HACİZDE İSTİHKAK DAVALARI
Borçlunun malları haczedilirken aslında 3. bir kişiye ait olan mallar da haczedilmiş olabilir. Haciz sırasında borçluya ait bulunduğu çekişmeli olan mallar ile karşılaşılabilir. İşte bu çekişmeli mallara istihkak iddia edilen mallar denir. Bu istihkak iddia edilen malların hacizden kurtarılması için başvurulan yola istihkak davası denmektedir.
İstihkak iddia edilen mal borçlunun elinde ise farklı; mal 3. kişinin elinde ise farklı istihkak davası hükümlerine tabidir.
1-İstihkak İddia Edilen Mal BORÇLUNUN ELİNDE OLMASI Halinde İstihkak Davası
Borçlunun elinde bulunan bir mal icra dairesi tarafından haczedilirken bu malın gerçekte borçluya ait olmadığı, üçüncü kişiye ait olduğu iddia edilebilir. Bu iddia borçlu tarafından ileri sürülebileceği gibi 3. kişi tarafından da ileri sürülebilir. İcra Dairesi bu iddiaya rağmen malı haczeder ancak bu istihkak iddiasını tutanağa yazar. İstihkak iddiası haczin öğrenilmesinden itibaren 7 gün içinde bildirilmelidir.
Borçlu veya 3. kişinin ileri sürdüğü bu istihkak iddiası alacaklıya (borçluya da) bildirilir. Alacaklı, 3. kişinin istihkak iddiasına 3 gün içinde itiraz etmezse 3. kişinin istihkak iddiasını kabul etmiş sayılır. Alacaklı eğer bu iddiayı kabul etmezse icra müdürü dosyayı İCRA MAHKEMESİ’NE verir. İCRA MAHKEMESİ önce icra takibinin devamına veya ertelenmesine (teminat alarak ) karar verir.
İCRA MAHKEMESİ’NİN takibin devamına veya ertelenmesine ilişkin kararının üçüncü kişiye tefhim veya tebliğinden itibaren 7 gün içinde, üçüncü kişi İCRA MAHKEMESİNDE istihkak davası açmalıdır.
- kişi bu süre içinde alacaklıya karşı İCRA MAHKEMESİNDE istihkak davası açmazsa, bu takip açısından, istihkak iddiasından vazgeçmiş sayılır yani malın borçluya ait olduğunu kabul etmiş sayılır.
Yetkili İCRA MAHKEMESİ; takibin yapıldığı yer veya hacizli malın bulunduğu yer İCRA MAHKEMESİ’DİR.
- kişi bu süre içinde istihkak davası açarsa İCRA MAHKEMESİ bu davayı inceler ve karara bağlar.
Bu davada bazı özel ispat hükümleri vardır. Bu özel ispat hükümleri şunlardır:
istihkak davacısı yani 3. kişi mala ne surette sahip olduğunu ispat etmelidir
- kişi istihkak iddia ettiği malının borçlunun elinde olmasının hukuki ve fiili sebeplerini göstermek ve hadiseleri ispat etmek zorundadır.
- kişi İCRA MAHKEMESİNDE malın kendisine ait olduğunu (veya rehin hakkının olduğunu) yukarıdaki ispat şartlarına göre ispat ederse istihkak davasını kazanır. Böylece 3. kişinin iddia ettiği istihkak iddiasının doğru olduğu ortaya çıkar. (Mülkiyet iddia etmişse à o malın sahibi olduğu ; rehin hakkı iddia etmişse o mal üzerinde rehin rehin hakkı olduğu ortaya çıkmış olur.). Bu halde 3. kişi mülkiyet hakkı iddia etmişse o mal üzerindeki haciz kalkar; eğer rehin hakkı gibi bir hak iddia etmişse mal o hak ile yükümlü olarak haczedilmiş sayılır. Alacaklının kötü niyetle istihkak iddiasını kabul etmediği anlaşılırsa, mahkeme %15 oranında tazminata hükmeder (şartları varsa borçluyu da).
3.kişi İCRA MAHKEMESİ de istihkak iddiasını ispat edemezse o malın ona ait olmadığı veya o mal üzerinde rehin hakkı gibi bir hakkı olmadığı ortaya çıkar.İCRA MAHKEMESİ nin istihkak davasını reddetmesi ile o mal üzerine konmuş haciz kesinleşir, alacaklı malın satışını isteyebilir. Ayrıca takip durdurulmuşsa, üçüncü kişi tazminata ( asgari %40) mahkum edilir.
2- İstihkak İddia Edilen MALIN 3.KİŞİNİN ELİNDE OLMASI Halinde İstihkak Davası
- kişinin elinde bulunan fakat borçluya ait olduğu iddia edilen bir mal da (alacaklı veya borçlu iddia ederse) icra dairesi tarafından haczedilir. 3 kişi bu mal üzerinde istihkak iddia etse dahi mal haczedilir. Ama bu iddia haciz tutanağına yazılır. Haczedilen o mal 3. kişiye yediemin olarak bırakılır.
İcra dairesi 3. kişi elinde bulunan malı haczettikten sonra, 3. kişiye karşı İCRA MAHKEMESİ de dava açması için alacaklıya 7 günlük süre verir.
Alacaklı 7 günlük süre içinde istihkak davası açmazsa, 3.kişinin istihkak iddiasını kabul etmiş sayılır ve 3. kişinin elinde haciz olunan mallar hacizden kurtulur.
Alacaklı istihkak davası açarsa İCRA MAHKEMESİ bu davayı inceler .İspat yükü alacaklıdadır.
Alacaklı davayı kazanırsa; o malın 3. kişiye değil borçluya ait olduğu ortaya çıkmış olur ve haciz kesinleşir.
Alacaklı davayı kaybederse o mal üzerindeki haciz kalkar
Bu davada tazminata ilişkin hükümler uygulanmaz.
3- İstihkak İddia Edilen Malın Borçlu ve 3. Kişi Elinde Birlikte Bulunması Halinde İstihkak Davaları
Bu halde mal borçlunun elinde sayılır ve 1. şıktaki hükümler uygulanır.
İstihkak Davasının Konusu
Kanun sadece mülkiyet veya rehin hakkı demektedir; ancak bu sayma tahdidi değildir. Örneğin şu haklar da buraya dahildir:-İntifa hakkı -Sükna hakkı- İrtifak HakkıTapuya şerh verilen vefa, şufa ve iştira hakkı. Borçlar hukuku alanındaki kişisel haklar buraya dahil değildir.
BORCUN TAKSİTLE ÖDENMESİ
Hakkındaki icra takibi ödeme emri kesinleşen borçlu borcunu taksitle ödemek isteyebilir.
1- Alacaklının Muvafakatine Gerek Olmadan Kanunun Borçlulara Tanıdığı Taksit İmkanı
Borcun Taksitle Ödenmesi Şartları (İİK m.111):
- Borçlunun taksitle ödeme taahhüdü, alacaklının satış talebinden önce olmalı
- Borçlunun yeteri kadar malı haczedilmiş olmalıdır.
- Her taksit borcun ¼ den az olmamalı
İlk taksit hemen ödenmeli
kalan taksitler en geç aydan aya verilmek suretiyle olmalı ve ödeme süresi üç aydan fazla olmamalıdır.
Taksitle Ödeme Taahhüdünün Hükümleri:
Yukarıdaki şartlara uygun bir taksitle ödeme taahhüdü , alacaklının kabulüne gerek olmadan icra takibini durdurur. (Hacizli mallar satılamaz.)
Borçlu taksitlerden birini ödemezse icra takibine kaldığı yerden devam edilir, yani alacaklının talebi üzerine hacizli mallar satılır.
Borçlu taahhüdünü yerine getirmezse İİK 340 a göre cezalandırılır.
Borçlunun ödeme teklifi m.111 deki şartlara uygun değilse ama buna rağmen alacaklı bu teklifi kabul etmişse, borçlu taksitlerini zamanında ödediği sürece borçlunun hacizli malları satılamaz.
2- Alacaklı ile Borçlunun Anlaşmaları Sonucu Taksitle Ödeme
Alacaklı ile borçlu borcun taksitle ödenmesi için şartlarını kendilerinin belirleyeceği sözleşme yapabilirler. İcra dairesinde yapacakları taksitle ödeme sözleşmesi veya sözleşmeleri süresince icra takibine devam edilmez ve haczedilen malların satışı için gerekli olan 1 ve 2 yıllık süreler işlemez. Ancak bu sözleşme veya sözleşmelerin toplam süresi 10 yılı aşarsa 1 ve 2 yıllık satış isteme süreleri bu 10 yıllık sürenin aşıldığı tarihten itibaren işlemeye başlar (2003 Değişikliği).
- SATIŞ
(HACZEDİLEN MALLARIN SATILMASI)
Alacaklının alacağı para ile ödenir yani borçlunun haczedilen malları satılır satıştan elde edilen para ile alacaklının alacağı ödenir. Yoksa haczedilen mallar hiçbir şekilde alacaklıya verilmez.
Borçludan haczedilen şey para ise o zaman satış safhasına gerek kalmaz, doğruca paraların paylaştırılması ödenmesi safhasına geçilir.
Satış Talebi
Hacizli malların satılabilmesi için satışın alacaklı veya borçlu tarafından istenmiş olması gerekir. icra dairesi talep olmadan hacizli malları satamaz.
Satış Talebine Hakkı Olanlar
Kesin haciz sahibi alacaklı satış talep edebilir. Buna karşılık geçici haciz sahibi alacaklı satış talep edemez. Ayrıca ihtiyatı haciz koyduran alacaklı bu ihtiyatı haciz kesinleşmeden satış isteyemez.
Borçlu da hacizli malların satışını isteyebilir.
Satış talebinde bulunan alacaklı satış giderlerini peşin yatırmalıdır. Hacizli mallar, icra dairesinin yetki çevresinde olsa bile, satış talebi yine takibi yürüten icra dairesine yapılmalıdır.
Satış İsteme Süresi
Hacizli menkul mallar ile alacaklar için satış isteme süresi kesin haciz tarihinden itibaren 1 yıldır.
Gayrimenkuller için satış isteme süresi kesin hacizden itibaren 2 yıldır.
Taksitle ödeme anlaşması süresince; İstihkak davası sırasında; geçici haciz ve ihtiyati hacizde bu süreler işlemez.
Bu süreler içinde haciz istenmezse ( veya talep olmuş, ancak giderler yatırılmamışsa) o mal üzerindeki haciz kalkar; burada sadece haciz kalkar icra takibi düşmez, alacaklı yeniden haciz isteyebilir.
MENKUL MALLARIN SATILMASI
Menkul mallar kural olarak açık artırma ile satılır. Bazı hallerde pazarlıkla satılması da mümkündür (değeri süratle düşen mallar, bozulma ihtimali olan mallar, değeri 1 milyar TL’nin altındaki mallar için) .
Talepten itibaren 1 ay içinde satışın yapılması gerekir.
Açık Artırma İle Satış:
Açık artırma ile satıştan önce bazı hazırlıklar yapılır. Önce açık artırma ilan edilir. Bu ilanda açık artırmanın yapılacağı yer, gün, saat belirtilir. İlanın nasıl yapılacağını icra müdürü takdir eder.
İlandan sonra artırma şartnamesi hazırlanır. Bu şartnameye ilanda gösterilmeyen ve artırmanın yapılmasına ilişkin tüm hususlar yazılır.
Açık artırma ilanda bildirilen yer gün ve saatte yapılır. Satış icra dairesi görevlilerince yapılır. En çok artırana icra müdürü tarafından ihale edilir.
Ancak en çok artırana ihale edilebilmesi için şu 2 şartın gerçekleşmesi gerekir.
Artırma bedeli hacizli malın tahmin edilen değerinin %60 ını bulmuş olmalıdır (2003 Değişikliği)
Hacizli mal üzerinde rüçhanlı alacaklılar var ise (mesela bir başkasının rehin hakkı) satış bedelinin bu rüçhanlı alacaklıların toplamından fazla olması ve ayrıca satış ile paralarının paylaştırılması giderlerini geçmiş olmalıdır.
Artırmada en çok pay sürenin artırma miktarı bu iki şartı karşılamıyorsa icra müdürü satışı geri bırakır.
Bundan sonra 2. bir açık artırma yapılır.
- artırma 1. artırmayı takip eden 5. gün yapılır (2003 Değişikliği). 2. artırmada en çok artırana ihalenin yapılabilmesi için;
Artırma bedelinin malın tahmin edilen değerinin % 40 nı bulması ve
rüçhanlı alacaklılar var ise bu rüçhanlı alacaklardan fazla olması ayrıca satış ve paylaştırma giderlerini de karşılaması gerekir.
Bu miktar bir bedelle alıcı çıkmazsa satış talebi düşer.
Satış peşin para ile yapılır. İHALE kesinleşmeden satılan mal alıcıya teslim edilemez (2003 Değişikliği)
İcra müdürü alıcıya ihale bedelini ödeyebilmesi için en fazla 7 gün süre verebilir. Bedel ödenmezse icra müdürü ihale kararını kaldırır ve menkul malı yeniden artırmaya çıkarır. Bu ihalede % 40 kuralı uygulanır.
Menkul mal kendisine ihale eden alıcı ihale anında mülkiyeti iktisap eder. Haczedilen alacaklar menkul mal hükmünde olup menkuller gibi paraya çevrilirler.
GAYRİMENKUL MALLARIN SATILMASI
Haczedilen gayrimenkuller sadece açık arttırma ile satılır.
Satış talebinden sonra, gayrimenkulun iki ay içinde satılması gerekir.
Açık arttırma ilan edilir. İlan satıştan en az bir ay önce yapılır. İlanın şekline icra müdürü karar verir. Artırma ilanı; borçluya, alacaklıya ve gayrimenkulun tapu sicilinde kayıtlı bulunan ilgililerine tebliğ edilir.
Daha sonra artırma şartnamesi hazırlanır.
Gayrimenkulü açık artırmada satın alan kimse onu artırma şartnamesine göre iktisap eder. Artırma Şartnamesi tapu sicili hükmündedir.
Mükellefiyetler Listesi:
İki fonksiyonu vardır:
Artırma şartnamesinin bir cüz’ünü (bölümünü) teşkil etmesi ve tapu sicili hükmünde olması
Satış bedelinin paylaştırılması şeklini gösterir bir sıra cetveli olması
Artırmanın Yapılması ve İhale
Gayrimenkulün satılması kural olarak menkullerdeki gibidir. Gayrimenkul en yüksek pey sürene ihale edilir. İhalenin iki şartı vardır.
Artırma bedelinin, gayrimenkul için tahmin edilen kıymetin %60’ını bulması lazımdır. (2003 Değişikliği)
Artırma bedelinin o gayrimenkul ile temin edilmiş olup da satış isteyen alacaklının alacağına rüçhanı olan alacakların toplamından fazla olması ve ayrıca satış ve paylaştırma giderlerini de geçmesi lazımdır.
Bu şartların varlığı durumunda gayrimenkul en fazla pey sürene ihale edilir.
Yukarıdaki 2 şart gerçekleşmezse, birinci artırmadan sonra 10. günde 2. Artırma yapılır.
Birinci Artırmada en fazla peyi süren bu teklifle bağlı kalır. Eğer 2. Artırmada teklif edilen bedel, 1. Artırmada en fazla pey verenin verdiği bedelden az ise, ihale 1. Artırmadaki kişiye yapılır
Ancak bu bedelin, tahmini bedelin %40’ını bulması ve satış isteyenin rüçhanına alacağı olan alacakların toplamından fazla olması ve bundan başka satış ve paylaştırma masraflarını geçmesi şarttır.
Satış Bedelinin Ödenmesi: Bedel peşin ödenir. Ancak müdür 10 günlük bir ödeme süresi (2003 Değişikliği) ( eskiden 20 gün idi) verebilir. İhalenin feshi için şikâyet yoluna başvurulmuş olsa bile bedel peşin ödenmelidir (2003 Değişikliği). Bedel ödenmeden gayrimenkul alacaklıya teslim edilmez ve tapu siciline tescil edilmez.
Satış bedelinin ödenmemesi halinde icra müdürü ihale kararını kendiliğinden kaldırır.
İhale kararı kaldırılırsa; icra müdürü, alıcıdan önce en yüksek pey sürmüş olan kimseye teklifte bulunur (ihale yapılabilme şartları mevcutsa) , bir muhtıra ile üç gün süre verir; kabul edilirse ihale ona yapılır. Kabul edilmezse, icra dairesi g.menkulü hemen artırmaya çıkarır. Bu artırma da ilan edilir. Bu artırmada ikinci artırma kuralları uygulanır.
İhalenin kaldırılmasına sebep olan ilk alıcı ve kefilleri, eğer varsa aradaki satış bedeli farkından ve temerrüt faizinden sorumludur. Bu miktar, ayrıca hükme gerek olmaksızın icra dairesi tarafından tahsil olunur.
Gayrimenkulun ihale yolu ile satılmasında; alıcı ihale anında mülkiyeti iktisap eder. Tapu siciline tescildin önce mülkiyet iktisap edilir. Ancak, sicile geçmedikçe, temlik yasağı vardır.
Birinci ve ikinci açık artırmada satış yapılamazsa satış düşer, talep üzerine satış sürecine yeniden başlanabilir.
İhaleyle mülkiyet alıcıya geçer.
İHALENİN FESHİ
İhalenin feshi yalnızca şikâyet yolu ile icra mahkemesinden istenebilir.
İhalenin feshi için görevsiz ve yetkisiz İCRA MAHKEMESİ ye ( veya mahkemeye) başvurulursa evrak üzerinde inceleme ile en geç 10 gün içinde görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilir. Bu karar kesindir, temyiz edilemez. (2003 Değişikliği)
Sebepleri: İhalenin usulüne uygun olarak yapılmaması ihalenin feshini gerektirir.
İptale neden olan usulsüzlük artırmanın çeşitli dönemlerinde ortaya çıkabilir. Usulsüzlük artırmaya hazırlık döneminde olabilir. Mesela ilanın kanuna aykırı yapılması; İhaleye kanuna ve ahlaka aykırı bir şekilde fesat karıştırılmış olması, alıcının, malın esaslı niteliklerinde hataya düşürülmüş olması…
İhalenin Feshi Usulü:İhalenin feshi, Şikâyet yoluyla, ihale tarihinden itibaren 7 gün içinde İCRA MAHKEMESİNDEN istenir.
Bazı hallerde şikâyet süresi, şikâyet sebebinin öğrenilmesi ile başlar:
– İhaleye fesat karıştırılması. Örneğin ihaleye katılmak isteyenler engellenmişse.
– Kendisine satış ilanı tebliği gereken ilgiliye, ilanın tebliğ edilmemiş olması
– Gayrimenkulun esaslı niteliklerindeki hatanın sonradan öğrenilmesi
Ancak, ihale tarihinden itibaren 1 yıl geçtikten sonra artık ihalenin feshi istenemez.
İhalenin feshini sadece:
satış isteyen alacaklı,
borçlu,
tapu sicilindeki ilgililer,
pey sürerek ihaleye iştirak edenler isteyebilir.
Sonuçları: Fesih kararı verilir ve karar kesinleşirse, alıcının ihaleyle kazandığı mülkiyet son bulur, mülkiyet tekrar borçluya döner. Tescil varsa iptal edilir..
İhalenin feshinden önce üçüncü kişiler iyi niyetle hak iktisap etmiş iseler, bu iktisapları korunur.
- PARALARIN PAYLAŞTIRILMASI (ÖDENMESİ) SAFHASI
Paraların paylaştırılması icra takibinin son safhasıdır.
Paraların ödenmesi için alacaklının talebine gerek yoktur. İcra müdürü satış sonucu elde edilen parayı kendiliğinden paylaştırır.
Paraların paylaştırılması için haczedilen bütün mal ve hakların satışının bitmiş olması lazımdır.
Paranın paylaştırılması birden fazla alacaklı olduğunda söz konusu olur. Alacaklı bir tane ise ona ödeme yapılır.
Paylaştırmanın Yapılması:
Önce haciz, satış ve paylaştırma giderleri gibi, tüm alacaklıları ilgilendiren ortak masraflar çıkarılır. Arta kalan para, alacakları oranında paylaştırılır.
Satış tutarı aynı derecede hacze iştirak eden alacaklara yetmezse icra dairesi şu işlemleri yapmak zorundadır:
– tamamlama haczi yapmak
– sıra cetveli düzenlemek
Tamamlama Haczi: İcra müdürünün satış tutarının bütün alacakları ödemeye yetmediğini tespit etmesi üzerine kendiliğinden (re’sen) borçlunun başka mallarını haczetmesine denir. Bu haczettiği malları da aynı zamanda satış talebine gerek olmadan, kendiliğinden satar.
Sıra Cetveli:. Eğer tamamlama haczi ile aynı derecede hacze iştirak etmiş alacaklıların alacakları tamamen ödenemeyecekse, icra müdürünün paylaştırma yapabilmesi için bir sıra cetveli düzenler ve bunun kesinleşmesini bekler. Bu cetvel kesinleşmeden paylaştırma yapılamaz.
Bu cetvele göre yapılacak paylaştırmada artık alacaklılar alacağını tam olarak almaları mümkün değildir. Burada imtiyazlı alacaklılar alacaklarını tam olarak alırlarken, imtiyazsızlar ise bir kısmını alırlar.
Sıra cetvelinde alacaklar 4 sıra halinde İcra ve İflas Kanunu’nda belirlenmiştir. İcra takibi sonunda yapılacak ödemeler kanunda belirlenen sıraya uygun olarak icra dairesinin düzenleyeceği sıra cetveline göre yapılır. Önceki sırada bulunan tüm alacaklılar alacaklarını almadan alttaki sıraya para paylaştırılmasına geçilemez. Sıra cetvelindeki İlk 3 sıradaki alacaklılar imtiyazlı alacaklı olup, her bir sıradaki alacaklılar birbirine eşittir.Yani eğer eldeki para aynı sıradaki alacaklılara yetmiyor ise para garameten paylaştırılır. 4. sıradaki alacaklılar ise imtiyazsız alacaklı olup, para dağıtımında aynı sıradaki (yani 4. sıradaki) diğer alacaklılarla eşit değildir, yani bu sıradakilere para dağıtılırken elde edilen para alacaklıların tamamının alacağına yetmeyecekse, alacaklar birbirine orantılanır ve paylaştırma garameten (orantılı olarak) alacaklılara ödenir. Örneğin 50 milyon alacağı olan kişi ile 100 milyon alacağı olan arasındaki oran olan 1/2, paranın dağıtımında da esas alınır.
Sıra Cetveli
(2003 değişikliği ile sıra cetveli değiştirildi)
Birinci sıra:
- A) İşçilerin, iş ilişkisine dayanan ve iflasın açılmasından önceki bir yıl içinde tahakkuk etmiş ihbar ve kıdem tazminatları dahil alacakları ile iflas nedeniyle iş ilişkisinin sona ermesi üzerine hak etmiş oldukları ihbar ve kıdem tazminatları,
- B) İşverenlerin, işçiler için yardım sandıkları veya sair yardım teşkilatı kurulması veya bunların yaşatılması maksadıyla meydana gelmiş ve tüzel kişilik kazanmış bulunan tesislere veya derneklere olan borçları,
- C) İflasın açılmasından önceki son bir yıl içinde tahakkuk etmiş olan ve nakden ifası gereken aile hukukundan doğan her türlü nafaka alacakları.
İkinci sıra:
Velayet ve vesayet nedeniyle malları borçlunun idaresine bırakılan kimselerin bu ilişki nedeniyle doğmuş olan tüm alacakları;
Ancak bu alacaklar, iflas, vesayet veya velayetin devam ettiği müddet yahut bunların bitmesini takip eden yıl içinde açılırsa imtiyazlı alacak olarak kabul olunur. Bir davanın veya takibin devam ettiği müddet hesaba katılmaz.
Üçüncü sıra:
Özel kanunlarında imtiyazlı olduğu belirtilen alacaklar.
Dördüncü sıra:
İmtiyazlı olmayan diğer bütün alacaklar.
Alacaklılar sıra cetvelinin kendilerine tebliğinden itibaren 7 gün içinde sıra cetveline karşı:
Şikâyet yoluna başvurabilirler.
Mahkemede itiraz davası açabilirler.
Şikâyet Yolu: İcra müdürü sıra cetvelini yaparken bu husustaki takip hukuku hükümlerine aykırı davrandığı ve yapılan muamelenin hadiseye uygun olmadığı iddia edilmekteyse şikâyet yoluna gidilir. Başvuru İCRA MAHKEMESİ’NE yapılır. Kendi sırasının yanlış olduğu iddiasında olan alacaklılar bu yola başvurur.
Sıra Cetveline Karşı İtiraz Davası: Davacı alacaklı, sıra cetveline alınmış bir alacaklının alacağına veya onun sırasına itiraz etmek istiyorsa genel mahkemede itiraz davası açar. Borçlu bu davayı açamaz.
Sıra cetveline karşı şikâyet veya itiraz yoluna başvurulmuş ise bu şikâyet veya itiraz hakkında verilecek karara kadar cetvel kesinleşmez ve para dağıtımına geçilemez. Ancak 2003 değişikliği ile alacaklılara teminat karşılığı ödeme yapılabilme hakkı tanınmıştır.
Buna göre;
Teminat karşılığı ödeme:
Sıra cetveline karşı şikâyet veya itiraz yapılmışsa, tebligatı alan ve sıra cetvelinde hak sahibi görünen her alacaklı, bir bankanın kesin teminat mektubunu dosyaya ibraz ederek payına düşen meblağı tahsil edebilir.
Teminat mektubunda, alacaklının dosyadan tahsil ettiği meblağ ile bu meblağın kısmen veya tamamen icra dosyasına iadesinin gerekmesi halinde iade tarihine kadar geçecek süreye ait olan faizin, icra dairesinin ilk yazılı talebi üzerine dosyaya ödenmesi taahhüt edilmelidir. Bu esaslar dahilinde teminat mektubuyla garanti edilecek miktar icra dairesince belirlenir. (2003 Değişikliği).
7 gün içinde dava açılmamışsa cetvel kesinleşir.
Davayı kazanma neticesinden sadece davayı açan yararlanır. Yani davalıdan indirilecek alacak miktarı, davacının alacağının ödenmesine tahsis edilir.
Sıra cetveline göre yapılan paylaştırma sonunda alacağını alamamış olanlara “borç ödemeden aciz belgesi” verilir.
Eğer alacaklı tek kişiyse yukarıdaki işlemlerin çoğuna gerek yoktur. Eğer bu tek alacaklı da tamamlama haczi sonunda alacağını tamamen alamazsa ona da borç ödemeden aciz belgesi verilir.
Borç Ödemeden Aciz Belgesi
Alacağını tamamen alamamış alacaklıya kendisine ödenmeye kısım için bu belge verilir. Bu belgeyi icra müdürü verir. Bu belge aynı zamanda bir ispat aracıdır. Bu belge alacağın zamanaşımına uğramasını engeller. Bu belgenin aksini ispat borçluya düşer.
Borç Ödemeden Aciz Belgesinin Hükümleri
1- Takip Hukuku Bakımından:
İİK m.68 anlamında borç ikrarı içeren belgedir (İCRA MAHKEMESİNDE İtirazın Kesin Kaldırılmasını isteme imkanı verir).
Alacaklı bu belgeyi aldığı tarihten itibaren 1yıl içinde borçluya karşı takip yaparsa, borçluya yeniden ödeme emri tebliğine gerek yoktur.
Aciz belgesi alacaklıya iptal davası açma hakkı verir.
Elinde bu belge olan alacaklı, diğer şartlar da varsa, hacze iştirak edebilir.
2- Maddi Hukuk Bakımından Hükümleri:
Borcun bu belgeye bağlanmasıyla borç yenilenmiş olmaz.
Aciz belgesine verilen alacak, borçluya karşı 20 yılda zamanaşımına uğrar. Mirasçılar mirasın açılmasından itibaren 1 yıl içinde alacaklı hakkını aramamışsa borcun zamanaşımına uğradığını iddia edebilirler. (2003 Değişikliği)
Aciz belgesindeki alacak miktarı için faiz istenmez (Fakat alacaklı, borçlu ile birlikte müşterek borçlu olanlardan ve kefillerden faiz isteyebilir).
Geçici Aciz Belgesi: Haciz sırasında borçlunun mallarının alacaklının alacağına yetmeyeceği anlaşılması ve bu durumun haciz tutanağına geçirilmesi halinde, bu tutanak geçici aczi belgesi hükmündedir. Bu belgenin tek hükmü İPTAL DAVASI açma imkânı vermesidir.
Aciz Belgesi ile ilgili 2003 değişikliğiyle getirilen diğer düzenlemeler:
Aciz belgesinin bir nüshası her il merkezinde Adalet Bakanlığınca tespit edilen icra dairesi tarafından tutulan özel sicile kaydedilmek üzere bu icra dairesine gönderilir.
Borçlu, aciz vesikasını düzenlemiş olan icra dairesine borcunu işlemiş faizleriyle birlikte her zaman ödeyebilir. İcra dairesi ödenen parayı alacaklıya verir. Borcun bu şekilde tamamının ödenmesinden sonra aciz vesikası sicilden terkin edilir ve borçluya borcunu ödeyerek aciz vesikasını sicilden terkin ettirdiğine dair bir belge verilir. Aynı şekilde, icra takibi batıl ise veya iptal edilirse yahut borçlunun borçlu olmadığı mahkeme kararıyla sabit olursa ya da alacaklı icra takibini geri alırsa, aciz vesikası sicilden terkin edilir ve borçluya buna ilişkin bir belge verilir. (2003 Değişikliği).
KAMBİYO SENETLERİNE MAHSUS HACİZ YOLU İLE TAKİP
Kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu özel bir ilâmsız icra yoludur. Alacaklının bu yola başvurabilmesi için elinde mutlaka bir kambiyo senedinin bulunması gerekir.
Kambiyo senetleri; bono, poliçe ve çek’tir.
Elinde kambiyo senedi olan alacaklı dilerse genel haciz yoluna da başvurabilir.
Alacak rehinle temin edilmiş olsa bile alacaklı önce rehnin paraya çevrilmesi yoluna başvurmadan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluna başvurabilir.
Kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu genel haciz yoluna benzer, ikisinde de aynı safhalar vardır:
Takip talebi
Ödeme emri ve kesinleşmesi
Haciz
Satış
Paraların paylaştırılması
İki takip yolu arasında 1. ve 2. safhalarda farklılıklar vardır, ancak bu farklar çok önemlidir.
I- TAKİP TALEBİ
Takip talebi genel haciz yolunda olduğu gibi icra dairesine yapılır.
Genel haciz yolundan farklı olarak burada takip talebine kambiyo senedinin aslının eklenmesi zorunludur.
Alacaklının borçludan alacağını isteyebilmesi için “ödememe protestosu” çekilmesinin şart olduğu hallerde takip talebine bu ödememe protestosunun da eklenmesi zorunludur
Senedin aslı ve protesto belgesi takip talebi ile birlikte icra dairesine verilmemiş buna rağmen ödeme emri gönderilmişse; borçlu şikâyet yolu ile ödeme emrinin iptalini İCRA MAHKEMESİNDEN isteyebilir. Bu halde şikâyet süresi 7 (yedi) gündür. İCRA MAHKEMESİ ödeme emrini iptal ederse, borçluya yeniden ödeme emri gönderilir.
Genel haciz yolundan farklı olarak burada; takip talebini alan icra dairesi takip talebi ile kendisine verilen senedin kambiyo senedi niteliğinde olup olmadığını ve senedin vadesinin gelip gelmediğini incelemek zorundadır.
II- ÖDEME EMRİ
İcra dairesi takip talebi ile kendisine verilen senedi inceler ve senet kambiyo senedi niteliğinde ise ve vadesi de gelmişse borçluya hemen kambiyo senetlerine mahsus ödeme emri gönderir.
Ödeme emri ile borçluya:
Borcu ve takip masraflarını 10 gün içinde ödemesi,
Senet kambiyo senedi niteliğinde değilse bunu 5 gün içinde İCRA MAHKEMESİ’NE şikâyet yolu ile bildirmesi gerektiği,
Borca veya imzaya itirazı varsa bunu 5 gün içinde dilekçe ile İCRA MAHKEMESİ’NE yapabileceği
İCRA MAHKEMESİNDEN itirazının kabul edildiğini gösteren bir karar getirmedikçe cebri icraya devam olunacağı,
İtiraz etmediği ve borç ödenmediği takdirde 10 gün içinde mal beyanında bulunması gerektiği ihtar edilir.
Ödeme emrinin sonucunda:
Borçlu borcunu 10 gün içinde ödemek zorundadır
Ödeme Emrine İtiraz:
İmzaya İtiraz ve İncelenmesià Borçlu, senedin altındaki imzayı kabul etmiyorsa, bunu bir dilekçe ile, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 5 gün içinde İCRA MAHKEMESİ’NE bildirmelidir. İmza itirazı, satıştan başka icra takip işlemlerini durdurmaz. Ancak İCRA MAHKEMESİ takibi geçici olarak durdurabilir.
İCRA MAHKEMESİ imzanın borçluya ait olmadığına karar verirse, itirazın kabulüne karar verir ve bu kararla icra takibi durur. Alacaklının kötü niyetle veya ağır kusur sonucu takip yaptığı anlaşılırsa, alacaklı alacağın %10 oranında para cezasına mahkum edilir.
İCRA MAHKEMESİ imzanın borçluya ait olduğuna karar verirse, itirazın reddi ile birlikte borçluyu inkâr tazminatına mahkûm eder.
Borca İtiraz ve İncelenmesià Borçlu, itirazında bildirdiği sebeplerle bağlıdır. İCRA MAHKEMESİNDE bu sebepleri değiştiremez ve genişletemez. Borçlu İCRA MAHKEMESİNDEKİ duruşmada, borçlu olmadığını veya borcun itfa edildiğini veya borcun ertelendiğini sadece resmi bir belge veya imzası alacaklı tarafından ikrar edilmiş bir belge ile ispat edebilir.
İCRA MAHKEMESİNDE yapılan inceleme sonucunda; borçlunun itirazının kabulüne karar verilirse icra takibi durur, kararın kesinleşmesi ile takip iptal edilir. Ayrıca: borçlunun yapmış olduğu itirazı inceleyen İCRA MAHKEMESİ, borçlunun itirazını esasa ilişkin nedenlerle kabul ederse ve borçlunun talebi varsa, alacaklının icra takibi yaparken kötü niyeti veya ağır kusuru da tespit edilmişse alacağın %20 si oranında icra-inkar tazminatına alacaklıyı mahkum eder (2003 Değişikliği).
Borçlunun itirazı reddedilirse, karar temyiz edilse bile icra takip işlemlerinin hiçbirini durdurmaz. Borçlu alacağın tamamı için teminat gösterirse temyiz incelemesi sonuna kadar takip durdurulur.
İCRA MAHKEMESİ borçlunun itirazını yerinde bulmaz ise borçlunun itirazını kaldırır. Eğer borçlunun malları haczedilmiş fakat itiraz dolayısıyla satış yapılamamışsa artık malların satışı yapılabilir. İCRA MAHKEMESİ itirazı ilk önce ciddi görüp takibi geçici olarak durdurmuş ise takibe kaldığı yerden devam edilir. Borçlunun itirazının reddi halinde itirazın incelemesi bitene kadar takip geçici olarak durdurulmuş ise ve alacaklının talebi varsa borçlu %40 oranında icra-inkâr tazminatına mahkûm edilir (2003 Değişikliği).
Borca veya imzaya itiraz eden ancak itirazı İCRA MAHKEMESİ tarafından reddedilen borçlu 3 gün içinde mal beyanında bulunmak zorundadır (bu hüküm 2003 Değişikliği ile getirildi)
Ödeme Emrine Karşı Şikâyet: Alacaklının elindeki senet kambiyo senedi niteliğinde olmadığı halde kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluna başvurulmuş ve icra dairesi de bu hususu göz ardı etmişse, burada icra dairesinin bir hatası söz konusudur. Bu sebeple borçlu, ödeme emrinden sonra 5 gün içinde İCRA MAHKEMESİNDE şikâyet yoluna başvurarak, yanlışın düzeltilmesini ister.
SONRAKİ SAYFAYA GEÇİNİZ
[wp_ad_camp_5]
sonraki sayfadan devam ediniz