in

İcra İflas Hukuku

 

İLÂMLI İCRA

 

Para ve teminat alacakları dışındaki alacaklar için ilâmsız icra yolu kapalıdır. Konusu paradan başka şey olan alacaklar için, alacaklının ilk önce mahkemede dava açarak bir ilâm alması ve ondan sonra bu ilâm ile icraya başvurması gerekir.

 

Para alacağı için de ilâmlı icra yoluna başvurulabilir.

İlamlar, alacağın konusuna göre farklılık arz ederler ve her birinin kendisine özgü nitelikleri vardır. Örneğin bir gayrimenkulün teslimine dair bir ilâm ile bir para borcunun ödenmesine dair bir ilâmın içerikleri ve nitelikleri farklıdır. Bunların icraları da farklı özellikler içerir. İİK’ nu bu sebeple “ilâmlı icra”yı ikiye ayırmıştır:

 

1- Para ve teminat borçlarına ilişkin ilâmların icrası

 

2- Para ve teminattan başka borçlara ilişkin ilâmların icrası:

 

Menkul teslimine ilişkin ilâmların icrası

Gayrimenkullerin tahliye ve teslimine ilişkin ilâmların icrası

Çocuk teslime ve çocukla kişisel ilişki kurulmasına ilişkin ilâmların icrası

Bir şeyin yapılmasına veya yapılmamasına ilişkin ilâmların icrası

İrtifak hakları hakkındaki ilâmların icrası

 

Öncelikle bu ilâmların icrası için müşterek olan hükümler incelenecektir.

 

MÜŞTEREK HÜKÜMLER

 

I- İlâm ve İlâm Niteliğindeki Belgeler

 

Mahkeme kararının iki taraftan her birine verilen mühürlü örneklerine ilâm denir.

Buradaki ilâmdan maksat, her şeyden önce hukuk (sulh hukuk, asliye hukuk ve ticaret) mahkemelerinden alınmış olan ilâmlardır.

 

Bundan başka:

Ceza mahkemesi ilâmlarının tazminata ve yargılama giderlerine ilişkin hüküm fıkrası,

Tam yargı davası sonucunda verilmiş olan idari yargı mercii ilâmları,

Sayıştay ilâmları,

Hakem kararları

Usulüne göre tenfiz kararı verilmiş bulunan yabancı mahkeme ilâmları ilâmlı icraya konabilir.

 

Yukarıda sayılan mahkeme ilâmları, eda hükmüne ilişkin ilâmlar ise icraya konabilir; yoksa tespit hükmü içeren ilâmlar ilâmlı icraya konamaz. Tespit hükümlerinin sadece yargılama giderleri ile vekalet ücretine ilişkin hüküm fıkraları ilâmlı icraya konabilir.

 

İİK m. 38’e göre ilâm niteliğinde sayılan belgeler şunlardır:

 

1-Mahkeme huzurunda yapılan sulhler

2-Mahkeme huzurunda yapılan kabuller ( ayrıca feragatler)

3-Kayıtsız şartsız tek taraflı para borcu ikrarını içeren düzenleme biçimindeki noter senetleri

4-Temyiz kefaletnameleri

5-İcra dairesindeki kefaletnameler.

 

Özel Kanunlar gereği ilâm hükmünde olan belgelere örnek:

Avukatlık K.’ na göre, her iki tarafın avukatı huzurunda yapılan ve onların da imzasını taşıyan “uzlaşma tutanağı”

Tüketici hakem heyetlerinin 500 milyona kadar vermiş oldukları kararlar ilâm niteliğindedir.

 

II- İlamlı İcrada Yetki

 

Alacaklı elindeki ilâmı dilediği yerdeki (il veya ilçedeki) icra dairesinde icraya koyabilir.

 

İlamlı icrada da icra dairesine başvurulmasıyla, yani alacaklının takip talebiyle icra takibi başlar. İlam veya ilâm niteliğindeki belge takip talebiyle birlikte icra dairesine verilir. Takip talebini alan İcra dairesi borçluya icra emri gönderir. İcra dairesi bu belgenin ilâm veya ilâm niteliğinde bir belge olup olmadığını inceler.

 

III- İlamların Zamanaşımına Uğraması

 

İlamlı icra yoluna başvurabilmek için ilâmın zamanaşımına uğramamış olması gerekir. Eğer zamanaşımına uğramış ise, borçlu icra mahkemesinden icranın geri bırakılmasını isteyebilir.

 

İlamlar 10 yıllık zamanaşımına tabidir (Noter senetlerindeki alacak, alacağın tabi olduğu hükümlerdeki zamanaşımına tabidir).

 

Bazı ilâmlar zamanaşımına uğramaz. Bunlar:

 

Gayrimenkul mülkiyetine ve gayrimenkul üzerindeki diğer ayni haklara ilişkin ilâmlar

Aile ve şahsın hukukuna ilişkin ilâmlardır

 

 

 

IV- İlamlı İcraya Başvurabilmek İçin Hükmün Kesinleşmiş Olması Kural Olarak Şart Değildir

 

Bir mahkeme hükmüne karşı temyiz yoluna başvurulması kural olarak hükmün icrasını durdurmaz.

 

Ancak aşağıdaki ilâmlar kesinleşmedikçe icraya konamaz:

Gayrimenkul mülkiyetine ve gayrimenkul üzerindeki diğer ayni haklara ilişkin hükümler

Aile ve şahsın hukukuna ait hükümler (örnek: boşanma veya babalık davası sonunda verilen hükümler) Fakat nafaka hükümlerinin icrası için kesinleşmeye gerek yoktur,

Hakem kararları

Yabancı mahkeme kararlarının tenfizi hakkındaki kararlar temyiz edilirse icra durdurulur.

 

Mahkeme hükmünü temyiz eden borçlunun hükmün icrasını durdurabilmesi için teminat karşılığı Yargıtay’dan icranın durdurulmasını istemesi lazımdır. Bu halde borçlu, borcun tamamı kadar teminatı icra dairesine vermek zorundadır.

 

V- İcranın İadesi

 

Bir mahkeme hükmü temyiz edilmesine rağmen, ilâm icraya konulmuş olabilir. Bunun üzerine ilâm aleyhine olan kişi teminat karşılığı Yargıtay’dan icranın durdurulmasını isteyebilir. Yargıtay icranın durdurulmasına karar vermezse; bir yandan Yargıtay temyiz incelemesine devam ederken diğer yandan da icra dairesi ilâmın icrasına devam eder. Bu durumda temyiz incelemesi sonunda Yargıtay mahkemenin hükmünü bozarsa ve mahkemede bu bozma kararına uyarsa ne olacaktır?

 

İlamın hükmü tamamen icra edilmemişse; ilâmlı icra takibi son bulacağından icra işlemleri son bulur.

 

İlamın hükmü tamamen icra edilmişse: icra tamamen veya kısmen eski haline iade olur. İcra dairesi alacaklıya ödemiş olduğu parayı veya teslim etmiş olduğu malı geri alıp borçluya geri verir.

                                              ————————————-

İlamların icrası ile ilgili olarak müşterek olan hükümleri incelenmiş oldu.

 

PARA ALACAKLARI HAKKINDAKİ İLAMLARIN İCRASI

 

Para ve teminat alacağı hakkında elinde ilâm olan alacaklı, bu ilâmı icra dairesine vererek takip talebinde bulunur. Takip talebini alan icra dairesi bir icra emri düzenleyerek borçluya gönderir. Borçlu borcunu icra emrinde yazılı 7 gün içinde ödemezse, alacaklının talebi üzerine icra dairesi, borçlunun borca yetecek kadar malını haczeder, satar ve bedelinden alacaklının alacağını öder.

 

Borçlu kendisine gönderilen icra emrine karşı itirazda bulunamaz. Ancak borçlu üç halde icranın geri bırakılmasını aşağıdaki mercilerden isteyebilir.

 

1- Mahkeme hükmü kesinleşmeden icraya konulmuş ise; borçlu Yargıtay’dan icranın durdurulması kararı verilmesini isteyebilir.

 

2- Borçlu, ilâm verildikten sonra borcunu ödemişse (itfa) veya alacaklıdan mehil almışsa (imhal) veya ilâm zamanaşımına uğramışsa bu sebeplere dayanarak İCRA MAHKEMESİNDEN icranın geri bırakılmasını isteyebilir.

 

3- Borçlu hükme karşı yargılamanın iadesi yoluna başvurmuş ise yargılamanın iadesi talebini inceleyen mahkemeden icranın geri bırakılmasını isteyebilir.

 

Borçlu borcunu 7 gün içinde ödemez ve yukarıdaki üç merciden birinden icranın geri bırakılmasına dair bir karar getirmezse alacaklının talebi ile icraya devam edilir.

 

 

REHNİN PARAYA ÇEVRİLMESİ YOLU İLE TAKİP

 

Alacağı bir rehinle temin edilmiş olan rehin alacaklısı, kural olarak diğer takip yollarına başvuramaz, önce rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapmak zorundadır. İstisnalar:

 

Alacak bir kambiyo senedine bağlı ise, alacaklı doğrudan kambiyo senetlerine mahsus takip (haciz veya iflâs) yoluna başvurabilir

 

İpotekle (gayrimenkul rehni) temin edilmiş olan faiz ve yıllık taksit alacakları için de önce rehnin paraya çevrilmesi yoluna başvurulması zorunlu değildir.

 

Rehinle temin edilmiş alacak için, müteselsil kefil varsa, alacaklı ona karşı haciz veya iflâs yoluna başvurabilir.

 

Bazı hukuki kavramlar kanunda geniş anlamda kullanılmaktadır. Buna göre rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip açısından bu kavramların neleri kapsadığı aşağıda gösterilmiştir:

 

İpotek terimià ipotekleri, ipotekli borç senetlerini, irat senetlerini, gemi ipoteklerini, gayrimenkul mükellefiyetlerini, bazı g.menkuller üzerindeki özel imtiyazları ve g.menkul teferruatı üzerindeki rehin işlemlerini kapsar.

 

Menkul Rehni terimià teslim şartlı rehinleri, hayvan rehinlerini, hapis hakkını, alacak ve sair haklar üzerindeki rehinleri, ticari işletme rehnini, Medeni Kanun m.940 daki rehinleri (yani rehin için tescilin zorunlu olduğu taşınır mal rehinlerini, örneğin otomobil üzerine konan rehinleri) (koyu yazılanlar 2003 Değişikliği ile ilave edildi) kapsar.

Gayrimenkul Rehni terimià tapuya kayıtlı taşınmazlar, gemi siciline kayıtlı olan gemileri ve hava siciline kayıtlı hava nakil araçlarını kapsar.

 

 

Rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip haciz yolu ile takibe çok benzer, yalnız burada haciz safhası yoktur; ödeme emrinin kesinleşmesine rağmen borç ödenmezse rehinli mal icra dairesi tarafından satılır ve bedel alacaklıya ödenir.

 

 

REHNİN PARAYA ÇEVRİLMESİ YOLU İLE TAKİP

Rehnin Paraya Çevrilmesi Yolu ile İlamsız Takip           Rehnin Paraya Çevrilmesi Yolu ile İlamlı Takip

 

Menkul Rehninin Paraya Çevrilmesi                             Menkul Rehninin Paraya Çevrilmesi

Yolu İle İlamsız Takip                                                 Yolu ile İlamlı Takip

 

İpoteğin Paraya Çevrilmesi Yolu İle İlamsız Takip        İpoteğin Paraya Çevrilmesi Yolu ile İlamlı Takip

 

RPÇY ile takip kural olarak ilâmsız icra yoludur, çünkü alacaklının bu yola başvurabilmesi için elinde bir ilâm veya ilâm niteliğinde belge olması gerekmez. Fakat alacak veya rehin hakkı veya her ikisi birden bir ilâma veya ilâm niteliğindeki belgeye bağlı ise alacaklının bu halde başvurabileceği rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip bir ilâmlı icra yoludur.

 

I- Rehnin Paraya Çevrilmesi Yolu İle İlamsız Takip

 

a- Menkul Rehninin Paraya Çevrilmesi Yolu İle İlamsız Takip: Alacaklının alacağı veya rehin hakkı bir ilâmda veya ilâm niteliğindeki belgede tespit edilmemişse bu yola başvurulur.

 

Alacaklı icra dairesine takip talebinde bulunur. Bunun üzerine icra dairesi borçluya bir ödeme emri gönderir. Bundan sonra genel haciz yolu prosedürüne benzer bir prosedür uygulanır. Ödeme emri ile borçluya 7 gün içinde borca veya rehin hakkına itiraz edebileceği; bir itirazı yoksa borcu 15 gün içinde ödemesi gerektiği ihtar edilir. Bundan sonra şu üç durumdan biri ortaya çıkabilir.

 

Borçlu itirazda bulunmaz ve 15 gün içinde borcu öderse takip son bulur.

 

Borçlu itirazda bulunmaz ve 15 gün içinde borcu da ödemezse takip kesinleşir. Bunun üzerine alacaklı rehinli menkulün satılmasını icra dairesinden isteyebilir.

Borçlu 7 gün içinde borca veya rehin hakkına veya her ikisine birden itirazda bulunursa, takip durur. Duran takibe devam edilebilmesi için alacaklının aynı genel haciz yolunda olduğu gibi itirazın iptali davası veya İCRA MAHKEMESİNDEN itirazın kaldırılması yollarından birine başvurup borçlunun itirazını bertaraf etmesi gerekir. Borçlunun itirazı bu iki yoldan biri ile giderilirse, alacaklı rehinli menkulün satılmasını icra dairesinden isteyebilir.

 

Borçlu sadece rehin hakkına itiraz ederse (rehin hakkına ilişkin itirazı açıkça ve ayrıca olmalıdır); alacaklı rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takipten vazgeçip (ve bununla rehin hakkından vazgeçip) takibin aynı dosyada genel haciz yolu olarak devamını isteyebilir.

 

b- İpoteğin Paraya Çevrilmesi Yolu İle İlamsız Takip: Alacak için bir gayrimenkul ipotek edilmiş ve vadesinde borçlu borcunu ödememişse alacaklı icra dairesine takip talebinde bulunur. Bunun üzerine icra dairesi borçluya bir ödeme emri gönderir. Bu takip yolunda da genel haciz yolu prosedürüne benzer bir prosedür uygulanır. Ödeme emri ile borçluya 7 gün içinde sadece borca itiraz edebileceği; bir itirazı yoksa borcu 30 gün içinde ödemesi gerektiği ihtar edilir. Borçlu, ipotek hakkına itiraz edemez. Çünkü ipotek hakkı resmi senetle tespit edilmiştir. Ayrıca borçlu zamanaşımı itirazında da bulunamaz, çünkü gayrimenkul rehni ile temin edilmiş alacaklarda zamanaşımı işlemez. Bundan sonra şu üç durumdan biri ortaya çıkabilir.

 

Borçlu itirazda bulunmaz ve 30 gün içinde borcu öderse takip son bulur.

 

Borçlu itirazda bulunmaz ve 30 gün içinde borcu da ödemezse takip kesinleşir. Bunun üzerine alacaklı rehinli gayrimenkulün satılmasını icra dairesinden isteyebilir.

 

Borçlu 7 gün içinde borca itirazda ederse takip durur. Duran takibe devam edilebilmesi için alacaklının aynı genel haciz yolunda olduğu gibi itirazın iptali davası veya İCRA MAHKEMESİNDEN itirazın kaldırılması yollarından birine başvurup borçlunun itirazını bertaraf etmesi gerekir. Borçlunun itirazı bu iki yoldan biri ile giderilirse, alacaklı rehinli gayrimenkulün satılmasını icra dairesinden isteyebilir.

 

II- Rehnin Paraya Çevrilmesi Yolu İle İlamlı Takip

 

a- Menkul Rehninin Paraya Çevrilmesi Yolu İle İlamlı Takip: Alacak veya rehin hakkı veya her ikisi birden bir ilâmda veya ilâm niteliğindeki bir belgede tespit edilmişse bu yola başvurulur. Alacaklı icra dairesine takip talebinde bulunur. Bunun üzerine icra dairesi borçluya icra emri gönderir. Borçlu icra emrine itirazda bulunamaz. Borçlu 7 gün içinde borcu ödemez ve icranın geri bırakıldığına dair bir karar da getirmezse, alacaklı rehinli menkulün satılmasını isteyebilir.

 

b- İpoteğin Paraya Çevrilmesi Yolu İle İlamlı Takip: İpoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip iki halde “ilâmlı takip” niteliğinde olabilir:

 

1-) Alacak veya ipotek hakkı yada her ikisi birden bir ilâmda veya ilâm niteliğindeki belgede tespit edilmişse; ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilâmlı takip söz konusudur.

 

Bu takip yolu da alacaklının takip talebi ile başlar. İcra dairesi borçluya bir icra emri gönderir. Borçlu bu icra emrine itiraz edemez. Borçlu 7 gün içinde borcu ödemez veya icranın geri bırakıldığına dair bir karar da getirmezse, alacaklı ipotekli gayrimenkulün satılmasını isteyebilir.

 

2-) İpotek akit tablosu kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarını ihtiva ediyorsa, kanunumuz bu hali de ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile “ilâmlı takip” niteliğinde saymış ve özel bir takip yolu düzenlemiştir.

 

Açıklama: İpotek üç şekilde konulabilir:

 

Halen mevcut olan yani doğmuş bir alacağın teminatı olarak

İleride doğacak bir alacağın teminatı olarak

İleride doğma ihtimali olan bir alacağın teminatı olarak

 

  1. şıktaki durumda yani halen mevcut bir alacağın teminatı olarak ipotek verilmişse, ipotek edilmiş olan o gayrimenkulün tapudaki ipotek akit tablosu kayıtsız ve şartsız bir para borcu ikrarını içeriyor demektir.

 

İpotek akit tablosu kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarını ihtiva ediyorsa ve vadesinde borç ödenmemişse ( icra dairesi alacağın vadesinin gelip gelmediğini incelemek zorundadır), alacaklı icra dairesine takip talebinde bulunur. İcra dairesi borçluya bir icra emri gönderir. Borçlu 30 gün içinde borcu ödemez veya icranın geri bırakıldığına dair bir karar da getirmezse, alacaklı ipotekli gayrimenkulün satılmasını isteyebilir.

 

ORTAK HÜKÜMLER

 

Satış İsteme Süresi: Ödeme veya icra emrinin borçluya tebliğinden itibaren;

 

rehinli menkuller için 1 yıl içinde

ipotekli gayrimenkuller için 2 yıl içinde satış istemelidir.

Aksi halde takip düşer. (Genel Haciz Yolundan bu yönüyle farklıdır)

 

Paraların Paylaştırılması: Rehin satış tutarı aynı derecedeki bütün rehinli alacakları ödemeye yetmezse, icra dairesi bir sıra ve pay cetveli düzenler

 

Aynı malla temin edilmiş birden fazla rehin alacaklısı arasındaki sıra MK hükümlerine göre belirlenir.

 

REHİN AÇIĞI BELGESİ

 

1- Geçici Rehin Açığı Belgesi: RPÇY ile takip devam ederken, rehnin satışı sonunda elde edilecek paranın alacaklının alacağına yetmeyeceği anlaşılırsa, alacaklının talebi üzerine geçici rehin açığı belgesi verilir.

 

Alacaklı bu belge ile aynı takip dosyası üzerinde, borçlunun diğer mallarının haczini isteyebilir. Bu haciz geçici hacizdir. Rehin satılıp da ne kadar açık olduğu belli olmadan, geçici hacizli malların satışı istenemez.

 

2- Kesin Rehin Açığı Belgesi: Rehinli mal üzerinde başka rehinli alacaklıların rüçhan hakkı olduğu için satış sonunda rehinli alacaklıya hiç para kalmazsa veya rehinli mal satılıp elde edilen bedel alacaklının alacağına yetmezse; birinci halde bütün alacak için ikinci halde ise alacağının alamadığı kısmı için alacaklıya verilen belgedir.

 

Hükümleri:

– Alacaklı, Kesin rehin açığındaki alacak miktarı için, borçluya karşı icra veya iflâs takibi yapabilir

– Alacaklı, bir yıl içinde ilâmlı veya ilâmsız takip yaparsa borçluya yeniden ödeme emri veya icra emri gönderilmesine gerek yoktur.

 

-Bu belge m.68 anlamında borç ikrarını içeren belge niteliğindedir

 

Rehin açığı belgesi ile iptal davası açılamaz.

İHTİYATİ HACİZ

 

İhtiyati haciz: alacaklının bir para alacağının (2003 Değişikliği ile bu husus kanun metnine girmiştir) zamanında ödenmesini güvence altına almak için borçlunun mallarına geçici olarak el konulmasıdır. Alacaklı, borçlunun borcunu zamanında ödeyeceğinden emin değilse, ilk önce borçlunun mallarını ihtiyaten haczettirip ondan sonra alacak davasını açar veya icra takibini yapar.

 

İhtiyati haciz talebi için gerekli şartlar:

Alacağın vadesi gelmiş olmalıdır

Alacak bir rehinle temin edilmemiş olmalıdır.

 

2 istisnai halde vadesi gelmemiş alacak için ihtiyati haciz istenebilir:

 

Borçlunun belli bir ikametgahı bulunmuyorsa,

Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya hazırlanıyorsa veya borçlunun kendisi kaçmaya hazırlanıyorsa.

 

İhtiyati Haciz Kararı: Yukarıdaki şartlar var ise alacaklı mahkemeye başvurarak borçlunun mallarının ihtiyaten haczine karar verilmesini isteyebilir.

 

Yetkili mahkeme genel haciz yolundaki yetki kurallarına göre belirlenir. Görevli mahkeme HMUK m.1/8’e göre belirlenir.

 

Alacaklı mahkemede alacağın varlığını, vadesinin geldiğini ve alacak için rehin alınmadığını ispat eder. Bu ispat tam bir ispat değildir; burada emarelerle ispat veya gerçeğe yakınlık karinesi yeterlidir. Bunlar ispat edilince mahkeme alacaklıdan bir miktar teminat alarak borçlunun mallarının ihtiyaten haczine karar verir. Alacak ilâma dayanıyorsa teminata gerek yoktur (m.259,II).

İhtiyati Haciz Kararına İtiraz

İhtiyati haciz kararı verilirken borçlu dinlenmemişse, borçlu ihtiyati haciz kararını öğrenmesinden itibaren 7 gün içinde kararı veren mahkemeye itiraz edebilir.

Borçlunun yanı sıra menfaati ihlal olan üçüncü kişiler de ihtiyati haczi öğrendikten itibaren 7 gün içinde ihtiyati haciz kararına dayanak olan sebeplere ve teminatın miktarına itiraz edebilirler (Bu hüküm 2003 değişikliği ile getirildi).

Borçlunun veya üçüncü kişinin yapmış olduğu itiraz sonucunda mahkemenin vermiş olduğu karara karşı temyiz yoluna başvurulabilir. Temyiz ihtiyati haczin icra edilmesini durdurmaz.

İhtiyati haciz talebi reddedilen alacaklı da bu karara karşı temyiz yoluna başvurma hakkına sahiptir. (2003 değişiklikleri ile ihtiyati hacizde temyiz hakkı taraflara tanınmış oldu)

 

İhtiyati Haciz Kararının Yerine Getirilmesi

Alacaklı mahkemeden aldığı İhtiyati haciz kararını icra dairesine vererek yerine getirtir.

 

Alacaklı ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren 10 gün içinde icra dairesine başvurarak ihtiyati haciz kararının yerine getirilmesini istemek zorundadır. Aksi halde ihtiyati haciz kararı kendiliğinden kalkar. İhtiyati haciz kararı genel haciz yolundaki hükümlere göre yerine getirilir. Borçlu teminat gösterirse, icra dairesi bu teminat karşılığında, ihtiyaten haczedilmiş olan menkul malları borçluya bırakabilir (m.263). Bu halde mallar üzerindeki ihtiyati haciz devam etmektedir

 

Borçlu teminat göstererek mahkemeden (takipten sonra icra mahkemesinden) ihtiyati haczin kaldırılmasını isteyebilir. Bu halde borçlunun talebi kabul edilirse mallar üzerindeki haciz kalkmakta, ihtiyati haciz teminat üzerinde devam etmektedir.

İhtiyati Haczin Etkisi

 

İhtiyati haczin kesin (icrai) bir etkisi yoktur. Alacaklı ihtiyati haciz kesinleşmeden ihtiyaten haczedilen malların satılmasını ve bedelinden alacağın ödenmesini isteyemez.

 

İhtiyati Haczin Kesinleşmesi

 

Borçlunun mallarına icra dairesi tarafından ihtiyati haciz konulduktan itibaren alacaklı   7 gün içinde harekete geçerek:

 

Mahkemede dava açmalı ya da

İcra dairesinde icra (veya iflas) takibi yapmalıdır. Aksi halde ihtiyati haciz düşer.

 

Alacaklı 7 gün içinde dava açar veya takip yapar ise ihtiyati haciz dava veya takip sonuna kadar devam eder. Alacaklı dava veya takip sonunda haklı çıkarsa, ihtiyati haciz kesinleşir, malların satışı icra dairesinden istenebilir.

 

[wp_ad_camp_5]