Zirai Mücadele
- Tohumlara ve fidanlara zarar veren zararlılarla mücadelede ilaçlama yapılır.
- Bağcılıkta san hastalığı için kükürt, buğdaydaki kımıl zararlıları için ise ilaç kullanılması örnektir.
Arazi Toplulaştırması
- Bu proje kapsamındaki Türkiye’deki miras yoluyla veya başka nedenlerle ayrılmış toprakların birleştirilmesi ön görülmektedir.
- Ancak engebeli yerlerde uygulanması zordur.
- Toplulaştırma, zaman kaybını, sulama giderlerini ve gereksiz toprak boş bırakılmalarını engeller.
Destekleme Alımları
- Devletin önceden duyurduğu taban fiyattan ürün alma garantisi vermesine ne denir.
- Ülke için aynı ürünün aynı fiyattan satılması sağlanır. Böylece üretici zarar etmez, tüketici korunur.
- Üretimdeki dalgalanmaların önüne geçilmeye çalışılmaktadır.
- Destekleme alımı yapılan ürünlerin halkın temel tüketim maddesi olması, ihracata dayalı olması veya ilaçlanıp uzun süre saklanabilir olması gerekir.
NOT! Destekleme alımı yapılmayan ürünler temel olarak sebzeler ve meyvelerdir. Ayrıca tütün yasa ise özel olarak 2002 yılında destekleme alımlarından çıkarılmıştır.
- Bölgelerin Tarım Ürünleri
Türkiye’de üretilen tarım ürünlerinin üretim oranlarına göre bölgelere dağılımı şu şekildedir. Dikkat edilmesi gereken husus bazı ürünlerin toplam ürünleri o bölgeyi birinci sırada yapabilir ancak il üretimleri o bölgede olmayabilir.
Karadeniz’in Üretiminde 1.Sırada Olduğu Tarım Ürünleri
Fındık
- Yıl boyu nem isteği yüksek olan bir tarım ürünüdür.
- Üretiminde %85 ile Karadeniz birinci %15 ile Marmara ikinci sıradadır.
- Karadeniz’in doğal olarak yetişen tek ürünüdür.
- Dünya üretiminde 660.000 ton ile Türkiye birinci sıradadır.
Çay
- Cumhuriyetle birlikte Karadeniz’de yetiştirilmeye başlanmıştır.
- Trabzon’dan Artvin’e kadar yetiştirilir.
- Üretimin %100’ü Doğu Karadeniz’dedir.
- Doğu Karadeniz’de bol yağış ve toprak özelliği nedeniyle mikroklima olarak yetişir.
Keten
- En fazla Karabük’te daha sonra Muş’ta yetiştirilir.
- Para kağıdı olarak bilinir.
- Üretim miktarı oldukça azdır.
Kenevir
- Batı Karadeniz’de Kastamonu ve Sinop çevresinde en fazla üretilir.
- Uyuşturucu madde yapılabildiği için üretimi devlet kontrolündedir.
- Her yıl üretim alanları bakanlar kurulu kararı ile belirlenir.
- Kontrollü üretileni tıpta kullanılmaktadır.
Kivi
- Karadeniz’de 1990’lı yıllardan itibaren üretilmeye başlanmıştır.
- Kış ılıklığı istediğinden kıyı iklimlerinde yetişebilir.
- Üretiminde 18.200 ton ile Yalova birinci sıradadır.
Marmara’nın Üretiminde 1.Sırada Olduğu Tarım Ürünleri
Pirinç
- Akarsu boylarında sulak alanlarda yetişir.
- En fazla Trakya’da Meriç ve Ergene boylarında yetiştirilir.
- Bataklık alanlarda yetişmesi ne bağlı sıtma hastalığı yaymasından dolayı üretim alanları devlet kontrolündedir.
- Üretim tüketimi karşılayamadığı için ithalatı yapılır.
Ayçiçeği
- Kalsimorfik topraklar üzerinde en iyi yetişir.
- Tekirdağ, Edirne çevresinde yoğun üretilir.
- Üretimin %75’i Ergene’den sağlanır.
- İl üretiminde birinci sırada ise Konya gelir.
Ege’nin Üretiminde 1.Sırada Olduğu Tarım Ürünleri
Zeytin
- Kış ılıklığının olduğu Akdeniz iklim bölgelerinde yetişir.
- İki yılda bir yoğun ürün verir.
- Yağlık zeytin üretiminde Ege, sofralık zeytin üretiminde Marmara birinci sıradadır.
- En fazla üretimi Edremit Körfezi çevresindedir.
- Artvin Yusufeli çevresinde mikroklima olarak yetişir.
Üzüm
- İklim seçiciliği oldukça az olduğundan Türkiye’nin her yerinde yetişir.
- Karadeniz’in doğusunda aşırı yağış ve güneşlenme azlığı nedeniyle kalitesi oldukça düşük olur.
- Üretiminde Manisa birinci sıradadır.
- Önemli bir ihraç ürünüdür.
Haşhaş
- Uyuşturucu yapılabildiği için üretim devlet kontrolündedir.
- Tüm Dünya’da ekim alanları Birleşmiş Milletlerce belirlenir.
- Karadeniz’in doğusu dışında her yerde rahatlıkla yetişebilir.
- Ekimde Afyon birinci, Denizli ikinci sıradadır.
- Bolvadin’de bulunan Alkoloidler fabrikasında işlenir.
Tütün
İklim değil toprak seçiciliği vardır. Kıraç toprakları sever.
- İç Anadolu dışında tüm bölgelerde üretilebilir.
- Manisa üretiminde birinci sıradadır.
- Kalitesinin korunması nedeniyle üretimi devlet kontrolündedir.
İncir
- Kış ılıklığı istediğinden dolayı en fazla kıyılarda yetiştirilir.
- En fazla aydın çevresinde tarımı yapılır.
- Dünya üretiminde Türkiye birinci sıradır.
Akdeniz’in Üretiminde 1.Sırada Olduğu Tarım Ürünleri
Gül
- %90 oranında Isparta çevresinde üretilir.
- Son yıllarda Ege ve Marmara’da üretilmeye başlanmıştır.
- Kozmetik sanayisinde ve gıda sanayisinde kullanılır.
Muz
- Üretiminin %100’ü Akdeniz’de gerçekleşir.
- Kış ılıklığı ve rüzgarsız ortamları sever.
- Alanya’dan Hatay Samandağ’a kadar olan kıyı şeridinde yetişir.
- Üretim ihtiyacı karşılayamadığı için ithal edilir.
- Akdeniz’de mikroklima alanda üretilir.
Yer Fıstığı
- Akdeniz’de Adana ve Osmaniye çevrelerinde üretilir.
- Kuruyemiş olarak tüketilir. Yağ elde edilir.
Turunçgiller
- Portakal, mandalina, greyfurt ve limonun ortak adıdır.
- Kış ılıklığı ister.
- %89 oranında Akdeniz’de üretilir.
- Rize çevresinde fön rüzgarına bağlı mikroklima alanda yetişir.
Mısır
- Karadeniz dışındaki alanlarda sulama ile yetişir.
- Akdeniz’de %45, Karadeniz’de %25 oranında üretilir.
- Karadeniz’de iç tüketimi fazla olduğundan ticari üretimi Akdeniz’dedir.
- Güneydoğu Anadolu’da GAP ile birlikte üretimi artmıştır.
Sebzeler
- Domates, biber, patlıcan, kabak, ıspanak gibi ürünlerin genel adıdır.
- Sulama ile yetiştirilen ürünlerdir.
- Akdeniz birinci, ege ikinci Marmara üçüncü sıradadır.
- Bir yöredeki üretim oranının artması sulama ile mümkündür.
- En geri kaldığı yer Doğu Anadolu’dur.
Güneydoğu Anadolu’nun Üretiminde 1.Sırada Olduğu Tarım Ürünleri
Kırmızı Mercimek
- Aşırı kuraklık sevdiğinden en fazla güneydoğu’da üretilir.
- GAP ile birlikte getirisi daha yüksek olan ürünlerin tercih edilmesi üretimini düşürmüştür.
Antep Fıstığı
- İki yılda bir ürün verir.
- En fazla Güneydoğu Anadolu’da üretilir.
- İl birincisi Şanlıurfa’dır.
- Türkiye Dünya üretimine İran’dan sonra ikinci sıradadır.
Pamuk
- GAP ile birlikte sulamanın yapılması nedeniyle Güneydoğu Anadolu birinci sıraya gelmiştir.
- Yetişme döneminde su isteği oldukça fazla iken yaz döneminde kuraklık isteği yüksektir.
- Karadeniz’de yıl boyu yağış olması, İç Anadolu’da ise ilkbahar sıcaklıklarının düşük olması nedeniyle üretimi yapılmaz.
UYARI! Pamuk üretiminde en çok karıştırılan durum kış ılıklığı isteyip istemesidir. Pamuk ekimi ilkbaharda yapılır ve hasat ile yazın tarımı son bulur. Bu nedenle kış ılıklığı faktörü ile hiçbir ilgisi yoktur.
Doğu Anadolu’nun Üretiminde 1.Sırada Olduğu Tarım Ürünleri
Kayısı
- Doğu Anadolu’nun üretiminde birinci sırada olduğu tek üründür.
- En fazla Malatya çevresinde üretilir.
- İklim seçiciliği en az olduğundan Türkiye’nin her yerinde yetişebilir.
- Türkiye Dünya üretiminde birinci sıradadır.
İç Anadolu’nun Üretiminde 1.Sırada Olduğu Tarım Ürünleri
Baklagiller
- Nohut, mercimek ve fasulyenin genel adıdır.
- Toprağı azot bakımından desteklerler.
- Nöbetleşe ekimde sıklıkla kullanılırlar.
- Nohut yaz kuraklığı ister.
- Fasulye bol sulama ile yetişir.
Buğday
- Kışın düşük sıcaklıklarına ve yaz kuraklıklarına dayanıklı üründür.
- Türkiye’de en çok ekilen tahıldır.
- Üretiminde il birincisi Konya’dır.
Arpa
- Kış sıcaklarının düşük olmasına daha dayanıklıdır.
- Doğu Anadolu’da buğdayın yerini alır.
- Üretiminde il birincisi Konya’dır.
- İçki yapımında en çok kullanılır.
Şeker Pancarı
- Bol sulama ile yetişebilen bir tarım ürünüdür.
- Üretiminde kota uygulaması yapılmaktadır.
- Üretiminde il birincisi Konya’dır.
UYARI! Şeker pancarı üretiminin en sınırlı olduğu yerler kıyı bölgeler ve Güneydoğu Anadolu’dur. Kıyılarda ekonomik getirisi yüksek olan ürünler tercih edildiğinden Güneydoğu’da ise kuraklık nedeniyle üretimi oldukça azdır.
NOT! Şeker pancarından elde edilen küspenin hayvan yemi olarak kullanılması nedeniyle şeker pancarı fabrikalarının yanında ahır ve besi hayvancılığı da yapılmaktadır.
Elma
- İklim seçiciliği az olduğundan hemen her yerde yetişmektedir.
- İç Anadolu’da Konya, Karaman, Niğde ve Aksaray’da yoğun olarak yetişmektedir.
- Üretiminde il birincisi Isparta’dır.
Patates
- Yumrulu bitkiler içinde en çok üretimi yapılan üründür.
- Ekim alanı geniş, en fazla üretilen yumrulu bitkidir.
- Üretiminde Niğde birinci İzmir ikinci sıradadır.
- Türkiye’de Hayvancılık
Türkiye hayvan sayısı bakımından Avrupa’da birinci sırada yer alır. Ancak hayvancılıktan alınan verim ve gelir düşüktür. Türkiye’de hayvancılıktan elde edilen verimin yükseltilmesi için alınması gereken önlemler şunlardır:
- Hayvan soylarının ıslahı yapılmalıdır. Yerli ırklar yerine et ve süt verimi yüksek ithal ırklar getirilmelidir.
- Otlaklar ve çayırlar ıslah edilerek korunmalı, erken ve aşırı otlatmalar önlenmelidir.
- Yüksek verim alınan besi ve ahır hayvancılığı yaygınlaştırılmalıdır.
- Süt danası ve süt kuzusu kesimi önlenmelidir.
- Yem bitkilerinin ekim alanı artırılmalıdır.
- Yem sanayisi geliştirilmelidir.
- Hayvancılık eğitimi konusundaki çalışmalar artırılmalıdır.
- Hayvancılık ile uğraşan kişilere teşvik kredileri sağlanmalıdır.
- Hayvan hastalıkları önlenmelidir.
- Pazarlama olanaklarının geliştirilmeli ve alım garantisi verilmelidir.
UYARI! Hayvancılıktan alınan verim birim hayvandan alınan et ve süt üretimidir. Bu nedenle hayvan sayısının artırılması veya çiftçi sayısının artırılması verimi artırmaz. Türkiye’de verimin düşük olmasında işletme azlığı veya hayvan sayısının azlığı değil niteliğinin düşük olması etkili olmuştur.
- Büyükbaş Hayvancılık
Türkiye’de büyükbaş hayvancılık iki şekilde yapılır. Birincisi ahır ve besi hayvancılığı ikincisi otlak ve mera hayvancılığıdır.
| Mera Hayvancılığı | Ahır ve Besi Hayvancılığı |
| Mera ve otlak adı verilen doğal çayırların bulunduğu alanlarda yapılır. | Kapalı ortamlarda suni yemler kullanılarak yapılır. |
| Et ve süt üretimi düşüktür. | Üretim iklimden etkilenmez. |
| Doğal koşullara bağımlılık fazladır. | Yıllar arası üretim dalgalanma göstermez. |
| Üretim iklimden etkilenir. | Daha çok yabancı hayvan ırkları yer alır. |
| Üretimde yıllar arası dalgalanma yaşanır. | Büyükşehirlerin çevresinde gelişmiştir. |
Sığır
- Türkiye’de en çok beslenen büyükbaş hayvan türüdür.
- 2013 yılı itibariyle 14 milyon baş sığır vardır.
- Et ve süt verimi küçükbaşa göre daha yüksektir.
- Doğu Anadolu’da Erzurum – Kars platolarında ve Karadeniz’in yaylalarında beslenir.
- Büyükşehirlerin et ve süt ihtiyacını karşılamak üzere çiftlikler halinde bulunur.
Manda
- Bataklık tarzı sulak alanlarda yetiştirilir.
- Sütü ve kaymağı oldukça önemlidir.
- En fazla sayıda samsun’da bulunur.
- Küçükbaş hayvancılık
Türkiye’de beslenen koyun, kıl keçisi ve tiftik keçisinin genel adıdır. Türkiye’de yaygın olan karasal iklim nedeniyle küçükbaş hayvancılık daha yaygındır.
Koyun
- Türkiye’de sayıca en fazla olan hayvan türüdür.
- 34 milyon baş koyun beslenmektedir.
- Karasal iklimden dolayı oluşan bozkır arazisi koyun beslenmesi için elverişli koşullar oluşturmuştur.
- İç Anadolu, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu’da en fazla beslenir.
- Büyükbaş hayvancılığa göre et ve süt verimi düşüktür.
Kıl Keçisi
- Türkiye’nin dağlık engebeli yerlerinde yetişir.
- En fazla Akdeniz’de bulunur.
- Mersin sayıca en fazla olduğu ildir.
Tiftik Keçisi
- Diğer adı Ankara keçisidir.
- Yünü için beslenir.
- Yapay yünlerin çoğalmasıyla önem azalmıştır.
- Ankara sayıca en fazla olduğu ildir.
NOT! Türkiye’de doğal hayvancılık ile bitki örtüsü arasında doğrudan bir ilişki vardır. Hayvanların çene yapıları bazı bitkiler için farklı yapıya sahiptir. Çayır uzun boylu otlar olduğundan koyun gibi çene yapısı küçük olan hayvanlar için değil sığır gibi büyükbaş hayvanlar için elverişlidir. Ya da bozkır küçük boylu otlar olduğu için çene yapısı küçük olan koyun otlaması için daha elverişlidir.
- Kümes Hayvancılığı
- Tavuk, kaz, ördek, hindi gibi hayvanların genel adıdır.
- En fazla tavuk beslenir. Bunlar içinde et tavuğu
- Büyükşehirlerin et ihtiyacını karşılamak üzere gelişmiştir.
- Bolu,Konya, Manisa, Ankara, Bursa geliştiği diğer yerlerdir.
- Kapalı ortamlarda yapıldığından iklimden etkilenmez.
- Arıcılık
- Türkiye’nin yüksek, dağlık, engebeli yapısı ve kısa mesafelerde değişen iklim şartlar bitki çeşidi yarattığından arıcılık için elverişli koşullar oluşmuştur.
- Doğu Karadeniz, Hakkâri ve Menteşe’de gelişmiştir.
- Muğla, Adana, Rize illeri bal üretiminde öndedir.
- Türkiye Dünya’nın en önemli bal üreticisi ve tüketicisi ülkelerden biridir.
NOT! Türkiye’de bal verimi oldukça yüksektir. Bu durumun en önemli nedeni arıcılığın yapılma yöntemidir. Türkiye’de arıcılık gezici arıcılık şeklinde yapılır. Bu durum yıl boyunca bal üretimi yapılmasını sağlar.
- İpek Böcekçiliği
- Dut yaprağı ile beslenen bir kurtçuk olan böcekten elde edilir.
- Yapay ipeğin yaygınlaşması ile eski önem azalmıştır.
- Antalya üretimde birincidir.
- Güney Marmara’da işleyen tesisler bulunur.
UYARI! İnci Kefali Van Gölü’ne karışan akarsu ağızlarında avlanır ve bulunduğu bölgenin önemli bir balık ihtiyacını karşılar. Dikkat edilmesi gereken husus Van Gölü’nün tatlı su gölü olmamasıdır. Balıklar gölde değil karışan akarsular üzerinde avlanır.
Deniz
- Türkiye’de deniz balıkçılığında birinci sırada Karadeniz gelir.
- Üretimin yaklaşık % 77,2’si Karadeniz’den sağlanmıştır. Bunu % 8,4 ile Marmara izlemektedir. Ege % 7,2 ve Akdeniz % 7,1 oranında paylara sahiptirler.
- Balık miktarı en fazla Karadeniz’de en az Akdeniz’dedir.
- Balık çeşidinde ise Akdeniz birinci sırada gelir.
- Bunu sırasıyla Marmara, Ege ve Akdeniz takip eder.
- En çok avlanan balık hamsidir.
UYARI! Karadeniz’de 200 metreden derinde bulunan kükürtlü hidrojen gazları balık yaşamasını engellemektedir. Balıklar 0 – (-200 ) derinliktedir. Bu durumun nedeni ise Karadeniz’in milyonlarca yıl boyunca göl olması ve bütün canlıların, bakteriler ve mikroorganizmaların Karadeniz dibinde birikmesidir.
NOT! Karadeniz’in balıkçılıkta birinci sırada olmasının başlıca nedenleri şunlardır:
- Balıklar için en uygun üreme alanlarının serin sular olması ve Karadeniz’in en serin deniz olması
- Plankton adı verilen balık besin maddelerinin en fazla Karadeniz’de olması
- Oksijen miktarının en fazla olduğu deniz olması
- Tatlı su karışımının en fazla, tuzluluğun en az olduğu deniz olması
- Karadaki ekonominin yetersiz olması nedeniyle halkın geçimi daha çok denizde araması
UYARI! Karadeniz’den Akdeniz’e gidildikçe su sıcaklığı, deniz tuzluluğu ve balık çeşidi artar. Ancak balıkçılığı geliştiren faktör çeşit değil miktardır. Bu nedenle miktarın en az olduğu Akdeniz en geri sıradadır.
Kültür Balıkçılığı
- En fazla Güneybatı Ege kıyılarında gelişmiştir.
- En fazla çipura ve levrek üretilir.
- Ege’de koy sayısının fazla olması ve denizin sığ olması en fazla yapılmasını sağlamıştır.
NOT! İstanbul ve Çanakkale boğazları balık avlama açısında en avantajlı konumlardan birini oluşturur. Bu alanda yaşanan akıntılar balıkların bir arada bulunduğu alanları oluşturur.
NOT! Türkiye’nin üç tarafı denizlerle çevrilidir. Ayrıca balıkçılık için gerekli olan göl, akarsu ve baraj gibi tatlı su alanları oldukça fazladır. Ancak balıkçılık yeterince gelişememiştir. Bunun başlıca nedenleri şunlardır:
- Su kirliliğindeki artış,
- Aşırı ve usulsüz avlanma,
- Balık sanayinin yetersizliği,
- Su ürünlerini soğutacak depolarının yetersiz olması,
- Pazarlamanın gelişmemiş olması,
- Balıkçılıkla ilgili araştırmaların yetersiz olması,
- Kıyı balıkçılığı şeklinde yapılması, açık deniz balıkçılığı olmaması
- Balık tüketimi konusunda yeterli bilinçte olmamasıdır.
- Türkiye’de Ormancılık
Türkiye iklimi büyük oranda orman yetişmesine müsaittir. Ancak tahribatlar nedeniyle orman oranı % 28’e düşmüştür. Ormanlar geçmişten günümüze yangınlar, kaçak kesimler, keçi otlatma ve ticari işletmeler nedeniyle azalmıştır. Türkiye ormanlarından yararlanma ve ormanların faydaları şu şekildedir:
- Orman ürünleri endüstrisine çeşitli ham maddeler sağlar.
- Mobilya, kâğıt, reçine, elektrik ve telefon direkleri yapımında kullanılır.
- Toprak erozyonunu önlemede yardımcı olur.
- Sel ve taşkın riskini azaltır. Çığ oluşumunu büyük oranda engeller.
- Dinlenme amaçlı yararlanılır.
- Kırsalda geçim kaynağı sağlar.
- Atmosferin oksijen artışını sağlar. Nemlilik kazandırır.
- Hava kirliliğinin azalmasına yardımcı olur.
- Yeraltı sularının beslenmesini sağlar.
- Yaban hayvanlarının barınak sağlar.
NOT! Türkiye’de orman endüstrisi en fazla Karadeniz’de gelişmiştir. Orman varlığının en az olduğu Güneydoğu Anadolu’da en azdır.
NOT! Türkiye’de maden çeşitliliğinin en fazla olduğu bölge Doğu Anadolu’dur. Bu durumun nedeni Doğu Anadolu’daki volkanizma türü ve çeşitliliğidir.
UYARI! Türkiye’de bazı madenlerin çıkarılmaması ve işletmelerin açılmama nedenleri şunlardır:
- Maden rezerv alanının yetersiz olması
- Tenör oranının düşük olması
- Erişim maliyetlerinin düşük olması
- Pazarlama imkanlarının olmaması veya rekabet edilememesi
- Dış alımının çıkarımından daha ucuza sağlanması
NOT! Demir, krom, bakır gibi madenler, metal halindedir. Çeşitli tuzlar, kükürt, soda, cıva gibi madenler metal hâlde değildir.
NOT! Demir’in büyük oranda çıkarıldığı yerler dışında işlenmesinde iki faktör etkilidir. Demirin eritilmesi için gerekli olan ısıyı sağlayan kaynak taş kömürüdür. Bu nedenle Karabük ve Ereğli demir çelik fabrikalarının yer seçiminde enerji kaynağına yakınlık dikkate alınmıştır. İskenderun demir çelik ise ulaşım avantajı nedeni ile kurulmuştur. Bu tesis ithal kömür ile çalışmaktadır.
NOT! Bakır’ın en önemli işleme tesisinin samsun’da olmasının nedeni gelişmiş bir limana sahip olmasıdır ( Ulaşım etkili ).
NOT! Boksitin Seydişehir’de işlenmesi sanayi kuruluşlarının yer seçiminde etkili olan faktörlerden ham madde varlığı ile açıklanır.
NOT! Elazığ’da bulunan tesisin yer seçim nedeni ham maddeye yakınlık iken Antalya ulaşım nedeniyle seçilmiştir.
NOT! Türkiye’de uranyum ve toryum günümüzde aktif nükleer santral olmadığından çıkarılmamaktadır.
NOT! Türkiye’deki fosfat rezervlerinin çok az olması nedeniyle yoğun bir gübre ithalatı vardır. Fas ve Cezayir’den gübre alımı yapılır. Bunları işleyen tesisler genelde kıyıdadır ( Mersin, İzmit, Samsun ) nedeni ulaşımdır.
NOT! Türkiye’deki bor minerallerinin büyük bölümü yarı işlenmiş olarak ihraç edilir. Bu durumun nedeni teknolojik yetersizliktir.
Trona ( Soda Külü )
- Maden suyu ve şişe cam imalatında kullanılır.
- Ankara ( Kazan, Sincan ve Beypazarı ) dan çıkarılır.
- Kazan soda külü fabrikasında işlenir.
Altın
- İlk kez 2001 yılında İzmir Bergama’da çıkarılmaya başlanmıştır.
- Artvin ve Gümüşhane’de yatakları bulunur.
Asbest
- Aşırı ısıya dayanıklı itfaiyeci elbiseleri ve arabaların fren balatalarının yapımında kullanılır.
- Eskişehir, Hatay ve Erzincan illerinde bulunur.
NOT! Asbestin aşırı kanserojen bir maden olduğu anlaşıldıktan sonra kullanımı yasaklanmaya başlanmıştır.
Oltu Taşı ve Lületaşı
- Süs eşyası yapımında kullanılırlar
- Oltu taşı Erzurum’dan, lületaşı Eskişehir’den çıkarılır.
Kükürt
- En büyük yataklar Isparta – Keçiborlu’da bulunur.
- İzmir Aliağa petrol rafinerisinde elde edilir.
Civa
- En önemli çıkarım alanları İzmir ödemiş ve Karaburun’dur.
- Konya Sarayönü kapatılmıştır.
Zımpara Taşı
- Rezervi en fazla Türkiye’dedir.
- Metal ve ahşap parlatmada kullanılır.
- Muğla, Denizli ve Aydın’da bulunur.
Barit
- Petrol sondajlarında kullanılır.
- Antalya – Alanya’da bulunur.
- Antalya barit unu fabrikasında işlenir.
- İhraç edilir.
- Türkiye’nin Enerji Üretimi
Bir işin yapılabilmesi için gerekli enerjiyi sağlayan kaynaklara enerji kaynakları denir. Endüstrinin, teknolojinin gelişmesine paralel olarak nüfusun ve ihtiyaçların artması enerji kullanımını ve önemini artırmıştır. Enerji kaynakları; fosil yakıtlar (tükenebilir) ve yenilenebilir enerji kaynakları olmak üzere iki grupta ele alınır.
| Tükenebilir Kaynaklar (Fosil Yakıtlar) | Yenilenebilir Kaynaklar |
| ü Taş kömürü ü Linyit kömürü ü Petrol ü Doğal gaz ü Asfaltit | ü Hidrolik enerji (su gücü) ü Güneş enerjisi ü Jeotermal kaynaklar ü Rüzgar enerjisi
|
Tükenebilir Kaynaklar (Fosil Yakıtlar)
Taş Kömürü (Maden Kömürü)
- Zonguldak, Karabük ve Bartın illerinde çıkarılır.
- Isı değeri Kalori olarak yüksek olduğu için demir – çeliğin endüstrisinin en önemli enerji kaynağıdır.
- Türkiye’nin tüketimine yetmediği için ithal edilir.
- % 100 çıkarıldığı yer Batı Karadeniz’dir.
NOT! Türkiye’de taş kömürü ile çalışan termik santral Zonguldak – Çatalağzı’nda bulunur.
Linyit Kömürü
- Rezervleri oldukça fazla olan III. jeolojik devirde oluşan kömür türüdür.
- Afşin – Elbistan – Kahramanmaraş, Tavşanlı, Tunçbilek, Seyitömer, Kütahya, Soma – Manisa, Yatağan – Muğla, Çeltek – Amasya, Aşkale – Erzurum, Çayırhan – Ankara, Çan – Çanakkale başlıca çıkarım alanlarıdır.
- Isı gücü taş kömüründen düşüktür.
- En fazla termik santrallerde elektrik üretiminde kullanılır. Ayrıca konutların ısıtılmasında yararlanılır.
- En büyük Linyit ile çalışan termik santral Afşin – Elbistan A ve B santralleridir.
UYARI! Türkiye yurt dışından oldukça fazla linyit almaktadır. Bu durumun nedeni rezerv azlığı değil, kalorisinin düşük olmasıdır. İthal kömürler daha çok ısınmada kullanılırken yerli kömürden elektrik elde edilir.
UYARI! Linyit rezervleri % 42 ile en fazla Doğu Anadolu’dadır. Ancak en fazla linyit çıkarımı Ege’den yapılır. Bu durumun nedeni Ege’de linyite erişimin Doğu Anadolu’dan daha kolay olmasıdır ( Derinlik ).
Asfaltit
- katı petrol olarak bilenen bir yakıttır.
- En önemli yatakları Şırnak – Silopi’de bulunmaktadır.
- Silopi’de Türkiye’nin asfaltitle çalışan tek termik santrali kurulmuştur.
Petrol
( BURAYA HARİTA -67- EKLENECEK 1.kitap – SAYFA 55 )
- İlk olarak Raman (Batman)’da bulunmuştur. Garzan (Siirt), Şelmo, Ulaşlı, Kurtalan, Kâhta başlıca çıkarıldığı yerlerdir.
- İlk petrol rafinerisi Batman’da kurulmuştur. Türkiye’nin ham maddeye bağlı kurulan ve en küçük petrol rafinerisidir.
- Türkiye’de tüketilen petrolün %10’u yerli kaynaktan sağlanabilmekteyken % 90 dışa bağımlılık vardır.
Petrol işleyen tesisler şunlardır:
- İzmit ( İpraş ) : Pazarlama ve ulaşım
- İzmir ( Aliağa ): Pazarlama ve ulaşım
- Kırıkkale ( Orta Anadolu ): İç tüketim
- Batman ( Batman ): Ham madde varlığı
UYARI! Mersin’de bulunan Ataş rafinerisi 2005 yılından sonra petrol arıtımını durdurmuştur. Yabancı ortaklı bir şirket olan ataş bu tarihten sonra sadece bir depo olarak çalışmaktadır.
NOT! Türkiye petrol ihtiyacını iki önemli boru hattıyla karşılamaktadır. Bunlar BTC ( Bakü – Tiflis – Ceyhan ) ve Kerkük – Yumurtalık boru hattıdır.
Doğal gaz
- Türkiye’de Hamitabat ( Kırklareli ), Çamurlu ( Mardin ) ve Akçakoca ( Düzce ) çıkarılmaktadır.
- Termik santrallerde elektrik üretiminde ve konut ısıtmada kullanımı hızla yaygınlaşmaktadır.
NOT! Doğal gazla elektrik üreten başlıca tesisler:
- Ambarlı ( İstanbul)
- Hamitabat ( Kırklareli) – Ham madde
- Ovaakça ( Bursa)
- Bandırma ( Balıkesir )
- Aliağa ( İzmir )
UYARI! Türkiye’nin doğal gazda dışa bağımlığı oldukça yüksektir. En fazla elektrik üretimi doğal gazdan yapılmaktadır. Burada dikkat edilmesi gereken husus Türkiye doğal gaza bağımlılığı en fazla elektrik üretmek amacıyla oluşturmadı. Doğal gaz kullanılsa da kullanılmasa da parası ödenir. Bu nedenle tesislerde elektrik üretilmesi düşünülmüştür.
NOT! Tuz Gölü altına doğal gaz depolama tesisi yapılmaktadır. Alınan fazla gaz bu alanda depolanacak ve ihtiyaç dahilinde kullanılacaktır.
Nükleer enerji
- Türkiye’de Manisa – Salihli, Yozgat – Sorgun’da uranyum, Eskişehir – Sivrihisar’da toryum yatakları vardır.
- Türkiye’de ilk nükleer santral Mersin – Akkuyu’da kurulmaya başlanmış, Sinop’ta da kurulması için çalışmalar yapılmaktadır.
UYARI! Nükleer santrallerin yer seçiminde iki önemli faktör vardır. Bunlardan birincisi deprem riskinin düşük olmasıdır. Deprem nedeniyle reaktörlerin zarar görmesi geri dönüşü olmayan bir radyoaktif kirlilik yaratır. İkincisi ise soğutma suyu olarak bol miktarda deniz suyu çekilecek olmasıdır. Mersin ve Sinop iki faktörü de sağlamaktadır.
Yenilenebilir Kaynaklar (Fosil Yakıtlar)
Hidroelektrik Enerji ( Su Gücü )
- Türkiye’nin ortalama yükseltinin fazla olması hidroelektrik enerji üretimi açısından en önemli faktör olmuştur.
- Akarsularının debilerinin az olmasına rağmen yatak eğimlerinin fazla olması potansiyelin fazla olmasını sağlamıştır.
- Yükseltinin ve debinin yüksek olduğu Doğu Anadolu’da hidroelektrik enerji potansiyeli en yüksektir.
- Yükseltinin ve debinin düşük olduğu Marmara’da hidroelektrik enerji potansiyeli ve üretimi en düşüktür.
- Hidroelektrik üretimde birinci sırada olan bölge Güneydoğu Anadolu Bölgesi’dir.
- Türkiye’de üretilen toplam elektriğinde yaklaşık % 25’i su gücünden karşılanmaktadır.
- Türkiye’nin en büyük hidroelektrik santralleri ve enerji üretimleri şu şekildedir:
| BARAJ GÖLÜ | KURULDUĞU AKARSU | BULUNDUĞU İL | ORTALAMA YILLIK ÜRETİM GWH |
| Atatürk | Fırat | Adıyaman, Şanlıurfa | 8900 |
| Karakaya | Fırat | Malatya, Elazığ | 7354 |
| Keban | Fırat | Elazığ | 6000 |
| Deriner | Çoruh | Artvin | 2117 |
| Altınkaya | Kızılırmak | Samsun | 1632 |
| Oymapınar | Manavgat | Antalya | 1620 |
| Hasan Uğurlu | Yeşilırmak | Samsun | 1217 |
| Aslantaş | Ceyhan | Adana | 569 |
| Gökçekaya | Sakarya | Eskişehir | 562 |
| Hirfanlı | Kızılırmak | Kırşehir | 400 |
Güneş Enerjisi
Türkiye’de güneş enerjisi potansiyeli oldukça fazla olmasına rağmen Türkiye’nin elektrik üretimine dahil olmuş bir üretim yoktur. Şanlıurfa Birecik’te deneme amaçlı güneş tarlası mevcuttur. Türkiye’nin enerji üretiminde kullanıldığında bu potansiyelin en fazla olduğu bölge Güneydoğu Anadolu en az olduğu bölge Karadeniz’dir ( Doğu Karadeniz Bölümü ). Türkiye’nin yıllı güneşlenme süresi haritası şu şekildedir:
Rüzgar Enerjisi
- Temiz enerji kaynaklarından biri olan rüzgar enerjisi üretimi güneş enerjine göre daha yaygın bir üretime sahiptir.
- İlk rüzgar üretimi 1998 yılında başlamıştır.
- İlk rüzgar türbini İzmir – Çeşme Alaçatı’daki santraldir.
- Günümüzde Çanakkale, Balıkesir, İzmir, aydın, Muğla, Adana, Hatay, Afyon, Eskişehir, Kırşehir, Kayseri ve Amasya illerinde santraller mevcuttur.
- Üretiminde birinci sırada Ege, İkinci sırada Marmara, üçüncü sırada Akdeniz gelir.
NOT! Rüzgar enerjisi üretiminde en büyük sorun kuşların göç yolları üzerine denk gelmesi ve gürültü kirliliğini artırmasıdır. Üretim ise iklim koşullarına bağlı olarak değişiklik gösterir. Bu da enerjinin sürekliliği açısından sorunlara neden olur.
Jeotermal Enerji
- Türkiye kırıklı arazi yapısının yaygın olması nedeniyle jeotermal enerji potansiyeli açısından zengin bir ülkedir.
- Ege ve Marmara bu potansiyelin daha yüksek olduğu bölgelerdir.
- Fay sularına bağlı elektrik üretimi yapan tesisler Aydın – Germencik, Denizli – Sarayköy ve Çanakkale – Tuzla’dır.
- İç Anadolu’nun güneyi, Akdeniz’in batısı, Marmara’nın batısı, Karadeniz’in kuzeyi ve Güneydoğu Anadolu’nun güneyi dışındaki alanlarda potansiyel yüksektir.
NOT! Fosil kaynaklar olarak bilinene yenilenemeyen enerji kaynaklarından tamamı hava kirliliğine neden olur. Ancak bunlar içinde yine en temiz enerji doğal gazdır. Yenilenebilir enerji kaynaklarının hava kirliliği üzerinde belirgin bir etkisi yoktur. Yenilenebilir kaynaklar içinde üretimi iklimden etkilenmeyen tek kaynak jeotermaldir.
NOT! Türkiye’de sanayinin görünümü kısaca şöyledir:
- Türkiye’de yer şekillerinin elverişli olduğu yerlerde ulaşım kolaylaştığı için endüstri kolay gelişmiştir. Genel olarak engebeli yapı sanayi ve ulaşımı olumsuz etkilemiştir.
- Milli gelirin %25’i sanayi sektöründen sağlanmaktadır.
- İhraç edilen ürünlerin %94’ü sanayi ürünleridir.
- Türkiye bazı ham maddeler bakımından zengin bir ülkedir. Özellikle tarımsal ve bazı madensel ham maddeler.
- Petrol ve doğal gaz gibi enerji kaynaklarının kolay ulaşılması ve alternatif enerji kaynaklarının bulunması endüstrinin gelişmesini olumlu etkiler. Ancak bu kaynakların sınırlı olması sanayi ile artacak olan gelirin büyük bir bölümünün enerji alımına harcanmasına neden olur.
- Genç işgücü Türkiye’nin önemli avantajlarından biridir. Özellikle ucuz ve niteliksiz iş gücü potansiyeli yüksektir. Eğitim düzeyinin artması nitelikli iş gücünü artırmaktadır.
- Türkiye’nin özel konumu pazar koşullarını elverişli hale getirmiştir.
- Türkiye’de endüstrinin gelişmesinde en önemli güçlük sermaye temini ve teknoloji yetersizliğidir.
NOT! Türkiye’de sanayi %56 ile en fazla Marmara, %1 ile en az Doğu Anadolu’da gelişmiştir. Türkiye’de bölgelerin en sanayileşmiş illeri şunladır:
- Marmara’da: İstanbul, Kocaeli, Sakarya, Bursa.
- Ege’de: İzmir, Manisa, Denizli, Aydın.
- Akdeniz’de: Adana, Mersin, İskenderun, Kahramanmaraş.
- Karadeniz’de: Zonguldak, Karabük, Samsun.
- İç Anadolu’da: Ankara, Eskişehir, Konya, Kayseri.
- Doğu Anadolu’da: Erzurum, Malatya, Elazığ.
- Güneydoğu Anadolu’da: Gaziantep, Şanlıurfa
Türkiye’de sanayinin kurulması için başlıca faktörler ham maddeye yakınlık, enerji kaynağına yakınlık ve ulaşımdır.
Ham madde
- Et ve süt üretiminde Kars, Ağrı, Van, Diyarbakır, Şanlıurfa, Edirne, Bolu,
- Unlu mamullerde Konya, Eskişehir, Ankara, Karaman, Aksaray,
- Konserve ve içecek sanayisinde İstanbul, Balıkesir, Çanakkale, İzmir, Afyon, Aydın, Uşak,
- Pamuklu dokumada Adana, Denizli, Aydın, Gaziantep, Kahramanmaraş,
- İpekli dokumada Bursa, İstanbul, Adana,
- Petrol rafinerisinde Batman,
- Tütün sanayisinde Samsun, İzmir, Manisa
- Halı, kilim ve battaniye dokumacılığında Hereke, Bünyan, Sivas, Isparta, Uşak, Kula, Gördes, Milas, Gaziantep, Siirt
Enerji
- Karabük ve Ereğli’de demir-çelik tesisleri,
- Soma, Yatağan, Afşin-Elbistan gibi yerlerde termik santralleri,
- Balıkesir, Çanakkale, İzmir, Muğla, Amasya, Adana ve Hatay’da rüzgâr tribünleri bulunmaktadır.
- Türkiye’nin çeşitli yerlerindeki hidroelektrik enerji üretim merkezleri
Ulaşım
- İskenderun’da (İsdemir) demir-çelik fabrikası,
- Mersin, samsun ve İzmit’teki gübre fabrikaları
- Samsun’da bakır işleme tesisleri,
- İzmit ve İzmir petrol rafinerileri bulunmaktadır.
- Türkiye’de Ticaret
Her türlü mal ve hizmetlerin el ve yer değiştirmesine, maddi unsurlar veya takas usulüyle alım satımına ticaret denir. İç ve dış ticaret olmak üzere ikiye ayrılır.
- Dış ticaret hacmi = İthalat + İhracat
- Dış ticaret açığı = İthalat > İhracat
- Dış ticaret fazlası = İthalat < İhracat
NOT! Türkiye’nin günümüzde ihracatından elde ettiği gelir ithalat için ödenen paranın ancak %64’ünü karşılayabilmektedir.
UYARI! Türkiye ilk kez dış ticaret fazlasını 1940 yılında vermiştir. Bu tarihten sonra sürekli dış ticarette açık oluşmuştur. 1940 yılında savaş nedeniyle tüm dünyada üretimler durmuş ve yurt dışından pek bir şey alınamamıştır. Günümüzde dış ticaret açığının oldukça fazla olmasının en temel nedeni ithalatın oldukça fazla olması ve en fazla enerji ithalatına para ödenmesidir.
UYARI! Türkiye’nin her geçen yıl artan dış ticaret açığının kapatabilmesi için yapılması gereken çalışmalar şunlardır:
- Kaliteli ve ucuz ürünler üreterek, tanıtımını yapmak ve pazarlamak,
- Yeni pazarlar bulmak ve mevcut pazarlarla birlikte pazar payını artırmak,
- Endüstri ürünleri ve bunların içinde daha çok gelir getiren ürünlerin dış satımını artırmak,
- Dış alım giderlerini azaltmak,
- Turizm gelirlerini artırmaktır.
- İç Ticaret
Mal ve hizmetlerin Türkiye’nin bölge ve bölümleri arasında el değiştirmesidir. Türkiye’de iç ticaret oldukça fazladır. Bu duruma etki eden şunlardır:
- İklim çeşitliliğine bağlı olarak tarım ürünlerinin çeşitli olması, her tarım ürününün her bölgede olmaması,
- Ülke içinde sanayi tesislerinin dengesiz dağılması,
- Nüfusun ülkenin bölümlerine göre dengesiz dağılması,
- Yaz ve kış turizmine bağlı bazı yörelerin oldukça fazla nüfuslanması,
- Ulaşımın gelişmesine bağlı olarak ülkenin her yerine erişilebilmesi,
- Reklam ve tanıtım faaliyetlerinin artmasına bağlı olarak her tür üründen haberdar olunması,
- Pazarlama imkânlarının ve tekniklerinin gelişmesi.
NOT! Türkiye’nin sanayi ve nüfus bakımından önde olan ülkeleri aynı zamanda i en önemli ticaret merkezi konumundaki illerdir.
- İstanbul
- İzmir
- Ankara
- Adana
- Kayseri
- Bursa
- Antalya
- Konya ve Gaziantep’tir.
NOT! Tarım ürünlerinin her yerde yetişmemesi tarım ürünün iç ticarette çok fazla yer bulmasını sağlamıştır. Özellikle yalnızca Karadeniz’de yetişen çay ile Akdeniz’de yetişen Muz iç ticarete en fazla konu olan ürünlerdir.
- Dış Ticaret
Türkiye’nin dış ticaret hacmi giderek artmaktadır. Hem satımı yapılan ürünler artmakta hem de yurtdışından daha fazla ürün alınmaktadır. 1970 yılında ihracatın sektörlere göre dağılımı incelendiğinde %75,3’ünü tarım ürünleri, % 17,5’ini sanayi ürünleri, % 7,2’sini madenlerin oluşturduğu görülür. 2013 yılına gelindiğinde ihracatın % 94’ünü sanayi ürünleri, % 4’ünü tarım ürünleri , % 2’sini ise madenler oluşturmuştur.
İhracatımız ( Dış Satım )
- Sanayi ürünleri ihracatı % 94 ile birinci sıradadır.
- En fazla otomotiv, beyaz eşya, tekstil ve kazan – makineler ihraç edilmektedir.
- Dış satımda en fazla kullanılan yol deniz yoludur.
- En çok ihracat OECD ülkelerine yapılmaktadır.
- Dış satımda Almanya birinci Irak ikinci sıradadır.
- Tarım ürünleri ihracatı % 4 civarındadır.
- Başta Pamuk ve tütün olmak üzere kuru üzüm, kuru incir, kayısı, fındık ve turunçgiller ihraç edilir.
- Maden ihracatının payı düşüktür ( % 2 )
- En çok ihraç edilen madenler Demir, Bor, Mermer ve Kromdur.
- Transit Ticaret
Türkiye’nin yalnızca kara ve deniz yolları kullanılarak başka ülkelerin yapmış olduğu ticarete transit ticaret denir. Türkiye’nin Asya ile Avrupa arasında ulaşım koridoru olması transit ticareti geliştirmiştir. İki önemli transit ticaret yolu vardır. Bunla İran Transit Ticaret yolu ve Habur – Kapıkule arası transit ticaret yoludur.
NOT! İran Transit Ticaret Yolu Trabzon Limanı’ndan başlar ve İran Gürbulak sınır kapısına uzanır. İran’ın en fazla ticaret yaptığı yollardan biridir.
İthalatımız ( Dış Alım )
- Türkiye’de ithal edilen ürünler içinde ilk sırayı % 72,6’sını sanayi ve enerji üretimi için gerekli olan ham maddeler alır.
- Doğal gaz ve petrol en çok alımı yapılan enerji kaynaklarıdır.
- İthalatın % 13,9’unu yatırım malları ( Sanayi kurulması için gerekli olan aletler ) alır.
- İthalatın 13,1’i tüketim malları ve % 0,5’ini diğer ürünler oluşturmaktadır.
- İthalatta birinci sırada Rusya ikinci sırada Çin gelmektedir.
- Türkiye’de Ulaşım
Türkiye Dünya üzerindeki konumu nedeniyle ulaşım yollarının kilit noktalarından birinde yer almaktadır. Ancak arazi yapısı nedeniyle ulaşımda güçlükler yaşanmakta ve ulaşım maliyetleri yükselmektedir. Günümüzde gelir düzeyinin artmasına bağlı olarak yol kalitesi ve ulaşım sistemlerinde gelişmeler yaşanmaktadır. Başlıca ulaşım türleri şunlardır:
- Kara Yolları
- 1950’li yıllardan sonra önem verilmiştir.
- Türkiye’nin her yerine ulaşılabilen sistemdir.
- Dağların doğu batı doğrultulu olmasından dolayı akarsu vadilerini takip eder ve doğu batı yönlü uzanmaktadır.
- Son yıllarda yapılan köprü, tünel, viyadük ve duble yolları ile büyük ilerleme kaydedilmiştir.
- Kuzeyde ve güneyde iç bölgelere ulaşım geçitlerle sağlanır.
NOT! Kara yollarının niteliğinin iyileşmesi sonucunda;
- Kaza riski azalıştır.
- Seyahat süresi kısalmıştır.
- Karbondioksit salınımı azalmıştır.
- Ekonomik kayıplar azalmıştır.
- Hava Yolları
- Günümüzde en çok gelişen yol sistemidir.
- Uluslar arası düzeyde gelişme sağlanmıştır.
- Hava yolu ile ulaşılan merkez sayısı artmıştır.
- Türkiye’de en işlek hava limanı İstanbul – Atatürk Hava Limanı’dır.
- Ankara’da Esenboğa ve İzmir – Adnan Menderes hava limanları gelişmiştir.
- Turizmin gelişmesine bağlı olarak Antalya hava limanı ve son yıllarda hizmete giren yine turizme bağlı olarak gelişen Dalaman, Bodrum – Milas hava limanları mevcuttur.
- Karadeniz Bölgesi’ndeki gelişmelere bağlı olarak Samsun ve Trabzon hava limanları en işlek hava limanları arasındadır.
NOT! Türkiye’de bir ilk olan denizin doldurulmasıyla yapılacak olan hava limanı OR – Gi adındaki Ordu – Giresun arasındaki hava limanıdır.
NOT! Türkiye’nin en uzun piste sahip hava limanı Şanlıurfa havalimanıdır. Kargo havalimanının ikincisi Çukurova’ya planlanmaktadır.
- Demir Yolları
- İlk demir yolu 1856 yılında yapımına başlanan ve 1860 yılında tamamlanan İzmir – Aydın demir yollarıdır.
- Eğim ve engebenin fazla olduğu yerlerde gelişimi zordur.
- Bu nedenle Hakkâri, doğu Karadeniz ve Menteşe Yöreleri ile Antalya, Muğla kentlerine demir yolu erişimi yoktur.
- Kara üzerinde yük taşımacılığında en çok kullanılan yoldur.
NOT! 2000’li yıllardan sonra YHT ( Yüksek Hızlı Tren Projeleri ) ile oldukça önemli gelişmeler kaydedilmiştir. Günümüzde;
- İstanbul – Ankara
- İstanbul – Konya
- İstanbul – Eskişehir
- Ankara – Konya
- Ankara – Eskişehir
Arasında hızlı tren ile ulaşım sağlanabilmektedir. Ayrıca Ankara – İzmir ve Ankara – Sivas hatlarının yapımı devam etmektedir. İstanbul – Antalya hızlı tren projesi alt yapısı hazırlanmaktadır.
- Deniz Yolları
- Türkiye’nin dış ticaretinde en çok kullanılan yoldur. Ancak üç tarafımız denizlerle çevrili olmasına rağmen fazla gelişmemiştir.
- Türkiye’nin en önemli limanı İstanbul Limanıdır. İstanbul Limanı en önemli ithalat limanıdır.
- İstanbul İmanından sonra en işlek limanlar olan Mersin ve İzmir limanları en önemli ihracat limanlarıdır.
- İzmit, İskenderun, Samsun, Trabzon, Zonguldak, Bandırma, Antalya ve diğer önemli limanlardır.
- Antalya Limanı yolcu ve turizm limanı olarak gelişmiştir.
- Çanakkale Limanı ve doğal liman olduğu halde Sinop Limanı da gelişmemiştir.
NOT! Turizmin gelişmesi oldukça önemlidir. Döviz girdisi sağladığı için dış ticaret açığının kapanmasına yardımcı olurken iç ticareti de canlandırır.
UYARI! Türkiye’nin toplam turizm geliri en fazla olan bölgesi Marmara’dır. Turizmin bölge ekonomisine katkısında birinci sırada olan bölge ise Akdeniz’dir.
Turizmin Geliştirilmesini Kolaylaştıran Etkenler
- Tanıtım çalışmalarının yapılması,
- Ulaşım, konaklama, iletişim altyapılarının geliştirilmesi,
- Sektörde çalışacak nitelikli elemanların yetiştirilmesi,
- Sürdürülebilir gelişme için değerlerin korunması,
- İç ve dış turizmde alternatiflerin artırılarak turizm sezonunun daha uzun olmasının sağlanmasıdır.
Turizmin Gelişmesinin Yararları
- Milli gelir ve dış ticaret açığına katkı sağlar,
- İstihdam kapasitesini artırır,
- Ticareti canlandırır,
- İnşaat, ulaşım, iletişim sektörünü canlandırır,
- Kültür alışverişi ve ülkenin tanıtımını sağlar.
- Bazı yörelerin gelişmesini ve yöre halkı için yeni geçim kaynakları elde etmesini sağlar. (el sanatlarının değerlendirilmesi gibi)
Türkiye’nin 2023 Turizm Stratejisi
- Sürdürülebilir turizm yaklaşımı benimsenerek, istihdamın artırılmasında ve bölgesel gelişmede turizmin öncü bir sektör konumuna ulaştırılması,
- Türkiye’nin 2023 yılına kadar, uluslararası pazarda turist sayısı ve turizm geliri bakımından ilk beş ülke arasında uluslararası bir marka hâline getirilmesinin sağlanması,
- Ekonomik gelişimi destekleyen; fiziksel düzeyde uygulanabilir, toplum yönelimli ve sürdürülebilir turizm ilkesini içeren bir planlama yaklaşımının ortaya konması,
- Ulusal, bölgesel ve yerel ölçekte markalaşmanın hedeflenmesi, ulusal tanıtım ve pazarlamaya ek olarak varış noktası bazında tanıtım ve pazarlama faaliyetlerine başlanması,
- Zengin kültürel ve doğal değerlere sahip kentlerimizin markalaştırılarak turistler için bir çekim noktası hâline getirilmesi,
- Alternatif turizm türlerinden öncelikli olarak sağlık turizmi, termal turizm, kış turizmi, golf turizmi, deniz turizmi, eko turizmi, yayla turizmi, kongre ve fuar turizminin geliştirilmesi hedeflenmiştir.
NOT! Türkiye’nin 2013 Turizm Stratejisinde yer alan turizm Gelişim Bölgeleri
Frigya Kültür ve Termal Turizm Gelişim Bölgesi
- Afyonkarahisar, Kütahya, Eskişehir, Ankara, Uşak İlleri
- Kültür ve termal odaklı turizm gelişimi
Troya Kültür ve Termal Turizm Gelişim Bölgesi
- Balıkesir ve Çanakkale İlleri
- Sağlık, kıyı ve kültür turizmi gelişimi
Aphrodisia Kültür ve Termal Turizm Gelişim Bölgesi
- Aydın, Denizli İlleri
- Kıyı, kültür ve termal turizm gelişimi
Söğüt Kültür Turizmi Gelişim Bölgesi
- Bursa, Bilecik İlleri
- Kültür turizmi gelişimi
Kapadokya Kültür Turizmi Gelişim Bölgesi
- Aksaray, Kayseri, Kırşehir, Nevşehir illeri
- Kültür turizmi gelişimi
Göller Bölgesi Kültür Turizmi Gelişim Bölgesi
- Konya, Isparta, Afyon, Burdur illeri
- Doğa turizmi ve eko-turizm gelişimi
Hitit Kültür Turizmi Gelişim Bölgesi
- Çorum ve Yozgat illeri
- Kültür turizmi gelişimi
Urartu Bölgesi Kültür Turizmi Gelişim Bölgesi
- Bitlis ve Van illeri
- Kültür, kış ve doğa turizmi gelişimi
GAP Kültür Turizmi Gelişim Bölgesi
- Adıyaman, Batman, Diyarbakır, Gaziantep, Kilis, Mardin, Siirt, Şanlıurfa, Şırnak illeri
- Kültür – inanç turizminin gelişimi
NOT! Türkiye’nin 2013 Turizm Stratejisinde yer alan Turizm Gelişim Koridorları şunlardır:
Zeytin Koridoru
- Bursa İli Gemlik ve Mudanya İlçeleri, Balıkesir İli Gönen, Bandırma ve Erdek İlçeleri, Çanakkale İli Ezine İlçesi
- Sağlık, gastronomi, kültür ve kıyı turizmi gelişimi
Kış Koridoru
- Erzincan, Erzurum, Ağrı, Kars ve Ardahan İlleri
- Kış Turizmi gelişimi
İnanç Koridoru
- Mersin İli Tarsus İlçesinden başlayarak Hatay, Gaziantep, Şanlıurfa ve Mardin İlleri
- Kültür ve İnanç Turizminin gelişimi
İpek Yolu Koridoru
- Ayaş – Sapanca Koridoru içinde
- Kültür ve Eko-Turizm gelişimi
Batı Karadeniz Kıyı Koridoru
- Şile – Sinop arasında uzanan 500 km.lik kıyı bandı
- kültür, kıyı ve doğa turizmi gelişimi
Yayla Koridoru
- Samsun İlinden Hopa’ya kadar uzanan bölge
- Doğa turizmi, yayla turizmi gelişimi
Trakya Kültür Koridoru
- Edirne –Kırklareli ve Tekirdağ illeri
- Kültür turizmi, doğa ve gastronomi turizminin gelişimi
Doğal Özellikler – Akarsu ve Göl – Yayla Turizmi
- Antalya’da Karain,
- Alanya’da Damlataş Mağaraları,
- Cennet ve Cehennem Obrukları (Silifke),
- Kapadokya Yöresi’nde peri bacaları,
- Ihlara Vadisi (Nevşehir, Ürgüp, Göreme, Avanos),
- Pamukkale Travertenleri (Denizli),
- Manavgat Şelalesi (Manavgat),
- Düden ve Kurşunlu Şelaleleri (Antalya) ilk akla gelen turistik çekicilik özelliği olan önemli yörelerdir.
Kış Turizmi
- Bursa’da Uludağ,
- Bolu’da Kartalkaya,
- Orta Karadeniz Bölümü’nde Ilgaz Dağları,
- Erzurum’da Palandöken Dağları başta olmak üzere bir çok yerde kış turizmi gelişmektedir.
- Son yıllarda İzmit yakınlarında Kartepe’de yapılan tesislerle kış turizmine yeni alternatifler sunulmaktadır.
- Kayseri’de Erciyes Dağı, Ankara’da Elmadağ,
- Akdeniz Bölgesi’nde Beydağları ve Davras Dağı,
- Doğu Anadolu’da Sarıkamış’ta tesisler yer almaktadır.
- Kış turizmi Ege Bölgesi’nde gelişmemiştir (İzmir – Bozdağ’da tesisler vardır.).
Yaz Turizmi
Yaz sıcaklığının yüksek olması Ege ve Akdeniz kıyılarında deniz turizminin gelişmesini kolaylaştırmıştır. Denize girme süresi en uzun olan yerler Akdeniz kıyılarıdır.
- Akdeniz ve Ege Kıyılarında;
- Antalya’da Kemer, Side, Alanya, Finike, Fethiye, Kaş,
- Muğla’da Bodrum, Marmaris, Gökova,
- Aydın’da Didim, Kuşadası,
- İzmir’de Foça, Çeşme, Alaçatı,
- Balıkesir’de Ayvalık, Burhaniye, Erdek,
- Yalova deniz turizminin geliştiği önemli yerlerdir.
NOT! Türkiye’de UNESCO Dünya Kültür Listesinde 11 alan yer almaktadır.
- İstanbul’un Tarihi Alanları,
- Safranbolu Şehri (Karabük),
- Hattuşaş (Boğazköy)-Hitit Başkenti (Çorum),
- Nemrut Dağı (Adıyaman-Kahta),
- Xanthos-Letoon (Antalya-Muğla),
- Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası (Sivas),
- Truva Antik Kenti (Çanakkale),
- Pamukkale-Hierapolis (Denizli),
- Göreme Milli Parkı, Kapadokya (Nevşehir),
- Selimiye Camii ( Edirne)
UYARI! Türkiye’de turizm alanı olarak iki nemrut dağı sorularda geçer. Birincisi Adıyaman’da bulunan Nemrut’tur. Kommagene krallığından kalma heykellerin olduğu turizm alanı beşeri turizm alanı iken Bitlis’te bulunan volkanik dağ Nemrut, fiziki turizm alanıdır.
[wp_ad_camp_2]