♦İletişim nedir?
♦İletişim en az iki kişinin karşılıklı etkileşim yoluyla,beden dili yada sözlü diller kullanarak irtibat kurmasıdır.
♦Başka bir ifadeyle kaynak ve alıcı arasındaki mesajlaşmadır. Eğer alıcı dönüt verirse bu iletişim vermesse bunun adı ‘İleti’ olur.
♦İletişimin vazgeçilmez öğeleri hangileridir?
♦Kaynak,Mesaj,Kanal,Alıcı ve Dönüt.
♦Kaynak bilgiyi aktaran,mesaj aktarılan içerik,kanal kullanılan yöntem,alıcı bilginin aktarıldığı kişi,dönüt ise alıcının kaynağa geri bildirimidir.
♦Sağlıklı bir iletişim kurmanın yolları nelerdir?
♦Verilmek istenen mesaj açık ve anlaşılır bir dil ile verilmelidir.
♦Doğrudan göz teması kurmaya dikkat edilmelidir.
♦Ben dili kullanılmalıdır.
♦Empati kullanılmalıdır.
♦Öğretmenlik mesleğini neden seçtiniz?
♦Bu soruya vereceğiniz cevap çok önemlidir. Önceden hazırlayacağınız,gerçekçi,kendinize ait olan kelimeleri seçiniz.Neden tercih ettiğinizi ikna edici bir şekilde dile getirmelisiniz. ♦Örn:Herhangi bir öğretmenden etkilenmiş olabilirsiniz,yada toplumda bir farkındalık meydana getirme arzunuz olabilir.Bir hedefiniz vardır ve o hedef doğrultusundaki azminizi,kararlılığınızı anlatabilirsiniz.
♦Öğretmenlik mesleğini isteyerek mi seçtiniz?
♦Bu soruya vereceğiniz cevap çok önemlidir.
♦Aslında jüri bu soruyla sizin öğretmenlik mesleğine olan düşkünlüğünüzü,sevginizi,fedakarlığınızı test etmek istiyordur.Öğretmen olabilmek için nasıl uğraşlar verdiğinizi,içinizdeki öğrenme ve öğretme aşkını bu mesleği yapmaktan başka bir alternatifinizin olmayacağını,olamayacağını ikna edici ve istekli bir şekilde dile getirmelisiniz. Zira size bu mesleği seçmeseydiniz hangi mesleği seçerdiniz gibi, testedici sorular sorulabilir. Mutlaka öğretmen olmak istediğinizi belirtiniz.
♦Bir öğretmende bulunması gereken nitelikler nelerdir?
♦Alan bilgisi(Branşınızla ilgili),pedagoji bilgisi,genel yetenek ve genel kültür bilgisi.Sizden bu konularda bilgiler aktarmanız istenebilir.
♦Örn:Biyolojiciyseniz sindirim sisitemi hakkında,coğrafyacıysanız yada dikap’çıysanız alanınızla ilgili konu 5-10 dakika konu anlatmanız istenebilir.Size verilen zaman diliminde alan bilginizi,formasyon bilgilerinizi ve genel kültür-yetenek bilgilerinizi de test edeceklerdir
♦Öğretmen alımında mülakat gereklimidir?
♦Mülakat,adaylar için her ne kadar arzu edilmeyen bir yöntem olsada mülakatın objektifliğini,sübjektifliğini bir kenara bırakarak sizden istenilen cevabı vermeniz gerekir. ♦Mülakatla yapılan atamalarda sınavla ölçülmesi mümkün olmayan beceri ve geçmiş bilgilerin yapılan yazılı sınavlara ek olarak tamamlayıcı bir özelliği olduğu vurgulanmalıdır.
♦Öğrenci açısından öğrenme nasıl gerçekleşir?
♦Öncelikli olarak öğrenme ne demek onu açıklayınız.
♦Öğrenme bireyin çevresiyle iletişim kurarak davranışlarında değişimin oluşması demektir. ♦Örn: Kitap okuma,sayıları öğrenme,yazı yazma vs…yani öğrenci çevre ile iletişim kurarak yaşantısında değişiklik meydana gelir.
♦Öğrenmede dikkat çekme,hazırbulunuşluk güdüleme,kişinin eğilimleri,gelişimi çok önemlidir.
♦Ülkemizde hangi eğitim felsefesi uygulanmaktadır?
♦Ülkemizde İlerlemeci eğitim felsefesi uygulanmaktadır. Bu akıma göre içinde yaşadığımız çağda her şeyde hızlı bir değişme söz konusudur. Öğrenciler değişen dünyaya hazırlanmalıdır. Çünkü gerçek sürekli değişmektedir. Bu değişme içinde değişmelere en iyi uyum sağlayan bireyler ayakta kalabilecektir.
♦Öyleyse yapılması gereken şey bir filozofunda belirttiği gibi “balık vermek değil; balık tutmayı öğretmek”tir. Yani yaparak yaşayarak öğrenme esastır. Ayrıca öğretilecek olan bilgileri öğrencilerin kullanabilmeleri gereklidir. Kısaca eğitim, hayatın kendisi olmalıdır. ♦Öğretmen ve öğrenciler aktiviteleri birlikte planlarlar. Öğretmen öğrencilerin elde ettikleri verileri analiz etmelerinde, yorumlamalarında, değerlendirmelerinde ve düzenlemelerinde yardımcı olur. Öğretmen öğrencilerin problemlerini çözmede ve bilimsel çalışmalarında rehber rolü üstlenir.
♦John Devey kuramın kurucusudur.Çoklu zeka,proje,işbirlikli öğrenme bu akımın yaklaşımlarıdır.
♦Güdülenme nedir?
♦Güdülenme kişinin öğrenmeye karşı merak ve ilgi duymasıdır.İsteklilik halidir. ♦Güdülemenin ve güdülenmenin öğrenme üzerinde büyük etkisi olduğu araştırmalar’la da kanıtlanmıştır.Farklı güdüleme yöntemleri olabilir. Öğretmene,ortama öğrenciye tutmlara göre vs..değişiklik gösterebilir
♦İnterneti eğitimde nasıl yararlı şekilde kullanabiliriz?
♦Günümüzde internet kullanımı gençler arasında maalesef genelde oyun oynamak, mail okumak ve ilgi duydukları sosyalleşme sitelerinde vakit harcamak için kullanılmaktadır. Bu internet gibi güzel bir imkânı daha güzel işler yapmak için de kullanabiliriz. Bu bağlamda eğitim açısından internet kullanımının faydalarını sıralayacak olursak, önümüze şöyle bir tablo çıkıyor:
♦Eğitimci penceresinden bakıldığından internet kullanımı gençlere araştırma yapmalarında ve ödev hazırlamalarında zamandan tasarruf sağlar.
♦İnternet kullanımı dünya üzerinde fikirlerin paylaşımını kolaylaştırır,
♦eğitimde tam öğrenmeyi sağlar.
♦İnternet sayesinde bilgiye daha kolay ulaşan günümüz öğrencisi karşısında kendi branşında daha etkin ve yetkin öğretmenler arar.
♦Eğitici öğretici oyunlardan faydalanılabilir.
♦Doğru bilgiye ulaşmak ise sadece bir tık ötenizdedir
♦İçsel zekâyı tanımlamış ve bu zekâya sahip öğrenciniz olsa ne yaparsınız? Neler önerirsiniz?
♦Çoklu zeka kuramının geliştiricisi Gardner’dır
♦Bu tür zekaya sahip kişiler:
♦Yalnız ve bağımsız çalışmaktan hoşlanırlar. ♦Kuvvetli ve zayıf yönleri hakkında bilgi sahibidir.
♦Kendini analiz edebilme ve yansıtabilme yetisine sahiptirler.
♦Duygularının ve düşüncelerini kontrol edebilirler.
♦Başkaları ile ilişkilerinde üstlendiği rolün farkındadırlar.
♦Böyle öğrencileriniz varsa şunları yapmalarını isteyebilirsiniz.
♦Hedef vermek, sonuçlarını istemek
♦İşi tamamlaması için gereken nitelikleri tanımlamak ♦Kişisel değerleri ve hedeflerine uygun işler vermek
♦Günlük tutmasını sağlamak
♦Kitap okumaya, yazmaya yönlendirmek
♦Bireysel projeler
♦Başarılı olamayacağını düşünen bir sınıfa veya öğrenciye, öğrenilmiş çaresizlik düzeyinde olan sınıfa nasıl davranırdınız?
♦Öğrenilmiş çaresizlik”, kişinin geçmişte yaşadığı olumsuz deneyimler, başarısızlıkları karşısında yılması ve mücadeleyi bırakması durumudur. Özetle daha önce çaresiz kalınan durumlar nedeniyle, gelecekte ortaya çıkacak ve çıkan fırsatlar karşısında da çaresizmiş gibi hareket edilmesidir. Bu durumda kişi çok sayıda başarısızlığa uğramıştır ve ne yaparsa yapsın elinden birşey gelmeyeceğini düşünür. Mücadele etme gücünü ve tekrar deneme cesaretini kaybeder.
♦Ailesinden yada çevresinden göremediği ilgiyi öğretmen olarak göstermeye çalışmak bu konuda önemli bir gelişme olacaktır.Ayrıca öğrenci yada sınıf içindeki gücün farkına varamadığı için kendini hep başarısız hissedecektir. Öğretmene düşen asıl iş içlerindeki gizli gücü o hazineyi açığa çıkarmaktır.
♦Öğretmenlere bu konuda çok iş düşmektedir.Eğer sınıftaki öğrenciler öğrenilmiş çaresizlik içinde iseler bunun nedenini araştırmalı gerekirse psikolojik destek vermeli yada okulun psikolojik danışmanlarıyla birlikte bu sorunu çözmeye gayret etmeliyiz.
♦Birkaç sınav yada dersten başarsız olan öğrencilerin artık o konuda başarılı olamayacaklarına dair kalıcı düşünmeye başlamalarının önüne geçilmesi gerekir.Bu konuda başarısız bir öğrenci başarılı öğrencilerle yada bir sınıf başka sınıflarla kıyaslanmamalı.Verilen cevaplar yanlışta olsa karşıdakini olumsuz hissettirecek geri bildirimler verilmemelidir..
♦Örn/Bu nasıl saçma bi cevap,soruyla ne alakası var,sendende ancak böyle bir cevap beklenirdi gibi öğrenciyi rencide edici davranışlardan uzak durulmalı,başarısız olduğu konularda tekrar tekrar fırsatlar verilerek o ders yada konu hakkındaki önyargısı yıkılmalıdır.
♦Öğrencilerin kişiler arası ve sosyal gelişimini nasıl sağlarsınız?
♦Kişinin sosyal yönü ne kadar zayıfsa içine kapanık olma hali bir o kadar fazladır. ♦Öğrencilerin kazanması gereken başlıca sosyal beceriler şunlar olabilir Öğretmen öğrencilerine bu davranışları kazandırabilmelidir.
♦İlişkiyi Başlatma ve Sürdürme Becerileri
-Dinleme
-Konuşmayı başlatma
-Konuşmayı sürdürme
-Soru sorma
-Teşekkür etme
-Kendini tanıtma
-Başkalarını tanıtma
-İltifat etme -Yardım isteme
-Bir gruba katılma
-Yönerge verme
-Yönergelere uyma
-Özür dileme
♦Grupla Bir İşi Yürütme Becerileri
-Grupta iş bölümüne uyma
-Grupta sorumluluğunu yerine getirme
-Başkalarının görüşlerini anlamaya çalışma
♦Duygulara Yönelik Beceriler
-Kendi duygularını anlama
-Duygularını ifade etme
-Başkalarının duygularını anlama
-Karşı tarafın kızgınlığı ile başa çıkma
-Sevgiyi, iyi duyguları ifade etme
-Korku ile başa çıkma
♦Saldırgan Davranışlar ile Başa Çıkmaya Yönelik Beceriler
-İzin isteme
-Paylaşma
-Başkalarına yardım etme
-Uzlaşma
-Kızgınlığı kontrol etme
-Hakkını koruma, savunma
♦İçsel zekâya sahip bir öğrenciye mesleki olarak nasıl yönlendirme yaparsınız?
♦Bireysel hedefler oluşturma, projeler, sorumluluklar alma, kendine güven, kişisel felsefesini açıklama, kişisel değer yargılarından herhangi birini açıklama, günlük tutma ve çalışırken algılanan amacı açıklama içsel zekâya ilişkin etkinliklerdir
♦İçsel ( Öze dönük ) zeka; İş adamı, Yazarlık, Psikoloji, Sanat, Ressam vb. alanlarda daha başarılı olabilirler.
♦Eğitimin, bireyin gelişimi üzerindeki rolü sizce nedir?
♦Eğitim önceden saptanmış esaslara göre insanların davranışlarında belli gelişmeler göstermesine yardımcı olur.Bireyin davranışlarında kendi yaşantısı yoluyla kasıtlı olarak istedik değişme meydana getirme sürecinde önemli rol oynar.
♦Eğitimin insana kazandırdıkları:
♦Kişinin sosyalleşmesini ve insanlar ile iletişiminin gelişmesine yardımcı olur
♦Kişinin eğitim ve etkileşimi sayesinde özgüven kazanır
♦Kazanılan özgüven ile kişinin kişilik, karakter ve ruh yapısı gelişir
♦Sosyal çevre edinilmesinde yani arkadaş ilişkilerinin gelişmesine yardımcı olur
♦İnsanlar ile iletişim kurması ile beraber kişinin konuşması gelişir
♦Hayatın belirli bir düzen içerisinde işlediğinin farkına varır; kuralların olduğu ve bu kurallara uyması gerektiğini farkeder
♦Eğitim ve teknoloji arasındaki ilişkiyi açıklayınız?
♦Günümüz dünyasında teknolojik imkanlar son 20 yılda çok hızlı bir şekilde gelişti.Özellikle bilgisayar dünyası gelişen ve küreselleşen dünyada inanılmaz boyutlara ulaştı.Yüzbinlerce kitap bilgisi milyonlarca insana ait bilgi tek bir diske sığdırıldı.
♦Teknolojinin bu boyutlara ulaşmasında eğitimin çok büyük rolü olmuştur.O zaman günümüzde bu teknolojileri eğitimde en güzel şekilde kullanmalıyız.Mesela coğrafya dersi işlenirken;topoğrafik yer şekilleri anlatılırken,yada Türkiye coğrafyasında bölge konuları işlenirken bilgisayarla birlikte projeksiyonlardan yararlanalılabilir.
♦Biyoloji dersinde insan organizmasını oluşturan organlar üç boyutlu animasyonlar gösterilerek işlenebilir.
♦Bu ve bu gibi örnekler çoğaltılabilir.Bugün dünyaya baktığımızda gelişmiş ülkelerin eğitimde teknolojinin en son imkanlarını kullandıklarını görmekteyiz. Ülkemizde bu projelerden üstünde en çok konuşulanı tartışmasız, Kasım 2010’da kamuoyuna duyurulan Fırsatları Artırma ve Teknolojiyi İyileştirme Hareketi isimli ve kısaca FATİH olarak bilinen projedir.ayrıca EBA,YEGİTEK,FARABİ,MESGEP,HBBE,GİH, e-OKUL gibi programlarla teknoloji ve eğitim bir arada yürütülmektedir.
♦Ekonomi ile eğitim arasındaki ilişkiyi açıklayınız.
♦Eğitim ve Ekonomi İlişkisi Son yıllarda ülkelerin kalkınmışlık düzeyleri ifade edilirken, kişi başına düşen milli gelir yanında, ülkelerin sahip olduğu insan gücü oranları da önemli bir gösterge olmuştur.
♦Eğitim, kalkınmanın en etkili araçlarından biri olduğu için en değerli yatırımın insan kaynaklarına yapılan yatırım olduğu fikri kabul görmektedir.
♦Eğitim ve Ekonomi İlişkisi Üretim tekniklerinde yaşanan hızlı değişim, eğitime daha fazla önem verme, bilgiye ve gelişmeye daha fazla yatırım yapma ihtiyacını ön plana çıkarmıştır. Rekabette üstünlüğü elde etmenin ve kalkınmada başarının temeli olarak kabul edilen ‘insan kaynağı’ kavramının altındaki gerçek onun etkili ve verimli kullanılmasında yatmaktadır.
♦Türkiye’de ortalama insan ömrünün 72 yıl olduğu düşünüldüğünde insanın ömrünün yaklaşık üçte biri eğitim- öğretim almakla geçmektedir. Bu süre, sadece bireysel anlamda değil aynı zamanda toplumsal olarak da büyük maddi kaynaklar gerektirmektedir. Bu bağlamda bir insana yapılan yatırım uzun vadede ekonomik gelire ve üretime dönüşmektedir
♦Eğitime ayrılan kaynak bir harcama değil, en karlı yatırımdır
♦Ekonomik gelişmişlik seviyesi eğitim seviyesiyle doğru orantılıdır.
♦Zincirleme öğrenmeyi açıklayıp örnek veriniz.
Zincirleme bir davranış içinde yer alan tepki basamaklarının her birinin kendinden sonra gelen tepki için ayırt edici uyarıcı görevi üstlenmesi ve bu sürecin davranış tamamlanıncaya kadar devam etmesine zincirleme denmektedir.
♦Çay demlemek, yemek yapmak, bir arkadaşla sohbet etmek vb. davranışların tamamı zincirlemedir.
♦Zincirleme biçimlendirmeden farklı olarak amaca ulaşmayı sağlayacak alt davranışların atlanmadan sırası ile yapılmasını gerektirmektedir. Örneğin bir maymuna bisiklete binmeyi öğretmek için biçimlendirme;bir futbolcuya havadan gelen topların bazılarına röveşata vurmayı öğretebilmek zincirleme ile mümkün olur. Zincirleme de sonuca ulaşmak için BELLİ BİR SIRANIN TAKİP EDİLMESİ ŞARTTIR. Adımlar atlanır ya da sırası değiştirilirse sonuca ulaşılmaz.
♦Örneğin öğrencinin röveşata yapabilmesi için öncelikle topun havadan gelmesi gerekir, ayrıca havadan gelen topa futbolcunun ayaklarını yerden kaldırarak vurması şarttır. Bunlar ve diğer alt davranışlar sırası ile adım adım yapılmazsa sonuca ulaşılmaz.
♦Yine bankamatikten para çekmenin de belli işlem adımları vardır ve bu adımlar sıra ile yapılmalıdır. Bu da zincirleme örneğidir
♦Öğrencilerin kişisel-sosyal zekâlarını geliştirmek için ne yapardınız? ♦Öğrencinin kişisel yönden zekasını geliştirmek istiyorsak ♦Öğrenciye proje ödevleri verilmelidir.
♦Her aşamada kendilerini ifade etme şansı verilmelidir.
♦Yaptığı davranış yanlışta olsa ona güven verici telkinlerde bulunmalıdır.
♦Sosyal zeka, diğer insanlarla güçlü ve etkili ilişkiler kurma yeteneği ile ilgilidir. Daha çok, insanları anlama, duygularını hissetme, bilinçaltlarına nüfus etme şeklinde açığa çıkar. Sosyal zekası gelişmiş insanlar toplulukları yönetme, anlama ve eğitme konusunda yeteneklidirler.
♦Öğrencilerin Sosyal yönden zekalarını geliştirmek istiyorsak şunları yapabiliriz. ♦Öğrencinin empati yapmasını sağlamak
♦Öğrencinin insanlarla iletişim kurmasını sağlamak,
♦Öğrencinin insanların ihtiyaçlarını ve ruh hallerini anlamaya çalışmasını sağlamak sosyal zeka konusunda ilerlemesine yardımcı olur.
♦Bedensel kinestetik zekâyı geliştirmek için neler yapılabilir?
♦Bedensel zeka: Beden, hareket ve denge zekası)Hareketlerle, jest ve mimiklerle kendini ifade etme, beyin ve vücut koordinasyonunu etkili bir biçimde kullanabilme becerisidir. Bir veya birden çok sporla uğraşır. Uzun süre hareketsiz oturamaz. Nesneleri parçalayıp bütünlemeyi sever. Yeni tanımadığı nesnelere dokunur . Hareket ederek öğrenir.
♦ Rol yapma, atletizm, dans, dikiş-nakış gibi alanlarda yetenekleri vardır.
♦Öğrencilerin bu zekasını geliştirmek için onları sportif faaliyetlere,gezi-inceleme,maket yapma gibi bedensel ve fiziksel aktivitelere yönlendirmek gerekir.
♦Jest ve mimiklerini aktif kullanabilecekleri dans,drama,rol yapma,pandomim gibi etkinliklerle zeka gelişimlerine katkıda bulunabiliriz.
♦ Küresel ısınmanın çevreye etkisi nedir?
♦ Küresel sıcaklıklardaki artışlara bağlı olarak hidrolojik döngünün değişmesi, kara ve deniz buzullarının erimesi, kar ve buz örtüsünün alansal daralması, deniz seviyesinin yükselmesi, iklim kuşaklarının yer değiştirmesi ve yüksek sıcaklıklara bağlı salgın hastalıkların ve zararlıların artması gibi, dünya ölçeğinde sosyo-ekonomik sektörleri, ekolojik sistemleri ve insan yaşamını doğrudan etkileyecek önemli değişikliklerin oluşacağı beklenmektedir . ♦Aslında bu ısınma, dünya iklim sisteminde köklü değişimlere ve aşırılıklara yol açacak. Öyle ki, dünyanın bazı bölgelerinde kasırgalar, seller ve taşkınlar gibi hava olaylarının şiddeti ve sıklığı artarken, bazı bölgelerde de uzun süreli, şiddetli kuraklıklar ve çölleşme olayları etkili olabilecek
♦Eğitimde akran gruplarının olumlu/olumsuz tarafları nelerdir?
♦Olumlu özellikleri:
♦Akranlar, kendi aralarında daha rahat konuşur, tartışır ve öğrenirler.
♦Grupta rahat bir ortam bulur. Otoriteden uzakta daha rahat konuşur, hareket ederler. Otoritenin yanında yapamadığı uğraşları, akran, grubunda yapar. Kendini daha iyi ifade ederler.
♦Akran grubu yoluyla genç, otoriteler karşısında daha bağımsız olma yeteneğini kazanır. ♦Kazanılan bilgi ve beceriler gencin yetişkin yaşamında da işine yarar.
♦Liderlik yeteneği olan gençlere liderlik deneyimi sağlar.
♦İşbirliği ve takım ruhunu öğrenim gelişir.
♦Birbirlerine rol model olma ve birbirlerini etkileme kabiliyetine sahiptir.
♦Gençlerin sorumluluk almalarına neden olur.
♦Akran eğitiminde eğitimci ile hedef kitlenin aynı dili konuşur.
♦Olumsuz özellikleri ise:
♦Grubun amaçları anti-sosyal olduğunda üyelerde anti-sosyal davranışları benimser. Bu anlayıştaki gruplar üyelerini suçlu davranışlara yöneltebilir.
♦Akran gruplarının anti demokratik ve kendini üstün gören davranışları, zayıf üyelerin kişiliklerini zedeler ve gruba uyumlarını zorlaştırır.
♦Gruplara kabul edilmeyen gençler incinebilirler. Bu gençlerin kişilikleri zedelenebilir. Gencin ileriki yaşamında zararlı sonuçlara yol açabilir. Bu durumdaki gençler aşağılık duygusuna kapılır ve kendilerine güvenleri azalır
♦Toplumsallaşmada eğitimin katkısı nedir?
♦Eğitimin açık ve gizli olan fonksiyonları bireyin toplumsallaşmasında büyük önem taşır. Birinci açık fonksiyon, çocuğun okuma, yazma ve aritmetik yeteneğini geliştirmektir. Bu tür fonksiyonlar toplumsallaşmanın en önemli parçalarıdır.
♦Eğitimin gizli fonksiyonları ise çocuğun toplumsal sistemi anlamasını ve benimsemesini kolaylaştırır. Örneğin, evde çocuklar sadece ailesi ile ilgili norm ve değerleri öğrenirken, okulda çok daha geniş bir bakış açısından dünya ile ilgili evrensel değerleri öğrenirler. Böylece yaşadıkları toplum içerisindeki uygun ekonomik değerleri benimseyen gençler, çalışma yaşamına da bir ölçüde bu sıralarda hazırlanırlar. Kısaca eğitim, bütün dünya çocuklarına kendi ülkelerinin ekonomik ve politik sistemlerini öğrenmelerinde ve desteklemelerinde büyük katkı sağlar.
♦Bilimsel alternatif tıp hakkında ne düşünüyorsunuz?
♦Homeopati: Bitki, mineral, hayvan gibi materyallerin bir anlamda frekanslarını kullanır. ♦Nöral Terapi: cilde yapılan kısa etkili lokal anestezik iğneler bedenin network’ünü düzelterek çok etkili iyileşme sağlar. Özellikle migren, nöropati gibi ilaçla tedavi edilemeyen ağrılarda çözüm sağlar.
♦Akupunktur: Sadece kulak (Fransız DrNogier ekolü), el, ayak, burun çevresi, baş bölgesine yapılan mikrosistem akupunktur teknikleri vardır. İğne ile yapılması yanı sıra laser, bastırarak (akupressör), iğneye ısı ve elektrik vererek yapılabilir.
♦Refleksoloji: Ayak tabanında bedenin tüm yansıması noktalar olarak yer almaktadır. Ayakta hastalıklı organın karşılığı olan noktaya masajla organ olumlu etkilenir. ♦Proloterapi-Mezoterapi: İğneli tedavilerdendir. İğnelerin içinde dokuyu uyarıcı maddeler vardır. Kas- eklem ağrılarında çoğunlukla kullanılır.
♦Aile Dizimi: Kişinin problemlerinin ailesel geçmiş bağlantılarının şifalandırılmasını sağlayan bir yaklaşımdır.
♦Hipnoz: Çevresel uyaranlara kendini kapatarak hipnozu yapan kişinin telkinlere açık olma halinin gelişmesidir. Böylece kişi olumlu etkilenir.
♦Manuel Terapi, Osteopati, Chiroterapi: Bedenimiz eklemler ve kaslarla dik dursa da hareketli bir sistemdir. Bu tedaviler bedene yaptırılan bazı hareketler ve dokunuşlarla bir çeşit dengeleme yaparlar. Özellikle omurga ağrılarında etkilidir.
♦Kinezioloji, O-Ring Test: Bedendeki sorunlu bölgelerde frekans değişir. Hiçbir makine kullanmadan test eden kişi ve hastanın frekansları kullanılarak elde edilen teşhis bazen tedavi yöntemleridir.
♦Fitoterapi: Binlerce yıllık deneyimle biriktirilen bilgiler ışığında ninelerimizin kullandığı bitkilerin, bilimsel düzeyde etkilerinin tanımlanarak tedaviye dahil olmasıdır.
♦Oksijen, solunum ve ozon: Oksijen bedenimiz için en gerekli gazdır. Tüm işlevler oksijen kullanarak olur. Oksijeni etkileyen bu yöntemler beden ve ruh halimizi de etkiler.
♦Nesli tükenmekte olan hayvanlar için neler yapılabilir?
♦Günümüzde bazı hayvanların sayısı giderek azalmakta ve bu hayvanların nesilleri tükenme riski ile karşı karşıya kalmaktadır. Yanlış ve bilinçsiz avlanma, iklim değişiklikleri ve bu hayvanların yaşam alanlarının tahrip edilmesi gibi unsurlar hayvanların neslinin tükenmesine neden olmaktadır. Nesli tükenmekte olan hayvanlar arasında kutup ayısı, panda, caretta caretta, meksika yunusu ve samatra kaplanı gibi hayvanlar yer almaktadır. Nesli tükenmekte olan hayvanları korumak için ise şunlar yapılmalıdır:
♦Nesli tükenme tehlikesi ile karşı karşıya olan hayvanların türleri koruma altına alınmalıdır. ♦Nesli tükenme tehlikesi ile karşı karşıya olan hayvanları için üreme ortamları yaratılmalıdır.
♦Hayvanların yaşam alanlarını yok etmemek gerekir.
♦Bilinçsiz ve yanlış avlanma önlenmeli ve kaçak avlananlara caydırıcı cezalar uygulanmalıdır
♦Biz öğretmenler olarak bilinçli doğaya ve hayvanlara saygılı bir nesil yetiştirmeliyiz. ♦Denizler sahiller çok kirleniyor. Bunun için ne gibi önlemler alabiliriz?
♦Deniz kirliliğini engellemek için hem insanların bireysel olarak yapması gerekenler, hem de devletin kanun ve cezalar ile yapması gerekenler vardır.
♦İnsanların çevreye duyarlı olması ve aynı zamanda denizlere de duyarlı olmaları beklenir. ♦Denizlerin temiz olması için devletin caydırıcı kanunlar ve cezaları yürürlüğe koyması gerekir.
♦Gemiler atıklarını asla denize boşaltmamalıdır.
♦Fabrikalar atıklarını,kimyasal atıklarını denize değil başka şekilde doğaya zarar vermeden atmalıdır.
♦Arıtma tesisleri mutlaka olmalıdır.
♦İnsanlar denizi çöp kutusu gibi görmemeli,nasıl olsa deniz büyük kiri kaldırır dememelidir. ♦Küresel ısınmanın canlılar üzerindeki etkisini açıklayınız.
♦Asırı sıcaklıkların fotosentezi yavaslatması bunun sonucu olarak bitki büyümesinin yavaslaması ve döllenme yeteneğinin düsmesi;
♦Ormanlarda toplu ağaç kurumaları ve hastalık salgını;
♦Asırı sıcaklıkların orman yangınlarına neden olması ;
♦Yükselen sıcaklıkların tropiklerde ürün kaybına neden olması ;
♦Asırı yağıslar nedeniyle ürün hasadının zarar görmesi ;
♦Tarımsal ürün potansiyelindeki değisme görülmesi
♦Temel gıdaların asırı sıcak altında kalması ,bunun sonucu olarak ta insanlığın açlıkla savasması
♦Asırı yağıslar sonucu nem artısı ve bunun neticesinde bitkiler üzerine böcek ve hastalığın musallat olması
♦Bazı bölgelerde yaygın olarak yasanacak daha sıcak, nemli ve yağıslı iklim kosullarının, zararlı mikroorganizmaların üremesine ve çoğalmasına neden olması;
♦Günümüzde boşanma oranlarının artmasının nedenleri neler olabilir? ♦Aldatma
♦Ekonomik nedenler
♦Şiddet
♦İki tarafın aile baskısı
♦Hızlı yapılan evliliklerde aşkın bitmesi
♦Birey ve toplum arasındaki ilişkiyi açıklayınız.
♦İnsanlar sahip olduğu kişilik özelliklerine ögesi olduğu toplum sayesinde sahip olurlar. O toplumun kültürü, gelenekleri, görenekleri ve değer yargıları o insanı yoğurur ve kendi kültürüne uygun bir kişi haline getirir. Bu bağlamda bakıldığında birey, taşıdığı özellikler dahilinde yaşadığı toplumun aynasıdır diyebiliriz.
♦Birey ve toplum arasında yukarıda da söylediğimiz gibi kopmaz bir bağ vardır. Çünkü toplumu meydana getiren bireyler sürekli birbirleri ile etkileşim içindedirler ve doğal olarak sürekli birbirlerini etkilerler. Herhangi bir yardım konusunda birbirleri ile yardımlaşırlar. Bu durum aslında insanın sosyal bir varlık olması özelliğinden de kaynaklanmaktadır.
♦Kişiler doğuştan sosyal birer varlıktır bu nedenle de çevrelerinde hayatlarında sürekli birilerine ihtiyaç duyarlar bu nedenle de birey için içinde bulunduğu ve kendilerini ait olarak gördükleri toplum oldukça önemlidir
♦Nüfus politikası hakkında ne düşünüyorsunuz?
♦Dünyada genel olarak uygulanan üç çeşit nüfus politikası vardır.
♦Nüfus artış hızını azaltma politikası ; Çin ve Hindistan gibi.
♦Nüfus artış hızını yükseltme politikası ; Batı Avrupa ülkeleri gibi.
♦Nüfusun nitelik ve niceliğini iyileştirme politikası Türkiye gibi
Nüfusun Niteliğini İyileştirmeye Yönelik Politikalar şunlardır:
♦İnsanların eğitim düzeyini yükseltmek,
♦Ortalama yaşam süresini uzatmaya çalışmak ve
♦Sağlıkla ilgili önlemler almak
♦Evsel atıkların geri dönüşümü hakkında ne düşünüyorsunuz?
♦Geri dönüşümün sağladığı yararlar sebebiyle:
♦Çevremizin temiz tutulması sağlanır. Çöp kutusuna ve doğaya atılan atıklar azalır. Geleceğe temiz çevre bırakmış oluruz.
♦Ekonomiye katkı sağlanır. Petrol ürünlerinin tüketiminin azalması ülke ekonomisine katkı sağlamaktadır.
♦Doğal kaynaklar korunmuş olur. Orman ve su kaynakları daha az zarar görür.
♦Yeni iş imkanları oluşur. Hurdacılıkla ve kağıt toplayarak geçinen insanlar vardır.
♦Enerji tasarrufu sağlanır. Ham madde kullanımı azalacağı için enerji tasarrufu yapılmış olur.
♦Atık miktarının azalmasına neden olur. Geri dönüşüm ile oluşan atık miktarı da azaltılmış olmaktadır
♦Organ bağışı hakkında ne düşünüyorsunuz?
♦Organ bağışı, bir insanın organlarının bir kısmının veya tamamının, henüz sağlıklı iken, beyin ölümünün ardından başka insanlarda yararlanılmak üzere bağışlanmasıdır.
♦Hayat kurtarma anlamında, sağlıklı olan her organ bağışlanabilir. On sekiz yaşını doldurmuş ve doğru ile yanlışı ayırabilme yeteneğine sahip herkes, başta kalp olmak üzere, akciğer, böbrek, karaciğer ve pankreas gibi organlar; kalp kapağı, göz kornea tabakası, kas ve kemik iliği gibi dokuları bağışlayabilmekte, ve bunlar günümüz tıp teknolojisinde nakledilebilmektedir.
♦Bir kişi organlarını bağışlayarak bir çok insana yaşama şansı verebilir. Türkiye’de birçok devlet ve üniversite hastanesinde organ bağışı işlemleri yapılmaktadır. Ayrıca yaşarken yapılabilen (böbrek gibi) organ bağışı türleri de vardır. Bağışlanan organların nakledilmesi, Sağlık Bakanlığı’nın denetim ve gözetiminde, bilgisi dahilinde gerçekleştirilir. 2000 yılında, organ bağışı konusunda bir “Ulusal Koordinasyon Sistemi” oluşturularak, bakanlığın olanaklarıyla organ bekleyenler sistematik sıralamaya dahil edilmişlerdir. Organ bağışı; ♦Sağlık Müdürlüklerinde,
♦Hastanelerde,
♦Emniyet Müdürlüklerinde (ehliyet alımı sırasında),
♦Organ nakli yapan merkezlerde,
♦Organ nakli ile ilgilenen vakıf, dernek vb. kuruluşlarda yapılabilir
♦Bencillik ve kendini sevmek arasındaki fark nedir?
♦Kendini seven insan mutlu birey olabilmeyi başarmıştır.
♦Kendiyle barışık, çevreyle dost, evrenle arkadaştır.
♦Düşüncelerinde daha pozitif, kendini olduğu gibi kabul eden, eleştirilere açık, herkese sevgiyle yaklaşan
♦Gelişime açık
♦Egolarından arınmış
♦Tebessümü bol, kendinden emindir.
♦Bencil insan ise:
♦Başkasının enerjisini tüketendir.
♦Kendi mutsuzsa herkesin mutsuz olmasını ister. Hep bana mantığı ile hareket eder. ♦Vermekten çok almayı bilir.
♦Ne zor gününüzde ne iyi gününüzde onu etrafınızda göremezsiniz. Mutlaka kendisiyle alakalı bir şeylerin peşindedir.
♦İnsanlara saygı duymaz.
♦Sürekli olarak herkes onunla meşgul olsun ister.
♦Dinlemeyi bilmez! Devamlı kendisi anlatır, konuşur.
♦Paylaşmak ise onun yakınından geçmez. Çünkü o sadece almaya alışkındır vermekle ilgilenmez.
♦Sera etkisinin zararlarını en aza nasıl indirirsiniz?
♦Enerji yoğun sanayileşmeden enerji az yoğun sanayileşmeye geçiş teşvik edilmeli,
♦Enerji yoğun sanayi tesisleri için sera gazı emisyon sınırlaması ile ilgili çalışmalar yapılmalı, ♦Ulaşımda yakıt yoğun taşımacılıktan yakıt az yoğun taşımacılığın önü açılmalı,
♦Çöplerin vahşi şekilde depolanmasına son verilmeli ve çöp depolama alanları biyoreaktörlere dönüştürülmeli,
♦Emisyon değerleri düşük taşıtlar ve deniz araçları teşvik edilmeli,
♦Sulak alanlar koruma altına alınmalı,
♦Ağaçlandırmada seferberlik ilan edilerek orman alanları artırılmalı,
♦Göl ve göletler artırılmalı,
♦Şehirde yaşlı araçların toplu taşıma aracı olarak kullanılmasına son verilmeli,
♦Şehirlerde yeşil alanlar artırılmalı,
♦Enerji verimliliği düşük ısıtma, soğutma ve mutfak aletlerinin kullanımına kademeli olarak son verilmeli
♦Ahlaklı bir birey olmanın önemi nedir? Açıklayınız.
♦Güzel ahlâk, insanın Allah’la, kendisiyle, diğer insanlarla ve çevresiyle olan ilişkilerinde uyumlu ve ölçülü davranmasıdır. Güzel ahlâk, insanın Allah’a ve toplumdaki diğer varlıklara karşı sorumluluğunun bir gereğidir. Bu açıdan güzel ahlaklı insanlar, görev ve sorumluluk duygusu gelişmiş insanlardır.
♦Güzel ahlak bireyi kötülüklerden sakındırır, iyilik ve faziletlere yöneltir; insana şeref ve onuruyla bağdaşır nitelikler kazandırır. Bireyi çevresiyle uyumlu bir insan haline getirir. Böyle kimseleri hem Allah, hem de insanlar sever ve saygı duyar. Böylece hem kendileri mutlu olurlar, hem de diğer insanların mutluluğuna katkıda bulunurlar. Kısaca güzel ahlâk sahibi olan kimse erdemli bir insan olmanın mutluluğunu yaşar. Bu nedenlerden dolayı birey açısından güzel ahlâk çok önemlidir.
♦Tüketici hakları hakkındaki bildikleriniz nelerdir?
♦Temel İhtiyaçların Karşılanması Hakkı
♦Sağlık Ve Güvenlik Hakkı
♦Bilgi Edinme Hakkı
♦Eğitilme Hakkı
♦Zararların Giderilmesi Hakkı
♦Sağlıklı Bir Çevrede Yaşama Hakkı
♦Ekonomik Çıkarların Korunması Hakkı
♦Seçme Hakkı
♦Temsil Edilme, Örgütlenme, Sesini Duyurma Hakkı
♦Tarım ve sağlıklı gelecek nesil ilişkisini açıklayınız?
♦Halkın, yeni neslin sağlıklı ve ekonomik beslenmesi, yiyeceğe kolay ulaşmasının, sağlıklı gelecek kuşaklar oluşmasının yolu köydeki, tarladaki, seradaki üreticiyi desteklemekten geçer.
♦Organik üretimin desteklenmesi yine sofralara kaliteli ve sağlıklı ürünlerin gelmesine sebep olacaktır.
♦Turistik yerlerdeki yabancı tabelalar hakkında ne düşünüyorsunuz?
♦Türkçenin gelişimi ve kendimize ait değerlerin ifade edilememesi açısından üzüntü verici bir durum.
♦Türkiyeye gelmiş bir turist bizim kültürümüzü,bizim birkimimizi,kendimize ait değerleri de öğrenmeli.
♦Madem bize ait bir kale,bir müze,bir yaşam alanı varsa bize ait dil ile tanıtılmalı,böylece hem resim hem isim hemde cisim olarak özünü koruyabilmeli
♦Fatih’in İstanbul’u Fethi’nin Türk ve dünya tarihi açısından önemini açıklayınız.?
♦Türk Tarihi Açısından Sonuçları
♦Osmanlı Devleti’nin Kuruluş Dönemi bitti, Yükseliş Dönemi başladı.
♦İstanbul’un Fethi ile Osmanlı Devleti’nin Anadolu ve Rumeli toprakları arasındaki Bizans’ın yarattığı tehlike ortadan kalktı.
♦İstanbul’un Fethi ile Karadeniz’i Akdeniz’e bağlayan ticaret yolları ele geçirildi.
♦İpek Yolu’nun Avrupa’ya giden kolu ele geçirildi.
♦İstanbul, Osmanlı Devleti’nin başkenti yapıldı ve II. Mehmed ülke alan, ülke açan anlamına gelen ‘Fatih’ ünvanını aldı.
♦Osmanlı Devleti’nin İslâm Dünyası’ndaki saygınlığı arttı.
♦Dünya açısından sonuçları:
♦ Coğrafi Keşiflere yöneltmiştir.
♦Avrupa’da feodalitenin yıkılmasına ve merkeziyetçi devletlerin kurulmasına ortam hazırlamıştır.
♦İstanbul’un fethi Ortaçağ’ın sonu, Yeniçağ’ın başlangıcı kabul edilmiştir.
♦Rönesans hareketlerinin başlaması
♦Dünyada su tüketimini önlemek için neler yapabilirsiniz?
♦Kullanılmış suların arıtılarak yeniden kullanımı
♦Su tüketim oranlarının düşürülmesi
♦Tarımda kullanılan su miktarının azaltılması
♦Yağmur Sularının Toplanarak Değerlendirilmesi
♦Su Tüketimini Azaltan Teknolojik Sistemlerin Kullanılması konularında su tasarrufu yapılabilir
♦Bir sanatçıda bulunması gereken özellikleri nelerdir?
♦Topluma hitap edebilmeli, toplumun duyarlılığına sahip olmalıdır.
♦İyi bir algıya sahip olmalıdır.
♦Engin bir hayal gücüne sahip olmalıdır.
♦Duygulu ve hassas olmalıdır.
♦Çağrışımı zengin olmalıdır.
♦Sürekli iç gerilim içinde olmalıdır. Böyle durumlarda sanatçı deşarj olur ve içindeki birikimi dışa vurur.
♦Sabırlı olmalıdır
♦Uzaktan eğitim ile örgün eğitim arasındaki ilişkiyi açıklayın?
♦Örgün eğitim ve uzaktan eğitimi karşılaştırdığımızda;
♦Örgün eğitimde sınıf ortamında ders işlenmektedir – Uzaktan eğitimde sanal sınıf ortamında ders işlenmektedir.
♦Örgün eğitimde öğrencilere araştırma yapmaları için ödev-projeler yüzyüze verilir – Uzaktan eğitimde ödev ve projeler Öğrenme Yönetim Sistemi adını verdiğimiz sistem üzerinden verilir.
♦Örgün eğitim de öğrencilerin değerlendirilmesinin yapılabilmesi için ara ve yılsonu sınavları yüzyüze yapılır- Uzaktan eğitimde ara sınavlar internet üzerinden yılsonu sınavları ise yüzyüze gerçekleştirilir.
♦Kısacası örgün eğitimdeki işleyişin aynısı uzaktan eğitimde internet üzerinden gerçekleşmektedir.
♦Yani iki eğitim sistemini kalite açısından değerlendirirken sadece uzak-yakın durumunu gözönünde bulundurursak yanılgıya düşeriz.
♦Kaliteyi ölçerken uzaktan eğitim aldığınız üniversitenin öğretim elemanı kadrosu ve uzaktan eğitim verirken teknolojiyi ne denli kullanıdığı çok önemlidir.
♦Ses temelli cümle yöntemi ve fiş yöntemini karşılaştırınız?
♦ses temelli cümle yönteminde tüme varım yöntemi kullanılarak,sesler yardımıyla harfler tanıtılmaya çalışılıyor.
♦Fiş yöntemiyle ise tümden gelim yöntemiyle harfler hece hece ve bütün olarak veriliyor. ♦Ses temelli öğrenmede öğrenci okumaya daha hızlı geçiş yaparken
♦Fiş yönteminde bu süre biraz daha uzun olabiliyor.
♦Ses temelli öğrenmede bütün değil parça parça eğitim verildiğinden anlamlı öğrenmeler daha güç ve daha geç oluyor.
♦Fiş yönteminde ise kelime ve cümleler bütünsel olarak verildiği için anlamlı öğrenmeler daha kolay oluyor. NOT:bu cevap biraz salla pati oldu
♦Eğitimde teknolojinin zararları nelerdir?
♦Çocukların yalnızlaşmasına neden olur.
♦Sosyal becerilerini geliştirmeleri önemlidir. Bu konuda engelleyicidir.
♦Teknolojik araçlar, öğrenme ve dikkat toplamayı güçleştirir.
♦Uygunsuz bilgilerle karşılaşmasına neden olabilir.
♦Sağlık açısından zararları vardır.
♦Kitap okumaktan uzaklaştırır.
♦Bağımlılık yapar.
♦Fatih projesinde başarının temel unsurları nelerdir?
♦Erişilebilirlik:Her an ve her yerden zaman ve mekandan bağımsız hizmet sunabilmek ♦Verimlilik:Hedef odaklı,daha verimli çalışma ortamları ve gelişim alanları sunmak ♦Eğitimde fırsat eşitliği:Tüm paydaşların en iyi hizmete her an ve her yerde ulaşabilmesi ♦Ölçülebilirlik:Gelişimin doğru değerlendirilebilmesi için sürecin ve sonucun doğru ölçülmesini sağlamak.
♦Kalite:Tüm eğitim kalitesini ölçülebilir şekilde yükseltmek
♦Eba sistemi nedir?
♦EBA’nın açılımı Eğitim Bilişim Ağı’dır. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından oluşturulan EBA çevrimiçi bir sosyal eğitim platformudur.
♦EBA öğretmenlere ve öğrencilere eğitimde büyük kolaylık sağlayan bir platformudur. ♦EBA’ya öğretmenler özel hazırladıkları içerikleri istediği gibi yükleyebilirken yine başka öğretmenler tarafından paylaşılan not ve sunumlara rahatlıkla ulaşabilmektedir
♦EBA’nın faydaları nelerdir?
♦Farklı, zengin ve eğitici içerikler sunmak,
♦Bilişim kültürünü yaygınlaştırarak eğitimde kullanılmasını sağlamak,
♦İçerikle ilgili ihtiyaçlarınıza cevap vermek,
♦Sosyal ağ yapısıyla bilgi alışverişinde bulunmak,
♦Zengin ve gittikçe büyüyen arşiviyle derslere katkı sağlamak,
♦Bilgiyi öğrenirken aynı zamanda yeniden yapılandırabilmek ve bilgiden bilgi üretmek, ♦Bütün öğretmenleri ortak bir paydada buluşturarak eğitime el birliğiyle yön vermelerini sağlamak,
♦Teknolojiyi bir amaç olarak değil bir araç olarak kullanmak amacıyla tasarlanan sosyal bir eğitim platformudur.
♦Eğitimin tanımındaki “İstendik davranış değişikliğini” açıklayınız?
♦İstendik davranışlar ‘toplum tarafından beklenen ve istenen davranışlar ‘ demektir. Eğitimin amaçlarını bu istendik davranışlar oluşturur. Eğitimin genel olarak dört amacı vardır. Bunlar
♦Kültürel değerleri aktarmak
♦Bireyi toplumsallaştırmak
♦Üretkenliği artırmak
♦İlgi ve yetenekleri geliştirmek
♦Not:bu davranışların olumlu olması beklernir. Olumsuz davranış gösteren birey istendiklik hedefine uygun davranmış olmaz.
♦Sizce kitaplar mi yoksa internetten yapılan araştırma mi daha iyi? Siz öğrencilerinize hangisini önerirsiniz?
♦İnternet açısından bakarsak
♦Günümüzde bilgi teknolojileri çok yaygın bir durumda..
İnternetten bilgiye ulaşmak artık bir hayli kolay.
♦Aradığınız neyse elinizin altında ve istediğiniz bilgi anında karşınızda.
♦Tabi aradığınız tam olarak bulana kadar bilgi kirliliğiyle de karşılaşabiliyorsunuz.
♦Doğru bilgi edinmek ve doğru sitelere ulaşmak bazen mümkün olmuyor.
♦Ayrıca öğrenci bağımlı olup asosyal bir kişiliğede bürünebiliyor
♦Kitap açısından
♦Bilgiye ulaşmak internet kadar kolay olmasada daha yararlı ve daha istendik bilgilere ulaşmak açısından tercih edilebilir.
♦Öğrencinin araştırma yapmasına olanaklar sağlıyor.
♦En önemlisi ödevi yazmak için konuyu içeren tüm kitaplardaki metinler okunur, ödev elle yazılacağı için sadece gerekli olanlar seçilirdi, dolayısıyla konu iyice hazmedilmiş olur. ♦Yazma işide devreye girince kinetik zeka açığa çıkar,el kas koordinasyonuda gelişmiş olur. ♦Sosyal bir kültürlenme meydana gelir.
not:Kütüphane yakınlardaysa kitabı öneririm malum her bilgiye anında ve her kitapta ulaşılamıyor.Ayrıca internet ödevi versem bile onun kağıda dökülmesini ve iyice anlaşılmasını sağlarım.
♦Ebeveyn olarak çocuğunuzun nasıl insanlarla arkadaş olmasını ya da olmamasını istersiniz, nasıl engellersiniz?
♦Düzenli arkadaş seçimi 5 yaşında başlayabilir. Bu dönemde artık çocuk kiminle anlaşabildiğine ve kiminle oynayacağına karar verebilir. İşte böyle bir dönemden sonra aileler, çocuğun arkadaş seçimiyle ilgili zorluklar yaşayabilir. Bazı arkadaşlıklar, çocuğunuza kötü örnek oluşturacak davranışlar sergileyebilir. Özellikle çocuklar okul öncesi eğitime başladıklarında, ailelerden çok sık duyulan kötü davranışlar başlar.
♦Küfür etmek, vurmak, eşyalara zarar vermek, başkalarına zarar vermek gibi davranışlar sergilenebilir. Çocuklar, aileden bu tür davranışları görmeseler bile, okul öncesi eğitim kurumunda vakit geçirdiği arkadaşlarından öğrenebilirler.
♦Çocuğun kötü örnek oluşturan arkadaşlarıyla ilişkisini kesmek, çocuğun bir birey olmasını engeller. Çocuğun birey olabilmesi için, kendi kararlarını kendi verebilmesi gereklidir. Çocuğa doğru ve yanlışın ne olduğu öğretilmelidir.
♦İlerleyen dönemlerde aile içindeki güven ortamı çocuk için çok önemlidir.Aile içinde yaşanacak olumsuzluklar çocuğa da sirayet edebilecek ve çocuk arkadaş seçimini ona göre yapabilecektir.
♦Kısacası aile çocuğun kiminle arkadaş olup olmayacığına karışmak yerine doğru bir davranış eğitimi vererek çocuğun doğru arkadaşlar seçmesine dolaylı müdahil olmalıdır
♦Ülkemizdeki halk eğitimi merkezlerinin çalışmasını yeterli buluyor musunuz. Geliştirilmesi için neler yapılabilir?
♦Yurttaşların çalışma gücünü artırmak, yaşayış seviyesini yükseltmek, milli ve insani meziyetlerini geliştirmek amacıyla okul eğitimi dışında veya ayrıca yapılan eğitim ve öğretim çalışmalarıdır
♦Türkiye’de halk eğitimi okuma-yazma öğretimi dışına çıkarılamadığı için üretime dönük, ekonomi ve kalkınmaya dönük herhangi bir işlevinin olamadığı görülmektedir. Günümüzde sosyal, ekonomik ve teknolojik gelişmeler kalkınmaya yön vermekte ve dolayısıyla yetişkinlerin eğitiminin kapsamı da bu doğrultuda okuma-yazma öğretimi, basit yurttaşlık bilgisi ve aritmetikten çok, kalkınmayı destekleyen yetişkin eğitimlerinin verilmesi gerekmektedir. Bu doğrultuda yetişkinler farklı alanlarda açılan mesleki ve sosyal kültürel kurslara katılmaya teşvik edilmelidir.
♦Geliştirilmesi için:
♦Ayrılan bütçenin genişletilmesi
♦Fiziki şartların iyileştirilmesi
♦Etkili verimli Personel takviyesi
♦Örgün ve Yaygın Eğitim İlişkisinin iyileştirilmesi
♦Program İçeriklerinin Yeter seviyeye ulaştırılması
♦Açılan Kursların İşlevsel hale dönüştürülmesi
♦Not:Son yıllarda bu konularda gerekli adımlar atılmış ve halk eğitiminin etkisi toplum tarafından belirgin bir şekilde hissedilmeye başlanmıştır.
♦Bir kesim nüfusun artmasının gerekli olduğunu savunuyor. sebebi ne olabilir? ♦Nüfus artışı ekonomiye yaptığı olumlu katkılar:
♦Mal ve hizmetlere talep artar.
♦Yeni sanayi kollarının doğmasına yol açar,
♦İşçi ücretleri düşer,
♦Vergi gelirleri artar.
♦Piyasa genişler, yeni yatırım sahaları açılır,
♦Askeri savunmada önemlidir
Nüfus artış hızı düşük olursa ne gibi sonuçlara yol açar:
♦Nüfus sayısı azalır.
♦Yaşlı nüfus artarak, nüfus dinamik özelliğini yitirir.
♦İş gücü Azalması veya sıkıntısı başlar.
♦Ülkenin geleceği tehlikeye girer.
Nüfusun fazla olmasının zararları
♦İşsizlik sorununu oluşmasına,
♦Milli gelirden alınan payın azalması,
♦Ülke kalkınma hızının düşmesine,
♦Nüfus hareketlerinin (Göç hareketleri)artmasına,
♦Konut yetersizliği ve gecekondulaşma ve çarpık kentleşme sorunlarının oluşmasına, ♦Çevre sorunlarının artmasına,
♦Eğitim ve sağlık hizmetlerinde aksamalar vb sorunları oluşturur.
♦İnternette ki her bilgİ doğru mudur öğrencilerin doğru bilgiye ulaşmasını nasil sağlarsın?
♦Güvenilir bilgiye ulaşmak için yapılması gerekenleri maddeler halinde toplayalım ♦kaynağın güvenilirliği, doğruluğu ve güncelliği kontrol edilmelidir.
♦ Nasıl bir bilgi istediğinizi araştırdınız mı?
♦Web sitesinin amacı bilgi verici midir?
♦Web sitesi içeriği tarafsız mı?
♦Bu web sayfalarında yazanlar, yazdıkları konularda yetkili insanlar mı? ♦Verilen bilgiler güncel mi?
♦Verilen bilgilerde yapılan alıntılar için kaynak gösteriliyor mu?
♦Yazım kurallarına dikkat edilmiş mi?
♦Site ahlak kurallarına dikkat ediliyor mu?
♦Tilkinin tilki olduğunu anlayana kadar post elden gider sözünden ne anlıyorsunuz? ♦Gerçek kişiliğini ortaya koyamadığı için zarara uğrayan insanlar hakkında söylenir ♦Bir kimse, üzerine atılan suçu işlememiş olduğunu anlatıncaya kadar isnat edilen suçun cezasını fazlasıyla çekmiş olur.
♦Kurnaz kişi, henüz alışık olmadığı ortamlarda hünerini gösterene ve kendini ıspat edene kadar daha kurnaz birinin tuzağına düşer
♦”Sakınan göze çöp batar” atasözünü açıklayınız.
♦Üzerine çok düşülen şeyler daha çok kazaya ve zarara uğrar. Olabileceği düşünülen kötü durumlara karşı önlem almak gereklidir, ancak orta bir yol izlemeli, aşırılığa düşülmemelidir.
♦Maddi ya da manevi de olsa her şey için durum böyledir. Çok koruyucu davranmaya çalıştığımız şeylerin tehlikeye daha açık olduğunu, çok daha çabuk zarar gördüğünü fark ederiz.
♦Divan-ı Lügatit Türk hakkında bilgi veriniz.
♦”Türk dili sözlüğü” anlamına gelen Divan-ı Lügati’t Türk, 1072 yılında Kaşgarlı Mahmut tarafından yazılmış ilk sözlüğümüzdür.
Bu sözlüğün hazırlanmasındaki amaç, Araplara Türkçe öğretmektir. Türk tarihi, coğrafyası, mitolojisi, folkloru ve halk edebiyatı konularında zengin bilgileri kapsayan ansiklopedik nitelikteki Arapça harfleriyle yazılmış Türkçe-Arapça bu sözlükte 7500 kadar Türkçe kelimenin Arapça karşılığı vardır.
♦Divan-ı Lügati’t Türk’de yazıldığı çağdaki değişik Türk ağızlarının özelliklerine, söyleyiş biçimlerine örnek diye gösterilen atasözleri (sav), ağıtlar (agu), şiirler (koşuk) ve deyimler de yer almaktadır. Önsözünde Kaşgarlı Mahmut’un Türkler üzerine verdiği bilgilerin yanı sıra bir de dünya haritası ve bu harita üzerinde Türklerin yerleştiği bölgeler ve komşuları olan ülkeler de gösterilmektedir. ♦Kitap, Arap dilbilgisi kuralları, sözcük türetme yolları ve sözcük yapısı gözönünde bulundurularak, harf sırasına göre değil, sözcükleri oluşturan hece sayısına göre düzenlenmiştir.
♦Divan-ı Lügati’t Türk, Abbası Halifesi El-Muktedil Biemrillah’a sunulmuştur.
♦Descartes’in “Düşünüyorum o halde varım.” sözünden ne anlıyorsunuz? ♦İnsanın özellikleri diğer yaratılanlardan çok farklıdır.
♦İnsan düşünen, sorgulayan, akıl sahibi bir varlıktır. İnsanın düşünmesi ve akıl sahibi olması çok önemli bir özelliktir.
♦İnsan düşünebildiği ve sorgulayabildiği oranda vardır ve aktiftir.
♦İnsan düşünür, doğruyu, yanlışı ayırır. İnsana hayata etki edebildiği oranda vardır. ♦Demokrasi ve insan hakları açısından insanın düşünebilmesi önemlidir. İnsan haksızlığa karşı çıkar. Hak ve özgürlükler ister. Eşitlik ve adalet ister. Güvenlik ve huzur ister. Tüm bu istekler demokrasi ve insan haklarının gelişmesini sağlamıştır. İnsan bu istekleri düşünebildiği için talep eder.
♦Hatta düşünemeyen bütün varlıkların haklarının savunulması ,düşünen insanların bu yöndeki çabalarıyla alakalıdır.
♦”Birine 40 kere deli dersen deli olur” sözünü açıklayınız.
♦Sürekli telkin, kişilerin davranışlarını değiştirir.
♦İnsanların birbirleri hakkında söyledikleri sözler ve takındıkları davranışlar onların kişiliklerini etkiler.
♦Sözün insanlar üzerindeki etkisi büyüktür. Çünkü insanı insan yapan sözdür. Bu araç sayesinde, insanları eğitir, toplumun veya yakm çevrenin istediği biçime sokarız. Ancak söz ile eğitim yapılırken kişilerin hatalarını sürekli yüzlerine vurmamalı, yanlış hareketlerini düzeltmeleri için yardımcı olmalıyız. Bunu yapmayıp, kişinin bir yanlış hareketi üzerine onu kötü sözlerle nitelendirirsek, kişi bunları duya duya öyle olduğunu kabul eder, davranışlarını da buna göre biçimlendirir.
♦Bir öğrenciye belli bir süre sen tembelsin , sen zaten şöylesin , sen yapamıyorsun, gibi sözler denildiği zaman o öğrenci kendisinin gerçekten tembel olduğuna inanacak ve kendini o şekilde kabul edecektir, oysa bir öğrenciye kötü not aldığında bu tür sözler söylemek yerine, sen yaparsın , diğer sınava iyi çalışırsın aradaki farkı kapatırsın, biliyorum sen çalışkan ve azimli bir öğrencisin dediğiniz zaman o öğrenci kendini mutlu hissedecek ve gerçekten oturup elinden geleni yapacaktır.
♦Siz siz olun karşınızdaki insanın insan olduğunu unutmayın ve olumsuz konuşmalar yerine olumlu konuşmalar yaparak karşınızdaki kişiye enerji verin ve onun yanında olduğunuzu hissettirin.
♦Yaygın eğitimin faydaları nelerdir?
♦Yaygın eğitim, okul dışında olan eğitimi kapsar. Yaygın eğitimin oluşturulma amacı herhangi bir nedenden dolayı bilgi eksikliği olan bireyleri bilgi sahibi yapmaktır. ♦Yaygın eğitim genellikle yaşları büyük bireylere, yani yetişkinlere sunulur. Örneğin; okuma yazma bilmeyenlere okuma yazmayı öğretmek yaygın eğitim kapsamında yer almaktadır.
♦Meslek ile ilgili bilgilendirmeler, geliştirmeler de yaygın eğitimdir.
♦Halk eğitim merkezleri, halk eğitim kursları, açık ilköğretim, açıköğretim liseleri, açıköğretim fakülteleri, özel kurslar, özel dershaneler, çıraklık eğitim merkezleri, mesleki teknik eğitim merkezleri vs. yaygın eğitimin bu amaçlarına hizmet etmektedir
♦Sanal ortamın olumlu olumsuz getirileri nelerdir? ♦Olumlu etkileri
♦Bilgiye erişimin kolaylaşması
♦Haberleşme imkanının artması
♦Bilgiye anında erişim sayesinde zamandan tasarruf
♦ Bilgi paylaşımının kolaylaşması
♦Olumsuz etkileri
♦Öğrencilerin asosyal olmalarına,içine kapanmalarına neden olur. ♦Teknolojik araçlar, öğrenme ve dikkat toplamayı güçleştirir. ♦Uygunsuz bilgilerle karşılaşmasına neden olabilir.
♦Sağlık açısından zararları vardır. ♦Kitap okumaktan uzaklaştırır. ♦Bağımlılık yapar.
♦Zaman israfı
♦Dilin bozulması
♦Gelecekte dünyayı bekleyen en büyük tehlike nedir?
♦İklim değişikliği
♦Atmosferde biriken zararlı gazların yarattığı sera etkisiyle bu yüzyılın sonuna kadar dünya sıcaklığında yaklaşık 2 derecelik artış bekleniyor.Bu ısı artışı, gıda stokları üzerinde onarılamaz hasar yaratacak.
♦Bir internet sitesi kursan ne paylaşırsın?
♦Öncelikle bir eğitimci olarak kendi ilgi ve alanınla ilgili bir internet sitesi kurmakla işe başlayabilirsin.
♦Örn: Bir coğrafyacı,bir matematikçi yada hangi branşa sahip isen o konularda hedef kitlen olan kimselere daha fazla zaman ayırabilir ve daha etkili bilgi aktarımında bulunabilirsiniz.
♦Böylece internet aracılığıyla vermek isteğiniz bilgileri daha geniş kitlelere ulaştırabilirsiniz.
♦Dahası, güvenilirliği düşük olan internet sitelerindeki bilgi kirliliğinin yada yanlış yönlendirmelerin önüne geçebilirsiniz.
♦Yaygın eğitimin faydaları nelerdir?
♦Yaygın eğitim, okul dışında olan eğitimi kapsar. Yaygın eğitimin oluşturulma amacı herhangi bir nedenden dolayı bilgi eksikliği olan bireyleri bilgi sahibi yapmaktır. ♦Yaygın eğitim genellikle yaşları büyük bireylere, yani yetişkinlere sunulur. Örneğin; okuma yazma bilmeyenlere okuma yazmayı öğretmek yaygın eğitim kapsamında yer almaktadır.
♦Meslek ile ilgili bilgilendirmeler, geliştirmeler de yaygın eğitimdir.
♦Halk eğitim merkezleri, halk eğitim kursları, açık ilköğretim, açıköğretim liseleri, açıköğretim fakülteleri, özel kurslar, özel dershaneler, çıraklık eğitim merkezleri, mesleki teknik eğitim merkezleri vs. yaygın eğitimin bu amaçlarına hizmet etmektedir.
♦Nükleer santral hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce olmalı mı?
♦ Enerji bir ülkenin geleceğini ilgilendirir. Elektirik olmadan yaşam olmaz. Dağ başında tavuk yetiştirip, kuyudan su çekerek yaşamanın devri geçti. Herşey elektriğe bağlı.
♦Nükleer enerji Türkiye için bir zorunluluk. Enerji ihtiyacı her sene büyüyor. Çok fazla alternatifimiz yok. Kömürü istemiyoruz, doğalgazdan herkes şikayetçi. HES’lere de herkes karşı. Rüzgar ve güneş enerjisinin hepsini kullansak dahi ihtiyacımızı karşılayamayız.
♦Enerjide dışa bağımlı olmanın (Rusya ve İrandan aldığımız doğalgaz) önüne geçebiliriz.
♦Bir takım güvenlik noktasında tereddütlerde olsa ,enerji için nükleer santraller vazgeçilmez bir kaynak.
♦Sonuçta gelişmiş ülkelerde nükleer santrallerle kendi ülkelerine katkıda bulunurlarken ülkemizin kalkınmasına katkı sağlayacak santrallerin kullanılması gerekli bir durumdur.
♦Yaygın eğitim ile örgün eğitimi karşılaştırınız.
♦Her iki eğitim programlı ve planlıdır
♦Örgün eğitimde belli yaş grubundaki öğrenciler bir arada eğitim görür
♦Yaygın eğitimde farklı yaştaki öğrenciler bir arada eğitim görür.
♦Örgün eğitim süreklilik gösterir.
♦Yaygın eğitim süreklilik göstermez.
♦Örgün eğitim sadece okulda gerçekleşir
♦Yaygın eğitim okul ve okul dışındaki ortamlarda gerçekleşir
♦Çocuk yetiştirmede ailenin görevi nedir?
♦Çocuğun en mutlu olduğu yer kendi ailesidir. Annenin şefkati, babanın sevgisi, kardeşlerin desteği çocuğa doyumsuz bir huzur verir. En olumsuz bir aile, ailesizlikten daha iyidir. Çocukların başarısı ve toplumun huzuru için aile desteklenmelidir.
♦Uygun anne- baba tutumlarının, çocuğun sosyal gelişimindeki etkileri şöyle sıralanmaktadır:
♦Aile, çocuğun grup içinde dengeli bir birey olabilmesi için güven duygusu aşılar. ♦Çocuğun sosyal kabul görebilmesi için gerekli ortamı hazırlar.
♦Toplumsallaşmayı öğrenebilmesi için, kabul edilmiş uygun davranış biçimlerini içeren bir model oluşturur.
♦Sosyal açıdan kabul edilmiş davranış biçimlerinin gelişimi için rehberlik eder. ♦Çocuğun yaşam ortamına uyum sağlarken rastladığı sorunlara çözüm getirir. ♦Uyum için gerekli olan eylemsel, sözlü ve toplumsal alışkanlıkların kazanılmasına yardımcı olur.
♦Okul ve sosyal yaşamda başarılı olabilmeleri için çocuğun yeteneklerini uyarır, geliştirir.
♦Çocuğun ilgi ve yeteneklerine uygun arzuların gelişimine yardım eder.
♦Formal eğitim hakkındaki düşünceleriniz?
♦Formal eğitim, planlı ve programlı bir eğitim sürecidir.
♦Eğitimin sonunda kazanılacak hedefler önceden bellidir ve plan programda yazılıdır.
♦Formal eğitim profesyonel kişiler tarafından verilir. Örneğin okullarda formal eğitim, 4 yıllık eğitim fakültelerinden mezun olan ya da 4 yıllık diğer fakültelerden mezun olup daha sonrasında formasyon alan öğretmenler tarafından verilir. ♦Formal eğitimde olumlu davranışlar kazandırmak esastır. Olumsuz bir davranışı hedefleyen formal eğitim yoktur. Örneğin sınavdan 0 puan almayı hedefleyen bir matematik dersi göremezsiniz.
♦İnternetin zararlarını önlemek için neler yapılmalı?
♦İnternet için güvenli koruma filtreleri kullanılmalı
♦Anne-baba çocuğun internet kullanımını kontrol altında tutmalı.
♦Çocuğun hangi siteleri ziyaret ettiği takip edilmeli.
♦İnternet kullanımı için zaman sınırlaması olmalı.
♦Çocuğun rahat takibi için bilgisayar, oturma odasında bulunmalı.
♦Sosyal paylaşım sitelerine giren çocukların kimlerle arkadaşlık kurduğu bilinmeli. ♦Yabancılarla arkadaşlık kurmanın tehlikeleri anlatılmalı.
♦Tek kanatla kuş uçmaz sözünü açıklayınız.
♦Öyle işler vardır ki iş birliği gerektirir. Ancak bir yardımcı ile yapılırsa başarılabilir. Yardımcısız yapılamaz. Bazı işleri insanın tek başına yapması mümkün değildir. buzdolabını kaldıramam, senle beraber o dolabı taşıyabiliriz. Böyle işlerde insanlar birbirlerine yardımcı olmayı bir görev bilmelidirler
♦Milenyum nedir?
♦Latince mille; bin, ve annum, yıl kelimelerinin birleşmesinden meydana gelir ♦Millennium “bin yıllık döneme” verilen isimdir
♦Teologlar ve sosyal bilimcilere göre ise Milenyum; Yeni bir çağın başlangıcı, mücadelelelerin ve acıların ortadan kalkacağı, barış, adalet ve mükemmel uyumun en yüksek derecede hakim kılınacağı, yeryüzünde bir cennet inancını da içeren çağı simgeliyor.
♦Hıristiyanlar için Milenyum; Hazreti İsa’nın bin yıllık bir zaman diliminde dünyayı yönetmek amacıyla geri döneceği bir dönem demektir
♦Mevlana hakkında ne biliyorsunuz? Mevlana neden evrenseldir?
♦Mevlana Anadolu topraklarına sevgiyi ,hoşgörüyü nakış nakış işlemiş gönül dünyamıza ışık tutmuş bir değerimizdir.
♦Mevlana’nın en belirgin özelliği hitap ederken belli bir kitleye değil çoğu kere insanlığa ve genele hitap ederek sözlerini söylemiştir.
♦Mevlana’nın Aşk ve sevgi ile alakalı sözleri ve etkisi kendi çağını aşmış be bütün insanlığa mal olmuştur.
♦Hz. Mevlana’nın evrensel bakış açısını anlatan bir sözü:
♦Tapımızda (yolumuzda) riyazat yok; burada hep lütuf var, bağış var. Hep sevgi, hep gönül alış, hep aşk, hep huzur var burada
♦Hz. Mevlana’ya sormuşlar “aşk nedir?” diye. Ben ol ki bilesin! demiş…
♦Hz. Mevlana şöyle seslenmiştir insanlığa:
“Yine gel, yine gel, her ne olursan ol yine gel
İster kafir, ateşe tapan, putperest ol yine gel
Bizim bu dergahımız ümitsizlik dergahı değildir
Yüz defa tövbeni bozmuş olsun da yine gel.
♦Örgün eğitim görmemiş kişiler için yaygın eğitimle neler kazandırabilirsin? ♦Yaygın Eğitim, örgün eğitim olanaklarından hiç yararlanmamış durumda olanlara hizmet sunan bir eğitim çeşididir.
♦Örgün eğitim yoluyla alamadıkları öğrenimi ve sonunda da sertifikalarını yaygın eğitim yoluyla alabilirler.
♦Aldıkları sertifikalar yardımıyla ilgilendikleri faaliyet alanlarıyla ilgili mesleki alanlara yönlendirilebilirler.
♦Sonuç olarak örgün eğitimle alamadıkları eğitimi yaygın eğitimle alarak açıklarını bu yolla kapatabilirler.
♦ Eğitimin kültürleşmedeki önemini açıklayınız.
♦Eğitim bir süreçtir. Bu süreç içerisinde kültürün aktarılması eğitimle gerçekleşir. Eğitim aynı zamanda bir toplumun kültürünü etkiler ve o toplumun kültüründen etkilenir.
♦Eğitim, hedefleri doğrultusunda devam ederken kültürel olanaklardan faydalanır. Eğitim, kültürel değerlerin izlerini taşır.
♦Eğitim, kültüre göre değişmeye daha az direnç gösterir. Yani gerektiği durumlarda eğitimde değişiklikler meydana gelebilir.
♦Kültür, eğitime nazaran değişimlere daha kapalıdır. Çünkü geçmişten günümüze gelen toplumsal değerlerde değişiklik yapmak bir anda mümkün olabilen konular değildir.
♦Eğitim ve kültür birbirinden ayrılamayan unsurlardır. Aynı eğitimi Türkiye’den başka bir ülkede vermeye kalkarsanız eğitimlerde mutlaka farklılıklar olacaktır. Çünkü başka ülkelerde yaşayan insanların yaşam tarzları, kültürleri, kıyafetleri, davranışları ve konuşmaları Türkiye’dekine göre mutlaka farklılıklar gösterecektir ♦Sınıfta hakimiyeti nasıl sağlarsınız?
♦Sene başında sınıf kuralları konulur
♦Kurallara uyulması hususunda taviz verilmemeli.
♦Ödül tadında ve dozunda ayarlanmalı.
♦Ders içinde ceza verilmemeli
♦Verilecek ceza suça uygun olmalı.
♦Ödül oranı ceza oranından çok daha fazla olmalı.
♦Beklentilerinizi net ve açık olarak belirtin.
♦Öğrenciyi iyi tanımalı,
♦Tutarlı olmalı
♦Ahilik teşkilatı hakkında ne düşünüyorsunuz?
♦Anadolu’da 13. yüzyılda kurulmuş esnaf ve sanatkârlar birliğine “AHİLİK” denir. ♦Şehirlerde oturan esnafın aralarında birleşerek kurdukları dini ve ekonomik özellikte bir teşkilattır.
♦Ahi Teşkilatının Görevleri
♦Üye sayısını, malların kalitesini ve fiyatları belirlemek
♦Arz-talep dengesine dikkat etmek
♦Müşterilerin haklarını korumak
♦Üretimi ihtiyaca göre belirlemek
♦Mesleğe yeni eleman kazandırmak, yani yetiştirmek
♦Sanatkârlara sanat ahlakını yerleştirmek
♦Esnaf ile hükümetin ilişkilerini düzenlemek
♦Üyelerin zararlarını karşılamak ve kredi vermek
♦Çalışamayacak durumdaki üyelerini korumak, esnaflar arasında haksız rekabeti önlemek
♦Şehirlerde güvenliği sağlamak
Öğrencilere ders anlattınız ve seviyeleri düşük anlamadılar, nasıl bir yol izlersiniz?
♦Öncelikle seviyelerine inmeyi başarmalısınız. Üst perdeden değil anlayacakları şekilde anlatmalısınız.
♦Bir Fransız atasözü; “Bir atı zorla suya götürebilirsiniz, fakat zorla su içiremezsiniz.” der
♦Motivasyon sağlanamadığında, öğrenciden herhangi bir başarı da beklenmemelidir. Öğrenci ilk önce; güdülenmelidir.
♦Öğrenci başarısız ise derse ilgisi az demektir bu yüzden öğrencinin derse katılması için yöntemler kullanılmalıdır.
♦Mesela drama gibi altı şapka yöntemi gibi yöntemlerin kullanılmasına ağırlık verilmelidir.
♦Veliler de, öğrencilerinin başarılarıyla doğrudan ilgilenmelilerdir. “Öğretmek öğretmenin görevi” diye bir düşünceye kapılıp, öğrencilerine yeterli desteği vermeyen velilerin öğrencileri de, başarısız olabilmektedir
♦Teknolojiden faydalanmayan bir öğretmeni buna nasıl teşvik ederdiniz?
♦Teknoloji çağında olduğumuz gerçeğiyle, öğretmenlerin teknolojik gelişmelerden uzak olması düşünülemez. Varsa bu konudaki açıkları bilgisayar kursları yardımıyla kapatılmalıdır.
♦Bu becerileri kazanmanın başka bir yolu hizmet öncesi ve hizmetiçi eğitimler olmalıdır.
♦Öğretmenlerin teknoloji okuryazarlık becerilerinin geliştirilmesi önerilmektedir ♦Öğretmen eğitiminde teknoloji entegrasyonu öğretmen adaylarına sadece donanım ya da yazılımı nasıl kullanacağını öğretmek değil, bu teknolojilerin pedagojik amaçlara nasıl hizmet edeceği konusunda bilgi, tutum ve beceriler kazandırmaktır.
♦Bir öğretmenin elektronik tahta kullanabilmesi için öncelikle bazı temel bilgisayar kullanım becerilerini geliştirmiş olması gerekir.
♦Çevrenin öğrenci üzerinde etkileri nelerdir? Açıklayınız.
♦Çevrenin insan üzerindeki olumlu veya olumsuz etkisi, eskiden beri bilinmektedir. İbni Haldun, bu durumu “İnsan, tabiatının ve mizacının değil, kendisini saran muhitin ve bu muhitten kazandığı alışkanlıkların çocuğudur.” diye ifade etmiştir. ♦Su içinde bulunduğu kabın şeklini alır.dolayısıyla çevresel faktörlerin eğitime etkisi çevrenin koşullarıyla alakalıdır.
♦Çevre; anne karnında başlayan ve insana her yönden etki eden tüm faktörleri kapsamaktadır. İnsan davranışlarını belirleyen en önemli öge çevredir. Kalıtım, gelecekte ne olabileceğimizin sınırını çizerken, çevre, bu sınır içinde ne olabileceğimizin yönünü belirler. İnsanlar türlü alışkanlıkları, bilgi, görgü ve becerilerini çevreden kazanır.
♦Giyim, kuşam, oturuş, yürüyüş, beslenme biçimlerimiz, sevdiğimiz ya da sevmediğimiz şeyler, korkular ve alışkanlıkların birçoğu çevreden öğrenilir.
♦Çevre, insanların ve diğer canlıların yaşamları boyunca ilişkilerini sürdürdükleri ve karşılıklı olarak etkileşim içinde bulundukları fiziki, biyolojik, sosyal, ekonomik ve kültürel ortamdır. Çevre, insana etki yapan her şeydir
♦Spor ile eğitim ilişkisini açıklayınız.
♦Çocukların özellikle ön ergenlik döneminde (9-12 yaş); kötü alışkanlıklardan korumak, enerjisini doğru kullanmasını sağlamak, sosyal gelişimi ve özgüven duygusunu artırmak için takım sporlarına yönlendirmek gerekir. Böylece, artan ders yükünü kaldırması, arkadaşları ile ödevlerini tartışması, çözümleri paylaşması, öğretmenleri tarafından desteklenmesi daha kolay olur
♦Yapılan bir araştırmada spor yapan ilköğretim çağı öğrencilerinin, yapmayanlara oranla zihinsel aktivitelerinin daha yüksek olduğu gözlemlendi
♦Çocuğunuzun sağlıklı büyümesi, gelişmesi ve derslerindeki başarısı için mutlaka bir spor branşında aktif olmasını sağlayın. Her çocuğun severek yapabileceği bir spor branşı mutlaka çıkar. Ebeveyn olarak yapmamız gereken, onun bunu keşfetmesini sağlamak ve daima arkasında durmak
♦Beyin göçünü engellemek için neler yapılabilir? ♦İşsizliğin azaltılması
♦Daha yüksek bir yaşam standardı sunmak ♦Eğitime uygun iş sahası geliştirmek.
♦Yapılan işin devlet tarafından ödüllendirilmesi
♦Kötü çalışma koşullarının ortadan kaldırılması
♦Araştırma yapabilecek ortamlar sağlamak.
♦Etnik dışlanma gibi sorunları kaldırmak
♦Yolsuzluk-güvensizlik gibi olumsuzlukları kaldırmak.
♦Eğitim amaçlı yurt dışına çıkmış vatandaşlar için iş imkanları sunmak ♦İbn-i Sina kimdir? Bilgi veriniz.
♦Avrupada yıllarca kitapları okutulmuş, Avicenna ismiyle anılmıştır.
♦“Tıbbın Kanunu”(Kanun fit-tıp) isimli kitabını yazdı. Tıbbın kanunu kitabında ilk kez enfeksiyondan bahsetti ve tarihte ilk kez mikropların canlı varlıklar olduğu fikrini ortaya attı.
♦İbn-i Sina’nın 276 eseri vardır. Bunlardan önemli olanlar şunlardır:
♦El-Kanun fi’t Tıp (Tıp ile ilgili zamanın bilgilerini içerir.)
♦Kitab’ül-Necat (“Kurtuluş Kitabı” Metafizik konularını içerir)
♦Risale fi-İlmü’l-Ahlak (Ahlak Konusunda Kitapçık)
♦İşaret ve’l-Tembihat (Mantık, fizik ve metafizik konularını içerir.)
♦Kitabü’ş Şifa (Bir felsefe ansiklopedisidir. rağmen tıptan çok matematik, fizik, mantık, metafizik, ilahiyat, ekonomi, siyaset ve musiki konularını içerir
♦Çocukları boş zamanlarında hangi sosyal yayınlara yönlendirirsiniz?
♦Kitap okuma, Gazete okuma, Bulmaca çözmek, Sinema ve tiyatroya gitme, ♦İnternet üzerinden eğitici yayınlara yönlendirmek.
♦Enflasyonun halk üzerindeki etkileri nelerdir? Açıklayınız.
♦Enflasyon, bir ekonomide fiyatlar genel seviyesinin normalin üzerinde devamlı olarak artması ve dolayısıyla ülke parasının iç değerinin düşmesidir
♦Halk ekonomik ve psikolojik gerilemeler meydana gelebilir.
♦Ülkeye yatırımlar azaldığı için halkın refah seviyesi düşer.
♦Gelir dağılımı enflasyonla bozulur. Bu bozulma başta sabit gelirler ile gelirleri işgücünden gelen toplum kesimlerinin (işçiler, memurlar ve emekliler v.b.) zararınadır.
♦Gelirleri rant ve karlara dayanan toplum kesimlerinin ise yararınadır.
♦Enflasyon zengini daha güçlü fakiri daha fakir hale getirir: orta sınıf küçülür ve yok olur, sosyal sınıflar arasında denge kalmaz.
♦Bu sınıflar arasında gerginlik artar.
♦İstiklal Marşı’nın ezbere okuyun. ( Kıtalar rastgele belirleniyor)
Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır parlayacak!
O benimdir, o benim milletimindir ancak!
Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilal!
Kahraman ırkıma bir gül… ne bu şiddet, bu celâl?
Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal.
Hakkıdır, Hakk’a tapan milletimin istiklal.
Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım;
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!
Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım.
Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.
Garbın âfâkını sarmışsa çelik zırhlı duvar.
Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.
Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imânı boğar,
‘Medeniyet!’ dediğin tek dişi kalmış canavar?
Arkadaş, yurduma alçakları uğratma sakın;
Siper et gövdeni, dursun bu hayâsızca akın.
Doğacaktır sana va’dettiği günler Hakk’ın,
Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.
Bastığın yerleri „toprak‟ diyerek geçme, tanı! Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.
Sen şehid oğlusun, incitme, yazıktır, atanı. Verme, dünyâları alsan da bu cennet vatanı. Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda? Şühedâ fışkıracak toprağı sıksan, şühedâ!
.
♦Ülkemizde futbol kadar diğer spor dalları neden gelişmiyor? Açıklayınız. ♦Türkiye’de acil spor eğiticisi açığı kapatılmalı ancak, kaliteden ödün verilmemelidir.
♦Genel bütçeden spora ayrılan pay yeterli değildir. Spora ayrılan bütçe arttırılmalıdır.
♦Kamu, özel kurum kuruluşları ile belediyelerin spora daha aktif katılımları sağlanmalıdır.
♦Basın yayın organlarının spora olan katkısı arttırılmalı, spor eğitimine yönelik yayınlar yapılmalıdır.
♦657 sayılı devlet personel kanunu içine spor hizmetleri sınıfı oluşturulmalı, sportif alanda çalışan elemanlar oluşturulan bu kapsamda değerlendirilmelidir. ♦G.S.G.M.’nin ve federasyonların, üniversite beden eğitimi ve spor bölümleriyle ilişkileri sınırlı düzeyde kalmaktadır. Özellikle federasyonlar sporcuların tıbbî ve fizyolojik uygunluk ölçülerinin yapılması için tıp fakülteleri ve beden eğitimi ve spor bölümleriyle iş birliği yapmaları gerekli görülmektedir.
♦Rumeli Hisarı’nın yapılış tarihi nedir?
♦15 Nisan 1452 tarihinde yapımına başlanan hisar, 31 ağustos 1452 tarihinde tamamlanmıştır. yani Rumeli Hisarı sadece 4 buçuk aylık gibi kısa bir sürede tamamlanmıştır.
♦Fatih Sultan Mehmet tarafından yaptırılmıştır.
♦İstanbul’un fetih hazırlıklarının en önemli aşaması olan Rumeli Hisarı, boğazın kuzey tarafından gelebilecek olan saldırıları engellemek için Anadolu Yakasında yer alan Anadolu Hisarı’nın tam karşısına yapılmıştır.
♦Tevhidi tedrisat deyince ne anlıyorsunuz?
♦3 Mart 1924 günü kabul edilen Tevhid-i Tedrisat Kanunu (eğitim ve öğretimin birleştirilmesi kanunu) ile eğitimde büyük adımlar atıldı.
♦Bu kanunla:
♦Eğitim ve öğretim birleştirilmiştir. Böylece farklı okullarda yetişen genç kuşaklar arasındaki kültürel çatışma ortadan kaldırılmıştır.
♦Ülkedeki her çeşit eğitim ve öğretim kurumları devlet denetimine alınarak Millî Eğitim Bakanlığına bağlanmıştır.
♦Millî Eğitim Bakanlığı, tüm eğitim ve öğretim işlerinden sorumlu tek kurum olmuş ve öğretim tek elde birleştirilmiştir.
♦Eğitimde kültür sürecini açıklayın.
♦Eğitim kasıtlı kültürleme süreci olup, kültürün aktarılmasında önemli bir araçtır. Kültürü etkileyen ve kültürden etkilenen bir yapıya sahiptir.
♦Eğitim kültüre göre değişime daha açıktır. Kültür değişime dirençlidir. Ancak bu kültürün değişime tamamen kapalı olduğu anlamına gelmez. Eğitim görevini yerine getirirken kültürel olanaklardan yararlanır ve kültürel değerlerin izlerini taşır.
♦Geliri yüksek öğrenci ve düşük öğrenci arasındaki fark eğitime nasıl yansır?
Eğitim fırsatlarından yararlanmada ailenin ekonomik durumu, önemli bir belirleyicilik rolüne sahiptir.
♦Zihnen yetenekli olduğu halde okulda başarısız olan çocuklar üzerinde yaptığı araştırmada, ailenin sosyo-kültürel düzeyinin okul başarısında etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Buna göre, başarısızlığın en yüksek seviyesine (%73) ulaştığı aileler hali vakti iyi olmayan ailelerdir ki, bu aileler işçi ve küçük esnaf aileleridir. Sosyoekonomik seviye yükseldikçe, başarısızlık oranı düşmektedir: orta halli ailelerin çocuklarında başarısızlık % 24, hali vakti iyi ailelerde % 3’tür
♦İstanbul’da bir gecekondu bölgesinde yaptığı araştırmaya göre, çocukların başarı durumlarını olumsuz etkileyen faktörlerin başında % 21’lik bir etkiyle ailelerin ekonomik yetersizlikleri gelmekte; bunu % 19’la evde müstakil bir ders çalışma odasının olmaması izlemektedir.
♦Ailelerin ekonomik yönden avantajlı ya da dezavantajlı olma durumu, onların çocukları için oluşturacakları eğitim ortamının özelliklerini doğrudan etkilemektedir. Bu durum, ülkemizde eğitimin temel bir hak olarak kabul edilmesine rağmen, bunun, pratikteki karşılığını tartışmalı hale getirmekte; eğitimde fırsat eşitliğini ise, ulaşılması gereken bir hedef olmaktan çıkararak, ulaşılması mümkün olmayan bir gerçeğe dönüştürmektedir.
♦Ausubel kimdir?
♦SUNUŞ YOLUYLA ÖĞRETİM STRATEJİSİ: Ausebel tarafından geliştirilmiştir. Öğretim, açıklayıcı, yorumlayıcı bir yaklaşımla kavram ve genellemelerin öğretildiği bir öğretme yoludur. Bilgilerin çok dikkatli bir şekilde düzenlenmiş ve öğrenci tarafından alınmaya hazır bir durumda verilmesi sürecidir. Uygulama aşamasında ilgili kavram, olgu, ilke ve genellemeler öğretmen tarafından açıklanır ♦”Öğrenmeyi etkileyen en önemli faktör öğrencinin mevcut bilgi birikimidir. Bu ortaya çıkarılıp ona göre öğretim planlanmalıdır” Ausubel’e göre; öğrenme eğer etkin bir şekilde yapılırsa anlamlı olur.
♦ Hazır bulunuşluk ve kaygının öğrenciye, eğitime etkisi nedir?
♦ Hazır bulunuşluk; kişinin olgunlaşma ve öğrenme sonucunda belli bir davranışı göstermeye hazır olmasıdır. Bir konunun, bir yaşantının istenen düzeyde öğrenilebilmesi için o konunun gerektirdiği temel ön yaşantılara o konuyu öğrenecek kişinin mutlaka sahip olması gereklidir.
♦Hazırbulunuşluk seviyesi yüksek olan öğrenciler öğrenme konusunda fazla sorun yaşamayacaktır.
♦Önceki öğrenmeler yeni öğrenmelerin kazanılmasında daha etkili olduğu için,öğrencinin konuyu algılama ,kavrama ,özümseme yetileri daha geişmiş olacak ve öğrenme daha kolaylaşacaktır.
♦Kaygı durumu yüksek olan öğrenciler için bu durum öğrenmelerin daha zor olmasına yol açacaktır.♦Yapılan araştırmalarda kaygı düzeyi düşük öğrenciler daha hızlı ve daha anlamlı öğrenebilmektedir.
♦Biyolojik olarak aklın önemi nedir?
♦Akıl, insanı diğer canlılardan ayıran en önemli özelliktir. İnsan, aklı sayesinde diğer canlılardan farkını ortaya koyar. Akıl, insanın sorumlu bir varlık olmasını sağlar. Aklı olan insan düşünür, düşüncelerini uygulayabilir ve kendi kararlarını verebilir.
♦İyi ile kötü, doğru ile yanlış arasında tercih yapabilme yeteneğidir.
♦Kazanım kavrama testleri hakkında ne düşünüyorsunuz?
♦Kazanım Kavrama Testlerinin amacı; yıl boyunca işlenen ünitelerdeki kazanımların öğrenci tarafından edinme düzeyini yoklamaktır.
♦Bunun yanında testler, 8.sınıf öğrenciler için 1. Dönem ve 2. Dönem Merkezi Ortak Sınavlarına hazırlık; 12.sınıf ve mezun öğrenciler için ise üniversite sınavlarına hazırlık amacına da hizmet eder. Çünkü test ve soru kapsam içeriği, bütünüyle temel eğitim ve ortaöğretim düzeyinde esas alınan eğitim programları çerçevesinde kazanımlar baz alınarak hazırlanmıştır
♦Öğrencinin eğitime aktif katılımını nasıl sağlarsınız?
♦Günümüz eğitim faaliyetlerinin tamamı eğitime öğrencilerin katılmasını, aktif olmasını, yaparak yaşayarak öğrenmesini esas alarak planlanmaktadır. Hazırlanan bu eğitim planlarının (eğitim ve öğretim) faaliyetlerinin asıl amacı kalıcılığı yakalayarak hayata uyarlamaktır. Bu kalıcılığın sağlanabilmesi için eğitim gerçek hayatı içinde barındıran ögelere yer vermelidir. Bunun yanında eğitim-öğretim faaliyetleri öğrenciye aktarılırken yapılacak belli uygulamalar eğitimde kalıcılığı arttıracaktır.
♦Görsel uygulamalar öğrenmelerde kalıcılığı arttırır.
♦Verilen tekrarlar kalıcılığı arttırır.
♦Öğretilen beceri ve davranışlar bireyin yaşamında işlevsel olmalı ve önem taşımalıdır.
♦ Kalıcılık ,alıştırma yapma yoluyla da sağlanabilir.
♦Sık sık pekiştireç verilmesi kalıcılığı arttırı(ödül)
♦ÖĞRENMEDE GENEL UYARILMISLIK DÜZEYI NASIL OLMALIDIR AÇIKLAYINIZ? ♦Uyarılmışlık düzeyi bireyin öğrenmesini etkiler. Uyarılmışlık düzeyi çok düşük olan kişi de uyarılmışlık düzeyi çok yüksek olan kişi de öğrenemez. Öğrenme için normal bir uyarılmışlık düzeyi ve orta derecede bir kaygı durumu gereklidir. Örneğin sıcaklık kişinin uyarılma düzeyini düşürmektedir ve aşırı sıcak bir ortamda öğrenme performansı düşmektedir.
♦İyi bir öğrenmenin meydana gelebilmesi için uyarılmışlık düzeyinin orta seviyelerde olması gerekir.
♦Öğrencinin genel uyarılmışlık halini olumsuz yönde etkileyerek öğrenmemesine sebep olan bir durum da ortamdır. Ders çalışılan yerin öğrenciyi uyanık tutacak nitelikte olması gerekiyor. Yatakta veya gevşeme hali oluşturan herhangi bir ortamda ders çalışmak genellikle uyanıklığı ortadan kaldırmakta ve dolayısıyla verimi düşürmektedir
♦Öğrencileri ilgi yetenek becerilerine göre yönlendirmenin önemi nedir ?
♦Eğitim hayatına giren çocukların geleceğe ulaşmalarında yönlendirmenin payı büyüktür. Bu yüzden çocukların, ilgi ve yeteneklerine göre yönlendirilerek, uygun eğitimi almaları sağlanmalıdır.
♦Eğer öğrenciler kendi ilgi ve yeteneklerine uygun yönlendirilirse nitelikli iş gücüne ait eleman sıkıntısı yaşanmaz.
♦Doğru yönlendirme yapılırsa zoraki seçilen mesleklerde olduğu gibi düşük verimliliğin önüne geçilmiş olur.
♦Sadece belirli alanlarda oluşan yığılmaların önüne geçilmiş olur.Örn:bir çok öğrencinin Sadece öğretmen olma düşüncesi yada herkesin devlet memuru olma düşüncesinin önüne geçilmiş olur)
♦Mebin fırsat ve imkan eşitliği ilkesinden yola çıkarak meslek liselerini değerlendiriniz
♦Meslek liselerdeki önündeki üniversiteye giriş sınavlarındaki kat sayı engeli fırsat eşitliğine aykırı bir durumdur.
♦Yine düz liselerde okuyan öğrenciler dilerlerse meslek liselerine kayıt yaptırıp buralArdan meslek lisesi diplomalası alırken meslek lisesi mezunlarının diğer liselere kayıt yapmaları ve ikinci bir diploma almaları yasaktır.Buda fırsat eşitliğine aykırı bir durumdur.
♦Felsefenin eğitimdeki yeri nedir ?
♦Felsefenin eğitime katkısı olduğu gibi, eğitimin de felsefeye katkısı vardır. Eğitim yoluyla insanlara bilimsel, sanatsal, felsefi alanlarda istendik davranışlar kazandırabilir.Bunlar hem insanın kendi felsefesini, hem de toplumsal felsefeleri geliştirmede katkıda bulunabilir. Eğitim yeni felsefelerin doğmasına neden olabilir ♦Eğitim sistemimiz felsefi temellere dayanır.Örn/ daimicilik, esasiclik, ilerlemecilik, yeniden kurmacılık eğitime felsefi bakış tarzlarıdır.Sonuçta filozofların eğitime ait düşünceleri eğitimin gelişimi açısından önemlidir.
♦Eğitimde hiç bir aileye ve zümreye imtiyaz tanınamaz sözünü açıklayınız.
♦Millî Eğitim Sistemimizin temel ilkeleri arasında genellik ve eşitlik ilkesi vardır. ♦Herhangi birine yada bir zümreye ayrıcalıklı haklar tanımak bu ilkenin ruhuna aykırdır.
♦Bu kural çiğnenirse toplumun temel dinamiği olan eğitim kurumları toplum nezdinde güvenilirliğini kaybeder ve toplumda büyük yozlaşmalar baş gösterir. ♦Her yerde eğitimden ne anlıyorsunuz?
♦Her yerde eğitim: Millî Eğitimin amaçları yalnız resmî ve özel eğitim kurumlarında değil, aynı zamanda evde, çevrede, işyerlerinde, her yerde ve her fırsatta gerçekleştirilmeye çalışılır
♦Öğrencilerinizin bilişsel ve devinimsel özelliklerini bilmeniz Öğretim sürecinde size ne gibi avantajlar sağlar?
♦Örneğin; soyut kavramların üstesinden gelebilmeleri için bireylerin soyut zekâ olgunluğuna erişmiş olmaları gerekir. Çevre ile etkileşerek belli bir zaman içerisinde kazanılabilecek olan bu zihinsel olgunluğa ulaşmadan, bireyden soyut konuları kavrayabilme yeteneğini gösterebilmesini beklemek doğru olmaz.
♦Bu durum ise öğretim programlarının hazırlanmasında öğrencilerin gelişim özelliklerine dikkat edilmesini zorunlu kılar. Öte yandan öğrencinin hangi gelişim düzeyinde olduğunu bilen bir öğretmen, öğretme etkinliklerinde öğrenciye, gelişim düzeyinin üzerindeki davranışları kazandırma gibi gereksiz bir çabaya yönelmekten kendini alıkoyabilir, böylece daha etkili bir öğretim gerçekleştirebilir. Öğrencilerin gelişim özelliklerini bilmek, sınıfta ne türden eğitim yaşantıları düzenleyeceği ve hangi öğretim yöntem ve tekniklerinden yararlanacağı konusunda öğretmene yol gösterir.
♦Akıllı tahtaların olumlu olumsuz yönleri neler?
♦Projeksiyon ile kullanıldığından projeksiyonun parlaklık ve kontrast değerlerine bağlı olarak ortamın karartılması gerekebilir.
♦Kullanıcının gölgesinin tahta üzerine düşmesi sorun oluşturuyor. Bu nedenle kullanıcının gölgesinin ekran üzerinde az yer kaplanmasına dikkat edilmesi gerekmektedir.
♦Öğrencilerin kullanım amacı dışında kullanmaları
♦Elektrik kesintilerinde ders motivasyonunun düşmesi
♦Bilimsel bilgi ve felsefi bilgi nedir?
♦Bilimsel bilgi, kişiden kişiye toplumdan topluma değişmeyen genelgeçer, objektif ve bilimsel yöntemle elde edilen bilgilerdir. Aynı zamanda bu bilgi türü sistemli ve tutarlı bilgilerden oluşur.
♦Felsefi bilgi:düşünce ile kesinlikten uzak ama önyargısız, iyi temellendirilmiş, güvenli ve tutarlı olarak ortaya konan bilgidir
♦Bedensel-Kin estetik zekâya kimler sahiptir örnek veriniz.
♦Sporcu-Spor öğretmeni-Koç
♦Dansçı-Balerin-Aktör-Koreograf
♦Operatör doktor, diş doktoru
♦Montaj teknisyeni, fizik terapisti
♦Mimar, Heykeltraş
Madde bağımlılığını önlemek için neler yapılmalı?
♦Bilgilendirme
♦Caydırma
♦Kişiliğin güçlenmesini ön plana alma
♦Sosyal becerileri artırma ve olanaklar sağlama
♦Bağımlılığın pençesine düşmüş insanların sıkıntılarını anlatma.
♦Uyuşturucu madde satıcılarını okul çevrelerinden uzak tutma
♦Farabi’nin eğitim sistemi hakkındaki görüşleri Hakkında ne düşünüyorsunuz?
♦ Felsefe ve çeşitli bilimlerdeki derinliğinden dolayı, Farabi ye Aristo dan sonra ikinci öğretmen denmiştir.
♦Türk eğitim tarihinde ilk kez doğrudan eğitim bilimi ne ilişkin görüşler ileri süren bilgin Farabi dir.
♦Farabi ye göre eğitimin amacı Mutluluğu bulmak ve bireyi topluma yararlı hale getirmektir.
♦Üç tür eğitimci vardır Aile reisi, aile fertlerinin ,öğretmen, çocuk ve gençlerin Devlet başkanı, milletinin eğitimcisidir.
♦İbni Sina’nın eğitim sistemi hakkındaki görüşleri Hakkında ne düşünüyorsunuz ♦Hangi sınıf ve statü olursa olsun her çocuk eğitilmelidir.
♦Çocuklara meslek eğitimi verilmelidir.
♦Öğretmen çocuğu tanımalı onun yeteneklerini bilmeli ve ona göre davranmalıdır. ♦Çocuklar okullarda akran ve arkadaşlarıyla birlikte eğitilmelidir.
♦Çocuğun zevk ve ilgileri genel ve mesleki eğitimde göz önünde tutulmalıdır. ♦Oyun çocuğun normal bir faaliyetidir.
♦Eğitim ve öğretimde deneye nedeni araştırmaya önem verilmelidir.
♦Çocuk üzerinde baskılar olursa olumsuzluklara yol açacaktır
♦Eriksonu tanıtın?
♦Ericsson psikososyal gelişim kuramının temellendircisidir.
♦Bu kuram 8 evreden ve kişinin tüm yaşamını kapsayacak şekilde oluşmaktadır. ♦Temel güvene karşı güvensizlik(0-1yaş)
♦ Özerkliğe karşı kuşku ve utanç (1-3 yaş)
♦ Girişimciliğe karşı suçluluk(3-6yaş)
♦ Başarıya karşı aşağılık duygusu(7-11yaş)
♦ Kimlik kazanımına karşı rol karmaşası(11-17yaş)
♦ Yakınlığa karşı yalıtılmışlık (Genç yetişkinlik-17-30 yaş)
♦ Üretkenliğe karşı durgunluk (Orta yetişkinlik 30-60 yaş)
♦ Benlik bütünlüğüne karşı umutsuzluk (60+ yaş)
♦Resmi evrak tebligat süresi ne kadardır?
♦İlanen tebliğ, son ilan tarihinden itibaren yedi gün sonra yapılmış sayılır.İlanen tebliğe karar veren merci, icabına göre daha uzun bir müddet tayin edebilir. Ancak, bu süre 15 günü geçemez.
♦kendisine tebliğ evrakı teslim edilen kişiler, tebliğ evrakını üç ay saklamakla yükümlüdürler. Tebliğ evrakının belirli süre içermesi durumunda, bu evrak içerdiği sürenin bitiminden itibaren üç ay daha saklanır
♦İlk Türk devleti ve kurucusu kimdir?
♦Asya hun imparatorluğudur.
♦Kurucusu Teoman’dır
♦Osmanlı devletinin kurucusu ve babasının ismi nedir?
♦Osman Gazi ve babasının adı da Ertuğrul Gazidir
♦Öğrencilerinizin öğrenme sürecinde bir tarihçi, bilim insanı, matematikçi, yazar vb. gibi düşünmelerini nasıl sağlarsınız
♦Klasik öğrenme metodundan vazgeçerek öğrenci merkezli aktif öğrenme metodunu uygulayarak bu sağlanabilir
♦Çünkü aktif öğrenme eğitiminde öğrenci:
♦Öğrenme etkin olduğunda, işin çoğunu öğrenciler yapar.
♦problemleri çözerler ve ne öğrendilerse uygularlar.
♦Düşünme, araştırma, soru sorma ve yorumlama gibi davranışları gelişir.
♦Duyarak, görerek, dokunarak ve yaparak öğrenmenin kalıcılığı sağlanır.
♦Öğrenci hedefe kendisi ulaşır.
♦Öğrenci olumlu davranışla kazanırken; eylenir, zevk alır, kendine olan güveni artar ve tatmin olur.
♦Problemlere ve olaylara farklı açılardan da yorumlamaya çalışır.
♦Öğrenci öğretmenini ve arkadaşlarını daha iyi tanır.
♦Paylaşım ve yardımlaşma davranışları artar.
Not: Bu maddeler ayrıca aktif öğrenmenin özellikleridir
♦Milli sanayiyi nasıl geliştiririz?
♦Bir ülkenin gelişmişlik düzeyi sanayisiyle doğru orantılıdır. Bu yüzden kalkınmanın öncelikli koşulları şunlardır.
♦Araştırma-geliştirme (Ar-Ge) alanlarında daha çok katkı yapabilecek üniversitelerimizle sanayi kollarının işbirliği yapması
♦Vergi indirimi ve teşvik, projelere mali ve malzeme katkısı, çalışan öğrencilere burs katkısı, konferans ve seminerler ile eğitim programlarının desteklenmesi, patent alınmasının özendirilmesi ,
♦Halen sürmekte olan TÜBİTAK-TEYDEB, SANTEZ, KOS-GEB ve Teknopark desteklerinin arttırılması.
♦2.Mahmut’un muhtarlık sistemini kurmaktaki amacı nedir?
♦Mülki bir birim olarak muhtarlık teşkilatı II. Mahmut döneminde yeniçeri ocağının kaldırılmasından sonra ilk olarak 1829 yılında İstanbul’da doğum, ölüm, göç, nakil ve sair nüfus hareketlerini kontrol altına alıp, güvenliği sağlamak amacıyla oluşturulmuştur.
♦Daha sonrada Anadolu da yaygınlaşmaya başlamıştır.
♦Ayrıca muhtarların diğer görevleri mahalle ve köylerde güvenliği sağlamak, verginin toplanmasına yardımcı olmaktı.
♦Coğrafyayı toprak olmaktan çıkaran değerler nelerdir?
♦Vatan sevgisi,
♦Din dil ırk ayrımı yapmadan bir arada yaşama sevinci
♦Şan şeref hürriyet namus gibi korunması gereken kutsal değerler.
♦Ülkenin kalkınmasına etki eden yerli milli kaynaklar.
♦Teknoloji kullanımı ile iletişim arasındaki ilişkiyi açıklayınız.
♦Günümüzde iletişim ve teknoloji arasında sıkı bir bağ vardır. Hatta çağımız tamamen iletişim teknolojileri çağına dönüşmektedir
♦Teknolojinin yaygınlaşması elbette insanlar arasındaki iletişiminde farklılaşmasına yol açmıştır.
♦Mektupların yerini telefonlar almış, yüz yüze yapılan sohbetler sanal medyaya taşınmış, eğitim alanında bilginin kaynağı olan kitaplar yerini internetteki araştırmalara bırakmıştır.
♦İnsan mı teknolojiye hakim teknoloji mi insana?
♦Teknolojinin amaç değil, araç olduğunu unutmamak gerekir.
♦Teknolojinin olumlu olduğu taraflar olduğu gibi olumsuz taraflarıda unutmamak gerek.
♦Tabiki bu olumsuz taraflarını da en aza indirmek yine biz insanların elinde. ♦Amacı doğrultusunda kullanıldığı sürece insan teknolojiye hep yön verir ve geliştirir.
♦Fakat teknolojinin olumsuz tarafları göz ardı edilirse ki en büyük tehlikesi sosyallikten uzak kalmak ve bağımlı olmak. İşte bu durumda siz teknolojiyi değil teknoloji sizi yönlendirmeye ve etkisi altına almaya başlar.
♦Uzaktan eğitimin olumlu ve olumsuz yönleri nelerdir?
♦olumlu yönleri
♦Maliyet Avantajı
♦Zaman ve Mekan Avantajı
♦Teknoloji Avantajı
♦Olumsuz yönleri
♦Uzun süreli bilgisayar kullanımı sonucunda yaşanan sağlık sorunları
♦teknolojik aksaklıkların oluşması ve ders motivasyonunun düşmesi
♦internet kullanımın yaygın olmadığı kırsal kesimlerde sıkıntıların yaşanması ♦Öğretmen-öğrenci ilişkilerindeki birebir etkileşimin getirdiği yararların kullanılamaması.
♦Piagetin bilişsel gelişim dönemlerini ve branşınızı dikkate alarak dersinizi nasıl işlersiniz?
♦ Piaget tüm çocukların bu gelişim aşamalarını sırasıyla geçirmesi gerektiğine inanmaktadır,
♦ Çocuk bu dönemlerden sırasıyla duyusal motor ve işlem öncesi dönemi tamamladıktan sonra Somut işlemler dönemini ve daha sonra da Soyut işlemler dönemini tamamlar
♦ Somut İşlemsel Dönem(7–11 yaş):
• Bu dönemde çocuk; nesne ve olaylara ilişkin mantıklı düşünebilir.
• Sayı, kütle ve ağırlık korunumu kavramları edinir.
• Nesneleri farklı özelliklerine göre sıraya koyabilir.
• Geriye dönebilirlik ve merkeziyetsizlik gelişir.
♦Eğer öğrencilerimiz somut işlemsel dönem aralığındaysa onların zihinsel gelişimlerini somut kavramlar üzerinden vereceğimiz eğitimle yeteneklerinin gelişmesine vesile olabiliriz.
♦Soyut İşlemsel Dönem(11 yaş ve üstü):
• Bu dönemde soyut düşünme gelişir.
• Değişkenleri birleştirip ayırabilir.
• Varsayımsal, geleceğe yönelik ve ideolojik sorunlarla ilgilenir. • Ergenlik benmerkezciliği görülür.
♦Öğrencilerimiz 11 yaş üstü ise onlara daha çok soyut kavramlarla zihinsel gelişimlerinin gelişmesine yardımcı olabiliriz.
♦GAP’ın sağladığı yarar nelerdir?
♦ Güneydoğu Anadolu Projesi yani GAP, Fırat ve Dicle nehirleri üzerinde barajlar, hidroelektrik santraller ve sulama tesislerinin yapımını öngören büyük bir kalkınma projesidir. temel hedef bölgenin kalkınmasını sağlamaktır. 1980 yılında başlayan proje ile Güneydoğu Anadolu halkının hayat standardını ve bölgenin gelişmişlik düzeyini yükseltmek, tarımda verimliliği ve iş imkanlarını arttırmak amaçlanır. yaklaşık 50 milyar dolar maliyeti olan GAP ile ilgili şu iller kalkınma planı içindedir: ♦Adıyaman, Batman, Diyarbakır, Gaziantep, Kilis, Mardin, Siirt, Şanlıurfa, Şırnak ♦Yapımı devam eden GAP sayesinde milyonlarca insana istihdam sağlanmasının yanı sıra eğitim, ulaştırma, sağlık, sanayi gibi sektörlerde gelişecek ve böylece bölge her anlamda kalkınmış olacak.
♦ GAP’ 22 baraj, 19 hidroelektrik santrali, 9 içme suyu projesi ve 10.58 milyon dekar sulama alanından oluşmaktadır.
♦ Cumhurbaşkanlığı forsundaki yıldızların sayısı ve temsil ettiği şey nedir?
♦16 yıldız için tarihteki 16 büyük Türk imparatorluğunu, ortadaki güneş için ise Türkiye Cumhuriyeti’ni simgelediğini belirtmektedir.
♦Bu Türk imparatorlukları şunlardır:
♦Büyük Hun İmparatorluğu Batı Hun İmparatorluğu Avrupa Hun İmparatorluğu ♦Ak Hun İmparatorluğu Göktürk İmparatorluğu Avar İmparatorluğu
♦Hazar İmparatorluğu Uygur Devleti Karahanlılar Gazneliler
♦Büyük Selçuklu İmparatorluğu Harzemşahlar Altınordu Devleti
♦Büyük Timur İmparatorluğu Babür İmparatorluğu Osmanlı İmparatorluğu ♦Öğrencinin öğrenmesine katkıda bulunan başlıca etken nedir?
♦Kendini alanında iyi yetiştirmiş donanımlı, fedakar, sabırlı bir öğretmen. ♦Hazırbulunuşluluk
♦Not:daha iyi görüşü olan varsa ekleyebilir
♦Kalıtımın gelişim üzerinde etkileri nelerdir?
♦Kalıtım: Anne ve babadan bireye genetik yollarla geçen yetenek ve özelliklerin tümüne kalıtım denilmektedir. Kalıtım kişinin saç ya da göz rengi, boyu, zihinsel ve fiziksel yetenekleri, duygusal alanları ve fizyolojik yapısı gibi bir çok özelliği belirleyici temel faktördür.
♦ Genotip anne ve babadan kalıtım yoluyla çocuğa geçen temel yapıtaşıdır. Genotip çevreden bağımsız olarak bireydeki kalıtımsal özelliklerin tümünü ifade eder. ♦Fenotip ise, genotip ve çevresel etkenlerin bir araya gelmesiyle oluşan kavramdır. ♦ Gelişimi etkileyen faktörler içinde yer alan kalıtım, organizmanın alt yapısını oluşturmaktadır. Bu bağlamda uzun boylu olan anne ve babadan, uzun boylu bir çocuk olması beklenir. Burada belirtilen boy da olabilir, zeka da olabilir, yetenek de olabilir
Kaynak : Mehmet Kurt
[wp_ad_camp_2]
