1.BÖLÜM: SOSYAL BİLGİLER VE EDEBİYAT
Edebiyat
- ➢ Edebiyat, Türk Dil Kurumu sözlüğünde olay, düşünce, duygu ve hayallerin dil aracılığıyla sözlü veya
yazılı olarak biçimlendirilmesidir.
- ➢ Edebi eser, insanı etkileyen, duygu, düşünce ve hayalleri harekete geçiren sözlü ve yazılı eserlerdir. Çocuk Edebiyatı
- ➢ Çocuk edebiyatı, 2-14 yaşları arasındaki çocukların dil gelişimi ve anlama düzeylerine uygun duygu
ve düşünce dünyalarını zenginleştiren ürünlerdir.
- ➢ Çocukları ve çocuğu anlatan her kitap çocuk edebiyatı değildir.
- ➢ Çocuk edebiyatı, hem dünyada hem de bizde çocuğun büyüklerden farklı bir birey olduğu gerçeğinin
kabullenilmesiyle ortaya çıkmıştır.
➢Çocuğa göre yazmak, çocuksu ürünler vermek değildir. Çocuğa görelik; onun ilgilerini,gereksinimlerini, dil evrenini göz önünde tutmayı gerektirir. Çocukluk ise dilin acemice kullanımıdır. ➢ Çocuklara önerilen kitaplarda bulunması gereken ilkeler;
❖ Okulda izlenen eğitim programlarını desteklemelidir.
❖ Çocuğun duygu, düşünce ve hayal gücünü geliştirici biçimde olmalıdır. ❖ Çocuğun bilgi ve kültür evrenini genişletmelidir.
❖ Şiddet öğeleri içermemeli ve çocukta estetik bir duyarlılık geliştirmelidir. ❖ Eğlendirici ve öğretici olmalıdır.Sosyal Bilgiler Öğretimi ve Edebiyat
➢Sosyal Bilgiler; vatandaşlık yeterlilikleri kazandırmak için sanat, edebiyat ve sosyal bilimlerindisiplinler arası bir yaklaşımla birleştirilmesinden oluşan bir çalışma alanıdır.
- ➢ Sosyal bilgiler dersinde bu disiplinlerden biri de edebiyattır.
- ➢ Çocukların yaşlara göre okuma ilgilerini dört döneme ayırabiliriz. Bunlar;
OKUL ÖNCESİ DÖNEM (0-6 Yaş) | MASAL DÖNEMİ (7-9 Yaş) | SERÜVEN DÖNEMİ (10-12 Yaş) | SOYUT KONULARA EĞİLİM DÖNEMİ (13 Yaş ve Üstü) |
➢ Ninniler |
|
| ➢ Sevgi, bağlılık, özveri konularını işleyen roman, şiir, tiyatro eserleri ➢ Soyut, duygusal, düşünsel, roman, şiir, tiyatro eserleri
|
Ahmet ÖZTÜRK
1
➢Tablo incelendiğinde 4,5,6, ve 7. Sınıfta sosyal bilgiler dersi alan öğrenciler serüven ve soyut konulara eğilim vardır.
➢ Andraess’a göre 3-8 yaş arası çocuğun Masal Yaşı’dır. 8-12 yaş arası çocuklara Robinson Crusoe, Gulliver’in Seyaheti bu yaş için karakteristik hikayeler olarak görüldüğü için bu döneme Robinson Yaşı’da denmektedir.
➢Robinson Çağı çocuklarına Oğuz Kağan, Ergenekon destanları gibi Türk tarihin önemli edebi eserlerinin okutulması uygun olabilir.
➢ Sosyal Bilgiler eğitiminde ders kitaplarındaki tarih konularında öğrenciler zorlanabilmektedirler. Bu problemlerin kısmen tarihi romanları ve kısa hikayeleri kullanarak aşılması uygun olabilir.
➢Ayrıca sosyal bilgiler dersi alan çocuklar için efsane, destan, masal, şiir, biyografi, anı, halk hikayeleri, fıkra gibi birçok edebi türden faydalanılabilir.
Sosyal Bilgiler Programında Edebi Ürünler ve Bunlardan Yararlanma Durumu
Sosyal Bilgiler programının uygulanmasında edebi ürünler ve yazılı materyallerden (efsane, destan, masal, atasözleri, türküler ve şiirler vb.) yararlanılarak, sosyal bilgiler Türkçe dersleriyle kaynaştırılması, öğrencilere vatan sevgisi kazandırılmalıdır.
2.BÖLÜM: DESTANLAR İLE SOSYAL BİLGİLER ÖĞRETİMİ
➢ Destanlar, milletlerin din, erdem ve milli kahramanlık maceralarının manzum hikayeleridir.
➢ Destan, mitolojik dönemlerde oluşmuş, bir milletin ortak hafızasında, ortak duyguların yer etmiş kahramanlıklar, tabii afetler, savaşlar, göçler, aşklar ve din gibi konuların olağanüstü unsurlarla
birleştirilerek anlatılan anonim ürünlerdir.
Destanların Doğuşu
Destanların doğuşu genellikle üç dönemde oluşmaktadır. Bu dönemler;
- Doğuş: Milletin ortak şuurunda ve hayal gücünde iz bırakan bir takım tarihi ve sosyal olaylar meydana gelir, bunlarda rol alan bazı kahramanlar yüceltilerek ön plana çıkartılır.
- Yayılış: Olay ve kahramanlara yenileri eklenerek destan bölgeden bölgeye ve kuşaktan kuşağa geçer.
- Yazıya Geçiriliş: Bu dönemde sözlü geleneği bilen bir şair ortaya çıkar ve destanı bir şiirler bütünü halinde nazma çeker. Es Yunan’da Homeros’un İlyada ve Odysseia destanların bu süreçten kalan en eski örneklerdir.
Destanlar tarih boyunca önce ilkel anlatılar şeklinde söylenmiştir. Bu dönemde sözlü bir edebiyat geleneği meydana getirerek gelişti. Destan türküleri, halk arasında yayılıp söylenirken yeni ilavelerle zenginleşip büyüyerek bir tek şairin değil, bütün bir milletin ortak eseri haline gelir.
Destan şairleri milletlerin efsane çağlarında, destan devirlerinde, bu devirlerin zafer ve şeref sayfalarında yaşayan şairlerdir.
Destanların Genel Özellikleri
Destanlar anonimdir. Halkın ortak belleğinin ürünüdür, belli bir ulusun özelliklerini yansıtır.
Genellikle manzum, yani şiir şeklindedir. Az olmakla beraber nazım-nesir karışık destanlar da vardır. Destanlarda olağan ve olağanüstü olaylar iç içedir. Bu olaylar toplumun hafızasında iz bırakmış önemli olaylardır.
Destan kahramanları olağanüstü özelliklere sahiptir. Destanların büyük çoğunluğunda yarı tanrısal nitelikler taşıyan kahramanlar vardır.
Destanlar, tarihi ve sosyal olaylardan doğar, beslenir. Bu eserlerde genellikle yiğitlik, aşk, dostluk, ölüm ve yurt sevgisi gibi temalar işlenir.
Destanlar milletlerin yaşamış olduğu önemli olayları konu alır. Bu bakımdan bu önemli olayları bir tarihi gerçeklik olarak görebiliriz.
Ahmet ÖZTÜRK
2
Destan Çeşitleri
Destanlar genel olarak doğal ve yapay destanlar olarak ikiye ayrılır.
1. Doğal destanlar: Kendiliğinden oluşan destanlardır. Dünyadaki önemli destanlar:
❖ Mahabharata – Hint ❖ İgor – Rus
❖ Boewulf – İngiliz
❖ İlyada – Yunan
❖ Odysseia – Yunan
❖ Şehname – İran
❖ Gılgamış – Sümer ❖ Oğuz Kağan – Türk ❖ Ergenekon – Türk
Not: Gılgamış destanı bilinen en eski destandır.
2. Yapma destanlar: Bir şairin, toplumu etkileyen herhangi bir olayı tabii destanlara benzeterek
söylemesi sonucu oluşan destanlardır. Yazarı bellidir. Dünyadaki yapma destanlara; ❖ İlahi Komedya – Dante
❖ Üç Şehitler Destanı – Fazıl Hüsnü Dağlarca
❖ Çanakkale Şehitlerine – Mehmet Akif örnek verilebilir.
Türk Destanları
Türk destanları, Türk tarihini hikaye eden söyleyişlerle meydana gelmiştir. Türk destanlarını İslamiyet Öncesi Türk Destanları ve İslamiyetin Kabulünden Sonraki Türk Destanları olarak ikiye ayırabiliriz.
İslamiyet’ten Önceki Türk Destanları | İslamiyetin Kabulünden Sonraki Türk Destanları |
1. 2. 3. 4. 5. Altay – Yakut ❖ Yaratılış Destanı Sakalar Dönemi ❖ Alp Er Tunga Destanı ❖ Şu Destanı Hun-Oğuz Dönemi ❖ Oğuz Kağan Destanı ❖ Atilla Destanı Göktürk (Köktürk) Dönemi ❖ Bozkurt Destanı Uygur Dönemi ❖ Türeyiş Destanı ❖ Göç Destanı | 1. KarahanlıDönemi 2. Kazak-KırgızKültürDairesi ❖ Manas Destanı 3. Türk-MoğolKültürDairesi ❖ Cengizname 4. Tatar-Kırım 5. Selçuklu-BeyliklerveOsmanlıDönemleri ❖ Seyid Battal Gazi Destanı |
Türk Destanlarında Milli Motifler
1. Işık: Işık destanlara semavi aydınlık veren, dini bir unsurdur. Türk destanlarında kutsal Türk
çocuklarına annelik yapan hanımlar, çoğu kere ilahi bir ışıktan doğarlar. Oğuz Kağan destanının baş
kahramanı Oğuz, doğduğu zaman, yüzü mavi, yani ışıklıdır.
2. Ağaç sevgisi: Ağaç sevgisi, Türk destanlarında geniş yer tutar. Türk düşüncesine göre insanlığın
yaratılışında Tanrı, yeryüzündeki dokuz insan cinsini, bu insanlardan önce yarattığını dokuz dallı bir ağacın gölgesinde barındırmıştır. İslam döneminde Osman Gazi’nin rüya motifinde rüyasında bir ağaç, Türk hakimiyetinin Anadolu’ya ve Balkanlara yayılacağını bildirmektedir.
3. Bozkurt:Bozkurt’unbirdiğeranlamıBörü’dür.Bozkurtbüyükhükümdarınkudretinigöstermekiçin kullanılan bir sıfat iti. Türkler için bozkurt zaman zaman bir ana, bazen kılavuz, bazen sancaklarımıza amblem, yeri gelince kağanın ordusu gibi durumlarda kullanılmıştır.
Ahmet ÖZTÜRK
3
- Kartal ve Doğan: Türklerde Kartal motifi ilk olarak Şato Türkleri (MS 552-774) efsanelerinde görülmektedir. Türk mitolojisinde çift başlı kartal Tanrıya açılan göğün kapısını bekleyen kuştur. Türklerde doğan daha çok avcılıkta kullanılan bir ev hayvanıdır. Doğan, Hakan ve yiğitlerin ise bir sembolüdür. Hünername’de Osmanlı padişahlarının da ellerinde doğan minyatürleri görülmektedir.
- Geyik: Geyik Türklerde özellikle dağlar, vadiler ve sarp kayalarda görülüp kaybolan sihirli bir hayvandır.
- Madenler: Türk destanlarında görülen önemli bir unsurdur. Şu destanında suyu ve kuşları seven hükümdarın seyyar havuzu gümüştendir. Oğuz Kağan, millete musallat olan canavarı demir kargı, ona yem olarak kullandığı aladoğanı da bir bakır ok ile vurmuştur.
- Kadın:Türktoplumundakadınbazenailereisi,herzamanTürkevinindireği,erkeğinvefalıarkadaşı, en mühimi de mukaddes Türk çocuklarının annesi idi.
- At: At, destan kahramanlarının vefalı ve sevgili arkadaşıdır.
- Yada Taşı: Türk’ün milletler üzerinde hakimiyetini sağlayan bir tılsım motifi olarak kullanıldığı gibi
Uygurların göç destanında Uygur hükümdarlarının Yada taşını parçalayıp Çin’e yollamaları
sonrasında Türk milletinin felaketi olarak da kullanılmıştır.
10.Su Sevgisi: Su hayat kaynağı olduğu gibi susuzlukta felaket ve ümitsizlik nedenidir.
11.Ak saçlı ihtiyarlar: Destanlarda hakanların danışıp öğüt diledikleri, gün görmüş yaşlılar vardır. Oğuz
Kağan destanında Uluğ Türk adlı vezir, Oğuz’a söz dinleten bir şahsiyettir.
12.Müzik: Dini törenlerden av eğlencelerine, teke tek vuruşmalardan büyük savaşlara gibi birçok
hareket, Türkler arasında sazlarda yükselen seslerle birleşirdi.
Sosyal Bilgiler ile Destanların İlişkisi
➢Türkiye’de Destanları çocukların anlayacağı şekle ilk getiren kişi Ziya Gökalp’tir. Oğuz Kağan
Destanından yararlanarak, Türk Tufanı adlı bir manzume yazmış, bunu çocuk dünyası dergisinde
yayınlamıştır.
➢Destanlar sınıf içinde incelenirken özellikle gerçek üstü ve gerçekçi öğelerin neler olabileceği
üzerinde öğrencilerin eleştirel bir bakış getirmesi sağlanmalıdır.
- ➢ Destanlarda bulunan toplumla ilgili kültürel öğelerin, değerlerin, yaşam biçimlerinin neler olduğu
hangilerinin günümüzde korunup hangilerinin değişime uğradığı zaman-süreklilik ve değişim
becerisi kapsamında incelenebilir.
- ➢ 2005 programı 6.Sınıf Kültür ve Miras öğrenme alanı 1.Kazanımı olan Destan, yazıt ve diğer
belgelerden yararlanarak, Orta Asya ilk Türk devletlerinin siyasal, ekonomik ve kültürel
özelliklerine ilişkin çıkarımlara bulunur kazanımı vardır.
- ➢ Örneğin derste Oğuz Kağan Destanını incelenip Oğuz kağan destanındaki motiflerden yola çıkılarak
öğrencilerin İslam Önceki Türk devletlerinin siyasal, ekonomik ve kültürel özelliklerine ilişkin çıkarımlarda bulunmaları sağlanabilir.
3.BÖLÜM: EFSANELER İLE SOSYAL BİLGİLER ÖĞRETİMİ
Efsane
➢ Efsane kelimesi dilimize Farsça Fesane sözcüğünden geçmiştir.
➢ Efsane gerçek ve hayali belirli şahıs hadise veya yer hakkında anlatılan hikayelerdir. ➢ Efsane türünün belli başlı özellikleri şunlardır;❖ Efsaneler, dilden dile anlatılagelmiş çok eski hikayelerdir ve anonim halk edebiyatı ürünleridir. ❖ Efsanelerde çoğunlukla olağanüstülük ağır basar.
❖ Efsaneler genellikle bir inanç üzerine kurulurlar.
❖ Efsanelerin tamamı nesirdir.❖ Efsane gerçek olmamasına rağmen gerçekleşmiş gibi kabul edilir. ❖ Efsanelerin mekanı yaşadığımız dünyadır.
❖ Efsaneler büyük ölçüde millidir.
Ahmet ÖZTÜRK
4
Efsanelerin Oraya Çıkışı
➢ Efsanelerin ortaya çıkışında yararlandığı unsurları; Mitolojik, Tarihi, Dini, Fantastik veya hayali
olarak sıralanabilir.
- ➢ Efsanenin ortaya çıkışında yararlandığı köklerden biri olan mitolojik kökler, eski dini inanışların
izlerini taşıdığı gibi, hayal ürünü de olabilir. Özellikle gök cisimleriyle ilgili efsaneler büyük
ortada mitolojik kökler barındırır.
- ➢ Efsanelerin oluşumundaki tarihi kökler mitolojik köklü efsanelere göre daha yakın zamanda
ortaya çıkmıştır. Toplum için önem arz eden tarihi olay veya şahıslar zamanla halk tarafından
efsaneleşmiştir.
➢ Din ile alakalı kazanılan zaferler zamanla toplum tarafından hayali öğeler eklenerekefsaneleşmiştir. Dinsel kök ile oluşturulan efsaneler genellikle ahlaki bir ders verme çabasını
içinde barındırır.
➢ Meydana getirilen her efsanede toplum tarafından oluşturulan hayali unsurlara rastlamak
mümkündür. Sözlü edebiyatta bir olay aktarılırken, bu aktarım her aktaran tarafından yenileri
eklenerek ilerler. Efsane Çeşitleri
- Yaratılış efsaneleri: Dünyanın oluşumu ve sonu ile ilgili olanlar
- Tarihi ve medeniyet tarihi ile ilgili efsaneler: Tarih öncesi ve ilk zamanlar, Savaşlar ve doğal
afetler, Tarihi ve ünlü şahsiyetler, Bir düzenin bozuluşu gibi olan efsanelerdir.
- Doğaüstü varlıklar ve kuvvetler: Kader, Ölüm, Ahiret hayatı, Cinler, periler, ruhlar, Şeytan,
Doğaüstü güçlere sahip kişiler, Efsanevi hayvan ve bitkiler
- Dini efsaneler: Tanrılar ve kahramanlarla ilgili olanlar
Efsanenin Diğer Türlerle İlişkisi 1. Efsane-Destan İlişkisi
Destanla Efsane Arasındaki Farklar
➢ Destanlardaki olayları tarih sayfalarında bulmamız mümkündür. Ama bunu efsane için her zaman söyleyemeyiz.
➢Destanın olayı ile destanın oluşumu arasında uzun bir zaman geçmesi gerekir. Efsanenin oluşması için uzun bir zaman geçmesi gerekmez.
➢ Efsanelerin bazılarında kutsallık olmasına karşın, bu husus destanlarda görülmez. Destanlar daha çok milli olmaları bakımından bir orijinallik taşırlar.
➢ Efsanelerdeki sessiz, sakin insan tipine karşın destanlarda savaşçı, kahraman tipi olduğunu söyleyebiliriz.
Destanla Efsane Arasındaki Benzerlikler
- ➢ Destan ve efsanevi olayların anlatıldığı yer gerçek dünyadır. Destan ve efsanelerde bilinmeyen ülkeler ve diyarlar yoktur.
- ➢ Her ne kadar iki türde de olağanüstü olaylar görülse de anlatılanlarda gerçeklik payı vardır.
- ➢ Bazı destanlar, zaman içinde uzun soluklu anlatma özelliğini kaybederek küçülür ve efsaneye
dönüşebilir.
2. Efsane-Masal İlişkisi
- ➢ Masal ile Efsanenin arasındaki en büyük benzerlik, iki türünde toplum tarafından hayali
unsurlar eklenerek meydana getirilmiş olmasıdır.
- ➢ Arasındaki fark ise efsane toplum tarafından gerçek kabul edilmesine karşın aynı şey masal için
geçerli değildir.
- ➢ Efsaneler için her zaman mutlu sonla bitme zorunluluğu yoktur, fakat masallar kötüye karşı
iyiliğin kazanması düşüncesinden yola çıkarak her zaman mutlu sonla biter.
Ahmet ÖZTÜRK
5
3. Efsane-Mit İlişkisi
➢ Efsaneler ve mitler birçok konuda benzerlik gösterir. Mitlerin efsanelerden daha önce oluştuğu bilinmekle beraber, efsanelerin de tarihi çok eskiye dayanır.
➢Mitlerin konusu, genellikle doğa hadiselerinin toplum bilincinde gerçek anlamda değişmiş yansımalarıdır.
➢ Efsaneler ise mitlerden farklı olarak birçok kökten beslenir.
Efsanelerin Toplumsal İşlevi
- ➢ Gelenek görenekleri korurlar
- ➢ Efsaneler topluma yön verir, onlara iyi olmayı, nelerin yapılıp nelerin yapılmayacağını telkin eder.
Hastaların, zayıfların maddi bakımdan güçsüz olanların korunmalarını telkin ederek insanları iyilik
yapmaya teşvik eder.
- ➢ Oluştukları yere bir anlam kazandırırlar. Oluştuğu yere başka bir gözle bakılmasını sağlar. İnsanlar
kendilerinden bir parça olarak gördükleri şeye daha çok değer verirler.
- ➢ Koruyucu ve tedavi edici rolü vardır. Halk çeşitli hastalıklarına çare olması için Türkleri ve kutsal
kabirleri ziyaret eder. Şifa bulacaklarına inanırlar.
Sosyal Bilgiler Eğitimi ve Efsaneler
➢ Sosyal bilgiler öğretmenleri konularında özellikle coğrafi şekillerin oluşumu, bazı yapıt ve eserler hakkında söylenen efsanelerden derslerde faydalanabilirler.
➢Yakından uzağa ilkesine göre öğrencilerin bildikleri efsanelerden ülke genelindeki efsanelere değinerek coğrafi konular işlenebilir.
- ➢ 2005 programında 4. Sınıf İnsanlar, yerler ve çevreler öğrenme alanında yer alan Efsane, destan, öykü, türkü ve şiirlerden yararlanarak yaşadığı yerin coğrafi özellikleri ile ilgili çıkarımlarda bulunur kazanımı programda efsanelerin kullanımına atıfta bulunmaktadır.
- ➢ 5.Sınıf kültür ve miras öğrenme alanında da Okuma etkinlikleriyle, seçilen hikâye, masal, efsane ya da destanlardaki kültürel izler fark edilir gibi destanları içerisine alan kazanımlar mevcuttur.
- ➢ Örneğin yine 5.sınıf kültür ve miras öğrenme alanında yer alan Çevresindeki ve ülkemizin çeşitli
yerlerindeki doğal varlıklar ile tarihi mekanları, nesneleri ve yapıtları tanır şeklindeki kazanımda Erzurum’da bulunan çifte minareler; ülkemizde sahil kenarlarının pek çoğunda yer alan Kız kalesi gibi yapıtlar hakkında söylenen efsanelerden bahsedilebilir.
➢Öğrencilerin hayal gücünün gelişmesi ve soyut kavramların somut hale getirilerek anlatılması efsanelerin değerini ortaya koymaktadır.
4.BÖLÜM: ŞİİRLER İLE SOSYAL BİLGİLER ÖĞRETİMİ
- ➢ Şiir, zengin sembollerle, ritimli sözlerle, seslerin uyumlu kullanımıyla ortaya çıkan, hece ve durak bakımından denk ve kendi başına bir bütün olan edebi anlatım biçimidir.
- ➢ Şiirin İçerin Özellikleri
- ➢ İçerik, şiirde işlenen duyguların, düşüncelerin, hayallerin kapsamını oluşturur.
- ➢ Şiirin içerik özelliklerine bakıldığında yaşamda var olan, ümit edilen, düşlenen her şeyin şiirin konusu
olabildiği görülür.
- ➢ Şairin, konuyu ele alış biçimine, üzerinde durduğu temel düşünceye ve okuruna vermek istediği
iletiye tema denir.
- ➢ Çocuklara yönelik yazılmış şiirlerde yer alacak iletiler özenle seçilmelidir. Nitelikli bir çocuk şiirinde
bulunması gereken içerin özelikleri şunlardır;
❖ Çocuk şiirlerinde hayal gücü özelliği vardır.
❖ Çocuk şiirleri kolay akılda kalacak ve giderek ezberlenecek düzeyde olmalıdır.
Ahmet ÖZTÜRK
6
- ❖ Şiirlerde akıcı bir dil kullanılmalıdır.
- ❖ Sanatlar, çocuk dünyasının kavrayacağı düzeyde olmalıdır.
- ❖ Şiirin akışını uyumunu bozan kelimeler bulunmamalıdır.
- ❖ Şiirlerde işlenen konular yurt sevgisi, aile sevgisi, ahlaklı olmak, yaşama sevinci vb. duyguları
geliştirici özellikte olmalıdır.
Şiirin Biçim Özellikleri
➢ Şiiri biçim yönünden incelerken ahengi sağlayan unsurlardan kafiye, redif, ölçü üzerinde durulur. ➢ Kafiyeyi oluşturan eklerin, yazılışları ve okunuşları aynı, görevleri farklı olmalıdır.
➢ Benzeşen seslerden anlamca ve görevce aynı olanlara ise redif denir.
➢Şiirde ahengi sağlayan unsurlardan biri de ölçüdür. Türklerin kullandıkları en eski ölçü heceölçüsüdür. Hece ölçüsünde esas, her mısranın hece sayısı yönünden birbirine eşit olmasıdır.
➢ Türk şiirinde hecelerin ses değerine dayanan aruz ölçüsü, hece sayısının belli bir düzene bağlı olarak eşitliğine dayanan hece ölçüsü ve şairin kendisinin karar verdiği serbest ölçü olmak üzere üç tür
ölçü vardır. Şiir Türleri
➢ Şiirler konu, dil ve yazılış amacı bakımından türlere ayrılmaktadır. Yunan ve Latin edebiyatlarından gelen ve giderek bütün ulusların edebiyatında görülen klasik sınıflandırmaya göre konular altıya ayrılmaktadır.
- Lirik Şiir
- Epik Şiir
- Pastoral Şiir
1. Lirik Şiir
4. Didaktik (Öğretici) Şiir 5. Satirik (Yergi) Şiir
6. Dramatik Şiir
- ➢ Duygu ve düşüncelerin içten gelen bir heyecanla, coşkulu bir biçimde anlatıldığı şiir türüdür.
- ➢ Lirik şiir, bireysel duyguları daha yoğun, içtenlikle, doğal bir dil kullanarak, duyarlılıkla dile getirdiği
için şiir türleri içerisinde en yaygın ve çeşitli olanıdır.
- ➢ İnsanoğlunun tüm duyguları lirik şiirde yer alabilir. Aşk, acı, yalnızlık, sevinç, yaşam sevinci vb.
- ➢ Toplumsal acı ve mutluluklarda lirin şiirin başlıca konularıdır.
2. Epik Şiir
- ➢ Savaş, kahramanlık, yiğitlik, yurt sevgisi gibi konuları ya da tarihsel bir olayı coşkulu bir anlatımla,
uzunca işleyen şiir türüdür.
- ➢ Epik kelimesi Yunancada destan anlamına gelen epope kelimesinden gelmektedir.
- ➢ Okuyucuda coşku, yiğitlik duygusu, savaşma arzusu uyandırarak okuyucuyu coşkulandıran şiirlerdir.
3. Pastoral Şiir
- ➢ Kır ve doğa sevgisini, doğal güzellikleri, orman, yayla, dağ, köy ve çoban yaşamını ve bunlara karşı
duyulan özlemleri anlatan şiir türüdür.
- ➢ Yunan şairi Teokritos’un şiirleri bu türün ilk örneklerini oluşturur.
4. Didaktik(Öğretici)Şiir
- ➢ Herhangi bir konuda bilgi vermek, belli bir düşünceyi aşılamak ya da belli bir konuda öğüt vermek,
ahlaki bir ders çıkarmak amacıyla öğretici nitelikte yazılan duygu ve hayal yönü zayıf şiir türüdür.
- ➢ Didaktik şiir türünün ilk temsilcisi Didaktik Şiirin Babası olarak ta söylenen Yunan şairi Hesiodos’tur.
Hesiodos yazmış olduğu İşler ve Günler adlı yapıtıyla bu şiir türünün bir örneğini vermiştir.
Ahmet ÖZTÜRK
7
5. Satirik(Yergi)Şiir
- ➢ Kişilerin ya da toplumların kusurlarını, gülünçlüklerini, zayıflıklarını, iğneleyici ve alaylı bir dille
eleştirilen şiir türüdür.
- ➢ Bugünkü anlamda satir türüne edebiyatta yerini veren ilk şair ise Romalı Luculius’ tur. Luculius
yazmış olduğu alaylı şiirlerini satura diye adlandırmıştır.
➢Bu tür şiirlere divan edebiyat hiciv, halk edebiyatında taşlama, yeni edebiyatımızda yergidenilmektedir.
6. DramatikŞiir
➢ Dramatik kelimesi Yunanca drama kelimesinden üretilmiş bir kelimelidir. Acıklı ya da korkunç bir
olayı insanın görüşünün önünde tiyatro gibi konuyu canlandırabilen şiirlerdir.
Halk Şiiri
➢Halk şiiri yüzyılların birikiminden süzülerek biçimlenmiş, belirli kuralları olan, kuşaktan kuşağa aktarılan bir değerler bütünüdür.
➢Çocuklara yönelik eserler oluşturulurken de halk edebiyatı kaynaklarından yararlanmak gerekmektedir. Çünkü halk edebiyatı eserleri ulusların asırlar boyu süren birikimlerini aktarmaktadır.
➢ Halk şiirleri yazıldığı topluma ait kültür ve medeniyet değerlerinin çocuklara aktarılması, çocukta millet ve milli kimlik şuuru oluşturulmasında bu kaynaklardan yararlanılır.
1. Ninni
- ➢ Anonim halk edebiyatının bir türü olan ninniler, yüzyıllardır annelerin, ninelerin çocukları uyutmak için kendisine has bir ezgiyle söyledikleri bir türdür.
- ➢ Kültürel değerlerimizi nesilden nesle aktararak kültürümüzün ses bayrağı vazifesini görürler.
2. Türkü
➢ Türküler, halkın ve yaygınlık kazandığı yörenin sosyal yaşantılarını, kültürlerini, acılı ve sevinçli
günlerini, özlemlerini, toplumsal olayları dile getirip duygularını canlandırır.
➢Törenler, adet ve gelenekler, inanç öğeleri, değer yargıları, ahlak anlayışı, ideal insan tipi
3.
➢ ➢
türkülerde ifadesini bulur.
Mâni
Maniler, Türk insanının sosyal, ekonomik, kültürel yapısının çok güzel bir biçimde yansıtmaktadır. Manilerde kültür unsurlarımızdan giyim, kuşam, mutfak, mimari vb. hakkında zengin bilgiler vardır.
Bilmece
- ➢ Keskin bir zekâ ürünü olarak ortaya çıkan, hazır cevaplılığı ve dikkati gerektiren bilmeceler; sözlü anlatımlarda da etkili bir yardımcı mesaj unsurudur.
- ➢ Karşımızdaki insanın ilgisini, onun merakını çekmek için bilmecenin metotlarından yararlanılabilir. ➢Öğrencilere anlatılan; türkü, ninni, mani ve bilmecelerle öğrenciler farklı yerlerde yaşayan
insanların hayat tarzını, gelenek, görenek, zevk ve alışkanlıklarını öğrenebilirler.
Şiir ile Öğretim
- ➢ Şiirler, çocukların sevinç, hüzün, acı, korku, endişe gibi duygularını yansıtmaya ve onların duygularını eğitmeye en el elverişli yazınsal türdür.
- ➢ Dilimizin akıcılığını, sadeliğini, ahengini, anlatım gücünü; kültürü, duygu ve düşünce zenginliğini yansıtan metinlerle gerçekleştirilen öğretim süreci çocuğa yaşantı zenginliğini kazandırır.
- ➢ Şiir öğrencide anlama becerisini geliştirirken anlatma becerisinin gelişmesine de katkıda bulunur. ➢Tompkins temel eğitim çağındaki çocukların okuyup yazabileceği beş ayrı şiir grubu üzerinde
durmuştur.
Ahmet ÖZTÜRK
8
- Formüle edici şiirler: Çocuk şiirleri için iskeleti oluşturur.
- Serbest tarz şiirler: Bir kelime veya kavram seçilip uyaklı olup olmamasına bakılmaksızın yazılan
şiirlerdir.
- Hece ve kelime hesabına dayalı şiirler: Bu tür şiirler her satırda eşit sayıda hece veya kelime
içeren şiirlerdir.
- Uyaklı şiirler: Bu şiirler de farklı formlara alabilir ancak genel olarak satır sonlarındaki
kelimelerin birbiriyle uyaklı olması gerekir.
- Model şiirler: Çocuklar okudukları şiirleri model alarak kendileri de şiirler yazabilirler.
Sosyal Bilgiler Öğretiminde Şiir Kullanımı
- ➢ Sosyal bilgiler dersinde bilişsel olmanın yanında duygusal bir etkiye ihtiyaç duyulan kazanımlara ulaşmada şiir iyi ve hızlı bir aktarıcı olacaktır. Kazanımı verecek içeriğin şiir şeklinde sunulması sözün estetik ifadesiyle kalıcılık ve etkileyiciliği arttıracaktır.
- ➢ Çocukların olaylara, durumlara farklı açılardan bakabilmesi, yorum yapabilmesi, güzel davranışları kazanabilmesi açısından sosyal bilgiler öğretiminde şiir türünden yeterli ve işlevsel olarak yararlanmak önem taşır.
BÖLÜM 5: TÜRKÜLER İLE SOSYAL BİLGİLER ÖĞRETİMİ Türküler ve Tarihsel Gelişimi
➢ Türküler, insanoğlunun başına gelen olayları, aşk, hasret, gurbet gibi yeryüzünün ortak duygularını, mertlik ve kahramanlık gibi milli karakteri, tarihi olayları konu alan bir kültür hazinesidir.
➢Türkü terim olarak ilk kez XV. yüzyılda Doğu Türkistan’da aruz ölçüsü ile yazılan ürünlerde kullanılmıştır.
➢ Anadolu coğrafyasında hece ölçüsü ile söylenmiş ilk türkü XVI. yüzyıl halk şairlerinden Öksüz Dede’ye aittir.
Türkülerin Konuları ve Yapıları
- ➢ Türküler genellikle hece ölçüsünün 7, 8 ve 11’li kalıpları kullanılarak kıtalar halinde söylenir.
- ➢ Türkülerde alan konuların toplumsal yönü ağır basmakla beraber; kıtlık, kahramanlık, sevgi gibi
nedenler türkünü ortaya çıkmasına etki etmektedir.
- ➢ Türküler konularına, yapılarına ve ezgilerine göre 3’e ayrılmaktadır.
Konularına Göre Türküler | Yapılarına Göre Türküler | Ezgilerine Göre Türküler |
Olayları Konu Edinen Türküler
|
Bir Mısra Olan İki Mısra Olan Üç Mısra Olan ➢Bentleri Dört Mısra Olan Türküler ➢ Karşılıklı Türküler/Atma Türküler | ➢ Usulsüz Olanlar |
Ahmet ÖZTÜRK
9
Türkülerin Eğitimsel İşlevleri
➢Türküler günümüzde dil öğretimi, tarih öğretimi olmak üzere eğitimin pek çok aşamasında kullanılmaktadır.
- ➢ Sosyal Bilgiler öğretiminde edebi eserlerden faydalanmak bir kaynak denizinde bulunmak gibidir. Efsaneler, destanlar, masallar, bilmeceler, atasözleri, halk öyküleri ve türküler ile halk edebiyatının geniş yelpazesi ile öğrencilere ve öğretmenlere büyük bir alan sunmaktadır.
- ➢ Öğretim sürecinin etkili gerçekleşmesi için kullanılabilecek ögelerde biri de müziktir. Sosyal bilgiler dersinde öğretim esnasında müzik çalınmasının bile öğrencilerin akademik başarılarının artmasına katkı sağladığı savunulmaktadır.
- ➢ Türkülerin derslerde aktif olarak kullanımı öğrencilerin geçmiş ile bağlantı kurarak yaşadığı toplumu tanımasına fırsat sağlar.
- ➢ Sosyal bilgiler programı sosyal bilgiler öğretimi alanında kullanılacak edebi ürünlerin, öğrenilen konularda analiz, sentez ve değerlendirme düzeyi zihinsel etkinliklerle beraber işlenmesini önermektedir.
Türküler ve Sosyal Bilgiler Öğretimi
- ➢ Sosyal bilgiler dersi çeşitli disiplinlerle iç içe olan ve bireyin çevresi ile geçmişi, bugünü ve geleceği değerlendirerek etkileşimde bulunduğu önemli bir derstir.
- ➢ Sosyal bilgiler dersinin içerisinde barınan konular kültür ile yakından ilişkilidir.
- ➢ MEB (2005) sosyal bilgiler derslerinde etkinliklerin tasarlanırken hikâye, roman, şiir, halk türküleri
gibi edebi türlerden faydalanılmasını önermektedir.
- ➢ Halk türkülerinin toplumsal kültürü yansıttığı ve kişilerin duygu ve düşüncelerini ifade eder. Böyle
düşünüldüğünde öğrencilerin derse karşı ilgisini canlı tutmak ve olumlu tutum sergilemelerini
sağlamak adına halk türküleri önem arz etmektedir.
- ➢ Öğrenciler, türküler aracılığı ile bir toplumun farklı zamanlar, hüzünlü ya da mutlu günlerinde neler
hissettiğini ve bunları nasıl dile getirdiğini görür.
- ➢ Örnek etkinlik olarak I. Dünya Savaşı’nın işlendiği derste öğrencilere Çanakkale Türküsü dinletilerek
öğrencilerden türküden yola çıkarak türkünün hikayesinin kurgulanması istenilebilir.
6.BÖLÜM: TARİHİ ROMANLAR İLE SOSYAL BİLGİLER ÖĞRETİMİ
Tarihi Romanlar
➢Tarihi karakterleri ve durumları ilham kaynağı olarak kullanan romanlar ve resimli kitaplar genellikle tarihi roman olarak nitelendirilmektedir.
- ➢ Tarihi romanlar çocukların anlatma ve dinleme yeteneklerini geliştirir.
- ➢ Tarihi romanlar tarih eğitimcileri tarafından kişinin analitik düşünme becerilerini geliştiren etkili
araçlardan biri olarak görülmektedir. Aynı zamanda okuyucu tarafından coğrafya, iklim ve tarih,
değişim ve süreklilik, neden ve sonuç arasındaki ilişkinin fark edilmesini sağlamaktadır.
- ➢ Sosyal bilgiler dersinde tarihi romanlar, kültüre ve miras öğrenme alanı ünitelerinin öğretiminde
yararlanılması düşünülen en temel yazılı eserlerden biri olarak görülmektedir.
- ➢ Sosyal bilgiler dersinde öğrencilere tarih bilinci kazandırmak için tarihsel romanlar kullanılabilir.
- ➢ Geçmiş zamana ait ekonomik, politik veya sosyo-kültürel koşulları kurgulayan tarihi romanlar,
eserde geçen karakterlerin yaşamlarını okuyucuya aktararak onlarda sağlıklı empati becerisi
geliştirir.
➢Örneğin veba salgınını konu alan Black Death romanını okuyanlar kendilerini 14.yüzyıldabulacaklar ve insanların yaşadığı yerlerde çekilen acıları, yaşanılan zorlukları anlayabileceklerdir.
Ahmet ÖZTÜRK
10
Tarihi Romanların Gelişim Süreci
- ➢ Modern tarihi romanın miladı 19.yüzyılın başlarında Walter Scot’ın romanlarıyla başlatılır.
- ➢ İngiltere’de tarihi roman yazımında Charles Dickens’in (1812-1870) yazdığı İki Şehrin Hikayesi öne
çıkmaktadır.
- ➢ Almanya’da tarihi romana örnek olarak Goethe’nin (1749-1829) yazdığı, bir kahramanın yaşamını
anlatan Wilhelm Meister romanı gösterilebilir.
- ➢ Rusya’da tarih ve roman ilişkisini Alexandre Puşkin (1799-1837) başlatmıştır. Yüzbaşının Kızı isimli
eseri ile Rusya’da tarihi romanı başlatmıştır.
- ➢ Ülkemizde tarihi roman alanında ortaya çıkan ilk eser, 1871 yılında Ahmet Mithad tarafından
yazılan Yeniçeriler adlı roman olmuştur. Türkiye’de ilk çağdaş tarihi romanı yazanlardan biri de
Namık Kemal’dir. Namık Kemal’in Cezmi’si bu türe örnektir. Tarihi Romanlar İle Sosyal Bilgiler Öğretimi
➢ Tarihi romanlar sosyal bilgiler eğitiminde kültür ve miras öğrenme alanı içerisinde kullanılabilir. ➢ Sosyal bilgiler dersinde tarihi romanları kullanma gerekçelerini kısaca şöyle özetleyebiliriz;
➢ Tarihsel olayları tarihi romanlardan öğrenmek öğrencileri heyecanlandırmaktadır.
➢Tarihi roman öğrencilere daha detaylı açıklamalar sunar, ders kitabının akademik dilindekisıkıcılığından kurtarır.
- ➢ Öğrencilerin olayları çoklu bakış açısıyla değerlendirmelerini sağlar.
- ➢ Bir problemin karmaşıklığı üzerine düşünmede öğrencilere yardımcı olur.
- ➢ Sosyal bilgilerde tarihi romanların kullanılarak işlendiği derslerde öğrencilerin derse olan ilgisinin
arttığı gözlemlenmektedir. Tarihi romanlar aracılığıyla yapılan derslerde öğrenciler ders kitaplarına nispeten daha derin anlamlar çıkarmakta, daha yeterli okuma ve yazma becerileri göstermektedir.
Sosyal Bilgiler Dersinde Kullanılacak olan Tarihi Romanların Belirlenmesi
Tarihi romanların sosyal bilgiler eğitiminde kullanılabilmesi için bir takım özelliklere sahip olması gerekmektedir. Tarihi romanları seçme kriterleri ortam, stil, tema, karakter açılarından ele alınması gerekmektedir.
- Ortam: Ortam gerçeğe uygun olmalıdır. Ayrıntıyla tasvir edilmeli, hikaye ile birlikte işlenmelidir.
- Stil: Giriş kısmında entrikaya işaret edilmelidir. Figüratif bir dil kullanılmalıdır. Macera unsurlarını içermelidir.
- Tema: İnsanların her türlü engeli aşabileceği, nefretin bir düşman olduğu, yurt sevgisi, cahilliğin ve ön yargının yıkıcı olduğu, fiziki eksikliklerin insanı insanlığından edemeyeceği gibi temalar işlenmelidir.
- Karakter Seçme: Karakterler gerçekçi olarak resmedilmelidir. Hareket, düşünce ve görüşleri yaşadıkları dönem için doğru olmalıdır.
Sosyal Bilgiler Öğretiminde Tarihsel Roman Kullanımının Yararları
➢ Öğrencilere, kendi deneyimlerinin ötesinde, geçmişe yönelik farklı dünyalar sunar. ➢ Öğrencilerin farklı zaman ve mekanlarda olay ve insanları tanımalarına yardım eder. ➢ Tarihsel becerilerin kazanılması ve tarihsel kavramların öğrenilmesini sağlar.
➢ Öğrencilerin geçmişe yönelik ilgi ve merakı arttırır.
➢ Çocuklarda yurt ve ulus sevgisi uyandırır.
➢ Gerçek ile hayali karakter arasındaki farkı görebilmeye yardımcı olur.
➢ Öğrencilere, tarihsel olayları hayal etme ve problem çözme becerisini kazandırabilir. ➢ Tartışmaya, fikir alışverişinde bulunmaya ve fikirlerini ortaya koymaya zemin hazırlar. ➢ Ahlaki, kültürel ve toplumsal değerlerin aktarılmasına yardımcı olur.
Ahmet ÖZTÜRK
11
Sosyal Bilgiler Öğretiminde Tarihsel Roman Kullanımının Sınırlılıkları
- ➢ Tarihi romanın öğrencinin yaşı, ilgisi ve giriş davranışlarına uygun olmamasından kaynaklanan
problemler.
- ➢ Seçilen tarihi romanda uygun bir dilin kullanılmamasından kaynaklanan problemler.
- ➢ Öğrencilerin ilgilerinin çekilememesinden kaynaklanan problemler.
- ➢ Dersin kazanımlarıyla seçilen tarihinin romanın ilişkilendirilememesinden kaynaklanan problemler. ➢Dersin kazanımlarına yönelik uygun pekiştirme etkinliklerinin yapılamamasından kaynaklanan
problemler.
Örnek Etkinlik
Kazanım: “Türkiye Selçukluları döneminde Türklerin siyasal mücadeleleri ve kültürel faaliyetlerinin Anadolu’nun Türkleşme sürecine katkılarını değerlendirir”
➢ Bu etkinlikte öğrencilere Oktay Tiryakioğlu’nun “Alparslan: Çift Başlı Kartallar” romanında bir pasajçalışma kağıdına yazılarak öğrencilerine dağıtılarak öğrencilerden metni okunması istenir. Metin okunduktan sonra öğrencilere sorular sorulur.
[wp_ad_camp_4]