Savaşın sonuçları;
- Fransa TBMM’ye ateşkes teklifinde bulundu.
- İtalya Anadolu’dan çekilme kararı aldı.
- Fransa Zonguldak’tan çekildi.
- İngiltere Malta’da bulunan 40 Türk’ü serbest bıraktı.
KÜTAHYA – ESKİŞEHİR MUHAREBELERİ
Yunanlılar, İngilizlerin desteğini kaybetmemek, 1.ve2. inönünün özünü almak, Eskişehir ve Ankara’yı alarak Milli Mücadeleyi sona erdirmek için Afyon üzerinden ve Eskişehir üzerinden saldırıya geçti. Eskişehir, Afyon ve Kütahya kaybedildi.
Mustafa Kemal’in ordunun daha fazla yıpranmasını engellemek için orduyu Yukarı Sakarya ırmağının doğusuna çekti.
Savaşın sonuçları;(%1 milyon kpss)
- Yunan ordusu Polatlı’ya kadar gelince Meclis’in Ankara’dan Kayseri’ye taşınması gündeme geldi.
- Mecliste Mustafa Kemal’e muhalefet arttı. Bunun 2 sebebi vardır.
- Savaş devam ederken M.Kemal Maarif(öğretmenlerle) kongresini toplaması(kpss)
- Meclis başkanı olarak orduya geri çekilme emri vermesi
- Kemal’e 3 aylığına meclisin Yasam yetkisi de dâhil olmak üzere BAŞKOMUTANLIK yetkisi çıkarıldı. Böylece M.Kemal askerlik mesleğine geri döndü.
Mustafa Kemal bu yetkiyle ordunun ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla vermeyenlerin İstiklal Mahkemelerinde yargılandığı Tekâlif-i Milliye Emirlerini çıkarmıştır. Ancak bu emirler yayınlandıktan 5 gün sonra Sakarya Meydan Muharebesi çıktığı için çok azı Sakarya’da, büyük bir kısmını da Büyük Taarruz’da kullanacağız.
- Tekâlif-i Milliye, M.Kemal çıkarmıştır.
- İtalya Anadolu’dan çekilme kararından vazgeçti.
- Fransa, TBMM’ye sunduğu ateşkes teklifini geri çekti.
SAKARYA MEYDAN MUHAREBESİ (Subaylar Savaşı)
Ankara’yı alıp Milli Mücadeleyi sona erdirmek isteyen yunanlıları M.Kemal; ‘Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır.’ Diyerek topyekûn bir mücadeleyle yunanlıları Polatlı’da durdurduk.
Savaşın sonuçları;
- Son savunma savaşımızdır. 350’ye yakın subayımızı bu savaşta kaybettik.
- Mustafa Kemal’e GAZİLİK UNVANI ile MAREŞALLİK RÜTBESİ verildi.(kpss)
- Sovyet Rusya’ya bağlı Azerbaycan, Ermenistan, Gürcistan ile Doğu sınırımızı kesinleştiren Kars Antlaşması İmzalandı.(kpss)
- Fransa ile Ankara Antlaşması imzalandı. Bu antlaşma ile Güney cephesi kapanırken Suriye’de bulunan CABER KALESİ Kutalmışoğlu Süleyman Şah Türbesi Türk mülkü olacağı kararlaştırılmıştır. Ancak bu antlaşmada Hatay, Fransız mandasındaki Suriye’ye bırakılmıştır.(Misak-ı Milli’den 2. Taviz)
- Ukrayna ile dostluk antlaşması imzalandı.
- İngiltere, TBMM ve Yunanistan’a ateşkes teklifinde bulundu.
- İngiltere politikalarında yalnız kaldı.
- İtalya Anadolu’dan tamamen çekildi.(Anadolu’dan ilk çekilen devlet)
Not: Türklerin 1683 2.Viyana’dan beri geri çekilişi sona erdi.(kpss)
BÜYÜK TAARRUZ ÖNCESİ YAPILAN HAZIRLIKLAR (Rum Sındığı)
- Ankara’da 6 aylığına subay okulu açıldı.
- Kemal’e verile Başkomutanlık yetkisi süresiz uzatıldı.
- Tekâlif-i Milliye emirlerinden gelen yardımlar cephanelere ulaştırıldı.
- Karargâh merkezi Polatlı’dan Akşehir ve Afyon’a taşındı.
- Orduya 11 ay boyunca taarruz eğitimi verildi.
- Sovyet Rusya’dan son kez yardım alındı.
Hazırlıkları tamamlayan Türk ordusu Kütahya’da Dumlupınar Meydan Muharebesini Yunan’a karşı kazandı. Yunan kaçmaya başladı. Bunun üzerine M.Kemal ‘Ordular ilk hedefiniz Akdenizdir. İleri!’ emrini verdi. Bunun üzerine Türk ordusu Afyon, Uşak, Kütahya, Bilecik, Bursa, Balıkesir, Manisa, Aydın ve İzmir’i yunanlılardan alarak Batı Anadolu’yu düşmandan temizledi.
Savaşın Sonuçları;
- Milli Mücadelenin Muharebeler dönemi sona erdi. Diplomatik dönemi başladı.
- Yunan Başkomutanı General Trikopis Uşak’ta Fevzi Çakmak tarafından esir edildi. Bunun üzerine TBMM Fevzi Çakmak’a M.Kemal’in isteği doğrultusunda MAREŞALLİK unvanı verildi.
- Mudanya Ateşkes Antlaşması imzalandı.
- Yunanlılar Anadolu’ya ve özellikle İzmir’e büyük zarar verdi.
MUDANYA ATEŞKES ANTLAŞMASI
- İsmet İnönü katıldı.(kpss)
- İnönü’nün buradaki başarısı onun Lozan’a gönderilmesini sağladı.
Antlaşma maddeleri;
- Türk-Yunan savaşı sona erecek ve yunanlılar Doğu Trakya’yı boşaltacak.
Doğu Trakya’yı Trakya Yüksek Komiseri sıfatıyla Refet Bele teslim almıştır.
- Boğazlar ve İstanbul barış antlaşması yapıldıktan sonra TBMM’ye bırakılacaktır.
İstanbul’un TBMM hükümetine bırakılması Osman devletini hukuken yok sayıldığını gösterir.
SALTANATIN KALDIRILMASI
Nedenleri;
- Lozan’a hem Osmanlının hem de TBMM’nin birlikte çağırılması
- Ulusal egemenlik önünde bir engel teşkil etmesi
- Lozan görüşmelerine tek taraflı katılma isteği
- Anadolu’da çift idarenin ulusal çıkarlara aykırı olması
Sonuçları;
- Laiklik yolundaki ilk adım atıldı.(Vahdettin halife sıfatıyla kaldı)
- Vahdettin halife sıfatıyla Malta’ya gitti.
- Ulus egemenliği önündeki en büyük engel kalktı
- TBMM Lozan’a tek gitti
LOZAN BARIŞ ANTLAŞMASI (24 Temmuz 1923)
M.Kemal; İsmet İnönü, Dr. Rıza Nur ve Hasan Saka’yı baş delege olarak atadı. Bu gidecek heyetten kapitülasyonların kaldırılması ve ermeni iddiaları konusunda kesinlikle taviz verilmemesini istedi.
Alınan kararlar;
- Sınırlar;
Doğu sınırı, Kars antlaşmasıyla belirlenmiştir.
Batı sınırı, Yunanistan ile Mudanya, Bulgaristan ile İstanbul antlaşmaları esas alınmıştır.
Güney sınırı, Fransa ile yapılan Ankara antlaşması esas alınmıştır.
Irak(Musul)sınırı, gündeme gelmesine rağmen çözümü sonraya bırakılmıştır. Lozan’da gündeme gelmesine rağmen çözülmeyen tek sorundur.
- Kapitülasyonlar; tamamen kaldırıldı ve Duyun-i Umumiye İdaresinin Türkiye’deki görevi sona erdi.
- Ermeni iddiaları; tamamen reddedildi.
- Patrikhane; tüm ısrarlarımıza rağmen İstanbul’dan dışarı çıkaramadık. 2 taraf arasında görüşülüp karara bağlanan ve kâtipler tarafından yazıya geçirilen ilk kanundur.
- Yabancılar okulu; Türkiye’nin çıkaracağı kanunlara uyulması şartı getirildi.
- İstanbul’un boşaltılması; 45 gün sonra boşaltılmasına karar verildi.
- Ege adaları;
Bozcaada, Gökçeada – Türkiye’ye
Kıbrıs adası – İngiltere’ye
Diğer ege adaları – Yunanistan’a (Türkiye’ye yakın adaların silahsızlandırılması şartıyla)
- Dış borçlar;
Osmanlıdan kalan dış borçlar yüz ölçümü dikkate alınarak Osmanlıdan ayrılan devletlere bölüştürülmüştür. Türkiye borçları FRANK ve LİRA cinsinden ödemek istediğini ilgili devletlere bildirmiştir. Türkiye’nin ödeyeceği borçların taksit-tutar-vadesinin hesaplaması için Duyun-i Umumiye İdaresi görevlendirilmiştir. Türkiye’nin Osmanlı borçlarını ödeme kararı alması Sovyet Rusya’yı rahatsız etmiştir. (kpss)(örnek teşkil edeceği için)
- Nüfus mübadelesi; Batı Trakya Türkleri ile İstanbul Rumları hariç geri kalan Rum ve Türklerin yer değiştirmesine karar verilmiştir.
- Boğazlar; boğazlarda bir komisyonun boğazları yönetmesine devam edilmesi kararı alınmıştır. Bu komisyonun başkanının Türk olması kararlaştırılmıştır.
- Azınlıklar; hepsi Türk vatandaşı sayıldı.
- Savaş tazminatı; karaağaç ve Bosna köyünün Türkiye’ye verilmesi kararlaştırıldı.
Lozan’ın önemi;
- 100 yıllık bir antlaşmadır.
- Günümüzde de devam etmektedir.
- TBMM zamanında görüşmelere başlanmış, 2.TBMM zamanında onaylanmıştır.
Lozan’dan sonra gündeme gelen konular;
- Irak sınırı
- Güney sınırı
- Yabancı okullar
- Boğazlar
- Nüfus mübadelesi
- Dış borçlar
Lozan’da aleyhimize çözümlenenler;
- Güney sınırı (Hatay)
- Doğu sınırı (Batum)
- Adalar
- Patrikhane
- Boğazlar
Atatürk Dönemi İç Politika
ÇOK PARTİLİ HAYAT
Chp’nin kurulması
Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk cemiyetinin şubelerinin dönüştürülmesi ile kuruldu. Ebedi Şefi M.Kemal, Milli Şefi İsmet İnönü’dür. Ekonomide devletçilik ve çift dereceli seçim sistemini savunmuştur. 1923-1926 yıllarında inkılâp kadrosunu oluşturmak için çift, 1946-2014 tek dereceli seçim söz konusudur.
En uzun süre tek başına iktidarda kalan partidir.(1923-50)
TERAKKİPERVER CUMHURİYET FIRKASI (liberalizm)
Genel Başkanı– Kazım Karabekir
Önemli İsimleri– Adnan Adıvar, Rauf Orbay, Ali Fuat Cebesoy, Refet Bele.
Ekonomide liberalizm ve tek dereceli seçimi savunmuştur.
Şeyh Sait isyanına destek verdiği gerekçesiyle kapatıldı.
Laiklik ilkesini kötüye kullandığı için kapatıldı.
T.c. ilk muhalefet partisidir.
1925 – Şeyh Sait İsyanı
- Cumhuriyet rejimini değiştirmeye yönelik ilk ve son isyandır.
- Şeyh Sait bu isyan sırasında İngiltere’den yardım almıştır.
İngiltere’nin amacı Türkiye ile Musul arasına tampon bir devlet kurdurarak Türkiye’nin Musul’a ulaşmasını engellemeyi amaçladı. Elazığ’da başlayan bu isyan yayılınca dönemi BB Ali Fethi Okyar isyanı bastıramamıştır. Yerine İsmet İnönü hükümeti kurulmuştur. Bölgeye ordu sevk edilerek isyan bastırıldı.
İsyanın sonuçları;
- Olağanüstü hal ilan edildi.
- Tahrir-i Sükûn kabul edildi.
- İsyana destek veren terakkiperver kapatıldı.
- Ankara ve Diyarbakır olmak üzere istiklal mahkemeleri kuruldu.
İZMİR OLAYI
Benim naçiz vücudum elbet toprak olacaktır. Ancak Türkiye cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır. ‘ sözünü söylemiştir. İstiklal mahkemeleri son kez görev yapmıştır.
BOZKURT – LOTUS OLAYI
Midilli yakınlarında Bozkurt adı verilen Türk gemimizin Lotus yakınlarındaki Fransız bir (bozkurt) temsil etmiştir. Türkiye davayı kazanmıştır. Bu olay sonucunca M.Kemal Kabotaj Kanununun çıkışını hızlandırmıştır.
RAZGRAD OLAYI
Bulgarların Bulgaristan’da bulunan Türk mezarlarını tahrip etmesi olayıdır.
VAGON – Lİ OLAYI
İstanbul’da bulunan Fransız demiryolu şirketinde çalışan Hacı Beyin şirkette Türkçe konuştuğu için işten çıkarılması olayıdır.
BURSA OLAYI
Ezanın Arapçadan Türkçeye çevrilmesiyle başlayan olaydır. Bu olay üzerine M.Kemal ‘ Bu bir dil meselesidir din meselesi değil.’ Demiştir. İlk Türkçe ezan denemesi Yerebatan sarnıcında Hafız Yaşar tarafından, ama hoparlörden ilk verilişi Fatih Camii’dir.
SERBEST CUMHURİYET FIRKASININ KURULMASI
M.Kemal’in isteği ile Ali Fethi Okyar tarafından çok partili hayata geçmek, hükümetin denetlenmesini sağlamak ve 1929 Dünya ekonomik krizine çareler üretmek için kuruldu. Kuruluşunda Atatürk’ün kız kardeşi Makbule Hanım da bulunmaktadır.
Parti ekonomide Liberalizmi, tek dereceli seçim sistemini ve kadınlara siyasi hak verilmesini talep etmiştir. Ancak partilerin içine gericiler girmesi yüzünden partiyi Ali Fethi Okyar kendisi feshetmiştir. Bu olaydan kısa bir süre sonra da menemen isyanı çıkmıştır.
- Şeyh Sait isyanı-TCF kapandı.
- SCF-Menemen olayı.
MENEMEN OLAYI
Derviş Mehmet ve adamlarının ‘Şeriat isteriz’ sloganlarıyla önce 2 bekçiyi sonra ise olaya müdahale etmek isteyen Asteğmen Kubilay’ı şehit etmesi olayıdır. Bu olay sonunda derviş Mehmet ve adamları Divan-ı Harp’de yargılanmıştır.
Bu olaydan sonra Atatürk zamanında bir daha çok partili hayata geçiş çalışması yapılmayacaktır.
DERSİM OLAYI
1936’da Pir Seyit Rıza’nın İngiltere destekli hükümete başkaldırmasıdır. Bunun üzerine Abdullah Bozdoğan önderliğinde Sabiha Gökçen tarafında hava harekâtı düzenlenmiştir. Bunun üzerine İsmet İnönü istifa ederken yerine Celal Bayar gelmiştir. Yapılan operasyonun adı TUNÇELİ’dir.
ATATÜRK DÖNEMİ TÜRK DIŞ POLİTİKASI
- Arası;
- Musul Meselesi
Lozan’da çözülemeyen bu konu 1924’te İngiltere ile yapılan Haliç Konferansı’nda çözülemedi.Bu konferansta Türkiye’yi Ali Fethi Okyar katılmıştır. Sorun her iki taraf arasında çözülemeyince Milletler Cemiyeti’ne götürüldü. Cemiyet, Musul’u İngiliz mandasındaki Irak’a bıraktı. Bunun üzerine Türkiye savaş hazırlıklarına başladı. Ancak Türkiye Şeyh Sait İsyanı’ndan dolayı Musul üzerindeki etkinliğini yitirdi. Bunun üzerine İngiltere ile 1926’da Ankara Antlaşması imzalandı.
Antlaşmaya göre;
- Musul İngiliz yönetimindeki Irak’a bırakılacak.
- Mısır petrollerinin %10’u 25 süreyle Türkiye’ye bırakılacak.
- Bu mesele Misak-ı Milliye uygun çözümlenememiştir.
- Yabancı Okullar
1924 Tevhid-i Tedrisat Kanunu’na uymayan okullar kapatıldı. Bunun üzerine Fransa konuyu uluslar arası platforma taşımak istedi. Fransa’ya karşı bir direniş göstererek bu konunun uluslar arası bir platformda görüşülmesi talebini reddettik. Bu olay Türkiye’nin ilk dış politika zaferidir.
- Dış borçlar
1929 Dünya ekonomik krizi sonrası Türkiye, Hoover Moratoryumu yararlanarak Fransa ile tekrar masaya oturulmuştur. Borçların lira üzerinden ödenmesine karar verilmiştir. Bu borç 1954 yılında sona ermiştir.
- Nüfus Mübadelesi
Yunanistan’ın İstanbul’da daha fazla Rum bırakma isteği yüzünden bu sorun ortaya çıktı. Konu Milletler Cemiyeti’ne götürüldü. Cemiyet sorunu çözemeyince Yunan Başbakanı Eleftiros Venizilos Türkiye’ye gelerek bu sorunu çözdü. Lozan’daki karar aynen kabul edildi. (İadeyi ziyaret için İsmet İnönü Yunanistan’a gitmiştir.)
- Adana – Mersin Demiryolları’nın Millileştirilmesi Sorunu
Fransa’nın elindeki bu demiryolları satın alınmıştır.
- Arası
- Milletler Cemiyeti’ne Giriş (1932)
İspanya’nın davetlisi olarak cemiyete katıldık. Milletler Cemiyeti kendi kuruluş felsefesinden vazgeçerek ilk defa bir ülkeyi kuruluşa davet etmiştir.
- Balkan Antantı (1934)
1933 senesinde Türkiye, Yunanistan ile Samimi Antlaşması imzalandı. 1934’te ise Türkiye, Yunanistan, Yugoslavya ve Romanya arasında Balkan Antantı kuruldu. Türkiye bu antanta girmekle batı sınırlarını güvence altına almıştır. Arnavutluk İtalya’nın etkisinde, Bulgaristan ise Ege Denizi’ne girme isteği üzerinden bu antanta katılmamıştır. Türkiye’nin bu antanta katılması boğazların geri verilmesinde etkili olmuştur.
- Montrö Boğazlar Sözleşmesi (1936)
1936’da Almanya Fransa’ya ait Ren, İtalya ise Habeşistan’ı işgal edince boğazlarda komisyonda olan devletler boğazdaki askerlerini geri çektiler. Bunun üzerine Türkiye boğazlardaki güvenliği sağlamak amacıyla bir konferans toplanmasını talep etti. Bunun üzerine İsviçre’nin Montrö kentinde imzalanan sözleşme ile boğazların her iki yakasında Türk askerlerinin bulunması ve komisyonun kaldırılması karar alındı. Bu karar alınırken SSCB ve Balkan Antantı üyeleri destek vermiştir.
- Akdeniz Paktı (1936)
İtalya’nın etkisiyle kuruldu. Türkiye,İngiltere,Yugoslavya ve Yunanistan üyedir.
- Sadabad Paktı (1937)
Türkiye, İran, Irak ve Afganistan arasında kuruldu. Türkiye bu pakta girerek doğu sınırlarını güvence altına aldı. Suriye ise Irak ile yaşadığı sınır problemleri ve Türkiye ile yaşadığı Hatay Meselesi yüzünden bu pakta girmemiştir.
- Hatay’ın Anavatana Katılması (1936-1939)
1936’da Fransa Suriye’den askerleri çekti ve Hatay’ı da Suriye’ye bıraktı. Kararı kabul etmeyen Türkiye konuyu Milletler Cemiyeti’ne götürdü. Cemiyet “Sandler” adında bir araştırmacıyı bölgede araştırma yapması için Hatay’a gönderdi. Sandler yaptığı incelemeler sonucunda Hatay’daki Türk nüfusunun Arap ve Kürt nüfusundan fazla olduğunu belirten Sandler Raporu yayınlandı. Durumu kabul etmeyen Fransa 1938’de Hatay Cumhuriyeti kuruldu.Bu cumhuriyetin ilk ve son cumhurbaşkanı Tayfur Sökmen, Başbakanı ise Abdurrahman Melek’tir. 1939’da İsmet İnönü döneminde Hatay meclisinin aldığı kararla Hatay anavatan’a katılmıştır.M.Kemal Hatay meselesinde Adana’da yaptığı bir konuşmada “40 yıllık Türk yurdu düşman eline esir bırakılamaz.” Demiştir.
ATATÜRK İLKELERİNİN ÖZELLİKLERİ
- Atatürk’ün benim eserim dediği ilkesi; CUMHURİYETÇİLİKTİR.
- Atatürk’ün vazgeçemediğim dediği ilkeler; CUMHURİYETÇİLİK VE LAİKLİK
- Cumhuriyetçilik ve halkçılık birbiriyle doğru orantılıdır.
- Atatürk ilkeleri 1924 AY göre 1937’de yapılan değişiklikle girmiştir.(kpss)
ATATÜRK İLKELERİ
Cumhuriyetçilik (demokrasi, parti, ulus egemenliği, seçim, seçme seçilme)
- Saltanatın kaldırılması
- Cumhuriyetin ilanı
- Halifeliğin kaldırılması
- Erkan-ı Harbiye(genelkurmay)
- Umumiye Vekâleti(savaş bakanlığı)
- Kadınlara seçme seçilme hakkı
- Partilerin kurulması
- 1924 AY kabul edilmesi
Milliyetçilik (ulusal birlik ve beraberlik, ‘Türk’ kelimesi)
- Halifeliğin kaldırılması
- Resmi dilin Türkçe olması
- Tevhid-i tedrisat kanunu
- Türk alfabesinin kabulü
- TTK, TDK açılması
- Kabotaj kanunu
- Yerli tüccarı koruma kanunu
- Türk parasını koruma kanunu
- TBMM’nin açılması
Laiklik (din ve vicdan özgürlüğü, akılcılık, bilimsellik)
- Saltanatın kaldırılması
- Halifeliğin kaldırılması
- Şeriye ve evkaf vekâletinin kaldırılması
- Devletin dini islamdır ibaresinin çıkarılması.
- MV ve CB yemininin değiştirilmesi
- Medeni kanunun kabulü
- Tevhid-i tedrisat kanunu
- Hayat en hakiki mürşit ilimdir, fendir.
- Kılık kıyafet kanunu
- Medreselerin kapatılması
Halkçılık (insan ve insanlık sevgisi, eşitlik, halkın yararına olan her şey)
- Cumhuriyetin ilanı
- Kadınlara siyasal hakların verilmesi
- Medeni kanunun kabulü
- Tevhid-i tedrisat kanunu
- Millet mekteplerinin kurulması
- Halk evlerinin açılması
- İlköğretimin parasız ve mecburi olması
- Soyadı kanunu
- Aşar vergisinin kaldırılması
- Toprak reformu kanunu
- TBMM’nin açılması
- Teşvik-i sanayi kanunu
İnkılâpçılık (çağdaşlaşma, batılılaşma, ‘yerine’ kelimesi)
- Latin alfabesinin kabul edilmesi
- İstanbul üniv. Açılması
- Siyasal bilimler fakt. Kurulması
- Güzel sanatlar fakt. Açılması
- Kılık kıyafet kanunu
- Miladi takvimin getirilmesi
- Uluslar arası saatin getirilmesi
- Uluslar arası rakamın getirilmesi
- Metrik siteminin getirilmesi
- Saltanatın kaldırılıp cumhuriyetin ilan edilmesi
Devletçilik (iktisat, maliye, işletme, sermaye, kalkınma)
- İzmir iktisat kongresi
- Misak-ı iktisat kararları
- Milli bankaların kurulması
- -2. Beş yıllık kalkınma planlarının hazırlanması
- MTA’nın kurulması
- Adana-Mersin demir yollarının getirilmesi
- Merkez bankasının kurulması
CUMHURİYET DÖNEMİ KÜLTÜR VE MEDENİYETİ
- Devlet Yönetimi
M.Kemal genelge ve kongrelerde;
- Demokratik temsil
- Demokratik meşruiyet
- Hukuki kurallara saygılı olmaya özen gösterdi.
M.Kemal’e göre vatandaş;
- Çağa uygun davranışlar gösteren
- Kalkınma yolunda birlikte ilerleyen
- Hür bakış açısına sahip olan
- Mimari
Mimar Kemaleddin — Gazi Üniversitesi Rektörlüğü
Vedat Tek — I.TBMM Binası – Ankara Palas
Ali Talat Bey — Beşiktaş ve kuzguncuk iskelelerini tasarladı
Prof. Dr. Emin Onat ve
Doç. Dr. Orhan Ada — Anıtkabir
- Müzik
Darülelhan Konservatuar
Darülbedayi İstanbul Şehir Tiyatroları ( …………. ………………)
Musiki Muallim Mektebi ………. ………………….’in yazdığı rapor doğrultusunda açıldı.
Türk Beşleri
Cemal Reşit Rey – 10.Yıl marşı bestecisidir. Klasik batı müziğinin Türkiyede’ki kurcusudur.
Ulus Cemal Erkin
Hasan Ferit Alnar
Adnan Saygun Türkiye’de ilk operayı kurmuştur.
Necil Kazım Akses
- Heykelcilik
İlk Atatürk heykeli İstanbul’da açıldı
Heinrich Krippel (Ulus Zafer Anıtı — Samsun Atatürk Anıtı)
Pietro Canonica (Taksim Cumhuriyet Anıtı)
- Sosyal Hayat
İlk nüfus sayımı …………. yılında yapıldı.
Mustafa Kemal nüfusu artırmak için;
- Göçmenlere vize muafiyeti getirdi.
- Doğumu engelleyecek araç ve ilaçlar yasaklandı.
- Çok çocuklu ailelere hazineden tarla yardımı yapıldı.
- 6 çocuğu olanlara vergi muafiyeti getirildi.
- Türkiye’de Kadınlar ve Meslekler
- Belediye Başkanı ……………………… ……………………
- Muhtar ……………………… ……………………
- Köylü Mebus Kadını ……………………… ……………………
- Savaş Pilotu ………………………. ……………………
- Mühendis ………………………. ……………………
- İnşaat Mühendisi ………………………. ……………………
- Kadın doğum Uzmanı ………….. …………….. ………………
- Milli Sporcu ………….. …………….. ………………
- Rallici ……………………….. ……………………
- Öğretmen ……………………….. ……………………
- Tiyatrocu ……………………….. …………………….
- Savaş Fotoğrafçısı ………………………. …………………….
- Vali ………………………. ……………………..
- Bakan ………………………. ……………………..
- Başbakan ……………………….. ……………………..
- Büyükelçi ……………………….. ……………………..
- Operatör Doktor ………………………. ……………………..
- Dünya Güzeli ………………………. ………………………
- Avukat ……………………….. ………………………
- Hâkim
- Eğitim
- 1921 Maarif Kongresi ( Günümüzdeki MEB Şuraları’nın temelidir.)
- 1924 Tevhid-i Tedrisat kanunu çıkarıldı.
- 1925 Medreseler kapatıldı.
- 1925 Ankara Hukuk Mektebi açıldı.
- 1926 Maarif Teşkilatı Hakkında’ki kanun çıkarıldı.
- 1928 Millet Mektepleri açıldı. ( ……………. …………… ………….’in katkılarıyla.) 1935’ten sonra ise ismi ………… ………………… olarak değiştirildi.
- 1928 Köy Yatı Mektepleri açıldı.
- 1931 Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti açıldı. Cemiyetin ilk başkanı Tevfik Bıyıklıoğlu’dur.
- 1932 Türk Dil Kurumu açıldı. Cemiyetin ilk başkanı Samih Rifat Yalnızgil’dir.
- 1932 Halk evleri açıldı. 1912’deki Türk Ocakları kapatıldı. Yayın organı Ülkü Dergisi’dir.
- 1933 Üniversite Reformu açıldı.(Albert Malche yazdığı rapor doğrultusunda açılmıştır.)
- 1936 yılında Köylere Öğretmen yetiştirmek amacıyla ………….. ………….. açılmıştır.
- Resim
- İbrahim Çallı Zeybekler tablosu — Hatay’ın Anavatan’a Özlemi
- Namık İsmail
- Ruhi Arel
- Cemal Tollu
- Ali Çelebi Yaralı asker
- Edebiyat
- Halide Edip Adıvar Ateşten Gömlek (Milli Mücadele üzerine yazılan ilk romandır.)
- Halide Edip Adıvar Türk’ün Ateşle İmtihanı (Orduda geçirdiği yılları anlatmıştır.)
- Kazım Karabekir İstiklal Harbimiz
- Kazım Karabekir Şarkılı İbret (Müzikal bu oyunu şehit çocuklarına oynattı.)
- Ali Fuat Cebesoy Sınıf Arkadaşım Atatürk
- Ali Fuat Cebesoy Milli Mücadele Hatıraları
- Falih Rıfkı Atay Çankaya
- Kadri Karaosmanoğlu Yaban
- Kadri Karaosmanoğlu Ankara
- Kemal Arıburnu Atatürk’ten Anılar
- Tarık Buğra Küçük Ağa ve Osmancık
- Atatürk’ün Yazdığı Eserler
- Geometri, Vatandaş İçin Medeni Bilgiler
- Cumalı Ordugâhı
- Zabit ve Kumandan ile Hasbihal,
- Nutuk
- Nutuk;
Chp 2. Kongresi’nde okundu.
19 Mayıs’ta Samsun’a çıktım cümlesi ile başlar.
Gençliğe hitabe ile sona erer.
Geliri THK bırakılmıştır.
1919-27 yılları arasını anlatır.
Arap harfleriyle basılmıştır.
- Atatürk Döneminde İlkler
Fikir hayatını; Namık Kemal, Tevfik Fikret, Ziya Gökalp, J.J.Rousseau, Mehmet Emin Yurdakul belirlemiştir.
Atatürk sırasıyla; Selanik, Manastır, İstanbul, Sofya şehirlerine gitmiştir.
Tarih sahnesine ilk çıkışı; 31 Mart Olayı’nda Hareket Ordusu’nun başında Kurmay Yüzbaşı rütbesiyle İstanbul’a gelmesidir.
Sömürgeciliğe karşı ilk savaşı; Trablusgarp Savaşı’dır.
I.Dünya Savaşı sırasında; Çanakkale, Kafkasya ve Suriye cephelerinde savaşmıştır.
İlk görev yeri; Şam 5. Kolordu’dur. Burada kurduğu ilk cemiyet Vatan ve Hürriyet’tir.
TBMM M.Kemal’i; 1923, 27, 31, 35 yıllarında toplamda 4 kez Cumhurbaşkanı seçmiştir.
Cumhurbaşkanlığı döneminde Hatay’a hiç gitmemiştir.
Nobel Barış Ödülü’ne aday gösterilen ilk Türk’tür. (1934 senesinde Yunanistan önermiştir.)
Atatürk’ün manevi evlatları; Rukiye, Zeynep, Zehra, Abdurrahman Tunçak, Sabiha Gökçen, Afet İnan, Ülkü Adatepe, Sığırtmaç Mustafa’dır.
Atatürk’ün yaveri; Salih Bozok’tur.
Atatürk mirasının bir kısmını; İş Bankası’na, TTK, TDK, İsmet İnönü’nün çocuklarının öğrenimi için ayırmıştır.
Doğumunun 100. Yılı UNESCO tarafından “Atatürk Yılı” ilan edilmiştir.
Atatürk’ün öldüğü gün; Başbakan; Celal Bayar, TBMM Başkanı; M.Abdülhalik Renda’dır.
Atatürk döneminde en çok hükümet kuran; İsmet İnönü’dür.
En uzun Meclis Başkanlığı’nda kalan; Kazım Özalp’tır. (1924-37 yılları arasında)
Atatürk’ün hastalığına ilk teşhis koyan; Yalova’da Nihat Reşat Belger, kesin tanıyı ise doktoru Dr. Ömer İrdelp koymuştur.
Atatürk’ün naaşı 1953’e kadar Etnografya Müzesi’nde kalmıştır.
Atatürk’ün vefat etmeden önce okuduğu son eser Belleten’dir.
- Ünite XX. YÜZYILIN BAŞLARINDA DÜNYA
- 1. I. DÜNYA SAVAŞI ve SONUÇLARI
- I. Dünya Savaşı
28 Haziran 1914′te Avusturya – Macaristan′ın Sırbistan′a savaş ilan etmesi ile başlamıştır. Savaşın nedenleri şunlardır;
- Devletlerarası sömürgecilik ve pazar arayışı
- Almanya’nın ve İtalya’nın siyasi birliklerini geç tamamlayıp sömürgecilik yarışında İngiltere’ye ve Fransa’ya rakip olması
- Devletlerarası silahlanma yarışı
- Fransa ile Almanya arasındaki Alsace-Lorraine ( Alsas Loren ) sorunu
- Fransız İhtilali’nden yayılan Ulusçuluk akımı
- Balkan topraklarında Rusya ve Avusturya Macaristan İmparatorluğu’nun nüfuzunu artırmak istemeleri
- Rusya’nın Panslavizm politikası
- Rusya’nın sıcak denizlere inmek istemesi
- Savaşın Sonuçları
- Avrupa’nın siyasi haritası değişti. Alman-Rus-Osmanlı ve Avusturya –Macaristan İmparatorlukları yıkıldı.
- Polonya, Türkiye, SSCB, Ermenistan, Yugoslavya, Çekoslovakya, Avusturya, Macaristan gibi yeni devletler ortaya çıktı.
- Milletler Cemiyeti
- Dünyada milliyetçilik düşüncesi güç kazandı. Yeni milli devletler ortaya çıktı.
- 10 milyona yakın insan öldü.
- Sömürgecilik isim değiştirerek “ manda yönetimi ” adıyla daha da yaygınlaştı.
- Savaş sonunda yapılan antlaşmalarda etnik yapıya dikkat edilmediği için azınlıklar sorunu ortaya çıktı.
- Paris Barış Konferansı
Barış antlaşmalarının esaslarının belirlemek ve bozulan uluslararası siyasi dengeleri yeniden kurmak amacıyla 32 devletin katılımı ile 18 Ocak 1919′da Paris′te düzenlendi. Konferansta İngiltere ve Fransa diğer katılan ülkelere göre daha etkili olmuştur. ABD’nin isteği üzerine dünya barışını korumak için Milletler Cemiyeti kurulmuştur. İstediğini elde eden ABD yalnızlık politikasına geri dönmüştür. İngiltere ve Fransa bundan Wilson Prensipleri’ni dikkate almadan kendi çıkarlarına göre hareket etmiştir. Bu konferansta ilk olarak Almanya ile barış antlaşması imzalanmıştır.
Monreo Doktrini: 1823 yılında ABD başkanı James Monreo tarafından orta konulan ABD’nin dış politika esaslarıdır. Buna göre ABD; Avrupa devletlerinin Amerika kıtasında yeniden sömürgecilik yapımlarına izin vermeyecek, Avrupalı devletlerarasında oluşan sorunlara ise karışmayacaktır. ABD’nin bu siyasetine yalnızlık (İnfirat) politikası ismi verilmiştir. Bu politikasından ilk defa I.Dünya Savaşı’na dâhil olarak çıkmış ancak savaş sonunda yine bu politika gereği kıtasına geri dönmüştür.
- Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği ( SSCB ),Orta Asya’daki Türk Devlet ve Toplulukları
- Çarlık Rusyası’nın Yıkılışı ve Bolşevik İhtilali
I.Dünya Savaşı’nda hayat şartlarının ağırlaşması, yolsuzlukların artması üzerine kadın işçilerin başlattığı grev daha sonra toplumsal bir harekete dönüştü.1917 Martı’nda yaşanan bu gelişmeler sonucunda zor durumda kalan Çar. II. Nikola tahttan çekildiğini açıkladı. Duma adı verilen meclis tarafından ise geçici bir hükümet kuruldu. Ancak Sürgündeki lider İlyiç Lenin’in ‘Barış, toprak ve ekmek’ vaatleriyle Petersburg’a gelmesiyle Bolşevikler geçici hükümeti devirerek Ekim 1917’de ‘Bolşevik İhtilali’ ‘ni gerçekleştirdiler. Bunun üzerine Çar yanlılardan oluşan Beyaz Ordu yeni yönetime karşı saldırıya geçti. Üç yıl süren iç savaşı Bolşevikler kazandı. Bu iç savaşta 13 milyon insan hayatını kaybederken ülkede kıtlık baş gösterdi. Bunun üzerine devlet başkanı Lenin ekonominin güçlenmesi amacıyla Novaya ekonomiçeskaya politika (N.E.P) adı verilen yeni ekonomik politikasını ilan etti. Buna göre;
1) Tarım ürünlerine el konulmaktan vazgeçildi. Çitçiye, esnafa ve tüccara kolaylıklar sağlandı.
2) Küçük sanayiciye destek verildi.
3) Yabancı sermayenin ülkeye girişi sağlandı.
1923’te ülke federasyona dönüştürülerek SSCB adını aldı.1924 yılında İlyiç Lenin’in ölmesiyle devlet başkanlığına Joseph Stalin geldi. Stalin, birinci beş yıllık kalkınma planını hazırlayarak Rusya’nın öz kaynaklarıyla büyümesi gerektiğine inandı. Bunun için köylünün elindeki küçük toprakları birleştirerek ‘Kollektifleştirme Politikası’ izledi. Köylülerin çok sert muhalefeti ile karşılaşılan bu politika sonucu yaklaşık dört milyon civarında köylü öldü ve tarımsal üretim düştü. Yine bu dönemde eski fabrikalar modernleştirilerek traktör imalatı ve demir-çelik alanlarında yeni fabrikalar kuruldu.
- Rusların Orta Asya’yı İstilası
20.yüzyılın başlarından itibaren Çarlık yönetimin baskılarına maruz kalan Türkler ve diğer uluslar 1905 yılında Rusya’ya karşı ayaklandılar. Özellikle Yusuf Akçura ve İsmail Gaspıralı önderliğinde 1905 yılında ‘Rusya Müslümanları I.Kongresi’ düzenlendi. Çalışmalar sonucunda Rus Meclisi Duma’ya temsilciler gönderildi. Bu temsilciler arasında yaptığı çalışmalarla ün kazanan Ufa Müslümanlarının temsilcisi olarak gönderilen A.Zeki Velidi Togan’ yer aldı. Ancak siyasi ve kültürel hakları verilmeyen Türkler 1916 senesinde Türkistan’da ‘Milli İstiklal Ayaklanması’nı başlattılar. Bu gelişmelerden rahatsız olan Rusya harekete geçerek 1920 yılından itibaren Türk devletleri üzerindeki baskıyı artırdı. Bağımsız olan Türk devletlerine teker teker son veren Ruslar bölgede asimilasyon politikasını hayata geçirmeye başladı. Bunun içinde;
- Bölgedeki Türkler Hristiyanlaştırılmaya çalışıldı.
- Bölgede Rus okulları açıldı. Ancak Türkler bu okullara rağbet etmedi.
- Rus harita ve kitaplarında Türkistan ismi silindi ve kullanılması yasaklandı.
- Türkler arasında birlik ve beraberliğin bozulması amacıyla farklı lehçelerin kullanılmasını yaygınlaştırdı. Türkler arasında boy (asabiyet) duygusunu ortaya çıkarıldı.
- Tarih kitaplarında Türklerin milli ruhunu konu alan eserlere yer verilmedi.
- Cami ve mescitler çeşitli bahanelerle yıkıldı. Buraların mal ve mülkleri devleştirildi.
- Din adamı yetiştiren medreseler kapatıldı. Din adamları sürgün
- Yüz binlerce Türk işçi sıfatıyla Rusya’nın uzak bölgelerine gönderildi.
- Rus Kiril harfleriyle karışık Latin harf sistemine geçerek Türklerin öz dillerini unutmasını sağladılar.
- Basmacı Hareketi
Baskın yapan, hücum eden manasına gelir.1918 yılında Rusların Milli Hokand Hükümetini devirmesiyle ortaya çıkan ve amaçları Türkistan’ı Ruslardan kurtarmak olan hareketin genel ismidir. Hokand kentinde başlayan bu hareket zamanla tüm Türkistan’a yayıldı.1921 yılında Enver Paşa’nın Basmacı Hareketi’ne katılmasıyla mücadeleler şiddetlendi. Bu tarihlerde Ruslarda genel bir saldırıya geçince Korbaşı adı verilen Basmacı Liderleri birbirlerinden ayrıldılar.1922 yılında Enver Paşa şehit oldu.1936 yılına kadar süren bu hareket Basmacı liderlerinin kendi aralarındaki liderlik mücadeleleri, Ruslar karşısında yeteri kadar askeri teçhizatın olmaması gibi nedenlerden dolayı sona erdi. II. Dünya Savaşı’nda ise bölge Türkleri zorla savaş meydanlarında ölüme sürüklenirken aynı zamanda düşmanla işbirliği yaptığı gerekçesiyle de Kırım, Karaçay, Balkar, Ahıska, Çeçen ve İnguş Türklerini Orta Asya’ya ve Sibirya’ya sürgün ettiler.
- Orta Doğu’da Manda Yönetimlerin Kurulması
İngiltere ve Fransa San Remo Konferansı’nda Ortadoğu ülkelerini paylaştılar. Buna göre Fransa, Suriye ve Lübnan’da; İngiltere ise Irak, Filistin ve Ürdün’de manda yönetimler kurdu.
- İngiltere ve Orta Doğu
- Arabistan Yarımadası
Mekke Emiri Şerif Hüseyin Savaş bittikten kısa bir süre sonra kendini Arap ülkelerinin kralı ilan ederken, oğullarını da Ürdün ve Irak’a kral tayin etti.1924 yılında da halifeliğini ilan ederek bölgedeki konumunu güçlendirdi. Bunun üzerine Necd Emiri Abdülaziz İbni Suud Şerif Hüseyin’e savaş ilan etti. Yapılan mücadeleyi kazanan İbni Suud kendini Hicaz ve Necd Kralı ilan etti.1932 yılından itibaren ise Suudi Arabistan Krallığı ismini aldı.1936 yılında Aramco adlı şirkete petrol ayrıcalığı vererek bölgesindeki ABD’nin etkisini artırdı.
2) Irak
San Remo Konferansı sonucu İngiltere Irak’ta kendi politikalarına uygun bir yönetim oluşturmak için Mekke Emiri Şerif Hüseyin’in oğullarından biri olan Faysalı Irak krallığına getirdi. Ancak bu durumu kabul etmeyen Iraklılar bağımsızlık mücadelesine girişti.1930 senesinde yapılan antlaşma sonucunda Irak bağımsızlığını kazandı ancak İngiltere II. Dünya Savaşı öncesine kadar yönetime kendi adamlarını getirmek suretiyle Irak’taki egemenliğini sürdürdü.
- Fransa ve Orta Doğu
San Remo Konferansı’yla kendisine Suriye ve Lübnan verilen Fransa 1920 yılında merkezi Şam olmak üzere Lübnan ve Filistin topraklarını da içine alan Suriye Krallığı’nı kurdu.Ancak bu zamanlarda Anadolu’da işgal ettiği yerlerde tutunamayan Fransa TBMM ile Ankara Antlaşması’nı imzalayarak Güney’den çekildi ve tüm dikkatini Suriye’ye yöneltti. Askeri baskılarla buraları elinde tutamayacağını anlayan Fransa 1926 yılında Lübnan’a, 1930 yılında da Suriye’ye bağımsızlık verdi. Bölgeden ise tamamen II. Dünya Savaşı’ndan sonra çekildi.
- D) Uzakdoğu’da Yeni Bir Güç: Japonya
Japonya 1850’li yıllara kadar derebeylik ile yönetiliyordu ve dış dünyaya da kapalı bir ülke konumundaydı. Şogun adı verilen ordu komutanları bu derebeyler arasında en güçlü olanından seçilirdi.1867 yılında tahta geçen İmparator Mutsuhito ülkedeki tüm derebeylikleri kaldırarak merkezi bir devlet kurdu. Aydınlarında desteğiyle Batı tarzı yenilikler içeren ‘Meiji Restorasyonu’ diye adlandırılan reform sürecini başlattı. Bu süreçte Meiji ‘’Güçlü ordusu olan zengin bir ülke ‘’hedefiyle;
- Batı tarzı bir hükümet kurdu. Prusya-Alman modeli tarzında bir anayasa yaptı.
- Avrupa’ya öğrenciler gönderdi.
- Kılık Kıyafet inkılâbını gerçekleştirerek gelenekselleşen Japon giyim tarzını tasfiye etti.
- Çağdaş bir bankacılık sistemini kurdu.
- İngiltere donaması örnek alınarak Japon donanması kurdu.
- Dışarıdan modern silahlar getirtti. Ordunun modernize edilmesi için de Prusya’dan uzmanlar getirtti.
- Ağır sanayi, demir-çelik ve gemi yapımcılığını geliştirdi.
- Geleneksel Japon takvimi Şinto yerine Miladi Takvim’e geçildi.
- E) 1929 Dünya Ekonomik Krizi
Nedenleri:
- Dünya Savaşı’nın getirdiği ekonomik zorluklar
- ABD’nin savaş sırasında devletlere verdiği kredileri geri alamaması
- ABD ekonomisinin 200 holding tarafından idare edilmesi
- Dünya Savaşı’ndan sonra oluşan iyimser havanın ABD borsasını suni( yapay ) olarak yükseltmesi
- İngiltere’nin para birimi poundun aşırı değer kazanması, bununda ihracatta düşüşe yol açması
- Almanya’nın savaş tazminatını ödemek için karşılıksız para basması bununda aşırı enflasyona ( hiperenflasyon ) neden olması
- ABD yönetiminin krizin çıkmasını engelleyici tedbirler almaması
3 Ekim 1929 yılında ABD borsasında yer alan şirketlerin hisse senetlerinin düşmesiyle başladı.24 Ekim 1929 Perşembe günü ise borsa dibe vurdu. Tarihe ‘’ Kara Perşembe’’ olarak geçecek bu olay sonucunda;
- 4,2 milyar dolar ABD borsasında yok oldu.
- Çok sayıda banka batarken, binlerce insanın malvarlığı yok oldu.
- Ülkelerde açlık ve kıtlık başladı. İnsanlar takas usulü ticarete geri döndü.
- İnsanların ruh sağlıkları bozuldu.
- Dünyadaki inşaat ve madencilik faaliyetleri durdu
- Dünya genelinde 50 milyona yakın insan işsiz kaldı.
- Dünya ticaret hacmi % 65 oranında azaldı.
Not: Bu kriz en çok sanayileşmiş toplumları vururken, Sovyet Rusya komünizmden dolayı bu krizden en az etkilenen devletlerden biri olmuştur. Türkiye ise bu krize karşı şu önlemleri almıştır;
- Devlet korumacı-iktisatçı politikalara yönelmiştir.
- İthalata kısıtlamalar getirilirken, gümrük vergileri yükseltilir.
- Ülkede yerli malı kullanılması için devlet tarafından propagandalar yapılır.
- Milli iktisat ve Tasarruf Cemiyeti kurulur.
- Malımı sattığım devletten mal alırım prensibi hayata geçirilir. (Kliring Sistemi)
- F) İki Savaş Arasında Avrupa
- Barışın Sürekliliğini Sağlama Çabaları
I.Dünya Savaşı’nın sona ermesiyle barış çabaları ABD önderliğinde başlatıldı.32 devletin katılımı ile toplanan Paris Barış Konferansı’nda uluslararası bir teşkilatın kuruması kabul edildi. Bunun üzerine 10 Ocak 1920 tarihinde merkezi Cenevre olmak üzere Milletler Cemiyeti kuruldu.
Uluslararası barışı korumak amacıyla bir araya gelen Almanya, İtalya, İngiltere, Belçika, Polonya, Fransa ve Çekoslovakya arasında ise 1925 tarihinde Locarno Antlaşması imzalandı. Böylece Almanya uluslararası işbirliğine tekrar dâhil oldu. Bu antlaşmadan kısa bir süre sonra ise Almanya Milletler Cemiyeti’ne de üye oldu. Barışın sürmesi yolundaki çabaların en önemlilerinden biriside 1928 yılında Paris’te ABD, İngiltere, Fransa, İtalya, Japonya, Çekoslovakya, Belçika, Almanya ve Polonya tarafından imzalanan Briand-Kellogg Paktı oldu. Bu akta aynı yıl SSCB ve Türkiye’de dâhil oldu. Buna göre savunmaya dayanmayan savaş, kanun dışı sayılmıştır.
- Totaliter Rejimlerin Kuruluşu
- a) İtalya’da Faşizm
I.Dünya Savaşı’ndan umduğunu bulamayan İtalya’da ekonomisi de felce uğramıştı. Özellikle asker kaçakları, aydınların maddi ve manevi beklentileri, işsizlik iç politikada ki istikrarı bozdu. Bu durum Benito Mussolini’nin liderliğini yaptığı Faşist Parti’nin işine yaradı. Zamanla taraftar sayısında artış yaşanan bu parti 1919 yılında girdiği seçimlerde meclise giremedi.1922 yılında ülke genelinde yapılan işçi grevlerine destek veren bu partinin sempatizanları yani ‘’Kara Gömlekliler’’ Napoli’den Roma’ya yürüyüş gerçekleştirdiler. Ülkede bir darbe olabileceğini düşünen mevcut hükümet istifa etti ve başbakanlığa Mussolini getirildi.1924 yılından itibaren bu seferde Mussolini’ye karşı muhalefet arttı. Bunun üzerine Mussolini mevcut anayasayı kaldırarak yeni bir anayasa ilan etti. Ceza kanununda değişiklik yaparak kendi partisi haricindeki diğer partileri kapattı. Böylece İtalya’da diktatörlük dönemi de başlamış oldu. Mussolini “ Sürekli barış mümkün ne de faydalıdır. Sadece savaş insan enerjisini en yüksek gerilimde tutar ”.diyerek dış politikasının ne üzerine kuracağını da göstermiştir.
SONRAKİ SAYFAYA GEÇİNİZ