Devlet Borçları

KPSS SON TEKRAR, ÖNERİLER ve TAHMİNLERİM
KPSS SON TEKRAR, ÖNERİLER ve TAHMİNLERİM

Kpss DEVLET BORÇLARI

Konu Anlatımı

 DEVLET BORÇLARI KAVRAMI

 

  • KAMU GELİRLERİ İÇİNDE BORÇLANMANIN YERİ

 

Modern devletlerde kamu harcamalarının büyük bir kısmı vergi gelirleriyle karşılanmaktadır.Ancak bazı zamanlarda devletin gelirleri ile giderleri arasında dengesizlik olduğu zaman borçlanmaya başvurulmaktadır.Borçlanma geçmiş dönemlerde olağanüstü bir kamu geliri iken,özellikle 1929 ekonomik buhranından sonra dönemde devletin ekonomiye müdahalelerinin artması ile birlikte olağan bir kamu geliri haline dönüşmüştür.Günümüz modern devletlerinde borçlanma yapmayan bir hükümet yok denecek kadar azdır.

 

Keynezyen dönemde borçlanmanın olağan bir kamu geliri haline gelmesi,atıl durumda bulunan ödünç verilebilir fonların kamu harcaması ile aktif hale getirilerek ekonomide gelir yaratıcı faaliyette bulunulması düşünülmüştür.Devletler çoğu zaman vergi ve borçlanma arasındaki tercihini iktisadi(ekonomide yaratacağı etkiye göre) ve siyasi(kabul görülüp görülmemesi durumuna göre-popülarite) durumlara göre yapmaktadır.

 

  • Borçlanma ile Vergi Arasındaki Fark ve Benzerlikler

 

  • Vergiler devlet için kesin bir gelir kaynağı iken,borçlanma geçici bir gelir kaynağıdır.
  • Vergi belirli kanunlara dayanılarak zorla alındığı halde,borçlanma her iki tarafın rızası sonucu ortaya çıkmaktadır.
  • Vergiler ülkelerin kendi vatandaşlarından alınırken,borç hem iç kaynaklardan hem de dış kaynaklardan alınabilmektedir.
  • Vergiler karşılıksız olduğu halde,borçlar ileride anapara ve faiziyle geri ödenmektedir.
  • Borçlanma olağanüstü(savaş gibi) ve büyük yatırımlar için yapıldığı halde,vergiler devletin her türlü giderlerini karşılamaktadır.
  • Vergilerin alınması bireylerin tüketim ve yatırım kararlarını azaltabilirken,borçlanmada faizi ile birlikte geri ödemesi olduğu için kişilerin tüketim ve yatırımlarını arttırabilir.
  • Borçlanmada gelirin nerelere harcanacağı belli iken,vergilerde belli değildir.
  • Vergi yükü genelde içinde bulunulan dönemde kalırken,borç yükü uzun dönemde geri ödeneceği için gelecek nesillere kalmaktadır.

 

  • Devlet Borcu İle Özel Borç Karşılaştırması

 

Klasik maliye teorisinde devlet borçları özel kişilerin borçlanmalarına benzetilmiştir.Bu özel borçlanma bireylerin gelir ve servetleri üzerinde nasıl bir baskı yaratıyorsa,devletin gelirleri ve varlıkları üzerinde aynı baskıyı yaratacağı endişesinden kaynaklanmaktadır.Çünkü devlet açısından alınan borç uzun dönemde devletin gelirlerini anapara+faiz bileşeninde azaltacak ve varlıkların da bir kayıba yol açacaktır.Ama aynı şekilde alınan borç ile yapılan yatırım harcamaları uzun dönemde ekonomik konjonktüre göre ülkenin kalkınmasına,üretimin genişlemesine,refahın sağlanmasına ve gelir dağılımının olumlu yönde artmasına katkısı olacaktır.

 

Borçlanmaya karşı tedbirli ve temkinli davranılması,borçlanma ile elde edilen kaynakların verimli kullanımı,harcanacağı yerlerin belli olması ve bu yolla elde edilen gelirin sağlayacağı fayda ile elde edilen gelirin hane halkı arasındaki bölüşümüne bağlıdır.16.yüzyıldan sonra borçlanma devletler arası borçlanma haline gelmiştir.Zaman içinde borçlanma maliye politikası yanında para politikasının bir aracı haline gelmiştir.

 

  1. C) Devlet Borçlanmasının Nedenleri

 

Devlet çoğu zaman vergi gelirleri ile giderlerini karşılayamadığı zaman borçlanma yoluna gitmektedir.Fakat bazı farklı sebepler ile borçlanılabilmektedir.Bu nedenle borçlanma sebepleri;

 

  • Olağanüstü giderleri için devlet borçlanabilmektedir.
  • Uzun dönemli kamu yatırımlarının finansmanı için borçlanabilmektedir.
  • Bütçe gelirleri ile giderleri arasındaki farkı kapatabilmek için borçlanabilmektedir.
  • Maliye Politikası amaçlarını gerçekleştirmek için borçlanabilmektedir.
  • Borçlarını ödeyebilmek için yeniden borçlanabilmektedir.

 

  1. D) Borçlanma Yetkisi

 

Vergilendirmede olduğu gibi borçlanmada da tercih ve karar yetkisi parlamentoların(Türkiye’de TBMM) kararıyla olabilmektedir.Yani borçlanma kanun ile yapılmaktadır.Hükümetler parlamentonun verdiği yetkiye dayanarak ekonomik koşullardaki gelişmelere göre borçlanabilmektedir.(Örneğin AKP’nin TBMM’den alacağı izin ve yetkiye göre borçlanabilmesi gibi.)Günümüz devletlerinin gelir ve giderleri arasında genel olarak açık bulunduğundan her yıl hükümete ne kadar borçlanma yapılabileceği bütçe kanunu ile verilmektedir.Hükümetler ise bu borçlanma yetkisini hazine aracılığıyla kullanmaktadır.

 

Türkiye’de borçlanma hükümet adına Hazine Müsteşarlığı aracılığı ile yapılmaktadır.Hazine devlet borcunu farklı kaynaklardan yapabilmektedir.Ancak burada belirtilmesi gereken,hazinenin yaptığı borçlanma merkezi devlet idaresinin(hükümetin) yaptığı borçlanma olmaktadır.

 

  1. E) Devlet Borcunun Kaynakları

 

Devletler borçlanırken borçlanmanın kaynağı,borçlanılan dönem,borçlanmanın ekonomi üzerinde yaratacağı etkiler gibi faktörlerin etkileri borçlanmanın yapılıp yapılmamasında belirleyici olmaktadır.Devlet farklı kaynaklardan(iç ve dış kaynaklı borçlanmalar) yapabileceği gibi,farklı vadelerle de(kısa vadeli ve uzun vadeli borçlanma) borçlanabilmektedir.Buna göre devlet borçlarının kaynakları:

 

  • İç Kaynaklar

 

  • Bireyler
  • Özel ve Mali İşletmeler
  • Ticari Bankalar
  • Merkez Bankası

 

  • Dış Kaynaklar
  1. Uluslar arası Finansman Kuruluşları

 

  • Dünya Bankası
  • IMF
  • Uluslar arası Kalkınma Birliği
  • Avrupa Yatırım Bankası
  • İslam Kalkınma Bankası
  • Asya Kalkınma Bankası

 

  1. Uluslar arası Sermaye Piyasaları(örneğin down-johns borsası) şeklinde olabilmektedir.

 

 

  • DEVLET BORÇLARININ SINIFLANDIRILMASI

 

  • BORÇLANMANIN ŞEKLİ VE SINIFLANDIRILMASI

 

Devletler borçlanmaya giderlerken borçlanmanın koşullarını çoğu zaman devletin gelir ve gider(harcama) dengesi belirlemektedir.Devlet bu borçlanma şeklini iç kaynak ya da dış kaynak,kısa vadeli,uzun vadeli ve zorunlu-gönüllü borçlanmalar şeklinde yapabilmektedir.

 

  • Borçların Vadeleri Bakımından Sınıflandırılması

 

  • Kısa Vadeli Borçlar(Dalgalı Borçlar)

 

  1. Hazine Bonosu
  2. Hazine Kefaletine Haiz Bono
  3. Hazineye Kısa Vadeli Avans
  4. Müteahhit Bonoları
  5. Bütçe Emanetleri
  6. Kısa Vadeli Dış Borçlar

 

2) Uzun Vadeli Borçlar

 

  1. Hazinenin Uzun Vadeli Borçları

 

  • Tahviller
  • İstikrazlar
  • Tasarruf Bonoları
  • Konsolide Edilen Borçlar
  • Kur Farklarından Doğan Borçlar

 

  1. Diğer Kamu Kurumlarının Borçları

 

  • KİT’lerin Borçları
  • Yerel Yönetimlerin Borçları
  • Fon İdarelerinin Borçları

 

  • Borçların Vadeleri Bakımından Sınıflandırılması

 

Devlet borçları vadeleri bakımından farklı sınıflandırmalara tabi tutulmaktadır.Vadesi 1 yıla kadar olan borçlara kısa vadeli borçlar,1 yıl ile 5 yıl arası olan borçlara orta vadeli borçlar,5 yıldan uzun süreli olan borçlara ise uzun vadeli borçlar denilmektedir.

 

  • Kısa Vadeli Borçlar(Dalgalı Borçlar-1 Yıllık Borçlar)

 

Yıl içerisinde devletin harcamaları düzenli olarak yapıldığı halde gelirleri aynı şekilde tahsil edilemezler.Devletin kısa dönemde gelirlerinde büyük dalgalanmalar olmaktadır.Devlet gelir ve giderleri arasında zaman bakımından ortaya çıkan bu duruma uyum sağlamak için hazine işlemleri yapmak suretiyle dengesizlikleri gidermeye çalışır.Buna göre devlet kısa vadeli borçlanmalara gitmekte ve kısa vadeli borçlar yıl içerisinde sürekli azalıp artma eğilimi gösterdiği için bu borçlara dalgalı borçlar denilmektedir.Dalgalı borçlara bazen de vergileme imkanı bulunamaması(devletin en önemli gelir kaynağı vergi olduğunu hatırlatmak isterim.) ve kısa vadeli borçların uzun vadeli borçlara göre daha ucuz olması nedeniyle başvurulmaktadır.Bazen de maliye politikası aracı olarak(enflasyonist ve deflasyonist dönemlerde) da kısa vadeli borçlara başvurulmaktadır.Kısa vadeli borçlar iç kaynaklardan yani merkez bankasından,ticari bankalardan,bireyler ve mali kurumlardan yapılmaktadır.Para piyasalarından yapılan borçlanma şeklindedir.

 

  1. Hazine Bonoları: Devletin kısa vadeli gelir ve gider dengesizliğini karşılamak için en çok başvurduğu borçlanma biçimi hazine bonolarıdır.3,6,9 aylık vadelerle ihraç edilmektedir.Hazine devlet adına bütçe kanununa dayanarak aldığı yetkiyle yine bütçe kanununda belirtilen sınırlar dahilinde yaptığı borçlanmalardır.Borç veren Merkez Bankası bu bonoları reeskonta tabii tutmakta ve açık piyasa işlemlerinde kullanmaktadır.Borcu veren bankalar ise, hazine bonoları karşılığında günlük repo işlemleri yapmaktadır.Hazine ayrıca bu bonolar karşılığında Merkez Bankasından kısa vadeli avans alabilmektedir.Borç verildiğinde gününde üzerindeki yazılı itibari değere karşılık paraya çevrilebilme özelliği vardır.
  2. Hazine Kefaletine Haiz Bonolar: Merkezi devlet teşkilatı dışındaki birçok kamu kurumu borçlanabilmek için hazinenin kefaletini almak zorundadır.Tekel,TMO,Türkiye Şeker Fabl.gibi kuruluşlar mevsimlik satın almalarını normal bütçeden aldıkları gelirleri ile karşılayamadıkları zaman bütçe kanununda belirtilen ödenek miktarınca satın almalarını yapabilmek için hazine bu kurumlar adına bono ihraç etmekte,bu bonolar Merkez Bankasına ıskonto ettirilmekte ye da karşılığında avans alabilmektedir.
  3. Hazineye Kısa Vadeli Avans: Ülkemiz uygulamasında avanslar çok önemli bir yer tutmuştur.Bütçe kanunlarında ile hazinenin merkez bankasından alacağı avans miktarları belirtilmiştir.Hazine,merkez bankasından altın mukabili avans,kısa vadeli avans şeklinde avanslar alabilmektedir.Zaman içerisinde hazinenin aldığı kısa vadeli avanslar geri ödenmediği için piyasada enflasyonist baskılar yaratmış(kamu harcamaları artması sonucu toplam talep düzeyinde bir yükselme meydana gelmiş bu da fiyatlar genel düzeyini üst safhalara çıkarmıştır),istikrar programlarının uygulandığı dönemlerde hazinenin kullanabileceği avans miktarı sürekli azaltılmış ve günümüzde bu imkan tamamen kaldırılmıştır.
  4. Müteahhit Bonoları: Devlet için büyük çaplı yatırımlarını yapan müteahhitlere nakit sıkışıklığı nedeniyle müteahhit bonosu vermiştir.Bu bonoların vadesi 10 yılı bulduğu halde, verildiği anda paraya çevrilmesi,Merkez Bankasına verilmesi durumunda paraya çevrilmesi,bonolar karşılığında avans verilebilmesi,devlet ihalelerinde teminat olarak gösterilmesi mümkün olduğundan kısa vadeli borç özelliğine bürünmüştür.
  5. Bütçe Emanetleri: Cari yıl bütçesi ile bütçe gideri(harcaması kalemine alınmış),ancak yıl sonuna kadar ödenmemiş ödenekler yıl sonu itibari ile harcama kaydedilerek emanet hesabına alınmaktadır.Ertesi yıl ödenmektedir.Esas itibariyle gelecek yıl içinde kolaylıkla ödemeyi mümkün kılmak üzere tesis edilmiş olan bu yöntem,uygulamada bütçe açığını gizleme aracı olarak ortaya çıkmakta borçların hesaplanmasında dikkate alınması gereken bir büyüklük olmaktadır.
  6. Kısa Vadeli Dış Borçlar: Devletin yurtdışı müteahhit şirketlere bazı tesislerin inşaatı dolayısıyla borçlanması(yani devlet adına Türkiye sınırları içinde yabancı müteahhitler tarafından yapılan tesisler için borçlanma),uluslar arası kuruluşlara yapılan borçlanmalar bu borçlar içerisinde yer almaktadır.Kısa vadeli dış borçlanmalar IMF ve ticaret bankalarından yapılan borçlanma şeklindedir.

 

  • Uzun Vadeli Borçlar(Konsolide Borçlar)

 

Uzun vadeli borçlar vadesi 1 yıldan daha uzun vadeye yayılmış olan borçlardır.Bütçe açıkları yıl sonunda kapatılamadığında uzun vadeli borçlanmalarla kapatılmaktadır.Sermaye piyasalarından yapılan borçlanmalar uzun vadeli borçlanmalardır.Uzun vadeli borçlar kısa vadeli borçlara göre faiz oranı daha yüksek olan borçlardır.Uzun vadeli borçlar devamlı borçlar ve itfaya bağlı borçlar olmak üzere ikiye ayrılmıştır.Devamlı borçlar; devletin vadeye bağlamadığı ve belli bir zamanda ödeme taahhüdüne girmemiş olduğu borçlardır.Bu borçlanma şeklinde alacaklı sadece borç faizini almakla yetinmekte,ana parayı istemek hakkından daha başlangıçta vazgeçmektedir.İtfaya tabi borçlar; alacaklı ile borçlu arasında akit sırasında ödenme şekli ve tarihi belirlenmiş olan borçlardır.

 

  1. Hazinenin Uzun Vadeli Borçları

 

  • Tahviller: Günümüz devlet bütçesi içinde yer alan tahviller devlet tahvilleri ve özel amaçlı tahvillerden oluşmaktadır.Bütçe açıkları ilgili yıl bütçe kanunlarında belirtilen sınırlar dahilinde devlet tahvilleri ihraç edilerek kapatılmaya çalışılmaktadır.İhraç edilen devlet tahvillerinin şartları ile ilgili yıl bütçe kanunlarında açıklanan şekillerde hazine tarafından tespit edilmektedir.Tahviller 1 yıldan daha uzun süreli ihraç edilen borçlanma senetleri olup,devlet borçlarının büyük bir kısmı uzun dönemde tahvillerden oluşmaktadır.Uluslar arası sermaye piyasalarından yapılan borçlanmalar da uzun vadeli borçlar arasında yer almaktadır.
  • İstikrazlar: Devletin özel borçlanma kanunları ile düzenlenen,itfaya bağlı olan borçlanma senetleri olup devletin özel yatırım projelerinin finansmanı için kullanılan borçlanma senetleridir.Örneğin Ergani istikrazı Feyzi paşa-Diyarbakır demiryolu inşası için alınan bir borç sanatında olduğu gibi.
  • Tasarruf Bonoları: Ülkemizde 223 sayılı Yatırımlar Fonu ve Tasarruflar Bonoları İhracı hakkındaki kanunla gelir ve kurumlar vergisi matrahlarından %3 oranında kesilen tutarlar üzerinden verilen borçlanma senetleridir.Yani gelir ver kurumlar vergisi mükelleflerinin vergi matrahları üzerinden %3 oranında pay alınmakta ve bu paya karşılık bu paylar yatırım fonlarında ve devletin tasarruf hesaplarında tutulmakta buna karşılık ise tasarruf bonoları verilmektedir.Bu senetlerin vadesi 10 yıl ve isme yazılı olarak düzenlenmiş ve piyasada alınıp satılmaları yasaklanmıştır.
  • Konsolide Edilen Borçlar: Devlet kamu kurumlarının birbirine olan borçlarını bazı dönemlerde birbirine mahsup ettikten sonra kalan borcu hazine borcu haline getirmesi suretiyle doğan borçlar bu tür borçlardır.1992 yılında 3836 sayılı Tahkim Kanunu ile KİT’lerin vergi,Hazinenin devirli dış kedileri,reeskont kredileri ve SSK borçları,devlet bankalarının görev zararları konsolide(bütünleştirilerek) edilerek hazine borcu haline getirilmiştir.2001 krizinde gönüllü tahkime gidilerek vadesi 2001 ve 2002 yılında dolacak TL cinsinden Devlet İç Borçlanma Senetleri,dövize endeksli ve TL cinsinden değişken faizli senetlerle takas edilmiştir.
  • Kur Farklarından Doğan Borçlar: Merkez bankası kanununa göre Merkez Bankasındaki altın ve dövizlerin hazine adına tutulması ve kur değişikliklerinin sorumluluğunu hükümetin uyguladığı ekonomi politikası nedeniyle(devalüasyon) altın ve döviz değerindeki ortaya çıkan değişikliklerin hazinenin merkez bankasına borcunu doğurmaktadır.Kur farklarından doğan bu borçlar yapılan protokoller çerçevesinde 25-30 yıllık dönemlerde hazine tarafından Merkez Bankasına ödenmektedir.

 

  1. Diğer Kamu Kurumlarının Borçları

 

  • KİT’lerin Borçları: Bu tahviller çoğunlukla hazinenin garantisini alarak(hazine kefaletine haiz bonolar gibi) gerçekleştirilen KİT borçlarıdır.Bu borçlar Devlet Yatırım Bankası tahvilleri,Emlak Kredi Bankası Tahvilleri,Türkiye Halk Bankası tahvilleri,T.C Ziraat Bankası tahvilleri olup iç kaynaklardan uzun dönemli tahviller çıkartılarak yapılan borçlanma senetleridir.
  • Yerel Yönetimlerin Borçları: Yerel Yönetimlerin büyük yatırımların finansmanını gerçekleştirmek üzere(Merkezi devlet teşkilatının istikraz adındaki borçlanmalar gibi)yurtdışından alınmış olan borçları ifade etmektedir.Özellikle belediyelerin büyük çaplı kanalizasyon,arıtma ve metro inşaatı gibi yatırımların finansmanı için alınan borçlar bu borçları oluşturmaktadır.(Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen’in Eskişehir Tramvay projesinin finansmanı için Avrupa Yatırım Bankası’ndan aldığı borç gibi.)
  • Fon İdarelerinin Borçları: 1983 yılında kurulan Toplu Konut ve Kamu Ortaklığı Fonu Boğaziçi Köprüsünün finansmanını sağlamak,Oymapınar Barajı,Keban Barajı gibi büyük çaplı yatırımların finansmanını sağlamak üzere çıkarılan Gelir Ortaklığı Senetleri Uzun vadeli borç yani tahvil niteliğindeki borçlardır.

 

  1. C) Borçların Kaynaklarına Göre Sınıflandırılması

 

  • İç Borçlanma

 

Devletin iç borçlanma ya da dış borçlanmaya başvurması büyük ölçüde borçlanmanın maliyeti ve borçlanma koşullarına(ödenme süresi) bağlı olmaktadır.İç borçlanma daha çok gelişmiş ülkelerin tercih ettikleri bir borçlanma biçimi iken,dış borçlanma gelişmekte olan ülkelerin borçlanma biçimidir.Çünkü gelişmekte olan ülkelerde yurt içi tasarrufların yetersiz kaldığı için dış dış finansman kaynaklarına başvurulmaktadır.İç borçlanma hazinenin ülke sınırları içerisinde yaşayan kendi vatandaşlarına borçlanmayı ifade eder.Bir borun iç borç ya da dış borç olup olmadığı,borcu veren kişilerin milliyeti ve borcu veren piyasanın milliyetine göre değişmektedir.İç borçlanmada alacaklı ve borçlu aynı ekonomi içerisinde yer almaktadır.İç borçlar GSMH üzerinde bir değişme yaratmayan ,satın alma gücünün bir kesimden diğer bir kesime aktarıldığı bir araç olmaktadır.Devletin ihraç ettiği borçlanma senetlerini iç piyasalarda tasarruf sandıkları,yardımlaşma sandıkları,vakıflar,sosyal güvenlik kurumları,sigorta şirketleri,menkul kıymetler yatırım fonları,merkez bankaları,bankalar ve tasarrufu olan gerçek ve tüzel kişilerden almaktadır.

Türkiye’de son yıllarda iç devlet borçları hızlı artış göstermiştir.Bu borçlar büyük ölçüde bütçe açıklarından kaynaklanmaktadır.Türkiye’de kamu kesimi finansman açıkları (istikraz,tahviller,hazine bonoları) büyük ölçüde iç borçlanma ile finanse edilmektedir.

 

  • Dış Borçlanma

 

Devlet dış borçlanmaya iki nedenden dolayı gitmektedir.Bunlar;

 

  • Kamu harcamalarını karşılamak,bütçe açıklarını kapatmak için yurt içi kaynaklardan vergi ya da borçlanma yoluyla finansman sağlamak mümkün olduğu halde, dış borçlanmaya gidilmesinde ise harcamaların büyük ölçüde dışarıdan mal ithalatını gerçekleştirmek ve ithalat ödemeleri için döviz ihtiyacının bulunması ve bu döviz ihtiyacının dış borçlarla karşılanması
  • İç kaynakların kamu harcamalarını karşılayacak düzeyde bulunmaması,devletin iç kaynaktan gelir toplama imkanına sınırlama getirilmiş olması(yeteri kadar tasarruf sahibinin bulunmaması ve ekonomiyi durgunluğa sürüklememek,toplam arzı kısıp üretim hadlerini kısmamak için) bile yurtiçi tasarrufların iktisadi kalkınma için gerekli yurtiçi kaynağın bulunmaması.

 

Dış Borç Ve Dış Yardım(Politik Borçlar)

 

Dış borç; belli bir vade sonunda geri ödenecek kaynakları ifade etmektedir.Dış borçlanma yoluyla ekonomiye yeni kaynaklar gelmektedir.Buna göre dış borç alındığı zaman gayri safi milli hasıla üzerinde genişletici etkiler yaratmakta,borçlar ödendiği zaman ise GMSH üzerinde daraltıcı etkiler yaratmaktadır.

 

Dış Yardım(Politik Borçlar); hibe ve ödeme şartları çok uygun olan tavizli kredileri ifade etmektedir.Buna göre dış yardımlar az gelişmiş ve gelişmiş ülkelere yönelik olarak gelişmiş ülkelerin yaptıkları tek taraflı transferler şeklindedir.İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra ABD’de Harry Truman’ın başkan olduğu dönemde George Marshall dış işleri bakanıdır.ABD’nin Avrupa’ya yaptığı yardımlar “Marshall Yardımları” olarak anılmıştır.Esas itibari ile dış yardımlar az gelişmiş ülkeler yönelik hibe ve bağış niteliğindeki yardımlardır.Uzun yıllar dünyada nüfuz mücadelesi veren ülkeler siyasal olarak kendilerine bağlı ülkeler yaratmak için borçlanmayı bir araç olarak kullanmışlardır.Bu açıdan bu tür yardımlara politik borçlar da denilmektedir.

 

  1. Dış Borçların Türleri

 

  • Proje Kredileri ve Program Kredileri

 

Program kredileri,gelişmekte olan ülkelerin üretim kapasitesinin devamlılığı ihtiyaçlarını karşılaya yönelik kredilerdir.Bu krediler aracılığıyla gelişmekte olan ülkelerin ithalat alımları programlarının finansmanı için ikili itfaya bağlı olarak sağlanan anlaşmalara haz kredilerdir.

 

Proje Kredileri, Kamu sektörünün kalkınma planlarında yer alan projelerinin finansmanı için sağlanan kredilerdir.Otoyol projeleri,baraj,sulama kanalı projeleri vb. projelerin finansmanı bu yolla sağlanmaktadır.

 

  • Serbest ve Bağlı Krediler

Serbest Krediler; gelişmekte olan ülkelerde krediyi alan ülke kredileri istediği gibi kullandığı krediler serbest kredilerdir.

Bağlı Krediler; borçlanma yolu ile sağlanan kredilerin nerelerde hangi malların satın alınmasında kullanılacağı belli olan kredilerdir.Örneğin borçlanma yolu ile sağlanan krediler sağlık cihazları alımında kullanılacak olması gibi.

 

  • Röfinansman Kredileri

 

Vadesi gelen kredilerin ödenebilmesi için,yeniden borçlanma yolu ile sağlanan kredilere Röfinansman kredileri denir.Son yıllarda az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin artan borçları nedeniyle ve bu borçları ödeyebilmek için yeni borçlanma kaynakları yaratılması büyük önem taşımaktadır.Borçlanma krizinin aşılabilmesi büyük ölçüde borçların ertelenmesi ve borçlanma vadesinin yeniden yapılanmasına bağlıdır.

 

  • Sendikasyon Kredileri

 

Uluslar arası piyasalardan belli sektörlerin gelişimi ve finansmanı için sağlanmaya yönelik olarak özel kesim tarafından alınan kredilere sendikasyon kredileri denir.Bu krediler genel olarak bankalar tarafından uluslar arası sermaye piyasalarından alınmakta ve özel sektör firmalarına sektörlerinin gelişimi ve finansmanı için kredi olarak verilmektedir.

 

  • Satıcı Kredileri

 

Gelişmekte olan ülkelerde özel kuruluşların yurtdışındaki mal satan kuruluşlardan sağladığı kredilerdir.

 

  • Konsorsiyum

 

Gelişmekte olan ülkelere yönelik kalkınma programlarının finansmanı için birden fazla ülkenin yada uluslar arası kuruluşların bir araya gelerek bir yardım programı oluşturması için oluşturduğu işbirliğine konsorsiyum denir.Örneğin 1962 yılında Türkiye ve Yunanistan’a yönelik kalkınma programlarının finansmanı için yardım programını uluslar arası kuruluşlar topluluğu olan OECD üstlenmiştir.

 

II- TÜRKİYE’DE DIŞ BORÇLANMA

 

Cumhuriyet öncesi dönemde yoğun borçlanma 1854’te Fransa ve İngiltere ile Kırım Savaşının finansmanı için borçlanma yapılmıştır.Büyüyen Osmanlı Devleti borçlarını ödeyemez hale gelmiştir.1881 yılında Osmanlı devleti ile alacaklı Avrupa devletleri arasında borçlanma anlaşması yapılmıştır.Muharrem Kararnamesi verilen bu antlaşma ile daha önce kurulan Rüsum-ü Site İdaresi feshedilerek,yeni kurulan Duyun-u Umumiye İdaresi kurulmuştur.Duyun-u Umumiye idaresi Osmanlı Devletinin borç yönetimini üzerine almış(şimdiki hazine müsteşarlığı gibi) borçların karşılığını bizzat tahsil etmeye başlamıştır.

 

Cumhuriyet döneminde en önemli borçlanma 1951-1960 döneminde olmuştur.Bu dönemde sağlanan krediler Marshall yardımı çerçevesinde alınanlar ve IMF’den alınan borçlarla olmuştur.Bu dönemde en yüksek borçlanma 1958 yılında olmuştur.1958 yılı Türkiye’de ilk istikrar programının uygulamaya konulduğu yıl olmuştur.

SONRAKİ SAYFAYA GEÇİNİZ

sonraki sayfadan devam ediniz

İlgili Yazılar

  

Eğer bir Telif Hakkı ihlali olduğunu düşünüyorsanız lütfen [email protected] adresine mail atınız..

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*


This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.