ŞEYHÜLİSLAM BAHAYİ
*Kadılık yapmıştır fakat keyif verici maddelere düşkünlüğünden dolayı görevinden azledilmiştir.
*Kendisine has şiir anlayışı ve üslubuyla Baki’nin şiir tarzını devam ettirmiştir.Güzel söyleyişe önem verip kelime seçiminde titiz davranmıştır.Zarif bir üsluba ve sağlam bir dile sahip olan Bahayi şiirlerinde mana ve hayal dolgunluğuna önem vermiş,mısralarını titizlikle işlemiştir.Şiirleri şekil bakımından kusursuzdur.Özellikle serazat kişiliğinden dolayı şiirlerinde rahat ve serbest bir ifadeyi yakalayan Bahayi Efendi,devrinin şiir anlayışına hakim olan sosyal temalara fazla itibar etmemiştir.
*Şiirdeki kudretini saha çok gazelleriyle sergileyen Bahayi bunların çoğunda aşk,sevgili,hasret gibi konuları işlemiştir.
*Tevhid,münacaat ve naatin bulunmadığı küçük Divan’ında yer yer tasavvufi remizlerden istifade etmiş,sufice bir edaya yer vermiştir.
*Rubailerinin tamamında tasavvufi düşünce belirgin bir şekilde yer almaktadır.
*Klasik şiir geleneği içerisinde Bahayi çok az yazan şairlerdendir.Bundaki neden üsluba çok önem vermesi ve titiz davranmasıdır.
*Yaklaşık 900 beyitten oluşan küçük bir Divan’ı vardır.Divan’ı önce Sadettin Nüzhet Ergun yayımlamış daha sonra Harun Tolasa bu nesirle birlikte İstanbul Kütüphanelerinde yer alan yedi yazmaya dayanarak divanını,şiirlerinin ekseriyetini içine alan bir seçme halinde neşretmiştir.Erdoğan Uludağ ise Divan üzerine yüksek lisans tezi hazırlamıştır.
*Kaynaklara göre keskin bir zekaya ve kuvvetli bir hafızaya sahip olan Bahayi Efendi iyi bir tahsil görmemesine ve ilmi konularda derinleşmemesine rağmen anlayış ve kavrayış gücü sayesinde hemen her meselenin üstesinden kolaylıkla gelmiştir.
NAİLİ-İ KADİM
*Kaynaklarda Pirizade diye de bahsedilir.
*19.yy şairlerinden Manastırlı Naili’den ayırmak için Naili-i Kadim diye bahsedilir
*Divan-ı Hümayunda ve Maadin Kaleminde katiplik ederek baş halifeliğe kadar yükselmiştir.
*4.Murad ve 4.Mehmed’e kasideler sunmuş ama beklediğini bulamamıştır.
*Köprülüzade Fazıl Ahmed Paşa’nın gazabına uğrayarak İstanbuldan sürülmüştür.
*Türk şairleri bu yüzyılda Örf-i Şirazi,Kelim-i Hemedani ve Saib-i Tebrizi gibi Sebk-i Hindi şairlerinin etkisi altındadır.Naili de bu tesirin altındadır.Naili bu devir şairleri arasında bu üslubun en güçlü ve en belirgin temsilcisi olarak ortaya çıkmıştır.
*Neşati,Naili’yi hazırlayan ve etkisi altında bırakan simalardandır.
*Hayallerindeki yükseklik ve mübalağalı edasıyla fahriye kasidelerinden Nefi’yi rehber edindiği anlaşılmakla birlikte Naili’nin üslubu Nefi gibi yüksek perdeden ve pervasızca değil ince ve zariftir.Şiirlerinde zaman zaman devlet işlerinin bozukluğundan,uygunsuzluklarından dem vurduğu ve düşmanlarından şikayet ettiği görülür.
*Gazellerini fazla uzatmayak 5 beyitle bitirir.Bundaki amaç lafzı aza indirerek manayı güçlendirmektir.
*Alışılmıl birtakım mazmunları terk ederek yeni mazmunlar kullanmıştır.Şiirlerinin anlaşılması zordur bunda Sebk-i Hindi akımına bağlı olmasının tesiri büyüktür.
*Gazellerinin önemli bir kısmı tasavvufla örtülüdür.Tasavvuf,ayetler,hadisler,islam tarihine göndermeler onun şiirinde anahtar kelimenin ardına gizlenen birer bilmece gibidir.
*Dönemin diğer şairleri gibi dilde sadeleşmeye ve mahallileşmeye önem vermiştir.
*Türk edebiyatında ilk şarkı yazan şairdir.İki tane de ilahi söylemiştir.
*Kasidelerinin çoğunda nesib kısmı bulunmaz.
*Naili’nin tek eseri Divan’ıdır.Divanda 11 şarkı,Hz. Ali,Hasan ve Hüseyin için mersiye,4.Murad,4.Mehmed ve Merzifonlu Kara Mustafa Paşaya kasideler vardır.Divan Haluk İpekten tarafından yayımlanmıştır.Ayşe Mine Yeşiloğlu divan üzerine tahlili bir çalışma yapmıştır.Haluk İpekten ve İskender Pala divandan seçtikleri şiirler üzerine bir inceleme hazırlamışlardır.
NEŞATİ
*Asıl adı Ahmed olup Sakıp Dede’nin Sefine’sinde bu isim Süleyman olarak zikredilir.
*İlk şiirlerini at cambazı anlamına gelen Semendi mahlasıyla yazmıştır.Neşati mahlasını ise devrin şeyhülislamının verdiği yada Ağazade tarafından verildiği düşünülmektedir.
*Meşhur mesnevi şarihi ve reisülküttap Sarı Abdullah Efendi’nin kesedarlığı hizmetinde bulunmuştur.Mevlevi tarikatine intisap ederek Gelibolu ve Beşiktaş mevlevihaneleri postnişini Ağazade Mehmed Dede’ye Gelibolu’da intisap etti.
*Neşati’nin ölümü üzerine başta Nabi olmak üzere İbrahim Vehbi Çelebi,Saraybosnalı Rüşdi,Reşid,Faik,Tahir,Kadri,Nazim,Müstakimzade gibi şairler tarih düşürmüşlerdir.
*Neşati,Sarı Abdullah Efendi’ye yakınlığından doalyı Bayrami-Melami tarikatine mensup olarak görünse de buna bir ipucu bulunamamıştır.
*Divanında 4.Murad,4.Mehmed,Köprülüzade Fazıl Ahmed Paşa,Merzifonlu Kara Mustafa Paşa,Kemankeş Mustafa Paşa ve Şeyhülislam Bahayi gibi devletin önde gelen şahsiyetlerine kasideler vardır fakat bunlardan himaye görmemiştir.Sadece Etmekçizade için yazdığı bir mersiyeden onun himayesini gördüğü anlaşılmaktadır.
*Arkadaşı Edirneli Güfti Teşrifatüş Şuarasında ondan kendisinin dert ortağı ve eski arkadaşı olarak bahseder.
*Neşati’nin en önemli özelliği kendisinden sonra gelen birçok şaire hocalık etmesidir.Gerek Esrar Dede tezkiresinde gerek se Fik Reşad’ın Eshaf’ında bu özelliği ısrarla vurgulanır.
*Sadettin Nüzhet onun bir farsça hocası olduğunu bildirir.Bir mevlevi olması sebebiyle şairin bu dersleri Mesnevi eğitimi için verdiği düşünülebilir.
*Neşati,Naili-i Kadim üzerinde derin izler bırakmıştır.
*Neşati Sebk-i Hindi’nin önemli temsilcilerindendir.Nitekim özellikle gazellerindeki engin hayal gücü,mübalağalı ifadeler,orjinal bebzetmeler,mecazlar ve yeni manalar onun hint üslubu ile olan alakasını göstermektedir.
*Neşati söylediği şiirleriyle Nefi takipçici olarak kabul edilmektedir.Neşati’nin kasidelerinde sadece vezin ve kafiye yönünden değil duygu,hayal yönünden de Nefi’ye yakın olduğu görülmektedir.
*Neşati kasidede Nefi’den gazelde ise Sebk-i Hindi’den ve şiirlerini bu tarzda yazan Türk şairlerinden etkilenmiştir.
*Neşati divanında Mevlana övgüsü de yer almaktadır.Divan Sadettin Nüzhet ve Mahmut Kaplan tarafından yayımlanmıştır.Ömer Savran ise divan üzerine tahlili bir çalışma yapmıştır.
*Mesnevi şeklinde nazmettiği 187 beyitlik Hilye-i Enbiya ,Hakani’nin meşhur Hilye’si ve Cevri’nin Hilye-i Çar-yar-ı Güzin’i tarzında bir eser verme düşüncesiyle nazmedilmiştir.
*Neşati’nin 144 beyitlik diğer mesnevisi de Edirne Şehrengizidir.
*Meşhur İran şairi ve Sebk-i Hindi akımının önde gelenlerinden Örfi Şirazi’nin bazı güç beyitlerini açıklama amacıyla kaleme aldığı Şerh-i Müşkilat-ı Urfi küçük bir eser olup Neşati’nin bu üstada duyduğu hayranlığını ve farsça metinlere vukufunu göstermektedir.
*Kavaid-i Deriyye yahut Kavaid-i Fürs adıyla zikredilen kitabı farsça dil bilgisi kitabıdır.Farsça verdiği derslerde bu kitapta yer almaktadır.
*Mahmut Kaplan yaptığı araştırmalar neticesinde şairin Sultan Veled’in 70 beytinin beşer beyitle mesnevi formunda farsça şerhinden oluşan Tufetül Uşşak isimli yeni eserini tesbit etmiştir.
FEHİM-İ KADİM
*İstanbulda Gevrek ve kurabiye satan bir adamın oğludur,Arap asıllıdır.Kaynaklarda Uncuzade diye anılmaktadır.
*Genç yaşlarda Örf-i Şirazi’nin divanını istinsah etmiştir.
*Mısıra gitmeden önce Anadolu şairlerin rezilliğinden,mevki sahipleri kişilerin değer bilmezliğinden ve buradan kurtulma arzusundan bahsetmiştir fakat Mısırda da sıkılan Fehim İstanbula duyduğu hasreti dile getirmeye başlamıştır.Kendisini içkiye veren Fehim bir süre sonra Vatan-ı Asli dediği İstanbul’a gitmek üzere yola çıkar fakat yolda geçirdiği hastalık sebebiyle İstanbula gidemeden Konya’da vefat eder.
*Fehim’in en önemli özelliği kendine has bir üslubunun olmasıdır.Gazellerinde Pitoresk tasvirler ile günlük olayların gayet tabi bir şekilde yer aldığı görülür.Bunda Sebk-i Hindi’nin yeni anlatım tarzlarını ararken halkın yaşayış ve söyleyişini şiire sokan ifade şeklinin etkisi kendisini göstermektedir.
*Şiirlerinde kendi iç dünyasını anlatan şair,düşünce yerine muhayyileyi,dış dünyadan çok insanın heyecan ve üzüntülerini esas temalar tarzında benimseyen Sebk-i Hindi’nin ilk büyük temsilcilerinden sayılmaktadır.
*Söz sanatları yerine mana sanatlarını kullanma yolunu seçmiştir ve şiirlerinde fazla sözden kaçıp kısa ve öz söyleyişi seçmiştir.Kafiye ve redif kullanımında da bazı yenilikler ortaya koymuştur.
*Örf-i Şirazi tesirinde kalarak yetişen ve erken ölümü dolayısıyla kabiliyetini tam olarak geliştirme fırsatı bulamayan Fehim’in Naili,Neşati,Vecdi,Süruri,Nabi,Cevri,Şeyh Galib,Enderunlu Vasıf,Namık Kemal ve bütün Encümen-i Şuara şairlerini içine alan oldukça geniş bir etki alanı vardır.
*Fazla hacimli olmayan Divan’ını Sadettin Nüzhet ve Tahir Üzgör yayımlamıştır.
*Şehrengiz’i içine yer yer rubai ve gazellerin serpiştirildiği oldukça müstehcen bir üslupla kaleme alınmış bir mesnevidir.
*Bahri Tavil,doksan yedi ”feilatün” tefilesinden oluşan ilk bölümden sonra sırasıyla Arap,Arnavut,Ermeni,Rum,Yahudi,Tatar,Acem,Kürt,Türk ve kendi ağzından olmak üzere ellişer tefile civarında 10 bölümden meydana gelmiştir.
*Tercüme-i Letaif-i Kümmelin,büyüklerin söylediği saçma gibi görünen ancak ibret verici mahiyette olan seksenden fazla latifeden oluşmaktadır.
*Atasözlerini alfabetik sırayla verdiği ve yer yer müstehcenliğe kaçan Durub-ı Emsal-i Türki isimli bir eseri vardır.
SABRİ
*Sultan 4.Murad’ın nedimlerindendir ve bu hükümdar zamanında şöhret kazanmıştır.
*Edirneli Abdurrahman Hıbri,Enisül Müsamirin adlı eserinde şairin kadılık için gittiği bir Rumeli kasabasında öldüğünü bildirmektedir.
*Kaside alanında Nefi’den sonra en kuvvetli şair kabul edilmektedir.
*Üslup itibariyle Nefi’ye yakındır fakat mübalağada Nefi’den ileri gitmiştir.Nefi’deki heyecan ve mana derinliği Sabri’de yoktur.Onun için şiirlerinde kuruluk sezilir.Bunlara rağmen Nefi tarafından şiirdeki kudreti övülmüştür.
* Sabri’nin küçük bir Divan’ı vardır.Fakat bu Divan bir yanlış anlaşılma sonucu İstanbul’da Sabri Şakir Divanı adıyla basılmıştır.Buna sebep Nefinin, Sabrinin bir mısrasını tazmin ederken kullandığı Sabri Şakir ifadesinin Namık Kemal tarafından Şakir kelimesinin şairin asıl ismi zannedilmesidir.
*Divan’ından başka Hüsnü Dil adında kayıp bir manzum eseri daha vardır.
CEVRİ
*Derviş Abdi Mevlevi’den hat dersleri almış olup günümüze ulaşan yazılarından özellikle ”talik kırması”nı çok güzel yazdığı anlaşılmaktadır.
*Şehname,Tarih-i Vassaf,Künhül Ahbar gibi büyük hacimli eserlerin yanı sıra Mesnevi’yi de yirmi iki defa istinsah ettiği belirtilmektedir.
*Cevri’nin edebi şahsiyetini ortaya koyan en önemli eseri Divan’ıdır.Kasidelerinde Nefi’nin etkisi görülmektedir.Ancak Cevri’nin kaside ve gazelleri gösterişsiz ve ahenksizdir.Ayrıca Cevri’nin şiirlerinde hiciv ve mizaha da rastlanmaz.Gazellerinde yer yer Baki edası hakimdir.
*Özellikle yazmış olduğu terkib-i bend ve tercii bendleriyle dikkati çeken Cevri,Bağdatlı Ruhi ile en güzel şeklini bulan eğilimin bu asırdaki en belirgin temsilcilerindendir.Terkib-i Bendinde Bğdatlı Ruhi’nin etkisi görülmektedir.
*Divan’ı Hüseyin Ayan tarafından yayımlanmıştır.
*Halil-i Tahkikat,Mevlana’nın mesnevisinden seçilen 40 beyte,beşer beyit ilave edilerek oluşturulmuş bir terkib-i bend’dir.Sofu Mehmed Paşa’ya ithaf edilmiştir.Tamamı 415 beyit olan eser Aynul Füyuz ile birlikte basılmıştır.
*Cevri’nin Hilye Çihar Yar-ı Güzin,Aynül Füyuz,Selimname,Melhame ve Nazm-ı Niyaz isimli mesnevileri vardır.Bunlar dışında Muamma Risalesi,Müfredat-ı Tıp Manzumesi,Cevri Tarihi,Terceme-i Ahval-i Hace Hafız-ı Şirazi, Terceme-i Pend-i Attar ve Terceme-i Şehname-i Firdevsi Tusi Cevri’ye atfedilen manzum eserlerdendir.
İSMETİ
*İsmeti iyi huylu,nazik,zeki ve hoşsohbet biri olup bu meziyetleriyle zamanında daima takdir edilmiş,bütün ulema ve şuara meclislerinde neşesi,zekası ve nükteleriyle daima aranmıştır.Ayrıca güzel,inandırıcı ve ikna edici konuşmalarıyla da meşhur olan İsmeti oldukça cimri birisidir.Nitekim Güfti,tezkiresinde onun bu hususiyetini abartarak pek fazla hisset sahibi ve sözünde durmaz bir adam olarak tasvir etmiştir.
*İsmeti,Naili kadar derin ve kudretli olmamasına rağmen üslubunun açıklığı,zevkinin ve hassasiyetinin kuvvetiyle ulema arasında edindiği müstesna yer gibi,devrin belli başlı şairleri arasında da girmeyi başarmıştır.
*Onun asıl değerini gösteren gazelleri olmuştur.Şeyhülislam Yahya ve Bahayi vadisinde söylediği gazelleri sizde ve üsluptaki temizlik,açıklık ve akıcılık;hayaldeki incelik ve derinlik dikkat çekmektedir.Istırap şiirinin hakim teması olarak görülmektedir.Şiirlerinde yer yer hakimane söyleyişlere de rastlanılmaktadır.
*İsmeti’nin küçük divanı Haluk İpekten tarafından yayımlanmıştır.Tülay Söğüt divanı tahlil etmiştir.
*İsmeti ayrıca Birgivi Mehmed Efendi’nin arapça olarak kaleme aldığı Tarikat-ı Muhammediye adlı eserini Türkçeye tercüme etmiştir.
VECDİ
*Divan-ı Hümayunda başarılı bir katip olduğu için Vecdi mahlasını almıştır.Başarısından dolayı Reisülküttap Samipaşazade Mehmed Efendi’nin aracılığıyla beylikçilik makamına getirilmiştir.O da minnet duygusuyla Samipaşazade’yi öven müzeyyel bir gazel yazmıştır.
*Akıcı ve sade gazelleriyle edebiyatımızda ikinci derecede bir şair olarak nitelendirilen Vecdi,bazı beyitlerinde Baki ve Nefi’yi eski,kendisini değişik ve yeni olarak görmektedir.
*Dostu Mezaki’yi üstad olarak saymış ve ona müzeyyel bir gazel yazmıştır.
*Ziya Paşa Harabat’ında her ne kadar Vecdi’yi Nabi ekolüne mensup bir şair olarak görse de,o esasında Sebk-i Hindi özelliği taşıyan bazı beyit ve şiirleri olmasına rağmen daha çok klasik üslupla şiir yazan şairlerin etkisinde kalmıştır.Baki ve Nedim çizgisinde önemli bir şahsiyet olan Vecdi’nin şiir anlayışı üstadı Mezaki gibi sadedir.Bu sadelik sadece dil ve üslıp bakımından değil hayal,mana ve mazmun bakımından da durum böyledir.
*Naili ve onun etkisinde kalan Cevri’nin aksine Vecdi’de daha çok vuzuh vardır.O daha çok Fehim-i Kadim’in yolundan gitmiştir.
*Vecdi aynı zamanda iyi bir hattattır.
*Vecdi’nin yegane eseri küçük Divan’ıdır.Ahmet Mermer yayımlamıştır,Eşref Yanmaz yüksek lisans tezi hazırlamıştır.
NEDİM-İ KADİM
*18.yy meşhur şairi Ahmed Nedim’den ayırmak için Kadim ünvanıyla anılır.
*Nedim-i Kadim,Baki ve Şeyhülislam Yahya ile gelişerek 18.yy’da Nedim’i yetiştiren bir çizgi üzerinde yer almış ve bu tarzda yapıcı olmaktan çok izleyici olmuş bir şahsiyettir.
*Kadim,velut olmayan şahsiyetiyle Nefi,Şeyhülislam Yahya ve Naili gibi şairlerin seviyesine çıkamamasına rağmen yazmış olduğu güzel gazelleriyle döneminde iyi bir şöhrete kavuşmuştur.
*Üslubunun en belirgin özelliği duygu ve hayal derinliğinden çok bunları sade ve külfetsizce dile getirmesidir.
*Bazı şiirlerinde özellikle kasidelerinde anlamın bir beyitte tamamlanmayarak diğer beyitlere geçtiği ”merhun” beyitlerin fazlalığı dikkati çekmektedir.
*Kadim,şiirlerinde herşeyden evvel mana’yı öne alarak mana’nın zarif bir dille ifadesini esas almıştır.
*Onun tek eseri yaklaşık 500 beyitten oluşan Divan’ıdır.Divan’da mektup yer almaktadır.Osman Horata yayımlamıştır.
NABİ
*Bir mutasarrıfın dikkatini çekerek 24 yaşlarındayken 4.Mehmed’in saltanatı yıllarında İstanbul’a gönderilen Nabi,Musahib Mustafa Paşa’ya intisap ederek kısa zamanda ona divan katibi olmuştur.Padişahın av gezintilerine Paşa’nın maiyetinde katılan şair Lehistan seferine katılarak Kamaniçe’nin fethi üzerine Fetihname-i Kamaniçe’yi kaleme almıştır.
*Edirne’de tertiplenen muhteşem sünnet düğününde bulunarak Surname’yi yazdı.
*Hacca gitmeye niyetlenen şaire yolda rahat etmesi için padişah tarafından ferman verildi.Hac dönüşü Mustafa Paşa’ya kethüda olan şair Tuhfetül Harameyn adlı eserini bu devrede kaleme almıştır.
*Oğlu Ebulhayr için Hayriyye eserini kaleme almıştır.
*Nabi;kaside,tarih düşürme,mesnevi,lügaz,muamma,seyahat,tarih,mektup gibi çeşitli şekil ve türlerde dini,içtimai,siyasi vb. değişik konularda birçok eser vermiştir.Gayet rahat,kolay ve tekellufsuz yazan velut bir şairdir.
*Sebk-i Hindi’nin etkisiyle bazen zincirleme farsça terkipler kullanmış ve yeni mazmunlar bulmuştur.
*Farsça terkipler yanında sağlam ve temiz türkçeyi,halk deyimlerini,atasözlerini de kullanmayı ihmal etmeyerek dengeyi çok iyi sağlamıştır.Edebi sanatlarla mazmunlara da önem veren şair manayı esas almakla birlikte lafzı da ihmal etmemiştir.
*Şairler tarafından çokca kullanılan;gül,bülbül,dudak,boy,servi,çimen gibi kavramların basit tekrarını uygun görmemiş,şairin yenilikler yapması,kimsenin gidemediği güç yollara gitmesi gerektiğini söylemiş,tekrarlanan sözleri bırakıp,yeni ve yüksek manaları avlamayı tavsiye etmiştir.
*Divan’ında orijinal tasvirleriyle Medine,Şam,Halep,Erzurum ve Manisa gibi şehirler üzerine yazdığı şiirler ve özellikle mesnevilerinde daima ilhamını hayattan almıştır.
*Şiirleri şekil yönüyle muhkem olan Nabi,vezne ve kafiyeye hakimdir.
*Nabi edebiyat tarihinde Hikemi Tarz’da kaleme alnımış şiirlerin temsilcisidir.Şiirlerinde sürekli okuyucusuna öğüt verip yol gösterici bir tavır takınmıştır.
*Şevket-i Buhari,Örf-i Şirazi ve Saib-i Tebrizi gibi şairlerin de etkisinde kaldığı anlaşılan Nabi özellikle Saib’in hikmet üzerine kurulu şiir anlayışının türk edebiyatında temsilcisi olarak bilinir.Şiirlerinde çok nadir rastlanan lirizm yerine,onda eşyaya ibretle bakarak bundan bir hikmet çıkarma temayülü hakimdir.
*Nabi’nin Türkçe Divan’ı Halep valisi Silahtar İbrahim Paşa’nın ısrarlarıyla vücuda getirilmiş olup eski edebiyatın en hacimli divanları arasında yer alır.888 tane gazel yer almaktadır.Divan’ı Ali Fuat Bilkan yayımlamıştır.Meserret Diriöz ise tahlili bir çalışma yapmıştır.Ali Fuat Bilkan Nabi’nin hayatını,Halep’te geçirdiği günleri,eserlerindeki soyo-kültürel temaları da yayımlamıştır.
*Farsça yazdığı şiirlerini derlediği eseri Divançe-i Farisi’dir.
*Molla Cami’nin manzum kırk hadisinin Türkçeye tercümesinden oluşan Hadis-i Erbain’i vardır.
*Nabi’nin en meşhur eseri oğlu için yazmış olduğu Hayriyye adlı mesnevidir.Oğluna nasihat olarak yazdığı bu eseri aslında bütün gençlere yol göstermesi için kaleme almıştır.
*Hayrabad mesnevisi ise kısmen Feridüddin-i Attar’dan tercümedir.Sonu hicran ve hüsranla biten mesnevilerin aksine vuslatla biten bir eserdir.
*587 Beyit tutarındaki Surname’si Sultan Mehmed’in şehzadelerinin on beş gün süren sünnet düğünü eğlence ve etkinliklerini anlatan bir mesnevidir.
*Hac ziyaretinden yaklaşık 5 yıl kadar sonra kaleme aldığı Tuhfetül Harameyn ve Veysi’nin Hz. Muhammed’in doğumundan Bedir Gazvesine kadar yazdığı siyerine ek olmak üzere kaleme aldığı Zeyl-i Siyer-i Veysi onun nesir eserlerindendir.
BOSNALI SABİT
*Paşmakcızade Seyyid Ali’ye yazdığı kaside’de belittiğine göre bir keresinde eşkiya yağmasına uğramış,kızı eşkiyalara esir düşmüştür,İsmail adlı oğlu Tunca nehrinde boğulmuştur.
*Tekfurdağı müftülüğünde bulunduğu sırada Edhem ü Hüma mesnevisini kaleme almıştır.
*Konya mevleviyetine getirilince Mevlana için medhiye yazmıştır.
*Ramazan ayı münasebetiyle yazdığı Ramazaniyye son eserlerindendir.
*Nabi ile aynı ay içinde vefat etmiştir.
*Uzun boylu,uzun sakallı,fazla konuşmayı sevmeyen biri olduğu rivayet edilir.Sohbetlerde konuşup latife söylemekten çekinen Sabit nazmıyla herkesi şaşırtmıştır.
”Ben söz söyleyemiyorum.Bereket versin kalemim biraz söylüyor.O da söylemese çatlardım.”
*Atasözleri,deyimler ve Türkçenin kıvrak ifadelerinden çokca yararlanan Sabit,sürekli olarak taklitçilikten kaçınmıştır ve kendine has bir üslubun temsilcisi olmuştur.
*Zaman zaman çok nadir görülen ifadeler kullanmış,bazen de çok basit sözler ve garip ifadeler kullanmıştır.Bazılarına göre Sabit,eski şiirde yeni bir dil kullanarak milli üslubu oluşturan ilk şairlerden sayarlar.
*Çorlulu Ali Paşa Camii ve Hamamı için yazdığı kasidedeki tasvirlerinde ince sanatkar ruhunu ortaya koymayı başaran şair hikemi tarzda yazdığı şiirlerinde içine düştüğü sonuk üsluptan kendisini kurtaramamıştır.
*Divan’ında bazen müstehcen ifadeler yer vermiştir.(balgam,uyuz,tükürmek,gübre,piyaz).Divan Turgut Karacan tarafından yayımlanmıştır.
*Yerli ve tamamen orijinal olan Derename ve Berbername gibi biraz da alışılmadık ve müstehcen konularda kendine has üslubuyla kaleme aldığı mesnevileriyle kendisinden sonra gelen Enderunlu Fazıl ve Enderunlu Vasıf gibi şairlere öncülük etmiştir.
*Kırım Hanı Selim Giray’ın Rus ordusuna karşı kazandığı Prekop zaferini anlatan 426 beyitlik bir Zafername’si,bir de Sultan 3.Ahmed’e sunduğu manzum ve mensur bir Hadis-i Erbain Tercüme ve Tefsir’i vardır.
HALETİ
*Sultan 3.Murad’ın hocası alim ve şair Azmi Efendi’nin oğludur.
*Sultan 2.Osman’ın taht’a geçmesi üzerine sunduğu Arz-ı Hal mesnevisiyle Mısır kadılığına getirilmiştir.
*Katip Çelebi,Osmanlı tarihinde Kınalızade Ali Efendi ve Azmizade Haleti kadar çok okuyan ve araştıran bir alim daha olmadığını belirtmektedir.Nitekim öldüğünde her birinin kenarında 4bin kitap bulunmuştur.
*Şiirlerinde yaşadığı hayattan,değerinin bilinmediğinden ve haksızlıklılara uğradığından sık sık şikayet etmiştir.
*Bağdatlı Ruhi bir kıtasında Haleti’nin güzel şiirleriyle gönüllerde yer tuttuğunu söylemiştir.
*Haleti edebiyatımızda şiirlerinden çok rubaileriyle tanınmıştır.O rubailerinin hem değeri hem de sayısı bakımından aşılamamış bir şairdir.Yaklaşık 1000 tane rubai’si vardır.
*Haleti,Divan’ını Sultan 3.Mehmed adına tertip etmiştir.Oldukça hacimli bir Divan’dır.
*Haleti’nin hayatı,eserleri ve edebi kişiliği üzerine Bayram Ali Kaya tarafından doktora tezi hazırlanmıştır.
*Divanda yer alan rubai’ler ayrıca Rubaiyyat-ı Haleti adıyla bir araya getirilmiştir.
*Cevat Yerdelen Haleti’nin rubaileri üzerine doktora tezi yapmıştır.
*Sakiname’si Bayram Ali Kaya tarafından yayımlanmış olup eksik olan Mihr ü Mah mesnevisinden başka pek çok şerh,haşiye ve talikatı da vardır.Devrindeki bazı kişilere yazdığı mektupların toplandığı Münşeat’ı,onun inşa sanatındaki ustalığını göstermesi bakımından önemlidir.
ŞAİR PADİŞAHLAR
BAHTİ——————–>1.AHMED
FARİSİ——————–>2.OSMAN
VEFAİ———————>4.MEHMED
AHMED——————->2.AHMED
18.Yüzyıla Orta Asya Sahası Türk Edebiyatı
*Siyasi otoritenin zayıfladığı Şeybanilerin yerini Astarhanlar almıştır.
*Bu yüzyılda Orta Asyadaki medeni faaliyetlerde gözle görülür bir düşüş yaşanmıştır. Ortaya konulan eserler basit taklit ve tercümelerdir.
*Buhara ve çevresinde Çağatay Edebiyatı gittikçe gerilediği halde, Hive ve Hokand çevrelerindeki siyasi gelişmelere paralel olarak canlı bir edebi faaliyet göze çarpmaktadır. Ancak bunlar Ali Şir Nevai ve Fuzuli’yi taklitten ileri gidemeyen çalışmalardır.
*Bu dönemin temsilcileri ;
*Baba Rahim-i Nemengani ( Bu asrın başında Belh’de idam edilmiştir. Divan sahibidir. )
*Nevbeti ( Divan sahibidir. )
*Abdülmecid Harabati ( Divan sahibi. )
*Hüveyda ( Divan sahibidir ve Rahat-ı Dil adlı eseri vardır. )
*Gazi ( Divan sahibidir. )
*Mevlana Yahya ( Hive Şairidir )
*Seyyid Muhammed (Hive Şairi, Şir Gazi sülalesindendir, Gülşen-i İkbal adlı eseri vardır. )
*2.Ebulgazi ( Hive şairi, Beyza mahlasını kullanmıştır. )
*Bu asırda yetişerek Yesevi tarzında şiirler yazan, bazen şiirlerinde aruz veznini kullanan şairler ;
Mahdum Kulı, Şems-i Özkendi, Ubeydi, Fakiri, Bihbudi, Şühudi, Gazali, Tufeyli ve Raci .
18.yy Azeri Sahası Türk Edebiyatı
*Astarabadlı Mirza Muhammed Mehdi Han ( Nadir Şah’ın katibi ve vakanüvistir, Senglah adlı büyük Türkçe-Farsça sözlüğü hazırlamıştır. Bu eserin mebanil luga adlı ilk bölümü Çağatay, Azeri ve Osmanlı Türkçeleri hakkında bilgi veren bir gramerdir.)
*Mehmed Münşi ( Nesir alanında tanınmıştır, Dini ve edebi ilimlerin yanında matematik, astronomi gibi ilimlerle de ilgilenmiştir. )
*Nizamüddin Muhammed-i Dehharkani ( Ehli Beyt ile ilgili yazdığı Muhammesiyle tanınır. )
*Seyyid Fettah-i Meragi ( Mahlası İşrak, Farsça şiirleri, Riyazul Futuh adlı mesnevisi, Türkçe şiirleri, mesnevileri ve mersiyeleri vardır. )
*Hoylu Hacı Hudaverdi ( Mahlası Taib, Türkçe mersiyeleriyle tanınmıştır. )
*Mirza Abdurrezzak ( Mahlası Neşe, Divan sahibidir. )
*Murtaza Kulu Han ( Mahlası Nami, Bu asrın en kudretli şairi, Osmanlı Türkçesine yakın tarzda yazdığı şiirlerini tanzir edenler arasında Nedim de vardır. )
*Vakıf ( Diğer adı Molla Penah, Asrın diğer önemli ve kudretli şairi, Kafkas Türküdür, Klasik şiirde üstaddır, klasik şiir estetiğiyle halk söyleyişini kaynaştırmıştır. )
18.yy Osmanlı Sahası Türk Edebiyatı
*Asrın başında Nedim, sonunda ise Şeyh Galip bu yüzyılın en kudretli şairleridir.Bunda asrın başında 3.Ahmed ve sonunda 3.Selim’in sanat ve sanatkara ilgi gösterip desteklemeleri etkili olmuştur. )
*Bu dönem şairleri önceleri hikmet ve hünerle elde edilen edebi seviyeyi, bu dönemde mahalli unsurları, gündelik hayatı ve konuşma dilini şiirin malzemesi yaparak yakalamaya çalışmışlardır.
*Kaynaklarda ‘’Şiir’’ ve ‘’Şair Asrı’’ olarak kabul edilen 18.yy şair kadrosu bakımından klasik edebiyatın en geniş ve zengin dönemidir. Bu asırda 1322 şair yetişmiştir, bunlardan 168 tanesinin divanı vardır. Üstad sayılabilecek şairlerin sayısı çok azdır. Kaynaklar ‘’Sabit’ten itibaren her taşın altından bir şair çıkıyor ‘’ diye bunu belirtmiştir.
*Bu dönemde bazı şairler ‘’şair’’ ile müteşair’’i ayırt etmeleri için ‘’ reis-i şairan’’lık görevine getirilmişlerdir. Sünbülzade Vehbi şiirin ayaklar altına alındığı bu dönemde kendisine şair denmesinden utandığını ifade etmesi de bu durumu yansıtmaktadır.
*Edebiyat ve sanatın merkezleri ; İstanbul, Edirne, Bursa, Diyarbakır ve Balkanlar.
*Bu devir bir nazire edebiyatı görünümündedir. Bunda Damad İbrahim Paşa’nın etkisi büyüktür.
*Yüzyılın başında gazelde Nabi, Kasidede ise Nefi en fazla tanzir edilen şairlerdir.Baki, Fuzuli, Şeyhülislam Yahya ve Sabit şiirlerine belli oranda nazireler yazılan diğer şairlerdir.
*Asrın başında Nedim, sonunda Şeyh Galip’in yetişerek farklı bir ses ve tarzda ortaya çıkmalarıyla dönem şairleri yeni bir ivme yakalamışlardır. Nedim kendisine en çok nazire yazılan şairdir. Salim gibi şiirinden ziyade tezkiresiyle tanınan bir şairin gazeline 150 nazire yazılması, nazire geleneğinin bu asırda ulaştığı durumu yansıtmaktadır.
*Beliğ ve Neyli, her şiirin tanzir edilemeyeceğini, nazirenin ‘’taklit’’ ve ‘’tekit’’ seviyesinde kalamayacağını ifade ederek nazire yazmanın kendilerine yakışmayacağını belirtmişler ve şiirde ‘’kudemanın köhne tarzı’’ örnekleri hem divan hem de ezberlerde fazlasıyla bulunduğu için bunları terk edip yeni olanı bulmak gerektiğini söylemişlerdir.
*’’Yeni’’ bazı şairlere göre Nedim’in, bazılarına göre Şevket-i Buhari, Saib-i Tebrizi ve Kelim’in şiiridir. Şeyh Galip’ göre ise Nabi ile Nedim tarzı ‘’köhne vadilerdir’’. Aslında ‘’Yeni’’ mecazi anlatımıyla Şevket-i Buhari’nin şiiri olup, bu tarzı ilk defa kendisi icat ederek şiir zeminini tazelemiştir.
Bu yüzyılda müşterek gazel sayısında artış yaşanmıştır. Bunlar edebi kaygı gözetmeksizin daha çok hoşça vakit geçirmek için yazılmış şiirlerdir.
Geçen asırda Rami, Nabi, Vecdi gibi şairlerde örnekleri görülen bu yöneliş, bu dönemde özellikle İstanbul’da bir muhit veya mekan etrafında toplanan şairler arasında oldukça rağbet görmüştür. Hatta Beylikçi İzzet gibi bazı şairlerin şiirlerinde 7’ye kadar çıkmıştır.
Nabi’nin Hikemi tarzını benimseyenler ; Sabit, Dürri, Kami, Sami, Selim, Raşid, İzzet Ali Paşa, Seyyid Vehbi, Çelebizade Asım, Koca Ragıp Paşa, Hazık, Fıtnat Hanım, Haşmet.
Bunların içerisinden sadece Koca Ragıp Paşa Nabi’nin akıcılığını yakalayabilmiştir.
Nabi tarzında şiir söyleyip sonradan Nedim’e yönelenler ; Sünbülzade Vehbi, Kami, Raşid, Neyli, İzzet Ali Paşa, Seyyid Vehbi, Fıtnat Hanım.
Nabi ve Nedim etkisinden uzak kalan şairler ; Osmanzade Taib, Nazım, Nahifi, Hatem, Esrar Dede
Şeyh Galib’in de içinde bulunduğu genç şairlere Hoca Neşet’in Saib-i Tebrizi ve Şevket-i Buhari’nin şiirlerini okutmasıyla Sebk-i Hindi akımı kendini göstermiştir. Şeyh Galip ve Sami dışında önemli bir temsilci yetişmemiştir. Sebk-i Hindi akımının etkisiyle tarih , muamma ve lügaz türünde eserlerde artış yaşanmıştır. Dürri özellikle de Süruri manzum tarih düşürmede asrın en önemli temsilcileridir. Faiz ve Şakir padişahlar için yazılan tarihleri Mecmua-i Tevarih’te toplamışlardır.
*Mahalli tarz ; Necati Bey, Tacizade Cafer Çelebi, Nevizade Atayi ve Sabit’te görülür. Biçimden öze doğru giden bir gelişim gösterir. Sabit’in önemli bir merhala oluşturduğu bu tarz Nedim ile güçlü ve zarif bir senteze ulaşmıştır.
Nedim’in asıl takipçisi olarak görülen İzzet Ali Paşa’nın dışında Vahid, Neyli İsmail Beliğ, Çelebizade Asım, Seyyid Vehbi Nedim tarzında şiirler söylemişlerdir.
Enderunlu Fazıl, mahalli unsurları ve dış alemi oldukça amiyane ve kaba bir üslupla aksettirmiştir.
Hece Vezniyle şiir yazan şairler ; Vahid Mahtumi, Nedim, Necib (3.Ahmed), Şeyh Galip, İlhami (3.Selim), Nahifi.
Bunların arasında en çok dikkat çeken hece vezniyle yazdığı 32 şiiriyle Vahid Mahtumi’dir.
Klasik Üslup ; Baki ve Şeyhülislam Yahya’nın önderlik ettiği, manadan çok ahenge önem verilen, tasannudan uzak, zarif, açık ve nükteli söyleyişin temsil ettiği üsluptur.
Bu yy’da temsilcileri ; Nazım Yahya, Esrar Dede, Enis Nahifi, Beylikçi İzzet, Nevres-i Kadim, Pertev, Kırımlı Rahmi.
Şeyh Galib’in özellikle divanında yer alan şiirlerde bu üslubun özellikleri görülür.
*En çok rağbet gören nazım şekli gazeldir.
*Nedim dönem şairleri üzerine Nabi etkisini kırarak kendisini kabul ettirmiştir.
*Dönemin başlıca gazel şairleri ; Vahid Mahtumi, Esrar Dede, Nahifi, Fıtnat, Seyyid Vehbi, Sünbülzade Vehbi, Kami, Sami
*Şeyh Galip 371 gazel yazmıştır.
*Geçen asırlara göre kaside sayısında azalma meydana gelmiştir. Bunda şüphesiz 3Ahmed ve 3.Selim dışındaki sultanların ve devlet adamlarının şairlere olan ilgisinin azalması ve tarih nazmetme geleneğinin önem kazanması etkili olmuştur.
*Mevlevi şairleri kaside söylemeyi el etek öpmeye benzettikleri için divanlarında kasideye yer vermemişlerdir.
*Dönemin başlıca kaside şairleri ; Nedim, Şeyh Galip, Sünbülzade Vehbi, Seyyih Vehbi, Nevresi-i Kadim, Kami, Sami, Neyli
*Bu asırda şarkı türünde belirgin bir artış görülür.Koşma ve Türkünün etkisiyle murabbada ortaya çıkan bazı değişikliklerle oluşmuştur.
*Şarkı türünün ilk örnekleri 16.yy şairlerinden Ubeydi ve 17.yy şairlerinden Ubeydi’de görülür.Nazım, Nedim, Şeyh Galip, Vahid, Enderunlu Fazıl bu dönemde şarkılarıyla ön plana çıkmışlardır.
*Nedim her konuda yazdığı şarkılarıyla bu türün alanını genişletmiştir.
*Vahid yazdığı 101 şarkıyla dikkat çeken bir isimdir.
*3.Ahmed şair, hattat vw müzisyen bir hükümdardır. Ahmedi ve Necibi mahlaslarını kullanmıştır. Kuran nüshası istinsah etmiştir, Sultan Ahmet çeşmesinin kitabesini yazmıştır, Topkapı sarayındaki Besmeleyi yazmıştır, iki kütüphane kurdurmuştur, şairleri,sanatkarları himayesi altına almıştır.
*Hanende ve bestekar Reşid Çelebi, Ney ve Tambur üstadı Eyüplü Şeyh Mehmed Rıza Efendi, şair ve bestekar Yahya Nazım, İki yüzden fazla eseri bulunan Başhanende Hasan Ağa dönemli önemli sanatkarlarıdır.
XVIII. Yüzyıl Mesnevileri
*Mesnevide gerileme ve zayıflama kendisini yavaş yavaş hissettirmeye başlamıştır. Ancak dönemin birçok mesnevisinde gerçek konuların ve sosyal çevrelerin esas alınması, sanatçının dönemin sosyal, siyasi ve kültürel konular hakkında değerlendirmede bulunması, bir önceki asrın alegorik mesnevilerinden farklı bir anlayışın gelişmesine zemin hazırlamıştır. Bu da geçmiş asırlardan farklı olarak yerli malzemeye temayülü göstermektedir.
*Çift kahramanlı aşk ve macera konulu mesneviler itibardan düşmüş, yerine orijinal ve topluma mesaj da veren realist aşk hikayeleri yazılmıştır.
*Dini-ahlaki-tasavvufi mesnevilerde fark edilir bir azalma olmuş ancak diğer türlere göre yine belli oranda rağbet bulmuştur.
*Mahalli unsurlarla örülü realist eserlerde gözle görülür bir artış kaydedilmiştir. Bunların çoğunun orijinal eserler oluşu dikkat çekmektedir.
*Mesnevilerin beyit sayıları geçmişe oranla daha azalmıştır. Beyit sayılarında görülen azalma hem de kısa olmaları nedeniyle bu asır mesnevilerinin belli bir oranda müstakil bir eser olarak kaleme alınmadığı, bizatihi şairlerin oluşturdukları Divanlarda kendilerine yer bulduğu görülmektedir.
*Yaklaşık 190 mesnevi kaleme alınmıştır.3 tanesinin nüshaları mevcut değildir.78 tane dini-ahlaki-tasavvufi , 20 tanesi aşk konulu (2 tanesi temsili-alegorik) , 9 tanesi tarihi-destani-menkabevi , 13 tanesi Şehrengiz , 5 tanesi Sakiname , 14 tanesi Sergüzeştname hasbihal arz-ı hal , 2 tanesi kutsal yerleri anlatan mesneviler , 13 tanesi menzum sözlük , 22 tanesi diğer konularda yazılan mesnevilerdir.
Dini-Ahlaki-Tasavvufi Mesneviler
*17.Asırda olduğu gibi bu yüzyılda da dini-ahlaki-tasavvufi mesnevilerin hem sayısında hem de türünde önemli azalma olmuştur. Özellikle tasavvufi konulu mesnevilerde bir iki önemsiz örnek dışında rastlanmaz. Dini-ahlaki mesneviler biraz daha rağbet görmüştür. Özellikle öğüt vermek için yazılan mesnevilerin sayısı diğerlerine nazaran daha fazladır.
*Sünbülzade Vehbi-Lütfiyye (Hayriyye’nin orijinalitesine sahip olmamasına rağmen o eserden hareketle kaleme alınmıştır, muhtevası beğenilmiştir. )
*Nahifi-Mevlana’nın mesnevisini aynı vezin ve formda üslubunu da koruyarak mükemmel bir şekilde Türkçeye tercüme etmiştir, asrın en önemli eserlerindendir.
*Vasık mahlasını kullanan İlahizade Mehmed Emin-Allah’ın varlığından, birliğinden, kudretinden ve gücünden bahseden bir mesnevi kaleme almıştır.Divanında yer alan bu şiir 28 beyittir ve mefailün mefailün feulün kalıbıyla yazılmıştır.
*Hacı Mehmed-Manzum Şerhi Esmaül Hüsna ( mefailün mefailün feulün , 1764 yılında , Allah’ın her bir ismini çeşitli sayıdaki beyitlerle şerh etmiştir. )
*Hakim mahlasını kullanan Mehmed Efendi-Manzum Şerhi Esmaül Hüsna ( feilatün mefailün feulün , 300 beyit , Allah’ın her bir ismi üçer beyitle açıklanmıştır ve bu isimlerin havassını da ihtiva eden mensur açıklama yapmıştır )
*İsmail Beliğ-Gül-i Sad Berg ( İbadetlerle ilgili seçilmiş yüz hadisten her birinin birer beyitle açıklandığı manzum yüz hadis tercümesidir, Her hadis bir gül yaprağına benzetilerek tamamı için 100 yapraklı gül çağrışımı yapılmıştır, dili sade , üslubu güzel , 183 beyit, feilatün feilatün feilün)
MEVLİD
*Nahifi-Mevlid ( müfteilün müfteilün failün , 1111 beyit, Hz. Peygamberin doğumu detaylı şekilde anlatılmış hayatının diğer safhaları kısaca özetlenmiştir, didaktik mahiyettedir, üslubu ağırdır, dili kurudur, belirli kültür seviyesine ulaşmış kişilere hitap eden bir eserdir. )
*Lalizade Edib-Mevlid ( 213 beyit, failatün failatün failün, Mevlid merasimlerinde okunmak için değil de sanat eseri ortaya koymak amacıyla yazılmıştır, muğlak-sanatlı ve kapalı bir anlatım, tasvirlerle doludur, olaylara çok az yer verilmiştir. )
*Abdullah Salahi Uşşaki-Mevlid ( Sadece mevlid ve miraz fasılları yer almaktadır, Hz. Paygamberin doğumu ve mirac’da Cenab-ı Hak ile konuşması geniş olarak anlatılmıştır. )
*Vasık-(Hz. Peygamberin doğumundan önceki olayları, doğumunu, mucizelerini, miraç hadisesini ihtiva eden bir mesnevi kaleme almıştır, mefailün mefailün feulün, 103 beyit, eserde Hz. Ömer’in Medayin fethine de yer verilmiştir. )
*Vasık’ın ( feilatün feilatün feilün kalıbıyla yazılan 19 beyitten oluşan na’t konulu bir mesnevisi daha vardır. )
*İbrahim Hanif Mehmed Kazım-Manzum Siyer-i Nebi ( Eserin diğer adı Şerafetname, failatün failatün failün, 3.Selim’e takdim edilmiştir, 3 cilttir ama 2 cildi eksiktir. )
*Uşşakizade Seyyid İbrahim Hasib Efendi-Manzum Siyer-i Nebi
*Vahid Mahtumi-(Hz. Peygamber, Hz. Ebu Bekir, Hz. Osman, Hz. Ömer, Hz. Ali, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin hakkında mesnevi kaleme almıştır. )
*Asrın diğer mevlid yazarları ; Ahmed- Mürşidi, Darendeli Bekai, Beyzade Mustafa, Necibi, Mehmed Hamdi Hüseyni, Selami Şeyh Mustafa, Akif.
Esma-i Nebi ( Hz. Peygamberin Kuran-ı Kerim ve diğer mukaddes kitaplar ile hadislerde geçen isimlerinin yanında dini ve edebi eserlerde onu vasfetmek için kullanılan isim, sıfat, künye ve lakapları ihtiva eden eserlerdir. )
*Hasib-i Üsküdari-Dürretül Esma ( Şeyh Muhammed Süleyman Cuzuli’nin Delailul hayrat ve Şevarıkul Envar fi Zikris Salat Alennebiyyil adlı mensur salavat mecmuasından seçtiği 201 ismin manzım olarak şerh edildiği eserdir , hacimli bir eserdir, mefailün mefailün feulün )
*Nazim Yahya Efendi ( Hz. Peygamber’in 99 isminin yer aldığı 20 beyitlik mesnevi yamzıştır. )
HİCRET
*Nahifi-Hicretün Nebi ( müfteilün müfteilün failün, 788 beyit, sebeb-i telif ve hatime bölümleri yok, eser besmele, hamdele, tevhid ve naat bölümleriyle başlamıştır, Hz. Peygamberin çocukluğundan başlayarak hicret hadisesi detaylı olarak anlatılmıştır, edebi sanatlar bakımından başarılıdır, naat mahiyetindedir, )
*Şeyhülislam İshak Efendi-Bisetname ( Hz. Muhammed’in peygamberliğini konu edinir, feilatün mefailün feulün, beyit sayısı Hz. Muhammed’ peygamberlik verilişinden vefatına kadar geçen yirmi üç senenin aylarının toplamı kadardır 278 beyiti yer yer mucizelere de yer verilmiştir, eserin dili sadedir çünkü eser halk’a hitap ediyor. )
*Abdulbaki Arif Efendi-Miraciyye ( 6 değişik aruz kalıplarını kullanmıştır, 321 beyit, Hz. Peygamber’in hayatı etrafında kaleme alınan mesnevilerdendir, 12 beyitlik tevhid ve 11 beyitlik münacaat ile başlanarak Hz. Peygamberin Mirac hadisesinden itibaren en yüksek feleğe ulaşması konu edinilmiştir. )
*Süleyman Nahifi-Miracün Nebi ( 1159 beyit, müfteilün müfteilün failün, sahih hadislere dayanılarak Hz. Peygamber’in göğe çıkışı ele alınmıştır, doğru rivayetler tercih edilmiştir. )
*Şeyh İsmail Hakkı Bursevi-Miraciyye ( 475 beyit, failatün failatün failün, 1709 tarihinde, sanatlı üslup, müellifi meşayihten olduğundan dini-tasavvufi miraciyye örneğidir, muhteva zenginliğiyle türünün en güzel örneklerindendir, 10 bölümdür. )
*Nayi Osman Dede-Miracün Nebi Aleyhis Selam ( Mehmed Nasuhi Efendi’nin isteği üzerine yazılmıştır, failatün failatün failün, 107 beyit, bu miraciyye’nin yazıldığı tarihten itibaren her yıl Recep ayının 27.gecesi yani mirac kandilinde tekkelerde okunması gelenek halini almıştır. )
*Mecidi-Haza Miraciyye-i Risalet penah Aleyhisselam ( 289 beyit, mefailün mefailün feulün, lirik üslup )
*Hafız Ömer Yenişehir-i Fenari-Miraciyye ( 1790 tarihinde, failatün failatün failün, 318 beyit, klasik mesnevi tertibine uygun değildir, Hz Peygamber’in biri cismani, diğerleri ruhani olmak üzere 34 miracı belirtilmiştir, en çok Hz. Peygamber ile Cenab-ı Hak arasında geçen konuşmalara yer verilmiştir. Züh, takva, namaz gibi konular işlenerek nasihatname gibi eser oluşturmuştur. )
*Nayi Osman Dede-Ravzatil-icaz fi Mucizatil Mümtaz ( müfteilün müfteilün failün, 2351 beyit, Kuran-I Kerim’de zikredilen tüm peygamberlerin mucizelerini ihtiva etmesi bakımından orijinal olan eser baştan sona mesnevi nazım şekli ve aynı aruz kalıbıyla yazılmıştır.Hz. Peygamberin mucizelerinin diğer peygamberlerden üstün olduğunu savunarak bir bakıma Vesiletün Necat adlı eserde olduğu gibi Hz. Peygamber’in üstünlüğü ele alınmıştır, Nuh ile Hz. Peygamberin mucizeleri de detaylı oalrak karşılaştırılmıştır. )
*Nahifi-Gazavatname-i Nebevi ( nüshası kayıp, feulün feulün feulün feul , Hz. Peygamberin savaşlarını konu alır, farsça, 1000 beyit, )
*Nevres Kadim ( Bedir gazvesini anlatan bir eseri vardır, telif hüviyete sahiptir, arkaşının isteği üzerine kaleme alınmıştır, dili ve üslubu sadedir, mefulü mefailün feulün, 371 beyit. )
*Mazlumzade Mustafa Hüseyin el halebi-Risale-i Bedriyye ( Eserin diğer adı Manzume-i Esami-i Ashab-i Bedr, 401 beyit, iki bölümdür, gazvenin ele alındığı 1.bölüm 313 beyittir ki bu sayı savaşa katılan sahabe sayısıdır, 2.bölümde ise Ashab-ı Bedr’in faziletlerine dair rivayetler Buhari ve Feth-i Bari’de yer alan hadis metinleri arapça olarak kaydedilmiştir,1.bölüm feilatün mefailün feulün, ikinci bölüm failatün failatün failün, son hatime bölümü ise müstefilün müstefilün failün )
*Hakani’nin Cıgalazade Yusuf Sinan Paşa’ya sunduğu Hz. Peygamber’in güzelliklerini, vücut yapısını anlatan Hilye-i Saadet’in etkisiyle bu yüzyılda eserler kaleme alınmıştır. )
*Arif Süleyman-Hilye-i Nebevi ( Hakani’nin hilyesine nazire, 463 beyit, feilatün feilatün feilün, eserin sonunda şair itiraf ve istigase başlığı altında eseri yazma sebebini açıklamıştır. )
*Seyyid Mehmed Efendi-Nazire-i Hilye-i Hakani ( feilatün feilatün feilün, 422 beyit, Mustafa Özkat’a göre Hakani’nin serine nazire değildir. )
*Abdullah Salah-ı Uşşaki-Hilye-i Hasaneynil-ahseneyn ( Hakani’ye nazire, feilatün feilatün feilün, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin hilyelerinden oluşur, 413 beyit, konusu itibariyle orijinal, konusu arap alfabesine göre tertiplenmiş naat tarzının yeniliği dikkat çekmektedir )
*Nahifi-Hilyetül Envar ( Müfteilün müfteilün failün, 2870 beyit, Naatlerden oluşan divan şeklindedir ama esasında hilye türünden bir mesnevidir, eser Hilye-I Hakani’ye nazire olarak yazılan Cevri’nin Hilye Çihar Yar-ı Güzin ve Neşati’nin Hilye-I Enbiyasından sonra türünün edebiyatımızdaki en başarılı örneklerindendir, Hakani’den farklı olarak Hz. Peygamber’in portresini daha geniş şekilde tasvir etmiştir. )
*Selami ( Hz. Peygamber’in dış vasıflarını tasvir eden bir hilyesi vardır, sıradandır, matbu divanının başında yer almaktadır. )
*İstanbullu Nati Mustafa Bey-Hilyei Aşere-i Mübeşşere ( cennetle müjdelenmiş on sahabe hakkında, 200 beyit, Hanbel’in naklettiği hadis’e göre Hz. Peygamber’in sağlığında cennet gidecekleri müjdelenen on büyük sahabeden 4 halife dışında altı sahabenin hilyesine yer verilmiştir )
*Nuri Osman-ı Hanyevi-Hz. Hasan ve Hüseyin için hilye kaleme almıştır, Türkçe divanındadır. )
*Bu dönemde Hz. Peygamberin fiziki yapısı, beşeri yönü ve hayat tarsi ile ilgili Şemail Şerif’ler kaleme alınmıştır.
*Mazlumi Hüseyin el Halebi-Tercüme-i Şemail Şerif ( 3000 beyit, Tirmizi’nin Şemail’inin aruzun 16 farklı kalıbının kullanılarak Türkçey nazmen tercümesidir, 52 başlık vardır )
*Eskişehirli Aynı Ekber Şeyh Muhammed-Manzum Şemail Şerif ( Tirmizi’nin Şemail’inden hareketle oluşturulmuştur, 1639 beyit, feilatün feilatün feilün, 15 bölüm başlığı arapça olarak aynen kullanılmıştır,eserde Hz. Paygember’in sevdiği yemekler, yatağı, ağlayışı, yürüyüşü vs konulardan bahsedilmiştir. )
Hazret-i Mevlana ile ilgili
*Lutfi Mehmed Dede-Hilye-i Mevlana ( Bu konuda yazılan ilk eser, Mevlana’nın fiziki ve manevi portresi, feilatün feilatün feilün, 126 beyit )
*Bursalı Ali Rıza-Hilye-i Hazret-i Mevlana ( Lutfi Mehmed Dede’den sonra yazılan ikinci mevlana hilyesidir, feilatün mefailün feulün, konusu itibariyle orijinaldir. )
*Neccarzade Şeyh Rıza-Hilye-i Hace Bahaeddin Şeyh Nakşibendi ( failatün failatün falatün failün, 75 beyit, şah’ı nakşibendi hakkında kaleme alınmıştır, suretten ziyade siret ön plandadır eser bu yönüyle diğer hilyelerden ayrılmaktadır, elsine-i selase yani Türkçe,Farsça ve Arapça olarak oluşturulmuştur.)
*Konusu itibariyle dikkati çeken eserlerden olup Matlaul Fecr olarak da anılan Risale-i Regaibiyye Salahi’nin edebiyatımıza kazandırdığı bir türdür, üç ayrı dille yazılan eserin Türkçesi Regaibiyye, Arapçası Rakımetül acaib fi leyletir regaib, Farsçası Destançe Acaib der Leyle Regaib, arapça ve farsça olanlar Türkçe olanın tercümeleri hüviyetindedir, Hz. Muhammed’in regaib gecesi ana rahmine düştüğü rivayetine dayanılarak mucizeleri anlatılır )
*Arif Süleyman Efendi-Regaibiyye ( Salahi’nin serine muhtemelen farsça naziredir, 129 beyit, mirac konusu ayrıntılı şekilde ele alındığından mirac- nebi türünden bir eserdir, Süleymaniye kütüphanesinde 3 nüshası vardır. )
*Şakir Ahmed Paşa-Tertib-i Nefis ( Surelerin adı ve kaçar ayetten oluştukları, secde ayetleri, ihtilaf edilen ayetlerin neler olduğu ve bazı ayetlerin faziletleri üçer beyitle açıklanmıştır,Ayrıca Kuran cüzlerinin hangi surede ve hangi ayette başladığı belirtilmiştir,Şair özellikle müttefik ve muhtelif ayetler konusundaki eserlerin arapça olarak kaleme alınmasından dolayı, bu ayetler üzerinde durmayı tercih etmiştir, 489 beyit )
*Şakir Ahmed Paşa-Ravd-ı Verd ( İki ayrı mesneviden oluşur, ilk mesnevi esmaül hüsna şerhi, ikincisi ise gazve-i Bedr Azamül Gazavat adlı mesnevilerdir. )
*Bu asırda toplumu özellikle de çocukları eğitmek, terbiye etmek ve yetiştirmek amacıyla çeşitli Nasihatname’lerin kaleme alındığı görülmektedir.
*Sünbülzade Vehbi-Lutfiyye-i Vehbi ( Oğlu Lütfullah’ın güzel huylara sahip olarak büyümesi ve yüce rütbelere erişmesi’ne yardımcı olması düşüncesiyle nabi’nin Hayriyye’si örnek alınarak yazılmıştır, iki beyitlik tarih kıtasıyla birlikte 1181 beyittir, bir haftada yazılmıştır, eğiticilik yönü ağır basar, ahenk ve titizlikten yoksun bir eserdir, Nabi’nin eserinde orijinaliteye sahip olmamasına ragmen özellikle muhtevasından dolayı beğenilmiştir. )
*Sünbülzade Vehbi-Nasihatname-i Vehbi ( 140 beyit, failatün failatün failün )
*Zarifi-Pendname ( Bu dönemde yazılan nasihatnameler arasında en çok dikkat çekenidir, 135 fasıl, sade dil, failatün failatün failün,eserin sonunda yer alan risale-i tasavvufname ile birlikte 1174 beyitten oluşmaktadır. )
*Seyyid Mehmed Emrullah Emiri Çelebi-Nasihatname-i Emiri ( failatün failatün failün, 196 beyit, oğluna hitaben yazdığı sosyal konular içeren kısa mesnevidir. )
*Müellifi belli olmayan Öğütname adlı eser mefailün mefailün feulün kalıbıyla yazılmıştır, eserde dünyanın fani olduğu, ölüm ve insanın belli yaş dönemleriyle ilgili öğütleri işlenir, 99 beyittir.
*Diyarbakırlı Seyyih Ahmed Mürşid Efendi-Pend-i Mürşidi ( Eserin diğer adı Nasihatneme-i Mürşidi, Aydınlı Müridi’nin Pend-i Rical adlı serine nazire olarak yazılmıştır, 13.yy’dan beri gelen dini-didadktik eserlerin genel üslubuna uygundur, halkın anlayabileceği seviyededir, hiçbir yenilik orijinallik göstermez, bu tipte yazılmış eserlerin özeti,temsilcisi veya mistik bir örneği mahiyetindedir, mevlid ve muhammediye ile birlikte en çok okunan eserlerdendir, eski geleneksel islam dini kültürünü yeniden benimsetmiştir. )
*Edirneli Örfi-Nasihatname ( Kamil kimsede bulunması gereken özellikler ele alınmıştır, 47 beyit, mefailün mefailün feulün )
*Necib ( Sultan 3.Ahmed )-Nasihatname ( 1.Mahmud için kaleme alınmıştır. )
*Kaygulu Halil-Hadiül Uşşak ( Eserin diğer adı Muhammediyye Sani, Konu ve tertip bakımından Muhammediye’ye çok benzer, Yazıcıoğlunun Muhammediyesi, Mürşidi’nin Ahmediye’si ve benzeri eserlerde olduğu gibi dinden, ilahi aşktan , ibadetten, peygamberlerden bahseder, 16lı hece ölçüsü kaside nazım şekliyle yazılmış manzumelerle 8’li 11’li mesneviler birbirini takip eder, dili sadedir, edebiyatımızda önemli bir hüviyete sahiptir. )
*Naimüddin Temeşvari-Pendname-i Naimüddin ( mefailün mefailün feulün, 399 beyit, Eserin diğer adı Silk-i Cevahir, Eserin büyük bölümü Güvahi’nin Pendnamesinden aynen alınmış beyitlerden oluşur, sadece Sultan 3.Mustafa ve Sadrazam Mehmed Paşa övgüsünde kaleme alınan şiirler şaire aittir. )
*Ahmed Raşid-Pendname-i Lokman Hekim Terceme Manzumesi (farsça yazılmış Pendname-i Lokman Hekim Cihet-i Ferzend adlı eserden tercümedir, Kuranda geçen Lokman Hekimin öğütlerini içerir, Nasihatname türünde çocukları eğitmek amacıyla, Öğütlerin kesinlikle uyulması gerektiği vutgulanmıştır, 34 başlık 158 beyittir. )
*Şeyh İbrahim Nazira-Pendname ( eser kayıptır )
*Ahmed Rasim Efendi-Pend-i Attar Tercümesi ( Mehmet Tahir’e göre )
*Nazım ve Lebib bu asırda Nasihatname kaleme alan diğer şahsiyetlerdir.
*Vahid Mahtumi-Sergüzeşt-i garib-i Bağdadi ( didaktik, müfteilün müfteilün failün, 120 beyit, Garib bağdadi’nin başından geçen olaylar masalsı üslupla anlatılmıştır )
*Lebib-i Amidi-Tarif-i Erkan-ı Salatiyye Haricen ve Dahilen başlıklı 13 beyitten oluşan, namazın şartlarını ihtiva eden bir eserdir.
*İslam aleminin mukaddes şehirlerinin fazilerine, tarihine ve çeşitli hususiyetlerine dair ya da mabed, şahıs, halife ve milletlerin faziletlerine dair yazılan eserlere Faziletname denir.
*Nahifi-Fazilet-i Savm-i Şehri Ramazan ( Oruç tutmanın faziletinden, fıtır sadakasından bahsedilmiştir, 253 beyit, failatün failatün failün )
*Esrar Dede-Mübarekname-i Esrar ( Mevlevi tarikatında yapılan sema’nın mahiyetini belirtmek amacıyla kaleme alınmıştır, 145 beyittir, tasavvufi-didaktik, hüküm cümlelerinden oluşan açıklayıcı monoton bir üslup vardır, ahenk oluşturmak için mısra başı kafiyeler kullanmıştır, Remel bahrinin uzun kalıbı kullanılmıştr, Esrar Dede’nin matbu divanının sonundadır. )
*Esrar Dede-Fütüvvetname ( Ahiliğin ahlakı yönünü anlatır, Mevlevilere hediye edilmiştir, sıradan bir mesnevidir. )
*İbrahim Hakkı-Vasl-name ( feulün feulün feulün feul, 116 beyit. )
*Zati Süleyman Efendi-Sevanihun Nevadir fi Marifetil Anasır ( anasır-ı erbaa’dan, alem-i ekber ve alem-i asgar’dan,aklı kül,aklı müsebbih,aklı maad ve aklı maaş’ın ne olduğundan bahsedilir, 14.yy tekke şiirini 18.yy osm. Toplumuna sunmuştur, tekke edebiyatının çöküşünü gösteren orijinallikten uzak bir eserdir.)
*Erzurumlu İbrahim Hakkı-Aşk-name ( Mevlana’ya izafe edilen Aşkname’nin beyit beyit manzum tercümesidir, Bazı nüshalara göre Mevlana’nın Işknamesinin beyti beytine tercümesidir,ilahi aşk anlatılmıştır. )
*Nahifi-Türk illerinde en çok saygı gören, en çok okunan Mesnevi-i Manevi’yi kelimesi kelimesine aynı vezinde ve formda Türkçe’ye tercüme etmiştir.Ahenk’e dikkat edilmiştir,Mesnevi tercümesinin aslı ve tercümesi 4 cilt halinde Amil Çelebioğlu tarafından yayımlanmıştır. )
*Nahifi-Enfüsül Ahak ( dini-tasavvufi, ibret alma düşüncesinden hareketle dünya hayatındaki nefislerin insan-ı kamil olma yolunda ki akt etmesi gerekn aşamalar ele alınmıştır, Şeriat,tarikat,marifet, hikmet merhaleleri akıcı şekilde yer almıştır. )
*Hoca Neşet-Tufan-ı Marifet ( Mirza Bidil’e naziredir, kainat hakkındaki felsefi düşünceler, farsça mesnevi,, )
*Neyli-feilatün mefailün feulün kalıbıyla bir rahibin müslüman oluşuyla ilgili 73 beyitlik hikaye kaleme almıştır.
*Mustafa Kail-Name-i Işk ( Tasavvufi dört hikayeden oluşur. )
*Seyyid İbrahim Muhammed Agah-Şurutus Salat ( namaz, abdest ve gusül konularındadır, şiirsellik yönünden zayıftır, 55 beyit, failatün failatün failatün failün )
AŞK MESNEVİLERİ
Bu dönemde çift kahramanlı aşk hikayelerinden Leyla vü Mecnun, Yusuf u Züleyha, Hüsrev ü Şirin ve Vamık u Azra kaleme alınmıştır.Diğerleri ise görülmemektedir.
*Bu asırda Defter-i Aşk ve Füruzname gibi orijinal ve okuyucuya mesaj da veren aşk hikayelerinin de kaleme alındığı görülmektedir.Aşk konusunda dahi mesaj verme kaygısı Türk milletinin yaptığı her işin sonunda fayda gözetmesinin bir sonucudur.
*Örfi-Leyla vü Mecnun ( Leyla vü Mecnun hikayesini oluşturan vakaların ekseriyetinin çıkraıldığı eser hakiki aşkın Mecnun’da tecellisi tasvir edildikten sonra bitirilmiştir.Böylece esere tasavvufi bir hüviyet verilmek istenmiştir, Anadoluda yazılan türünün son örneğidir. )
*Edirneli Örfi-Mahabbetname ( Kendi aşkıyla Leyla vü Mecnun arasında ilgi kurarak kaleme almıştır,eserde hulasa aşk-ı hakikat başlığında bir murabba, mersive ve terkib-i bend yer almaktadır. ) Rıfat Bütün’e göre bu iki eser bir arada bütünlük göstermektedir.
*Andelib-Leyla vü Mecnun ( Manzum-mensur karışıktır, aruz ve hece vezi vardır. )
*Nakam-Leyla vü Mecnun ( Türkçe yazılan Leyla vü Mecnunların sonuncusudur )
*Vehbi-Leyla vü Mecnun ( Faizi tarafından yazılmaya başlanan eseri tamamlamıştır.bugün kayıp olan eserden alınan 9 beyit salim tezkiresinde kayıtlıdır. )
*Safayi’ye göre Azun adlı şair Leyla vü Mecnun kaleme almıştır.
*Şeyh Galip Mefailün mefailün feulün kalıbıyla yazdığı 18 beyitlik mesnevide ilahi aşk yönüyle Leyla vü Mecnun’a değinmiştir.
*Ahmed-i Mürşidi-Yusuf-u Züleyha ( failatün failatün failün, 2590 beyit, konuları bakımından yusuf kıssası ve daha önce yazılan yusuf u züleyhalarla benzerlik gösterir, halkı bilgilendirmek amacıyla sade dil, mahalli unsurlar, atasözleri, bölüm sonunda salat u selam )
*Oflu Bilal Efendi-Yusuf u Züleyha ( Diğer yazılanların aksine 5 değişik aruz kalıbı kullanılmıştır, bir manzume iki değişik kalıpla yazılmıştır,yusuf ile züleyha’nın aşkından ziyade Yusuf peygamberin hayatını da ihtiva eder, Kuran’ı esas olarak almıştır, Vehb ibni mürebbih ve Mücahid’in rivayetlerinden yararlanmıştır. )
*Köprülüzade Esad Paşa-Yusuf-u Züleyha ( Eksik bir nüshası günümüze ulaşmıştıri kurgu bakımından Hamdullah Hamdi’nin mesnevisine benzer )
*Kerküklü Nevruzi-Yusuf-u Züleyha ( 7844 beyit, iki bölüm, Kuran’dan, çeşitli tefsirlerden ve Cami’nin yusuf u züleyha kıssasından etkilenilerek yazılmıştır)
*Hevai-Yusuf u Züleyha ( Eser kayıptır )
*Salim bin Mustafa bin Ahmed-Hüsrev-ü Şirin ( Sultan 3.ahmed’e sunmuştur. )
*Kuburizade Abdurrahman Rahimi-Vamık u Azra ( Eser bugün için kayıptır )
*Enderunlu Fazıl-Defter-i Aşk ( Yaşayıp sonradan pişman olduğu 22 aşk macerasından dördünden bahseder, ilahi aşkın tarifiyle başlanarak platonik bir boyut kazandırılmak istenmiştir, İsmail karakteri aracılığıyla tensel zevki adet edinenlerin sonunu gözlemleriyle okurlarına göstermiştir, verilmek ,istenen mesaj tağyir yani başkalaşmadır,ona göre mecazi aşk sadece bir araçtır bir galattır, Allah aşkının önemini vurgulamıştır,mahalli unsurlar ve çingene düğünü bölümü çok başarılıdır. )
*Kami-Firuzname ( klasik mesnevi tertibine uygun değildir, bir hükümdarın azat ettiği kölesinin eşine karşı duyduğu aşkı konu edinir. )
*Sünbülzade Vehbi-Şevk-Engiz (Sabit’in etkisiyle yazmıştır, 785 beyit, bir zenperest ile mahbubperest arasında geçen kadın ve erkek güzelliği ile ten hazları konusundaki tartışmayı münazara şeklinde vermiştir, eserde geçen eşya vb. Isimlerde cinsel telmihlerle verilmiştir, müstehcen beyitler vardır,eserin sonunda ilahi aşka ulaşan kahramanlar vardır,Bu eser Enderunlu Fazıl’ın Defter-i Aşk ve Zenanname isimli eserleriyle birlikte basılmıştır. )
*Raşid-Sıhhab-Abad ( Sultan 3. Ahmed’in hastalığından derinden etkilenilerek onun duçar olduğu hastalıktan kurtulması için kaleme alınmıştır. )
*Vahid Mahtumi-Name-i Aşıkane-i Manzum ( Klasik şiirin aşk anlayışı vardır, manzum mektup örneklerindendir, sevenin ağzından sevgiliye yazılmıştır. )
TEMSİLİ / ALEGORİK MESNEVİLER
*Şeyh Galib-Hüsnü Aşk ( sultan sühan menem diğer nist sözünü perçinleyen eserdir, Nabi’nin Hayrabad adlı eserine benzer mesnevi yazılmayacağı iddaa edilmiş bunun üzerine bu eser kaleme alınmıştır, mefulü mefailün feulün, 6 ayda yazılmıştır, 2042 beyitten ve 6’şar bentlik 4 adet terdiyye’den oluşur, Hüsn ile Aşk arasında geçen aşk tamamen tasavvufi remizlerle ve sembollerle anlatılmıştır, şair eserin başında eseri diğerlerinden farklı bir şekilde kaleme aldığını belirtmiştir, mecazi aşktan hakiki aşk’a, kesretten vahdete geçiş anlatılır.,Hüsn:İlahi güzellik, Aşk:ilahi güzelliğe ulaşmak isteyen derviş, Mekteb-i Edeb:tekke, ben-i mahabbet:tarikat mensupları, ismet:dürüstlük, hoşruba:aklı çelen nefis, mollayı cünun ve sühan:mürşid/şeyh, )
*Refi-i Amidi-Can-u Canan ( Şeyh Galip’in serine nazire, Nabi’yi Şeyh Galip’in kınamasından kurtarma ve onun eserinin beş beytine bile nazire yazamayacağı iddiasına cevap verme düşüncesiyle kaleme alınmıştır,bir müridin seyri sülük’ü anlatılmıştır. )
TARİHİ-DESTANİ-MENKABEVİ MESNEVİLER
*En başarılı dönem 15. Ve 16.yy
*Seyyid Vehbi-Sulhiyye ( Savunmaya geçişin ya da zihniyet dünyasındaki değişimin tipik bir göstergesidir. )
*Kami-Behcetül Feyha ( Bağdat valise Hasan Paşa’nın aşiret isyanlarını bastırması ve imar çalışmalarını konu edinmektedir. )
*Antakyalı Münif-Zafername ( Belgrad kalesinin fethedilmesi üzerine yazılmıştır. )
*Bekai-Gazavat-ı Seyyid Battal Gazi ( Sadrazam silahtar Mehmed Paşa’ya takdim etmiştir, 6664 beyit, 11-14.yy’da anadoluda teşekkül eden dini-destani halk hikayesinin manzum halidir. )
*Hasib-Silkül Leal Ali Osman ( 18bin beyit, kaside nazım şekli,Osm. Dev. Kuruluşundan başlayarak Fatih dönemi sonuna kadar vuku bulan olayları sultanlara göre bölümlere ayırarak anlatmıştır, Gelibolulu Ali’nin Künhül Ahbar adlı eserini kendine rehber edinmiştir, Latifi,Aşık Çelebi gibi tezkire yazarlarının eserlerinden de faydalanmıştır. Edebiyatımızda yayınlanan 2.manzum tezkiredir,Menderes Coşkum yayımlamıştır.)
*Vasık-Medhiyye (Köprülüzade Ahmed Paşa’nın sadrazam olması üzerine kaleme almıştır. )
*Nati Mustafa Bey-Edhem-Name (İbrahim Edhem’in menkıbelerini konu alır.)
*Arpaeminizade Mustafa Sami ( Yemen Melihi Tubba’yı konu alan bir mesnevi kaleme almıştır. )
*Balıkesirli Raşih-Vasf-ı Ashaf- Kehf ü Naat-ı Rakim ( ashaf-ı kehf yani mağara yaranı hakkındadır, aruzun çeşitli kalıpları kullanılmıştır, 4422 beyit,tir. )
ŞEHRENGİZLER
*15.yy’da Mesihi’nin Bursa Şehrengizi bu türün ilk örneğidir.
*Bu yy’da yazılanların en önemli özelliği yerli ve realist olmalarıdır.
*Beliğ-Ayine-i Huban ( Bursa’nın erkek güzellerini anlatır. )
*Enderunlu Fazıl-Huban-name ( Reisülküttab Ebu Bekir Ratib Efendi’ye atfolunmuştur, sevgilinin hangi memlekette güzel çoktur sorusuna sevap vermek amacıyla kaleme alınmıştır, çeşitli coğrafi bilgiler vermilmiştir. )
*Enderunlu Fazıl-Zenanname ( Hindistan’dan Yeni Dünya’ya kadar erkek güzelleri, edebiyatımızda avrupa kültürünü yansıtır, çeşitli milletlerin özellikleri verilmiştir,bedii zevkten yoksun mahalli unsurlar vardır,çeşitli milletlerin kadın güzellerinden de bahseder, Eser bir erkeğin cinsi latifin yani güzel kızın beğenisini nasıl kazanacağını anlatır, ideal güzel 15 yaşında siyah saçlı, siyah gözlü, fidan boylu, nazik, ikide bir abu demeyen kız olmalıdır. Anadolu kadınlarının yürek yakacak kadar güzel olmadıklarını belirtir, zarafer ve güzellik sembolü Istanbul kadınları, iran,rum,çerkez ve gürcü güzellerini beğenen şair,yahudi,ermeni ve ruslardan öfkeyle bahseder mısırlıları küçümser, matbu nüshasının müstehcenliği dolayısıyla Mustafa reşid paşa tarafından toplattırılması ilginçtir. )
*Vahid Mahtumi-Lalezar ( Yenişehir şehrengizidir, şehrin ileri gelen dört güzelinin isteği üzerine kaleme alınmıştır, 11 erkek güzel ele alınmıştır, üslup ve muhteva yönünden şehrengiz türünün başarılı örneklerindendir, Yenişehirin sosyal ve kültürel hayatını da yansıtır, lalenin çeşitli isimleri de eserde yer alır. )
*Subhizade Aziz-İstanbulda yaşayan Salih isimde bir güzelin övgüsünde şehrengiz yazmıştır.
*Rasih-Şehrengiz
*Mustafa Fenni-Sahilname ( Türünün ilk örneğidir, uzun aruz kalıbıyla yazılmıştır. Konusu itibariyle original ve ilginçtir, Galata’dan başlanarak Rumeli sahilleri ile Anadolu Hisarından Fenerbahçeye doğru yer alan anadolu kıyılarında bulunan beyitler birer beyitle anlatılmıştır, 63 semte değinilmiştir, deyim-mecazlar bol, zeka ve hayal gücüne dayanan mizahi söyleyiş )
*İzzet Efendi-Fenni’nin Sahilnamesine nazire yazmıştır, 65 semtin özellikleri, )
*Ruhi-İstanbulname ( 350 beyit )
*Kami-Tuhfetüz Zevra ( 581 beyit, Bağdatta medfun velileri müstakil başlıklar altında tanıtmıştır,Basra,Küfe ve Kerbela’da zikredilmiştir. )
*Sarıcazade Ramiz-Edirnede bulunan tekkelere dair bir mesnevi kaleme almıştır.
*Hasib-Dergehname (İstanbulda bulunan 97 tekkeyle ilgilidir. )
*Muzika Hümayum hocalarından Emin Efendi-Kethidazade Arif Efendi’nin menakıbı sonuna Dergahname adıyla yeni kurulan on tekkenin ismini eklemiştir.
*Neyli-Mekke-i Mükerreme mevlevihanesinin medhi hakkında 13beyitlik mesnevi yazmıştır)
SAKİNAMELER
İçki,kadeh,sürahi ve musikiden bahseden manzum eserlerdir.
*Subhizade Feyzi-Nevizade Atayi’yi takip etmeye çalışmıştır, 4 mesnevisini divanıyla birlikte hamse olarak nitelendirmiştir, Heft Seyyare dışındaki Miratı Alem Nüma olarak da anılan Miratı Suret numa ve Aşk Name’nin her ne kadar isimleri farklı ise de bu 3 eserin Atayi’nin Sakiname’si tarzında kaleme aldındığı görülmektedir, Miratı Alem Numa’nın Atayi’nin Sakinamesinden ayrılan en belirgin yanı Boğaz ve Hisar tasvirlerinin yer almayışı, içki sofrası mezelerinin ‘’ sıfat nukl letafet aver başlığında işlenmesi, meyin tasavvufi boyutuyla ele alınması, Safaneme’de anadoluhisarı ve rumelihisarı semtlerini biraz daha genişleterek anlatmıştır, Atayi’de ki anlatım gücüne ulaşamamıştır, Heft Seyyare ise 1 tevhid, ve 1 naatten sonra birer günde yazıldığı belirtilen 100 ile 310 beyit arasında değişen orijinal 7 hikaye ve hatimeden oluşmaktadır.
*Şeyhi Mehmed Efendi-Sakiname ( 111 beyit )
*Benlizade İzzet-Sakiname ( 300 beyit, manzum hikaye )
*Beliğ-Terkib-i Bend
*Şeyh Galip ve Tayyar Mahmud Paşa ve Hoşa Neşed Tercii bend şeklinde sakiname yazmışlardır.
*SERGÜZEŞTNAME-HASBİ HAL-ARZI HAL
*Beliğ-Sergüzeştname Fakir Azimeti Tokad ( Bursadan Tokat’a giderken çektiği sıkıntıları anlatmıştır )
*Katib Osman-Sergüzeştname Katib Osman ( şairin çocukluk yıllarından başlayarak yaşlılığına kadar olan dönemdeki başından geçen olayları kapsar.eser edebi değerden ziyade18.yy osm. Toplumu hakkında bilgiler vermesi bakımından önemlidir. )
*Kani-Hasbi Hal (Sosyal eleştiri )
*Hasan Yaver-Gül-i Sad Berg ( çok yemenin zararları az yemenin faydaları )
*Vahid Mahtumi-Arzı Hal Mahtumi Beray Sultan Mahmud Han
*Vahid Mahtumi-Medhi Kapudan Paşa ve Arzı Hali Vahid isimli arzı hali vardır.(Lalezar isimli şehrengizin sonunda yer alır.)
*Reşid,Fıtnat Hanım ve Nazım arzı hal kaleme alan diğer şairlerdir.
KUTSAL YERLERİ ANLATAN MESNEVİLER
*Bosnalı Muhlis-Delilül menahil ve Mürşidül Merahil ( manzum hac seyahatnamesidir,menziller arası saat mesafesi belirtilmiştir, İstanbuldan Mısıra kadar deniz yolculuğunda gördüğü yerleri eserinde anlatmıştır, rapor niteliği taşır. )
*Natık-Tuhfetül Harameyn ( Hacca gidişini ve bu yolculuk esnasında ziyaret ettiği yerleri anlatmıştır,2789 beyit, 21 gazel 18 rubai )
BUNLARIN DIŞINDAKİ MESNEVİLER
*Nazir İbrahim-Beyan Huruf Tehecci ( harflerin lügat anlamları, kullanılışları, Kuran-ı Kerimde ki sayısı, farsçada ki manalarından bahseder. )
*İsmail Hakki Bursevi-Maani Huruful Tehecci ( Nazir İbrahim’in eseri tarzındadır,mesnevi nazım şekliyle ve uzun aruz kalıbıyla yazılmıştır. )
*Enderunlu Hasan Yaver-Fenniyye Eşar ( Şiir,şair ve edebi kurallardan bahseder )
*Arpaeminizade Mustafa Sami-Vahid Mahtumi’nin şiir ve inşasını öven mesnevisi ve musiki makamlarından bahseden mesnevisi vardır.
*Sünbülzade Vehbi-Sultan 3.Selim’e divanını nasıl oluşturduğuna dair bir dibace mukaddime kaleme almıştır.
*Salim-Kendini övmek için fahriyye tarzında mesnevi kaleme almıştır.
*Kami-Çocukların dili ile ilgili mesnevi kaleme almıştır.
*Cemali Uşşaki-Uşşaki Silsilenamesi
*Haşim Baba-Mesnevi tarzında mesnevi kaleme almıştır.
*Lebib-Hüsnü Hat ile ilgili mesnevi kaleme almıştır.
*Erzurumlu İbrahim Hakkı-Kıyafetname ( Bu yy’da kıyafet ilmiyle ilgili yazılmış tek eserdir,Hamdi’nin eseri gibi meşhurdur, müfteilün failün kalıbı,141 beyit. )
*Kami-Mektup hakkında mesnevi kaleme almıştır.
*Safayi Rasih:Manzum mektub kaleme almıştır.
*Neyli:Edirne güzellerini tanıttığı bir mektubu vardır.
*Lebib-i Amidi:Abdullah Efendi’ye yazılmış 60 beyitlik mektubu vardır
*Mehmed Esad, Vahid Mahtumi ve Salim bu asırda mektup yazan diğer şairlerdir.
*Kıssa-i Erve’ler mefailün mefailün feulün kalıbıyla yazılır.
MANZUM SÖZLÜKLER
*Abdurrahman Zaidi Konevi-Tevfiye ( Arapça-farsça-türkçe manzum sözlük )
*Antakyalı Şeyh Ahmed-Se Zeban ( arapça-farsça-türkçe manzum sözlük ve gramer kitabı, bu dilleri bilmeyen çocuklara yardımcı olmak için yazılmıştır, farsça ve arapça kelimeler Tuhfe-i Şahidi ve Lügat İbni Ferişte’den derlenmiştir. )
*Eşref Feyzi-Lügat Feyzi ( eserin diğer adı Hoş Eda, arapça-farsça-türkçe manzum sözlük, tuhfe-i şahidi’ye naziredir )
*Ahmed Resmi İbrahim Giridi-Nazmı Giridi ( arapça-farsça-türkçe manzum sözlük )
*Mustafa Keskin b. Osman-Manzumei Keskin ( Tuhfe-i Şahidi’ye nazire, manzum arapça-farsça-türkçe sözlük ,kıtaların sonunda bir mısra türkçe diğer mısrada bunun yanında farsça tercümesi olarak birere beyit yazılmış,kıtanın sonu tuhfe-i şahidi’nin hümayun beyitlerinden seçilmiştir.)
*Hafız Abdullah Halil-Tuhfetül Hafız ( arapça-farsça-türkçe manzum sözlük, mesleklerden de bahsedilmiştir. )
*Mustafa ilmi b. İbrahim-Tuhvetül İhvan ve Hediyyetüs Sıbyan ( Sıbyan mektebinde arapça öğrenen öğrencilere farsçayı da öğretmek amacıyla kaleme alınmıştır.lügat Feriştehoğlu’nun türkçe ve farsçaya tercümesidir. )
*Sünbülzade Vehbi-Tuhfe-i Vehbi ( Tuhfe-i Şahidi’den sonra en çok okunan farsça-türkçe sözlüktür )
*Şemsi-Tuhfe ( farsça-türkçe manzum sözlük, eserde yer alan farsça kelimeler mevlana’nın mesnevisi, Sadi’nin Bostan-ı Gülistan’ı ve Tuhfe-i Şahidi’den derlenmiştir. )
*Osman Şakir Mustafayi Bozoki-Müsellesname Şakir ( arapça-farsça-türkçe manzum sözlük, müellifin hafızasında kalan kelimelerin nazmedilemesiyle oluşturulmuştur,)
*Sünbülzade Vehbi-Nuhbe-i Vehbi ( Tuhfei Vehbi’nin çok ilgi görmesi üzerine 3.selime ithafen yazılan manzum arapça-türkçe lügattir,120 eserin özeti,Tuhfe’nin gördüğü ilgiyi görmemiştir,Yayaköylü Reşid Efendi şerh yazmıştır. )
*Yusufyan Han-Tuhfe-i Rumi(rumca-türkçe manzum sözlük )
*Hanyalı Nuri-Lügat Manzume Nuriye ( rumca-türkçe manzum sözlük )
[wp_ad_camp_2]