REHBERLİK ve PSİKOLOJİK DANIŞMA
seviyeye ulaşmak için çaba gösterilmelidir.
Rehberlik hizmetleri ile öğrencileri yakından tanımak amaçlanmaktadır. Öğrencileri yakından tanımanın üç bakımdan önemi vardır;
1. Size Kazandırılacak Bilgi ve Beceri Yönünden:
Her birey farklıdır ve değişik özelliklere sahiptir. Sınıfın hepsini aynı özellikleri taşıyan öğrenciler olarak düşünürsek, eğitimin amacı açısından istediğimiz hedeflere ulaşamayız. Her öğrencinin yaş, cinsiyet, boy, kilo, sağlık, anlama, zeka gelişimi gibi birbirine benzemeyen farklı özellikleri vardır. Bu farklılıkları ve sınıfın ortak özelliklerini yeterince tanıyıp-inceleyebilirsek her öğrencinin eğitim ortamından yeterince faydalanmasını sağlayabiliriz.
2. Duygusal, Zihinsel, Bedensel ve Sosyal Yönden:
Eğitimde, sadece bilgi ve becerilerin gelişmesi ile yetinirsek, bir bütün olarak öğrencilerin gelişimini sağlayamayız.
· Duygusal özelliklerinizi, heyecanlarınızın nedenlerini, şiddetini, süresini, öfkenizi, vurdumduymazlığınızı, grup içi ve grup dışı ilişkilerinizi, sosyal uyum özelliklerinizi, düşünme, anımsama, anlama, yorumlama, algılama, yargılama gibi özelliklerinizi, varsa bunlarla ilgili sorunlarınızı, bedensel gelişiminizi, sağlığınızı, kişisel özelliklerinizi bilip-tanımamız, vereceğimiz eğitim etkinliklerinden daha iyi yararlanmanızı sağlayacaktır.
3. Toplumsal Yönden:
Yetenekleri, çeşitli özellikleri ve gereksinimleri uygun biçimde gelişemeyen birey, okulu bitirdikten sonra kişisel ve toplumsal görevlerini yeterince yerine getiremeyecektir. Yaptığı etkinliklerde eksiklik, yetersizlik duyacak, başarılı ve mutlu bir birey olamayacaktır. Eğitim çalışmalarımızın başarısız olması ve öğrencilerde değişikliğe yol açmamasının temel nedeni, öğrencileri yeterince tanımamamızdır. Öğrencileri tam olarak tanıyabilmek için, onların çevrelerini de iyi bir şekilde tanımak gerekmektedir. Bütün bunlardan dolayı; öğrencileri en iyi şekilde tanımak için çeşitli test ve anketler uygulanmaktadır. Burada size düşen görev ise yapılan uygulamalarda öğretmenlerinize yardımcı olmak, doğru ve samimi bir şekilde test ve anketleri cevaplamaktır. Vereceğiniz cevaplar sizleri daha iyi tanımamıza yardımcı olacaktır.
REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMA HİZMETLERİNİN AMACI
Psikolojik danışma ve rehberlik uygulamalarının amacını ortaya koyabilmek için öncelikle, “kendini gerçekleştirme” (self-actualizing) kavramından hareket etmekteyiz. Bu kavram alan literatüründe önemle üzerinde durulmaktadır ve insan ihtiyaçları arasında en üst düzeydeki ihtiyaç olarak belirlenmektedir. Buna göre, insanın davranışlarına yön veren ana güdü, insanın kendini gerçekleştirme güdüsüdür.
Kendisini gerçekleştirmekte olan bireyin taşıdığı özellikler, aslında, psikolojik sağlığı yerinde olan çağdaş insanda bulunması gereken özelliklerdir. Bunlar genel olarak şöyle özetlenebilir:
Kendini gerçekleştirmekte olan birey daha yeterli bir kişiliğe sahiptir ve daha verimlidir. Kim olduğunu gerçekçi biçimde algılayabildiği gibi, kim olabileceği hakkında da tutarlı bir görüşe sahiptir. Hem kendisi hem de başkaları hakkında iyi düşüncelere sahiptir. İnsan değerlerine saygı duyar, benimser, geliştirir. Kendini gerçekleştirmekte olan birey geçmişten daha çok geleceğe dönüktür, yaratıcıdır. Kendine saygı duyar, kendini olduğu gibi kabul eder, duygularını açığa vurmaktan kaçınmaz. Değişmeye ve yeni yaşantılara açıktır. Kendini değişmekte olan dünyanın yine değişmekte
olan gerçek bir parçası olarak görür.
Kendini gerçekleştirme birey için yaşam boyu süren bir süreçtir. Her bireyin bunu belirli bir dönemde belirli bir gerçekleştirme düzeyi bulunmaktadır. İşte eğitimde psikolojik danışma ve rehberlik hizmetlerinin amacı öğrencinin eğitim-öğretim yaşantısı dahilinde kendini gerçekleştirmesine yardımcı olmaktır ve bu amaç anlaşılacağı üzere Eğitim Sistemimizin genel amaçlarıyla da büyük ölçüde uyum içerisindedir. Bu nedenledir ki, öğretimi temel alan bir yaklaşımla eğitim sistemimizin genel amaçlarını gerçekleştirmek olası görülmemektedir.
Rehberlik Hizmetleri kapsamında 9 hizmet alanı bulunmaktadır: 1.Psikolojik danışma
2. Bireyi tanıma
3. Bilgi toplama ve yayma
4.Yönlendirme ve yerleştirme 5. Oryantasyon
6.Müşavirlik (Konsültasyon) 7.Araştırma ve değerlendirme 8.İzleme
9.Çevre ve veliyle ilişkiler
Bu 9 hizmet alanını merkezinde “Psikolojik danışma” hizmeti yer almaktadır.
Bununla birlikte, söz konusu hizmetlerin amacını gerçekleştirmede, uygulamalarda, Ülkemizin toplumsal özellikleri de tabii ki dikkate alınmak durumundadır.
Rehberlik hizmetleri yürütülürken bazı ilkelerin göz önüne alınması gerekir. Bu ilkeler
1. Her birey seçme özgürlüğüne sahiptir: Toplumdaki tüm kısıtlı olanaklara rağmen bireyin önünde birçok seçenekler bulunabilir; rehberlik çalışmalarıyla bireye seçenekler tanıtılarak uygun seçimi yapmasına yardımcı olunur.
2. Rehberlik hizmetlerinde insana saygı esastır: Saygı; her insanın, ırk, din, cinsiyet, sosyal, ekonomik, kültürel farklılığı ne olursa olsun değerli olduğunu kabul etmektir.
3. Rehberlik hizmetlerinden yararlanmada gönüllülük esastır: Bu hizmetlerden yararlanmanın özünde gönüllülük olmakla birlikte, sınıf ortamında grup rehberliği yapılırken tüm öğrencilerin etkinliklere katılımı gerekmektedir. Böyle durumlarda öğrencilerin konulara istekli hâle getirilmesi için çaba gösterilir.
4. Rehberlik yaşam boyu yararlanılabilecek bir hizmettir: Bireyin gelişimi, yaşam boyu devam eden bir süreçtir. Bu nedenle rehberlik hizmetleri sürekli olarak sunulur.
5. Rehberlik hizmetlerinin bireysel boyutunda gizlilik esastır: Rehber öğretmen (psikolojik danışman), danışanın (öğrencinin) sırlarını başkalarına açıklamaz. Danışman aradaki güven duygusunun kaybolmaması için danışanın anlattıklarını onun izni olmadan kişi ya da kurumlara iletmez. Ayrıca, sınıf öğretmeni de öğrenci ile ilgili özel bilgileri rehberliğin amaçları dışında kullanmaz.
6. Rehberlik hizmetleri ilgililerin iş birliği ile yürütülmelidir: Rehberlik hizmetleri, rehber öğretmenin (psikolojik danışmanın) öncülüğünde, yöneticiler, öğretmenler, diğer okul personeli ve veliler ile iş birliği içinde yürütülür.
7. Rehberlik tüm öğrencilere açık bir hizmettir: Bu hizmetlerin özünde çıkabilecek sorunları önleme ve bireyi tüm yönleri ile geliştirme vardır. Rehberlik çalışmaları, sadece sorunlu ve uyumsuz bireylere sunulan bir hizmet olmayıp tüm öğrencilere yöneliktir.
8. Rehberlik hizmetlerinde bireysel farklılıklara saygı esastır: Her insanın kendine özgü olduğunu, ilgi, yetenek ve değerleri bakımından var olan farklılıklarını kabul etmektir.
9. Rehberlik hizmetleri hem bireye hem de topluma karşı sorumludur: Bu hizmetler ile bireye kendi istekleri ile toplumun beklentileri arasında bir denge kurabilmesi için yardımcı olunur.
10. Rehberlik hizmetleri eğitimin ayrılmaz bir parçasıdır: Eğitim sürecinde ortak amaca ulaşabilmek için rehberlik, yönetim ve öğretim hizmetleri birbirleriyle tutarlı bir biçiminde yürütülür.
ÖĞRENCİYİ TANIMA TEKNİKLERİ: Bu test teknikleri bireyi tanımada amaç değil araçtır.
OTOBİYOGRAFİ
KİMDİR BU TEKNİĞİ
KİME GÖRE BEN NEYİM
PROBLEM TARAM LİSTESİ BAŞARISIZLIK NEDENLERİ ANKETİ ROL DAĞITIMI
GÖZLEM
GÖRÜŞME
OTOBİYOGRAFİ
Öğrencinin davranışları, tavırları, ilgileri, duygularını, geleceğe ait planları, diğer duyguları,
kısaca ; yaşamı ve sorunlarını yazı ile kendisinin açıklaması demektir. Öznelliği fazla olduğundan yorumlanması güçtür. Bu nedenle sık sık kullanılması sakıncalıdır. Otobiyografi, öğrencilere şu amaçla yazdırılır;
Bireyin kendi yaşam ve sorunlarını nasıl gördüğünü, benlik kavramını nasıl anladığını öğrenmek, Bireyin doyurulmamış isteklerini anlatarak içini boşaltmasını, rahatlamasını sağlamak açısından terapi amacı ile, Rehberlikten sağladığı yararı öğrenmek ve mesleğe yöneltmek amacıyla yazdırılabilir.
Otobiyografi serbest ve sınırlı olarak yazılabilir. Serbest otobiyografide öğrenciye, “hayat hikayeniz tam olarak yazınız” şeklinde bir açıklama verilebilir. Bundan sonrası öğrencinin kendisini anladığı, tanıyabildiği kadarıyla yazılı olarak anlatımına bırakılır. Sınırlı otobiyografide ise belli bazı konular verilir. Öğrencilerin bu konulara göre yazmaları istenir. Özgeçmişlerin güvenirliği yazının hangi konular altında yazıldığına ve öğrencilerin yazdıkları andaki ruhsal durumlarına bağlıdır.
“KİMDİR BU?” TEKNİĞİ
Bireyin kendisini ve içinde bulunduğu grubun diğer üyeleri tarafından nasıl görüldüğünü
gösteren bir tekniktir. Sınıfın sosyal açıdan tanınması için uygun bir tekniktir. Hazırlanması, uygulanması, değerlendirilmesi oldukça kolaydır.
Öğrencilere değişik öğrenci tiplerini anlatan açıklamalardan meydana gelen bir liste verilir. Öğrencilerden sınıfta bu açıklamalara uygun öğrencilerin adını uydukları özelliklere ait yerlere yazmaları istenir. Uygulama yapıldıktan sonra değerlendirme yapılır. Cevaplar tabloya göre kümelendirilir. Tablonun bir tarafında sınıfın isim listesi, diğer tarafında da listedeki soruların numaraları ve değerlendirmede kullanılacak numaralar bulunur.
Her öğrencinin adı hangi soruda kullanılmış ise tabloda o soru numarasını gösteren kısmın altına çetele işareti konulur. İşaretler hangi sınıfta kümelenmiş ise o öğrencinin kişisel özellikleri belirlenmiş demektir. Sonuçlar, gözlemler kime göre ben neyim, sosyometri gibi diğer tekniklerle elde edilen sonuçlarla da desteklenirse öğrencinin kişisel dosyasına işlenir. Böylece sınıf öğretmeni gerekli gördüğü öğrencileri, psikolojik danışma ve rehberlik bürosuna bildirir. Çizelgenin alt kısmında belirtilen genel özellikler toplamına göre o sınıfta ortaya çıkan konular daha sonra rehberlik saatinde tartışılabilir. İsim de belirtilmeden uygulanan bu teknik ile öğrencinin sınıf tarafından nasıl değerlendirildiği ortaya çıkmaktadır. İsim belirtilerek uygulanan “Kime göre ben neyim?” tekniği ve “Kimdir bu?” tekniğine göre öğrencinin kendini nasıl değerlendirdiği belirlenmektedir. Bu iki teknik arka arkaya uygulanmalıdır.
PROBLEM TARAMA LİSTESİ
Öğrencilerin; bedensel, psikolojik, toplumsal, ailevi, sağlık ve okulla ilgili sorunlarını,
geleceğe yönelik beklentilerini saptamak ve bunları çözmesinde yardımcı olmak amacı ile hazırlanan ve uygulanan bir öğrenci tanıma tekniğidir.
BAŞARISIZLIK NEDENLERİ ANKETİ
Bu anket derslerdeki başarısızlık nedenlerini öğrenmek için hazırlanmıştır. “Niçin çalışmıyor, neden
başarılı olamıyorsunuz ?” gibi sorularla anketin cevaplanması sağlanır. Cevaplarla ilgili çetele yapılır. Uygun soruların yüzdesi cevaplanır. Okuldaki mevcut başarısızlık nedenleri ortaya konulmuş olur. Sonuçlar rapor edilir. Öğretmenlerin kurulda konuşarak, aile ile işbirliği yaparak, sorunları çözmeye çalışması beklenir.
GÖZLEM
Birey hakkında daha tam ve gerçek anlayış kazanmak durumu ve gelişimini kavramak için çeşitli zaman ve etkinlikler içersinde yeterli süre gözlenip tipik ve anlamlı davranışlarını nesnel olarak hazırlanan formlara kaydetmelidir.
Yararları: Öğrenciyi grup içinde anlamaya, sorunlarını saptamaya ve öğrenciyi hareket halindeyken değerlendirmeye yarar.
Öğrenci kişisel dosyalarının doldurulmasında ve öğrencilerin sosyal gelişiminin ölçülüp değerlendirilmesinde önemli bir yöntemdir. Öğrencilerin doğal koşullar altında incelenmesine ve her yaştaki öğrenci grubuna uygulanmasına yarar.
Uygulama; öğretim yılı içinde okulda ve öğrencinin özel yaşamında iki şekilde yapılır. Doğal Gözlem: Öğretmen, öğrencinin anlamlı davranışlarını okulda olduğu gibi bir yere kaydeder. Planlı programlı gözlem: Öğretmen herhangi bir öğrencinin belli bir sorunu ile ilgili olarak nelerin gözleneceğine ilişkin önceden bir plan hazırlar ve onları gözler.
Değerlendirmede, doğal gözlemde elde edilen sonuçlar gözlem fişlerine kaydedilir. Bu fişler öğrenci kişisel dosyasında biriktirilir. Yıl sonunda özetlenerek öğrencinin anlamlı ve önemli davranışları kişisel dosyasına işlenir.
Planlı programlı gözlemde ise sorunların karşısındaki işaretlendiği kutudan öğrencinin ne dereceye kadar sınıfa ve okula sosyal uyum sağladığı anlaşılabilir. “ Hayır” sütunundaki işaretler çok ise ortak bir uyumun söz konusu olduğu, “Evet” sütunundaki işaretler çok ise sosyal uyumun iyi olduğu ortaya çıkar. Bu sütunlara puan verilerek değerlendirilebilir.
GÖZLEM FİŞİ — Örnek —
Öğrencinin;
Adı Soyadı: ……………………………………………………………………… Gözlem Tarihi:…./……../……….
Sınıfı:……………..
Gözleyen Öğretmen:…………………………………………..
Gözlenilen Ortam: ………………………………………………………………………………………..
Yorum: ……………………………………………………………………………………………………………………………………… ………………………………………………………………………………………………………………………………………………….
GÖZLEM FORMU — Örnek —
Adı Soyadı:……………………………………………………………… Yaşı:………………………
Yer: ……………………………………………………………………………………….. Süre:…………………………………..
Diğer çocuklarla oynuyor mu? ( ) Evet, ( ) Hayır, ( ) Bazen
Arkadaşları onunla oynamaktan hoşlanır mı? ( ) Evet, ( ) Hayır, ( ) Bazen Bir grubun lideri olduğu görülür mü? ( ) Evet, ( ) Hayır, ( ) Bazen
……..
GÖRÜŞME
En çok kullanılan bir teknik de görüşmedir. Görüşme öğrenci ve öğretmen arasında amaçlı bir
konuşmadır. Bu nedenle görüşme, rast gele bir konuşmadan farklıdır. Kendine özgü ilke ve teknikleri vardır. Görüşme bir nasihat değildir.
Öğretmen görüşme yolu ile öğrenciden ve öğrenci ile ilgili diğer kişilerden gerekli diğer bilgileri
toplayabilir. Bu bilgiler öğrencinin probleminin çözülmesinde ve yönlendirilmesinde kullanılabilir. Görüşme; öğretmene , öğrencinin duyguları, heyecanları, tavırları, düşünceleri, sağlığı, sevdiği ya
da sevmediği şeylerle birlikte bir bütün olarak tanıma imkanı verir. Bilgi toplamak amacıyla yapılan görüşmenin, bireylerin güven içinde oldukları bir ortamda çok içten olmasına çalışılır. Görüşülen kimsenin daha çok konuşmasına olanak verilir. Bunu için öğretmen öğrenci ile neleri görüşeceğine dair bir plan yapmalıdır. Görüşmenin sonunda önceden hazırlanan görüşme formu doldurulur.
Görüşme; Karşılıklı konuşmaya dayandığı için oldukça doğal bir bilgi toplama yoludur. Fazla araç- gereç kullanmaya gerektirmez ve oldukça kolaydır. Herhangi bir davranışın veya problemin altında yatan gerçekleri bulup çıkarmaya yarayan bir yoldur. Çok değişik amaçlar için kullanılabilir ve bu duruma uygulanabilir. Deneyimli öğretmenlerin öğrenciyi bütün olarak tanımasını sağlar. Öğretmene öğrencinin kendi sorununu çözmesinde yardım ve rehberlik olanağı verir. Görüşme yoluyla bilgi toplamak oldukça uzun zaman almaktadır. Görüşme özellikle bilgi toplama yolu olarak başka bir yolla bilgi toplama olanağı olmadığında, önerilen bir yoldur.
EĞİTİMDE PRORAM GELİŞTİRME
Eğitim: Bireyin davranışlarında kendi yaşantı sonucu kasıtlı olarak istendik yönde değişme meydana getirme sürecidir. Önceden belirlenmiş amaçlara göre insanların davranışlarında belirli gelişmeler sağlamaya yarayan planlı faaliyetler bütünüdür.
Eğitimin tanımının analizini yapacak olursak
- Eğitim bireyin kendi yaşantısı yoluyla gerçekleşir.
- Bu değişmelerin kasıtlı olarak istenilen yönde ortaya çıkartılması
- Eğitim gelişim düzeylerine göre bir davranış değiştirme sürecidir
Yaşantı: İnsanın diğer insanlara ve çevresiyle etkileşiminin bireyde bıraktığı izler.Yaşantı kendi içerisinde:
a) Eğitsel yaşantı: Belirli amaçlı ve öğrenme ürünü olan yaşantılar.
b) Eğitsel olmayan yaşantı: İstenmeyen davranışların kazandığı her türlü yaşantıya denilmektedir.
Davranış: Organizmanın görülebilen ya da görülemeyen her türlü etkinliğe davranış adı verilmektedir. Davranış kendi içerisinde üçe denilmektedir.
a) Doğuştan getirilen davranışlar: Davranışlar öğrenme ürünü olmayıp, organizmanın yaşamsal koşullarını yerine getirilmesinde öneme sahip davranışlardır.
b) Geçici davranışlar: Olgunlaşmaya ya da madde bağımlılığına bağlı olarak ortaya çıkan fakat bu etkenlerin ortadan kalkması ile etkisini yitiren davranışlardır.
C) Sonradan kazınılan davranışlar: Öğrenme ürünü olan her türlü davranışlardır.
Kasıt: İstenilen değişiklere bireyi ulaştıracak planların yapılması ve uygulamasının gergini vurgulayan önemli bir kavramdır.
İstendik: Eğitim süreci sonunda bireylere kazandırılması düşünülen davranışların önceden planlamasını, organize edilmesini, toplum tarafından kabul gören ve benimsenen diğer yargıları ile benimsemesini ifade bir kavramdır.
Süreç: Bir ürünün oluşumunda yer alan etkinler bütünü ya da belirli bir hedefe yönelik işlemler
dizisidir.
Öğrenme: Tekrar ya da yaşantı yoluyla organizmanın davranışlarında meydana oldukça kalıcı izli değişiklerdir.
Öğretim: Öğrenmenin belli bir amaç doğrultusunda başlatılması yönlendirilmesi, kolaylaştırılması ve gerçekleştirilmesi sürecidir.
Eğitim kavramı kedi içinde ikiye ayrılır:
1. İnformal Eğitim
Belli amacı ve planı olmayan, yaşam süreci içerisinde kendiliğinden oluşan, bireyin kendi kendine sistemsiz ve denetimsiz bir şekilde kültürleşmesidir. Bireyin ailesinden ve yakın çevresinden almış olduğu eğitimdir.
2. Formal Eğitim
Belli bir amaca yönelik olarak planlanmış yeri ve süreci belirli olan eğitim faaliyetlerini ifade eder. Okullarda ya da kurumlara bir plan ya da program çerçevesinde almış olduğu eğitimdir. Formal eğitim kendi içerisinde ikiye ayrılır:
1. Örgün Eğitim: Kişilerin hayatta atılmadan, iş ve meslek kollarından çalışmaya başlamadan önce okul ya da okul niteliği taşıyan yerlerde genel ve özel bilgiler bakımından yetişmelerini sağlamak amacıyla belirli yasalara göre düzenlenen eğitimdir.
2. Yaygın Eğitim: Bireylere gerekli bilgi, beceri ve davranışları kazandırmak için örgün eğitimin yanında veya dışında olan ilgi, istek ve yetenekleri doğrultusunda ekonomik, toplumsal ve kültürel gelişmelerini sağlayıcı nitelikte farklı ve süre ve düzeylerde hayat boyu yapılan eğitime denilmektedir.
Yaygın eğitim kendi içerisinde ikiye ayrılır:
- a) Halk Eğitim: On dört yaşını tamamlayan ancak zorunlu eğitimin kapsamı dışına çıkmış bireylere yaşamlarının herhangi bir dönemde gereksim duyacakları bilgi ve becerileri kazandırmak amacıyla düzenlenen eğitimdir.
- b) Hizmet İçi Eğitim: İş yerinde belirli bir maaş ve ücret karşılığında görevlendirilmiş ve çalışmakta olan kişilere verilen eğitimdir.
Eğitim programı: Bir eğitim kuruluşlarında öğrencilere, önceden belirlenen hedef davranışları kazandırabilmek için planlı yapılan eğitsel faaliyetlerin tümü olarak açıklanabilir.
Program geliştirme: Program geliştirme programın tasarlanması, uygulaması, değerlenmesi ve değerlendirme sonucu elde edilen bulgulara göre yeniden tasarlanıp düzenlenmesi süreci olarak tanımlanabilir.
PROGRAM GELİŞTİRME MODELLERİ
Model, program geliştirmede özel bir programın temsil edilmesidir. Programın geliştirme modelleri ikiye ayrılır.
1. Bilimsel-teknik modellere göre program geliştirme: Bilim ve tekniği kullanarak oluşturulan yapılandırma planıdır.
2. Bilimsel teknik olmayan modellere göre program geliştirme: Bireysel ve öznel teknikler
kullanarak oluşturulan yapılandırma planıdır.
PROGRAM GELİŞTİRME YAKLAŞIMLARI
1. Konu Merkezli
a) Konu alanı: Bir konunun anlatılmasına yöneliktir. Dersler tamamen birbirinden bağımsız olarak
düzenlenmektedir
b) Korelasyon Düzen: Diğer öğretmenlerle işbirliği içinde yapılmasıdır. c) Geniş Alan: Diğer derslerle ilgi kurarak birleştirmesidir.
d) Disiplin Alanı: Konunun sıralanışı belli bir sıra içinde yapılmasıdır. 2. Öğrenci Merkezli
a) Etkinliğe Dayalı: Öğrencinin sosyalleşmesi için düzenlenmesidir.
b) Teknolojik: Eğitimin yeniliklere açık gelişmesidir.
c) Fonksiyonel: Yapılan şeyin kullanışlı olmasıdır.
d) Sosyal Süreç: Sosyal yaklaşımların karşılaştırmasıdır.
d) Çekirdek: Eğitimin merkezinde yer vermek şeklinde kullanılır.
EĞİTİM PROGRAMLARININ DAYANDIĞI TEMELLER
1. Sosyal Temel
Programları, bireyin sosyal gelişimini ve toplama uyumunu sağlayacak biçimde hazırlanmalıdır.
Bunu yaptığı takdirde program toplumsal temel üzerine oturmuş olacaktır.
2. Psikolojik Temel
Eğitim psikolojisi, programın bilimsel temelidir. Eğitim psikolojisinin bulguları programları doğrudan doğruya etkiler.
Psikoloji, bilimsel araştırmalarla bireyin daha iyi tanınmasını dolayısıyla eğitim etkilerine yön verilmesini sağlar.
3. Felsefi Temel
Programlar felsefi görüşler üzerine kurulur. Felsefi iki türlü kendini gösterir. Birincisi gurup olarak bir felsefi görüşün etrafında toplanırlar. Diğeri de bireysel olarak bir felsefi görüşü itibar edilir.
Programların hedef ve amaçlarının tespitinde felsefenin rolü bir hayli büyüktür. Amaçların düzene konulmasında felsefe etkili olmaktadır.
4. Bireysel Temel
Birey programın en önemli temelidir. Bütün çabalar insan içindir. Amaçlar insan için düzenlenir, konular insan için seçilir, yaşantılar insan için aranır. Birey tam anlamıyla tanınmalı ve programla ilgili tüm çalışmalar ona göre düzenlenmelidir.
5. Konu Alanı Temeli
Eğitimde çok değişik konu alanları vardır. Bunlar okullarımızın ilgili alanlarına ve öğrencilerimizin düzeylerine göre programlara dağıtılmıştır.
EĞİTİMDE FELSEFİ AKIMLAR 1.İdealizm (Eflatun)
Daimicilik: Bu felsefi akım aklı ön plana çıkarır. İnsanda var olan akıl sayesinde gerçeğe ulaşabilir. İnsanın aklının kuralları onu gerçeğe ulaştırır.
2.Realizm (Aristoteles)
Esasicilik: Bu felsefi akıma göre insan aklı doğuştan boş bir levha gibidir. Boş levhanın üzeri sonraki yaşantılarla doldurulur.
3.Pragmatizm
İlerlemecilik: Hiçbir bilimsel bilgi doğru olarak kabul edilmez. Çünkü doğada ve insanda sürekli değişme vardır. Değişmeye açık bireylerin yetiştirilmesi esastır.
4.Naturalizm
Eğitimin temelinde doğa vardır. İnsan da doğal bir varlık olduğundan doğayla etkileşime girmesine, yaparak ve yaşayarak öğrenmesine izin verilmelidir
5.Varoluşculuk: Bu felsefi akımda esas insanın kendini oluşturmasıdır. Bireyin kendini gerçekleştirmesi esastır
SORULARIN DAYANDIĞI TEMELLER
Ne —— Ne sorusunun cevabını her iki yerde buluruz. Birisi sosyal çevre diğeri konu alanıdır. Niçin — Niçin sorusunun cevabını eğitim felsefesinde buluruz.
Nasıl — Nasıl sorusunun cevabını eğitim psikolojisinde buluruz.
Kim —- Kim sorusunun cevabını bireyin kendisinde buluruz.
Ne ile — Ne ile sorusunun cevabını programın ekonomik temeli verir. SİSTEM KAVRAMI
Sistem, birbirini olumlu yönde etkileyen öğeler bütünüdür. Eğitim sisteminin öğeleri şunlardır: Girdi, işlemler (süreç), çıktı ve geri bildirim ( dönüt).
Eğitim sisteminin girdileri; öğrenci, öğretmen, araç-gereçler ve öğretim hedefler
İşlemleri (süreç); eğitim durumları, strateji, yöntem, teknik, eğitim araç-gereçleri düzenlenmesi Sistemin çıktıları; öğrenci başarısı, öğrencilerde görülen davranış değişikliği
Geri bildirim; yapılan bir davranışın sonucu hakkında bilgi vermektir.
SONRAKİ SAYFAYA GEÇİNİZ
[wp_ad_camp_3]