in

Eski Türk Edebiyatı ‘’ Bilinmesi Gerekenler ‘’

*Şahidi İbrahim Dede:Tuhfe-i Şahidi(manzum sözlüktür,Mesneviyi okuyanlara yardımcı olması için yazılmıştır,Hüseyin El Konevinin Tuhfe-i Hüsam adlı eserine nazire olarak yazılmıştır,medreselerde okutulmuştur,aruz ve uygulamalı dil kitabı olarak kullanılmıştır)

*Bursalı Lami Çelebi:Lügat-ı Manzume(küçük yaştaki çocuklar için yazılmıştır)

*İmadzade Yusuf-ı İmadi: farsça-türkçe manzum türkçe telif etmiştir,kafiye ve rediflerine göre tertip edilmiştir)

*Osman b. Hüseyni Bosnevi:Manzume(Farsça-Türkçe manzum sözlük,kolay ezberlenmesi için basit vezinlerle yazılmıştır)

*Nazmül Esami(müellifi bilinmemektedir,farsça fiil ve mastarlara yer verilmemiştir)

*Şeyhülharemzade Şeyh Abdulkerimzade:Lügat-ı Abdülkeri(Arapça-Farsça-Türkçe manzum sözlük)

*Fettul Fettah:Suni Malatyavi(Farsça-Türkçe manzum sözlük)

16.yy OSMANLI SAHASI MENSUR ESERLERİ

Nesir dili henüz 17 ve 18.yy’larda olacğı kadar ağır ve ağdalı değildir.Allahın adının zikredildiği Besmele bölümü,ona şükürle başlayan hamdele bölümü,Hz.Muhammede selam edilen salvele yahut mukaddime adındaki giriş bölümleri dışında genellikle sade ve akıcı dil kullanılmıştır.Sanatlı bir üslup oluşturma amacıyla arapça-farsça asıllı kelimelerin kullanımı artmıştır.

TARİHLER

15.yy da ilk örnekleri verilmeye başlanan tarih yazıcılığı bu asırda gelişmiştir.2.bayezid,Yavuz ve kanuni gibi padişahların desteğiyle nitelikli eserler verilmiştir.

*Ruhi Çelebi:Ruhi Tarihi(Tevarih-i Al-i Osman,osmanlı devletinin kuruluşundan 1511 yılına kadar olan olaylar ele alınmıştır,mebadı ve metali adlarıyla 2 bölümden oluşur)

*Kemal Paşazade:Tevarih-i Al-i Osman(,osmanlı devletinin kuruluşundan 1533 yılına kadar olan olaylar defter başlığı altında ele alınmıştır,ilk büyük osmanlı tarihi,tenkidi ve usta bir üslupla yazılmıştır,Corteille ve Şerafettin Turan yayımlamıştır)

*Lütfi Paşa:Tevarih-i Al-i Osman(Müellifi kanuni dönemi sadrazamlarındandır,sanatlı nesir özellikleri gösterir)

Asafname(sadrazamlık kitabı,devlet adamının özellikleri anlatılmıştır)

*Koca Nişancı Celalzade Mustafa Çelebi:Tabakatül Memalik fi Deracatil Mesalik(Kanuni dönemi olayları anlatılmıştır,30 tabaka ve 365 dereceye bölünmüştür sadece 30.tabakası yazılmıştır)

diğer eseri:Selimname

*Küçük Nişancı Mehmed Paşa bin Ramazan Çelebi:Siyer-i Enbiya-i İzam ve Ahval-i Hulefa-i Kiram ve Menakıb-ı Selatin-i Al-i Osman(kanuninin teşvikiyle yazılmıştır,kısa bir dünya tarihinden sonra osman gaziden başlayarak kanuniye kadar geçen olaylar anlatılmıştır,binalar-bilginler,şairler-veliler hakkında da bilgiler vardır,eserin diğer adı Tarih-i Nişancı veya Tarih-i Ramazanzadedir)

*Hoca Sadeddin Mehmed Hasan Can:Tacüt Tevarih(Osmanlı tarihciliğin en önemli eserlerindendir,hoca tarihi de denilir,osmanlı devletinin başlangıcından 2.selim devri olan 1574 yılına kadar olan olaylar anlatılmıştır)

*Selanikli Mustafa Efendi:Tevarih-i Al-i Osman(Sadrazam Ferhad Paşanın emriyle devletin ruznamesini tutmakla görevlendirilmiştir bunun üzerine bu eseri yazmıştır,1563-1600 yılları arasındaki olayları günü gününe yazmıştır,eserin diğer adı Selaniki Tarihi)

*Gelibolulu Ali:Künhül Ahbar(dört rükn üzerine tertip olunmuş umumi bir tarihtir)

BİYOGRAFİ ESERLERİ

*Gelibolulu Ali:Künhül Ahbar(dönemin şairlerini tanıttığı içinde biyografik eser niteliği taşır)

*Taşköprizade Ebulhayr İsameddin Ahmed:Şakaikun Numaniyye fi Ulemaid devletil Osmaniye(gözleri görmediği için başkasına yazdırarak hazırlatmıştır,osman gaziden başlayarak 1558 yılına kadar yetişmiş osmanlı bilginlerinin biyografilerinden oluşur,521 kişinin biyografisi vardır)

*Muntesibzade Mehmet Haki:Hadaikur Reyhan(Şakaıkun Numaniyye’nin Türkçeye tercümesi)

*Derviş Ahmed Efendi:Ed Devhatül İrfaniyye fi Ravzatil Osmaniyye(Şakaıkun Numaniyye’nin Türkçeye tercümesi)

*Mehmed b. Sinanüddin Yusuf:Menakıbul Ulema(Şakaıkun Numaniyye’nin Türkçeye tercümesi)

*Seyyid Mustafa:Hadaikül Beyan fi Tercemeti Şakaıkun Numan(Şakaıkun Numaniyye’nin Türkçeye çevirisi)

*Amasyalı İbrahim b. Ahmed:El Hakaik(Şakaıkun Numaniyye’nin Türkçeye çevirisi)

*Edirneli Mehmed Mecdi:Hadaikuş Şakaik(Şakaikun Numaniyyenin türkçe en çok tanınan tercümesidir,Şakaik adındaki ilaveler göz önünde bulundurularak yazılmıştır)

*Aşık Çelebi:Tetimetuş Şakaikun Numaniyye(Şakaıkun Numaniyye adlı eserinin çevirilip zeyil edilmiş halidir,arapça zeyli Sokullu Mehmed Paşaya Türkçe zeylini ise 2.Selim’e sunmuştur)

*Ali bin Bali:El İkdül Manzum fi Zikri Efadılil Rum(Şakaıkun Numaniyye adlı esere arapça yazılan zeyl)

ŞUARA TEZKİRELERİ

Anadoluda ilk defa bu yüzyılda görülür.

Sehi Bey:Heşt Behişt adlı eseri ilk şairler tezkiresi olarak bilinse de Garibinin Garibi Tezkiresinin ondan daha önce yazıldığı tahmin edilmektedir.Garibi külliyatı içinde yer almaktadır.Nestalik hattıyla ve osmanlı lehçesiyle kaleme alınmıştır.184 varaktır.1535 tarihinde yazmıştır.Garibi’nin diğer ismi Gülşen-i Garib olması muhtemel tezkire-i mecealis-i Şuara-yı Rum yazmanın varakları arasındadır.Şair osmanlı türk sahasındaki şairlerin unutulmasından rahatsızlık duymaktadır.Bu tezkirede Mevlana’dan Deli birader’e kadar yer alan şairler vardır.

Garibi’nin tezkiresindeki ilginç bilgiler

·         Mevlananın ehli beyt hakkında söylediği daha önce bilinmeyen 3 türkçe beyit

·         Ahmed paşa seyyiddir ,mesnevi bahriyle leyla vü Mecnun yazmıştır

·         Sücudi mevlid yazmıştır bu mevlid zülvezndir.

·         Revani Zülvezn ve zülkafiye adıyla Hüsnü Aşk mesnevisi yazmıştır.

·         Necati kibirli birisidir.

Nişani ve Melihi Türk-i Basit akımının öncüleri sayılabilir.

Sonuç olarak Garibi’nin bu eseri edebiyatımızda osmanlı sahasında  Türk şairleri hakkında yazılan dili türkçe olan ilk şairler tezkiresidir.Edebiyatımızda ilk Mevlevi şairler tezkiresi özelliği de gösterir.

*Anadoluda yazılan ilk Osmanlı sahasında ise ikinci tezkire ise Sehi Beyin yazdığı Heşt Bihiştdir.Eserin diğer adı Tezkire-i Sehi.Bihişt(cennet) adı verilen 8 tabakadan oluşur.Sehi Bey tezkiresini yazarken molla cami’nin baharistanından ve Devletşahın Tezkiretüş Şuarasından etkilenmekle birlikte asıl model olarak Ali Şir Nevayi’nin Mecalisin nefais adlı eseridir.

*Anadoluda yazılan ikinci tezkire:Latifi tarafından yazılan Tezkiretüş Şuara ve Tabsıratun Nuzema(Eserin diğer adı Latifi tezkiresi,Molla Caminin baharistanı-Ali Şir Nevayi’nin Mecalisün Nefaisi,Sehi beyin Heşt Behişt adlı eseri örnek alarak yazılmıştır.Fakat o eserlerdeki kronolojik tasnife karşılık bu eserde alfabetik tasnif vardır.

*Anadoluda yazılan üçüncü şairler tezkiresi Ahdi’nin yazdığı Gülşen-i Şuaradır.Eserin diğer adı Ahdi Tezkiresi.Eserin en önemli özelliği osmanlı devletinin doğu bölgesindeki şairleri ihtiva etmesi ve bunlar hakkında bilgi veren ilk ve tek kaynak olmasıdır.

*Aşık Çelebi:Meşairüş Şuara(Ebced hesabına göre düzenlenmiştir,Osmanlı sultanlarının edebiyata gösterdikleri ilgi üzerinde durulmuştur,psikolog gibi durumları yorumlamıştır)

*Hasan Çelebi:Kınalızade Tezkiresi

*Beyani:Beyani Tezkiresi(Hasan Çelebi Tezkiresinin özetidir)

Şerhler ve Lügatler

Bu dönem Fars Edebiyatının en çok okunan eserleri Bostan-gülistan,Hafız Divanı,Mesnevi.

Gülistana  Türkçe şerh yazanlar:Şahidi,Lami Çelebi,Sudi,Şemi,Hevayi bursevi,Hüseyin El Kefevi.

Lamii’nin yazdığı şerh Gülistanın önsözünün şerhidir.

Kitab-ı Lügat-ı Gülistan-Müşkilat-ı Gülistan:Gülistan adlı eserin kolay anlaşılması için hazırlanmış sözlüklerdir.Kimin yazdığı belli değildir.

*Kemal Paşazade:Nigaristan(Gülistana nazire,farsça yazılmıştır)

*Bostana Sururi-Şemi-Sudi ve Hevayi Bursevi birer şerh yazmışlardır.En tanınmış olanı Sudi’nin şerhidir.

Bostanın anlaşılabilmesi için hazırlanan sözlük:Lügat-ı Bostan-ı Şeyh Sadi Şirazi

*Sudi’nin mesnevi şerhi vardır fakat bu eser şu an bulunmamaktadır.

*Ebussuud Hüseyni El Kayseri:Mesnevi Şerhi(Mesnevinin 1.cildinin türkçe şerhidir)

*Hacı Piri Efendi:İntihab-ı Şerhi Mesnevi(Mesnevinin 1.cildinin mensur türkçe şerhi)

*Şemi:Şerhi Mesnevi(Mesnevinin 6 cildinin türkçe tercüme ve şerhidir)

*Nevi:Şerhi Du Beyti Mesnevi(Elimizde bulunmamaktadır)

*Yusuf-ı Sineçak:Cezire-i Mesnevi(mesneviden 366 beyit seçilerek onların tertip edilmesiyle oluşturulmuştur)

*Derviş İlmi:Şerhi Cezire-i Mesnevi(Cezire-i Mesnevinin şerhidir)

*Sururi:Mesneviye farsça bir şerh yazmıştır.

*Zarifi Hasan Çelebi:Keşfül Esrar ve Matlaul Envar(Mesnevinin 1.cildinden seçilen bazı beyitlerin farsça şerhi)

*Müşkilatı-ı Mesnevi(Mesnevi sözlüğüdür,Yazarı belli değildir,bu türde yazılan tek eserdir)

*Sudi:Risale Müşkilat ve Istılahat-ı Mesnevi(Mesnevide geçen anlaşılması güç kelimleri açıklamak için yazmıştır)

*Sururi-Şemi ve Sudi, Hafız Divanına şerhler yazmışlardır.Bunlardan Sudi Hafızı en iyi şekilde çeviren ve yorumlayandır.

*Zahid bin Muhammed:Sururinin Hafızın şiirlerini tasavvufi olarak şerh ettiğini Şeminin ise bu açıklamayı reddetiğini görünce her beyit için önce Sururinin açıklamasını özetlemiş daha sonra Şemininkine yer vererek iki şerhin bir arada gösterilebileceği ve metnin daha iyi ve rahat bir şekilde anlaşılabileceği bir eser kaleme almıştır.

DİĞER MENSUR ESERLER

*Gelibolulu Mustafa Sururi:Bahrül Maaarif(Edebiyat bilgisi veren ilk çalışmalardandır)

*Kınalızade Ali Çelebi:Ahlak-ı Alai(Ahlak-ı Nisariden esinlenilerek yazılmıştır,medreselerde ders kitabı olarak okutulmuştur)

*Ebussuud Efendi:İrşadül Aklı Selim İla Mezayel Kuranil Azim(tefsir kitabı,bütün islam dünyasında saygı gören bir eserdir)

*Yusuf Bin Halil:Miyarul Esrar(ahlaki-didaktiki eser)

*Rumelili Zaifi:Gülşen-i Muluk(ahlaki-didaktiki eser)

*Gazali Deli Birader:Dafiul Gumum Rafiul Humum(Bahname türünde ilginç bir eserdir,devrinde tartışmalara yol açmıştır)

*Birgili Mehmed Efendi:Vasiyetname(Dini-tasavvufi eser,dili açık ve sadedir)

*Sofyalı Bali:Etvar-ı Seba(Dini-tasavvufi eser,dili açık ve sadedir)

*Karamanlı Abdulatif bin Durmuş:Adab-ı Menazil(Dini-tasavvufi eser,dili açık ve sadedir)

*Abdülkerim bin Şeyh Musa:Menakıb-ı Seyyid Harun(tarikat şeyhinin hayatı anlatılır)

*Enisi:Menakıb-ı Akşemseddin

*Şefik Efendi:Cevahirül Menakıb

*Gelibolulu Mustafa Ali:Menakıb-ı Şeyh Mehmed ed Dagi

*Yahya bin Bahşi:Menakıb-ı Cevahir(Emir Sultan hakkında yazılmıştır)

*Lami Çelebi:Menakıb-ı Veysel Karani

*Şevki Ahmed Efendi:Menakıb-I Emir Sultan

*İlyas ibn Akhisari:Menakıb-ı şeyh Mecduddin

*Lamii Çelebi:Münazara-i Sultanı Ba Şehriyar Şita(kış ve bahar sultanlarının Uludağda kıyasıya mücadeleleri anlatılmıştır,alegorik mahiyettedir)

*Yahya bin Muhammed el Gaffari:Yakut fi Cevheril Cevahirül Meadin(cevahirname türündedir,tensukname-i ilhani ve cevhername-i cedidteki bilgiler aktarılarak hazırlanmıştır,Mahzen başlıklı dört bölümden oluşur)

*Zaifi:Risale-i Cevahirname(Cevahirname türündedir,değerli taşlar konusunda yazılmıştır,mitolojik motifler vardır,Fatma Sabiha Kutlar yayımlamıştır)

ESKİ TÜRK EDEBİYATI 17.YY

*Osmanlı devletinde bu dönemde çok büyük istikrarsızlıklar görülmüştür.Tahta çıkan padişahlar çok az süre tahtta kalmışlardır.

1.ahmed (1603-1617)-1.Mustafa(1617-1618)-2.Osman(1618-1622)-1.Mustafa(1622-1623)-4.Murad(1623-1640)-Sultan İbrahim(1640-1648)-4.Mehmed(1647-1687)-2.Süleyman(1687-1691)-2.Ahmed(1691-1695)-2.Mustafa(1695-1703)

Görüldüğü gibi padişahların tahtta kalma süreleri ortalama 9 yıldır.

Bu dönemde çıkan İstanbul isyanları içerisinde en tehlikelileri 3.Murad,2.Osman,4.Murad ve 4.Mehmed dönemlerinde meydana gelenlerdir.

İsyancılar tarafından öldürülen ilk osmanlı padişahı———–>Sultan Osman

Ülkenin çeşitli yerlerinde çıkan ve sebepleri ;Ekonominin bozulması,askeri başarısızlıklar olan isyanların genel adı————–>Celali İsyanları

Celali İsyanlarını bastıranlar——————>Kuyucu Murad Paşa,Tiryaki Hasan Paşa

1.Ahmed’in mahlası————–>Bahti

1.Ahmed’İn ava,cirite ve seyahat etmeye merakı vardır.

Bursayı geçici olarak taht merkezi yapan,Anadoludan topladığı orduyla yeniçerileri ortadan kaldırmayı düşünen,Hacca gideceğini ifade ederek Üsküdar’a doğru yönelen kişi————>2.Osman

2.Osmanı fikrinden vazgeçiremeyen—————>Dilaver Paşa

Bir fetva yayınlayarak ”Padişahlara hac lazım değildir,yerinde oturup adl eylemek evladır,caiz ki bir fitne zuhur eyleye” diyen kişi———->Şeyhülislam Esad Efendi

Sultan 2.Osman bu fetvayı yırtmıştır ve boğularak öldürülmüştür.

2.osmanın ölümünden sonra açıklama yaparak onu öven kişi——>Thomas Roe

Dini vaazlarda bulunan,Tasavvufu-tekkeleri ve batıni her türlü anlayışı reddeden tutucu dini anlayış mensupları——->Kadızadeliler

Kadızadelilerin dayanak noktası ve kanunu——>Birgivi Mehmed Efendi-Tarikat-ı Muhammediye

Ayasofya cami vaizi,vaazlarıyla tütün yasağını desteklemiştir,tasavvufi zikir-devran ve sema uygulamalarını ise şiddetle reddetmiştir.————–>Küçük Kadızade Mehmed Efendi

Kadızadelilere karşı çıkanlar———>Abdülmecid-i Sivasi Efendi-Kadızade Mehmed Efendi

Bu dönemde başlıca dini tartışma konuları;(Sivasi ile Kadızade Mehmed arasında)

*Ezan,naat ve mevlidin makamla okunması

*Devran ve semanın meşruiyeti

*Sigara ve kahvenin haram olup olmayacağı

*Hz. Peygamberin baba ve annelerinin iman dereceleri

*Firavunun imanla ölüp ölmediği

*Kabir ziyaretleri

Abdülmecid-i Sivasi efendi müspet yaklaşır,Kadızade Mehmed efendi ise olumsuz ve yasaklayıcı bir tutum sergiler.

Bağdat Fatihi————>4.Murad

4.murad İran ile Kasr-ı Şirin antlaşmasını imzalamıştır.Bugünkü Türk İran sınırı belirlenmiştir.

4.murad döneminde alim ve şairlerin sayısında artış olmuştur.

4.muradın ölümünden sonra tahta geçen Sultan İbrahim devri tam bir israf ve sefahat devridir.Kösem Sultan ve ocak ağalarının gayretleriyle öldürülmüştür.

Sultan İbrahimden sonra tahta geçen 4.mehmed henüz 7 yaşındadır.

Gerileme döneminin başlangıcı———>Karlofça Antlaşması(ALmanya-Polonya-Venedik)

Karlofça antlaşmasını imzalayan———->2.Mustafa

17.YY ÇAĞATAY SAHASI TÜRK EDEBİYATI

Bu dönemde çağatay edebiyatında önemli yazar ve şairleri yetişmemiştir.Bunun nedenleri;

*Rusların ,Türkleri birbirine düşürerek Sibiryayı ele geçirip Orta Asya Türklerini kendi hudutlarına alma düşünceleri

*Doğuda Çinlilerin Türkistanı ele geçirmek için fırsat kollamaları ile Türkler arasında birliğin sağlanamaması

*Diğer yabancı devletlerin taktikleri ve tahrikleri

Şeybani sülalesinden Hive Hanlığı zamanında Ebul Gazi Bahadır Han ,Türk ruhunu yeniden canlandırmak için bir türk tarihi yazdırmak istemiş ancak bunu kaleme alacak tarihçi bulamadığı için kendisi Seçere-i Terakime ve Seçere-i Türki adlı iki önemli eser yazmıştır.

Seçere-i Terakime:12.asır moğol tarihçisi Reşidüddin’in Camiüt Tevarih’inde bulunan Oğuzname’nin diğer 20 Oğuzname ile karşılaştırılıp,Türkmenler arasında anlatılan rivayetlerin toplanarak bir araya getirilmesiyle yazılmış kısa ancak önemli bir eserdir.

Seçere-i Terakime’de Hindistandaki Tuğluklar ve Halaçlar ile Horasan Türklerine ait kıymetli rivayetler yer almaktadır.Eserde kullanılan dil Nevai ve Babür ile tekamül bulmuş olan edebi orta asya türkçesinin Özbek türkçesi ile birleşmesinden meydana gelmiş bir 17.asır Orta Asya türkçesidir.Klasik türkçeden çok halk diline yakındır.

Eserin Nuri İşan nüshası diye bilinen Leningrad nüshasının tıpkıbasımı 1937 tarihinde türk dil kurumu tarafından yapılmıştır.

Eserin Taşkent nüshası esas alınarak ve yedi nüsha karşılaştırmak suretiyle 1958’de Kononov tarafından mükemmel bir neşri yapılmıştır ve eser ilk defa tam olarak ortaya konmuştur.Muharrem Ergin ve Zuhal Kargı Ölmez tarafından yayımlanmıştır.

Seçere-i Türk:Yadigaroğullarının seçeresi ile tarihini ihtiva etmektedir.Eser herkesin okuyup anlayabilmesi için sade Türkçeyle yazılmıştır.

Ahmed Vefik Paşa ve Rıza Nur tarafından Türkiye türkçesine çevrilerek neşredilmiştir.

Eser ingilizce fransızca ve almancaya tercüme edilmiştir.

17.yy AZERİ SAHASI TÜRK EDEBİYATI

Farsça şiirlerinin yanında türkçe şiirleri de bulunan Mirza Muhammed b.Mirza Abdurrahim asrın en önemli şairidir.

Bu asırda azeri sahası diğer yüzyıllargöre sönük geçmiştir.

Saib-i Tebrizi

*Ailesi,kendisi henüz çok küçükken 1.Şah Abbasın emriyle Tebrizden Isfahan’a göçmüştür.

*Çok erken yaşlarda mekke’ye hac için giderken anadolu’ya gelerek Mevlana’yı ziyaret etti.

*Çeşitli iftiralara maruz kalmış ve hind-türk imparatoru Şah cihan’ın maiyetine girmiştir.

*Safevilerden 2.Abbas zamanında Meliküş şuara olmuştur.

*Şah Süleyman’a yazdığı cülus kasidesindeki ilk beyit beğenilmemiş hükümdarın gözünden düşmüştür.

*Çok verimli bir şairdir.Kaynaklarda 40 bin,80bin,100bin veya 200bin civarında beyit yazmış olduğundan söz edilir.Bu beyitlerin çoğu gazel şeklindedir.

*Muhammed Kahraman’ın neşrettiği Saib Divanında 7015 farsça 19 türkçe olmaz üzere 7034 gaze vardır.Saib bizzat kendisinin oluşturduğu şiirlerden oluşan bölümlere ayrı ayrı adlar vermiştir.Bu divanlarda ;

Miratül Cemal : Sevgilinin uzuvları

Arayiş-i Nigar : Ayna ve tarak ile ilgili bölümler

Meyhane : Şarapla ilgili bölüm

Vacibül Hıfz : Gazellerin matla beyitleriyle ilgili bölüm.

*Saib’in divandan başka Kandaharname ve Mahmud u Ayaz adında iki mesnevisi vardır.Ayrıca Saib,Kendi şiirlerinin matlalarından ve sekiz yüz yıl kadar önce gelen veya muasırı olan şairlerin şiirlerinden seçilmiş 25 bin beyitlik Beyaz adlı eseri vardır.

*Devrinde çığır açmıştır.Onu nazmındaki külfet ve atasözlerini çok kullanmasından dolayı eleştiren Ziya Paşa bile onun için vadi-i cedid açdı saib buldu nice nükte-i munasib.demiştir.

*Anadolda Nabi dahil çoğu şair onun gazellerine tahmis ve tanzir yazmıştır.

*Türkçe şiirleri farsça şiirlerine göre çok az sayıdadır.Çoğunlukla Nevai-Fuzuli-Habibi ve Hatai’ye nazire olarak yazılmıştır.

*Ahlaki ve tasavvufi nükteler-hikmet ve nasihatler beyitlerin ana temasını oluşturur.

*22 türkçe gazeli birde Nedr Muhammed için söylediği türkçe beyti vardır.

*Saib’in şiirlerini İranda Muhammed Kahraman,Azerbaycanda Hamit Araslı,Türkiyede ise Meserret Diriöz ve Ahmet Kartal bey yayınlamıştır.Ahmet Kartal bey türkiyede bilinmeyen 4 türkçe gazeli de yayınlamıştır.

17.YY OSMANLI SAHASI TÜRK EDEBİYATI

*Asrın başında Sultan 1.Ahmed Bahti , Sultan 2.Osman ise Farisi mahlasıyla şiirler yazmışlardır.Kendileri de şair olan şeyhülislam Yahya Efendi ve Şeyhülislam Bahayi efendi şiirleriyle şairlik mesleğine itibar kazandırmışlardır.

*15.Asırda Anadoluda Şeyhi,Ahmed Paşa ve Necati Bey ile Orta Asya’da Ali Şir Nevai 16.Yy’da Anadoluda Hayali Bey ve Baki Azeri sahasında Fuzuli gibi kendi klasik şairlerini yetiştiren türk şiiri klasikliğini kazanmış bu devirde millilik kazanmıştır.

*Bu yüzyılda kaleme alınan şair tezkirelerinden Tezkire-i Rızada 266,Asım’ın Zübdetül Eşarında ise 123 şair hakkında bilgş verilmektedir.18.yy’ın ilk yirmi yılında yetişen şairleri de eserine alan Safayi tezkiresinde 493 şair tesbit etmiştir.Sadece İstanbul kütüphanelerinde bu yüzyıla ait 150den fazla şairin divanı bulunmaktadır.

Bu dönemde şairler geçen asırlara nazaran sosyal ve ekonomik konulara daha fazla değinmişlerdir.Şiirlerde sosyal tenkit ön plana çıkmıştır.

Nefi-Nevizade Atayi-Nabi ve Sabit gibi şairler sosyal çevre ile çok meşgul olmuşlardır.

Bu asırda özelllikle şiir alanında Nefi-Şeyhülislam Bahayi-Naili-i Kadim-Neşati ve Nabi gibi kendine has üslubu olan birçok şair yetişmiştir.

Yüzyılın en önemli kaside şairleri——–>Nefi ve Sabri

Yüzyılın en önemli gazel şairleri————>Şeyhülislam Yahya-Şeyhülislam Bahayi-Neşati-Naili-i Kadim-Fehim-i Kadim-Vecdi-İsmeti-Nedim-i Kadim-Nabi-Şehri-Sabit

Yüzyılın mesnevi ve hamse sahipleri———>Nabi-Nevizade Atayi-Ganizade Nadiri

Bu asırda Nefi ile kaside sahasında hareketlenme görülür.Kasidenin nesib ve medhiye bölümlerini geçen asırlara göre kısaltmış ve özellikle fahriye bölümünü genişletmiştir.Hatta nesib bölümünü tamamen kaldırarak doğrudab fahriye ile başlayarak Sebk-i Hindi kasideciliğinin temellerini atmıştır.

Bu dönemde Sabri , Nefinin tarzını kasidede devam ettiren kişidir.

Bu dönemde gazel , kaside gibi orjinallik göstermez.Baki ile gösterilen anlayışın devamı niteliğinde gazeller kaleme alınmıştır.

Ganizade Nadiri-Haleti-Şeyhülislam Yahya ve Şeyhülislam Bahayi gibi şairler Baki’nin rindane ve dış aleme açık üslubu ile nükteli zarif hayaller içeren gazel anlayışını devam ettirmişlerdir.

Nevizade Atayi-Nabi ve Sabit gibi şairler ise gazellerine içtimai olayları ve felsefeyi katmışlardır.

Bu asırda Tecelli adlı şair noktasız harflerle gazeller yazmıştır ve bir kısım müfredlerden oluşan divançesi bu türün ilk örnekleri arasındadır.

Bu yüzyılda mesnevi alanında ise aşk konusu geri planda kalmıştır daha çok dini-ahlaki mesneviler kaleme alınmıştır.Aynı zamanda bu dönem mesnevileri hem kısa yazılmaları hem de mahalli konuları işlemeleri bakımından önemlidir.

Dönemin mesnevi şairleri——->Nevizade Atayi-Ganizade Nadiri-Faizi-Simkeşzade Feyzi-Azmizade Haleti-Neşati-Sabit-Nabi

Bu yüzyılda rubai alanında ise Türk edebiyatının Hayyam’ı olarak nitelendirilen Azmizade Haleti yetişmiştir.Çok sayıda değerli rubai kaleme almıştır.

Budinli Hisalinin kaleme aldığı nazire mecmuası diğer yazılan nazire mecmualarından farklıdır.Şiirlerin sadece matla beyitlerine yer verilmiştir.Bundan dolayı mecmuaya Mataliun nezair adı verilmiştir.

Bu yüzyılda 4 tane farklı edebi üsluptan bahsedilebilir.Bunlar ;

KLASİK ÜSLUP

Baki’nin temsil ettiği şiir anlayışını devam ettiren şairlerin oluşturdukları edebi üsluptur.Klasik Üslubun en önemli özelliği şiirselliğe yani ahenge muhtevadan daha fazla önem verilmesidir.Bu şiir anlayışında duygu ve lirizmden ziyade şiir tekniğindeki sağlamlık,ahenk ve akıcılık önemlidir.Atasözü,deyim ve mahalli ifadelere sıklıkla yer verilen bu üslupta felsefi düşünce ve tasavvufi manalara pek yer verilmemiştir.Sade dille yazılan şiirlerin ana teması aşk ve tabiattır.Daha çok gazel nazım şekli tercih edilmiştir.Canlı ve akıcı bir üslup kullanmışlardır.

SEBK-İ HİNDİ

Örf-i Şiraziden Bidil’e kadar geren Hindistanda gerekse Hindistan dışında yaşayan ve Hint felsefesinin,edebi zevkinin ve Hint şiirinin etkisinde kalan çoğunluğu İranlı olan şairlerin oluşturdukları şiir tarzıdır.

Hint mistisizmine sıklıkla yer vermişlerdir.

Din-i ilahi adıyla yeni bir karma inanç sistemi koymaya kalkışan Ekber Şah dönemi şairlerinden Örfi-Naziri-Gazali ve Meşhedi’nin şiirlerinde hint tesiri açıkca görülür.

Hindistanda gelişen ve afganistanda,anadoluda da benimsenen bu akımın temsilcileri ; Örf-i Şirazi-Feyz-i Hindi-Talib-i Amuli-Kelim-i Hemedani-Saib-i Tebrizi-Şevket-i Buhari-Bidil-i Azimabadi.

Sebk-i Hindi’nin iranda çok fazla ilgi görmemesinin nedeni özünde yoğun olarak hissedilen türk nüvesi sebebiyle acem asıllı şairlerin ruh,zevk ve hislerine tam olarak hitap etmemesidir.

Şevket-i b-Buhari-Saib-i Tebrizi VE Bidil hanedanlar tarafından desteklenmişlerdir.

Bu üslup özellikle Türk şiirinde zengin ve ince hayaller ile ıstırap ve elem konularının gelişmesine yol açmıştır.Mübalağa sanatının çok fazla kullandıldığı şiirde soyut kavramlar somut kavramlarla birleştirilmiş ve orjinal manalar süslü ifadelerle yansıtılmıştır.Bu üslup edebiyatımıza konu,hayal ve ifade zenginliği getirmiştir.

Bu üslubun anadoludaki en önemli temsilcileri Naili-i Kadim-Şehri-İsmeti-Neşati-Fehim-i Kadim-Nedim ve Şeyh Galiptir.

BİDİL

*Tasavvuf ve Hint felsefesinin etkisi altındadır.

*Çağatay Türklerindendir.Farsça şiirler söylemiştir.

*Şiirlerinde varlığın sırrını çözmeye yönelik bir gayret vardır.Bu gayret ona dinamizm ve evrensellik kazandırmıştır.

*Gazellerinde Emir Hüsrev-i Dihlevi ve Mevlana’nın ,Kasidelerinde ise Hakani Şirvani’nin etkisi görülmektedir.Özellikle tasavvufi gazelleriyle üstad olarak kabul edilen Bidil’in şiirleri anlaşılması zor mazmunlarla doludur.

*Manzum ve mensur birçok eseri olan Bidil’in Divan’ının yanında Muhit-i Azam,Tılsım-ı Hayret,Tur-i Marifet ve İrfan isimlerinde tasavvufi mesnevileri vardır.

*Çağatay türkçesiyle de şiirler söylemiştir.67 beyitlik manzumesi bu dille yazılmıştır.

ŞEVKET-İ BUHARİ

*İlk şiirlerinde Nazük mahlasını kullanmıştır.

*Şiirlerinde Hindistan’a gitme arzusunu dile getiren Şevket bu emeline ulaşamamış sonradan yerleştiği Isfahan’da melankolik mizacı sebebiyle daima keder içinde yaşayarak 1700 yılında ölmüştür.

*Şiirlerinde genel olarak dünya ilgilerinden bağımsızlık ve gönül kırgınlıklarını işler.

*Sözlerindeki teşbih kurgularıyla derin hayallere dayanan istiareler oldukça fazla yer tutar.Öyle ki bu konuda Mirza Celal ve Şevket gibi aynı tarzı taşıyan şairlere ancak Bidil yetişecektir.

*Kullandıgı söz sanatları sebebiyle beyitlerinin anlaşılması güçtür.

*Muhammed Murad Halil,Buhari’nin bazı zor şiirlerini Türkçe şerh etmiştir.

HİKEMİ TARZ

*Diğer adı didaktik üsluptur.Düşünceye dayalı hikmetli söz söyleme.Nabi ile özdeşleşmiştir

*Bu yüzyılda hakimane şir söyleme anlayışının İrandaki temsilcileri Şevket-i Buhari ve Saib-i Tebrizidir.

*Nabi de Saib’in şiirde kullandığı hakimane tarzı benimsemiştir.Nabi böylelikle türk şiirini yeni bir fikir ve hikmet dünyasına yöneltmeye çalışmıştır.Nabi halkı düşünmeye çalıştırmış ve öğütler vermiştir.Nabi’nin Saib’de olduğu gibi görünen arkasındaki hikmeti araştırması hikemi tarzın dini-tasavvufi yönünü gösterir.

*Nabi’den sonraki temsilcileri ;Sabit-Seyyid Vehbi-Raşid-Sami-Asım-Münif-Hami-Haşmet-Fitnat Hanım-Sünbülzade Vehbi-Süruri-Keçecizade İzzet Molla

*Şiir yoluyla öğit verme,şiirde atasözü,deyim ve hikmetli söz söyleme.

SONRAKİ SAYFAYA GEÇİNİZ

[wp_ad_camp_3]

SAYFA NUMARALARINI KULLANINIZ