in

Borçlar Hukuku

• KULLANILAN ARAÇLARA GÖRE
Ø Sözlü şekil:
§ Sözleşmenin sözle kurulmasının yeterli olduğu şekil. (Evlenme, sözlü
vasiyet)
Ø Yazılı şekil:
§ Adi yazılı şekil:
Resmi işleme gerek olmayan yazılı şekildir. Güvenli elektronik imza
ile ide imzalanabilir.
Ör:
– Alacağın devri sözleşmesi
– Borcun üstenilmesi sözleşmesi
– Önalım sözleşmesi (alım ve geri alım resmidir!)
– Yayın sözleşmesi
– Taşınır bağış taahhüdü
– Rekabet yasağı sözleşmesi
– Fikir ve sanat eserlerinin mali haklarının devrine ilişkin sözleşme
– Patent ve endüstriyel tasarımlar üzerindeki haklara ilişkin sözleşme
– Tüketicinin korunması hakkında kanun kapsamındaki taksitli satış,
kapıdan satış, tüketici kredi sözleşmeleri vb…
§ Nitelikli yazılı şekil:17
Resmiyet istenmez ancak metne kanuni şartlar getirilir.
Ör. Kefalet sözleş.
§ Resmi yazılı şekil:
Sözleşme metni noter aracılığıyla veya devlet makamı elinden çıkmış
ise söz konusudur. Noterin işlemi yapan hazır metni onaylamak ya da
sıfırdan metin hazırlayarak düzenlemek biçiminde olabilir.
– Taşınmaz satış sözleşmesi (tapu)
– Taşınmazın sınırlı ayni hakla sınırlandırılması (tapu)
– Taşınmaz bağışlama taahhüdü (tapu)
– Eşlerin mal rejimi sözleşmesi
– Miras sözleşmesi
– Ölünceye kadar bakma sözleşmesi
– Resmi vasiyetname
– Finansal kiralama sözleşmesi
– Taşınmaz satış vaadi
– Motorlu araç satış sözleşmesi vb.
à Yazılı şekil, METİN ve İMZA aşamalarından oluşur.
• Metin, hukuki sonuç iradesini yansıtmalıdır.
• Metni kimin kaleme aldığı, hangi araçla hangi araca yazdığı, hangi dili kullandığı fark
etmez.
• Tarafların metin içeriği konusunda irade-beyanları birbirlerine uymalı.
• Taraflar metni müzakere edebilirler. Bunun tek istisnası genel işlem koşullarıdır.
• İmzadan yoksun metin yazılı delil başlangıcı kabul edilir. Yani imza zorunludur.
• İmzalı mektup, imzalı telgraf, teyit edilmiş belgeler, güvenli elektronik imzalı metinler
geçerlidir. İmza el yazısı ile, mümkün değilse başka araçlarla da atılabilir. Boş kağıdı
imzalamak da geçerlidir. İmza metnin sonuna atılmalıdır.
SÖZLEŞMENİN GEÇERLİLİK KOŞULLARINA AYKIRILIĞI HALİNDE:
Askıda geçerlilik (İptal
edilebilirlik-nispi butlan)
Askıda geçersizlik (Tek
taraflı bağlamazlık –
askıda hükümsüzlük)
Kesin geçersizlik (Mutlak
Butlan- Kesin
hükümsüzlük)
Sözleşme başlangıçta
geçerlidir, ancak sonradan
taraflardan birinin tek taraflı
iradesi ile geçersiz kılınabilir.
Nedenleri:
– Hata (yanılma)
– Hile (aldatma)
– Tehdit (ikrah)
– Sınırlı ehliyetsizlerin
(ayırdetme gücüne sahip ama
küçük veya kısıtlı olanların)
yaptıkları sözleşmeler
– Yetkisiz temsil ile kurulan
sözleşmeler.
Onay gelene kadar işlem bir
taraf için geçersizdir.
Sözleşme baştan itibaren
geçersizdir. Sebepleri:
– Hukuka aykırılık
– Ahlaka aykırılık
– Kamu düzenine aykırılık
– Kişilik haklarına aykırılık
– Ehliyetsizlik
– Emredici kurallara (şekle)
aykırılık
– Muvazaa (Danışıklı işlem)
– Başlangıçta (objektif)
imkansızlık18
à Sözleşmenin esaslı unsurlarında(kurucu) eksiklik varsa yaptırımı yokluktur. Örneğin satım
sözleşmesinin esaslı unsurlarında anlaşılamamış olunması (satılan mal ve bedel) sözleşmeyi
yok kılar. Oysa butlanda sözleşme kurulmuştur ancak geçersizdir, yani ölü doğmuştur ve
geçerli hale gelmez! Yoklukta iptale dahi gerek yoktur, butlanda ise taraflar her zaman ileri
sürebilir, hakim re’sen dikkate alabilir.
UYUMSUZLUK HALLERİ (İRADE BOZUKLUĞU HALLERİ)
İrade ve beyan arasında bilerek ve
isteyerek yaratılan (bilinçli) irade
bozuklukları
İrade ve beyan arasında bilmeden veya
istemeden yaratılan uyumsuzluklar
• Tek taraflı uyumsuzluk halleri
– Latife beyanı
– Zihni kayıt
• İki taraflı uyumsuzluk halleri
– Muvazaa (Danışıklı işlem)
– İnançlı işlem
– Nam-ı müstear
– Kanuna karşı hile
• Hata (Yanılma)
• Hile (Aldatma)
• Tehdit (Korkutma- İkrah)
Latife beyanı: Şaka ile yapılan irade açıklaması hukuki sonuç doğurmaz. (Hal ve şartlara
bakılır)
Zihni kayıt: Bir kişinin yapmak istemediği bir tehdit olmadığı halde yapmasıdır, muhatap
zihni kaydı anlamamışsa hukuki sonuç doğurur sözleşme kurulur, anlamışsa hukuki sonuç
doğurmaz.
Namı Müstear: Sözleşmenin bir tarafının gizli kaldığı, onun yerine başkasının hak sahibi
göründüğü ama bu kişinin gizli kişiye hakları devretmeyi yüklendiği anlaşmalardır.
Kanuna karşı hile: Kanunen geçerli işlemin, kanuna aykırı başka bir sonuca varmak için
yapılmasıdır.
İnançlı işlem: Tarafların birbirine güvenerek bir hakkın devrinden sonra hakkın kullanımı ve
geri iade edileceği yönündeki anlaşmasıdır. Üçüncü kişileri aldatma kastı yoktur.
MUVAZAA (DANIŞIKLI İŞLEM)
Sözleşmenin taraflarının üçüncü kişileri aldatmak-kandırmak amacıyla kendi irade ve
beyanları arasında bilerek ve isteyerek uyumsuzluk yaratmaları durumunda söz konusu olur.
Sözleşmenin niteliğinde ve bedelde muvazaa halleri oluşabilir.
Bedelde Muvazaa: A’nın işyerini B’ye 3000 TL’ye kiralamasına rağmen daha az vergi
ödenebilmesi için sözleşme üzerinde bu rakamın 1500 TL gösterilmesi halinde bedelde
muvazaa vardır. Burada üçüncü kişi olan devlet aldatılmak istenmiştir. Bu durumda
sözleşmenin tamamı geçersiz sayılmaz, bedelle ilgili kısmı geçersiz kabul edilir (kısmi 19
butlan), vergi kaçırılan kısım da geçerli sayılır. Yani sözleşme gerçekten de 3000 TL
üzerinden kurulmuş kabul edilir.
SÖZLEŞMENİN NİTELİĞİNDE MUVAZAA:
MUTLAK MUVAZAA
(BASİT)
NİSPİ MUVAZAA (NİTELİKLİ)
• Taraflar üçüncü kişileri
kandırmak için sadece
görünüşte bir işlem
yaparlar.
• Ve bu görünürdeki işlem
muvazaalı işlemdir.
• Mutlak muvazaada gizli
işlem bulunmaz.
• Yaptırımı mutlak
BUTLAN’dır.
Ör: Hatır senedi. Yani
bir kimseye ihtiyacını
karşılayabilmesi için
diyelim ki bir arkadaşı
tarafından borcu
olmadığı halde borcu
varmış gibi senet
düzenlemesi.
• Taraflar üçüncü kişileri kandırmak amacıyla
gerçek iradelerini yansıtan gerçek (gizli) işlemi
kamufle etmek için görünürde başka bir işlem
yaparlar.
• Bu durumda görünürdeki işlem muvazaalıdır.
Gizli işlem ise kanunen şartlara uygun yapılmışsa
geçerli kabul edilir, değilse o da geçersiz olur.
• Yaptırımı mutlak BUTLAN’dır.
Ör: A’nın evini B’ye bağışlaması ancak dışarıdan
satılmış gibi görünmesi için gerçekten de satış
sözleşmesi yapmaları.
Bu durumda görünürdeki (satış) işlem muvazaalı,
gerçek-gizli (bağış) işlemi ise şartları taşıyorsa
geçerli, değilse geçersiz sayılacaktır.
• TARAFLARIN uyuşmazlık durumunda birbirlerine yönelttikleri muvazaa iddialarını
ANCAK BELGE İLE İSPAT EDEBİLMELERİ mümkündür.
• ÜÇÜNCÜ KİŞİLERİN uyuşmazlık durumunda iddialarını HER TÜRLÜ DELİLLE
İSPATI mümkün.
• Muvazaa iddiası üçüncü kişilere karşı da ileri sürülür ancak, üçüncü kişi İYİ
NİYETLİ ise bu kişilerin kazanımı korunur.20
BİLİNÇSİZ (BİLMEDEN VE İSTEMEDEN) YARATILAN İRADE BOZUKLUKLARI
1. HATA (YANILMA)
• Bir kişinin dış bir müdahale olmadan kendi hatası ile irade ile beyanının uyumsuz
olmasıdır.
• Hata, ancak ESASLI ise yanılan, o sözleşme ile bağlı olmama hakkına sahiptir.
ESASLI HATA HALLERİ:
1. AÇIKLAMADA (BEYANDA) YANILMA
§ Sözleşmenin niteliğinde yanılma (Ör: Satım yerine bağış sözleşmesi
yapmak)
§ Konuda yanılma (Ör: A yerine B arabasını alması)
§ Kişide yanılma (Ör: Aslında istediği A yerine B ile sözleşme yapması)
§ Kişinin niteliğinde yanılma (Ör: İyi bir avukat sandığı A yerine B ile
sözleşme)
§ Edimin miktarında yanılma (Ör: Evi 50 bin değil de 500 bine
satacağını söylemesi) BASİT HESAP HATALARI esaslı hata
değildir!!
2. SAİKTE YANILMA (TEMELDE YANILMA)
§ Hukuki işlem için gösterilen irade ile açıklanan irade (beyan) aslında
uyumludur ancak irade oluşumunda yanılma vardır. Ör: Kişi aklındaki
özelliklere sahip olduğunu sandığı bilgisayarı aldığında ve o özellikleri
bilgisayarda göremediğinde söz konusu olur.
§ Saikte yanılma esaslı hata sayılmaz ancak , saikte yanılma ancak
sözleşmenin temeli sayılıyorsa ve bu dürüstlük kuralına uygunsa esaslı
hata kabul edilir. Temel hatası sayılması için karşı tarafın da bu durumu
bilmesi gerekir. Sözleşmenin lüzumlu vasıflarında hata temel hatasıdır.
Ör: Antika diye alınan vazonun sahte çıkması, alınan arabanın çalıntı
çıkması vb.
3. İLETMEDE YANILMA
§ Haberci veya çevirmenin bilgiyi yanlış iletmesi durumunda araç
yanılgısı taraf yanılgısı olarak kabul edilir.
• Yanılan kişi yanıldığını dürüstlük kurallarına uygun bir şekilde ileri sürebilir.
• Yanılan kişi hataya düşmekte KUSURLU İSE (evet, hataya düşen kusurlu olsa da
iptal ettirebilir) sözleşmenin geçersiz kılınmasından doğan zararı gidermek zorunda
bırakılır. Ancak karşı taraf da kötü niyetli ise tazminat isteyemez.
• Hataya düşen taraf hataya düştüğünü öğrendiği andan itibaren 1 YILLIK HAK
DÜŞÜRÜCÜ SÜRE içinde genel olarak ise (doktrine göre )10 YIL içerisinde iptal
ettirebilir. 21
• İptal talebinde bulunmamak veya süresi içinde bulunmamak, razı olunduğu anlamına
gelir ve sözleşme baştan itibaren geçerli şekilde kurulmuş sayılır.
• İptal istemi bozucu yenilik doğuran bir haktır.
• İptal sonucu edimler SEBEPSİZ ZENGİNLEŞME hükümlerine göre iade edilir.
• Tazminat kapsamına ise kural olarak menfi zarar, hakkaniyet gerektiriyorsa müspet
zarar da girer.
2. HİLE (ALDATMA)
• Bir tarafın diğer tarafı sözleşme yapmaya itmek için söz ve davranışlarıyla o kişide
yanlış kanaat uyandırmasıdır.
• Aldatmanın esaslı olup olmaması ayrımı yoktur.
• Hile nedeniyle sözleşmenin geçersiz kılınması için aldatan tarafta ALDATMA KASTI
aranır.
• Taraf aldatması ve üçüncü kişi aldatması türleri vardır.
• Öğrendiği andan itibaren 1 YILLIK HAK DÜŞÜRÜCÜ SÜRE içinde genel olarak ise
(doktrine göre)10 YIL içerisinde iptal ettirebilir.
• Aldatılan kişi zararlarını sözleşmenin iptalini istemeden de SEBEPSİZ
ZENGİNLEŞME hükümlerine göre iade edilir. (hatadan farklı)
3. TEHDİT (KORKUTMA-İKRAH)
Tehdit bir sözleşmenin yapılması için ciddi ve derhal gerçekleşecek şekilde, sözleşme yapana
veya yakınlarına, haksız bir şekilde, kişinin şahıs veya mal varlığına, illiyet bağı kesilmeden
yapılmalıdır. Bu durumda sözleşme geçersiz kılınabilir. Hukuksal yetkinin kullanılacağı
söylenerek korkutma da mümkündür. Korkutan üçüncü kişi ise diğer taraf bunu bilmiyor ve
bilebilecek durumda değilse, korkutulan hakkaniyet gerektiriyorsa diğer tarafa tazminat öder.
İşlem tehdit ortadan kalktığı andan itibaren 1 YILLIK HAK DÜŞÜRÜCÜ SÜRE içinde genel
olarak ise (doktrine göre)10 YIL içerisinde iptal ettirebilir. Tehdit edilen kişi zararlarını
sözleşmenin iptalini istemeden de SEBEPSİZ ZENGİNLEŞME hükümlerine göre iade edilir.
(hatadan farklı)
AŞIRI YARARLANMA (GABİN)
• Zarar gören kişinin zor durumda kalmasından, düşüncesizliğinden, deneyimsizliğinden
(sübjektif unsurlar) faydalanılarak edimler arasında aşırı dengesizlik (objektif unsur)
yaratılmasıdır.
• İrade bozukluğu hali olarak kabul edilmeyen ancak iptal ettirilebilen bir durumdur.
• Tarafların edimlerini belirleme konusunda sahip oldukları özgürlüğe (serbestiye)
getirilmiş bir sınırlamadır.
• Zarar gören kişi sözleşmeyi iptal ettirerek ediminin geri verilmesini talep edebilir veya
sözleşme ile bağlı kalarak aşırı oransızlığın giderilmesini talep edebilir.
• Zarar gören bu hakkını düşüncesizlik ve deneyimsizliğini öğrendiği andan, zor
durumda ise durum ortadan kalktığı andan itibaren 1 YIL ve her halde sözleşmenin
kurulmasından itibaren 5 YIL içinde kullanabilir.22
ÖN SÖZLEŞME
• İleride bir sözleşmenin kurulması için yapılan sözleşme
• Borç içerir.
• Konusu, şartları gerçekleştiğinde ileride bir sözleşmenin yapılmasıdır.
• Tek tarafa veya iki tarafa da borç yükleyebilir
• Kanunda aksi belirtilmemişse ön sözleşme geçerlilik şartı, ileride yapılacak
sözleşmenin geçerlilik şartının aynısıdır. (Ör: Alacağın devri (temliki) sözleşmesi
yazılı şekle tabidir, ancak ön sözleşmesi şekle tabi değildir)
• Sonradan kurulacak sözleşme bir tasarruf işlemi niteliğindeyse onu hazırlayan borç
sözleşmesi ön sözleşme olarak adlandırılmaz.
TAHVİL (ÇEVİRME)
Kesin hükümsüz sayılan bir hukuki işlemin başka bir hukuksal işlemin şartlarını taşıması
halinde ve taraflar da işlemlerinin kesin hükümsüz olduğunu bilselerdi diğer işlemi yapmak
isterlerdi şeklinde değerlendirilebilecek ise kesin hükümsüz sayılan işlemin başka bir işleme
çevrilmesidir. Ör: Noterde yapılmış olan taşınmaz satış sözleşmesi geçersizdir, zira tapuda
yapılması gerekir, ancak, bu sözleşme taşınmaz satış vaadine tahvil edilebilir.
SÖZLEŞMENİN YORUMLANMASI
Sözleşmenin asli değil fakat ikincil noktalarında eksiklik varsa yorum yapılarak düzeltim
yapılabilir.
• Sözleşme hükümleri, sözleşmeyi kaleme alanın aleyhine yorumlanır
• Metinin tamamı yoruma esas alınır
• Sözleşme öncesi irade beyanlarına da dikkat edilir
• Sözleşme sözü ve özü ile değerlendirilir
• Genel olarak dürüstlük kurallarına göre yorum yapılır.23
TEMSİL
• Bir kişinin bir hukuksal işlemi başkası aracılığıyla yapmasıdır.
• Temsil ilişkisi tek taraflı irade açıklaması ile kurulur.
• Temsil ilişkisi kurulması kural olarak şekle tabi değildir.
• Kural olarak temsilci için ayırt etme gücü yeterlidir.
TEMSİL TÜRLERİ
YASAL TEMSİL İRADİ TEMSİL
• Temsil yetkisinin kanundan
kaynaklanması durumunda ,
koruyucu bir amaçla söz konusu olur.
• Kendisine kanuni temsilci atanan kişi
kural olarak bizzat işlem yapma
yetkisine sahip değildir.
• Ör: Veli, Vasi, Kayyım
• Temsil yetkisi bizzat iradi olarak
kurulur.
• Temsilci atayan kişi bizzat işlem
yapma yetkisini hiçbir zaman
kaybetmez.
• Borçlar kanununda bu temsil
düzenlenmiştir.
DOLAYLI TEMSİL DOĞRUDAN TEMSİL
• Temsilci KENDİ ADINA, temsil
olunanın HESABINA hareket eder.
• Temsilci, üçüncü kişi ile girdiği
hukuksal ilişkinin bizzat tarafı olur.
• Taraf olarak kurduğu hukuki işlemle
kazandığı hakları, iç ilişki gereği
temsil olunana devir borcu altındadır.
• Borçlar Hukukunda Komisyoncu
buna örnek teşkil eder.
• Temsilci temsil olunanın ADINA VE
HESABINA hareket eder.
• Temsilci, üçüncü kişi ile kurulan
sözleşmenin tarafı olmaz.
• Borçlar Hukukunda düzenlenmiştir
ve aksi belirtilmedikçe temsilden kast
edilen doğrudan temsildir.
MÜTESELSİL TEMSİL BİRLİKTE TEMSİL
• Temsil olunanın ad ve hesabına
birden fazla kişi hareket etmek üzere
yetkili ise söz konusudur.
• Bu kişiler kendi başlarına işlem
yapmaya yetkilidirler.
• Temsil olunanın ad ve hesabına
birden fazla kişi hareket etmek üzere
yetkili ise söz konusudur.
• Ancak birlikte işlem yapabilirler.
TEMSİL YETKİSİ TÜRLERİ
AKTİF TEMSİL YETKİSİ –
hareket edebilme yetkisi
PASİF TEMSİL YETKİSİ –
Sadece muhatap olabilme yetkisi
ÖZEL YETKİ-
Belirli bazı işlemlerin yapılabilmesi için verilir.
ÖR: – Sulh sözleşmesi yapma
– Tahkime başvurma
– Kambiyo taahhüdünde bulunma
-Bağış sözleşmesi yapma
– Taşınmazın aynına ilişkin işlemler,- Dava
açma vb.
GENEL YETKİ-
Temsil olunan açısından şahsa sıkı sıkıya
bağlı işlemler hariç bütün borçlandırıcı
işlemlerin yapılabilmesi için verilen yetki.24
KULAĞINA KÜPE OLSUN: Temsil konusunda özel yetki gereken hallerin bilinmesi
gerekmektedir.
TEMSİL İLE VEKALET ve HABERCİ ARASINDAKİ FARK
• Vekalet bir sözleşmedir, temsil yetkisi ise tek taraflı, varması gerekli, kurucu yenilik
doğuran irade beyanıdır. Vekil, sözleşme gereği müvekkili ad ve hesabına hareket
eden kişidir.
• Haberci ise iradeyi, olduğu gibi başkasına aktaran kişidir. Kendi iradesi ile hareket
etmez. Ehliyet şartı da aranmaz.
TEMSİL İLİŞKİSİNİN ÖZELLİKLERİ
• Temsil olunan ile temsilci arasındaki ilişkiye İÇ İLİŞKİ denir.
• İÇ TEMSİL ilişkisi tek taraflı, varması gereken, kurucu yenilik doğurucu beyandır.
• Temsil yetkisi yazılı verilmişse bu YETKİ BELGESİ olarak adlandırılır.
• Temsil olunan TAM EHLİYETLİ olması gerekirken temsilci için DOĞRUDAN
TEMSİLDE ayırt etme gücü yeterlidir, DOLAYLI TEMSİLDE İSE tam fiil ehliyeti
aranır.
• Yetkilendirme içeriği mümkün, hukuka-ahlaka-kişilik haklarına uygun olmalıdır. Aksi
geçersizliktir.
• Temsil yetkisi verilmesi herhangi bir şekle tabi değildir.
• Temsil olunanın temsilciye verdiği emirlere talimat denir. Temsilci bu talimatlara göre
hareket etmelidir.
• Temsil olunanın üçüncü kişiye temsilcisini bildirmesi DIŞ İLİŞKİNİN kurulmasını
sağlar.
• Bu bildirim sözlü yazılı ilanla veya davranışlarla yapılabilir. Bildirim nasıl yapıldıysa
geri alınması da geçerli olacak şekilde yapılmalıdır.
• Temsilci, DIŞ İLİŞKİDE, temsilci olduğunu üçüncü kişiye bildirmelidir. Aksi halde
işlemin hukuki sonuçlarına kendisi katlanır. Ancak, üçüncü kişi temsil ilişkisi varlığını
durumdan anlıyor veya anlaması gerekiyorsa ya da işlemin temsilci ile yapılması ile
yahut temsil olunan ile yapılması arasında önem taşımıyorsa BİLDİRİM gereksizdir.
TEMSİL YETKİSİNİN SONA ERMESİ
• Azil (yetkinin geri alınması) – Temsil olunan, temsilciyi görevden alır. Şekle tabi
değildir. Bu haktan önceden feragat edilemez. Tek taraflı, bozucu yenilik doğuran, her
zaman kullanılabilecek bir haktır. Ancak zamansız ve haksız azil nedeniyle zarardan
temsil olunan sorumlu olur. Azil, temsilcinin öğrenmesinden itibaren sonuç doğurur.
İyi niyetli üçüncü kişiler korunur.
• İstifa – Şartları azildeki gibidir.25
• Sürenin sona ermesi,
• İşlemin yapılması
• Temsil olunan veya temsilcinin ölümü, gaipliği, ehliyet kaybı, iflası, tüzel kişiliğin
sona ermesi
• Bozucu şartın gerçekleşmesi
YETKİSİZ TEMSİL
1. Temsilciye yetki verilmediği halde kişi temsilci gibi işlem yapmışsa,
2. Temsilciye verilen temsil yetkisi aşılmışsa,
3. Verilen temsil yetkisinin geri alınması veya sona ermesine rağmen temsilci temsil olunan
adına hukuki işlem yapmaya devam etmişse söz konusu olur.
à Temsil olunan yetkisiz temsille yapılan işleme ONAY VERİRSE işlem kendini bağlar.
Onaya kadar ASKIDA GEÇERSİZLİK vardır. İyiniyetli üçüncü kişi korunur! Menfi zararları,
hakkaniyet gerektiriyorsa müspet zararları SEBEPSİZ ZENGİNLEŞME hükümlerince
TEMSİLCİDEN (ve kusuru var ise TEMSİL OLUNANDAN istenebilir. (sözleşme öncesi
kusurlu sorumluluk-culpa in conterehendo)
3.BÖLÜM
HAKSIZ FİİLDEN DOĞAN BORÇLAR
Bir kimsenin KUSURLU ve HUKUKA AYKIRI FİİLİ ile başkasına ZARAR vermesi
durumunda, bu zararı karşılamak zorundadır. Aynı durum AHLAKA aykırı fiille başkasına
zarar veren için de geçerlidir. Haksız fiilde kural kusur sorumluluğudur
KUSUR SORUMLULUĞU
UNSURLARI
1. Hukuka aykırı fiil
2. Kusur
3. Zarar
4. Nedensellik bağı
1. HUKUKA AYKIRI FİİL
• Hukukun izin vermediği fiiller hukuka aykırıdır. Hukuka aykırı fiil icrai veya ihmali
bir hareketle gerçekleştirilebilir.
• Haksız fiil, kastla (bilerek ve isteyerek) yapılabileceği gibi öngörmeden ve istemeden
de yapılabilir. (Ör, birini kasten öldürmek ve birini kaza sonucu istemeden öldürmek)
• Haksız fiili gerçekleştiren failin haksız fiil ehliyeti olması gerekir. Bunun için de ayıt
etme gücü olması gerekir.26
HUKUKA AYKIRILIĞI ORTADAN KALDIRAN HALLER (HUKUKA UYGUNLUK
NEDENLERİ)
1. Haklı savunma (meşru müdafaa)
2. Zorda kalma (zorunluluk hali)
3. Üstün nitelikte özel menfaat
4. Üstün nitelikte kamu menfaati
5. Kişinin hakkını kendi gücüyle koruması
6. Zarar görenin eylem öncesi rızası
1. Haklı savunma
Haklı savunmada bulunan saldırganın şahsına ve malvarlığına verdiği zarardan sorumlu
olmaz.
Şartları:
• Hukuka aykırı bir saldırı olmalı
• Saldırı kişiye veya üçüncü bir kişiye dönük olabilir
• Saldırı kişinin ve üçüncü kişinin şahıs veya malvarlığına dönük olabilir.
• Saldırı devam etmekte olan yakın ve gerçek bir saldırı olmalı
• Saldırı karşısında kişinin savunması ölçülü olmalı
2. Zorda kalma
Bir kimsenin kendisine veya başkasına yönelmiş açık ve yakın bir zarar tehlikesinden
korunmak için başkasının MALINA zarar verirse bu zarar hakkaniyete göre giderilir.
Şartları:
• Bir kimsenin şahsına ve mallarına dönük yakın ve açık bir zarar tehlikesi olmalı
• Kimse bu zarardan kendisini veya başkasını kurtarmak için hareket etmeli
• Kimse, zarardan kurtulmaya çalışırken başkasının malına zarar vermeli (haklı
savunmadan farkı)
• Tehlike, malı zarara uğrayan kişiden kaynaklanmamalı
• Zorda kalma bir hukuka uygunluk nedenidir ancak zarar hakkaniyete göre giderilir.
3. Üstün nitelikte özel menfaat
Kimseye karşı yapılan hukuka aykırı fiil, daha üstün özel menfaatin gereğiyse fiil hukuka
uygun hale gelir. Ör: Bir kişinin taşınır mal ve kıymetli evrakını alacağına binaen hapis hakkı
çerçevesinde elinde tutan kimsenin üstün özel menfaati vardır.
4. Üstün nitelikte kamu menfaati
Kimseye yapılan hukuka aykırı fiil, daha üstün kamusal menfaati gerektiriyorsa fiil hukuka
uygun hale gelir. 27
5. Kişinin hakkını kendi gücüyle korumasıDuruma göre kolluktan yardım alamayacak olan
kimse hakkını kullanmasını önemli derecede önleyecek başka bir yolu yoksa verdiği zarardan
sorumlu olmaz. Haklı savunmadan farkı saldırının sona ermiş olmasıdır.
6. Zarar görenin rızası
Bir kimsenin tasarrufta bulunabileceği bir konuda hukuka, ahlaka ve kişilik haklarına aykırı
olmayan bir konuda rıza göstermesi fiili hukuka uygun kılar. Ancak rıza, zarardan önce
olmalıdır.
Ayrıca kamu gücünün kullanılması da hukuka uygunluk nedeni sayılır.
KUSUR
Haksız fiil sorumluluğunun objektif unsuru hukuka aykırı fiildir, sübjektif unsuru ise
kusurdur.
Kusur, KAST veya İHMAL şeklinde ortaya çıkabilir. Kast, hukuka aykırı fiilin bilerek ve
istenerek yapılmasıdır. İhmal ise gerekli dikkat ve özeni göstermeden ancak hukuka aykırı
sonucun gerçekleşmesinin istenmemesine rağmen zarar vermektir. Ör: Bir kişiye trafik
kazasında çarpmak.
• AĞIR KUSUR: Kast ve ağır ihmal (çok basit düzeyde dikkat ve özenle zararın
önlenebileceği ihmali zarar)
• HAFİF KUSUR: Sadece hafif ihmaldir. Gerekli dikkat ve özen yeterince
gösterilmediği için zarar ortaya çıkmışsa söz konusu olur.
• Tazminat türü kusurun ağırlığına göre belirlenir.
• Zarar, üçüncü kişinin veya zarar görenin ağır kusurundan kaynaklanıyorsa illiyet bağı
kesilir.
KUSURSUZ SORUMLULUK HALLERİ
Haksız fiil sorumluluğunun şartlarını yukarıda saydık. Ancak kusursuz sorumluluk halleri
istisnai hallerdir. Yani kimse kusursuz olsa bile sorumlu tutulabilir.
KUSURSUZ SORUMLULUK HALLERİ
HAKKANİYET
SORUMLULUĞU
ÖZEN VE DİKKAT
SORUMLULUĞU
TEHLİKE
SORUMLULUĞU
Ayırt etme gücü bulunmayan
kimsenin sorumluluğu
hakkaniyete göre belirlenir
1. Adam çalıştıranın
sorumluluğu
2. Hayvan bulunduranın
sorumluluğu
3. Yapı malikinin
sorumluluğu
4. Ev başkanının
sorumluluğu
1. Önemli ölçüde tehlike arz
eden işletmenin
faaliyetlerinden doğan
zararlardan sorumluluk
2. Karayolları Trafik
Kanununa göre motorlu araç
işletenin sorumluluğu28
1. HAKKANİYET SORUMLULUĞU
Kural olarak ayırt etme gücü olmayan kişinin haksız fiilinden sorumluluğu yoktur. Ancak
hakkaniyet gerektiriyorsa bu sorumluluk uygun yöntemle sağlanabilir.
• DEVAMLI SURETTE AYIRT ETME GÜCÜ OLMAYAN kimsenin sorumluluğu
hakkaniyet gereği onun malvarlığından sağlanabilir. Ör: Zengin akıl hastası, fakir
birine zarar verirse.

 

SONRAKİ SAYFAYA GEÇİNİZ

[wp_ad_camp_5]

sonraki sayfadan devam ediniz