in

Kpss Maliye – Kamu Gelirleri Ders Notu

Kpss Maliye Konu anlatımı ve ders notları

KAMU GELİRLERİ

Kamu harcamalarının finansmanında kullanılır.

Ekonomik ve sosyal hayata müdahale için kişilerden talep edilen parasal yükümlülüklerdir.

KAMU GELİRLERİNİN SINIFLANDIRILMASI

İlk defa kamu gelirlerini sınıflandıran kişi Von Justi’dir.

A.       EGEMENLİK HAKKINA (CEBR-KANUN YAPMA) (G.JEZE ve İ. PELİN tarafından yapılmıştır.)

DAYALI OLANLAR
DAYALI OLMAYANLAR
Vergi, resim, harç, zorunlu borçlanma, para politikası ve para basımı ile sağlanan gelirler(senyoraj), parafiskal gelir, mali tekel, para ve vergi cezaları, fonlar
Mülk ve teşebbüs gelirleri, zorunlu olmayan borçlanma, devletlerarası yardım ve bağışlar

B.       SÜREKLİ OLAN (OLAĞAN) GELİRLER- SÜREKLİ OLMAYANLAR

Süreklilikten kasıt aynı mükellef üzerinden sürekli alınmasıdır. Yani bir mükellef üzerinden bir defa alınanlar sürekli gelir kabul edilmemektedir.

SÜREKLİ OLANLAR
OLMAYANLAR
Vergi, resim, harç, parafiskal gelir, mali tekel, mülk ve teşebbüs gelirleri, fonlar,
Borçlanma, tazminat, yardım, para politikası ve para basımı ile sağlanan gelirler(senyoraj), özelleştirme, ganimet, para ve vergi cezaları(teorik olarak)

C.        DAR VE GENİŞ KAPSAMDA OLMA

DAR KAPSAMDA
GENİŞ KAPSAMDA
CEBRE DAYALI OLAN VE MERKEZİ YÖNETİM TARAFINDAN ALINAN GELİRLER OLMALI
CEBRE DAYALI OLSUN YA DA OLMASIN MAHALLİ İDARELERİN, SGK’NIN VE KİT’LERİN GELİRLERİ

D.       SAĞLANDIĞI KAYNAĞIN NİTELİĞİNE GÖRE (A.WAGNER tarafından ortaya konulmuştur).

ÖZEL EKONOMİ GELİRLERİ
KAMU EKONOMİSİ GELİRLERİ
MÜLK VE TEŞEBBÜS GELİRLERİ
VERGİ
KAMU GELİR TÜRLERİ

A.       VERGİ:

ü  Cebren ve karşılıksız alınır.

*  Günümüzde nakdidir.

*  Geçmişte aşar vergisi ayni, angarya ise bedeni vergiydi.

*   Zorunlu askerlik ise şahsi ve ayni bir tür vergidir.

*  Dar anlamda vergi olarak sadece vergi gelirleri kastedilirken geniş anlamda vergide ise mali yükümlülükler (vergi, resim, harç, parafiskal gelir, şerefiye – harcamaya katılma payı ve fonlar) girmektedir.

B.       HARÇ:

*  Devletin sunduğu hizmet karşılığıdır.

*  Kişisel fayda esaslıdır ve yararlanandan alınır.

*  Cebri ve bireysel karşılık vardır.

*  Ödenen harç alınan hizmet bedelinden büyükse aradaki fark vergi, tersinde ise sosyal transfer harcamasıdır.

C.        RESİM:

*  Belli bir yetki ve izin karşılığında alınan bedeldir.

*  Ruhsatlar, gümrükten mal teslimi için ödenir.

D.       ŞEREFİYE(DEĞERLEME RESMİ):

*  Yapılan hizmet neticesinde bina veya arsa değerinde artış olduğunda zorunlu olarak alınır.

*  Mahalli idarelere gelir kaydedilir.

*  Yapılan bir bayındırlık hizmetinden sonra ortaya çıkan değer artışı için alınan bedeller şerefiyedir. Ancak hizmete başlanması için alınan bedellere ise harcamalara katılma payı denilir.

E.        MÜLK VE TEŞEBBÜS GELİRLERİ

*  Mülk gelirleri; devletin taşınır-taşınmaz mallar ile haklarının işletilmesinden elde edilen gelirlerdir. Örneğin ormanlar, barajlar, dalyanlar örnektir. Mamelek, patrimuvan veya ecrimisil (işgaliye) gibi kavramlardır.

*  Teşebbüs gelirleri; kamu girişimleri sonucu elde edilen gelirlerdir. KİK; kamu yararı amacı güder. İDT ise gelir sağlama amacı güder. Mali tekeller örnektir.)

F.        ÖZELLEŞTİRME GELİRLERİ

*  Kamu teşebbüslerinin özel sektöre satılmasıdır.

G.       BORÇLANMA

*  Kamu gelirleri yeterli olmadığında aradaki farkı kapatmak için yapılır.

* Klasiklere göre olağandışı, modernlere göre olağan gelirdir.

H.       FONLAR

*  Belli bir amaç için ayrılmış olan ve gereğinde kullanılmak üzere hesapta tutulan paralardır.

*  Tahsis ilkesi geçerlidir.

*  Bütçe dışı fon ise kaynağı kısmen ya da tamamen bütçe kanunu dışında özel kanunlarla sağlanır.

I.         PARA VE VERGİ CEZALARI

*  Amaç gelir elde etmek değil, kurallara uyumu sağlamaktır.

*  TCK’na göre suç fiili nedeniyle ödenecek para cezaları, vergi kanunlarına ilişkin suçlarda ise vergi cezası alınır.

J.         EMİSYON GELİRLERİ (SENYORAJ)

*  Para basma tekeli sayesinde elde edilen gelirlerdir.

*  Enflasyonist etkiye neden olur.

K.       PARAFİSKAL GELİRLER

*  Vergi benzeri ya da harç benzeri gelirlerdir.

*  Kamu veya yarı kamu kurumu niteliğindeki sosyal- ekonomik ve mesleki kuruluşların üyelerinden prim ve aidat altında alınan paralardır.

*  Tahsis ilkesi geçerlidir.

* Zorunlu olup, belli bir gruba yönelik karşılık vardır.

*  Bu gelirler genel bütçede yer almaz.

VERGİ TEORİSİ

*  Klasiklere göre vergi tarafsız olmalı ve mali amaçla alınmalıdır (fiskal-A.Smith)

*  Modernlere göre vergi ekonomik hayata müdahale etmeli yani ekstra fiskal amaçla alınmalıdır. İlk defa WAGNER savunmuştur.

A.       Vergiyi Açıklayan Teoriler

*  Faydacı Görüş

a.        Değişim (Mübadele):

*  Vergi hizmet bedelidir. Fiyat gibidir.

*  LOCKE, HOBBES, VON WIESER ve PROUDHAN savunmuştur.

b.        Sigorta Primi:

*  Can ve mal güvenliğinin karşılığıdır.

*  MONTESQUİE ve GİRARDİN savunmuştur.

c.        Katılma Payı:

*  Devlet üreticiler birliğidir.

*  Vergi, devletin giderlerine katılma payıdır.

*  THİERS savunmuştur.

d.        Lindahl Fiyatı:

*  Bireyler kamu hizmetlerinden sağlanan marjinal fayda karşılığı vergi ödemelidir.

*  LİNDAHL savunmuştur.

*  Egemenlik (İktidar) Görüşü

*  Egemenlik gücüne göre alınır. Fayda değil ödeme gücü ön plandadır.

*  SMITH, MILL, PIGOU ve DALTON savunmuştur.

*  Ödeme gücünün göstergeleri: gelir, lüks tüketim, harcama, servet, üretim potansiyeli

*  Ödeme gücüne ulaşmada kullanılacak teknikler: en az geçim indirimi, artan oranlılık(tarifeler), ayırma nazariyesi[1](yıpranma ve risk unsuru), muafiyet ve istisnalar.

B.       VERGİLENDİRME SÜRECİ

*  Vergilendirme süreci; vergiyi doğuran olayla başlar, hazineye para girişiyle son bulur.

*  Bu süreçte yer alan vergilendirme tekniği ise; tarh, tebliğ, tahakkuk ve tahsildir.

1. Tarh (Vergi hesaplaması)

*  Beyan esası

*  İdarece Tespit:

o    Beyana dayalı vergilerde: ikmalen ve resen

o    Olmayanlarda idarece tarh

*  Karineler (Dış Belirtiler): Adaletten sapmaları önlemek için yapılır. Fransa’da kapı-pencere vergileri örnektir.

*  Götürü (1999 yılında kaldırıldı): Mükellef grubunun vergi matrahının idarece hesaplanmasıdır.

2.Tebliğ (Bildirim)

*  Esasa ilişkin hata olursa tebliğ yenilenir.

*  Komşuya tebligat yapılmaz.

3. Tahakkuk (Ödenebilir Aşamaya Gelmesi)

*  Verginin kesinleşmesi için dava açma süresinin dolması gerekir.

4. Tahsil (Ödenmesi)

*  3 tür tahsil usulü vardır.

a.        Mükellefçe yatırılır.

b.        Yetkili kişilerce toplanır: İltizam(en yüksek hasılat), ihale(en düşük maliyet), halk temsilcisi (imam, öğretmen), emanet (memur), tevkifat(stopaj-kaynakta kesme), tescil

c.        Diğer Tahsil Usulleri: Pul ve bandrol yapıştırmak (harçlarda, damga vergisinde)

C.        VERGİLERLE İLGİLİ KAVRAMLAR

1.        Verginin Konusu:

–          Verginin üzerinden alındığı kaynaktır.

–          Günümüzde gelir, servet ve harcamadır.

–          Faydalanma vergilerinde ise kamu hizmeti, izin ve değer artışıdır

2.        Vergi Matrahı:

–          Vergi oranının uygulanacağı kümülatif büyüklüktür.

–          Ad volorem: değeri esas alır, adildir ama uygulaması zordur.

–          Spesifik: Miktar, büyüklük gibi fiziki ölçülerdir. Uygulaması kolaydır ama adaletsizdir.

3.        Vergi Mükellefi: Üzerine vergi borcu düşen kişidir. Vergiyi doğuran olayın kanunen yasaklanmış olması mükellefiyeti ortadan kaldırmaz.

–          Kanuni mükellef: kanuni yüklenici

–          Aracı mükellef: vergiyi yansıtan kişi

–          Gerçek (Fiili) mükellef: vergiyi yüklenen kişi

4.        Vergi Sorumlusu: Başkalarına ait vergiyi keserek vergi idaresine yatıran kişidir.

5.        Vergi Ehliyeti: Yasal ehliyet şart olmayıp ödeme gücünün olması yeterlidir. Hak ehliyeti (doğuştan gelen haklar) ve fiil (işlem) ehliyeti(rüşt, akıl sağlığı yerinde olma, kıst olmama)nden farklıdır.

6.        Vergiyi Doğuran Olay: Vergi konusu ile mükellef arasında ilişki kuran olaydır. Gelir vergisinde gelirin elde edilmesi, veraset vergisinde mirasın kabul edilmesi örnektir.

7.        Vergi Maliyeti:

a.        İdari (Açık): İdarenin vergi toplamak için yaptığı harcamalar.

b.        Uyum (Gizli): Mükellefin katlandığı maliyetler

8.        Vergi Harcamaları: Sosyo-ekonomik amaçla tahsilinden vazgeçilen vergilerdir. Bütçede görülmez. Etki bakımından transfer harcamalarına özdeştir. Vergilemede genellik ilkesini zayıflatır. Her türlü istisna, muafiyet ve indirimler vergi harcamasına neden olur.

9.        Vergi Kapasitesi (Vergi Potansiyeli-Potansiyel Vergi Hasılatı)

–          Tüm mükelleflerin vergi ödeme güçlerinin toplamıdır.

–          Kişi başına düşen gelir, GSMH, nüfus, gelir dağılımı ve mükellef davranışları vergi kapasitesini etkiler.

10.     Fiili (Gerçekleşen) Vergi Kapasitesi (Hasılatı): Bir ülkede belli bir zaman içinde (1 yıl) toplanan tüm vergilere ait büyüklüktür.

11.     Vergi Gayreti: Fiili vergi hasılatının potansiyel vergi hasılatına oranıdır.

12.     Vergi Bilinci: Mükellefin verginin ne amaçla toplandığının farkında olmasıdır. Yani kamu gelirlerinin kamu hizmetlerinin sunulması için toplandığını bilir.

13.     Vergi Ahlakı: Vergiye ilişkin kurallara uymadır. Vergi bilinci olduğunda vergi ahlakı da gelişir. Ülkedeki eğitim, gelir dağılımı, kültürel farklılık, kamu hizmetlerinin etkinliği vergi bilinci ve ahlakını etkiler.

14.     Vergi Erozyonu: Vergi harcamaları, vergiden kaçınma ve vergi kaçakçılığından dolayı vergi gelirlerindeki aşınmadır.

15.     Vergiden Kaçınma: Yasaldır ve vergi vermemek için eylemden kaçınılır.

16.     Vergi Kaçakçılığı: Suçtur, bu anlamda peçelemede suçtur.

17.     Verginin Reddi: Herhangi bir verginin kaldırılmasına yönelik tepkidir.

18.     Vergi Grevi: Vergiye karşı toplu eylemdir.

19.     Çifte Vergilendirme: Uluslararası vergilendirme sorunudur ve şahsilik-mülkilik prensibinin aynı anda uygulanmasından yetki çakışması olur. Bir kişinin aynı vergi konusu üzerinden iki ülkenin de vergi almasıdır. Bunu önlemek için çifte vergilendirme anlaşmaları yapılır.

20.     Vergi Rekabeti: Rekabet için verginin kullanılmasıdır. Düzeyine göre yatay-dikey, etkilerine göre yararlı ve zararlı vergi rekabeti şeklinde gruplandırılmaktadır.

Yatay vergi rekabeti: aynı düzeydeki vergi otoriteleri arası rekabettir. Yani ülkeler arası ya da federe devletler arası.

Dikey vergi rekabeti: farklı düzeydeki vergi otoriteleri arası rekabettir. Burada farklı düzeydeki vergi konularını vergilendirmektedir.

Yararlı vergi rekabeti: bu tür bir rekabet, devletleri kamu harcamalarını makul bir seviyeye düşürmeye zorlamaktadır. Ayrıca vergi rekabeti teorisinin çıkışı Tiebout Hipotezine (Etkisi) dayanmaktadır. Bu hipoteze göre bireyler ve firmalar bölgeler arasında en uygun vergi-kamu harcama paketini tercih edeceklerdir. Bu amaçla birey ve firmalar daha düşük vergi olan yerlere yerleşmeyi tercih edebileceklerdir. Tiebout Etkisi[2] ile ayaklarıyla oylama[3] aynı anlamdadır.

Zararlı Vergi rekabeti: Bir ülkenin diğer ülkelerin vergi tabanını haksız biçimde etkilemesi ve böylece negatif vergisel dışsallıklar yaratması durumuna zararlı vergi rekabeti denilir. Buna komşuyu yoksullaştırma politikası da denilmektedir.

21.     Vergi Cenneti (Vergi Sığınağı): Ayırımcı vergi düzenlemeleri sunan ülkelerdir. Hem vergi hem de yasal mevzuatta gizlilik olabilir.

22.     Vergi Cehennemi: Bir konu üzerinden aşırı vergi alınmasıdır. Örneğin ülkemizde akaryakıt örnektir.

23.     Vergi Uyumlaştırması (Harmonizasyonu): Ekonomik entegrasyonlarda ülkelerin vergileme konusundaki işbirliğini ifade eder. Yani ülkelerin vergileme konusunda ortak politikalar uygulamaları ve yakınlaşmaları sözkonusu olmaktadır. Entegrasyon aşamaları ise şunlardır:

a.        Serbest Ticaret Bölgesi: İki ülke arasındaki tarife ve kotalar kaldırılır. 3. Ülkelere karşı kendi tarifelerini uygularlar.

b.        Gümrük Birliği: STB + 3. Ülkelere karşı ortak tarife

c.        Ortak Pazar: GB + üretim faktörlerinin serbest dolaşımı (vergi uyumu öne çıkar)

d.        İktisadi Entegrasyon: Ekonomik ve sosyal politikaların koordinasyonu. 1 Ocak 1993 tarihinde yürürlüğe giren Maastricht Anlaşması

e.        Siyasi Entegrasyon: Uluslararası otorite önem kazanır. AB Anayasası.

24.     Vergilerin Etkileri

-Gelir (Daha çok çalışma)

-İkame (Boş durma)

-Karar-Beyan-İlan (üretim-tüketim tercihlerini değiştirmesi)

-Tanzi (artan enflasyondan dolayı reel vergi hasılatının azalması)

-Ters Tanzi (düşen enflasyondan dolayı reel vergi hasılatının artması)

25.     Verginin Amortismanı (artan vergi oranının menkul-gayrimenkulün değerini düşürmesi)

26.     Verginin Kapitalizasyonu (azalan vergi oranının menkul-gayrimenkulün değerini arttırması)

27.     Verginin Telafisi (Dönüştürülmesi): Artan verginin satış karındaki kaybını gidermek için işveren ya mamül satış fiyatını arttırır ya da üretim maliyetini azaltır).

28.     Vergi Kaması: Verginin üretici veya tüketici rantını azaltmasıdır.

29.     Vergi Tutamağı: Kolay vergilendirilebilen kaynaklardır. Ülkemizde sigara, alkol, benzin.

30.     Mali Sürüklenme(Enflasyonun Vergi Etkisi): Artan enflasyon kişinin nominal gelirini arttırıp daha yüksek vergi dilimine kaymasına neden olur.

–          Vergi Çengeli (mali engel) ise artan vergi yükünün milli geliri aşırı istihdamdan tam istihdam düzeyine geri çekmesidir.

31.     Mali Anestezi (Mali Aldanma): Dolaylı vergilerden dolayı kişinin vergi yükünün farkında olmaması.

32.     Vergi Takozu: İşverenin işçisi adına ödediği vergi ve sigorta primi toplamı

33.     Vergi Tatili: Bazı konulardan belirli süreyle vergi alınmaması (ülkemizde özel okullar ilk 5 yıl vergi dışıdır.)

34.     Corlett-Huge Kuralı: Boş zamanı tamamlayıcı olan eğlence mallarından daha yüksek vergi alınmalıdır. (PC oyunlarından)

35.     Taksflasyon: Enflasyon ve yüksek vergilemenin bir arada olmasıdır.

36.     Vergi Planlaması

a.        Mikro: Mükellefin yasal yoldan vergi yükünü azaltması

b.        Makro: Devletin en uygun kaynaktan en uygun miktarda vergi alması

37.     Mali Tevzin (Dağıtma-Paylaştırma)

a.        Dar anlamda: merkezi ve yerel yönetimler arasında sadece kamu gelirlerinin paylaştırılması

b.        Geniş anlamda: Hem kamu hizmetlerinin hem de kamu gelirlerinin paylaştırılması

38.     Vergi Yükü (Vergi yükü+zorunlu askerlik, emisyon, KİT faktör gelirleri, parafiskal gelirler,yerel yönetim kuruluşları gelirleri toplamı: mali yük şeklinde tanımlanır)

a.        Objektif: iktisadi azalma

b.        Subjektif: vergi tazyiki, baskısı

Vergi Yükü Türleri:

-Toplam (Brüt) VY: Vergi hasılatı/milli gelir

-Kişisel VY: kişinin ödediği vergi/gelir

-Sektörel-Bölgesel: Ödedikleri vergi/gelir

-Net VY: (ödenen vergi hasılatı-mali yardım ve transfer)/milli gelir

-Gerçek VY: NetVY+ Yansıma

39.     Vergi İadesi: Fazladan alınan verginin geri ödenmesidir. KDV iadesi de bir tür vergi iadesidir.

40.     Vergiyi Sonlandıran Durumlar: ödeme, terkin(silinmesi, cezalar silinmez), zamanaşımı, af, mahsup.

41.     Tevzii Vergi: Elde edilmek istenilen toplam hasılatın mükellef sayısına göre paylaştırılması. Osmanlı Devleti’nde seferler için yapılırdı.

42.     Nisbet Vergileri: oranlı vergiler, nispi vergiler

43.     Vergi Dampingi: Normal koşullarda uygulanması gereken vergi oranlarının altında vergi oranına yer verilmesidir. Ülkeye kaynak girişini desteklemek için yapılır.

44.     Mali Zorlama: Savaş ve olağanüstü durumlarda mali ihtiyaçların mali kaynaklara aşırı yüklenme ile karşılanmasıdır.

45.     Asgari Vergi: Mükelleflerin ödemeleri gereken verginin belirli bir tutarın altına düşmesini engelleyici uygulamalıdır.

46.     Vergi Nakli: İşlem konusunu oluşturan uygulama içerisinde, herhangi bir üretim faktörünün ya da ürünün fiyatının saptanması aşamasında, ödenmiş olan verginin de bir başkasına nakledilmesi olarak ifade edilir.

47.     Vergi Arbitrajı: Farklı gelir türleri ve farklı bireylerin vergilendiği, farklı oranların avantajından yararlanılması ve bunun sonucunda her iki tarafın da ortak vergi yükümlülüklerinin azalması sonucu daha iyi duruma gelmesidir.

48.     Vergi Fiyatı: Bir bireyin kamu malından tüketeceği her ekstra birim için yapması gereken ekstra ödemeye vergi fiyatı denilir.

49.     Vergi Baskısı (Vergi Tedirginliği): Mükellefler bilgisizlikten dolayı muhatap olabileceklerini düşündükleri vergi işlemleri ve sorunları konusunda vergi idaresi karşısında kendilerini yeterince güçlü hissetmeyebilirler. Bundan dolayı vergisel ortamdan mümkün olduğunda uzak kalmaya çalışabilirler.

50.     Vergi Şeffaflığı: Bütün mükelleflerin aynı vergilendirme işlemine tabi tutulduklarını ve kimseye ayrımcılık yapılmadığı konusunda huzurlu olmalarını sağlayıcı açık işlemlerdir.

51.     Vergi Piramidi (Piramitleşmesi): Vergiden vergi alınmasıdır. Yayılı muamele vergilerinde yani şelale vergilerinde ortaya çıkmaktadır.

52.Dalton Sübvansiyon Yansıması: Sübvanse edilen bir malın talep esnekliği sonsuz ise yapılan sübvansiyonun tümü fiyat düşüşü üzerinden tüketiciye yansır ya da fiyat yükselişi üzerinden üreticiye yansır. Dalton Formülü ise Devletin verdiği sübvansiyonların üretici ve tüketici arasında bölünüş oranını belirlemede kullanılan formül ya da katsayıdır.

53.     En Az Geçim İndirimi Uygulamaları

En az geçim indirimi kişinin sağladığı gelirin, varlığını sürdürebilmek için yapmak durumunda olduğu zorunlu geçim giderlerine karşılık gelen kısmının vergi dışında bırakılmasıdır. Asgari geçim indirimi, esas itibariyle bir kişinin fizyolojik varlığını idame ettirmesi için gerekli gelir miktarı ise de, gelişmiş ülkelerde bu indirim tutarının ferdin bütün ihtiyaçlarını karşılaması için, medeni asgari, hatta daha da ileri gidilerek kültürel asgari olması gerektiği ileri sürülmüştür.

a-Fizyolojik asgari: Fiziki varlığı sürdürmek için gereklidir. Fizyolojik asgariyi esas alan bir ihtiyaçlar sepeti, gıda, giyim, ısıtma ve aydınlatma, konut (ev kirası ve/veya evin bakımı için yapılan harcamalar), sağlık ve ulaştırma harcamaları dikkate alınarak oluşturulabilecektir.

b.Kültürel asgari: Toplumsal konumu sürdürmek için

c.Medeni asgari: Uygarlık düzeyini korumak için gerekli miktarı kapsar.

En az geçim indirimi uygulamaları ise 3 şekilde olabilmektedir:

–          Matrahtan (indirim matrahtan yapılır)

–          Vergiden (Decot): ülkemizde uygulanır ve indirim vergiden düşülür.

–          Bölme (Katsayı): ailenin sahip olduğu gelir fert sayısına bölünür. Her bir bölüme en az geçim indirimi ya matrah ya da vergiden indirim olarak uygulanır. Mahsup edilecek kısım vergiden fazla ise iade yapılmaz.

54. Transfer Fiyatlandırması: ilişkili şirketler arasında gerçekleşen mal ve hizmet alım satımları ile finansal işlemlerinde aralarındaki ilişki nedeniyle birlikte kararlaştırarak uyguladıkları fiyatlar olarak tanımlanmaktadır.

55. Edinburg Kuralı : Vergileme , mükelleflerin nispi gelir ve servet durumlarında hiç bir değişiklik yapmamalıdır.

56. Kaldor Vergisi: Geliri olmayan ama serveti çok olan bir kişi, hiç geliri ve serveti olmayana göre daha fazla vergi vermelidir. Örneğin; bir kişinin büyük serveti var ama hiç geliri yok. Bir dilencinin ise hem serveti hem de geliri yok. İkisine de gelir vergisi konulursa hiç vergi vermezler . Ama serveti çok olanın yüksek vergi ödeme potansiyeli vardır. Bu durumda gelir vergisi servet vergisi ile desteklenmelidir.

57. Canard Vergi Kuralı : Canard tarafından her eski verginin iyi, her yeni verginin kötü olduğunu kabul eden verginin yansımasına ilişkin kuraldır.

58. E.Sax: Bireylerin vergi  ödemeleri nedeniyle katlandıkları fedakarlıkların karşılığında,ihtiyaçların maksimum fayda sağlayacak düzeye getirilmesini savunmuştur.Vergi nedeniyle katlanılan bireysel  fedakarlıkların  toplamının, kamusal  faaliyetten elde edilen faydalar toplamına eşit olması gereklidir.

59. Puvianni: Bireyler dolaylı vergilerin yükünü dolaysız vergilerden daha az algılar. Mali anestezi kavramını ilk defa ortaya koyan kişidir.

60. GUTMANN ETKİSİ: Vergi indirimleri sonucunda bazı ekonomik faaliyetlerin yer altı ekonomisinden piyasa ekonomisine kayacağını ve vergi gelirlerinin artacağını açıklamıştır.

61. NAKİT AKIŞ VERGİSİ: Gelir vergisi sadece tüketimden alınmalı ve tasarruf matrah dışı bırakılmalıdır. Buna NAKİT AKIŞ VERGİSİ denilmekte ve tamamen tüketim oranında alınan dolaysız bir vergi olup diğer vergilerin kaldırılmasına ve sadece bu verginin uygulanmasını ilk defa Thomas Hobbes ortaya atmıştır. Ancak kapsamlı şekilde Nicholas Kaldor incelemiştir.

62. Emisyon Vergisi: Çevre kirliliğinden kaynaklanan negatif dışsallıkları içselleştirme amacına yönelik düzeltici bir vergidir. ilk defa Pigou tarafından önerilmiştir. Pigouvian vergiler[4] olarak ta ifade edilir.

63. Charles Plott: Düzenleyici vergi kavramını ilk defa ortay atan kişidir. Plott’a göre negatif dışsal ekonomilere karşı düzenleyici vergi kullanılmalıdır.

64. Ramsey Vergileri: Gelir dağılımında adaleti ve pareto etkinliği sağlamak için talep esnekliği düşük olan mallar yüksek vergilendirilmedir. Ramsey Kuralı : Verginin etkinlik,refah kaybını minimize etmek için Ramsey tarafından önerilen bir kuraldır. Optimal vergileme konusunda ilk çalışmayı yapan kişi Ramseydir. Ramsey’e göre rasyonel politika, esnek olmayan malların (tütün, alkollü içecekler, akaryakıt) vergilerinin arttırılmasıdır. Bu durumda vergilerin piyasalar üzerinde oluşan negatif etkisi minimum olur. Bu bağlamda düzenlenen vergilere Ramsey vergileri denir. Talep esnekliği düşük olan malları daha yüksek oranda vergilendirmek mümkündür. Dolaylı vergiler toplam talepte aynı oranda bir azalışa neden olur.

65. Asgari İhlal Kuralı : Gönüllü ödenen vergi ile ödenmesi gereken, yani borçlu olunan vergi arasındaki farkın en az olmasıdır.

66. Tobin Vergisi: Spekülasyon amaçlı sermayenin yol açtığı istikrarsızlıkları engellemek için döviz işlemlerini konu alan öneridir. Uluslararası sermaye hareketleri üzerinden alınan, değer esasına dayalı, düşük oranlı ve ilkeler için geçerli olacak %0,1 ile %1 arasında değişen bir döviz işlem vergisidir.

67. Negatif Gelir Vergisi: M.FRİEDMAN ve Daniel MOYNIHAN savunmuştur. Devlet, geliri belirli bir seviyenin altında olanlara ödeme yapmalıdır. Bu ise transfer harcamalarına benzemektedir.

68. Günah Vergileri: Devletin gelire ihtiyaç duyduğu zamanlarda sigara, alkol, kumar ve benzeri mal ve hizmetler üzerine aşırı vergiler uygulayarak gelirini artırmaya çalışması yaygın bir uygulamadır. Günah olarak tanımlanan mal ve hizmetlerin temel özellikleri, tüketimlerinin inelastik talebe sahip yani bağımlılık yaratıcı olması ve negatif dışsallıklara yol açmasıdır. Günah vergisi olarak isimlendirilen bu tür müdahaleler, belirli dışsal maliyetleri olan malların tüketimini azaltmak için vergileri bir araç olarak gören seçmenler ve politikacılar tarafından desteklenmektedir.

69.BIT (BYTE) Vergileri: İnternet üzerinden yapılan ticari işlemlerin vergilendirilmesi açısından önerilen bir vergidir.

70. Vergi Alerjisi: Olumsuz tepkilerin en üst düzeyi olup, vergiye tahammülsüzlük had safhadadır. Artık vergilemeye ilişkin her konu tepki yaratmaktadır.

71. Vergi Koordinasyonu: Bir grup devletin (AB ülkeleri) sınır aşırı işlemlerinde devletlerin egemenlik hakkından vazgeçmeksizin vergisel engelleri ortadan kaldırmalarıdır. Üye ülkelerin müşterek vergisel kurallar koymaları şeklinde ifade edilen vergi harmonizasyonuna nazaran daha az zorlayıcı ve yaptırımları olmayan bir eylemler dizisidir.

72. Geniş tabanlı – Dar tabanlı vergi: Bu genel ve özel vergi ol arakta ifade edilebilir. Buradaki kriter vergi konusunun kapsamıdır. Bölüm veya tümün ele alınışı belirler. KDV tüm mallara ilişkin genel bir vergiyken akaryakıt tüketim vergisi dar tabanlı bir vergidir.

73. MİLTON FRIEDMAN: Tek oranlı gelir vergisini savunup kurumlar vergisinin kaldırılmasını önermiştir.

74. Vergi Çölü: Vergiden kaçınmayı teşvik eden ve bölgesel olarak vergi yükü farklılığına neden olan uygulamalara verilen isimdir.

75.Vergi Mahsubu: Ödenmiş olan verginin ödenecek vergiden indirilmesidir. Peşin vergiler ödenecek vergilerden düşülerek vergi borcu hesaplanmaktadır.

76. Vergi Takası: Mükellef ve idare arasında karşılıklı ve muaccel borç-alacak ilişkisi olması durumunda borç alacak lehine sonlandırılmaktadır.

77. Vergi Düzleştirme Teorisi (Barro, Lucas, Stokey): bütçe açık veya fazlaları vergilemenin bozucu etkisini ortadan kaldırmak için kullanılmalıdır. Bu nedenle bütçe açıklarına, harcamaların geçici olarak yüksek olduğu savaşlar, doğal afetler gibi durumlarda vergi gelirlerinin geçici olarak düşük olduğu örneğin durgunluk sırasında izin verilmelidir. Ancak her yıl denk bütçe öngören bir yasa, bütçe açıkları ve fazlasını optimal vergi düzleştirme politikasını yürürlüğe koymak için gerek duyulan bir tampon olarak kullanılmasını aşırı derecede sınırlandıracaktır.

78. Mali Rant: Kişinin ödediği vergiden daha fazla kamu hizmeti almasıdır. Bu kavramın tam tersi mali sömürüdür.

D.       VERGİLENDİRME İLKELERİ

1. Klasik İlkeler (A.SMITH)

a.Adalet: Ödeme gücüne göre vergi alınmalıdır.

– Mutlak Eşitlik: Kişisel ve ailevi durumu dikkate alınmamaktadır.    Dikey ve yatay adalet olmak üzere ikiye ayrılır.

– Nisbi (Şahsi) Eşitlik: Kişisel ve ailevi durumları dikkate alınır. Kişilerin katlanacakları fedakarlıkların eşitlenmesini hedef alır. 3 tür fedekarlık vardır. a.Eşit: ödenecek vergi eşit olmalı. Harç, götürü vergi, maktu vergi örnektir.  b. Eşit oranlı: ödenecek verginin oran itibariyle eşit olmasıdır. KDV ve kurumlar vergisi örnektir.  c. Minimum(en az toplam fedekarlık): Ödenen verginin reel yükünün eşit olmasıdır. Bireylerin vergiden sonraki gelirlerinin marjinal faydası aynı olmalıdır. Gelir vergisi ve VİV gibi artan oranlı vergiler örnektir.

b. Belirlilik (Kesinlik):Muayyenlik ilkesi olarak da ifade edilmekte ve ödenecek verginin keyfi olmaması, ödeme şekli-yeri ve zamanının kesin olmasını ifade etmektedir. Kanuna dayanır.

c. Uygunluk: Vergiler mükelleflerden uygun ödeme zamanında ve koşullarda tahsil edilmelidir. Taksitlendirme yapılabilir.

d.İktisadilik (tasarruf): Vergiler en az maliyetle en fazla hasılatı sağlayacak şekilde toplanmalıdır(verginin idari-açık maliyeti az olmalıdır). Ayrıca vergiler iktisadi faaliyetleri en az şekilde etkilemelidir(verginin uyum maliyeti az olmalıdır)

2. Diğer Vergilendirme İlkeleri

a. Genellik (mülkilik): Tüm toplumdan vergi alınmasıdır. Gerek mükellef gerekse konuların vergi uygulama alanından çıkarılmamasıdır. Vergi: harç

b. Açıklık (basitlik): Vergi kanunları açık ve kolay anlaşılabilir olmalıdır. Bu ilke hem yasal düzenlemelerin kapsamı ve nitelikleri hem de uygulama itibarıyla mükelleflerin sıkıntı ve güçlükle karşılaşmadan ödevlerini kolaylıkla yerine getirebilecekleri bir düzenleme ve uygulamayı gerekli kılmaktadır. Gönüllü uyum (uyum maliyetleri) açısından önemli bir ilkedir.

c. Yasallık(kanunilik): Verginin sadece kanunla düzenlenmesidir. Bütçe hakkıyla ilgilidir.

d. İstikrar İlkesi: Vergilemeyle ilgili düzenlemelerin sıksık değiştirilmemesidir. Çünkü bu durum uyum maliyetlerini arttırır. Enflasyonla yaşayan ülkelerde düzenleme yapma sıklığı artar.

e. Esneklik İlkesi: Vergilerin ödeme gücündeki artma ve azalmaları izleyebilmesidir. Buna konjonktüre uyum da denilir. Vergide hasılatın kendiliğinden azalıp artmasına otomatik elastikiyet, devletin müdahalesi ile uyum sağlamasına ise müdahaleci elastikiyet denilmektedir.

f. Verimlilik (Randıman):Bütçe denkliğini ifade edecek şekilde verginin kamusal harcamalara yetecek mahiyette olmasını ifade eder. -Verginin mutedil olması (ılımlılık) yani verginin konusu ile ödenen verginin arasında aşırı bir oransızlığın olmaması yani vergi oranının çok yüksek ya da çok düşük olmamasıdır. –Verginin görünmez olması yani fiyat içinde saklanması (mali anestezi) verimliliği arttırır.

g. Müdahale İlkesi: Vergilerle ekonomik ve sosyal alana müdahale edilmesidir. Bu 4 şekilde mümkündür.

– Vergi artışı ya da indirimi

– Dolaylı ve dolaysız vergi ayrımı yaparak sadece bir grubu dikkate almak

– Budama yoluyla müdahale ile herhangi bir verginin matrah ya da oranının değiştirilmesi

– Yeniden dağıtım yoluyla düşük gelirlilere yönelik mali yardımlar yapılabilir.

h. Yararlanma İlkesi (Faydalanma): Vergilerin kamu faaliyet ve hizmetlerinden sağlanan yararın gözönünde bulundurulması suretiyle, bireyler arasında paylaştırılmasını ya da alınmasını öngörür.

ı.Vergilemede Tarafsızlık İlkesi: Vergilerin ekonomik hayata yani tüketici-üretici davranışlarına etkide bulunmamasıdır.

E.        VERGİ TARİFELERİ

Dar anlamda vergi tarifesi vergi oranını, geniş anlamda ise uygulanacak kurallar bütününü ifade etmektedir.

1. Düz Oranlı (Sabit, Tek, Eşit): MVO=OVO yani ödenen verginin gelire oranı sabittir. Kurumlar vergisi, KDV

2. Azalan Oranlı Tarife (Mütenassip): Matrah arttıkça vergi oranı azalmaktadır. Uygulamada yoktur.

– Matrah ve vergi oranının aynı doğrultuda azalması

– Matrahın artması ve vergi oranının azalması

3. Artan Oranlı Tarife (Müterakki): MVO › OVO

Sınıf usulü ve dilim usulü olmak üzere ikiye ayrılır. Türkiye’de dilim usulü vardır. Bu usulde vergi yükü daha azdır.

Uzunluk farkı: en düşük ve en yüksek matrah farkıdır. 0 dikkate alınmaz.

Yükseklik farkı: En düşük ve en yüksek oran farkıdır.

Artma Oranı: Oranlar düzenli artıyorsa iki oran arasındaki farktır.

4. Tersine Artan Oranlılık: Maktu vergilerdir. Yani herkezden aynı miktarda alınan vergilerde sözkonusudur. Örneğin ülkemizde MTV’de bu durum sözkonusudur. Ancak farklı geliri olanların aynı tüketim seviyesinde olmaları halinde ödenen tüketim (dolaylı) vergilerin gelire oranı itibariyle de tersine artan oranlılık sözkonusu olmaktadır. Yani dolaylı vergilerde de sözkonusudur. Adaleti bozar.

5. Gizli Artan Oranlılık: maktu indirim + düz oran

F.        VERGİNİN YANSIMASI

Mükellefin ödediği vergiyi fiyat mekanizması içine gizleyerek 3. şahıslara aktarmasıdır. Yansıma aşamaları ise ödenmesi, vurgusu, aktarılması ve yerleşmesidir.

Yansımayı Belirleyen Faktörler

1.  Mikro Faktörler

a. Esneklik: Talep esnekliği 0’a yaklaştıkça tüketiciye yansır. Arz esnekliği 0’a yaklaştıkça üreticiye yansır.

b. Piyasa Yapısı: Monopol piyasalarda yansıma nispeten daha kolaydır ama verginin bir kısmı yine de üretici üzerinde kalmaktadır. Çünkü kar maksimum seviyede olup

fiyat artışının talebi azaltması ihtimali vardır.

c. Vergi Oranının Yüksekliği: Vergi oranı yükseldikçe yansıma zorlaşır.

d.Malın Türü: Tüketim mallarında yansıma 1 kere olur. Üretim mallarında ise yansıma 1’den fazla olur. Temel gıdada ise yansıma kolaydır.

e. Verginin Türü: Dolaylı vergilerde kolaydır.

2. Makro Faktörler

a.Konjonktür: Genişleme dönemlerinde vergi kolay yansır(ileri yansıma). Daralma dönemlerinde zor yansır(geri yansıma).

b. Para Arzı: Para arzı arttıkça yansıma kolaylaşır.

c. Verginin aynı dönemde kamu harcamasına dönüşmesi talebi genişletir ve yansıma kolaylaşır.

d. Mükellefin vergileri finansman şekli de yansıma açısından önemlidir.

Yansıma Türleri

a.   İleri (tüketiciye) * geri (üreticiye)

b. Sınırlı (belirli kişiler üzerinde kalma) * sınırsız (tüm topluma yayılması)

c. Kanuni( yansımanın kanunlara dayanması, KDV) * Fiili( yasa koyucunun iradesi dışında verginin yansıması, işyeri stopajları)

d. Biçimsel (verginin kim tarafından ödendiği) * efektif (yansımanın etkilerini inceleme)

e. Mutlak (bir vergide yapılacak artışın milli gelirdeki etkisi) * diferansiyel (bir vergi yerine başka bir verginin konulmasının milli gelirde yaratacağı etki)

f. Harcama (kamu harcamalarındaki değişikliğin MG’deki etkisi) * Bütçe (bütçedeki değişikliklerin MG’deki etkisi)

g. Çapraz (talep esnekliği yüksek bir mal üzerindeki verginin talep esnekliği düşük olan bir malın fiyatına eklenerek yansıtılması) * çift (verginin önce maliyetlere sonra da bir de malın fiyatına eklenerek yansıtılmasıdır)

G.       DOLAYLI VE DOLAYSIZ VERGİ AYRIMI

DOLAYLI
DOLAYSIZ
Kolaylı yansıtılır
Zor yansıtılır
Harcamalar üzerinden alınır
Gelir ve servet üzerinden alınır
Mükellefi ve yüklenicisi farklıdır
Mükellefi ve yüklenicisi aynıdır
Objektif vergidir
Sübjektif vergidir
Gelir dağılımını olumsuz etkiler
Gelir dağılımını olumlu etkiler
Tabanı geniştir
Tabanı dardır
Alınmaz
Önceden belirlenebilen işlemler üzerinden isme bağlı alınır
Uygulanması kolaydır
Uygulanması zordur
Mali anestezi yüksektir
Mali anestezi yoktur
H.       VERGİNİN KONUSU

1. GELİR

a. İktisadi Anlamda

– Kaynak Kuramı (Von HERMANN): Üretim faktörleri ve süreklilik olmalıdır.

– Safi (Net) Artış Kuramı (GEORGE, SCHANZ, HAIG[5]): Dönem başı-sonu servet toplamı arasındaki fark gelirdir.

b.Mali Anlamda

Vergi yasalarındaki tanımdır. Vergi “bir gerçek kişinin bir takvim yılı içinde elde ettiği kazanç ve iratlar toplamıdır”.

Gelir vergisinin uygulanış şekli ise sedüler (ayrı ayrı) ve üniter(toplama, ülkemizde geçerlidir) usulleridir.

2. SERVET

Zenginliği meydana getiren ekonomik değerler toplamıdır. Amacı sosyal adaleti sağlamak ve devlete gelir sağlamaktır.

-Matrah açısından: genel (tamamı), özel(bir kısmı)

– Süre açısından: sürekli(belirli zaman aralıklarıyla), geçici(belirsiz)

-Servet (servet unsurunun kendisi vergilendirilir) ve servetin el değiştirmesi (servet transferinden alınır veraset vergisi, intikal vergisi)[6]

3. HARCAMALAR (MUAMELE VERGİLERİ)

a. Gayrisafi (matrah, alışverişin bütünüdür)

-Toplu: istihsal (üretim), toptan satış, perakende satış (istihlak)

-Yayılı (şelale vergileri): her aşamada brüt alışveriş tutarı büyür. Bu durum vergi piramitleşmesine yol açar.

b. Safi (KDV):

-Gayrisafi hasıla: üretim sürecinde yıpranan dayanıklı sermaye malının değeri toplamını içerir. Amortismanlar düşülmez.

-Gelir: üretim sürecinde yatırım mallarının bedelinden amortismanlar düşülür.

-Tüketim: (ülkemizde uygulanır) sermaye mallarının satınalma bedeli alındığı yıl katma değerden indirilir.

-Ücret: Vergi matrahı, firmanın yarattığı katma değer için kullanılan ücretlerin toplamına eşittir.

I.         VERGİ SİSTEMLERİ

Uygulanan vergilerin tümüne vergi sistemi denilir. Yürürlükte olan vergi kanunlarının tümüne vergi mevzuatı denilir.

a.Tek Vergi Sistemleri

– Arazi: Fizyokratlar

– Arazinin Değer Artışı: Henry GEORGE, David RICARDO

– Sermaye: GIRARDIN ve MENICE

– Enerji: SCHULLCE

-Hammadde: THIERS

Tek Verginin Sakıncaları: Yetersiz finansman sağlar, kontrolü ve tahsili zordur, vergisiz alanlar tercih edilebilir.

b.Çoklu Vergi Sistemi

Günümüzde tek vergi yoktur. Yerine gelir, servet ve tüketim kaynakları dolaylı ve dolaysız çok sayıda vergi ile vergilendirilir.

[1] Bu ilkenin uygulanma şekilleri şunlardır:1. gelir kaynaklarının sınıflandırılması ve farklı vergi oranları uygulanması, 2. sermaye gelirlerinden ek vergi alınması, 3. emek gelirlerine indirim uygulanması, 4. vergi tarifesine sınırlama konulması.
[2] İnsanların serbestçe yerleşebilecekleri bölgeler hususunda seçim imkanlarının artışına paralel olarak toplumsal refahın artmasına denir.
[3] Ayağı İle Oy Verme : Seçmenin çok sayıdaki yerel yönetim birimlerinden ,zevk ve gereksinimlerine uygun olana giderek, onun için oy vermesidir.
[4] Pigouvian Vergi (Pigoucu Vergi) : Negatif dışsallıkları olan malları daha yüksek oranda vergilendirmek mümkündür.
[5] Haig-Simons Gelir Kavramı : Bir kimsenin sahip olduğu varlıklardaki , bir dönem içinde ,sebebi  ne olursa olsun yaptığı artış ve tüketiminin toplamı o kişinin geliri olarak belirtilmeli ve dikkate alınmalıdır.
[6] Ülkemizde Veraset ve İntikal Vergisi çift artan oranlı tarifeye sahip olan ve en fazla taksitle ödenen vergidir (6 ayda bir olmak üzere toplam 3 yıl).

[wp_ad_camp_2]