesine göre patronundan kötü
muamele gören bir işçinin hıncını çocuklarından
ve karısından çıkarmaya çalışması,
aşağıdakilerden hangisi ile ifade edilir? (2004 KPSS-112 )
- Sublimasyon
- Yansıtma
- Bastırma
- Yer değiştirme
- E) Reddetme
SAVUNMA MEKANİZMALARI
“uyum mekanizmalan” da denilen savunma mekanizmaları, çoğunlukla doyurulmamış temel
18
Gelişim Psikolojisİ
ihtiyaçların neden olduğu iç huzursuzlukların (geriiîmin) giderilmesi amacıyla kullanılır.
Bu ihtiyaçlarımız (güdülerimiz) fızyolojik ya da toplumsal nitelikli olabilir.
İhtiyaçların doyurulamamasının iki temel nedeni olabilir.
- Engellenme
- Çatışmalar
- ENGELLENME
Herhangi bir davranışın içsel ya da çevresel bir nedenle bloke edilmesidir. Örneğin ağır hasta bir yakınınıza yetişmek için otobüs terminaline gidiyorsunuz ve bilet bulamıyorsunuz. Engellenme sonucu insanların gösterdiği en önemli tepki saldırganlıktır. Bunun dışında, öfke ve kızgınlık, çevreden kaçma, aşırı duyarlılık, aşırı bağımlılık, bencilce tutumlar, yılgınlık, bezginlik gibi davranışlar gözlenebilir.
- ÇATIŞMA
Çatışma, Organizmada birbirine ters düşen iki güdünün rekabeti durumudur. Çatışmayı üç grupta inceleyebiliriz: Bu güdüler birbirine zıt ayrı yönlere çekerek birbirleriyle savaşırlar. Örnek, kafeye arkadaşlarla buluşmaya gitmek (Eğlenme ihtiyacı) ile Kütüphaneye gidip ders çahşmak (gelişme ihtiyacı) bizi aynı anda iki ayrı yöne çekerler.
- Yanaşma-yanaşma: İki ya da daha çok olumlu
değerli amaç nesnesi yan yana bulunduğunda ve
kişi bunlardan birini seçmek zorunda kaldığında
ortaya çıkar. Ayakkabıcı dükkanında çok
beğendiğimiz iki ayakkabıdan birini seçmek
zorunda kaldığımızda yaşadığımız çatışma
türüdür. - Kaçınma-kaçınma: İki ya da daha çok olumsuz
durum ya da nesne karşısında kalmaktır (yukarı
tükürsen bıyık, aşağı tükürsen sakal)
Sevmediğimiz, istemediğimiz iki durumdan birini
seçmek durumunda kaldığımızda yaşadığımız
çatışmadır. Sınava çalışmak istemeyen öğrencinin
aynı zamanda sınıfta da kalmak istememesi
durumunda yaşadığı çatışmadır. - Yanaşma-kaçınma: Bir amaç nesnesinin hem
olumlu, hem olumsuz yanlarının bulunması
durumunda ortaya çıkar (iki sevgiiinin birlikteyken
sürekli kavga etmeleri ama ayrı kaldıklarında
birbirlerini özlemeleri).Aynı nesneye doğru hem
yanaşma hem de kaçınma isteği durumudur.
Pastayı çöVsevme ve ayhı zamanda kflo âftriaktan korkma durumunda yaşanan çatışmadır.
SAVUNMA MEKANİZMALARI
Savunma mekanizmaları, psikanalitik yaklaşıma göre ego’yu korumayı amaç edinir. Bu nedenle ego savunma mekanizmaları olarak adlandırılır.
- BASTIRMA
Bilinç altına itme olarak da isimlendirilen bastırma mekanizmasında kişi Acı, üzüntü ve kaygı veren duygu, düşünce ve yaşantıların bilinçten itilmesidir.
Bilinç altına itilen ya da bastırılan bu dürtü ve yaşantılar çeşitli şekillerde davranışlarımızı etkilemeye devam ederler. Freud’a göre hiçbir dürtü tam bir başarı ile bastırılamaz. Bunlar, düşler ya da dil sürçmelerindeki sembolik anlatımlarda olduğu gibi zaman zaman tekrar bilince çıkabilir.
Bir yaşantının bilinçli olarak örtbas edilmesine supresyon, Bir yaşantmın tamamen bilinçsiz olarak baskı alınması durumuna ise represyon denir.
Örnek, çıkarcı ve bencil olan birinin böyle davranmamayı istememesi nedeniyle unutması.
- MANTIĞA BÜRÜME (Bahane bulma)
Rasyonelleştirme
Belirli bir durumda kişi için kabul edilmesi güç ve kaygı yaratıcı olan bir açıklamayı gösterme yerine acı ve kaygı vermeyecek bir neden ya da açıklamayı ileri sürme eğilimidir.
Genellikle toplumsal baskı ve beklentilerin yarattığı çatışma durumlarında kullanılan ve mantıklı bahaneler bulma olarak adlandırılabilecek bu mekanizma kişi tarafından çoğu zaman sözlü olarak ifadelendirilir. Örneğin komşunun çocuklarının okuldaki başarısını kıskanan kadının kendi çocuklarında görmediği bu özelliğin yarattığı eksiklik duygusunu “ne de olsa herşey okumak değildir, dünyada okumaktan daha önemli şeylerde var” demesi. Aynı şekilde “kedi ulaşamadığı ciğere pis der” sözü bu mekanizmaya iyi bir örnektir.
- YADSIMA (İnkar-Denial)
Benlik için tehlikeli olarak algılanan ve bunaltı doğurabilecek bir gerçeği yok saymak, görmemek değişik derecelerde oldukça yaygın olarak kullanılan bir ilkel savunma biçimidir. Birçok özürlerimizi, utanç ya da suçluluk doğuran eski deneyimlerimizi bilinç altına
| Gelişim Psikolojisl |
itmekle kalmayız, bunları hiç yaşanmamış gibi de algılayabiliriz. Öfke, kızma en çok yadsınan duygulardır. Öfkesi belli olduğu halde kişi bunun hiç farkında olmaksızın yadsıyabilir.İstenmeyen olay ve durumları kabul etmemedir. Dersi dinlemeyen bir öğrencinin bu durumu kabul etmemesi.
- YANSITMA (Projection)
Bazı duygu, dürtü, gereksinim ya da yaşam olaylarının dışarıya aktarılıp, yansıtılıp, dışarıdaymış ya da dışarıdan kendisine yöneltiliyormuş gibi algılanmasıdır.
Yansıtma mekanizmasında kişi, kendi içinde yadsıdığı bir dürtüyü (ki bu toplumca onaylanmayan bir dürtüdür) başkalarında görür ya da başkalarının bu dürtüyü kendisinde gördüğünü sanır. İçinde öfke ve kin duyguları olan bir kişi, “bana kızıyorlar benden nefret ediyorlar” diye düşünebilir. Burada hem yadsıma (bende kızma yok), hem de yansıtma (onlarda var) düzeneği işlemektedir.
Başkalarına düşmanlık duyguları besleyen biri bu duygulann kendisinde yarattığı suçluluk duygusundan kurtulmak için karşısındaki kişileri kendisine kötülük yapmakla suçlamasıdır
- ÖDÜNLEME (Compensation)
Kişinin herhangi bir eksikliğini, yetersrzliğîni bir başka alanda başarı sağlayarak kapatması çabasıdır. Örneğin yakışıklı olmayan birinin işinde başarılı olarak yükselmesi ve böylece beğeni toplaması. Okulda başarısız olan bir çocuğun ştmanklık yaparak ilgi çekmeye çalışması.
Geçirdiği çocuk felci yüzünden sakat kalan bir kişinin yoğun çalışmaları sonucu olimpiyat yüzme şampiyonu olarak hareket yetersizliğini ödünlemiştir.
- YÜCELTME (Sublimation)
Yüceltme mekanizmasında, toplumca onaylanmayan
ilkel nitelikteki dürtü, eğilim ve istekler doğal
amaçlarından çevrilerek, toplumca beğenilen
etkinliklere dönüştürülürler.
Çocuklukta en yalın biçimiyle gözlemlenebilen yıkıcı eğilimler yetişkinlik döneminde toplum tarafından onaylanmayacağından böyle bir insan örneğin iyi bir patlayıcı madde ya da silah uzmanı olarak bu eğilimini yüceltebilir. Saldırgan olan birinin Boks sporuna başlaması.
- ÖZDEŞİM (İdentification)
Kişinin kendisine örnek aldığı bir başkasının özelliklerirıi kendi kişiliğine katması, onun gibi duyması, düşünmesi ve davranması yoluyla ulaşmak istediği amaca ulaştığını sanmasıdır.
19
Özdeşim kurulan kişinin birçok özelliğini taklit eder, sonra benimsemeye başlar. Başarısız bir öğrencinin başarılı olan bir öğrencinin tüm davranışlarını taklit etmesi. Hayatta başarısız olan birinin tuttuğu takımın başarısına aşırı sevinç tepkisi vermesi.
- YER DEĞİŞTİRME (Displacement)
Bir dürtünün ya da duygunun asıl nesnesinden başka bir nesneye yöneltilmesidir. Çatışmaya ve bunaltıya neden olabilecek ve benlikçe kabul edilmeyen bir dürtü asıl yöneleceği nesne yerine başka bir nesneye yönelerek çatışma ve bunaltı bir derece azaltılabilir ya da önlenebilir Davranışı yönlendiren dürtü ya da neden aynı kaldığı halde hedef değişebilir. Yer değiştirmedeki güdü çoğunlukla kişinin açıkça gösteremediği saldırganlıktır. (Patrona kızıp acısını evdekilerden çıkarma).Yeni doğan kardeşinin ailede tüm ilgiyi topladığını gözleyen çocuk, duyduğu kıskançlık ve husumeti, cezalandırılacağı korkusuyla doğrudan kardeşine değil, kendi oyuncaklarına yönelterek onları kırıp tahrip edebilir.
- KARŞIT TEPKİ KURMA (Reaction-Formation)
Kişi, kendi içindeki bilinçdışı dürtü ve eğilimlerin tam karşıtı tepkiler vererek de benliğini savunabilir. Örneğin, içindeki kin, nefret ve kabalık eğifimlörine karşı kişi, aşırı derecede kibar ve nazik; pislik ve kirlîlik eğilimlerine karşı anormal derecede titiz ve temiziik düşkünü olabilir. Benlikçe kabul edilmeyen birçok dürtü ve gereksinimler aşırı baskıcı, bağnaz, ahlakçı bir tutumla bastırılmaya çalışılabilir. Kardeşini kıskanan çocuğun aşırı derecede iyi bir abla ya da ağabey olmaya çalışması.
- GERİLEME (Regression)
Temel ihityaçların ve isteklerin karşılanmaması sonucu meydana gelen doyumsuzluk veya kaygı hallerinde bireyin bulunduğu durumdan daha ilkel bir olgunluk düzeyinde davranmasıdır. 4 yaşındaki bir çocuğun korkunca altını ıslatması, Bir yetişkinin kaygılandığında kekelemesi, kızarması, Bir gencin 10 yaşındaki bir çocuk gibi bağırıp çağırması ya da ağlaması
- 11. HAYAL KURMA YOLUYLA AVUNMA
İç ve dış nedenlerle ihtiyaçların ve güdülerin karşılanamadığı durumlarda hayal kurma yoluyla doyum sağlama yoluna gidilmesidir. Rüyalar ya da hayal aleminde ihtiyaçlar giderilmeye çalışır. Fakir zengin olur, çirkin güzel olur. Aşırı hayal kurma bireyin gerçek kimliğini kaybetmesine neden olabilir.
20
Gelişim Psikolojisİ
PİSKO-SOSYAL GELİŞİM KURAMI (Erikson)
Erik H.Erikson (1902-1994) bir Alman psikanalist Erikson bu şekilde insan ego gelişimini sekiz evreye aytrarak incelemiştir.
Bu dönemlerin her birinde az ya da çok içsel kriz
yaşanmaktadır.
Eğer kriz başarılı bir şekilde atlatılmışsa kişi güç
kazanarak, bir sonraki basamağa rahatça geçer.
Erikson’un basamakları, zamanla sınırlı olmayıp
gelişim süreklidir.
Kişilerde bazı sorunlar bir dönemden, başka bir döneme taşınabildiği gibi ağır stres altında da o sorunlar yeniden açığa çıkabilmektedir. Bazen de yoğun stres ile kişilerde daha önceki basamaklara geri dönüş gözlenebilir.
- Evre: Temel Güven/Güvensizlik (0-1 Yaş)
Bu dönem Freud’un oral dönem olarak adlandırdığı evredir. Doğumdan ilk 1,5 yaş dönemine dek sürer. Bu dönemdeki bebeklerde beslenme, temizlik, duygusal yakınlık ve fiziksel temas gibi temel gereksinimleri karşıianırken kendilerine ve diğer insanlara güvenmeyi öğrenir veya güvensizlik duygusu oluşur. Bu dönemde çocuk her şeyi kendi ağzı ile yaşar. Çocuk her şeyi ağzına götürerek öğrenir. İstenen ve verilen ne varsa o anda alınır. Ağız bu dönemde vücudun en duyarlı bölgesidir. Asal işlev anne memesini arayıp, bulmak, emmek ve gıda almaktır. Ana-babanın bebeğe güven verici bir şekilde besleyici yaklaşımı , çocukta ileri dönemde dış dünyaya karşı olumlu beklentiler içinde oluşun temelini atar.
- aydan itibaren dişlerin çıkışı ile birlikte ısırma dürtüsü gelişir. Daha önceki pasif dönem, aktif hale dönüşür. Isırma ile zevk almaya başlar. Bebek anne memesini ısırınca, memenin ağzından çekildiğini fark eder. Bu durumda ısırma isteğini frenlemeyi öğrenirken, çevresini de etkileyebildiğini görür. Bu sayede çevresindekilerden ayrı bir varlık olduğunu öğrenmeye başlar. Bir bebeğin çevresi ile iyi bir ilişkisinin, uyumunun varlığı istekli ve rahat bir şekilde beslenmesi, uykunun düzenliliği, rahat idrar çıkarma ve dışkılaması ile belirlidir.
Çocuğun bu dönemdeki ilk sosyal başarısı anne-baba gözü önünde olmadığında, ağlayıp, korku duymadan, kaygı ya da öfke göstermeden bu duruma dayanabilmesidir. Çocuğun çevresi ve iç dünyası her iki durumda da sabit ve düzenli olup, dış ve iç dünyası birbiri ile uyumlu ve sorunsuzdur.
Çocukta ilk benlik duygularının temeli bu dönemde atılır. Bu donemin ilerlemesi ile çocukta emekleme,
ayakta durup, yürüyebilme, dışkılama gibi aşamaları gerçekleştirme için özgüven duygusu gelişmeye başlar.
Bu dönemde umut, güven iyimserlik kazanılması gereken temel özelliklerdendir.
Bu dönemin uygun bir şekilde yaşanamaması, ebeveynlerin yokluğu ya da yanlış tutumları nedeniyle sağlıklı bir şekilde geçilememesi halinde ileri dönemde kişilerde kötümserlik, paranoid ya da sanrısal bozukluklar, ümitsizlik şeklinde tavırlar, içekapanıklık (şizoid kişilik), alkol-madde bağımlılıkları gelişebilir.
- Evre: Özerklik/Utanç ve Kuşku (1-3 Yaş)
Freud’un anal dönem olarak adlandırdığı dönemdir. Bu dönem 1-3 yaş arasını kapsamaktadır. Beslenme, tuvalete gitme, yürüme, çevreyi keşfetme ve konuşma gibi çeşitli faaliyetleri sırasında yeterlilik duygusu geliştirir veya yetenekleri hakkında kuşku duyar. Bu dönemde çocuk konuşmaya başlar, tuvaletini yapmayı öğrenir. Çocuğun kendine özgü davranışlarının farkında olduğu dönemdir. Bu dönemde yardımı reddederek tek başına etkinlikte bulunmayı isteme davranışı çok belirgindir. Anneye bağımlılık azalır, tuvalet kontrolü oluşur. Aile eğer çocuğa karşı aşırı koruyucu olmadan, yeterli özgürlük ve desteği verirse, çocukta özgüven duygusu gelişerek, çevresindekileri ve dış dünyayı kontrol edebileceği hissi gelişir. Bu olmaz, çocuk cezalandırılıp, aşırı koruyucu olunursa öfke, şüphe ve utangaçlık kendini göstermeye başlar.
Aile tarafından çok erken dönemde ya da aşırı bir baskı ile dışkı eğitimi ya da başka eğitimler uygulanacak olursa, çocuğun iç kontrolünü sağlaması yolundaki gelişimi olumsuz etkilenerek, gerileme ya da yanlış gelişimlere yol açılabilir.
Aynı şekilde aile tarafından uygulanabilen aşırı koruyucu tutumlar da çocuğun özdenetimini ya da yargılama yeteneğini zayıf bırakacağından özgür iradesinin gelişimini sekteye uğratacaktır. Bu durumda kişide ileri dönemde utanç ve şüphe gibi tutumlar baskın hale gelebilecektir.
Çocuğun etrafındakiler bu dönemde onu kendi işlerini yapıp, yere sağlam basma, yardımsız kendi ayakları üzerinde durma konusunda cesaretlendirmelidir. Bu dönemde çocuğun özgür iradesini kullanarak, seçimler yapıp, deneme -yanılma yolu ile öğrenimi engellenirse, kendi bedeni üzerinde bunları yapmaya çalışacaktır. Bu da dediğim dedik ve her şeyin detaylarına inen bir davranış yapısı oluşabilecektir.
Çocuklukta gelişen, kendisinin denetimindeki bu özerklik duygusu, ileri dönemlerde adaletli yaşamı,
Gelişim Psikolojisİ
21
SONRAKİ SAYFAYA GEÇİNİZ
[wp_ad_camp_2]
SAYFA NUMARALARINI KULLANIN
