Türkçe Kpss Çözümlü Test
Kpss Türkçe Çıkmış Sorular ve Çözümleri
Soru 1 |
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir yazım yanlışı vardır?
Romanında çocukluk günlerine çokça yer vermişti. | |
Bu fakültede sekiz yüz elli öğrenci eğitim görüyor. | |
Marmara denizindeki kirlilik oranının günden güne arttığı söyleniyor. | |
Daha on beş yaşındayken yaşamın acı yüzüyle tanışmıştı. | |
Bahçeye çıkarken üzerine pembe bir şal almıştı. |
1 numaralı soru için açıklama
“Marmara denizindeki kirlilik oranının günden güne arttığı söyleniyor” cümlesinde “Marmara de nizi” özel bir isim olarak kullanıldığı için “denizin” ilk harfi büyük başlamalıdır.
Soru 2 |
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir yazım yanlışı vardır?
Öyle yorulduki uyuyakaldı. | |
Oysaki ben bunu bilmiyordum. | |
Evde ekmek kalmamış ki. | |
Sendeki evrakları getirdin mi? | |
Bana yardım eder mi ki? |
2 numaralı soru için açıklama
Bağlaç olan “ki” her zaman ayrı yazılır. “Ki” tamlama ve aitlik görevlerinde kullanılırsa bitişik bu nun dışındaki durumlarda ayrı yazılır, “öyle yorulduki uyuyakaldı" cümlesinde “ki” bağlaç olduğu için ayrı yazılmalıdır.
Soru 3 |
“Ziya Osman için ne söylersiniz üstat?” dedim. “Benim hocamdır, kendisine çok şey borçluyum.” Dedi Behçet Necatigil. “Geçmişle bugünün duygusal sarsıntıları üzerine kurmuştur şiirlerini.” “Kusura bakma ama biraz fazla mezarlık kokmuyor mu?” dedim. “Ölüm teması, her sairin su içtiği çeşmedir.” dedi Behçet Necatigil.Bu parçadaki altı çizili sözle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
Yoğun bir anlam taşıdığı için şairlerin ölüm temasını çokça ele aldığı | |
Deneyimli şairlerin en az bir kez ölüm temasını işlediği | |
Bütün şairlerin ölüm temasından yararlandığı | |
Ölüm temasının, şairlerin aklına gelen ilk tema olduğu | |
Her şairin ölüm temasını farklı biçimde işlediği |
3 numaralı soru için açıklama
Parçada geçen “ Ölüm teması, her şairin su içtiği çeşmedir” sözünde şairlerin ölüm temasından beslendiği anlatılmaktadır. Bütün şairlerin ölüm temasından yararlandığı yargısına ulaşabiliriz
Soru 4 |
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “-ki” eki bir varlığın yerine kullanılmıştır?
Komşunun çocukları yemek yiyor, bizimkilerse hâlâ oyun oynuyor. | |
Oyuncular akşamki maçta oldukça başarılıydı. | |
Safiye’nin derslerindeki başarısı gözden kaçmıyordu. | |
Evin önündeki ağaçlar susuzluktan kurumuş. | |
Geçen seneki tatilini Alanya’da geçirmiş, bu yıl da Antalya’ya gitmiş. |
4 numaralı soru için açıklama
“-ki” ilgi zamiri bir varlığın yerini tutmak için kullanılır, “sizinki, bizimki, sınıfınki...” sözcüklerinde olduğu gibi. Komşunun çocukları yemek yiyor, bizimkilerse hala oyun oynuyor." cümlesinde “bi zimki” sözcüğündeki -ki bir varlığın yerine kullanılmıştır.
Soru 5 |
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir işin sürekli olarak yapıldığı anlamı vardır?
Bu hafta ders çalışmaya daha çok zaman ayırıyor. | |
Böyle davranmaya devam ederse hakem onu oyundan çıkarıverir. | |
Babamın anlattıklarına gülmemek için kendimi zor tuttum. | |
Karlı yolda arkadaşıma tutunmasaydım düşecektim. | |
Şirketimizde bu kararlar yıllardır uygulana gelmekte. |
5 numaralı soru için açıklama
“Şirketimizde bu kararlar yıllardır uygulanagelmekte” cümlesinde geçen “ uygulanagelmekte” sözü cümleye işin sürekli yapıldığı anlamını vermektedir.
Soru 6 |
Toplumu oluşturan insanların çoğu, yüzü mağaranın içine dönük, kollan zincirlerle birbirine bağ lanmış tutsağa benzer. Yalnızca arkadan gelen ışığın içeriye girmesiyle duvarda oluşan kendi gölgelerini görür, bu gölgelerle oyalanıp dururlar. Filozoflar ise kendilerini zincirden kurtararak, yüzlerini cesurca ışığa çevirir; doğruyu görmeye, yaşamın gerçek anlamını çözmeye yönelirler. Ne var ki filozofların, öbür insanları gördüklerine inandırması çok zordur. Çünkü tutsaklık da karanlık da bu insanlara rahat gelir. Işığa bakıp gerçekleri görebilmek cesaret ister.Bu parçaya göre, filozofların davranışı aşağıdakilerden hangisiyle nitelendirilebilir?
Bilimsel düşünüşün temellerini sezdirme | |
Topluma, yeni düşünceleri örneklendirerek gösterme | |
İyiyle kötüyü ayıracak ölçütler belirleme | |
Doğruları yorumlayıp korkusuzca açıklayarak insanları aydınlatma | |
Yaşanan olumsuzlukları iyimser bir bakış açısıyla yansıtma |
6 numaralı soru için açıklama
“Filozoflar ise kendilerini zincirden kurtararak, yüzlerini cesurca ışığa çevirir; doğruyu görmeye, yaşamın gerçek anlamını çözmeye yönelirler. Ne var ki filozofların, öbür insanları gördüklerine inandırması çok zordur” cümlesinden “Doğruları yorumlayıp korkusuzca açıklayarak insanları aydınlatma” yargısına ulaşabiliriz.
Soru 7 |
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir yazım yanlışı vardır?
Sandalyeyi kendine doğru çekip oturdu ve bize olaydan söz etmeye başladı. | |
Uzun zamandır aradığım kitabı önceki gün bu kitapçıda buldum. | |
Yazarın “Savaş Ve Barış" isimli kitabını, birçok bölümünün altını çizerek okudum. | |
iki saat süren bir yolculuktan sonra Eğirdir Gölü bütün güzelliğiyle gözlerinin önüne serilmişti | |
izik alanındaki çalışmalarıyla ismini bütün dünyaya duyurmuş bir bilim adamıydı. |
7 numaralı soru için açıklama
“Yazarın “Savaş Ve Barış” isimli kitabını, birçok bölümünün altını çizerek okudum” cümlesinde geçen “Ve” nin yazımı yanlıştır. Eser adlarında ilk harfle büyükse “ve” küçük harfle başlamalıdır. Bütün harfler büyük olursa “ve” büyük olur. “SAVAŞ VE BARIŞ”
Soru 8 |
Çocuk kitabı yazmak bana göre çok eğlenceli. Yeter ki vermek istediğiniz bilgileri doğru bir bi çimde süzün ve hissettirmeden kurguya yerleştirin. Benim pedagoji eğitimim var ama gördüm ki bu bana, sonraki yıllarda yaptığım öğretmenlikten edindiklerimi verememiş. On yıldır çocukla rın içinde yaşamak benim en büyük avantajım. Onların nelerden hoşlandıklarını, neleri sahte ve yapmacık bulduklarını çok iyi biliyorum.Düşüncesini bu sözlerle dile getiren bir öğretmen, kitaplarını yazarken aşağıda belirtilen lerin hangisinden yararlanmıştır?
Mesleğinde kazandığı deneyimlerden | |
Çocuk dilinin inceliklerinden | |
Öğrenciliğinde kazandığı önemli bilgilerden | |
Yazma isteğinin güçlülüğünden | |
Çocuklara olan sevgisinden |
8 numaralı soru için açıklama
“Benim pedagoji eğitimim var ama gördüm ki bu bana, sonraki yıllarda yaptığım öğretmenlikten edindiklerimi verememiş. On yıldır çocukların içinde yaşamak benim en büyük avantajım. Onların nelerden hoşlandıklarını, neleri sahte ve yapmacık bulduklarını çok iyi biliyorum” cümlele rinden öğretmenin kitabı yazarken mesleğinde kazandığı deneyimlerden yararlandığı sonucu na varabiliriz.
Soru 9 |
Okuyarak, dinleyerek ya da resimlere bakarak ulaşamayacağımız güzellikleri gorebilmek için yolculuğumuza devam ediyoruz.
Aşağıdakilerden hangisi, bu cümleden çıkarılabilecek bir yargıdır?
Çeşitli kitaplar, ansiklopediler yardımıyla gidilecek yerler hakkında bilgi edinilebilir. | |
Değişik yapıya sahip yerler, insanların ilgisini çeker. | |
Kimi yerlerin ayrımına ancak oralar gezilip görülerek varılır. | |
Tarihî kalıntıları görmek o yerlerin geçmişini öğrenmek için yeterli değildir. | |
Farklı kültürel özelliklere sahip şehirler turizm açısından gelişmeye açıktır. |
9 numaralı soru için açıklama
“ Okuyarak, dinleyerek ya da resimlere bakarak ulaşamayacağımız güzellikleri görebilmek için yolculuğumuza devam ediyoruz” cümlesinde anlatılmak istenen bazı yerlerin okuyarak ya da re simlere bakılarak öğrenilemeyeceği; o yerlere gidilerek öğrenileceği anlatılmıştır.
Soru 10 |
Çanakkale Boğazı’ndan günde 130, yılda ise 49.000’ e yakın gemi geçiyor. Bunlar çoğunluk la Malta’ya, Rusya’ya, Ukrayna’ya, Suriye’ye ve ülkemize ait gemiler. Doğal gaz ve tehlikeli yük taşıyan çok sayıda geminin geçişi sırasında Boğaz, güvenlik açısından trafiğe kapatılıyor. Boğaz’da güvenliğin sağlanması için her türlü önlemin alındığı gözleniyor.Bu parçada Çanakkale Boğazı’yla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
En çok hangi ülkelere ait gemilerin geçtiğine | |
Alınan güvenlik önlemlerinden birine | |
Yoğun bir trafiğinin olduğuna | |
Yıllık gemi geçişinin ne zaman beklenen sayıya ulaşacağına | |
Ne tür yükler taşıyan gemilerin geçtiğine |
10 numaralı soru için açıklama
Parçanın üçüncü cümlesinden B seçeneğine, “trafiğe kapatılıyor" sözünden C seçeneğine, ikinci cümlesinden D seçeneğine, birinci cümlesinden E seçeneğine ulaşabiliriz.
Soru 11 |
(!) Derin bir uykunun ardından gözlerimi açtığımda beliren o ilk görüntüleri hayal meyal hatırlı yorum şimdi. (II) Başımın üstünde asılı duran cibinlik, yatak odasının tahta tavanında dolaşan küçük, sevimli, pembe kertenkeleler, günün ilk ışıkları ile parıldayan Seyhan Irmağı hızla ge çip gidiyor gözümün önünden. (III) Yastığımın altına koyduğum, giymeye kıyamadığım yeni is karpinlerimi şefkatle okşadıktan sonra çoraplarımı ayağıma aceleyle geçirip aşağıya iniyorum. (IV) Kahvaltı masasında reçeller, peynirler ve annemin kızarttığı ekmekler duruyor. (V) Bahçeye açılan kapıdan dışarı çıkıyorum, limon ve mandalina ağaçlarının yeşil serinliğini hissediyorum.Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde öznellik söz konusu değildir?
II | |
I | |
III | |
IV |
11 numaralı soru için açıklama
Birinci cümlede “derin bir uyku”, ikinci cümlede “sevimli pembe kertenkele” sözü, üçüncü cümle de “şefkatle okşadıktan sonra çoraplarımı ayağıma aceleyle geçirip” sözü, beşinci cümlede “li mon ve mandalina ağaçlarının yeşil serinliğini hissediyorum” sözüyle cümlelere öznellik katılmıştır. (IV) Kahvaltı masasında reçeller, peynirler ve annemin kızarttığı ekmekler duruyor” cümlesinde öznellik yoktur.
Soru 12 |
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “güzel" sözcüğü yüklemin anlamını etkileyen bir görev de kullanılmıştır?
Güzel sesli üç genç Rumeli türküleri söyledi. | |
Böyle güzel bir fırsat bir daha elimize geçmeyebilirdi. | |
Oyunda rol alan öğrencilerin hepsi de güzel oynadı. | |
Yine böyle, güzel bir yaz gecesinde gitmişlerdi oraya. | |
Hepsi de, yorulmak bilmeyen bu güzel insana imrenerek bakıyordu. |
12 numaralı soru için açıklama
Yüklemin anlamını etkileyen görevde kullanılması için yükleme sorulan nasıl sorusuna yanıt aranmalıdır.” Oyunda rol alan öğrencilerin hepsi de güzel oynadı” cümlesinde yüklem “oynadı” sözcüğüdür. Nasıl oynadı? Sorusunu sorduğumuzda “güzel” cevabını almaktayız.
Soru 13 |
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde, eylemin kim tarafından yapıldığı belli değildir?
Yol kenarındaki ağaçlar budandı. | |
Kaç saattir burada bekliyorsunuz? | |
Öğle sıcağında iskelede oturmuş, denize bakıyordu. | |
Onunla bir toplantıda tanışmıştık. | |
Kolundaki ağrı için dün doktora gitti. |
13 numaralı soru için açıklama
Soru kökünde öznesi belli olmayan cümle sorulmaktadır. Öznesi belli olmayan cümleler edilgen cümlelerdir. “Yol kenarındaki ağaçlar budandı.“ cümlesinde “budama işini yapan kim?” dediği mizde cevap almamaktayız.
Soru 14 |
Şiirlerimdeki, doğayla ilgili ayrıntılar yaşamımdan izler taşıyor. Anadolu’daki küçük bir kasaba da, doğanın kucağında bahçeli bir evde büyüdüm. Böceklerin seslerini tanıyan, ağaçlara tırma nan, meyveleri dalından koparan bir çocuktum. Dut ağacı sallamışlığım, dut yemişliğim çoktur örneğin. “Dutluk" şiirini bunların etkisiyle yazdım. Bir yazımın adı da “Ben Doğanın Okulundan Hiç Mezun Olmadım.” oldu. Orada doğanın kucağında kendimi duydum ben hep. Doğa ile şiir lerim arasında bir bağ kurdum.Bu sözlerine göre şair aşağıdakilerden hangisiyle nitelendirilebilir?
Öğrenmenin sınırsız olduğunu düşünen | |
Çevresindekilerin etkisiyle şiire başlayan | |
Şiirlerinin, çocukluğunda yaşadığı çevreden beslendiğini düşünen | |
Şiirlerinde çocuklara seslenen | |
Düşle donanmamış duyguların şiirinin yazılmayacağına inanan |
14 numaralı soru için açıklama
Şiirlerimdeki, doğayla ilgili ayrıntılar yaşamımdan izler taşıyor. Anadolu’daki küçük bir kasaba da, doğanın kucağında bahçeli bir evde büyüdüm. Böceklerin seslerini tanıyan, ağaçlara tırma nan, meyveleri dalından koparan bir çocuktum” cümlelerinde şairin şiirlerinin yaşamından izler taşıdığı sonucunu çıkarabiliriz. Özellikle ilk cümle bunu vermektedir.
Soru 15 |
Aşağıdakilerin hangisinde bir isim tamlaması, bir sıfat-fiil grubunun içinde yer almamıştır?
Bir çengelli iğne ile iliştirilmiş kırmızı yün atkıyı çıkardı, askıya asıp içeri geçti. | |
Kilo vermenin yolunu bıkmadan usanmadan arayanlar gibi ben de zaman zaman bu uğur da sağlığımı tehlikeye attım. | |
Kocaman bir ekin yığınının yanında çalışan ihtiyar kadınla uzun uzun konuştum. | |
Taşların kovuklarında bitmiş sarı çiçekleri koparıp ayaklarımın altından geçen suya atıyor, dalgın dalgın düşünüyordum. | |
Sabah odaya girdiğimde yatağın yanına düşmüş bir kâğıt parçası dikkatimi çekti. |
15 numaralı soru için açıklama
Bir çengelli iğne ile iliştirilmiş kırmızı yün atkıyı çıkardı, askıya asıp içeri geçti.
Soru 16 |
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir ad birden çok sıfatla nitelenmiştir?
Yeni yaptığı biber salçasını ve turşusunu rafa yerleştirdi. | |
Kadın, altın küpeleri ite gümüş kemerini kızma hediye etti. | |
iri ve sağlam portakalları misafirleri için ayırdı. | |
Eskimiş kazaklarını ve eteklerini bir torbaya koydu. | |
Yemek pişirme ve sunma sırası ona gelmişti. |
16 numaralı soru için açıklama
Niteleme sıfatını bulmak için isme nasıl sorusunu sorarız. “İri ve sağlam portakalları misafirle ri için ayırdı” cümlesinde "nasıl portakal” diye soruduğumuzda “iri ve sağlam” cevaplarını alırız. Portakal sözcüğü birden fazla sıfat almıştır.
Soru 17 |
Tam tahıl ürünü tüketen bireylerin kalp-damar sorunları yaşama riskinin, tahıl miktarı düşük ürünler tüketenlere göre yaklaşık % 20 oranında daha az olduğu tespit edilmiştir.
Bu cümleden aşağıdakilerin hangisine kesin olarak ulaşılabilir?
Kalp-damar sorunu olanların, tam tahıllı ürünleri tüketmemesi gerekir. | |
Kalp-damar sorunu yaşama riski % 20 olanlar, tahıl oranı düşük ürünler tüketmelidir. | |
Kalp-damar rahatsızlıkları, tüketilen ürünlerdeki tahıl miktarıyla ilişkilidir. | |
Tam tahıllı ürünlerin sağlık üzerindeki etkisi, diğer besinlere göre düşüktür. | |
Tahıl tüketiminin yarattığı en önemli sorun, kalp-damar sağlığında görülmektedir. |
17 numaralı soru için açıklama
Parçada tam tahıl ürünü tüketenlerin, tahıl miktarı düşük ürünler tüketenlere göre kalp-damar sorunları yaşama risklerinin %20 oranında az olmasından bahsedilmiştir. Bu da kalp-damar so runlarının tüketilen ürünlerdeki tahıl miktarıyla ilişkisini ortaya koymaktadır(E). Tam tahıllı ürün leri kalp-damar sorunları yaşayanların tüketmemesine (A), bu ürünlerin sağlık üzerindeki etkisi ne (B), bu sorunları yaşayanların tahıl oranı düşük ürünler tüketmesi gerektiğine (C) ve tahıl tüketiminin yaratabileceği en önemli sorunlara (D) cümleden ulaşılamamaktadır.
Soru 18 |
Folklorik öğelerin kalıplaşmış bir yapısı vardır; bu da yaratıcılığı sınırlar, diyenler var. Bana göre yanlış bir saptamadır bu. Böyle diyenlerin belleklerinde klişeleşmiş bazı şiirler var. Oysa ger çek çok farklıdır. Folklordan yararlanma türden türe ya da sanatçıdan sanatçıya değişiklik gösterir. Hiçbir zaman folklorik öğeler olduğu gibi kullanılmaz, bunun için de anlatım donup kalmaz.Bu parçada geçen “donup kalmamak” sözüyle arılatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
Basmakalıp bir nitelik kazanmamak | |
Anlatım yeteneğini engellemek | |
Dolaylı söyleyişlere yönlendirmek | |
Anlamını yitirmemek | |
Kurallara uygun davranmak |
18 numaralı soru için açıklama
“Hiçbir zaman folklorik öğeler olduğu gibi kullanılmaz, bunun için de anlatım donup kalma- cümlesinde geçen “donup kalmamak” sözüyle her zaman aynı şeyleri vermemek, değişime açık olmak anlatılmaktadır. Bunu içeren söz de basmakalıp bir nitelik kazanmamaktır.
Soru 19 |
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
Davranışlarıyla çocuklara örnek olmaya çalıştılar. | |
Sorunlara çözüm bulmak için bir toplantı düzenleyebiliriz. | |
Ellerine geçen fırsatları iyi değerlendirdiler. | |
Yaptığı suçları bir bir sıraladılar. | |
Gezilecek yerleri önceden saptamalıyız. |
19 numaralı soru için açıklama
Yaptığı suçlan bir bir sıraladılar" cümlesinde sözcüğün yanlış kullanımından kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır, “suç yapılmaz, işlenir” bu nedenle cümle “İşlediği suçları bir bir sıra ladılar” şeklinde olmalıdır.
Soru 20 |
Aşağıdakilerin hangisindeki “-ler, -lar” eki cümleye “abartma” anlamı katmıştır?
Kimileri güne yürüyüş yaparak başlar. | |
Burada hava, akşamları genellikle serin oluyor. | |
Orada neler olduğunu bana da söyler misin? | |
Bugün yapmam gereken dünyalar kadar iş var. | |
Yarın akşam amcamlar bize yemeğe gelecek. |
20 numaralı soru için açıklama
“Bugün yapmam gereken dünyalar kadar iş var.” Cümlesinde geçen “dünyalar” sözcüğüyle cümleye abartma anlamı katılmıştır. İşin çok olması abartılarak verilmiştir.
Soru 21 |
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde, ayraçlarla belirtilen yerlere ötekilerden farklı bir noktalama işareti konulmalıdır?
Kabadayı () şımarık bir delikanlı on sekiz yaşındaki dayımla tartışmış. | |
Sabah erkenden kalkıyor () dükkânı açıp ortalığı topluyormuş. | |
Ailece aldıkları karar, hiç yılmamak, teslim olmamak () sonuna kadar direnmekmiş. | |
Buraya yerleşince ev almışlar, büyükbaş hayvan almışlar () ipek böcekçiliği, dokumacılık
yapmışlar. | |
Yaşar Bey’in kiraladığı üç katlı () her katında ikişer oda bulunan teraslı eve yerleşmişler. |
21 numaralı soru için açıklama
B,C,D ve E seçeneklerinde eş görevli sözcükler sıralandığı için virgül kullanılmalıdır. “Buraya yerleşince ev almışlar, büyükbaş hayvan almışlar ( ) ipek böcekçiliği, dokumacılık yapmışlar” cümlesinde gruplandırma yapıldığı için noktalı virgül kullanılmalıdır.
Soru 22 |
Aşağıdaki cümlelerin hangisindeki virgül (,) kaldırılırsa cümlenin anlamı değişir?
Sonunda, çok istediği bölümü kazanmış ve buradan mezun olmuştu. | |
O, bunları kimseden yardım almadan yapıyor. | |
Onlar biraz önce, verdiğim ödevi hazırlıyorlardı. | |
Doğduğu, çok sevdiği bu kenti terk edip gitti. | |
O yıl, bu bölgede büyük bir kuraklık olmuştu. |
22 numaralı soru için açıklama
“Onlar biraz önce, verdiğim ödevi hazırlıyorlardı” cümlesinden virgülü kaldırdığımızda iki anlam çıkar. Birincisi “biraz önce verdiğim ödev" yani ödevi biraz önce vermişim. İkincisi ise ödevi biraz önce hazırlıyorlarmış anlamıdır.
Soru 23 |
Venüs ve Dünya, Güneş sisteminde birbirine en çok benzeyen iki gezegendir.Bu cümleden, aşağıdakilerin hangisine kesin olarak ulaşılabilir?
Dünya’ya Venüs kadar benzeyen gezegenler, Güneş sisteminin dışındadır. | |
Venüs, Dünya’ya yakın mesafede olan gezegenlerden biridir. | |
Güneş sisteminde birbirine benzeyen başka gezegenler de vardır. | |
Birbirine en çok benzeyen gezegenler, Güneş sisteminde bulunmaktadır. | |
Güneş sisteminde Venüs ve Dünya'dan başka gezegen incelenmemiştir. |
23 numaralı soru için açıklama
Soruda verilen cümlede Venüs ve Dünya'ının Güneş sisteminde yer alan gezegenler içinde bir birine en çok benzeyen gezegenler olması belirtilmiştir. Buna göre cümlede; diğer gezegenler le ilgili inceleme yapılmadığına (A), Venüs ve Dünya’nın arasındaki mesafeye (B) ve Güneş sis temi dışındaki gezegenlere (D, E) değinilmemiştir. Ancak cümledeki “en çok benzeyen iki geze gen” ifadesindeki derecelendirme anlamından Güneş sisteminde birbirine benzeyen başka ge zegenler de olduğu sonucuna kesin olarak ulaşabilmekteyiz.
Soru 24 |
Çocukluğuna götürüyor bizi yazar () Gaziantep’teki evlerine () ayağını yerden kesen uçurtma günlerine () Edebiyatla geçen yıllara () şiir sohbetlerine ()Bu cümlede ayraçlarla ( ) belirtilen yerlere aşağıdakilerin hangisinde verilen noktalama işaretleri sırasıyla getirilmelidir?
(.)(;) (.)(,)(...) | |
(:)(,) (.)(;)(.) | |
(:) (,) (...) (,) (...) | |
(...)(...) (.)(,)(.) | |
(.)(,) (:)(;)(...) |
24 numaralı soru için açıklama
Birinci yere örnekler sıralanacağı için iki nokta gelmelidir. İkinci bölüme sıralama olduğu için vir gül gelmelidir. Üçüncü bölüme cümle bitmediği için üç nokta gelmelidir. Dördüncü bölüme virgül beşinci bölüme üç nokta gelmelidir.
Soru 25 |
Ozan, kendinden başka ozanlara, başka ozanlardan kendine gide gele pişer ve olgunlaşır. Bu nedenle ozanın başkalarından ayrılan yönlerini ortaya koyması, kendine varması kolay olmaz. Uzun ve yorucu bir yolculuktur bu.Bu parçada geçen “kendine varmak" sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisi dir?
özgün olmak | |
örnek almak | |
eleştiri yapmak | |
özveride bulunmak | |
ilgi görmek |
25 numaralı soru için açıklama
"Bu nedenle ozanın başkalarından ayrılan yönlerini ortaya koyması, kendine varması kolay olmaz” cümlesindeki sözle kendine ait olma, başkalarına benzememek, kendisi olmak anlatılmaktadır. Bu da özgün olmayla anlatılmıştır.
Soru 26 |
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
Adından söz ettiren bu romanda sanat ve yapı-sal yönden farklı bir dil kullanılmış. | |
Yazar romanının ikinci bölümünde kendi başından geçenleri anlatıyor. | |
Bu romanda yaşamda aradığını bulamayan insanların acısı yansıtılıyor. | |
Eleştirmenlerimiz bu yapıtın üzerinde yeterince durmamışlar. | |
Kimi yazarlar bağlı bulundukları akımın sınırları dışında kalan yapıtlar da ortaya koymuş lardır. |
26 numaralı soru için açıklama
“Adından söz ettiren bu romanda sanat ve yapısal yönden farklı bir dil kullanılmış” cümlesinde tamlama uyuşmazlığından kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır, “sanat ve yapısal yönden” sözü “sanatsal ve yapısal yönden “ şeklinde düzeltilmelidir.
Soru 27 |
Dün, bugün ya da yarın () Hüzünler, özgürlükle tutsaklık arasındaki gelgitler () insanlar arasın daki çekişmeler () Sorunlar ve yaşananlar her dönemde aşağı yukarı aynı () Bütün bu yaşa nanları bir tiyatro oyununa benzetirsek tek değişen kahramanlar ()Bu parçada ayraçlarla ( ) belirtilen yerlere aşağıdakilerin hangisinde verilen noktalama işaretleri sırasıyla getirilmelidir?
(:)(...) (!)(.)(...) | |
(.) (.) (...) (.) (...) | |
(...) (...) (:) (!) (.) | |
(!) (.) (...) (...) (...) | |
(...) (...) (...) (.) (.) |
27 numaralı soru için açıklama
Birinci , ikinci ve üçüncü bölümlere cümle tamamlanmadığı için üç nokta gelmelidir. Dördüncü ve beşinci bölümlere cümleler tamamlandığı için nokta gelmelidir.
Soru 28 |
Ben, tek anlamı olmayan, kendini hemen ele vermeyen, sorular sorduran, bir süre sonra tekrar okuma isteği uyandıran, zor metinleri seviyorum.Bu cümlede geçen “sorular sordurmak” sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden han gisidir?
anlaşılır olmak | |
açıklama yapmak | |
deneyimlerden yararlanmak | |
gerçekleri anlatmak | |
düşünmeyi sağlamak |
28 numaralı soru için açıklama
“Ben, tek anlamı olmayan, kendini hemen ele vermeyen, sorular sorduran, bir süre sonra tekrar okuma isteği uyandıran, zor metinleri seviyorum” cümlesindeki sözle düşünme, eleştirme anlatılmaktadır. Bu sözle düşünmeyi sağlamak anlatılmaktadır.
Soru 29 |
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde dolaylı tümleç, belirtili isim tamlamasından oluşmak tadır?
Yaşlı adam kendisine uzatılan zarfa baktı. | |
Bahçe, odanın penceresinden çok güzel görünüyordu. | |
Bekçi, her zaman yaptığı gibi dolambaçlı sokaklarda yürüdü. | |
Kasabada yağmurun şiddeti gittikçe artıyordu. | |
Masanın üstündeki çiçekleri büyük vazoya koydu. |
29 numaralı soru için açıklama
A seçeneğinde “dolambaçlı sokaklarda” sözü dolaylı tümleçtir ve sıfat tamlaması olarak kulla nılmıştır. B seçeneğinde “kendisine uzatılan zarfa” sözü dolaylı tümleçtir ve sıfat tamlaması ola rak kullanılmıştır. C seçeneğinde “kasabada” dolaylı tümleçtir. D seçeneğinde “büyük vazoya” sözü dolaylı tümleçtir ve sıfat tamlaması olarak kullanılmıştır. E seçeneğinde “odanın pencere sinden” dolaylı tümleçtir ve belirtili isim tamlaması olarak kullanılmıştır.
Soru 30 |
Bence bu iş o kadar da pek kolay değil.
Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdaki değişikliklerin hangisiyle giderilebilir?
“o” yerine “söylendiği” sözcüğü getirilerek | |
“iş” yerine “araştırma” sözcüğü getirilerek | |
“bence” yerine “bana göre” sözü getirilerek | |
“pek” sözcüğü atılarak | |
“değil”den sonra “dedi” sözcüğü getirilerek |
30 numaralı soru için açıklama
“Bence bu iş o kadar da pek kolay değil” cümlesinde cümlenin anlamına uymayan ve anlatı mı bozan bir sözcük kullanılmıştır, “pek” sözcüğü cümlede gereksiz kullanılmıştır ve cümle den atılmalıdır.
Soru 31 |
Bir ağaçta gül de biter diken de.
Aşağıdaki ata sözierinden hangisi bu atasözüne anlamca en yakındır?
Boş başak dik durur. | |
Beş parmağın beşi bir olmaz. | |
Bir baş soğan bir kazanı kokutur. | |
Bir çiçekle yaz olmaz. | |
Baş olan boş olmaz. |
31 numaralı soru için açıklama
Soruda verilen “Bir ağaçta gül de biter diken de.” atasözü her topluluğun içinde iyi insanlar da kötü insanlar da olur şeklinde bir anlam taşımaktadır. Buna göre bu cümleye en yakın seçenek D seçeneğinde geçen “Beş parmağın beşi bir olmaz.” atasözüdür
Soru 32 |
Aşağıdaki cümlelerden hangisinin yükleminde çatı özellikleri aranmaz?
Uçağa binerken telefonunu kapatmıştı. | |
Dün eve iki kez uğradığını söyledi. | |
Senin, bu işi de yarım bırakacağın belliydi. | |
Diktiğim elbiseyi denemek için bugün yine gelecekti. | |
Bence onun ne demek istediği anlaşılmadı. |
32 numaralı soru için açıklama
Yüklemi isim olan cümlelerde çatı özelliği aranmaz. A seçeneğinde yüklem “söyledi”, C seçene ğinde “kapatmıştı”, D seçeneğinde “anlaşılmadı”, E seçeneğinde “gelecekti” yüklemleri eylemdir. Bu cümlelerde çatı özelliği aranır. B seçeneğinde yüklem isim olduğu için çatı özelliği aranmaz.
Soru 33 |
İnsanoğlu uzun yıllar avcılık ve toplayıcılıkla hayatta kaldıktan sonra nasıl oldu da yerleşik ha yata geçti ve çiftçiliğe başladı? Bu sorunun cevabının, iklim ve nüfus değişikliğiyle ilişkili oldu ğu düşünülüyordu. Bugüne kadarki tezler, on bin yıl önce başlayan tarımsal etkinliklerin, Neo litik devrimi tetiklediğini ve insanların avcılık ve toplayıcılıktan yerleşik düzene geçtiğini ileri sü rüyordu. Bu anlayışa göre din de yerleşik hayatın ve çok sayıda insanın bir arada yaşamasının bir sonucu olarak ortaya çıkmıştı. Ancak Şanlıurfa yakınlarındaki Göbeklitepe kazıları bu teoriyi geçersiz kılıyor. Kazı sonuçları gösteriyor ki insanlar; yerleşmeden, tarıma başlamadan ve hay vanları evcilleştirmeden önce kapsamlı ve organize bir dine inanıyorlarmış.Bu parçadan, aşağıdakilerin hangisi çıkarılabilir?
Sosyal bilimlerde varılan sonuçların göreceli olduğu | |
Bir dayanağı olmayan araştırma sonuçlarının inandırıcı olmadığı | |
Bilimsel bilginin yeni veriler ışığında değişebileceği | |
Kimi konuların, bilimsel tartışmaların dışında kaldığı | |
insanlık tarihinde, bilinmeyenlerin bilinenlerden çok olduğu |
33 numaralı soru için açıklama
Parçada geçen “ancak Şanlıurfa yakınlarındaki Göbeklitepe kazıları bu teoriyi geçersiz kılıyor” cümleyle bilimsel bilgilerin yeni verilerle değişebileceği yargısına ulaşabiliriz.
Soru 34 |
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ikileme, ötekilerden farklı bir görevde kullanılmıştır?
Geziden kucak kucak papatyalarla döndüler. | |
Güneş ışınlarının vurduğu deniz suyu pırıl pırıl parlıyordu. | |
Biraz ötemizdeki derenin suyu şırıl şırıl akıyordu. | |
Buz gibi sudan hepimiz kana kana içtik. | |
Çevremizdeki doğal güzellikleri doya doya seyrettik. |
34 numaralı soru için açıklama
Farklı görevde kullanılan ikilemeyi bulmak için ikilemenin eylemi mi yoksa ismi mi nitelediğini bulmak gerekir, “kana kana, pırıl pırıl, şırıl şırıl, doya doya” ikilemeleri eylemi nitelediği için zarf göreviyle kullanılmıştır. “Kucak kucak papatya” sözünde ise ikileme ismi nitelediği için sıfat gö reviyle kullanılmıştır.
Soru 35 |
Tarladan toplandığı andan başlayarak sebzeler () meyveler besin değerlerini yavaş yavaş yitir meye başlar. Ürünlerin pazarlara () marketlere ulaşma süresini de sakın ha unutmayın () Ta zeliğini yitirmiş bir sebzenin yemeğe katacağı lezzet ne olur () Kısacası ne alırsanız alın () onu en kısa sürede tüketin.Bu parçada ayraçlarla () belirtilen yerlere aşağıdakilerden hangisinde verilen noktalama işaretleri sırasıyla getirilmelidir?
(,) (;) (.) (!) (;) | |
(,) (;) (.) (?) (:) | |
(,) (,) (!) (?) (,) | |
(,) (,) (.) (;) (!) | |
(;) (,) (...) (!) (.) |
35 numaralı soru için açıklama
İlk bölüme eş görevli sözler sıralandığı için virgül, ikinci bölüme eş görevli sözcükler sıralandığı için virgül gelmelidir. Üçüncü bölüme “ha unutmayın” sözünde bir uyarı olduğu için ünlem gel melidir. Dördüncü bölüme soru anlamı taşıdığı için soru işareti, son bölüme de virgül gelmelidir.
Soru 36 |
Bir meyve bir yerde bu kadar meşhur olurda adına şenlikler düzenlenmez mi? İlçenin adını dün yaya duyuran, üreticisini kalkındıran kirazı, burada festivallerle taçlandırmamak olur mu hiç? El bette hayır. Nitekim ilçede ilk kez 18 Haziran 1984 tarihinde kiraz şenlikleri düzenlendi. O za manlar bir gün süren ve yalnızca konserden ibaret olan şenlik, bugün bir haftaya yayılmış du rumda. Çevre ilçe, kasaba ve köylerden yüzlerce kişinin ilgi gösterdiği festival kapsamında, ünlü sanatçılar konser verirken, çeşitli spor yarışmaları yapılıyor. Çocuklar ise kendileri için hazırla nan dev şişme oyun parkında eğlenceli anlar yaşıyor.Bu parçada, sözü edilen festivalle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmiştir?
Ne tür etkinliklere yer verildiğine | |
Her yıl hangi tarihlerde yapıldığına | |
Önümüzdeki yıllarda ne tür düzenlemeler yapılacağına | |
Tanıtım çalışmalarının ne zaman başladığına | |
Daha çok gençlerin ilgi gösterdiğine |
36 numaralı soru için açıklama
Parçanın son iki cümlesinde panayırda ne tür etkinliklerin yapıldığı hakkında bilgiler verilmiştir. Bu nedenle B seçeneğindeki yargıya değinilmiştir.
Soru 37 |
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir yazım yanlışı vardır?
Bu fırsattan sen de yararlanabilirsin. | |
Seçimlerde oy kullanmak bir yurtdaşlık görevidir. | |
Anketteki her sorunun, belli bir amaca yönelik olması gerekir. | |
Son günlerde bu yapıttan çok söz ediliyor. | |
Ansiklopedinin son cildini henüz alamadım. |
37 numaralı soru için açıklama
Seçimlerde oy kullanmak bir yurtdaşlık görevidir” cümlesinde ünsüz sertleşmesi kuralına uyu mamasından kaynaklanan bir yazım yanlışlığı yapılmıştır. “Yurtdaşlık" sözcüğünün doğru yazı mı “yurttaşlık” olmalıdır.
Soru 38 |
Gençler hemen kalemi alıp şiir yazmaya başlamamalılar. Çünkü dizeler, duygulardan çok, yaşantıların ürünüdür. Bir dize yazabilmek için birçok yer görülmeli, birçok insanla tanışıp sohbet edilmelidir. Bilinmeyen semtlerdeki yollar öğrenilmeli, beklenmedik rastlantılar düşünülmelidir. Hatta bütün bunları düşünebilmek de yetmez. İnsanın çok çeşitli anıları olmalı ve bu anılardan yararlanmayı bilmek de gereklidir. Çünkü anılar, hiç beklenmeyen bir zamanda değerli bir dizenin ilk sözcüğü olabilir.Bu parçaya göre şiirle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Yaşanan olayların etkisinden kurtulmanın yollarından biri de şiir yazmaktır. | |
Şairler şiirlerini, yalnızca kendi duygu dünyalarını temel alarak yazmalıdır. | |
İyi şiir, zengin bir deneyim, duygu, düşünce ve kültür birikiminin ürünüdür. | |
insanların geçmişleriyle ilgili bilinmeyenleri açığa çıkarmada şiirlerden yararlanılabilir. | |
Başarılı şiirler, sözcüklerin anlamını gerçekten kavrayabilmiş şairlerce yazılır. |
38 numaralı soru için açıklama
“Bir dize yazabilmek için birçok yer görülmeli, birçok insanla tanışıp sohbet edilmelidir. Bilinme yen semtlerdeki yollar öğrenilmeli, beklenmedik rastlantılar düşünülmelidir” cümlelerinden şiir yazmanın daha çok deneyimle ilgili olduğu belirtilmiştir.
Soru 39 |
“Kadar” sözcüğü, aşağıdaki cümlelerin hangisinde tahmin belirtmektedir?
Bu kadar çalışmak onu epey yormuştu. | |
Onda da bendeki kadar para vardı. | |
Avuç içi kadar bir odaya sığınmışlardı. | |
Küçük kızın beline kadar uzanan saçlan vardı. | |
Bahçesinden on kilo kadar domates topladı. |
39 numaralı soru için açıklama
“Bahçesinden on kilo kadar domates topladı” cümlesinde “kadar” kesinlik anlamı katmamış, tah minde bulunma anlamı katmıştır.
Soru 40 |
Herkesin bir hayat hikâyesi vardır. Çoğu insanın hayatı, az çok öngördüğü bir çizgide, suyun dere yatağında akışı gibi akar gider. Kimilerininki de benimki gibi biraz daha farklı seyreder. Ben hayatımı özlemlerimle değiştirmeye ve onların peşinden gitmeye çalıştım; iyi insan olmayı, bu nun sağlayacağı doyuma ulaşmayı istedim.Bu parçada anlatılan farklı iki yaşam biçimi aşağıdakilerden hangisidir?
Beklentisine uygun bir yaşamı benimseme -Yaşamını yönlendirmeye, farklılaştırmaya çalışma | |
Sorgulayıcı bir yol izleme - Huzuru kendi içinde arama | |
Değişik yaşamların olabileceğini düşünememe - Kendi yaşamını hep başkalarınınkiyle karşılaştırma | |
Yaşamdan bir şeyler ummama - Elindekilerin değerini bilmeme | |
Karamsarlık içinde olma - Bireysel mutluluktan kaçınma |
40 numaralı soru için açıklama
“Çoğu insanın hayatı, az çok öngördüğü bir çizgide, suyun dere yatağında akışı gibi akar gider” cümlesindeki kişilerin yaşam biçimi değişkenlik göstermeyen, beklentiye uygun biçimde yaşa maktır. “Ben hayatımı özlemlerimle değiştirmeye ve onların peşinden gitmeye çalıştım; iyi insan olmayı, bunun sağlayacağı doyuma ulaşmayı istedim" cümlesindeki kişilerin yaşam biçimi ise değişime açık, farklılıkların peşinde giden bir yaşamdır.
Soru 41 |
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
Bu yaşa geldi, yaşamını bir türlü düzene sokamadı. | |
En zorlandığı dönemlerde bile benden hiçbir beklentide olmadı. | |
Bu olaylardan sonra, yakınlarının değerini daha iyi anladı. | |
Bu iş, onun yeniden hayata bağlanmasını sağladı. | |
Ailesinden uzakta olduğu yıllarda, sorunlarla baş etmeyi öğrendi. |
41 numaralı soru için açıklama
“En zorlandığı dönemlerde bile benden hiçbir beklentide olmadı” cümlesinde “beklentide” söz cüğü yanlış kullanılmıştır. “Beklentisi olmadı” şeklinde olmalıdır cümle.
Soru 42 |
Aşağıdaki betimleyici cümlelerin hangisinde insana ait özellik cansız varlığa aktarılmamıştır?
Akdeniz, menekşe morunu andıran ışıl ışıl, maviş gözleriyle birden görünüveriyor herkese. | |
Inceburun, sipsivri burnunu, o boncuk mavisi sulara batırmış bir türlü çıkaramıyor. | |
Ak köpükler içindeki deniz feneri, kimsesizliğine aldırmadan gülümsüyordu, uyku mahmur luğu içindeki maviliklere. | |
Ege ile Akdeniz’in birleştiği bu yerde, kayalara tünemiş süt mavisi bir martı, yontu gibi dur muş, bize bakıyor, biz de ona bakıyoruz. | |
Yatımız Datça Koyu’na girdiğinde ıhlamur rengi denizde sular, günün son ışıklarıyla vedalaşıyordu |
42 numaralı soru için açıklama
A seçeneğinde “inceburun burnunu suya batırmış çıkaramıyor”, B seçeneğinde “denizfeneri gü lümsüyor”, C seçeneğinde “Akdeniz maviş gözleriyle görünüverdi”, E seçeneğinde “sular günün son ışıklarıyla vedalaşıyor” cümlelerinde insana ait özellikler cansız varlıklara aktarılmıştır. D se çeneğinde böyle bir kullanım yoktur
Soru 43 |
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir yazım yanlışı vardır?
Albümdeki eski fotoğraflara sık sık bakardı. | |
Geçen ay oldukça ağır bir ameliyat geçirmiş. | |
Bu konuda bilgi edinmek için ansiklopediye bakmalısın. | |
Sokaklardaki elektrik direkleri kaldırılacakmış. | |
Caddenin kışın bozulan asvaltı yazın yenilenecekmiş. |
43 numaralı soru için açıklama
“Caddenin kışın bozulan asvaltı yazın yenilenecekmiş” cümlesinde geçen “asvalt” sözcüğünün yazımı yanlıştır. Sözcük “asfalt” şeklinde yazılmalıdır.
Soru 44 |
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
Öyle lezzetli bir ürün elde ettik ki verilen zahmete değdi. | |
Bütün bunlara neden olan kendisi değilmiş gibi davranıyordu. | |
Böyle büyük bir evde yaşamanın iyi yanlan da var, kötü yanları da. | |
O kadar tepki göstermeseydi arkadaşı ona kırılmayacaktı. | |
Yarışmaya ancak kendi seçtiği şiirle katılabileceğini söyledi. |
44 numaralı soru için açıklama
“Öyle lezzetli bir ürün elde ettik ki verilen zahmete değdi” cümlesinde sözcüğün yanlış kullanı mı anlatım bozukluğuna neden olmuştur, “verilen zahmet “ yerine “çekilen zahmet” sözü kullanılmalıdır.
Soru 45 |
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yazım yanlışı yoktur?
Yeni atanan Doktor Ayhan, sıcaktan hastalananlarada tavsiyelerde bulundu. | |
Yeni atanan doktor Ayhan, sıcaktan hastalananlara da tavsiyelerde bulundu. | |
Yeni atanan Doktor Ayhan, sıcaktan hastalananlara da tavsiyelerde bulundu. | |
Yeni atanan doktor Ayhan, sıcaktan hastalananlara da tafsiyelerde bulundu. | |
Yeni atanan Doktor Ayhan, sıcakdan hastalananlara da tavsiyelerde bulundu. |
45 numaralı soru için açıklama
A seçeneğinde “sıcaktan”, B seçeneğinde “Doktor”, C seçeneğinde “hastalananlara da", D seç« neğinde “Doktor” şeklinde yazılmalıdır sözcükler. E seçeneğinde yazım yanlışlığı yoktur.
Soru 46 |
Onu diğer yazarlardan ayıran en önemli özellik, kitaplarındaki bitmez tükenmez neşedir. O, Prag’ın büyüleyici yanını somutlaştırırken mizahla duygusallığı bir araya getirir. Ne var ki ye terince tanınmamıştır. Edebiyat dünyasının vefasız yüzüyle en çok karşılaşan yazarlardan biri odur belki de.Bu parçada geçen “edebiyat dünyasının vefasız yüzüyle karşılaşma” sözüyle anlatılmak iste nen aşağıdakilerden hangisidir?
Aynı dönemde yazan yazarlarca dışlanma | |
Okurların anlayacağı bir dille yazmadığı için başarı sağlayamama | |
Yazma ve yaratma dünyasında hak ettiği yeri alamama | |
Eleştirmenlerin yanlı tutumundan etkilenme |
46 numaralı soru için açıklama
Edebiyat dünyasının vefasız yüzüyle en çok karşılaşan yazarlardan biri odur belki de” cümle sindeki “vefasız olma” sözüyle hak ettiği yeri alamama, öneminin fark edilmemesi anlatılmakta dır. Bunu içeren söz de yazma ve yaratma dünyasında hak ettiği yeri alamamaktır.
46 tamamladınız.
[wp_ad_camp_2]