in

Kpss Eğitim Bilimleri Ders Notları

KPSS SON TEKRAR, ÖNERİLER ve TAHMİNLERİM
KPSS SON TEKRAR, ÖNERİLER ve TAHMİNLERİM

Eğitim Bilimleri Ders Notları

Eğitim psikolojisi (gelişim+öğrenme).

  • Eğitim ortamlarını etkili biçimde düzenlemeyi
    amaçlar
  • Uygulamalı bir bilim dalıdır
  • Psikolojinin   bulgularını   eğitim   ortamlarında
    kullanır.

Eğitim psikolojisinin çalışmaları yedi temel alanı kapsamaktadır;

  1. Gelişim
  2. Öğrenme
  3. Öğretme
  4. Güdüleme
  5. Değerlendirme
  6. Kavramların gelişimi
  7. Problem çözmeyi öğrenme

Problem   çözme;   en   geniş   anlamıyla   sınamayı

(denemeyi) öğrenmedir.

Gelişim   psikolojisi,   bireylerin   hayatları   boyunca

geçirdikleri her türlü değişim ve bireyler arasmdaki

gelişimsel farklılıkları inceleyen bilimdir

Gelişim psikolojisi;

  • Öğretmene, gelişim süreçleri hakkında bilgi
    verir
  • Davranışlarda   meydana gelen değişiklikleri
    inceler
  • İnsan davranışlarındaki biyolojik değişiklikleri
    inceler
  • Tüm gelişim süreçlerini içine alır

Öğretmenler öğrencilerinin değişik yaş dönemlerinde değişim gelişim özellikleri sergilediklerini bilmeli ona göre eğitim ortamları oluşturmalıdır. Her yaş döneminin gelişim özelliği birbirinden farklıdır. Aynı zamanda aynı yaş grubundaki bireylerin gelişimlerinde de bireysel farklılıklar görülebilmektedir. Öğrencilerin okul başarılarını etkileyen birçok gelişim boyutu vardır. Eğer bir kişi, çocuklaıı yetişkinlerin küçültülmüş bir modeli olarak görüyorsa gelişim psikolojisi hakkında çok az bilgisinin olduğu ileri sürülebilir.

GELİŞİMLE İLGİLİ TEMEL KAVRAMLAR

Büyüme

Vücudun boy, kilo ve hacim olarak artmasıdır.

Gelişme

Bireyin büyüme, olgunlaşma ve öğrenmenin etkileşimi ile sürekli ilerleme kaydeden değişmesidir.

Olgunlaşma

Vücut organlarının kendilerinden beklenen fonksiyonu yerine getirebilecek düzeye gelmesi için, öğrenme

yaşantılarından bağımsız olarak, kalıtımın etkisiyle geçirdiği biyolojik bir değişmedir. Öğrenme olmaksızın kalıtsal olarak belirlenmiş büyüme örüntüsüne göre doğal olarak gelişme demektir. En güzel örneği; döllenmiş yumurtanın ana rahminde dokuz ay on gün gibi sabit bir sürede düzenli bir sıra izleyerek gelişmesi ve fetüsün doğuma hazır hale gelmesidir.

  1. Gelişimsel açıdan “olgunlaşma” hangi anlama
    gelmektedir? (2001 KPSS-3)
  2. Toplumsal   olayların   önyargısız   biçimde   ele
    alınma becerisinin kazanılması
  3. Kişiliğin gelişmesi ve zenginleşmesi
  4. Ergenlik   döneminde   hızlı   fiziksel   büyümenin
    gözlenmesi
  5. Toplum   tarafından   kabul   gören   davranışların
    öğrenilmesi
  6. E) Bedensel     büyüme     ve   gelişmenin   gerekli
    davranış değişiklikleriyle tamamlanması
  7. Bir anne bebeğine dokuz aylıktan itibaren tuvalet
    eğitimi   vermeye   başlamış   ve   onu   lazımlığa
    alıştırmaya   çalışmıştır.   Ancak   bebek   bir   buçuk
    yaşında lazımlığa oturma alışkanhğı kazanmıştır.

Bebeğin lazımlığa oturma davranışını bir buçuk yaşında kazanması, hareket gelişiminde aşağıdakilerden hangisinin önemli olduğunu göstermektedir? (2003 KPSS-81)

  1. Davresel tepki C) Kalıtım
  2. Çevre D)Geribildirim
  3. E) Olgunlaşma

Öğrenme

Bireyin çevresiyle belli bir düzeydeki etkileşimleri sonucunda meydana gelen nispeten kalıcı izli davranış değişikliğidir.

Hazırbulunuşluk

Yeni bir öğrenme yaşantısı için kişisel yeterliklerin tümüdür. Olgunlaşmanın yanında önceki öğrenmelçri, ilgileri, tutumları, güdülenmişlik düzeyleri, yetenekleri, genel sağlık durumunu kapsayan kavramdır. Diğer bir deyişle bireyin eğitim pazarına getirdiği özelliklerin tümüdür.

Kritik dönem

Gelişim     açısından     önemli     zaman     dilimleridir. Çocukların bazı gelişim dönemlerinde ve yaşlarda belli tür   öğrenmelere   karşı   yüksek   duyarlılık   gösterme eğiliminde oldukları dönemlerdir. Bu kavramların birbiriyle ilişkilerini değerlendirirsek;

  • Gelişimde   önce   büyüme   ve   olgunlaşma sonra öğrenme oluşur.

 

Gelişim Psikolojisl
  1. Büyüme
  2. Yaş

Olgunlaşma bir anlamda öğrenmenin önkoşuludur. Olgunlaşma kalıtımsal özellik taşır.

davranışın       yapılması

Birçok       psikomotor olgunlaşmaya bağlıdır.

  • Olgunlaşma,   kişinin   doğuştan   getirmiş   olduğu
    potansiyelin zaman içinde ortaya çıkmasını ifade
  • Hazırbulunuşluk,       Olgunlaşma       ve       öğrenme
    etkileşiminin   bir   sonucudur.   Buradaki   öğrenme
    bireyin önceki öğrenmelerini ifade eder.

GELİŞİMİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER

  1. Kalıtım
  2. Çevre
  3. Kritik Dönem

I.Kahtım

Anne babadan genetik yolla geçen özelliklerdir. Cinsiyet, göz rengi, zeka kapasitesi, fiziksel özellikler, yaratıcılık ve düşünme kapasitesi, problem çözme becerileri, bazı kişilik özellikleri vb.

  1. Çevre

Çevre bir anlamda içinde yaşadığımız ortamdır. Çevrenin etkisi döllenmeden itibaren başlar. Bazı fiziksel görünüm özellikleri, zekanın kullanım oranı, eğitim düzeyi, bazı kişilik ve karakter özellikleri çevre etkileşimi sonucu ortaya çıkar.

Çevrenin bireyin gelişimi üzerindeki etkileri değişik boyutlardadır;

  • Doğum öncesi etkiler
  • Doğum sırasındaki etkiler
  • Doğum sonrasındaki etkiler
  • Ana babanın yetiştirme tarzı
  • Aile parçalanması
  • Hormonlar
  • Ailede kaçıncı çocuk olduğu vb.
  1. Kritik dönem
  • Her davranışın   bireylerce kazanılması   gereken
    dönemleri   bulunur.   Eğer   bu   davranışlar   ilgilı
    oldukları dönemde (yaşta) kazanılmazsa sonraki
    dönemlerde kazanılmasında güçlükler görülür.
  • Çocukların   bazı   gelişim dönemlerinde   bazı   tür
    öğrenmelere karşı duyarlılık gösterdikleri, çevre
    etkilerine karşı daha duyarlı oldukları. düzenlenen
    öğrenme yaşantılarını diğer dönemlerden daha
    hızlı kazandıkları döneme kritik dönem

3.

4.

6.

Örneğin çocuğun konuşmayı öğrenmesi için kritik dönemi iki yaş civarıdır.

Zaman kavramı bu dönem için önemlidir. Gelişim döneminde yenilikler ve değişimlerin oluşturduğu zaman bölümünü ifade eder. Diğer yaş grupları bu etkileşime girmemiş veya girememiş olabilir.

Örnek; günümüzde ergenler arasında bilgisayar, cep telefonu, intemet kullanımı giderek yaygınlaşmaktadır. Çocukların çoğunluğu artık anaokuluna gitmektedir.

Yaşam sürecindeki gelişim sorunlarını aşağıda-kilerden hangisi en iyi özetler? (2001 KPSS-1)

  1. Farklı   dönemlerde   farklı   nitelikte   gelişimsel
    sorunların olması
  2. Ergenlik     döneminde     gelişimsel     sorunların
    çocuğun eğitimle ilgili olması
  3. Yetişkinlik yıllarında psikolojik sorunların azalıp,
    biyolojik sorunların artması
  4. Çocukluk   yıliarında   ortaya   çıkan   gelişimsel
    sorunlarm   giderilmesi   en   zor   olan   sorunlar
    olması
  5. E) Orta   yaş   döneminin   gelişimsel   sorunlarının
    yaşlılık döneminde de devam etmesi

Gelişimle ilgili aşağıdaki kavramlardan hangisi “çocuk, gelişim sürecinin belirli dönemlerinde, belli tür öğrenmeleri daha yoğun gerçekleştirir” ifadesini açıklar? (2002 KPSS-73)

  1. C) Kritik dönem D) Zaman
  2. E) Gelişme

12 aylık bir çocuğun annesine, “Bu aylarda onunla sık sık konuşmalısınız. Bu dönem onun sözcük dağarcığının gelişeceği bir dönemdir.” denildiğinde, gelişim açısından aşağıdakilerden hangisinin önemi. vurgulanmaktadır? (2002 KPSS-76)

 

A)Çevre
B)Kritik dönem
C)Deneyim
D)Olgunlaşma
E)Uyarıcı zenginliği

Ünsal’ın babası polistir   Ünsal oyunlarında babası gibi polis olmakta, polis rolünü oynamaktadır.

Bu   durumu   aşağıdakilerden   hangisine   örnek verebiliriz? (2004 KPSS-3)

  1. A) Yansıtma     B) Özdeşini kurma C) Transfer D) Pekiştirme   E) Belirtme

 

Gelişim Psikolojisİ

 

 

GENÇLİK
  1. Özden 1,5 yaşındadır. Daha önceleri küçük nesneleri ağzı dar şişenin içine sokmakta zorlanır-ken, artık bu davranışı rahatlıkla yapmaktadır.

Özden’in bu davranışı zaman İçinde kazanması ne ile açıklanabilir? (2004 KPSS-4)

  1. Geribildirim
  2. Zeka ,
  3. Olgunlaşma
  4. Çevre
  5. E) Kalıtım
  6. Özellikle ergenler günümüzde çok fazla internet kullanmakta, internette sohbet etmekte (chat) ve cep telefonu kullanmaktadır.

Aşağıdaki gelişim kavramlarından hangisi internet ve cep telefonu gibi yeni iletişim araçlarının ve boş zaman etkinliklerinin ortaya çıkmasını açıklamak- tadır? (2003 KPSS-80)

  1. Olgunlaşma
  2. Büyüme
  3. Tarihsel zaman
  4. Kritik dönem
  5. E) Hazırbulunuşluk
  6. Tek yumurta ikizi olarak doğan çocuklardan biri doğum sırasında diğeri de geçirdiği bir kaza sonucu iki yaşında işitme yeteneklerini kaybederler ve konuşmayı da öğrenemezler. Her ikisi de dokuz yaşına geldiklerinde ameliyat olurlar ve işitme yeteneklerine kavuşarak, konuşmayı da öğrenirler. Ancak ikizlerden doğum sırasında işitme kaybına uğrayan, iki yaşında işitme kaybına uğrayana oranla konuşmayı daha güç öğrenir ve konuşma becerisi açısından geride kalır.

Aşağıdakilerden hangisi doğum sırasında işitme kaybına uğrayan çocuğun, konuşmayı öğrenmesine rağmen, iki yaşında işitme kaybına uğrayan karde-şine oranta geri kalmasını açıklar? (2003 KPSS-82)

  1. Konuşma becerisi açısından genetik olarak
    belirlenmiş bireysel farklar vardır
  2. Gelişim         süresince       bazı         becerilerin
    kazanılması açısından kritik dönemler vardır
  3. Yaş ilerledikçe dil öğrenme de güçleşir
  4. Dil öğrenme becerisi büyük ölçüde biyolojik
    olgunlaşma düzeyine bağlıdır
  5. E) İnsanlar   kendilerini   konuşmayı    öğrenmeyi
    yetenekli kılan bir yapı ile doğarlar

GELİŞİMİN BOYUTLARI

  1. Fiziksel Gelişim
  2. Zihinsel Gelişim
  3. Dil Gelişimi
  4. Sosyal Gelişim

GELİŞİM DÖNEMLERİ

I2

18

I41
1

L ii

BEBEKLİKİLKÇOCUKLUKSON ÇOCUKLUKERİNLİK
ÇOCUKLUKERGENLJK

GELIŞİMİN İLKELERİ

  • Gelişim kalıtım ve çevre etkileşiminin bir ürünüdür.
  • Gelişim süreklidir ve belli aşamalarda gerçekleşir
  • Gelişim nöbetleşe devam eder.
  • Gelişim baştan ayağa, içten dışa doğrudur.
  • Gelişim genelden özele doğrudur.
  • Gelişimde kritik dönemler vardır.
  • Gelişim bir bütündür.
  • Gelişimde bireysel farklıklılar vardır.
  1. Ahmet top oynarken önceleri elleri kolları, göğsü yardımıyla topu tutarken, kasları geliştikçe yalmzca elleri ile topu tutabilmedir.

Bu durum gelişimin   hangi ilkesiyte açıklanır? (2004 KPSS-2)

  1. Gelişimde bireysel farklar vardır.
  2. Gelişim bir bütündür,
  3. Gelişimde kritik dönemler vardır
  4. Gelişim genelden özele doğrudur.

ile   kalıtımın   etkilerinin

bir
  1. E)   Gelişim,   çevre ürünüdür.

GELİŞİM GÖREVLERİ MODELİ (HAVİGHURST)

Robert Havighurst 1948 yılında gelişimsel görevler üzerinde yoğunlaşan insan gelişimi konusunda bir kuram ortaya çıkarmıştır.

24

 

Gelişim Psikolojisl

 

  • Kritik   dönem   kavramından   hareketle   bu   modeli
    geliştirmiştir.
  • Bireylerin gelişiminin dönemler halinde gerçekleştiği
    ve   her       dönemin   gelişim   görevleri   olduğunu
  • O dönemde yerine getirilmeyen görevler mutsuzluğa
    yol açar.
  • örnek: 2 yaş civarında konuşmayı öğrenemeyen
    çocuk sonraki dönemlerde konuşma güçlüğü çeker.

Okul öncesi dönem gelişim görevleri

  • Yürümeyi ve koşmayı öğrenme
  • Öz bakım becerilerini geliştirme
  • El göz koordinasyonu sağlama
  • Cinsiyet farklarını öğrenme
  • Mode! alma (aile) sosyal ilişkiler kurma.
  • Toplumsal kuralları öğrenmeye başlama

Okul dönemi gelişim görevleri

  • El göz koordinasyonunu sağlama ince motor kas
    gelişimini sağlama.
  • Yeni ve değişik oyunlar öğrenme
  • Yaşıtlarıyla olan ilişkilerini zenginleştirme
  • Okul programına uyma ( okuma yazma öğrenme)
  • Sorumluluk alma

Ergenlikte gelişim görevleri

  • Duyusal bağımsızhk kazanma
  • Karşı cinsleriyle ilişkiler geliştirme
  • Toplumsal sorumluk alma
  • Meslek seçimi
  • Aile kavramına ilgi gösterme evlilik
  • Bağımsız bir birey olarak hareket edebilme

FİZİKSEL VE DEVİNİMSEL GELİŞİM

Gelişim genel olarak üç bölümde incelenebilir. Bunlar fiziksel gelişim, bilişsel gelişim, psiko-sosyal gelişim. Gelişim dönemleri ortak özellikleri kapsayan yaş aralıklarıyla ifade edilir.

Fiziksel gelişim, beden gelişimi ve psiko-motor gelişim olarak iki boyutta incelenir.

Bedensel Gelişim: Boy, ağırlık ve hacimsel artışla birlikte vücudun sistemlerinin kendilerinden beklenen fonksiyonları da kapsar.

Devinimsel Gelişim: Zihin ve kas kooordinasyonuna dayalı davranışların gelişimidir. Devinimsel gelişimde

duyu organları, kas ve sinir sistemleri koordineli olarak

çalışırlar.

Fiziksel Gelişim Dönemleri:

  1. Doğum öncesi fiziksel gelişim
  2. Bebeklik Dönemi fıziksel gelişim (0-2 )
  3. İlk Çocukluk Dönemi fiziksel gelişim (2-6 )
  4. Okul Döneminde fiziksel gelişim (6-12 )
  5. Ergenlik Döneminde fıziksel gelişim (12-18)

Bunları kısaca ele alırsak;

  1. Doğum öncesi fiziksel gelişim

Bireyin hayatı anne ve babadan gelen 23 çift kromozomun anne karnındaki yumurtada birleşmesiyle başlar.

Zigot: Döllenmiş yumurtaya zigot adı verilir. Genetik yapısı 23 anneden 23 babadan olmak üzere toplam 46 kromozomdan oluşur.

DölüfcDöllenmeden sonraki (zigot) ilk 1-2 haftalık döneme denir.

Embriyo: 3-8 hafta arasındaki döneme denir. Embriyo gelişerek vücut organlarını meydana getirecek tabakalar meydana getirmeye başlar. Bunlar;

  • Ekdoderm: En dıştaki tabakadır. Duyu organları,
    sinir sistemi, dış deri, saç, tırnak ve dişlerin bir kısmı
    oluşur.
  • Mezoderm: Orta tabakadır. Kas, iskelet sistemleri ile
    salgı ve dolaşım sistemleri meydana gelir.
  • Endoderm:     İç   tabakadır.   Sindirim,   solunum,
    karaciğer, akciğer gibi önemli organlar meydana

Fetüs: 3. aydan itibaren başlar. Bu dönemde;

  • Bu dönemde beyinde elektriksel etkinlikler meydana
  • Birçok reflex gelişir.
  • Kalp atışı düzenlidir.
  • Bebek görünümü vardır.(4. ayda)
  • 5. aylarda temel vücut yapısı tamamlanır. Cinsiyet
    belirlenebilir.
  • aydan sonra beyne gönderilen uyaranlara tepki
    vermeye başlar
  • Beynin   7.8.   aylarda   çalışmaya   başladığı   iddia
  • Beynin gelişmesiyle birlikte organizma artık hem
    biyolojik hem de psikolojik bir varlık demektir.
  • Doğduğunda boyu 50 cm. Ağırlığı ise 2500-4300
    gramdır.

 

Gelışım Psikolojisİ

 

  • İnsan yaşamında fiziksel gelişîmin en yoğun olduğu
    dönem doğum öncesi dönemdir.

Otozom: vücut kromozomlarıdır. 22 çifttir Genozom: Cinsiyet kromozomlardır. 1 çifttir. Genotip : Anne babadan kalıtım yoluyla geçen yapılan ifade eder

Fenotip: Genetik yapının çevrenin etkisiyle oluşan dışandan gözlenebilen şeklidir. Dış görünüştür Androjeni:   Bireyin   kendi   cinsiyetini   reddetmeden erkek   ve   dişi   özelliklerini   potansiyeüer   ölçüsünde taşımasıdır.

  • Yumurta   ve   speımde   23’er   kromozom   bulunur
    Bunlar   birfeşince   zigotu   oluşturur 46   kromozom
    meydana gelir
  • Her kromozom içinde yaklaşık 20.000 gen bulunur
  • Kişinin tüm genetik özelliklennın kodlandığı DNA !ar
    bu genlerde bulunur
  • Genler baskın ve çekinik olmak üzere iki çeşittir
  • Down sendromu genetîk bir bozukluktur   Bireyde
    fiziksel ve zihinsel bozukluklar görülür
  • Erkeğin cinsîyet kromozomları XY düzenîndedir.
  • Kadının   cinsiyet   kromozomları   her   zaman   XX
    düzenindedir.
  • DNA,     GEN,     KROMOZOM,     ZİGOT,     DÖLÜT,
    EMBRİYO,   FETÜS   şeklinde   bir   geiışım   sırası
    işlemektedir.
  1. Bebeklik Dönemi Fiziksel Gelişim (0-2 yaş)
  • Bedensel   Gelişim:   Doğum   öncesi   gelişimden
    sonra fiziksel gelişimin en hızlı olduğu dönemdir.
    Bebek bir yaşında doğumdaki boyunun yaklaşık
    yarısı   kadar   uzar.   Altı   ayiık   bebek   doğum
    ağırlığının iki katına ulaşır   Bebeğin kalp atışs
    yetişkinin yaklaşık iki katı kadardır. Çocuk yaklaşık
    12-30 aylar arasında altını ıslatmamayı öğrenir
    Süt dişieri 5-8 aylarda çıkmaya başlar ve yakiaşık
    olarak 2,5 yaşlarında tamamlanır. Kız bebekfer
    boy ve ağırlık olarak erkeklere göre daha yavaş
    gelişirter. Bebeğin sinir sistemi gelişim îlkelerine
    uygun olarak merkezden uçlara, içten dışa doğru
    gelişir.
  • Psiko-motor   Gelişim:       Bebek   doğduğunda
    vücudunu kontrol edecek güçte değildir. Bebekte
    bu   dönemde   refleksif   ve   denetimsiz   vücuî
    hareketleri   gözlenir.   Beş   ayiık   bebek   başının
    kontrolünü sağlayabilir   Bebek yedî aylık olunca
    kendi başına oturabilir. Sekizind ayda destekfe
    ayakta durabilir. Onun ayda emekler ve on birind

ayda elinden tutularak yuruyebîlîr. Çocuk yaklaşık 12 aylık olunca bağımsız olarak yürüyebilir.

  • Duyulann Gelişimi: Yeni doğan bebeğin işîtme
    duyusu oldukça gelişmîştir Tanıdık ve yabancı
    sesleri ayırt edebilir. Özellikle annesinin sesini iyi
    tanır. Altı aya kadar renkleri ve şekîlleri ayırt
    edebilirfer.   Bebeklerin   koklama   ve   tat   alma
    duyulan da çok getişmiştir. Farklı tat ve kokulan
    ayırt edebilirier.   Dokunma duyusu en geiişmiş
    duyudur   Bu   duyuyu   çevresini   tanımada   da
    kullanır
  1. İlk Çocukluk Dönemi fiziksel gelîşim   (2-6 yaş)
  • Bedensel Gelişim:   Bedensel gelîşim bebeklik
    dönemine   göre   daha   yavaştır   Sinîr   sîstemî
    geüşiminî büyük ölçûde tamamlar. Beş yaşına
    kadar beyin ağıriığı yetişkinin % 90 ına ulaşır Kalp
    atış hızı ilköğretime başlayınca yetişkine ulaşır
  • Psiko-motor Gelişîm: Bu dönemde çocukfann
    etkinlık seviyeleri çok yüksektir   Uzun süre bir
    yerde oturamazlar Kaba motor hareketi sağlayan
    kaslannı daha sık kullanıriar   Çocuğun hareket
    sayısı ve hareketlennin niteliğînde artma göztenir
    Dönemin sonlanna doğru iki tekeriekli bisiklete
    binebilirler     Yazma  çîzme   gibi   küçük   kas
    becerilerinde acemilik göztenîr
  • Duyulann   Geüşimi:   Çocuğun   görme   duyusu.
    büyük puntolu kitapian incelemeye daha mûsaîttir.
    Çünkü göz geiişimi diğer duyulara göre daha geç
    tamamlanır.   Bunun   nedeni   ise   karmaşık   ve
    spesifik bir yapıya sahip olmasıdır.
  1. Okul Döneminde Fîziksel Gelişim (6-12 yaş)
  • Bedensel Gdişim: bedensel gelişim bir önceki
    döneme göre daha yavaştır Dokuz yaşına kadar
    erkek   çocuklar   kızlara   göre   daha   uzun   ve
    ağırdıriar   Kız çocuklann 10-15yaş aras: boy ve
    ağıriıklan   yaşıtı   olan   erkekleri   geçer   Fakat
    ericekîer   daha   harekeîli   ve   fîziksei   etkînükiere
    yoğun     îigî   duyariar     Sinır   sistemi   geüşimi
    îamamfansr Kalp atış hızı yetişkine çok yakındır. îç
    salgı bezieri bu dönemde oldukça önemlidir Troid
    bezî yeterince salgı öretmese bedenseS ve zîhînsei
    gelişim yavaşlar   Gırîlağın iki yanındakî bu bez
    yeterii salgıyı sağlayamazsa çocuk edügenL îembeî
    ve sindirim güçlüğü çeker
  • Psiko-motor Geiişim: küçök kas becenleo geiişir
    Bu sayede güzel sanaîlar müzik ve el işâerine îlgi
    duyariar
  1. Ergenlik   Döneminde   fiziksel   geiişim   (12-18 yaş)

 

Gelişim Psikolojisİ

 

  • Bedensel gelişim: Ergenliğin ilk dönemine buluğ
    (erinlik)   dönemi   denir.   Bu   dönemde   yoğun
    fizyolojik ve hormonal değişim yaşanır. Kızlar 11-
    12, erkekler ise 13-15 yaşları arasında buluğa
    Bu dönemde cinsiyet salgı bezleriaktif hale
    gelerek cinsiyet hormonu   üretir.   Vücudun tüm
    organları   değişiklikten   etkilenir.   Erkelerde   ses
    tonu,   kızlarda   ise   adet   görme   bu   dönemin
    belirtileridir.     Hızlı     fizyolojik     değişme     vücut
    yapısında büyük farklılıklara neden olur. El, ayak
    ve beden gelişir. Kızlarda yağ dokusu, erkeklerde
    ise kas dokusu fazlalaşır.
  • Psiko-motor   Gelişim:   ergenlik   dönemindeki
    yoğun fizyolojik değişim devinimsel becerilerde
    acemilik gözlenmesine neden olur. Daha sonra
    zihin   ve   kas   koordinasyonu   gelişerek   bu
    uyumsuzluk   ortadan   kalkar.     Ergenliğin   son
    döneminde     vücut     koordinasyonu     yetişkinlik
    düzeyine ulaşır. Ergenlik dönemi fiziksel gelişimin
    (0-2) yaş döneminden sonra en yoğun olduğu
    dönemdir. Ergenin kısa zaman diliminde geçirdîği
    fiziksel   değişim   ve   gelişim   bazı   sorunları   da
    beraberinde getirir.

Fiziksel gelişim özet;

  • Fiziksel gelişimin en hızlı olduğu dönemler, doğum
    öncesi, 0-2 yaş ve ergenlik dönemidir.
  • Çocuğun kız veya erkek olduğunu bilmesi bir diğer
    anlamıyla farkına varması ilk çocukluk döneminde
    gerçekleşir.
  • Çocuklarda sinir sisteminin gelişimi okul öncesi
    dönemde tamamlanır.
  • Ergenlik   dönemindeki   gencin   benlik   algısına
    fıziksel özellikleri etkiler.

Öğrenciferin enerjilerini olumlu olarak kullanabilecekleri spor, müzik gibi etkinliklere yönlendirilmelidir.

  1. İki yaşındaki bir çocuk salıncakta yardımsız sallanmak istemekte, kendisini tutmaya çalışan annesinin ellerini itmektedir.

Çocuğun bu davranışı hangi gelişimsel özellik ile açıklanır? (2001 KPSS-4)

  1. Yatkınhk
  2. Özerklik

 

  1. Üretkenlik
  2. Özdeşim
  3. E) Merak
  4. Bir öğretmen, sınıf arkadaşlarına göre uzun boylu ve kilolu otan bir 7sınıf öğrencisini, “Dev adam, gel buraya” diye çağırmaktadır

Gelişim   Psikolojisi   açısından   öğretmenin   bu davranışı neden sakıncalıdır? (2001 KPSS-9)

  1. Bireysel farklılığı, öğrendyi incitebilecek şekilde
    etiketlemesi
  2. Öğrencinin   özellikleriyle   yakından   ilgilendiğini
    göstermesi
  3. Öğrenciye beslenen olumlu duyguları iletmekte
    yetersiz kalması
  4. Ergenlikte ortaya   çıkan   bedensel farklılıklara
    dikkat çekmesi
  5. E) Okul başarısını etkileyecek bir davranış şekli
    olması

 

 

 

Fiziksel Gelişimin Eğitim Açısından Sonuçları

  • Okul öncesi dönem çocukların uzun süre bir yerde
    oturmaları mümkün değildir. Bu durum yaramazlık
    olarak değerlendirilmemelidir.
  • İlköğretimin I. Evresinde küçük kas becerileri ve
    görme algısı   tam   olarak gelişmediği   için kalın
    kalem ve büyük puntolu kitaplar kullanılmalıdır.
  • İlköğretim döneminde görsel algılama ve küçük
    kas   becerileri   normale   döner.   Küçük   kas
    gelişiminde yetersizlik gösteren öğrencilere resim
    ve yazı çalışmaları yaptırılmalıdır.
  1. İlköğretim 1. sınıftaki bir öğrenci, okulda bazen idrarını kaçırmakta ve kendisi de bu durumdan rahatsız olmaktadır.

Bu durumda, sınıf öğretmeni için en uygun yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir? (2001 KPSS-84)

  1. Çocuğu doktora göndermek
  2. Okul yönetimine haber vermek
  3. Çocuğa,   az   su   içmesini   ve sulu gıdalardan
    kaçınılmasını söylemek
  4. (drarını   kaçırmaması   için   çocuğu   sık   sık
    uyarmak
  5. E) Durumu çocuğun ailesine ileterek soruna birlikte
    çözüm aramayı önermek

 

Gelişim Psikolojisİ

 

  1. Ahmet duygusal bir film izlediğinde göz yaşlarını tutamamaktadır. Bu yüzden de arkadaşları tarafından “fazla duygusal ve kız gibi davranmakla” suçlanmaktadır.

Buna göre üniversite üçüncü sınıfta olan İbrahim’in karşı cinsle duygusal ilişkiler kur-makta başarılı ve kendi cinsinden sosyal arkadaşlıkları olduğu da düşünüldüğünde aşağıdakilerden hangisi söylenebilir? (2002 KPSS-71)

  1. Androjen cinsel rol kimliğine sahiptir
  2. Erkek cinsel rol kimliği gelişmemiştir
  3. Homoseksüel eğilimlere sahiptir
  4. Kadın cinsel rol kimliği gelişmiştir
  5. E) Kefıdini kontrol edemeyen bir yapıdadır
  1. 3 yaşındaki Mehmet’in davranış gelişimini

hızlandırmasına yardımcı olabilmek için anne ve babası aşağıdakilerden hangisini yapmalıdır? (2004KPSS-12)

  1. Uzun sürse de ayakkabısını kendisi
    bağlayıncaya kadar çocuğa yardım etmeden
    beklemek
  2. Çocuğun yiyeceği et. tavuk gibi besinleri
    önceden çatal ve bıçakla küçük parçalara
    ayırmak
  3. Çocuğun davranışlarına hiç sınır koymayıp
    yanlışlarından öğrenmesine fırsat vermek
  4. Çocuğu olabildiğince sınırlayarak kazalardan
    korumak
  5. E) Çocuğun her işini başkasına yaptırmak

 

 

 

  1. Aşağıdakilerden hangisi ergenlik dönemine erken giren bireyler için söylenemez? (2002 KPSS-72)
  2. Arkadaşları tarafından lider olarak kabul edilirler
  3. Zeka düzeyleri yaşıtlarında daha yüksektir
  4. Sosyal gelişim düzeyleri yaşıtlarından farklılaşır
  5. Cinsel rol kimliklerini kazanmaya başlarlar
  6. E) Kimhk gelişimi ile ilgili karmaşalar başlar
  1. Aşağıdakilerden hangisi kişi üzerinde arkadaş gruplarının etkisinin ve baskısının en fazia olduğu dönemdir? (2003 KPSS-79)
  2. Ortaöğretim
  3. Yükseköğretim
  4. Temel öğretim
  5. İlköğretim
  6. E) Okulöncesi

 

 

 

  1. Aşağıdakilerden hangisi ergenlik döneminde, hızlı bedensel değişikliklerin etkisiyle ortaya çıkabilecek durumlardan değildir?(2002 KPSS-77)
  2. Gençlerin ayna önünde geçirdikleri zamanın
    artması
  3. Dış görünüşlerinin iyi olmadığına ilişkin kaygılar
    oluşması
  4. Bedensel değişımin sakarlıklara neden olması
  5. Reddedilme korkusuyla sosyal etkınliklerden
    kaçınma
  6. E) Kendine özgü bir değerler ve kav   ramlar
    sistemi oluşturma
  1. Aşağıdaki ifadelerden hangisi ergenlik

dönemindeki gelişim özellikleri ile ilgili olarak yanlış bir açıklamadır? (2003 KPSS-90)

  1. Ergenlerin meslek seçimine yönelik olarak bilgi
    toplamaya başlanan bir dönemdir
  2. Ergenler bu dönemde model alarak özdeşim
    kurabilecekleri kişiler aralar
  3. Ergenler bu dönemde sosyal rollerdeki cinsiyete
    bağlı farklılaşmaları öğrenirler
  4. Ergenler bu dönemde kimlik geliştirme çabaları
    sırasında karmaşa yaşarlar
  5. E) Ergenler bu dönemde her konuda ailelerinin
    dediklerini yapmaya çalışırlar
  6. Aşağıdaki seçeneklerin hangisinde ergenlik döneminin hemen başında çıkan özelliklerden biri yeralmaz? (2004 KPSS-11)
  7. Karşı cinse ilginin artması
  8. Bireyin kendisini farklı ve üstün bulması
  9. Arkadaşlara yönelimin artması
  10. Ahlaki değerlendirmelerde Başkalarının
    tepkisinin önemsenmesi
  11. E) Zihinsel gelişimin en üst düzeyine erişmesi

 

8

Gelişim Psikolojisİ

 

 

 

BİLİŞSEL (ZİHİNSEL) GELİŞİM

Bilişsel gelişim; organizmanın kendini ve çevresini anlama süreci olarak ifade edilebilir. Dünyayı algılama ve anlamaya dönük bilişsel süreç ve etkinliklerdir.

Bilişsel gelişim akıl yürütme, düşünme ve dil gelişimi kapsar. Biliş; öğrenmeyi ve anlamayı içeren zihinsel faaliyetlerdir. Bilişsel gelişim ile ilgili en çok kabul gören yaklaşım Jean Piaget’in geliştirdiği kuramdır. Bunun yanında Bruner ve Vygotsky’nin bilişsel gelişim kuramlarına da yer verilmiştir.

Piaget’nin Bilişsel Gelişim Kuramı

Kuramının temelinde çocuklarla yetişkinlerin dünyalarının farklı olduğu görüşü oluşturur. Çalışmalarını çocuklar üzerinde yapmıştır. Önce zeka kavramı ile ilgilenmiştir. Ona göre zeka çevreye uyum sağlayabilme yeteneğidir. Bir anlamda çevre ile başa çıkmaktır. Piaget’e göre gelişim, kalıtım ve çevrenin ürünüdür. Zihinsel, bilişsel süreçler çocuğun dünyayı anlamasını sağlar.

Önemli kavramları

Piaget’e göre insanlar doğuştan iki temel zihinsel eğilimle dünyaya gelirler. Örgütleme, uyum sağlama (özümleme, uyma) ve dengeleme

  • Örgütleme(Organizasyon): Süreçleri sistemli ve
    tutarlı halde koordine etme ve fıkir ile eylemleri
    birleştirme çabasıdır.
  • Uyum   Sağlama   (Adaptasyon) Çevreye   uyma
    yeteneğidir. Bireyin çevresiyle etkileşerek çevreye
    ve çevresindeki değişmelere uyum sağlamasıdır.
    İki aşamalıdır; Özümleme ve uyma (Düzenleme)
  • Özümleme:   Var   olan   şemalarla   açıklamaya
    çalışma sürecidir. Karşılaşılan yeni obje, fikir, olayı
    daha önceden kendisinde var olan bilişsel yapının
    içine almasına denir. Örnek; Çocuğun ilk defa
    gördüğü koyuna “köpek” demesi özümlemedir.
  • Uyma   (düzenleme):   Var olan   şemalar yeterli
    değilse uymaya çalışılır.   Mevcut yapıyı (şemayı)
    yeni durumlara, objelere, olaylara göre yeniden
    biçimlendirme, şekillendirme sürecine düzenleme

> Her yaşantı özümleme ve düzenlemeyi kapsar. Yukarıdaki koyun örneğinde çocuk koyunlarla ilgili yeni bir şema oluşturur ve eski şemalarda yeniden düzenleme yapar.

Şema: Çevreyle etkileşim sonucu oluşan davranış ve düşünce kalıplarıdır. Bireyin çevresindeki problerrileri anlama, çözme, dünyayla baş etme yolları, yapılarıdır.

‘r  En temel zihinsel yapılardır

  • Balık tutma gibi davranışsal ya da balık tutmayı
    bilme gibi bilişsel olabilir.
  • Birey yeni karşılaştığı olay ve nesneleri beynindeki
    şemalarla   açıklamaya   çalışır.   Böylece   onu
    özümlemeye çalışır. Eğer var olan şemalar yeterli
    değilse uymaya çalışılır.
  • Bebeğin     ilk   şeması     emme   ve   yakalama
    Daha sonra görme, işitme, tutma,
    vurma ve itme şemaları gelişir
  • Bireyin öğrenme aracıdır
  • Yeni gelen bilginin içine yerleştirileceği çerçevedir.
    Başka yazarlar şemayı   “bilişsel yapı” olarak
    ifade etmektedirler.
  • Örnek iki aylık çocuğa çıngırak verdiğimizde onu
    ağzına götürür (dünyayı tanıma şeması emmedir),
    dokuz   aylık   çocuk   ise   sallar,   döndürür,   atar
    (şemaları farkhlaşmaya başlamıştır)
  • 7 yaşında Ayşe isimli öğrenci ‘andımız’ı okurken
    “büyüklerimi   saymak   ne demek?” dediğimizde
    ‘anne, baba, abi….” şeklinde saymaya başlar.

Dengeleme: Örgütleme işleminin uzantısıdır. Bütünlüğün dengeli ve tutarlı olmasını ifade eder. Beynimizdeki şemalar sürekli dengeleme eğilimindedir. Zihin yeni bilgilerden dolayı her zaman dengede durmaz. Yeni bilgiler sürekli dengeyi bozar. Zihinsel sürece aşırı yüklenme sonucu kafanın karışması buna örnektir.

Piaget’e göre zihinsel gelişim DENGE-DENGESİZLİK-YENİDEN DENGE süreci olarak tanımlanır. Çocuk için yeni olan şeyler bilişsel dengeyi bozar. Daha sonra özümleme ve uyum süreçleri ile denge yeniden kurulur. Bireylerin dünyayı tanıma, anlama çabası yeni şemalar oluşturma, özümleme, uyma ve organize etme şeklinde devam eder.

Örnek: Kuşlarla ilgili şeması olan çocuk konuşan papağan gördüğünde “bu ne?” diye soracaktır. Kuş olduğunu öğrendiğine kuşlar şemasında “konuşan kuşlar da var ” diyerek oluşan dengesizlik durumu dengeye kavuşacaktır.

Piaget’e göre Bilişsel Gelişimi Etkileyen Faktörler

  • Olgunlaşma
  • Yaşantı
  • Uyum
  • Örgütleme
  • Dengeleme

 

Gelişim Psikolojisİ

 

PİAGET’YE GÖRE BİLİŞSEL GELIŞIM DÖNEMLERI

Piaget     bilişsel       gelişimin       dönemler     halinde

gerçekleştiğini öne sürmüştür. Dönem kuramcılarından

olan     piaget,     bilişsel     gelişimin   evreler   halinde

gerçekleştiğini savunur.

Evre:   Çocuğun birçok değişik durumdaki düşünce ve

davranışının   altında   yatan   zihinsel   süreçlerinin

özelliklerini       yansıtan       zaman       süreci       olarak

tanımlanmıştır.

Bu evrelerle ilgili 4 temel kural vardır;

  • Evreler değişmez bir şekilde   belli   sıra   ile
    ortaya çıkarlar
  • Sonraki     öncekinin     kazanımını     içerecek
    şekilde hiyerarşi oluşturur.
  • Aynı     evredekilerin     gelişim     oranlarında
    farklılıklar vardır.

‘r Gelişim kuramları evrenin tipik özelliğini belirler. Bu tipik özellikler o evredeki bireylerin tamamında bulunmayabilir.

  1. 1. Duyusal Motor dönem (0-2 yaş)
  • Kendisini dış dünyadan ayırt etme
  • Refleksif   davranışlardan   amaçlı   davranışlara
    geçme
  • Nesnenin devamlılığı: Bir varhğın göz önünden
    kaybolmasıyla     tamamen     yok     olmadığıdır.
    Saklanan       nesneleri       bulma       yeteneğinin
    kazamlmasıdır.   Yaklaşık   9   aylık   olduğunda
    kazanılır.
  • Dikkatini belli nesnelere odaklayabilir
  • Döngüsel tepkiler görütür
  • Taklit ve oyunlar görülür
  1. İşlem öncesi dönem (2-7 yaş)
  • Piaget işlem terimini mantıksal düşünme olarak
    almaktadır.
  • Bu dönemde mantıksal düşünme gelişmemiştir.
  • Dil hızla gelişir
  • Sözcüklerin   yüzeysel   anlamıyla   harfi   harfine
    anlaşıldığı dönemdir. Örnek; sprey koltuk altına
    sıkılır.
  • Kolektif   monolog,   ben   merkezliliğin   bir   başka
    biçimidir.
  • Ben   merkezci   düşünme   ve   konuşma   vardır
    (egosantrizm:   çocuğun   kendi   bakış   açısının
    olabilecek     tek     bakış     açısı     olabileceğine
    inanmasıdır)
  • Özelden   özele   akıl   yürütme:   İki   özel   durum
    arasında bağlantı kurarak akıl yürütmektir. Örnek:
    Her gün kahvaltıda omlet yiyen çocuğun, omlet
    yemediği gün “bu gün kahvaltı etmedik” demesi
  • Sembolik oyun ve düşünme vardır
  • Animizm:   cansız   nesnelere   canlılık   özelliği
    yüklemek

Tersine     çevirememe.B\r     işlemi     tersinden

düşünemezler. Örnek; “2 kere 8 kaç eder?”, “peki

8 kere 2 kaç eder?” Cevap: “biz daha sekizleri

görmedik.”

Tek özelliğe göre sınıflama ve sıralama vardır

İlk akıl yürütme faaiiyetleri (düşünme) başlar

Korunum     ilkesi   kazanılmamıştır.     (Korunum:

objelerin   şekli,   konumu değişse de miktarının,

hacminin,   ağırlığının   değişmeyeceği   ilkesidir.)

Örnek; para deneyi. İşlemi tersine çevirebilme ile

yakından ilgilidir.

Odaklaşma:     Korunum     kavramıyla     yakından

ilgilidir. Olay ya da nesnelerin yalnızca bir yönüne

odaklanma   söz   konusudur.   Örnek:   karşıdan

karşıya   geçişlerde   odaklaşma   kazalara   neden

olmaktadır.

Çevresindeki olay ve nesneleri çeşitli sembollerle

ifade etme

Başlangıçtaki ben merkezlilik giderek azalır

  1. Somut işlemler dönemi (7-11 yaş)

bağlı

  • Somut     düşünme     (duyu    organlarına
    düşünme) yoluyla problem çözme vardır
  • Mantıksal düşünme geüşir
  • Birden fazla özelliğe göre sınıflama ve sıralama
  • Tersine çevirebilme kazanılmıştır.
  • Ben merkezlilikten uzaklaşılır
  • Korunum ilkesi kazanılmıştır
  • Yaparak yaşayarak öğrenme bu dönemde daha
    etkilidir
  1. Soyut işlemler dönemi (11 yaş ve üstü)
  • Soyut düşünme başlar
  • Üst düzey zihinsel   düşünebilme (tümdengelim,
    tümevarım, analiz, sentez, değerlendirme)
  • İdeal, fikir, değer ve inanç sistemi yapılanır
  • Fikir dünyasıyla aktif olarak ilgilenilir, düşünceler
    etkinliklere yansıtılır.
  • Akıl yürütme vardır
  • Ergen ben merkezüliği görülür
  • Olasılıklı düşünme vardır.

BRUNER’İN BİLİŞSEL GELİŞİM KURAMI

Bruner’e göre bilişsel gelişim yaşam boyu devam eder ve üç aşamada gerçekleşir;

  1. Eylemsel   evre   çocuk   bu   evrede   nesnelerle
    doğrudan     etkileşimde     bulunarak,     yaparak,
    yaşayarak öğrenir. Bisiklete binme, top oynama
  2. İmgesel   evre:   bilgi,   sözcükler   ve   kavramlar
    yoluyla edinilir. Durum veya yaşantılar imgelerle
    beyne aktarılır.
  3. Sembolik   evre:   Hayatın   tümüyle   formüller ve
    simgeler yoluyla kavranmasıdır. Bilim adamları,
    doktorlar vb.   yaygın   biçimde   sembolik   sistemi
    kullanır.

 

10

Gelişim Psikolojisİ

 

 

 

Bruner’e göre öğrenme özellikleri;

  • Bilişsel gelişim birçok boyuttaki artışın ürünüdür.
  • Bilişsel     gelişimde     bilginin     çözümlenmesi,
    kodlanması, işlenmesi ve depolanması sıralı bir
    şekilde olur
  • Bilişsel gelişimde kişisel farkındalık önemli bir
    aşamadır
  • Sosyal     farkındalık     bilincinin    elde     edilmesi
    önemlidir.

VYGOTSKY’NİN BİLİŞSEL GELİŞİM KURAMI

Vygotsky, bilişsel gelişimde sosyal çevre ve kültürel yapının önemini vurgulamıştır. Ona göre tüm öğrenmelerin kaynağı sosyal çevredir. Bireyin belli bir bilişsel yeterlik kazanması içinde bulunduğu kültüre bağlıdır. Öğrenme bir bakıma kültürlemedir. Yani topluma ait düşünce ve inanç özelliklerinin çocuğa aktarılmasıdır. Bu işlemin yapılmasmda dil önemli bir olgudur. İşbirliği, yardımseverlik gibi toplumsal özellikler kültürleme yoluyla edinilir. Bilişsel geiişimde bireysel farklılıklar göz önünde bulundurulmalıdır.

  1. Zihinsei gelişim bağlamında “kritik dönem” nasıl açıklanır? (2001 KPSS-2)
  2. Cinsiyet ayrımının yapıldığı dönem
  3. Soyut   düşünmenin   en   üst   düzeye   ulaştığı
    dönem
  4. Çocuk kimliğinden   yetişkin   kimliğine   geçilen
    dönem
  5. Öğrenme üzerinde çevresel uyarıcıların en çok
    etkili olduğu dönem
  6. E) Bireyin kendini işe yaramaz hissettiği dönem
  7. Somut işlemler dönemindeki bir çocuğa eşit miktarda su doldurulmuş aynı büyüklükte iki bardak gösterilmiş ve hangisinde daha fazla su olduğu sorulmuştur. Çocuktan “İkisinde de aym” yanıtı alındıktan sonra, onun gözü önünde, bardaklardan birindeki su üç bardağa paylaştırılmıştır.

Bu çocuğun “Bu üç bardakta mı yoksa diğer bardakta mı daha çok su var?” sorusuna aşağıdaki yanıtlardan hangisini vermesi beklenir? (2001 KPSS-5)

  1. “İkisinde     de     aynf’der,     çünkü     nesnelerin
    devamlılığı kavramını kazanmıştır
  2. “Küplerdeki kil çok” der çünkü sayı boyutunda
    bağımlılık vardır
  3. “İkisinde de aynı” der, çünkü miktar konumunu
    kazanmıştır.
  4. D) “Küplerdeki kil çok” der, çünkü görelilik ilkesi
    henüz öğrenmemiştir.
  5. E) “Toptaki kil çok” der, çünkü dönüştürme işlemini
    henüz başaramaz
  1. Piaget’ye göre, somut işlemler dönemi 7-11   yaş,
    soyut işlemler dönemi   ise   12   yaş ve sonrasını
    kapsamaktadır.

Buna göre, aşağıdaki öğretmen davranışlarından hangisi, ilköğretim üçüncü sınıf düzeyine uygun degildir? (2001 KPSS-6)

  1. Dünyanın,     ekseni     etrafında     döndüğünü
    öğretmek için, içinden şiş geçirilmiş portakaldan
  2. Paraları tanırken, kullanılmakta olan metal ve
    kağıt   paralarla   nelerin   satın   alınabileceğini
    göstermek.
  3. Mikropların     dokunmakla     nasıl     bulaştığını
    göstermek   için,   eline   tebeşir   tozu   sürüp
    öğrencilerle tokalaşmak
  4. Caddede   karşıdan   karşıya   güvenli   geçişi
    öğretmek için, bu eylemi drama ile canlandırmak
  5. E) Uzay yolculuğunu anlatmak için, öğrencilerden,
    kendilerini sınıf yerine bir uzay kapsülündeymiş
    gibi düşünmelerini istemek
  6. Bilişsel gelişimin son aşaması Piaget’ye göre
    hangi dönemde tamamlanır? (2002 KPSS-74)
  7. Üniversiteye giriş yılları
  8. yaşın sonu
  9. Okula başlama yılları
  10. Ergenliğin sonu yetişkinliğin ilk yılları
  11. E) Yaşlılık dönemi
  12. Bir çocuk Sıra üzerindeki topların yerleri
    değiştiril- diğinde top sayısının değiştiğini
    düşünüyorsa, Piaget’e göre bu çocuk hangi
    bilişsel gelişim evresindedir? (2004 KPSS-5)
  13. Didaktik evre
  14. Somut işlemler evresi
  15. Duyusal devinim evresi
  16. Soyut işlemler evresi
  17. E) İşlem Öncesi evre
  18. 1,5 yaşındaki Ebru’nun yatağının yanında bir müzik
    kutusu bulunmaktadır. Müzik kutusu yatağın
    yanından alınıp başka bir yere bırakılınca Ebru
    müzik kutusunun var olmaya devam ettiğini
    anlamaktadır.

Bu durum, Piaget’in bilişsel getişim kuramında yeralan aşağıdaki kavramlardan hangisine bir örnektir? (2004 KPSS-6)

  1. Geriye dönebilirlik
  2. Nesne sürekliliği
  3. Korunum
  4. Dönüşebilirlik
  5. E) Çoklu sınıflama

 

Gelişim Psikolojisl

11

 

 

 

  1. Ali ergenlik dönemini yaşamaktadır Başkalarının kendisini anlamadığım yaşadıklarının yalnızca kendisinin başına geldiğini düşünmektedir.

Bu durum aşağıdakilerden hangisine örnektir? (2004 KPSS-10)

  1. Benmerkezci düşünce
  2. Algının seçiciliği
  3. Birleştirmeci (kombinasyonel) düşünce
  4. Empatik düşünce
  5. E) Tümevarıma düşünce

30.

Yedi aylık bir bebek annesi ile oyun oynarken, annesi bebeğin oyuncağı arkasına sakladığında, bebek hemen dikkatini başka tarafa vermektedir. Ancak dokuz aylık olduğunda, annesi oyuncağı arkasına sakladığında, bebek annesinin arkasına doğru emeklemeye başlamaktadır.

Aşağıdakilerden hangisi bebekteki bu davranış değişiminin nedenidir? (2003 KPSS-85)

  1. Soyut işlemsel dönemde bulunması
  2. Ben merkezci düşünce biçiminin etkili olması
  3. Somut işlemsel dönemde olması
  4. Kendini çevresindeki nesnelerden ayırt
    edememesi
  5. E) Nesne devamlılığını kazanmamış olması

 

 

 

  1. Aşağıdakilerden hangisi Piaget’nin bilişsel gelişim kuramı ite ilgili olarak doğru bir açıklamadır? (2003 KPSS-83)
  2. Benmerkezci düşünce
  3. Algının seçiciliği
  4. Birleştirmeci (kombinasyonel) düşünce
  5. Empatik düşünce
  6. E) Tümevarıma düşünce

31.

Bir anne çocuğuna tabakta bir dilim kek verir ve çocuğunun yemesini kolaylaştırmak için keki bölmeye başlar. Çocuğa “keki üçe mi böleyim, beşe mi böleyim?” diye sorar. Çocuk da “çok açım beşe bölersen kek daha çok olur üçe bölme beşe böl, çok kek yemek istiyorum” der.

Bu biçimde yanıt veren çocuk hangi bilişsel gelişim aşamasındadır? (2003 KPSS-86)

  1. Duyusal motor dönem
  2. Özümseme (asimilasyon) yapamadığı dönem
  3. Ben merkezci düşündüğü bir dönem
  4. Miktar korunumunun kazanılmadığı bir dönem
  5. E) Soyut işlemsel dönem

 

 

 

  1. Dört yaşındaki bir çocuk babaannesi ile telefonda konu- şurken, yeni ayakkabılarını göstererek “babaanne bak ayakkabılarım ne güzel” der.

Aşağıdakilerden hangisi çocuğun, ayakkabıları ken- disi gördüğü için babaannesinin de gördüğünü san- masının nedenidir? (2003 KPSS-84)

  1. Soyut işlemsel dönemde bulunması
  2. Ben merkezci düşünce biçiminin etkili olması
  3. Somut işlemsel dönemde olması
  4. Kendinı çevresindeki nesnelerden ayırt
    edememesi
  5. E) Nesne devamlılığını kazanmamış olması
  1. İlköğretim beşinci sınıftaki Ayşe ile onun beş yaşındaki kardeşi Ahmet’in bilişsel gelişim dönemleri aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir? (2002 KPSS-69)
Ahmetişlem öncesisomut işlemler işlem öncesi duyusal motor duyusal motor

Ayşe

  1. Somut işlemler
  2. Soyut işlemler
  3. Soyut işlemler
  4. Somut işlemler
  5. E) İşlem öncesi

 

12

Gelişim Psikolojisİ

 

 

 

DİL GELİŞİMI

Eğitim öğretimde iletişimin sağlıklı ve etkili bir biçimde gerçekleşebilmesi için dil gelişimi çok önemlidir. Dil gelişimi bilşsel gelişimle paralellik gösterir. Dil aynı zamanda psikomotor bir davranıştır. Çünkü duygu ve düşünceler ses organları kullanılarak ifade edilir. Beden dilini kullanma bir tür dil kullanımıdır. Bebekte sesli iletişim ağlama ile başlar.

Dil, algı, öğrenme, akıl yürütme ile ilgilidir. Dil, bir tür toplumsal semboller bütünü olup, düşünceler arasındaki ilişki bu semboller aracılığıyla gerçekleşir.

  • Dünyada bütün kültürlerde çocuklar ilk yıldaki
    tüm sesleri ortak üretirler.
  • Dünyadaki     bütün     çocuklar     konuşmayı
    yaklaşık 2-4 yaşları arasında öğrenirler.
  • Ana dilini ilk 10 yılda öğrenemeyen çocuklar
    ya zor öğreniyor ya da hiç öğrenemiyor.
  • Bir dilin temel sesleri o dilin fonemidir.
  • İşitme   engeli   olan   çocuklar   özel   eğitim
    almazsa toplumsal yalnızlığa itilir.
  • İki   dili   birlikte   öğrenen   çocuklar   birlikte
    oldukları akranlarının dilini onlar kadar kolay
    ve doğru kullanamazlar. Bu onları yalnızlığa
  • Bebeksi konuşma bireyin yalnızlığa itilmesine
    yol açar.
  • Otoriter ve az konuşulan ev ortamları dilin
    gelişimini olumsuz etkiler.
  • Çocuğun konuşmasındaki en önemli gelişme
    okula   başlamasıyla   gerçekleşir.   Yanlışlar
    düzeltilir.   En   önemli   özelliği   de   bütün
    çocuklara eşit bir ortam sağlanmasıdır. Farkh
    çevrelerden gelen çocuklar burada gelişme
    imkanı bulur.
  • Okul, TV, okuma sözcük dağarcığını geliştirir.

Dil gelişimi ile ilgili kuramlar 3 grupta toplanabilir;

  1. Davranışçı Yaklaşım
  2. Sosyal Öğrenem Yaklaşımı
  3. Psiko-linguistik Kuram

Davranışçı Yaklaşım Dilin pekiştirmeler yoluyla kazanıldığını savunmaktadır. Bebekler sesleri tekrar ederken gündelik dildeki kelimelere benzer sesler çıkardıklarında çevresi tarafından pekiştirilirler. Pekiştirilen sesler sık tekrar edilir. Böylece dil gelişmeye devam eder.

Sosyal Öğrenme Yaklaşımı Bu yaklaşıma göre dil, ana babanın model olması, çocuğun taklit etmesi ve düzeltici geribildirim vermesi biçiminde gelişir.

Psiko-linguistik Kuram (Chomsky) Davranışçı ve sosyal öğrenme kuramlarına eleştiri getirmiştir. Onlara

göre önemli olan çevredir. Çevre çocuğun dili öğrenip

öğrenemeyeceğini   değil,   hangi   dili   öğreneceğini

belirler.

Bu   kurama   göre   çocuklar doğuştan   dil   öğrenme

donanımıyla dünyaya gelirler.   Biyolojik yaklaşımdır.

Normal   gelişen   her   çocuk   dil   öğrenir.   Her   birey

doğuştan bir ‘Dil Kazanma Mekanizmasına” sahiptir.

Dil kazanma mekanizması, çocuğun çevresinde konuşulan dili içselleştirmesini, kurallarını anlamasını ve daha sonra gramer kurallarına uygun olarak konuşmasını sağlar.

Bilişsel yaklaşım: dil öğrenmenin bilişsel gelişime dayalı olduğu görüşündedirler. Birey anlamları geliştirdikçe sembolleri daha kolay öğrenmekte ve uzun süre hatırlayabilmektedir.

DİL GELİŞİM AŞAMALARI

  1. Agulama-Babıldama Dönemi (0-6 Ay)
  • İlk bir ay sadece ağlarlar
  • Bebek çeşitli sesler çıkarır
  • İhtiyaçları için ağlar
  • Sesleri bilinçsizce çıkarır, refleksiftir
  • Ağlayarak sosyal iletişim kurarlar
  1. Heceleme Dönemi (6-12 Aylar)
  • Sesleri kendi kendilerine tekrarlar
  • Konuşma organları olgunlaşmıştır
  • Heceler çıkarılmaya başlar
  • Örnek: ba-ba, ma-ma gibi
  • En geç bu dönemin sonuna kadar annesinin sesini

tanımaya başlarlar

  1. Tek sözcük Dönemi (12-18 Aylar)
  • Konuşmanın başlangıcı sayılır
  • Konuşmada kritik dönemdir
  • Tek sözcükle çok şeyler anlatılmaya çalışılır
  • Morgem:   Tek   sözcükle   çok   şeyin   anlatılmasına
    verilen isimdir.
  1. Telgrafik Konuşma Dönemi

(18-24 Aylar)

  • Sözcüklerin birleştirilme dönemidir
  • Kullanılan kelime sayısı artar
  • İki kelime peş peşe söylenerek anlamlı cümle kurulur
  • Kelimeler arasında bağlaç kullanılmadan sözcüklerin
    kullanılma biçimidir.
  • Örnek: Anne su
  1. İlk Gramer Süreci (24-60 Aylar)
  • Cümleler ve gramer kuralları hızla öğrenilir
  • Kelime haznesi genişler
  • Kurallı ve grameri uygun cümleler gelişir.

 

Gelişim Psikolojisİ

13

 

 

 

Dil gelişimi ile ilgili notlar;

  • Yabancı araştırmalar, ilköğretim Sınıfta 20-24 bin
    kelime, 5. sınıfa doğru bu sayının 50 bine çıktığını
    belirtmektedir.
  • 6 yaş çocuğunun dil bilgisi yönünden kısa tümceleri
    doğru kurabilme yeteneğini kazandığı yaştır. 6- 10
    yaşları arası tümceler gittikçe uzun olmaya başlar.
  • Çocuğun konuşmasının içeriği onun yalnızca zekası
    ile değil aynı zamanda toplumsallaşmışfık düzeyi ile
    de ilgilidir.
  • Dil gelişimi aile, çevre, sosyo-ekonomik faktörlerden
  • Kız   çocuklar   erkeklere   göre   erken   konuşmaya
    başlarlar
  • Oyun dil gelişimini olum etkiler
  • Yetişkinler dil gelişiminde olumlu örnek olmalıdırlar
  • Konuşmayı   öğrenme   döneminde   birden fazla   dil
    kullanılmamalıdır.
  • Çocuklarla   bebeksi   değil   normal   konuşulmalıdır.
    Çocukların konuşmalarını geliştirmeleri için fırsatlar
    oluşturulmalıdır.

Bir çocuk annesinden su isterken “Anne su” diyor.

  1. Dil gelişimi açısından çocuğun bu sözü aşağıda-kiierden hangisine örnektir?   (2001 KPSS-7)
  2. Duyu   organlarıyla   alınan   bilgıyi   nesnelerin
    zihinsel   tasarımlarına   dönüştürme   (kavram
    getişimi)
  3. Özne,   yüklem,   bağlaç,    ek   vb     Öğelerin
    bazılarını     kullanmadan     konuşma     (telgrafik
    konuşma)
  4. ilişkilı   olan   ve   olmayan   bütün
    durumlara uygulama eğilimi (aşırı kurallaştırma)
  5. Kuralları   yalnızca   öğrenilen   örnekle   sınırlı
    olarak kullanma eğilimi (eksik kurallaştırma)
  6. E) Yeni sözcük üretebilmek için bekleme eğitimi
    (alıcı dil)

AHLAK GELİŞİMİ

Ahlak Haklılık arayışıdır. Toplumsal kurallara uyma sürecidir.

Çocukların Ahlak gelişimlerini anlamada kuralları nasıl yorumladıkları önemlidir. Piaget ve Kohlberg Ahlak gelişimini incelemişlerdir. Bu bölümde onların görüşlerine yer verilecektir.

Piaget’nin Ahlak Gelişim Kuramı

Ahlak gelişiminin bilişsel gelişimle paralel seyrettiğini

belirtmiştir.

Ahlak gelişimi   ile   ilgili olarak çocukların oyunlarını

gözlemiştir. Ahlak gelişiminin temel olarak iki dönemde

incelendiğini belirtmiştir. Bunlar

  1. Dışsal Kurallara Bağlılık Dönemi   (6-12 Yaş)
  • Çocuk kuralların değişmezliğine inanır
  • Kurallara   uymayanın   cezalandırılması   gerektiğini
    düşünür.   Kurallara   uymayanlara   ceza   otomatik
    olarak verilmelidir.
  • Otoriteye kayıtsız uyma söz konusudur
  • Davranışın gerisindeki neden dikkate alınmaz
  • Davranışın temelinde ödüle ulaşmak veya cezadan
    kaçmak yatar
  • 2   yaşın   altında   kural   kavramı   yoktur.   Henüz
    gelişmemiştir.
  • Okul öncesi dönemde kural kavrarm olmadığından
    ahlak da yoktur.
  1. Özerklik Dönemi (12 yaş ve üstü)
  • Çocuğun diğer çocuklarla giderek artan ilişkileri ve
    kuralların değişebilirliği düşüncesi gelişir
  • Kurallar insanlar tarafından oluşturulur. Gerektiğinde
    değişebilir.
  • Davranışın   iyi   ya da   kötü olması,   altında yatan
    nedene bağlıdır.

Kohlberg’in Ahlak Gelişim Kuramı

Ahlaki ikilemleri kapsayan hikayelere çocukların verdikleri tepkilere bakarak kuramını geliştirmiştir. Bu örneklere verilen cevaplar doğrultusunda 6 yargı aşaması oluşturmuştur.

Üç ana düzeyden oluşur. Her düzey kendi içinde iki dönemden oluşmuştur.

  1. Gelenek Öncesi Düzey (0-9 Yaş)

Dışa bağımlı dönemdir. İyi kötü, doğru yanhş kavramları kültürel kural ve değerlere açıktır. Geri kalmış ülke insanlarının bu dönemde olduğu iddia

 

14

Gelişim Psikolojisİ

 

 

 

edilmektedir. Piaget’nin dışsal kurallara bağlılık dönemi ile aynı paraleldedir.

  1. Evre. İtaat ve Ceza Yönelimi
  • Otoriteye mutlak uyum
  • Yapılan davranışın fiziksel sonucu önemli
  • Cezadan korktuğu için kurallara uyar
  • Otorite yoksa yasak davranışı yapabilir
  • Örnek: Kırmızı ışıkta geçme
  • Üç tabak kıran çocuk mu yoksa 10 tabak kıran mı
    çok suçludur? Diye sorulduğunda “10 tabak kıran
    daha suçludur” cevabı verilir.
  1. Evre Saf Çıkarcı Eğilim
  • Önemli olan kendi istek ve ihtiyaçlarıdır
  • İhtiyacı   karşılayan,   ödül   getiren   davranışlar
    doğrudur
  • Çıkarcılık egemendir
  • “Sen bana yardım et, bende sana yardım edeyim”
    anlayışı   egemendir.   Karşılıklı ilişkilerde sürekli
    kendini düşünür
  • “Sen benim sırtımı kaşı, ben de seninkini ” anlayışı
  1. Geleneksel Düzey (9-15 yaş)

Başkaları dikkate alınır. Aile arkadaş grubu yada çevrenin beklentileri kendi başına değer taşır. Seçilen referans grup çocuk için bir model oluştur. Model grubun doğruları çocuk için de doğrudur.

  1. Evre İyi Çocuk Eğilimi (Kişiler arası uyum)
  • İyi davranış, başkalarını memnun eden, onlara
    yardımcı olan yada onlar tarafından takdir edilen
    davranıştır
  • Güven,     sadakat,     saygı,     karşılıklı     ilişkilerin
    devamhlığı ve minnettarlık önemlidir
  • Başkalarının görüşü önemli
  • Çevresinden onay almak ve takdir edilmek ister
  • Temel güdü grup tarafından kabul edilmektir
  • Somut işlemler dönemidir.
  • Başkalarını mutlu etmek önemlidir
  1. Evre Kanun ve Düzen Eğilimi

Temel güdü toplumsal düzen korunmalıdır

  • Başkalarını memnun edecek davranışlarda
    bulunmak değil, yerleşmiş kurallar ve sosyal
    düzeni korumaktır.
  • Kurulu sosyal düzen eleştirilmeden kabul edilir.
  • Kurallar varsa herkes uymak zorundadır
  • Kanuna ve düzene uyma eğilimi baskındır
  • Kurallar sorgulanmaz
  • Birçok yetişkin bu dönemde kalır
  1. Gelenek Ötesi Düzey (İnsan hakları, evrensel değerler 15 yaş ve üstü)

Bu Düzeyde geçerliği ve uygulanırlığı olan ahlaki değerleri ve ilkeleri, bunları ortaya koyan grup yada kişilerin yetkilerinden ve kişinin bu gruplarla özdeşleşmesinden bağımsız olarak tanımlama çabası görülür. İlk düzeyde otorite kişinin tamamen dışındadır. Bu düzeyde olan bireyler piaget’nin zihinsel gelişim düzeyinde soyut işlemler düzeyindedirler. Çünkü soyut düşünce, göreceli anlayış ve yordama özellikleri vardır.

  1. Evre Sosyal Anlaşmalara ve Yasalara Uyma
    Eğilimi
  • Bu devrede doğru davranış, insan hakları ve toplum
    yararı gözetilerek toplum tarafından incelenip kabul
    edilmiş ilkelere uygun davranıştır.
  • Bireyin fıkir ve değerlerinde farklılıklar gösterdiği bu
    devrede, görüş birliğine varma teknikleri önemsenir.
  • Ancak doğru ve yanlışın kişisel değer sorunu olduğu
    da kabul edilir.
  • Yasal görüş kabul edilmekle birlikte, topluma daha
    fazla    yarar     sağlayabilmek     için     yasalann
    değişebileceğine inanır.
  • Yasalar toplum yararına olarak çoğunluk tarafmdan
    konulmalıdır
  • Kurallar toplum yararına değiştirilebilmelidir
  • Yetişkinlerin % 25den azı bu dönemdedir
  1. Evre Evrensel Ahlak İlkeleri
  • Bu en yüksek devrede doğru ve yanlış, sosyal
    düzenin yasa ve kurallarıyla değil, kişinin kendi
    vicdanıyla   ve   kendi   geliştirdiği   ahlak   ilkeleriyle
    tanımlanır.
  • Bu ilkeler somut ahlak kuralları olmayıp genel soyut
  • Bunlar, evrensel adalet ilkelerini, insan haklarını ve
    insana saygıyı içerebilirler.
  • Tüm insanlar eşittir düşüncesi hakimdir
  • İnsan hakları evrensel değerleri temel ölçüttür.
  • Hak, adalet, özgürlük kavramları çerçevesinde doğru
    ve yanlışı bireyler belirler
  • Ahlak ilkelerini kendisi seçip oluşturur
    Kohlberg’e     göre     yetişkinlerin     çoğu     geleneksel
    düzeydedir. Gelenek sonrası düzeye çok az sayıda kişi
    ulaşır.

Kohlberg ahlak dönemlerini saptayabilmek için deneklerine hikayeler vererek, her hikaye hakkında çeşitli sorular sormuştur. Bu hikayelerden bir örnek verirsek

“Hans adlı bir adamın karısı az rastlanan bir kanser tütünden   ölmek   üzeredir.   Doktoriar bir ilacın   onu

 

15

Gelişim Psikolojisİ

  1. Televizyonda haberleri izleyen üç farkiı yaş grubundan kardeş, izledikleri bir kapkaç olayı ile ilgili olarak aşağıdaki yorumları yapmışlardır;16 yaşında olan kapkaç olayının toplum düzenini bozduğu, 10 yaşındaki kapkaçcıların çok kötü işler yaptığı, 5 yaşındaki ise kapkaçcıların çok miktarda para çaldığı ile ilgili olarak yorumlar yapmışlardır.

Aşağıdakilerden hangisi bu üç kardeşin tepkileri arasındaki farklılığın nedenidir? (2003 KPSS-87)

  1. Yaşantılarının öznelliği
  2. Ahlak gelişim düzeyleri
  3. Genetik özellikleri
  4. Kişilik özellikleri
  5. E) Duygusal özellikleri

kurtarabileceğini söylerler. Bu ilaç aynı şehirde oturan bir eczacınm keşfettiği bir çeşit radyumdur. Bu ilaç pahalıya mal olmuştur, fakat eczacı ilacı maliyetinden de 10 misli fazlaya satmaktadır. Radyuma 200 dolar verdiği halde ilacın küçük bir miktarı için 2000 dolar istemektedir. Hans tanıdığı herkesten borç alarak ancak 1000 dolar toplayabilir. Eczacıya karısının ölmek üzere olduğunu söyler, ondan ilacı ya daha ucuza vermesini ya da paranın yarısını sonra almayı kabul etmesini ister. Fakat eczacı ‘Hayır ilacı ben keşfettim, ondan para kazanacağım’ diyerek Hans’ın isteğini kabul etmez. Bunun üzerine çaresiz kalan Hans eczaneye girip karısı için ilacı çalar. Hans suçlu mudur ?, suçluysa neden suçludur?, Suçsuzsa neden suçsuzdur?”

Bu soruya şu cevaplar verilebilir:

  • Hans     suçludur.     Polisler     onu     yakalar     ve
    cezalandırır. Gelenek Öncesi Evre
  • Hans suçsuzdur. Karısı için böyle yapmıştır. İnsan
    karısı (kocası) için böyle davranmalıdır. Karısı da
    onun için böyle yapardı. Gelenek Öncesi Evre
  • Hans     suçludur.     Toplumdaki     insanlar     onu
    ayıplartar. Geleneksel Evre
  • Hans   suçludur.   Kanunlara   aykırı   davranmıştır.
    Kanuniar toplumsal düzeni sağlamaya yarar. Hans
    toplumsal düzenî bozmuştur. Geleneksel Evre
  • Hans suçludur. İnsanlar toplum içinde birbirlerinin
    özel   eşyalarına   saygı   göstermek   zorundadır.
    Gelenek ötesi Evre
  • Hans   suçsuzdur.   İnsan   hayatı   her   şeyden
    önemlidir.     Bir   insanın     hayatı     söz   konusu
    olduğunda hırsızlık yapılabilir.
  1. Kohlberg’in anlak gelişim kuramının hangi evresinde “sebebi ne olursa olsun savaş her koşulda yanlıştır.

İnsanlara hiçbir şekilde yarar sağlamaz, anlaşmalarla sorunlar çözülmelidir.” düşüncesi yerahr?(2002KPSS-75)

  1. Kanun ve düzen eğilimi
  2. Evrensel Halek ilkeleri
  3. Geleneksel ahlaki değerler
  4. Saf çıkarıcı eğilim
  5. E) iyi çocuk eğilimi

 

16

Gelişim Psikolojisİ

 

 

 

KİŞİLİK GELİŞİM KURAMLARI Kişilik: bireyi başkalarından ayıran doğuştan getirdiği veya   sonradan     kazanılan   özellikler   bütünüdür. Duygularımız, yeteneklerimiz, huyumuz, değerlerimiz, inançlarımız,   tutumlarımız,   görüşlerimiz   gibi   bütün özelliklerimiz   kişiliğimizi   oluşturur.     Kişiliğin   tüm belirtileri   dışarıdan   gözlenemez.   Çoğu   bireyin   iç dünyası ile ilgilidir. Kişilik;

  • Bireyi diğer insanlardan yıran noktalardır
  • Davranışların     tutarlı     ve     devamlı     olan
    kısımlarıdır
  • Gelişimsel özellik göstermekle birlikte kalıcı
    özelliklerdir.

Benlik: Bireyin gelişimsel özellikleriyle kendini algılaması ve değerlendirmesidir. Bireyin kendi kimliğinin farkında olmasıdır.

Özgüven: Bireyin kendine yönelik olumlu yargılarının örüntüsüdür. Güven, sevgi ve olumlu yargılarla ilgilidir. Özsaygı (Benlik saygısı): Bireyin kendi fiziksel ve zihinsel özelliklerine yönelik değer atfetmesidir.

Kişilik Kuramları

  • Bio-fızyolojik yaklaşım: Hormonal süreçler
    ve beden şekli kişiliği etkiler
  • Treyt     kuramları:     Durum     kuramlarıdır.
    Davranış kalıplarının genel adına treyt denir.
    Kişiliğin ölçülmesi uygun treydin seçilmesine
    bağlıdır.
  • Sosyal etkileşim kuramları: kişilik, toplumsal
    etkileşim   süreçlerinde   gerçekleşen   üç   tür
    öğrenme   stilinden   oluşur.   Bunlar;   klasik,
    edimsel, model alma
  • Fenomenolojik   yaklaşım:   Bireyin   öznel
    algıları üzerinde yoğunlaşır. Birey, kendini,
    dünyayı ve olayları yorumlama biçimi kişiliğin
    temelini oluşturur.
  • Psikanalitik   kuram:   freud’un   topografık,
    yapısal, psikoseksüel kişilik kuramı olarak üç
    kuramdan oluşur.
  • Psikososyal     gelişim     kuramı:     Erikson
    tarafından kişiliğin gelişimi ömür boyu ele
    alınır. Ergenlik dönemine kadar olan gelişim
    freud’un   psikoseksüel   gelişim   kuramı   ile
    aynıdır.     Erikson’un     kuramında     kişiliğin
    gelişiminde   toplumsal   faktörlerin   rolü   ve
    kişiliğin     şekillenmesinde    bireyin     içinde
    yaşadığı kültürün etkisi önemlidir.

Kişilik gelişim kuramları olarak Freud’un Psikoseksüel kuramı ve Erikson’un Psiko sosyal Kuramı ele alınarak incelenecektir.

PSIKANALITIK KURAM

Freud tarafından geliştirilmiştir. Topografik, yapısal ve psiko-seksüel kuramları vardır.

  1. Topografik kişilik kuramı (bilinç sınıflaması)
  • Bilinç:       farkında       olduğumuz     yaşantıların
    bulunduğu yerdir
  • Bilinçaltı: (bilinç öncesi) Bilincinde olmadığımız,
    biraz zorlayınca bilince çıkardığımız bölgedir.
  • Bilinç   dışı:   Bilincin   dışında   olan   ve   özel
    tekniklerle bilince çıkartılan yerdir. Freud’a göre
    burada kişiliğin büyük bir kısmı bulunur. Arzu,
    duygu,     dürtü,     yasaklanmış     istek,     duygu,
    düşünceler burada barınır.
  1. Yapısal kişilik kuramı (kişilik yapısı)

İD : İlkel benlik olarak bilinir. Kişiliğin en ilkel boyutudur. Temel biyolojik itkilerden oluştuğu için kişiliğin en erken gelişen bölümüdür. Dolayısıyla id kişiliğin temel sistemidir. Haz ilkesine göre çalışır ve biyolojik gereksinimlerin derhal giderilmesini gerektirir. Doyuma hemen ulaşma isteği taşır.

Ego: id den sonra gelişen ve gerçeklik ilkesine göre çalışan kişilik boyutudur. İD den kaynaklanan ve hemen doyuma ulaşmayı itkileri toplumsal değerlere uyumlu hale getirmek egonun görevidir. Kişinin sosyal boyutunu oluşturur.

Süper Ego: Toplum tarafından hoş karşılanmayan ve ego tarafından ketlenmeyen İD itkilerini saygın toplumsal amaçlara yönelterek, doyuma ulaşmasını sağlar

Süper egonun görevleri:

  1. İD kabul edilemeyecek isteklerini bastırmak
  2. EGO yu törel amaçlara yönlendirmek
  3. Kusursuz olmaya çalışmak

Misafirliği giden bir insan aç ise İD ile hareket ettiğinde açlığını bir an önce gidermek ister. Onun için önemli olan açlığın giderilmesi doyurulmasıdır. Kimseye sormadan bulduklarını yiyebilir. Süper ego ise, bunu yapmamasjnı bu davranışın kesinlikle yanlış olduğunu söyler ve bastırmaya çalışır. Ancak EGO bunun nasıl yapılacağını düzenler yani ilkel yöntemlerle değil toplumsal kurallara göre yapılmasını sağlayarak bireyin ev sahibinden uygun bir dille aç olduğunu belirtmesini ister.

 

Gelişim Psikolojisİ

17

 

 

 

  1. Psiko Seksüel Gelişim Kuramı

Freud’un insanın gelişimi ile ilgili iki önemli görüşü vardır;

  • çocukluğun   ilk   yılları   (0-6   yaş)   kişiliğin
    oluşumunda çok önemlidir.
  • Kişilik gelişimi psiko-seksüel evreleri içerir.
    Bireyin     erken     dönemdeki     yaşantıları     bilinirse
    davranışların nedenleri anlaşılabilir. Gelişimsel süreç
    beş evrede incelenmiştir. Oral, anal, fallik, gizil, genital.
    Her evre başedilmesi gereken bir gereksinimi ortaya
    koyar. Bu gereksinimlerin karşılanıp karşılanmaması
    çocuğun ilerideki davranışlarını, duygularını, insanlarla
    ilişkilerini etkileyecektir. Cinselliğin üzerinde önemle
    durmuştur.   Evreden diğerine geçiş evredeki ihtiyaç
    giderilmese bite tamamlanır.   Bu konuda piaget’den
    farklı düşünür. Piaget’e göre bir evre tamamen bittikten
    sonra diğer bir evre başlamaktadır. Ortak noktalan ise
    evrelerin bir sırayı takip ettiğidir.

Freud ‘a göre her evre başarı ile atlatılmalıdır. Bir
sonraki evrenin başanlı olması bir önceki evrenin
başarılı geçirilmesinde büyük etkendir. Kişilik
bozuklukları          bu           evrelerin         başarı            ile

tamamlanmamasından kaynaklamr.

Oral Dönem: 0-1 yaş Doğumdan sonraki ilk bir yılı kapsar. Ağız, dil ve dudaklar bebeğin temel haz alma bölgeleridir. Bu dönemdeki en önemli uyarıcı faaliyet beslenmedir. Çocuk bu dönemde ağız yoluyla haz alma söz konusudur. Bu nedenle çocuk her şeyi ağzına götürür. Anne memesi çocuğun çevre ile ifetişim kurduğu başhca nesnedir. Ağıza almak ve ısırmak sonradan gelişecek karakter özelliklerine ilk örnek olurlar. Bu dönemde ihtiyaçlarm gereğince doyurulmaması veya aşırı doyurulması çocuğun bu döneme bağımlı kalmasına neden olur.

Anal dönem: 1-3 yaş çocuğun tuvalet eğitimini öğrendiği dönemdir. Bebeğin temel haz alma bölgesi dışkılama bölgesidir. Bu dönemdeki en önemli faaliyet tuvalet eğitimidir. Bu eğitim sırasında annenin tutumu ileriki yıllarda çocuğun karakter yapısını belirlernektedir. Tuvalet eğitimin barışçı yollardan tamamlanmaması durumu (çocuğu hazır olmadığı halede zorlamak veya cezalandırmak) çocukta iki tür tepkiden birinin gelişmesine neden olur. Çocuk hazır olmadığı bir takım şeyleri kendisinden bekleyen anneye öfke duyar. Bu öfkeyi sık sık dışkı yaparak dile getirir ve böylece anneyi protesto eder. Tepkici bir karakter yapısının oluşmasına neden olur. Çocuk annenin gereksiz ve zamansız baskıları sonucu cezalandırılmamak ve annenin onayını kaybetmemek için çözümü dışkıyı yapmamakta bulur. Buda tutucu bir karakter yapısının gelişmesine neden olur.

Fallik Dönem: 3-7 yaş arası dönemdir. Temel haz kaynağı   cinsel   organlardır.   Erkek   çocuğun   cinsel

organı vücudun en önemli parçasıdır. Genital uyarımdan haz almaktadır. Kız çocukları neden aynı organa sahip olmadıklarını merak ederler. Dönemin sonlarına doğru çocuklar kendi cinsiyetindeki ebeveynleri ile özdeşim kurarak cinsiyet rollerini kazanmaya başlarlar. Bu dönem cinsel bölgelerin uyarılmasından heyecan duyma ve cinselliğe aşırı ilgi biçiminde belirir 3 yaşından itibaren erkek çocuk kendisini babaya benzetir. Karşı cinsten ebeveyne ilgi gösterir. Erkek çocuklarda bu ilgiye oedipos karmaşası, kızlarda ise elektra karmaşası denir. Uyumlu anne baba çocuk ilişkisi var ise bu dönem hiçbir iz bırakmadan ve kalıntıları yetişkin yaşama aktarılmadan atlatılır.

Latent (Gizil) Dönem 7-11 yaş: bu dönemdeki çocuklar zamanlarının büyük bir kısmını okulda geçirdiklerinden psişik enerjileri ders ve spor gibi geleneksel faaliyetlere yönelir. Cinsel ihtiyaçlar açısından sessiz ve sakin bir dönemdir. Cinsel dürtüler durgunlaşmış denetim altına alınmıştır. Çocuk okul çağındadır.çocuklar hem cinsleri ile oyun oynamayı tercih ederler. Böylece erkek ve kadın biçimdeki toplumsal rollere hazırlık başlar. Sağlıklı biçimlerde geçirilemeyen gizil dönemde çocuk içsel dürtülerini denetimini sağlayamaz ve enerjisini öğrenme ve beceri geliştirmeye yöneltemez. Aşırı bir denetim mekanizmasının geliştirerek obsesif (Takıntılar) karakter yapısınm yerleşmesine neden olur.

Genital Dönem: 12-Genç yetişkinlik: freud’a göre bu dönem yetişkinlik süresince devam etmektedir. Sağlıklt yaşamın amacı ‘sevmek ve çahşmaktır” Genç bu dönemde cinsel yönden olgunlaşmaya başlar artık çocuk olmaktan çıkıp çocuk sahibi olacak bir olgunluğa ulaşmaktadır. Bir önceki dönemde örtülü olan cinsel enerji artık cinsel organlar ve cinsel ilişki üzerine odaklanmıştır. Bu dönemin amacı gencin ana babasından bağımsızlaşarak aile dışındaki karşı cinsten kişilerle olgun ilişkiler kurabilmeyi öğrenmesidir.

  1. Freud düşüncesine göre patronundan kötü
    muamele gören bir işçinin hıncını çocuklarından
    ve karısından çıkarmaya         çalışması,

aşağıdakilerden   hangisi   ile   ifade edilir? (2004 KPSS-112 )

  1. Sublimasyon
  2. Yansıtma
  3. Bastırma
  4. Yer değiştirme
  5. E) Reddetme

SAVUNMA MEKANİZMALARI

“uyum mekanizmalan” da denilen savunma mekanizmaları,     çoğunlukla     doyurulmamış     temel

 

18

Gelişim Psikolojisİ

 

 

 

ihtiyaçların neden olduğu iç huzursuzlukların (geriiîmin) giderilmesi amacıyla kullanılır.

Bu ihtiyaçlarımız (güdülerimiz) fızyolojik ya da toplumsal nitelikli olabilir.

İhtiyaçların doyurulamamasının iki temel nedeni olabilir.

  1. Engellenme
  2. Çatışmalar
  3. ENGELLENME

Herhangi bir davranışın içsel ya da çevresel bir nedenle bloke edilmesidir. Örneğin ağır hasta bir yakınınıza yetişmek için otobüs terminaline gidiyorsunuz ve bilet bulamıyorsunuz. Engellenme sonucu insanların gösterdiği en önemli tepki saldırganlıktır. Bunun dışında, öfke ve kızgınlık, çevreden kaçma, aşırı duyarlılık, aşırı bağımlılık, bencilce tutumlar, yılgınlık, bezginlik gibi davranışlar gözlenebilir.

  1. ÇATIŞMA

Çatışma, Organizmada birbirine ters düşen iki güdünün rekabeti durumudur. Çatışmayı üç grupta inceleyebiliriz: Bu güdüler birbirine zıt ayrı yönlere çekerek birbirleriyle savaşırlar. Örnek, kafeye arkadaşlarla buluşmaya gitmek (Eğlenme ihtiyacı) ile Kütüphaneye gidip ders çahşmak (gelişme ihtiyacı) bizi aynı anda iki ayrı yöne çekerler.

  1. Yanaşma-yanaşma: İki ya da daha çok olumlu
    değerli amaç nesnesi yan yana bulunduğunda ve
    kişi bunlardan birini seçmek zorunda kaldığında
    ortaya     çıkar.     Ayakkabıcı     dükkanında     çok
    beğendiğimiz   iki   ayakkabıdan   birini   seçmek
    zorunda     kaldığımızda     yaşadığımız     çatışma
    türüdür.
  2. Kaçınma-kaçınma: İki ya da daha çok olumsuz
    durum ya da nesne karşısında kalmaktır (yukarı
    tükürsen     bıyık,     aşağı     tükürsen     sakal)
    Sevmediğimiz, istemediğimiz iki durumdan birini
    seçmek   durumunda   kaldığımızda   yaşadığımız
    çatışmadır. Sınava çalışmak istemeyen öğrencinin
    aynı   zamanda   sınıfta da   kalmak   istememesi
    durumunda yaşadığı çatışmadır.
  3. Yanaşma-kaçınma:   Bir amaç nesnesinin   hem
    olumlu,   hem   olumsuz   yanlarının   bulunması
    durumunda ortaya çıkar (iki sevgiiinin birlikteyken
    sürekli   kavga   etmeleri   ama   ayrı   kaldıklarında
    birbirlerini özlemeleri).Aynı nesneye doğru hem
    yanaşma   hem   de   kaçınma   isteği   durumudur.

Pastayı çöVsevme ve ayhı zamanda kflo âftriaktan korkma durumunda yaşanan çatışmadır.

SAVUNMA MEKANİZMALARI

Savunma mekanizmaları, psikanalitik yaklaşıma göre ego’yu korumayı amaç edinir. Bu nedenle ego savunma mekanizmaları olarak adlandırılır.

  1. BASTIRMA

Bilinç altına itme olarak da isimlendirilen bastırma mekanizmasında kişi Acı, üzüntü ve kaygı veren duygu, düşünce ve yaşantıların bilinçten itilmesidir.

Bilinç altına itilen ya da bastırılan bu dürtü ve yaşantılar çeşitli şekillerde davranışlarımızı etkilemeye devam ederler. Freud’a göre hiçbir dürtü tam bir başarı ile bastırılamaz. Bunlar, düşler ya da dil sürçmelerindeki sembolik anlatımlarda olduğu gibi zaman zaman tekrar bilince çıkabilir.

Bir yaşantının bilinçli olarak örtbas edilmesine supresyon, Bir yaşantmın tamamen bilinçsiz olarak baskı alınması durumuna ise represyon denir.

Örnek, çıkarcı ve bencil olan birinin böyle davranmamayı istememesi nedeniyle unutması.

  1. MANTIĞA BÜRÜME (Bahane bulma)
    Rasyonelleştirme

Belirli bir durumda kişi için kabul edilmesi güç ve kaygı yaratıcı olan bir açıklamayı gösterme yerine acı ve kaygı vermeyecek bir neden ya da açıklamayı ileri sürme eğilimidir.

Genellikle toplumsal baskı ve beklentilerin yarattığı çatışma durumlarında kullanılan ve mantıklı bahaneler bulma olarak adlandırılabilecek bu mekanizma kişi tarafından çoğu zaman sözlü olarak ifadelendirilir. Örneğin komşunun çocuklarının okuldaki başarısını kıskanan kadının kendi çocuklarında görmediği bu özelliğin yarattığı eksiklik duygusunu “ne de olsa herşey okumak değildir, dünyada okumaktan daha önemli şeylerde var” demesi. Aynı şekilde “kedi ulaşamadığı ciğere pis der” sözü bu mekanizmaya iyi bir örnektir.

  1. YADSIMA (İnkar-Denial)

Benlik için tehlikeli olarak algılanan ve bunaltı doğurabilecek bir gerçeği yok saymak, görmemek değişik derecelerde oldukça yaygın olarak kullanılan bir ilkel savunma biçimidir. Birçok özürlerimizi, utanç ya da suçluluk doğuran eski deneyimlerimizi bilinç altına

 

 

Gelişim Psikolojisl

itmekle kalmayız, bunları hiç yaşanmamış gibi de algılayabiliriz. Öfke, kızma en çok yadsınan duygulardır. Öfkesi belli olduğu halde kişi bunun hiç farkında olmaksızın yadsıyabilir.İstenmeyen olay ve durumları kabul etmemedir. Dersi dinlemeyen bir öğrencinin bu durumu kabul etmemesi.

  1. YANSITMA (Projection)

Bazı duygu, dürtü, gereksinim ya da yaşam olaylarının dışarıya aktarılıp, yansıtılıp, dışarıdaymış ya da dışarıdan kendisine yöneltiliyormuş gibi algılanmasıdır.

Yansıtma mekanizmasında kişi, kendi içinde yadsıdığı bir dürtüyü (ki bu toplumca onaylanmayan bir dürtüdür) başkalarında görür ya da başkalarının bu dürtüyü kendisinde gördüğünü sanır. İçinde öfke ve kin duyguları olan bir kişi, “bana kızıyorlar benden nefret ediyorlar” diye düşünebilir. Burada hem yadsıma (bende kızma yok), hem de yansıtma (onlarda var) düzeneği işlemektedir.

Başkalarına düşmanlık duyguları besleyen biri bu duygulann kendisinde yarattığı suçluluk duygusundan kurtulmak için karşısındaki kişileri kendisine kötülük yapmakla suçlamasıdır

  1. ÖDÜNLEME (Compensation)

Kişinin herhangi bir eksikliğini, yetersrzliğîni bir başka alanda başarı sağlayarak kapatması çabasıdır. Örneğin yakışıklı olmayan birinin işinde başarılı olarak yükselmesi ve böylece beğeni toplaması. Okulda başarısız olan bir çocuğun ştmanklık yaparak ilgi çekmeye çalışması.

Geçirdiği çocuk felci yüzünden sakat kalan bir kişinin yoğun çalışmaları sonucu olimpiyat yüzme şampiyonu olarak hareket yetersizliğini ödünlemiştir.

  1. YÜCELTME (Sublimation)

Yüceltme mekanizmasında, toplumca onaylanmayan
ilkel nitelikteki dürtü, eğilim ve istekler doğal
amaçlarından çevrilerek, toplumca beğenilen
etkinliklere                                                   dönüştürülürler.

Çocuklukta en yalın biçimiyle gözlemlenebilen yıkıcı eğilimler yetişkinlik döneminde toplum tarafından onaylanmayacağından böyle bir insan örneğin iyi bir patlayıcı madde ya da silah uzmanı olarak bu eğilimini yüceltebilir. Saldırgan olan birinin Boks sporuna başlaması.

  1. ÖZDEŞİM (İdentification)

Kişinin kendisine örnek aldığı bir başkasının özelliklerirıi kendi kişiliğine katması, onun gibi duyması, düşünmesi ve davranması yoluyla ulaşmak istediği amaca ulaştığını sanmasıdır.

19

Özdeşim kurulan kişinin birçok özelliğini taklit eder, sonra benimsemeye başlar. Başarısız bir öğrencinin başarılı olan bir öğrencinin tüm davranışlarını taklit etmesi. Hayatta başarısız olan birinin tuttuğu takımın başarısına aşırı sevinç tepkisi vermesi.

  1. YER DEĞİŞTİRME (Displacement)

Bir dürtünün ya da duygunun asıl nesnesinden başka bir nesneye yöneltilmesidir. Çatışmaya ve bunaltıya neden olabilecek ve benlikçe kabul edilmeyen bir dürtü asıl yöneleceği nesne yerine başka bir nesneye yönelerek çatışma ve bunaltı bir derece azaltılabilir ya da önlenebilir Davranışı yönlendiren dürtü ya da neden aynı kaldığı halde hedef değişebilir. Yer değiştirmedeki güdü çoğunlukla kişinin açıkça gösteremediği saldırganlıktır. (Patrona kızıp acısını evdekilerden çıkarma).Yeni doğan kardeşinin ailede tüm ilgiyi topladığını gözleyen çocuk, duyduğu kıskançlık ve husumeti, cezalandırılacağı korkusuyla doğrudan kardeşine değil, kendi oyuncaklarına yönelterek onları kırıp tahrip edebilir.

  1. KARŞIT TEPKİ KURMA (Reaction-Formation)

Kişi, kendi içindeki bilinçdışı dürtü ve eğilimlerin tam karşıtı tepkiler vererek de benliğini savunabilir. Örneğin, içindeki kin, nefret ve kabalık eğifimlörine karşı kişi, aşırı derecede kibar ve nazik; pislik ve kirlîlik eğilimlerine karşı anormal derecede titiz ve temiziik düşkünü olabilir. Benlikçe kabul edilmeyen birçok dürtü ve gereksinimler aşırı baskıcı, bağnaz, ahlakçı bir tutumla bastırılmaya çalışılabilir. Kardeşini kıskanan çocuğun aşırı derecede iyi bir abla ya da ağabey olmaya çalışması.

  1. GERİLEME (Regression)

Temel ihityaçların ve isteklerin karşılanmaması sonucu meydana gelen doyumsuzluk veya kaygı hallerinde bireyin bulunduğu durumdan daha ilkel bir olgunluk düzeyinde davranmasıdır. 4 yaşındaki bir çocuğun korkunca altını ıslatması, Bir yetişkinin kaygılandığında kekelemesi, kızarması, Bir gencin 10 yaşındaki bir çocuk gibi bağırıp çağırması ya da ağlaması

  1. 11. HAYAL KURMA YOLUYLA AVUNMA

İç ve dış nedenlerle ihtiyaçların ve güdülerin karşılanamadığı durumlarda hayal kurma yoluyla doyum sağlama yoluna gidilmesidir. Rüyalar ya da hayal aleminde ihtiyaçlar giderilmeye çalışır. Fakir zengin olur, çirkin güzel olur. Aşırı hayal kurma bireyin gerçek kimliğini kaybetmesine neden olabilir.

 

20

Gelişim Psikolojisİ

 

 

 

PİSKO-SOSYAL GELİŞİM KURAMI (Erikson)

Erik H.Erikson (1902-1994) bir Alman psikanalist Erikson bu şekilde insan ego gelişimini sekiz evreye aytrarak incelemiştir.

Bu dönemlerin her birinde az ya da çok içsel kriz

yaşanmaktadır.

Eğer kriz başarılı   bir şekilde atlatılmışsa kişi güç

kazanarak,   bir   sonraki   basamağa   rahatça   geçer.

Erikson’un   basamakları,   zamanla   sınırlı   olmayıp

gelişim süreklidir.

Kişilerde bazı sorunlar bir dönemden, başka bir döneme taşınabildiği gibi ağır stres altında da o sorunlar yeniden açığa çıkabilmektedir. Bazen de yoğun stres ile kişilerde daha önceki basamaklara geri dönüş gözlenebilir.

  1. Evre: Temel Güven/Güvensizlik (0-1 Yaş)

Bu dönem Freud’un oral dönem olarak adlandırdığı evredir. Doğumdan ilk 1,5 yaş dönemine dek sürer. Bu dönemdeki bebeklerde beslenme, temizlik, duygusal yakınlık ve fiziksel temas gibi temel gereksinimleri karşıianırken kendilerine ve diğer insanlara güvenmeyi öğrenir veya güvensizlik duygusu oluşur. Bu dönemde çocuk her şeyi kendi ağzı ile yaşar. Çocuk her şeyi ağzına götürerek öğrenir. İstenen ve verilen ne varsa o anda alınır. Ağız bu dönemde vücudun en duyarlı bölgesidir. Asal işlev anne memesini arayıp, bulmak, emmek ve gıda almaktır. Ana-babanın bebeğe güven verici bir şekilde besleyici yaklaşımı , çocukta ileri dönemde dış dünyaya karşı olumlu beklentiler içinde oluşun temelini atar.

  1. aydan itibaren dişlerin çıkışı ile birlikte ısırma dürtüsü gelişir. Daha önceki pasif dönem, aktif hale dönüşür. Isırma ile zevk almaya başlar. Bebek anne memesini ısırınca, memenin ağzından çekildiğini fark eder. Bu durumda ısırma isteğini frenlemeyi öğrenirken, çevresini de etkileyebildiğini görür. Bu sayede çevresindekilerden ayrı bir varlık olduğunu öğrenmeye başlar. Bir bebeğin çevresi ile iyi bir ilişkisinin, uyumunun varlığı istekli ve rahat bir şekilde beslenmesi, uykunun düzenliliği, rahat idrar çıkarma ve dışkılaması ile belirlidir.

Çocuğun bu dönemdeki ilk sosyal başarısı anne-baba gözü önünde olmadığında, ağlayıp, korku duymadan, kaygı ya da öfke göstermeden bu duruma dayanabilmesidir. Çocuğun çevresi ve iç dünyası her iki durumda da sabit ve düzenli olup, dış ve iç dünyası birbiri ile uyumlu ve sorunsuzdur.

Çocukta ilk benlik duygularının temeli bu dönemde atılır. Bu donemin ilerlemesi ile çocukta emekleme,

ayakta durup, yürüyebilme, dışkılama gibi aşamaları gerçekleştirme için özgüven duygusu gelişmeye başlar.

Bu dönemde umut, güven iyimserlik kazanılması gereken temel özelliklerdendir.

Bu dönemin uygun bir şekilde yaşanamaması, ebeveynlerin yokluğu ya da yanlış tutumları nedeniyle sağlıklı bir şekilde geçilememesi halinde ileri dönemde kişilerde kötümserlik, paranoid ya da sanrısal bozukluklar, ümitsizlik şeklinde tavırlar, içekapanıklık (şizoid kişilik), alkol-madde bağımlılıkları gelişebilir.

  1. Evre: Özerklik/Utanç ve Kuşku (1-3 Yaş)

Freud’un anal dönem olarak adlandırdığı dönemdir. Bu dönem 1-3 yaş arasını kapsamaktadır. Beslenme, tuvalete gitme, yürüme, çevreyi keşfetme ve konuşma gibi çeşitli faaliyetleri sırasında yeterlilik duygusu geliştirir veya yetenekleri hakkında kuşku duyar. Bu dönemde çocuk konuşmaya başlar, tuvaletini yapmayı öğrenir. Çocuğun kendine özgü davranışlarının farkında olduğu dönemdir. Bu dönemde yardımı reddederek tek başına etkinlikte bulunmayı isteme davranışı çok belirgindir. Anneye bağımlılık azalır, tuvalet kontrolü oluşur. Aile eğer çocuğa karşı aşırı koruyucu olmadan, yeterli özgürlük ve desteği verirse, çocukta özgüven duygusu gelişerek, çevresindekileri ve dış dünyayı kontrol edebileceği hissi gelişir. Bu olmaz, çocuk cezalandırılıp, aşırı koruyucu olunursa öfke, şüphe ve utangaçlık kendini göstermeye başlar.

Aile tarafından çok erken dönemde ya da aşırı bir baskı ile dışkı eğitimi ya da başka eğitimler uygulanacak olursa, çocuğun iç kontrolünü sağlaması yolundaki gelişimi olumsuz etkilenerek, gerileme ya da yanlış gelişimlere yol açılabilir.

Aynı şekilde aile tarafından uygulanabilen aşırı koruyucu tutumlar da çocuğun özdenetimini ya da yargılama yeteneğini zayıf bırakacağından özgür iradesinin gelişimini sekteye uğratacaktır. Bu durumda kişide ileri dönemde utanç ve şüphe gibi tutumlar baskın hale gelebilecektir.

Çocuğun etrafındakiler bu dönemde onu kendi işlerini yapıp, yere sağlam basma, yardımsız kendi ayakları üzerinde durma konusunda cesaretlendirmelidir. Bu dönemde çocuğun özgür iradesini kullanarak, seçimler yapıp, deneme -yanılma yolu ile öğrenimi engellenirse, kendi bedeni üzerinde bunları yapmaya çalışacaktır. Bu da dediğim dedik ve her şeyin detaylarına inen bir davranış yapısı oluşabilecektir.

Çocuklukta gelişen, kendisinin denetimindeki bu özerklik duygusu,   ileri dönemlerde adaletli yaşamı,

 

Gelişim Psikolojisİ

21

 

SONRAKİ SAYFAYA GEÇİNİZ

[wp_ad_camp_2]

SAYFA NUMARALARINI KULLANIN