HİNDUİZM
Drahma: Dünyanın yaratılış aşamasında insanın burada huzurlu bir hayat yaşayabilmesi için tanrı tarafından önerilen ve tesis edilen bir yoldur.
–Etnik kökenli olduğundan dolayı yani hindistana ait bir din olduğundan dolayı bu yönüyle Yahudiliğe benzetilir.
–Diğer dinlerden farklı olarak bir kurucusu ve amentüsü yoktur.
–Hindistan m.ö. 2000yılının ortalarında ariler trafından işgale uğramıştır.
Ariler ve dinleri:
Ari: asil soylu anlamına gelir. Aryalar olarak ta bilinirler.
–Ariler veda metinlerine dayanarak ari dinsel düşünceleri arasında GÖK ve HAVA hiyerofillerinin hakim oluşuyla ( başta güneş, ay,yağmur, şimşek, rüzgar gibi )pek çok doğa olayını tanrı ve tanrıça olarak kabul ederler.
–Tanrıların anası olarak kabul edilen ADİTİ ( şafak tanrıçası) ve ROTRİ (gece ve usus tanrıçası ) ikinci plada bulunan dişcil tanrıçalardır.
— Ari dininin bir diğer özelliği yukarıda bahsedilen tanrılara kurban kesmeleridir( koyun, keçi, at veya sığır).
–Ayrıca ateşin de insanlar ve tanrılar arasın da elçi olduna inanılır ve saygı gösterilir. Bazen de ateş AGNİ adıyla tanrı gibi algılanır.
— Öldükten sonra hayat odluna inanırlar. Ölüler için SRADBA törenleri yaparlar.
–Ölüler ya iyiler diyarı SVARGAYA yada kötüler ve soğuk diyarı LOKA veya NARAKALOKAYA gidecek ve burada dünyadaki hayatlarının karşılığını alacaklardır.
*Hinduizm , caynizm, Budizm ve shizm birbirine benzerlik gösterir. Bu dinler hint kökenli dinlerdir. Bu dinlere göre varoluş bir acı ve kederdir. Bu acı ve kederden kurtulmanın yoluda maya,karma ,samsara,mokşa (nirvana) öğretileridir.
*Hinduizm de inançlar:
—Maya (avidya) inancı: Kişinin gerçeği kavrayarak nihai kurtuluşa ulaşmasını engelleyen unsurdur. Bununla birlikte hintduizmin kutsal metinleri RİG-VEDA ve UPANDİŞAD ve shizmin kutsal kitabı ADİ GRANT aynı terim olan maya tanrının yaratıcı ve değiştirici gücü+yarattığı tabiat anlamında kullanmıştır. Maya +mutlak değil+bireyin fenomenler aleminde ki varlıkların varlığı ve mahiyetiyle ilgili yanılgısı olduğu söylenir. Çünkü birey tabiatta ki varlıkların mahiyetini layıkıyla yerine getiremediği için tek ve yegane hakikat olan tanrıyı unutur ve bu varlıklara yönelir. İşte bu fani şeylere karşı aşırı arzu ve istek hem bireysel varoluşun hemde hayatta karşılaşılan her türlü acı ve kederin nedenidir.
–Samsara ve karma inancı:
Samsara: Dünyada ki doğum ölüm ve yeniden doğuş döngüsünü ifade eder.
Karma: Ruhun bu fasit dairede ki haraketlerini düzenleyen prensibin adıdır.
–İslam da Şahadet, hristiyanlıkta teslis yahudulikte cumartesi neyse Hinduizm ,Budizm ,shizm ,caynizm de de karma ve samsara o kadar değerlidir.( Samsara ve tenasüh aynı manayı ifade eder.)
Bu nedenledir tenasühe inanmayan Hindu kabul edilemez-saten söz konusu din mensupları da tenasühü tanımayan bir kimseyide Hindu kabul etmezler.Çünkü tek bir varoluşta ruhun idari kurtuluşunu temin edicek bilginin tek bir varoluş müddetince tecrübe edilmesi mümkün değildir.
–Hinduizm,Budizm,caynizm ,shizm e göre karma-tenasüh inancı temel inanç olarak kabul edilir.
–Mokşa ve nirvana inancı:
–Hint dinlerini üçüncü ortak özelliği avidya ve samsara çarkından kurtuluş imkanının kabul edilmesidir. Buda mokşa ve nirvanayla olur.
–Söz konusu dinlerde kurtuluşu ifade etmek için mokşa, mukti,nirvana,(nibbana)apavarga terimleri kullanılır. Günümüzde mokşa ve nirvana daha fazla kullanılan terimlerdir. Bu iki terim kelime olarak mutlak sukunet, aydınlanma, kayıtsız şatsız özgürlük ve en yüksek mutluluk anlamına gelir.Terim anlamı ise kişinin doğum ölüm girdabından, dolayısıyla bunun neden olduğu her türlü acı ve sıkıntıdan kurtulup aydınlığa erme demektir.
–Teistik dinler olarak Hinduizm ve shizm için böyle bir kurtuluş aydınlanma tabiatıyla fenomenler dünyasında ki tek ve yüce hakikatin yani tanrının varlığının idrak edilmesidir.
— Aydınlanma (nirvana) bu dünyada olur. Nirvanaya uğrayan Bu kişilere de JİVANMUKTİ adı verilir. Bundan sonra kişinin yaşamı boyunca yapacağı her türlü fiili ve davranış istek ver arzularından kaynaklanmadığı için fert açısından herhangi bir kayıtlayıcı niteliği taşımaz. Bu tür bir düşünce hint düşüncesinde kavrulmuş tohum gibi kabul edilir. Kavrulan tohum herhangi bir filiz vermez.
–Yoga egzersizleri de her türlü dünyevi işlerden uzak olduğu için vesadece tanrıyı düşünme ihtimali taşıdığı için hint dinlerinde kullanılır.
*Tarihsel ğelişimi: Kılasik Hinduizm 9. Asırdaki ADVAİTA haraketinin ortay çıkışına kadarki dönemdir. Ortaçağ hinduizmin İSLAMDAN etkilendiği dönem BBAKTİ hareketinin hızla yayıldığı dönem.Modern Hinduizmin hristiyanlıktan etkilendiği dönem 19. Yy ortaya çıkan RAM MOHAN BRAHMA SAMAJ haraketinin yayıldığı dönemdir.
***Kılasik Hinduizm 5 alt devreye ayrılır;
-1 Vedalar dönemi:Vedalar,brahmanalar,aranyakalar ve temel upanişadlar adıyla anılan Hindu kutsal metinlerinin kopoze edildiği ve yazıya geçirildiği dönemdir.
-2 Sutralar dönemi:Hinduizmin içinde kurbanların arttığı ve giderek karmaşık hale geldiği dönemdir.
Kurban törenlerinin el kitabı KALPA SUTRALAR kompoze edilmiştir.MAHAVİRA ve BUDDHA haraketlerinin din hüviyeti kazandığı dönemdir.
-3 Destanlar dönemi: Ramayana ve mahabharata destanları yajnavakya ve manu kanunnameleri ve bhagavata gibi hinduizmin kutsal metinleri kompoze edilmiştir.Hinduizmin bütün inançları bu dönemde tamamlanmıştır.hinduizm din adamlarının tekelinden kurtulup halka mal olmuştur . Brahmanizm devresi sona ermiş Hinduizm tamamen tamamen Hinduların dini olmuştur.
-4 Puranalar Dönemi:Hinduizmin yayıldığı dönemdir.Hint yarımadasının tamamında Hinduizm yayılmıştır.Puranalar adlı kutsal metinler kompoze edilmiş ve hint felsefesi de dahildir buna.
-5 Son darsana dönemi:İki büyük hint filozofunun kumarila ve şankaranın advaita sistemini tesis ettiği dönemdir. Monist tanrı ve alem anlayışının bütün dini sisteme hakim olduğu dönemdir.
*HİNDUİZİMDEKİ ÇEŞİTLİLİK*
Bugün hinduizmin 3 temel mezhebinden vişnuculuk (vaisyanizim ) mezhebinin 20 şivacılılk (saivizim) mezhebinin 10 sakta mezhebinin 5 bunlardan hariç 15 irili ufaklı mezhep hinduizimde bulunmaktadır.
* ÇEŞİTLİ ORTAK DEĞERLER *
Hindular tarafından hürmet gösterilen ön plana çıkmış tanrılar vaisnava mezhebinde vişnu saivizimde şiva sakti mzhebinde ise durga veya krişna yüce tanrı olarak görülürler.
_Mutlak hakikat çoğu zaman güneş,ay,rüzgar yağmur ve fırtına gibi doğa olaylarıyla özdeşleştirilir.Özellikle tanrı güneş formundaiken sabahleyin brahma ,öğleyin vişnu akşamleyinde şiva şeklinde tezahur ettiği fikri Hindular arasında yaygındır.
_Bütün Hindularca benimsenen son inanç ise karma ve tenasüh inancıdır.buda ferdin bu hayatta yapıp etmelerine bağlı olarak ölümden sonra yine bu dünyada bedenleşmesi anlamına gelir. Bedenleşme insan formunda olacağı gibi bitki hayvan gibi geçiçi bir sürede olsa cansız varlık olarakda olabilir.
_ Ortak ahliki ve manevi idealar zihnin ve kalbin manevi olarak benimsenmesi ,züht ve riyazet (yoga ) ile nefsin kontrol alınması , az ile yetinme fani ve aldatıcı dünya ardındaki gerçegi hakikati öğrenme arzusu ve hiçbir canlıyı öldürmeme ve yaralamama (ahimsa ) prensibi şeklinde sıralanabilir.
*KAST SİSTEMİ*
Bütün Hindu mezheblerini birleştiren ise günümüzde hinduizmin en belirgin özelliği olan kast sistemidir. Buna göre toplum kast içerisinde brahminler (din adamları) kşatriyalar(yöneticiler ve askerler) vaisyalar (tüccar esnaf ve çiftçiler) ve surdalar (hizmetçi sınıfı) olmak üzere 4 de ayrılır.Bunların dışında kastın bütün sistemlerini çiğnemiş ve kast dışına itilmiş paryalar (dokunulmazlar ) vardır.
-Hindular göre kast sistemi dini bir inaçtır ve rigvedaya dayanır.Bu inanca göre kastlar brahmanın insan şeklini tasavvur eden çeşitli yerlerinden yaratılmıştır. Brahminler brahmanın ağzınadan-kşatriyalar kollarından-vaisyalar midesinden-sudralarda ayaklarınadan yaratılmıiştır.
*AŞRAMA- DRAHMA*
-Aşrama drahma ideal bir insanın hayatının 4 devreye ayrılması demek.
1- Öğrencilik dönemi:(Brahmacarin) Genellikle 15-25 yaşları arsında ,kişinin evini terk ederek bir brahminden kutsal metinleri ve dinini öğrendiği dönemdir.bireyin kendini öğrenmeye verdiği dönemdir.
2-Aile haytı dönemi:(Grbastya)Ferdin ilk dönemde öğrendiklerini uygulamaya koyduğu dönemdir.
Ferdin yaşadığı topluma ve ükesine karşı sorumlu olduğu tek devredir.
3-İnziva ve riyazet hayatı devresi(vanaprastha) bireyin evini ve ailesini terk ederek, beşeri hayatın problemlerinden uzak ormanda veya bir dergahta(aşram) tefekkür ve tezekkür temrinlerine başladığı dönemdir.
4-Dini dilencilik dönemi(sannyasa)Bireyin ailesiyle bütünbağlarını kopardığı kendini tamamen dine atadığı son devredir. Kişi bu dönemde sadece dilenerek topladığı yiyecek ve giyeceklerle hayatını devam ettirmek zorundadır. Böyle bir hayat sürdüren kimselere sannyasin denir.
*HAYATIN GERÇEK GAYESİNE AİT İNAÇLAR*
Beşeri hayat Hindularda drahma:dini ahlaki kuralları benimseyen bir hayat sürmeyi –artha:bireyin en azından kendine ve ailesine yetecek mal mülk sahibi olmasını-kama:şehavi arzu ve istekleri meşru çerçevede yerine getirmeyi-mokşa:yukarıda ki 3 gayeyi bir yana bırakıp samsara çarkından kurtulup mutlak kurtuluşa ulaşmayı ifade eder. Bu dört gaye hayatın asıl amacıdır.
**** KUTSAL METİNLER****
Hint kutsal metinleri vedalar, brahmanalar,arankayalar,upanişadlardan oluşur. Bunlara vahyedilen veya ilham edilenler anlamında SRUTİ türü eserler denir.
Bunların yanı sıra birde destanlar, sutralar,puranalar ve dinsel hukuk alnında yazılmış kanunnameler vardır ki bunlarada akladilen kaleme alınan eserler anlamında SMRİTİ denir.
1-SRUTİ
- Vedalar: Günümüz muhafazakar Hindulara görekutsal metinlerin hepsi vahiy eseridir RİŞİ adı verilen azizlerce yazılmıştır. Dolayısıyle insan eseri değildir. Vedalar 2 bölümden oluşur;
–Matra : şiir şeklinde manzum şeklinde kaleme alınmış dua veya çeşitli tanrısal varlıklara övgüleri konu edinir.
–Brahmanalar:mensur olarak kaleme alınan ve matrralarda sözü edilen olayları ve vazifeleri konu edinen kutsal metinlerdir.
**Rig veda :hint düşüncesinin en eski ve en klasik kutsal metnidir. Bu eserde yer alan ilahiler agni, surya ,varuna ,indra,maruti gibi tanrısal varlıklara hitap etmaktedir. Rig vedanın tanrı anlayışını kathenoteizm vehenoteizm olarak isimlendirilmştir. KOTHENOTEİZM :Çok tanrıcı bir yapı içerisinde ki her bir tanrının , aynı ve tek bir tanrının farklı isimlerle çağrılması veye bu tanrıların farklı zaman ve mekanda yüce tanrı olarak algılanması olarak tanımalnmasıdır.
–Rig vedanın son kitabı içerik ve uslup bakımından diğerle bölümlerden faklıdır.bu ilk bölümlerden faklı olarak kainatın yaratıcısının hiranyagarbha ( altın yumurta) veya pragapati(brahama) adı verilen yüce tanrı olduğu diğer ikincil tanrılarıda bunun yarattığı ve dolayısıyle kurban ve taktimde sunulmaya en layık olduğu sadece o olduğu açıkca beyan edilir.
— yejur veda: tamamen kurban törenleriyle ilgili bir kutsal metindir. Adhvaryas rahiplerinin el kitabıdır.
–sema veda:Hindu dinsel töenlerinde ve özellikle soma adı verilen törenlerde okunan ilahi kitabıdır.
–artharva veda: kranolojik bakımıdan diğer vedalar dan sonra kompoze edilmişir. Artharva veda samhita ,tıpkı Yahudilerde ki yajur veda ,sama veda gibi dini ayin ve törenlerde okunan dua ve yakarışları içeren ilahi koleksiyonudur.
b)Brahmanalar: Bu metinlerde kurban ve diğer dinsel törenlerle ilgili açıklamaların yanı sıra hindistanın geçmişi eski adetleri ve felsefi bilgininin kuruluşu hakkında bilgi verir.
c) Arankayalar:Hindu inancını caturasbrahma denilen insan hayatının 4 devreye ayrıldığı dönemleri öğrencilik, ,aile hayatını terk ederek ormanda veya başka bir yerde inzivaya çekilme,dilencilik dönemi bu 4 basamaklı sürecin üçüncüsü olan ormanda inzivaya çekilme ile ilgilidir.
d) Upandişadlar:Hint felsefesine ait en önemli kaynak en berrak bilgilerin bulunduğu kutsal metinlerdir.
Şah cihanın büyük oğlu Dara sukuh 1657 de derya-yı tevhid diye nitelediği upandişadlardan 50 tanesini sırrı ekber adıyla Arapçaya çevirmiştir.
2-SMRİTİ
–Bu katagoride yer alan eserlere gelince vedaların aksine kaynarı bakımından beşeri olan hikaye ,destan , efsane veya kanunnameler formunda kaleme alınmış metinlerdir.
–İlahi değildirler.
–Ramayana vemahabharata Hintlilerin en önemli destanlarıdır.
–Mahabrata dünyanın en uzun destanıdır.
**** Puranalar:onlar dünyanın yaratılışını ve tanrının değişik bedenlere girerek (avatara) insanlık tarihine müdahalelerini anlatan mitolojik eserdir. Toplam sayıları 30 u aşan bu eser lerdebn bilhassa 18 tanesi hint mitolojisi felsefe vecoğrafyası hakkında önemli bir kaynaktır.
***Drahma –şastralar:en meşhueru manu kanunları adıyla tanınan manu-smiriti adlı kanunnamedir. Hint dinine rehberlik edebn bir eserdir.
***HİNDUİZM DE İBADET***
*Brahmin (din adamı) kşatriya(yönetici)vaisya(esnaf) sınıflarına mensup Hindular ibadetlerini güneşe göre sabhleyin brahma öğleyin vişnu akşam şiva şeklinde tasavvur ederler.( günlük ibadetler nasıl olcana dair 298 ve 299. Sayfaya bak).
**Hinduizm de günlük ibadetlerin dışında samskara denilen doğum ve evlenme ve ölüm gibi insan hayatının geçiş dönemlerinde gerçekleştirilen dinsel törenler vardır.
*** nama karana : çocuğa isim verme töreni on ikinci gününde doğumun…
***upanayana: erkek çocukların dine giriş törenidir. Bu törende adaya asalet ipliği takılır aday onu hiçbir zaman başından çıkarmaz.Ayrıca onun her telini manevi kirlerden korumak zorundadır.
***Hindistanada ölem kişi odunla yakılır.
*** Hinduları hac yerleri:Bridevan ve,matbura krişna ile ilgilidir. Ayrıac banaras ve bodh-gaya arzuları gerçekleştirme yolunda diğer yerlerden daha önemlidir.
(Başlıca Hindu bayramaları sayfa 301)
*** HİNDU MEZHEPLERİ***
Hinduizm de 3 temel eğilimden söz edilebilir. Bunlar şivacılık, vişnuculuk ve saktizm dir.
-Şivacılık:şivayı tanrı kabul eden ve ona tapmayı temel dini görev olarak kabul eden bir mezheptir. 0,9. Asır hint filozoflarından şankara ve kumarilanın görüşleriyle ortaya çıkmıştır.
-vişnuculuk: şivacılığın aksine asketizm ve öte dünyaya yönelik eylemlere fazla ilgi göstermez. Taraftarları nezrinde vişnu insanlara çok düşkün ve onları çok seven müşfik bir babadır.
-saktizm:tanrıların sakt denile çoğunlukla eşleriyle temsil edilen dişil fenimen gücüne inanırlar.Dişil tanrıçalar şu şekildedir. ÖRNEĞİN: kali güzel ve şefkatli bir kadındır ana olarak tasfir edilir.durga ise vahşi ve acımasız bir tanrıçadır. Örnek ganj nehri son derece güçlü dişcil bir varlıktır ve onun suları temizleyicidir. Burayı ziyaretedenlerin günahlarının ganj ın sularıyla yıkanıp gittine inanılır.erkek tanrıçalarda vardır . bunlar çoğunlukla adı geçen tanrıçaların eşleridir.
—Günümüz de Hinduizm sayfa 304 okunacak
*************************CAYNİZM*******************************
Caynizm hint yarımadasının kuzeyin de ganj havzasında yer alan bihar ayaletin de geleneksel Hindu dininin kast anlayışına ve kanlı kurban törenlerine karşı reaksiyoner bir haraket olarak ortaya çıkmıştır. Bugün hint yarımadasında varlığını sürdürmektedir.
— Dünyanın en az taraftarlarına sahip dinlerdendir.
— Neredeyse tamamı hindistanda yaşar.
— Dünyada ki bütün varlıklar (canlı- cansız) bir ruha (abimsa) sahibtir.
—Savundukları ateist ve hümanist anlayışların yanı sıra kalidas ve mahatma gandhi gibi uluslar arası üne sahip Hintli edebiyat ve siyaset adamlarının destekleri sayesinde kendilerini dünyaya tanıtmayı başarmişlardır.
Caynizm budizme benzerlikleri sayesinde onun bir kolu olarak veya versiyonu olarakta görülmüştür.
*** Caynizm ve Budizm arsında ki benzerlikler***
1-Her ikisi de kuzey hindistanda (bihar) bölgesinde orteya çıkmıştır.
2-Vedalrın diline dini otorotisine ve onlardan kaynaklanan dini uygulamalara karşıdırlar.
3-Hint toplumunda ki Kast sistemini anlamsız bulurlar.
4 alemlerin yaratılmasında ki devamındaki tanrı ve tanrısal güçlaeri nde ki rolünü kabul etmezler.
5-Nihayi kurtuluşun ancak katı züht ve riyazet hayatı sayesin de gerçekleşeceğini kabul ederler . nihayi aydınlanmaya kavuşan kimsenin dünyevi ve insani sınırlmalar ile samsara çarkından ebediyen kurtulacağına inanırlar.
6-Arbat, targababta, siddha, mukta gibi terimleri nihayi aydınlanmaya ulaşan kimseler için aynı anlamlarda kullanırlar.
***Caynizme göre;
—Karma anlayışını genel ahlaki nedensellik yasası dışında jiva atomalrıyla birleştirme anlayışına sahiptirler
—Budimde ki abimsa sadece insanlara değil tüm varlıklara (canlı cansız) uyulması gerektiren bir kuraldır.
— Caynistlere göreyaşadımız alem ezeli ve ebedidir.
— Alem birbirlerini izleyen yükşeliş ve çöküş süreçleriyle varlığını sürdürür.
— Yükseliş döneminde huzur ve mutluluk hakimdir . çöküş döneminde ise titbankara denilen ruhani liderler ortaya çıkarak her türlü sıkıntı ve darlıktan insanları kurtardıklarına inanırlar. İnsanlar uzun ömre sahiptir dolayısıyla yükseliş döneminde ruhani liderlere ihtiyaç duymazlar.
—Kurucusu vardhamanadır.( Ama öğretileri mahivara ile başlamaz).
—Vardhamana 13 yıllık katı bir riyazet sonrasında amacına yani nihai aydınlanmaya ulaşır . Bundan sonra kendisine jina büyük kahraman ünvanı verilir. Kalan otuz yılını keşfettiği hakikatleri ve kendisinden önceki 23 titbankaranın öğrettiklerini yeniden yorumlayıp öğrencilerine anlatarak geçirir . 70 yaşlarıda ölüm orucu sonucu hayata veda eder.
Caynizm 2 ayrı kola ayrılmiştir. Bunlar Digemara ( çıplaklar) ve svetembara ( beyaz giyinenler) bunun nedeni olarak ,keşiş bradrabhahu ile keşiş sthulabhahu arsında ki liderlik mücadelesi kabul edilebilir. Örneğin ; bradrabhuhahu ve arkadaşları topyekün çıplaklığa soyunurken , kadınların mnastır hayatına girmesini ve angalanın mhavira nın öğretilerini içeren gerçek kutsal metinler oldunu kabul etmezler.svetembaralar se bedyaz elbise giyer ve yukarıdaki yazılan maddelerin tam tersini kabul ederler.
Caynizm kutsal metinleri : a) purvalar:(birinciler öndekiler)
Mahaviranın on bir havarisine (gandparas) yazilan metinlerdir.
b)Angalar:(temel organlar,yakarişlar): 12 tanedir:
bunlar;1)akaranga :caynist keşişlerin uyması gereken kuralları konu edinir.
2)sutrakritanga:caynist öğretiyi yeni benimseyen ve uygulamaya çalışan bir kimsenin karşılşacağı zorlukları bunları aşbilmesi için ne yapması gerektiğini konu edinir.
3-4)stbananga –samavayanga :caynist düşünce ve önderlerin hayat hikayelerini konu edinir.
5)bbagavata:mahavira nın çağdaşaları ve selefleri hakkında bilgi verir.
6) jnatadbarmakatbab :genel ahlak kuralları ve dini öğretileri halka anlatmak ve benimsetmek amacıyla kaleme alınmış bir eserdir.
7-8-9)Upasakadab-antakrddasab-anuttaraupapadika dasab:bunlar insanları riyazet yoluna özendirmek amcıyla yazılmiş hikayelerdir.
10)prasnavyakaranani:bir caynistin kaçınması gereken 5 kötülük ki bunlar; adam öldürmek, zina yapmak, çalmak,yalan söylemek, dünya malına aşırı hırs göstermek ve edinilmesi gereken 5 güzel huyki yukarıda ki 5 kötü huydan kultulmaktır hakkında bilgi veren eserdir.
11)vipakasturalar:iyi ve kötü fiillerin yol açtığı güzel ve çirkin sonuçları anlatan efsanelerden oluşan bir eserdir.
12)drstivada:mahavira ile muhalifleri arasınada geçen felsefi tartışmalar ile onun astroloji,astronomiye çeşitli büyüsel tılsımlar hakkında verdiği bilgileri içermektedir.
c)upangalar: angalarla ilgili hatta onların yorumları olduğu kabul edilir.
d)prakirnalar (müteferrik konular):dine ve ahlaka dair çeşitli konuları ele alırlar.
e) cheda sutralar(manastır kuralları):Budist viyana metinlerinin caynizmdeki benzerleri kabul edilen bu eserler , keşiş ve keşişlerin uyması gereken kurallarıve bunların çiğnenmesi halindekarşılanması gereken muhtemel cezaları açıklayan altı kitaptan oluşur. Bunlar nisitba, mabanisita,vyabara,acarabaradasap,brabatkalpa ve pancakalpa.
f) mula sutralar ( temeal metinler) bizzat mahavira taraaffından yazıldığı kabubl edilen 4 eserdir.Bunlarmahavira dönemindeki muhalif görüşlere sık sık atıfta bulunan uttaradb yayana ; din adamı olsun olmasın herkesin uyması gereken altı kuralı ele alan avasyaka caynist din adamlarınındavranış kurallarını ele alan dasavaikalika ve pindaniryaki adı verilen eserden oluşur.
g)nandi sutra ve anuyogodvara sutra
yukarıda zikredilen kutsal metinlere dair ansiklopedik bilgilerin yanı sıra onların doğru yorum tarzlarına dair bilgiler yer alır.
***Temel öğretiler***
Alemin bi rtanrı veya benzeri varlık tarafından yaratılmış olduna kesinlikle karşıdırlar.
—tirtbankara anlayışı nedeniyle tanrısallığı bir varlık kateorişi olarak benimser ve ölümle birlikte bedenden ayrılan ruhun dünyada ki iradi eylemlerin ahlaki sonuçlarına bağlı olarak alemin (urdva)anrılar alemi (maydba)yeryüzü ve (adbo) kötülerin eçici ve daimi olarak kalacakları yerltı dünyası denilen katmanlardan yaşamını sürdüreceğine inanırlar. Kıyamet inancı yoktur.
Eşyaya can veren jiva sadece insanlar hayvanlar bitkiler değil taş kaya ırmak ve dere gibi nesnelerdede vardır.
—caynist din adamlarında soğan turp sarımsak ve patates gibi sebzeleri vejeteryan diyet dışında tutmaları ile adım atacaği yeri önceden süpürmesi ve ağızların da maske bulunması da bundandır.
—Caynistler de üç mücevher diye anılan (triratna)bir reçede önerilir . bunlar; doğru iman, doğru bilgi ve doğru davranıştır.
***Başlıca ibadet ve uygulamaları***
Caynist toplumu dini bakımdan ,züht ve riyazet hayatı yaşayan keşiler , normal hayatını devam ettiren erkekler, manastır geleneğine bağlı keşişler vedünyevi hayatı sürdüren kadınlar olmak üzere 4 gruba ayrılır.
Caynizmde herkesin yerine getirmesi gereken 5 temel kural;
a)hiçbir canlıya zarar vermemek(abimsa)
b)doğru sözü olmak ve doğruluktan ayrılmamak(satya)
c)başkasına ait bir şeyi almamak (asteya )
d)cinsel ilişkiden uzak durmak veya zinadan uzak durmak (brabmacarya)
e)az ile yetinmek veya kananatkar olmak(aparigraba) ve ek olarak keşiler için geceleyin birşey yiyip içmeme gibiek bir maddede vardır bunun nedeni abimsa yani tek hücreli dahi olsa canlılarla zarar vermemek.
—keşişlerin nihai aydınlanma tecrübesine (kavolin derecesi) denir.
***BUDİZM***
Budizm.6. asırda aşadığı kabul edilen(kuzey hindistanda)siddharta gautama sakyamu nin öğretilerine dayalı olarak gelişen inanç sistemlerini ifade eder. Mensuplsrınca buda drahma( budandın şeraiti), budda vacana ( budandın öğretileri ve mesajı olarak bu inanç sistemi günümüzde dünyanın her tarafında en hızlı büyüyen dinlerden biridir.
***budandın hayatı***
Sakya krallığında prens olarak dünyaya gelen bu gencin adı siddharta soyadı guatomo ünvanı ise sakyumunidir.kendisi orta yol olarak tanımladığı 8 dilimli yolu keşfedrer.buddanın anlamı eren ve ermiştir.
Bir başka deyişlede budda nın oluşumu annesi mahayama bir gece rüyasındasemavi varlıklar tarafından himayalayalarda ki anavatapta gölüne götürülür ve oarada semavi varlıklar tarafından banyo yaptırıldıktan sonra çevresine işıklar saçarak gökten inen ve hortumunda nilifer çiçeği taşıyan beyaz bir fil yanına iner ve sağ tarafından karnına girer.ertesi gün rüyasını yorumlattığında kendsine evrensel bir hükümdar veya evrendsel bir rehber olacak bir erkek çoçuğuna hamile olduğu söylenir. Gerçektende mahamaya 7 ay sonra bir çoçuk dünyaya getirir adını siddharta koyar.
*** budizmin yayılışı***
Maurya kralı asokanın budizmi resmi din ilan etmesinden itbaren3 asırlık süre ilk Budizm dönemi
—asoka dön. Belirlenen ahlaki ilkelere ve bunların biraysel uygulamalarına aşırı vurgu yapıldığı dönem hinanaya budizmi devresi vee kral asoka dan kuşhan kralı kanişkaya kadar geçen dönemde ve sonrasında yerel kültürlerle etkileşim sonrasında gelişen mahayana budiz mi safhaları olarak adlandırılır.
— Budizm de meydana gelen bi takım dini problemler nedeniyle hristiyanlıkta ki konsiller benzer konsil toplanmıştır.
*** Bunların ilki rajgir konsili veya rajagrah kon. Bu toplantı budandın öldüğü yıl gerçeklşmiştir. Pali kononun tripitaka ) oluşturan metinlerin ilk ikisi burada (viyana ve sutta pitaka ) burada tespit edimişir. Rajagah konsili Budist kutsal litaratürünün oluşum sürecinin başlangıç noktasıdır.
*** visali konsili: konsilde keşişlerin yanına para ve değerli maddelerin taşaımalarını manastır yaşamıyla uzlaşı uzlaşmadığı konusunda kş tartışmalar üzerine Budizm de ilk bölüme meydana gelmiştir. Budist cemaat stbaviravadins 8 muhafazakarlar veya ataların öğretisine bağlı kalanlaranlamnda pali dilinde tberavdins )ve mabasanghi kas olmak üzere 2 ye ayrılmıştır.
***kral asoka imparatorluğun heryanına budda nın anısına stupalar inşa ederek budizmin imparatorluğun yegane dini olduğunu göstermek istemiştir. Ayrıca onun ahlaki öğretilerini halkına anlatmak için yazdırdığı kaya kitabeleri bugün budizmin ve dinler tarihinin en eski önemli beleleridir.
** Nepal ve tibette ortaya çıkan vajrayana / mantrayana hinayana ve mahayana mezheplerinden farklı olarak birtakım büyüsel ve gizemli uygulamalara önem veren ve mantraların sürekli tekrar edilmesinin birtakım manevi sonuçlar ortaya çıkaracağına inanan vajrayana zaman la hinduizme ait birçok uygulamayıda bünyesine almıştır . hatta bun durum budizmin yeniden Hindulaşması veya vajrayana nın Hindu mezhebi olaak tanınmasına da yol açar.
***** budandın reformları****
Budda kendi öğretisini orta yol olarakm tanımlar ve 5 arkadaşına bir kimsenin ik aşırılıktan uzak durmasını söyler birincisi mutluluğu arzu ve istekleri özellikle şehvetin tatmin edilmesin de aramaktır ki bu basit yararsız ve sadece dünyayı düşünenlere uygun bir daranıştır. İkincisi de basit değersiz sıkıntılarla dolu asketizm yoludur.
***budandın hayatına dair rivayetler göz önünde alındığında buraaaada eleştirlen iki yolun sırasıyla brahmanik ve sıramanik din anlayışları olduğu nu söylemek mümkündür. Çünkü o 29 yaşına kadar sarayda Hindu geleneklerine bağlı olarak Brahmanlarca belirlrnen bir hayat sürmüş sonrasında ise srramanik geleneğin önerdiği katı riyazet tecrübesi yaşamıştı.
***Kutsal metinler***
İlk yazılı metinlere 2. Asırda kral asoka döneminde raslanır.En eski toplu Budistdini metinleri ise hikmet yolu (dbarma-cbakra-pravattana ) adını taşır derlenişi tahminen 2. Asırdır.
Pali dilinde ki metinler en sahih metinlerdir ve bu yazılara pali kanon ismi verilir. Pali kanon için kullanılan diğer bir isim ise tripikatadır. Tiripikata 3 sepet manasına gelir.bunlar;
Viyana pitaka:manastır kurallarını ele alır.
Sutta pitaka:budandın vaazlarını içerir. Budandınilk vaazı olan hikmet yolu(dbarma cbakra pravattana) burada yer alır.
Abbidbamma pitaka:felsefi konuları ihtiva eder.4 temel gerçeklik , sekiz dilimli yol ve anatma öğratisi gibi budizmin temel öğretilerine dair felsefi açıklamalar ve yorumlar içerir.
***yukarıda ele aldığımız kutsal metinler dışında pali dilyle kayda geçirilmiş olan milindapanba( kral milindanın soruları isimli eserdir.milinda ile keşiş nagasena arasında geçmiştir.
***Mahayana literatatürü***
Mahayana madhyamika ,Lamaizm,, yogacara, çin ve Japon budizmi gibi muhtelif mezheplerin genel adıdır.sanskritçe yazılmış şu 9 eser zaman zaman mahayana kanon olayrakta isimlendirilir.
1)astasaba srikaprajnaparamita 2)gandavyuha 3)dasbhumisvara 4)samadhiraja 5)lankavatatra 6)saddharma 7)tatbagata 8)lalitavistara 9)suvarnaprabhasa (317. Sayfayı oku)
***budizmin temel inaçları**
Budizm veda kutsal litaratürünün dinsel otoritesini kabl etmez.dolaysıyla onlardan kaynaklananbir çok dini uygulama gibi kast anlayışına karşı çıkar ve bundan ötürü Hindularca sabık kabul edilir.buna rağmen hinduizmin yeniden dıoğuş ( reenkarnasyon ) karma ve nihai kurtuluş (moksha)öğretileri bazen küçük değişiklerle bazende olduğu gibi Budizm tarafından kabul edilir. İlk dön. Ve hinayana mezhebinde hinduizme reaksiyoer ve belirgin bir tavır söz konusu olduğu ahalde bilhassa mahayana geleneğinde brahma , indra ve yamagibi vedik tanrılara yer verdiği,Hindu ölüm sonrası hayat anlayışının aynen kabul gördüğü ve nirvana yolunda yoga egzersizlerinede başvurulduğu görülür. Bunun yanı sıra bağımlı varoluş yasası 4 temel gerçeklik sekiz dilimli yolve nirvana öğretileri ise sadece budizme özgü inanaçlar olarak zikeredilebilir.
a)pratityasamutpada(bağımlı varaluş yasası):budizmin ilk dönemlerinde yaratıcı tanrı fikri yoktur.varlığın yokluktan veya kendiliğinden tesadüfü bir şekilde varoluşuda kabule
etmez. Her şey göreceldir. Bu durum 12 halkalı nedensellik veya bağımlı varoluş yasasıyla tanımlanır.
Nedensellik ilkesinin ilk temel halkası avidyadır. Avidya eşyanın hakşkatine dair yanılgıyı cehaleti ifade eder. Hayatta ki acı ve ıstırabın sebebei avidydır.
- Dört temel hakikat: 1) hayat acı ve ıstırap doludur. Acı ve ıstırap dünyevi var oluşun temel özelliğidir.
2) acı ve sıkıntıların nedeni arzulardır.
3)acı ve ıstırabı sona erdirmek, arzu ve isteklerden vazgeçmeye bağlıdır.
4) arzu ve isteklerin üstesinden gelmekte sekiz dilimli yolu izlemekle mümkündür.
c)sekiz dilimli yol: budandın hayatının 4. Temel gerçeği olarak tanımladığı bu yol şu basamaklardan oluşur:
1)Doğru bilgi veya kesin iman 2) doğru amaç / düşünce 3)doğru konuşma 4) doğru davranış 5)doğru meslek 6)doğru/sürekli çaba 7) doğru /sürekli gözetim 8)doğru/tam konsantrasyon
***karma öğretisi***
Budizm Hinduizm deki karma yasasının yanı sıra bunun doğal bir sonucu kabul edilen reenkarnasyon öğretisi de benimser. Karma yasası bireyin dünyevi var oluşunu onun iradi eylemlerini ahlaki sonuçlarına göre belirlenmesi şeklinde ifade eder. Budizme göre insanın kaderi tanrı tarafından değil kendi iradi eylemlerince çizilir ve bu süreç nirvanaya kadar ulaşmaya devam eder. Ahiret inancı vardır.
***nirvana***
Sözlükte sönmek sakinleşmek manasına gelir. Budizm deki nihai kurtuluşu ifade eder. Nirvana eşyanın gerçek mahiyetiyle kavrandığı dünyevi varoluş çarkının sona erdiği mutlak aydınlanma ve mutlak huzur hal anlamına gelir. O gelip geçmeyen sürekli bir haldir. Budist kutsal yazıların da bu hal bazen karşı sahil fırtınalı denizde ki sakin ada ,serin mağara, ve kutsal şehir gibi sembolik ifadelerle bazen de ölümsüzlük ,değişmezlik samsara çarkından ebedi kurtuluş ve sonsuz barış mutluluk şeklin de tanımlanmıştır ancak onun kelimelerle tanımlanamayan sadece tecrübe edilebilecek mutlak kurtuluş hali şeklindeki tanımı oldukça yaygındır.
***budizmde ibadet***
Budizm de ibadetin objesi budadır. Budda (dharma –kaya:hakiki beden,tatabagatba-garbba:özünde aydınlanma nüves bulunan varlık, avalokitişvara:gözetleyen rab,amitabba: sonsuz nur vaya budda:aydınlanmış veya ermiş olarak adlandırılır.
Budizmde ki ibadet mekanlarının başında viharalar gelir. Tibetliler ise bu terim yerine ayrı yer manasına gelen gompa temrini tercih eder. Bir viharalar da şu bölümler bulunur.
1)genel ibadet salonu 2)meditasyon odası 3) misafirhane 4) kutsal emanetler odası 5)özel olarak düzenlenmiş avlu bulunur. Budda,daharma,samgba en az üç defa secde edilir. Bodh gaya yı ziyaret edenler ise bu hareketi defalarca yaparlar.
Budistlerin vaharalara girince şu şu eylemleri yaparlar: a) taktimeler sunmak: çiçek ışık tütsü hediye gibi b) günah itirafı: c) günah itirafı d) niyaz etme e) hediye vermek
— dualar genellikle kutsal metinlerin orijinal dili/palice ile yapılan dualardır.
**** bayram ve festivaller*** Budist ibadet takvimi de diğer pek çok dinde olduğu gibi ay takvimini esas alırlar.Buan göre her ayın birinci (hilal) ve on beşinci (dolunay)günleri uposatha ;ziyaret etmek; manasına gelir. Bu gudistler viharalarda oruç tutan dua eden ve meditasyon yapan keşişlere raslanır. Ayrıca hilal ve dolunayı takip eden sekizinci günlerde uposatha günleri kadar olmasada kutsal günler arasında sayılır ve özellikle ruhbanların bu günlerde diğer iki gün gibi oruç tutmaları tavsiye edilir.
***dua ve meditasyon***
Budistler dua ederken dua tekerlekleri veya tesbihleri kullanırlar. çakra adı verilen tekerlekler dharma ve samsara çarklarının dönüşlerini sembolize ederken dua tesbihlerine malas adı verilir.
–iki çeşit meditasyon vardır. 1)samadhi(sakinleşme , sukunete ulaşma) 2)vipassana(her şeyin iç yüzünü kavrama)
***kutsal mekanları ziyaret***
Budizm de de birtakım kutsal mekanlar vardır. Fakat budizm de hac ibadeti yoktur.kutsal yerleri ziyaret etmek isteğe bağlı ve nafile bir ibadettir.ünlü bir öğretmeni veya guruyu ziyaret etmek , çok uzakta ki kutsal bir yere gitmekten daha hayırlıdır. Budistlerin kutsal mekanları şunlardır;
1)Lumbini:budda nın doğduğu yerdir. Nepal sınırları içerisinde hindistana yakın bir bölgede yer alır.
2)bodhgaya: budandın tahminen 35 yaşlarında aydınlanmaya kavuştuğu yerdir. En sık ziyaret edilen yerdir hindistsnın bihar eyeletinde ki gaya şehrine 15 km. mesafededir. bodhi ağacı burada bulunmaktadır.
3)sarnath:budandın aydınlanmaya ulaştıktan sonra 5 müridine vaaz verdiği yerdir. Bauda ilk vaazını verdiği vihara olan mulaganghakati dışında onlarca tapınakmevcuttur.
4)kushinagar:budandın öldüğü yer uttar pradeş eyaletinde kasia şehri yakınlarındadır. Burada budandın nirvanaya ulaşması anısına inşa edilmiş tapınağın yanı sıra yine değişik geleneklere ait manastırlar da vardır. Budistler burada budandın ayak izlerine yüz sürerler ve böylece hac ibadetini yerine getiriler.
——Budizm de mezhepler 2 ye ayrılır bunlar; hinayana ve mahayana dır.(337 yii oku)
****************SİH DİNİ*******************
Hindistan da ortaya çıkan dinler arasın de sih dininin de önemli bir yeri vardır.bu din diğer dinlere oranla oldukça yeni sayılabilecek tarihsel süreci ve sentetik yapısı vardır.
—sih terim anlamı: güçlü bir talip/öğrenci anlamına gelir . gru nanakın öğreileri doğrultusunda gelişmiştir Budizm ,caynizm hinduizmin reforme edilmiş şekli gibi sih dini de reforme edilmiştir.
—sih dini hiduizmin kast sistemi ,tanrı düşüncesi,, rahiplik analyışı vb. konulara karşı duruşuyla dikkat çekerken;
Diğer bir yandan hinduizmin karma, reenkarnasyon/tenasüh öğretisini kabul etmiştir. Nanakın aslen bir Hindu olması da bunu açıklamaktadır.
*** Guru nanak ve sih dini tarihsel gelişimi***
1469 da pakistanda Lahor yakınlarında ki atlvandi de doğan ve 1538 de ölen nanak, Hindu bir ailenin çocuğuydu. Hindulardan oluşan Hindistan da güçlü bir islamin etkinin olduğu bir zaman dilimin de yaşadı. Dolayısıyla hem hind ehem de İslami gelenekten –özellikle tasavvuf analyışından oldukça etkiendi ve hiduizmle islamın bazı inançlarının sentezinden senkretik bir dinsel anlayış geliştirdi.
***Nanak kuzeyden güneye , doğudan batıya bir çok seyehat yamış, Hatta bir seferin de Mekke ye dahi gititiği söylenir. Nanak gittiği yerlerde kardeşliği ön plana çıkarmıştır.
Nanak ın kabirle görüştüğü, ve onun hinduizmle İslam arasında ki senteze dayalı düşüncelerden etkilendiği söylenir.
***Sih dininde guru (öğretmen –hoca ) oldukça etkilidir. On tane guru vardır bunlar;
1)Guru nanak 2)guru angad 3)guru amar das 4)guru ram das 5)guru aryan dev 6)guru hargobind 7)guru har rai 8)guru har krişan 9)guru teg bahadır 10)guru gobind singh
***Guru ram das günümüzde günümüz desihlerin ortak şehri olarak bilinen amritsarı (ramdaspur) kurmuş; oğlu 4. Guru aryan dev ise altın tapınakı inşa ettirmiştir. Beşinci guru aryan daha ziyade politik bir lider şeklin de faaliyet göstermiş, ve sih geleneğini politik bir ekol şeklinde organize etmiştir.
***Günümüzde Sihler***
Günümüzde Hindistan ve Pakistan sınırları içerisinde olan pencap bölgesinde bağımsız bir sih dev. Kurma (halıstan)yönün de faaliyetler yürütmüş ve bu durum zaman zaman kanlı çatışmalara neden olmuştur.
Günümüzde çoğunluğu pencapta yaşayan 20 milyon sih vardır. Sih dini sihizm olarakta adlandırılır. Ayrıca çoğunluk tarafından kabul görmemekle birlikte hatta heretik olarakta addedilen namdhari,nirankara,ravidasi ve balmi ki gibi akımlar da bulunmaktadır.
***Temel öğretileri***
Genel özellikleri dikkate alındığın da sih dini tıpkı caynizm ve Budizm gibi Hinduizmin reformonik , bir başka şekilde de Hinduizm ile İslam arasın da senkretik bir din olarak dikkat çeker.
—Nanak hinduizmin karma ve reenkarnasyon öğretisi gibi karakteristik özelliklerini alırken başta kast sistemi olmak üzere tanrı düşüncesine rahiplik teşkilatına vb. özelliklerine eleştiriler getirmiştir. Sih dini insanlar arasın da eşitlik ilkesine vurgu yapmış kadın ile erkeği eşit olarak vurgulamıştır.
—Sihler katı monoteist yapılarıyla dikkat çeker. İslamın ALLAH inancına paralel tarzda bir yaratıcı tanrı oldunu kabul ederler. Onun hiçbir benzeri,şekli ya da sureti düşünülemez. Ebediyet alemin de yaşar şekilsiz üstün varlık,yaratıkları üzerin de merhametlidir,bu alem evren dünya hepsi onun iradesine itaat eder.
— Resimlere, heykellere ya da suretlere inanmanın küfür olduna inanılır. Tanrının bir çok isimlendirilmesinden en doğru tanımın hak olduna inanılır. Hindulardan farklı olarak tanru-ını inkarnasyonu ya da avatarası inancı kabul edilmez. Maya öğretisi doğrutusun da Sihler ,her obje ve nesnenin yaratıcının hakikatinin ifadesi olduna inanılır. Sihlere göre her şey geçicidir, ve yalnızca tanrı gerçektir. Bir başka ifadeyle tanrıdan başka hirbirşeye ihtiyaç gerçekte yoktur. Onlara göre maddi alemin ihtirası insanların etrafın da bir valiz sahtecilik duvarı örmekte ve insanların bu nihai hakikati anlayıp kavramasını engellemektedir. Yalnızca arzu ve ihtiraslardan sıyrılmış ruh guruların inayetiyle bunu kavrayabilir ve her şeyde tanrının gerçekliğini görebilir. Mistik bir panteizm anlayışı içeren bu monist yaklaşımının , bazı İslam tasavvuf akımlarında ki vahdet-i vucud öğretisiyle paralelliği dikkat çeker.
—sihler cennet ve cehennemin varlığını kabul etmez. Reenkarnasyon süreci bir çeşit cehennemdir.
Sihler tanrının bir, ona giden yolların farklı ve çok olduna ve bu bağalamda sih olmayanların da kurtuluşa erebilecene inanırlar. Her sihin 5 hırsız olarak adlandırılan;
1)kibir 2)öfke 3)hırs 4)tutku 5)şehvet (bunlara karşı 5 silah) 1)kanaat 2)hayırseverlik 3)şefkat 4)iyi davranış 5)alçak gönüllülük, donanması ahlak temelini oluşturur.
****Adi granth****
Sih geleneğinin kutsal metni olan adi granth (ya da granth sahip) derlemesinde bir çok dil kullanılmıştır. Bular;pencap lisanı olan metin de farsca, Sanskritçe vb. farklı metin dili de yansımıştır.Adi granth ,nanakın ve diğer guruların yanında kabir namdev ve ramanand gibi düşünürlerin şiirlerini de içerir. Sihlere göre adi granth vahiy unsurudur.Sihlerin arasın da kutsal kitabın hatmedilmesi geleneğide vardır.
*** ibadet anlayışları***
Sabah erkenden güneş doğmadan önce meditasyon ve dua Sihlerin günlük ibadetleri arasındadır. Her ne kadar genel yapısı itibariyleİslam ve hinduizmin arasında ki bir gelenekte olsa da sih geleneğinde islam ve hinduizmde ki görülen hac, oruç ve kurban gibi ibadetler yoktur.Yine İslam ve Yahudilik gibi inanç sistemlerindeki görülen sünnet olma geleneğine de Sihler yer vermezler. Yine Sihler bazı Hindu geleneklerin de ön plana çıkarılan asketizme,keşişlik yaşantısına , dilenciliğe ve dulların yakılması geleneğine de karşı çıkarlar.
Sih dinin de alkol uyuşturucu sigara vb. metaryalleri kullanmak haramdır. Ayrıca yalan söylemek, dedikodu yapmak ve kibirlenmek de haramdır.
Her sihin günlük yaşantısın da 5 önemli objeyi taşıması gerekir. her birin isimleri pencabi dilin de k harfiyle başlayan bu objeler kakkas olarak bilinir. bunlar keş(saçın uzatılması) kanga (tarak) kara (çelik bilezik) kirban (hançer) ve kaça dır(alta giyilen kısa bir don). Kakkas çeşitli sembolik analamlar içermektedir. örn:saçın uzatılması tanrının yaratmasında ki mkemmelliğin tarak ise;düzen ve intizamı ifade eder.çelik bilezik;tanrı ile sözleşmeyi /ahdi canlı tutumayı giyilen beyaz don ise; iffet ve aile yaşantısınıa verilen önemi hatırlatmaktadır. Kakkas geleneğine uymayan sihlere sahajari denir ,ancak cemaatin dışın da görülmezler. sihler ölen kişinin cesedini yakma geleneği yaygındır.nadiren gömmede görülür.sihlerin kutsal sayılan çeşitli günler ve zamanlar verdır. guru nanakın doğumu guru aryanın öldürülmesi gibi. Bu yıllık olarak anılmasına dayalı kutsalgünler gurpurb olarak adlandırılır. bundan başka baisaki ve divali gibi, hindistanda utlanan diğer günler sihlerce de kutlanmaktadır.
*******Sih geleneğinde toplamsal yapı*******
Sihler isimlerinin sonuna singh(aslan ) kızlar ise kaur (kraliçe yada dişi aslan ) lakabını eklerler. Sihlerin en dikkat çeken dinsel merkezi Amritsar dır. Burada bulunan altın tapınak olarakda adlandırılan Har mandir, bütün Sihlerin en kutsal mekanıdır. Mabedlere girirlrken ayakkabılar çıkartılır bas da kapatılılır.
Sihlerde çocuğa ad verme töreni (Nam Karan )tapınakda yapılır.Amrit şerbete vrilen isimdir. Kutsal kitabı okuyan kişi (granthi) kutsal kitaptan rastgele bir sayfa açar ve çocuğa bu sayfadaki ilk harfle başlayan bir isim konulur.
****KONFÜÇYANİZM****
Çinin büyük bilginin ve filozoflarından olan konfüçyusun adına izafe edilen dini ahlaki sosyapolitik içerikli inanaç ve uygulamalardır. Konfüçyus çinde ju chiao ( bilginlerin öğretisi ) ve k ung chiao( konfüçyusun öğretisi ) diye adlandırılmıştır. Kökleri konfuçyus öncesine ju diye bilinen bir bilgin sınıfının öğretilerine kadar gider. Bu sınıf, gök ve yere kurban ve dualaerın sunulduğu , yani tabiat tanrılarına ve ata ruhlarına tazim edilen raemi bir kültün dini ayin ve törenlerde görev alan uzan kişilerden oluşmaktadır.
***konfüçyus (k ung fu tzu)***
Çinde şimdiki şantungun bir bölümü olan lu eyaletinin tsou şehrinde dünyaya gelmiştir. Çince ismi
K ung ch iu dır. Kendisine chung ni unvanıyla hitap edilmiştir. Ona göre ideal insan akıllı, cesur,kibar ,müzik ve törenler e bağlı hırslı olamayan mütevazi bir kimse , yani chün tzu dur.
*** çin ulusal kimliği ve konfüçyanizm***
Konfüçyusun etkisi, öğrencisi tsen tzu torunu tzu ssu, en büyük takipçisi mensiyus ve hsün tzu nun öğretileri sayesin de ölümünden kısa bir süre sonra artamaya başlamıştır.konfüçyus yeni bir din ortaya çıkarmyı düşünmediği hade lu unun prensi onun onuruna bir ta bir mabet inşa etmiş ve adına kurbanlar sunulmaya başlamıştır.
Konfüçyus öğretisi impartor tarafından göke yapılan ibadetle irtibatalndırılmaya başlamıştır. Çin bölgesi ne bağlı bütün yerlere konfüçyusada ibadet edilmesi emredilmişdir. Böylece konfüçyanizm çinin resmi ve milli dini haline getirilmiştir.bu dinin milli din haline gelmesinin sebebi imparatorun göğün oğlu olduna dair tasavvuru dinin merkezine yerleştirmiş olmasıdır.konfüçyusa saygıdeğer ni iyi yetişmiş bilge en büyük muallim ve kung eski muallim gerçek bilge gibi unvanlar verilmiştir. İmparaotor tarafından gök e sunulan kurbanalrın konfüçyusa da sunulacağı dair ferman verilmiştir.
***konfüçyanizm orta yol doktrini nin yeni çin in pek çok düşüncesin de fark edileceğini savunmuştur.
***Konfüçyusun tabletlerinin yanına 4 öğrencisi ve orta yol dotrininin yazarı tzu ssu nun talebeleri de konmuştur.
Konfüçyus adına dolunay ve hilal de olmak üzere ona , bir ayda iki defa takdimeler sunulmuştur. Sunulan takdimeler arasın da tütsü, hububat, bir fincan şarap ile öküz, koyun vb . hayvanlardan biri yer almıştır. Çin imparatorları 1912 ye kadar onun şerfine ,ilkbahar ve son baharda olmak üzere yılda iki defa kurban sunma töreni devam ettirmişlerdir. 1934 te ise konfüçyus ün doğum günü olan 27 ağustos ulusal tatail ilan edilmiştir.
Çin de cumhuriyetin kurulmasıyla gök kültü kaldırılmış mao devrinde konfüçyanizm kitapları yakılmış ve konfüçyus unutturulmak istenmiştir. Buna rağmen konfüçyuse gösterilen saygı devam etmiştir.
***Konfüçyanizmin temel inaçları***
Konfüçyanizm diğer inanç sistemlerin de ki gibi tanrılar panteonu,rahiplik,mabet ya da kutsal kitap inacına yer verilmez.Konfüçyus hiçbir zaman kendisini ilahi bir kuvvetin elçisi olarak hissetmediği ve bir din kurucusu olarak görmediği gibi tabiat üstü varlıklar , üstün kuvvetler ve ruhlardan da bahsetmemiştir.ayrıca konfüçyus tanrıların ruhların varlığı hakkın da ki düşünceleride reddetmiştir. Bu sebeple bazıları , onun din değil felsefe tarihinde ele alınması gereken bir şahsiyet olduğuiddia edilmiştir. Ölümden sonraki hayatla da pek ilgilenmemiştir.
***tien ile eş anlamlı olarak kullanılan şang-ti,eski çin de en eski ata ruhu (ti) idi. Çin de yaygın olan
Ve şang –ti diye adlandırılan yüce varlık inancı konfüçyuste de devam etmiştir.
***Tien yüce varlık, tabiat düzeninin idarecisi , her şeyin üstündeki varlık ve yaratıcı kudrettir.
*** Tanrıyı ifade etmek için kullanılan terim ise şangti dir. Çince bir terim olan tien tanrıyı ,tabiat anlamında gök e takabul eder. Tien yukarıda ki tanrı gök ün kendisi demektir.
Konfüçyus tien i her şeye hakim olan tanrı anlamın da kullanmış iyiliğin kaynağı olarak ona saygı göstermiş bağlılığını itiraf etmiş emrini öğrenmiş onun da kendisini anladığına inanmıştır.
***Çinlilerin inancına göre imparataor göğün oğludur ve insanlar idare etme emir ve yetkisini tien den almıştır.
Konfüçyusa göre tanrı düşkün insanları korusunlar diye hükümdarlar tanrı yoluna yardımcı olsunlar diye ülkenin her yanın da huzuru ve güveni sağlasınlar diye öğretmenler göndermiştir.
O yücedir yerdeki insanlara hükmedicidir kötüler çoğalıncada hükmü amansızdır. Ölüm ve hayat göğün emridir. Zenginlik ve şeref kaderin işidir.fazilet 4 kısmdan meydana gelir; insan sevgisi , adalet,emredilen merasime riayet ve bilgi. İnsan bu 4 asli fazilet bir arada toplayarak onlara göre haraket ederse , bahtiyarlık ve saadet kazanacaktır. İnsan göğün emrine göre haraket etmelidir.
***İbadetleri***
Kofüçyanizm de ibadet gök ve yer atalarına tapınma ile konfüçyus adına düzenlenen ibadetlerden ibaretlerdir. Çinde konfüçyanizm , Taoizm ve Budizm gibi dinler ortaya çıkmadan önce atalara saygı gök ve tabiat atnrılarına tapınma gelecektan haber verme kutsal varlıklara kurbamn sunma ve şangti adı verilen yüce bir varlık inanışı vardı. Çin de her devrin dini özelliği haline gelen atalara tapınma asırlardan beri uygulana gelmiştir. Bu uygulamayı konfüçyuste tasvip etmiştir. Herkesin kendisine ait tanrısı bulunur nitekim konfüçyus başkasının atalarına tapınmanın dalkavukluk oldunu dile getirmiştir. konfüçyus atalarına sanki onlar bedenden hazırlanmış gibi kurban sunmuş ve ölmüşlere sankionlar hala bizimle birlikte yaşıyorlarmış gibi hizmet etmek ataya saygının en güzel derecesidir. Konfüçyusa tapınma da ataya tapınmanın bir devamı olarak telekki etmiştir.asırlar bayuncada torunları tarafın dan konfüçyusa tapınılmıştır.
***Çinliler aynı zamanda yıldızlara da tapınmışlardır.konfüçyanizm ferdi ibadet veya duayı şart koşmadığı gibikefaret ayinlerini günah itirafını ve günahtan kurtulmak için nefse eziyet ve işkence yapmayı da şart koşmamştır.
***kutsal metinler***
5 kılasik vardır;1:yi king(değişiklikler kitabı)cbou ı diyede bilinir.geleceğe dair olayları tahmin etmede yardımcı olabilecek eski bir kehanet el kitabı olup eskiye ait bir seri şema ve daha sonra onlar üzerine yapılan yorumlardan ibadetlerdendir.
2:şu king:eski zamanlara ait bilgiler diye bilinen şu king , çinin eski bir tarih kitabıdır.
3:şi king (şiirler ve şarkılar kitabı):çinin en eski derlemesidir. Batı chao hanedalığı dönemine ait 305 şiiri ihtiva eder.
4: li king(ayinler ktabı):imparator fermanlarından meydana gelmiştir. Li king krallığa ait düzenlemeler , ayinin gelişimi, sihir, ahlaki yasaklar,kurbanın anlamı, ayinle ilgili konular, kadınlar ve gençlere rehber,eğitim , cenaze törenlerin de giyilecek kıyafetler ve bir bilim admının davranışları gibi konuları içerir.
5:cb un cb iu:( ilk bahar ve sonbahar vakayinameleri) konfüçyusun ahlakın bozulmasıyla ilgili bu eserle mücadele ettiği ileri sürülmüştür. Eser hakkında yazılan tefsirler de Çinlilerce kutsal metinlerden sayılmiştir.
*** dört kitap: konfüçyusun kutsal metinleridir. Bunlar;
- Lün yu (konuşmalar) konfüçyusun konuşmaları , öğretileri ve yaptıkları hakkın da başlıca bilgi kaynağıdır.
- ta hsüeb ( büyük bilgi) geçmiş 800 yıl bayunca çinin eğitim sistemin de ki temel dökümanları kapsar.
- Chung yung(orta yol doktrini )ayinler kitabın 31. Bölümüdür.
- Meng-tzu(mensiyüs ün kitabı)konfüçyusun bizzat öğretileri hakkın da yapmiş olduğu felsefi
Yorumlarının muhtemelen öğrencileri tarafından kaydedilmiş derlemesidir.
***ahlaki prensiler***
Konfüçyus tanrı tien e inancı inancı ön plana çıkaramak suretiyle , zamanın geleneksel çin dinini kabul etmekle birlikte, yeni bir din kurucusu olmaktan çok bir ahalak öğretisi olarak ön plana çıkmaktadır. Konfüçyusun sisteminin amçları arasında bilgi samimiyet şahsi hayatı geliştirme ,aile ve sosyal ilişkiler de uyum ve dünya barışını sağlama yer almaktadır. Konfüçyusun ahlak sistemi toplum ve millet içindir. Gayesi ise halkını siyasi terbiye yoluyla saadete kavuşmaktadır.
*** Konfüçyusu ahlakın ana temeli ,büyük bilgede kendini ev halkını milletini yönlendirme ve barışı sağlamanın yolunu bulma şeklinde açıklanmaktadır. Konfüçyus konuşmalar da dünyada 5 şeyi her şeye uyguluyabilmek yeteneğine mükemmel erdem denmektedir. Bunlar ağırbalılık,cömertlık samimiyet,doğruluk ve nezakettir.
***Konfüçyüs,bir kimsenin büyün hayatına rehber olabilecek bir şey var mıdır,sorusuna: karşılılklı davranış kelimesi kullanılamaz mı? Kendine yapılmasını istemediğin şeyi başkalarına yapma . diye cevap vermiştir. Onun bu sözü çin kaynaklarında ‘ _ Altın Kural _ olarak ifade edilmiştir.
***konfüçyanizm de 5 temel fazilet vardır. Bunlar;1. (Jen) : menisyusa göre bu başkalarının duygularını paylaşabilme ve onlara şefkat gösterme de kendilini gösterme, kısaca iyilikseverlik denir buna 2.(yi) yapılan bir yanlıştan sonra utanma duygusu ortaya çıkar. 3.(li) adab-ı muaşeret adetlere riyayet 4.(chih ):hikmet doğru ve yanlışa karar verme, 5.(hsin)doğru inançtır, buda güvenilirlik olarak ortaya çıkar.
***felsefi sistem***
Konfüçyanizm deki felsefi sistem evrenin yaratılışı mitosa dayandırılmıştır.buna göre umimi kaos düşünülmüş evrenin yaratılışı , evrenin yaratılışı bu kaos ortamında ki iki asıl doğrucu ilkeye isnat edilmiştir. Bunların birine yang birine yin denimiştir yin ile yang birbirlerinr-e karşılıklı tesir ederek elementeri meydana getirmiş, elementlerin birleşmesiyle de everen meydana gelmiştir.mesela ateş yangtan su yinden çıkmıştır. Güneş ateşin asıl cevheriolduğu gibi ay da suyun asıl cevheridir.bu şekilde meydana gelen güneş ve ay dan diğer yıldızlar meydana gelmiştir.
***Çinli düşünürler her şeyde farkına varkına vardıkları bir dualitenin zıt ve tamamlayıcı iki unsuru olarak , felsefi bir anlam kazanmıştır. Buna göre yin yeryüzü olumsuz , pasif, karanlık, dişi ve tahrip edicidir. Siyah renkle bir ilişkisi vardır ve siyahala sembolize edilir; ay a bağlıdır, sonbahar ve kışta kuvvet alır. Aynı zaman da devler onun hükmü altında kalırlar.
***TAOİZM***
Taoizm kısaca ismini yol analmına gelen tao dan almıştır. Eski Çinliler Taoizm den tien tao(göğün yolu) diye söz etmişler ve onu yen tao(insanın yolu) ile karşılaştırmışlardır. Onlara göre göğün yolu parlak, kutsal vedoğrudur.insanın yolu ise karanlık ve göğün yolıununu tersidir.belirgin bir sistem olarak Taoizm kurucusu la otsu dur.
***la tsu; çin filazofların dan biri olan la tsu m.ö. 604 honan eyaletine bağlı küçük bir köyde dünyaya gelmiştir. Asıl adı i tan dır. Lao chün ve lao tan olarakta bilinir.ihtiyar bilgin veya yaşlı üstat anlamın da la otsu ismi ona sonradan verilmiş bir lakaptır. Hayatı hakkında çok az bilinen la otsu imparatorluk sarayın da arşiv memuru olarak çalışmıştır.
***la otsu yasklara karşı gelmiş memelekette ne kadar çok şey yasak edilirse millet o kadar fakir olur demiştir. Lao tsu savaşa da karşıdır. Harp yalnız bozulmuş nizamı tamir etmek için helaldir.
***La otsu ahlaki ahlaki prensiplere ve faziletlerede önem vermiştir. Taoizm de 5mahlaki prensip ve 1 faziletten söz edilmektedir. Ahlaki prensipler insan öldürmemek , alkol almamak , alkol almamak hırsızlık ve zine yapmamak. On fazilet ise ataya , evlada yaraşır şekilde saygı göstermek , imparatora ve öğretmenlere saygı göstermek , bütün yaratıklar aşefkat göstermek , sabırlı lmak ve yanlışı tasvip etmemek, kendini fakirlre yardıma adamak, köleleri serberst bırakmak ve ağa dikmek, kuyular kazıp yollar yapmak, cahilleri eğitip refehı artırmak kutsal kitapları incelemek ve tanrılara uygun taktimeler sunmaktır.
*** la tsu iyiliklere karşı iyilik gösteriyorum ; iyi olmayanlara karşı yine iyilik gösteriyorum , bu suretle hepsi iyi olur, demiştir.
***her şeye rağmen la otsu nun öğretmek istediği derin hakikatler çin düşüncesin de güçlü bir etki meydana getirmemeiştir. Kendisi tao ya göre aydınlatılmış olanın aklı , insanlarca karanlıkla kaplanmıştır , diyerek bu durum dan şikayet etmiştir.
***Temel inanç esasları***
Lao tsu ya göre dünyadan önce yaratıcı bir prensip (tao) vardır. Hem knfüçyusu hem de taoist düşünce de yer alan merkezi bir kavram olan tao , ilk chou hanedanlığı bronz kitabelerinde yolanamın da ve özel isim olarak kullanılmıştır. Tao teriminin konfüçyus öncesi dönemde yol , yön, hareket etme yolgösterme,söyleme, bir faaliyet yönü gibi analmları ifade etmek üzere kullanıldığı ifade edilmiştir.
***tao doğruluk yol tabii dünya nizamı dünyanın değiştirilmez kanunlarına göre gidişi demektir.
Tao dünyayı yöneten sebeptir.insan onu bilmelidir. Tao alemden ilk ve her şeyi kucaklayan yaratıcı prensiptir. Her şeyin onun vasıtasıtasıyla meydana getirilir. O varlığın değişen çokluluğun temelini teşki eden değişmez birlik , hayat ve haraketlerin her şekline sebebiyet veren güçtür. Kendi kendine var olandır.sessiz cisimsiz ve değişmezdir, herşeyi istila eden yanılmazdır,gözle görülemez işitlemez,dokunulamaz, kolay kavranılamaz ve sınırsızdır.Tüm şekillere gözükmeyendir ezeli ve ebedidir,kendiliğinden vardır,her şeye hazır ve nazırdır. Hiçbir tasvire sığmaz, her şeyin temeli odur,
Fakat o yokluk değildir. O tüm varlığın nedeni olup tabiat ve evrenin var olması onun sayesindedir. Her şeyin gerisin de ve temeindedir. Her şeyi yaratan ve beseyen odur. İsimsiz olmasına ramen bazen tao ya ana adı verilir. Çünkü her şey ondan gelir. Onun etkisi kendiliğinden meydana gelir. O, gök ve yer gibi bir şey değildir ve tüm varlık şeydir ve ondan var olayan (wu) diye söz edilir. o sırf yokluk değildir, alemi o meydana getitmiştir. tao dan bir bir den iki yin ve yang ikiden üç yin yang ve nefes, üçten yaratılmış evren doğar. tao, gğün ve yerin kaynağı , Yaratıcı ve aynı zaman da yaşatıcı prensiptir. Her şeyi yaratan tao nun hiçbir şeye ihtiyacı yoktur. Başka güçlerle rekebet etmez. Dolayısıyla insanlarda hırstan uzaklaştırılırsa iyi bir hayata sahip olurlar.
***tabiatta haraketsizlik : çin düşüncesin de tabat kendinden meydana gelen bir şeydir.
*** boşlukta rekabet etmek : tabiatta hareketsizlik prensibinin dier adıdır. Haraketsizlik kimsenin zahiri boşluk ise dahili durumunun karşılığıdır.
***olana razı olmak( mevcutla yetinmek) tabiatta sessiziğin ve boşlukta rekabetin bir ifadesidir. Taoist mutluluğu hiçbirşey beklenmeyen kimsenin mutluluğudur, zira sahip olma arzusundan daha büyük bir günah memnuniyetsizlikten daha büyük bir günah yoktur.
****ibadetleri****
Taoizm , han hanedanlığı dönemin de bir kült orgnizasyonu vwe rahiplikle birlikte çinin her tarafına hızla yayılan bir halk dini haline gelmişti. Takip eden yüzyıllarda hem halkın hem de imaratorluğun desteğini elde etmek için budizmle yarıştı iki din asında büyük br rekabetin yanı sıra karşılıklı etkileşimde söz konusuydu. Taoizm budizmin budda ve bodisatvalarına uydurmak için , evrenin sayısız ilahlarla dolu olduğu anlayışını benimsedi. Rahip ve rahibeler için Budist modüllere uydurulan manastır ihdas edildi ve budizmin pek çok düşünce ve ritüeli benimsendi.
*** Taoizm birçok mezhebe ayrıldı fakat iki ekolü varlığını devam ettirmiştir. Bunlar i) dünyadan uzaklaşama züht , meditasyon ve dini inceleme olarakta tanımlanan , bir nevi inzivayı ve manastır hayatını esas alan ekol ile; ii) rahiplikte evliliğe ve soya çekim yoluyla din admlığı sistemine yer veren ekoldür.bu ekolde rahipler halk arsında dolaşır , dini fonksiyonlarını icra eder , tılsım ve muskalar satar ve yıldız falına bakarlar. Genelde tılsım ve büyü sayesinde ün kazanırlar, onların ruhsal alemle haberleştiklerine , hastalıkları tedavi ettiklerine de inanılır. *** bugün Taoizm yalaşık 2000 taoist mabedinin bulunduğu tayvanda çin diyasporası arasında gelişimini sürdürmektedir.
*** kutsalmetinleri***
Tao te king; yol ve onun gücü kılasıği anlamındadır .lao tsuya atfedilen te king ta oyu (yol) dünyaın kaynağı , gerçeği ve hayata tatbiki ele alır. Kral ve yöneticilere yol gösteren el kitebı olarak tanımlanmış çin de daimi bir etkiye sahip olmuştur. Fakat te king politik bir eser olarak başarısız olmuştur . çünkü onun ‘kralın iş yapmaksızın idare etmesi gerekir’ şeklinde ki görüşü hiçbir kraltarafından cididiye alımamıtır. Felsefi bir eser olarak başarılı olmuştur.
***BATIDA ORTAYA ÇIKAN YENİ DİNİ AKIMLAR***
**********YEHOVA ŞAHİTLERİ*********
Yehova şahitleri 19. Yy. lın 2. Yrısında abd de ortaya çıkan ve Mesihçi karakteri ve eskolatik beklentşleryle tanınan sentetik bir dinsel akımdır.
***bu akım isa mesihin terke-ar yeryüzüne geleceni savunur.
***isa mesihin gelmesiyle tanrısal krallık kurulacak ve yehva şahitleri kurulaak bu krallığın gerçek şahitleri ve müjdeleyicileri olacanı savunurlar.
*** kitabı mukaddes te bulunan işa ya 42:8 de ben yahovayım ismim odur… ve 43:10 da geçen siz şahitlerim ve siz benim kulumsunuz bilip bana inanasınız, benim oldumu anlayasınız buradan yehova şahitlerinin kendileri olduna inanırlar. Tüm bunlara bakarak yehova şahitleri tanrı yahovanın biricik şahitleri kendilerine olduna inanaırlar.
*******cahrles russell ve akımının tarihsel gelimi********
Yehova şahitlerinin kurucusu caharles taze russell 1852 de abd de doğmuş, çocukluk yılların da isa meshin yeryüzüne zuhur edeceği ve bu vaktin çok yakın olduğu kanaatine varmıştır. Kitabı mukaddesi yorumlamak amacıyla 1970 lerin en başında kendi kasabasın da bir kutsal inceleme grubu oluşturmuştur. Bu kitatan yapılan araştırmalarda isa mesihin 1974 te dünyada ki alışılmış düzenlerin ve devletin sonunun geleceği ve bu tarihten itibaren isa mesihin yeryüzünede tanrısal krallığını kuracağı kanısına vardılar. Russell bu düşünceyi 1876 da new york brooklyn de yayımlanan bible examiner( kitab-ı mukaddes tetkikçisi) adlı derginin ekim sayısın da açık bir şekilde ifade ederek milletin bilinen sürelerinin 1914 yılında sona ereceni öne sürdü.
***Russell ve taraftarları fikirlerini yayamak için 1879 da zion s watch tower and herald off chirist s presense ( siyonun gözcü kulesi ve isanın gelişinin habercisi) adlı dergiyi yayımlamaya başlamış ve çevrelerinde taraftar kazanmaya başlamışlardır. yukarıda kurmuş oldukları dergi 1881 de russell in başkanlığın da bir cemiyet haline gelmiştir. Daha sonra derneğin başındaki Yahudiliği çağrıştıran siyon adı atılmiştir. Adı zion s watch tower tract society olarak adlandırılmiştır. 1909 da grubun faaliyetleri uluslararası bir boyuta ulaşmış bugünkü merkezi new york brooklyn deki kendi mülkü olan binaya taşınmıştır.
*** 1914 te isa Mesih gelmemesi üzerine russell bu beklentiyi tevil etme yoluna gitmiş ve tanrısal krallığın göklerde kurulduğu, isanın da gökte tahta oturduğunu ileri sürerek ve çok yakın bir zaman da yeryüzün de tanrı krallığını tesis edeçeği öğretisini savunmaya başlamışlardır.
***1916 da russell ölmüş yerine Joseph f. Seçilmiştir. Onun zamanın da çeşitli düzenleme ve değişikliler yapılmış misyon faaliyetleri hızlandırılmış, basın yayaı faaliyetleri yanında ev ev gezerek öğretini yayaılması etkinleştirilmreye çalışılmıştır. Aynı çerçeve de 1879 dan beri yayımlanan gözkü kulesi adlı derginin yanına bugün kü adı the golden age olan (altın çağ) adlı 2. Dergi yayaımlanmaya başlanmıştır. 1931 e geldimizde russellitler ciddi kitap araştırmacıları ve milletler arası kutsal kitap öğrenme cem. Gibi adlarla bilinen grubu adı yehova şahitleri olarak değiştirilmiştir.
***Russellin kurduğu Harakete yeni bir ivme kazandıran Joseph f. Rutherford 1942 de ölmüş yerine nathan h. Knorr yeni başkan olarak seçilmiş ve bu dönem de misyonerlik faaliyetlerini teşkil eden okullar açılmıştır.
*** öğreti ve inançları***
Meshin yakın zaman da gelerek tanrısal krallığını kuracak ve bu tanrı krallığın da sadece iyiler yaşamayı hak edecek . onlara göre bu krallık 1914 te göklerde başlamıştır. Bu sürenin gelmesi yakın olup geldikten sonra mesihin krallığı şeytan ve yandaşlarını yenerek yeryüzün deki bütğn beşeri sistemler , devletler, ve kötülüğün temsilcileri ortadan kaldırılıcak yerine yeni gökler de egemen olan tanrısal krallık egemen olacaktır.
Bu zaferden sonra isa Mesih ile birlikte 144.000 kişilik seçkinlerden oluşan bir topluluk 1000 yıllık bir süreyle bu tanrısal krallığı n göklerden yönetecektir. Bu süre de insanlık ve yeryüzü ademin günahından önceki özgün haline kavuşacatır. Bu 1000 yıllık dön. Sonun da isa Mesih krallığı asıl sahibi olan tanrıya devredecektir.
***tanrı yeryüzünü sonsuza kadar yeryüzü cennetine dönüşecek şekilde yaratmıştır. Hz ademi ve eşini ise yeryüzün de iyi nesiller yetiştirmek için görevlandirmiştir ancak işledkleri günahtan dolayı
Tanrı bu görevinden vazgeçmemiş hz ademden beri süre gelen günahı affettirmek için isa mesihi görevlendirmiştir. İsa Mesih yeryüzün de tanrısal krallığı hakında aşahadette bulunmuş ve havarilerine de bu krallığa şahitlik etme görevi vermiştir. Bu görevi ise günümüz de yehova şahitlerinin yerine getirdini zannederler.
***isa Mesih şeytanı göklerde yenmiş ve 1914 te yeryüzüne atmıştır . bu neden le yeryüzün deki bütün kötü olaylara sebep şaytandır isa Mesih gelince armagedon savaşıyla şeytenı egemenliği sona erecektir. 144.000 kişilik grupta isa mesihle beraber yeryüzün idare edecektir.1000.000 yıllık sürede ölülerde dirilecek ve bu tanrısal krallıkta yaşamaya hak kazanacaktır. Kötü olanlar dirilmeyecektir. İyiler ise ebedi olarak yaşama hakkına sahip olacaktır. Cennetin de yeryüzünde kurulacana inanaırlar ve kötüler ebediyen yok olacaktır. İyiler ise ilk günahın siyaret etmesin den ortaya çıkan hastalık, yaşlılık ve ölüm gibi olumsuzluktan kurtulup ilk insanın yaratılışında ki gibi özgün haline dönüp genç, sağlıklı ve ölümsüz hale geleceklerdir.
***isa Mesih tanrı değil tanrının ilk yaratığıdır.( Diğer hristyan ilahiyatçılardan bu konu da farklı düşünürler)( yehova şahitlerini başıca inaçları fotokopi çektir sayfa 415).
***ibadet anlayışları ve kurumsal yapıları***
yehova şahitleri ibadet yerleri krallık salonu,mekanlarda hac , resim gibi herhengi bir suret bulundurmezlar. haftada 3 defa cemaat toplanır. Dua ile başlayıp dua ile bitirirler toplantıları, bunun dışında bazı ilahiler ama esas kısmını kitab ı mukaddesin okunması , yorumlanaması ve ondan çıkarılan vaazlar vardır. Toplantılara cemaat nazırı yönetir. Bugün dünyanın 230 kadar ülkede faaliyetlerini sürdürmektedirler. Türkiye de1.632 yehova şahididi 32 cemaati vardır.
***MORMONLAR***
Kendisinigenelde ‘’isa mesihin ahir zaman azizleri kilisesi olarak isimlendirirler . mormıonluğun hristiyanlık içinde bir mezhep değilde , bağımsız inanaca dayalı ilise eksenli bir dinsel akım ,heretik bir haraket olduğu ileri sürlür . mormonlar kendilerini ısrarla hristiyanlığın tek doğru yorumu olarak tanımlamaya dikkat etmektedirler.
****Joseph smith ve mormon kitabı***
Mormonluğun tarihi 1820 yılın da batı new york bölgesin de Joseph smith 14 yaşlarında yaşadıklarına dayanır. Çevrende aradını bulamayan smith bunalımdan dolayı bir koruluğa gider. Bura da tanrıya ne yapması gerektiği ni sormak üzere o koruluğun içine kendini atmayı alışkanlık ahaline getirir. Bu ziyzretleri sırasın da tanrı le isanın ayrı varıklar oldunu ve insanlar gibi göründünü kendisine öğreten vahiyler almıştır. Smith 21 eylül 1823 tarihinde , yani ilk vahyi aldıktan tam üç yıl sonra tanrıya kendisini daha açık bir şekilde görünmesini dua etmiş tanrı da kendisine yol göstermek için moroniyi göndermiştir. Moroni kitabın adını smite getirir. Kitabın da nerde olduna dair haberi de ona vermiştir. Smith de kendisine tarif edilen yere yani cumorah tepesi denilen yere ertesi gün gitmiş ve kitabı orda bulmuştur.ama kitabı sadece görmesine izin verilir , bundan sonra da kendsine verilecek kitabın ağırlığını kaldırabilmek için 4 yıllık bir eğitime tabi tutulması gerekmektedier. Her yıl orada moroni ile görüşür ve herseferin de kendisinin tanrının mahiyeti ve planları tanrı krallığının mahiyeti , mevcut kilise veya dinlerin bu krallığı gerçekleştirme bakımın dan
Yetersizliği ve tarif edilmişliği gibi konular da aydınlatılmakta ve gerçek kilisenin yeniden restore edilmesi işleminin kaçınılmaz bir ihtiyaç olduğu , bunun için de kendisinin dseçilmiş kişi oldunu söyleyerek göreve hazırlenır. Daha sonra moroni aynı tepede josef smith e görünmüş ama busefer kendisine İngilizceye çevirmek üzere altın levhaları vermiştir. Urim ve thummim denilen taşlar genç josefe çeviri konusun da yardımcı olacaktır.
***temel öğretileri***
Merkez de isa Mesih vardır. İsa Mesih kurtarıcı bir figürdür. Babanın ilk çocuğu ve bedeni olrak biricik oğlu dünyanın kurtarıcısıdır. Bütün insanlığın günahları için kendini kurban olarak sunmuştur. Çarmıha gerilmiştir. Mezarından kıyam eden isa Mesih, yaşamını sürdürmrktedir. Baba ile birlikte smitthe görülmüştür. O, bir gün dünyaya dönecek ve tanrısal krallığı kuracaktır.
Mormonlar da diğer avangalıjik unsurlar gibi tanrının ahir zaman da İsrail oğullarına vaat edilmiş topraklarda bir araya getileceğine dair güçlü bir inanca sahiptirler. Tanrının krallığının tesisiyle sonuçlanacak bu süreç aslın da Yahudilerin çoğunun ölümüyle sonuçlanacak bir büyük savaş yani armegedonu içermektedir. Mormonlukta diğer Amerikan dinsel haraketleri gibi btün hesabını ve gelecek ile ilgili bütün siyasi ve ekonomik yatırımlarını bu savaş üzerine kurmaktadır.
***zion öğretisi***
Mormnculuk başlangıçtan sonuna kadar bütün boyutlarıyla yerli bir Amerikan dini olma özelliğini taşımaktadır. Mormonlara göre Amerika meşakkatli sürgünlerin sonucunda ualaşılmış kutsal bir vatan vaat edilen bir toprak yada yeni Kudüs olarak görülür.
Mormonlar kendi misyonlarının öenemli bir parçasını diğer evanjelikler den farksız olarak , ahir zamana doğru düyada dağınık duran on iki ( İsrail oğullarına mensup) kabilenin zion da bir araya getirilmesine hasretmi lsa bile utah ta bir yeryüzü cenneti olarak kudüsü kurma konusuna apayrı bir bir önem atfeder . dolayısıyla mormronlar için Siyonizm bir yanı Filistin toprakarın da gerçekleşecek olan bir toplama diğer yanı da özel de utahın genelinde ise büyük amarikanın bir yeryüzü cennetine dönüştürülmesini amaçlayan uzun bir programın adıdır. Bütün mormonlar için misyonda budur. Mormonlar Joseph simith in öldürülmesin den sonra yaptıkları göç mormon dinsel hafızasın da çok kurucu bir rol oynamıştır. Denilebilir ki bu göç bir dinin kök salabilmesi için gerekli ıstırap ve çile unsuru nu , yahudiliin diasporasıyla kıyaslanabilir bir biçim de mormonluğun bütünlüğüne çok güçlü bir biçim de yerleştirilmiştir. Mormonların 4 şubat 1846 yılın da başlayan bu meşhur göçü 24 temmuzda ilk kafilenin , birgham young ın meşhur işte burası sözüyle zion olarak salt lake city de karar kılmasıyla bitmiştir.
***aile ve poligami***
Evlilik konusun da poligami yada çok eşlilik mormon tarihinde yaşanan bir olgudur. Mormonarda evlilik ruhların asılı durmaktan kurtarılması, bir bedene kavuşturulması , başlı başına bir msyondur ve yaratış sürecinin de bir parçasıdır. Zaten insanın ALLAH la ilişkisi tanrı-kul ilişkilerinden ibaret değil , baba oul ilişkilerini de kapsadığı için , insanın tanrıya benzediğine dair birçok göstergenin en önemlilerinden birisi de budur. Mormon aileleri genellikle çok çocukludur.
Vucuda Zaralı olacak her şeye yanaşmak örneğin:alkol almamak,sigara içmemek ve içinde ki zararlı kafeinden dolayı hiçbir kolalı meşrubat , çay ve kahve içmemek gibi hususlara özen gösterilir. Mormonlar insan vücudunu tanrının verdiği bir mabet olarak olarak görürler. Bir mabet nasıl kirletilmemeliyse bu tür nesnelerle insan vucududa kirletilmemelidir.
***rahiplik kurumu yoktur. Din adamları sınıfı yoktur. Her mormonun 19 yaşına geldiğin de ve atma yetkisinde olmak kaydıyla ,gönüllü olarak hizmet edeceği yer kilisenin insiyatifinde iki yıllığına misyonerlik faaliyetlerine katılması gerekir.
***mormomlarda kilisenin(mabet) başında ilahi bir işaretle şeçilmiş olduğuna inanılan bir lider ( peygamber) ve onun altında 1. Başkanlık konseyi olarak iki yardımcısı vardır. Mormonlar kutsal mekanlarını tapınak olarak adlandırılırlar. Başta salt lake city deki tapınak olmak üzere , mormon tapınaklarına ancak mormonların girmesine izin verilir. Mormon olmayanlar bu mekanlara giremezler.