EĞİTİM – ÖĞRETİM VE KÜLTÜR ALANINDA YAPILAN İNKILÂPLAR
– Bu alanda yenilik yapılmasını gerektiren nedenler;
* Eğitim ve öğretim kurumlarında laikleşmenin sağlanabilmesi
* Osmanlı’dan kalan eğitim kurumlarının birbirlerinden kopuk hareket etmesi ve bunun sonucu ortaya çıkan toplum içerisindeki kültür çatışmalarının ortadan kaldırılması gerekliliği
* Eğitim ve öğretimin çağdaş esaslara göre düzenlenmesi gereği
* Eşitlikçi ve demokratik esaslara dayalı bir eğitim sisteminin oluşturulması düşüncesi
* Milli değerleri ön planda tutan, bilimin ve teknolojinin verilerinden en iyi şekilde yararlanmasını bilen bir neslin yetiştirilmesi
ÖRNEK SORU
Atatürk: “Şimdiye kadar izlenen eğitim ve öğretim yöntemlerinin ulusumuzun geri kalmasında en önemli etken olduğu kanısındayım. Onun için bir ulusal eğitim programından söz ederken eski dönemin boş inançlarından ve doğuştan getirdiğimiz niteliklerimizle hiçbir ilişkisi olmayan yabancı düşüncelerden, Doğu’dan ve Batı’dan gelebilen tüm etkilerden uzak, ulusal kimliğimiz ve tarihimizle uyuşan bir kültürü kastediyorum.” demiştir.
Atatürk’ün bu sözleriyle aşağıdakilerden hangisine vurgu yaptığı savunulamaz?
A) Ulusal değerleri korumaya
B) Eğitim ve öğretimde çağdaşlaşmaya
C) Ulusal değerlere uygun eğitim modeli seçmeye
D) Toplumsal yapımızın ihtiyaçlarını karşılamaya
E) Geçmişteki eğitim sistemini devam ettirmeye
(2010 KPSS – Lisans)
Cevap: E
Tevhid-i Tedrisat Kanunu (3 Mart 1924)
* Bu yasayla eğitim ve öğretim faaliyetleri birleştirilmiştir.
* Medreseler kapatılmış (11 Mart 1924); yabancı okullar da (Batı tarzı eğitim yapanlar, azınlık okulları), Türk Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlanmıştır. Böylece toplum içerisinde eğitim ve öğretim faaliyetlerinden kaynaklanan kültür çatışmaları önlenmeye çalışılmıştır.
* Ayrıca bu kanunla;
> Devlet eğitimin her çeşidiyle uğraşmaya başlamış, Milli Eğitim Bakanlığı bütün eğitim ve öğretim işlerinin tek sorumlusu haline gelmiştir.
> Şer’iye ve Evkaf Vekâleti’nin bütçesine ayrılan eğitim payı, Milli Eğitim Bakanlığı’na devredilmiştir.
> Din eğitimi veren bazı eskimiş okullar kapatılarak yerlerine modern ilahiyat fakültesi, imam hatip okulları açılmıştır.
> Yabancı okulların ders programlarına Türkçe, Tarih ve Coğrafya gibi kültür dersleri konul-muş ve bu derslerin Türk öğretmenler tarafından okutulması sağlanmıştır.
> Yabancı okulların dini ve siyasi amaçlı öğretimi durdurulmuştur. Bu okulların sınıflarında ve ders kitaplarındaki dini işaret ve semboller kaldırılmış, böylece yabancı ve azınlık okullarının zararlı faaliyetleri engellenmiştir.
> Türkiye’de eğitimin çağdaşlaşması ve laikleşmesi sağlanmıştır.
ÖRNEK SORU
I.Yabancı okulların denetim altına alınması
II.Medreselerin kapatılması
III. İstanbul Üniversitesi’nin kurulması
Yukarıdakilerden hangilerinin gerçekleştirilmesiyle, farklı programlarla eğitim yapılması ve ikiliğe yol açılması önlenmeye çalışılmıştır?
A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız III
D) I ve II E) I, II ve III
(2006 – KPSS / Önlisans)
Cevap: D
ÖRNEK SORU
Aşağıdakilerden hangisi, Tevhid-i Tedrisat Kanunu’nun (Öğretim Birliği) sonuçlarından biri değildir?
A) Öğretim ilkelerinde birlik sağlanması
B) Genel eğitim kurumlarının Millî Eğitim Bakanlığına bağlanması
C) İlk Maarif Kongresi’nin düzenlenmesi
D) Ulusal kültür birliğinin sağlanması için ortam hazırlanması
E) Dinî esaslara dayalı eğitim anlayışının terk edilmesi
(2011 – KPSS)
Cevap: C
Maarif Teşkilatı Hakkında Kanun (Milli Eğitim Temel Kanunu – 2 Mart 1926)
* Laik ve çağdaş eğitim sistemine uygun bir anlayışla ilk ve orta öğretimin esasları tespit edilmiştir.
* Bütün okul açma işlem ve faaliyetleri devletin tasarrufuna alınmıştır.
* İlköğretim parasız ve zorunlu hale getirilmiştir.
* Eğitim hizmetlerinin modernleştirilmesi amaçlanmıştır.
* Öğretmen okullarının sayısı artırılmıştır.
* Yabancı okulların da bu kanuna uyması zorunlu tutulmuştur.
Harf İnkılabı (1 – 3 Kasım 1928)
* Harf inkılâbıyla ulaşılmak istenen temel amaç, okuma yazmayı kolaylaştırarak okur – yazar oranını arttırmak ve konuşma dili ile yazı dili arasındaki farkı ortadan kaldırmaktır.
* Bu inkılâp hareketiyle Arap alfabesi kaldırılıp Türk diline daha uygun olan Latin alfabesi kabul edilmiştir.
* Bu inkılâptan sonra okuma yazma bilenlerin sayısında artış olmuş ve bilimsel çalışmalar hızlanmıştır.
* Ayrıca basılan kitap sayısı artmış, batılılaşma ve çağdaşlaşma yolunda önemli bir adım atılmıştır.
* Milli kültürümüz daha da gelişmeye başlamıştır.
NOT: Yeni harflerle basılan ilk gazete “Mardin Gazetesi”dir.
Millet Mekteplerinin Açılması (1928)
* Bu okulların açılmasındaki amaç; okuma yazma çağını geçirmiş olan yetişkinlere de okuma yazma öğretmek ve yeni Türk harflerinin tanıtılmasını sağlamaktır.
* Bu okulların açılmasıyla ülke genelinde okuma – yazma seferberliği başlatılmıştır.
NOT: 24 Kasım 1928’de Atatürk’e Millet Mektepleri’nin “Başöğretmeni” ünvanı verilmiştir.
Türk Tarih Kurumu’nun Açılması (15 Nisan 1931)
– Nedenleri:
> Osmanlı Devleti’nde görülen Türk tarihinin sadece Osmanlı ve İslam tarihiyle sınırlı tutulması anlayışını değiştirmek
> Türk milletinin menşeini (kökenini) belirleyip İslamiyet öncesi Türk tarihini de aydınlatmak
> Türklerin dünya uygarlığına yaptıkları hizmetleri ve katkıları ortaya koymak
> Türklerden önceki Anadolu tarihinin de aydınlatılmasını sağlamak
> Hanedancı, ümmetçi tarih anlayışından uzaklaşarak milli tarih anlayışını oluşturmak
> Türkler hakkında bilgi veren kaynakların çoğunluğunun yabancılar tarafından hazırlanmış olmasından dolayı; bu bilgilerin doğruluğunu tespit etmek, Türklerle ilgili yanlış bilgilerin düzeltilmesini sağlamaktır.
– Türk Tarih Kurumu’nun açılmasıyla Türk tarihi ile ilgili çalışmalar hızlanmış; ümmetçi ve hanedancı tarih anlayışından milli tarih anlayışına geçilmiştir.
– Arkeoloji ve müzecilik çalışmaları hızlandırılmıştır. Atatürk’ün tarihe ve tarih öğretimine verdiği önem şu sözleriyle daha iyi anlaşılacaktır; “Türk çocuğu atalarını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır.”
Türk Dil Kurumu’nun Açılması (12 Temmuz 1932)
– Nedenleri:
> Türk dilini yabancı dillerin etkisinden kurtarmak
> Türk diline yeni kelimeler kazandırmak ve sadeleştirmek
> Konuşma ve yazı dili arasındaki birlikteliği sağlamak
> Türk dilini bir bilim dili haline getirerek dünya dilleri arasındaki saygın yerine kavuşturmak
> Türk diliyle ilgili araştırmalar yapıp Türk dilinin zenginliğini gün ışığına çıkarmaktır.
NOT: Türk Dil ve Tarih Kurumları’nın açılması Atatürk’ün milliyetçilik ilkesiyle doğrudan ilgilidir.
Eğitim, Öğretim ve Kültürel Alanda Yapılan Diğer Yenilikler
* 1925 yılında Ankara Hukuk Mektebi açılmıştır (İlk Yüksekokul).
* 1926’da Yüksek Ziraat Enstitüsü açılmıştır.
* 1932’de Halkevleri (Halk Eğitim Merkezleri) kurulmuştur (Türk Ocakları’nın yerine).
NOT: Atatürk’ün ölümünden sonra da kasaba, nahiye gibi küçük yerleşim birimlerinde “Halk Odaları” açılmıştır.
* 1933’de Darülfünun’un yerine Cumhuriyet’in ilk üniversitesi olan İstanbul Üniversitesi
kurularak Avrupa modeline göre örgütlendirilmiştir (Üniversite Reformu).
* 1936’da Ankara Dil Tarih Coğrafya Fakültesi açılmıştır.
* 1939’dan itibaren Köy Enstitüleri açılmaya başlanmıştır.
* Atatürk döneminde ayrıca Güzel Sanatlar Akademisi (Sanayi-i Nefise Mektebi’nin yerine – 1928) ve Ankara Devlet Konservatuarı (1936) da açılmıştır.
Atatürk Dönemi’ndeki diğer kültürel ve sosyal gelişmeler şunlardır;
> 1924’te Topkapı Sarayı’nın Müze Haline Getirilmesi
> 1924’te Etnografya Müzesi’nin açılması
> 1926’da Gazi Eğitim Enstitüsü’nün (Fakültesi’nin) açılması
> 1927’de Köy Öğretmen Okulu’nun açılması
> İstanbul Hukuk Fakültesi’nin açılması
> 1936’da Siyasal Bilgiler Fakültesi’nin açılması
> Milli Musiki ve Temsil Akademisi’nin açılması
> Mesleki Teknik Öğretim Teşkilatı’nın kurulması
> 1936’da Eğitmen Kursları’nın açılması
> 1937’de Köy Eğitim Yurtları’nın açılması
> Karma eğitime geçilmesi
> 1937’de Dolmabahçe Sarayı’nda Resim ve Heykelcilik Müzesi’nin açılması
NOT: Atatürk’ün kendisinin kaleme aldığı Nutuk; 1919 – 1927 arası olayları kapsamaktadır (I. Cilt: 1919 – 1924) (II. Cilt: 1924 – 1927).
ÖRNEK SORU
TBMM’de öğretimin birleştirilmesine ilişkin öneri aşağıdakilerden hangisiyle birlikte görüşülerek yasalaştırılmıştır?
A) Halifeliğin kaldırılması
B) Cumhuriyetin ilanı
C) Saltanatın kaldırılması
D) 1921 Anayasası’nın yapılması
E) Tekke ve türbelerin kapatılması
(2008/KPSS Lisans)
Cevap: A
ÖRNEK SORU
1923-1928 yılları arasında önemli atılımlar yapıldığı hâlde, harf inkılâbı ancak 1928 yılında gerçekleştirilebilmiştir.
Bu gecikmede,
I.Harf inkılâbına çok önem verilmesi ve başarısının rastlantıya bırakılmak istenmemesi,
II.Daha önce bu konuda yapılmış olan çalışmaların sonuçsuz kalması,
III. Arap alfabesinin harf sayısının sayıca fazla olması,
durumlarından hangilerinin etkili olduğu savunulabilir?
A) Yalnız I B) Yalnız II C) I ve II
D) I ve III E) I, II ve III
(2008/KPSS Lisans)
Cevap: C
ÖRNEK SORU
Aşağıdakilerden hangisi Millet Mektepleri’nin açılmasındaki amaçlardan biridir?
A) Her kesimden vatandaşı okur yazar duruma getirmek
B) Yurt dışına gidecek bireylere yabancı dil öğretmek
C) Harf inkılâbının yapılmasına ortam oluşturmak
D) Medreselerin kapatılmasını sağlamak
E) İlköğretimi zorunlu hâle getirmek
(2008/KPSS Önlisans)
Cevap: A
ÖRNEK SORU
I.Hukuk,
II.Ekonomi,
III. Öğretim,
Cumhuriyet Döneminde yukarıdaki alanların hangileriyle ilgili uygulamalarda birlik sağlamak amacı olduğu savunulabilir?
A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız III
D) I ve III E) I, II ve III
(2008/KPSS Önlisans)
Cevap: D
ÖRNEK SORU
Aşağıdakilerden hangisi, Tevhid-i Tedrisat (Öğretim Birliği) Kanunu’nun sonuçlarından biridir?
A) Azınlık okullarının kapatılması
B) Ülkede ulusal ve laik öğretimin başlaması
C) Uluslararası ticari ilişkilerin kolaylaşması
D) Hukuk alanında birlik sağlanması
E) Türk tarihinin bir bütün olarak araştırılması
(2008/KPSS Ortaöğretim)
Cevap: B
ÖRNEK SORU
I.Köylüden ağır vergilerin kaldırılması
II.Köylünün üretim becerilerinin artırılması
III. Köylünün bilgi ve görüşünü artıracak önlemlerin alınması
IV.Toprağı olmayan köylülere toprak verilmesi
Köycülük siyasetinin yukarıdaki esaslarından hangilerinin, köylerde açılan köy enstitülerinin amaçları arasında olduğu savunulabilir?
A) I ve II B) II ve III C) III ve IV
D) I, II ve III E) II, III ve IV
(2010 KPSS – Lisans)
Cevap: B
TOPLUMSAL ALANDA YAPILAN İNKILÂPLAR
– Devletin yapısı ve hukuk kuralları laikleştirilirken buna paralel olarak toplumsal yaşayış da düzenlenmiştir.
Kılık Kıyafette Yenilik (25 Kasım 1925)
* Şapka Kanunu olarak da geçen bu yenilik hareketinin amacı, topluma çağdaş bir görünüm kazandırma ve Batı ile bütünleşme düşüncesidir.
* Şapka İnkılâbı’nda kadınlarla ilgili yasal bir düzenleme yapılmamıştır.
* Mustafa Kemal bu inkılâp hareketini ilk defa gittiği Kastamonu’da uygulamaya koymuştur.
* 3 Aralık 1934’te çıkarılan bir kanunla da hangi din ve mezhebe mensup olursa olsun din adamlarının mabetler ve ayinler haricinde dini kıyafetle dolaşmaları yasaklandı. Sadece Diyanet İşleri Başkanı, Rum ve Ermeni Patrikleri ile Yahudi Hahambaşısı her zaman dini kıyafet giyebileceklerdi.
Tekke – Zaviye ve Türbelerin Kapatılması (30 Kasım 1925)
* Tekke ve zaviyeler, aynı tarikatta olanların toplandığı, çalışmalar yaptığı yerlerdir.
* Halkın dinsel duygularını sömürü aracı yaparak politik ve ekonomik çıkar sağlayan bu çağ dışı kurumlar kapatılarak laik devlet düzeni pekiştirilmiştir.
* Yine aynı kanunla “şeyhlik, dervişlik, dedelik, seyyitlik, çelebilik, müritlik, falcılık, büyücülük, üfürükçülük, muskacılık, türbedarlık” gibi ayrıcalık bildiren unvanlar da kaldırılmıştır.
NOT: Bu inkılâplar toplumda laiklik ilkesinin yerleştirilmesiyle ilgilidir.
Soyadı Kanunu’nun Kabulü (24 Haziran 1934)
* Toplumsal alanda ve resmi işlerdeki kargaşayı sona erdirmek ve ayrıcalık ifade eden unvanlara son verme zorunluluğundan kabul edilmiştir.
* Soyadları Türkçe olacak; rütbe, memurluk, yabancı ırk ve millet adları ile ahlâka aykırı ve gülünç kelimeler soyadı olarak kullanılmayacaktı.
* Osmanlı Dönemi’ndeki sivil rütbe, nişan ve madalyalar kaldırıldı.
* Ayrıca ağa, hacı, hafız, hoca, molla, şeyh, efendi, paşa vb. ayrıcalık ifade eden unvanlar ve hitaplar da kaldırılmıştır.
NOT-1: Böylece toplumsal alanda ayrıcalığa ve kargaşaya neden olan unvanlar yasaklanarak herkesin kanun önünde eşit olması sağlanmıştır.
NOT-2: Bu inkılâp, Atatürk’ün halkçılık ilkesiyle doğrudan ilgilidir (ayrıca milliyetçilik ve laiklik).
NOT-3: Soyadı Kanunu ile Türk toplumu, çağdaş ve batılı bir görünüm kazanmıştır.
NOT-4: 24 Kasım 1934’te çıkarılan özel bir yasa ile TBMM tarafından Mustafa Kemal’e “Atatürk” soyadı verildi. Kanun gereği bu soyadını başka kimse alamayacaktı.
Uluslararası Saat, Ölçü, Rakamlar ve Takvim Değişiklikleri
* 1 Ocak 1926’dan itibaren Miladi Takvim kullanılmaya başlandı. Aynı tarihte ayrıca uluslararası (alafranga) saat sistemine de geçilmiştir.
* 20 Mayıs 1928’de uluslararası rakamlara geçildi.
* 1 Nisan 1931’de çağdaş uzunluk ve ağırlık ölçü birimlerine geçildi.
* Böylece bu kanunla eski ağırlık ve uzunluk ölçüleri değiştirilerek, uygar ölçü birimleri sayılan onlu yönteme (metrik sistem – ondalık rakamlara) uygun ölçüler kabul edildi.
* Yurdun her yerinde tek bir ölçü sistemi uygulanmaya başlanmış, böylece tam bir ölçü düzeni, ölçü birliği kurulmuştur.
Hafta Sonu Tatilinin Cuma Gününden Pazara Alınması (1935)
– Böylece devletlerarası ilişkilerde çalışma ve ticari hayatımızdaki Batı dünyası ile olan tatil günü farklılığının yarattığı karışıklıklar ve aksaklıklar giderilmiş oldu.
NOT: Tatil gününde, ölçü birimlerinde, takvim, ve saat düzenlemelerindeki temel amaç; Batı’yla olan ticari ve ekonomik ilişkilerin geliştirilmesidir.
ÖRNEK SORU
Soyadı Kanunu’yla tüm vatandaşlara, aile ismi olarak öz adları yanında soyadı kullanma zorunluluğu getirilmiştir.
Bu zorunluluğun,
I.sınıf farklılıklarının isim olarak kullanılması,
II.isim benzerliklerinin bazı karışıklıklara neden olması,
III. toplumda azınlık olan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının bulunması,
durumlarının hangilerinden kaynaklandığı savunulabilir?
- A) Yalnız I B) Yalnız II C) I ve II
- D) I ve III E) II ve III
(2008/KPSS Lisans)
Cevap: C
ÖRNEK SORU
I.Yeni Türk alfabesi,
II.Okka yerine kilo sistemi,
III. Alaturka saat yerine alafranga saat sistemi,
Yukarıdakilerden hangilerinin kullanılmasıyla uluslararası ilişkilerdeki uygulamalarda uyumsuzlukların giderilmesinin amaçlandığı savunulabilir? A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız III
- D) II ve III E) I, II ve III
(2008/KPSS Ortaöğretim)
Cevap: D
ÖRNEK SORU
Atatürk Dönemi’nde,
I.Kabotaj Kanunu’nun kabul edilmesi,
II.Soyadı Kanunu’nun kabul edilmesi,
III. Tekke ve türbelerin kapatılması,
gelişmelerinden hangilerinin resmî işlemlerde kolaylık sağladığı savunulabilir?
A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız III
- D) I ve II E) I, II ve III
(2008/KPSS Ortaöğretim)
Cevap: C
EKONOMİ ALANINDA YAPILAN İNKILÂPLAR
– Osmanlı Dönemi’nde ulusal bir ekonominin kurulamamasının nedenleri;
> Kapitülasyonlar
> Bankacılık, ticaret, ulaşım sektörlerinin yabancıların elinde olması
> Sanayi İnkılâbı’nın gerçekleştirilememesi
> Duyun-u Umumiye (Genel Borçlar İdaresi)
> Tarımın ilkel yöntemlerle yapılması
> Balkan ve I. Dünya Savaşları’nın yarattığı bunalımlar
> Yeraltı ve yerüstü kaynaklarının yabancıların eline geçmesi
– Lozan Barış Antlaşması’yla (24 Temmuz 1923) Kapitülasyonların kaldırılması bağımsız ve milli bir ekonominin kurulması için gerekli olan ortamı hazırlamış oldu.
– Çünkü Atatürk’e göre; “Siyasi ve askeri zaferler ne kadar büyük olursa olsun, ekonomik zaferler ile taçlandırılmazlarsa kazanılan zaferler yaşayamaz, az zamanda söner.”di.
İzmir İktisat Kongresi (18 Şubat 1923)
* Çiftçi, tüccar, sanayici ve işçi temsilcilerinin katılımı ile düzenlendi. Amacı, ulusal ekonomik politikalar hakkında ulusal görüş ve ilkeleri ortaya çıkarmak; ekonomik bağımsızlık konusundaki kararlılığı göstermekti.
* Kongrede alınan kararlar;
>>> En önemli karar, temel düşüncesi ekonomik bağımsızlık olan Misak-ı İktisadi (Ekonomi Andı – Milli Ekonomi İlkesi)’dir.
NOT: Ekonomik bağımsızlık için izlenecek yol; yabancıların ekonomik boyunduruğuna girmeden, ulusal kaynaklarımızı, ulusal güçlerimizle yine ulus için değerlendirmektir.
>>> Küçük işletmelerden büyük işletmelere (fabrikalara) geçilmelidir.
>>> Demiryolu ulaşımına öncelik verilmelidir.
>>> Vergi ve toprak reformu yapılmalıdır.
>>> Girişimcileri destekleyen bir banka kurulmalıdır.
>>> Anonim şirketlerinin kurulması kolaylaştırılmalıdır.
>>> Özel teşebbüsün yapamadıklarını devlet üstlenmeli; devlet ekonomik görevleri de olan bir organ olmalıdır.
>>> Hammaddesi yurt içinde olan ürünlerle ilgili sanayi dalları kurulmalıdır.
>>> Çalışma koşulları iyileştirilmeli; çalışanların sendikalaşması sağlanmalıdır.
>>> Yabancıların elinde bulunan işletmeler satın alınarak millileştirilmelidir.
>>> Kapitülasyonlar kaldırılmalıdır.
NOT: İzmir İktisat Kongresi’nde daha çok liberal (serbest piyasa ekonomisi) bir ekonomik kalkınma politikası benimsenmiş, devletin ekonomik alanda özendirici, koruyucu ve düzenleyici bir rol üstlenmesi hedeflenmiştir.
ÖRNEK SORU
17 Şubat 1923 tarihinde açılan İktisat Kongresi’nin toplantı yeri olarak İzmir’in seçilmesinde,
I.Kurtuluş Savaşı’nın bitimini noktalayan yer olması,
II.Türkiye’nin en önemli ihracat limanlarından biri olması,
III. Kongreye her ilçeden sekiz delegenin seçilmesi,
durumlarından hangilerinin etkili olduğu savunulabilir? A) Yalnız I B) Yalnız II C) I ve II
- D) II ve III E) I, II ve III
(2008/KPSS Ortaöğretim)
Cevap: C
– Kapitülasyonlar kaldırıldıktan sonra ekonomik bağımsızlığımızı sağlamlaştırmak için devlet, köklü tedbirler almaya başlamıştır.
– Kapitülasyonların Lozan Antlaşması ile kaldırılmasından sonra yabancı şirketler ulusallaştırıldı.
– 26 Ağustos 1924’te ticaret sektörüne kredi vermek amacıyla ilk özel banka olan İş Bankası kurulmuştur.
– 1925 yılında Ticaret ve Sanayi Odaları kuruldu.
– 1 Temmuz 1926’da Kabotaj Kanunu çıkarılarak karasularımızdaki ticaret ve ulaşım hakkının Türkiye’ye ait olduğu kabul edilmiştir (Ulusallaştırma).
– Özel girişimcileri özendirmek amacıyla 1927’de Teşvik-i Sanayi Yasası çıkarıldı. Buna göre özel girişimciler, özel gümrük indiriminden yararlanacak, bedelsiz hazine arazileri alabilecek, bazı vergilerden de muaf tutulacak, ucuz kredi alabileceklerdi.
NOT: Bu kanunun etkisiyle sadece Uşak Şeker Fabrikası açılabilmiştir.
ÖRNEK SORU
Aşağıdakilerden hangisi Teşvik-i Sanayi Kanunu’nun uygulamalarından biri değildir?
A) Çeşitli sanayi kuruluşlarına devlet arazisi tahsis edilmesi
B) Bazı işletmelere taşıma hizmetlerinde indirim sağlanması
C) Millî tasarruf ve mevduatın artması için Türkiye İş Bankasının kurulması
D) Vergilerde muafiyetler getirilmesi
E) Devlet daireleri için yerli ürün kullanma zorunluluğunun getirilmesi
(2011 – KPSS)
Cevap: C
– Ancak özel sermaye yasanın sağladığı olanakları tam olarak değerlendiremedi. Bunda (1929 – 1931) Dünya Ekonomik bunalımının da etkisi oldu. Türkiye’yi de etkisi altına alan ekonomik bulanım sanayileşme hareketini de yavaşlattı.
– Yerli sanayinin korunması için 1929’da yüksek gümrük uygulaması başlatılmıştır.
– 20 Şubat 1930’da Türk Parası’nı Koruma Kanunu kabul edildi.
– Devletin kuruluşundan 1933’e kadar geçen dönemde sanayileşme istenilen seviyede gerçekleşmemiştir. Bunun nedenleri şunlardır;
> Özel sektörün ve teknik bilgilerin yetersizliği,
> Gelir seviyesinin çok düşük olması,
> 1929’a kadar sanayinin dışa karşı himaye edilmemesi,
> Özel sektörün Teşvik-i Sanayi Kanunu’na rağmen yapabildiği yatırımların miktar ve çeşit itibariyle yeterli olmaması,
> 1929 Dünya Ekonomik bunalımının olumsuz etkileridir.
– Teşvik-i Sanayi Kanunu istenen sonucu vermeyince 1933’te I. Beş Yıllık Kalkınma Planı uygulanmaya konularak, devlet eliyle önemli tesisler açılmıştır. Sümerbank, merinos, cam, kâğıt, deri, şeker ve demir – çelik fabrikaları kuruldu (KİT’ler).
NOT-1: 1934 yılında uygulamaya konulan bu planla ilk defa planlı ekonomiye geçildi. 1934 –
1939 yılları arasında “Birinci Beş Yıllık Plan” uygulandı.
NOT-2: II. Beş Yıllık Kalkınma Planı ise II. Dünya Savaşı’ndan dolayı uygulanamadı. Bu savaş Atatürk’ün Devletçilik ilkesinin uygulanmasını aksatan en önemli etken oldu.
– 1935’te Metalürji Endüstrisi’ni oluşturmak amacıyla Etibank kurulmuştur.
– 1933 Sümerbank (Sanayi alanındaki yatırımları desteklemek amacıyla), Halk Bankası, Emlak – Eytam Bankası (1926) ve Merkez Bankası (1930) kurulmuştur.
NOT-1: 11 Haziran 1930’da kurulan Merkez Bankası’nın kuruluş amacı Türk para politikasına yön vermek ve ulusal bankacılığa destek olmaktır.
NOT-2: 1926’da Emlâk ve Eytam Bankası’nın kurulmasının amacı; yoksul kesime konut kredisi vererek destek sağlamaktır.
– Kayseri, Ereğli, Nazilli ve Malatya’da açılan pamuklu dokuma fabrikaları ile Bursa merinos yünlü dokuma sanayi bu dönemde kurulmuş önemli işletmelerdir.
– İzmit selüloz fabrikası, Gemlik suni ipek fabrikası, İstanbul – Paşabahçe şişe ve cam fabrikası, Beykoz’da deri fabrikası gibi önemli işletmeler kurulmuştur.
– Osmanlı Devleti döneminden kalan yıpranmış ekonomik kurum ve tesisleri geliştirmek amacıyla 1925 yılında Sanayi ve Maadin Bankası kurulmuş, 1937 yılında Sümerbank’a devredilmiştir.
– 1935’te MTA (Maden Tetkik Arama) kurulmuştur. Maden – sanayi alanında ilk defa Karabük Demir – Çelik Fabrikası açılmıştır (1939).
– TPAO (Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı) kurularak rafineriler açılmıştır.
– MKE (Makine Kimya Endüstrisi) Kırıkkale silah fabrikası kurulmuştur.
– 1937’de Denizbank kuruldu (denizyollarını ve ticaret filosunu güçlendirmek için).
NOT-1: Özel sektörün sermayesizlik nedeniyle gerçekleştiremediği alanlar, devlet tarafından düzenlenmeye başlamıştır.
NOT-2: Devletçilik ilkesi ile Türk Tarihi’nde ilk kez planlı ekonomiye geçilmiştir.
– Çalışanların sosyal güvenlik kurumları olan, Emekli Sandığı ve Sosyal Sigortalar Kurumları açılmıştır.
ÖRNEK SORU
Cumhuriyet’in ilk on beş yılında kurulan bankalar arasında Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’nın önemli yeri olmasında,
I.çiftçiye kredi verilmesi,
II.ulusal bankalara destek verilmesi,
III. Osmanlı Bankasına verilmiş olan kâğıt para çıkarma ayrıcalığının giderilmesi,
görevlerinden hangilerini üstlenmiş bir kuruluş olmasının etkisi vardır?
- A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız III
- D) II ve III E) I, II ve III
(2008/KPSS Lisans)
Cevap: D
ÖRNEK SORU
I.Yabancıların Türk kara sularında ticaret yapmasının yasak olması
II.Yabancı ticaret gemilerinin Boğazlardan geçişinin serbest olması
III. Yabancıların Marmara ve Türkiye’deki nehirlerde ve göllerde gemi bulundurmasının yasak olması
Yukarıdakilerden hangileri Kabotaj Kanunu’nun kapsamındadır?
A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız III
D) I ve III E) I, II ve III
(2008/KPSS Önlisans)
Cevap: D
ÖRNEK SORU
Atatürk Dönemi’nde,
I.yüksek gümrük vergisi konulması,
II.ülkeye girecek eşyanın cinsi ve miktarının hükümet tarafından tespit edilmesi,
III. uluslararası sergi ve panayırlara katılma kararı alınması,
önlemlerinden hangilerinin, ihracatı ithalata göre artırmak amacıyla alındığı savunulabilir?
- A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız III
- D) I ve II E) I, II ve III
(2008/KPSS Önlisans)
Cevap: E
ÖRNEK SORU
Atatürk’ün girişimiyle Cumhuriyet Dönemi’nde kurulan ilk banka aşağıdakilerden hangisidir?
A) İş Bankası
B) Sanayi ve Maadin Bankası
C) Emlak ve Eytam Bankası
D) Merkez Bankası
E) Ziraat Bankası
(2008/KPSS Ortaöğretim)
Cevap: A
ÖRNEK SORU
Atatürk Dönemi ekonomisinde,
I.Türkiye’nin ulusal çıkarlarına aykırı olmayan yabancı sermayeden yararlanma,
II.Aşar vergisini kaldırma,
III. Ekonomik politikaların uygulanmasında bilim ve teknolojiyi temel alma,
durumlarından hangileriyle üretimi artırmanın amaçlandığı savunulabilir?
A) Yalnız I B) Yalnız II
C) Yalnız III D) I ve II
E) I, II ve III
(2009 – KPSS)
Cevap: E
ÖRNEK SORU
1929’da başlayan dünya ekonomik bunalımıyla dünya ticaretinde bir düşüş olmuştur.
Aşağıdakilerden hangisi bu durumla ortaya çıkan sonuçlardan biri değildir?
A) Yaşamsal ham madde ihtiyacının artması
B) Sömürge edinme yarışının başlaması
C) Halkın alım gücünün azalması
D) Para değerlerinin düşmesi
E) İşsizliğin artması
(2009 – KPSS)
Cevap: C
ÖRNEK SORU
1929-1930 yılları arasında dünyada ekonomik bunalım baş göstermiş, bu durum Türk Devleti’nin ekonomisine yeni bir yön vermesini gerektirmiştir.
Bu gereksinim,
I.devletçilik ilkesinin uygulanması,
II.ilk beş yıllık sanayi planının hazırlanması,
III. Teşvik-i Sanayi Kanunu’nun çıkarılması
gelişmelerinden hangilerini sağlamıştır?
A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız III
D) I ve II E) II ve III
(2010 KPSS – Lisans)
Cevap: D
BAYINDIRLIK VE ULAŞTIRMA ALANINDA YAPILAN İNKILÂPLAR
* Modern kentleşme çalışmaları başlamış, okul, hastane ve kamu binaları yapılmıştır.
* 1925’te Türk Hava Kurumu (Türk Tayyare Cemiyeti) kurulmuştur.
* 1927’de Devlet Demir Yolları, 1939’da Devlet Deniz İşletmeleri, 1938’de Devlet Hava Yolları Genel Müdürlüğü kurulmuştur.
* Özellikle demiryolu olmak üzere yol, köprü, liman ve iskele yapımına hız verilmiştir.
* Baraj yapımına başlanmıştır.
SAĞLIK VE TIP ALANINDA YAPILAN İNKILÂPLAR
* Sağlık işleri devletin görevi sayılmıştır. Çünkü daha Cumhuriyet ilan edilmeden önce ilk TBMM Hükümeti’nde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı’na yer verilmiştir (2 Mayıs 1920).
* Milletin sağlığını korumak ve güçlendirmek, bulaşıcı ve salgın hastalıkları önlemek ve sağlıklı nesiller yetişmesini sağlamak politikası esas alındı.
* Bunun için de sağlık teşkilatı geliştirildi. Hastane ve hekim sayısı artırıldı. Sağlık okulları ve Tıp fakülteleri ile Millet (Devlet) Hastaneleri açıldı.
* 1922’de Numune Hastaneleri kuruldu (Ankara, İstanbul, Sivas, Erzurum, Trabzon ve Diyarbakır’da).
* 21 Şubat 1925’te Kızılay Hemşire Okulu açılmıştır.
* 1931 yılında Merkez Hıfzıssıhha Müessesesi kurulmuştur.
* Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğü, Çocuk Esirgeme Kurumu, Yeşilay ve Kızılay kurulmuştur.
* Sıtma, frengi, verem gibi hastalıklarla mücadele edilmeye başlanmıştır.
TARIM ALANINDA YAPILAN İNKILÂPLAR
* Köylünün vergi yükünü hafifleterek üretimi arttırmak için 17 Şubat 1925’te Aşar (Öşür) vergisi kaldırılmıştır.
NOT: Yeni Türk Devleti’nin Aşar vergisini kaldırması halkçı özellik taşıdığını göstermektedir.
* Çiftçiye kredi sağlamak için Ziraat Bankası’nın çalışmaları yeniden düzenlenmiştir
(1924’te Tarım Kredi Birlikleri Yasası çıkarılmıştır.).
* Tarım – Kredi Kooperatifleri (1929) kurularak makineleşmeye önem verilmiştir. Ayrıca bununla çiftçinin ürettiği ürünleri aracısız ve gerçek değeriyle satabilmesi amaçlanmıştır.
* Çiftçilere ucuz tohum sağlanmış ve Tohum Islah (İyileştirme) İstasyonları kurularak tohumların depolanması ve tarımsal hastalıklarla mücadele edilmesi yolunda önemli çalışmalar yapılmıştır.
* 1925’te köylüye düşük ücretlerle traktör dağıtımı yapılmıştır.
* Tarımda bilimsel araştırmalar için 30 Ekim 1933’te Yüksek Ziraat Enstitüsü kurulmuştur. Ayrıca buna paralel olarak da Veteriner Yüksek Okulu açılmıştır.
* Çiftçiye öncülük etmek için Devlet Üretme Çiftlikleri (Numune Çiftlikleri) kurulmuştur. Yeni ürünlerin üretimine başlanmıştır (Çay, pancar, turunçgiller).
* 24 Haziran 1938’de Toprak Mahsulleri Ofisi kurulmuştur.
* 26 Haziran 1944’te Türkiye Zirai Donatım Kurumu da kurulmuştur.
* Atatürk, toprağı olmayan çiftçinin toprak sahibi yapılmasını devletin önemli bir politikası olarak görmüş ve bunun için toprak reformu çalışmaları başlatılmıştır (1929). Ancak, amacına uygun bir şekilde gerçekleştirilememiştir.
ÖRNEK SORU
Aşağıdakilerden hangisi, Atatürk Döneminde tarımı geliştirmek amacıyla yapılan çalışmalardan biri değildir?
A) Aşar vergisinin kaldırılması
B) Ziraat Bankasının kurulması
C) Numune çiftliklerinin kurulması
D) Yüksek Ziraat Enstitüsünün kurulması
E) Tarım satış kooperatiflerinin kurulması
(2011 – KPSS)
Cevap: B
ÖRNEK SORU
I.İş Bankası’nın kurulması,
II.Âşar Vergisi’nin kaldırılması,
III. Sümerbank’ın kurulması,
Yukarıdakilerden hangileri Atatürk Dönemi’nde Türk çiftçisini rahatlatmak amacıyla gerçekleştirilmiştir?
A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız III
D) II ve III E) I, II ve III
(2008/KPSS Önlisans)
Cevap: B
ÖRNEK SORU
Cumhuriyet Dönemi’nde kalkınmada sanayileşmeye önem vermek amacıyla Teşvik-i Sanayi Kanunu çıkarılmıştır. Bu Kanun’la sanayi kuruluşlarına üretecekleri malların değerine göre %10 prim verilmiş ve ithal ürünlerinden %10 daha pahalı da olsa devlet kurumlarına bunları kullanma zorunluluğu getirilmiştir.
Bu durumun,
I.üretimin artırılmak istendiği,
II.ithalatın kısıtlanmak istendiği,
III. sermaye birikimine devlet desteği sağlandığı,
durumlarından hangilerinin göstergesi olduğu savunulabilir?
A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız III
D) I ve II E) I, II ve III
(2008/KPSS Lisans)
Cevap: E
[wp_ad_camp_3]