Kalite kontrolünün yararları:
- Üretimi planlama ve uygulama sürecinde hatalar var ise bunların önceden saptanmasına imkan verir.
- Yasal şartlara uygunluğu sağlar.
III. Pazara sunulan mamulün tüm birimlerinin standart olmasını,diğer bir ifadeyle aynı ölçüde,nitelikte ve tipte olmasını sağlar.
Kalite kontrol yöntemleri:
- Yüzde yüz kalite kontrolü:Tüm üretilen mamullerin tek tek kontrol edilerek her mamulün kalitesi test edilmiş olur.Ekonomik değildir.
- Üretim sürecinde kalite kontrolü:Mamul üretilmekte iken her imalat biriminde ya da stratejik imalat birimlerinde üretilen her parçanın veya örnek parçaların üzerinde yapılan kalite kontrolü şeklidir.
III. Örnekleme yoluyla istatistiksel kalite kontrolü:Sanayide üretilen mamullerin belirli bir yüzdesinin örnekleme yoluyla numune alınıp kalite kontrolü yapılması ve sonuçların ana kütle için genelleştirilmesi esasına dayanır.Bu esas hammadde malzemenin satın alınmasında kullanılması halinde buna kabul örneklemesi denir.
***Kalite kontrolü artık muayene ve test ile kusurlu mamullerin ayıklanması değil kalitenin devamlılığını sağlamaya ve kalite geliştirmeye yönelik sürekli çabalardır.
PAZARLAMA
Pazarlama temelde insanların ihtiyaç ve isteklerini karşılamaya yönelik bir mübadele işlemidir.Pazarlama geleneksel olarak mal ve hizmetlerin üreticiden tüketiciye veya kullanıcıya doğru akışını yönelten işletme faaliyetlerinin yerine getirilmesidir.Günümüzdeki anlamıyla pazarlama tüketici yönlüdür ve tüketici ihtiyaçlarının karşılanması temeline dayanır.
Tanım:İşletme amaçlarına ulaşmayı sağlayacak değişimleri gerçekleştirmek üzere malların hizmetlerin ve fikirlerin geliştirilmesi,fiyatlandırılması,tutundurulması ve dağıtılması sürecidir.Burada pazarlamanın sadece mevcut malların üreticiden tüketiciye geçişi veya satışı olmadığı,üretim öncesinde başlayan pazarlama faaliyetleri,satış ve satış sonrası olmak üzere üç ayrı aşamada birbirini tamamlayan çabalardan oluştuğu belirtilmektedir.
Pazarlama ile ilgili geleneksel yaklaşımlar ve modern yaklaşım:pazarlama anlayışı
Üretim anlayışı,işletmede üretimin en önemli ve tüm faaliyetlerin odak noktası olduğu bu nedenle tüm işletmeyi mühendis ve diğer teknik personelin yönettiği bir dönemin anlayışıdır. Her üretilenin kolayca satılabildiği böyle pazar koşullarında yoğun tutundurma ve satış çabalarına gerek yoktur.
Satış anlayışı;üretimin değil artık satışın çok zorlaştığı bir ortamda gelişmiştir.Mevcut malları satmak en zor faaliyet olduğundan özellikle her türlü satış arttırma çabalarının yoğunlaşmış olduğu bir yaklaşımdır.
Pazarlama anlayışında ise;Çok satıp çok kar etme yerine işletmenin kar elde etmesi ve aynı anda tüketicinin tatmin olması birlikte düşünülmeye başlanmıştır.Üç temel unsura dayanmaktadır:
Tüketiciye yönelik tutum(müşteri odaklı olma):Pazarlama bölümü tüketici ihtiyaçlarını belirlemeye ve bunları tatmin etmeye büyük önem vermelidir.
Bütünleşmiş pazarlama:Sadece yoğun tutundurma çalışmaları ile değil bölüm içi ve bölümler arası koordinasyonu ifade eder.Sadece pazarlama bölümü değil tüm bölümler tüketiciye yönelik tutumu benimsemelidir.
Kar getirici satış hacmi:İşletme faaliyetlerini sürdürebilmek için sadece çok satış geliri değil tatmin edici karı getirecek satış hacmini sağlamalıdır.
Pazarlama fonksiyonları ve pazarlama karması
Pazarlama sistemi fonksiyonları:
Değişim fonksiyonları:satın alma ve satma
Fiziksel fonksiyonlar: taşıma ve depolama
Kolaylaştırıcı fonksiyonlar:Standartlaştırma ve dereceleme,finans,risk taşıma,bilgi toplama
Pazarlama yönetimi fonksiyonları:
Mamul
Fiyat
Tutundurma
Dağıtım
***Pazarlama programı işletmenin pazarlama faaliyetlerini ve bunların amaçlara nasıl ulaşacağını belirleyen bir plan olarak neyin yapılacağını,ne zaman,kim tarafından ve nasıl yapılacağını belirtir ve genellikle bir yıllık süreyi kapsar.
PAZARLAMA ARAŞTIRMASI
Üreticilerle tüketiciler arasındaki mesafeyi kapatmaya yarayacak bilgileri sağlama fonksiyonunu yerine getirir.
Pazarlama fırsatlarına ve sorunlarına ilişkin olarak verilerin objektif olarak toplanması,analizi ve yorumlanmasıdır.
Pazarlama araştırmasının aşamaları
- Problemin tanımlanması
- Araştırmanın planlanması
III. Planın uygulanması
- Verilerin analizi ve yorumu
- Araştırma raporunun hazırlanması
Pazarlama araştırmasının işletmeye sağladığı faydalar:
Pazarlama fırsatlarını,pazarlama problemlerinin varlığını ve onları yaratan faktörleri ortaya çıkarır
Alınacak kararların riskini azaltır vs.
Pazarlama araştırmasında veri kaynakları ve veri toplama metotları:
İkincil veri kaynakları:İşletme için kaynakları işletmenin normal faaliyetleri için tuttuğu çeşitli kayıt ve belgelerdir.İşletme dışı kaynaklar ise DPT,DİE,TCMB,Üniversiteler gibi çeşitli özel ve kamu kurumlarıdır.
Birincil veri toplama metotları:Birincil veri toplanması halinde kullanılırlar.Bunlar;
-Anket:Önceden hazırlanmış seçilmiş sorulardan oluşan bir anket formuna dayalı olarak yüz yüze görüşmeyle,postayla veya telefonla soruların cevaplayıcıya yöneltilerek cevapların alınması esasına dayanır.
-Gözlem metodu:Araştırma konusu olan olaylara hiç karışmaksızın onları gözlemek ve bilgileri kaydetmek şeklinde uygulanır.
-Deney metodu:Kontrol edilen bir ortama belirli uyarıcıların verilmesi ve bunların sistemli olarak değiştirilmesine dayanır.Bağımsız değişkenlerden biri değiştirilerek bunun bağımlı değişken üzerindeki etkisi ölçülmeye çalışılır.
TÜKETİCİLER,PAZARLAR VE PAZAR ÖZELLİKLERİ
Pazar teriminin çeşitli anlamları vardır:
Alıcı ile satıcının karşılaştığı yer
Fiyatı belirleyen koşullar dizisi
Bir mal veya hizmete olan talep
Bir malın pazarı;
karşılanacak ihtiyaçları,
satın alma gücü ve
satın alma isteği bulunan tüm kişi ve kuruluşlardan oluşur.
Mallar tüketicilerin satın alma amaçlarına göre tüketim malları ve endüstriyel mallar şeklinde iki ana gruba ayrılırken pazarlarda tüketicilerin satın alma amaçlarına göre sınıflandırılırlar.
Nihai tüketiciler:Kişisel ve ailevi ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla mal veya hizmet talep eden ve satın alan kişilerdir.
Endüstriyel alıcılar:Kişisel ve ailevi ihtiyaçları dışındaki amaçlarla mal veya hizmet talep eden ve satın alan kişilerdir.
Pazar çeşitleri
- Tüketici pazarları:Nihai tüketicilerden oluşan pazarlar kastedilmektedir.
- Endüstriyel pazarlar:Her türlü malı kendi üretimlerine katmak veya satmak için alanlar başta olmak üzere KİT’leri,diğer devlet kuruluşlarını kapsar.
III. Uluslar arası pazarlar:Hem ülke içindeki hem de birbirlerinden çok farklı özellikler gösteren her ülke de özellikleri farklılaşan pazarlardır.
***Pazarlar bu şekilde ayrılarak bu pazarları oluşturan tüketici gruplarının satın alma sebepleri ve güdüleri araştırılıp buralara yoğunlaşılır.
Tüketici pazarlarının bazı özellikleri:
Temel özelliği satın alma nedeninin kişisel kullanım istek ve amacına dayanmasıdır.
Demografik özellikleri:Pazar tanımında belirtilen karşılanacak ihtiyaçları olan kişilerin nüfus özellikleriyle
Ekonomik özellikler:satın alma gücü ile
Davranışsal özellikler:satın alma isteği ile ilgilidir.
Endüstriyel pazarların bazı özellikleri:
Dört grupta toplanabilir:Üretici işletme pazarları,satıcı işletme pazarları,hükümet pazarları,kurumsal(kar amacı gütmeyen pazarlar)
Daha çok bölgesel alımlar görülür
Alıcı sayısı azdı
Siparişlerin miktarı büyüktür
Satış masrafları azdır
Satın alma işlemi uzun sürer
Satış çabalarında kişisel satış,reklamdan daha önemlidir.
Endüstriyel mal talebinin özellikleri:
Türetilmiş taleptir.(Bağımlı talep söz konusudur)
Tüketim malları talebine göre daha inelastiktir.
Talep nisbi olarak daha fazla dalgalanır
Pazarın bilgi düzeyi yüksektir.
Uluslar arası pazarların özellikleri:
Rekabet çok şiddetlidir.
Arz kaynakları çok çeşitli, fiyat genellikle düşüktür.
Kalite,çeşit,standartlaştırma ambalajlama ve servis önemlidir.
Ülke özellikleri değişkenlik gösterir.
Uluslar arası pazarlar riski fazla,girilmesi zor ve girdikten sonra da içinde kalınması zor pazarladır;ancak rekabet edilebildiği taktirde iç pazarla karşılaştırılamayacak ölçüde büyük satış ve kar potansiyeli taşırlar.Bir taraftan iç pazarların doyması ve sık sık ortaya çıkan ekonomik durgunluğun itici gücü;diğer taraftan dış pazarların belirtilen kar potansiyelinin yarattığı çekici gücü tüm dünyada işletmeler daha fazla uluslar arasılaşmaya itmektedir.
PAZAR BÖLÜMLENDİRME VE HEDEF PAZAR SEÇİMİ
Strateji,amaca ulaşmayı sağlayan yol,hareket tarzıdır.Pazarlama planlamasında en uygun hareket tarzlarını belirleme anlamında pazarlama stratejisinin iki temel unsuru vardır:
- Hedef pazarın seçimi veya belirlenmesi:Hangi tüketici veya alıcı gruplarının hedef alınacağının belirlenmesi
- Pazarlama karmasının oluşturulması veya geliştirilmesi:Bu gruplara en etkili olarak nasıl ulaşılacağının programlanmasıdır.İkinci husus,ne tür mallarla,hangi fiyatlarla,hangi tutundurma araç ve metotları ve nasıl bir dağıtımla hedef pazarlara ulaşılacağının belirlenmesidir.
Hedef pazarın seçimi veya belirlenmesi:
Pazar bölümlendirme:Pazarların çok büyük olduğu ve sınırlı kaynaklarla belirli tip tüketici gruplarına yönelik olarak daha etkin ve verimli çalışılabileceği gerçeği her pazarı bir takım kriterlere göre bölümlere ayırma gereğini ortaya çıkarmıştır.
Pazar bölümlendirme,bir pazarın nispeten benzer özellikleri taşıyan alıcı gruplarına göre kısımlara ayrılması,diğer bir deyişle heterojen bir pazarın homojen bölümlere ayrılması işlemidir.Pazar bölümlendirme ile pazarı oluşturan tüketicilerin ihtiyaç ve istekleri,satın alma davranışları birbirine benzeye gruplar belirlenmeye çalışılır.
Pazar bölümlendirme ve bu bölümler arasından en uygun görülen belirli bölümlerin hedef pazarlar olarak seçilmesi rasyonelliğin,sınırlı kaynakları en etkin ve verimli bir biçimde kullanma isteğinin doğal sonucudur.
Pazar bölümlendirmenin faydaları:
- Tutundurma çalışmaları en karlı olacağı bölümlerde yoğunlaştırılır.
- Belirli bölüm taleplerine uygun mal veya hizmet üretilir
III. Pazardaki değişmeler daha iyi izlenir
- Sınırlı kaynaklar daha karlı bölümlere yönelik olarak kullanılır.
Pazar bölümlendirmenin en büyük sakıncası artan maliyetlerdir.Tek tip mal üretip bunu tüm pazara sunmak,özellikle standardizasyondan ve büyük ölçekli üretimden kaynaklanan tasarruflar sağlar.Pazar bölümlendirme ile bunlardan vazgeçilmekte,genellikle birkaç veya birçok bölüm hedef pazar seçildiğinden aynı malın farklı kalite,cins ve çeşitleri ile hizmet verilmektedir.
Mevcut bir pazarın belirli ayırıcı özellikleri göz önünde tutularak bölümlendirme yapılır.Burada önemli olan bir nokta mamul özelliklerinden değil,tüketici özelliklerinden hareket edilerek bunların kriter olarak alınmasıdır.Bölümlendirme çeşitleri:
- Coğrafi faktörlere göre bölümlendirme
- Demografik bölümlendirme
III. Psikografik bölümlendirme
- Mamule ilişkin bölümlendirme
Endüstriyel pazarlarda ise demografik ve psikografik bölümlendirme söz konusu olmaz.Alıcılar bölge temeline,örgüt tipine,müşteri büyüklüğüne ve mamulü kullanım durumuna göre bölümlere ayrılabilir.
Bölümlendirmenin başarılı olmasının şartları:
- Pazar ölçülebilir kriterlere göre bölümlendirilmeli
- İşletmenin imkanlarıyla erişilebilir olmalı
III. Her bölüm kar sağlayacak büyüklükte olmalıdır.
Hedef pazar seçimi:Pazar bölümlendirmesinden sonra en karlı,en çekici görünen bir veya birkaç bölümünün üretilecek mamullerle hizmet sunmak üzere belirlenmesi işlemidir.Başlıca üç stratejisi vardır:
- Tüm pazar stratejisi:Pazarın bölümlere ayrılmadığı,tek mamul ve tek pazarlama karması ile tüm pazara hizmet verildiği türdür.”Farklılaştırılmamış pazarlama stratejisi” de denilir.
- Yoğunlaştırılmış pazar stratejisi:Pazarın bölümlere ayrılması ve en karlı görünen tek bölüme,tek pazarlama karması ile hizmet sunulduğu türdür.
III. Farklılaştırılmış pazarlama stratejisi:İki,üç veya daha çok bölüme ama her bölüme farklı pazarlama karmalarıyla hitap etme stratejisidir.
Pazarlama karmasının oluşturulması:
- Mamul:Pazara sunulacak mal,hizmet veya fikirlerin tasarımını ifade eder.Pazara sunulacak mamullerin kalite,cins,büyüklük,ambalaj,marka adı,ek hizmetleri,garantisi vb. gibi çok çeşitli yönleri hedef pazara uygun olarak planlanmalıdır.
- Fiyatlandırma:Yönetim açısından mallara fiyat konulması ve ödeme şartları,krediler vb hususları ifade eder.
III. Tutundurma:Kişisel satış,reklam,tanıtma,satış geliştirme ve doğrudan pazarlamadan oluşan satış arttırma çabalarını gösterir.
- Dağıtım:Hangi dağıtım kanalları ile ne şekilde malların tüketicilerin istediği yerde ve zamanda alıma hazır hale getirileceğini ifade eder.
MAMUL PLANLAMA VE GELİŞTİRME
Mamulün,pazarlama açısından önemi fiyat,tutundurma ve dağıtım kararlarını şekillendirmesine dayanır.Mamul,işletme yöneticileri ile tüketiciler ve potansiyel tüketiciler arasında köprü fonksiyonu görür.Çünkü tüketici işletmeyi kendisine çıktı olarak sunulan mal veya hizmet biçiminde algılar,tüketicide oluşturulacak mamul imajının nasıl olacağı konusunda mamulün çeşitli nitelikleri büyük önem kazanır.
Mamul kavramları:
Tüm mamul kavramı:Tüketicinin,mamulün fiziksel varlığı yanında ondan beklenen tüm faydaları sağlayan çeşitli ekonomik ve psikolojik unsurları göz önünde tuttuğu türdür.
Yeni mamul kavramı:Mevcut mamullerden belirgin farklılıkları olan mamuller ve işletme için yeni,pazar için eski olan mamuller bu gruba girer.
Mamullerin sınıflandırılması:Tüketim malları ve endüstriyel mallar olarak ikili bir ayrım yapılabilir. Tüketim malları kişi ve ailelerinin kişisel kullanımları için satın aldıkları mallardır.Tüketim malları;kolayda mallar,beğenmeli(araştırılan) mallar,özellikli mallar ve aranmayan mallar olarak ayrıma tutulabilir.
Endüstriyel mallar en sonunda kişi ve ailelerinin kullanımları için sunulacak mal ve hizmetlerin üretiminde kullanılan araç ve gereçleri,büro malzemelerini,hammadde ve yarı mamulleri kapsar.Bu ayrımlardaki esas kriter satın alma amacıdır.
Mamul planlama:Bir işletmenin hangi mamulleri pazarlayacağını belirlemeye yönelik tüm faaliyetlerini kapsar.
Mamul geliştirme:Mamul araştırma ve biçimlendirme gibi teknik çalışmalardır.
Yeni mamul geliştirmenin önemi ve aşamaları
Büyüyüp,gelişmek ve hatta iktisadi hayatın hızlı rekabet ortamında varlıklarını sürdürebilmek için işletmeler yenilik yapma gereğini duymaktadırlar.Çünkü rekabet imkanlarını ve bu yüzden karlılığını yitiren mamullerin yerine yenilerini koyamayan işletmeler pazardan çekilmek zorunda kalırlar.Bu yüzden eski mamullerin yerine yenilerinin çıkarılması gerekir.
Aşamaları:Bu işlemler işletmelerde iki türlü olmaktadır:
İşletme içinde yeni mamul geliştirme çabalarıyla
Bir malın başka işletmelerden patent hakkının alınması veya çeşitli yollardan malın taklit edilmesiyle.
- Yeni mamul fikirlerinin toplanması:İşletme içi ve işletme dışı kaynaklardan elde edilen fikirler üzerinde düşünülecek ilk veriler olarak bir araya getirilir.
- Ön eleme:Toplanan yeni mamul fikirlerinin işletme amaçlarıyla ve imkanlarıyla uyuşmayanlar elenir;uyuşanların önem sıraları belirlenir.
III. Ticari analiz:Ön elemeyi geçen fikirler,maliyet ve satış analizleri yapılarak değerlendirilir.Çeşitli tahminlerle karlılık durumu belirlenmeye çalışılır.
- Mamulün geliştirilmesi:Yeni mamul soyut fikir düzeyinden çıkarılarak somut hale dönüştürülür.Artık önceki dönemlerdeki masraflarla kıyaslanamayacak harcamalara girişilerek mamul önceleri az miktarda ama fiilen üretilmektedir.
- Pazar testleri:Deneme niteliğinde yapılan sınırlı üretimin gerçek pazar koşullarında piyasaya sürülerek denenmesidir.
- Pazara sunuş:Pazar testlerinde başarılı olan mamuller artık daha büyük çapta üretilerek daha çok ve daha geniş bölgelerde piyasaya sürülür.
Mamulün hayat seyri:Pazarlama yöneticileri mamullerinde canlı organizmalar gibi bir hayat seyri bulunduğunu bilmelidir.Bu konudaki bilgiler mamul planlamada pazarlama kararlarına rehberlik etmek açısından çok önemlidir.
- Sunuş(tanıtma) dönemi:Satışlar oldukça düşüktür ve ağır bir tempo ile ilerlemektedir.Maliyetler yüksek;gelirler de az olup tipik olarak bu dönemde zarar söz konusudur.Fiyatlar genellikle yüksek tutulur.Bu dönemde mamule talep yaratılması zorunluluğu olduğundan çok yoğun tutundurma ve reklam çabaları gerektirir.
- Büyüme (gelişme) dönemi:Mamule olan talebin artmaya başladığı ve satış gelirlerinin hızlı bir artış gösterdiği aşama olup yeni mamulü pazara sunan öncü firma kara geçerek önemli ölçüde kar sağlar.Karlılık nedeniyle pazara rakipler girmeye başlar.Bu dönemde üretim arttırılır ve mamul kalitesi geliştirilir.
III. Olgunluk dönemi:Satışlar daha da artmakla beraber artış hızı bu dönemde azalır ve zamanla talep ancak ikame edici talep haline dönüşür.Satışlar ve karlar en yüksek düzeylerine ulaşıp azalmaya başlar.Pazar pek çok rakip girmiştir,rekabet sertleşirken yüksek satışlara rağmen artan maliyetler nedeniyle karlarda düşüş hızlanır.En uzun dönemdir.Bu dönemde yoğun rekabet dolayısıyla reklam önem kazanır,fiyatlar düşürülür,satışların ve karların en yüksek düzeylerine çıkıp azalmaya başladıkları dönemdir.
- Gerileme dönemi:Satışlardaki düşme hızlanır.Karlardaki düşüşler daha da artar,mamul karlılığını tamamen yitirmeye doğru gider.Yeni mamulün yerini eski mamul alır.Tutucu ve az sayıdaki müşteriler mamulü satın almaya devam eder.Bu dönemde azalan satışlara paralel olarak üretim azaltılır,zayıf pazar bölümleri terk edilir ve belirli pazar bölümlerine en sadık müşterilere yönelinir.Reklam ve diğer bir takım harcamalarda azaltılır.
Marka ve ambalaj:Marka;Üretici ve satıcı firmaların malını tanıtan onu başkalarının mallarından ayırmaya yarayan isim,terim,sembol,şekil veya bunların bileşimidir.
Marka tescil edildiğinde yasallaşır ve sahibine yasal koruma hakkı sağlar.Marka,tutundurmada yardımcı olur ve talep yaratmada etkilidir,tüketicide firmaya bağlılık yaratır,fiyat istikrarına yardımcı olur.
Markada olması gereken özellikler:
Kısa ve basit olma
Söylenmesi kolay ve kulağa hoş gelen
Kolayca tanınan
Ambalaj ve etiketlemeye uygun
Dikkat çekici
Reklam araçlarında kullanmaya uygun olma
Ambalajın fonksiyonları:
Mamulü koruması
Taşımada kolaylık sağlaması
Malı farklılaştırması
Tutundurmaya yardımcı olması
FİYATLANDIRMA
Pazara dayalı ekonomilerde fiyat arz ile talebi karşılaştırır,alıcı ile satıcının üzerinde anlaşması ile değişimi sağlar.Fiyatlandırma,pazarlama yöneticisinin en başta gelen görevlerinden biridir;çünkü fiyatlar işletmenin en önemli cari gelir kaynağıdır.Fiyatlandırma zor bir iştir ve kararları alan yöneticinin maliyet,talep,tüketici geliri,iş koşulları,rakip firmaların tepkileri vb. konuları değerlendirmesi gerekir.
İktisat teorisine göre tüketicilerin ödeyecekleri fiyatı arz ve talep koşulları belirler,ama uygulamada fiyatlar bu koşulları da göz önünde tutan işletme yöneticisi tarafından belirlenir.Bu yüzden tüketicinin mal için ödediği fiyat genellikle saptanmış fiyattır.
İktisat teorisinde işletme yöneticisinin fiyat koyarken tek önemli çıkar grubu olarak tüketiciyi göz önünde tuttuğu şeklinde basitleştirici bir varsayım mevcuttur.Gerçekte,çeşitli çıkar grupları fiyat ve fiyatın belirlenmesi ile yakından ilgilidir.Yöneticinin fiyat kararlarını etkileyen başlıca çıkar grupları; aracı kuruluşlar,rakipler,üretim faktörleri sahipleri,hükümet ve işletmenin diğer bölümlerinin yöneticileridir.
Fiyatlandırmada göz önünde tutulması gereken faktörler:
- Mamulün üretim veya alım maliyeti
- Mamule olan talep
III. Endüstrideki rekabet durumu
Fiyatlandırma usulleri:
Maliyete yönelik fiyatlandırma
- Maliyet artı usulü:Birim maliyete belirli bir kar yüzdesi eklenerek satış fiyatı belirlenir.İki çeşidi vardır:
Değişken maliyet esası:Birim değişken maliyeti bulup bunun üzerine birim kar payı eklenir.Ancak bu kar yüzdesinin hiç hesaba katılmayan sabit maliyetlerden bir birimine düşmesi muhtemel miktarı da karşılayıp net bir kar payı bırakacak şekilde yüksek tutulması yoluna gidilir.
Tam maliyet esası:Toplam sabit maliyet, maliyet muhasebesi usulleri çerçevesinde belirli bir standarda göre dağıtılarak bit birime düşen sabit maliyet payı bulunur.Birim sabit maliyet ile birim değişken maliyet toplamı olarak elde edilen birim maliyetin üzerine belirli bir kar yüzdesi eklenir.
- Hedef fiyatlandırma:Belirli toplam masrafların karşılığı olarak elde edilmek istenen kar yine toplam olarak temel alınır.Önceden tahmin edilen belirli bir satış hacminde toplam maliyetlerin üzerinde ulaşılmak istenen sabit bir kar hedefini gerçekleştirecek fiyat belirlenmeye çalışılır.
Bu usulde pazarlama yöneticisi önce gelecek yıl belirli bir maldan üretip satabileceği miktarı tahmin eder,ikinci olarak bu miktarın üretilmesi yolunda katlanılacak toplam maliyetleri tahmin eder.Sonra da bu miktar yatırıma karşılık toplam olarak ne kadar kar etmeyi hedeflediğini belirler.Bu ikisinin toplamı ulaşılması istenen toplam satış gelirleri olacağı için hedef karı verecek satış gelirlerini üretilecek miktara bölme yoluyla birim fiyatı elde eder.
Bu fiyatlandırma usulünün en büyük sakıncası işletmenin satabileceği mamul miktarının fiyatın belirlenmesinden önce tahmin edilmesi gereğidir.Oysa talep fiyata bağlı olarak az ya da çok olur.
Talebe yönelik fiyatlandırma:Talebin yoğunluğu temel alınarak fiyat; talep fazla ise yüksek,talep az ise düşük olarak belirlenir.Bu metodun temeli tüketiciye sunulan malın pazardaki değerini alıcıların ona ne değer biçtiğini isabetli bir şekilde tahmin etmeye dayanır.
Rekabete yönelik fiyatlandırma:Temelde,firmanın fiyatlarını geniş ölçüde rakiplere ve onların fiyatlarına bakarak belirlemesi halidir.Rakip fiyatların ortalaması veya aradaki fark fazla olmamak kaydıyla rekabet fiyatından biraz yüksek veya düşük bir fiyat saptanabilir.Rekabete dayalı fiyatlandırmanın en belirgin özelliği firmanın fiyat ile maliyet veya talep arasında değişmeyen bir ilişkiyi sürdürmeye çalışmamasıdır.İki şekli vardır:
Cari fiyatı esas alma:Mamulün fiyatı o endüstri dalındaki ortalama fiyat düzeyinde tutulmaya çalışılır.Piyasa fiyatına göre fiyatlandırma en fazla homojen mamullerle ilgili piyasalarda özellikle çok alıcı ve satıcının olduğu tam rekabete yakın güçlü bir rekabet ortamında görülür.
Kapalı zarf usulü:Çeşitli mal veya hizmetleri sunan firmalar,rakiplerin fiyat tekliflerini tahmin etmeye ve öğrenmeye çalışarak onlardan biraz daha düşük fiyat önerme yoluyla ihaleyi kazanma yarışına girerler.
Psikolojik fiyatlandırma:
Küsuratlı fiyatlandırma:Mamulün esas fiyatı daha önce açıklanan usullerden biriyle belirlendikten sonra bu fiyatı almayıp onun hemen altındaki küsurlu rakamın benimsenmesidir.
Sabit fiyatla fiyatlandırma:Tek bir fiyat uygulanması ve bu fiyatın uzunca bir zaman değiştirilmemesidir.Böylece uzunca bir zaman sabit tutulan fiyatın tüketici üzerinde güven duygusu yaratması sağlanır.
Prestij fiyatlandırma:Yüksek fiyatlı mal kalitelidir düşüncesinden yararlanmak amacıyla fiyatın kalite imajı yaratacak şekilde yüksek tutulmasıdır.
Miktar indirimi yoluyla:Mamulün fiyatını arttırma yerine miktar indirimi yoluyla bir çeşit gizli zam yapma yoluna gidilir.Bazen fiyat sabit tutulup miktar biraz azaltılır ya da ikisi de arttırılarak fiyatta daha fazla bir artış yapılır.
TUTUNDURMA
Satış artırıcı çabalar bütünüdür.Tutundurmanın inandırıcı,ikna edici,haberleşme veya iletişim olma yönü onu diğer pazarlama faaliyetlerinden ayıran en büyük özelliğidir.Bu bakımdan etkili tutundurma etkili bir iletişim demektir.
Tutundurma araçları:
- Kişisel satış:Satış yapmak amacıyla satışçının bir veya daha fazla potansiyel alıcı ile yüzyüze görüşmesidir.Kişisel satış en eski tutundurma çeşididir.Tüketici ile direkt ilişki kurmaya dayanması nedeniyle en etkili iletişim yoludur.
Kişisel satışın başlıca özellikleri:
Kişisel karşılaşma
Dostluk ilişkileri geliştirme
Dinleme ve karşılık verme zorunluluğu
Birinci elden bilgi toplama
Kişisel satışta satışçı uygulamada oldukça geniş bir esnekliğe sahiptir.Mal veya hizmeti sunuşunu tüketicinin ihtiyaç ve isteklerine yüzyüze görüşmesi sırasındaki tutum ve davranışlarına göre ayarlayabilir.
Kişisel satışın en sakıncalı ve sınırlayıcı yanı;yüksek maliyetli oluşudur.
Kişisel satışın başarılı olabilmesi için satışçının hitap ettiği tüketicileri,mamulün özelliklerini,rakiplerin durumunu ve genel pazar koşullarını iyi bilmesi gerekir.
- Reklam:Mallar veya hizmetler veya fikirlerin geniş kitlelere duyurulması ve benimsetilmesi amacıyla bir ücret karşılığında kişisel olmayan bir biçimde sunulmasıdır.
Mal ve hizmetlerin satışlarını ve karlılığını arttırma nihai amacı doğrultusunda reklam çeşitli amaçlarla yapılır:
Yeni mamulü pazara sunmak veya yeni pazar bölümlerine girmek
Dar bir zümrenin kullandığı malı geniş kitlelerin kullanmasını sağlamak
Firma imajı ve markaya bağlılık yaratmak
Firmayı ve malın özelliklerini anlatarak satışçılara yardımcı olmak
Satışçıların ulaşamadığı kimselere ulaşmak
Reklam mesajlarının ulaştırılacağı haberleşme kanalları
Radyo ve tv gibi göze ve kulağa hitap eden araçlar
Gazete ve dergi gibi yazılı basın araçları
Posta reklam araçları
Açık hava reklam araçları(afiş,pano)
Reklam aracının seçiminde temel olarak hitap edilecek pazar veya hedef tüketiciden hareket etmek gerekir.Ancak aracın seçiminde öncelikli olarak şu faktörler göz önünde tutulur;
Reklamla ulaşılmak istenen spesifik amaç
Bu işe ayrılacak bütçe
Hedef tüketicilerin özellikleri
Bu özellikler çerçevesinde çeşitli reklam araçlarının istenilen hedeflere ulaşabilme kabiliyeti
III. Tanıtma,satış geliştirme ve doğrudan pazarlama:
Tanıtma:Karşılığında genellikle bir ücret ödemeden radyo,tv ve benzeri basın-yayın araçlarında işletme,yöneticiler veya mallar ya da hizmetler hakkında yayınlanan ticari haber,röportaj,resim vb şekillerdeki tanıtıcı araçlardır.
Satış geliştirme:Reklam,kişisel satış,tanıtma ve doğrudan pazarlama dışında kalan sürekli olarak yürütülmeyen sergiler,teşhirler vb devamlılığı olmayan diğer satış çabalarıdır.
Doğrudan pazarlama:Özenle hedef olarak seçilmiş bireysel tüketicilerle hemen cevap almak üzere düzenlenmiş doğrudan iletişimdir.
DAĞITIM
Üretilen mamullerin tüketicilere doğru hareketiyle ilgili tüm çabaları kapsar ve bu nedenle üretimle tüketim arasındaki bağlantıyı gerçekleştirir.
Dağıtım kanalları ve kanal seçimi:
Aracı,üretici ile nihai tüketici veya malları kendi üretiminde kullanan endüstriyel kullanıcı arasında yer alan bağımsız bir kuruluş olup malın mülkiyetinin devrini sağlar.Aracılar,hukukumuzda malın mülkiyetini üzerine alıp almamalarına göre iki gruba ayrılırlar:
Tüccar aracılar:Satılmasına yardımcı olduğu malın mülkiyetini üzerine alan aracılar olup,tipik örnekleri toptancılar ve perakendecilerdir.Aldıkları malları stok yaparlar.
Yardımcı aracılar(tüccar yardımcıları):Mülkiyeti devretmeksizin onun transferine yardımcı olan acenteler,tellallar ve komisyonculardır.Malları stok yapmazlar,onun yerine sadece alıcılar ile satıcıları bir araya getirip bu hizmet karşılığında satış üzerinden belli bir komisyon alırlar.
Dağıtım kanalı:Bir malın üreticiden tüketiciye hareketinde izlediği yoldur.Dağıtım kanalı kararlarının iki yönü bunları en önemli pazarlama kararları arasında yer almasına yol açar:
İşletmenin mamulleri için seçilen kanallar diğer bütün pazarlama kararlarını etkiler.
Bu kararlar,işletmenin diğer işletmelere karşı uzun vadeli taahhüt ve bağlantılar içine girmesine yol açar.
Dağıtım türleri:
- Direkt dağıtım:Üretici işletmenin kendi satış örgütüyle doğrudan doğruya tüketiciye malının satışını yapması halidir.Direkt dağıtım uygulaması;üretim ve tüketim bölgeleri arasındaki uzaklığın az olması,üretim ve tüketim temposunun aynı veya benzer olması,tüketici sayısının az veya belirli merkezlerde toplanmış olması,bir kerelik satın alma hacmi veya birim fiyatın yüksek olması gibi durumlarda görülür.
- Endirekt dağıtım:Üretici ile tüketici arasındaki alım-satım ilişkisini hukuki ve iktisadi bağımsızlığı olan toptancı,yarı toptancı,satış temsilcisi,komisyoncu ve perakendeci gibi aracı kuruluşların gerçekleştirmesi halidir.Üretici işletmelerin dağıtım kanalı sistemi kuracak güçlerinin olmaması,aracı işletmelerin temel pazarlama görev ve fonksiyonları açısından deneyimli,üstün ve etkin olmaları,aracı kullanmanın işlem sayısında tasarruf sağlaması nedeniyle bu dağıtım türü kullanılır.
Dağıtımın ne ölçüde yoğun olacağı ile ilgili olarak belli başlı üç politika vardır:
Yaygın veya yoğun dağıtım:Malın alıcısının olduğu her yerde satışa sunulmasına dayanır.Özellikle kolayda mallar ve tüketim malları için kullanılır.
Seçimli veya selektif dağıtım:Belirli bir bölge sınırlı sayıda toptancı veya perakendeci veya sadece perakendeci kullanma politikasıdır.
Özel dağıtım:Belirli bir pazarda sadece tek toptancı veya perakendeci vasıtasıyla mamulün dağıtılması politikasıdır.
Fiziksel dağıtım:Mamullerin üretim aşamasından geçtikten sonra tüketiciye teslimine kadar yapılan işlemler olarak tanımlanır ve bazı hallerde hammaddelerin üretim kaynaklarından fabrikaya,üretim alanına gelişiyle ilgili işlemleri de kapsar.
Fiziki dağıtımın fonksiyonlarından birisi ve belki de en önemlisi olan taşıma,malların üretim noktalarından tüketim noktalarına ihtiyaç duyulan miktarda,zamanında ve uygun maliyetle hareket ettirmektir.Depolama ve depo yerlerinin seçimi de fiziksel dağıtımın önemli fonksiyonlarından birisidir.
ULUSLAR ARASI PAZARLAMA
Pazarlamanın ülke sınırları dışında da yapılmasıdır diğer bir ifadeyle iki veya daha çok ülke de pazarlamanın uygulanmasıdır.Birden çok ülke pazarına yönelme önemli ölçüde karmaşıklık ve zorluk yaratır.Dış pazarlarda belirsizlik ve risk çok daha fazladır;gümrük vergileri,kotalar ve çeşitli engeller vardır.
Uluslar arası pazarlamaya ihtiyaç duyulmasının nedenleri:
İç pazarların itici gücü(pazarların doyması,ekonomik durgunluk vb)
Dış pazarların çekici gücü(büyük satış ve kar sağlama potansiyeli)
Uluslar arası pazarlamayı etkileyen çevresel faktörler:
- Kültürel ve sosyal çevre
- Ekonomik ve demografik çevre
III. Politik ve hukuki çevre
Uluslar arası pazarlara giriş şekilleri:
- İhracat:Dış pazarlara girmenin en basit ve en çok kullanılan şeklidir.İhracat,işletmenin üretiminin bir kısmının yurt dışına gönderilmesi ve orada satılmasıdır.Üretici işletme bazen mamulünü hiç değiştirmeden bazen de gideceği yere göre değişiklikler yaparak gönderir.En az riskle dışa açılma yoludur.
- Lisans verme:Başka bir ülkedeki işletmeye lisans anlaşması ile bir konuda faaliyet izni verilir.İşletme,yabancı ülke işletmesine;bir üretim sürecini,bir markayı,patenti,ticari sırrı veya herhangi bir şeyi bedel karşılığı satar.Lisans vermenin özel ve çok kullanılan bir şekli de franchising haklarını vermedir.
III. Ortak mülkiyet girişimi(joint venture):Çeşitli avantajları nedeniyle bir yerli yatırımcı,yabancı ülkede yerel yatırımcılarla ortak olarak iş yapar.Bu mülkiyeti ve denetimi paylaşarak ortak iş kurma şeklidir.
- Direkt yatırım:En riskli ama en karlı olabilecek pazara giriş şekli olup dış pazarda montaj veya üretim tesisleri kurmak üzere yatırım yapma yoludur.Gidilen ülkenin ucuz işgücü,hammadde gibi kaynaklarından yararlanılması yanında yatırımlar üzerinde tam denetim sağlanır,ancak kar transferinin sınırlandırılması,devalüasyon gibi durumlar nedeniyle en riskli seçenektir.
Uluslar arası pazarlar için pazarlama karması:İki ana strateji vardır:
- Standart pazarlama karması stratejisi:İşletme hangi yabancı pazar girerse girsin aynı pazarlama karmasını kullanır.Bu yöntemin en önemli avantajı büyük ölçekli üretimden dolayı birim maliyetlerin düşürülmesidir.
- Farklılaştırılmış pazarlama karması stratejisi:İşletme pazarlama karması unsurlarının her hedef pazar için ayrı ayrı adaptasyona tabi tutar.Bu taktirde işletme için daha çok satış ve kar sağlama imkanı vardır.Ancak bu ana strateji daha büyük üretim ve pazarlama maliyetlerini gerektirir.
FİNANSMAN
Finans,ihtiyaç duyulan fonların uygun şartlarda sağlanması ve etkin bir şekilde kullanılmasıyla ilgili faaliyetlerdir.
İşletmede finansman fonksiyonunu yerine getiren finans veya mali işler yöneticisi temel olarak gerekli fonları en uygun şartlarda elde etmek ve en etkin bir biçimde kullanmakla görevli kimsedir.
Fon,finansmanın en genel aracı olup paradan daha geniş kapsamlı bir terimdir.Para denilince nakit ve bankadaki vadesiz mevduat kastedilir.Fon ise nakit ,vadesiz mevduat,nakde çevrilebilir değerler ve gerektiğinde para gibi görev yapabilecek çeşitli unsurları kapsar.
Finansal yönetimin kapsamı:
Yalnız nakit parayla ilgilidir.
İşletmede kullanılan fonların sağlanması ve idare edilmesi olarak ele alınmaktadır.
Sistem yaklaşımı çerçevesinde finansal yönetim işletmenin tüm yönetiminin bölünmez bir parçasıdır.Böyle ele alınınca finansal yönetim fon sağlama ile ilgili bir destek birim olmaktan çıkmakta,finansal politikanın temel sorunu,fonların etkin ve rasyonel bir şekilde kullanılması olmaktadır.Dolayısıyla fon sağlama görevine ek olarak varlık elde edilmesi veya elden çıkarılması kararları verildiğinde finansal yönetim,başta üretim ve pazarlama olmak üzere diğer işletme fonksiyonları ile doğrudan ilgili hale gelmektedir.
Fonların sağlanması
Sermaye kavramı ve sermaye kaynakları:İktisat biliminde sermaye,üretime tahsis edilen bütün fiziksel üretim araçlarını kapsar.
İşletme biliminde sermaye,işletmenin amaçlarına ve üretim çabalarına uygun olarak toplanmış bütün maddi ve maddi olmayan varlıklardır.
Finans açısında sermaye ise,işletmenin borç olarak sağladığı kaynaklar dışındaki kendi imkanlarını ifade eder ve kurucuların koyduğu veya hisse senedi satın alanların sağladıkları fonları,işletmenin yarattığı ihtiyatlar,dağıtılmamış karlar gibi fonları kapsar.
Öz kaynaklarla finansman:Bir işletme kurarak faaliyete geçirmek isteyen bir kimse veya kimselerin kendi kişisel varlıklarından ayırarak işletmeye tahsis ettikleri maddi ve maddi olmayan iktisadi değerlere o işletmenin öz kaynakları denir.İşletmenin faaliyete geçmesinden sonra ayrılan ihtiyatlar ve karşılıklar da öz sermayeden sayılır.Özsermaye kapsamına para,mal,bina,patent hakkı,işletme adı,marka vb her türlü varlıklar girer.İşletmenin tüm risklerine öz kaynaklar katlanır.
Bir işletmenin sahip veya sahiplerince gerek kuruluş aşamasında gerekse daha sonra sermaye artırımı yoluyla ya da kardan dağıtılmayarak şirkete fon tahsis edilmesine öz kaynaklarla finansman denir.
Öz kaynaklarla finansmanın üstünlüğü işletmeye tahsis edilen fonların süresiz veya çok uzun bir süre için işletme emrine verilmiş olmasına,herhangi bir sermaye maliyetinin söz konusu olmayıp faaliyetlerden doğacak karın tümüyle sahiplerine ait olmasına dayanır.
Oto finansman:İşletmenin kendi faaliyetleri sonucu elde ettiği karların tümünün veya bir kısmının dağıtılmayarak işletmede bırakılması yoluyla sermaye ihtiyacının karşılanmasıdır.Bu yöntem özellikle sermaye tedarikinin güç olduğu veya sermaye maliyetlerinin yüksek olduğu dönemlerde işletmeye kaynak sağlar.
Oto finansmanda belirli riskler için karşılıklar ayırmak,genel riskler için de yedekler ayırmak,karları dağıtmayarak sermaye hesaplarında tutmak gibi yollar söz konusu olur.Oto finansman bir işletmenin veya müteşebbisin karlı ve verimli çalıştığını gösteren bir ölçü olarak kabul edilir.
Sakıncaları:
- Bu finansman kaynağının yöneticiler tarafından gelişi güzel ve verimsiz yatırımlara yönelik olarak kullanılması tehlikesi
- Dağıtılması halinde kısmen de olsa piyasaya girecek ve cari faiz nispetinin düşmesine olumlu katkısı olabilecek karların işletmede alıkonması nedeniyle sermaye piyasasını daraltıcı etkisi
III. Küçük hisselere sahip tasarruf sahiplerinin yıl sonlarında tasarruflarından bekledikleri yararı alamamaları riski.
Yabancı kaynaklarla finansman:İşletmenin belirli vade sonunda geri ödemek üzere sağladığı kaynaklardır.Bunların karşılığında kaynağı sağlayanlara belirli bir faiz ödenir.İkili bir ayrıma tabidirler:
Kısa vadeli borçlar:Vadesi bir yıla kadar olan kredilerden oluşur ve genellikle çalışma sermayesi ihtiyaçlarının karşılanmasında kullanılır.Çünkü duran varlık yatırımlarını bu tür kaynaklara dayandırmak riskli olup uygun değildir.
Uzun vadeli borçlar:Bir yıldan daha uzun vadeli yabancı kaynaklardır.Kısa vadeli finansman:İşletmede tüm faaliyetleri kapsayan bir; “nakdi sermaye üretim faktörleri yarı mamul mamul nakit” şeklindeki dönüşüm veya devir mevcuttur.Bu olağan işletme faaliyetlerinin yürütülmesinde çalışma sermayesi önemli bir rol oynar.Büyük bir değişkenlik gösteren fon ihtiyacı,kısa süreli finansmanla sağlanacak fonlarla karşılanır.
Finans yöneticisi için işletmenin duran varlık ve çalışma sermayesi miktarlarını ve bunların arasında birini gereğinden fazla veya diğerini ihtiyaçtan az tutmayacak şekilde optimum bir dengeyi kurmak ve bunu sürdürmek en temel görevlerden biridir.Yönetici bu görevi yerine getirirken özellikle pazarın ve iş hayatının dinamik niteliğini göz önünde bulundurarak bu dinamizme ayak uydurmalıdır.Herşeyden önce işletmenin kendi ürettiği mamullerle ilgili mevsimlik dalgalanmalar,genel olarak ekonomideki ve iş hayatındaki istikrar-durgunluk ve dalgalanmalar;politik nitelikli olmakla beraber ekonomiyi etkileyen gelişmeler işletmenin kısa süreli fon ihtiyaçlarını etkilerler.
SONRAKİ SAYFAYA GEÇİNİZ
[wp_ad_camp_5]
sonraki sayfadan devam ediniz