Kpss Sınavında Çıkmış Türkçe ve Dilbilgisi Soruları ve Çözümleri
30 Soruluk Kpss Türkçe Dilbilgisi Testi
Türkçe Çıkmış Sorular Deneme Sınavı 1
Soru 1 |
Elbette her yazar okunmak ister. Ama eğer okur için yazmak gibi bir kaygısı varsa, okurunu çoğaltmak, onun hoşuna gitmek ya da ünlenmek için yazıyorsa, gerçek edebiyat okuru onu dışlayacaktır. ister bin, isterse yüz bin okuru olsun, edebiyat, vize vermek için okurun niceliğine bakmaz, yetkinliğine bakar.
Bu parçadaki altı çizili sözle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
Edebiyatta başarı, okurların sayısıyla değil, düzeyiyle ölçülür. | |
Çok sayıda okura ulaşabilmek için toplumsal değerlere ters düşmemek gerekir. | |
Okurları düşünerek yazanlar, kendi gerçek duygularını yansıtamazlar. | |
Tanınma amacıyla yazanlar, çıkarlarını düşünenlerdir | |
Kimi okur, kendi görüşlerine uymayan yapıtları başarısız sayar. |
1 numaralı soru için açıklama
“edebiyat, vize vermek için okurun niceliğine bakmaz, yetkinliğine bakar” sözünde geçen “nicelik” sözü okur sayısını anlatmaktadır, “yetkinlik” sözü ise okurun düzeyini anlatmaktadır. Bu nedenle edebiyatta okurun sayısı değil düzeyi önemlidir, yargısına ulaşabiliriz.
Soru 2 |
Şairliğimin yararını bu romanımda gördüğümü söylemeliyim. Çünkü şiir yazmak insana
sözü tutumlu kullanmayı öğretiyor, bu da metni dolgu malzemesine boğmaktan kurtarıyor.
Bu parçada geçen “metni dolgu malzemesine boğmaktan kurtarmak” sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
Anlatılan olayların sınırları içinde kalmak | |
Başkalarına benzemekten kaçınmak | |
Anlatımda yoğunluğa özen göstermek | |
Anlatılanların doğruluğunu araştırmak | |
Konuları seçmede titiz davranmak |
2 numaralı soru için açıklama
Çünkü şiir yazmak insana sözü tutumlu kullanmayı öğretiyor, bu da metni dolgu malzemesine boğmaktan kurtarıyor” cümlesinde geçen “metni dolgu malzemesine boğmaktan kurtarmak"
sözüyle gereksiz hiçbir sözün kullanılmaması, az sözün kullanılıp yoğun bir anlatımın elde edilmesi anlatılmaktadır
Soru 3 |
(I) Televizyon dizilerinin her zaman yaşamımızda önemli bir yeri oldu. (II) Ancak, son birkaç yıldır ağırlıklarını daha çok hissetmeye başladık. (III) Eş dost sohbetlerine kadar sızdı bu programlar. (IV) Günlük yaşamımızı, izlediğimiz dizinin ekrana geleceği güne ve saate göre planlıyoruz.
(V) Diziler, öyküleriyle, öykülerinin geçtiği yerlerle, karakterleriyle ve müzikleriyle de yaşamımızın vazgeçilmezleri arasına girdi.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde karşılaştırma söz konusudur?
I | |
II | |
III | |
IV | |
V |
3 numaralı soru için açıklama
Karşılaştırmayla ilgili sorularda “en,daha” gibi sözcüklere dikkat edilir. “Ancak, son birkaç yıldır ağırlıklarını daha çok hissetmeye başladık’’ cümlesinde geçen daha sözüyle önceki durumla şimdiki durum karşılaştırılmıştır.
Soru 4 |
(I) Dünyada 10.000 dolayında kuş türü var. (II) Bunların 6.600’den fazlası hızla azalmakta. (III)
1000’e yakın kuş türü ise yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. (IV) Dünyadaki kuş türlerinden
513’ü yalnızca Türkiye’de yaşıyor. (V) Bunlardan da 30’a yakınının soyu tükenmekte.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde “kesinlik” vardır?
I. | |
II. | |
III. | |
IV. | |
V. |
4 numaralı soru için açıklama
Birinci cümlede “dolayında” .ikinci cümlede “6.600’den fazlası”, üçüncü cümlede “1000’e yakın”
beşinci cümlede “30'a yakını” sözlerinde kesinlik yoktur. Dördüncü cümlede net bir sayı verildiği için kesinlik vardır.
Soru 5 |
Aşağıdaki cümlelerden hangisi, ayraç içinde verilenlerle uyuşmamaktadır?
Benim müziğe yaklaşımım, çevremdeki müzisyenlerin çoğunun benimsediği bu akımla
örtüşmüyor (karşılaştırma) | |
Onun hangi albümünü alırsanız alın, niteliksizlikle, özensizlikle ya da düzensizlikle karşılaşmayacağınızdan emin olabilirsiniz (nesnellik). | |
Ülkemizde yetişmiş piyanistlerin bir kısmı, ilk albümlerinin repertuvarında gösterdikleri başarıyı sonrakilerde gösteremiyor (saptama). | |
Son albümlerindeki başarısızlıkları, önceki çalışmalarında kazandıkları başarıdan dolayı
duydukları aşırı öz güvenden kaynaklanmış olabilir (tahmin) | |
Türkiye’de dünyaca ünlü piyanistlerin yetişmiş olması, sanatımızın gelecek vadettiğini
gösteriyor (çıkarım). |
5 numaralı soru için açıklama
“Onun hangi albümünü alırsanız alın, niteliksizlikle, özensizlikle ya da düzeysizlikle karşılaşmayacağınızdan emin olabilirsiniz.” Cümlesinde öznellik söz konusudur. Nesnel cümlelerde kişisel
görüşlere yer verilmez. Nesnel cümleler kanıtlanabilir.
Soru 6 |
(I) Bebeğiniz bir yaşına yaklaşırken artık yalnızca, annesinin ya da babasının ona okuduğu kitaptaki resimlerle ilgilenmez. (II) Onların söylediklerine de kulak vermeye başlar. (III) Onun kolayca anlayabilmesi için karmaşık olmayan, basit hikâyeler seçmelisiniz. (IV) Okuduklarınızı
onunla birlikte tekrar etmeye çalışmalısınız. (V) Bu, bebeğin dil ve zekâ gelişimi bakımından
çok önemlidir.
Bebeklere, annelere ve babalara ilişkin bu parçadaki numaralanmış cümlelerle ilgili olarak aşağıda verilenlerden hangisi yanlıştır?
I. cümlede, açıklanacak bir değişikliğin ipuçları verilmiştir | |
II. cümlede, I. cümlede belirtilenin ne olduğu açıklanmıştır. | |
III. cümlede, okunacak hikâyelerin nitelikleriyle ilgili ölçüt belirtilmiştir | |
IV. cümlede, okunanların, bebeğin bildiği sözcüklerden oluşması gerektiği belirtilmiştir. | |
V. cümlede, IV. cümlede önerilenin yararları dile getirilmiştir. |
6 numaralı soru için açıklama
Parçanın dördüncü cümlesinde okunanların bebekle birlikte tekrar edilmesi gerektiği üzerinde
durulurken seçenekte okunanlann bebeğin bildiği sözcüklerden oluşması gerektiği belirtilmiştir.
Soru 7 |
(I) Ankara’da köpek balıklarıyla yüzmek ister misiniz? (II) “Ankara”, “köpek balığı” ve
sözcükleri ancak bir şakada yan yana gelebilir, deyip ciddiye almamazlık etmeyin bu soruyu. (III)
Ankara’da yeni açılan devasa akvaryumdan söz ediyorum. (IV) Türkiye’nin bu en büyük akvaryumunda 12 bin balık yaşıyor. (V) Bugüne kadar balıkla ilişkisi tava ve ızgarayla sınırlı olan AnkaralIlar için alışılmadık bir yer...
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerle ilgili olarak aşağıda verilenlerden hangisi yanlıştır?
l’incide, merak uyandırılmaya çalışılmıştır | |
ll’ncide, uyarıda bulunulmuştur | |
lll’üncüde, açıklama yapılmıştır. | |
IV’üncüde, kanıtlanabilir veri kullanılmıştır | |
V’incide, kesinlik belirtilmiştir |
7 numaralı soru için açıklama
Parçanın beşinci cümlesinde “Bugüne kadar balıkla ilişkisi tava ve ızgarayla sınırlı olan AnkaralIlar için alışılmadık bir yer” AnkaralIlarla ilgili bir değerlendirme yapılmıştır. Bu cümlede kesinlikle belirtilmemiştir.
Soru 8 |
Venüs ve Dünya, Güneş sisteminde birbirine en çok benzeyen iki gezegendir.
Bu cümleden, aşağıdakilerin hangisine kesin olarak ulaşılabilir?
Güneş sisteminde Venüs ve Dünya'dan başka gezegen incelenmemiştir. | |
Venüs, Dünya’ya yakın mesafede olan gezegenlerden biridir | |
Güneş sisteminde birbirine benzeyen başka gezegenler de vardır. | |
Birbirine en çok benzeyen gezegenler, Güneş sisteminde bulunmaktadır. | |
Dünya’ya Venüs kadar benzeyen gezegenler, Güneş sisteminin dışındadır. |
8 numaralı soru için açıklama
Soruda verilen cümlede Venüs ve Dünya'ının Güneş sisteminde yer alan gezegenler içinde birbirine en çok benzeyen gezegenler olması belirtilmiştir. Buna göre cümlede; diğer gezegenlerle ilgili inceleme yapılmadığına (A), Venüs ve Dünya’nın arasındaki mesafeye (B) ve Güneş sistemi dışındaki gezegenlere (D, E) değinilmemiştir. Ancak cümledeki “en çok benzeyen iki gezegen” ifadesindeki derecelendirme anlamından Güneş sisteminde birbirine benzeyen başka gezegenler de olduğu sonucuna kesin olarak ulaşabilmekteyiz.
Soru 9 |
Tam tahıl ürünü tüketen bireylerin kalp-damar sorunları yaşama riskinin, tahıl miktarı düşük
ürünler tüketenlere göre yaklaşık % 20 oranında daha az olduğu tespit edilmiştir.
Bu cümleden aşağıdakilerin hangisine kesin olarak ulaşılabilir?
Kalp-damar sorunu olanların, tam tahıllı ürünleri tüketmemesi gerekir | |
Tam tahlifi ürünlerin sağlık üzerindeki etkisi, diğer besinlere göre düşüktür. | |
Kalp-damar sorunu yaşama riski % 20 olanlar, tahıl oranı düşük ürünler tüketmelidir | |
Tahıl tüketiminin yarattığı en önemli sorun, kalp-damar sağlığında görülmektedir. | |
Kalp-damar rahatsızlıkları, tüketilen ürünlerdeki tahıl miktarıyla ilişkilidir |
9 numaralı soru için açıklama
Parçada tam tahıl ürünü tüketenlerin, tahıl miktarı düşük ürünler tüketenlere göre kalp-damar
sorunları yaşama risklerinin %20 oranında az olmasından bahsedilmiştir. Bu da kalp-damar sorunlarının tüketilen ürünlerdeki tahıl miktarıyla ilişkisini ortaya koymaktadır(E). Tam tahıllı ürünleri kalp-damar sorunları yaşayanların tüketmemesine (A), bu ürünlerin sağlık üzerindeki etkisine (B), bu sorunları yaşayanların tahıl oranı düşük ürünler tüketmesi gerektiğine (C) ve tahıl tüketiminin yaratabileceği en önemli sorunlara (D) cümleden ulaşılamamaktadır.
Soru 10 |
(I) Bütün zengin diller gibi Türkçenin zenginliği de onun kullanılmasına bağlıdır. (II) Dilin, yazılı ve sözlü olmak üzere İki boyutu vardır. (III) Bunlardan söze dayananları her türlü konuşma,
ders, konferans gibi etkinlikleri içerir. (IV) Yazılı olanlarsa roman, öykü, deneme, mektup gibi türlerde dilin bütün olanaklarıyla kullanılmasını zorunlu kılar. (V) Öte yandan birçok yabancı ülkede Türkçe öğretimine yer verilmesi onun geniş bir coğrafyada konuşulduğunun göstergesidir de.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisi anlatımın akışını bozmaktadır?
I. | |
II. | |
III. | |
IV. | |
V. |
10 numaralı soru için açıklama
Parçanın genelinde sözlü ve yazılı dilden söz edilmiş, sözlü ve yazılı dil açıklanmıştır. Son cümlede ise Türkçe öğretiminden söz edilerek parçanın anlam bütünlüğü bozulmuştur.
Soru 11 |
(I) Hani çok sevilen insanlar vardır. (II) Bir kere, ben onlardan değilim; hatta soğuk, itici, hırçın,
uzak durulması gereken biri olarak değerlendiriliyor olabilirim. (III) Ama en azından adalet, dürüstlük ve saygı yönünden yüksek puan aldığımı sanıyorum. (IV) Yanımda çalışanlar da bu yüzden bana saygıda kusur etmezler. (V) İnsanın adil davranabilmesi için önce sevilmemeyi göze
alması gerekir. (VI) Adil olduğunuzda sizi kimileri sevmeyebilir ama bir süre sonra herkes size
güvenir.
Bu parça iki paragrafa ayrılmak istense ikinci paragraf hangi cümleyle başlar?
II. | |
III. | |
IV. | |
V. | |
VI |
11 numaralı soru için açıklama
Parçada ilk dört cümlesinde bir kişi hakkında bilgi verilmiş insanlarca sevilmesinin nedeni açıklanmıştır. Beşinci cümleden itibaren ise insanın adil davranabilmesinin koşulu verilmiştir.
Soru 12 |
Çocuk kitabı yazmak bana göre çok eğlenceli. Yeter ki vermek istediğiniz bilgileri doğru bir biçimde süzün ve hissettirmeden kurguya yerleştirin. Benim pedagoji eğitimim var ama gördüm ki
bu bana, sonraki yıllarda yaptığım öğretmenlikten edindiklerimi verememiş. On yıldır çocukların içinde yaşamak benim en büyük avantajım. Onların nelerden hoşlandıklarını, neleri sahte ve
yapmacık bulduklarını çok iyi biliyorum.
Düşüncesini bu sözlerle dile getiren bir öğretmen, kitaplarını yazarken aşağıda belirtilenlerin hangisinden yararlanmıştır?
Öğrenciliğinde kazandığı önemli bilgilerden | |
Çocuk dilinin inceliklerinden | |
Çocuklara olan sevgisinden | |
Mesleğinde kazandığı deneyimlerden | |
Yazma isteğinin güçlülüğünden |
12 numaralı soru için açıklama
“Benim pedagoji eğitimim var ama gördüm ki bu bana, sonraki yıllarda yaptığım öğretmenlikten
edindiklerimi verememiş. On yıldır çocukların içinde yaşamak benim en büyük avantajım. Onların nelerden hoşlandıklarını, neleri sahte ve yapmacık bulduklarını çok iyi biliyorum” cümlelerinden öğretmenin kitabı yazarken mesleğinde kazandığı deneyimlerden yararlandığı sonucuna varabiliriz.
Soru 13 |
Herkesin bir hayat hikâyesi vardır. Çoğu insanın hayatı, az çok öngördüğü bir çizgide, suyun
dere yatağında akışı gibi akar gider. Kimilerininki de benimki gibi biraz daha farklı seyreder. Ben
hayatımı özlemlerimle değiştirmeye ve onların peşinden gitmeye çalıştım; iyi insan olmayı, bunun sağlayacağı doyuma ulaşmayı istedim.
Bu parçada anlatılan farklı iki yaşam biçimi aşağıdakilerden hangisidir?
Sorgulayıcı bir yol izleme - Huzuru kendi içinde arama | |
Yaşamdan bir şeyler ummama - Elindekilerin değerini bilmeme | |
Beklentisine uygun bir yaşamı benimseme -Yaşamını yönlendirmeye, farklılaştırmaya çalışma | |
Değişik yaşamların olabileceğini düşünememe - Kendi yaşamını hep başkalarınınkiyle
karşılaştırma | |
Karamsarlık içinde olma - Bireysel mutluluktan kaçınma |
13 numaralı soru için açıklama
Çoğu insanın hayatı, az çok öngördüğü bir çizgide, suyun dere yatağında akışı gibi akar gider”
cümlesindeki kişilerin yaşam biçimi değişkenlik göstermeyen, beklentiye uygun biçimde yaşamaktır. “Ben hayatımı özlemlerimle değiştirmeye ve onların peşinden gitmeye çalıştım; iyi insan
olmayı, bunun sağlayacağı doyuma ulaşmayı istedim" cümlesindeki kişilerin yaşam biçimi ise
değişime açık, farklılıkların peşinde giden bir yaşamdır.
Soru 14 |
Yaşlılıkta edinilen zenginlikler saymakla bitmez. Ama ben bunları kazanmak için yaşlılığı beklemedim. Bunları yaşını başını almış kişilerden öğrenmeye çalıştım. Bu nedenle izlemeyi, dinlemeyi, okumayı tercih ettim. Kısa yoldan, özellikle yaşamaya cesaret edemediklerimi öğrenirim
sandım. Ama öyle olmuyormuş, bunu şimdilerde anlıyorum.
Bu parçada söylenenlerden aşağıdakileri« hangisine ulaşılabilir?
Yaşam birikimi ancak yaşanarak oluşur. | |
İnsan gençlik döneminde elindeki olanaklardan nasıl yararlanacağını bilemez. | |
Yaşlılık, insanlara olaylar karşısında daha serinkanlı davranmayı öğretir. | |
Yaşlılık, insanı başkalarının haklarına saygı duymaya yönlendirir. | |
Yaşlılık, ruhsal ve fiziksel açıdan bir tükeniş dönemidir. |
14 numaralı soru için açıklama
Yaşam birikimi ancak yaşanarak oluşur.
Soru 15 |
İnsanoğlu uzun yıllar avcılık ve toplayıcılıkla hayatta kaldıktan sonra nasıl oldu da yerleşik hayata geçti ve çiftçiliğe başladı? Bu sorunun cevabının, iklim ve nüfus değişikliğiyle ilişkili olduğu düşünülüyordu. Bugüne kadarki tezler, on bin yıl önce başlayan tarımsal etkinliklerin, Neolitik devrimi tetiklediğini ve insanların avcılık ve toplayıcılıktan yerleşik düzene geçtiğini ileri sürüyordu. Bu anlayışa göre din de yerleşik hayatın ve çok sayıda insanın bir arada yaşamasının
bir sonucu olarak ortaya çıkmıştı. Ancak Şanlıurfa yakınlarındaki Göbeklitepe kazıları bu teoriyi
geçersiz kılıyor. Kazı sonuçları gösteriyor ki insanlar; yerleşmeden, tarıma başlamadan ve hayvanları evcilleştirmeden önce kapsamlı ve organize bir dine inanıyorlarmış.
Bu parçadan, aşağıdakilerin hangisi çıkarılabilir?
Bilimsel bilginin yeni veriler ışığında değişebileceği | |
Sosyal bilimlerde varılan sonuçların göreceli olduğu | |
Bir dayanağı olmayan araştırma sonuçlarının inandırıcı olmadığı | |
Kimi konuların, bilimsel tartışmaların dışında kaldığı | |
insanlık tarihinde, bilinmeyenlerin bilinenlerden çok olduğu |
15 numaralı soru için açıklama
Parçada geçen “ancak Şanlıurfa yakınlarındaki Göbeklitepe kazıları bu teoriyi geçersiz kılıyor”
cümleyle bilimsel bilgilerin yeni verilerle değişebileceği yargısına ulaşabiliriz.
Soru 16 |
kendisiyle tartışmaya çağırmak. Okur bizimle aynı görüşte olmayabilir ama yazımızı okurken bir
kuşku bııyümeli içinde; o mu doğru yazıyor, yoksa ben mi en doğruyu biliyorum diye... Yazarlık
yaşantımın en güzel övgülerinden biri sayarım genç bir okurumun bana söylediği şu sözü: "Her
düşüncenize katılmıyorum ama yazınızı okurken sizinle tartışıyorum içimde.” Ben bunu Melih
Cevdet Anday’ın birbirinden seçkin altmış denemesini ardı ardına okurken yaşadım, bir okur
olarak. O zaman anladım en başarılı yazarlar — .
Bu parçanın sonuna düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
okurları, kendisiyle karşılıklı olarak görüşlerini savunmaya davet edenlerdir | |
düşüncelerini, kişisellikten çıkarıp topluma mal etme bilinci taşıyanlardır | |
kişilere, kolay kolay değişmeyecek bir bakış açısı kazandırmayı ilke edinenlerdir | |
en soyut gerçekleri bile somutlaştırarak vermeye çalışanlardır | |
hemen her sözcüğünde dilin sıcaklığını hissettirenlerdir |
16 numaralı soru için açıklama
Parçada geçen “Her düşüncenize katılmıyorum ama yazınızı okurken sizinle tartışıyorum içimde.” Cümleden boş bırakılan yere “okurları, kendisiyle karşılıklı olarak görüşlerini savunmaya
davet edenlerdir” cümlesinin getirilmesi gerektiğini görüyoruz.
Soru 17 |
Okyanusların dibi, çok soğuk ve karanlık olduğundan canlıların yaşamı için uygun değildir. Ancak okyanusların tabanındaki bazı yerlerde sıcak su bacaları bulunur. Büyük Okyanus’ta 2.400
metre derinlikte yapılan ölçümler, su bacalarının çıkış noktasında sıcaklığın 382 dereceye kadar çıkabildiğini gösteriyor. Çıkış noktasından uzaklaştıkça sıcaklığın canlı yaşamına elverişli
hâle geldiği biliniyor. Sıcak su bacaları, yararlı kimyasal maddelerin salınmasını sağlayarak bazı
canlı türleri için eşsiz bir yaşam alanı oluşturuyor. Nitekim son yıllarda yapılan araştırmalar, sıcak su bacalarının bulunduğu bölgelerde çok sayıda yeni canlı türünün var olduğunu gösteriyor.
Bu parçanın konusu, aşağıdakilerin hangisinde en doğru biçimde verilmiştir?
Sıcak su bacalarındaki sıcaklık düzeyi | |
Okyanuslardaki özel yaşam alanları | |
Sıcak su bacalarının, ekosisteme etkisi | |
Okyanuslarda yeni canlıların keşfi | |
Sıcaklığın, canlıların yaşam koşullarına etkis |
17 numaralı soru için açıklama
Parçada okyanuslardaki yaşamdan, sıcak su bacalarından ve bu bacaların okyanus canlıları
üzerindeki etkilerden bahsedilmiştir. Buna göre parçanın konusu C seçeneğinde belirtildiği gibi
“sıcak su bacalarının ekosisteme etkisi” olur.
Soru 18 |
Türkçe’de özel ada bağlı saygı sözcükleri, sanlar ve takma adlar büyük harfle başlar.
Bu kurala göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde yazım yanlışı vardır?
Dün, sokakta komşumuz doktor Ali Yüksel Bey’i gördüm. | |
Öğretmen Ayşe Hanım doktora gidecekmiş | |
Sınıfımızdaki iki Ali’den büyük olanı iyi bir sporcudur. | |
Ali Bey beni, kardeşi Orhan’la tanıştırdı. | |
Amcamın teğmen olan küçük oğlu Ahmet sınıfın en çalışkanıymış. |
18 numaralı soru için açıklama
Dün, sokakta komşumuz doktor Ali Yüksel Bey’i gördüm” cümlesinde “doktor” sözcüğü özel bir
isme geldiği için büyük harfle başlamalıdır. Ünvan, lakap saygı adlarının büyük yazılması için
özel bir isme gelmesi gerekmektedir.
Soru 19 |
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir yazım yanlışı vardır?
Orada birkaç gün kalacağız. | |
Arkadaşıyla her şeyi konuştu. | |
Çocukların herbirine ikişer kalem verdi. | |
Burada birçok tarihi yapıt var. | |
Kardeşine bir şey anlatıyordu. |
19 numaralı soru için açıklama
ÇocuKiarın herbirine ikişer kalem verdi” cümlesinde “herbiri” yanlış yazılmıştır. Bu söz grubu
ayrı yazılmalıdır. “Şey” sözcüğü başka sözcüklerle bitişik yazılmaz. “Birkaç, birçok” her zaman
bitişik yazılır.
Soru 20 |
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir yazım yanlışı vardır?
Ansiklopedinin son cildini henüz alamadım. | |
Anketteki her sorunun, belli bir amaca yönelik olması gerekir. | |
Son günlerde bu yapıttan çok söz ediliyor. | |
Bu fırsattan sen de yararlanabilirsin. | |
Seçimlerde oy kullanmak bir yurtdaşlık görevidir. |
20 numaralı soru için açıklama
“Seçimlerde oy kullanmak bir yurtdaşlık görevidir” cümlesinde ünsüz sertleşmesi kuralına uyumamasından kaynaklanan bir yazım yanlışlığı yapılmıştır. “Yurtdaşlık" sözcüğünün doğru yazımı “yurttaşlık” olmalıdır.
Soru 21 |
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir yazım yanlışı vardır?
Bana yardım eder mi ki? | |
Öyle yorulduki uyuyakaldı | |
Oysaki ben bunu bilmiyordum | |
Şendeki evrakları getirdin mi? | |
Evde ekmek kalmamış ki. |
21 numaralı soru için açıklama
Bağlaç olan “ki” her zaman ayrı yazılır. “Ki” tamlama ve aitlik görevlerinde kullanılırsa bitişik bunun dışındaki durumlarda ayrı yazılır, “öyle yorulduki uyuyakaldı" cümlesinde “ki” bağlaç olduğu için ayrı yazılmalıdır.
Soru 22 |
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir yazım yanlışı vardır?
Albümdeki eski fotoğraflara sık sık bakardı | |
Sokaklardaki elektrik direkleri kaldırılacakmış | |
Caddenin kışın bozulan asvaltı yazın yenilenecekmiş. | |
Bu konuda bilgi edinmek için ansiklopediye bakmalısın | |
Geçen ay oldukça ağır bir ameliyat geçirmiş |
22 numaralı soru için açıklama
Caddenin kışın bozulan asvaltı yazın yenilenecekmiş” cümlesinde geçen “asvalt” sözcüğünün
yazımı yanlıştır. Sözcük “asfalt” şeklinde yazılmalıdır.
Soru 23 |
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir yazım yanlışı vardır?
Bu konuda herhangi bir sıkıntı yaşamadım. | |
Bu alanda onun da birçok çalışması var. | |
Söylediği her şey doğruymuş | |
Balkonda iç içe konmuş saksılar duruyordu. | |
öğretmenliğin yanısıra gazetecilik de yapıyordu. |
23 numaralı soru için açıklama
"öğretmenliğin yanısıra gazetecilik de yapıyordu” cümlesinde ayrı yazılması gereken “yanısıra”
sözü bitişik yazılmalıdır. “Sıra” sözcüğü başka sözcüklerle bitişik yazılmaz, “sıra dışı, peşi sıra,
ardı sıra...” sözcüklerinde olduğu gibi.
Soru 24 |
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir yazım yanlışı vardır?
Ülkeler arasındaki ekonomik rekabet günden güne büyüyor | |
Benzin istasyonumuzdan evlere de yakıt servisi yapılıyor. | |
Telefonla konuşan kişi, dileğini kısa ve anlaşılır bir biçimde dile getirmeli. | |
Araştırmalar gösteriyor ki cep telefonunun uzun süre kullanılması sağlığı olumsuz yönde
etkiliyor. | |
Toplu taşıma araçlarını kullanırkende belli kurallara uymak gerekiyor. |
24 numaralı soru için açıklama
“Toplu taşıma araçlannı kullanırkende belli kurallara uymak gerekiyor” cümlesinde geçen “kullanirkende” sözcüğünde “de” bağlaç olduğu için ayrı yazılmalıdır
Soru 25 |
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bîr yazım yanlışı vardır?
Hayal gücüm bana güzelliği, başarıyı ve mutluluğu getirdi. | |
Dergimizin mayıs sayısında bu konuya özel bir bölüm ayıracağız. | |
Dergi bu sayısıyla birlikte pekçok konuya değinmiş oldu. | |
Dergimizde yayımlanan yazıların gerçekçi olmasına özen gösteriyoruz. | |
Dergimizin on altı yıldır ayakta kalmasını okurlarımızın ilgisine borçluyuz |
25 numaralı soru için açıklama
“Dergi bu sayısıyla birlikte pekçok konuya değinmiş oldu” cümlesinde “pekçok” sözünün yazımı
yanlıştır; bu söz ayrı yazılmalıdır. Yine “pek az” sözü ayrı, “pekala" sözü bitişik yazılır
Soru 26 |
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir yazım yanlışı vardır?
Gelirken birde çekiç getirmesini söyledim. | |
Adam, karısına: “O da gelsin.” diyerek oğlunu gösterdi. | |
Şaşkınlıkla: “O dün burada mıydı?” diye sordu. | |
Yanında göremeyince ben de sana onu soracaktım | |
Bir an önce gelse de işimizi bitirsek. |
26 numaralı soru için açıklama
“Gelirken birde çekiç getirmesini söyledim” cümlesinde geçen “birde” sözcüğünde “de” bağlaçtır, bu nedenle ayrı yazılmalıdır.
Soru 27 |
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir yazım yanlışı vardır?
Türk halk müziğini sever, çocuklarının da severek dinlemesini isterdi | |
Her yıl Haziran ayında tatile çıkıyorlar | |
Benim çocukluğumda, okullarda “yurttaşlık bilgisi” diye bir ders okutulurdu. | |
“Canavar” sözcüğü dilimize Farsçadan girmiştir | |
Bu akşam siz de düğüne geliyor musunuz? |
27 numaralı soru için açıklama
Ay ve gün adları belli bir tarih bildirdiğinde büyük harfle başlar. 12 Mayıs, 2007 Mayıs... “Her yıl
Haziran ayında tatile çıkıyorlar” cümlesinde haziran sözcüğü belli bir tarih belirtmediği için küçük harfle başlamalıdır
Soru 28 |
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir yazım yanlışı vardır?
Ankara’da ilk kez 1925'de elektrik üretildi. | |
1936’da Millî Eğitim Bakanlığı tarafından Ankara’da ilk konservatuvar kuruldu | |
Uluslararası Sanat ve Müzik Festivali, ilk kez Ankara’da yapıldı | |
Türkiye’nin ilk buz pateni pisti, Ankara’da Kurtuluş Parkı’nda açıldı. | |
23 Nisan Uluslararası Çocuk Şenliği, 1979’da ilk kez Ankara’da yapıldı. |
28 numaralı soru için açıklama
“Ankara’da ilk kez 1925’de elektrik üretildi” cümlesinde “1925’de” sözcüğünün yazımı yanlıştır.
Ünsüz sertleşmesi olduğu için “1925’te” şeklinde yazılmalıdır
Soru 29 |
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir yazım yanlışı vardır?
Uzun zamandır aradığım kitabı önceki gün bu kitapçıda buldum | |
Sandalyeyi kendine doğru çekip oturdu ve bize olaydan söz etmeye başladı | |
ki saat süren bir yolculuktan sonra Eğirdir Gölü bütün güzelliğiyle gözlerinin önüne serilmişti | |
Yazarın “Savaş Ve Barış" isimli kitabını, birçok bölümünün altını çizerek okudum | |
Fizik alanındaki çalışmalarıyla ismini bütün dünyaya duyurmuş bir bilim adamıydı. |
29 numaralı soru için açıklama
“ Yazarın “Savaş Ve Barış” isimli kitabını, birçok bölümünün altını çizerek okudum” cümlesinde
geçen “Ve” nin yazımı yanlıştır. Eser adlarında ilk harfle büyükse “ve” küçük harfle başlamalıdır.
Bütün harfler büyük olursa “ve” büyük olur. “SAVAŞ VE BARIŞ”
Soru 30 |
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir yazım yanlışı vardır?
Kaldı ki bunları bana kendisi anlatmıştı | |
Öylesine ileri gitti ki söyledikleri hepimizi üzdü | |
Sanki bu olaylardan onun haberi yok. | |
Madem ki gelmeyecek onu yemeğe beklemeyelim | |
Hâlbuki o, kararını çoktan vermiş. |
30 numaralı soru için açıklama
mademki,halbuki,oysaki,meğerki’ sözcüklerinde “ki” kalıplaştığı için her zaman bitişik yazılır.
“Madem ki gelmeyecek onu yemeğe beklemeyelim” cümlesinde geçen “madem ki” sözcüğünde “ki” bitişik yazılmalıdır.
30 tamamladınız.
[wp_ad_camp_2]
