in

Kpss Tarih Ders Notları – Ramazan Hoca

I. TBMM DÖNEMİ (1920-23)

Açıldığında Düşünülen İsimler:

-Kurultay
-Meclis-i Kebir
-Millet MEclisi
-Meclis-i Müessisan (kurucu meclis)
Genel Özellikleri:
Kurucu meclistir. (Yeni bir devlet, ordu ve anayasa kurması)
Demokratik bir meclistir. (üyelerini seçimle belirlemesi)
İhtilalci bir meclistir. (İstanbul Hükümeti ve İtilaf Devletlerine baş kaldırması) Savaşçı bir meclistir. (Tüm savaşları bu meclisin yapması)
Güçler Birliği ilkesi ile hareket etmesi (Yasama-Yürütme-Yargı)
İnkılapçı bir meclis değildir. (tek yaptığı inkılap saltanatını kaldırmasıdır) Olağanüstü bir meclistir.
Ulusçu bir meclistir. (üyelerinin Türk milletinden olması)

İçinde Yer Alan Gruplar:

Müdafaa-i Hukuk (Mustafa Kemal yanlılarıdır.)
Tesanüt (Eski İttihatçılardır.)
Yeşil Ordu (Çerkez Ethem yanlılarıdır, Yeni Dünya’dır, Seyyere adında yayınlar çıkarmıştır.) Halk zümresi (Bolşevik İhtilaline destek vermişlerdir.)
İttihatçılar
Reform (ıslahat)
İstiklal (Mustafa Kemal’i desteklemişlerdir.)

24 Nisan Önergesi

TBMM’nin üzerinde hiçbir güç yoktur.
Padişah veya göndereceği bir kişi hükümet başkanı olamayacaktır.
Meclis sürekli olacaktır.
Padişah kurtarıldıktan sonra TBMM’nin çıkaracağı bir kanunla yerini alacaktır. Hükümet kurmak zorunludur.

İlk Hükümet (İcra Vekilleri)

Başkanı: Mustafa Kemal
Maarif Bakanı (MEB): Dr.Rıza Nur
Sağlık (Sıhhiye) Bakanı: Adnan Adıvar
Milli Savunma Bakanı: Fevzi Çakmak
Adliye Bakanı: Celaleddin Arif Bey
İçişleri (Dahiliye) Bakanı: Cami Baykut Bey İktisat Bakanı: Yuduf Kemal Tengirşenk Maliye Bakanı: Hakkı Behiç Bey Genelkurmay Bakanı (Başkanı): İsmet İnönü

Çıkardığı Önemli Kanunlar;

Ağnam vergisinin arttırılması hakkındaki kanun (ilk kanun) Düzenli ordu yasası
Teşkilat-ı Esasiye kanunu
İstiklal Marşının kabulü hakkındaki kanun

Firariler kanunu
İstiklal Mahkemelerinin kurulması hakkındaki kanun
Baş komutanlık kanunu
Hıyanet-i Vataniye Kanunu
Nisab-ı Müzakere Kanunu (Meclisin çalışma prensipleri hakkında) Men-i İsrafat
Men-i Müskirat (içki içilmesinin yasaklandığı kanundur.)

I. TBMM DÖNEMİ VE AYAKLANMALAR

İstanbul Hükümeti tarafından Doğrudan Çıkarılanlar;

Nedenleri:
TBMM’yi yok etmek
Kuvayı Milliyecilerin boğazlara yaklaşması
İstanbul ŞeyhülislamıDarrizade Abdullah Efendi’nin Milli Mücadele karşısı fetvası Ahmet Anzavur (Kuvayı muhammediye)
Kuvayı İnzibatiye (Hilafet ordusu)

İstanbul Hükümeti ile İtilaf Devletleri’nin ortaklaşa çıkardıkları

Nedenleri:
TBMM’i yok etmek
Halkın dini duygularının istismar edilmesi
Anadolu’daki bazı ailelerin bölgelerindeki otoriteyi kaybetmek istememeleri. Bolu
Bozkır (Zeynel Abidin)
Koçgiri (Erzincan)
Düzce
Delibaş Mehmet (Konya)
Yozgat (Çopanoğulları)
Hendek
Şeyh Eşref (Bayburt)
Zile (Tokat)
Adapazarı
Postacı Nazım (Sivas)
Ali Batı (Bayburt)
Çapur Musa (Afyon)
Milli Aşireti (Urfa)
Cemil Çeto (Batman)

Eskiden Kuvayı Milliyeci olupta sonradan ayaklananlar

Nedenleri:
TBMM’yi yok etmek
Düzenli orduya katılmamak
Çerkez Ethem (I.İnönü Savaşı) sırasında isyan etmiştir. Demirci Mehmet Efe

Azınlık Ayaklanmaları

Nedenleri:
TBMM’yi yok etmek
Anadolu içinde devlet kurmak
Rum İsyanı (en uzun süren isyandır)
Ermeni İsyanı (D.Anadolu’da devlet kurmayı amaçlamıştır) Haçin İsyanı (Anadolu’da çıkan bir başka Ermeni isyanıdır)

I.TBMM’nin Ayaklanmalara Karşı Aldığı Önlemler:

Asker kaçaklarının önlenmesi amacıyla Firariler kanunu çıkarıldı. İstiklal Mahkemeleri kuruldu.
Hıyanet-i Vataniye kanunu çıkarıldı.
İstanbul Hükümeti ile tüm haberleşmeler kesildi.

Mehmet Rıfat Börekçi Milli Mücadele’yi destekleyen fetva yayınladı.

SERV BARIŞ ANTLAŞMASI (10 Ağustos 1920)

İtalya’nın San Remo kendinde yapılan konferansta antlaşmanın maddeleri belirlendi.
Osmanlı devlet idarecileri 433 maddeden oluşan Serv Antlaşması’nı başlarda kabul etmedi.
Yunanlılar İngiltere’nin emriyle Serv’in kabul edilmesi için “Milne hattını” geçerek Bursa ve Uşak’ı işgal etmiştir. Bu gelişmeler üzerine Saltanat Şurası toplanarak antlaşmaya onay vermiştir.
Not: Ancak bu antlaşma hukuken geçersizdir. Nedeni ise antlaşmanın Osmanlı Mebusan Meclisinin onayından geçmemesidir. Ayrıca Milli mücadele başarıya ulaştığı için uygulanamamıştır.
Osmanlı Devleti’nin imzaladığı son Sevr’dir. İleride Serv’in yerine Lozan Barış Antlaşması imzalanacaktır.
Uyarı: Serv Antlaşması’nın taslağı İtalya’da hazırlanırken imzalanma Fransa’da gerçekleşmiştir.

Antlaşmanın Maddeleri:

İzmir, çevresi ve Doğu Trakya Yunanlılara bırakılacak.
Güneybatı Anadolu’da, konya Kulu’ya kadar İtalyanlara bırakılacak.
Anadolu’nun güneyi, Suriye ve Zonguldak Fransa’ya bırakılacak.
Musul (Irak) ve Filistin İngiltere’ye bırakılacak.
Doğu Anadolu’da (Vilayetti Sitte) Ermenistan Devleti kurulacak.
Trabzon ve çevresinde Pontus Rum Devleti kurulacak.
İstanbul Osmanlı Devleti’nin başkenti kalmaya devam edecek ancak azınlık hakları korunamazsa elinden alınacak. Osmanlı Devleti kapitülasyon vermeye devam edecek.
Osmanlı Devleti’nin ordusunun sayısı 30.700’ü geçmeyecek. Ordusunda ağır silah ve savaş gemisi bulunduramayacak. Osmanlı Devleti savaş tazminatı ödeyecek.
Boğazlar bir komisyon tarafından yönetilecek. Komisyon’un ayrı bir bayrağı ve bütçesi olacak.
Komisyonda Türk üye olmayacak.

KURTULUŞ SAVAŞI MUHABERELER DÖNEMİ

Kuvayı Milliye’nin Kaldırılma Nedenleri:

Düzensiz ve disiplinsiz olması
İhtiyaçlarını halktan karşılaması
Halkı kendi usullerince yargılaması Yunanlıları yurttan atacak gücünün olmaması Gediz Taarruzunda başarısız olması

Not: Kuvayı Milliye’nin ilk ve son başarısı Aydın ilini kısa bir süreliğine de olsa Yunanlılardan geri almasıdır.

Düzenli Orduya Geçiş Aşamaları:

Subay yetiştirme merkezleri açıldı. Seferberlik ilan edildi.
Batı cephesi ikiye ayrıldı.

CEPHELER

Doğu Cephesi:

İlk açılan cephedir.
Ermeniler ve Gürciler ile savaşıldı.
Bu cephede 15.Kolordu savaşmıştır. (Bu ordu Osmanlı Devleti’nden kaldırılmıştır.)
Not: Bu cephe Kazım Karabekir’in başarılarından dolayı kendisine “şark Fatihi” denilmiştir. Bu cephede Gümrü, Batum, Moskova ve Kars (SSCB) antlaşmaları imzalanmıştır.

Gümrü Antlaşması:

Çıldır Gölü ve Aras Nehri sınır kabul edilecek.
Ermeniler Serv’deki isteklerinden vazgeçecek ve Misakı Milli’yi tanıyacak.
1915 Techir Kanunu ile göç ettirilen Ermeniler’den suça karışmamış olanlar Anadolu’ya geri gelebilecek.

Önemi: TBMM’nin uluslararası alanda imzaladığı ilk antlaşmadır. İlk defa bir antlaşma metninde “Türkiye” ifadesi kullanılmıştır. Not: Türkiye’yi resmi anlamda ilk tanıyan devlet Ermenistan’dır.

Güney Cephesi

Düzenli ordu yoktur. Sadece Kuvayı Milliye savaşmıştır.
Bu cephede birliği sağlamak amacıyla “pozantı Kongresi” düzenlenmiştir.
Fransız ve Ermenilere karşı savaşılmıştır. Bu cephede;
Adana: Turfan Bey (Yüzbaşı Osman)
Maraş: Sütçü İmam ve Rıdvan Hoca
Antep: Kamil Ocak, Şahin Bey ve Karayılan
Urfa: Ali Sarip Bey ve Milli Aşireti bulundukları bölgelerde kahramanlaşmışlardır.

Milli Mücadelede Türk Kadını:

Kara Fatma
Kılavuz Hatice
Tayyar Rahime
Nakiye Hanım
Binbaşı Ayşe
Gürdesli Makbule
Onbaşı Halide (Halide Edip Adıvar)
Bu cephede Sakarya Meydan Muhaberesi’nden sonra imzalanan Ankara Antlaşması ile kapanmıştır. (1921/Fransa)

Batı Cephesi

I.İnönü Savaşı’nın Nedenleri:

Yunanlıların İngilizlerin verdiği desteği kaybetmek istememesi
Yunanlıların Çerkez Ethem isyanından faydalanmak istemesi
Yunanlıların Eskişehir ve Ankara’yı alarak Milli Mücadele’yi sonlandırmak istemesi
Not: Savaşın kazanılmasında İsmet İnönü ve İzzettin Paşa’nın katkıları çok fazladır. Ayrıca bu savaş Metristepe mevkiinde olmuştur.
Not: Yunanlılar I.İnönü’ye “Taarruzu Keşif” demişlerdir.
Savaşın Sonuçları:
Düzenli ordunun ilk zaferidir.
TBMM’ye olan güven artmıştır.
Teşkilatı Esasiye (1921) ilan edilmiştir.
İsmet İnöü’nün rütbesi Generalliğe yükseltilmiştir.
İtilaf devletleri Serv’de bir takım değişiklikler yaparak Türk tarafına sunmak için Londra Konferansı’ı toplamışlardır. Sovyet Rusya ile Moskova Antlaşması imzalanmıştır.
Afganistan ile Dostluk Antlaşması imzalanmıştır.
Not: Türkiye’yi tanıyan ilk İslam ülkesi Afganistan’dır.
Afgan kralı Amanullah Han Türkiye’yi ziyaret eden ilk resmi devlet adamıdır.
İstiklal Marşı kabul edilmiştir. (ilk defa 1982 Anayasası’nda yer almıştır.)
İlk defa İstiklal Marşıı Açıksöz Gazetesinde yayınlanmıştır.
İlk bestecisi Ali Rıfat Çağatay’dır.
Yarışmayı Maarif Vekaleti düzenlenmiştir. Kazım Karabekir’de bu yarışmaya katılmıştır. Hamdullah Suphi Tanrıöver tarafından mecliste okunmuştur.

LONDRA KONFERANSI (21 Şubat-12 Mart 1921)

Toplanma Nedenleri:

Serv Antlaşması’nı Türk tarafına kabul ettirmek amacıyla toplandı.
Konferansta TBMM adına Bekir Sami Bey ve Osmanlı Devleti adına ise Tevfik Paşa katılmıştır. TBMM: Bekir Sami Bey
Osmanlı: Tevfik Paşa
Not: TBMM konferansta İtalya’nın davetlisi olarak katılmıştır.
Önemli: Bu konferansla TBMM İtilaf devletleri tarafından resmen tanınmıştır.

TBMM’nin Konferansa Katılma Nedenleri:

Misak-ı Milli’yi tüm dünyaya duyurmak.
Resmi olarak tanınmak.
“Türkler barıştan kaçıyor.” propagandasının önüne geçmek.

MOSKOVA ANTLAŞMASI (16 Mart 1921)

TBMM ile Sovyet Rusya arasında imzalanmıştır.

Antlaşmanın Maddeleri:

Çarlık Rusya ile Osmanlı Devleti arasındaki tüm antlaşmalar geçersiz sayılacak. Kapitülasyonlar kaldırılacak.
İki taraftan birinin tanımadığı bir antlaşmayı diğeri de tanımayacak.
Batum, Gürcistan’a bırakılacak.

Önemli:

Batum’un Gürcistan’a bırakılması ile Misak-ı Milli’den ilk defa taviz verildi.
Bu antlaşmayla TBMM ilk defa büyük bir Avrupa ;Devleti tarafından resmen tanınmıştır.

II.İNÖNÜ SAVAŞI (23 Mart – 1 Nisan 1921)

Nedenleri:

Yunanlıların İngiliz desteğini kaybetmek istememesi.
Londra Konferansı’nın başarısız olması.
Yunanlıların I.İnönü Savaşının öcünü almak istemesi.
Yunanlıların Eskişehir ve Ankara’yı alarak TBMM’ye son vermek istemesi.
Savaş sonunda Mustafa Kemal, İsmet İnönü’ye gönderdiği telgrafta: “Siz orada sadece düşmanı değil bu devletin maküs tarihini de yendiniz. Ayrıca İnkılap Tarihi’nin bir sayfası II.İnönü Zaferi ile yazılmıştır.” demiştir.

Savaşın Sonuçları:

Fransa TBMM’ye ateşkes teklif etti.
İngiltere Malta’da bulunan 40 Türk’ü serbest bıraktı. Fransa Zonguldak’tan çekildi.
İtalya Anadolu’dan çekilme kararı aldı.

ESKİŞEHİR-KÜTAHYA MUHAREBELERİ (1-24 Temmuz 1921)

Nedenleri:

Yunanlıların İngilizlerin desteğini kaybetmek istememeleri. Yunanlıların I. ve II. İnönü Savaşı’nın öcünü almak. Eskişehir ve Ankara’yı alarak TBMM’ye son vermek. Savaşın Sonuçları:

Eskişehir, Kütahya ve Afyon kaybedildi.
Ordu, Sakarya Irmağı’nın doğusuna çekildi.
Meclisin Ankara’dan Kayseri’ye taşınması gündeme geldi.
Üç aylığına Başkomutanlık Kanunu çıkarıldı.
Başkomutan Mustafa Kemal ordunun ihtiyaçlarının giderilmesi amacıyla “Tekalif-i Milliye” emirlerini çıkardı. Fransa ateşkes teklifini geri çekti.
İtalya Anadolu’yu boşaltma kararından vazgeçti.
Not: Tekalif-i Milliye emirlerinden gelen yardımların bir kısmı Sakarya’da diğer kısmı ise Büyük Taarruz Savaşı’nda kullanılacaktır.

SAKARYA MEYDAN MUHABERESİ (SUBAYLAR SAVAŞI) (23 Ağustos-13 Eylül 1921) (MELHAME-İ KÜBRA)-BÜYÜK KIYIM

Nedenleri: Yunanlıların Ankara’yı alarak Milli Mücadele’yi sona erdirmek. Savaşın Sonuçları:
Mustafa Kemal’e gazilik unvanı ve Mareşallik rütbesi verildi.
İngiltere ile Esir Mübadelesi Antlaşması imzalandı.

İngiltere TBMM’ye Yunanistan’a ateşkes teklifinde bulundu.
Ukrayna ile Dostluk Antlaşması imzalandı.
Fransa ile Ankara Antlaşması imzalandı. Bu antlaşmaya göre;
-Hatay Fransız mandasındaki Suriye’ye bırakıldı. Böylece Misak-ı Milli’den ikinci kez taviz verildi. -Süleyman Şah’ın mezarının bulunduğu Caber Kalesi Türk mülkü sayılacak.

İtalya Anadolu’dan tamamen çekildi.
Not: Anadolu’dan ilk çekilen İtilaf Devleti İtalya’dır.
Sovyet Rusya’ya bağlı Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan ile Doğu sınırımızı kesinleştiren Kars Antlaşması imzalandı.

BÜYÜK TAARRUZ (BAŞKOMUTANLIK MEYDAN MUHABERESİ) (RUM SINDIĞI SAVAŞI)
DUMLUPINAR MEYDAN MUHABERESİ (26 Ağustos-9 Eylül 1922)
Savaş Öncesi Yapılan Hazırlıklar
Savaş yapılmaması için dış işleri bakanı Yusuf Kemal Tengirşenk temaslarda bulunması için Avupa’ya gönderildi. Ordu karargah merkezi Polatlı’dan, Akşehir’e taşındı.

Tekalif-i Milliye emirlerinden gelen yardımlar ile İtalya ve Fransa’nın bıraktığı silahlar cepheye taşındı. Ankara’da altı aylığına subay okulları açıldı.
Orduya taarruz eğitimi verildi.
Başkomutanlık yetkisi süresiz uzatıldı.

Büyük Taarruz Sonuçları:

Batı Anadolu Yunanlılardan temizlendi.
Türk-Yunan savaşı sona erdi, diplomatik dönem başladı.
Anadolu Yunanlılar tarafından tahrip edildi.
Uşak’ta bulunan General Trikopis, Fevzi Çakmak tarafından esir alındı.
Fevzi Çakmak’a Öareşallik rütbesi verildi.
Not: Mustafa Kemal bu savaş sırasında “Ordular ilk hedefiniz Akdeniz’dir ileri” emrini vermiştir.

MUDANYA ATEŞKES ANTLAŞMASI (3-11 Ekim 1922)

Maddeleri:

Bu antlaşmada Türkiye’yi İsmet İnönü temsil etmiştir. İsmet İnönü’nün buradaki başarısı ilerde Lozan Barış Konferansına da gönderilmesi sağlanmıştır.
Türk-Yunan savaşı sona erecek.
Yunanlılar Doğu Trakya’dan çekilecek.

Not: Refet Bele sıfatıyla Trakya Yüksek Komiseri Doğu Trakya’yı Yunanlılardan geri almıştır. Boğazlar ve İstanbul TBMM’ye bırakılacak. (Ancak barış antlaşmasına kadar)
Savaşsız kurtarıldı.
Not:

Osmanlı Devleti;
-Mondros ve Serv Antlaşmaları ile fiilen,
-Mudanya Ateşkes Antlaşması ile hukuken, -Saltanatın kaldırılması ile de resmen sona ermiştir.

SALTANATIN KALDIRILMASI (1 Kasım 1922)

Nedenleri:

1. Lozan’a hem Osmanlı Devleti’nin hem de TBMM’nin birlikte çağrılması.
2. Ulusal egemenliğin önünde bir engel teşkil etmesi.
3. Anadolu’nun içinde iki devletin bulunmasının ulusal çıkarlara aykırı olması. Sonuçları:
I. TBMM’nin yapmış olduğu ilk ve son inkılap hareketidir.
TBMM Lozan Konferansına tek girmiştir.
Laiklik yolunda ilk büyük adım atılmıştır.
Devlet başkanlığı ve rejim sorunu ortaya çıkmıştır.

LOZAN BARIŞ ANTLAŞMASI (23 Temmuz 1923)

Baş delegeler; İsmet İnönü, Hasan Saka ve Dr. Rıza Nur’dur. Mustafa Kemal’in taviz verilmemesini istediği konular; -Ermenilerin yurt istekleri
-Kapitülasyonların kaldırılması

Lozan’da Alınan Kararlar;

Sınırlar

Batı: Yunanistan ile Mudanya, Bulgaristan ile de İstanbul Antlaşması esas alındı.
Doğu: Kars Antlaşması esas alındı.
Güney: Ankara Antlaşması esas alındı.
Irak: Bu sorun gündeme gelmesine rağmen çözümü sonraya bırakıldı.
Kapitülasyonlar: Tamamen kaldırıldı. Düyun-u Umumiye İdaresi’nin Türkiye’deki görevi sona erdi. Azınlıklar: Hepsi Türk vatandaşı sayıldı.

İstanbul’un Boşaltılması: 45 gün içerisinde boşaltılması kararı alındı.

Patrikhane: Tüm ısrarlara rağmen İstanbul dışına çıkarılamadı. Ancak Lozan’da her iki taraf arasında uzlaşıp yazıya geçirilen ilk konudur.
Adalar: Kıbrıs İngiltere’ye, Onikiada İtalya’ya, Ege Adaları Yunanistan’a, Bozcaada ve Gökçeada ise Türkiye’ye bırakıldı. Savaş Tazminatı: Bosnaköy ve Karaağaç savaş tazminatı olarak Türkiye’ye bırakıldı.

Boğazlar: Boğazlar bir komisyon tarafından yönetilmeye devam edecek. Komisyon başkanı ise Türk olacak. Yabancı Okullar: Türk tarafının çıkaracağı kanunlara uyulması şartı getirildi.
Dış Borçlar: Osmanlı Devleti’nden ayrılan devletlere yüzölçümleri dikkate alınarak borçlar paylaştırıldı.
“Türkiye bu borcu Lira ya da Frank ile ödemek istedi. Borcun vadesi, tutarı, taksidi için Düyun-u Umumiye İdaresi görevlendirildi. Türkiye’nin dış borcu ödeme kararı alması Sovyet Rusya’yı emsal teşkil edeceği endişesiyle tedirgin etmiştir.

Nüfus Mübadelesi: Batı Trakya’da oturan Türkler ile İstanbul’da oturan Rumlar yerleşik(etapli) sayılacak, diğerleri ise yer değiştirilecek.

ATATÜRK’ÜN HAYATI

Öğretim Hayatı:

Mahalle Mektebi
Şemsi Efendi Okulu
Mülkiye Rüştiyesi
Selanik Askeri Rüştiyesi–>Kemal adı verildi.
Not: Mustafa Kemal Selanik Askeri Rüştiyesinde okurken matematik öğretmeni Yüzbaşı Mustafa Efendi kendisine Bilgi ve erdem bakımından olgunluk ve eksiksizlik anlamına gelen Kemal adını verdi.

Manastır Askeri idadisi
Harp Okulu
Harp Akademisi (Kurmay Yüzbaşı)
Askerlik Hayatı
Şamda V.Ordu 39. Süvari alayına staj yapmak için gitti.
Şam’da Vatan ve Hürriyet Cemiyeti’ni kurdu.
Kıdemli yüzbaşı olarak V.Ordu Kurmay Başkanlığı’na atandı.
Makedonya’da bulunan III.orduya atandı. Ancak kendisi Selanik’te kaldı.
31 Mart İsyanı’nı bastırmak için İstanbul’a geldi.
Trablusgarp Savaşı’nda binbaşı oldu.
1913’te Sofya Askeri Ataşesi oldu.
1915’te Çanakkale’de Arıburnu Grup Komutanlığı’nı üstlendi. Rütbesi Albay oldu.
Kafkas Cephesi’ne sevk edildi.(Diyarbakır)(General oldu)
Adana’da Yıldırım Orduları Grup komutanı oldu. XVII.ordu komutanlığı yaptı.
Veliaht Vahdettin ile Almanya gezisine katıldı. Tedavi için Viyana’ya gitti.
VII. Ordu Komutanlığı’na tekrar atandı. Suriye’ye gitti. Yıldırım orduları grup komutanı oldu. 30 Nisan 1919’da 9.Ordu müfettişliğine atandı.
Kişisel Özellikleri:
Vatan ve millet sevgisi
Yaratıcı düşünmesi
İleri görüşlülüğü
İnkılapçılığı
İleri görüşlülüğü
Atatürk’ün Manevi Evlatları:

Ülkü Adatepe Rukiye
Sığırtmaç Mustafa

Nebile
Sabiha Gökçen
Zehra
Hayatını Etkileyen 4 Şehir; Selanik
Manastır
Sofya
İstanbul

Mantıklı ve gerçekçi oluşu İdealistliği
Önder oluşu
Birleştirme ve bütünleştirme gücü

Afet İnan
Zeynep Abdurrahim Tunçak

Düşünce Yapısını Etkileyen Yazar ve Düşünürler

Mehmet Emin Yurdakul (Cenge Giderken) (Atatürk Cenge Giderken “Bu dizelerde ulusal benliğimin gururunu tattıran ilk anlatımı buldum” demiştir.)
Tevfik Fikret (Sis-Ferda-Rucu) (Atatürk Tevfik Fikret için “Hangi Türk şairi böyle inkılapçı şiirler yazmıştır.” demiştir.) Descartes

J.J.Rousseav
Ziya Gökalp
Montesquicu
Namık Kemal (Atatürk Namık Kemal için “Türk milletinin yüz yılardan beri beklediği ses” demiştir. Atatürk’ün Yazdığı veya Tercüme Yaptığı Eserler:

Geometri (Ortaöğretim’de ders kitabı olarak okutulmuştur.) Liseler için Tarih Notları
Vatandaş için Medeni Bilgiler (Afet İnan ile birlikte hazırlamıştır.) Bölüğün Muhabere Eğitimi (Tercüme edildi)

Cumalı Ordugahı (3.süvari tümeninin manevraları anlatılmıştır.)
Zabit ve Tatbikat Gezisi (1911’de 5.Kolordu Hareket Şube Müdürüyken yazmıştır.) Nutuk:
1919-1927 yıllarını anlatır.
CHP’nin 2.kongresinde günde 6 saatte, 6 günde okundu.(15-21 Ekim 1927)
“Samsun’a çıktım.” ifadesi ile başlar. Gençliğe Hitabe ile sona erer.
Geliri THK’na bırakılır.
Yahya Kaptan’ın ismi çokça geçmektedir.
Arapça yazılmıştır.
Mustafa Kemal’in Vefatı
İlk defa 1937’de Yalova’da Dr.Nihat Reşat Belger hastalığına ilk teşhisi koydu.
Kesin teşhisi Ömer İrdelp koydu.
Vefat etmeden önceki okuduğu son eser Belleten dergisi oldu.
Naaşı önce Etnografya Müzesi’ne daha sonra 1953’te Anıtkabir’e nakledildi.
Atatürk vefat ettiğinde Meclis başkanı Abdülhalik Renda , Başbakan ise Celal Bayar’dır. Atatürk’ün Mirasını Bıraktığı Kurumlar:
Türk Tarih Kurumu ve Türk Dil Kurumu
İsmet İnönü çocuklarının öğrenimi
Ankara ve Bursa Belediyeleri
Makbule Atadan ve manevi kızlarına ayırdı.

ATATÜRK DÖNEMİ İÇ POLİTİKA

1) II.TBMM’nin Açılması (1923-27)

İnkılap meclisidir.
Lozan’ı onaylamıştır.
Mustafa Kemal Ankara ve daha sonra ise Gaziantep milletvekili olarak görev yapmıştır.
2) CHP’nin Kurulması:
İlk Kurultayı Sivas Kongresi’dir. Çünkü bu kongrede Anadolu’da Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti kuruldu. Bu cemiyet daha sonra Halk Fırkası’na dönüştürüldü.
Atatürk İlkelerinin tümünü savunmuştur.
İlk genel başkanı Mustafa Kemal’dir.
Ekonomide devletçiliği savunmuştur.
Çift dereceli seçim sistemini savunmuştur.
Not: 1946 seçimlerinde Türk siyasi tarihinde ilk defa tek dereceli seçim sistemi uygulanmıştır.
En uzun süre iktidarda kalan partidir.
Parti 9 Umde kararlarına göre kurulmuştur.
3) Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası (1924)
Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk muhalefet partisidir.
Kurucusu Kazım Karabekir’dir. Adnan Adıvar, Refet Bele, Ali Fuat Cebesoy, Rauf Orbay diğer kurucularıdır. Ekonomide Liberalizm’i ve tek dereceli seçim sistemini savunmuşlardır.
Her türlü itikade saygı gösterilmesini savunmuşlardır. Laiklik ilkesinin kötüye kullanıldığı gerekçesiyle Şeyh Sait İsyanı’ndan sonra kapatılmıştır.

4) Nasturi Ayaklanması (1924): İngiltere’nin kışkırtması ile Hakkari’de çıkmıştır.
5) Şeyh Sait Ayaklanması (1925)
Cumhuriyet rejimini yıkmaya yönelik ilk isyandır.
İngiltere, Türkiye ile Musul arasında tampon bir devlet kurdurarak, Türkiye’nin Musul’a ulaşmasını engellemeye çalıştığı için isyana destek vermiştir.

İsyanı bastıramayan Ali Fethi Okyar istifa edip yerine İsmet İnönü gelmiştir.
İsyan bastırıldı ve bölgedeki asayişi sağlamak amacıyla Takrir-i Sükun Kanunu çıkarıldı.
Ankara ve Diyarbakır’da İstiklal Mahkemeleri kuruldu.
İsyana destek veren Terakkiperver Cumhuriyeti Fırkası laiklik ilkesini kötüye kullandıkları gerekçesiyle kapatılmıştır. 6) İzmir Suikastı (1926)
Eski ittihatçılar tarafından düzenlenmek istendi.
Giritli Şevki sayesinde suikastçılar yakalandı. Son kez İstiklal Mahkemeleri görev yaptı.
Kazım Karabekir’de bu davada yargılanmıştır.
7) Bozkurt-Lotus Olayı (1926)
Midilli yakınlarında Lotus adında Fransız gemisi Bozkurt adındaki Tük gemisini batırması olayıdır. Konu Lahey Adalet Divanı’na götürülmüştür. Türkiye’yi Mahmut Esat (Bozkurt) Bey savunmuştur. Türkiye bu davayı kazanmıştır.
8) Serbest Cumhuriyet Fıkrası’nın Kurulması (1930)
Ali Fethi Okyar kurmuştur. Makbule Atadan’da partide görev almıştır. Ekonomide Liberalizmi ve tek dereceli seçim sistemini savunmuştur. Partinin içine gericilerin girdiğini gören Ali Fethi Okyar partiyi feshetmiştir. Türkiye Cumhuriyeti’nin ikinci muhalefet partisidir.
9) Menemen (Kubilay) Olayı (1930)
Derviş Mehmet ve adamlarının şeriat isteriz diyerek önce iki bekçiyi sonra da olaya müdahale eden Mustafa Fehmi Kubilay’ı şehit etme olayıdır. İsyan bastırılmış ve sanıklar Divan-ı Harpte yargılanmıştır. Bu olay Cumhuriyet rejimini değiştirmeye yönelik çıkan ikinci isyandır. Bu olay sonrasında Atatürk zamanında çok partili hayata geçilmemiştir.
10) Bursa Olayı
Ezanın Türkçe okunmasına yönelik tepkidir. İlk ezan Fatih Cami’nde Hafız Yaşar tarafından okunmuştur. Mustafa Kemal Bursa’daki olaylar hakkında “Bu bir din meselesi değil, dil meselesidir.” demiştir. Adnan Menderes döneminde ezan aslına geri çevrilmiştir.
11) Razgrad Olayı: Bulgarların Türk mezarlıklarını tahrip etmesi olayıdır.
12) Wagon Lits (Vagon Li) Olayı: Bir Fransız demiryolu şirketinde çalışan Naci Bey’in Türkçe konuştuğu için işten çıkarılması olayıdır.
13) Dersim Olayı (1936-39)
Pir Seyit Rıza ve adamlarının başlattığı isyandır.
Kara harekatına verilen isim “Tunçeli Operasyonu”dur.
Bu operasyonu Abdullah Bozdoğan yönetmiştir. Havadan ise Sabiha Gökçen harekata destek vermiştir. İsyan üç sene sonra Pir Seyit Rıza’nın yakalanmasıyla sona ermiştir.

ATATÜRK İLKELERİ

Cumhuriyetçilik:

TBMM açıldı.
Saltanat kaldırıldı.
Cumhuriyet ilan edildi.
Halifelik kaldırıldı.
Seçmen olmak için aranan vergi verir olma şartı kaldırıldı. Erkan-ı Harbiye Vekaleti kapatıldı.
Subay-vekil uygulamasına son verildi.
1921 ve 1924 Anayasaları kabul edildi.
Ordu siyasetten ayrıldı.
Kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanındı.
Çok partili hayat denemeleri gerçekleştirildi.
Anahtar Kelimeler;
Millet iradesi,
Seçme ve seçilme hakkı,
Ulusal egemenlik,
Millet meclisi,
Oy verme

Laiklik:

Saltanat kaldırıldı
Halifelik kaldırıldı.
Tevhid-i Tedrisat Kanunu kabul edildi.
Şeriye ve Evkaf Vekaleti kaldırıldı.
Şeriat Mahkemeleri kapatıldı.
Medreseler kapatıldı.
Şeyhülislamlık makamı kaldırıldı.
Tekke, zaviye ve türbeler kapatıldı.
Maarif Teşkilatı hakkında kanun çıkarıldı.
Türk Medeni Kanunu kabul edildi.
Anayasadan “Devletin dini İslam’dır” maddesi çıkarıldı.
Yemin metinlerinden “vallahi” sözcüğü çıkarıldı.
Kılık-Kıyafet Kanunu kabul edildi.
Laiklik ilkesi anayasaya girdi.
Şeyhlik, seyyitlik, üfürükçülük, dervişlik, emirlik, falcılık, büyücülük, muskacılık gibi san ve sıfatların kullanılması ve bunlara ait özel kıyafetlerin giyilmesi yasaklandı.
Anahtar Kelimeler;
Akıl,
Bilim,
Din, vicdan ve mezhep özgürlüğü,
Tutucu olmama,
İrticaya karşı olma

Halkçılık:

Aşar vergisi kaldırıldı.
Türk Medeni Kanunu kabul edildi.
Kılık-Kıyafet Kanunu kabul edildi.
Kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanındı.
Soyadı Kanunu kabul edildi.
Ayrıcalık içeren unvanlar kaldırıldı.
Tevhid-i Tedrisat Kanunu kabul edildi.
Seçmenlikte aranan vergi verir olma şartı kaldırıldı.
Patrikane ve konsoloslukların nikah kıyma, mahkeme kurma gibi yetkileri sona erdirildi. Osmanlı Devleti’nde alınan nişan, rütbe ve madalyaların kullanımı yasaklandı.
Halk sağlığını ilgilendiren kurumlar açıldı.
İlköğretim zorunlu ve ücretsiz hale getirildi.
Halk dilinden oluşan kelimelerle sözlük hazırlandı.
Millet mektepleri açıldı.
Anahtar Kelimeler;
Eşitlik,
Sosyal Adalet,
Kanun üstünlüğü,
Halın refah ve huzuru,
Toplumsal dayanışma,
Sosyal Devlet olgusu

Milliyetçilik:

Kurtuluş Savaşı yapıldı.
TBMM açıldı.
İzmir İktisat Kongresi’nin toplanarak Misak-ı İktisadi kararlarının alındı. Türk Tarih Kurumu kuruldu.
Türk Dil Kurumu kuruldu.
Kabotaj Kanunu kabul edilerek denizler ulusallaştırıldı.
Türk Parasını Koruma Kanunu çıkarıldı.
Koruyucu Gümrük Yasası kabul edildi.
Demiryolları ulusallaştırıldı.

Yeni harfler kabul edildi. Türkçe sözlük hazırlandı. Kapitülasyonlar kaldırıldı. Merkez Bankası kuruldu. Anahtar Kelimeler; Ulusal Bağımsızlık,

Birlik ve beraberlik, Biz
Dil birliği,
Kültür birliği

Devletçilik:

I.Beş Yıllık Sanayi Planı hazırlandı ve uygulandı.
II. Beş Yıllık Sanayi Planı hazırlandı anca savaş nedeniyle uygulanamadı. Sümerbank kuruldu.
Etibank kuruldu.
Çubuk Barajı inşa edildi.
Merkez Bankası kuruldu.
Karabük Demir Çelik Fabrikasının temelleri atıldı.
Anahtar Kelimeler;
Devlet planlaması,
Devlet yatırımları,
Milli kalkınma,
Ekonomik refah seviyesi,
Milli bankacılık

İnkılapçılık:

Ölçü-tartı birimleri değiştirildi(Metrik sisteme geçildi) Miladi takvim kabul edildi.
Kılık-Kıyafet Kanunu kabul edildi.
Hafta tatili Pazar’a alındı.

Uluslararası saat sistemine geçildi. Uluslararası rakamlar kullanılmaya başlandı. Anahtar Kelimeler;
Sürekli değişim,
İlerleme,
Geriye hiç bakmama,
Modernizm,
Muhasırlaşma

TÜRK İNKILABI

Özellikleri:

Birbirini tamamlar niteliğe sahiptir.
Türk milletinin ihtiyaçlarından doğmuştur.
Evrensel yönü ile diğer uluslara da örnek teşkil etmiştir. Toplumda kargaşa oluşturan ikili uygulamalara son verilmiştir. Savaş ortamından dolayı fikri hazırlık aşaması çok kısa sürmüştür. Laik, ulusal, demokratik özelliklere sahiptir.
Fikri ortaya koyanlar ile süreci yürütenler aynı kadrolardır. Tavandan tabana doğru bir süreç yaşanmıştır.
Beli bir ideolojinin ürünü değildir.

Hedefleri:

Batı medeniyetleri ile bütünleşmeyi sağlamak.
Ulus-devlet anlayışını güçlendirmek.
Laik anlayışı yönetim, sosyal, kültürel, eğitim, hukuk alanlarında etkin kılmak. İkili uygulamalara son vererek ülke içi birliği sağlamak.
Akılcı düşünmeyi etkin kılmak.
Kaynaşmış, ayrıcalıklı sınıfları olmayan bir toplum oluşturmak.
Milli egemenliğe dayalı, demokratik bir yönetim oluşturmak.
Milli bağımsızlığı korumak.

1) SİYASİ İNKILAPLAR VE İÇ POLİTİKA GELİŞMELERİ

A) SALTANATIN KALDIRILMASI (1 Kasım 1922)

Nedenleri:

Osmanlı Devleti’nin Lozan Görüşmelerine davet edilmesinden dolayı ortaya çıkabilecek bir kargaşayı önleme ve böylece Lozan Konferansı’na tek ve güçlü gitme isteği.
Yönetimde iki başlılığa son verme isteği.
Devlet idaresinin laikleşmesini sağlama isteği.

Ulus egemenliği ilkesini hayata geçirme isteği. Cumhuriyet idaresine ortam hazırlama isteği. Monarşi ve aile idaresi anlayışına son verme isteği.

Gelişmeler:

Lozan Konferansı öncesinde görüşmelerle ilgili davet alan Tevfik Paşa Hükümeti’nin hazırlıklara başlaması Mustafa Kemal’i harekete geçirmiştir.
Meclis genel kuruluna getirilen saltanatın varlığına son verilmesi konusu Meclis içinde tartışmalara yol açmıştır. Fakat birçok vekilin oyu ile saltanatın kaldırılmasına karar verilmiştir.

Saltanat idaresine son verilmesi üzerine son Osmanlı Padişahı Vahdettin yurt dışına çıkarılmış ve Tevfik Paşa Hükümeti’ne son verilmiştir.
Ancak bir sorun vardı ki İngilizlerin denetimine giren Vahdettin halen elinde İslam dünyasının liderliği sanı olan Halifeliği bulundurmaktaydı.

İngiltere’nin Halife’nin kendilerine sığındığı, Müslümanların koruyucusunun bundan böyle İngiltere olduğu şeklinde propaganda yapmasını, halifelik makamını kullanmasını engellemek amacıyla Osmanlı ailesinden gelen Abdülmecit Efendi TBMM tarafından halife seçilmiş ve böylece İngiltere’nin oyunu da bozulmuştur.
Sonuçlar:

Devletin laikleşmesi yolunda ilk ciddi adım atılmıştır.
Osmanlı Devleti’nin resmi olarak varlığı son bulmuştur.
Türk milletinin tek temsilcisinin TBMM olduğu ortaya konmuştur.
Ulusal egemenliğin gerçekleştirilmesi yolunda önemli bir adım atılmıştır.
Rejim ve devlet başkanlığı sorunları ortaya çıkmış bu durum Cumhuriyet’in ilanını hızlandırmıştır.

B) ANKARA’NIN BAŞKENT OLMASI (13 Ekim 1923)

Lozan Barış Antlaşması’nın II.TBMM tarafından onaylanmasından sonra, Osmanlı başkenti İstanbul’un 6 Ekim 1923’te İtilaf kuvvetleri tarafından boşaltılması tamamlanmıştır.
İtilafların İstanbul’dan ayrılması, gündeme hükümet merkezi sorununu getirmiştir.
İsmet Paşa, Ankara’nın başkent oluşunu öngören önergeyi 3 Ekim 1923’te 14 arkadaşı ile birlikte TBMM’ye vermiştir. 13 Ekim 1923’te TBMM’de kabul edilen tek maddelik bir anayasa ile Ankara, yeni devletin başkenti olmuş ve böylece devlet merkezinin İstanbul olacağı yolundaki çekişmelere son verildiği gibi, Cumhuriyet’in ilanı için de bir adım atılmıştır.

C) CUMHURİYET’İN İLANI (29 Ekim 1923)

Nedenleri:

Ulusu tek egemen güç haline getirmek
Devlet başkanlığı ve rejim tartışmalarına son vermek
Ekim bunalımı olarak da bilinen Hükümet bunalımını atlatmak

Hükümet Bunalımı Meselesi:

Bu konuda sıkıntı yaşanmasında en temel neden mevcut hükümet oluşturma sistemidir. I.TBMM’de hükümet oluşturmak için uygulanan sistem Meclis Hükümeti Sistemi’ydi.
Bu sistemde bakanlar meclis tarafından tek tek oylanarak belirlenirdi. Bu uygulamanın en sıkıntılı yanı oylamanın uzun ve sancılı işlemesinden dolayı hükümetin kurulmasının geç olmasıdır.
Ali Fethi Okyar Hükümeti’nin İstifası üzerine yeni bir hükümet kurulamaması Cumhuriyet’in kurulmasını gündeme getirmiştir.
Meclis Hükümeti Sistemi:
Bu sistemde icra vekilleri heyeti, Meclis içinden ve Meclis tarafından seçilen bakanlardan oluşmaktadır.
Bu sistemde, hükümetin kurulması uzun sürer ve farklı görüşler yer aldığı için hükümetin uyum içinde yaşaması zordur.
Kabine Sistemi:
Bu sistemde hükümet üyesi bakanlar, başbakan olarak belirlenen kişi tarafından seçilir ve sunduğu listeyi Cumhurbaşkanı onaylar.
Bu sistemde hükümet kurulması işlemi kısa sürer ve hükümet üyeleri arasında uyum problemi çok yaşanmaz. Ayrıca bu sistemi yürütme işleri daha hızlı olur.
Sonuçlar:
Cumhuriyet’in ilanı ile devletin rejimi belirlenmiş ve devlet başkanlığı sorununa çözüm bulunmuştur.
Milli Egemenlik anlayışı güçlenmiştir.
Mustafa Kemal ilk Cumhurbaşkanı seçilmiştir.
Meclis Hükümeti Sistemi’nden Kabine Sistemi’ne geçilmiş böylece yürütme işlerinin hızlanması sağlanmıştır. İsmet İnönü Başbakan seçilerek ilk kabineyi kurmuş ve Ali Fethi Okyar da Meclis Başkanı seçilmiştir.
Halifeliğin kaldırılmasına ve diğer inkılapların gerçekleştirilmesine ortam hazırlanmıştır.
1921 Teşkilat-ı Esasi’ sinde bazı değişiklikler yapılmıştır.
Önemli:
*Türkiye Devleti’nin ilk Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal’dir.
*Türkiye Devleti’nin ilk Başbakanı İsmet Pşa’dır.
*Türkiye Devleti’nin ilk Meclis Başkanı Ali Fethi Okyar’dır.

D) HALİFELİĞİN KALDIRILMASI (3 Mart 1924)

Nedenleri:

Halifelik makamının yapılacak inkılapların önündeki en büyük engel olması.
Halifelik makamının Cumhuriyet rejimi ve ulus devlet anlayışı ile bağdaşmaması.
Devletin laikleşmesinin sağlanmak istenmesi.
Halifeliğin, saltanat yanlılarının güç aldığı bir makam durumuna gelmesi ve bunun siyasi ahengi bozması.
İngilizlerin kadrolarında görevli olan Seyyid Emir Ali ve Ağa Han’ın Türkiye’nin içişlerine karışıldığını ortaya koyan mektubunun muhalif gazetelerden Tanin’de yayınlanması.
Gelişmeleri:
Mustafa Kemal yukarıda belirtilen nedenlerden dolayı halifeliğin kaldırılmasına karar vermiş, 3 Mart 1924 tarihinde yaptığı Meclis konuşmasında, bu düşüncesini açıklamıştır.
3 Mart 1924’te TBMM’de kabul edilen bir kanunla tartışmalar arasında halifelik kaldırılmıştır.
Sonuçları;
İnkılaplar ve milli egemenliğin önündeki en büyük engel ortadan kalkmıştır.
Bu durum aracılığıyla yabancı devletlerin iş içlerimize karışma girişimleri önlenmiştir.
Devletin rejimi konusunda tartışmaya yol açabilecek bir kurum kaldırılmıştır.

Ümmetçilik anlayışı zayıflatılmış, yerine Ulus-toplum anlayışı güçlendirilmiştir. İki başlı görüntü yok edilmiştir.
Milli egemenlik anlayışı güçlendirilmiştir.
Laikleşme yolundaki en önemli adım atılmıştır.

Şeyhülislamlık makamı (Bab-ı Meşihat Dairesi) sona erdirilmiştir.

3 Mart 1924 tarihinde Yaşanan Diğer Gelişmeler;

Tevhid-i Tedrisat Kanunu’nun Kabul Edilmesi: Manisa Mebusu Vasıf Bey ve 50 vekilin verdiği önerge doğrultusunda Tevhid-i Tedrisat Kanunu kabul edilmiştir.
Şeriye ve Evkaf Vekaleti kaldırılması; Siirt Mebusu ve 50 vekilin verdiği önerge doğrultusunda kabul edilen kanun ile Şeriye ve Evkaf Vekaleti kaldırılarak yerine Diyanet İşleri Bakanlığı ile Vakıflar Genel Müdürlüğü kurulmuştur.

Şeriye Mahkemeleri kapatılmıştır.
Erkan-ı Harbiye-i Umumiye Vekaleti kapatılması; Yine aynı kanun ile Erkan-ı Harbiye-i Umumiye Vekaleti yerine, Genelkurmay Başkanlığı kurulmuştur.
Osmanlı hanedan üyelerinin yurtdışına çıkarılması ile ilgili kanun çıkarılması;
*Siirt Mebusu Şeyh Saffet Efendi ve 53 vekilin verdiği önerge doğrultusunda Osmanlı hanedanına mensup kişiler vatandaşlıktan çıkarılmış ve yurt dışına sürgün edilmesine karar verilmiştir.
*Hanedan üyeleri üzerindeki bu yasak bayanlar için Adnan Menderes döneminde (1952), erkekler için ise Bülent Ecevit döneminde (1974) kaldırılmıştır.
Not: Atatürk tarafından Elmalılı Hamdi Yazır’a yaptırılan Hak Dini Kuran Dili adlı tefsir halka ücretsiz dağıtılmıştır.

2) HUKUK ALANINDA YAPILAN İNKILAPLAR

a) 1924 ANAYASASI (20 Nisan 1924)

Bu anayasanın kabulünde en önemli etken 1921 Anayasası’nın savaş ortamından dolayı kısa sürede ve yetersiz hazırlanmış olmasıdır.
Türk Devrimi’nin kurumsal boyutunun tamamlanabilmesi için bu anayasaya gerek duyulmuştur.
1924 Anayasası 6 bölüm ve 105 maddeden oluşmuştur.

Parlamenter sisteme geçişte bu anayasa ile önemli bir adım atılmıştır. En uzun süre yürürlükte kalan Anayasa olmuştur.

Bazı Maddeler:

Türkiye Devleti bir Cumhuriyet’tir.
Türkiye Devletinin dini İslam’dır, Resmi dili Türkçedir; makkarı(başkenti) Ankara şehridir.
Egemenlik kayıtsız şartsız Milletindir.
Türk milletini ancak TBMM temsil eder ve Millet adına egemenlik hakkını yalnız o kullanır.
Yasama yetkisi ve yürütme erki TBMM’de belirlenir ve onda toplanır.
Meclis, yasama yetkisini kendi kullanır.
Meclis, yürütme yetkisini kendi seçtiği Cumhurbaşkanı ve onun tayin edeceği Bakanlar Kurulu eliyle kullanır. Meclis, Hükümeti her vakit denetleyebilir ve düşürebilir.
Yargı hakkı, millet adına usul ve kanuna göre bağımsız mahkemeler tarafından kullanılır.
Milletvekili seçmek, 18 yaşını bitiren kadın, erkek her Türk’ün hakkıdır.
30 yaşını bitiren erkek her Türk milletvekili seçilebilir.
TBMM seçimleri 4 yılda bir yapılır.

Değişiklikler:

1928 yılında “Devletin dini İslam’dır” maddesi çıkarılmıştır.
1928 yılında, Cumhurbaşkanı yemin biçiminden “Vallahi” şeklinde başlayan dini tanımlar kaldırılmıştır. 1930,33,34 yıllarında yapılan düzenlemelerle, kadınlara siyasi hakların verilmesine dair maddeler eklenmiştir. 1934 yılında, seçme yaşı 18’den 22’ye çıkarılmıştır.
1937 yılında, Atatürk İlkeleri Anayasa’da yer almıştır.
1945 yılında, anayasanın dili Türkçeleştirilmiştir.
1946 yılında, anayasa dili yeniden eski haline dönüştürülmüştür.

b) TÜRK KADINI ve SİYASİ HAKLARI

Belediyeler: 3 Nisan 1930 tarihinde kabul edilen yasa ile kadınlara belediye seçimlerinde seçme ve seçilme hakkı verilmiştir. Kadınlara verilen ilk siyasi hak bu olmuştur.

* Sadiye Hanım: 1930 yılında, Artvin ili Yusufeli ilçesine bağlı Kılıçkaya beldesinde Belediye Başkanı seçilerek, Türkiye’nin ilk kadın belediye başkanı olmuştur.
* Müfide İlhan: 1950 yılında Mersin’den belediye başkanı seçilmiştir.
Muhtarlık: 26 Ekim 1933 tarihinde kabul edilen yasa ile kadınlara muhtar seçme ve seçilme hakkı verilmiştir. * Gül Esin: Aydın Çine’nin Karpuzlu Bucağı’ndaki ilk kadın muhtar olarak seçilmiştir.

Milletvekilliği: 5 Aralık 1934 tarihinde kabul edilen yasa ile kadınlara vekil seçme ve seçilme hakkı verilmiştir. 1935 seçimlerinde 17, 1936 ara seçiminde 1 olmak üzere Meclis’e 18 kadın vekil olarak girmiştir.

Not:

-Dünya’da ilk kadın kongresi 1935 yılında Türkiye’de yapılmıştır.
-1935’deki Kadınlar Kongresi’ne katılan Mısır delegesi Sitti Şaravi, Atatürk için “Siz ona Atatürk dersiniz, biz ise onu Ataşark diye anarız” demiştir.
-1936 yılında kadınlara yönelik İş Kanunu kabul edilmiştir.

c) TÜRK MEDENİ KANUNU (17 Şubat 1926)

Medeni Kanun olarak kullanılan Mecelle toplumun yalnızca Müslüman kesimine uygulanabildiği için

azınlıklar da kendi sistemlerine sahip olmuştur.
Ayrıca Mecelle dini esaslara göre düzenlenmiş bu nedenle hem laikliğe hem de kadın-erkek eşitliğine ters durumdaydı.
Bu konuda birliği, eşitliği ve laikliği sağlayabilmek amacıyla İsviçre Medeni Kanunu örnek alınarak Türk Medeni Kanunu hazırlanmıştır.
Not: Medeni Kanun; Şahıs, Eşya, Miras, Aile konularını içermektedir.
Medeni Kanun Düzenlemeleri:
Mecelle yürürlükten kaldırılmıştır.
Etnik ve dini kökenine bakılmaksızın vatandaşlar eşit sayılmış ve hukuk alanında birlik sağlanmıştır.
Tek eşlilik ve resmi nikah zorunluluğu kabul edilmiştir.
Kadına da boşanma hakkı tanınmıştır.
Mirasta kadın-erkek eşitliği sağlanmıştır.
Kadınlara mesleklerini özgürce seçme hakkı tanınmıştır.
Mahkeme tanıklığında kadın-erkek eşitliği sağlanmıştır.
Evlat edinme ve velayet işleri düzenlenmiştir.
Rüştüne ermiş kişiye din seçme özgürlüğü getirilmiştir.
Patrikhane ve konsoloslukların mahkeme kurma yetkileri kaldırılmıştır. Azınlıklar, kendi istekleriyle Türk kanunlarına tabi olmuşlardır. Böylece patrikhanenin dünyevi işlerle uğraşmasına son verilmiştir.

3) TOPLUMSAL ALANDA YAPILAN İNKILAPLAR

Çağdaş ve laik bir toplumsal düzen için değişimlerin halkın yaşamının bir parçası haline gelmesi gerektiğinden toplumsal alanda inkılaplar yapılmıştır.
a) ŞAPKA KANUNU (25 Kasım 1925)
Nedenleri:

Sosyal yaşamda topluma modern bir görünüm kazandırmak. Muasır milletler seviyesine ulaşmak ve Batı ile bütünleşmek. Toplumsal birlikteliği sağlamak.
Ayrıma yol açacak unsurları ortadan kaldırmak.

Gelişmeleri:

Atatürk, 23 Ağustos 1925’te Eskişehir ve Mahmudiye’ye yaptığı seyahatlerde şapkayı halka göstererek giysi devriminin ilk işaretini vermiştir.

25 Ağustos 1925’te Kastamonu-İnebolu’ya yaptığı bir gezide başına şapka giyip, “Buna şapka derler” diye halkı şapka giymeye özendirmesinden sonra, 25 Kasım 1925’te Şapka Giyilmesi Hakkındaki Kanun (Şapka İktibasına Dair Kanun) çıkarılmıştır.
Kurtuluş Savaşı’nın simge kıyafeti Kalpak’tır.

b) TEKKE, ZAVİYE ve TÜRBELERİN KAPATILMASI (30 Kasım 1925)

Nedenleri:

Din istismarını önlemek
Toplumun laikleşmesini sağlamak
Halk arasında eşitliği sağlamak
Bu mekanları rejim karşıtı eylemlerin odağı olmaktan çıkarmak.
Gelişmeleri:
Refik Koraltan ve bazı vekillerin önergesi ile sunulan kanun 30 Kasım 1925 tarihinde kabul edilmiştir.
Kanunun Maddeleri:
Şeyh Said İsyanında en önemli rolü üstlenen bu merkezler çıkarılan kanun ile kapatılmıştır.
Dervişlik, mollalık, şeyhlik, türbedarlık, babalık, falcılık, üfürükçülük gibi unvanlar ve faaliyetler yasaklanmıştır.
Not: Eyüp Sultan, Mevlana, Yavuz Sultan Selim ve Fatih Sultan Mehmet vb. kişilerin milli tarih ve kültüre mal olmuş kişiler olmasından dolayı türbelerine dokunulmamıştır.

c) ÖLÇÜ, RAKAM ve TAKVİMDEKİ DEĞİŞİKLİKLER

Takvim Değişikliği (25 Aralık 1925)

Osmanlı Devleti’nde Hicri, Rumi gibi takvimler kullanılmıştır. Bu durum toplum içinde ve Batı ile olan ticari ilişkilerde sorun oluşturmuştur. Bu nedenle 1 Ocak 1926 tarihinden itibaren Miladi Takvim kullanılmaya başlanmıştır.
Saat Sistemi Değişikliği (26 Aralık 1925)
1 Ocak 1926 tarihinden itibaren Alaturka Saat Sisteminden Alafranga Saat sistemine geçilmiştir.

Uluslararası Rakamlara Geçilmesi (20 Mayıs 1928)

Osmanlı Devlerinden beri kullanılan Arap rakamlarının, Batı ile özellikle ekonomik ilişkilerde sorunlara yol açmasını önlemek amacı ile Latin rakamlarına geçilmiştir. (Beynelmilel Erkam’ın Kabulü)
Ölçü ve Tartı Birimlerinde Değişiklik (1 Nisan 1931)
Arşın, endaze, okka vb. Osmanlı ölçü-tartı birimleri, hem Batı ile olan ticari ilişkileri düzenlemek hem de toplum içinde uygulamalarda birlik sağlamak amacı ile değiştirilmiş ve Metrik Sisteme geçilmiştir.

Milli Bayramlar ve Genel Tatiller Kanunu (27 Mayıs 1935)

Bu kanun ile resmi bayram ve tatillerde düzenlemeye gidilmiştir.

Hafta Tatilinde Değişiklik (1 Haziran 1935)

Osmanlı toplumunda insanlar inançlarına göre tatil yapmaktaydı ve bu toplumda kargaşaya yol açmaktaydı. Mustafa Kemal 1924 yılında tüm tatil günlerini Cuma’da birleştirerek uygulamalarda birliği sağlamıştır. 1935 yılında ise Cuma’dan Pazar’a alınarak Batı ile olan ticari ilişkiler geliştirilmek istenmiştir.

d) SOYADI KANUNU (21 Haziran 1934)

Nedenleri:

Toplumsal eşitliği sağlamak.
Resmi ve sosyal ilişkilerde yaşanan kargaşaya son vermek (Nüfus kaydı ve sayımı, miras, askerlik, eğitim) Kullanılan dini, sosyal, ailevi ve asalet kaynaklı lakaplardan dolayı ortaya çıkan ayrıma son vermek.
Topluma modern, eşitlikçi ve milli bir yapı kazandırmak.
Gelişmeleri:
Yukarıda belirtilen nedenlere bağlı olarak 21 Haziran 1934’te Soyadı Kanunu kabul edilmiştir.
Her ailenin ön adı dışında bir soy adı alması zorunlu hale getirilmiştir.
Alınacak sor-yadlarının genel ahlaka aykırı olmaması, gülünç olmaması,yabancı ad olmaması kararlaştırılmıştır. Soyadı seçme vazifesi kocaya verilmiştir.
Mustafa Kemal’e, TBMM’nin kabul ettiği 24 Kasım 1934 tarihli özel bir kanunla “Atatürk” soyadı verilmiştir. Bu soyadının başkası tarafından kullanımı yasaklanmıştır.
Atatürk’ün ailesine “Atadan” soyadı verilmiştir.

e) UNVAN ve LAKAPLARIN KULLANIMINI YASAKLAYAN KANUN (26 Kasım 1934)

Bu kanun ile Ağa, hacı, efendi, hanım, hazret, zade gibi ayrıcalık beliren unvanların kullanımı yasaklanmıştır. Osmanlı Devleti’nin verdiği harp madalyaları hariç; nişan, madalya ve rütbelerin kullanımı yasaklanmıştır.

Ayrıca General, Mareşal gibi askeri unvanların kullanımı Hükümet ve Yüksek Askeri Şüra iznine bağlanmıştır.

f) KILIK-KIYAFET KANUNU (3 Aralık 1934)

3 Aralık 1934 tarihinde kabul edilen kanun ile din adamları dışında kimsenin dini kıyafet ile sokakta dolaşamayacağına karar verilmiştir. Din adamlarının da sadece ibadethanelerde kullanılabileceği de belirtilmiştir.
Ancak bu düzenlemeden Diyanet İşleri Bakanı, Hahambaşı ve Patrik muaf tutulmuştur.
Bu kanun ile ayrıca yabancı devletlere özel askeri ve resmi kıyafetlerin giyilmesi de yasaklanmıştır.

4) EĞİTİM ve KÜLTÜR ALANINDA YAPILAN İNKILAPLARI

a) TELİF ve TERCÜME HEYETİ (1921-26)

Kurtuluş Savaşı döneminde oluşturulan önemli kurumlardan birisi olmuştur.
Bakanlık Merkezi Teşkilatı bünyesinde 1921 yılında kurulan Telif ve Tercüme Heyeti çalışmalarını 1926 yılına kadar sürdürmüştür.
1926 yılında toplanan Üçüncü Heyet-i İlmiye kararları sonucunda Telif ve Tercüme Heyeti, yerini Milli Talim ve Terbiye Dairesi’ne bırakmıştır.

b) I. MAARİF KONGRESİ (15-16 Temmuz 1921)

Milli Mücadele’nin Eskişehir-Kütahya Muhabereleri sırasında Ankara’da toplanmıştır.
Muallimler Birliği’nin topladığı Kongrede açılış konuşmasını Mustafa Kemal yapmıştır.
Çoğunlukla ilk ve ortaöğretim kademelerinin hedefi ve programı ile ilgili tartışmaların yapıldığı, okul ve öğrenci sayılarının tespit edilmeye çalışıldığı, eğitime milli bir yön kazandırılmaya çalışıldığı büyük bir eğitim kongresidir.

c) HEYET- İLMİYELER (1923-26)

Heyet-i İlmiyeler Yeni Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin eğitim politikalarının belirlendiği, eğitim meselelerinin tanınmış eğitimcilerin fikir, düşünce ve tecrübelerinden yararlanılarak tartışılıp karara bağlandığı ve belli bir uygulama gücü olan ilmi toplantılar olmuştur.
Heyet-i İlmiye’de;

-İlköğretimin 6 yıl olması,
-Leyli Köy Mekteplerinin kurulması,
-Kadınlarında Heyet’e girebilmesi ve müfettiş olabilmesi,
-Sultani yerine Lise tabirinin kullanılması gibi kararlar alınmıştır.
Heyet-i İlmiye, Cumhuriyetin ilanından birkaç ay öncesinden başlamak üzere 1926 yılına kadar üç defa toplanmıştır.

d) TEVHİD-İ TEDRİSAT KANUNU (3 Mart 1924)

Nedenleri:

Eğitim-öğretimde birlik ve beraberliği sağlamak.
Eğitimde laikleşmeyi, modernleşmeyi, eşitliği ve ulusallığı sağlamak.
Ulusal eğitim ile milli bilinci geliştirmek.
Gelişmeleri:
Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile ilgili öneriyi meclise dönemin Maarif Nazırı Vasıf Çınar sunmuştur.
T.C sınırları içindeki tüm eğitim-öğretim kurumları Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlanmıştır.
Şeriye ve Evkaf Vekaleti ve tüm özel vakıfların denetimindeki okullar Maarif Vekaleti’ne bağlanmıştır.
Osmanlı Devleti zamanında din eğitimi veren kurumlar kapatılarak yerlerine İlahiyat Fakültesi ve İmam Hatip gibi okullar açılmıştır.
Milli Savunma ve Sağlık (Sıhhiye) bakanlıklarına bağlı okullar bütçeleri ile beraber Maarif Vekaleti’ne bağlanmıştır. Not:
Eğitim-öğretim alanında birlik sağlanmıştır.
Eğitim-öğretim millileştirilmiştir.
Medreseler kapatılmasına ortam hazırlanmıştır.
Yabancı okullar üzerindeki devlet denetimi artmıştır.
Tüm okulların devlet denetimine alınması Fransa, Papalık ve bir çok okulu olan devletin itiraz ederek yabancı okullar konusunu yeniden gündeme taşımasına neden olmuştur.

e) MEDRESELERİN KAPATILMASI (11 Mart 1924)

Tevhid-i Tedrisat Kanunu çerçevesinde Milli Eğitim Bakanı Vasıf Çınar Bey’in talimatı ile medreseler kapatılmaya başlamıştır.

Son medreseler Şeyh Said İsyanı sonrasında kapatılmıştır. Böylece;
Eğitimde ikilik ortadan kaldırılmıştır.
Özgür düşüncenin hakim olması sağlanmıştır.

Eğitimin laik ve ulusal olması yolunda önemli adım atılmıştır.
İnkılap karşıtı düşüncelerin gücü kırılmıştır.
Not:
1925 yılında Yabancı Okullarla ilgili bir düzenleme ile;
Eğitimlerinde milli çıkarlara ters olan müfredatların sona erdirilmesi,
Yabancı okullarda Türkçe, Tarih ve Coğrafya derslerinin okutulmasının zorunlu olması ve bu dersleri Milli Eğitim Bakanlığı’nın atadığı öğretmenlerin anlatması,

Yabancı okulları Türk Müfettişlerin denetlemesi,
Sınavların, ödül verme işleminin elçiliklerde değil okullarda veya Milli Eğitim Bakanlığı’nda yapılması,
Başarılı öğrencilere verilecek ödüllerin üzerinde yabancı devlet bayrak ve işaretlerinin olmaması kararları alınmıştır.

f) MAARİF TEŞKİLATI KANUNU (2 Mart 1926)

Mustafa Necati Bey’in katkıları ile ilk ve orta öğretimin esaslarını belirleyen Maarif Teşkilatı Hakkında Kanun çıkarılmıştır.
Eğitim-öğretim dinin etkisinden kurtarılmış eğitimin laikleşmesi konusunda önemli bir adım atılmıştır.
Tevhid-i Tedrisat (öğretimin birleştirilmesi) Kanunu’nun ilkelerinin ışığı altında eğitim hizmetlerini düzenlemiştir. Bu kanun çerçevesinde Talim ve Terbiye Kurulu açılmıştır.

Okul açılması devlet iznine bağlanmıştır.
İlköğretimin zorunlu ve ücretsiz olması sağlanmıştır.
Karma eğitim modeline geçilmiştir.
Müfredatların modern bir yapıya kavuşması sağlanmıştır.
Not: Türk eğitim kurumlarında müfredatlarını şekillendirmesinde John Devey’den yararlanılmıştır.

g) HARF DEVRİMİ (1 Kasım 1928)

Nedenleri:

Arap harflerinin öğreniminin zor olmasından kaynaklanan düşük olan okur-yazar oranını artırmak. Batı ile olan kültürel ilişkileri geliştirmek.
Konuşma ve yazı dili arasındaki farkı gidermek.
Türk dilinin gelişimine hizmet etmek.

Ulus bilincini geliştirmek.
Arap harflerinin Türkçenin yapısına uymamasından kaynaklanan sıkıntıları gidermek.
Gelişmeleri:
Harf konusunda Cumhuriyet öncesinde İttihatçiler bazı çalışmalar yürüttülerse de başarı sağlanamamıştır.
İzmir İktisat Kongresi’ne dönemin Eğitim Bakanı Vasıf Çınar ve işçi temsilcisi Ali Nazmi harf konusunun konuşulmasını teklif etmişse de kongre başkanı kazım Karabekir, birliği bozar düşüncesi ile gündem dışı diyerek reddetmiştir.
29 Mayıs 1928 tarihinde Maarif Vekaleti tarafından, kurulan Dil Encümeni tarafından Elifba Raporu hazırlanmıştır. 1923’te Mebus Tunalı Hilmi Meclis Başkanlığına Türkçe Kanunu adı ile kanun teklif etmiştir. Ancak birliği bozar düşüncesi ile reddedilmiştir.
Mustafa Kemal bu konuda başarıyı tesadüflere bırakmamak için öncelikle pilot uygulamalara gitmiştir. Mesela 19277 tarihinde yüksek okulların bazı kitaplarında ve imzalarda yeni harfler tatbik edilmiştir.
Mustafa Kemal yeni harflerin tanıtımını Sarayburnu Parkı’nda yapmıştır.
1928 yılında İstanbul’da yapılan Halk Fırkası Şurası’nda Mustafa Kemal harfleri açıklamıştır.
1 Kasım 1928 tarihinde de kanun kabul edilmiştir.
Sonuçlar:
Okur-yazar oranında ciddi artış gözlemlenmiştir.
Basılan kitap sayısı artmıştır.
Batı’daki teknik gelişmelerin takibi kolaylaşmıştır.
Batı eserlerinin tercümesi kolaylaşmıştır.
Not:

Yeni harflerle ilk basılan gazete Mardin Ekspres Gazetesi’dir.
Harflerle ilgili fikri ortaya atan kişi Azerbaycanlı Ali Feth Ahundzade olmuştur.

h) MİLLET MEKTEPLERİ TALİMATNAMESİ (24 Kasım 1928)

Millet Mektepleri, örgün eğitim yapı geçmiş olan vatandaşlara (14-45 yaş arası) yeni harfleri öğretmek amacı ile açılmıştır.
Başbakan İsmet İnönü, bu mekteplerdeki eğitim süresinin iki, dört ya da altı ay devam edeceğini belirli yerlere gelemeyecek durumda olan vatandaşlar için, gezici Millet Mektepleri açılacağını, en büyüğünden en küçüğüne kadar bütün bürokratların buralarda görev alacaklarını belirtmiştir.

Başbakan, bu mekteplerin Genel Başkanlığını ve Başöğretmenliği’ni de Mustafa Kemal’in kabul ettiğini duyurmuştur. Bakanlar Kurulu, 11 Kasım 1928 tarihinde Millet Mektepleri Talimatnamesi’ni onaylamış ve 24 Kasım 1928 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Not:

İlk Millet Mektebi 1929 yılında açılmıştır.
Mustafa Kemal bu talimatname ile Başöğretmen seçilmiştir.
Millet Mektepleri sabit, gezici ve özel olmak üzere üçe ayrılmıştır.
1929’da ek yönetmelikle, Köy Yatı Dershaneleri ve Halk Okuma Odalarının açılması öngörülmüştür. Halkın Millet Mekteplerine katılımı zorunlu tutulmuştur.
Bu mektepleri ile ilgili olarak Halk Mecmuası adı ile bir yayın organı çıkarılmıştır.
Dikkat: 24 Kasım’ın Öğretmenler Günü olarak kutlanması 1981 yılından itibaren başlamıştır.

ı) TÜRK TARİHİ TETKİK CEMİYETİ ( TÜRK TARİH KURUMU) ( 15 Nisan 1931)

Nedenleri:

Türklerin kökenlerini araştırmak.
Türklerin Dünya ve İslam tarihine katkılarını ortaya koymak.
Türklerin sarı ırktan olduğu iddialarını çürütmek.
Türklerden önceki Anadolu tarihini aydınlatmak.
Türklerin ilişki kurdukları devletler üzerindeki etkilerini ortaya koymak.
Ümmetçi ve hanedancı bir tarih anlayışından milli temeller üzerine kurulmuş bir tarih anlayışına geçmek. Vatandaşlar arasında ortak kültür ve milli bilinç oluşturmak.
Gelişmeleri:
Öncelikle bir bilim kurulu ve kütüphane kurulmuş ve Türkler ile ilgili çalışma yapmış olan yabancı yayınlar incelenmiştir.
1930 yılında Türk Tarihinin Ana Hatları ismi ile eser yayımlanmıştır.
15 Nisan 1931 tarihinde Türk Tarih Tetkik Cumhuriyeti kurulmuştur.
1931 yılında 4 ciltten oluşan Ortaöğretim Tarih Serisi hazırlanmıştır.
1932 yılında Birinci Tarih Kongresi toplanmış ve Türk Tarih Tezi ortaya atılmıştır.
1933 yılında ilk arkeolojik kazı Ahlatlıbel kazısı yapılmıştır.
1935 yılında Ankara Dil, Tarih ve Coğrafya Enstitüsü kurulmuştur.
1937 yılında İkinci Tarih Kongresi toplanmış ve yabancı bilim insanları da davet edilmiştir.
1937 yılından itibaren Belleten adı verilen süreli yayın çıkarılmıştır.
Etnografya Müzesi:
1925 tarihinde temeli atılmıştır.
Macar Türkolog Prof.J.Meszaroş’un hazırladığı rapor doğrultusunda yapı 1927 yılında Etnografya Müzesi şeklinde düzenlenmiştir.
İlk devlet müzesidir.
Müze 1930’da halka açılmıştır.
Belleten Dergisi:
Belleten, Türk Tarih Kurumu tarafından, Ocak 1937’den bu yana 4ayda 1 Türkçe olarak yayımlanmakta olan, dil ve tarih konulu makalelere yer veren bir dergidir.
1931’de Türk Tarih Encümeni Mecmuası olarak çıkarılan dergi, 1937’de Belleten adını almıştır.
Türkiye’nin en eski dergilerinden biri olan Belleten, Latin alfabesi ile yayınlanan ilk tarih derisidir.

i) HALKEVLERİ ( 19 Şubat 1932)

Halkevleri, Cumhuriyet ilkeleri ve inkılaplarını halka aktarmak amacı ile kurulmuştur. ;Halkevleri aracılığı ile halkın kültürel yönden gelişimi sağlanmak istenmiştir.

Halkevleri’nin temelini, 1912 yılında kurulan ancak siyasi merkez haline geldiği düşüncesi ile 1931 yılında kapatılan Türk Ocakları oluşturmuştur.
Halkevlerinin yayın organı Ülkü Dergisi’dir.
1942 yılında Londra’da şubesi açılmıştır.

1951 yılında Adnan Menderes tarafından kapatılmıştır.

Halkevlerinin Çalışmaları;

Biçki, dikiş kursları düzenlenmiştir.
Yöresel değerleri ön plana çıkarmaya yönelik sergiler açılmıştır.
Okuma-yazma kursları verilmiştir.
Genel sağlık kuralları öğretilmiştir.
Ailelere soyadı bulma çalışmaları yapılmıştır.
Halkevlerinin Şubeleri: Dil, Edebiyat, Tarih, Güzel Sanatlar, Spor, Temsil, Kütüphane ve Neşriyat, Sosyal Yardım, Halk Dershaneleri, Köycülük, Müze ve Sergi

j) TÜRK DİLİ TETKİK CEMİYETİ ( TÜRK DİL KURUMU) (12 Temmuz 1932)

Nedenleri:

Türk dilini yabancı kelimelerin boyunduruğundan kurtarmak.
Türkçenin zenginliğini ortaya koymak ve bilim dili haline gelmesini sağlama.
Türk dilinin kökenlerini araştırmak.
Konuşma dili ile yazı dili arasındaki farklılığı gidermek ve teknik kavramlara Türkçe karşılık bulmak. Türk diline yeni kelimeler kazandırmak.
Gelişmeleri:
1928 yılında dil Encümeni kurularak araştırmalar başlatılmış ve İmla Kılavuzu hazırlanmıştır. 1930’lu yıllarda Güneş dil Teorisi ortaya atılmıştır.
1932 yılında Birinci Dil Kurultayı toplanmıştır.
1932 yılından itibaren Dil Bayramı kabul edilmiş ve kutlanmıştır.
1935 yılında Tarama Sözlüğü’nün çalışmaları başlatılmıştır.
Göktürk yazılı metinleri yayımlanmıştır.
Not:
Türk Dil Kurumunun ilk Başkanı, Semih Rıfat Horozcu’dur.
1936 yılında Türk Dili Tetkik Cemiyeti adı Türk Dil Kurumu olarak değiştirilmiştir.

k) ÜNİVERSİTE REFORMU (1933)

Modernleşmenin bir parçası olarak görülen üniversitelerle ilgili çalışmalar yapılması amacı ile Mustafa Kemal’in talimatı ile Maarif Vekili Reşit Galip tarafından İsviçreli Profesör Albert Malche Türkiye’ye davet edilmiş ve rapor hazırlatılmıştır. Raporda;
Fen branşlarının öğretilme oranının artırılması,

Eskiyen ders verme tekniklerinin değişmesi,
Türkçe bilim yayınlarının artırılması,
İlmi düşüncenin etkin kılınması konularına değinilmiştir.
Albert Malche’nin raporuna bağlı olarak Üniversite Reformu gerçekleştirilmiş ve Darülfünun kapatılarak yerine İstanbul Üniversitesi açılmıştır.
Reformun hayat bulmasında en önemli etken Nazi baskısından kaçan Musevi bilim insanları olmuştur.
Not:
Atatürk Dönemi Önemli Eğitim Kurumları:
1924 Zonguldak Yüksek Maden ve Sanayi Mühendis Mektebi
1925 Ankara Hukuk Mektebi
1927 Köy Öğretmen Okulu
1926 Gazi Eğitim Enstitüsü
1933 Yüksek Ziraat Enstitüsü
1935 Ankara Dil, Tarih ve Coğrafya Fakültesi
1936 Ankara Siyasal Bilgiler Okulu
1937 Köy Eğitim Yurtları
Not:
John Dewey, köy okullarının kurulması hakkında rapor hazırlamıştır.
Alexander Kühne, meslek okullarının nasıl oluşturulacağına dair rapor hazırlamıştır.
Einsten, Mustafa Kemal’e yazdığı mektupla bilim adamlarına sahip çıkılmasını rica etmiştir.

5) EKONOMİ ALANINDA YAPILAN İNKILAPLAR

Ekonomik çalışmalara daha Milli Mücadele sürerken başlanmış, I.TBMM, 1 Mart 1922’de ekonominin hedeflerini belirlemeye çalışılmıştır.
Ekonomide yabancı sermaye işletmeciliğine karşı çıkılmış ve kamu yararını doğrudan ilgilendiren işletmelerin millileştirilmesi birinci hedef olarak seçilmiştir.

Mustafa Kemal’in ekonomi ilkeleri arasında;
Milli sermayeye dayalı bağımsız yapı oluşturma,
Bütçe denkliğini koruma,
Dışa bağımlı olmama,
Milli parayı her şekilde koruma,
Özel sektörde gelişmeyi sağlama,
Devleti hala destek verir hale getirme yer almaktadır.
a) İZMİR İKTİSAT KONGRESİ ( 17 Şubat-4 Mart 1923)
Lozan Görüşmeleri’nin kesildiği bir sırada İzmir’de çeşitli meslek gruplarından katılımcıların oluşturduğu Türkiye İktisat Kongresi toplanmıştır.
Kongre’ye katılım Mesleki Temsil esası ile sağlanmıştır. Farklı meslek gruplarından 1135 delege katılmıştır.
Kongre başkanlığını Kazım Karabekir yapmıştır.
Kongrede ekonomik kalkınmanın kendi çabamızla gerçekleşmesi gerektiği ön görülmüş ve Misak-ı İktisadi kabul edilmiştir.
Kongre Kararları:
Anonim şirketlerin kurulması kolaylaştırılacaktır.
Milli bankalar ve kredi kurumları oluşturulacaktır.
Köylü işletmelerinden (küçük işletmelerden) büyük üretim ünitelerine geçilecektir. Vergi sisteminde reform yapılacaktır.
Devletin de temel yatırımları yapması sağlanacaktır.
Topraksız çiftçiye toprak verilmesi sağlanacaktır.
Yatırımcılara kredi sağlayacak bankalar kurulacaktır.
Önemli kuruluşlar millileştirilecektir.
Yerli mallar karada ve denizde ucuz tarife ile taşınacaktır.
Yeraltı zenginliklerinin saptanması sağlanacaktır.
Üretimde temel tüketim mallarına öncelik verilecektir.
Teknik eğitim geliştirilecektir.
Demiryolları inşası bir programa bağlanacaktır.
Yerli malı kullanımı sağlanacaktır.
Sanayiyi teşvik edici yasaların çıkarılması sağlanacak özellikle gümrük tarifeleri milli sanayinin kalkınma ihtiyaçlarına göre değiştirilecektir.
Hammaddesi yurtiçinde olan endüstri kolları kurulacaktır. Yabancı tekellerden kaçınılacaktır.
İşçilere sendika kurma ve grev hakkı verilecektir.
İşçilerin çalışma koşulları düzeltilecektir.
Not: Kongre’de okuma Bayramı kabul edilmiştir.

b) TARIM ALANINDA GELİŞMELER

1924- Tütüncüler Bankası kurulmuştur=> Banka Manisa’da kurulmuştur.
1924- Ziraat Bankası anonim şirkete dönüştürülmüştür. => Bankanın sermaye ve şube miktarı artırılmıştır.
1925- Aşar vergisi kaldırılmıştır.=> Aşar vergisinin kaldırılmasıyla çiftçinin rahatlaması ve üretimin devamlılığı sağlanmış ve bu durum çiftçiyi teşvik edici bir rol oynamıştır.
1925- yabancılardan Tütün İdaresi satın alınmıştır=> Bu sayede tütün işleme hakkı Türklere geçmiştir.
1925- Atatürk Orman Çiftliği açılmıştır.=> Modern tarım usullerinin öğretilmesi amaçlanmıştır.
1925- İlk tohum ve gübre ıslah istasyonu açılmıştır.=> Eskişehir’de açılan bu istasyon ile çiftçinin tohum ve gübre ihtiyacı karşılanmak istenmiştir.
1929- köylüye toprak dağıtılması kararı alınmıştır.=> Ancak başarı sağlanmamıştır. Bunda temel neden yeterli sulama, makine ve sermaye imkanının olmamasıdır.
1931- I.Ziraat Kongresi toplanmıştır=> Zirai yaşamın getirilmesi amaçlanmıştır.
1932- Zirai Donatım Kurumu açılmıştır.=> Çiftçinin her türlü ihtiyacının giderilmesine yönelik açılmıştır.
1933 -Yüksek Ziraat Enstitüsü kurulmuştur.=> Tarımda gelişme bilimsel yöntemlerle sağlanmak istenmiştir.
1936 -Tarım Kredi Kooperatifleri kurulmuştur.=> İlk kooperatif İçel’in Tekir Köyünde kurulmuştur.
1937- Ziraat Kombinaları kurulmuştur.=> Bu çalışma ile Tarım İşletmeleri Müdürlüğü’nün temeli atılmıştır.

1938- Fiskobirlik açılmıştır.=> Giresun’da açılan bu kuruluş ile fındık üretim ve dağıtımı düzene sokulmak istenmiştir. 1938- Toprak Mahsulleri Ofisi açılmıştır.=> Ürün piyasasını düzenleme görevini üstlenmiştir.

c) TİCARET ALANINDA GELİŞMELER

1924- İş Bankası kurulmuştur.
-İş Bankası ilk özel bankadır.
-Özel sektör düzenlenmek istenmiştir.
-İlk genel müdürü Celal Bayar’dır.
-Daha sonra İtibar-ı Milli Bankası ile birleşmiştir.
-1932 yılında ilk kez yurtdışında şube açmıştır.
1924- Anadolu Sigorta kurulmuştur.=> İlk milli sigorta kuruluşudur.
1924- İlk madeni para basılmıştır.=> Bu parayı aynı zamanda İstiklal Madalyasını da tasarlayan Mesrur İzzet Bey yapmıştır.
1924- Gölcük Tersanesi kurulmuştur.=> Yavuz Zırhlısı’nın bakımı için kurulmuştur.
1925- Sanayi ve Ticaret Odaları Yasası çıkarılmıştır=> Ticaret ve sanayiyle uğraşanların odalara üye olması zorunludur. 1925- Liman İşletmeleri kurulmuştur=> Limanların idaresi ve her türlü teknik ihtiyacının karşılanması için kuruldu. 1926- Kabotaj Kanunu kabul edilmiştir.=> Tüm karasuları millileştirilmiştir.
1927- Eskişehir Bankası kurulmuştur=>Özel bankadır.
1927-33- İller Bankası kurulmuştur.=> Belediyeler Bankası olarak kurulmuştur.
1927- İlk Kağıt Banknot basılmıştır.=> İlk banknotlar İngiliz firması tarafından basılan Osmanlıca banknotlardır.
1928- Egebank kurulmuştur. => Banka İzmir’de kurulmuştur.
1929- Menkul Kıymetler ve Borsalar Kanunu kabul edilmiştir.=> İMKB’nin temelini oluşturmuştur.
1929- Türk Parasını Koruma Kanunu kabul edilmiştir.=> Milli para politikası benimsendiğine kanıttır. Dünya mali krizine karşı tedbirdir.
1929- Deniz Ticaret Kanunu kabul edilmiştir.=> Denizciliğin gelişmesi amaçlanmıştır.
1930- Merkez Bankası kurulmuştur.=> Milli para politikası izlenmiştir.
1933- Halkbank kurulmuştur.=> Bu banka kamu bankasıdır.
1933- Zonguldak Yatırım Bankası kurulmuştur.=> Özel bankadır.
1933- Kayseri Mili İktisat Bankası kurulmuştur.=> Özel bankadır.
1936- İzmir Uluslararası Fuarı açılmıştır.=> Dış ticaretin canlandırılması amaçlanmıştır.
1937- Denizbank kurulmuştur.=> Denizcilikle uğraşanlara kredi imkanı sağlanmıştır.

d) SANAYİ ALANINDA GELİŞMELER

1924- Taş Kömürü Kurumu açılmıştır=> Tük madenciliğinde katkı sağlanmıştır.
1925- Sanayi ve Maadin Bankası kurulmuştur.=> Liberalizm etkinlikleri çerçevesinde açılmış devlet bankasıdır.
1926- Emlak ve Eytam Bankası kurulmuştur=> Gayrimenkul ipoteği karşısında borç para vermiş bir kamu bankasıdır. 1927- Teşvik-i Sanayi Kanunu kabul edilmiştir.=> Özel sektörün canlandırılması amaçlanmıştır.
1930- Sanayi Kongresi toplanmıştır.=> Sanayi alanında düzen sağlanması amaçlanmıştır.
1932- Türkiye Sanayi Kredi Bankası kurulmuştur.=> Sanayi alanına düşük faizli kredilerle destek vermiştir.
1933- Devletçilik uygulamasına geçilmiştir.=> Liberalizmin fayda sağlanmaması üzerine geçilmiştir.
1933- I.Beş Yıllık Sanayi Planı hazırlanmıştır.=> Rusya’dan yararlanılmıştır. 1934’te uygulanmıştır.
1933- Sümerbank kurulmuştur.=> İlk kamu yatırımı bankasıdır.
1935- Etibank açılmıştır.=> MTA’nın bulunduğu madenleri işletmiştir.
1935- Maden Tetkik Arama Enstitüsü kurulmuştur.=> Madenlerin araştırılıp kalite tespitinin yapılması için çalışmıştır. 1936- Çubuk Barajı açılmıştır.=> TC’nin ilk barajıdır. Ayrıca elektrik İşleri Etüt İdaresi kurulmuştur.
1938- II.Beş Yıllık Sanayi Planı hazırlanmıştır.=> II.Dünya Savaşından dolayı uygulanamamıştır.

e) TEŞVİK-İ SANAYİ KANUNU (28 Mayıs 1927)

Bu kanunla, özel sektörü sanayi alanına çekerek ülke sanayisini geliştirmek amaçlanmıştır. Teşvik-i Sanayi Kanunu kapsamında sanayi alanına yönelenlere;
Ucuz arazi ve bina tahsis etme,
Bel bir süre vergiden muaf tutma,

Ulaşım ve depolama imkanları sağlama gibi kolaylıklar getirilmiştir.
Not: Fakat bu kanun, özel sektörün yeterli sermayeye sahip olmaması, teknik bilgi ve eleman yetersizliği gibi nedenlerle istenilen sonucu vermemiştir.